Giriş
(1)

Aranan İngilizce Terim

Selamlar. Bir grafik çizerken x'e karşı y ifadesi kullanılır. Bu ifadenin ingilizcesi nedir acaba?teşekkürler
Selamlar. Bir grafik çizerken x'e karşı y ifadesi kullanılır. Bu ifadenin ingilizcesi nedir acaba?

teşekkürler
giovanne
(8 saat)
y against x ya da y versus x


carmenta
(7 saat)
(2)

1 cümle çeviri kontrolü

Selam Romalılar,Bir firmanın hakkımızda bölümünde yer alacak bir cümlemiz var. "Neden bizi seçmelisiniz?""Why should you choose us?" denir mi?Denmezse yerine ne yazılabilir?
Selam Romalılar,

Bir firmanın hakkımızda bölümünde yer alacak bir cümlemiz var.

"Neden bizi seçmelisiniz?"

"Why should you choose us?" denir mi?

Denmezse yerine ne yazılabilir?
noxie
(9 saat)
Olabilir, öyle kullanım gördüm.

alternatifleri;

Why choose us? Why choose our company? Why choose xx(şirket adı/markası)

Why should you choose our company? Why should you choose xx?


kaptan memo
(8 saat)
reklam metinlerinde (ki websitelerinin hakkımızda kısmı reklam metinlerinden oluşur) genellikle bu tarz sorular tam cümlelerle değil, kısa cümlelerle sorulur.

burada en doğru yöntem şu olur:

"Why us?"


ankara ücretsiz rusça

dün ansera migros’a gidince gördüm. belki ilgilenen vardır diye paylaşıyorum caps’ini.
dün ansera migros’a gidince gördüm. belki ilgilenen vardır diye paylaşıyorum caps’ini.
9kuyruklukedi
(13.10.19)
(5)

Seldom ile rarely arasındaki fark

Var mıdır? Varsa nedir?
Var mıdır? Varsa nedir?
seldom zarf rarely sıfat
seldom arada bir olsa da yaparım gibi, rarely daha çok neredeyse hiç, "tek tük" gibi anlamlarının kuvveti biraz farklı.
genel olarak aralarında çok bi fark yok, ama ben dil edebiyat mezunu değilim iyi bilen birisi anlatsın :)


nahtoderfahrung
(13.10.19)
Bildiğim kadarıyla rarely grameri olumlu olan cumleyi olumsuz yapıyor.


durgunfoton
(13.10.19)
rarely sıfat değil. rare sıfat.

seldom daha resmi (formal)
ikisi de negatif anlam katıyor.

seldom : not often, rarely: almost never
demiş biri şurda: www.italki.com

yani rarely seldoma karşılık daha az sıklıkta.


sttc
(13.10.19)
ikisi de zarf. İkisi de nadiren anlamında. seldom küçüktür rarely'den anlam olarak. Seldom: 40 yılda bir. O derece nadir
Rarely: ara sıra, nadiren.
Konuşma dilinde seldom kullanılmıyor gibi bir şey, Rarely kullanın gerekli olduğunda.


freedonia
(13.10.19)
Seldom ve rarely zarf olarak kullanılabiliyor. İkisi de birbirine oldukça benzerdir. Eş anlamlı olarak kullanabilirsiniz yani çoğu zaman.


Murtazaaylak
(13.10.19)
(2)

yds kaynak

gençler kolay gelsin şimdi derdim şu 5 yıl önce yds ye girip 65 almıştım kursa gitmiştim o zaman bize yds summit diye bir kaynak vermişlerdi. şimdi tekrar yds ye gireceğim yine 65 almam lazım 5 yıldır ingilizceyle hiç aram yok. hangi kaynaklara bakmalıyım tıpdil e de girsem olur hangi kitapları alıp
gençler kolay gelsin şimdi derdim şu 5 yıl önce yds ye girip 65 almıştım kursa gitmiştim o zaman bize yds summit diye bir kaynak vermişlerdi. şimdi tekrar yds ye gireceğim yine 65 almam lazım 5 yıldır ingilizceyle hiç aram yok. hangi kaynaklara bakmalıyım tıpdil e de girsem olur hangi kitapları alıp çalışmalıyım? teşekkür ederim.
ne olacak yau
(13.10.19)
Akindil in kaynaklarını al
Bir de İrem yayıncılık iyi diyorlar


westblack
(13.10.19)
irem yayıncılık


unserrommel1891
(13.10.19)
(7)

Hot ile warm arasındaki fark

Bu farkı açıklar mısınız?
Bu farkı açıklar mısınız?
Birşey rahatsız edici derecede normalden sıcaksa hot, rahatsız etmeyecek kadar normalden sıcaksa warm.
hot > warm kısaca.


iamnotarobot
(12.10.19)
hot: sekxsi
warm: sıcakkanlı


Hot kötü manada sıcak. Çok sıcak manasında. Ağzını yakan bir yemek mesela. Warm iyi manada sıcak. Sıcak bir battaniye falan gibi.


warm ılık bence


tinky winky
(12.10.19)
@2 güldürdün. Hepinize teşekkür ederim.


hot > warm > lukewarm > mild > cool > cold

bizde sadece sıcak > ılık > soğuk olduğu için tam çevrilemez. tercüme sırasında anlam kaybı olur.


sinek kral
(12.10.19)
Hot:Kaynar,
Warm: iç isitan sicaklikta, sicaga yakin ilik


pofudukayi
(12.10.19)

Kürtçe bilen birisi var mı?

Yardim gerekli de. Var midir?
Yardim gerekli de. Var midir?
gizli vezne
(12.10.19)
(1)

çeviri

"the lawyer of today is occupied more with matters depending before bureaus and commissions and boards than with matters depending before courts. ""...more with matters depending..." nasıl bağlayacağımı bulamadım? nedir tam çevirisi acep?
"the lawyer of today is occupied more with matters depending before bureaus and commissions and boards than with matters depending before courts. "

"...more with matters depending..." nasıl bağlayacağımı bulamadım? nedir tam çevirisi acep?
unserrommel1891
(11.10.19)
bağlayamadığın zaman sadeleştir.

lawyers are occupied more with x than with y.

x= bürolara, komisyonlara, tabelalara dayanan meseleler.
y= mahkeme önündeki konulara dayanan meseleler.

bugünün avukatları mahkeme önündeki konulara dayanan meselelerle uğraşacaklarına bürolara, komisyonlara, tabelalara dayanan meselelerle uğraşıyorlar.


sinek kral
(11.10.19)
(1)

İstatistik ingilizce çeviri

İstatistikten anlayan arkadaşlar aşağıdaki gibi bir cümleyi nasıl ingilizceye çevirebiliriz. Uygun terimi bulamadığımdan çeviremedim. " Tek gözlü düzeneklerde (2x2) Odds değerini hesaplamak için ki kare testi, çok gözlü düzeneklerdeki (3x2, 4x2) Odds değerini hesaplamak için ise a binary logistic re
İstatistikten anlayan arkadaşlar aşağıdaki gibi bir cümleyi nasıl ingilizceye çevirebiliriz. Uygun terimi bulamadığımdan çeviremedim.

" Tek gözlü düzeneklerde (2x2) Odds değerini hesaplamak için ki kare testi, çok gözlü düzeneklerdeki (3x2, 4x2) Odds değerini hesaplamak için ise a binary logistic regression analizi kullanıldı."

Şimdiden teşekkürler.
lantel
(11.10.19)
chi square test and a binary logistic regression analysis were used for the calculation of Odds value in single-unit arrangements (2x2) and multi-unit arrangements (3x2, 4x2), respectively.


(6)

fransızca mi almanca mi

sadece ikisinden birini öğrenme sansınız olsa hangisini tercih edersiniz?
sadece ikisinden birini öğrenme sansınız olsa hangisini tercih edersiniz?
patates
(11.10.19)
almanca.

hep söylüyorum, ortada mecburiyet yoksa bu ilgi ve sevgi meselesidir. bana hiçbir güç fransızca öğretemez mesela. derse girip çıkarım çünkü. ne fransızlarla konuşurum, ne fransızca haber okurum, ne podcast dinlerim... ilgim yok. haliyle öğrenemem. istemem, sebep oluşturmam, bir nevi kendimi fransızcaya sarıp sarmalamam lazım. bende o yok. almanca için var. almancayı çok seviyorum ama muhtemelen hiçbir zaman öğrenemeyeceğim. zaman ve kafa yetmiyor.


der meister
(11.10.19)
keyfi ogreneceksem fransizca, is veya elbet bi gun lazim olur diye ogreneceksem sektorume vs. gore degerlendirip karar verirdim.


in vino veritas
(11.10.19)
bu konunun cevabı güncel bir filmde var spoiler olmasın. filmi izlemeyenler aşağıdakileri okuyup uçmuş la bu diyebilirler. kafam güzel değil.
erkeksen almanca, feminensen fransızca öğreneceksin.
o kadar.
köpeğin varsa kanişse mesela feminensin. fransızcaya devam.

kurt köpeğin varsa almanca tabi.


ozdek
(11.10.19)
fransızca <3
almancayı hiç sevemedim.


pati
(11.10.19)
iyi ingilizce ve az almanca biliyorum ama keyfi olarak japonca öğreniyorum..
adamların gramer yapısı birebir türkçe gibi.. kelimelerin okunuşu da kolay..

yabancı dil öğrenmek çok keyifli bir şey aslında.. insanı zinde tutuyor gibi geliyor bana!!!


strobist
(11.10.19)
İspanyolca/Almanca diye arttırırım.


Supremeomega
(11.10.19)
(6)

Üniversitelerin mi yoksa diğerlerinin mi ingilizce kursları kaliteli?

sb.
sb.
silver apple
(11.10.19)
universitesine ve digerlerine gore degisir.


in vino veritas
(11.10.19)
@in vino veritas en iyi ilk on üniversite ve en iyi ilk on diğerleri


silver apple
(11.10.19)
diğerleri dediklerinizin neredeyse hepsi bayilik mantığıyla çalışıyor. çok niş bir yer değilse böyle durum. oranın kalitesi de işte kargo firmaları gibi. birinin bir şubesi bir dönem güzel olabiliyorken bir dönem sonra leş olabiliyor. kısmet biraz.


denek hayatım
(11.10.19)
Cok degisken soru bu. Mesela Bogazici nin ing kursu Amerikan Kulturun cogu subesinden iyidir. Ama Goethe nin almanca kursu Turk Alman universitesinden iyidir diyolar. Fransizca icin de Galatasaray uni ve Fransiz Kultur merkezine giden arkadasim Fransiz kultur merkezini begenmisti. Dile gore de okula gore de degisir cevap. Fiyatlar da degisir.


hindistan cevizi
(11.10.19)
En iyisi evde tek başınıza öğrenip kurstan artacak olan parayla da bir wok alıp güzel bir stir fry yapıp karnı doyurmak. Evet.


Supremeomega
(11.10.19)
ODTÜ için konuşmak gerekirse, gerçekten memnun kalırsınız. oturmuş bir sistemi var ve hocaları çok iyi.


unserrommel1891
(12.10.19)
(4)

Çeviri sorusu: Kaynakça var, dizin yok

"Kaynakça var, dizin yok" Bunu kitap jeneriğine nasıl yazardınız? Özellikle "dizin yok" kısmını?
"Kaynakça var, dizin yok"

Bunu kitap jeneriğine nasıl yazardınız? Özellikle "dizin yok" kısmını?
jacque
(11.10.19)
There is a bibliography but no index.


fotrsapka
(11.10.19)
Ne kadar "ciddi" olacak?

Have the resources/bibliography, don't have the index.
We've got our bibliography but not the index.


kobuzchu kiz
(11.10.19)
iki tane de ben yazayım çeşit olsun.

bibliography included but no index
contains bibliography but no index


sir gawain
(11.10.19)
with references/without index

derim ben olsam.


(12)

ingilizce anlama

özellikle iyi ingilizce biliyorum diyen ve türkiye'de yaşayan arkadaşların durumunu merak ediyorum. yurtdışındakiler zaten alışmıştır. native speakerları rahatlıkla anlayabiliyor musunuz? havada karada her türlü konuşmayı anlayabilirim diyor musunuz? diyorsanız bu kaç yılda ve nasıl oldu? ana dili
özellikle iyi ingilizce biliyorum diyen ve türkiye'de yaşayan arkadaşların durumunu merak ediyorum. yurtdışındakiler zaten alışmıştır. native speakerları rahatlıkla anlayabiliyor musunuz? havada karada her türlü konuşmayı anlayabilirim diyor musunuz? diyorsanız bu kaç yılda ve nasıl oldu?

ana dili ingilizce olanlar çok fazla yuvarlıyorlar o yüzden anlamakta güçlük çekiyorum. youtube'tan bazı akademik şeyler izliyorum anlıyorum ama günlük bir vlog izlediğim zaman kalıyorum öyle.
black mamba
(11.10.19)
havada karada anlarım. Amerikan, UK aksanları, Avustralya, Hintliler şuana kadar hiç biri ile sorun yaşamadım. Tabi bu durumlara hintlilerin, gallilerin vs. kendi ürettikleri kelimeler ve yerel dillerinden gelen deyişler hariç.


cursor
(11.10.19)
bu kaç yılda oturdu peki? 1 yıldır günde 2 saat listening yapıyorum. çok yol aldım diyebilirim. ancak bir türkün konuştuğu karmaşık bir konuyu bile anlayabilirken ana dili ingilizce olanların günlük konuşmasını bile anlayabiliyorum.


black mamba
(11.10.19)
TR de okudum ve yaşadım ama; anadolu lisesine ortaokulda girdim, o zaman hem hazırlık okuduk, hem de fen matematik dersleri hep ingilizceydi, lisede de benzeri bir durum vardı, üstüne odtü. bunun ardından da hep yabancılar ile çalıştım, TR bir Türk şirketindeki ilk işime 30umdan sonra girdim. Kısacası zamanla ve süreklilik ile oturuyor hepsi.

Bununla birlikte şanslıydım derslerime hep native olanlar girdi, hem de farklı aksanlardan, bu da fazlaca etkiledi. 18 yaşındayken de şimdiki kadar belki daha iyi anlayabiliyordum.


cursor
(11.10.19)
havada karada benim için biraz fazla olur, telsiz konuşmalarında falan çuvalladığım oluyor ama çok çok spesifik bir konu veya acayip bir terminoloji söz konusu olmadığı takdirde %85-90 oranında anlarım. 5-6 yıldır "ne diyor anlamıyorum" durumunu hiç yaşamadım sanırım.

ingilizce konuşulan bir ülkede bulunmadım, bu seviyeye 15 yılda geldim. ilk 5-6 yılı saymayabiliriz çünkü daha dili yeni yeni öğreniyordum, pek bir halt bildiğim yoktu açıkçası.

buna rağmen ben ingilizcemi en fazla "fonksiyonel" sayıyorum, "çok iyi" değil. ama bugün çoğu insan b1 ingilizcesiyle çok iyi konuştuğunu iddia ediyor. özgüvensiz ya da mütevazı davranıp kendi bilgimi küçümsemek yerine o yüzden ben de artık sıka sıka gidiyorum, sorana "çok iyi, her türlü yardırırım" diyorum.


der meister
(11.10.19)
yazıyorum da anlayamıyorum grubundanım. tabi bu iş hayatımın çoğunun ingilizce yazışmaktan ibaret olmasından kaynaklanıyor. maalesef dizi vs. izleyecek hiç zamanım yok. aynı şekilde speaking de sürünüyor.


Günde iki saat İngilizce konuşan Türk dinliyorsanız yanlış yoldasınız. İngiliz dinleyin, Amerikalı dinleyin, İngilizce programları İngilizce altyazıyla izleyin ama altyazıyı sadece anlamakta zorlandığınızda takip etme alışkanlığı edinin.

Farklı ülkelerden olup da İngilizce konuşan ne kadar çok insanla iletişim kurarsanız o kadar kolaylaşıyor. Ben bir AB projesine katılıp bir hafta boyunca 7-8 ayrı ülkeden konukla aynı otelde kalınca "okuduğumu anlıyorum ama konuşarak iletişim kuramıyorum"dan çıkabildim çünkü konuşmak ve anlamak zorundaydım.

Sonrasında konuşmaya devam ettikçe ilerliyor. Şansıma, pek Türkçe bilmeyen ve sık görüştüğümüz bir arkadaşım var, bir de eşimin işi dolayısıyla sık sık yabancılarla vakit geçiriyoruz, çok başka başka ülkelerden insanlar var ama ortak dil İngilizce olduğu ve hepimiz sürekli İngilizceye maruz kaldığımız için bütün aksanları anlıyoruz. Öğrenciyseniz Erasmus, AIESEC gibi topluluklara dahil olun, öğrenci değilseniz daha zor ama mümkün olduğunca farklı aksanı dinlemeye çalışın.


kobuzchu kiz
(11.10.19)
1 yil cok kisa bir sure. kesinlikle daha uzun surer.


hot potato
(11.10.19)
Ben de ingilizce dinleme yapıyorum ama geçen bir ingilizle konuştum, sürekli tekrar eder misiniz demek zorunda kaldım.


7 sene Birlesik Devletler'de okudum. Yine 20 yildir buralardayim. Her gun Fransizca Ingilizce konusuyorum, faturalarimdan, sigorta policelerime kadar her sey Ingilizce. Aksanli iki bilim adami, Navier Stokes equation'u hakkinda konusuyorsa konuyu bilmeme ragmen takip edemem herhalde ya da cok hizli konusan Glasgowlu bir yasliyi anlayamam muhtemelen.


Ben de İngilizcemin çok harika olduğunu söyleyemem ama yabancı bir ülkede hiç sırıtmadan yaşamımı kolaylıkla sürdürebileceğime inanıyorum. Bazen turistler falan yol soruyor onlara yardımcı oluyorum.

Bir de özellikle Amerikalı ve İngiliz spikerlerin konuşmalarını çok iyi anlayabiliyorum. O vakit içimde bir mutluluk yükseliyor. Kendimi kaç yıllık native gibi hissediyorum. Ama gerçekten onların konuşma kalitesini çok seviyorum.

Bunun içinse özel olarak çalışmıyorum. Çünkü çocukluğumda İngilizce' ye olan ilgim bayağı yüksekti. O zamanlar temelini attım BBC English ile falan. Sonra video oyunları, yabancı diziler, internet falan derken bugünkü seviyeye geldi.


youtube'daki birçok video'yu x2 hızda anlayabiliyorum.

listening kasmanın en iyi yolu podcast dinlemektir.


sinek kral
(11.10.19)
Berat albayrak sorusu da senindi. Orda da deginmistim 5, 6 yasinda baslicaksin turkiyedeysen. Herkesin bu imkani olmuyor tabii. Olup hala dogru duzgun konusamayanlar da oluyo bi de. Ilgi ve yetenek de onemli yani.Sen baya azimli gozukuyosun. Ama 1 senelik bir surecten bahsediyosun. Gec ve kisa maalesef. Imkanin olursa en azindan 6 ay yurt disinda bi kursa git bence. Belli yastan sonra dil ogrenmek o dilin ulkesinde mumkun oluyor senin istedigin seviyede. Bu noktada da gene kisinin ilgisi vs devreye giriyor. Bu konuya bu kadar yogunlasmisken yurt disina cikmayi zorla iyi ogrenirsin sen bence. Onun disinda turk, ispanyol vs anadili ing olmayan insanlari dinlemeyi birak. Kulagina bosuna girmesin. Bolca oku ve dinle. Dinledigin seyler de konusu agir olmayan seyler olsun ya da asiri hizli konusanlari es gec. Motivasyon dusuklugu olur bosuna. Ve kendine bi native en speaker hoca da bulabilirsin ayrica yurt disina cikamayacaksan online falan..


Flipsflops
(12.10.19)

almanca öğretmeni

istanbul avrupa yakası’nda almanca öğretmeni aranıyor.
istanbul avrupa yakası’nda almanca öğretmeni aranıyor.
brooklyn baby
(10.10.19)
(1)

Ceviri ingilizce

You must not have previously held a subclass 476 or a subclass 485 visa that was granted on the basis that you satisfied the primary criteria for the grant of the visa.Direkt Ceviriden ziyade ne anladiginizi anlatabilir misiniz? BIraz karmasik bir konu aslinda.
You must not have previously held a subclass 476 or a subclass 485 visa that was granted on the basis that you satisfied the primary criteria for the grant of the visa.

Direkt Ceviriden ziyade ne anladiginizi anlatabilir misiniz? BIraz karmasik bir konu aslinda.
baldur2
(10.10.19)
onceden hic subclass 476 veya 485 vizesi almis olmamalisiniz ki bu bahsedilen vizeler de vize verilmesi icin gereken ilk kriteri karsiladiginizi gosteren vizeler oluyormus.

benim anladigim bu.


İngilizce Fizik-Kimya-Biyoloji Terimleri Sözlüğü Önerisi?

Başlıktaki gibi IGCSE Fizik-Kimya-Biyoloji için öğrencilere kullandırılabilecek terimler barındıran sözlük öneriniz varsa alırım. Biraz araştırdım ama 1985 yılında üniversite hocası tarafından yazılmış ve şu an stoklarda olmayan bir sözlük dışında sonuç bulamadım.
Başlıktaki gibi IGCSE Fizik-Kimya-Biyoloji için öğrencilere kullandırılabilecek terimler barındıran sözlük öneriniz varsa alırım. Biraz araştırdım ama 1985 yılında üniversite hocası tarafından yazılmış ve şu an stoklarda olmayan bir sözlük dışında sonuç bulamadım.
hubris
(09.10.19)
(4)

1 cümlelik çeviri (ingilizce)

“ In Russia, artists who confront the devout have typically fared badly.⁠“Bu ne şimdi? Konu ne? Çevirisi nedir?https://www.instagram.com/p/B3W62nQA6Mu/
“ In Russia, artists who confront the devout have typically fared badly.⁠“

Bu ne şimdi? Konu ne? Çevirisi nedir?

www.instagram.com
zunkatsar
(09.10.19)
"rusya'da dinle zıt düşen sanatçıların başına genelde kötü şeyler gelir" gibi bir şey diyor sanırım.


sir gawain
(09.10.19)
O bir cümleye açıklık getirmek için konuya biraz hakim olmak gerekiyor. Mevzuyu biraz okudum.

Rusya'nın bir şehrinin sanayi bölgesinde yerel sanatçı/lar @pokraslampas zemine yine bir Rus sanatsal akımı olan Suprematizm bazlı bir haç yapıyorlar.

2 hafta sonra işçiler gelip üzerine asfalt döküyor. Sonra sanatçı/lar gelip yeniden boyuyor. The Economist de diyor ki: "Bu bir parça sokak sanatı dine/Tanrı'ya küfür gibi algılandı.

Yorumlarda da biri diyor ki: "The Economist konuyu çok yanlış anlamış, haç yere çizildiği için dindarlar isyan etmiş."

O ilk cümlede de: "Dindarlarla karşı karşıya kalan sanatçılar, onlarla fena halde başa çıktı."


the she ronin
(09.10.19)
Şimdi sanatçının gönderisinden baktım da, diyor ki; "Belediye Başkanı bizi destekledi ve resmin yeniden onarılmasını istedi. 26 Ağustos'ta yeniden sanatımızı sergileyeceğiz."

Daha iyi anlamak için Rusçasından okumak gerek. Benden bu kadar.


the she ronin
(09.10.19)
yaya geçidinden yürüyen insanlar ortadaki haçı çiğneyerek diğer yaya geçidinden karşıya geçecek. bu dindar insanları rahatsız etmiş.


sinek kral
(09.10.19)
(4)

hiç bir şey göründüğü gibi değildir

günaydın.hiç bir şey göründüğü gibi değildircümlenin latincesi nedir ?tşk.
günaydın.

hiç bir şey göründüğü gibi değildir
cümlenin latincesi nedir ?

tşk.
uykulu
(08.10.19)
google translate:
translate.google.com


Farklı çevirileri var aynı anlamı veren:

latindiscussion.com


crown
(08.10.19)
önce ingilizceye güzelce çevirin sonra latincesini googledan bakın.


(3)

help = kendini almak?

When we consider that most people in the United States expect to live only half that long and that people in some parts of the developing world will live only one third that long, we cannot help wondering what the causes of such long life are.bu cümledeki "help"i "kendini almak" şeklinde anlayabilir
When we consider that most people in the United States expect to live only half that long and that people in some parts of the developing world will live only one third that long, we cannot help wondering what the causes of such long life are.

bu cümledeki "help"i "kendini almak" şeklinde anlayabilir miyiz? Yani "bu denli uzun bir yaşamın nedenlerini merak etmekten kendimizi alamayız." diyebilir miyiz? yoksa başka bir anlamda mı kullanılmış?
osuran imam
(07.10.19)
diyebiliriz.


Merak etmeden duramamak anlamında burada doğru dusunmussunuz.


Anlam doğru ama "biz.... kendimizi alamayız" şeklinde kullanım pek yok, kötü duruyor, "kendimi alamıyorum" olsa sorun yoktu, ben olsam
"..... sebeplerini merak etmemek mümkün değil." diye çevirirdim.


mikro patlama
(07.10.19)
(6)

Fransızca

Arkadaşlar bu dile karşı fazla ilgim var. Nedenini bilmediğim şekilde ilgimi çekiyor. Sıfırdan başlayacak birine neler tavsiye edersiniz? Özellikle fransızca bilen arkadaşlar yanıtlarsa çok memnun olurum.
Arkadaşlar bu dile karşı fazla ilgim var. Nedenini bilmediğim şekilde ilgimi çekiyor. Sıfırdan başlayacak birine neler tavsiye edersiniz? Özellikle fransızca bilen arkadaşlar yanıtlarsa çok memnun olurum.
stejerners
(06.10.19)
ingilizce altyapın varsa çoğu kelimeyi öğrenmen çok daha kolay olcaktır. 10 kelimeden 3ü ingilizcede var. 15 kelimeden 1i de türkçede var. kelime bilgisi nispeten kolay. fransızcanın en zor yanı grameri. ingilizce gibi kolaydan zora doğru gitmez. zor başlar zamanla kolaylaşır fransızca.

kurs ile orta seviyeye kadar gelmeni tavsiye ederim sonrasını kendin geliştirebilirsin.


iyi yerlerde kursa git.
fransız kültür gibi.
daha sonra da mutlaka özel dersler al.


jimjim
(06.10.19)
çok güzel dil <3

buradan biri bir duyuruda şu youtube kanalını önermişti, o duyurudan görüp sardım ben de, çok güzel anlatıyor: www.youtube.com

kötü kurs/hoca fransızcadan soğutur. kursa gideceksen iyi bir kursa git.


pati
(06.10.19)
www.francaisfacile.com
buraya yolun düşer


zagrebingözleri
(06.10.19)
benim bi tavsiyem yok, daha sonra inceleyip paylaşılan kaynaklardan yararlanmak için yazıyorum :) bu vesileyle de şu siteye mobil kullanıma hala favori eklemeyen geliştiriciye saygılarımı iletiyorum :)


@bidakikanizialicam mobildeyken sayfanın en altında mobil görünümden çık butonu var. Ona bastığınızda her şeyi yapmanız mümkün ;) sevgiler...


stejerners
(07.10.19)
(6)

İngilizce çeviri hatalarım

Couchsurfing yabancıların evinizde ücretsiz olarak kalmasını sağlayan bir web sitesidir.Yukarıdaki bu cümleyi nasıl çeviririz? Aşağıdaki uygun değilse hatalarım nelerdir?Couchsurfing is a website for made foreign people stay at your home as a free.
Couchsurfing yabancıların evinizde ücretsiz olarak kalmasını sağlayan bir web sitesidir.

Yukarıdaki bu cümleyi nasıl çeviririz? Aşağıdaki uygun değilse hatalarım nelerdir?



Couchsurfing is a website for made foreign people stay at your home as a free.
enis buyutucu
(05.10.19)
made for kalıbı for made olarak kullanılamaz. ama bu cümlede bence uygun değil çünkü birebir tercüme olmuyor.

Couchsurfing is a website that allows anyone to stay at your place for free.


sttc
(05.10.19)
Couchsurfing is a service that connects members to a global community of travelers. Use Couchsurfing to find a place to stay or share your home and hometown with travelers.


ozdek
(05.10.19)
Bu metni çevirmeye çalışırsam
"Couchsurfing is a website that enables foreigners to stay at your home for free."

Ama Türkçe düşünüp de ingilizce yazılmış oluyor üstteki şekilde yazınca,
"for made" ve "as a free" şeklinde kullanımlar yok.
"made for" bu amaçla yapılmış oluyor ama senin cümlede aslında böyle bir şey yok.
"as a free" yerine "free of charge" kullanılabilir mesela.
"foreign people" yerine "foreigners" daha yakışır sanırım cümleye. Türkçe'de de söyleyecek olsak "yabancı insanlar" demek yerine "yabancınlar" derdik.

Kolay gelsin,


michael_knight
(05.10.19)
Foreigners değil travellers olmalı

Ayrıca yazdıktan sonra grammarly de de kontrol edin


kaset
(05.10.19)
anlamadim niye ceviriye rasgele yorum katiyorsunuz ki? cumle yabancilarin diyor, niye "travelers" "anyone" "global community" falan diye kendinize gore kasiyorsunuz. Ceviri sizin fikirlerinize veya ideallerinize gore yontulmaz ki.


hot potato
(07.10.19)
Couchsurfing yabancıların evinizde ücretsiz olarak kalmasını sağlayan bir web sitesidir.

Couchsurfing is a website that provides for foreigners to stay at your house for free.


(1)

Burada ingli bölüm geçmiş zamanda mı kullanılmış ?

"arnold's luck in my previous life was bad, just when Blood Hunter came out of seclusionhe unfortunately met with and engaged in fierce battle, succumbing to that monster’s methods"succumming to that monsters methot ? ne anlamı veriyor ingli cümle
"arnold's luck in my previous life was bad, just when Blood Hunter came out of seclusionhe unfortunately met with and engaged in fierce battle, succumbing to that monster’s methods"


succumming to that monsters methot ? ne anlamı veriyor ingli cümle
trablon
(04.10.19)
O yaratığa(ın) tekniklerine (dövüşme/savaşma) dayanamamış (yenik düşmüş / duruma göre ölmüş)


archmage mahmut
(04.10.19)

queen tesol centre

arkadaşlar istanbul'daki queen tesol centre (queen english ile bağlantılı bir kurum) ile ilgili bilgisi olan var mıdır? önerir misiniz bu kurumu? tesol-celta hakkında bilgisi olan varsa da bunların farkı, iş başvurusunda celta-tesol ayrımı yapılıp yapılmadığı, içerik olarak bana çok farklı gelmedile
arkadaşlar istanbul'daki queen tesol centre (queen english ile bağlantılı bir kurum) ile ilgili bilgisi olan var mıdır? önerir misiniz bu kurumu?


tesol-celta hakkında bilgisi olan varsa da bunların farkı, iş başvurusunda celta-tesol ayrımı yapılıp yapılmadığı, içerik olarak bana çok farklı gelmediler ama varsa bu içerik farkı hakkında vb konularda bilgilendirir misiniz?
nickimineyapsam
(03.10.19)
(3)

closest to home?

The man who had the problem closest to home, and studied it there, was George T. Singleton, an ear, nose and throat man at the University of Florida.was'a kadar olan kısımda ne diyor tam olarak?
The man who had the problem closest to home, and studied it there, was George T. Singleton, an ear, nose and throat man at the University of Florida.

was'a kadar olan kısımda ne diyor tam olarak?
osuran imam
(03.10.19)
"bu sorunu en somut şekilde yaşayan ve onu araştıran adam..."

böyle anladım ben.


sir gawain
(03.10.19)
bu tür soruları tüm paragrafı vererek sorsanız daha doğru olur. gürültü ile alakalı sorunu evinde yaşayan (yani başına gelen manasında) bir adammış, anladığım kadarıyla kızıyla alakalı mevzu. adam kulak burun boğaz uzmanı zaten.

The man who had the problem closest to home, and studied it there,
was George T. Singleton, an ear, nose and throat man at the
University of Florida. He noticed that, when he picked up his teenage
25 daughter Marsha after a dance, she couldn't hear what he said in the
car on the way home. Singleton recruited a research team and tested
the hearing of ten fourteen-year-old ninth-graders an hour before a
dance. Then, the investigators went to the dance hall, and found the
average sound intensity to be very high in the middle of the dance
30 floor. Directly in front of the band, it peaked to extremely high levels.
The test crew had to move forty feet outside the building before the
level dropped to a safe, but still uncomfortable, level.
text bu sayfada archive.org
adam www.gainesville.com


close to home

1
involving someone directly

Bu sorunu yakinen yaşayan ve (yakından) araştıran adam


kobuzchu kiz
(03.10.19)
(1)

Toefl Reading Kitabı

Hazirlik + ingilizce bolum egitimi + iki yil ingilizce ders anlatma tecrubem var. Hani sifir bir insan degilim diger bolumler tamam ama su readingi bir beceremiyorum. Simdi isyerinde dil tazminati icin lazim. Nereden calisayim?Tesekkurler
Hazirlik + ingilizce bolum egitimi + iki yil ingilizce ders anlatma tecrubem var. Hani sifir bir insan degilim diger bolumler tamam ama su readingi bir beceremiyorum. Simdi isyerinde dil tazminati icin lazim. Nereden calisayim?
Tesekkurler
cilekli pasta
(03.10.19)
Kitabi bosverin, taktik calismaniz lazim. Toefl tamamen taktikle ilgili bir sinav. Ingilizceyi olctugunden bile emin degilim hatta hahah. Neyse efendim, ben oncesinde sadece 15 gun asagida verdigim youtube kanalinin videolarindan taktik calistim ve ilk girisimde 103, ikincide 110 aldim. Readingi her ikisinde de full cektim bu arada.

www.youtube.com
www.youtube.com

bir de kendi siteleri var, yazili olarak anlatiyor:

www.notefull.com
www.notefull.com
www.notefull.com
www.notefull.com

umarim yardimci olur. kolay gelsin.


(1)

Speaking için mikrofonlu kulaklık

Merhaba. Speaking'im biraz problemli olduğu için Cambly'i denemek istiyorum. Hem speaking hem listening için.Sırf bundan dolayı mikrofonlu kulaklık almayı düşünüyorum. Ne alayım, hangisini tavsiye edersiniz?
Merhaba. Speaking'im biraz problemli olduğu için Cambly'i denemek istiyorum. Hem speaking hem listening için.

Sırf bundan dolayı mikrofonlu kulaklık almayı düşünüyorum. Ne alayım, hangisini tavsiye edersiniz?
Mikrofonlu diyen herhangi bir kulaklik olur, 60-70 lirayi asmasina gerek yok. Hepsi ayni, ozellikle boyle basit bir amac icin.


hot potato
(07.10.19)
(5)

ingilizce bir cümle

mümkün olmadığını düşünürdüm.-i didnt think it was possible-i thought it was impossiblehangisi doğru, neden?
mümkün olmadığını düşünürdüm.

-i didnt think it was possible

-i thought it was impossible

hangisi doğru, neden?
egokalp
(01.10.19)
ikisi de doğru


inekadam
(01.10.19)
ayni kapiya cikiyor. mot a mot ariyorsan ikincisi.


cooperr
(01.10.19)
bence yazdiklariniz

mumkun olmadigini dusundum diyor daha cok.

cumlenin manasina gore cevap da degisebilir. ornegin soyle boyle olsa ne dusunurdunuz? sorusuna mumkun olmadigini dusunurdum demek isterseniz

i would think olabilir.

eskiden nasil yaklasirdin bu olaya? sorusuna mumkun olmadigini dusunurdum diye cevap veriyorsaniz

i believed it was impossible daha dogru bir anlam verir tam cevirisi olmasa da.


tanaka
(02.10.19)
tanaka +1

i would think it wasn't possible daha doğru bir çeviri olur. ama günlük konuşma dilinden bahsediyorsak kastıracak bir şey yok.


i didnt think it was possible en yaygin kullanilani. bunu kullanirsan karsindaki anlar ve tarzanca gelmez.

tanaka turkce dusunuyor gereksiz yere.


hot potato
(02.10.19)
(1)

ingilizce şunlar nasıl denir?

Bir yds puanım var ama süresi geçti. 2.dilden 80 ustu puanım olursa ek puan olarak kullanabilirim.Teşekkürler.
Bir yds puanım var ama süresi geçti. 2.dilden 80 ustu puanım olursa ek puan olarak kullanabilirim.

Teşekkürler.
gelmeistemem
(01.10.19)
i have a 'yds' score but it expired. if i score 80 or higher on second language, i can use it as an additional point.

thanks.


brkylmz
(01.10.19)
(2)

İspanyolca

merhaba arkadaşlar,ispanyolca bilen var ise ‘ruhuma çiçek açtıran ‘ ı ispanyolcaya çevirebilir mi ?
merhaba arkadaşlar,
ispanyolca bilen var ise ‘ruhuma çiçek açtıran ‘ ı ispanyolcaya çevirebilir mi ?
neda22
(01.10.19)
"Alguien que hace feliz a mi alma"


Mi pimienta negra Golpea las copas.


hot potato
(01.10.19)

PİONEER Pre - İntermediate (Yeşil Kitap)

Merhaba,Elinde bu İngilizce "PİONEER Pre - İntermediate" kitabının ikinci eli ya da hiç olmadı pdf'i olan var mıdır? Paylaşırsanız çok sevinirim. Teşekkürler.
Merhaba,

Elinde bu İngilizce "PİONEER Pre - İntermediate" kitabının ikinci eli ya da hiç olmadı pdf'i olan var mıdır? Paylaşırsanız çok sevinirim. Teşekkürler.
jenasinans
(01.10.19)
(4)

kısa bir ingilizce çeviri

konu, birkaç gün önceki bir futbol haberi.ingilizcesi: "...as of the 2020/2021 season, a limit of eight international loans in and out, going down to six by the 2022/2023 season, with a maximum of three loans in and three loans out between the same clubs."haber siteleri de türkçe'ye şöyle çevirmiş:
konu, birkaç gün önceki bir futbol haberi.

ingilizcesi: "...as of the 2020/2021 season, a limit of eight international loans in and out, going down to six by the 2022/2023 season, with a maximum of three loans in and three loans out between the same clubs."

haber siteleri de türkçe'ye şöyle çevirmiş: "...kulüpler, 2020-2021 sezonundan itibaren 22 yaş ve üstü en fazla 4 futbolcu kiralayabilecek. Aynı şekilde kulüpler, 22 yaş ve üstü en fazla 4 futbolcuyu başka kulüplere kiralık olarak gönderebilecek. FIFA Paydaşlar Komitesinin önerisi kabul edilirse 2022-2023 sezonundan itibaren bu sayılar 3'er futbolcuya düşecek."

benim kafamı karıştıran nokta şu. "between the same clubs" demiş. yani "a ile b takımları birbirine 4'er oyuncu kiralık gönderebilir" demiyor mu? böyle demiyorsa niye "same clubs" demiş anlamadım.

www.fifa.com

www.goal.com
ahm1
(30.09.19)
evet, "same clubs"tan ben de sizin anladığınız şeyi anlıyorum.


sanat guresi
(30.09.19)
as of the 2020/2021 season,a limit of eight international loans in and out, buradan benim anladığım, kulüp ya da gelen giden oyuncu ayrımı olmadan bir kulübün en fazla sekiz kiralama işlemi gerçekleştirebileceği. yani yedi oyuncu kiralayıp bir oyuncu da kiraya verebilir. sonraki sezonsa toplam limit altıya düşecek yani dört oyuncu kiralayıp iki oyuncu kiralaya verebilirler ama aynı kulüpten en fazla üç kiralayabilirler ya da aynı kulübe en fazla üç oyuncu gönderebilirler. ingilizce'ye hakim birisi onaylayabilirse iyi olur.


grip1347
(30.09.19)
Ama onu devaminda acikliyor zaten "three loans in and three loans out" diyerek. Bence odaklanmamiz gereken kisim "between the same clubs"


ahm1
(30.09.19)
fb çeviri blog grubuna da danışabilirsiniz.


sanat guresi
(01.10.19)

Ankara IELTS Kursu

arkadaslar selamlar, soru baslikta. ankara'da IELTS e hazirlik icin onerebileceginiz en iyi kurslara ihtiyacim var.
arkadaslar selamlar, soru baslikta. ankara'da IELTS e hazirlik icin onerebileceginiz en iyi kurslara ihtiyacim var.
bir yudum ben
(30.09.19)
(6)

İngilizce bir makale okuyup notlar alırken

yani ders çalışırken, notları türkçeye çevirip mi alıyorsunuz, ingilizce göz dolgunluğu(?!) olsun diye ingiliççe mi? hangisi daha akılda kalıcı oluyor sizce?
yani ders çalışırken, notları türkçeye çevirip mi alıyorsunuz, ingilizce göz dolgunluğu(?!) olsun diye ingiliççe mi? hangisi daha akılda kalıcı oluyor sizce?
kayıtsız
(29.09.19)
Dersim ingilizceyse ingilizce not aliyorum ki derslerim ingilizce ama herhalde türkce olsaydi derslerim ve yabanci kaynaktan calissaydim herhalde türkceye cevirirdim.


carmenta
(29.09.19)
notlarımı ingilizce olarak alıyorum. bilmediğim kelimeler ya da çok kompleks cümleler hariç çeviri yapma ihtiyacı da hissetmiyorum. zaten okuduğum şeyi zihnimde çevirebiliyorsam kalıcı oluyor benim için. diğer türlü her notu türkçeye çevirip yazmak çok zahmetli geliyor. bence okuduğun zaman zihninde direk ana dilinde bir karşılığı oluşuyorsa notları da ingilizce alman iyi olabilir. hatta sana şöyle bir şey anlatayım :) bir sınava türkçe özetler çıkararak çalışmıştım, daha sonrasında klasik bir sınava girdim ve bazı terimleri hatırlayamadım. eğer en baştan ingilizce çalışsaydım belki hatırlardım...


noraliya
(29.09.19)
günlük hayatta ingilizce ve almanca kullaniyorum, türkce arkadaslarla sadece.

o anki duruma göre degisiyor, terimleri hangi dilde okursam genelde öyle not aliyorum ama bilerek yaptigim bir sey degil dogal.

genelde hangi dilde calisiyorsam, okuyorsam o dilde oluyor notlarim, cok istisnai durumlarda almanca yazida ingilizce, ingilizcede almanca olabiliyor ya da bu iki dil yerine türkce olabiliyor. sanirim o isi hangi dilde ögrendiysem o dilde not aliyorum.


duygusuzromantik
(29.09.19)
Direkt not alıyorsam aynen yazıyorum. Zaten bir dili yeterince bilen biri okuduğunda aynen anlamalı (bilinmeyen kelimeler vs. hariç tabi).

Ama özet şeklinde not alıyorsam araya Türkçe kelimeler katabiliyorum tembellikten sanırım.


influx
(29.09.19)
Ben yarı İngilizce-yarı Türkçe not alıyorum. Bu nedenle iki dilde de kendimi tam ifade edemiyorum.


Yarısı İngilizce yarısı Türkçe cümleler. Daha hızlı geliyor bana böylesi.


necron
(29.09.19)
(1)

İsmek'in ingilizce yeterlilik sınavı nasıldır?

İsmek'in İngilizce kursuna kayıt yaptırmıştım, derslere başlayabilmek için yeterlilik sınavı yapılacakmış. Sınavla alakalı tek bilgim yazılı olarak gerçekleşecek olması. Aranızda bu sınava daha önce giren varsa, bilgi verebilir mi? Teşekkür ederim.
İsmek'in İngilizce kursuna kayıt yaptırmıştım, derslere başlayabilmek için yeterlilik sınavı yapılacakmış. Sınavla alakalı tek bilgim yazılı olarak gerçekleşecek olması. Aranızda bu sınava daha önce giren varsa, bilgi verebilir mi? Teşekkür ederim.
Evinizinkedisi
(28.09.19)
B1 için girmiştim, orta seviye idi. yani öyle çok kolay da değildi, kazık da değildi. ama kolaya biraz daha yakın sayılabilirdi.


tabirimekruh
(28.09.19)
(5)

Cemaat neden Arapça

cemaat kelimesi farsça olması gerekmiyor mu? nişanyan sözlükte arapça deniyor.cem koku bu bildiğimiz comrat/yoldaş taki bir araya gelme manasındaki farsça kelime değil mi? o halde cemaat neden farsça olmuyor?
cemaat kelimesi farsça olması gerekmiyor mu? nişanyan sözlükte arapça deniyor.

cem koku bu bildiğimiz comrat/yoldaş taki bir araya gelme manasındaki farsça kelime değil mi? o halde cemaat neden farsça olmuyor?
Jeckson
(28.09.19)
Kubbealtı Lügatina göre Arapça "cem"(toplamak) dan geliyor.


değil işte cem= toplamak farsça. hatta rusça da var comrat aynı mantık. arapça olmaması gerekiyor cem kokunun. farklı dil ailesi bunlar.


Jeckson
(28.09.19)
Farsça'da Türkçe'den belki de daha fazla Arapça kökenli kelime vardır. Cemaat, Arapça ceme'a (جمع) kökünden. Farsça'ya da Arapça'dan geçmiş.


tingen
(28.09.19)
Farklı dil ailesinden gelmesi bir fikir vermez. Örneğin çaydanlık, Türkçe ek almış, Türkçeleştirilmiş, değil mi? Ama 'çaydan' Farsça. Hatta çaylıklık gibi saçma bir kelime aslında çevirisi, çok sakat bir şekilde ek getirilmiş.

Kelime kökü Arapça, türetilme hali de Arapça, e daha ne olsun? Cem Farsça'da da var, isim olarak var mesela, aynı Türkçe'deki gibi.


buf-e kür
(28.09.19)
arapça'daki bir araya getirmek manasındaki جمع harflerinden geliyor.
benzer kelimeler:
(bkz: cami)(bkz: camia)(bkz: mecmua)(bkz: cemi)(bkz: cemiyet)
ps: iran'lıların konuştuğu dilin yarısı arapçadır. uzun bir süre arap işgali altında yaşadılar.


beretta beretta
(28.09.19)
(2)

YDS’ye girenler

Soruyu biraz tersten soracağım; YDSde 80-85 gibi bir puan alabilmek için şu an en az ne seviyede olmalıyız ? (Sınav 1 aralıkta)
Soruyu biraz tersten soracağım; YDSde 80-85 gibi bir puan alabilmek için şu an en az ne seviyede olmalıyız ? (Sınav 1 aralıkta)
Yaklaşık 2 ay var. Şimdi eski yds'leri çözdüğünde 60 ve üstü bi puan alabiliyorsan umut var. 2 ay sistemli çalışırsan olabilir. Yanlış doğruyu götürmediği için şansın artıyor.


the coon
(26.09.19)
ilkokul ve ortaokul özel kolejde okudum, üniversite ODTÜ. Tüm hazırlıkları atladım ve ingilizce roman okudum + dublajsız film izledim yıllarca. Bu sene hiç çalışmadan girdim ve 89 aldım.


yagmurkahraman
(27.09.19)

Tasvirdeki Farsça yazıyı çevirebilecek?

Ne yazıyor çok merak ettim. Tasvir hakkında bilgi de varsa bonus olur.
Ne yazıyor çok merak ettim. Tasvir hakkında bilgi de varsa bonus olur.
diyojenimtırak
(26.09.19)
(1)

çeviri

What looked like pebbles from a distance grow into car-size pieces of rock, each placed according to size, like a mosaic, by a machine with a monstrous ami.sondaki "ami" yanlış çıkmış sanırım, ne olduğunu bilmiyorum. cümlenin "by a machine"le bittiğini farz ederek; ne diyor tam olarak?
What looked like pebbles from a distance grow into car-size pieces of rock, each placed according to size, like a mosaic, by a machine with a monstrous ami.

sondaki "ami" yanlış çıkmış sanırım, ne olduğunu bilmiyorum. cümlenin "by a machine"le bittiğini farz ederek; ne diyor tam olarak?
osuran imam
(26.09.19)
uzaktan çakıl taşlarını andıran şeyler, dev kollu bir makine tarafından mozaik gibi boylarına göre yerleştirilmiş araba büyüklüğünde kaya parçalarına dönüştü.

cümleyi arattım, ami arm'mış.


sir gawain
(26.09.19)
(3)

şu cümledeki to be olayını anlayamadım

"If I return, wouldn’t it be easy for my impersonation to be exposed?"for dan sonra isim gelmiş sonra da to be artı past participle gelmiş bu bir kalıp mı ?yani böyle sıfat veya isimden sonra to be diyip participle koymak ne anlama geliyor
"If I return, wouldn’t it be easy for my impersonation to be exposed?"


for dan sonra isim gelmiş sonra da to be artı past participle gelmiş bu bir kalıp mı ?

yani böyle sıfat veya isimden sonra to be diyip participle koymak ne anlama geliyor
trablon
(25.09.19)
exposed sıfat hali yahu to be continued gibi işte. anlatamadım ama var böyle bi kullanım bilmemne bilmemne olması için diye


amugochi
(25.09.19)
Ben anlatayım, Expose maruz bırakmak fiili exposed maruz kalmış(sıfat), ayni olay bore(sıkmak) fiilinde de geçerli. Bored deyince sıkılmış manasına geliyor. Break-broken da bi başka örnek(kırmak-kırılmış)

passive yapı yapmak için böyle kullanılıyor aslına bakarsan. Be+past participle

For someone to do smt de kalıp bir ifade. For my.... to be ... > benim için maruz bırakılmış olmak diye devam ediyor cümle.

Bilmem anlatabildim mi?


olutaklidi
(26.09.19)
olutaklidi +1 passive yapı var orada.


(9)

Komisyoncuyla serbest çeviri işi nasıl halledilir?

Merhaba arkadaşlar,Bir süredir bir firma için Almanca serbest çevirmenlik yapıyorum. Çevirileri bir aracı gönderiyor. Yani doğrudan müşteriden almıyorum. Fakat aracı bu işten bir miktar komisyon alıyor. Benim istediğim ücretin üzerine kendi komisyonunu ekliyor ve toplam ücreti müşteriye söylüyor. So
Merhaba arkadaşlar,

Bir süredir bir firma için Almanca serbest çevirmenlik yapıyorum. Çevirileri bir aracı gönderiyor. Yani doğrudan müşteriden almıyorum. Fakat aracı bu işten bir miktar komisyon alıyor. Benim istediğim ücretin üzerine kendi komisyonunu ekliyor ve toplam ücreti müşteriye söylüyor. Sorun da burada başlıyor. Çünkü onun aldığı komisyon, benim işimi baltalamaya başladı. Çünkü 50- 100 TL almıyor, 150-200 TL alıyor. Bu da benim istediğim ücrete eklenince müşteriye fazla gelir veya komisyondan kısmak zorunda kalır diye benim verdiğim rakamları hep indirmeye çalışıyor.

Zaten serbest çevirmenliğe yeni başladım. Almanca için 180 kelimeye 13 TL istiyorum. O da rakamı böyle yüksek bulunca kafam atıyor. Yaptığım bir de normal çeviri de değil, teknik çeviri. Bazen bir terimi bulmak için ne kadar zaman harcıyorum. Bunu ona söylüyorum, o da Almanca bilmediği için bir yorum yapamayacağını söyleyip kısa kesiyor. Ne yapayım yani İngilizce üzerinden hesaplayıp 10 TL mi isteyeyim? Zaten 1 yıldır işsizim.

Serbest çeviriye başlama kararı aldıktan kısa bir süre sonra bunları buldum, yolun başında olduğum için hem de işsiz olduğum için kaybetmek istemiyorum. Az önce başka belgeler yolladı. Ben de 1400 TL istedim. Rakamı çok buldu ve çevirmememi söyledi. Anlamıyorum sanki para onun cebinden çıkıyor. Ama ölü fiyatına da çeviremem. Sizce ne yapmalıyım yol mu vereyim? Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
abi/apla

Sorunun şimdiki zamanla alakalı değil, sorunun gelecek zamanla alakalı ve stratejik.

Çok pırıltılı cumleler kurmayacağım daha dogrusu yeni süt ıctım uykum geldi biraz o yüzden afedersin.

Sen kendine bi portfolyo yapsana. Portfolyonu buyutup gelecekte daha iyi ve daha sağlam müsterıler bulsana. Biraz zamanını alacaktır ama bastırsana kendine bir kart, ders versene almancadan, 4 koldan saldırsana.

şimdiki zamana çok odaklanmışsın. stratejik düşün.


binder dandet
(25.09.19)
@ binder dandet Haklısın hocam. Ama portfolyo yapmak aklımda. Geleceğe de odaklanıyorum evet ama kimse elimdekini kaybetmek istemez. Bir de sanırım şunu diyorsun: "Boşver giderse gitsin, sen önündeki fırsatları kovala diyorsun". O durumda haklısın. Teşekkür ederim önerin için :)


Benim tavsiyem belli bir fiyatın altına düşme o çok para kazanmak isterse kendi komisyonundan kırsin madem


ZetaStar1903
(25.09.19)
@ ZetaStar1903 Düşmüyorum elimden geldiğince. Zaten dediğim gibi düşersem temelli İngilizce üzerinden rakam vermiş olacağım. Bence de kendi komisyonundan kırsın madem çok görüyor. Ama beyefendi bedavadan 150- 200 TL aldığı yetmiyor gibi bir de bana laf ediyor. İnsanlar yüzsüz gerçekten. Zaten düşecek bir şey de kalmadı. İş ilişkimiz bitti.


Büyük ihtimalle size çeviriyi gönderdiğinde çoktan müşteriyle fiyatta anlaşmış oluyor. Sizden ne kadar kırarsa kendi cebine kalıyordur. Ondan kırmaya bu kadar hevesli.


mertxx
(26.09.19)
@ mertxx O şekilde de olabilir evet. Çünkü ben rakam verdikten sonra tamam diyip birkaç gün ses çıkarmadan bekleyip sonra şunu biraz daha indirelim dediği de oldu. Ancak bu bahsettiğim olayda müşterinin bilme ihtimali yoktu. Çünkü çeviriyi gönderir göndermez direk rakamı verdim. O esnada da kırmaya çalıştı.


@binder dandet'in tavsiyelerine uyun, kendi müşterilerinizi bulup iş yapmaya başlayana kadar ayıya dayı diyerek biraz fiyat kırıp devam edin ama bunu yaparken de "tamam tama gel senin istediğin gibi olsun" değil de işte "seni de anlıyorum" temalı "bu sefer böyle ingilizce fiyatından yapalım ama bir sonraki iş için benim de hakkımı gözetmeni rica ediyorum" tadında konuşarak, iyilik yapıyormuş gibi konuşmayı deneyin

bir de eklemek istediğim bir şey var; şu "Ama beyefendi bedavadan 150- 200 TL aldığı..." kısmını kafanızdan silin.

Bu kişinin bedavadan para aldığını hak etmediğini düşünüyorsanız müşteriyi kendiniz bulun bağlayın ve çalışın, oturduğunuz yerden ayağınıza iş getiren bu kişilere "bedavadan para kazanıyor" demeyin.

Bu arada hayatımda yaptığım/yaptırdığım hiçbir iş için ne komisyon aldım ne komisyon verdim.


kambek
(26.09.19)
@ kambek binder dandet' in tavsiyeleri gerçekten güzel. Dikkate alacağım. Yalnız dediğiniz gibi iyilik gibi görünen değil gerçekten iyilik yaptım. İlk işim diye neredeyse
bedavaya yaptım ilk işlerini. Sonrakini de neredeyse İngilizce üzerinden verdim ama artık
kendi istediğim ücret üzerinden vermeye başlayınca iştahı gitti. O bir kere olur sonuçta.

Bu arada benim onun aldığı komisyonla ilgili bir sorunum yok. Dediğiniz gibi alabilir. Ona bir şey demiyorum. Benim takıldığım nokta kendi komisyonuna o kadar odaklanmış ki benim enayilik yapmamı istiyor. Benden istediği şeyin tek açıklaması o. Ona takıldım ben.


üzgünüm ama bu iyilik değil mecburiyet, sen emeğine çok daha yüksek bedeller istemekte serbestsin ama işin piyasası daha düşükse sen de o fiyata düşmek zorundasın veya nitelik/servis/hız ile fark yaratmalısın ki adam daha yüksek fiyatı vermeyi kabul etsin.

aynı kalitede işi daha ucuza yaptırabiliyorsa ve senin maddi gücün düşükse mecburen o kişinin istediği fiyatlara düşmen gerekir ki iş almaya devam edebilesin.

Bu fiyatlara yapmaya mecbur kalıyorum, beni sömürüyor diyorsun ve haklısın ama işte o noktada da sömürülmemek için maddi güç ile müşteri kontağı gerekiyor.

Umarım hızlıca bu sarmaldan kurtulup emeğinin karşılığını eksiksiz alabileceğin bir düzen kurabilirsin.


kambek
(27.09.19)

Ingilice video'da tek cumle ne denmekte?

https://youtu.be/AxdROxyAvl8Dakika 4:30'da Sertac'i ne diye adlandiriyorlarmis anlamadim, nedir lakabi?Tesekkurler.
youtu.be

Dakika 4:30'da Sertac'i ne diye adlandiriyorlarmis anlamadim, nedir lakabi?

Tesekkurler.
koskoca kirpi
(25.09.19)
(2)

Almanca soru

"danke für Ihre Nachricht, dann versuche ich es gerne Donnerstag, ca. 11 Uhr bei Ihnen"Burada "sizin saatiniz ile 11" anlamı çıkıyor değil mi, ben yanlış anlamıyorum?
"danke für Ihre Nachricht, dann versuche ich es gerne Donnerstag, ca. 11 Uhr bei Ihnen"

Burada "sizin saatiniz ile 11" anlamı çıkıyor değil mi, ben yanlış anlamıyorum?
gmzo
(25.09.19)
Hayır çıkmıyor. Sizinle saat 11 de Perşembe günü hallederiz/deneriz yazmış.


@lion de la Turquie ben de bundan korktuğum için diğer anlama inanmak istemiştim :D mesajı yazan kişi almanya'da, herhalde kendi saatine göre konuşmuştur o zaman


gmzo
(25.09.19)
(5)

Efrâdını câmî, ağyârını mânînin İngilizcesi nedir?

Efrâdını câmî, ağyârını mânînin İngilizcesi nedir?
Efrâdını câmî, ağyârını mânînin İngilizcesi nedir?
sorucu
(24.09.19)
"odd one out" diyebiliriz belki.


marlonbranda
(24.09.19)
Efrad: fert'in çoğulu. Fertler.
Câmi: toplayan, cem' eden.
Ağyar: gayri'nin çoğulu. Dışındakiler.
Mâni: engelleyen, men eden, içermeyen.

Ben mesela "comprehensive" kullanırdım ille bir şey kullanmak zorunda olsaydım.


relevant in, irrelevant out

yds den 27 aldım.


ya ben lan neyse
(24.09.19)
"odd one out" denmez, comprehensive belli içeriklerde denebilir.
bu ifade edebiyatta kullanılırdı, meselea bir şiir için böyle söylenirdi. "Çok iyi anlatmış, ne bir kelime eksik ne bir kelime fazla" demek istendiğinde.

Kullanacağınız içeriğe göre "completely", "exactly", "precisely" falan bile denebilir. Edebi metin ya da şiirler için "eloquent" kelimesi kullanılabilir.


ebabil curnatasi
(24.09.19)
enough but not too much.

özellikle say enough but not too much diye kullanılır.


babilbaligi
(25.09.19)
(1)

Çeviri doğru mu? Vol1

norway was transformed by the discovery of oil and gas in the north sea in the 1960s and its previously agricultural-based economy saw an explosion of wealth.Norveç 1960larda kuzey denizinde petrol ve gazın bulunmasıyla dönüştürüldü ve önceden tarımsal kaynaklı ekonomisi bir zenginlik artışı gördü.D
norway was transformed by the discovery of oil and gas in the north sea in the 1960s and its previously agricultural-based economy saw an explosion of wealth.

Norveç 1960larda kuzey denizinde petrol ve gazın bulunmasıyla dönüştürüldü ve önceden tarımsal kaynaklı ekonomisi bir zenginlik artışı gördü.

Düzeltilmesi gereken bir yer var mıdır?
enis buyutucu
(24.09.19)
öneri;

Norveç 1960larda kuzey denizinde petrol ve gazın bulunmasıyla dönüşüme uğradı ve önceden tarıma dayalı olan ekonomisi bir zenginlik patlaması yaşadı.


yonge and bloor
(24.09.19)
(2)

Osmanlı Türkçesi okuyabilen var mı?

Şu resmin altında ne yazıyor acaba? https://eksiup.com/p/p616127732xwhttps://eksiup.com/p/qp161280u8v6
Şu resmin altında ne yazıyor acaba?

eksiup.com
eksiup.com
kaptan memo
(23.09.19)
harfler net değil, yoksa çok iyi bilmesem de okumaya çalışırdım


r evolution
(23.09.19)
doktor ahmed ziya bey*


hicazkar
(24.09.19)
(2)

Çevirinizi okuyunca anlamsız geliyor mu?

Merhaba arkadaşlar,Kısa bir süredir serbest çevirmenlik yapıyorum. Ancak bazen takıntım mı tutuyor yoksa gerçekten çevirimden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama yaptığım çeviriyi aradan bir süre geçtikten sonra tekrar okuyunca anlamsız, saçma bir çeviri gibi geliyor. Halbuki ilk çevirdiğimde hiç öyle g
Merhaba arkadaşlar,

Kısa bir süredir serbest çevirmenlik yapıyorum. Ancak bazen takıntım mı tutuyor yoksa gerçekten çevirimden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama yaptığım çeviriyi aradan bir süre geçtikten sonra tekrar okuyunca anlamsız, saçma bir çeviri gibi geliyor. Halbuki ilk çevirdiğimde hiç öyle gelmiyor, öyle gelse zaten o şekilde bırakmam. Böyle olunca da çeviriyi bitirdikten sonra kontrol ederken oturup bir o kadar da onunla uğraşıyorum.

Bende mi bir sorun var yoksa fazla mı mükemmeliyetçiyim? Veya daha yolun başında olmamdan mı kaynaklanıyor? Sizde de böyle bir durum oluyor mu? Bir de yaptığım teknik çeviri. Haliyle hem anlamı kaybolmasın hem de güzel olsun derken şaşırıyorum. O yüzden internetten alabildiğim kadar yardım almaya çalışıyorum güzel olması için. Bu da çeviri süresini uzatıyor. Aynı şeyi yaşayan var mıdır? Teşekkür ederim.
Geçenlerde uzun zaman önce çevirdiğim bi kitap basıldı. Elime de ulaştı kitap ama açıp okumaya tırsıyorum çünkü kesin şey dicem, "Bunu böyle mi çevirdin piii" şalksdşa. Başka bir çevirmen arkadaşımın da benzer bir şeyi yaşadığını biliyorum. Yani bence normal bi his ama çevirinizin üstünde gereksiz zaman harcamanıza sebep olursa o farklı bi durum oluyor.

Her zaman daha güzeli, daha iyisi olabilir her şeyin. Dolayısıyla zaman/emek/fayda oranını iyi gözetmek lazım. Belki başlarda dışarıdan bir gözün onayını alabilirsiniz. "Tamam, iyi işte uğraşma daha" derse biri zamanla geçer belki bu durum.


inawen
(21.09.19)
ikinci dil ana dil olmayinca dogal ceviri olamiyo tabi, ama bence cok da kafaya takmamak lazim, ceviren olduguna sukretmek lazim. Kitabi, makaleyi vs anliyo muyum, anliyorum, google translate gibi cevirmediysen benim icin problem yok.


beriberi
(21.09.19)
(1)

Bu metinde ne anlatılıyor?

kısaca neler anlattığını söyleyebilecek birileri var mıdır?https://firstmonday.org/ojs/index.php/fm/article/view/2058/1956
kısaca neler anlattığını söyleyebilecek birileri var mıdır?

firstmonday.org
tabirimekruh
(20.09.19)
hocam cok hizlica goz atabildim, hakim oldugum bir alan degil, ama anladigim kadariyla makale bilgi ve iletisim alaninda ortak mulkiyeti ve musterekligi (ozgur yazilimlar, halka acik, herkesin katki sundugu siteler vs.) savunan hareketlerin yukselmesini teorize etmek icin yazilmis. bu hareketlerin tam anlamiyla marksist leninist degil de, sol komunist ve anarko komunist nuveler tasidigini ancak bu meselenin cozulememis bir ideolojik karmasa olarak kaldigini soylemis. en son anladigim kadariyla vardigi sey su: ortak mulkiyet ve ozel mulkiyet arasinda gorulen ikilik bu tartismayi (bilgi ve iletisim alaninda ortak mulkiyetin savunulmasini) komunizm ve kapitalizm arasindaki rekabete sinirliyor ve buradan bu bahsettigi hareketler gunun sonunda ancak bir cesit "bilgi komunizmi"ne (info-communism) variyor. yazarin iletisim alaninda gercekten ozgur bir ortamin kurulmasi icin bunun yerine onerdigi sey ise bunun tam aksine, ozel ve ortak mulkiyetin bir arada bulundugu, bireysel ozgurlukleri onceleyen bir liberalizm.


(2)

Chief yazma sorunsalı

Selamlar ekşiciler,chief procurement engineer mı, procurement chief engineer mı doğru olur sizce? acil ingilizce yardımı bekliyorum, şirket içi %50 %50 bölündük çünkü :D
Selamlar ekşiciler,

chief procurement engineer mı, procurement chief engineer mı doğru olur sizce? acil ingilizce yardımı bekliyorum, şirket içi %50 %50 bölündük çünkü :D
hicbirfikrimyok
(20.09.19)
cpe olur chief önde


viyana kangurusu
(20.09.19)
junior, senior, chief gibi sıfatlar önüne gelir.

chief procurement engineer.


babilbaligi
(20.09.19)
(5)

çeviri yardımı

merhaba arkadaşlar6 sayfalık bir yazıyı ingilizceye çeviri yaptırmam gerekiyor .sizce nasıl bir yol izlemeliyim . yazı çok teknik terim içermiyor bir kitap tanıtımı gibi içinde birkaç paragraf kitap alıntısı var .ücret ne kadar olur ?
merhaba arkadaşlar
6 sayfalık bir yazıyı ingilizceye çeviri yaptırmam gerekiyor .
sizce nasıl bir yol izlemeliyim .
yazı çok teknik terim içermiyor bir kitap tanıtımı gibi içinde birkaç paragraf kitap alıntısı var .
ücret ne kadar olur ?
devilone
(20.09.19)
sayfadan çok kelime sayısı önemli fiyat hesaplarken.


mehmed resad
(20.09.19)
boşluksuz 1000 karaktere 20-30 tl civarında teklif edebilirsin.


sir gawain
(20.09.19)
@sir gawain düzeltme yaptım tam anlatamamışım çeviriyi ben yapmak istiyorum gibi yazmışım ama yaptırmak istiyorum ücret nasıl hesaplanıyor hiç anlamadım


devilone
(20.09.19)
sayımdan boşluksuz karakter sayısına bak. 1000'e böl, 20 tl ile çarp o zaman. bunu freelance ücreti gibi düşünebilirsin. çeviri firmaları daha pahalıya yapar.


sir gawain
(20.09.19)
1-2 yil once ayni boyle bir duyuru olmustu, metin de hosuma gitti, yazara "ben ceviririm" dedim. Cillop gibi ceviri yaptim, hem de uc kurus fiyata. Sonra ES yazari ilgili arkadas bana parami vermedi. Once "gondericem", sonra "unuttum", sonra "param yok" falan. Biraz sert cikmam uzere 1 ay sonra vermisti galiba?

Bu da boyle bir animdir. O olaydan sonra cevirilere talip olmuyorum :)


ebabil curnatasi
(20.09.19)

Dyned - cevaplar

Dyned sorularının cevaplarını nasıl bulabilirim ?Hangi sorunun doğru olduğundan emin olamıyorum.Çok kısa boşluk doldurma şıklı şekilde sorular.150soru var cevaplar doğru mu diye kontrol edebilecek işsiz ingilizcesi iyi olan arkadaşlar var mı ?
Dyned sorularının cevaplarını nasıl bulabilirim ?
Hangi sorunun doğru olduğundan emin olamıyorum.
Çok kısa boşluk doldurma şıklı şekilde sorular.
150soru var cevaplar doğru mu diye kontrol edebilecek işsiz ingilizcesi iyi olan arkadaşlar var mı ?
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.