Giriş
(3)

My yerine me kullanımı

Bazı İngiliz dizilerinde my kids yerine me kids diyorlar. İrlandalılar mı öyle konuşuyor genelde yoksa sokak ağzı mı?
Bazı İngiliz dizilerinde my kids yerine me kids diyorlar. İrlandalılar mı öyle konuşuyor genelde yoksa sokak ağzı mı?
Fusha
(6 saat)
ingiltere, irlanda falan o tarafın insanı kullanıyor kimi zaman. hep o şekilde konuşmuyorlar


gramer olarak yanlış ama dediğin gibi sokak ağzı.


sttc
(5 saat)
"me kids" deyil aslinda yine "my kids" o, ama telaffuz oyle.
irlanda'dir, bazi britanya bolgeleridir, avusturalya'dir, boyle kullanilir.
takdir edilen, egitimli kesimce kullanilan bir telaffuz deyildir.
misal" "ay niid to pop aut fellaz, mi mis iz caming tiday"


viva paulista
(4 saat)

İzmir'de italyanca dil kursu

Makul fiyata kurs veren bir yer biliyor musunuz?Teşekkürler
Makul fiyata kurs veren bir yer biliyor musunuz?
Teşekkürler
rakicandir
(7 saat)
(4)

Casino Terimleri Çeviri

Bir oyun çevirisinde aşağıdaki terimler karşıma çıktı, casino terimleri olduğunu söyledi müşteri de, araştırdım ancak bulamadım tam çevirisini, acaba bilen biri varsa şu kelimelerde yardımcı olabilir mi? Şimdiden teşekkürler.reels, rows, paylines
Bir oyun çevirisinde aşağıdaki terimler karşıma çıktı, casino terimleri olduğunu söyledi müşteri de, araştırdım ancak bulamadım tam çevirisini, acaba bilen biri varsa şu kelimelerde yardımcı olabilir mi? Şimdiden teşekkürler.

reels, rows, paylines
mavi karanlik
(17.04.19)
Reels den emin değildim baktım o da öyleymiş, slot makinesi terimleri bunlar. Rows sıralar, paylines ödeme çizgileri, reels e ne diyebiliriz emin değilim. Makara diye çevriliyor kelime olarak, uyabilir de buraya. Bu yukarıdan aşağıya dönenler


senolll
(17.04.19)
@senolll teşekkürler, acaba reel'i orijinal haliyle bıraksam daha mı anlaşılır olur? Oynayanların jargonunu bilmediğim için makara deyince mi anlarlar yoksa reel mi bilemedim


mavi karanlik
(17.04.19)
Şöyle ki reels oyunu oynarken pek lazım değil gibi ben de o yüzden aşina değildim pek. Slota başlarken sıra seçiliyor payline seçiliyor, o reelse lafı belki açıklamalarda anca geçee. Türkçe olarak reels kullanımı da hiç görmedim. Kayan sütunlar denebilir belki.


senolll
(17.04.19)
Şimdi bir slot oyunu indirip baktım silindirleri indirmek için demişler, silindir olarak çevrilmiş burada.


senolll
(17.04.19)
(2)

online çevirmenlik

hocamlar bu duyuruyu bir akrabamın ricası üzerine açıyorum. oldukça donanımlı bir ingilizce öğretmeni akrabam var ama kendisi çalıştığı dersaneden ayrılmak zorunda kaldığı için bir süredir işsiz. kendisinin mezun olduğu okul, cv'si vs gayet de iyi. bu kişiye internet üzerinde tercümanlık yaptırmak i
hocamlar bu duyuruyu bir akrabamın ricası üzerine açıyorum. oldukça donanımlı bir ingilizce öğretmeni akrabam var ama kendisi çalıştığı dersaneden ayrılmak zorunda kaldığı için bir süredir işsiz. kendisinin mezun olduğu okul, cv'si vs gayet de iyi. bu kişiye internet üzerinde tercümanlık yaptırmak istesek imkanı nasıl sağlarız? bu işin kaynakları şartları vs nedir?
reddit'e bakın, yurtdışında native olmayan hocaların da online saatlik ing. ders verdiği bazı siteler var. toefl, ielts gibi belgeler isteyebilirler. ücretleri çok iyi.


mehmed resad
(16.04.19)
(2)

Bi. soru?

After working for a long time in a cafe, I had finally saved enough money to buy the bicycle.Bu cümlede neden had finally saved oluyor? perfect tense in amacı ne?
After working for a long time in a cafe, I had finally saved enough money to buy the bicycle.

Bu cümlede neden had finally saved oluyor? perfect tense in amacı ne?
mehmed resad
(16.04.19)
bizdeki -miş'li geçmiş zamanın amacı neyse de burada da o. belli ki iki farklı timeline var. bu daha eski olan.


sir gawain
(16.04.19)
gecmis zamani anlatirken isin bitmis oldugunu belirtmek istiyor o yuzden perfevt tense. simdi bitirmis olsa have finally saved derdi cunku bitip simdiye yaslanan bi fiil soz konusu


eipcack
(16.04.19)
(2)

1 ayda her gün ispanyolca ne düzeyde ilerler?

kendi kendine tabii...sb
kendi kendine tabii...

sb
A1 biter


her türlü kaynak mevcut


(6)

Atatürk AOÇ'yi Neden Fransızca Anlatıyor?

Amerikan Büyükelçisi'ne neden Fransızca anlatıyor? Yani adamın dili İngilizce, bizim olayımız Türkçe ama Fransızca neden?Teşekkürler
Amerikan Büyükelçisi'ne neden Fransızca anlatıyor? Yani adamın dili İngilizce, bizim olayımız Türkçe ama Fransızca neden?

Teşekkürler
giovanne
(15.04.19)
eskiden bizdeki yabancı dil eğitimi fransızca olurmuş ağırlıkta, öyle biliyorum. yani şimdi herkesin ingilizce bilmesi gibi, o dönem fransızca bilinmekte imiş...


ruhi bir banyo
(15.04.19)
@ruhi tamam da türkçe anlatsa da o çevrilse olmaz mıydı? yani örneğin bir ispanyol'a bir yeri gezdirecek olsak ve bunu japonca anlatsak saçma olmaz mı?

bu arada videoyu kabaca izledim, belki kaçırdığım bir şey vardır diye soruyorum.


giovanne
(15.04.19)
lingua franca kavramına bakınız. o devrin lingua franca'ı fransızca


r evolution
(15.04.19)
eskiden ortak dil ingilizce değil fransızcaydı o yüzden.


theseachange
(15.04.19)
iki tarafın da ortak dili fransızca.

18. yy’dan 1945’e dek ortak konuşulan diplomasi dili fransızcadır. tüm diplomatlar, kalbur üstü zevat o dili öğrenir. Dil bilmek hem ayrıcalık hem de üst sınıfa mensubiyet gibi bir şey. 1945 sonrası da ingilizce sisteme dahil olsa da fransızca öneminden bir şey kaybetmez. Bugün dahi nato iki dillidir, ingilizce ve fransızca.

O yüzden Akıllı biri olarak Atatürk fransızca konuşmuş, kültürel olarak eşiti olduğunu, diplomasiden anladığını ifade etmenin en kısa yolu.


KaraSakall
(15.04.19)
Gayet mantıklı. İki insanın anlayabildiği ortak bir dil varsa o dilde konuşulur. Direkt muhatapla konuşmak varken araya çevirmeni neden soksunlar. O yıllarda fransızca popüler ve geçerli bir dil olduğundan, ikisinin de fransızca biliyor olması da doğal.


prizmatik
(15.04.19)
(1)

ingilizce çeviri

merhaba,seven sikilir,siken sevilir.gramer olarak doğru bir şekilde nasıl söylenir bir yabancıya. tşk.
merhaba,

seven sikilir,
siken sevilir.

gramer olarak doğru bir şekilde nasıl söylenir bir yabancıya. tşk.
laf salatasi
(15.04.19)
lovers get fucked
fuckers get loved


mg3929
(15.04.19)

Pratik fransizca konusma videolari var mi bilginiz?

Fransizca is gorusmesi yapacagim. Uzun zamandir pratik yapmadigim icin unuttum.
Fransizca is gorusmesi yapacagim. Uzun zamandir pratik yapmadigim icin unuttum.
(3)

Şu cümleyi...

"Not any more, though, as Scotland and Northern Ireland have taken over the lead." nasıl çeviririz?
"Not any more, though, as Scotland and Northern Ireland have taken over the lead."

nasıl çeviririz?
osuran imam
(15.04.19)
keşke başını da yazsan. belli ki önceki cümleyle anlamsal bir bütünlüğü var. bu haliyle çözmek zor.


sir gawain
(15.04.19)
paragraf şöyle:

Their case is not unusual for Pirkko and Heikki, aged 46 and 47. They live in Finland, where the death rate from heart disease used to be the highest in the world. Not any more, though, as Scotland and Northern Ireland have taken over the lead.


osuran imam
(15.04.19)
"İskoçya ve Kuzey İrlanda liderliği aldığından beri değil"


ilkot
(15.04.19)
(4)

istanbul'da almanca kursu önerisi

Gidip memnun kaldığınız kurs varsa tavsiye edebilir misiniz?
Gidip memnun kaldığınız kurs varsa tavsiye edebilir misiniz?
gölgede aynı
(14.04.19)
goethe institut


japon askeri
(15.04.19)
en iyisi marmara üniversitesinin kursları ama hangi dönemlerde oluyor bilmiyorum, ondan sonra goethe institut


nahtoderfahrung
(15.04.19)
Hangisi iyi bilmizorum ama marmara universitesi kurslari iyi degil, bunu biliyorum. cok gereksiz yogun, yorucu ve sacma sapan bir ezber sistemi ile gidiyor, giden bir yakinim 2. donem birakti, beraber basladigi 15-20 kisiden de 9u birakti dedi. bu sayi normal degil. marmara universitesi kurslarindan uzak durun.


JohnOakley
(15.04.19)
Ben İSMEK'te gitmiştim. Hocam süperdi, ama b1'den sonrası açılmadı. Başlangıç/hobi amaçlı düşünülebilir. Ücretsiz üstelik.


pinkket
(15.04.19)
(4)

B1 seviye ve yds

Selamlar. B1 seviyesi İngilizcem var (maalesef). Yds ye bu yıl gireceğim Eylül ve Aralık ta 2 kez yapılacak galiba. Sorulara bakıyorum kelimeler zor geliyor. Bu seviyeden başlayan birine ne önerirsiniz? Grammar de pek sorunum yok gibi ufak tefek hariç. Birde bu seviyeden başlayıp yds de 70 ve üstü a
Selamlar. B1 seviyesi İngilizcem var (maalesef). Yds ye bu yıl gireceğim Eylül ve Aralık ta 2 kez yapılacak galiba. Sorulara bakıyorum kelimeler zor geliyor. Bu seviyeden başlayan birine ne önerirsiniz? Grammar de pek sorunum yok gibi ufak tefek hariç. Birde bu seviyeden başlayıp yds de 70 ve üstü alan var mı duyuru sakinlerinden?
Topalordek
(14.04.19)
YDS kelimeleri ezberleyeceksin madem. Ne kadar calistigina bagli.


Traveler
(14.04.19)
Kelime bilmek tek basina yeterli değil komplike gramerlere kisaltmalara vs bakmalisin bol bol soru çöz sinavin ingilizceyi iyi bilmekle cok da alakadi yok malum


basond
(14.04.19)
yds gerçekten çok berbat bir sınav. yds'ye özel kelimelere çalışarak bir insanın ingilizce bilmeden yüksek puanlar yapabileceğini düşünüyorum.


bohr atom modeli
(14.04.19)
yds geçen yıllara göre çok değişti. kelime ezberlerim ve yaparım demekle olmuyor artık. 2010 yılında 100 soruluk kpds iken girmiş ve 98 almıştım. soruları bitirdiğimde sınavın süresinin yarısı geçmişti sadece.

geçen ayki 80 soruluk yds'ye girdim. son 15 dk kaldığında birkaç sorum hala duruyordu. sonuç olarak hepsini işaretledim yine 90 üzeri bekliyorum ancak çok yorucu bir sınav oldu benim açımdan. çalışmadan girmiştim ama süre sıkıntısından her sene sınava giren dershane sahipleri bile muzdarip. geçen senelerde 7000 karakter üzerinden olan sınav bu sene 9000 karaktere çıkmış. diyalog soruları bile paragraf gibi maşallah :)

ben de gurur meselesi yaptım eylül ayında hazırlanıp gireceğim. ingilizce sanat, tarih, ekonomi, mühendislik mimarlık alanındaki popüler sayfaları okuyarak hazırlanmayı düşünüyorum bu sefer. bolca okuma yapmak lazım.


burya
(14.04.19)
(2)

Fransızca bilen var mı?

https://twitter.com/muradcobanoglu/status/1117118158433935361başlardaki Fransızca konuşmalarda ne deniyor?
twitter.com

başlardaki Fransızca konuşmalarda ne deniyor?
sorucu
(13.04.19)
eminim değilim ama yazayım. konuguna, buraya gelmekten memnun musunuz diye soruyor paşam . sonrasında 5 yıl önce burada calısmaya basladıklarını söylüyor. tahsin beyi tanıtmamı ister misiniz? kendisi burada calısıyor diyor.


monicapp
(14.04.19)
monicapp +1

ekselansları, burada görmüş olduğunuz gelişmelerden memnun musunuz gibisinden soruyor. o da üç sene gibi bir zamanda olağanüstü gelişme kaydedildiğini söylüyor. atatürk, "siz burada göreve başlayalı beş yıl oldu, değil mi? öncesinde ..(burasını anlamadım).. buranın sorumlusu tahsin bey, müsaade ederseniz size tanıştırayım, kendisi gelişmeleri anlatsın" diyor.

ses kalitesi çok düşük arada bazı kelimeleri kaçırmış yahut yanlış anlamış olabilirim. ama atatürk inanılmaz kibar ve resmi konuşuyor.


(1)

Homesman ne demek?

The Homesman filmindeki homesman ne demek? Sözlüklerde yok.
The Homesman filmindeki homesman ne demek? Sözlüklerde yok.
sorucu
(13.04.19)
“The title refers to the task of taking immigrants back home, which was typically a man's job”

Filmin adı genellikle bir erkeğin işi olan göçmenleri eve götürme görevine atıfta bulunmaktdım


cemallamec
(13.04.19)
(12)

gerund infinitive

çalışırken kitapta şöyle bir şeye denk geldim. koyu yazılmış filler gerund öncesinde iyelik sıfatı alması gereken fillirlerdir diyor. örnek olarak şunu vermiş.She won't excuse Sally's lying about her job.koyu ile yazılan fillerden biri dislike.bu mantığa göre şyle cümle kurulur sanırım. I dislike yo
çalışırken kitapta şöyle bir şeye denk geldim. koyu yazılmış filler gerund öncesinde iyelik sıfatı alması gereken fillirlerdir diyor. örnek olarak şunu vermiş.

She won't excuse Sally's lying about her job.

koyu ile yazılan fillerden biri dislike.

bu mantığa göre şyle cümle kurulur sanırım. I dislike your coming late.

ama şu şekilde de cümle kuramaz mıyız? I dislike waking up late. (geç kalkmayı sevmiyorum demek istedim)

eğer oluyorsa neden iyelik sıfatı alması gereken fillerdir demiş?


ya da aynı şekilde fogive kelimesi koyu yazılmamış. bu durumda u cümleyi kuramaz mıyız?

I won't forgive your telling lie.
black mamba
(13.04.19)
Iyelik eki ile kullanimi cok nadir ve kulak tirmalayici.

Olayin ozeti su:

Iki fiil art arda geliyorsa ikinci fiilden once ya to gelecek ya da ikinci fiil -ing alacak.

Ikinci fiil hedef ise to, hedef degilse -ing alir.

I like to have water - amac su istemek

I like drinking water when I wake up - amac yok su icmeyi seviyor.


Traveler
(13.04.19)
peki bu durumda "O, Sally'nin yalan söylemesini affetmeyecek" nasıl denir iyelik eki kullanmadan?

ya da "patronum işe geç gelmemi affetmiyor" , "patronum işe geç gelmeyi affetmiyor." bunları nasıl söyleriz? biraz saçma oldu cümleler ama bulamadım bir şey.

1.sini şöyle düşündüm. "My boss doesn't forgive my coming late to work."
2.si "My boss doesn't forgive coming late to work."


black mamba
(13.04.19)
She won't forgive Sally for she having told lies to her.

(Having told gecmis zaman yapti o bolumu, o kisim kafani karistirmasin.)

She won't forgive Sally because she told her lies before. da diyebilirsin.


Traveler
(13.04.19)
anladım. sonuçta türkçe gibi kesin bir söylenişi yok ve bunu gerundla söylemek çok doğal gelmiyor kulağa.

peki gerund konusu içinde düşünürsek patronla ilgili cümlelerde nasıl olur durum? grammar olarak doğrular mı?


black mamba
(13.04.19)
My boss won't forgive me because I was late for work.

My boss won't forgive if I am ever late for work.

My boss doesn't forgive if anyone is ever late for work.


Traveler
(13.04.19)
daha o yapılara gelmedim. grammar çalışıyorum. yukardaki cümleler gerund konusu içinde hatalı mı?

bir de neden kitapta bundan bahsediyor olabilir? çok örnek var böyle.

mesela I can't imagine Tony's getting the job.


black mamba
(13.04.19)
bir de bunlar doğru mu? konuyla direkt alakalı değil ama.

He always boasts about earning so much. (Her zaman çok kazanmasıyla övünür demek istedim)

He was charged with stealing the money. (Parayı çalmakla suçlanıyor demek istedim=


black mamba
(13.04.19)
Evet iki cumle de dogru


Traveler
(13.04.19)
çok teşekkürler.


black mamba
(13.04.19)
şu cümleler doğru mudur?

They forbid smoking in the room.
They forbid entering that room.


black mamba
(13.04.19)
ingilizce için tüm soruları toplayım bari burda.

permit ile gerund kullanılan bir cümle bulamadım. örnek verebilecek olan var mı?

They don't permit coming home late.

doğru bir cümle mi bu?


black mamba
(13.04.19)
Evet onlar da dogru gorunuyor


Traveler
(13.04.19)
(2)

İspanyol İspanyolca Hocası Arıyorum

Nereden bulurum?cervanteste oyalanmak yerine, min 6 hafta kadar beni kur sınavına hazırlayacak bir hoca arıyorum.sturbucksları tek tek gezip panolarda ilan mı ariyim? nereden bulurum?aynı anda hem hoca hem ispanyol olması önemli.
Nereden bulurum?
cervanteste oyalanmak yerine,
min 6 hafta kadar beni kur sınavına hazırlayacak bir hoca arıyorum.
sturbucksları tek tek gezip panolarda ilan mı ariyim? nereden bulurum?
aynı anda hem hoca hem ispanyol olması önemli.
jimjim
(12.04.19)
İstanbul'daysan estudia diye hocaların hepsinin ispanyol olduğu bir kurs var, birebir ders de veriyorlar. Orayla görüşebilirsin.


archery
(12.04.19)
istanbul'da olduğunu varsayarak Biblioteca'ya danışmanı öneriyorum. Yardım edeceklerdir .son derece güvenilir bir kurum.


olivia
(12.04.19)

İngilizce öğretmeni arıyorum

Kendim için özellikle konuşma alanında bana yardımcı olabilecek birini arıyorum. Kendiniz yazabilir ya da bir tanıdığınızi yönlendirebilirsiniz.En son toefl sonuçlarım: reading 19, listening 21, writing 15, speaking 15Yer: Sarıyer. Ancak Skype tan da konuşmayı degerlendirebilirim.
Kendim için özellikle konuşma alanında bana yardımcı olabilecek birini arıyorum. Kendiniz yazabilir ya da bir tanıdığınızi yönlendirebilirsiniz.

En son toefl sonuçlarım: reading 19, listening 21, writing 15, speaking 15

Yer: Sarıyer. Ancak Skype tan da konuşmayı degerlendirebilirim.
yahaa
(12.04.19)
(1)

İngilizce öğretmeni arıyorum

Kendim için özellikle konuşma alanında bana yardımcı olabilecek birini arıyorum. Kendiniz yazabilir ya da bir tanıdığınızi yönlendirebilirsiniz.En son toefl sonuçlarım: reading 19, listening 21, writing 15, speaking 15Yer: Sarıyer. Ancak Skype tan da konuşmayı degerlendirebilirim.
Kendim için özellikle konuşma alanında bana yardımcı olabilecek birini arıyorum. Kendiniz yazabilir ya da bir tanıdığınızi yönlendirebilirsiniz.

En son toefl sonuçlarım: reading 19, listening 21, writing 15, speaking 15

Yer: Sarıyer. Ancak Skype tan da konuşmayı degerlendirebilirim.
yahaa
(11.04.19)
Yabancı tanıdığım var ingilizce öğretmenliği uapıypr


seyyar satıcı
(11.04.19)
(1)

İngilizce öğretmeni arıyorum

Kendim için özellikle konuşma alanında bana yardımcı olabilecek birini arıyorum. Kendiniz yazabilir ya da bir tanıdığınızi yönlendirebilirsiniz.En son toefl sonuçlarım: reading 19, listening 21, writing 15, speaking 15Yer: Sarıyer. Ancak Skype tan da konuşmayı degerlendirebilirim.
Kendim için özellikle konuşma alanında bana yardımcı olabilecek birini arıyorum. Kendiniz yazabilir ya da bir tanıdığınızi yönlendirebilirsiniz.

En son toefl sonuçlarım: reading 19, listening 21, writing 15, speaking 15

Yer: Sarıyer. Ancak Skype tan da konuşmayı degerlendirebilirim.
yahaa
(11.04.19)
cambly dene


baknedicem
(11.04.19)
(3)

kelime ezberlemek için kullanılan bir site (çiçek filan sulanıyor bildikçe)

selam, sadece yabancı değil her türlü ezber için kullanılan bir site vardı. bildikçe çiçekleriniz sulanıyor. sonra solmaya başladıkça size tekrar soruyor. bu siteyi bilen var mı?
selam, sadece yabancı değil her türlü ezber için kullanılan bir site vardı. bildikçe çiçekleriniz sulanıyor. sonra solmaya başladıkça size tekrar soruyor. bu siteyi bilen var mı?
Sour
(10.04.19)
Memrise olsa gerek.


a perfect lie
(10.04.19)
buusu'da vardı sanki öğrendikçe büyüyen ağaçlar


Memrise.


(5)

Ingilizcede "deneme" ne demek?

Yazı türlerinden denemeyi kastediyorum. Google da bulamadım malesef.
Yazı türlerinden denemeyi kastediyorum. Google da bulamadım malesef.
rabitelli
(09.04.19)
Essay


helena
(09.04.19)
essay işte. google'da arayacak olsam doğrudan montaigne üzerinden giderdim.


Teşekkürler


rabitelli
(09.04.19)
essay.

Montaigne denemeleri kitabının ingilizcesi direk "essays".


bellbane
(09.04.19)
@tepedeki ... haklısın, aklıma gelmedi öyle aramak


rabitelli
(09.04.19)
(2)

türkçe öğrenmek için kitap

şimdilik zaman, gelecek zaman, mişli dili geçmiş zamanlar, de-den-ki-da-dan vs konularını bilale anlatır gibi anlatan bir kitap arıyorum. ilkokul kitabı olabilir belki aradığım şey emin değilim. var mı öneri kitap ismi?
şimdilik zaman, gelecek zaman, mişli dili geçmiş zamanlar, de-den-ki-da-dan vs konularını bilale anlatır gibi anlatan bir kitap arıyorum. ilkokul kitabı olabilir belki aradığım şey emin değilim. var mı öneri kitap ismi?
HasanK
(09.04.19)
Yedi Iklim Turkce yabancilara anlatiyor


Traveler
(09.04.19)
hitit.


sanat guresi
(09.04.19)

istanbul anadolu yakasında en uygun fiyatlı japonca kursu

yeni başlayan için neresidir?
yeni başlayan için neresidir?
yeahbutso
(09.04.19)
(4)

Fotodaki dilini bilmediğim yazıyı çevirebilecek?

SORU : nó bị như z r s ae chỉ mình cách khắc phụ với chán vông cùng un ý mé :(((
SORU : nó bị như z r s ae chỉ mình cách khắc phụ với chán vông cùng un ý mé :(((
caner555
(09.04.19)
google translate diyor ki: It was like I told her how to fix it with boredom and unknowingly
yani: sanki ona (kadına) bunu sıkıntıyla ve farkında olmadan nasıl düzelteceğini söylemişim gibiydi.


@inverview with the vampire bu çok eski bi oyun Heroes Might and Magic III ancak oyunu oynayan türk olmadığı için adamın aldıgı hatayı ben sürekli aliyorum ve bu hatayı alan benden hariç birini gördüm o yüzden sordum. Peki hangi dil oldugu hakkında fikrin var mi ?


caner555
(09.04.19)
yine google translate e göre: vietnam dili.


vietnamca, google translate deneyebilirdin. ben denedim. aşağıya ingilizce ve türkçe çevirisini bırakıyorum:

it is like z r s ae showing me how to deal with boredom and unease

bana sıkıntı ve huzursuzlukla nasıl başa çıkacağımı gösteren bir uzay.


barankovan
(09.04.19)
(4)

have you listened mı did you or do you listen mı ?

i have listened to drake musics diyor adam . mesela geçmişte dinleyip hala dinlemeye devam ettiğini mi ifade ediyor ? have you listened yerine did you listen yada atıyorum adam i listen to drake music niye demiyor draki dinlerim diye .konu hakkında bilgisi olan buyursun.
i have listened to drake musics diyor adam . mesela geçmişte dinleyip hala dinlemeye devam ettiğini mi ifade ediyor ? have you listened yerine did you listen yada atıyorum adam i listen to drake music niye demiyor draki dinlerim diye .

konu hakkında bilgisi olan buyursun.
trablon
(08.04.19)
sadece geçmişte başlayıp bugüne kadar gelmesi değil, geçmişte yaşanan ama zamanın belirtilmediği yerlerde de present perfect tense kullanılır.

simple present tense de kullanılabilir, "ben drake dinlerim." şeklinde. ama past tense kullanılamaz. past tense kullanıldığında zamanın da belirtilmesi gerekir. dinledin de ne zaman dinledin? dün mü, 5 ay önce mi, 10 yıl önce mi?


avianthem
(09.04.19)
Have you ever... ile de sorulursa daha iyi olur gibime geliyor.


rakidabalikolsa
(09.04.19)
have you ever yanlış olabilir. Daha önce dinledin mi demek en az bir defa yaptın mı anlamına geliyor biraz. Oysa burada sorulmak istenen bu şarkıcıyı sever misin dinler misin demek sanırım.


ayin yazari
(09.04.19)
Have you ever ile have you arasındaki fark senin sandığın gibi değil. En az bir değil o “hiç dinledin mi?” Sayıca nitelemek gereksiz.

Hiç dinledin mi? İşte bu kadar.


rakidabalikolsa
(09.04.19)
(5)

işe yaramak güzel bir şey nasıl deriz ingilizce

gece gece kafama takıldı.internette bir oyunda admaa yardım ettim.genelde bütün işleri o yapıyordu , bana teşekkür etti ben de dedim ki est "its good to be use" ama bu değil gibi olması gereken cümle. işe yararın olması iyidir ve işe yaramak iyi bir şey tarzı bir şey nasıl derim ingilizce ?
gece gece kafama takıldı.internette bir oyunda admaa yardım ettim.genelde bütün işleri o yapıyordu , bana teşekkür etti ben de dedim ki est "its good to be use"

ama bu değil gibi olması gereken cümle. işe yararın olması iyidir ve işe yaramak iyi bir şey tarzı bir şey nasıl derim ingilizce ?
trablon
(08.04.19)
it is good to be useful.


"serving a purpose is good" desek olur mu?


theconqueror
(08.04.19)
it is nice to be of use


It feels nice to do something useful
İşe yarar bir şey yapmak güzel/iyi hissettiyor. Bence böyle daha guzel oldu


cherokee rose
(09.04.19)
it feels nice to be of use olur ama cok resmi olur. almanların kullandigi servus var, hic sorun degil ne zaman istersen anlamında. at your service dersen ingilizce ayni anlami karsiliyor. glad to hear I could help derdim ben olsam.


proteus
(09.04.19)

ingilizce bilen birinden yardım rica ediyorum

1 paragraflık yazıyı İngilizceye çevirebilir misiniz benim için? Paragrafı özelden gönderirim.
1 paragraflık yazıyı İngilizceye çevirebilir misiniz benim için? Paragrafı özelden gönderirim.
jules
(07.04.19)
(1)

çevirelim 2

When you're *this* close to losing your shit, but then remember that the weekend is almost here.[video var burada da]https://twitter.com/reddit/status/1114276524419616768--------------------------------sinir oldum anlayamıyorum bi türlü...bişeyini unutmaya yaklaştığında ama sonra haftasonu olduğunu
When you're *this* close to losing your shit, but then remember that the weekend is almost here.
[video var burada da]
twitter.com
--------------------------------

sinir oldum anlayamıyorum bi türlü...

bişeyini unutmaya yaklaştığında ama sonra haftasonu olduğunu hatırladığında:

mı demek????? nedemek???? eğer öyleyse ne demek bu?
farrytikki2
(06.04.19)
çıldırmaya ramak kala, haftasonunun neredeyse geldiğini hatırlarsın.

losing your shit = akli dengeni kaybetmek, cinnet geçirmek gibi bir anlamı var argoda.

www.urbandictionary.com


nahtoderfahrung
(06.04.19)
(2)

Çevirelim

Humans of Reddit, what is your signature move?"Slipping through closing doors without having to touch them."
Humans of Reddit, what is your signature move?

"Slipping through closing doors without having to touch them."
farrytikki2
(06.04.19)
kapılara dokunmak zorunda kalmadan aralarından geçmek.


inheritance
(06.04.19)
kapı kapanırken hiç bi yere değmeden içinden geçmek


nahtoderfahrung
(06.04.19)

Japonca bilen var mı?

Çok minik bir şey soracaktım
Çok minik bir şey soracaktım
dfn4
(05.04.19)
(4)

çeviri ve sanırım aynı zamanda hukuk sorusu

orijinali rusça, rusçasını sizlerle paylaşmak üzere ingilizceye çevirmeyi becerdim ama türkçede "52.1" olarak bırakamayacağım için tam olarak türkçeleştiremiyorum. ingilizcesi şu oluyor,"in accordance with Article 52.1 of the code of administrative offenses""idari suçlar kanunu'nun 52'nci maddesinin
orijinali rusça, rusçasını sizlerle paylaşmak üzere ingilizceye çevirmeyi becerdim ama türkçede "52.1" olarak bırakamayacağım için tam olarak türkçeleştiremiyorum. ingilizcesi şu oluyor,

"in accordance with Article 52.1 of the code of administrative offenses"

"idari suçlar kanunu'nun 52'nci maddesinin X'i uyarınca" diyesim var ama,

1) 52.1 tam olarak ne, 52'nci maddenin birinci fıkrası/bendi falan mı? onu bilemiyorum.

2) idari suçlar kanunu veya ona benzer bir şey gerçekte var mı? ben kendim bulamadım. türkiye'de olmasına gerek yok. gerçeklikten uzak, abuk bir kavram olmadığı sürece sorun değil. yani türkiye'de farklı bir isimde mevcuttur ama dünyada idari suçlar için kanunların bulunduğu ülkeler vardır mesela, bu benim için yeterli.

"rusçasını ver direkt oradan çevireyim" diyen varsa, belki bunu da yanlış çevirmişimdir jsfjs: в соответствии со статьей 52.1 Кодекса об административных правонарушениях
der meister
(03.04.19)
Bence bizdeki iyuk’a denk geliyor. İdari yargılama usulü kanunu.


Boksör06
(03.04.19)
peki 52.1 için ne diyebiliriz? kanun şeysini buldum. bir "section" var, altında 1.1, 1.2, 1.3, 1.4, 1.5 diye gidiyor. sonra ikinci "section" var; o da 2.1, 2.2, 2.3 diye ilerliyor.

52'yi 52'nci madde sayabiliriz sanırım ama 1 ne? mesela 52.1 de kendi içerisinde 1-2-3-4 diye ayrılıyor. aynı şey bizim kanunlarda da söz konusu ama hangisi bent, hangisi fıkra bilmiyorum jasfjjf.

ama fıkra di mi ya. 52'nci maddenin birinci fıkrası?


der meister
(03.04.19)
52.1 52. madde birinci fıkra, 52.1.1 52. madde birinci fıkra birinci bendi


mabesa
(03.04.19)
article paragraph vs. ama çevirirken onu türkçeye direkt xyz kanunu madde 52.1 diye çeviriyoruz (yani öyle çeviriyorlar)
olur da metinde paragraph a iv vs. diye atıf yaparsa o zaman fıkra bend filan diye çeviriliyor.


niye ama
(03.04.19)

Moğolistan'da Moğolca öğrenmek?

Merhaba arkadaşlar,Aramızda Moğolca bilen biri varsa, Moğolistan'da Moğolca öğrenmek hakkındaki tecrübelerini benimle paylaşabilir mi? Moğolistan'da bir süre kalmış arkadaşlar vardır muhakkak. Aylık bütçem 1500 lira. Bu parayla oralarda sürünmeden yaşayabilme, dil öğrenme imkânım olur mu?Önümüzdeki
Merhaba arkadaşlar,

Aramızda Moğolca bilen biri varsa, Moğolistan'da Moğolca öğrenmek hakkındaki tecrübelerini benimle paylaşabilir mi?

Moğolistan'da bir süre kalmış arkadaşlar vardır muhakkak. Aylık bütçem 1500 lira. Bu parayla oralarda sürünmeden yaşayabilme, dil öğrenme imkânım olur mu?

Önümüzdeki aylarda bu mevzu hakkında bir görüşme gerçekleştireceğim. Şu anda İnternet üzerinden bilgi ediniyorum. Sizlere de danışmak istedim.
lafıolmaz
(03.04.19)
(2)

ingilizce çalışırken

kelimeleri yazmayı öğrenmek için ayrı vakit ayırıyor muydunuz? mesela psychologist kelimesini düzenli aralıkla pratik yapmadan doğru yazmak zor.
kelimeleri yazmayı öğrenmek için ayrı vakit ayırıyor muydunuz? mesela psychologist kelimesini düzenli aralıkla pratik yapmadan doğru yazmak zor.
nick bulamadim
(03.04.19)
yooo çok da zor değil.

pronunciation konusunda biraz kafanda bir şeyler oturunca çıkartıyorsun zaten hangi kelimenin nasıl yazılacağını.

bir de telefon veya word üzerinde otomatik düzeltme/önerme varsa daha çabuk kavrarsın.


teritori
(03.04.19)
bence çok önemli bir şey, şu an ielts'e çalışıyorum, harf hataları olunca doğru kabul edilmiyor, her listening'te ortalama 3 hata yapıyorum ve puanımı 0.5 düşürüyor. o yüzden çalışmak lazım bence.


ted
(03.04.19)
(3)

Çeviri - İngilizce

"birinci olarak mezun oldum/olundu" nasıl dersiniz?
"birinci olarak mezun oldum/olundu" nasıl dersiniz?
absel
(02.04.19)
Graduated with First Class Honors and a GPA of X,

burada GPA of X, X yerine not ortalamanı yaz.


nahtoderfahrung
(02.04.19)
valedictorian


Jesus Christ
(02.04.19)
Graduated with the highest GPA, ranked first in the department of xxxx


mischamischa
(02.04.19)
(4)

yazınsal çeviri

aşağıda çevirdiğim bir kısa öyküden kesitler sunacağım sizlere. emin değilim bu çevirilerden, daha farklı, güzel nasıl olur diye düşünüyorum. şurayı şöyle yapsan daha iyi olur tarzı yorumlarınızı paylaşırsanız çok sevinirim tşk.1) I do not remember when Myra Sayla came to town, though she must have
aşağıda çevirdiğim bir kısa öyküden kesitler sunacağım sizlere. emin değilim bu çevirilerden, daha farklı, güzel nasıl olur diye düşünüyorum. şurayı şöyle yapsan daha iyi olur tarzı yorumlarınızı paylaşırsanız çok sevinirim tşk.

1) I do not remember when Myra Sayla came to town, though she must have been in our class at school for two or three years. / Myra Sayla kasabaya ne zaman geldi hatırlamasam da, iki ya da üç yıldır bizim sınıfta olması lazımdı.

***"must"ı -meli/-malı diye çevirmiyoruz, kesin bilgi. güçlü tahmin anlamını vermek için "olması lazımdı" dedim. "olması lazım" tamam da, geçmiş zamanda "olması lazımdı" deyince tuhaf geliyor mu kulağa? başka ne denebilir ya da?

2) I start remembering her in the last year when her little brother Jimmy Sayla was in Grade One. / Onu fark etmeye geçen yıl başladım, kardeşi Jimmy Sayla’nın birinci sınıfa başladığı yıl.

***ikinci cümle bu da. "start remembering" değişik bir ifade ama yanlış yorumladığımı sanmıyorum, hikayenin bağlamına oturuyor çünkü. myra adlı kız kimsenin arkadaşlık etmediği, görünmez bir kız, kardeşi okula başlıyor, altına yapıp ablasının yanına geliyor ikide bir, o yüzden o sene "hatırlanıyor." yine de emin olamadım, başka ne denilebilir?

3)Our teacher, a cold, gentle girl who wore glasses with thin gold rims and in the stiff solicitude of certain poses resembled a giraffe, wrote something on a piece of paper and showed it to Myra. / Öğretmenimiz soğukkanlı, nazik bir kızdı. Altın rengi, ince çerçeveli bir gözlük takar, endişeli hâllerinde bazı duruşları zürafaları andırırdı.

***"endişeli hâllerinde bazı duruşları zürafaları andırırdı." bunu sevmedim pek. nasıl diyim bunu.

4)Over their dark eyes the lids were never fully raised; they had a weary look. / Koyu gözlerinin üstünde göz kapakları hiçbir zaman tam olarak yukarı çekilmez, hep yorgun görünürlerdi.

***anlattığı şey gözleri yarı kapalı duruyor hep. "the lids were never fully raised." nasıl denir başka?

5)They were like children in a medieval painting, they were like small figures carved of wood, for worship or magic, with faces smooth and aged, and meekly, cryptically uncommunicative. / Ortaçağ tablolarındaki çocuklara benziyorlardı, küçük ahşap biblolara ya da: İbadet ya da büyü amaçlı yapılmış; uysal, çözülemeyen bir çekingenliğin okunduğu pürüzsüz, yaşlı yüzlere sahip biblolar.

bu cümleyi değiştirip duruyorum. nasıl yapsak?
aydonno
(02.04.19)
1) burada must güçlü bir olasılık belirtiyor. olmalıydı da denebilir. gereklilik kipi türkçede de olasılık belirtmek için kullanılabilyor.


sonicreducer
(02.04.19)
2. I started noticing her last year.
Ayrıca grade one değil, first grade; ilkokul 1. Sınıf. Üniversite için konuşursak year one ya da first year


senolll
(02.04.19)
Pardon ya ben nedense Türkçe'den İngilizce'ye çevirdiğinizi sanmışım haha


senolll
(02.04.19)
djdjdkddj. caniniz sagolsun yine de tik verdim :d


aydonno
(02.04.19)
(3)

Türklerin diğer insanların yabancı dildeki yanlışlarını düzeltmesi

aslında doğru bir hareket mi? diğer milletler de böyle şeyler yapıyor mu? o kelime yerine şunu kullansan daha iyi olur, cümle gramer bakımından tamamen doğru değil gibi yapılan ufak tefek uyarılar insanın yabancı dilde ilerlemesini mi sağlar, yoksa onu daha çekingen bir hale mi getirir? yabancı dild
aslında doğru bir hareket mi? diğer milletler de böyle şeyler yapıyor mu? o kelime yerine şunu kullansan daha iyi olur, cümle gramer bakımından tamamen doğru değil gibi yapılan ufak tefek uyarılar insanın yabancı dilde ilerlemesini mi sağlar, yoksa onu daha çekingen bir hale mi getirir? yabancı dilde konuşurken akıcılığımızı kesse dahi çok düzgün konuşmaya (veya yazmaya) her şartta çok dikkat etmeli miyiz? tabii ki insan hep daha iyisini yapmaya çalışmalı ama bu durumun üzerine düşmenin bir sınırı olmalı mı?
doğru iletişim adına düzeltmek önemli tabi ki.
önemli olan nasıl bir tavırla yapıldığı.


ben düzgün bir dille de olsa düzelttiğimde hep tepki alıyorum. türkçe hatası yapanlar da aynı, hep rahatsız oluyorlar.

keşke yabancı dillerde konuşurken beni sürekli düzelten biri olsa. her ufak hatamdan sonra düzeltilsem çok daha hızlı öğrenirdim.


bohr atom modeli
(02.04.19)
dil kursunda yada ozellikle dili gelistirmek icin yapilan konusmalarda duzeltmek onemli ama gunluk kullanimda bunlara takilmanin geregi yok. bu gramer'e bizim kadar takilan baskasi da yok zaten. dil dedigin sey iletisim icin bir aractir. eger kisiler karsilikli olarak birbirlerini anlayabiliyorlarsa " you was ..." demissin he yerine she demissin, I had coming now demissin onemli degil. eger anlami bozan yanlisliklar varsa onlari duzeltmek iyi olur tabi


crucio
(02.04.19)
(3)

5 yaşındaki çocuk için ingilizce

merhaba, (bkz: pimsleur) veya (bkz: rosetta stone) 5 yaşındaki kızım için faydalı olur mu?olursa hangisi olur?olmazsa neden?(ben de ona eşlik edeceğim)
merhaba,
(bkz: pimsleur) veya (bkz: rosetta stone) 5 yaşındaki kızım için faydalı olur mu?

olursa hangisi olur?

olmazsa neden?

(ben de ona eşlik edeceğim)
turk kasi
(02.04.19)
eğlenceli ingilizce var ozmo serisini bulabilirsen ona bak :) çizgili flimi vs vardı


hitsumo
(02.04.19)
rosetta stone odtü'de kullanılan bi kitap. sağlam yani.


mehmed resad
(02.04.19)
5 yasindaki cocuk icin gorsel seyler daha faydali. cizgi film falan izlemeli. rwnkli eglenceli seyler. ingilizce teletubbies susam sokagi falan. pimsleur yaramaz.


hot potato
(03.04.19)
(4)

Kısa İngilizce Çeviri

perşembe günü 20'lik dişlerim çekilecek o nedenle dersi ertelemek zorunda kaldım. sana da haber vereyim dedim. in ingilizcesi nasıldır teşekkürler
perşembe günü 20'lik dişlerim çekilecek o nedenle dersi ertelemek zorunda kaldım.
sana da haber vereyim dedim.

in ingilizcesi nasıldır

teşekkürler
buiret
(01.04.19)
i'm going to have my wisdom teeth extracted on thursday, so i had to put off the class. i just thought it will better if i let you know.

edit: negatif/pozitif erteleme nedir, ya da buradaki nasıl pozitif bilemedim de ldoce'den put off tanımına baktım tekrar: to delay doing something or to arrange to do something at a later time or date, especially because there is a problem or you do not want to do it now.

ikinci edit: sadece savsaklamak da değilmiş halbuki ldoce'ye göre. hatta şimdi cambridge'e baktım bir kaynak daha olsun diye. evet, onda da gerekçelendirilmiş ertelemeler söz konusu bazı örneklerde. would önerisi de thought yüzünden geldi galiba. burada bir "informal" kullanım tercih ettim diyelim (google search: "i thought it's better"). yoksa "will" ve "let" arasında yaşanan conditional kısmında bir zaman uyumsuzluğu mevcut değil. bu şekilde de kullanabilirsiniz. düzeltme önerilen her iki konu da karşıdaki insanın sizi üzerinde "ingilizce bilmeyenler" yazılı bir çuvala koyup duvarlara vurmasını sağlayacak bir durum oluşturmayacak.


sanat guresi
(01.04.19)
Put off denmez. Put off negatif anlamda bir erteleme eylemi. Postpone denir.


hot potato
(01.04.19)
Bu şekilde yazacaksanız will yerine would yazın ikinci cümlede.

@sanat guresi negatiften kasıt savsaklamak gibi bir şey. Öyle bir erteleme yani


sana da haber vereyim dedim için kısaca "I just wanted to let you know" yazılabilir, daha informal ve doğal geliyor kulağa.

put off ise bir şeyi yapmak istemediğiniz için yapmayı ertelediğiniz anlamına geliyor. dolayısıyla postpone kullanmak daha uygun.


luin 41
(02.04.19)
(8)

ingilizce

şu cümlede neden married to a man diyor? to demesek olmuyor mu? çünkü marry him falan deniyor ya. bir de neden with değil? "She is married to a man named John."
şu cümlede neden married to a man diyor? to demesek olmuyor mu? çünkü marry him falan deniyor ya. bir de neden with değil?

"She is married to a man named John."
black mamba
(01.04.19)
1. John married Annie.
This is what he did. It is an action. John married in 2003. John married Annie in 2003.
the verb 'to marry' with a direct object.

2. Annie is married to John.
This is her status. She is a married woman. She is not single. She is married. She is married to John.
the adjective 'married' + to.

yani "to" gelince aslında statünü belirliyor. aslında ufak bir nüans. sadece "married with" kullanma yeter, o kesinlikle yanlış.


slhmlr
(01.04.19)
john ile evli demek sanırım. she is married john desek olur mu?


black mamba
(01.04.19)
she is married john olmaz

"to" lazim kiminle evli oldugunu belirtmek istiyorsan.


ocaan
(01.04.19)
birisiyle evli olma durumu anlamı için "married" ile birlikte "to" preposition'ını kullanmamız gerektiği söylenmiş zaten. dile ait özellikler bunlar. mesela bunun benzeri "married with children" var bir de, daha da acayip.


sanat guresi
(01.04.19)
peki bu kurallara nereden denk gelebilirim? buna okuduğum bir metinde denk geldim. o metni okumasaydım yanlış kullanıyor olurdum. böyle ufak ayrıntıları doğru düzgün nasıl, nereden öğrenebilirim?


black mamba
(01.04.19)
dediğim gibi bu konu preposition kullanımı ile ilgili, bununla sınırlayabiliriz. okuyarak karşılaşmak çok güzel bir yol aslında. çünkü aksi halde maruz kalmadan oturup ezberlenecek şeyler olduklarını düşünmüyorum.

"preposition noun", "preposition verb" ve "preposition adjective" diye arama yapabilirsiniz. benim bulduklarım;

www.bedavaingilizce.com
www.bedava-ingilizce.com
www.bedavaingilizce.com


sanat guresi
(01.04.19)
Biri "evlendi."
Diğeri "evli"


Married with bilmiyorum. Ama bir de "mary with" var.
Will you mary with me ?
Benimle evlenir misin.


tunaktunaktun
(01.04.19)
(1)

ingilizce bir ceviri

'tum bunlarin 1 nisan sakasi oldugunu soylemesini bekliyorum'su cumleyi ingilizceye cevirebilecek var midir? cok makbule gececek.tesekkurler
'tum bunlarin 1 nisan sakasi oldugunu soylemesini bekliyorum'

su cumleyi ingilizceye cevirebilecek var midir? cok makbule gececek.

tesekkurler
evliyacelebi
(01.04.19)
I'm waiting for him/her to say that it's all an april fools' joke.


kobuzchu kiz
(01.04.19)
(2)

cambridge ielts kitapları hakkında

zorluk farkı var mıdır 1-13e kadar?
zorluk farkı var mıdır 1-13e kadar?
owaki
(01.04.19)
hayır onlar sadece kitap serisinin numaraları, zorluk seviyesi üç aşağı beş yukarı hepsinde aynı. sadece gireceğiniz sınav türünü belirleyerek (general training veya academic) kitabınızı ona göre seçin, kitapların çoğunda her iki sınav için denemeler yer alıyor, ancak son yıllarda sadece general veya academic deneme içeren kitaplar da yayımlanır oldu.


oteyegiden
(01.04.19)
Yok


stavro
(01.04.19)
(10)

çevirilerim doğru mu?

Kişi ya da kişilerin kaydı kütüğe uygundur. Çevirim:The registry of person or persons are liable to enrollmentThis is to certify that this civil registry copy has been arranged in accordance with the request of the person, identity number XXX, is to be given to the German Embassy. It cannot be use
Kişi ya da kişilerin kaydı kütüğe uygundur. Çevirim:

The registry of person or persons are liable to enrollment

This is to certify that this civil registry copy has been arranged in accordance with the request of the person, identity number XXX, is to be given to the German Embassy. It cannot be used for any other purpose.

İşbu nüfus kayıt örneği Almanya Büyükelçiliğine ibraz edilmek üzere xxx t.c kimlik numaralı kişinin talebi doğrultusunda düzenlenmiştir. Başka amaçla kullanılamaz.


Not: Kendim için çeviriyorum.
İlk cümledeki are yerine is gelecek. Gerisi için Türkçe demek istediğin şeyin ne olduğunu bilmediğim için bir şey diyemem.


rakidabalikolsa
(31.03.19)
Persons diye bir şey yok bir de. People demelisin çoğul olduğunda.


rakidabalikolsa
(31.03.19)
Ekledim. teşekkürler rakidabalikolsa.


persons diye bir şey yok yanlış bilgi. resmi yazışmalarda persons kullanılır, hatta anladığım kadarıyla bu cümle de resmi bi yere ait, o yüzden people yerine persons kullanılmalı.

Persons (plural) is a very formal word. We only use it in rather legalistic contexts.

ayrıca liable yerine de in compliance kullanılması gerektiğini düşünüyorum. "persons is in compliance with enrollment"

enrollment yerine de başka bir şey gelmeli bence ama açıkçası bilemiyorum. aklıma gelirse yazarım tekrar.


Resmi yazılarda persons olur +1


lesmiserables
(31.03.19)
A evet. Doğru. Pardon.


rakidabalikolsa
(31.03.19)
ilk cümlede liable to kulak tırmalıyor. conform to, comply with vs olabilir.
sonraki cümlede de is to be değil to be olması gerek.


sir gawain
(31.03.19)
Ana fiil varmış zaten fark etmemiştim, teşekkürler @sir gawain.


persons diye bir şey var.

mesela; www.oecd.org


babilbaligi
(01.04.19)
bir de son cümleyi "no other use intended/permitted" yaparsan daha güzel olur. bu da yanlış değil.


babilbaligi
(01.04.19)
(1)

Birkaç satır Osmanlıca çevirisi

Beş satırlık bir Osmanlıca çevirisi için yardım edebilecek olan var mıdır?
Beş satırlık bir Osmanlıca çevirisi için yardım edebilecek olan var mıdır?
odinin sakali
(31.03.19)
Yükleyin yahut gönderin, bakalım bir.


hicazkar
(02.04.19)
(5)

adres çevrilir mi?

Ben hep olduğu gibi yazardım ancak blok no, iç kapı no'yu görünce tereddüt ettim. Olduğu gibi mi yazmalıyım?
Ben hep olduğu gibi yazardım ancak blok no, iç kapı no'yu görünce tereddüt ettim. Olduğu gibi mi yazmalıyım?
senin evine getiren kargocu türkçe biliyor, o yüzden türkçe yaz. yurt dışından gönderen orada istanbul'u görse yeter, geri kalanın hangi dilde olduğunu umursamaz.


Jux
(31.03.19)
Elçiliğe vereceğim belgeyi çeviriyorum. Çevirmem gerekmez mi? Ya da İng. karakter mi kullanmam gerekir? Elinde örnek nüfus kayıt örneği olan var mı?


Adres olduğu gibi bırakılır. Sadece ülke kısmı çevrilir.

Ülkeyi çevirmenin sebebi postanın o ülkeden hangi ülkeye gideceğinin bilinmesi. Hedef ülkeye vardıktan sonra şehir, sokak, bina no. falan hepsi posta görevlisinin işi. Onun anlayacağı şekilde olması lazım.


lesmiserables
(31.03.19)
en fazla ülke ismini yanına parantez içinde uluslarası kısaltma (TR) ya da fransızca (TURQUIE) biçimde yaz. gerisini çevirme. adres çevrilmez.


babilbaligi
(31.03.19)
gideceği ülkenin dilinde ya da ingilizce yazmak gerekir.


(2)

having anyone to talk to / having sb to + verb li bir çatı mı var ?

arkadaşlar bu nasıl bir çatı "He left the party and went home, not having anyone to talk to."burada have someone to talk diyerek konuşacak bir kişi olsa dicem de have in ing formu olmuyor benim bildiğim . bir açıklayıverin lütfen ne iş bu having anyone to talk to
arkadaşlar bu nasıl bir çatı

"He left the party and went home, not having anyone to talk to."

burada have someone to talk diyerek konuşacak bir kişi olsa dicem de have in ing formu olmuyor benim bildiğim . bir açıklayıverin lütfen ne iş bu having anyone to talk to
trablon
(30.03.19)
Partiden ayrılıp eve gitti, çünkü konuşacak kimsesi yoktu. gibi bi çeviri olur, burdaki kalıp işin biraz ağdalı hali. yani kullanılan bir kalıp ama günlük konuşma dilinde pek rastlamazsın, kitaplarda falan olur.


have'in ing formu olmuyor derken neyi kastediyorsun bilmiyorum ama oluyor, niye olmasın? olmuş işte :) türkçedeki "için" gibi bir anlamı var. "konuşacak kimsesi olmadığı için partiden ayrılıp eve gitti". yorumlayacağım dersen "konuşacak kimse olmayınca" da denebilir. örnek cümleler,

He left the party and went home, seeing no reason to stay.

He went full retard, not knowing what to do.

gibi gibi. -madığı için, -mayınca, için, sebebiyle... öyle bi' şey. yapının ismi neydi unuttum.

have de üstteki cümlelerle aynı sebepten "ing" almış. yapı böyle kullanılıyor. gerund mıydı neydi.


der meister
(30.03.19)
(7)

Deyim karşılığı

A bird in the hand is worth two in the bush(Sahip olduğun şey daha sonra sahip olacağın şeyden daha değerlidir)Bu deyime anlamca yakın Türkçe’de bir deyim var mıdır?
A bird in the hand is worth two in the bush
(Sahip olduğun şey daha sonra sahip olacağın şeyden daha değerlidir)

Bu deyime anlamca yakın Türkçe’de bir deyim var mıdır?
rakidabalikolsa
(30.03.19)
Pirince giderken eldeki bulgurdan olmak.


Yani anlamca karsiligi degil. Ayni yola çıkıyor. Eldekinin kiymetini bil, fazla kasma gibisinden.


Abanın kıymeti yağmurda belli olur.

Elden gelen düğün bayram.


Eldeki bulgurdan olma gibi değil de elindekinin kıymetini vurgulayan başka bir tane arıyorum. Var mı onu da bilmiyorum. Onlarda var bizde niye yok alala.


rakidabalikolsa
(30.03.19)
Asıl karşılığı olan bir tane vardı da bir türlü aklıma gelmiyor.


Benim de içimde öyle bir his var tam olarak.


rakidabalikolsa
(30.03.19)
Eldeki serçe damdaki güvercinden iyidir.
Cevap veren herkese teşekkür ederim. Birebir çeviriymiş neredeyse.


rakidabalikolsa
(30.03.19)
(2)

has come to an end de niye has ?

şu nedir dostlarım ;şimdi adam telefonda konuşuyor canıtın adındaki bir adam hakkında ve şöyle diyor telefonun diğer ucundaki kadına :"his usefulness has come to an end."burada niye has diye perfect kullanmış ? işe yaramaz halinin sonu geldi derken his usefulness came to an end dese ne farkı olurdu
şu nedir dostlarım ;şimdi adam telefonda konuşuyor canıtın adındaki bir adam hakkında ve şöyle diyor telefonun diğer ucundaki kadına :

"his usefulness has come to an end."

burada niye has diye perfect kullanmış ? işe yaramaz halinin sonu geldi derken his usefulness came to an end dese ne farkı olurdu ?
trablon
(29.03.19)
bir sürecin sonlanması manasında olduğu için o şekilde. anlık bir olay değil.
bence böyle tabi.


teritori
(29.03.19)
Ya bu sorunun cevabını anlamak için past ve past perfect tense farkını bilmek lazım.

Came to an end deseydi oldu bitti. Sadece bitti diyor, sonra yeniden mi başladı, işe yaramaz hali şu an hala devam mı ediyor bunla ilgili bilgi vermez simple past tense.

Ama has come to an end deyince geçmiş zamanla ilgili bilgi veriyor ama geçmiş zamanda olan bu olayın durumu hala bu şekilde devam ediyor. bitti ama bu bitişin etkisi şu an da sürüyor manasına geliyor.

Mesela benzer olarak tahtayı silmek örneğini verirsek; cleaned the board dersen tahtayı sildi dersin ama has cleaned the board dersen tahtayı sildi ve tahta hala temiz anlamına gelir. Senin örnek de bunun gibi.


olutaklidi
(29.03.19)
(5)

rusca bilenlere....rusca ne kadar zor?

rusca ögrenmek icin hangi yollari izlemek gerekiyor? sifirim bu konuda, rusca bilenler ne önerirsiniz? hangi adimlari izleyeyim?
rusca ögrenmek icin hangi yollari izlemek gerekiyor?

sifirim bu konuda, rusca bilenler ne önerirsiniz? hangi adimlari izleyeyim?
duygusuzromantik
(29.03.19)
üçüncü yabancı dil olarak rusça öğreneyim dedim, demez olaydım. çok değişik algoritmaları ve istisnaları olan bir dil. italyancaya geçtim direkt.


makarnavodka
(29.03.19)
önce kursa gittim. sonra kendim devam ettim. ben dili matematikle, kuralla öğrenebiliyorum. rusça da buna gayet uygun. kurslarda sık kullanılan kitap serilerini edinilip youtube'daki videolarla da kombine şekilde geliştirilebilir bir dil.


benyazarsamolur
(29.03.19)
bu konuda heves kırmayı sevmiyorum ama kırıyorum: sağlam motivasyonunuz ve sürekli kullanmak için sebebiniz yoksa rusça öğrenemezsiniz. öğrenirseniz de unutursunuz. öğrenilmez ya da aşırı zor falan değil. oturup çalışan, düzenli kullanan, araştıran, öğrenmek isteyen birisi öğrenir. almanca veya ingilizce altyapınızın olması (ikisi de varsa şahane) büyük kolaylık sağlar. ismin halleri dışında gramer yapısı ingilizceyle ciddi benzerlikler taşıyor aslında. ismin halleri de başta çok karmaşık görünmesine rağmen zamanla oturan bir konu. öğrenene kadar zorluyor ama sonrasında otomatikleşiyor. ismin hallerinin (padej deniyor) rusçanın en zor konusu olduğunu söyleyenler genelde 3-4 ay rusça bakıp sonrasında vazgeçmiş insanlar.

öğrenme konusunda ciddiysen tavsiyem KESİNLİKLE ders alman yönünde. temelleri iletişim kurabileceğin, soru sorabileceğin, açıklamalar yapabilecek bir hoca ve hatta mümkünse sınıf ortamıyla atmak çok büyük kolaylık sağlar. mümkünse B1 seviyesine kadar kursa git. istanbul'daysan ismek'in kursları ücretsiz. ücretli kurslar da muhakkak vardır. sonrasında zaten rusçayla haşır neşir olmak zorundasın. belgesel mi izlersin, youtube'da yemek tarifi mi izlersin, rusça spikerle maç mı izlersin, gazete mi okursun... sana kalmış. aktif olarak kullanmak çok önemli. kullanılmayan başka bir dil üç günde unutulacaksa rusça üç saatte unutuluyor.

şu aşamada benim en önemli tavsiyem bu olur: temelleri işi bilen biriyle, soru sorarak, en ince detayları dahi sindirerek ve anlayarak atmak. sonrasında internetteki sayısız materyalle kendin bile ilerleyebilirsin ama dilin mantığını kavramak, farklılıklarını görmek açısından işi bilen birinin bak bu böyledir, şu şöyledir diye anlatması iyidir.

onun dışında, dediğim gibi, uzun vadede aktif olarak kullanmak gibi bir amacın yoksa ya da "3-5 kelime bilsem yeter" demiyorsan hiç uğraşmamanı tavsiye ederim. ASLA öğrenilmez, aşırı zor falan değil. öğrenirsin. ama motivasyonun yoksa uğraşmazsın. emek istiyor çünkü.


der meister
(29.03.19)
Hocam herkesin dil öğrenme yeteneği, ilgisi farklı olduğu için göreceli bir durum. Ancak abim Rusyada lisans + yüksek lisans yaptığı için cevaplamak istedim. Zor bir dil der hep çünkü alfabesi olsun kuralları olsun çok farklı. El yazısı, normal yazısı... Eğer severek öğrenecekseniz bıkmadan usanmadan ne ala.


noeldayın
(30.03.19)
11 yildir Rusya'dayim. Rusca biliyorum ama hala orta seviyedeyim ancak. Zamansizlik yuzunden hic derse-kursa katilmadim. Rusca gercekten cekilecek dert degil.


kartonpiyer
(30.03.19)
(8)

kendi kendine fransızca öğrenmek

mümkün mü? kendi kendine derken tabii vahiy olarak değil de gerekli materyalleri edinip, az buçuk ingilizcem var, bunun da olumlu etki edeceğini varsayarak, bugün başlasam, 6 kademe üzerinden düşünürsek üçüncü seviyeye gelmem ne kadar sürer?yani kısacası böyle bir şey var mı? varsa ne kadar zaman al
mümkün mü? kendi kendine derken tabii vahiy olarak değil de gerekli materyalleri edinip, az buçuk ingilizcem var, bunun da olumlu etki edeceğini varsayarak, bugün başlasam, 6 kademe üzerinden düşünürsek üçüncü seviyeye gelmem ne kadar sürer?

yani kısacası böyle bir şey var mı? varsa ne kadar zaman alır?
osuran imam
(29.03.19)
Fransızca B1 seviyesine ismek kursları ile gelmiş biri olarak söylüyorum, kendi başınıza fransızca zor. çünkü telaffuz farklı, geçmiş zaman çekimleri farklı vs vs
bi de motive edici bir kuvvet olmalı öğretmen veya sınıf arkadaşları gibi. ingilizce gibi aşına olunan bir dil değil çünkü. bi yerde sıkılıp bırakmak mümkün.


Peki o seviyeye ne kadar zamanda geldiniz?


osuran imam
(29.03.19)
Çalışmanın %90'ını telaffuz için harcarsanız olabilir.

3. kademe dediğiniz B1 ise, tek başınıza 7-8 ay sürer.


3 dönem sürdü kurlar.
3-4 ay ilk kur (A1)
3-4 ay ikinci (A2)
2 ay gibi de son kur (B1)


orta seviye için yaklaşık 1 yıl... eh, denemeye değer. ama tabii bu kurs yardımıyla olmuş. kendi başına deneyen birileri olsaydı fikir edinebilirdim.

bu arada telaffuzu pek önemsemiyorum hocam, amacım tamamen okuma ve yazma. akademik düzeyde okuma yapmak yeterli benim için.


osuran imam
(29.03.19)
okuma için de şunu söyleyeyim, fransızların yazı dili konuşma dilinden çok farklı. şu açıdan; yazı dilinde çok benzetmeler kullanabiliyorlar, biraz ağdalı yazıyorlar. kısa sürede bunu anlayacak seviyeye gelmeniz nerden baksanız yine 1 yılı bulur bence. yine de sizin öğrenme eğrinize göre değişir. (bu benim fikrim onu da belirteyim)


Kimisi beceremez kurssuz öğrenilemeyeceğini iddia eder, kimisinin disiplin becerisi düşüktür herkesi yine öyle zanneder. Bence en iyisi buraya sormak yerine şimdiden kendi kendine öğrenmeye başlamak. Herkesin kapasitesi, öğrenme yöntemi birbirinden farklı. Kimisi bireysel daha hızlı ilerlerken kimisi grupla öğrendiğinde daha başarılı olur. Deneyip görmen lazım.

Sıfırdan 5 ayda almancada b1.1 olmuş birisi olarak bugün başla diyorum.


Fransizca'nin agirlikli konusuldugu bir bolgede yasiyorum. Hergun Fransizca konusuyorum, okuyorum, yaziyorum.

Bence duzenli calisirsan 4 senede gazete okuyabilecek hale gelirsin. Yalniz Kendi kendine olmaz. Mesela simdi bir video izlesen, duydugun kelimenin nerde bittiginini, nerde basladigini, duydugunun tek kelime mi yoksa iki kelime mi oldugunu dahi anlayamayabilirsin.


(3)

bu bir kalıp mıdır ?

"he is not to be underestimated " bu cümlede nasıl bir yapı var pasif desem burada to var yani hem pasif hem infinitive mi ? yoksa bu bir deyim gibi bir kalıp mı ?
"he is not to be underestimated "

bu cümlede nasıl bir yapı var pasif desem burada to var yani hem pasif hem infinitive mi ? yoksa bu bir deyim gibi bir kalıp mı ?
trablon
(29.03.19)
Am is are to Verb gelecek ve yapmam gerek anlami tasir.

I am to complete the assignment by Friday.

Cumaya kadar odevi tamamlamam gerek.

Istersen pasif de yapabilirsin.

These reports are to be completed by Friday.

Bu raporlarin cumaya kadar tamamlanmasi gerek.


howfaristhesky
(29.03.19)
Deyim gibi değil ama pasif çatı için bir kalıp olduğu söylenebilir. "This work is to be done until tomorrow" ile karşılaştırın mesela, aynı şey.

Ben yazana kadar üstte neredeyse birebir örnek verilmiş zaten :)


cinsi kisi
(29.03.19)
Howfaristhesky +1

Pasif cati diyen -1 cunku pasif olmak zorunda degil


Traveler
(29.03.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.