Giriş
(5)

evkuşu duyurucular cumartesi akşamı evde neler neler yapıyorsunuz?

sb.
sb.
kirby
(56 dk)
Demir ilacı yerine yanlışlıkla uyku ilacı içtiğim için akşama kasar uyudum. Şimdi bi bira içip derse oturacağım. Yarın akşama kadar uyumamayı planlıyorum. Siz napıyorsunuz?


spordan geldim. yaptığım spordan rahatsız oldum. kaybettiğim bütün kalorileri cezerye yiyerek geri almaya çalışıyorum :d bununla birlikte yan ekranda wow oynayıp diğer ekranda levent pekcan'ı dinliyorum.


nedense hiçbir şey yapasım yok, keyif vermiyor. vakit geçirecek bir şey bulamaz oldum bu ara. film, dizi vs görmek istemiyorum. oyun zaten oynamıyorum. sürekli opera'da yeni sekme açıp girecek yer bulamayıp aşağıdaki gündem başlıklarını okuyorum. öneri varsa alabilirim. sanırım depresyondayım.


iggy pop
(35 dk)
Netflix izliyorum ya da YouTube. Tv de bişey bulamıyorum.


Topalordek
(23 dk)
bu akşam yazasım var,pc acık medium hesabım acık bişeyler karalamaya calışıyorum işte.


(1)

Messenger - Ex'im online iken görünmesini nasıl engellerim.

Şimdi en baştan hazırladığınız lafları duyar gibiyim. Onlar gelmeden belirteyim, severek ayrıldık. Sonrasında başkası ile denesem de olmadı bu kız aklımdan çıkmıyor. Gelecekte şartlar uygun olursa tekrar deneyeceğim. O yüzden kendisini silmiyorum. Sorun şu ki, kendisi online olunca tepede active diy
Şimdi en baştan hazırladığınız lafları duyar gibiyim.
Onlar gelmeden belirteyim, severek ayrıldık. Sonrasında başkası ile denesem de olmadı bu kız aklımdan çıkmıyor.

Gelecekte şartlar uygun olursa tekrar deneyeceğim. O yüzden kendisini silmiyorum.

Sorun şu ki, kendisi online olunca tepede active diye gösteriyor. Mesajları arşivleyip ignore messages dedim ama hala geliyor. Görünce de hala tüm yaşanmışlıklar sel oluyor basıyor.

Direk last seen'i kapatırsam oluyor onun dışında çözüm var mı merak ettim.
aguen
(1 saat)
Ya facebook'tan bahsediyorsak bi ara chat'i istediğin kişiye kapatabiliyordun. Yani senin online olduğunu göremiyor. O durumda muhtemelen sen de onu görmezsin.


(9)

ilişkide yaş farkı

Kızkardeşim 32 yaşında. Şu an arkadaşlık yürüttüğü bir adam var. O da 46 yaşında. Daha önce evlenmiş. İki sene önce boşanmış. 16 yaşında bir oğlu var, kardeşimse daha önce evlenmedi. Kardeşim bu adamla ciddi düşünmek istiyor ama ben biraz olumsuz düşünüyorum yaş farkından dolayı. Sizce 14 yaş farkı
Kızkardeşim 32 yaşında. Şu an arkadaşlık yürüttüğü bir adam var. O da 46 yaşında. Daha önce evlenmiş. İki sene önce boşanmış. 16 yaşında bir oğlu var, kardeşimse daha önce evlenmedi. Kardeşim bu adamla ciddi düşünmek istiyor ama ben biraz olumsuz düşünüyorum yaş farkından dolayı. Sizce 14 yaş farkı ilişki için olumsuz mu, bir de adamın daha önce evlenmiş olması ve çocuğunun olması ilişkilerini kötü etkiler mi? Siz ne düşünüyorsunuz? Kardeşimi bu işten vazgeçirmeli miyim?
antheros
(6 saat)
Kişiden kişiye farklılık gösterecek sorular. Yaş farkı problem değil. Çocuk yaşta değiller. Evli olması kısmını bilemedim bir tek.


Deathrow
(6 saat)
Kardeşiniz 16 yaşında değil, sizin haddiniz değil vazgeçirmek. Yetişkin biri kararlarını kendi verebilir, sonuçlarına da kendi katlanır yani sizin bir şey yapmanıza gerek yok.


wmeh
(5 saat)
Abi genç olsa neyse ama 32 yaşındaymış yani. Kendi kararlarını kendi versin bir zahmet. Karışma.

Genel olarak yaş farkına takılanlar için şöyle buyrun :D

www.youtube.com


eazy
(5 saat)
Oncelikle kardesini dusundugun icin boyle hareket ediyorsun belli ama o da 32 yasinda yani...

Ben kafam uyuyorsa takilmazdim.
14 yas o yas grubu icin sorun degil bence. 45 yasinda adamlar artik gayet iyi gozukuyorlar ayrica.

Onceden evlenmis olmasi da sorun degil. yurumemis ayrilmis. kardesin de yas itibariyle evlilik yapmis ve bosanmis bi kiz olabilirdi. belki kardesine iyi koca olacak adam. eski karisiyla uyusamamistir. Yani bosanmis olmasina da asla takilmazdim.

16 yasindaki cocuk.. bilemedim. Ama cocugun buyuk olmasi iyi. Kucuk cocuk daha zor olurdu.


Flipsflops
(5 saat)
14 yaş çok cidden de sen sadece düşünceni söyle gerisine karışma.


yakın yaşta bekar abla sahibiyim, hiç de "saygı duyup" kenardan izleyemem.
saçından sürükleyip evde tutacak halimiz yok tabii ama vazgeçirmeye çalışırdım.
ilişkilerde iki tarafta büyük farklılıklar olmamalı bence. aksi takdirde yürümez ve iki taraf da mutsuz olur.

biz böyle görerek yetiştik ve ablam da normalde böyle düşünen biri ama gönül ferman dinlemezse dediğim gibi vazgeçirmek için ikna etmeye çalışırım.

çocuklu olması ters, çocuklu insan yine çocuklu birisiyle evlenmeli. birbirlerini daha iyi anlarlar diye düşünüyorum. ayrıca 46 yaşında bir adam çakalın çakalı olabiliyor. başka kadın mı yok da 15 yaş küçüğüne bakıyor ben anlamıyorum bu adamları.


windows95
(3 saat)
14 yaş çok fazla , şimdi sorun olmasa da adam 50 yi aşınca uyum sorunu olur illa ki.
biri kalk gezelim diyecek, diğeri ne kalkacam ben iyiyim böyle diyecek.
sen bence iyi düşünmesini söyle.


prizmatik
(3 saat)
Olay yaş değil, olay evlenip boşanmış olması. O ilişkinin sonu kötü biter, kabak gibi görünüyor yani.

Kendisinin bunu görüp koşarak uzaklaşması gerekir, senin üzerine vazife olan bir durum yok.


aristarkos
(2 saat)
biraz değil çok olumsuz durum. kız kardeşiniz tabiri caizse çöpsüz üzüm. adam resmen amca yaşına gelmiş, çoluklu çocuklu, üstelik evliliğini de yürütememiş. yaştan bir eksi, çocuktan bir eksi, boşanmaktan bir eksi. üç eksiyle uğurluyoruz amcayı. kız kardeşinizi vazgeçirmeye çalışın...


(8)

Evlat ayrımı

Annemle olduk olası pek anlaşamıyoruz. Çok alakasız bir şekilde tartışmaya başladı her zamanki gibi. Depremden konu açıldı ben de fikir verdim şuraya gideriz diye. Gereksiz şekilde celallenip muhalefet oluşurdu. Ben de fikir verdim sadece öyle olsun demiyorum dediğimde tartışma daha da alevlendi. Yo
Annemle olduk olası pek anlaşamıyoruz. Çok alakasız bir şekilde tartışmaya başladı her zamanki gibi. Depremden konu açıldı ben de fikir verdim şuraya gideriz diye. Gereksiz şekilde celallenip muhalefet oluşurdu. Ben de fikir verdim sadece öyle olsun demiyorum dediğimde tartışma daha da alevlendi. Yok ben çok biliyormuşum, hep ben haklıymışım gibi alakasız bir sürü şey. Geçenlerde de bir konu hakkında fikir verdim, bu sefer mesleğimle ilgili hakaret yedim sen nasıl şöylesin böylesin diye. Bugün tartışıyoruz maden diyince bu konuyu da söyledim hiç düşündün mü beni ne kadar kırıp ilerde mesleğimden soğuyabilecek bir cümle bu dedim. Demez olaydım.. Ardı arkası gelmeyen beddualar, nefret cümle ve söylemleri. Kronik bir hastalığım var ve tedavi oluyorum bu arada. Bu sefer hastalığımı baz alıp bıktım hastalığından da şundan da senle mi uğraşacağım gibi bir dünya hakaret. Adı üstüne hastalık, Ben ne yapabilirim ki? Beni gerçekten ne kadar sevmediğini haykırıp durdu. Bu nefretin, içindekileri söylemek için bi bahane olduğunu düşünüyorum. Bi de oldum olası bu tartışmalarda kendimi savunamam, dinletemiyorum. Dinlenmek için ya istemsiz bağırırım ya da ağlarım, bi nevi savunma mekanizması işte.. bu zamana kadar hiç kendimi kanıtlamayadım, dinlenmedim çünkü. Tartışırken yine biraz gözlerim doldu. Hep ağladığıma ve böyle olduğuma dair nice kırıcı sözlerin ardı arkası kesilmedi. Diyemiyorum ki 30’uma geldiysem böyle, sizin yüzünüzden diye.

Şimdi evde her şeyi ayırdık, evden bi kovulmadığım eksik ama o da yakında olur. Evdeki her şeyi ayırdı hiçbişeyi kullanamazsın diyor şaka gibi. Kardeşim yeri geliyor bini bin beterini yapıp söylüyor ona ama ağzını açıp hiçbir şey diyemiyor. Utanmasa teşekkür edecek. Yıllardır bu böyle, bunu söylesem bile kavga kıyamet. Biricik evladı daha çok kazanıyor estetiğini yaptırıyor, ayda yılda bir eve bir şeyler alıyor diye ondan iyisi yok. Ben aldığım para belli, sana borcumu ödüyorum daha ne yapmam lazım diyorum yine suçlu oluyorum.

Gerçekten çok yoruldum, bazen dayanamıyorum bu sevgisizliğe, nefrete. Bir akıl fikir, çıkış yolu yok mudur sizce?
mantarsevmem
(8 saat)
O evden ayrıl


sta
(8 saat)
Evden ayrılma şansın yok mu? Gerekirse bir ev arkadaşı bulup çıkın.


old possum
(7 saat)
Evden ayrılmak. Çok ciddi psikolojik şiddet görüyorsunuz.


pudra
(7 saat)
Hemen ayrılmam imkansız şu an, birikmiş param yok maalesef. Ev arkadaşı mantıklı ama bir süre daha dişimi sıkmalıyım :/


mantarsevmem
(7 saat)
30 yaşında aileyle aynı evde olmuyor. taşınmalısınız her ikiniz için de daha iyi olur az görüşmek. bulun bir oda çıkın


Bir daha yuklenirse 'dogurmasaydin o zaman' de. Bir an once tasinmaya bak.


nax
(5 saat)
kardeşiniz ve babanız bu duruma ne diyor. Tavsiye mümkün olduğunca az diyaloğa gir hatta hiç girme.


size bir kitap tavsiye edebilirim, boşluk hissi adında. Kötü bir aile geçmişinin kalıtsal bir mirasa dönüşmemesi için okuyabilirsiniz. Somut duruma dair değil, biraz daha ilerisi için düşünebilirsiniz bu tavsiyeyi.


gochebe
(2 saat)
(5)

Hiç psikopat biriyle tanıştınız mı

klinik bir tabir olarak psikopat kelimesini kullanmadım. Manyak, kafayı yemiş, üşütmüş falan diye düşünebilirsiniz. Bana çok garip geliyor ama böyle biriyle tanıştım sanırım. Bayağı yakındık.Bana zamanında çok çok çok büyük bir yalan söylemişti. Yani aslında benden kendisiyle ilgili çok büyük bir şe
klinik bir tabir olarak psikopat kelimesini kullanmadım. Manyak, kafayı yemiş, üşütmüş falan diye düşünebilirsiniz.

Bana çok garip geliyor ama böyle biriyle tanıştım sanırım. Bayağı yakındık.

Bana zamanında çok çok çok büyük bir yalan söylemişti. Yani aslında benden kendisiyle ilgili çok büyük bir şeyi gizlemişti. Kesinlikle bilmem gereken bir mevzuyu gizledi. Kendisiyle ilgili olsa da benim bilmemem için özellikle çaba sarf etti. Az biraz saftorik olduğum için çok zorlanmamıştır. Başka birinden çok tesadüfen benden sakladığı şeyi öğrendim. Hesabını sordum. Suçunu kabul etti ama neden bunu yaptığına dair mantıklı bir açıklama yapmadı. Olayı anlatmam çok çok çok uzun sürer ama benzer bir şeyle basitleştireyim. Yaşadığım şey bu değil tabii ama hemen hemen benzet şeyler.

Çok samimi olduğunuz bir arkadaşınız olduğunu düşünün. Bu yediğimi içtiğiniz ayrı gitmiyor. Birbiriniz hakkında her şeyi biliyorsunuz. Çok kötü bir çocukluğum vardı, annemle babam boşandı babam beni dövdü vs diye dramatik hikayeler anlatmış olsun. Yıllar sonra başkasından bir öğreniyorsunuz bayağı iyi durumu olan bir aileden geliyor. Ailesi inanılmaz iyi insanlar. Her konuda müthiş destek olmuş, modern bir aile. Huzurlu bir aile ortamı olmuş hep.

Şimdi bu insanla aramız açıldı tabii doğal olarak. Ben kendisinin bir psikopat falan olduğunu düşünüyorum. Çok büyük bir manyak falan. Aşırı eğlendiğimiz zamanlar da oldu kendisiyle tabii. Ama kendimi müthiş gerizekalı hissettim. Yani ne gerek vardı bu kadar hikayeye bilmiyorum. Neyse artık pek görüşmüyoruz. Ama o sürekli özür dileyip gönlümü almaya çalışıyor 2 senedir ben geri adım atmadım. Aşırı iradeliymdir.

Geçen gün karşılaştık ayak üstü. Bayağı yüzü müzü çökmüş. Zaten kilolu değildi ona rağmen 7-8 kilo vermiş. Naber nasılsın muhabbeti sırasında psikoloğa gittiğini söyledi. Çok zor zamanlar geçiriyorum dedi. Kendimi affedemiyorum. Aşırı pişmanım hayatımdaki en büyük hata seni kaybetmekti falan dedi. Tedavi görüyorum dedi. Ben de ona neden asla eskisi gibi olamayacağımızı anlatmak istedim, özetle kendisinin bir psikopat olduğunu söylemek istedim ama bana dedi ki çok zor günler geçiriyorum eğer söyleyeceğin şeyler hoşuma gitmeyecekse hiç söyleme kaldıramam.

Ben çok inanmadım dediklerine ama bir yandan da hakikaten inanılmaz kötü görünüyordu.

O kötüymüş gibi görünme işini bile planlayıp yapabilecekmiş biri gibi geliyor artık bana. Ama içimden de bir ses lan ya gerçekten kötüyse diyor.

Bu tarz manyak insanlar bunların hepsini planlayıp, tasarlayıp mı yapıyor yoksa içgüdüsel bir şey mi bu? Ne bileyim hırslı insanlar vardır mesela her bokta birinci olmak için ortalığı yıkarlar. Ama bunu aslında çok tasarlayarak yapmazlar. İçgüdüsel olarak otomatik olarak öyle davranırlar. Bu manyaklar da öyle mi? Psikoloğa galan gidiyorum dedi ama zannetmiyorum ki psikoloğuna (eğer gerçekten gidiyorsa) bu bana yaptığı şeyleri falan anlatsın. Böyle insanlar psikolojik tedavi ile sonuç alabiliyorlar mı?
Negombo
(24.01.20)
ablamın çok yakın arkadaşı vardı, en yakını olduğu için ben de baya tanıyordum. sizinki kadar kötü niyetli olmasa da düzenli aralıklarla bize aşırı yalan aşırı kurgu şeyler anlatırdı kendi hayatıyla ilgili. ve o kadar inanarak anlatırdı ki ufak ipuçlarıyla yalan olduğunu anlardık. (yalan olduğu tartışmasız bu arada)

kendiyle sorunları vardı ve bu yalanlar işin içinden çıkılamaz zarar verici bir kişilik sorunu haline dönüşünce iletişimi kesmek durumunda kaldık maalesef. ben o kızın bunları en başta kendini bir şekilde iyi hissetmek için tasarladığını sonra da yalanların içine girip kendini bile inandırdığını düşünüyorum mesela. çünkü insan söylediği yalanı unutabilir. ama aradan uzun zaman geçse bile aşırı diyaloglu en komplike yalanlarını bile unutmadan aynı şekilde tekrar anlatabiliyordu. bu kesinlikle otomatikleşmiş bir durum. kendini de inandırmakla alakalı.

kızın başka bir hastalığı da olabilir tabii bilemem. net bir teşhis olmadığı için "manyaklığa varan yalancılık" profili üzerinden ilerledim.


Bu psikopatlik mı emin değilim ama lisede vardı bir arkadasim öyle. Yatılı olduğu için birbirimizi epeyce taniyorduk, aileler falan. Ama o sürekli bambaşka bir aile anlatıyordu. Bambaşka çılgın olaylar. Hepsi hayal gucuydu bence. Duman in solisti ona aşık olmuştu falan.. garip garip hikyaler. Bilerek yaptigini sanmıyorum. Normalde gayet sıradan bir insandi, tanımak için çok vakit geçirmek gerekirdi

Benim kafamdaki psikopat tanımına uyan başka birini daha tanidim. Ailesi sıkıntıliydi. Uyuşturucu kullaniyormus bir de :/ o da başta o kadar normaldi ki, dışarıdan baktığında "vay be" derdin. Amatem de tedavi görmüştü ama psikolojik kısma baktilarsa da halledememislerdi

Bence tedavi olabiliyorlardir. Ben inaniyom tıp bilimine :)) o kadar psikiyatr psikolog var


üğpoıuy
(24.01.20)
Ben benzerini yaşadım. Okuldan bir arkadaşımla görüşüyordum. 3 yıla yakın konuştuk. Tüm bu süre boyunca bana mesleği hakkında yalan söylemiş meğer. Seninkine benzerdi işte. Ben de başkalarından öğrendim gerçekleri. Hatta ona öyle inanmıştım ki, arkadaşlarımın dediklerine bile inanmıyordum. Bu psikopatlık sayılır mI?


adetsancısı
(24.01.20)
"Yani aslında benden kendisiyle ilgili çok büyük bir şeyi gizlemişti. Kesinlikle bilmem gereken bir mevzuyu gizledi. Kendisiyle ilgili olsa da benim bilmemem için özellikle çaba sarf etti. Az biraz saftorik olduğum için çok zorlanmamıştır. Başka birinden çok tesadüfen benden sakladığı şeyi öğrendim. Hesabını sordum. Suçunu kabul etti ama neden bunu yaptığına dair mantıklı bir açıklama yapmadı."

kimseyle ilgili kesinlikle bilmen gereken hicbir sey yok. neyin hesabini soruyorsun sanki turk dizisinde yasiyorsunuz ya. bosver abi. sal. birak yani.


inekadam
(24.01.20)
psikolog degilim ama psikopatlari cok arastirdim. simdiye kadar iki kisiyle tanistim, biri 18 yasindan 30'lu yaslara kadar en yakin arkadasimdi. basimdan atmayi cok istesem de atamamistim en son bir yerde okuyunca butun ozellikleri tasidigini farkedip uzak durmaya karar verdim.
digeri de patronumdu, 3 ay beraber calistiktan sonra farkettim, iki ay sonra kactim uzaklastim.
sadece bir yalandan dolayi birine psikopat demek yapabileceginiz en buyuk hata.
bir kere cocuklugunda (5 yasina kadar olan donemde) aile fertlerinden birinden cok kotu travmatik bir sey yasamasi lazim, yetimhaneye terkedilmek, anne babadan uzun sure ayri birakilmak, dovulmek, tecavuz. tabi bu herkeste boyle sonuclanacak diye bir sey yok, eger genlerde varsa ve bunlar da gerceklesmisse psikopat olma ihtimali artiyor.
ayrica 18 yasina kadar da kimseye psikopat teshisi konmuyormus, cunku her ne kadar onlarla ayni ozellikleri gosteriyor olsalar da, empatileri bir noktada gelismeye baslayabiliyor bu insanlarin. psikopatlarda bu mumkun olmuyor.
kucuklugunde hayvanlara iskence etmis mi? benim arkadas kurbagalari pipetle patlatiyormus cocukken ve anlatirken de gulerek anlatir.
seni ya da baskalarini manipule ediyor muydu? bu psikopatlarin en ama ennn sevdigi seydir ve en uzmanlastigi. benim patron bir defa herkesin icinde bir taktik soylemisti, yuh demistik (eger yeni bir kulaklik istiyorsan sevgilinle bulusacagin zaman aglayarak git ve kulakliginin bozuldugunu soyle).
baskalarini etkileme kabiliyeti. onu goren birisi ilk bakista buyuleniyor mu? bu insanlar baskalarini agina dusurebilmek icin gorunumlerine, konusma tarzlarina vs. cok onem verir.
yaptiklarindan pismanlik duymama, kendini herkesten ve kanunlardan ustun gorme. (patronum cok parasi olmasa da hep business class ucmayi tercih ettigini soylemisti), bir de yayaya kirmizi isikta sallana sallana gecerdi diger arabalari bekleterek. bir de sirketin kahve podlarini caliyordu, neymis, sirket bunu ucretsiz vermeliymis falan filan.)
aglamazlar, aglarlarsa da numara icindir. benim cocukluk arkadasim nasil aglama numarasi yapmayi ogrendigini anlatmisti bana mesela.
bakislari donuktur. bazilari psikopatlari bakislarindan tanidigini soyler.
senin gorunumunle ya da bir hareketinle alay etmeyi sever, baskalarinin icinde kucuk dusurmeyi sever.
erkek psikopatlar ozellikle kizlarla oynamayi cok sever, cunku kizlar duygusal oldugu icin cabuk tepki veriyor, bu da hoslarina gidiyor.
bence google'da psikopatlarin ozelliklerini aratin ve 10 taneden yedisi tutuyorsa suphelenin ama degilse iyilesmesine yardim edin.


(3)

makas kesmiyor haraç miktarı

kaç lira verilir? 50+50+50 şeklinde mi gitmeli 100 lirayla mı başlamalı?ekstra soru: makas kesmiyor ihihihihi esprisi geldiği an cebimden makas çıkarıp versem çok mu bayağı bir espri olur?:)not: nişandaki yüzük merasiminden bahsediyorum. çok yanlış anlayan arkadaşlar var:)
kaç lira verilir? 50+50+50 şeklinde mi gitmeli 100 lirayla mı başlamalı?

ekstra soru: makas kesmiyor ihihihihi esprisi geldiği an cebimden makas çıkarıp versem çok mu bayağı bir espri olur?:)

not: nişandaki yüzük merasiminden bahsediyorum. çok yanlış anlayan arkadaşlar var:)
arkadaş muhtemelen nişan/söz makasını kastetti.

100 ver hocam.


bence güzel espri ama parayı da vermek lazım. önce makası ver sonra gülüşmeler eşliğinde zarfı da verirsin.


Bruce
(24.01.20)
100 lira verirseniz ömür boyu dedikodu malzemesi olursunuz, makbul olan en büyük banknotu vermektir.

200 ateşleyin, kafanız rahat olsun.


John Bloor
(24.01.20)
(7)

Duygu Paylasimi

Arkadaslar selam, bir sey anlatmak istiyorum. Normalde annemle yasiyorum, ama hafta sonu sehir disina gidecek. Daha once tek basima yasamisligim filan da var ama bu ara boyle depremler filan oluyor diye hafta sonu kendi basima kalmaya korktum. Cuma gunu zaten bir arkadasim bende kalacak. Cumartesi g
Arkadaslar selam, bir sey anlatmak istiyorum. Normalde annemle yasiyorum, ama hafta sonu sehir disina gidecek. Daha once tek basima yasamisligim filan da var ama bu ara boyle depremler filan oluyor diye hafta sonu kendi basima kalmaya korktum. Cuma gunu zaten bir arkadasim bende kalacak. Cumartesi gunu baska arkafaslarimla gorusecegim hatta aksam kal demislerdi ama evde kedilerim var ve onlari birakip da kalamam. Zaten pazar gunu de baska arkadaslarim bize gelecek. Ama hicbiri kalmayacak. Kendimi biraz yalniz hissettim ya, neden bilmiyorum ama sabah servis beklerken aglamaya basladim. Cagirsam da kimse gelmeyecek, biliyorum. Yani arkadaslarimin hepsini dusundum. Kesin gelecegini dusundugum tek kisi, en yakin arkadasim sehir disinda. Pazar gunu gelecek arkadaslarimin ucunun ailesi bu yaslarina ragmen baska yerde kalmasina izin vermiyor, bir tanesi de sonraki gun cok uzakta bir yere ise gidiyor. Cumartesi gunu gorusecegim arkadaslarimdan boyle bir sey isteyemem galiba. Baska bir arkadasim var, o da gelemez biliyorum hem kedilerden de korkuyor. Cuma gunu bizde kalacak arkadasima zaten soylemistim boyle hissetmeden once, o da hani cumartesi gunu gelip pazar sabah o zaman geri cikmam gerekecek o da anlamsiz olur dedi. Simdi tekrar ona soylesem yalniz kalmaya korktum gelir misin diye, bence gelmez ama sorup da olumsuz cevap alirsam daha cok uzulurum o yuzden sormasam daha iyi. Zaten baska da insan kalmadi aklima gelen. Sabah da kendimi cok yalniz hissettim bir anda. Normalde de yalniz oldugumu biliyorum aslinda ama duygusal bir anima denk geldi sanirim. Sizin de boyle hissettiginiz oluyor mu bazen? Oyle anlatmak istedim, cmt pazar yalniz kalacagim icin korkuyorum. Getirse getirse duyurudakiler gercekciligiyle beni kendime getirebilir diye dusundum.
yuzır
(23.01.20)
Bu servis aslında lise servisi dimi nolur öyle olsun çünkü.

Edit: Bunu yazdıktan sonra resmen çarpıldım. İbret olsun diye burada bırakıcam. Size de mutluluklar diliyorum.


Öncelikle cumartesi ve pazar deprem olmayacak. Kesin bilgi yay

Sonralikla özgür olalım derken çok bireysellestik galiba.

Ayrıca en nefret ettgim arkadaş türü 42 yaşına geldiği halde "annem istemiyo" diyen tür.

Ve son olarak kediler 2 gün kendi başlarına kalabilirler. Mama su ve tuvalet onlar için yeterli, yu nov


üğpoıuy
(24.01.20)
Artçı depremler önceden de ara sıra merhaba diyordu. Öncesinde yalnız kalmış olsan da annenin gitmesine takılmışsn bence sen


yalnizlik ve kimsesizlik cok farkli seyler..
kimsesizlik kotudur, insanin esi, cocuklari, dostlari, ana babasi, kardesleri, hepsi cok kiymetlidir. Cevrenizde sizi seven, size kiymet veren insanlar yoksa bu cok kotudur, oldurur hatta insani.
yalnizlik ise cok iyi, cok guzel bir seydir. Yalniz kalmayi bilmeniz lazim, birey olmanin on kosuludur desek yanlis olmaz. Korkmayin ondan.

Bence zor bir zamaniniza, depresif bir aniniza denk geldi. O yuzden boyle hissettiniz. Hayir, genel haliniz bu ise, bu halden cikin lutfen, destek alin. Normal degil bu.


ebabil curnatasi
(24.01.20)
Kendinizi teselli edemeyecek kadar deprem korkunuz varsa, evde yanınızda birileri olması deprem anında size faydası yok.

Eviniz deprem bölgesinde ve eski bir binaysa korkmanız normal, ama hergün korkun sadece bu pazar değil.

Aklıma gelen bir tavsiye, evde yanlız kalmaktansa bir otelde kalabilirsiniz.


John Bloor
(24.01.20)
Kimsesizlik +1.

Yalnızlıkla ilgili bir sıkıntın yok. Epeydir böylesin zaten, deprem falan derken bunun farkında varıyorsun, hepsi bu.


aristarkos
(22 saat)
ışığı tvyi aç o sesle yat. alıştır kendini.

şimdilik, ölümüne kadar hayattayız :-)


windows95
(21 saat)
(26)

dudak dolgusu yaptirdim nasil olmus

https://eksiup.com/p/k3328781wdeagoze nasi hitap ediyor?estetik mi duruyor?10 üzerinden puanlasaniz kac verirdiniz :D
eksiup.com

goze nasi hitap ediyor?

estetik mi duruyor?
10 üzerinden puanlasaniz kac verirdiniz :D
borisyellnikoff
(23.01.20)
8.

Çünkü agzin kapanmicak gibi duruyo. Onun dışında çok hos


üğpoıuy
(23.01.20)
O biraz inecek falan ondan sonra daha guzel oluyor. Bizim bi kiz arkadas yaptirmisti ordan biliyom :d

Guzel olmus, begendim ben.


eazy
(23.01.20)
ya ondan ben de korktum da. ödemden bence şu an tam kapanmiyor evet. bi de 1 haftada oturuyormuş. bu fotoğraf 20saat sonrasında.


borisyellnikoff
(23.01.20)
Estetik duruyor ama "estetik operasyon" anlamında. Seni reelde görsem "dudağı estetikliymiş" derdim. Güzeli çirkini kişiye göre değişir, ben gözle görüleni söylemek istedim.


Bruce
(23.01.20)
8.75/10


levpontryagin
(23.01.20)
dayak yemişsin gibi duruyor. kendi dudaklarım acımış gibi hissettim. ben kalın dudağı pek sevmem. böyle yakışıp yakışmadığı pek anlaşılmıyor. eski halini de bilmediğimiz için. umarım sen beğenirsin. ama sen sen ol sakın kalıcı izler bıraktıracak müdahalelerde bulundurma yüzüne.


for day to break
(23.01.20)
Açıkçası şimdi estetik durmamış ama dediğin gibi oturduktan sonra belli olur. 1 hafta sonra at o zaman yorumlarız ^^


blue serenity
(23.01.20)
Dolgu dudak neredeyse kimsede güzel durmuyor ama yaptıranlar nedense bunun farkında değil.


Yüzünün tamamını görebilseydik daha güzel yorumlayabilirdik. Doğal durmamış bence.


3/10
dudağının normal hali eminim 7/10 dur.


ozdek
(23.01.20)
Şuan biraz çok balon ama bikaç güne düzelince güzel olcak bence :) bi de foto biraz kötü.

Acıdı mı biraz bilgi verebilir misin?


zahlebinin
(23.01.20)
20 saate anlaşılmaz ki. Haftaya gel sen bacım o zaman puanlarız. Bir de eski halini atarsan daha iyi kıyas yaparız sanki. Güle güle kullan :)


rusalka
(23.01.20)
bu dudak dolgusu silikon mu oluyor ? bu işlerden de hiç anlamıyorum ama tiki bi' kız arkadaşım olmuştu bundan baya bi' zaman önce. öpüşürken dudakları bi' tuhaftı. yani güzel değildi hissizdi. O zaman silikon herhande dudakların filan diye de soramamıştım. Zaten benimle de öyle uzun görüşmedi. Beklentileri farklıydı sanırım, herneyse.

öyle birşeyse öpüşürken çok kötü oluyor.

Eğer o kısmı saymadan sadece resme vereceksek; sol üst taraf yamuk gibi duruyor sanki, ya da fotoğraf makinesinin filtresinden de öyle çıkmış olabilir galiba bilmiyorum bir de sağ alt tarafta yaramsı bi' göçük var. bunlardan 2.5 puan kırarak 7.5 veriyorum.

gerçi 10'dan çıkartmadan gitmiş olsaydım yamuk durması sebebiyle 5-6 filan verirdim. bir de o alt dudak çok şiş görünüyor, ben seviyorum gerçi alt dudağı oradan puan kırmazdım sanırım.


2 farklı yöntemle iki farklı sonuç çıkarttım. Bilemedim şimdi. Ama gönlün kırılmasın 7.5 olan puanlamayı esas alalım. Malum bu tür şeyler kıyasla ölçülür normalde, burada tek kişi olduğu için 10'dan düşerek gitmemiz daha mantıklı. 2 kişi olsaydı 2 si arasında puanlardık o zaman 5-6 arası verebilirdik ama böyle bir durumda 7.5 vermemiz daha adil gibi görünüyor.

benim puanım 7.5'dan 8.


mete kudur
(23.01.20)
mmm acıdı da. yani uyuşturucu krem sürmüşlerdi. öyle müthiş acıdı. öldüm bittim diyemem. çoğunu hissetmedim. sonrasında da kolay geçiyor. bol bol su içiyorum.


borisyellnikoff
(23.01.20)
bence yazık etmişsin kendine, güzellik uğtuna böyle zararlı şeyler yapmamak lazım.

ya alerjin olsaydı, şu dudakları şişen bilmemne hemşire gibi olsaydın.

şu an güzel durmuyor çünkü bariz şekilde zedelenme hırpalanma var iyileşmesi zaman alır.

ayrıca bana yakışmış mı diye sorman için öncesini ve sonrasını görüp bir karar vermemiz gerekir.


şimdi bişi sorucam öpüşürken ısırıp çekseler dişlerin arasında sert bir cisimle karşılaştıklarında tedirgin olmazlar mı ya?


iggy pop
(23.01.20)
gerçi yumuşaktır ya koskoca tıp. neden sıcak silikon gibi düşündüm ki ben..


iggy pop
(23.01.20)
ya o sertliği geçiyor. mesela ilk zaman aşırı sertti dokunamiyodum simdi sol tarafına baya dokunabiliyorum ve yumusak geliyor.

okudugum kadariyla daha da eriyecekmis o sertlik ve dudaga karışacakmış.


borisyellnikoff
(23.01.20)
beğendim. bunda köprücüğünün, teninin ve saçlarının etkisi bariz. çerçevede yalnızca dudakların olsaydı, ortalama skorun değişkenlik gösterirdi muhtemelen evet.
dokuz/on.


iggy pop
(23.01.20)
Kaç gün dayanıyor bu


gameofannen
(23.01.20)
1/10

Cevabımın silinmemesi için daha fazla yorum yapamıyorum çünkü bu dudakları 1 saat önce "kadını seksi yapan unsurlar" başlığında da gördüm ve burada da görünce gülüyorum sadece. Hayırlı işler ablacım.


glutamin
(23.01.20)
Üst dudakla bıyık bölgesini ayıran dudak çerçevesi yok gibi, belki de kullandığınız filtreden ötürü öyle görünüyordur.
Muhtemelen müdahale olduğunu anlamazdım ben ama aa ne güzel dudaklar da demezdim. Sorduğunuz için puanlıyorum: 6/10.
M kısmı(?) belirgin dudakları beğeniyorum.


pike
(23.01.20)
Pigmentasyon da yaptirirsan 8 veririm ben. Pigmentasyona da ihtiyacin var gibi :/


hindistan cevizi
(23.01.20)
İyice oturunca bakalım. Şimdi iyi gözüküyor ama.


sutlu nescafe
(23.01.20)
Orantısız olmuş, luva klinik sayfasındakşleri incele, örnekler üzerinden üst dudakın kalınlığı hakkınd bir bilgi vardı


kaset
(23.01.20)
bomboş iş. gerçi gördüğüm örnekleri arasında fena değil ama yine de bomboş iş olduğu için 1/10


zgrydn
(24.01.20)
(5)

Romantik olamama sorunu

Romantizmden zerre anlamayan bir kadınım. Karşı taraf da çok romantik ve haliyle karşılık bekliyor bir şey dediğinde veya yaptığında ama ben diyecek bir şey bulamıyorum ve sadece eheheh diyebiliyorum. Odun biriyim ve üzülüyor cidden karşılık veremediğimde. :/ Ne yapsam? Nasıl romantik olunur ki? Üzü
Romantizmden zerre anlamayan bir kadınım. Karşı taraf da çok romantik ve haliyle karşılık bekliyor bir şey dediğinde veya yaptığında ama ben diyecek bir şey bulamıyorum ve sadece eheheh diyebiliyorum. Odun biriyim ve üzülüyor cidden karşılık veremediğimde. :/ Ne yapsam? Nasıl romantik olunur ki? Üzülmesini istemiyorum.
wmeh
(23.01.20)
Bişi yapma, ayrılır zaten


üğpoıuy
(23.01.20)
Ben de ayni boyleyim.
Ayni boyle birileri de girdi hayatima.
Alistilar.
Ben cabalayinca da egreti duruyo ustumde zaten.
Kabullendiler...

Bunun icin ayrilana denk gelmedim. Romantizm derecesi belirleyici olabilir belki bu konuda ama :)


Flipsflops
(23.01.20)
Bir şey yapma.


Amaranta ursula
(23.01.20)
Bir insan 7'sinde neyse 70'inde de o'dur. Kimse değişmez. Doğal ol yeter.


blue serenity
(23.01.20)
Bol bol ask siirleri oku, hem ingilizce hem turkce. Ask romanlari ve Romantik hikayeler oku, ve bol bol Romantik film izle. akilli insansin, kisa surede kaparsin.

duygularinla barisik ol, gerisi gelecektir.


JohnOakley
(24.01.20)
(9)

Hanımlar sorum size

En samimi olduğunuz kız arkadaşınızla takıldığınız bi' mekânda birini gördünüz ve arkadaşınız onu çok beğendi diyelim. Arkadaşınız sık sık size onunla tanışmak istediğini, ilgisini çekmek için uğraştığını söylüyor... Ancak kısa zaman sonra, çocuğun arkadaşınızla değil sizinle ilgilendiğini fark edip
En samimi olduğunuz kız arkadaşınızla takıldığınız bi' mekânda birini gördünüz ve arkadaşınız onu çok beğendi diyelim. Arkadaşınız sık sık size onunla tanışmak istediğini, ilgisini çekmek için uğraştığını söylüyor... Ancak kısa zaman sonra, çocuğun arkadaşınızla değil sizinle ilgilendiğini fark edip ondan hoşlanmaya başladığınızı hissediyorsunuz.

Bu durumdayken o erkek, arkadaşınızın yanında sizden hoşlandığını, sizi tanımak istediğini belirttiğinde bu isteğini kabul mü ret mi ederdiniz?

Yaşlarınızı belirterek cevaplayabilirseniz çok sevinirim.
gregor melehov
(23.01.20)
Başıma gelmedi sanırım ama hemen kabul edemezdim. Biraz zaman geçmesini ve konunun sogumasjni bekler sonra akışına bırakırdım. "Ay asla olmaz" gibi bir şey düşünmüyorum, bana yapılsa da kızmam

Yaş:29


üğpoıuy
(23.01.20)
Çok değişken...kabul ederdim, arkadaşıma da takılırdım...30 yaş üstüyüm


gadlemler
(23.01.20)
böyle bir şey başıma gelmez. çünkü çirkinim, en yakın arkadaşım da çok güzel. tam tersi olabilir ancak djjdjs

ama olsaydı reddederdim kesinlikle. yaş 23.


tabirimekruh
(23.01.20)
Redderdim. Yaş: 25.


Amaranta ursula
(23.01.20)
Oradaki bahtsız kız benim, çok sefer oldu. Arkadaşlarımın ilk benim hoşlandığım
kişilerle takılmasını izledim. Aşkımı kalbime gömdüm bağrıma taş bastım kadar dramatik olmasa da biraz üzülüp yoluma devam ettim. Sorunuza cevabım: kabul ederdim çünkü arkadaşım takıntılı bir aşık değilse unutacak zaten o hislerini, kendimden biliyorum :) ama arkadaşımın yanında bana ilanı aşk etmesi gibi bir durum olmamalı biraz özelden gitmeli. y-24


glutamin
(23.01.20)
Kabul etmezdim çünkü benim başım bağlı. Beyim kızar :D y,27.


blue serenity
(23.01.20)
Daha önce başıma geldi ve kabul ettim. Yine gelse yine ederim. Bu tarz “sahiplenme”leri çocukça buluyorum. Loser hareketi tam.

Yaş 23


tabirimekruh +1

olur da dünya tersine döner ve ona değil bana bakmışsa reddederim büyük ihtimalle. en yakın arkadaşım büyüktür 5 dakika önce gördüğüm adamdan. yaş 22


rusalka
(23.01.20)
En samimi olduğum arkadaşımın göz süzdüğü erkek bile bacımdır. En samimi kaç arkadaşımız var ki onu değişelim.
35 yaş.


(6)

bir şey mi oldu?

merhaba, son iki buluşmamda da bu tepkiyi aldım. oturuyoruz, konuşuyoruz her şey yolunda ama birden ne olduysa bu soruyu soruyorlar. suratım düşüyor sanırım. benden mi sıkıldın, bir şey mi dedim diye tepkiler alıyorum. ama ben farkında değilim durumun. sebebi nedir sizce?
merhaba, son iki buluşmamda da bu tepkiyi aldım. oturuyoruz, konuşuyoruz her şey yolunda ama birden ne olduysa bu soruyu soruyorlar. suratım düşüyor sanırım. benden mi sıkıldın, bir şey mi dedim diye tepkiler alıyorum. ama ben farkında değilim durumun. sebebi nedir sizce?
Pertev nail
(23.01.20)
telefonla uğraşıyorsan uğraşma buluştuğunda.


@hande hiç uğraşmam telefonla. başka bir sebebi olmalı.


Pertev nail
(23.01.20)
Suratların açık bir kitap olduğu olayı doğru. Bazen siz sıkıldığınızın farkında bile değilken karşınızdakine açıkça belli edersiniz ifadelerinizle.

Genelde bu soruyu sormak yerine mesajı alıyorum yarım saate falan kalkıyorum sonra da bitiyor zaten.

Ama yanıldığım da olmuştu. Ben kız ayrılıp gidecek herhalde çıkışta demiştim, meğerse çalan pretentious Fransızca müziğe dalmış. O da ayrıldı tabii 3 ay sonra da konudan bağımsız bu.


aguen
(23.01.20)
hocam bir kere olsa neyse de iki buluşmada da üst üste oluyorsa hakkaten bir şey olmuştur. son zamanlarda canını sıkan bir durumu mu var? sinir stres, ailevi, özel, iş, para konuları,vs? sebebi her şey olabilir..


Soruyorlar demiş, farklı kişilerle date'ler olduğunu düşünüp yazdım ben. Yoksa @bekarlıksultanlıktır haklı. Yani nick olarak haksız ama bu konuda haklı.


aguen
(23.01.20)
bunu neden bize soruyorsun? yani o anda direkt o kişiye "bu soruyu neden sorma ihtiyacı duydun?" diye "gerçek merakla" sorsan ve verdiği cevaba göre sorgulasanız daha işlevsel olurmuş. "sanırım" ile olmaz yani bu işler. :)


matrix
(6 saat)
(5)

benim neyim var? Düşüncelerinizi merak ediyorum

uzun uzun yazdım, umarım okuyan çıkarGüzel bir çocukluk geçirmedim, yani okul ortamında bana sürekli sataştılar. Ben de bu sataşmalarına daima şiddet ile cevap verdim, kavga ettiğim çocuğun sırtına kalem saplamışlığım, taşla saldırmışlığım var. Bu davranışlarım yüzünden ilkokul hayatım uzaklaştırmal
uzun uzun yazdım, umarım okuyan çıkar

Güzel bir çocukluk geçirmedim, yani okul ortamında bana sürekli sataştılar. Ben de bu sataşmalarına daima şiddet ile cevap verdim, kavga ettiğim çocuğun sırtına kalem saplamışlığım, taşla saldırmışlığım var. Bu davranışlarım yüzünden ilkokul hayatım uzaklaştırmalarla geçti ve birkaç defa okul da değiştirmem gerekti. Bana sataşmalarına rağmen genel olarak ben de sataşan birisiydim onu hatırlıyorum, insanları sinirlendirmek, kaos yaratmak hoşuma gidiyordu. Ayrıca hırsızlık falan da yapmışlığım var, ne bileyim sınıf arkadaşımın gameboyunu çalmıştım, sonra da okulda karışıklık çıkmıştı. Gizleyemeden üstüme çıkmıştı ve serviste buldum sahibine geri vereceğim demiştim. Saçma bir bahane olduğunun farkındayım bugün bakınca üzülüyorum salaklar bile inanmaz bu bahanelere.
Bir yaştan sonra haftada 2 gün psikiyatriste gitmeye başladım. İlk çocukluğum terapi ile geçti denebilir. Aslında çok da şey hatırlamıyorum bu terapilere dair. Bir sürü ilaç verdiklerini, kavga edersem falan kalbimin deli gibi attığını, genel olarak beni uyuşturduğunu ve içime kapanık birisine döndüğümü hatırlıyorum. Dehb tanısı koymuşlardı. Ortaokul ve lise hayatım sanırım ilaçlardan dolayı içime kapanık olmama neden oldu. Lisenin ortasına doğru da ilaçları bırakmam gerekti, çünkü ritim bozukluğuna neden olmuşlardı, bırakınca geçti.
İnsanlarla ilişkime gelince kendimi anlamıyorum. Sanırım hiçbir zaman aşık olmadım. Kitaplardaki betimlemelere falan bakıyorum da inanılmaz geliyor. Fakat güzel aşk muhabbeti yapabiliyorum. İlişkilerde genel olarak uyum sağladığımı hissediyorum. Mesela birisi benden hoşlanırsa, ve ben de onu çekici bulursam genelde bana davrandığı gibi davranıyorum, bana aşıksa mesela aynı onun gibi tepki verebiliyorum. Üzüldüğünde ben de iyi hissetmiyorum. Fakat sinirlendiğim zaman ya da eskisi gibi bir çekim hissetmediğim zaman hiç üzülmeden karşımdakini kırabiliyorum, uzun süren bir ilişkiyi atlatmam 1 gün bile sürmüyor. Elbette saygı duyduğum insanlar oluyor, yakın bir dostum var mesela, çok saygı duyuyorum dediklerine, insanlarla olan ilişkimde beni uyarıyor, böyle yapma diyor neden diye sorduğumda da bana çok güzel anlatıyor, içime sinen bir şekilde bana yön verebiliyor. Fakat bazen ona olan saygım azaldığında ya da sebepsiz yere onu ağlatabiliyorum, çok kötü oluyor gene de umurumda olmuyor. Sonra pişman oluyorum ama, çünkü uzun yıllardır kimsenin desteklemediği kadar beni destekledi, yarı yolda bırakmadı. Bir gün birisi ile evlenirsem onunla evlenmeyi düşünüyorum.
Ailemle ilişkimi de çözemiyorum. Beni sevdiklerini düşünüyorum, çünkü genel olarak bir şeyimi eksik etmediler, yardım almam gerektiği zaman en iyi yardımları sağladılar. Özellikle büyükannem ve büyükbabam üzerimde titriyor. Benim için de önemliler. Her hafta sorarım, imkanım olduğu zaman da ziyaret ederim. Fakat yaşlandılar. Katlanamadığımı hissediyorum. İlerleyen yaşlarından dolayı güçten düştüler, yardımsız bir şey yapamıyorlar. Unutkanlıklarına da sinirleniyorum. Genel olarak öfkeleniyorum. İçimden defalarca çok yaşadınız, aslında ölseniz hem sizin için hem çevreniz için iyi olacak demişliğim var. Bunun iyi bir şey olmadığının farkındayım. Bana yaptıkları için çok saygım var, o yüzden elimden geldiğince kibar ve düşünceli davranıyorum.
Annem ve babam ise gerçekten umurumda değiller. Birkaç defa ölseler ne olurdu diye düşünmüşlüğüm var. Kötü olmayacağını da düşünüyorum. Çünkü genel olarak beni kısıtladıklarını hissediyorum. Öldükleri zaman arkalarında ev ve araba bırakacak olmaları bana daha cazip geliyor. Bunun da iyi bir şey olmadığının farkındayım.
Hayvanlarla ilişkim de farklı. Çok küçükken büyük bir kara kurbağasını bilim setimle açıp incelediğimi hatırlıyorum. Kötücül bir sebebim olduğunu da sanmıyorum, merak etmiştim sadece. Ailemin buna tepkisinin çok aşırı olduğunu hatırlıyorum. Yoksa hayvanları seviyorum. Oldukları gibiler. 15 sene boyunca köpeğim vardı. Çok güzel baktım ona. Hala sadakatini saygı ile anıyorum. Fakat son 2 senesine zor dayanmıştım, çünkü hastaydı, sürekli sorun çıkarıyordu. Sonunda iyicene acı çekmeye başlayıp yürüyemez hale gelip felç geçirince uyutmuştuk, rahatladım ama güzel bir anı değildi.
Bazen çok sinirlendiğimi hissediyorum, o bahsettiğim yakın arkadaşım beni sakinleştiriyor. Fakat içimden bir sürü şey geliyor. Öfkeden titriyorum, bir şey yapmamak için genelde tırnaklarımla avuç içimi kanatana kadar oyuyorum. Sınanıyorum gibi hissediyorum. İş hayatıma girdikten sonra bu iyicene arttı. Bazen müdürümün kafasından tutup masaya defalarca vurmak istiyorum, gün içinde sık sık bunun hayalini kuruyorum. Yan masamda oturan ve sürekli ilişkilerinden bahsedip, üzülüp duran gerizekalıya bas bas bağırmak istiyorum, çıldırıyorum.
Üniversite yıllarımda başlayan, iş hayatına atılmam ile birlikte tırmanışa geçen alkol sorunum da var. Alkol beni sakinleştiriyor, kafamı yavaşlatıyor gibi geliyor. Fakat yaşımın ilerlemesi ve çok tüketimden dolayı vücudumun zorlandığını hissediyorum bırakmam gerek.
Aslında yardım almak istiyorum. Çünkü bana yol gösteren arkadaşım her zaman yanımda olamayabiliyor, bazen beni anlayamıyor da. Ters bir şey yapıp hayatımdan da çıkabilir. Genel olarak uyumlu bir hayatım var, sevilen bir insanım. Kariyer hayatım güzel gidiyor. Bir gün patlayıp bunları bozmak istemiyorum. Hayatımı kaydırmak istemiyorum. Fakat yardım almaktan da çekiniyorum. Neyim olduğunu bilmiyorum. Çok absürt bir şey ise fişlenmekten korkuyorum. Bunun da hayatımı etkilemesinden, kariyerimi etkilemesinden çekiniyorum.

Acaba aranızda bu durumları yaşayan birisi oldu mu? Aranızda bu durumlardan anlayan birisi var mı? Fişlenmemi ve ciddi tedavi görmemi gerektirecek bir durum mu söz konusu? Ne yapmalıyım?

Teşekkürler.
kindarfil
(22.01.20)
Psikoterapi görürsen sana iyi geleceğini düşünüyorum. İyi bir psikoterapist bulman gerekiyor.


cemallamec
(22.01.20)
Burdan bu kadar veri ile sana tanı koymak hiç etik olmaz ve yanlış olur. Seni etiketlemek olur. İyi bir psikoterapist +1

Kesinlikle yardım al. Bu farmakolojik bir şey olmak zorunda değil. Hastane tercih etme.

Psikoterapiye gidiyor insanlar fislenmiyor merak etme. Ne kariyerli insanlar, ne zengin, ne ünlü insanlar gidiyor.

Özelde iyi bir psikoterapist bul kendine. Gerekirse o seni psikiyatriye de yönlendirir eş zamanlı ilerlersin. Kendini taniman, tanımaya çalışman güzel. Yardıma da isteklisin yolun en keskin kısmını atlatmışsın. Hiç vakit kaybetme.


westblack
(22.01.20)
Sosyopat gibi geldin bana, tanıma çok uyuyor anlattıkların. İyi bir terapist bul bence de.


ekaterina
(22.01.20)
Cehalet mutluluk falan değildir.
Bence insanlar arasında yazılı olmayan yüzeysel şekilciliğin ne kadar boş/anlamsız olduğunu bir çoğumuzdan önce farketmiş birisin. İnsanlar yalanı yaşıyorlar, samimi değiller. Ama bu sahte gülücükler sahte mutluluklar veriyor. Psikiyatrinin senin bilincini/iradeni ezerek seni toplumsal norma/hizaya sokmaya çalışmasına izin vermemelisin.


mesuta
(23.01.20)
Antisosyal kişilik örüntüsü olabilir.


(4)

Evli arkadaşlara birkaç soru (gönül işi değil)

Gelecekte evlilik var. Özel sektöre hiç güvenmiyorum. Her an işsiz kalma riski var. Bu durum beni düşündürüyor. Evli olan arkadaşlar, işsiz kalma durumunuza karşı herhangi bir birikiminiz var mı? Ev kirası, elektrik, su ve doğal gaz faturası gibi önemli giderleri düşünürseniz birikiminiz size ne kad
Gelecekte evlilik var. Özel sektöre hiç güvenmiyorum. Her an işsiz kalma riski var. Bu durum beni düşündürüyor. Evli olan arkadaşlar, işsiz kalma durumunuza karşı herhangi bir birikiminiz var mı? Ev kirası, elektrik, su ve doğal gaz faturası gibi önemli giderleri düşünürseniz birikiminiz size ne kadar süre yeter? Birikiminiz yoksa işsiz kalma durumunda ne yapmayı planlıyorsunuz?
dissendium
(22.01.20)
ben sifir birikimle evlenmistim. ciddiyim: eve girdigimizde sandalyemiz yoktu, misafir geldiginde komsudan sandalye aliyorduk.
boyle planlar yapman guzel, ben hic plan yapmadim. Ama kari kocanin calismasi onemli. Tek ben calissaydim, bu planlari yapardim.


ebabil curnatasi
(22.01.20)
parasızlık durumunda idare edebilme, huzurlu olma, mevcut durumu kabullenip ona göre plan program yapma konularında en önemli şey eş seçimidir.

ben evli değilim, şimdi cepte para varken herkes mutlu mesut oluyor ama olası maddi problemlerde bu işlerin çok başka boyutlara taşındığını gördim.

bir arkadaşım var kendi işi var fakat son 2 senedir işleri çok kötüye gidiyor. nasıl diyeyim yeri geliyor kirayı denkleştiriyor, elektriğe , suya bile para kalmadığı oluyor. e tabi iş bu duruma gelince eve alınacak kumanyadan tut, diğer temel ihtiyaçlara kadar herşey de sekteye uğruyor.

ikisi de çocukluk arkadaşlarım kadın ve erkek tarafı. kadın tarafının ve çocuklarının, bu tüm maddi sıkıntılara rağmen, ne bir defa surat yaptığını gördüm, ne üzüldüklerini ne de sitem ettiklerini.

mevcut şartlar içinde mutlu mesut yaşıyolar. bu çok önemli, anne baba kanaatkar olduğu için çocuk da öyle, mesela çocuk 10 yaşından büyük olmasına rağmen okula giderken harçlık bile alamıyor.

öte yandan geçen burada bir duyuru gördüm.

yeni evli bir karı koca. ilk seneleri, evlilikten kalan borçları var. adam demiş ki, ay başına 1 hafta var, cebimde 200 lira para var.

yeni evlendik her yere borcumuz var, tek başıma çalışıyorum eşim çalışmıyor, doğum günü gelmiş 1 aydan beri sürekli söylüyor, iyi kötü bir plan yapmıştım akşam için, öğlen eve giderken a101den pasta aldım diye kavga etti benimle sinirimden ağladım diyor.

işte eş seçiminin özeti bu.

konuyla alakalıdır değildir ama lütfen dikkat et. cepte para varken, herkes arkadaşındır, dostundur, herkes mutludur, iş sıkıntı çekmeye geldi mi kimse kalmaz yanında.


gunumuz dunyasinda istisnalari kenara koyarsak sadece erkegin calismasi yetmiyor, hanimin da duruma el atmasi lazim. ben de evlendigimde birikimim yoktu (hala var sayilmaz). ikimizde de dokuntu birer araba vardi ikimiz de calisiyorduk. 5 sene kadar tek oda 60 m2 evde yasadik. evde pek mobilya yoktu zaten evde yer yoktu. bir koltuk, bi tane hali iki sandalye, kucuk bir masa bir de cift kisilik yatak. sonra yavas yavas is ilerliyor, ev degisiyor, arabalar degisiyor vs...bence beraber ustune birseyler koyarak gitmek guzel.

issiz kalma olasiligi ne yaparsan yap var. ama eger iki kisinin de deneyimi var ise biri issiz kalsa bile biri is bulur bir sekilde maci uzatiriz kafasindayim. yapacak birsey yok, sifir risk imkansiz. birikimim pek yok, en kotu durumda kredi kartlariyla 5-6 ay gotururum, sonra arabayi satarim vs. bir yolu bulunur.

ama bu herkese uymuyor, etrafimda 40'a merdiven dayamis hatta gecmis, birkac evi, bankada parasi olan arkadaslar var. onlar aman evlenmeden herseyi ayarlayalim hazir olsun kafasinda insanlardi, simdi hersey var ama hatun yok arayis icindeler. insan yas aldikca daha secici oluyor. simdi eywallah dedigin bir olaya 40'inda diyemeyebilirsin. ufak seyler goze batiyor o yuzden kimseyi begenmiyorlar. ben bu durumu ongordugum icin 30'da fisi cektim, uzatmaya gerek yok. pisman degilim.


cooperr
(23.01.20)
Evlendiğimiz zaman çok az birikimimiz vardı. Ben özel sektörde çalışıyordum eşimin kendi işi vardı. Sonra o battı. Uzun bir süre tek maaşla geçindik + eşimin işinden olan borcu ödedik. Çocuk oldu arada. Eşimin işleri toparlandı, sonra ev aldık, mortgage ödedik, bir çocuk daha oldu filan. Şimdi Allah korusun işsiz kalsak, sadece çocuklar özelde okuyor onları devlete geçirmek ya da bir yerlerden burs bulmak gerekir. Onun dışında su üzerinde kalırız.
Aşağıda arkadaşlar yazmış. Eş seçimi önemli bu durumlarda. Zor zamanları nasıl karşılıyor. Bir şey daha var, artık kadın erkek beraber çalışıyorlar eve destek olmak için. Ama erkek eve gelince ev işine ortak olmakta aynı şekilde paylaşımcı davranmıyor. Ben çok uğraştım eşimi bu paylaşıma çekebilmek için. Hala daha ilk fırsatta kaytarıyor ;)


SiyamkedisiZorro
(23.01.20)
(5)

Kız arkadaş ders çalışmayı ve sınavları etkiler mi?

Merhaba, soruma gelmeden kafanızda daha iyi canlanması için biraz kendimi anlatacağım sizlere. Lise birinci sınıfta iki defa kaldıktan sonra sanayide işe girdim ve toplam 5 sene çalıştım. Bu süre içerisinde azmedip liseyi 2.5 senede bitirdim. 4 ay önce de işten ayrıldım ve şu an üniversite sınavları
Merhaba, soruma gelmeden kafanızda daha iyi canlanması için biraz kendimi anlatacağım sizlere. Lise birinci sınıfta iki defa kaldıktan sonra sanayide işe girdim ve toplam 5 sene çalıştım. Bu süre içerisinde azmedip liseyi 2.5 senede bitirdim. 4 ay önce de işten ayrıldım ve şu an üniversite sınavlarına hazırlanıyorum. Bu seneden pek beklentim yok çünkü doğru dürüst temelim yok, matematiğim kötü, yabancı dilimde eksiklikler var. Dilden giriş yapacağım bu arada. Bunları anlatmanın sebebi şu; ben yıllar yılı işten eve evden işe hayat yaşadım ve doğru dürüst arkadaşım bile yok. Hatta 6 ay dil çalışıp monotonluktan sıkıldığım için patladım ve 1 sene hiç ders çalışmadım. Çünkü iş ders iş ders acayip bir sıkıntı biriktirmişti bende. Yani tamamen yalnızlık ve ders odaklı çalışmak bana yaramıyor. Bir süredir hoşlandığım bir kız var ve arkadaşlığımız güzel bir şekilde ilerliyor. Ben 21 yaşındayım kendisi de 19 yaşında üniversite hazırlık öğrencisi. Tam aklımdaki gibi birisi açıkçası: boş muhabbet yapmayan, ilgi manyağı olmayan, kitap okuyan ve kendini geliştirmeye özen gösteren bir insan. Şimdiye kadar ki ilişkilerimde karşımdaki kızın ilgi manyağı olması sebebiyle hep sıkıntı çektim. Ama şimdiki görüştüğüm kız arkadaşımla bunları yaşamayacağımı düşünüyorum. Kendisiyle de konuşacağım ancak sizlerin de fikrinizi almak istedim. Aranızda sınav döneminde erkek/kız arkadaşı olup da hiç sıkıntı çekmemiş olanlar var mı acaba? Bu şekilde sağlıklı bir ilişki yürütülebilir mi?
Kesinlikle etkiler. Ama iyi anlamda da etkileyebilir. Kız diye hayatını mahvedenleri de gördüm, birbirlerini ders çalışmak için teşvik edenleri de. Hatta sevgilisiyle aynı şehre gidebilmek için inanılmaz azimle hazırlananları da.

Bir kere mutlu oluyorsunuz, sınav döneminde insanın en ihtiyacı olan şey o. Bence çalışmanız gerektiğini falan belli edin kırmızı çizginiz olsun, siz bozmadiginiz sürece sıkıntı çıkmaz.


aguen
(22.01.20)
bu ikinize bağlı. batabilirsin de çıkabilirsin de. benim bir arkadaşım vardı serseri fişek bir tip. hayatta amaç falan yok, salmış gidiyordu. üniversite sınavı dönemi bir ilişkiye başladı. kız bunun tam tersi gibi. kız oğlanın elinden tuttu sonra ikisi de odtüde mühendislik kazandılar.

daha iyi bir örnek yok bildiğim. tabii başta dediğim gibi size bağlı her şey. çalışma konusunda azimliysen, kız da sana destek olmaya niyetliyse halledersiniz.


rusalka
(22.01.20)
Çok teşekkür ederim değerli cevaplarınız için :) ikimizin de ilk önceliği eğitimlerimiz.


ben kız arkadaşımı ders çalıştırıyordum hep. sorularını çözüyordum, vs. vs. kız sorucak ben yapamadım mı diyecem??? öyle olunca benim de çalışmam gerekiyordu :D sana bağlı tamamen.


inekadam
(22.01.20)
sınavlarım var görüşmeyelim bir süre dediğimde trip yediğim oldu


hells bells
(22.01.20)
(2)

Socar'ın Yönetim Kurulu

Ben bi' dönem Tanap'da çalışmıştım. Bu Socar denilen firmayla öyle alay ediliyor da, fena büyük bunlar. Yani orada çalışırken ''iyi firma lan bunlar'' flan diyordum.Şimdi az önce sözlükte yönetim kurulu şemasına denk geldim de. Hayretler içerisindeyim. ''nasıl bu kadar yiyor olabilirler'' diye düşün
Ben bi' dönem Tanap'da çalışmıştım. Bu Socar denilen firmayla öyle alay ediliyor da, fena büyük bunlar. Yani orada çalışırken ''iyi firma lan bunlar'' flan diyordum.

Şimdi az önce sözlükte yönetim kurulu şemasına denk geldim de. Hayretler içerisindeyim. ''nasıl bu kadar yiyor olabilirler'' diye düşünmeden edemiyorum. Yönetim kurulu üyeleri arasında benimle mezun insanlar var ve bambaşka işler yapıyorlar. Bu nasıl bi' rant aktarımıdır böyle, bu nasıl bi' vicdan.

Çok ilginç. Hiç utanmıyorlar diye alaya alıyorduk ama hergün önünden geçtiğim' ofiste çalışan alelade bi' meslektaşımın bu kadar devasa firmalara hükmeden' yönetim kurullarında olmasına çok şaşırdım. Bu Tanrı belli ki bizim Tanrımız değil.


Bunlar birbiriyle çarpışmadan-savaşmadan da batmazlar de mi ? ne olursa olsun artık onlar kazandı, oyun bitti mi

not: duyuruyu bilerek gönül işinde açıyorum, bence bu fazlasıyla gönül işi.
mete kudur
(22.01.20)
socarın nesiyle alay ediliyor anlamadım, devasa bir firma, azerbaycan devletinin şirketi, ayrıca türkiyedeki en büyük rafinerinin sahipleri, izmir aliağada yeni yapıldı star rafinerisi.


nahtoderfahrung
(23.01.20)
alışırsın zamanla


tamamhosdiyonda
(23.01.20)
(4)

stalk belasından nasıl kurtulabilirim

Arkadaşlar biri var. Vardı daha doğrusu. Biz bir araya geldik yedik içtik yattık kalktık falan ama ben devamını istedim, o istemedi. arada o ''naber, napıyon?'' yazarsa konuşuyorduk. Şimdi 2 aydır sıfır iletişim var. Neyse, şimdi ben bu kızı nedense aklımdan çıkaramadım. Sosyal medyadan da eziklik o
Arkadaşlar biri var. Vardı daha doğrusu. Biz bir araya geldik yedik içtik yattık kalktık falan ama ben devamını istedim, o istemedi. arada o ''naber, napıyon?'' yazarsa konuşuyorduk. Şimdi 2 aydır sıfır iletişim var.

Neyse, şimdi ben bu kızı nedense aklımdan çıkaramadım. Sosyal medyadan da eziklik olur diye çıkaramadım. Sessize falan aldım ama fotolarımı beğeniyor falan derken aklıma düşüyor. İnsan görünce yine aklı düşüyor işte :D her şeye eyvallah ama stalk işi kötü işte. Evde otururken bakarım kimi takip etmiş falan, bara gidiyoruz içiyoruz arkadaşlarla ben kaşla göz arasında çıt çıt bakıyorum hemen ne yapmış, ne yazmış falan diye. Takip ettiklerini arkadaşlara yolluyorum ''knk bu çocuk mu ben mi?'' diyorum. Sen diyorlar. Bir gün Ash Stymest'in fotosunu yolladım ona bile ''sen daha iyisin'' dediler :D İyi arkadaşlar işte, kıramıyorlar.

Ben eskiden valla böyle bir insan değildim ya. Kıza bak kendi görüşmek istedi, kendi kovaladı, hayatımı bi telefon ekranına hapis etti gitti. Kızı rahatsız etmiyorum, yazmıyorum, aramıyorum, ille benim olacaksın tribine de girmedim. Öyle huylarım olmadı hiç ama kendi hayatımı rahatsız ettim. Başka biriyle konuşuyorum ama sanki onun gibi olmuyor. geçen mekanda karşı masadaki kızla göz göze geldik ama telefonu çıkardım acaba bizim kappe naptı du bakayım diye yine sayfasında 2 tur attım çıktım. Mekan bakışmalarını severim ama o bile zevk vermiyor artık. 2 hafta önce çok sarhoştum, hikaye atmış bu. yemin ederim elim kolum titredi mesaj atacaktım hikayesine arkadaşa uzattım teli. al dedim şunu az sende kalsın.

napcam ben böyle ya? Ne belaymış böyle şeyler ya. Ukrayna'ya falan mı gitsem kafa dağıtmaya acaba. Eskisi gibi ucuzsa oralar itlik serserilik falan yapayım belki geçer.
eazy
(22.01.20)
E 2 aydır sıfır iletişim varsa sen neden yazmıyosun?
Yaz kardeşim, stalk’tan kurtulmanın tek yolu yazmak yürümek ilerlemek ve sonunda ya batmak ya çıkmak.


zahlebinin
(22.01.20)
ukrayna iyi fikir, boşluktan oluyor böyle
ukraynaya gidersen haber et beraber gidek


dafuq
(22.01.20)
@dafuq

mart-Nisan gibi gideriz abi :)


eazy
(23.01.20)
engelle gec, yoksa bakar durursun, daha cok bakar daha cok durursun :) senin gibi olan bir kiz vardi bende de, en sonunda engellemis beni :D


sweetoffice
(23.01.20)
(5)

iletişime geçememe

selamlar. uzun bir süredir beğendiğim bi kız var. şimdi bu kızı ufaktan tanıtayım. 28 yaş, çok güzel:), hiçbir sosyal medya hesabı yok, arkadaşlarla sosyal aktivite sıfır çünkü hiç arkadaşı yokmuş, bu zamana kadar birçok görücü gelmiş ama hiçbirini istememiş, tek aktivitesi ablasının çocuklarını gez
selamlar. uzun bir süredir beğendiğim bi kız var. şimdi bu kızı ufaktan tanıtayım. 28 yaş, çok güzel:), hiçbir sosyal medya hesabı yok, arkadaşlarla sosyal aktivite sıfır çünkü hiç arkadaşı yokmuş, bu zamana kadar birçok görücü gelmiş ama hiçbirini istememiş, tek aktivitesi ablasının çocuklarını gezdirmek olan, muhafazakar sayılan bir ailenin kızı. birkaç kez ufaktan göz teması dışında iletişimim sıfır. ama bugün 4-5 sn kadar upuzun:) bir göz teması kurduk. gözlerinde göz bebeklerimi gördüm diyebilirim. o kadar heyecanladım ki anlatamam.

bu normal bir bakışma mı sizce? değilse, nasıl adım atmalıyım? ablasına(evli) instagramdan yazsam yanlış olur mu? not. bu olay, herkesin birbirini az çok tanıdığı, anadolunun bir ilçesinde gerçekleşmiştir.
annem baban yok mu çocuğum?
daha önce görücü geldiyse bu işlere bakan mahalle sorumlusunu bulsunlar. araya girip tanışılır sonra istemeye gidilir. 1. sene sonunda bebeyi kucağınıza alırsınız. 3. sene itibariyle 2. çocuk olur.


ozdek
(22.01.20)
küçücük bakışmadan niye bu kadar medet umuyorsun ki? ayrıca orada değildik, doğru bir tahlil olmayacak yaptığımız hiçbir yorum. ve son olarak, daha bir ay önceki sorunda çok hoşlandığın ve hatta okumasına bile laf ettiğin kızı ne çabuk unuttun? kadınlarla ilgili konularda sorunların var sanırım. ve ablasına falan yazma yahu, hiç mi bilmiyorsun bu işlerin usulünü?


wmeh
(22.01.20)
@wmeh ağıt mı yakayım peşinden? bir ay geçmiş unutulmuş bir olay. usulünü biliyoruzda böylesi hiç denk gelmedi. aynı ortamda bulunma şansım yok, ortak arkadaş yok. ne yapayım diyorum


kardeşim taktik maktik yok bam bam bam.

alemi yok öyle araya muştucu, arzuhalci sokmanın. 'herhangi bir kadın' filminde tarık akan'ın ''bana merhaba dedi'' repliği gibi temelsiz avuntular yaşama kurban olayım göz bebeklerinde görmeler falan.

bul küçük bir bahane yaklaş. şans cesurdan yanadır.


heidi'nin dedesi
(22.01.20)
@heidinin dedesi ya herro ya merro diyosun? kaybedecek birşeyim yok belki de kazanırım. ilk fırsatta deneyeceğim.


(6)

adaşım insanlara büyük antipatim var

kendi adımı hiç sevmiyorum, bir ortamda aynı isimli iki kişi olmasını da hiç sevmem. bunlarla pek konuşmak hatta herhangi ilişki içine girmek istemiyorum. mesela bu dönem 2 isimli biri bizim sınıfa gelecek ve bu iki isimden bende de var, gelmeden ayar oldum elemana. siz nasıl yaklaşıyorsunuz aynı is
kendi adımı hiç sevmiyorum, bir ortamda aynı isimli iki kişi olmasını da hiç sevmem. bunlarla pek konuşmak hatta herhangi ilişki içine girmek istemiyorum. mesela bu dönem 2 isimli biri bizim sınıfa gelecek ve bu iki isimden bende de var, gelmeden ayar oldum elemana. siz nasıl yaklaşıyorsunuz aynı isme sahip olduğunuz kişilere?
vay adaşım gardaşım minvalinde daha sempati ile yaklaşıyorum.


fezagezgini
(22.01.20)
kendi ismimde bugüne kadar kimseyi tanımadım. tanısam severdim herhalde =D


şifre
(22.01.20)
aynı durumdayım. benim ismim çok nadirdi. bir kezban dizisi yüzünden yeni nesilde patlama yaptı. ismimi değiştireceğim böyle giderse.


ya ben lan neyse
(22.01.20)
adaşım birine rastlasam keşke. 'adaş n'aber' demek çok istiyorum. şu yaşıma kadar hiç denk gelmedim.


heidi'nin dedesi
(22.01.20)
Benim de nadirdir rastladığım ama kendisine yakınlık hissederim, hoşuma gider.


rastladığımda pek umurumda olmadı


basond
(23.01.20)
(14)

Hoşlandığınız birinin dikkatini nasıl çekersiniz?

Kadın ya da erkek; -Aynı işyerinde çalışmıyorsanız,-Ortak bir arkadaşınız yoksa,-Aynı spor merkezinde değilseniz, -Sosyal medya kullanmıyorsa,-Hayatında biri var mı onu da bilmiyorsanız, -Nadiren iş resmiyetinde görüşmeniz söz konusu ise,-Ve en önemlisi hissettiğiniz duygu çok güçlü ise şansınızı d
Kadın ya da erkek;
-Aynı işyerinde çalışmıyorsanız,
-Ortak bir arkadaşınız yoksa,
-Aynı spor merkezinde değilseniz,
-Sosyal medya kullanmıyorsa,
-Hayatında biri var mı onu da bilmiyorsanız,
-Nadiren iş resmiyetinde görüşmeniz söz konusu ise,
-Ve en önemlisi hissettiğiniz duygu çok güçlü ise şansınızı dener miydiniz ?
-Siz en son bunun için nasıl bir çılgınlık yaptınız?
Cookie
(21.01.20)
Valla saydıklarına göre neredeyse hiç görmediğim birine bu kadar güçlü duygular hissetmemin sebebini sorgularım. Hislerimden eminsem de gider direkt tanışmak için bir adım atarım artık denk geldiğimizde başka yolu yok.


benzer bir duruma düştüm. ama cevap bulamadım.


scudman1
(21.01.20)
Telefonunu alarak başlardım işe. Bahanesini ya da yolunu da sen bul. Vermek istemiyorsa ya seni beğenmedi ya da gözü tutmadı. Onun dışında medeni her insan iortak iş yaptığı insana telefon numarasını verir sanirim


üğpoıuy
(21.01.20)
@üğpoıuy telefonu var. İş resmiyetinde benimle görüşen biri ve karşı taraf erkek .


Cookie
(21.01.20)
Hmm aslinda yardirmak en güzeli ama olumsuz sonuçlanırsa yine birlikte iş yapacaksiniz falan sıkıntı evet :/

Önce sevgilisi olup olmadığını netlestirmemiz lazım.
O zaman çıtayı biraz düşünelim. Vatsap durumu paylasiyorsa oradan yürü. Paylasmiyorsa onun ilgisini kesin olarak cekecegini düşündüğün bir şeyler paylaş :(

So sori


üğpoıuy
(21.01.20)
Hatta durum paylasiminda sadece su kişi görsün gibi bir şey olabilir. Atıyor da olabilirim. Sadece onun göreceği şekilde nude...


üğpoıuy
(21.01.20)
@üğpoıuy bakmıyor. Kendisi de paylaşmıyor.


Cookie
(21.01.20)
Nude diyorum.. kesin çözüm sundum önüne.. kamoon


üğpoıuy
(21.01.20)
Iş resmiyetinde olan birisiyse, dişiyseniz ve duygularınız çok güçlüyse, muhtemelen erkek sizin çok üstünüzde bir profile sahiptir (maddiyat,fenotip,ünvan) ve bunları da ele alırsak bu erkeğin muhtemelen görüştüğü veya konuştuğu birisi vardır. Derseniz ki kardeşime benzettim veya rahmetli sevgilimi andırıyor sen de ne abarttın denpeh? O kadar çirkin de değilim filan, elinde olan tek çare iş konusu üzerinden muhabbet açıp buradan ilerlemek en doğrusu olacaktır. Öbür türlüsü çok zor.. Ama bu sonucunda erkek tarafından bu kız herkese yazan bir tip diye düşünme olasılığı yüksek tabii.


denpeh
(21.01.20)
@denpeh sesli güldüm hakikaten


Cookie
(21.01.20)
en son lisede ve üniversite bir döneme kadar böyle hissetmiştim. oluyor öyle sonra sormuyorsun etmiyorsun gidiyor başkasıyla beraber oluyor. sonra kaşar vs olduğunu anlıyorsun içinden seviniyorsun falan.

çook güçlü duygular hissettiğim lise arkadaşım hala taş gibi ama beşinci evlilikten sonra cinsiyet değiştirdi misal.


ozdek
(21.01.20)
Yılan dansı yapıyorum. Ortam fişeq, dızzz


Tears of Devil
(21.01.20)
Ben kızların ilgisini vücut diliyle tartıyorum. Cilveli, neşeli ol; o hamle yapar istiyorsa.


rldofiui
(22.01.20)
Jrr tolkien +1


zahlebinin
(22.01.20)
(5)

Ankara gece hayatı

Arada kanım kaynıyor akmak istiyorum ama yol yordam bilmem para var ama bana yol gösterecek ortam çocuğu lazım
Arada kanım kaynıyor akmak istiyorum ama yol yordam bilmem para var ama bana yol gösterecek ortam çocuğu lazım
Sen sor ben anlatayım. (bkz: macerayı seven adam)


mete kudur
(21.01.20)
Türkiye'de gece hayatı tamamıyla amacından sapmış durumda bence. Bizde insanlar eğlenmeye değil, sosyal medyadaki reklam kampanyalarına malzeme toplamaya çıkıyor. Damsız girilmez diye bir şey var bizde, gece hayatının ana amacı dam arayışıdır zaten. Şaka mı bu? Paran varmış, vaktin de varsa yurt dışına git. Soçi'yi tavsiye ederim. Rusya'nın Miami'si.


rldofiui
(22.01.20)
Nasıl bir gece hayatı?


zwiegesprach
(22.01.20)
Sen sözlükteki sapık arkadaş değil misin? Nick altında yazmışlar baya. Bence sen akma gecelere.


Kız msn? :DDDD


eazy
(22.01.20)
(14)

tanıdğınız en yalnız insan kim

ben kendimi çok yalnız hissediyorum. ne doğru düzgün arkadaşım var ne de sevgilim. evet konuştuğum arkadaşlarım var ama hiçbiriyle canciğer değilim. kardeşim olmasa daha da yalnız hissederdim kendimi. acaba ben dünyanın en kötü insanı olabilir miyim?
ben kendimi çok yalnız hissediyorum. ne doğru düzgün arkadaşım var ne de sevgilim. evet konuştuğum arkadaşlarım var ama hiçbiriyle canciğer değilim. kardeşim olmasa daha da yalnız hissederdim kendimi. acaba ben dünyanın en kötü insanı olabilir miyim?
Yalnız olmakla derdi olan, tanıdığım bir ben varım sanırım.

Bir sürü "arkadaşım" var ama yalnız takılan. İşten/okuldan çıkıyor eve gidiyorlar. Dizisini izleyip hobisini yapıp mutlu oluyorlar.

Bir yandan hayret ediyorum bir yandan kıskanıyorum.


aguen
(21.01.20)
Benim.

Hoş ça ka lın.


Ben de epey yalnızım. Yaşadığım yerde hadi çıkıp bir hava alalım diyeceğim kimse kalmadı gibi. Kendi kendime yetiyorum çoğu zaman ama arada insan içine çıkmak insanı normalleştiriyor.


başka kimseyi tanımadığım için, ben.


Tears of Devil
(21.01.20)
beni de yazın listeye.
ayrıca bu durumun kötülükle ne ilgisi var, anlamadım.


scudman1
(21.01.20)
Serdar var, 15 senelik arkadaşım. Çok iyi, kibar ve kültürlü bir adamdır ama etrafında hiç düzenli arkadaşı olmamıştır; ben dahil. Aynı şehirdeyiz ayda yılda bir gelir bizim ortama, o da ancak çok ısrar edersen. Başka da arkadaşı yok, oyun oynar enstrüman öğrenir dil öğrenir kendi kendine; evden çıkmaz işten eve evden işe. Otursan çok güzel muhabbet eder seninle, herkes de sever ama yalnızdır serdar; hiç kız arkadaşı da olmadı. Biraz çekingendir ama zamanında dans ekibinde solistlik de yapmıştır, insan içine çıkarsan takır takır konuşur. Tuhaf bir adam serdar, ulaşamıyorsun kendisine, hep bir duvarı var gibi.


Bruce
(21.01.20)
ben ergenler gibi yalnızlık edebiyatı yapmadan söylüyorum: ben. iyi ki ben.


ya ben lan neyse
(21.01.20)
Ben.

Yurtdışına çıkıyorum iki güne iş için, "ne istersiniz, ne getireyim size ordan?" diye psikoloğuma sordum. İkinci bir seçeneğim yok çünkü.

Teşekkürler.


adamın psikologu var lan!

geçen bi dilek tuttum yine otobüste tek başıma gittim.


Valla ben de yalnizim sanirim. Ama benimki tercih biraz, yukaridaki Serdar gibiyim :)


msb
(21.01.20)
Neyse ki bu degilim de Serdar cok yalnizsa ben yürürdüm kendisine.


hindistan cevizi
(21.01.20)
Evden işe gidip gelmek, evde vakit geçirmek ne güzel hayat :)

Yalnızlıksa mevzu; bu konuda rekoru 7 ay 20 gün gemide kalan adam bildirdi :) Arkadaş, dışarı çıkmak, dolaşmak etmek, tv, internet vs unutun zaten yok. Telefon karaya yakın olunca çekerse, gerçi birde 10 dolara 20 dk uydu telefonu var.


Northern Mariner
(21.01.20)
@northern mariner hikayenin eksik kısımları hiç yok mu? 7 ay hiç mi karaya ayak basmadınız?


Tanıdığım en yalnız insan, telefonun öbür ucunda bir tuhaf çatallaşmış sesini toplarlamak için bir iki kez öksürdükten sonra, yav kusura bakma, 15-20 gündür kimseyle konuşmadım, şimdi birden ses çıkmadı ben de şaşırdım diyen insandı. Hala kalbim acır hatırladıkça. Hayatı boyunca - ve hala- ne kadar yalnız olduğunu ya hiç bilmedi ya da farkında değilmiş gibi yaptı.Mutsuz bir insan asla olmadı, ama benim için yalnız insanın tanım karşılığıdır.


latchet
(22.01.20)
(5)

Arkadaş, akraba detoksu yaptınız mı?

Size iyi gelmeyen insanları, hem sosyal medyanızdan, hem hayatınızdan çıkardığınız oldu mu? Neden?
Size iyi gelmeyen insanları, hem sosyal medyanızdan, hem hayatınızdan çıkardığınız oldu mu? Neden?
Cookie
(21.01.20)
Yapmadım, yapmam da.

Ben herkesin bir şekilde iletişim halinde kalması gerektiğini düşünüyorum. Anı'larıma çok düşkünüm. Birşeyle paylaştığım bir insanın hayatımdan tamamen uzaklaşmasını istemem. Okan Bayülgen'in ''eski sevgili'' yaklaşımı vardı mesela bu konuda. Ben de onunla aynı fikirdeyim. Sadece sevgili için değil, normal arkadaşlarımda da.

neden çıkartayım ki, belirli sebeplerle problem doğuracak kişileri hayatımdan ? çok şükür gerek şart yeterli zekaya ve fiziksel kuvvete sahibim; yani onların bana verebilecekleri zararı öncesinden düşünebilip o pozisyonlara istemiyorsam girmeyebiliyorum. Kendimi bu şekilde koruyabilecekken, iyi bir aksiyona gebe bir arkadaşlığa neden son vereyim ki ?

Bilmiyorum, ben yapmam sanırım hiç. Özellikle bir kaç olaydan sonra daha da iyi anladım galiba bunu. (bi' cenazeden sonra)


mete kudur
(21.01.20)
Oldu. Çok sevdiğim kardeşim dediğim arkadaşım vardı. Siyaset/dünya görüşleriyle ilgili anlaşamıyorduk ama arkadaşlığımızla bunu karıştırmıyorduk. Sonrasında bu eleman benimle iletişimi kesti. Mesaj attım aradım dönmedi. Sonra bana haber vermesi gereken çok önemli bir bilgiyi bildiği halde bana söylemedi.
Devamında da başıma çok kötü şeyler geldi(hem ailevi hem şahsi) duyup duymadığını bilmiyorum. Şeyimde(umurumda) değil bundan sonrası. Sildim attım.
Bu tavrının da görüş farklılıklarımızdan dolayı olduğunu biliyorum.


cahs
(21.01.20)
Bazen facebookta.. i.hizliresim.com


üğpoıuy
(21.01.20)
cok oldu. zaten mumkun oldugunca az insan kuralimi uygulama konusunda da oldukca basarili oldugumu soyleyebilirim. benim yapmayacagim sey bana yapildigi an cok fazla kredisi kalmiyor o kisinin benim gozumde. bir anda bitiveriyor. her seyin azi karar cogu zarar, insanin da oyle. bana iyi gelmeyen, gelmeyecek hicbir seyi ya da ksiiyi hayatimda tutmamaya calisiyorum ben de. niye kendime yuk edeyim?


in vino veritas
(21.01.20)
Bu kişi bana hayatta bir çok şeyi gösterdi.
eksisozluk.com


Başkalaşım
(21.01.20)
(10)

Aşk .. insanı iyileştirir mi?

Sabahattin Ali’nin;Sensin, Kalbim değildir, Böyle göğsüme vuran.. “ dizelerindeki gibi derin bir aşk işte; herşeyi unutturmaz mı insana?
Sabahattin Ali’nin;
Sensin,
Kalbim değildir,
Böyle göğsüme vuran.. “ dizelerindeki gibi derin bir aşk işte; herşeyi unutturmaz mı insana?
Cookie
(21.01.20)
insanina bagli, askina bagli.


in vino veritas
(21.01.20)
aşk kesinlikle iyileştirir.


mete kudur
(21.01.20)
İlişkilerin iyileştirici gücü olabiliyor hocam. Öyle romantize etmelik şekilde değil, insan ilgisi illa aşk olmasa da çevreyi değiştirebilir.


mor bembombom
(21.01.20)
aşkı "iyileşme" sebebi olarak gören biri sağlıklı değildir. o yüzden ilişki bittiğinde (ki ilişkilerin hemen hepsi biter) muhtemelen sorun çok daha şiddetli bir şekilde kendini gösterecektir, çünkü aradan geçen zamanda tamamen görmezden gelinmiştir. o yüzden aşk insanı iyileştirmez bence; iyileştirirse eğer "sağlıklı bir aşk" yaşama motivasyonu iyileştirir. önce iyileşirsin, sonra aşk yaşarsın. en temizi bu.


der meister
(21.01.20)
@der meister “birini unutmak için iyileşmek” anlamında değil aslında. Sabahattin Ali’nin “Sensin, kalbim değildir, böyle göğsüme vuran.. “ dizelerindeki gibi derin bir aşk işte; herşeyi unutturmaz mı insana. Bütün yaralarını iyileştirmez mi?


Cookie
(21.01.20)
O nasıl bir sorudur öncelikle.

Cevap olarak ise, evet. Lanet işine dayanamayıp istifa etmiş, ağır depresyonda, hayatından nefret eden, bunlara ek olarak normalde de sosyal kaygılarla kendini yiyip bitiren biriydim.

Sonra yoktan bir kız belirdi hayatıma girdi aniden. En mutlu yarım senem diyebilirim.

Hoş, kendisiyle ayrıldık ve 24 gün olmasına rağmen bir an bile aklımdan çıkmıyor ama yine de şu an geçen seneye göre çok çok çok iyi bir yerdeyim ve onun sayesinde.


aguen
(21.01.20)
yok ben öyle bir şey kastetmediğinizi anladım zaten. yine de katılmıyorum. her şeyi unutturan bir şeyin uzun vadede insana iyi gelmesi bence mümkün değil. kısa süreli bir büyü yaratır, o kadar. sonrasında toparlanılabilirse o büyü süreci güzel bir macera olarak akılda yer eder, güzel anılar bırakır... o zaman iyi. ötesine geçerse sıkıntı. tabii "ben tamamen iyi değilim, o yüzden aşk yaşamamalıyım!1!" düşüncesi de yanlış ama bence aşkı herhangi bir şeyden kaçış olarak görmek sağlıklı bir yaklaşım değil.

hayat kuru fasulye pilav, aşk da yanındaki turşu ve ayran olmalı bence. önünde pilav yokken iskender hayali kurarsan, aşkı kaybettiğinde hiçbir şeyin olmadığını fark edersin. halbuki halihazırda önünde fasulye varsa çok mutlu olmasan bile doyarsın jsfjsks. demem o ki, aşkın gazına gelmemek lazım; aşkın sorunlardan uzaklaştırmasına izin vermemek lazım. sonra yere çok fena çakılıyor insan. mutluluk tek bir insana ve onun getirdiklerine bağlı olmamalı, o sadece hayatı zenginleştiren unsurlardan biri olarak kalmalı. yoksa üzülmek garanti gibi bi' şey.


der meister
(21.01.20)
Doğru kişi ise evet


Evet. şu anda nişanlım olan 5 yıllık sevgilim ile ilişkimiz başlamadan önce dipteydim, sondaydım, depresyondaydım. şimdi işinde gücünde sporunda hobisinde biriyim ve sürekli daha iyi bir insan olmak için uğraşıyorum. motivasyonum, hayat enerjim o benim.


sanguine mcqaer
(21.01.20)
İyileştiriyor. Yaşam enerjisi veriyor. En basit olarak sevgilinle buluşmak için heyecan duyuyorsun. Kendine daha çok bakıyorsun, dikkat ediyorsun. Buluştuğunuzda yapacaklarınızı düşünüyorsun. Keyifli bir buluşma olursa bir sürü anı oluyor. Birlikte birçok şey yapıyorsun. Hatta bazı şeyleri ilk defa tecrübe ediyorsun. WhatsApp'ta saatlerce konuşurken yüzün gülüyor. Yeni yıl için, Sevgililer Günü için, doğum günü için, birçok şey için hediye düşünüyorsun, alıyorsun, o da sana alıyor. Bunların hepsi aslında hayatı canlandıran, hareketlendiren, güzelleştiren şeyler.


dissendium
(21.01.20)
(16)

polis kadınla evlilik yürür mü?

Selamlar.Kamuda, en düşük maaşla çalışan bir devlet memuruyum.Flört ettiğim kız polis... buraya kadar sorun yok sorunlar bundan sonra başlıyor.1) çok yoğun çalışıyorlar çalışma sistemlerini bildiğim için eve vakit ayırması çok sıkıntılı.2) olur olmadık yerde göreve çağrılma ve sürekli farklı illere
Selamlar.Kamuda, en düşük maaşla çalışan bir devlet memuruyum.Flört ettiğim kız polis... buraya kadar sorun yok sorunlar bundan sonra başlıyor.

1) çok yoğun çalışıyorlar çalışma sistemlerini bildiğim için eve vakit ayırması çok sıkıntılı.
2) olur olmadık yerde göreve çağrılma ve sürekli farklı illere göreve verilmesi.
3) her ne kadar maaşım düşükte olsa oldukça güzel bir tatil sistemim var.kendisi aylık saat bazında benden yaklaşık 2 kat fazla çalıştığı için aramızda yaklaşık 1500-2000 lira maaş farkı var.Ek görev,mesai vs. bahsetmiyorum aylık 400 saati bile bulabiliyor çalışmaları.Benden fazla kazanıyor buda bir dezavantaj.

daha çok çok fazla sorunlar var yazacak ama benimde her şey hakkında bilgim yok.Böyle bir ilişki ne derece mantıklı sizce?
soru icin geldim
(21.01.20)
Yürümese tüm polis kadınlar bekar mı olurdu?

Sen kızı rahat bırak. Şimdiden böyle düşünüyorsan işin sonu hayırlı olmaz gibi.


sydney
(21.01.20)
kardeş sen seviyor musun bu kızı? ona dair bir şey dememişsin. Kıza fizibilite yapmışsın. Böyle bakarsan olaya, senin işin zor. Evlilik marketten bir şey almak gibi değil.


ebabil curnatasi
(21.01.20)
yürür hiç sıkıntı olmaz.


burya
(21.01.20)
"Benden fazla kazaniyor, bu da bir dezavantaj!" yazdigin icin bu iliski yürümez. Kizin maasi gittikce azalmayacak; terfi aldikca, calistigi sene arttikca cogalacak.

Kizi rahat birak, senden bir hayir görmeyecek.


chitosan
(21.01.20)
Senin gibi biriyle yürümez tabii, tez vakitte kızı rahat bırakırsın umarım.


wmeh
(21.01.20)
O kadinin, bir bos vaktine gelip de bir aptallik yapma ihtimali cok uzucu.

Hic mantikli degil bir iliski sizle.


buf-e kür
(21.01.20)
niye bu kadar yüklendiniz ki bana :(


soru icin geldim
(21.01.20)
Büyük konuşmayayım ama ben mesela polis bir kadınla birlikteliğimi sürdüremezdim.

Ben mesleklerin karakterlerde etki bıraktığını düşünüyorum. Polisin de genel refleksini biraz ''kaba'' ZANNETTİĞİM için de benim evlilik düşünceme biraz aykırı düşüyor.

Bir diğer konu doktor ve avukat için de geçerli mesela. Doktor bir kadınla da ilişkimi sürdürememiştim. Orada da farketmiştim doktorla evlenmek istemediğimi. Doktorda da refleksler daha ''gerçekçi'' oluyor. çok iyi arkadaş olabilirdik bu kadar gerçekçi insanlarla ama evlilik için optimum denge lazım galiba.


Bunun dışında, mesai saatleri aşırı önemli evlilikte. İş stresi çok önemli. Gelir seviyesine çok takılmazdım ama diğer 2 şart baş ağrıtabilir.(ağrıtır)


mete kudur
(21.01.20)
sana niye boyle yuklenmisler anlamadim,

gayet mantikli bir soru sormussun.

cevremde 2 polis kadinla evli olan tanidiklarim var. ama ikiside sonradan ayrildi.
sebep, hakli haksiz konularini bilmem sadece gozlemledigim bu.

ustteki arkadasin soyledi "mesleklerin karakterlerde etki bıraktığı" cümlesi kesinlikle çok doğru.


glore
(21.01.20)
benim arkadaş kadın polis, kadın polislerle arkadaş olarak bile anlaşamadığını söyledi:))

Seversen neden olmasın? Sadece bence maaş farkı seni yıpratır.


banacevaplazım
(21.01.20)
mete +1

hele bu zamanın polislerine şahsen güvenmiyorum. insanlar karakola şikayete gidiyor ilgilenmiyorlar, bakıyorsun ertesi gün şikayetçi öldürülmüş. hiçbir olaydan da ders alınmıyor hala her şey aynı. onun dışında olmadık yerde efelik taslayanlarını görüyorum. bunların hiçbiri kadın değildi gerçi ama fark eder mi bilmiyorum.


windows95
(21.01.20)
kadını, erkeği bilmem ama şimdi bir genelleme sıçacağım; polisle askerle olmaz. zor.


sanguine mcqaer
(21.01.20)
Maas olayina da yanlis baktigini dusunuyorum. Senden 2 kat fazla calistigi halde 1500-2000 TL fazla aliyorsa, senin maasinda saatlik olarak daha fazla.

Bu konuda ezilip buzulmene gerek yok. Yanlis bir sekilde karsilastirma yapiyor olmalisin.

Ayrica sabah 9 aksam 5 calisip 5000 TL almak varken sabah 8 aksam 8 calisip 7000 lira almayi istemem acikcasi.

Hayatinda es ya da dost secerken para 1.planda olmamali.


kaiserr76
(21.01.20)
senden fazla maaş alması belki ilk zamanlar çok rahatsız etmeyebilir, ancak ilişkinizin ilerleyen aşamalarında özellikle aileler vs. işin içine girince sıkıntı doğurabilir. kızın ailesi modern ileri görüşlü bir aile değilse (ki öyle olanların bile laf ettiğini duydum) erkek tarafın kız tarafından düşük kazanmasını sorun edip buna kıza empoze edebiliyorlar, kız da onların etkisinde kalıp bu adam bana bakamayacak mı psikolojisine giriyor.
Evlenirsiniz, masa başı işi alır maaşı düşer belki o zaman bunlar o kadar sıkntı yaratmayabilir.


sen de polis ol. gul gibi gecinirsiniz.


jimicik
(22.01.20)
kelepçe fantezin varsa olur, hatta güzel olur.


(7)

Hayatı kaçırıyormuş hissi

Yaşıyor musunuz bunu hiç?Şöyle bakıyorum da herkes çok güzel yerlerde tatil yapıyor, geziyor, eğleniyor, sevişiyor. Herkesin başından bir sürü tecrübe geçmiş, bir sürü şey tatmışlar. Benim doğru düzgün sevgilim bile olmadı, bir yere tatile gitmedim, bir şey deneyimlemedim hiç. 2001'liler bile öyle n
Yaşıyor musunuz bunu hiç?

Şöyle bakıyorum da herkes çok güzel yerlerde tatil yapıyor, geziyor, eğleniyor, sevişiyor. Herkesin başından bir sürü tecrübe geçmiş, bir sürü şey tatmışlar. Benim doğru düzgün sevgilim bile olmadı, bir yere tatile gitmedim, bir şey deneyimlemedim hiç. 2001'liler bile öyle neredeyse. Kendimi böyle insanların yanında kötü hissediyorum. Hayatı kaçırmışım gibi, geri kalmışım gibi. Böyle şeyler hadi deyince de yaşanmıyor ki. Şimdi yaşayayım desem iki üç yıl sürer bir adım atmam, yaşım geçmiş gibi hissediyorum. Size de geliyor mu böyle düşünceler? Eksik hissetmek normal mi? Bahsettiğim zenginlik değil bu arada. Onunla bağlantılı tabi ama o değil.
mastarryx
(21.01.20)
arada bazı kritik konularda hissettiğim oluyor ama genel bir kaçırmışlık hissi yok.

Bu his bana biraz açgözlülük gibi geliyor ve bu hissi yaşadığını söyleyen insanlar hayattan isteklerini belirlemedikçe bu his devam ediyor. Deri evlenmek ve çocuk yapmakmış gibi, sürekli öylelerine özenen tipler var mesela bildiğim. Evlenip çocuk yapıp hala sosyal medyadaki insanların fotoğraflarına tamah ettikleri için mutsuzluğa devam ediyorlar. Ve sadece kıskançlık ve mutsuzluk yayıyorlar çevrelerine.

Gezmek istiyorsan gez, sosyalleşmek istiyorsan sosyalleş ama neyi neden yaptığını bil de yap. Başkasının ne yaşadığı ve nasıl yaşadığıyla ilgilenme. Sen kendi hayatını yaşıyorsun sonuçta.


lcha
(21.01.20)
Bir şeyi yapmak istiyorsan yap, seni tutan engelleri kaldır ve yap onu. Böylece mutlu hissedeceksin, birkaç sene sonra geriye dönüp baktığında başkalarında görüp özendiğin yaşanmışlığın kendi hayatında da olduğunu göreceksin. Önemli olan şu: bu yaşanmışlığın içeriği sana ait olmalı, senin arzu ettiğin şeylerden oluşmalı. Bu noktada başkalarını referans almak saçma. Tek derdin, ne istiyorum ve nasıl elde ederim sorularının cevabını bulmak olsun, derim.


Olive
(21.01.20)
kaciriyor olabilirsin, olmayabilirsin de.. Bu sana bagli.
bazi insanlar kisilikleri ve kosullari icabi cok sey "yasiyor", bu da onlari olgunlastiriyor. Bu dogru... Sen icedonuk olabilirsin, dagin basindasin belki ya da bir apartman dairesine hapsolmus durumdasin. Belki o kadar cok sey yasamiyorsun. Ama okuyabilirsin, izleyebilirsin. Bilgi de insani olgunlastirir. Artik dunya elinin altinda. ne olup bittigini takip ediyorsun. Cahil cahil gezen cok, gercekten sevmeden sevisen cok. Sen kendini gelistirmeye, yontmaya bak. Hicbir seye yasin gec degil. 50 yasinda isen bile gec degil.


ebabil curnatasi
(21.01.20)
Bu durum bir sosyal medya yanılgısı olabilir. İnsanların çoğu sosyal medyada çok mutlu, tecrübeli ve bilgili görünüyor. Fakat aslında birçoğunun altı boş. Sosyal medyayı bırakın ve kendinizi eksik hissettiğiniz şeyler için kendinize fırsatlar yaratmaya bakın.


stronzo
(21.01.20)
türkiye'de yaşıyorsan ve paran yokas zaten öyle. yalnız değilsin ama merak etme.


nick bulamadim
(21.01.20)
sosyal medyanin pompaladigi bir algi bu. hemen herkes yasiyor. 15 ulke gormus ve yurt disinda yasayan biri olarak ben de seyahat bloggerlarinin (bir kismi arkadasim ayni zamanda) sayfalarina bakinca niye daha cok gezip goremiyorum, daha asyaya gidemedim falan diye uzuluyorum. hicbir zaman daha fazlasinin istegi, hayati kacirma hissi gecmeyecek cunku cok kisitli bir zaman yasiyoruz dunyada.

bu hissi faydali bir seye donusturmek isterseniz oturup bir liste yapin. ortalama 80 senelik omrunuzde minimum neleri yapsaniz olurken pismanlik hissetmezsiniz? sonra bunlari yapmanin yollarini arastirin. cogu sey icin inanilmaz paralar gerekli degil. seyahat etmek istiyorsaniz facebookta interrail turkiye sayfasina uye olun, orada bes parasi olmadan dunyayi gezen insanlardan yol yordam ogrenin. dil ogrenmek istiyorsaniz sinirsiz online kaynak var. kitap okumak istiyorsaniz kutuphanelerden faydalanin. ilginc deneyimler edinmek istiyorsaniz ilgi alanlariniza gore arastirma yapin iste. emin olun arastirdikca zor gelmemeye baslayacak, belki birkac yil icinde kendinizi o imrendiginiz hayatlardan birini yasiyor bulacaksiniz.


(8)

Yakın bir arkadaşla "fwb" olmak...

Toplum genel olarak neden buna bu kadar karşı ? Çevremdeki birkaç arkadaş da "neden sevgili olmuyorsunuz ?" diye sorular yöneltmeye başlayınca onlara bu olguyu asla izah edemeyeceğimi düşündüm.Neden bu kadar tek tip ilişki (sevgili, evlilik vs.) düşkünü insanlarız genel olarak ?
Toplum genel olarak neden buna bu kadar karşı ? Çevremdeki birkaç arkadaş da "neden sevgili olmuyorsunuz ?" diye sorular yöneltmeye başlayınca onlara bu olguyu asla izah edemeyeceğimi düşündüm.

Neden bu kadar tek tip ilişki (sevgili, evlilik vs.) düşkünü insanlarız genel olarak ?
fwb dışarıya aktarmanız gereken bir bilgi değil zaten. bunu yaşamayan bilemez. o yüzden anlam vermelerini beklemeyin.


orpheus
(20.01.20)
Çünkü bizden farklı olandan/bilmedigimizden korkarız genel olarak

Bir de sonucunda uzulunecegine dair endişeleri oluyor tabii ama 47 yaşında insanlar da bu sorumluluğu alsın bı zahmet. Sonuçlarına katlansinlar


üğpoıuy
(20.01.20)
çünkü bahsettiğiniz şey insan tabiatına aykırı. o yüzden çürütüyor insanları.


luluki
(21.01.20)
kiminle sevişeceğimiz için toplum onayı alıyor olsak her seviştiğimizle nikahlanmamız gerekirdi.


lcha
(21.01.20)
çünkü toplum genel olarak mallardan oluşuyor.


dafuq
(21.01.20)
Ben anlamıyorum. Ama bu benim mal olduğum anlamına gelmiyor efendim. Tamam evlilik ayrı bir kavram sorumluluk vs. Ama sevmediğin, sevgili olmadığın kişiyle sevişmek bir tarafı hep kırar gibi geliyor bana. Evladım ya da yakın arkadaşım değilse karışmam, fikir beyan etmem, ne hali varsa görsün. Ama benim bakış açım budur.


SiyamkedisiZorro
(21.01.20)
Arkadaşların da sen de kadınsın belli! Genel kanının aksine Türkiye'de cinsellik tabusunu yaşatan kadınlardır. Bunun iki sebebi var bence: Küçüklüğünüzden beri seks erkeğe verilen bir ödül olarak öğretiliyor size, karşılığında bir şey almazsanız kullanılmış hissediyorsunuz. Bir de seks erkekler için kolay ulaşılabilir olunca, kendi değerlerinin ilişki piyasasında düşeceğini düşünen kadınlar var.

Erkekler sizin kadar takıntılı değil. Yoksa Rus kızı, Rus kızı diye sayıklamazlardı. Evlenen eden var bir sürü, üstelik Türkiye'nin en muhafazakar yerlerinden. Doğu, Karadeniz vs.


rldofiui
(22.01.20)
"Ama sevmediğin, sevgili olmadığın kişiyle sevişmek bir tarafı hep kırar gibi geliyor bana"

Siyam sevmediğimi, sevilmediğimi kim söyledi ? sevgi olmadan değil fb, fwb, dost bile kalamazsın. O benim, ben onun 7 yıllık dostuydum, her şeyi konuşan iki insan iken yakınlaştık ve bunda karar kıldık, yaşını başını almış iki insanız.

rldofiu kadın olduğumu nereden çıkardın tam anlamadım. Ben erkek tarafıyım zaten. Ben kendisine bunu doğrudan teklif etmedim bile, onun da kafasında benzer bir şey varmış ve şu an gayet güzel gidiyor.


(2)

Hayatınızı etkileyecek çok zor bir karar almadan önce ne yapıyorsunuz?

Şimdi önümde 2 seçenekli bir karar var. A ve B kararı diyelim. A kararı: bu kararın farklı senaryoları var. Bunları A1, A2 şeklinde sıralayacağım.A1: her şey olumlu giderse bu kararımdan zaten pişmanlık duymayacağım ve B den çok daha iyi olacak.A2: A kararı olumlu ancak sonuçları öngördüğümden kötü
Şimdi önümde 2 seçenekli bir karar var. A ve B kararı diyelim.
A kararı: bu kararın farklı senaryoları var. Bunları A1, A2 şeklinde sıralayacağım.
A1: her şey olumlu giderse bu kararımdan zaten pişmanlık duymayacağım ve B den çok daha iyi olacak.
A2: A kararı olumlu ancak sonuçları öngördüğümden kötü olacak. B kararıyla aynı veya B den biraz daha iyi olacak.
A3: A kararının olumsuz sonuçlanması durumunda B yi arar hale geleceğim ve çok pişman olacağım gibime geliyor.

B: Bu karar pasif bir karar ve oturup beklemekten başka bir çare yok. Sonuç olarak hiç istemediğim şeyler olacağının garantisi var. Süre olarak kesin olmamakla birlikte 2 yıl içinde keşke A kararını deneseydim diyip pişman olacağım kesin.

Kafa yorum okuyanlara özel teşekkürlerimi iletmekle birlikte herkese teşekkür ederim.
cahs
(20.01.20)
"Süre olarak kesin olmamakla birlikte 2 yıl içinde keşke A kararını deneseydim diyip pişman olacağım kesin"

O kadar ihtimal içinde kesin olan şey buysa tabii ki a'yı dene. Cidden de böyle dersin çünkü. Dene. B de bir çaba gerektiriyor olsaydı, bir consequence'ı olsaydı b'yi ciddiye alırdım ama şu şartlarda B asla bir seçenek olmamalı.


Bruce
(20.01.20)
@Bruce, İnsanın gözünün önündekini görebilmesi için bazen bir işaret parmağına ihtiyaç duyuyor.
Tüm senaryolarda kesin olan tek şey B kararının sonucu. Ben de bunu yaşamamak için A yı denemeyi düşünüyordum. Şu anda kararım biraz daha netleşti teşekkür ederim:)


cahs
(20.01.20)
(19)

Eşinizle nasıl tanıştınız?

Bu saatler olunca hep üzülmeye başlıyorum. Çünkü kendimi hayatta yalnız hissediyorum. Çevremde çoğu insanın eşi var. Akşam eve gittiklerinde hayatlarını paylaşıyorlar mutlu oluyorlar. Benim anlatacak bir sürü şeyim oluyor ama anlatacak kimse olmuyor (ailem ve arkadaşlarım var ama onlara anlatmak ist
Bu saatler olunca hep üzülmeye başlıyorum. Çünkü kendimi hayatta yalnız hissediyorum. Çevremde çoğu insanın eşi var. Akşam eve gittiklerinde hayatlarını paylaşıyorlar mutlu oluyorlar. Benim anlatacak bir sürü şeyim oluyor ama anlatacak kimse olmuyor (ailem ve arkadaşlarım var ama onlara anlatmak istemediğim, kimseyi ilgilendirmeyen aptalca lüzumsuz şeyleri de paylaşmak istiyorum biriyle)

Ama çok büyük bir ümitsizlik içindeyim. 27 yaşindayim mesela. Sadece 2 ilişkim oldu onlar da beni pek sevmedi sanırım. Uzun sürmedi ikisi de. Şimdi bu saatten sonra beni anlayacak bir insanla karşılaşacağıma dair bir inancım yok. Benim yaşlarımda olup da tanışıp evlenen var midir? Nasıl tanıştınız mesela. Sanki herkes lisede üniversitede tanışmış gibi...
arıkuşu
(20.01.20)
Komşumdu. Oturduğumuz siteye taşındılar taşınmalarını izledim. Sonrası asansörde karşılaş vs.


27 yaş böyle şeyleri düşünmek için erken bir yaş. Bence hiç üzülmeyin. Çevrenizdekiler hep çift diye böyle sanıyorsunuz. Benim çevremde de mesela hiç evli çift yok gibi bir şey. Çift bile yok hatta doğru düzgün. Tabii ki sizin yaşınızda da ileri yaşlarda da tanışıp evlenenler var. Babam evlendiğinde 36 yaşındaydı mesela. Bir de kesinlikle birini bulmanız gerekiyor diye bir kural yok. Bulsanız mutlu olacağınızın garantisi yok. Yalnızlığa ve kendi kendinizeyken mutlu olmaya kendinizi alıştırın derim.


@i ve been mistreated
25 yaşıma kadar ilişkim olmamıştı zaten ve hiç yalnızlık cekmiyordum. Kendi kendime yetiyordum. Sonra 2 yıldır böyle oldu işte. Kitap okuyorum mesela konusunu anlatmak istiyorum ama kimseye anlatamıyorum. Arkadaşlarım eşlerine anlatıyormus.


arıkuşu
(20.01.20)
Yahu 27 ne ki? 27 yaşımdan önce en uzun ilişkim 2 yıla yakın sürmüştü, onda da 17-18 yaşındaydım. 33 yaşımdayken (eşim de 35 yaşındayken) tanıştık, 2,5 yıl sonra (birkaç ay önce) evlendik. Saçma bir biçimde, bir popüler bilim sayfası sayesinde tanıştık.

Bizimkine benzeyen çok ilişki gördüm, 15 yaşından beri beraber olup 20'lerinin sonunda evlenen de gördüm, hayatının aşkını 40 yaşından sonra bulan da gördüm.


kobuzchu kiz
(20.01.20)
27yas hicbir sey degil +1
Her evli mutlu degil, her evli cift tahmin ettiginiz gibi paylasimlar icinde degil, bunun icin evli olmak zorunda degilsiniz +1
Once kendi kendinize mutlu olmayi icsellestirin, kitabin konusunu da en kotu gelin buraya yazin, biri okumazsa baskasi okur


kassiopeia
(20.01.20)
@kassiopeia evli olmak zorunda değilim ama öyle olsa daha çok rahat ederim. Yani beni terk etmesi filan daha zor olur diye düşündüm. Nedense sevgilim olsa iki gün sonra sıkılıp gider diye endişeleniyorum pek kendime güvenmiyorum sanırım. Evlilik o sebeple kafamda var.


arıkuşu
(20.01.20)
Sanırım sürekli bir terk edilme ve yalnız kalma korkusu içindesiniz. Biriyle evli olmanız o kişinin sizi terk edip gitmeyeceğinin ya da sizden sıkılmayacağının garantisi değil ki. Yasal zorunluluklarla insanları elinizde tutamazsınız. Bence dertleşme babında bir psikologla görüşün, kendine güveninizi kazanmaya çalışın. Mutluluğu başkalarına, başkalarının sizi onaylamasına ve sevmesine endekslemeyin.


Ari kuşu güzel bir kısmet bulursun inş ama. Bir seyler anlatmak için evlenilmez ki


opitseri
(20.01.20)
27 yaş ne evlenmesi yahu ben 27 yaşında ohoooo ceket değiştirir gibi partner degistiryordum. Şu an sorsan adını bile hatırlamam çoğunun. Sadece bir şeyler anlatmak için evlenilir mı hiç?? Ailene, arkadaşlarına anlat. Bir tane de fakbadi bul hayatını yasa.


burada tanıştık:)


@kobuzchu kiz +1

28'inizde hayatınızın aşkını bulabilirsiniz.
80 yaşına gelseniz de bulamayabilirsiniz.
yarın birini bulup, bir hafta sonra, tanımaz olsaydım diyebilirsiniz.

bu tip şeyler şans, talih, kader, kısmet. kimisinin ayağına geliyor, kimisi kendini parcalasa da olmuyor.

yüzlerce arkadaşı olan yalnız kalabilirken, birisi otobüste yanına oturan kişiyle tanışıp evleniyor.

herkes farklı bir öykü yaşıyor. başkasının öyküsünü onlara bırakın. sizin farklı soru ve cevaplarla kendinize has bir oykunuz var.

ne zaman ne olacağı belli olmaz.
günün keyfini çıkarın.


tabudeviren
(20.01.20)
Instagram'dan.


aristarkos
(20.01.20)
Tinderdan, 32 yaşındaydım tanıştığımızda.


arkadasin kafesinde denk geldik.


cooperr
(20.01.20)
33 de evlendim. 28 de tanistim. Yani gec fln kalmadiniz ;)


oscar
(20.01.20)
ortaokulda numarasını rüyamda görüp aramıştım ilk tanışmamız öyleydi. sonrasında bir süre telefonda konuşup iletişimimiz kopmuştu. cep telefonunu çaldırmış numaramı da ezbere bilmediği için arayamamış, ben de 3 4 kez daha arayıp hep kapalı olunca peşini bıraktım. o zaman farklı şehirlerde yaşıyormuşuz.

sonra lisenin hazırlık sınıfında abdi ipekçide maç izlerken tanıştık. birbirimiz olduğumuzu bilmeden arkadaş olduk, sınıf arkadaşımın arkadaşıydı. gel zaman git zaman iş sevgililiğe dönüştü. yıllar sonra evde eski günlüklerimi okurken rüyamda numarasını gördüğüm güne denk gelip okuyunca fark ettik seneler önce birbirimizle konuştuğumuzu. 22 senedir best friend, 16 senedir sevgiliyiz.

ama ben normalde evliliğe, ebeveynliğe yakın biri değilimdir mesela. eşimin doğru insan olduğuna inanıyorum, ona güvenmeden evlenmeye, anne olmaya ikna olamazdım. o değil de başkası olsaydı bu kadar kolay güvenemezdim. yılların vermiş olduğu güven var aramızda.

kardeşim de 27 yaşında, ona bakınca 27 yaş çok erken geliyor evlilik için. ben o yaşta evliydim ama çocukluktan değil de yetişkin yaşlarda biriyle tanışsaydım 30dan önce evlenmeyi düşünmezdim, 30dan sonrası bile meçhul. çünkü 20li yaşlardaki düşüncelerimle 30lu yaşlardaki beklentilerim apayrı.

yarın, öbür gün, bir sonraki hafta vs hayatının aşkı elbet karşına çıkacak. kuzenim eşiyle 34 yaşında tanıştı ve gerçekten dillere destan bir aşk hikayesi yaşıyorlar gözümüzün önünde. senelerce konu komşunun evde kaldı diye atıp tuttuğu bir kızken şimdi herkes maşallah diyerek bakıyor. kimin kısmetinin ne zaman, nerede karşısına çıkacağının bir garantisi yok. herkes kendini anlayacak, kendini rahatça da anlatabileceği birini arıyor. muhakkak karşına da senin gibi biriyle olmayı isteyen biri çıkacaktır ama belki de sen kendini fazla soyutluyorsundur etraftan. yeni ortamlara girmeye çalış, yeni insanlarla tanışmaya çalış.

yaşı 30u geçip yeter artık bana birini bulun diye eşine dostuna haber salıp gerçekten çok iyi anlaştığı kişilerle tanışan insanlar da var etrafımda. hatta bu şekilde bizzat tanıştırıp evlendirdiğim 3 çift var :) yakın gördüğün insanlara da rahatça söyleyebilirsin bu durumu. ben çok mutlu oluyorum iki yakın arkadaşımın mutluluklarına vesile olunca. eminim çevrende benim gibi düşünenler de vardır.


kakamelsokoban
(21.01.20)
annem arkadaşının kızını görüp beğeniyor. kendisi öncesinde arkadaşına da söylüyor. sonra bana ısrar etti, ismini verdi. bende bi bakayım dedim, sonra instagramdan ekledim, konuşmaya başladık. şimdi 2,5 yıldır evliyiz.


contavolta
(21.01.20)
ev arkadaşımın liseden arkadaşıydı. tanışma + 5 sene ilişki üzerine evlendik, mutluyuz.

sosyal çevreni bi gözden geçir. gerekli önlemleri al. denemekten zarar gelmez, sadece beklenti seviyeni iyi ayarla ve öngörü sahibi olmaya çalış.


zgrydn
(21.01.20)
27 yaş hiçbir şey değil diyenler ya da "x yaş hiçbir şey değil diyenler genelde x+5 ya da x+10 yaşında olup, durumu kendileri ile kıyaslayıp sen yine iyisin biz yaşlandık ya biz ne yapalım" demek istiyorlar gibi geliyor bana.

Bir insanın 27 yaşına kadar hiç sevgilisi olmaması ya da olduysa bile yalandan olması, "olmasaydı daha iyiydi" şeklinde olması, insan hayatını ve duygularını, özgüvenini etkileyen zor bir durumdur. Çünkü sevme, sevilme aşk, yoğun duygular 15 yaşında başlar. Hormonların ve seksin de aktif olduğu bir süreci ele alırsak Eğer 20-30 yıl sürse mesela kabaca, bunun yarısı boş geçmiş demektir ve insanı bu üzer. Öncelikle empati yapmalı ve insanların acılarını basit görmemeliyiz.


Bunun dışında şöyle şeyler söyleyebilirim. Eğer 15 yaşından 27 yaşına kadar 5-10 sevgilin olsaydı da hiçbiri seni gerçek anlamda sevmeyebilirdi ve sen gerçekten sevilmeyi 28 yaşında tadabilirdin. Böyle de çok var.
Kaçırdığın şey gençlik dönemindeki aşk oyunları, kaçamaklar falan ve geri gelmeyecek. Ama ister 10 isterse 50 insanla çık hiçbiri, gerçekten sevdiğin 1 insanın seni sevmesi ve mutlu uzun beraberliğinizin tatminini vermiyor. Hayatta insanı en tatmin eden şey, sevdiğin biri tarafından sevilmek ve huzuru bulmak. Bunu yaşayan çok az insan var.

Ama sevmeyi sevilmeyi kaçırdım dersen bu yanlış olur. 27 yaşından sonra yaşayabilirsin bazı şeyler ama 50 yaşına kadar yaşamaya da bilirsin. Bundan sonraki hayatında sevgilin olup olmayacağı biraz şans, biraz ne istediğini bilmek taviz vermemek biraz da belki bazı tüyoları öğrenmen, kendine biraz bişeyler katman ile ilgili olabilir.

Bu yaştan sonra beni anlayacak insanla karşılaşacağı dair inancım yok demişsin ama bunun yaşla ilgisi yok. Çekici değilsindir olmuyordur ya da karşına çıkanları sen beğenmiyorsundur ama senin 34 yaşındaki yakın arkadaşının da karşısına cafede hoşlandığı biri çıkıyor ve ertesi gün sevgili olabiliyorlar.

Fazlasıyla parametreleri olan bir konu. Seni tanımıyoruz bilmiyoruz karşına çıkan insanları bilmiyoruz. O yüzden bizim burada söyleyeceğimiz şeyler yarından sonra senin hayatını değiştirmeye yemeye de bilir.

Bence bu işlerden anlayan, çok insanla tanışan çok sosyal hemcinsim biri ile biraz takılırsan, arkadaşların yardımcı olabilir seni biriyle tanıştırabilir, başkalarını seninle tanıştırabilir ve sana biraz somut tüyolar verebilir. Eğer sen bireysel olarak bu işlerde başarılı ya da şanslı olsaydın bu yaşa kadar olurdu zaten. Yakın hemcinslerin sana yardım etmeli.


santiago
(21.01.20)
(5)

Birini kendine aşık etmek mümkün mü?

Ciddi anlamda hiçbir şey hissetmediğiniz birinin; davranışlarıyla, çeşitli eylemleriyle çabalayarak, ne yapıp edip sizde farklı hisler uyandırdığı oldu mu hiç? Sıradan arkadaşlık ilişkisi nasıl aşka evrilebiliyor?
Ciddi anlamda hiçbir şey hissetmediğiniz birinin; davranışlarıyla, çeşitli eylemleriyle çabalayarak, ne yapıp edip sizde farklı hisler uyandırdığı oldu mu hiç? Sıradan arkadaşlık ilişkisi nasıl aşka evrilebiliyor?
iggy pop
(20.01.20)
hayır olmadı.

böyle bir şey olacaksa da aşık olabileceğim kişilere bir seviyeye kadar yakın bi ayarda olması lazım.

hiçbir şey hissetmediğim birine muhtemelen hiç aşık olmam.


tabudeviren
(20.01.20)
tanıdığın birine aşık olamazsın. tanımadan olursun. tanıdığını saversin ama aşık değilsindir. arkadaşlık aşka evrilmez.


dakota
(20.01.20)
Kadin erkegi edemez ama erkegin kadini asik etme ihtimali vardir. Kaynak popom.


stavro
(20.01.20)
Oldu. Sebebini söyle açıklayabilirim: karşıdaki kişi ilginizi çekmeye/sizinle yakın olmaya çalışırken normalde hiç dikkat etmediğiniz bir yönünü size açıyor. Herkesin ilişki potansiyelini ilk görüşte anlayamayabiliriz, biraz tanışma ve niyet meselesi. Bazı durumlarda taraflardan biri bu gidişatı etkileyebiliyor ve kendinizi o kişiden hoşlanırken buluyorsunuz.


Olive
(20.01.20)
sıradan arkadaşlık önce yakınlığa, güvene, samimiyete sonra aşka dönüyor. muhtemelen de aşka değil sevgiye dönüyor çünkü ikisi çok farklı şeyler.

mümkün mü ? evet tabi. ama hangi şartlarda, kim yapabilir bunu o denklem çok karışık. o yüzden ben oyumu olmaz o iş diyerek kullanıyorum.


orpheus
(20.01.20)
(2)

Yıldız Haritama nasıl baktırabilirim

selamlar. Yıldız Haritama baktirmak yorumlatmak istiyorum ama bir bedel veremem maalesef. Ne yapmam lazım?
selamlar. Yıldız Haritama baktirmak yorumlatmak istiyorum ama bir bedel veremem maalesef. Ne yapmam lazım?
sa
(20.01.20)
Yapacak bir şey yok maalesef. Kendin de yorumlayabilirsin belli bir seviyeye kadar verilen bilgilerle internet üzerinden.


whyamy
(20.01.20)
Sitelerde yorumu olmuyor mu ki? Astromatrix diye bir appte var mesela yorum da ama İngilizce.


artcilly
(20.01.20)
(2)

litvanyalılarda ghosting kültürel bir şey mi?

bir kaç litvanyalı tanıdığım oldu hepsi zaman içinde ghost oluyorlar. bu tesadüf mü yoksa kültürleri mi bu şekilde? durup dururken neden ghost oluyorlar?
bir kaç litvanyalı tanıdığım oldu hepsi zaman içinde ghost oluyorlar. bu tesadüf mü yoksa kültürleri mi bu şekilde? durup dururken neden ghost oluyorlar?
milord
(20.01.20)
kimse kulturel olarak ghost olmaz ama cogu iliskide gozden uzak olan gonulden de uzak olur kurali isliyor. ondan olabilir.


in vino veritas
(20.01.20)
Litvanya’da olmadığın için olabilir mi?


(14)

eski konuşmaları okumak

sevgilinizle/flörtünüzle olan konuşmalarınızı dönüp dönüp okudugunuz oluyor mu? kavga vs degil normal konuşmalarınızı
sevgilinizle/flörtünüzle olan konuşmalarınızı dönüp dönüp okudugunuz oluyor mu? kavga vs degil normal konuşmalarınızı
blacksky
(20.01.20)
arada yaparım, hatta bazen (tartışma değilse bile) yanlış anladığım yerleri filan görürüm


lcha
(20.01.20)
15 sene önceki msn loglarım, flörtleşme maillerim durur hala, ara sıra okurum.


duster
(20.01.20)
bataklıktan kurtulmak için artık okumuyorum ama hepsi kayıtlı.


anarsika
(20.01.20)
okumam, acı veriyor.


gadasiz
(20.01.20)
Aramiz kotu olduğunda ya da ayrıldıktan sonra zaman zaman baktim. Duygusallastirip kotu hissettirmek dışında faydasi yok. Msn loglari, smsler, whatsapp konuşmaları hep kayitliydi. Simdi kimini sildim kimi nerede bilmiyorum bile.

Artik okumuyorum. Saklamaya deger onemli bir sey değilse geri donup bakmıyorum bile.


biseysorcaktim
(20.01.20)
Okumuyorum.





datnet
(20.01.20)
kendi yazdıklarımı okumak çok haz verir bana.


for day to break
(20.01.20)
Kavgaysa okurum


zahlebinin
(20.01.20)
Okumam


logic
(20.01.20)
Zaman zaman yaparım. Ses kayıtlarını da dinlerim hep.


wmeh
(20.01.20)
halihazirdaki sevgiliyle (ki esim de oluyor kendisi) olan eski konusmalarimizi ara ara okuyorum, bir seyler ararken telefonda denk gelince filan, cok eglenceli geliyor :)

eski sevgililere ait ise degil konusma, kendilerine dair herhangi bir seyi hayatimda barindirmam/barindirmiyorum. bi faydasi olacak olsa zamaninda olurdu, eskiyince niye olsun?


in vino veritas
(20.01.20)
hele kavga etmişseniz sakin zamanda okuyun onu çok eğlenceli oluyor.


for day to break
(20.01.20)
Sadece tartışma falan olmuşsa. Onun dışında kayıtlı da değil, okumam da.


artcilly
(20.01.20)
(7)

arkadaşlarınıza güveniyor musunuz?

Bir sorunum oluyor mesela. Herkes şunu söylüyor, 'eve arkadaşlarını getir, arkadaşların yapsın'Ben başkası için elimi taşın altına sokarım ama arkadaşlarım, evli barklı,bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın modundalar. Teklif dahi etmem.Siz de durum nasıl? Herkes çok mu yardımsever?
Bir sorunum oluyor mesela. Herkes şunu söylüyor, 'eve arkadaşlarını getir, arkadaşların yapsın'Ben başkası için elimi taşın altına sokarım ama arkadaşlarım, evli barklı,bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın modundalar. Teklif dahi etmem.Siz de durum nasıl? Herkes çok mu yardımsever?
banacevaplazım
(20.01.20)
Hocam arkadaşımın işine koşarım ama onlar rahatlar diye düşünüyorsan sence de bunda bi saçmalık yok mu?

Her tanıdığım kişiye arkadaşım demiyorum da, arkadaşım olarak seçtiklerime tabii ki güveniyorum.


lcha
(20.01.20)
ev arkadaşımı buna göre seçtim.


inekadam
(20.01.20)
tamirat işlerinden falan mı bahsediyorsun? eve gelerek hangi sorunumu çözecek arkadaşlar?

hiç bir arkadaşım dur senin eve geleyim de işlerini halledeyim demez (niye desinler zaten?) ama çağırsam gelirler. en kötü ihtimalle bir yemek, bira vs. teklif ederim. çok teknik bir olay olmadığı sürece kendim halledebilirim o yüzden kolay kolay da kimseyi çağırmam. internette hemen hemen her şeyin nasıl yapılır açıklaması, videosu vs var.


hadsafhada
(20.01.20)
abi işe bağlı soruna bağlı ben iş yerinde bir sıkıntı yaşadım mı herkes bir olur onu çözer kesinlikle herkes yardımcı olur, bende aynı şekilde yardıma ihtiyacı olana elimden gelen yardımı yaparım ki bu zamana kadar yaşadıklarım bunu kanıtladı, bu yüzden kafam iş konusunda rahat.

şahsi bir sıkıntım varsa mesela bir tez yazmak gibi bir eylemse kimseden zaten yardım istemem kimse de yardım etmez(ki etmemesi doğaldır)

biraz daha bilgi vermen lazım sorunlarla alakalı


basond
(20.01.20)
Var öyle hemen yardımıma koşacak birkaç arkadaşım. Bu dediğim kişilerle dostluğumuz en az 10 yıl öncesine dayanıyor.


Olive
(20.01.20)
Evimin ve arabamın yedek anahtarı bir arkadaşımda duruyor keza onun ev,araba yedek anahtarları bende durur. Önceki arabamı işlerimin yoğunluğundan dolayı gidemediğim için başka şehirden bu arkadaşım kendi üzerine almıştı arabayı satana kadar araç onun üzerinde kaldı. Yine bu arkadaşımın kullandığı cep telefonu 20 senedir benim adıma kayıtlı, bankalarda birbirimize kaç defa kefil olduk hatırlamıyoruz bile. İkimizinde babası vefat etti cenazeleri yıkanırken girip suyunu birlikte döktük, oğlunun kirvesiyim vb.

Evet sanırım güveniyorum :)


avarel dalton
(20.01.20)
1 tane vardı ama artık yok. Diğer hiç kimseye güvenmiyorum. İşlerine gelmezse kıllarını kıpırdatmazlar. Ben de sizim gibiyim ama öz verili arkadaş bulmak çok zor.


anarsika
(20.01.20)

Evlilik

Bu yüzüğü yaptırmanın maliyeti kaça patlar acaba?Üzerinde çiçek yerine güneş ve yıldız detayı olacak.
Bu yüzüğü yaptırmanın maliyeti kaça patlar acaba?
Üzerinde çiçek yerine güneş ve yıldız detayı olacak.
TerleyenBalik
(20.01.20)
(18)

Terk eden kadının mesaj atması

Merhaba arkadaşlar. 3 yıl süren bir ilişkinin ardından (ilişki içinde birkaç kez ben ayrılıp barıştım) bir buçuk ay önce kız arkadaşım benden ayrıldı.Ayrılırkende yeni birileriyle görüştüğünü vs ima etmişti. Ayrılıktan bir buçuk ay sonra kısaca şöyle bir mesaj aldım:Seni sevebilmek ve sana alışabilm
Merhaba arkadaşlar. 3 yıl süren bir ilişkinin ardından (ilişki içinde birkaç kez ben ayrılıp barıştım) bir buçuk ay önce kız arkadaşım benden ayrıldı.Ayrılırkende yeni birileriyle görüştüğünü vs ima etmişti. Ayrılıktan bir buçuk ay sonra kısaca şöyle bir mesaj aldım:

Seni sevebilmek ve sana alışabilmek için çok çabalamıştım.Tam birşeyler oldu herşey yolunda derken ne kadar da hevesimiz kursağımızda kaldı.Zamanında sevmek için çabaladığın adamı bir zaman geliyo ki unutmak ve özlememek için çabalıyorsun.Nazım'ın da dediği gibi sensiz de yaşıyorum ama seninle bir başkaydı yaşamak.Bazılarına göre ''Nazım okuyorum'' demenin farklı bir anlamı vardır,sen de biliyorsundur belki.

Arkadaşlar bu kadın ne yapmaya çalışıyor sizce? Bu mesaj geri dönmek istediğini mi gösterir yoksa beni yedeklemeye çalıştığını mı?
esoxlucius
(19.01.20)
görüştüğü kişiden umduğunu bulamamış. sakın cevap verme. engeli bas hatta.


iggy pop
(19.01.20)
"taam kes" yazardım ben olsam.


edgenabby
(19.01.20)
Azıcık edebiyat sosuyla tartmış sizi. Olumlu dönüşe göre yedekleme/yeniden beraber olma niyetini belli eder. Ama her türlü elinin altında olmanızı istiyor


cringe.

3 yıl sürmüş ilişki, "seni sevebilmek ve sana alışabilmek için çok çabalamıştım" diyor, öyle mi? başka birisi olduğunu ima ederek seni dehlemiş, sonra da her ne olduysa birden seni özlediği aklına gelmiş?

3 aylık ilişki olsa neyse diyeceğim de 3 yıl birlikte olduğun insana "seni sevebilmek ve sana alışabilmek için çok çabalamıştım" demek zaten bence doğrudan ayrılmayı gerektirecek ölçüde büyük bir hakaret ve saygısızlıktır. kusura bakma ama daha iyisi yok, boşta kalmayayım diye seninle oynamış resmen. başka bir ihtimal doğunca da muhtemelen can sıkıntısının, yeni şeyler yaşama isteğinin etkisiyle seni çarçabuk sepetlemiş. sonra bakmış ki karşı tarafta aradığını bulamıyor veya yeni bir düzen oturtmak zor geliyor, boşluğa düşer düşmez yine sana sarılmış.

nazım kısmıyla da ağır saçmalamış zaten, amirim izin ver yumruğumla öldüreyim. senden de çok özür diliyorum, sonuçta bir ilişki yaşamışsın, bunu asla sana ve ilişkinize saygısızlık etmek için söylemiyorum ama şu duyurunu okuyan birinin öfke, tiksinti ve nefret duymaması bence gerçekten zor ya.

arkana bakma derim, hiç düşünme bile. bak "ben onursuz ve gurursuz bir adamım, hayatımın sonuna kadar onun iti olurum, yeter ki yanımda dursun" desen ona da saygı duyulur ama böyle insanların gözü dışarıdadır ve "daha iyisini" buldukları an kaçarlar. böyle insanlar senin yanında durmaz, böyle insanlara sırtını dayayamazsın. "yanımda olsun da ne olursa olsun" diyemezsin, çünkü olmaz.

ulan çok gaza geldim, senin yerinde olsam "ben de seni özledim, lütfen geri dön" falan deyip bir hafta sonra "hadi sie" diye basarım tekmeyi. hani çok beğendiğin gönderiyi beğenmek, beğeniyi geri almak, sonra tekrar beğenmek gibi.


der meister
(19.01.20)
yeni görüştüğü kişiyle olmamış, şimdi boşta kalmış sana yem atıyor. muhtemelen kendi ilk adımı atmak istemiyor, senin atman için heveslendiriyor.


Ünlü düşünür jhony sins'in dediği gibi diye lafa girmek lazım.
Sonra akışına bırak bence.


neymis
(19.01.20)
engelle sürekli aynı şeyleri mi yaşıyacaksın. olmadı yaşlanacak baş lazım diyor.


mikahakkinen
(19.01.20)
Yeni ufuklara yelken açınca aradığını bulamamış demek ki. Aman geri dönme, yarın yine aynısını yapacaktır


herkes yazmış der meister+1 diyorum 3 yıl beraber olup seni sevmeye çalıştım ne demek?


basond
(19.01.20)
neden kadin linclenmis anlamadim. duyuruyu acan da birkac kez terk edip barismis, kadin da aynisini yapmak istemis iste.


xvyz
(19.01.20)
Başkanlarının genel geçer kanılarını dinleyip zamanında ilişkide yalpalamış bir kimse olarak verilen gazları umursamayıp ne hissediyorsan ona göre dönüş yapmanı öneririm ben. Eğer sende de özlem varsa, dönüştürebileceğin bir şeyler olduğunu düşünüp denemek istiyorsan, amaç ve beklenti gözetmeksizin dene. Ne kaybedeceksin ? Kaybedecek bir şeyin varsa da hiç bulaşma.


halen
(19.01.20)
Bu kadınların genel tavrı. Erkekler kadar duygusal işlemiyor ilişki olayları onlarda bana göre. Biraz bakınıyorlar çevrelerine senden daha iyi birini bulamazlarsa ya da umdukları kişiden karşılık göremedilerse eskiye geri dönmeye çalışıyorlar.

Benim tavsiyem de diğerleri gibi. Tekrar gel yapalım desen de patlak verir bir yerde. O yüzden hiç gerek yok. Bir kere zaten başka biriyle görüştüğünü ima edip senden ayrıldıysa ve sen bu kızı tekrar kabul edersen onun gözünde değerin tamamen düşer. Sonuç olarak da sana ezik biri olarak bakmaya başlar.


nazımlı kısımdan bir şey anlamadım ama "ilişki içinde birkaç kez ben ayrılıp barıştım" yazdığına göre bir kere de ondan dolayı ayrılıp barışmış oluver derim.


tabudeviren
(19.01.20)
Birini sevmek için çaba harcamazsın, seversin. İlgisiz, sevgisiz kalmış, seni bir yoklamak için mesaj atmış, geçiniz.


elikası
(20.01.20)
Diger adamdan yuz bulamadigi icin u donusu yapmis. Saf degilseniz kesinlikle karsilik vermeyin.


postmodern rh
(20.01.20)
"Seni sevebilmek için çabaladım" demek çok ayıp. Düpedüz hakaret. Der Meister+1
Edit: Ayıp olan ayrılıp barışmak değil, sevmeye çabalamış olmak. Ne bu yaa, lütuf mu bu şimdi?


SiyamkedisiZorro
(20.01.20)
organize işler'deki müslüm hıyarı misali, sevebilmek, alışabilmek, sevmek için çabalamak gibi şeyleri kullanması güzel olmamış da, çok tekrar etmesi tabii, hiç hoş olmamış.


onemoremile
(20.01.20)
Geri donmek istedigini, ayni zaman da senin de hastir ordan diyip yoluna devam etmen gerektigini gosterir.


stavro
(20.01.20)
(5)

Saygı görmediğini hissetme, değersizlik hissi

Eskiden beri dönem dönem ortaya çıkan bir şey bu bende. Birkaç yılda bir (özellikle zor süreçler geçiriyorsam) ortaya çıkıyor ve sonra gidiyor. Gittiği dönemde dünya umurunda olmayan birine dönüşüyorum. Çok alıngan ve adeta paranoyak oluyorum.Mesela arkadaşım aramami ilk anda açmasa "kesin açmak ist
Eskiden beri dönem dönem ortaya çıkan bir şey bu bende. Birkaç yılda bir (özellikle zor süreçler geçiriyorsam) ortaya çıkıyor ve sonra gidiyor. Gittiği dönemde dünya umurunda olmayan birine dönüşüyorum. Çok alıngan ve adeta paranoyak oluyorum.

Mesela arkadaşım aramami ilk anda açmasa "kesin açmak istemiyor" diyorum. Bir de ek olarak şöyle bir durum oldu; Son 1 yıldır hayatımın en kötü dönemlerini geçiriyorum ve şunu fark ettim ki siz yakın olsun uzak olsun bu sıkıntılarınızı ve bunlar karşısında ne kadar güçsüz hissettiğinizi AÇIK AÇIK, bir dostoyevski karakteri gibi bir şekilde bir arkadaşınıza anlattığınız zaman o farkında olsun veya olmasın sizi zayıf olarak kodluyor ve size olan saygısını kaybediyor. Bir anda olan bir şey değil tabii bu, süreç işi.

Bir tane çocukluk arkadaşım var 18 senedir haftada bir on günde bir olsa da görüşürüz ve epey samimiyizdir. Ama son 3 aydır bana karşı bir saygı azalması yaşadığını hissediyorum. O iş buldu, iyi sayılabilecek bir maaşla çalışıyor, ben ise işsizim ve bitik haldeyim ruhsal olarak. En son gayet iyi ayrılmamıza rağmen son 1 aydır hiç aramadı (ki normalde yapmazdı, en fazla haftada bir arar yürüyelim derdi), ben arayınca da akşam görüşelim diye sözleştik ve akşam arayıp isim çıktı dedi ve Aradan 5-6 gün geçmesine rağmen hala aramadı. Şimdi ben bu noktada "alınganlık yapıyorum ya işi vardır" falan demiyorum, belli ki adam sklemiyor. Çok açık yani. umurunda olan insan arar en azından "ya kusura bakma bu aralar fırsat bulamıyorum ama ilk fırsatta arayacağım" falan der. Öyle başına bir şeyler gelmiş olma ihtimali de yok bir ton ortak arkadaşımız var.

Neyse ben bunu hayatımdan cikarmaya karar verdim, yani azalarak bitireceğim daha doğrusu. Ama sorun şu ki geçen yıl şak diye karar verip tak diye yapacağım ve üstüne hiç düşünmeyip canımı sikmayacagim bir karar şimdi kaç gündür canımı sıkıyor, sürekli aklıma geliyor. Değer görmedigini fark etmek ve bunun getirdiği değersizlik hissi var.

Bu şemanin aslında bende temel bir şema olduğunu fark ettim. Değer görmemek, dışlanmak, saygı duyulmamak. Sizde var mı? Herkeste az da olsa vardır da gerçi, daha doğrusu kendine itiraf edebilenler ne düşünüyor?

Bir de bir antidepresan kullanıyorum anksiyeteyi tetikliyor biraz onun da etkisi oolabilir belki ama düşününce her birkaç yılda bir ortaya çıkan bir şey bu bende ve sosyal çevremde kimse kalmadı. Sanırım 2 arkadaşım falan kaldı ve onlarla da aynı şehirde yaşamıyoruz.
jeanvaljean21
(19.01.20)
işsizken insanın annesi babası dahi bir müddet sonra daha az saygı göstermeye başlıyor. ki bunu arkadaşların yapması gayet doğal.


candide
(19.01.20)
Evet işsiz olmak zor bir şey toplumda yerin yok. Fakat arkadaşınızın çalışıyor olduğu için, eve yorgun falan geldiği için size fazla vakit ayıramadığı aklınıza geldi mi acaba? Arkadaşlıklar da biten şeyler zaten kimseye bu kadar değer vermemenizi tavsiye ederim. Artık bireyselci bir toplumda yaşıyoruz, instagramdaki popi ortamlar falan yalan. Eve gittiğinde herkes yalnız. O yüzden kendinizle yaşamayı öğrenmenizi tavsiye ederim.


denizgonen
(19.01.20)
@denizgonen

işte dediğim gibi bu yüzden dönemsel diyorum. normalde tek başıma kahve içmeye, sinemaya, müzeye, alışverişe giden, başkalarına bağımlılığı olmayan biriyim. ama işte bu tür sıkıntılı dönemlerde tam aksi gibi biri oluyorum.


jeanvaljean21
(19.01.20)
Bu sanırım biraz da insanın aynasıyla sürekli negatif iletişim halinde olmasından ve bilincinde ne varsa o enerjiyi muhatabına boca etmesinden kaynaklı. Yani kısaca aşağılık kompleksiyle boğuşmaktan ileri geliyor. Bende de nüksediyor bu durum zaman zaman. Biraz aynada gördüğünü sevmek ve onunla barışmak gerekiyor galiba. Neden sevilme ihtiyacı duyduğunu neden saygı istediğini sorup dinlemek gerekiyor onu. İyi bir dinleyici olduğunda üstesinden de geliyorsun problemin.


halen
(19.01.20)
bende bazen aynı düşüncelerler boğuşuyorum. acaba karşımdaki kişi benimle takılmak istiyor mu? benim ona değer verdiğim kadar o bana değer veriyor mu? acaba umrunda mıyım?

eskiden takardım böyle şeyleri herkes beni sevsin isterdim ama artık bıraktım.

-arkadaşımı son 3 sefer hep ben mi arayıp buluşma ayarlamışım? bir daha aramıyacağım diye aklıma not ediyorum karşıdaki ararsa arar, aramazsa siktirediyorum.

-pek samimi olmadığım kimseyle karşılaştığımızda hep ben mi yanına gidip selam veriyorum, yazıyorum aklıma bir dahakine görmezden geliyorum.

başkasına çok değer verince karşı taraf sizi çantada keklik olarak görüp değer vermemeye başlıyor.

arkadaşlık koparsa kopar çok takmamak lazım. her çevre/iş değişiminde zaten birçoğu kopuyor


egokalp
(19.01.20)
(10)

günümüzün referans güzel kadınları

günümüzde çok güzel bir kadın adına örnek verilebilecek kimler var? aklıma en son adriana lima geliyor. ondan önce liv tyler derdim. kim popüler şu sıralar?
günümüzde çok güzel bir kadın adına örnek verilebilecek kimler var? aklıma en son adriana lima geliyor. ondan önce liv tyler derdim. kim popüler şu sıralar?
tabudeviren
(18.01.20)
Emrata


megalomaniac
(18.01.20)
"kime göre neye göre?" sorusu bu.

bence audrey tautou mesela.


avianthem
(18.01.20)
Emrata -1


fezagezgini
(18.01.20)
Kime gore neye gore sorusu degil aslinda pek, guzel kadinin ne olup ne olmadigi uc asagi bes yukari belli. Adriana lima güzel bir kadın ve genel olarak insanlar bunda hemfikir mesela.
Genel olarak.

Bana sorarsan Megan fox da eklenebilir.

Edit: bir esseklik edip Margot Robbie'yi atlamisim. Gunumuz referans guzel kadini sorusunun cevabi olarak ozel uretilmis bir kadin direkt. Keza Kate Upton.


stavro
(18.01.20)
eskiden insanlar bu kadar dış görünüşlerini önemsemezlerdi çünkü sergileyecekleri ortam yoktu. sergileyecekleri ortamı olup önemseyenleri biliyoruz zaten angelina jolie, adriana lima gibi. şimdinin ortalama güzellikte ünsüz bir kadını bunlardan daha güzel. tek bir isim ortaya çıkamıyor bu yüzden.


barbara palvin
taylor hill


Goldstein
(18.01.20)
Bir zamanlar bu kişi Angelina Jolie idi. Yakışıklı denince de herkesin verdiği örnek Brad Pitt olurdu (dünyada hala öyle mi, emin değilim ama ülkemizde bu iki referansın hala geçerliliği var bence).Türkiye için bu kişi şu an Kıvanç Tatlıtuğ, güncel güzel kadın referansı bilmiyorum.

Şimdi diğerlerini domine ederek çok öne çıkan tek bir güzel tek bir yakışıklı yok galiba.


Olive
(19.01.20)
kate upton hayattayken boş bir tartisma


alttaraf
(19.01.20)
yukarıda yazılan angelina jolie, audrey tatou, adriana lima gibi isimler bana güzel gelmiyor. yaşları geçkin abartı kadınlar bunlar. hele de "günümüzün" referans güzel kadınları hiç değiller.

günümüzün referans güzel kadınları ve benim favorilerim:
kate upton
margot robbie

benim favorim olmasa da şunlar da çok popüler güzeller:
emilia clarke
selena gomez


dafuq
(19.01.20)
Margot Robbie


chitosan
(19.01.20)
(13)

32 yaş erkek 21 yaş kadın

Olur mu? Olursa nasıl olur?
Olur mu? Olursa nasıl olur?
theblizzard
(18.01.20)
Olabilir tabii her şey mümkün ama benim kişisel görüşüm olmayacağı yönünde. Baya jenerasyon farkı var.


aguen
(18.01.20)
Bence de olmaz ama kişiden kişiye değişir bu işler. Siz oldurursanız neden olmasın.


zahlebinin
(18.01.20)
Ayda bir hortlayan soru..karakterleri bilmiyoruz,aradaki ilişkiyi,beklentileri bilmiyoruz nasıl yorum yapılabilir bu durumda.yürüten de var yürütemeyen de.


astrid
(18.01.20)
Bu soruyu kız soruyorsa olur, erkek soruyorsa olmaz.


Hakan1980
(18.01.20)
olmaz 6 yaşın üzeri yalan yalan


mikahakkinen
(18.01.20)
33e-24k çok mutluyuz. Kız tarafı olgun olursa sıkıntı yok.


monkey
(18.01.20)
olabilir de, olmayabilir de... kişiden kişiye değişir.
ben 32(e) iken 20 ile olmuştu. aynı sene 27 ve 30 ile olmamıştı mesela.
yaş farkı var diye kestirip atsa mıydım?

kafa dengi olursa neden olmasın.


tabudeviren
(18.01.20)
olur ama bir müddet. devamı olmaz.


candide
(18.01.20)
Olur, çok da iyi olur.


osssy
(18.01.20)
güzel olur
üniversiteye başlangıç yaşı 18-19, yanlarındaki bir çok erkek 28-29


tamamhosdiyonda
(19.01.20)
Olmaz


elorelia
(19.01.20)
Çılgın seks dönüyor. Tadını çıkar.


Tears of Devil
(19.01.20)
Olur. Asıl absürt olan işini, gücünü eline almış 30+ bir adamın kendi yaş grubundan biriyle sevgili olması. Sonuçta kadını çekici yapan gençlik, güzellik, doğurganlık; para, statü, tecrübe değil erkekteki gibi.


rldofiui
(19.01.20)
(6)

Bu korku mudur?

9 10 aydır işsizim, ondan önce de genelde hep kendi işimi yaptım bir yerlerde çalışmadım. Bu işsizlik sürecinde iyice kabuğuma çekildim, zaten maddi olarak bitiktim tüm sosyal çevremden alışkanlıklarımdan uzaklaşıp kendime bir koza yaptım evde. Ancak şimdi her ne kadar tekrar çalışmayı eski sosyal h
9 10 aydır işsizim, ondan önce de genelde hep kendi işimi yaptım bir yerlerde çalışmadım. Bu işsizlik sürecinde iyice kabuğuma çekildim, zaten maddi olarak bitiktim tüm sosyal çevremden alışkanlıklarımdan uzaklaşıp kendime bir koza yaptım evde. Ancak şimdi her ne kadar tekrar çalışmayı eski sosyal hayatıma dönmeyi istesem de bir iş görüşmesine giderken içimden olmasın diye dua ederken yakalıyorum kendimi. iş görüşmesine gitmek bile başlı başına eziyet gibi geliyor. Korkuyorum, yeni insanlarla tanışma yeni ortamlara girme düşüncesi sabahlara kadar uyutmuyor beni. Anksiyete dedikleri bu mu oluyor?

Önceden oldukça sosyal, girişken bir hayatım vardı. Kafama estiğinde ne dilini bildiğim ne birini tanıdığım bir ülkeye gidip orada 5 6 ay sıfırdan bir çevre oluşturup çok keyifli zamanlar geçiriyordum ama şimdi bu hissi bu duyguyu tanıyamıyorum.

Psikolog, psikiyatr lüksüm yok bu aralar. Kullanıp işe yarayan reçetesiz ilaç tavsiyesi de verebilirsiniz, akıl da verebilirsiniz, teşhis de koyabilirsiniz. En ufak yardıma bile ihtiyacım var. Sanırım konfor alanının köpeği olmuşum. Ama bu yaşadığım korkunun, endişenin ne olduğunu bilmeye ve bi an önce çözmeye mecburum.
Korku değil ama aşırı kaygı yani anksiyete mevcut. Kaygıyı gidermek için aklıma gelen ilk ilaç paxil. Aile hekimi yazar mı bilmiyorum ya da reçetesiz alabilir misin emin değilim. YouTube üzerinde kaygı ile ilgili videolar yükleyen psikiyatristler mevcut. Ben onları izliyordum. Ama ilaç tedavisini öneririm. Aile hekimine bir uğra istersen.


hedda gabler
(18.01.20)
Bu tür durumlar üstüne gitmeden kolay kolay çözülmüyor bence. Evde ilaç alıp bekleyerek daha iyi hissetmeyeceksiniz.


necron
(18.01.20)
Ben de boyleydim.

Is gorusmesinden "aramazlar" diye cikiyorsam mutlu oluyordum. Ya da her gorusmede hep bi bahane uretmeye calisiyordum hem cevreme hem de kendime. kendimi de ikna etmeye calisiyordum yani burada calisilmaz diye...

Ya da gercekten iyi yer cikarsa offf ya beni begendilerse diyordum icimden.

Tam bi delilik gibi geliyor kulaga ama maalesef bi donem yasadim.
Garip ben de bunlari yasarken bi sebepten 1 sene kadar ara vermistim. Oncesinde boyle degildim. Ise de cok ihtiyacim vardi ama hep bu sekilde ilerliyordum.

Sonra bi gun bi yere gittim yine, is yerinin kapisindan geri donecektim neredeyse gorusme yapmadan :)
Ama girdim. iyi de bi yerdi. temiz falan. Bahane de yok. neyse iceri girdim belki begenmedigim bi sey olur "umuduyla".
Adam cok tezcanli cikti. ne oldugunu anlamadan evrak falan goturdum. Oyle devami geldi.

Sanirim bu duygu icine kapanmaktan, issizligin tetikledigi umutsuzluk ya da hayattan bikma hissinden, farkinda olmadigin bi depresyon halinden vs kaynaklaniyor.

Benimki boyle gecti.

Seninki nasil gecer, terapi mi lazim olur bilemiyorum ama
birden harekete gecmeyi dusunebilirsin.

Seninki tabi ilk defa baska yerde calisacak olmanin korkusu da olabilir bi de

Onun da cozumu ayni ama bence, bi adim at


Flipsflops
(18.01.20)
kendine telkin verebilirsin. Önceden yaptım yine yaparım gibi. İlk adımı attıktan sonra gerisi gelir. Öncelikli ve en zor olanı ilk adımı atmak. Konfor alanından çıkman lazım.


İyi hissetmek kitabını okumak fayda sağlayabilir.


Phoebe
(18.01.20)
birebir aynı böyle bir dönem yaşamıştım. 1 sene işsiz kalmıştım ve görüşmelere giderken içimden bir ses keşke olmasa vs. diyordu. tamamen alışkanlık bunun siz de farkındasınız, evde olmaya kendinizle kalmaya çok alışmışsınız. ama bence korkacak bir şey yok çünkü hiç tanımadığım bir ülkeye gidip orada bir hayat kurabildim demişsiniz ki bence bu hiç kolay bir şey değil. demek ki içinizde bu potansiyel var. kendinize bunları hatırlatın. anksiyetem mi var ilaç mı alsama da hiç bulaşmayın derim, endişeleriniz çok insani ve anlaşılabilir şeyler bence


gilly
(19.01.20)
(3)

Bu gerçekten sorun mudur

Merhaba herkese. Arkadaşlar gençlik zamanlarında pişman olacağım şeyler yaşadım. Onun benim için doğru kişi olduğunu sandım evleniriz sandım birlikte olduk. Daha sonra ayrıldık. Ayrılan taraf ben oldum bu durum gram umrumda olmadı. Evlenmem olur biter dedim. Gerçekten de hayatıma kimseyi almadım. Se
Merhaba herkese. Arkadaşlar gençlik zamanlarında pişman olacağım şeyler yaşadım. Onun benim için doğru kişi olduğunu sandım evleniriz sandım birlikte olduk. Daha sonra ayrıldık. Ayrılan taraf ben oldum bu durum gram umrumda olmadı. Evlenmem olur biter dedim. Gerçekten de hayatıma kimseyi almadım. Seneler sonra aşık oldum. Yine aynı hataya düştüm onu o sandım bir şeyler yaşadık ama o değilmiş. Olmadı ayrıldık. Kafamda iki insan var birisi seviyorsan bir şeyler yaşamanın normal olduğunu söylüyor. Diğeri ise aslında bunun uygun olmadığını söylüyor. Bununla kalmıyor bu durumda evlenemeyeceğimi falan düşündürüyor. Açıkçası evlenmek sevmek sevilmek istiyorum. O yüzden bu düşünceden nasıl kurtulurum bilemiyorum. Bunu problem etmeyen insanlar var ama onlarla karşılaşabilir miyim bilmiyorum. Hayatıma birini alsam belki beraber olmak için bunun hakkında yalan söyleyebilir ben de çabuk inanırım onunla da yaşarım olmaz buna katlanamam artık. O kadar çok kişiyle birlikte olmayı kendime yakıştıramam. Kimseye bir şey söylemiyorum herkesin tercihi ama bana daha fazlası uygun değil. Cinsellik de önemli benim için uyum olmayan bir insanla hayatımı da geçiremem. Ne yapacağımı gerçekten bilemedim. Ne yapabilirim resmen çıkmaza girdim. Yaşım da genç değil yirmilerin sonu otuzların başı. Çevremde kimseye de diyemiyorum bu konuda rahat insanlar da yok o yüzden buraya yazmak zorunda kaldım.
delete
(18.01.20)
Sevdiğin birinin karşına çıkması önemli olan. Geçmişini düşünme bence.


veysel +1

ayrıca böyle düşünmeyin. lütfen kendinizi suçlamayın. kötü değil, gayet doğal bir şey bu. bu düşünce yapısıyla hem kendinizi hem de tüm hemcinslerinizi kaybeden/yanlış yapan taraf olarak göstererek küçük düşürmek olur. ayıpsa erkek tarafına da ayıp kardeşim diyin, dik durun.

nasıl hissediyorsanız öyle yaşayın, bu sizin hayatınız. yanlış yaptığınız bir şey yok. biraz rahatlamaya çalışın. hepsi yoluna girecek.


MtKrt
(18.01.20)
Önce kendi bakış açınızı değiştirmeniz lazım. Cinselliğin doğal bir şey olduğunun farkındasınız fakat yetiştirilirken yüklenen kodların etkisi altından da çıkamıyorsunuz. Önce siz bekaretin evlilik için bir engel olamayacağını sindirmelisiniz. Şu an bu düşüncelerinizle karşınızdaki insana sizi bununla yargılama hakkı veriyor gibi oluyorsunuz. Kendinizi ve evlenmeden ilişki yaşayan insanları değersizleştirmeyin bu şekilde.

Sevdiğiniz insanlarla yaşadığınız şeyleri de hata olarak adlandırmayın lütfen. Karşılıklı saygı, güven ve istek varsa hata yaptım diyecek bir şey yok. Karşınıza seveceğiniz ve sizi sevecek biri çıkacaktır, üzmeyin kendinizi bunlar için.


rusalka
(18.01.20)
(8)

Türkiye - İtalya (iş, evlilik, yaşam), derin mevzu

Merhabalar. Bu aralar zor bir dönemden geçiyorum. Hemen anlatayım.2018 Haziran’da çok da iyi olmayan bir üniversiteden Mekatronik Mühendisi olarak mezun oldum. Akabinde Ekim ayında yedek subay olarak 1 yıl vatani hizmetimi tamamladım. 2019 Kasım ayında terhis oldum. İş arayışına giriştim. Daha önce
Merhabalar.
Bu aralar zor bir dönemden geçiyorum. Hemen anlatayım.
2018 Haziran’da çok da iyi olmayan bir üniversiteden Mekatronik Mühendisi olarak mezun oldum. Akabinde Ekim ayında yedek subay olarak 1 yıl vatani hizmetimi tamamladım. 2019 Kasım ayında terhis oldum. İş arayışına giriştim. Daha önce staj yaptığım bir firmayla görüştüm, orada çalışmaya başladım, bugün itibariyle firmanın el değiştirmesi sonucu işimi kaybettim.
İtalya ne alaka diye soracak olursanız, şöyle.
Nişanlım, İtalyan vatandaşı. Kendisi şu an Türkçe öğrenimi görüyor.
Kendisi İtalyanca öğrenmemi, eğer İtalyanca öğrenirsem İtalya’da daha rahat iş bulabileceğimi, aynı şekilde ailesinin de iş bulabilmem için yardımcı olabileceğini her fırsatta belirtiyor.
Planlarımız dahilinde bu yıl evlenmek vardı fakat onun kursu, benim iş durumu vs. belli olmadan bu sene evlenmeyi askıya aldık. Seneye düşünüyoruz.
İlk olarak, herhangi bir işim yok. 15 senedir lise-üniversite zamanım dahil 5 günden fazla boş duramadım, hep çalıştım. O yüzden boş kalmaya hiç alışık değilim. Bu yaşıma kadar aileme yük olmadım bundan sonra da aileye yük olmak gibi bir amacım asla yok. Biraz bekleyip (ki zaman belli olmaz, piyasa belli, çok tecrübeli olmayan bir mühendis için) kendi alanımda iş bulmalı mıyım yoksa başka bir iş mi?
İkinci bir sorum, belirli bir İngilizce bilgim var. Ahım şahım değil, seviye olarak
B2-C1 arası diyebilirim. İtalyanca bilgim ise A2 seviyesinde ama bunu belgelendirmem şu an mümkün değil. Kulaktan doğma bir İtalyanca diyebiliriz. İtalyanca öğrenmek için, yaşadığım ilde herhangi İtalyanca kursu veren bir yer yok. Nişanlım kıyısından öğretmeye çalışıyor fakat devamlılığı pek yok. Öğrenmek de zorlaşıyor böyle olunca. O yüzden başka yere gitmem lazım. Ne önerirsiniz?
Üçüncü sorum ise İtalya’da iş bulmam gerçekten bu kadar rahat olabilir mi? Birçok kez gittim İtalya’ya, aile ziyareti münasebetiyle. İş konusunda bilgim olduğu söylenemez.

Durum çok karışık. Zaten durumlar kötüydü. Bir çok cevapsız soru var idi. Şimdi bir de iş sıkıntısı eklendi. Nişanlım ve ailesi biraz baskı kuruyor üstümde.
Ayrıca nişanlımın da şöyle bir durumu var:
Kendisi Bologna Üniversitesinde tam burslu yüksek lisans eğitimi için kabul edildi. Fakat kendisi buraya gelmeyi tercih etti Türkçe öğrenmek için. Açıkçası Türkiye’yi çok beğenmedi. (Bazı kültürel sebepler)

Teşekkürler, okuduğunuz için bile.
En azından derdimi anlatmak rahatlattı.
finduilas
(18.01.20)
İşini ayarlamadan hiçbir adım atma sakın. Ailesi iş bulmana yardımcı olursa güzel olur elbette ama sonradan “bizim sayemizde iş buldun, ab pasaportu aldın, vs vs” şeklinde karşına gelebilir. Böyle şeylerin ortadoğu ailesi olmakla ilgisi yok malesef.
Özellikle Avrupa vatandaşları bize karşı bu tavrı sergileyebiliyor, pasaport için her şeyi yapabileceğimize inanıyorlar.


megalomaniac
(18.01.20)
Ailesi öyle bir kafada değil, hani 5-6 kere gidip geldim, hiçbir zaman Türkiyeliyim hissiyatı vermediler. Ezik gözüyle bakmadılar. Zaten onlar baskı kuruyor, illa istiyorum diyen ben değilim.


finduilas
(18.01.20)
yaşadığımız dönemde kesinlikle ekonomik etkenler tüm ilişkileri etkiliyor. senin ne istediğinie karar vermen önemli. italyada yaşamak istiyorsan git hiç düşünme. ama illaki türkiyeye dönerim diyorsan buralardan iş bulman iyi olabilir. italyaya gidip mutsuz olacaksan hiç girişme. eşin türkiyede yaşamak istemiyorsa illaki italyaya gitmek seni rahatlatır.


mikahakkinen
(18.01.20)
Ben İtalya’ya gitmek istiyorum, kendimi es geçtim artık. Ama her şey istiyorum diyerek olmuyor, biliyorsunuz. İş, dil vs. Bunlar için tavsiye bekliyorum biraz da...


finduilas
(18.01.20)
Benim erkek arkadaşım da italyan, biz londrada tanıştık ora yaşıyoruz. Bana hep italya ekonomik olarak çok kötü, iyi şartlarda iş bulmak imkansız, ülkemi seviyorum ama orada kendime bi gelecek göremiyorum vs diyor.
İtalyanın hangi bölgesi hangi şehri acaba? Belki oralar Sicilyadan farklıdır, sicilyada durum pek parlak değil bildiğim kadarıyla. Benimkinin kuzenleri de farklı ülkelere dağılmış durumda.

Bir de İtalyanca çalışabilecek seviyeye gelmek için çok ciddi derecede İtalyanca öğrenmeniz gerekiyor, bu da zaman emek para gerektiren bir şey, yıllar sürer o seviyeye gelebilmek.


İtalya’nın da durumu aşırı parlak değil. Yine de yaşam kalitesi Türkiye’nin üstünde. Kuzeydeki bazı bölgeler zengin, endüstrisi de köklü. Önce iyi araştırma yapın hatta linkedin gibi platformlar üzerinden başvuru da yapın.

İtalyanca öğrenmek şarttır diye düşünüyorum. Orası Hollanda değil. İş ve sosyal hayatta hakim dil İtalyanca.
Ya hu neden yıllar sürsün dil öğrenmek? Abartılı geliyor bana... Bir senede C1 seviyesinde dil öğrenip master eğitimi aldım ben. İsterseniz olur.

Ayrıca siz eğitimsiz ya da sadece İtalya’da yaşamak için evlilik yapacak biri değilsinizdir. Olsanız da kimse size ilk yıllarda zaten AB vatandaşlığı vermiyor. Kimse panik yapmasın.


buf-e kür
(18.01.20)
Selamlar, Romadan bildiriyorum, İtalya’da iş konusu çok zor.. hele de iyi İtalyanca iyi değil ise.. insanlar işsizlik ya da kontratsızlıktan büyük sıkıntı içerisindeler. Yani dili bilmeden gelirsen uzun işssiz ve stresli zaman geçirerek ilişkine yansıtırsın.
Aile yardımcı olur demiş iş bulmana ama unutma, İtalyanlar da Türklere benzer, gel yaparız gel halledebilir derler sonra birşey yapmazlar. Her koyun kendi bacağından asılır. Ki zaten İtalyan ailesi herşeyin içinde olsun, karışsın çok ister, ben derim ki ilişkinin sağlığı için izin vermemek lazım. İlişki iki kişi arasında kalmalı, tüm aile değil. Tahminimce kısa zamanda sen daha iş konusunu halletmeden torun diye bile baskı yapıp sizi iyice strese sokabilirler, bu da ilişkinize zarar verir. Tabi bunların hepsini kendi gözlem ve tecrübe üzerinden söylüyorum.
kısacası ben olsam sevdiğim kişiyi sevemediği bir yerde yaşatmamak için oturur önce tüm gücümle iş ararım ki birikimim olsun İtalya’ya gitmeden önce, bir yandan da deli gibi İtalyanca çalışırım ki gittiğimde elimden gelen herşeyi yapmış olduğumu bileyim.


Lanovaromana
(21.01.20)
italyada 2 sene yaşadım, master yaptım politecnico di milano'da. italya'da iş bulmak gerçekten zor, ama türkiye'den zor değil. referansınız varsa gerçekten daha kolay. yani ortalama bir italyancayla mezun bile olmadan iş bulan arkadaşım da oldu sevgilisinin uzun kolları sayesinde, kızdı gerçi =) onun haricinde cidden mezuniyet sonrası yeni mezun birinin iş bulması ise süreç alıyor. ama vazgeçmezseniz buluyorsunuz. italyanlar kendileri gidiyorlar çünkü maaşlar düşük, kariyer olanakları kötü.

bence master seçeneğini gözden geçirin, iyi burs veriyor italya'daki üniversiteler, politecnico di milano - torino vb. robotik konusunda genova iyi. ben yıllık 5000 euro + 5 euro yemek parası alıyordu günlük. dsu diye bir burs, geçindiriyor. almak da aşırı zor değil, kabul aldıktan sonra başvuruyorsunuz italyaya gidince. master yapıp o sürede dil öğrenip sonra iş miş yardırabilirsin. 1 senede belli bir seviyede öğrenirsiniz italyancayı. üniversiteler zor ama bi şekilde çalışıp yaparsınz.

kız arkadaşını tanımıyorum etmiyorum tabiki ama italyan kızları genelde paraya bakarlar, onu da ekleyeyim =)


kveldulv
(21.01.20)
(11)

İnsanlardaki "ya daha güzelini / yakışıklısını bulursam" düşüncesi?

son yıllarda çok duymaya başlıyorum bu cümleyi. adam ya da kadın cinsiyet hiç fark etmiyor bu düşünceyi çok fazla önemsiyorlar. Bazı arkadaşlarımla konuşurken bile "ya işte çok iyi bir insan, işi de iyi, çok sakin biri çok seviyorum o da beni seviyor.. ama ya daha güzelini/yakışıklısını bulursam? be
son yıllarda çok duymaya başlıyorum bu cümleyi. adam ya da kadın cinsiyet hiç fark etmiyor bu düşünceyi çok fazla önemsiyorlar. Bazı arkadaşlarımla konuşurken bile "ya işte çok iyi bir insan, işi de iyi, çok sakin biri çok seviyorum o da beni seviyor.. ama ya daha güzelini/yakışıklısını bulursam? belki bundan daha mutlu olacağım biri karşıma çıkar?" diye söylenip duruyorlar.

ciddi ciddi bu yüzden zaten hali hazırda çok güzel ilişkisi olup baltalayanlar bile var. bunun altındaki sebep nedir?

aç gözlülük mü bu yaptıkları? değer bilmemezlik mi? salaklık mı? cidden merak ettiğimden soruyorum.
avatar is back
(18.01.20)
davranışsal iktisatta bolca tartışılmıştı bu konu :)

başlıca sebebi artık alternatiflere erişimin çok kolay olması. sosyal medya, tinder ıvır zıvır


efsanevi bir atasözü söylüyorum:

- gelin ata binmiş, "ya nasip" demiş.

bunu kadınlarda daha çok görüyorum. evlenme aşamasında bile.
"acaba hak ettiğimden düşük birine mi gidiyorum"


tabudeviren
(18.01.20)
bu konuda bir fıkra vardı. taa yıllar önce dersanede matematik hocamız anlatmıştı. şimdi google'ladım kopyalayıp yapıştıyıroum:

Kadınların gidip kendilerine erkek seçebilecekleri bir erkek mağazası açılmıştır. Mağaza 5 katlıdır ve her kat çıkıldıkça, erkeklerin nitelikleri de yükselmektedir. Mağazada sadece tek bir kural geçerlidir: Herhangi bir katın kapısından içeri giren kadın, o kattan alışveriş etmek zorundadır ve eğer bir üst kata çıkmak isterse, tekrar aşağı katlara inemez. Bir gün bir grup kız arkadaş, kendilerine erkek seçmek için mağazaya gider.

1. Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Bu kattaki erkeklerin çalışacak bir işleri var ve çocukları da severler.' Kızlar yazılanları okur ve şöyle derler: 'Eh, hiç yoktan iyidir ama bir de üst kata bakalım.'
2. Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Buradaki erkeklerin iyi bir işleri var, çocukları severler ve son derece yakışıklıdırlar.' Kızlar: 'Hiç fena değil ama acaba bir üst katta ne var?'
3. Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Buradaki erkeklerin çok iyi birer işleri var, çocukları severler, son derece yakışıklıdırlar ve ev işlerine de yardım ederler.' Kızlar: 'Aman Tanrım, çok etkileyici ama yukarıda başka katlar da var.'
4. Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Buradaki erkeklerin işleri çok iyi, çocukları çok severler, gayet yakışıklı olup, ev işlerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler.' Kızlar çığlık atmaya başlarlar: 'İnanılmaz, bir üst katta bizi neyin beklediğini bir düşünün!'
Ve bir kat daha çıkarlar...
5. Katın kapısında şunlar yazmaktadır: 'Bu kat boştur ve sadece, kadınları memnun etmenin mümkün olmadığını kanıtlamak için konulmuştur.'


tabudeviren
(18.01.20)
Bunu söyleyen sevmiyodur, kesinlikle.
Sevilmekten hoşlanıyodur, egoisttir. Sevmesini de bilmiyodur. Uzak kalmak lazımdır.


zahlebinin
(18.01.20)
Sevginin ne olduğunu ne kadar değerli bir şey olduğunu bilmeyen, kavrayamayan insanlar bunlar genelde. Sevgiliyi eşya gibi görüyor. Bir yeni modeli çakmaya yakın kararsızlık yaşarsın ya, ulan acaba bekleyip azıcık üstüne para koyup en yeni modeli mi alayım dersin. Bunlar için sevgili de böyle. Maalesef bu insanların da alınlarında böyle insanlar olduğu yazmıyor.


levpontryagin
(18.01.20)
Bence çeşitli değişkenleri var ama ömür denen şeyi hiç düşünmedikleri ortada. Bir de maalesef saygı anlayışımız yerlerde olduğu için kadir kıymet bilme hissi de oluşmuyor. Yanlış bir düşünce tabii. Ama insanlar gençliğin verdiği toylukla böyle davranabiliyorlar. Ya da zihinlerinin olgunlaşmamasından.


muhayyer divan
(18.01.20)
kendi mutsuzluklarını garantiliyorlar, kendileri için çok da iyi oluyor. zeka olarak da pek parlak olmadıklarını düşünüyorum.


xvyz
(18.01.20)
levpontryagin +1

oha ya, bence çok güzel yazmış. o kişi onun için özel değil demek ki, değiştirebileceği, sevdiği bir oyuncak.

"eh işte bunu bulabildim. ben daha iyisini bulana kadar en iyisi bu" diyorlar herhalde.


ahm1
(18.01.20)
sevgiyi, birlikteliği de tüketim unsuru haline getirmiş instagramcı ve tiktokçu tiplerin düşüncesidir bu olsa olsa.

insan yeni tanışıp ilişki düşündüğü biri hakkında bunu söylese belki anlarım da güya sevdiği, ilişki içerisinde bulunduğu birine karşı böyle hesaplar yapan birinin samimiyetine ve sevgisine güvenmem şahsen. hiç sevmediğini, hiç sevilmediğini düşünürüm.


der meister
(18.01.20)
insan birini çok severse daha iyisini bulur muyum acaba diye düşünmez ki gözü ondan başkasını görmez bence bu düşünce yeterince sevmemekten kaynaklanıyor.


iwillsee
(20.01.20)
(21)

Aşırı uygunsuz insanla uygun bir ilişki

Hiç size hiç uygun olmadığını düşündüğünüz biriyle bir ilişki yaşadınız mı?Güzel başlayan, sonra onun bir lafı yüzünden bitirdiğim ama onun ısrarıyla tekrar görüşmeye başladığım bir flört durumum var. Erkek karşımdaki. Giyim tarzı, takıldığı yerler, konuşmaları, düşünceleri, arkadaşları, ot bilmem n
Hiç size hiç uygun olmadığını düşündüğünüz biriyle bir ilişki yaşadınız mı?

Güzel başlayan, sonra onun bir lafı yüzünden bitirdiğim ama onun ısrarıyla tekrar görüşmeye başladığım bir flört durumum var. Erkek karşımdaki. Giyim tarzı, takıldığı yerler, konuşmaları, düşünceleri, arkadaşları, ot bilmem ne kullanımı kısacası hiiiiç bir şeyi bana uymuyor. Kadıköy'ün serserisi, saçma rap şarkılar dinleyen, suratına garip dövmeler yaptıran acayip biri. Nasıl çirkin bir tarz, nasıl ergen bir insan, nasıl berbat bir hayat... Ama bir şey var yani, görüşüyorum da bırakamıyorum. Ne yapsam sizce? Tüm olumsuzluklara karşı denesem mi bir? İyice şeye sarar mı iş?

Hiç abuk sabuk biriyle denediniz mi bir ilişki?
mastarryx
(17.01.20)
Böyle diye diye tapıyorsunuz o adamlara hanımlar. sorsak hiç tarzım değil dersiniz.

şeye sarar hepten.


fezagezgini
(17.01.20)
Yüzüne diyorum ne biçim birisin diye ama denemek istiyor bırakmıyor bir türlü. Kestirip attım ama geri döndüm, şimdi de gidemiyorum. Korkuyorum da biraz. @feza


mastarryx
(17.01.20)
içinize sinmiyorsa neden kendinizi zorluyorsunuz?

bir şeyini beğenmişsiniz ve kendinizi ona ikna etmeye çalışıyorsunuz.

sonu pişmanlık.


tabudeviren
(17.01.20)
Yoklukta falan misin? Neyin zorlaması bu?
Kendini üzersin


O bişey dediğin ne?


Ya bilmiyorum. Değilim ama biraz da iddialı konuştu falan sinirim bozuldu. Deneyelim biraz şans ver diyor sürekli, bir gün geçirelim birlikte diyor. Başta ben de hoşlanmıştım ama tanıdıkça soğudum. Şimdi de bir gün buluşsam mı diyorum. Ama şu az uzaktayız yani anca bir dahaki ay olur bu ve o zamana kadar her gün aramak konuşmak istiyor. Garip hissediyorum işte.


mastarryx
(17.01.20)
Elemanın derdi belli. Sen niye bu derde ortaksın? Çirkin olduğunu mu düşünüyorsun


koşarak uzaklaş yoksa başına büyük bela olacak


basond
(17.01.20)
Garip bir şekilde uzun ilişki istiyor, ben ciddi olmasın deyince de üzülüyor. Valla şaşırdım ya.


mastarryx
(17.01.20)
abuk subuk, saçmasapan değildi ama çok "değişik" biriydi eski sevgilim. aşırı zekiydi ve göze batan, 100 kişiden 90'ının "aa deli herhalde" diyeceği tarzda bir insandı. yaşam tarzı olsun, fikirleri olsun, zekası olsun vs. gerçekten şu yaşıma kadar onun kadar "denişik" tek bir insan dahi tanımadım.

"demirden korksak perdesiz eve benzer; ya satılıktır, ya urusbu" veya ona benzer bi' şeyler söyledim ve kendimi bıraktım... çok sevdim, çok aşık oldum. bana inanılmaz şeyler yaşattı sağolsun, az zamanda çok işler başardık ama netice itibariyle ilişkimiz fazla sürmeden kendisinin beni dehlemesiyle sona erdi.

hadi benim kız saykoydu falan ama çok sevimli ve akıllıydı, alanında inanılmaz başarılıydı. senin tarif ettiğin kişi harbi harbi boş ötesi bir tipe benziyor. çok istiyorsan giriş ama çok beklentin olmasın derim. ya aldatılırsın ya tekmeyi yersin. ben böyle pasif agresif şeyapmış olmamak için denedim işte, "ne olacaksa olsun" dedim, "kaç kere böyle kız tanıdın. özgüvenli ol, delikanlı ol, yardır" dedim. pişman değilim ama düşününce komik geliyo biraz. onu düşündüğümde kendimi sık sık "ulan o kız seninle ciddi düşünür mü aq köylüsü" derken buluyorum. cesur olmak, denemek, kendine güvenmek güzel şeyler de... benimkisi biraz şey gibi oldu, hani çalışıp kas yapayım istersin ama saçmasapan bir program uygulayıp ucubeye dönersin; orantısız, sadece tek bölgenin çalıştırıldığı, tuhaf görünen bir vücut yaparsın. ilişkiler konusundaki fikirlerimi bayağı değiştirdi ve bulandırdı çünkü. dediğim gibi, pişman değilim ama işte tuhaf oldu yani, GO GIRL GO diyemiyorum. çok hevesliysen, kendine güveniyorsan dene.


der meister
(17.01.20)
bacım senin deneyesin var niye uğraştırıyorsun ki bizi? adam bütün sinyalleri yakmış geliyor sen daha uzun ilişki istiyor diyorsun. bin kişi yok desek de senin aklında kalacak belli. boş ver yaşa gitsin ne yaşayacaksan. sonu kötü bitse de güzel canın sağ olsun, bizim omuzlar burada gelir ağlarsın en kötü.


rusalka
(17.01.20)
Bence bu tamamen meraktan ve biraz boşluktan kaynaklanıyor. Hayatınızda ters giden bir şeyler varsa, şuan o adamdan uzak durun hatta kaçın.
Her şeyiniz çok yerindeyse, üzülmenizi gerektirecek bir olay yaşamıyorsanız şuan, takılın gitsin ama ciddi ilişki moduna geçmeyin.


zahlebinin
(17.01.20)
insanlar yuzune nasil dovme yaptirabiliyor ya hayret. Milyonlar verseler yaptirmamaq. Bu soundcloud rapcilerinin allah belasini versin :d

*Nasil mutlu hissedeceksen onu yap. icinden geleni yaşa <3


eazy
(17.01.20)
Yaşamadım.


Kadınlarda ki hemşirelik sendromu bu. Onu kimseler iyileştiremedi, toparlayamadı ama ben iyileştiririm, bizim durumumuz çok farklı yanılsaması. Zaten o da umudu ben de gördüğü için ısrar ediyor sanrısı. Yapmayın bunu kendinize diycem ama hepimizin bunu yaşadığı dönemler oldu.


Phoebe
(18.01.20)
çok steril büyümüşsün.

az marijinal biri çıkınca karşına "ikinci şans" dağıtıyorsun bol keseden.

senle aynı sosyo-ekonomik familyadan biri olsa yüzüne bakmazdın bu şartlar altında.


edgenabby
(18.01.20)
Devam edip etmemekten çok, ileride böyle bir tipten yakanızı kurtarabilir misiniz onu düşünün derim ben.


pro9it9is9
(18.01.20)
Allah kimseyi yoklukla terbiye etmesin.


chitosan
(18.01.20)
Ya yokluktan değil gerçekten. Başka bir şey var işte böyle değişik, anlatamıyorum :/


mastarryx
(18.01.20)
Bu marjinal değil de daha çok it kopuk tayfasından maalesef. Marjinal tiplere çok da uzak değilim ortam olarak ama bu öyle değil işte. @edge


mastarryx
(18.01.20)
kadınlar da araplar gibi. en olmayacak işi sırf inattan sonuna kadar zorlayıp sonra patlayınca başkasına suç atıyorsunuz. bırak ablacım bu işleri


inekadam
(18.01.20)
(10)

ne oldu simdi

cok yakin bir arkadasimla bir suredir problemlerimiz var. farkli ulkelerde yasiyoruz. ikimiz de kadiniz ve 30larimizdayiz. vakti olanlar asagiyi okuyup bir akil verseler cok minnettar olurum cunku ben insan iliskileri cok geliskin biri degilim, boyle durumlarda cok afalliyorum.kendi icinde yasadigi
cok yakin bir arkadasimla bir suredir problemlerimiz var. farkli ulkelerde yasiyoruz. ikimiz de kadiniz ve 30larimizdayiz. vakti olanlar asagiyi okuyup bir akil verseler cok minnettar olurum cunku ben insan iliskileri cok geliskin biri degilim, boyle durumlarda cok afalliyorum.

kendi icinde yasadigi bir takim sikintilar ve ozguvensizlik sebebiyle her konuda benimle rekabete girmeye baslamisti. bunu hissediyordum ancak tepki vermiyordum, ki normalde bu tarz toksik davranislarda bulunan insanlari aninda hayatimdan cikaririm. sonra 2-3 kez hayatina aldigi sacma sapan tek gecelik/birkac haftalik adamlar icin bana karsi tavir aldi. ozetliyorum - bir tanesinde ortak bir arkadas ortaminda begendigi, tek gecelik takilmak istedigi adama benim yurudugumu dusundu (o sirada eski sevgilim beni yeni aldatmisti ve perisandim, adamla da alakam yoktu) ve tum gecemi trip atarak zehir etti. sevgililerini inatla benimle tanistirmadi, benim gayet mutlu bir iliskim olmasina ve surekli o ben ve sevgilim olarak vakit gecirmemize ragmen. bunun gibi birkac olay daha oldu, sineye cektim. sonra benim yanima ziyarete geldigi bir donemde 2-3 haftadir takildigi adamin kendisine deger vermedigini ve bu sekilde davranilmayi hak etmedigini soyledim diye bana kendi iliskim uzerinden insan icinde cok agir bir laf etti (birkac gun sonra adam buna yol verdi). bunun uzerine birkac ay hic konusmadik. sonra benim icin cok zor olmasina ve daha once boyle durumlarda hic geri adim atmamama ragmen gururumu yenip ilk ben adim attim ve tekrar konusmaya basladik. olay uzerine konusmak istedim ancak gerek yok dedi. bir sorun kalmamis gibiydi, sonra onun yasadigi sehre gittim ziyarete ve normalde onda kalmami kendisi teklif etmisken gitmeme 1-2 gun kala evinin musait olmadigini soyledi. ona guvenip kalacak baska yer ayarlamadigim icin bayagi zor durumda kaldim ama yine bir sey demedim. ben oradayken 1-2 kez gorustuk, disari ciktik, her sey normal gibiydi, gulduk eglendik. ben evime normale dondugumuz kanisiyla dondum. dondukten sonra da birkac kere sosyal medya uzerinden laf attim, birkac kere de whatsapptan yazdim. konusmayi pek ilerletmeden bitirdi ve kendisi hic konu acmadi. sonrasinda o yazmayinca ben de biraktim yazmayi. birkac aydir hic konusmuyoruz yine. sosyal medyadan gordugum kadariyla simdi bir de yeni arkadas grubuna girmis, kayip hayatlar modunda surekli partiliyorlar.

bakin ben asla pasif agresif bir insan degilim, aklimda olani soylerim, yuzlesirim. boyle sacma salak davranislara da asla tahammulum yoktur. benim icin iyi arkadaslik arkadaslarima duymak istedikleri pembe yalanlari degil, gercekleri soylemektir. karsimdakinden de bunu beklerim, kendim de boyle davranirim. bunun icin de en fazla bir elin parmaklari kadar yakin arkadasim vardir. bu kiz diger tum yakin arkadaslarim gibi bunlari bilerek benimle samimi oldu. olay sadece rekabetciligi vs olsa yine de onu cok sevdigim icin tolare edebilirdim belki. ama bu tavirlari benim karakterimi kabullenmedigini gosteriyor bence.

biliyorum cok uzattim. gelgelelim soruma: sizce bizim arkadasligimiz bitmis mi? bu noktadan geri donus olur mu? ben ilk kuslukten sonra elimi uzatan taraf olarak elimden geleni yapmis miyim? yoksa sevdigim biri icin daha fazla mi cabalamam gerekirdi?
Devam ettirme arkadaşlğını


oldumusimdi
(17.01.20)
arkadaşlıklar yük olmamalı insana. sizinki haddinden fazla yük olmuş size. bence de bitirin arkadaşlığınızı.


rusalka
(17.01.20)
Yasananlari sineye cekmek arkadasliginizi tuketir bence. O yuzden once alin karsiniza konusun. Sonra baktiniz iyiye gitmiyor, iliskinizi bitirmeyi dusunebilirsiniz.


logic
(17.01.20)
Yakın arkadaşlık bu şekilde bir şey değil. Karşınızdaki insan sizi belli ki 'yakın' görmüyor. Beraber çok güzel, eğlenceli zaman geçirebilirsiniz, dertleşebilirsiniz, birbirinizle özelinizi anlatabilirsiniz ama bu arkadaşlığınızın dostluk seviyesinde olduğunu göstermez.

Arkadaşınız size karşı bir kıskançlık duyuyor. Bu çok açık. Sizi çekemediği durumlar olmuş. Pekte iyiliğinizi düşünen biri değil. Bakınız: bana kendi iliskim uzerinden insan icinde cok agir bir laf etti. Ne olursa olsun insanlar gerçekten samimi oldukları, sevdikleri, değer verdikleri insanlara böyle davranmazlar.

Arkadaşınız size fazlaca kazık atmış. İyi niyetinizi de gereğinden fazla kullanmış. Yerinizde olsam bu kişiyle arkadaşlık ilişkinizi kırk yılda bir görüşmek moduna düşürürüm. Hatta yakın olmamak için dikkat ederim. Bundan sonda yapacağınız bir şey yok. Gayet iyi niyetli davranmışsınız. Burada bile arkadaşınızı kötüleyerek, suçlayarak bahsetmemişsiniz. İyi niyetinizi kullandırtmayın.


Bunun adi yakin arkadaslik bence?!

Valla sizin yasadiginiz yere gelirse belki bi kahve icmeye falan gorusun, gerisi gereksiz.


kuehles blondes
(17.01.20)
Ben farklı ülkelerde yaşayan insanların gece beraber dışarı çıkması ve sosyalleşmesinde takıldım öteye gidemedim. Biriniz belçika öbürünüz hollandada falan mı yaşıyorsunuz


Sorunun cevabı “normalde bu tarz davranışları olan insanları anında hayatımdan çıkarırım” bu kızı hayatınızdan çıkarmama sebebiniz tam olarak nedir? Bunun cevabını verirseniz sorunu bulursunuz diye düşünüyorum.


respect
(18.01.20)
Ben olsam bitirirdim arkadasligimi.


chitosan
(18.01.20)
Kasaba kızı sen napıyon ya :D valla spor yaparken daha az yoruluyorum, bu nasıl arkadaşlık, okurken şiştim.


Hakan1980
(18.01.20)
@i ve been mistreated, arkadasligimizin basinda ayni yerde yasiyorduk. ben 1.5 yil kadar once yurtdisina tasindim. yilda 1-2 kez turkiyeye gidiyorum, o da daha once burada yasamis oldugundan yilda 1-2 kez buraya geliyor.

@respect, cunku fevri kararlarim yuzunden cok fazla insan kaybediyorum. arkadaslik kurmak konusunda iyi degilim ve kurdugum arkadasliklari da kolayca kaybetmemek icin son yillarda caba harciyorum.


(7)

Ne yapmali

Azicik uzun oldu böyle bir dert icin ama anlayışınıza sığınarak yazıyorum;Yakın bir arkadaşımla(k, ben e) her gün mesajlaşıyor, birlikte iş yapacak kadar birbirimize güveniyorken bir gün bana söz verdiği bir şeyi yapamadı. Ben de sorun olmadığını söyledim ama aslında sorundu, çünkü aylar öncesinden
Azicik uzun oldu böyle bir dert icin ama anlayışınıza sığınarak yazıyorum;

Yakın bir arkadaşımla(k, ben e) her gün mesajlaşıyor, birlikte iş yapacak kadar birbirimize güveniyorken bir gün bana söz verdiği bir şeyi yapamadı. Ben de sorun olmadığını söyledim ama aslında sorundu, çünkü aylar öncesinden beri defalarca özellikle not ettirdiğim bir şeydi. Haftaya yaparız vs dedi özür diledi. Ben de tamam dedim ama tabi gönlüm de kaldı açıkçası. Devamındaki gunlerde hiç mesaj atmadım.

Bir hafta falan sonra bi sebeple iş yerinden bir arkadasiyla (cok bayıldığı biri degil ama bir sorunu da yok) onun işyerine gittim. Ona haber vermedim, random gelişen bir durumdu. Neyse bi sure sonra geldi, oturduk hep beraber fln. Akşamına da mesaj attı “küs müyüz neden haber vermedin” diye. Ben de sadece spontane geliştiğini belirttim ama küs degiliz vs de demedim.

Sonrasında bir kaç hafta tatile gittim, tatilden de haberdardi. Tatilde bir ara bir mesaj atti. Kisise bi konuda yardim eder misin dedi, geldiginde görüşelim yazdi. Tamam dedim, gelecegim tarihi yazdim. Geldikten sonra mesaj gelmedi, ben geldigimi haber verdim, işin aciliyeti simdilik ortadan kalkmış, onu açıkladı. Nasilsin dediginde fena degil diyince ilgilenir gibi hasta degilsin di mi falan yazdi. Uykusuzum dedim, azicik yardim istedigi seyle ilgili konustuk, yardim gerekince yaZ dedim, tesekkur etti ve bu kadar.

Şu an 1 ayı geçti, ne bir mesaj attı ne de söz verdiği şeyi yapti.

Benim ara sira aklima geliyor açıkçası kırıldığımı söylesem mi falan diye. Karsilasmiyoruz pek o nedenle mesaj atasim var. Ama kararsız kalıyorum. Yani insan nasıl olduğumu bile sormaz mi ya? Öylece birakmak mi lazim. Benim icin özel degeri olan birisiydi. Bana mi garip geliyor. (Bu arada, bu olayların öncesinde sorun edeceği hiçbir şey yoktu ortada)

Siz olsanız napardınız?
Ukulele
(17.01.20)
Valla anlamadığım niye illa o mesaj atıp sorsun ki nasıl olduğunu? Hasta değilsin, acil bi durumun falan yok. O da aynı şekilde @uku niye mesaj atmıyordur diye bekliyordur belki.

Haa söz verdiği işle ilgili mesaj atmayıp direkt yokmuş gibi davranması ayıp ancak senin takıldığın şey de o değilmiş zaten.


Abi kadın erkek farketmez uzulduysen üzüldüm de bitsin açık net ol olur unutkanliklar olur hersey olur buyutmenin anlami yok acik acik anlat kahve ismarla eskiye dönün


basond
(17.01.20)
@j r r
Evet ama normalde her gün yazan bir insan 1 ay yazmasa “benden yana sorun yok, sen bi seye mi alındın” diyip merak etmez miydin?


Ukulele
(17.01.20)
İyi de her gün kendi kendine yazışmıyorsun, olay karşılıklı. Olayın diğer tarafı da o. O da aynı şekilde düşünebilir.

Haa sürekli sen ilk mesajı atıyorsan o zaman olay değişir biraz. Belki de onun için o kadar önemli biri değilsindir, sadece ayıp olmasın diye devam ediyordur mesajlaşmaya. Sen atmayınca da kurtulmuştur o yükten.


Klasik kız işte, çıkarı kalmayınca yoluna bakmış. Bence bir şey söyleme, ne hali varsa görsün.


enis buyutucu
(17.01.20)
Yakın arkadaşa da “bu benim için önemliydi, üzüldüm, niye yapmıyon ki” diyemeyeceksek başka kime ifade edicez kendimizi? Kızmakta belki de %100 haklısındır ama trip atman çok saçma olmuş. Açıkça konuş daha fazla uzatmadan. Yakın arkadaşım dediğin insanı kaybediyorsun. Belki sonrasında seni ve isteklerini önemsemediği için silmek istersin ama bundan emin olmak için de konuşmak gerekiyor. Konuşmadığın ve bu şekilde onu kendinden uzaklaştırdığın sürece haksızsın.


mezzosprite
(17.01.20)
amerikalıların bi lafı var

"don't act like a pussy she already has one"

bırak abi boşver. ne yaz ne de aklından geçir.


inekadam
(18.01.20)
(5)

İki İsimli İnsanlar

Biriyle internetten tanışırken kullanmadığınız (sevmediğiniz belki de) isminizi söyler misiniz? Kısmen anonim kalmak için böyle bir şey yapar mıydınız? Kendi derdime gelirsem, biriyle tanışıp yüzyüze görüştüm. sonra ben bu kişiyi tabi ki stalkladım. böyle birini bulamadım ve afalladım. sonradan far
Biriyle internetten tanışırken kullanmadığınız (sevmediğiniz belki de) isminizi söyler misiniz? Kısmen anonim kalmak için böyle bir şey yapar mıydınız?
Kendi derdime gelirsem, biriyle tanışıp yüzyüze görüştüm. sonra ben bu kişiyi tabi ki stalkladım. böyle birini bulamadım ve afalladım. sonradan fark ettim ki aslında başka bir isim kullanıyor ve bana kullanmadığı ikinci ismini söylemiş. bu azıcık birazcık samimiyetsiz bir davranış mıdır? Siz buna bozulur muydunuz ?
Senin stalklayacağını düşünememiş, afedersin onun adına özür diliyorum senden. Bozulmazdım. Bir daha buluşunca “ İnstagramını versene ekleşelim” derdim.


bunu ben de yapıyorum, ilk ve asıl kullandığım ismim herhalde türkiye nüfusunun %0,0000001'inde vardır, google'da pat diye çıkıyorum yoksa. samimi olunca söylüyorum, bazen de laf yiyorum


Valla bence olay normal, bozulmazdım. Samimiyetsiz ancak yeni tanıştığın kişiyle samimiyetsizlik de olabilecek en doğal şey.


İki ismimi de çok seviyorum ve baya beğenilen çok hoş bir kombinasyon. Ama hep aynı ismimi kullandım hayatım boyunca. Diğer ismimin kullanılmasına alışık değilim ve hiç kendimi tanıtırken kullanmıyorum ne gerçek hayatta ne de sanal ortamda. Hep "Merhaba, ben x" diye tanıtıyorum, y ismimi anca resmi evrakta ya da instagram, Twitter hesabımda falan görüyolar. Sonra da laf ediyolar iki ismin de güzel niye diğerini kullanmıyosun diye :D


nundu
(17.01.20)
Ben eşimin kimlikteki ikinci ismini nişanlıyken öğrendim, ayrılsa mıydım acaba :d
O ismi kullanmıyor banka ve resmi işler dışında, lafı da gelmediyse söylememesi normal.


(13)

Mericlik o kadar kotu birsey mi?

Selam gonul dostu abiler kardesler,Gecenlerde buralara gonul meselesiyle ilgili birseyler ciziktirdim, sordum ettim, anlattim, agladim falan..sagoluj ozelden genelden akil vereniniz cok oldu, simdilerde reddedilmenin acisi geciyor gibi, ilk gunku gibi darmadaginik degilim, karsi tarafla tamir ettik
Selam gonul dostu abiler kardesler,
Gecenlerde buralara gonul meselesiyle ilgili birseyler ciziktirdim, sordum ettim, anlattim, agladim falan..
sagoluj ozelden genelden akil vereniniz cok oldu, simdilerde reddedilmenin acisi geciyor gibi, ilk gunku gibi darmadaginik degilim, karsi tarafla tamir ettik biraz, normal arkadas seklinde takilmaca devam gorunuste, ben de yurek yangin yeri ama napalim simdilik caktirmiyoruz el mecbur, bu arada kadin kisisi baska biriyle flort asamasinda, is cikisi ayakustu muhabbet asamasinda, disarida bulusmuyorlar istihbarat saglam, bize de sozlukten simdilerde birazda bu olay sayesinde ogrendigim mericlik dustu..
bu mericlik o kadar kotu kucumsenecek asagilik asagilanack birsey mi? ne bileyim ne yapayim, onu gorucem yakin olucam diye katlaniyorum.. birde belki olurda ruzgar tersine doner hayali? belki olur umudu? cok mu zavallica birsey yaptigim? ask bunun neresine duser usta, gurur neresine?
alttaraf
(16.01.20)
Meriçlik, meriçken farkında olunan bir şey değil. Bittikten sonra kafanı vuracak dağ taş arıyorsun ama. Zavallıca değil bence, elde olan bir şey pek olmuyor böyle durumlarda.


ravenclaw
(16.01.20)
ben bile isteye be mecburen farkindayim sanki:((


alttaraf
(16.01.20)
Meriçlik, kadın için ezik olmak demek. Ezik olma kavramına nasıl baktığına bağlı.


vals
(16.01.20)
O kadar kötü birsey.
Birincisi, kadınlarımızın gotunu kaldıran birçok etmenden birisin.
İkincisi, mericlik normalde yalakalık dediğimiz şeyin duygusal versiyonu. Kimse yalakaları sevmez. Yalakalar hem yalakalık yaptıkları kişilere hem de o kişinin muhataplarına çok büyük kötülük yaparlar ve zarar verirler.
Üçüncüsü seni sevmiyorsa ki büyük ihtimal sevmiyor, varabilecegin en ileri nokta onun zayifligindan faydalanıp sahip olmak (cinsel, duygusal, sosyal artık nasıl yorumlardan)
Yani nihai hedefin başka bir insana parazitlik yapmak.

Hayat adil değil, yenilgi bir noktada muhakkak. Önemli olan kişinin bu süreçte nasıl mücadele ettiği.
Dürüst ol, hislerini söyle, sonra yine ol yanında. Salaksa çok akıllısın deme, haksizsa haklısın deme, suçluysa suçsuzum deme.


redlinetheturk
(16.01.20)
aşkı için ölmüş insanlar var, biraz gururu kenara bırakmak ise aşağılanacak bir şey oldu her nasılsa. bu kadar kendini büyük görmemek lazım "kadın karşısında eziklik" falan. kadın karşısında niye ezilinemiyor, sadece erkeklere mi ezilmek gerekir? çalışırken hiçbir duygusal bağın olmayan insanın kahrını çekiyorsun o normal, hoşlandığın kişi için az bir gönül acısına katlanmak sıkıntı öyle mi? katılmıyorum.

benim bildiğim asıl umut sarıkayanın anlatmaya çalıştığı tip meriç bugünkü haliyle bilinen meriçlik değil. umutun dediği cockblock yapan tiplerdi. hani sen bi kıza yaklaşıyosun, bu meriç yandan kıza gaz veriyor seni kötülüyor. bana yar olmuyor başkasına da yar olmasın hesabı. bak bu kötü bişey. seninki ise tamamen sana kalmış kişisel bişey.


windows95
(16.01.20)
"belki olur da rüzgar tersine döner"

dönebilir. ama hayatını bu ihtimale bağlama. benim de senin gibi bir hikayem vardı. eğer bu umutla yaşasaydım 15 senedir bekliyor olurdum.

bazen çok yalnız olursun. hayatında kimse olmamasındansa meriç olmayı tercih etmek zorunda kalırsın. bir de o kadar duyguyla hemen çekip gitmek zor gelir. etrafında kalmak istersin.

ama kalma.
kendini zorla yeni birileriyle tanış.
yeni ortamlara gir.
sosyalleş.
yoksa daha fazla yapışır kalırsın. iyice dibe çökersin.

sana senin ona baktığın gözlerle bakan birini bul.


tabudeviren
(16.01.20)
şu an o dereye zehir karıştı. zehirin akan suyla temizlenmesi için uzun bi süre dokunmaman lazım. o zamana kadar elleşme


inekadam
(16.01.20)
Öyle çoğunluk gibi ezici yaklaşmayacağım. Ama şöyle söyleyeceğim.

Bahsettiğiniz şey hem karşınızdakine, hem kendinize saygısızlık duymak oluyor.

Arkadaş kalma olayı çok başka. Aslında güzel bir şey, ama sadece iki taraf da romantik şeyleri bırakıp bunu amaç olmaktan çıkarınca yürüyen bir şey. Belki döner umuduyla takılmak sizi daha çok üzecek sadece.


aguen
(16.01.20)
meriçlik bir erkeğin düşebileceği en bottom noktadır


mr. crowley
(16.01.20)
Kadınlara pislik gibi davranmamak bile "meriçlik" olarak anılır olmuş durumda. O Umut Sarıkaya karikatüründen bu yana anlamını yitirdi aslında.


d max
(16.01.20)
Meriçlik hoş bir şey değil. Önce bu konudaki fikrimi net belirteyim. Meriçlik, meriçlik yapan kişi için hoş değil. Yoksa başkasının nasıl gördüğü zerre mühim değil bence.

Neden hoş değil?

Birinci sebebim: Meriçlik insanın canını yakar. Birinden hoşlanırken sürekli yakın olayım ama duygularım belli olmasın diye her boku içine atarsın. Bir müddet sonra başkasıyla ilişkisine şahitlik edersin. Her sözünde anlam ararsın, bir dokunuşunu 40 saat kafanda analiz edersin. Bok yoluna kendini yer bitirirsin.

İkincisi, meriçler genelde intikam ya da toparlanma aracı olarak kullanılır. O şahitlik ettiğin ilişki bir anda biter. Kız ya ayrıldığı sevgilisini kıskandırıp ona neler kaçırdığını göstermek için ya da o sevgiliyi unutmak için hemen bir ilişkiye sarılabilir. Bu durumda elinin altında en kolay kullanılıp atılacak kişi Meriçtir. Meriç garibim de rüzgar tersine döndü heyoooo diye sevinir. Ama sonu hüsran olur. Daha büyük mutsuzluklara sebebiyet verir.

Kalbine söz geçirmek bazen zor olabiliyor tabii. İnsanların bir kısmı da kalbine söz geçiremediği için Meriç oluyor. Bir kısmı sadece fırsat kollayan ezikler.

Nasıl kurtulursun bu hal ve durumdan bilemiyorum. Ben genelde bu tarz durumlarda çok net olduğum için ekstradan bir çabam olmuyor. Sevmiyorsa sevmiyordur deyip önüme bakıyorum. Sonradan severse de geçmiş olsun artık bu sefer de ben sevmiyor oluyorum.

Yeni sosyal ortamlar, değişiklikler iyi gelebilir.


levpontryagin
(16.01.20)
Meriç olmaya değecek bir kız yok bu dünyada.


Hakan1980
(16.01.20)
Meriçlerin meriç olduğu başından belli, ondan hep b planı olarak kalıyorlar. Genelde saygımız olmuyor çünkü onlara karşı, bugün bana meriç gurursuz, yarın ayşeye gibi.


margarita
(16.01.20)
(1)

Profesyonel ilişkiden hoşlanmaya

Hiç profesyonel iletişim içerisinde olduğunuz biriyle gönül ilişkisi yaşadınız mı? Ya da yaşayan birinin hikayesini biliyor musunuz? Bu ilişkiden hayır çıktı mı hiç?Profesyonel ilişkiden kasıt;Bir kurstaki bir hoca - öğrencisi (yaş farkı pek yok)Satış elemanı - müşteriKurye - müşteriEsnaf - müşteriG
Hiç profesyonel iletişim içerisinde olduğunuz biriyle gönül ilişkisi yaşadınız mı? Ya da yaşayan birinin hikayesini biliyor musunuz? Bu ilişkiden hayır çıktı mı hiç?

Profesyonel ilişkiden kasıt;

Bir kurstaki bir hoca - öğrencisi (yaş farkı pek yok)

Satış elemanı - müşteri

Kurye - müşteri

Esnaf - müşteri

Gibi...

Müşteriye çok taktım ama aklıma örnek gelmedi. Bakkalımız murtaza abiye selamlar olsun. Bizi ayak üstü severdi kendis.

Bildiğim iki tane çift vardı bu kalıba uyan. İkisinden de birbirinden habersiz şunu duydum;

“Profesyonel ilişki sırasında karşındakine karşı bir illüzyon oluyor. Onu kafanda olmadığı biri gibi görüyorsun zira profesyonel ilişkide belirli kurallar sınırlar var ve bu kurallara uyan herkes düzgün görünüyor gözüne. Azıcık eli ayağı düzgünse bir de boşluktaysan geçmiş olsun...”


Bu böyle mi hakikaten?
Negombo
(16.01.20)
okulda yar doç. yüksek lisans öğrencisi ile evlendi. 2 çocukları var gayet mutlular. aslında bu durumu standartlara bağlamadan bakmak lazım. her zaman olduğu gibi kişilere göre durum değişiyor.


(7)

yaşamaya değer bir hayatım yok?

bu ruh halinden kurtulmam için önerileriniz var mı?
bu ruh halinden kurtulmam için önerileriniz var mı?
for day to break
(16.01.20)
O zaman başka bi canlının yaşamına değe katarak işe başlayabilirsin.


superfluid
(16.01.20)
boşan. evlilik bütün yaşama sevincini bitirir, hayata küstürür insanı. bekarlık sultanlıktır.


bugün, bu cümle aynen kafamdan geçti.

ben kendimi kitaplara, müziğe vererek kurtarmaya çalışıyorum.


tabudeviren
(16.01.20)
aslında egomdan kurtulmaya çalışarak yeniyorum bazen. değerli hissetmek için kimsenin onayına ihtiyaç duymamam gerektiğinin farkına varıyorum.
ne demiş çocuk kalbi, dünyanın harikaları: tat alma, koklama, dokunma, görme...
bunlar zaten yeterince değerli değil mi?


for day to break
(16.01.20)
normal şartlar altında beni bu sıkıntılarımdan kurtaran en büyük şey üretmek.

ben üretmeyi çok seviyorum, görsel, video, müzik, metal ahşap işleri vb.

eğer üretmeden bir gün geçirirsem kendimi net olarak kötü hissediyorum.


Valla x kisisi zamaninda "sorgulanmayan hayat yasamaya degmez" demis. Yani sorgulayip nasil yasaman gerektigine senin karar vermen gerek.


bir şeyler üret,kendini becerikli bulduğun bir konuda.ilgin olan bir şey bile olabilir , bir çöp adam bile olabilir ama birşey üret.inan bana, bir şey üretmek,bir işe yaradığın hissini hatırlamanda ve bu dünyaya katkın olabileceğini düşünmede yegane mutluluk kaynağıdır.


cranium
(16.01.20)
(2)

Şişman arkadaslar

Kendinizle nasıl baristiniz? Kilo vermeye cabalamak evet,ok, o cepte.
Kendinizle nasıl baristiniz? Kilo vermeye cabalamak evet,ok, o cepte.
üğpoıuy
(16.01.20)
Kabullenmekle başlar sanırım her şey.


kisa
(16.01.20)
artık şişman değilim ama ömrümün 3/4'ünü şişman geçirdim. istisnai rahatsızlıklar haricinde şişmanlığın asıl problem olmadığını, başka bir problemin semptomu olduğunu bilmek lazım. kilo vermek çok çok zor bir şey ama yapılamayacak bir şey değil. sadece yemek yiyerek neyi bastırdığını öğrenmek gerek.


redlinetheturk
(16.01.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.