Giriş
(13)

2023' e kadar kesin patlar mıyız?

Merhaba arkadaşlar,Malum, ülkenin hâli ortada. İşsizlik, enflasyon, döviz derken her şey aldı başını gidiyor. Devletimize alternatif vergi toplama yolu ararken beyin fırtınası yaparken buluyoruz kendimizi. Geçen senenin tekrarını yaşıyoruz ama şimdi sona biraz daha yaklaştığımızı daha yoğun hissediy
Merhaba arkadaşlar,

Malum, ülkenin hâli ortada. İşsizlik, enflasyon, döviz derken her şey aldı başını gidiyor. Devletimize alternatif vergi toplama yolu ararken beyin fırtınası yaparken buluyoruz kendimizi. Geçen senenin tekrarını yaşıyoruz ama şimdi sona biraz daha yaklaştığımızı daha yoğun hissediyorum. Sanki 2023' e kadar patlayacağız gibi geliyor. Siz ne diyorsunuz 2023' e kadar patlar mıyız?
kesin


off hem de ne biçim.

patladık zaten patatesin kilosu neredeyse 2 dolar

amerika değil ki burası 10 liraya patates alalım kaldı ki mayıs ayında yani.


Fodera
(15.05.19)
mahfi amcaya göre patlamamız an meselesi; twitter.com


deyl
(15.05.19)
Dün annemle babam pazara gitti. 110 TL harcamışlar. Hiç de kayda değer bir şey yok oysa ki.


patladık bile


Marcelo Burlon
(15.05.19)
erdo satacak bir şey bulamazsa sctık..


prizmatik
(15.05.19)
ben reise ve damada guveniyorum, bizi duzluge cikaracakler elele. hedef 2023, dinledikce icimdeki umut daha da artiyor

twitter.com


exlibris
(15.05.19)
Azizim, bana kalirsa batip batmamaktan da onemlisi; reiscimle bir sekilde gidiyoruz. Gerekirse emine hanim'in bileziklerini bozdurur bir sekilde gemiyi yurutur. O gemi de yurur ben eminim. Esas sikinti, reiscimden sonrasi. Iste o zaman, tezegi avucla yedigimizin resmidir. Sadece kendisinin bildigi, sadece kendisinin karar verdigi bir sistemden esas oglani cikarirsak; daha dikis tutmayiz. Iste o zaman acin turkiye'nin onunu.


bebeğim herkes sakin olsun. tencerenin düşünemeyeceğim hükümet yoktur. finitto bu bademler artık dükkanı kapatıyorlar. ülke battı. insanlar calisiyor ama açlık sınırı karşılığında çalışıyorlar. bi s*ke yaramıyor aldıkları 3000 maaslar dolayısı ile kasım'ı görmez bu ülke. erken seçim loading!


picassoishere
(15.05.19)
tencerenin düşüremeyeceği hükümet yoktur!


picassoishere
(15.05.19)
2023 geç bile 2020yi çıkaramayız.


mikahakkinen
(15.05.19)
abi tencereyle hükümet düşse ne olacak ki, herifler altyapıyı bitirip eldeki her şeyi sattılar. gitmeleri güzel bir başlangıç olacaktır elbette ama şu an geleceğimizi başkalarına teslim etmeden, imf'nin kapısına gitmeden, özgürlüklerimizden ve bağımsızlığımızın belki bir kısmından feragat etmeden nasıl devam edeceğiz? dış borç çok fazla, ödeyecek para yok. kesinlikle destek şart. ayrıca ben eminim ki "17 yıldır tayyip dedik ama artık yeter!11!" deyip hem yerelde hem de genelde akp karşıtı tavır takınacak olan adamlar acı reçeteyle karşılaşınca, 2-3 sene ciddi sefillik yaşayınca "akp'nin değerini bilememişiz" diyecekler sjfjsjfs.

genel olarak umutsuz değilim, yani olur da görürsem 20 sene sonrasının en azından kendi adıma güzel olabileceğine dair bir inancım mevcut fakat türkiye'de kendi parasını kazanmak zorunda olan bir öğrenci olarak önümüzdeki 3-4 senenin gavur tabiriyle tam bir SHITSTORM olacağını düşünüyor ve korkuyorum. 2001'de ben 7 yaşındaydım. reis sağolsun doların bir gecede iki katına zıpladığını göreceğim yine de herhalde. düşünsene yav. birken iki oluyo. 6'yken 12 olur. sıkıntı.


der meister
(15.05.19)
Ne batması yahu 2023'te süper güç olup dünyaya diz cokturecegiz.


doxanikee
(15.05.19)
(2)

Daha önce tercümanlık yapmamış biri olarak tercümanlığa nasıl bakmalıyım?

Merhaba arkadaşlar,Daha önce hiç tercümanlık yapmadım. İngilizcem intermediate seviyesinde. İngilizce metinleri falan sorunsuz okuyorum. Yabancı sitelerde çok rahat takılabiliyorum. İnternette falan bir şey aratacağım zaman daha çok İngilizce olarak aratıyorum. Hatta elimde olsa Amerika' da yaşamak
Merhaba arkadaşlar,

Daha önce hiç tercümanlık yapmadım. İngilizcem intermediate seviyesinde. İngilizce metinleri falan sorunsuz okuyorum. Yabancı sitelerde çok rahat takılabiliyorum. İnternette falan bir şey aratacağım zaman daha çok İngilizce olarak aratıyorum. Hatta elimde olsa Amerika' da yaşamak bile istiyorum. Ama olay karşılıklı konuşmaya gelince neredeyse kaçacak delik arıyorum. Kendime bir türlü güvenemiyorum. Bi heyecan basıyor. Konuşmak zorunda olunca da hiçbir sorun olmadan konuşuyorum. Adres soran turistlere yardımcı falan oldum. İş görüşmelerinde İngilizce mülakatlara da girdim, batırmadım da bir şeyi. Kendimi gayet iyi bir şekilde ifade ettiğimi düşünüyorum. Ama nedense konuşma konusunda geriliyorum. Sizce bu konuşma pratiği olmadığı için mi?

Esas olaya gelecek olursak tercümanlıkla ilgili bir iş ilanına başvurdum. Pazartesi görüşme için aramamı istediler. Aslında ona da başvurmak konusunda tereddüt ettim. Bu güvensizliğin üstesinden nasıl gelebilirim. Kendime güvenmemekte haklı mıyım yoksa boşuna mı endişeleniyorum? Düşüncelerinizi alabilir miyim?
kendine güvenmemekle haklısın. tercümanlıkla dil bilmek aynı şey değildir. istersen kendin görmek adına bir adet sözleşme, bir adet herhangi bir noter belgesi, bir adet akademik makale veya istediğin başka tür belgelerden birer paragraf çevirmeye çalışabilirsin.

ayrıca intermediate olup metinleri sorunsuz okuma olayına takıldım. intermediate isen metin okurken bir sorun vardır. eğer yoksa intermediate değilsindir.

edit: sözlü çeviri yapmayacaksan konuşurken kaçacak delik aramanın bi etkisi olmaz. yazılı çeviride sadece dil bilgini ve pratiğini icra ediyorsun.


lesmiserables
(09.05.19)
@ Selimpusat46 Evet, konuşma pratiğim de yok sosyalliğim de. Doğru yani. Yardırmakta fayda var :D

@lesmiserables Aslında çeviriye yabancı değilim. Eski çalıştığım yerlerden birinde çeviri falan da yapmıştım. Tabi o Almanca idi. İş planı, resmi belgeler falan çok çevirmiştim.

Ondan başka yine tercüme ofislerine başvuru yaparken deneme metinlerini çevirmiştim. Son ayrıldığım firmaya girmeden önce de test amaçlı olarak istedikleri metni çevirmiştim.

Bu arada 2. Dünya Savaşı' na meraklı olduğum için bu konuyla ilgili bir blog açmayı düşünüyordum. Bunun için de yabancı kaynaklardan bir sürü çeviri yapıp biriktirmiştim blogda yayınlamak için. Hevesim kaçtığı için kaldı öyle.

Ayrıca dil bölümü mezunu olduğumu da söylemeyi unutmuşum. O yüzden yazılı çeviriye uzak değilim. Sorduğum daha çok sözlü çeviri. Belirtmemişim.


(6)

Neden haberlerde artık " cinsel istismar" kelimesi kullanılıyor?

Merhaba arkadaşlar,Uzun zamandır dikkatimi çekiyor. Haberleri izlerken cinsel saldırılar ile ilgili verilen haberlerde tecavüz varsa "istismar" kelimesi kullanılıyor, " Zanlı kadını istismar etti." gibi. Tecavüz kelimesi kullanılmıyor artık sanki. Bunu bilinçli mi yapıyolar ?"İstismar" kelimesi yumu
Merhaba arkadaşlar,

Uzun zamandır dikkatimi çekiyor. Haberleri izlerken cinsel saldırılar ile ilgili verilen haberlerde tecavüz varsa "istismar" kelimesi kullanılıyor, " Zanlı kadını istismar etti." gibi. Tecavüz kelimesi kullanılmıyor artık sanki. Bunu bilinçli mi yapıyolar ?

"İstismar" kelimesi yumuşatılmış gibi duruyor ve olayın dehşetini, korkunçluğunu uyandırmıyor. Yani ellerinden gelse "Zanlının canı sıkılmış, kadını istismar edivermiş. Ne var bunda?" gibisinden haber yapacaklar utanmadan. Sanki sıradan, önemsiz bir olaymış gibi duruyor. İzleyiciyi uyutmaya yönelik bir girişim mi var? Bunda bir art niyet arayan ben miyim?

Oysa "tecavüz" kelimesi insanı iliklerine kadar dehşete düşürüyor, ürpertiyor. İçinizi bir nefret kaplıyor, daha çok tepki gösteriyorsunuz. Kötü şeylere yakıştırma isimler verilir ya hani, mesela kansere " ince hastalık" denmesi gibi. Bu da öyle bir şey mi? Siz ne düşünüyorsunuz?
İstismar aslen tecavüzden daha ağır bir durumu tanımlar. “Kadına tecavuz-çocuğa istismar” gibi düşünün, tecavüzdeki saldırı fiiline korunmasız olandan faydalanma/sömürü anlamı da katıyor. Hukuken de bu şekilde kullanılır. Ama dediğiniz şey doğru da, tartışması yapılmış bir konudur bu. Toplumsal nedenlerini tartışmadan sorumlu trafik canavarı demek gibi, algıyı değiştirmek gibi, bir yönetiş, politik bir araç olarak dil...


tck den terimleri alıp kullanıyorlar tahminimce nitekim yeni tck da gasp diye bir suç yok ama haberler gasp diye haber dolu adı yağma mesela onun. tecavüz diye suçta yok tck da


Topalordek
(28.04.19)
Ceza Kanunu'nda tecavüz için "nitelikli cinsel saldırı" ve "çocukların cinsel istismarı" ifadeleri kullanıldığı için buna paralel olarak haberlerde de aynı ifadelere yer verildiğini düşünüyordum. Ancak sanırım yavaş yavaş olayın vahşetinin "istismar" kelimesi ile hafiften gizlendiği fikrine kapılmaya başlıyorum. Hukuken "iş kazası"nı "iş cinayeti" olarak haberlere yansıtan medya "istismar" yerine açık açık "tecavüz" de kullanabilir. @1'in dediği gibi istismar daha ağır bir fiili ifade ediyor ancak kamuoyunda bu anlam farkı henüz tam oturmadığı tam aksi bir sonuç yaratıyor sanki.


Istismar basit bir suistimal intibası uyandırıyor. Soruyu soran arkadaşa katılıyorum tecavüz yahut iğfal kulllanılmalı. Istismar yanlış, Hukukta da iğfal diye geçiyordur.


wynter
(28.04.19)
TCK’da çocuklara karşı işlenen cinsel suç çocuklarım cinsel istismarı olarak geçiyor. Haberciler de cahilliklerinden yetişkinlere karşı işlenen suçlar için de bu terimi kullanıyor. Yanlış! Doğrusu suçuna göre cinsel saldırı veya cinsel taciz olmalı. Cinsel istismar suçu çocuklar için söz konusu.


microfiction
(28.04.19)
Türk Ceza Kanunu'nda geçtiği üzere "cinsel saldırı" söz öbeğinin kullanılması gerekmektedir. Cinsel saldırı suçu mağdurun 18 yaşını tamamlamış olduğu vakalar için kullanılır. Mağdurun 18 yaşını tamamlamamış olduğu durumlarda ise cinsel istismar veya reşit olmayanla cinsel ilişki suçu söz konusu olur.
Kaynak: (git: av-saimincekas.com)


124
(28.04.19)
(5)

Bir MCU manyağı olarak Avengers Endgame' e gitmesem olur mu?

Merhaba arkadaşlar,Başlıkta da belirttiğim gibi bir MCU manyağı olarak Endgame gitmekte kararsızım. Hem üşeniyorum hem de neredeyse her sinemaya gittiğimde 100 TL' ye yakın para gidiyor. O yüzden gitsem mi gitmesem mi kararsızım. Son 2 yılda Black Panther hariç çıkan tüm filmlere gittim. Buna gitme
Merhaba arkadaşlar,

Başlıkta da belirttiğim gibi bir MCU manyağı olarak Endgame gitmekte kararsızım. Hem üşeniyorum hem de neredeyse her sinemaya gittiğimde 100 TL' ye yakın para gidiyor. O yüzden gitsem mi gitmesem mi kararsızım. Son 2 yılda Black Panther hariç çıkan tüm filmlere gittim. Buna gitmeyeyim, internete düşünce izlerim diyorum ama biraz saçma olur galiba. Siz ne dersiniz?
spoiler yemeyi dert etmiyorsan gitme.

ben pek beğenmedim gerçi manyağı da değilim.


kljgslsdkjsd
(27.04.19)
niye 100 tl gidiyor onu anlamadım ben, zaten soygun gibi bilet parası istiyorlar, bi de mısır çikolata falan mı alıyorsun? cinemaximum'da izleyeceksen orada bi su bi çikolataya verdiğin parayla başka sinemalarda film izleyebiliyorsun. hadi bu film imax'te izlenesi bir film, o yüzden gittin diyelim, başka para harcama. suyu dışarıdan sok, mısır da yemeyiver. sinemada mısır yemek kadar izleme zevki bozan başka bişey yok, başbakan olursam yasaklatıcam yeminle.

neyse işte, pire için yorgan yakmaya değmez; git kesinlikle. ben çok beğenmedim, üstelik çizgi romanlardan gelen bi kültürüm de yok ama sinemada izlenmesi gereken filmlerden.


Jux
(27.04.19)
@ kljgslsdkjsd Spoilerımı troll bir arkadaş sayesinde yedim zaten. Kendisinin her filmin vizyona girdiği ilk gün gidip milleti spoilera boğmak gibi bir hobisi var.

@ Jux Mısır falan almıyorum ama yemek yemeden dönmüyorum, ondan o kadar gidiyor. Bir de sinema da uzak, yol parası da oluyor.
Belki biraz hesabı abartmış olabilirim.


mcu manyağı olan birisi spoiler yemeden önce filmi izlemesi lazım derim.


false pretension
(27.04.19)
ben mcu manyağı değilim ama marvel karakterlerini küçükken çok severdim ve karakterlere uzak değilim.

Filmi ise hiç beğenmedim, arkadaşlarıma eşlik etmek için girdim ve 3 saat sıkıntıdan patladım. Ha mcu hayranları beğenmiş genelde, sinemada ağlayanlar, şaşkınlıkla ohaa diyenler falan oldu ama ben çok sıkıldım yani sıkıcı ve saçmaydı bence. Bol bol aşırı görsel efektli dövüş falan görmek istiyosan git yani ama bence ortalama bi fast and furious filmi kadar sinema değeri var filmin


nundu
(27.04.19)
(2)

Video kaydı için ses tonunu değiştirecek bir uygulama

Merhaba arkadaşlar,Değer verdiğim birisi için video kaydı yapacağım ama sesimden nefret ediyorum. Çok iğrenç geliyor. O yüzden video kaydı yaparken sesimde düzenleme yapmama izin verecek bir Android veya Windows uygulaması arıyorum. Bildiğiniz uygulamaları belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
Merhaba arkadaşlar,

Değer verdiğim birisi için video kaydı yapacağım ama sesimden nefret ediyorum. Çok iğrenç geliyor. O yüzden video kaydı yaparken sesimde düzenleme yapmama izin verecek bir Android veya Windows uygulaması arıyorum. Bildiğiniz uygulamaları belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
Windows için adobe audition'u önerebilirim. Sesle istediğiniz gibi oynayabiliyorsunuz diye biliyorum.


ombutosman
(22.04.19)
Teşekkür ederim. Bir bakayım.


(3)

Ara ara gelen yüksek lisans fikrine nasıl baksam?

Merhaba arkadaşlar,Biraz uzun olacak ama kusura bakmayın. Durumu olmayanlar için özet sondadır. İşsizliğin de etkisiyle bazen aklıma "Acaba yüksek lisans mı yapsam? " düşüncesi geliyor ama geldiği gibi gitmesini istiyorum ama bir yanım da " Acaba? "diyor içinde bulunduğum koşullardan dolayı. Bu fiki
Merhaba arkadaşlar,

Biraz uzun olacak ama kusura bakmayın. Durumu olmayanlar için özet sondadır.

İşsizliğin de etkisiyle bazen aklıma "Acaba yüksek lisans mı yapsam? " düşüncesi geliyor ama geldiği gibi gitmesini istiyorum ama bir yanım da " Acaba? "
diyor içinde bulunduğum koşullardan dolayı. Bu fikirden köşe bucak kaçmamın sebebi okuldan, derslerden falan artık iyice sıkılmış olmam. Bir an önce para kazanmak istiyorum ve zaten para kazanmanın tadını aldım.

Mezun olunca nasıl bir ferahlık geldi anlatamam öyle ki sonradan 2. üniversite için başladığım kıçı kırık AÖF' yi 2. sınıfta bıraktım. Çünkü sınavlara falan gitmek zoruma gidiyordu. Dayanamadım bıraktım. Mezun olalı 3 yıl olacak neredeyse ve o kadar zamandan sonra yüksek lisansa başlayabilir miyim bilmiyorum. Aklıma lisans zamanlarımdaki vize haftalarında zorla ders çalıştığım anlar geliyor. Zulüm gibi geliyordu ders çalışmak. Böyle diyince aklınıza tembel bir öğrenci olduğum gelmesin . Devamsızlık yaptığım gün sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi, düzenli olarak not tutardım ve millet en çok benden not isterdi. Hocalar falan severdi beni. İstesem zorlanmam ama içimden gelmiyor artık. Bir de bunun tez zamanı var ki zaten tek başına yetiyor yüksek lisans fikrinden soğutmak için.

Diğer yandan iş bulamıyorum, görünüşe göre vasıfsızdan halliceyim. Mezun olalı neredeyse 3 yıl olacak ama bu süre içerisinde iki şirkette toplamda sadece 6 ay çalışma deneyimim var. Yaş olmuş 28, napıcam bilemedim. Bu arada iyi bir üniversitede Alman Dili ve Edebiyatı' ndan mezun oldum. Şu anki aklım olsa asla ama asla okumazdım. Realist olmak gerekiyormuş, onu anladım. 2 yıllık myo falan okusaydım daha iyi olurmuş bence. Tonla görüşmeye gittim ama bi halt çıkmıyor. Bu çıkmaz da beni yüksek lisans yapma fikrine yöneltiyor. Zaten ülkenin hâli malûm, deneyimliler iş bulamıyor, şu halimle kim beni ne yapsın! Kimse neler yapabileceğimi bilmiyor, potansiyelimden haberi yok. Çünkü onlar için sadece CV' de yazanlar önemlidir, gerisi teferruattır.

Yüksek lisansa gelince Uluslararası İlişkiler falan düşünüyorum ya da kendi bölümümden devam ederim. Bu arada beni çok seven ve aynı zamanda bölüm başkanı olan hocam okul yıllarımda ben bahsetmemiş olmama rağmen yüksek lisans düşünürsem yardımcı olacağını söyledi. Zaten önceden beri aklıma girip çıkıyor yüksek lisans düşüncesi ve yurt dışında yaparsam güzel olur diye düşünüyordum. Ama ne yapsam bilemedim. Siz ne düşünüyorsunuz? Değerli fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Uzun olduğu için kusura bakmayın :)

Özet: Artık okumaktan sıkılmama rağmen iş bulamadığım için yüksek lisans yapma fikri kafamı kurcalıyor. Uzak mı durayım yoksa şansımı deneyeyim mi?
Su halinle is bulamiyorsan yuksek lisans'ta uluslararasi iliskiler gibi hava civa bir sey okursan gene bulamayacaksin, tutup Bogazici'nde falan okumadikca. O yuzden is bulmaya odaklan.

Yurtdisinda yapacak paran varsa yap en azindan dilin falan gelisir ama sonrasinda orada mi kalmaya calisacaksin yoksa turkiyeye mi doneceksin? Her kosulda elle tutulur ve stratejik bir sey okumadiktan sonra laf olsun diye okumak fayda saglamaz.


hot potato
(18.04.19)
Valla sadece özeti okudum, özete göre yorum yapacak olursam eğer rahat iş bulurum beklentisiyle yüksek yaparsan sonun hüsran olur.


Bu fikir ara ara bana da geliyor hatta başvurdum kabul edilmedim. Herkes yüksek lisans doktora yapıyor yine iş yok yine iş yok. Direkt lise ya da on lisans mezunu olsaydık çoktan bir yere atanmıştık. Ben eski iş yerinde emirleri lise mezunu yönetici asistanından alıyordum. Maaşı da 5000 falandı.


(1)

Linkedin' de bağlantılara mesaj atmak etkili mi?

Merhaba arkadaşlar,İşsiz durumda olduğum için Linkedin' den yana şansımı bir denesem mi diye düşünüyorum. Çünkü diğer yerlerden bir şey çıkmıyor. Şu anda 280 küsür bağlantım var ve içlerinde 4- 5 kişi hariç kimseyi tanımıyorum. Amacım bağlantı kasmaktı. Burada yine Linkedin' den nasıl iş bulunacağın
Merhaba arkadaşlar,

İşsiz durumda olduğum için Linkedin' den yana şansımı bir denesem mi diye düşünüyorum. Çünkü diğer yerlerden bir şey çıkmıyor. Şu anda 280 küsür bağlantım var ve içlerinde 4- 5 kişi hariç kimseyi tanımıyorum. Amacım bağlantı kasmaktı.

Burada yine Linkedin' den nasıl iş bulunacağına dair soru sormuştum. Bağlantılara mesaj atmanın etkili bir yöntem olduğunu söylemişti bir arkadaş. Onu denemeyi düşünüyorum. Ama kimseyi de tanımıyorum. Nasıl bir mesaj atmalıyım sizce? Aslında bu mesajı atsam da milletin sallayıp sallamayacağını da bilmiyorum. Bağlantılar içinde İKcılar da var. Benzer şekilde mesaj atıp da olumlu yanıtlar alanlar ve konu hakkında bilgisi olanlar yazarsa sevinirim. Teşekkür ederim.
yüzde doksan dokuz nokta dokuzunu tanmadığım binlerce insan var linkedin hesabımda. ekleyeni kabul ediyorum. bana atılan anlamsız mesajlara da cevap vermiyorum.

cvni linkedine yükleyip, seninde dediğin gibi bağlantıların içindeki ikcılara, ilgilenmeniz dileğiyle gibi küçük bir mesaj atman yeterli. cevap gelmedi diye boş yere tekrar mesaj atma ama. aktif kullanırsan linkedin faydalı aslında.


scudman1
(11.04.19)
(37)

Yeğenime bi kaç tane vurdum, yanlış mı yaptım?

Durumu olmayanlar için özet sondadır.Merhaba arkadaşlar,Büyük kardeşimin 7- 8 yaşlarında biri kız biri erkek birbirinden fırlama 2 tane çocuğu var. O kadar fırlamalar ki gittikleri her yerde terör estiriyorlar. Terbiye denen bir şey yok. Her istedikleri yapılıyor, alınıyor. Hiç hayır denmiyor. Eğer
Durumu olmayanlar için özet sondadır.

Merhaba arkadaşlar,

Büyük kardeşimin 7- 8 yaşlarında biri kız biri erkek birbirinden fırlama 2 tane çocuğu var. O kadar fırlamalar ki gittikleri her yerde terör estiriyorlar. Terbiye denen bir şey yok. Her istedikleri yapılıyor, alınıyor. Hiç hayır denmiyor. Eğer istedikleri yapılmazsa ağlayarak yaptırmaya çalışıyorlar. Gittikleri her yerde ortalığı birbirine katıyorlar, kimse bir şey demiyor, uyarmıyor. Uyarılsa dahi yalancıktan. Çocuklara anne kızsa baba çocukları kayırıyor, baba kızsa anne kayırıyor. Zaten her şeyin sorumlusu anne ve baba.

Bu çocukları etrafta seven kimse yok, herkes yaka silkiyor. Biz bile lanet ediyoruz o derece. Ben bize geldiklerinde yaramazlık yaptıklarında bağırdığım için çocuklar da annesi de pek sevmez beni. Ama asla vurmam, sadece kızarım. Çünkü çabuk sinirlenen bir insanım. Onun dışında anneleriyle ben pek sevmeyiz birbirimizi.

Her neyse az önce bize geldiler. Erkek olana babası istediği topu almamış da başka bir top almış. O yüzden beyefendi ortalığı birbirine kattı. Ayrıca çok da küfürbaz. Ağza alınmayacak küfürler ediyor, kimse bir şey demiyor. Her neyse bu anneme, annesine vuruyor, onlar uyardıkça onlara küfür ediyor. Bizimkiler de o daha da kudurmasın diye sadece uyarmakla yetiniyor. Kapıları tekmeliyor, benim şalterler attığı için kızdım, kızınca bana da küfretti. Ben de yakasından tutup sendeledim, bu sefer de vurmaya başladı, ben de sert olmayan şekilde vurdum. Annem araladı.

Bu arada annesinin yanında oldu bu olay. Annesi de ona sinirliydi. Annesini falan görmedi gözüm. Belki küsmüştür bilmiyorum ama sabrım tükendi. Ama onlar gittikten sonra küstüklerini düşünüp üzülür gibi oldum. Bazen ne kadar haklı olursam olayım sinirlenince verdiğim kırıcı tepkilerden sonra pişman oluyorum.

Her neyse siz olsanız ne yapardınız? Sizce küsmüşler midir? Olaya diğer taraftan bakınca ebeveyn olsaydınız ne yapardınız? Yorumlarınızı bekliyorum. Teşekkür ederim. Kusura bakmayın uzun olduysa.

Özet: Ortalığı birbirine katan fırlama yeğenime birkaç tane vurdum annesinin yanında. Yanlış mı yapmışım? Küsmüşler midir? İki taraftan da bakınca nasıl duruyor?
bizde biri öyle bir şey yapsa kan davası başlar, sülale dağılır.

"Annem araladı." ne demek acaba anlayamadım?


Ben de tutamazdım kendimi. Küsme ihtimalleri düşük bence.


Sadece özeti okudum. Küçükken dayım bize döverim sizi demişti. Aradan 20 küsür yıl geçti, hala bu yüzden sevmem kendisini.


inheritance
(07.04.19)
iyi etmişsin bence. sıkma canını. normalde şiddet çözüm değil ama anlattigin seviyede bazen dozunda lazım kendisine gelmesi için (bence)..


lata
(07.04.19)
o cocuklarin pedagojik yardima ihtiyaclari var.

aileside cok umursamaz anladigim kadariyla. bu cocuklarin iyi birer birey olmalarini istiyorsaniz bu sart belli ki anne baba cocuk yetistirmeyi bilmiyor. sinir oluyorum sirf cocuk yapmis olmak icin cocuk yapan insanlara.

cocuk o, vurulmaz. cezalandirirsin bir sekilde ama vuramazsin. boyle davranan bir cocuk degil denyetiskin ve senden guclu olsaydi vurabilir miydin? hayir.

uzulmen gereken sey cocukken, ablanin sana kusme ihtimali olmus.

cocuklara vurulmaz, ne yaparlarsa yapsin vurulmaz.


batlegolas
(07.04.19)
yani tabii ki siddet dogru degil, yanlis. bir daha vurmazsiniz olur biter.
hem bu yigenlerinizi sabrinizi gelistirmek icin kullanin bence. ne yaparlarsa yapsinlar vurmayin. sabredin.
gercek hayatta sabirli olmak cok sey kazandiriyor insana.


Cocuklarin durumu iyi degil,o konuda haklisin. Ama baskasi benim cocuguma vuracak agzini burnunu kirarim.


Traveler
(07.04.19)
Bence yaptığın şey doğru mu bilmem ama iyi yapmışsın. Böyle veledleri çevremde gördükçe ailesi de dahil olmak üzere uyuz oluyorum. Ağza alınmayacak küfürler ne demek o yaşta allah bilir eğitimlidir bide o aile. Bu bağırıp istediğini yaptırma bizim milletin çocuklarda gelenek demekki genlerden geliyor malum Ortadoğulu olunca. Üzülmene gerek yok millete sövüp sayan çocuğu yetistiremeyenler utansın.


Topalordek
(07.04.19)
uzman destegi almalari gerekmekte. boyle cocuk yetistirilmez. uzulmeyin.


çocuklara, hele hele sizin olmayan, başka birinin çocuğuna vulumlaz +1 diyorum küçükken tonla dayak yemiş olan biri olarak. benim çocuğuma benden başkası vursa kıyameti koparırım, ne sebeple vurmuş olursa olsun. sorunların esas muhattabı benim, çocuk değil.

unutulur gider muhtemelen olay ama bir daha ne yeğeninize ne bir başkasına yapmayın böyle bir şey. şımarıklar insanları çileden çıkartıyorlar sabretmesi çok zor evet ama bu çocuğun değil ailesinin suçu. ailesine bu durumu anlatmayı deneyebilirsiniz belki pedagojik yardım alırlar. ya da kitap fln hediye edin konuyla ilgili. onun dışında çok iletişmeyin tahammül edemiyorsanız, herkes yeğen sevecek diye bir kaide yok, mesafeli olun. çocuklar sizin değil sonuçta, annesiyle babası nasıl biliyorlarsa öyle yapsınlar.

bir de şöyle düşünün, çocuk sokakta restoranda uçakta fln tanımadığınız birinin çocuğu olsa vurur muydunuz yine? yoksa ailesine mi söylerdiniz çocuklarına sahip çıksınlar diye?


taurina
(07.04.19)
O çocuğu öyle yetiştiren büyük ihtimal uzman desteği vs desen tinlamaz. Anlık bir tepki vermişin ama bu birikmiş birşey buna sebep olanlardan biri de ebeveynler. Senin yerinde olsam üzülmezdim.


Topalordek
(07.04.19)
Yaramaz olmaları, şımartılmaları, arsızlıkları vs. hiçbiri güzel şeyler değil. Ama bunları düzeltecek olan da siz değilsiniz, yani üzerinize vazife değil o çocukları düzeltmek. Bu yüzden annesi babası kırılmıştır, hatta kendi anneniz de kırılmış ve üzülmüştür.
Ben de çocukları sevmem pek, böyle durumlarda çocukların olduğu ortamda durmamaya çalışıyorum. Onlar hangi odalarda takılıyosa ben başka mekana geçiyorum, mutfağa mesela, yine kurtulamadıysam wc’ye girip kapı kilitli yarım saat falan takılıyorum.
Annesi babası eğitmedikçe kimsenin dedikleri etkili olmaz çocuklara, ne kendinizi yorun ne de ailenizi kırın boş yere.


megalomaniac
(07.04.19)
sen amca oluyorsun sanırım. eğer sana ettiği küfüre karşılık senin de annen gibi susman doğru olmazdı. bence bu kadar üzülme.


bezginbekir
(07.04.19)
ben anne babanın olduğu ortamda çocuğa bişey yapmazdım, anasına babasına kızardım.(diyorum ama bende ani sinirlenen bir insanım) üzücü bir olay hatalı olanlar anası babası.


mikahakkinen
(07.04.19)
Hatalisin


elorelia
(07.04.19)
valla çocuk o derece şımarık bir şekilde davranırken annesi babası bir şey yapmıyorsa onlar da suçludur. belki senin yapman gereken ailesine dönüp uyarırmısınız rahatsız oluyorum diye onların tepki göstermesini beklemek olabilirdi. ama onlar da suçsuz değil kesinlikle. sen çocuğuna sahip çıkmazsan başkaları da gelir haddini bildirir.


hknty
(07.04.19)
Valla ben de yukardakilere katiliyorum, asil iki sarsilmasi gereken anne baba aslinda da neyse. Ben asil anneanne babaanne ve dedelere uzuldum, torun torun diye beklemislerdir, cocuklari torunlari mahvetmis.


kassiopeia
(07.04.19)
Ellerine sağlık.


caletti
(07.04.19)
Biraz daha açıklayıcı olmak gerekirse anne ve baba bildiğiniz klasik olanlardan. Pedagoga falan götürün demişsiniz haklı olarak ama o derecede bile bilinçli değil anne baba. Pedagoga götürmek akıllarının ucundan bile geçmez. Böyle bir şeyi önersem güler geçerler, " Artık sen çocuğun olunca götürürsün pedagoga." derler.

Uyarın, bir şey yapın diyince de dalga geçer gibi " Kıyabilir miyim ben hiç ona? " tarzında insanı delirten şeyler söylüyor annesi.

Kendimi haklı çıkarmaya çalışmıyorum ama başkalarına ciddi biçimde rezil olmadan anne ve babanın olaya el atacağını düşünmüyorum.


Umarım küsmüşlerdir de bir aha getirmezler.
Nefret ediyorum o tür çocuklardan ve anne babadan sanki dünyada tek çocuk yapan onlar.


yalandan niye vuruyorsun ki, sağlam bir tokat yapıştırsaydın. anneye küfür mü edilir?


malheiros
(07.04.19)
Benim yeğenim anneme bana küfürler edip vuracak ben de ailesine kitap armağan edicem ya da yardım almalarını önericem öyle mi gerçekten o kadar komiksiniz ki hayret ediyorum. Net çok iyi yapmışsın ben de aynısını yapardım annesi babası kızarsa onlara da birkaç tane sallardım.


pastörizesüt
(07.04.19)
Ben böyle çocuklardan ve ebeveynlerinden cidden nefret ediyorum ama çocuğa vurmasaydın keşke. Bütün suç ebeveynlerde çünkü, onlara laf edebilirdin bence. Sizin evdelerse uslu durursanız şunu yaparız diyenilirdin, buna rağmen devam ediyorlarsa herhangi bir konuda kısıtlayıcı davranabilirdin. Böyle davrandığını için bilgisayarla oynamana izin vermiyorum gibi. Gerçi yeni nesil tabletle doğuyor ama. Bilemiyorum, anne babanın destek alması şart ama sanmam o bilince ulaşacaklarını. O yüzden üzülme boşver.


Mossy
(07.04.19)
yanlış yaptın tabii ki. çocukta bir travma yarattın demiyorum, o iş kadar basit değil belki ama yine de senden nefret etseler yeridir.

ayrıca ben kendi dayılarımı düşünüyorum. kim ki onlar? ne hakla vuruyolar? ki ben annem babamdan cüzi miktarda dayak yemiş bi çocuktum.

bunlar sıradan bi insan olarak yorumlarımdı.

çocuklarla çalışan biri olarak yorumlarım ise şiddeti normalleştiriyosunuz. yetişkinlerde görmek bunu pekiştiriyor çocuklarda.

çocuklar uzman desteği alabilir iyi olur.

ama siz de öfke kontrolü için biraz destek alabilirsiniz.


ruh i tibbiye
(07.04.19)
bir çocuğun eğitiminden annesi-babası sorumludur. çocuğun kötü yetiştiriliyor olması size sadece kısıtlı söz hakkı verir. siz ebeveynlerini uyarabilirsiniz / değişen bir şey yoksa görüşmemeyi de seçebilirsiniz ama bir çocuğa vuramazsınız.
ne oldu yani terbiye mi ettiniz şimdi çocuğu?
ha küsmüşler midir bilemem, sonuçta küsecek kadar 'düşünceli' bir ebeveynlik de göstermiyorlar.


asisamus
(07.04.19)
O kadar çok sinirlendim ki şu anda sokağa çıktım ve dövmek için çocuk arıyorum.

Yanlış yapmamışsınız.


bu yüzden çocuk yapmak istemiyorum çünkü yaramaz çocuğa katlanamıyorum. çocuğumu yetiştirmeyi beceremezsem böyle bir çocuk olursa her gün, her gece hayat hem bana, hem çocuğa, hem eşime, hem komşulara zindan olur.

herkes(bende dahil) çocuk yapmamalı.


gliderpilot
(07.04.19)
Yanlış evet,
Ama durum ve konumunuz itibariyle yanlış, hem de işlevsiz, çünkü şu anda sadece dayakçı dayı/teyze olacaksınız. Bunu yaptınız diye küfür etmekten geri durmayacaklar mesela. Çünkü evde süregelen bir şeyler var ve bu da onun sonuçlarından biri.

Bir de bir daha olursa diye, o yaşta çocuklar ettikleri kufurlerin, ya da allah belanı versin tipinde söylediklerinin anlamını bilmeyebiliyorlar, aslında öfkesini/hayal kırıklığını ya da başka neyse duygusu, onu ifade etmeyi bilmedikleri için sonuç bu oluyor.

Ha annesi yapsa da işlevsiz olur bence, dayak sadece caydırıcı olabilir ama bu davranışlarına kaynaklık eden şeyleri ortadan kaldırmaz. Hatta bir de "dayak arsizi" olma potansiyellerini beslersiniz çocukların.

Olmuş bir kere de, bir daha yapmayın yani çünkü sizin kötü olmanız dışında bir işe yaramaz yani.


dafaisss
(07.04.19)
onlar senin yeğenlerin. ayakları taşa değse en az annesi/babası kadar sen endişelenirsin. en az anne/baba kadar da sevdiğine eminim. ama bazen öyle anlar olabiliyor. kırılsalar da (çocukların anne-babası) uzatacaklarını sanmam. kötü hissetmen de normal. çocukların terbiyeye ihtiyacı var. küfür etmek ne demek? bu konuyu kardeşiniz ve eşiyle yalnız konuşup bir tedbir almalısınız. (bir psikolog mu olur pedagog mu olur onu bilemiyorum.)


naksidil
(07.04.19)
Benim annem de ben şirazeyi kaçırınca kulağımı çekerdi. Olur abi öyle şeyler, bazen dayanamıyor insan, tekrarlanmadığı sürece bir şey olmaz bence.


ravenclaw
(07.04.19)
normalde etrafta ebeveynleri varsa hicbir cocuga, yegenim bile olsa, terbiye vermeye kalkmam. annesi babasi varken 1- benim haddime degil, 2- anne/babaya saygisizlik, 3- cocukta anne/babaya karsi otorite bozuklugu olusur. ama sizin durumda ebeveyn otoritesi diye bir durum yok. bu durumda ben olsam muhtemelen yine dovmezdim ama arka odaya kilitler cezalandirirdim. cocuga sizin evinizde sizin kurallariniza uymasi gerektigini ogretmeniz lazim ama ebeveynler de bu konuda zayif maalesef. zor bir durum


crucio
(07.04.19)
cocuga atilan dayagi mazur gormek ha, vay be, hayretler icinde okuyorum. dayak aziciksa olabilir, cocuk cok cileden cikarmissa atilabilir, sen de baba yarisisin atabilirsin, kufretmis cocuk vur gitsin... koskoca insanlar, belki de egitimli insanlar boyle diyor. pes!


jimicik
(08.04.19)
Şiddet şiddeti doğurur, yapmayın böyle şeyler.. Onlar evde ve en yakınlarından böyle gördükçe bunun normal olduğunu zannedecekler ve akranlarına hiç düşünmeden uygulayacaklar! Böyle sorunlar eğitimle ve makul oranlarda cezalarla çözülebilir ancak.


blue serenity
(08.04.19)
Burada cevap nettir. Şiddet her daim yanlıştır. Çok büyük bir hata yapmışsınız.

Sıkıntılı, bozuk, hasarlı herhangi bir şeyin vurarak düzelmeyeceğini, çalışmadığı için vurduğunuz kumanda; o an çalışsa bile, ertesi gün artık düzelemeyecek kadar bozulduğunda anlamış olmalıydınız. O çocuk da bu kumanda gibi tepki verecek. O an size vurmayı kesti belki ya da küfür etmeyi. Ama böyle devam ederseniz yakında neredeyse düzelemeyecek kadar zarar görecek.


Bir konuya açıklık getirmek istiyorum yorumlardan sonra. Sadece sert olmayan bir tokat attım ve bacağına vurdum. Biliyorum yanlış ama dayakçı demek de biraz abartı oluyor bana göre.


Bu son dediğinizi o kadar çok sık duyuyorum ki şiddet gösterenlerde.

Bir iş vardı yaptığımız, şiddet gösteren insanlarla, mülakat yapıyorduk. Hiç eşinize şiddet uyguladınız mı diye bir sorumuz vardı. Yok diyorlardı hemen. Peki hiç vurdunuz mu diyorduk. Bir kere azıcık vurmuşluğum var diyorlardı, istisnasız. Şimdi siz de aynısını diyorsunuz. Şiddet çalışmalarında çok sık rastlanan bir cümle bu.

Şiddetin size göre yoğunluğunun "az" olması, çocuğa şiddet uyguladığınız gerçeğini değiştirmiyor.


Emin olun o çocuk sizden tokat yediği için akıllanmayacak; üstüne şiddetin normal bir sey oldugunu düşünüp başkalarına da uygulamasında bir sakınca olmadığına kanaat getirecek. 'Dayak arsızı' denen bir tabir de vardır, büyükler sıkça kullanır. Sizin için bir tokattan ibaret olan şey yeğeniniz için ciddi travma sebebi olabilir. Ülkedeki insanların psikolojileri neden bozuk diye düsunup duruyoruz, temel sebeplerinden biri çocukken maruz kaldıkları şiddet. Şiddetin büyüğü küçüğü de olmaz.

Annesi de size muhakkak darilmistir; yaramaz da olsa çocuğu sonuçta. Benim kendi çocuğuma şiddet uygulama ihtimalim yok, başkası bunu yapsa ortalığı birbirine katacağıma eminim mesela.

Evet, çocuğun bu durumda olmasını normal bulmuyorum ama sizin yaptığınız da asla normal değil. Şiddet ile bir şeyleri çözmeye çalışmak yerine yeğeninizi kazanmaya, sağlıklı bir ruh haline sahip olması için destek olmaya çalışmalısınız. Durumu anlattığınız kadar vahim ise anne babasi ile konuşup profesyonel destek almaları için yonlendirmelisiniz. Küçücük çocuk o, su anki halinden asıl sorumlu olan kisiler de ebeveynleri.

Bu arada bu yaptığınız yüzünden yeğeniniz kesinlikle psikolojisi bozulmuş bir erişkin olacak demiyorum sadece asla bu durumu normallestirmeye çalışmayın. Hatalisiniz, tekrarlamaniz halinde de iz bırakacak bir şey olur bu.


fraise
(08.04.19)
(3)

Bankacılık sınavlarına nasıl hazırlanmalıyım?

Merhaba arkadaşlar,Gözüme kestirdiğim birkaç bankacılık sınavı var. Ama ortada bir sorun. O da sayısalımın kötü olması. Yabancı dil bölümünden mezun oldum. Matematikle, geometriyle aram yok. Ancak içinde bulunduğum işsizlikten dolayı bir alternatif olarak görüyorum. Mat 1 i zorlasam yaparım da mat 2
Merhaba arkadaşlar,

Gözüme kestirdiğim birkaç bankacılık sınavı var. Ama ortada bir sorun. O da sayısalımın kötü olması. Yabancı dil bölümünden mezun oldum. Matematikle, geometriyle aram yok. Ancak içinde bulunduğum işsizlikten dolayı bir alternatif olarak görüyorum. Mat 1 i zorlasam yaparım da mat 2' ye gelince devrelerim yanıyor. Bu sınavlara hazırlanırken çok iyi yardımcı olacak kitaplar varsa önerir misiniz? İşin doğrusu okuldan mezun olalı 2.5 yıl olmuş, kitapla defterle bi alâkam kalmamışken nasıl başlarım çalışmaya bilmiyorum. Yoksa benden bir yol olmaz diyip sallasam mı? Teşekkür ederim.
bankacılık sınavıyla mat 1- 2 nin ne alakası var? bankacılık sınavlarında daha çok genel yetenek tarzı sorular soruyorlar. bu sorudan ünv mezunu olmadığını anlıyorum?


yeahbutso
(13.03.19)
Gayet de üniversite mezunuyum. Yabancı dil mezunu olduğumu söylemişim zaten. Birkaç defa bankacılık sınavına girdim zaten. Mat 2 olmasa bile geometri ve mat 1 soruları gayet de vardı. Matematiği lisede bırakmış biri olarak zorlanıyorum. O yüzden sordum.


kamu bankaları gişe hariç ales tarzı ya da mat 1 mat 2 li sormaz. müfettişlik sınavları içinse kpss alandan hallice sorular gelir.
özel bankalar neredeyse her pozisyon için ales kıvamında sınav yapıyor.
kısa cevap: ales çalışır gibi çalışacaksınız.
müfettişlerde zaten alan kısıtlaması olur alan yapsanız da almazlar yüksek ihtimalle.


Efoody
(13.03.19)
(4)

AB Proje Hazırlama İşi Sazan.avi mi?

Merhaba arkadaşlar,Az önce 1- 2 sene önce AB Proje Hazırlama Uzmanı/ Asistanı ilanına başvuru yaptığım firmadan mail geldi. Mailde hazır pdf şablonu vardı. Özgeçmişimin değerlendirildiği ve ön başvurumun olumlu sonuçlandığını yazmışlar. Tabi bu firmada çalışmam için eğitimlere katılmam şartmış. Bu h
Merhaba arkadaşlar,

Az önce 1- 2 sene önce AB Proje Hazırlama Uzmanı/ Asistanı ilanına başvuru yaptığım firmadan mail geldi. Mailde hazır pdf şablonu vardı. Özgeçmişimin değerlendirildiği ve ön başvurumun olumlu sonuçlandığını yazmışlar. Tabi bu firmada çalışmam için eğitimlere katılmam şartmış. Bu hakkımı kullanabilmem için eğitimlere ve sınava kayıt yaptırmalıymışım. Bunun için de bi kayıt olma linki var.

Şimdi ben bu işler için para tuzağı gibi şeyler duydum ve şimdi birdenbire karşıma böyle çıkmaları tuhafıma gitti. Sizce sazan. avi mi? Yoksa inanıp yürüyeyim mi?
ben de geçenlerde araştırdım, sazan avıymış. o eğitimin bir ücreti varmış 400 lira civarı gibi. eğitimi aldıktan sonra size hiçbir garanti vermiyorlar. işe alma vs gibi. ki bunun yanı sıra yapacağınız projenin kabul edilme olasılığı vs çok düşükmüş. ki kabul edilse bile baştaki adam on binlerce lira kazanırken projeyi yazanlara 3 kuruş veriyormuş. yani saçma ve gereksiz bir iş.


tabirimekruh
(04.02.19)
Evet, ben de öyle şeyler yazıldığını gördüm araştırınca. Sokağa atacak o kadar param yok. Biraz önce de sms atmışlar. Sanırım yeni sazan avına çıktılar.


işe girmek için paralı eğitim almanı zorunlu tutan tüm işler sazan.avi. düzgün bir firma olsa önce işe alır, sonra ne eğitim aldıracaksa aldırır.


babilbaligi
(05.02.19)
@ babilbaligi Evet, dediğin gibi olması gerekiyor. Ama sazan mı çok nedir devam ediyolar.


(6)

Motivasyonunuz yerlerde olunca ne yapıyorsunuz?

Merhaba arkadaşlar,İçinizden bir şey yapmak için hiç istek gelmediğinde, motivasyonunuz yerlerde olduğunda, içinizdeki bütün heves kaybolup gittiğinde ne yapıyorsunuz? Bu eylemsizlik sürecini nasıl atlatıyorsunuz? Yapmak istediğiniz şey için mücadele ediyor musunuz yoksa akışına mı bırakıyorsunuz?
Merhaba arkadaşlar,

İçinizden bir şey yapmak için hiç istek gelmediğinde, motivasyonunuz yerlerde olduğunda, içinizdeki bütün heves kaybolup gittiğinde ne yapıyorsunuz? Bu eylemsizlik sürecini nasıl atlatıyorsunuz? Yapmak istediğiniz şey için mücadele ediyor musunuz yoksa akışına mı bırakıyorsunuz?
Olayın önemine ve aciliyetine göre akışına birakıp yatıyorum.


Amaranta ursula
(28.01.19)
Masaj yaptiriyorum. Yerse.


stavro
(28.01.19)
atlatamıyorum. akışına bırakıyorum. yapmak "istediğim" hiçbir şey olmuyor o durumda zaten, yapmak zorunda olduğum şeyleri yapıyorum sadece.


pati
(28.01.19)
müzik dinleyip uplifting yapıyorum çok kısa sürede faydnsını görüyorum.

tabi müziği çok severim orası ayrı. bu kadar kısa sürede ve masrafsız olarak modumu yukarı çeken en basit şey ayrıca.


killerbee
(28.01.19)
cdn.pbrd.co


nobody
(28.01.19)
Ben bunu da doğal bir süreç olarak görüp akışına bırakıyorum. Her daim motive kalabilmek bana çok olası görünmüyor açıkçası. İnsan ara ara şevklenir, ara ara salar. Normali bu bana göre. Arada dinlenmek lazım.


(18)

Nutellanızı pisboğazlardan saklıyor musunuz?

Merhaba Nutella' ya Gönül Vermiş Duyuru Halkı,Bugün bir Nutella olmuş 16 TL hem de tadı sebebiyle neredeyse hazine gibi. Kimseyle paylaşmak istenilmeyecek bir yiyecek. Belki kendinizden bile koruyorsunuz. Bütün görkemiyle bütün benliğinizi kaplıyor. Şimdi bazen evinize misafir geliyor, onların şımar
Merhaba Nutella' ya Gönül Vermiş Duyuru Halkı,

Bugün bir Nutella olmuş 16 TL hem de tadı sebebiyle neredeyse hazine gibi. Kimseyle paylaşmak istenilmeyecek bir yiyecek. Belki kendinizden bile koruyorsunuz. Bütün görkemiyle bütün benliğinizi kaplıyor. Şimdi bazen evinize misafir geliyor, onların şımarık veletleri oluyor veya sevmediğiniz pisboğazlar geliyor. Önlerine çıkan her şeyi Tazmanya Canavarı gibi dönerek tüketiyor. Sonra bir ara dolabı açıp bakıyorsunuz, o da ne! Gözleriniz dolabı süzerken " Kıymetlimiss" Nutella kavanozunun bomboş olduğunu görüyorsunuz. Kim yaptı bunu diye düşünürken aklınıza o pisboğaz geliyor. Ve içinizi bir nefret kaplıyor. Şimdi bütün bunları yaşamamak için Nutellanızı saklıyor musunuz?
Bu ciddi bir soru mu? Evine misafir olduğum birisinin benden nutellasını sakladığını öğrensem bir daha yüzüne bakmam.


sys coyg
(27.01.19)
sağlıklı olmadığı için almıyorum - yemiyorum. alsaydım da paylaşırdım. özellikle çocuksa.


scudman1
(27.01.19)
scudman +1
sevdiğim yiyecekleri paylaşırım, paylaştıkça daha güzel..

edit: sevmediğim insanlar, hele de şımarık veletleriyle, evime gelmiyor. evime gelen biri mutlaka sevdiğim biridir, ve evde ne varsa evime gelenle paylaşırım.


pati
(27.01.19)
Şımarık velet ve pisboğaz kelimelerinden sevmediğiniz insanlar anlamının çıkarılacağını düşünerek yazmaya gerek duymamıştım. O yüzden sevmediğiniz insanlar veya gıcık olduğunuz diye genişleteyim.


evimdeki kavanoz aylardır duruyor. misafir de geliyor ama yine de onun yüzüne bakan yok, bence siz de biraz gözüdoymazlık var. yapmayın sonra ağır yaşamlar belgeselinde görürüz sizi, üzülürüz. bir şeyleri yerken sağlığınızı sevin önce.


for day to break
(27.01.19)
Nutella yemiyorum ama böyle sevdiğim bir yiyecekse tabii ki bayılmadığım bir insan gelince ona vermek istemem belki saklarım bile şartlara göre değişir. Ama sevdiğim biriyse ben yemem ona yediririm.


Ben bu soruyu daha genel alacağım, hayat pahalılığı kişileri bencilleştiriyor, en azından beni bencilleştirdi, eskisi gibi kesinlikle paylaşımcı değilim. Misafir dediğimiz kişiden bir şey saklayacak değilim tabi ama en başında bir şeyleri almamak da bir çözüm benim için :D


ülkede hala palm yağı bağımlıları olduğunu görmek sevindirici, pisboğaz nüfus hızla temizlenecek misss


Nutella sevmiyorum ama sevip de alsaydim esirgemezdim milletten. Nutella kitligi yok, 16tl de müthiş para değil bence.


stavro
(27.01.19)
Valla o kadar rezil sagliksiz bir urunu misafirlerime veremem zaten. Bizim eve de giremez.


acemi
(27.01.19)
Hiçbir ürüne o denli bağlılık göstermediğim için gerek duymuyorum ama genel olarak pisboğazlı misafir çocuklarına sınır koyuyorum. Ha Nutella, ha Peripella, cidden bir fark var mı yahu arada? Yemediğim bir şey olsa anlarım da bu marka takıntısı çok tuhaf, anlam veremiyorum.


m e b
(27.01.19)
Bizim eve de girmez ama dolapta olsaydı saklamazdım.


Amaranta ursula
(27.01.19)
Valla nutella kadar abartılan yiyecek yok herhalde. Tadı falan güzel değil hiç, ondan çok daha güzel çikolatalar var. Bende olsaydı "al bitir, zaten kimse yemiyor" diye direkt verirdim her gelene.


Nutella yemeyeli bi 7-8 yıl oldu herhalde. Eve almadığım için böyle sorunlarım olmuyor.


Stavro+1 en küçük boy nutella evimde tam bir yıl süründü. Ben yemediğim gibi misafirlerim de yemiyodu:D


pastörizesüt
(27.01.19)
nutella yemeyecek kadar sağlıklı ve mükemmelim, ben harikayım asla öyle şeyler yapmam.


xvyz
(27.01.19)
Kimse sunu koymamis
encrypted-tbn0.gstatic.com


acemi
(27.01.19)
%56 şeker değil miydi o ya. Bence bırak yesinler. Sana kalmasa daha iyi bence.


rakidabalikolsa
(27.01.19)
(4)

EVS Ev Sahibi Kuruluş' tan Cevap

Merhaba arkadaşlar,Uzun bir süredir EVS ile ilgileniyorum. Yılbaşından önce başvurduğum bir proje ile ilgili 15 ocakta ev sahibi kuruluştan European Solidarity Corps sistemi üzerinden mail geldi. Ev sahibi kuruluşun yetkilisi uygun bir zamanda iletişim kuracağını yazmış ve kontak talebi yollamış. Be
Merhaba arkadaşlar,

Uzun bir süredir EVS ile ilgileniyorum. Yılbaşından önce başvurduğum bir proje ile ilgili 15 ocakta ev sahibi kuruluştan European Solidarity Corps sistemi üzerinden mail geldi. Ev sahibi kuruluşun yetkilisi uygun bir zamanda iletişim kuracağını yazmış ve kontak talebi yollamış. Ben de kabul ettim. Ancak o zamandan bu yana ses soluk yok. Sizce tekrardan iletişim kurarlar mı yoksa birini bulmuşlar mıdır? Cevaplarınız için teşekkür ederim.
Eğer çok istediğiniz bir projeyse siz iletişime geçmeyi deneyebilirsiniz bana kalırsa. Hem ilgili olduğunuzu da göstermiş olursunuz böylece


nickimineyapsam
(26.01.19)
@nickimineyapsam Ev sahibi kuruluş European Solidarity Corps sistemi üzerinden iletişime geçtiği için iletişim bilgileri yer almıyor. Zaten mailde de güvenlik sebebiyle ev sahibi kuruluşun iletişim bilgilerinin yer almadığı belirtiliyor.

Tabi bu kuruluşun sitesine girerek iletişim bilgilerine falan baktım da şimdi adamlar sistem üzerinden iletişime geçip iletişim bilgilerini paylaşmadığı için sitelerindeki mail adresine cevap atmamı nasıl karşılarlar bilmiyorum. İngilizleri Almanlar gibi biraz kasıntı görüyorum. Tabi bu yanlış da olabilir.


bence buldugunuz mail adresine yazin, en fazla ingiliz kibarligiyla reddederler. durumu anlatin, iletisim kuracagiz demistiniz ama bilgi gelmeyince yazmak istedim gibisinden iste kibarca durumu anlatin. dilerseniz ESC uzerinden iletisim kurmanizi bekleyebilirim de, isterse evet bekleyin der.


kassiopeia
(26.01.19)
@ kassiopeia Evet, dediğiniz gibi yazmakta faydavar.


(11)

Pizza neden bu kadar pahalı?

Merhaba arkadaşlar,Ailem tatil nedeniyle yeğenime bakmaya gitti. 1 hafta idare edeceğim. Dün üşendim yemek yapmaya, dışarıdan söyleyeyim dedim. Normalde hiç dışarıdan söyleyen biri değildim ve hayatımda ilk defa dışarıdan pizza söyledim. Dominos' dan söyledim. 1 kola, tek kişilik bir pizza ve sonrad
Merhaba arkadaşlar,

Ailem tatil nedeniyle yeğenime bakmaya gitti. 1 hafta idare edeceğim. Dün üşendim yemek yapmaya, dışarıdan söyleyeyim dedim. Normalde hiç dışarıdan söyleyen biri değildim ve hayatımda ilk defa dışarıdan pizza söyledim. Dominos' dan söyledim. 1 kola, tek kişilik bir pizza ve sonradan telefondaki Dominoscunun sufle de ister misiniz diye sormasıyla olur dedim ve bu üçü 30 TL tuttu. Pizza gelince şoklardan şok beğendim. 30 TL ben buna mı verdim kaldım öyle. Ne bileyim o kadar küçük ki şaşırdım.

Ben kedi kadar yiyen bir insanım ama beni bile doyurmadı. Ne bileyim ben 30 TL' ye 1, 5 iskender yerim dışarıda. Hem de sağlam doyarım. Yani merak ettiğim neden bu kadar pahalı? Hayvan gibi doyayım desek 100 TL' yi gözden çıkarmak lazım. Bunlar ne koyuyorlar da bu pizzanın içine bu kadar pahalı oluyo? Size de pahalı gelmiyo mu?
mana veremediğim kadar pahalı geldiği için evde yapıyorum. sana da tavsiye ederim.


killerbee
(23.01.19)
Pizzanın kendisi, ham madesi pahalı değil ama dükkan kirası, marka hakkı bedeli, eleman maaşları vb işin içine girince çoğu fast food hemen hemen aynı fiyatlara gelebiliyor.


crown
(23.01.19)
Bence de gereksiz pahalı. İçinde de tavuk sosis, tavuk sucuk falan var. Bomboş yani. Hamur yiyosun. Bu nedenle asla pizza yemem. En saçma bulduğum yemek.


(s)AINT
(23.01.19)
Tek kişilik pizza dediğin küçük boydur muhtemelen, çocuğu doyurmaz. Genellikle 3 al 2 öde tarzı kampanyalar oluyor ve insanlar o şekilde sipariş ediyor. 3 orta boy yetişkin 2 kişiyi anca doyurur. Promosyonun yanında içecek varsa alırsın, yoksa ayrıca söylemezsin. Kural budur.


shangrilla
(23.01.19)
Dominos kanatlı eti kullanıyor, sucuk rüyası pastırma gezegeni et şöleni diye kanıp sipariş veriyorsunuz ama adamlar içine kırmızı et bile koymaktan kaçınıyor.
Dışarıdan söyleyeceğine superfresh donmuş olanlardan al fırında 5dkda yap, aynı sağlıksız gıda ama daha fazla ve daha ucuza :D
İlla dışarıdan söyleyeceksen de pizza hut tavsiye ederim


kambek
(23.01.19)
Maliyeti 5-6 lirayı geçmez ama isim hakkı dükkan kirası servis hizmeti derken rakam artıyor. Ben evde yapıyorum gayet güzel oluyor


Fritz-X
(23.01.19)
Franchise bedelleri çok yüksek, dominos en aşağı 350-400 bin dolar + kdv idi en son. Bir de şubede kafana göre indirim yapamıyorsun, uyman gereken bir fiyat politikası var.

Ama böyle gitmeyecek çünkü hem kaliteli pizza yapan butik üreticiler artıyor hem de aralarındaki fark azalıyor. İstanbuldaki en kaliteli pizzayı (gerçek İtalyan pizzası) 35-40 tlye yiyebiliyorsun. 8 dilimli büyük pizza oluyor genelde, ince hamur ama doyurucu. Franchiselarda muadili orta boy pizza, onu da kampanya vs ile 2 tane almayınca aynı fiyata denk geliyor.


Bruce
(23.01.19)
Ben zincir pizzacilarin pizzalarini gerçekten hiç sevmiyorum; hem tatsız, tuzsuz, kalitesiz hem de bu kalitesizlige rağmen gereksiz pahalı. Biz etrafımızdaki butik pizzacilari tek tek deneyip birkaçını not aldık. Hem çok lezzetliler, verdiğiniz paraya değiyor hem de fiyatları o kadar saçma değil. Size de tavsiye ederim.


fraise
(23.01.19)
Ya kampanyaları oluyor. Muhtemelen 5 lira fazla verip seni iki pizza almaya itecek bir şeyler vardı. Ya da x banka kodu ile o pizza 15 liraya geliyordu. Ama sadece bir pizza yemek niyetindeki adama böyle zarar oluyor. Herkes sürekli kampanya mi takip etmek zorunda dersen Domino's böyle maalesef.


baal
(23.01.19)
Ne ucuz ki diyebiliriz. Yeşil biberin kilosu 15 tl. olmuş gerisini siz düşünün.


sinematikcrop
(23.01.19)
Koyduklari malzemeler hic de pahali degil. Gereksiz pahali bir sey pizza.
30tl cok para degil bana sorarsan, zaten daha asagiya doyulmuyor ama o verdikelri pizza kesinlikle 30tl edecek bir sey degil. Ne lezzet ne de porsiyon buyuklugu olarak.
Uzerinde yazar zaten, kullandiklari sosis, sucuk, jambon, hicbiri dana eti degil hepsi hindi.

Sadece pizza degil hicbir seyin porsiyonu doyurmuyor su an. Sadece fiyat arttirmakla kalmayip porsiyonunu da kucultmusler her seyin. Karisik pide alsan onunla da doymuyorsun, 1.5 ya da duble soylemen lazim artik.


stavro
(24.01.19)
(4)

Eski Hollywood yıldızları ve Unutulmayan Filmler

Merhaba arkadaşlar,Son zamanlarda dikkatimi çekti. Artık " üstad" diyeceğimiz Bruce Willis, John Travolta, Arnold Schwarzenegger, Robert De Niro, Tom Hanks, Mel Gibson gibi bir zamana damgasını vurmuş oyuncular artık pek oynamıyor. Oynasa da Imdb puanı 6 altında olan klişe B tipi filmlerde oynuyorla
Merhaba arkadaşlar,

Son zamanlarda dikkatimi çekti. Artık " üstad" diyeceğimiz Bruce Willis, John Travolta, Arnold Schwarzenegger, Robert De Niro, Tom Hanks, Mel Gibson gibi bir zamana damgasını vurmuş oyuncular artık pek oynamıyor. Oynasa da Imdb puanı 6 altında olan klişe B tipi filmlerde oynuyorlar. Ben şaşırıyorum, bu insanlar sinema sektörünün simgesi olmuş insanlar. Önceden bu ağzımızın suyunu akıtan filmlerde oynadılar, bugün oynamamalarının nedeni artık yaşlanmaları mı? Ben bunu bir neden olarak görmüyorum.

Ne bileyim artık Die Hard, Terminator, Face Off, Predator, Braveheart, Green Mile, Saving Private Ryan gibi filmler yapılmıyor. Çok güzel olsa da onları izlerken aldığım keyfi almıyorum. Artık neden öyle filmler yapılmıyor? Şu an yapılan filmlerin çoğu izle ve unut tarzında. Yoksa devir değişti falan ondan mı? Belki o zaman görsel efektler bu kadar sırıtmıyordu, belki ondandır. Ya da hitap kitlesi değişmiştir. Ama kesin olan bir şey var ki Hollywood bendeki büyüsünü kaybetti. Bilmiyorum o kadar yaşlı da değilim ki, 27 yaşındayım. Siz ne düşünüyorsunuz?
O oyuncular yaşlandılar ve artık ancak 2.-3. kalite filmlerde rol bulabiliyorlar. İstisnalar elbet mevcuttur. Amerika'da ve dolayısıyla Amerikan film endüstrisinde tüketim kültürü hakimdir, izleyici her zaman yenisini ve daha fazlasını ister. Film kalitesindeki düşüşün sebebini de ben algıların ve beğenilerin değişmesine bağlıyorum, aynı şey bizim ülkemiz için de geçerli. Her yeni gelen iş öncekinden daha kalitesiz. Idiocracy'ye doğru gidiyoruz.

Oyuncularla alakalı asıl problem, yaşlananların yerine aynı kalitede yeni oyuncuların gelmemesi. Yeni dönemde, -işi olduğu üzere- oynadığı rolün altından kalkabilen oyuncuları abartıp baştacı ediyoruz. Hep yokluktan işte.


shangrilla
(21.01.19)
sorunun ikinci kısmı için cevap verecek olursam bravehearth, green mile gibi filmler hatta belki daha iyileri yapılıyor. sadece değerinin anlaşılması için üzerinden biraz zaman geçmesi, yıllanması lazım. insanlar her zaman yeni çıkan şeyleri gömme eğiliminde. müzik için de böyle bu mesela.


Eski holywood yildizlari deyince bende 1950lerin yildizlari ve filmlerinden bahsedeceksiniz sandim. Tom hanks o saydiginiz aktorlerin hepsinden cok daha ustun bi kariyere ve oyunculuga sahip kanimca.
Genclik ve yeni bu iki kavram haddinden fazla kutsallastirildigi icin o oyunculara gore senaryo yazilmiyor. Yazilsa da cok az oluyor. Ancak kendi yapim firmaniz olacak ki her yil film cekebilin, bakiniz tom cruise.
Bahsettiginiz filmlerden sonra da pek cok iyi klasik cekildi holywoodda. Bence biraz da sizin kisisel zevklerinizle alakali bunlar.


rn
(21.01.19)
İnsan kalitesi düştü,Beklentiler degişti,hem türkiyede hem dünyada enes batur tarzı filmler tutuyor,emek harcamadan köşe dönmeli filmler furyası,seyircide bunu talep ediyor.senaryo falan önemli değil,görsel efektle uyuştur milleti geç.


kreatin
(22.01.19)
(9)

Sosyal medyadan midem bulanıyor

Selam Muhterem Roma Halkı,Sosyal medyada hiç aktif değilim. Sadece Facebook hesabım var ve ne olduysa son bi 4- 5 aydır nefret etmeye başladım. İnsanların paylaşımları falan çok anlamsız geliyor artık, ilgimi çekmiyor. Birkaç ay önce dondurmuştum. O dondurduğum süre zarfında o kadar rahat hissettim
Selam Muhterem Roma Halkı,

Sosyal medyada hiç aktif değilim. Sadece Facebook hesabım var ve ne olduysa son bi 4- 5 aydır nefret etmeye başladım. İnsanların paylaşımları falan çok anlamsız geliyor artık, ilgimi çekmiyor. Birkaç ay önce dondurmuştum. O dondurduğum süre zarfında o kadar rahat hissettim ki anlatamam, önceden harcadığım zamana acıdım. Tabi insanların da bütün sosyal medya hesaplarına harcadığı zamana acıdım. En son 1 ay önce falan AGH projelerine bakmak için tekrar açmıştım. Ama şimdi kapatmak istiyorum. Bir yanım da belki lazım olur diye kabul etmiyor.

Ne bileyim çok saçma geliyor artık insanların birbirini takip etmek için bu denli zaman harcaması. Nerede görsem herkesin elinde telefon. Herkes İnstagram delisi olmuş, stalka ömrünü adamış. Önceden ben de " like " delisiydim, sürekli bir şeyler paylaşırdım, beğenilmesini isterdim paylaşımlarımın ama uyandım çok şükür bu kompleks rüyasından. Ama bakıyorum 35- 40 yaşında insanlar bile uyanmaya istekli değil. Son diyeceğim " Allah kurtarsın! ".

Peki siz ne düşünüyorsunuz?
Herkesin hayatına kimse karışamaz diyorum ben. Kimin ne yaptığıyla bu kadar ilgilenmeyi de saçma buluyorum. Sen o şekil takılırsın başkası obür şakıl takılır. İnsanlar birbirini az salsa rahatlayacaklar zaten. Biri sosyal medyaya sövüyor, biri tictoc’a, biri hükümete, biri muhalefete. Salın az ya. Ben boyle dusunuyorum.


Deathrow
(08.01.19)
70 yaşında da olsa insan beğenilme ihtiyacı hisseder. sorun şurada ki otokontrolümüz yok.
yani yazdıklarımız ettiklerimiz yaptıklarımız paylaşmaya değer şeyler mi insanlar bunu sorgulamıyor.
insanlar ne yapsın benim 150 farklı açıdan çekilmiş fotolarımı, nerelere gidip neler yaptığımı neler yediğimi ...
ha güzel bir etkinlik yapmışsan, dişe dokunur bir bilgi veya ilginç vaka paylaşmışsan, kalitesi yerlerde sürünmeyen komik şeyler paylaşmışsan bunda sorun görmüyorum ben.


lazpalle
(08.01.19)
Artık sosyal medya yeni gerçek hayat en azından benim için. Twitter'ı olmayan bir insanla zorlukla samimiyet kurabilirim çünkü artık belli bir dili, iletişim biçimi oluştu oraların. Günlük sohbetlerde direkt oraya gönderme yapıyoruz arkadaşlarla. Ekonomi, bilim hakkında asla denk gelemeyeceğim insanların görüşlerini eş zamanlı okumaktan bahsetmiyorum bile.


nrn
(08.01.19)
ben de aynı şekilim, insanlar bir döngüye girmişler, hep aynı şeyleri yapıyorlar. sıkılmıyorlar mı acaba diye düşünüyorum bazen.


tabirimekruh
(08.01.19)
Amin.

Ben seviyorum(sadece instagram kullanıyorum) ve böyle herhangi bir şeye aşırı nefret duyan birisinin ne yaparsa yapsın, nasıl yaşarsa yaşasın asla mutlu olamayacağını düşüyorum.

Amin.


eazy
(08.01.19)
Ben de ilanları takip etmek için kullanıyorum sadece Feys var. Bir de arkadaşlarımın açık hesaplarına bakıyorum. Türkü, yabancısı hepsi aynı. Herkes spor salonundan resim atıyor, ya da işte yemek yerken, altına da bir şeyler yazıyor. Çok komik buluyorum. Ayda yılda bir kere yapana sözüm yok ama her gün resim atınca ne oluyor acaba? 65 yaşındaki annem bile ergen gibi like gelmediği için depresyona giriyor.


ben de uzun zaman oldu sosyal medyayi birakali. kendimce birakmak icin sebeplerim vardi. mesela, gizlilik sebepleri, sosyal medya algoritmasinin aslinda beni programlamaya baslamis olmasi, beynen yorucu ve psikolojikmen zarar vermeye baslamasi... gibi bir suru sebebim vardi. ben de kokten hepsiyle tum ilisigimi kestim.
biraktiktan sonra bana olumlu etkisinin oldugunu farkettim.

sosyal medya ego makinesidir ki bu da ayri bir baslik.
sigara gibi bagimlilik yaptigindan dolayi kullananlar da bir turlu birakamiyor. ileride sosyal medyayi birakma hatti kurulabilir. alo *** gibi mesela. buraya yazalim.


facebook'u şu an yaşlı teyze/amcalar ve köylüler kullanıyor (köylüler derken aşağılamak için değil, cidden köy insanları). zaten uğramadığım bakmadığım bir şey. hesabım kapansa 10 gün sonra haberim olur.

twitter'a aylardır girmedim. yılda iki üç tane tweet atıyorum o da yaptığım işlerin duyurusu falan.

instagram'da 200 hesap takip ediyorsam bunların 190'ı yurtdışındaki sanatçılar, sanat grupları, arthouse'lar, müze/galeriler, illüstrasyon sayfaları falandır. kalan 10 kişi de en yakınımdaki benim kafada olan, zaten görüştüğüm kişiler. post atmak için kullanmıyorum. 5 senede 30 post anca atmışımdır.

yani en popüler üç sosyal medya mecrasında da hesabım var. ama sosyal medyanın cıvıklığına uzağım. çoğu trendi, geyiği, yapılan kekolukları vs. bilmiyorum. böyle iyi. özellikle instagram'ı benim kullandığım şekilde kullanırsan çok zevkli ve kafa açıcı bir platform, nefret kusmaya gerek yok. üniversiteden pelin'in spor salonunda zafer işareti yapmış yarrak gibi selfie'sini görmektense hiç tanımadığın polonyalı bir heykeltıraşın eserine bakıyorsun, kafana bir şey giriyor.


sir gawain
(08.01.19)
facebook'ta genelde ayda yılda bir eğitici ufuk açıcı güzel bir yazı görmüşsem paylaşırım. benden küçükler sevdiklerim feyz alsın diye. arada kapatmayı düşündüm ama geçmişimde bıraktığım onlarca arkadaşımdan haber alamamak demek bu. hemen hepsiyle tel.de görüşme şansım yok. bazılarını oradan görüyorum. twietter tam ergen işi. sevmiyorum. sadece görmen lazım diye bir sayfa var değişik ülkelere ait güzel manzara fotoları paylaşıyor, birde tansu yeğen onları takip ediyorum.


for day to break
(08.01.19)
(1)

Kredi kartı puanları yılbaşında siliniyor mu?

Merhaba arkadaşlar,Dün teknoloji haberlerinin paylaşıldığı bir sitede dolaşıyordum. Kredi kartı puanlarını yılbaşına kadar kullanmamız gerektiği, yılbaşından sonra puanların sileneceğinden bahseden bir haber gördüm. Daha önce de haberlerde benzer bir şey duyduğumu hatırlıyorum. Bu doğru mu? Kredi ka
Merhaba arkadaşlar,

Dün teknoloji haberlerinin paylaşıldığı bir sitede dolaşıyordum. Kredi kartı puanlarını yılbaşına kadar kullanmamız gerektiği, yılbaşından sonra puanların sileneceğinden bahseden bir haber gördüm. Daha önce de haberlerde benzer bir şey duyduğumu hatırlıyorum. Bu doğru mu? Kredi kartıyla, bankayla hiç alakam yok. 10 TL bonus var eğer doğruysa yılbaşına kadar Steam' den oyun alayım boşa gitmesin. Bir bilginiz var mı bu konuda?
kart ekstresinde yil sonunda silinecek puanlari yazar normalde. her puanin gecerlilik siresi ayni olmuyor. mesela benim ekstrede 2016 yilindan kalan puanlariniz yil sonu itibariyla silinecektir yaziyordu. yazmiyorsa musteri hizmetlerine sorabilirsin onlar da goruyorlar.


in vino veritas
(25.12.18)
(4)

İş Görüşmesi Daveti- Telefonun Kesilmesi- Facepalm İçerir

Merhaba arkadaşlar,Az önce önemli bir yer iş görüşmesine davet etmek için aradı. Ancak telefonu açalı 20- 25 saniye olmuştu ki telefon sinyal zayıflığından dolayı kesildi. Birkaç kere aradım ama ya çalarken meşgule düştü ya da hep meşgul çaldı. Bir denemede telefon açıldı ama sonra tekrar gitti. S
Merhaba arkadaşlar,

Az önce önemli bir yer iş görüşmesine davet etmek için aradı. Ancak telefonu açalı 20- 25 saniye olmuştu ki telefon sinyal zayıflığından dolayı kesildi. Birkaç kere aradım ama ya çalarken meşgule düştü ya da hep meşgul çaldı. Bir denemede telefon açıldı ama sonra tekrar gitti. Sonra 4- 5 defa daha aradım ama yine sonuç vermedi. Yine meşgul çaldı ya da çaldıktan sonra meşgule düştü. Kendimi çok rezil hissediyorum. 9 kez aramışım.

Bir telefon yüzünden bu kadar gülünç bir duruma düştüğümü hatırlamıyorum. Yani hadi işsizlik bir parçam oldu, görüşmeler " Biz seni ararız" dan öteye gitmiyor,görüşmeden mahrum kalmak o kadar etkilemez de, İK yanlış anlayacak. Ondan çekiniyorum. Sizce ne yapsam? Whatsapp' dan mesaj mı atsam? Cevaplarınızı bekliyorum. Teşekkür ederim.
tecrubeli bir issiz olarak ben olsam whatsapptan yazardim. "telefon cekmedi kusura bakmayin, burdan iletebilir misiniz?" seklinde.


pide
(21.12.18)
mail atın. bulunduğunuz yerde telefonun çekmediğini görüşmenin kesildğini denediğiniz halde tekrar bağlanamadığınızı anlatın. kusura bakmayın diyin. tekrar görüşme randevusu isteyin.


argent dawn
(21.12.18)
Whatsapp kullanmıyormuş, mail adresi de yok. O yüzden SMS attım. Teşekkür ederim cevaplarınız için. İnsanı gerçekten geren bir durum.


yok gerilmeyin yahu, sebeke hatasi sizinle kesinlikle alakasi olmayan bir durum, bir sekilde geri konusacaksiniz, sakin olun, nazar boncugu olsun bu kesinti, gorusmenin kalani super gecer :)


mavicorap
(21.12.18)
(8)

Düzenli aralıklarla midenin bulanması

Merhaba arkadaşlar,Başlıkta da belirttiğim gibi belirli aralıklarla midem fena bulanıyor ve yatak döşeklik oluyorum. Hatta şu an bu duyuruyu yattığım yerden yazıyorum. 2- 3 ayda bir tekerrür ediyor etmese de 6 ay içinde kesin oluyor. Sıkıldım artık. Buna sebep olduğunu düşündüğüm reflüm var, bir de
Merhaba arkadaşlar,

Başlıkta da belirttiğim gibi belirli aralıklarla midem fena bulanıyor ve yatak döşeklik oluyorum. Hatta şu an bu duyuruyu yattığım yerden yazıyorum. 2- 3 ayda bir tekerrür ediyor etmese de 6 ay içinde kesin oluyor. Sıkıldım artık. Buna sebep olduğunu düşündüğüm reflüm var, bir de romatizma nedeniyle kullandığım Salazopyrin ve Colchicum. Belki bu ilaçların yan etkisi olabilir. Hastaneden de nefret ediyorum, gitmiyorum. Sizce neden böyle? Tecrübesi olan veya bilgisi olan düşüncelerini paylaşırsa sevinirim.
hamilelik?


mikahakkinen
(19.12.18)
kolşisin kullandığına göre romatizma olarak fmf olduğunu tahmin ediyorum. fmf'in en yaygın belirtisi de şiddetli karın ağrısı/bulantı. ya ilaçlarını düzenli kullanmıyorsun ya da doz ayarlaması lazım. yeterli gelmiyor olabilir.

bir ihtimal safra kesesi problemi diyorum.


sutlu nescafe
(19.12.18)
@ mikahakkinen En azından hamilelik bitince bu sorun da bitiyor. Bunda o da yok.

@ for day to break Çok yemek yiyen biri değilim. Hatta aksine iştahsızlık var. O yüzden kolesterol olacağını sanmıyorum. Doktorun dikkat et dediği yiyecekler feragat etmemin imkansız olduğu şeyler: Tatlı, baharatlı yiyecekler falan

@ sutlu nescafe Fmf değil de ankilozan spondilit var. İlaçlarımı düzgün kullanmadığım konusunda haklısın. Ağır olduğunu düşündüğüm için günde 1 kere alıyorum.Safra kesesi problemi konusunda haklı olabilirsin.


ağır olduğunu düşündüğün için mi?
nick duyuru uyumu süper olmuş...


sutlu nescafe
(19.12.18)
safra kesesi büyük ihtimal..
yemek borunda da kitle olabilir arkadaşımdan 3 tane kitle çıktı ve devamlı midesi bulanırdı.


jamswety
(19.12.18)
@ sutlu nescafe :D Aslında düşünmekten ziyade bunu askerlik muayenesine gittiğimde muayene olduğum romatoloji doktoru söyledi. Kullandığım ilaçların ağır olduğunu söyledi. Zaten söylemesine de gerek yok. Prospektüsleri okuyunca bir fikir ediniyorsun. Kısırlık bile yapıyor kullandığım ilaç.

@jamswety En iyisi düzelince safra keseme baktırmak için doktora gideyim.


bende kullandım da o nedenle yani :) şimdi onlardan daha ağır ilaçlara geçtim :)


sutlu nescafe
(19.12.18)
@ sutlu nescafe Geçmiş olsun. Sanırım Fmf var sende. Hangi ilaçlara geçtin?


(5)

Suçla vahşi yoldan mücadele etmek

Merhaba arkadaşlar,Biliyorsunuz ülkemizde ve dünyada normal yollardan suçla mücadele etmek pek etkili olmuyor. Bu yüzden suçla mücadele ederken belki biraz vahşet belki biraz " temizlik" eklemek gerektiğini düşünüyorum. Yani şöyle ki Almanların uyguladığı toplama kampı sisteminin etkili olacağını dü
Merhaba arkadaşlar,

Biliyorsunuz ülkemizde ve dünyada normal yollardan suçla mücadele etmek pek etkili olmuyor. Bu yüzden suçla mücadele ederken belki biraz vahşet belki biraz " temizlik" eklemek gerektiğini düşünüyorum. Yani şöyle ki Almanların uyguladığı toplama kampı sisteminin etkili olacağını düşünüyorum.Taciz, tecavüz gibi ağır suçların gaz odalarında yakılmak gibi cezaları olmalı. Tabi bir yanlışlığa ihtimal vermemek adına cezası onananlara uygulanmalı. Ne bileyim cezaevlerinde bu yaratıkları beslemek çok saçma. Hem yeniden çıkabiliyorlar veya ceza almıyorlar.

Sokakları uyuşturucu kullananlardan, tinercilerden " arıtmak" gerektiğini düşünüyorum. Ne bileyim işte yaşamasını istemediğim bu tarz suçluları itlaf etmek gerektiğini düşünüyorum. Böylece buna kalkışacak olanlara da ibret olur.

Yani eğer itlaf edilmeleri istenmiyorsa da Guantanamo gibi hapishaneler olmalı. Bir şekilde ortadan kaybolsunlar. Siz ne düşünüyorsunuz?
bence cezaevlerini çalışma kampları gibi yerler yapmakta hiç ama hiç sakınca yok.


babilbaligi
(16.12.18)
Ağır çalıştırma olmalı. Sürekli iş yükleme ve askerlikteki içtima gibi içtima olmalı.

Sürekli meşgul edilerek boş kalmaları önlenirse ciddi eziyet olur.


500 t yolcusu
(16.12.18)
Hakikaten ln adamlar alışmış zaten her haltı ediyor sonra da otel gibi takılıyor. Yaşamak ve insan hakları bunlar için geçerli olmamalı.


zxcd
(16.12.18)
Askerde 2 tane disiplin yeri gordum.

Birinde siyah onluk giyip bagciksiz ayakkabiyla insaatlarda calisiyordun, digerinde olumune yatis vardi.
Kilo alip geliyorlardim

Insaat olan kisla acayip disiplinliydi, kimse hapse dusmek istemiyordu.

Digerinde sirf ceza almak icin nobette uyurken yakalaniyorlardi, disiplin falan sifirdi. Madde kullanimi tavan yapmisti.

Lan dedim olay bu kadar basitmis aslinda.


acemi
(16.12.18)
Cezaevlerinde yatanları madenlerde çalıştırmamak çok saçma.

maden dediğin yer zaten şehir içinde değil, dağda bayırda şehir dışında, güvenlik önlemini kolay alırsın yani.

Eşya hırsızlığına ver 10 yıl hapis, 10 yıl çalıştır maden ocağında bak bakayım hırsızlık yapıyor mu kimse? (bir insan aç olduğu için yemek çalabilir, bunu ayrı değerlendirmek gerekli)


John Bloor
(17.12.18)
(10)

At hırsızıyla evlenip şiddet görmek

Merhaba arkadaşlar,Ya bakıyorum haberlerde kadınların şiddet gördüğü kocalarının, sevgililerine alayı çomar, at hırsızı, çakal züppe tipli barzolar. Ben anlamıyorum yani hiç mi tiplerinden belli olmuyor bu heriflerin? Yani adamların tipi " Ben buradayım " diyor. Sokakta görsem yolumu değiştireceğim
Merhaba arkadaşlar,

Ya bakıyorum haberlerde kadınların şiddet gördüğü kocalarının, sevgililerine alayı çomar, at hırsızı, çakal züppe tipli barzolar. Ben anlamıyorum yani hiç mi tiplerinden belli olmuyor bu heriflerin? Yani adamların tipi " Ben buradayım " diyor. Sokakta görsem yolumu değiştireceğim tipte adamlarla sevgili oluyorlar, evleniyorlar. Ondan sonra da ya şiddet görüyorlar ya da mezara gidiyorlar. Yani ne bekliyorlar da ilişki kuruyorlar böyle çomarlarla? Macera falan mı arıyorlar? Cidden artık yani abartmadan söylüyorum, her defasında bakalım bu sefer yanılacak mıyım diye bakıyorum kadına şiddet haberlerine ama " E tipinden belli bunun! " diyorum. Yani bilmiyorum adamlar Pandora' nın Kutusu gibi açılmayı bekliyor. Bile bile lades bu. Yani oyun mu bu? İstediğin zaman kurtulabileceğini mi sanıyorsun?

Bir de ne bileyim o tek hücreli yaşam formlarına diyecek bir şey bulamıyorum. İtlaf etmekten başka bir çözüm göremiyorum. O yüzden bütün sorumluluğu kadınlara yüklüyorum. Yani gelip burada o tek hücreli yaşam formlarını savunduğumu düşünüp karşı yorum yazmayın. Siz ne düşünüyorsunuz arkadaşlar?
Aslinda bu ne yazik ki sosyolojik bir sorun. Bircok kadin ne yazik ki ne akademik ne de sosyal egitim gordugunden dogru insan ile yanlis insani ayirt edemiyor.

Kisisel goruslerim egitimsiz kadinlarin ne yazik ki egitimli kadinlara gore erkek hegomenyasini erkekler kadar savundugu yonunde. Ornegin o kadinlarla egitimli bir birey olarak konusursak kendi erkek arkadaslari nisanlilari kadar "erkek, maco, asik, vb" olmadigimizi iddia edebilirler. Ne yazik ki en cok bu kadinlar bu yanlis sistemin acilarini en cok cekenler arasinda. Cozum genis kitlesel sosyolojik kulturel degisimle cozulur bence. Bu degisim akademik egitimin yaninda Amerikalilarin street smart dedikleri kotu insan ile dogru insani ayirt etmelerini saglayacak bir ogrenme yasamalarini saglamak olabilir.


Traveller
(15.12.18)
Harabat ehlini hor görme zakir, defineye malik viraneler var. Diyor ve tiple akasız olduğunu insanlıkla alakalı olduğunu beyan ediyorum.


Techsavvy
(15.12.18)
izleyip gülüyorum zerre acımıyorum bunlarla evlenen kadınlara.


ayseee
(15.12.18)
Başıma bi iş gelmeyecekse sana katılıyorum.


İki gün önce "polis neden bize gbt sorup duruyo" diye ağlayan ekşiciler de dahil mi bu tanıma? Yok yani daha sonra aynı adamlar "kezbanlar"ın tipe bakıyor olmasına da içerliyorlar, ondan soruyorum. Ortada bir çelişki var. En iyisi mi çıkın ortaya delikanlı gibi, bizim yediklerimiz dahil her bokun kabahati kadınlardadır diyin kurtulun gitsin. En azından tutarlı bir görüş olur.


Alfa erkek onlar.
Surune lider ariyorsan arada dayak da yiyeceksin asjsksk


acemi
(15.12.18)
bir de şöyle düşün
salon beyefendisi, doktor, akademisyen vb. eşi olan eğitimli kadın gurur yapıyor...kolay değil bu kadınlar için "kocamdan dayak yiyorum, ama morartmadan dövüyor" veya "morartıyorsa o gün işe gitmemek için yalan uyduruyorum" vs. demek
yoksa biliyoruz ki karısını dövüp dövüp buz küvetine yatıran tıp profesörü olan adam da var.

ha ama evet, senin dediğin gibi olan tabi daha çok...ülkede "evlenmek" resmen zorunlu gibi bir şey. sen diyorsun neden bu adamlarla takılıyorlar. bak ben bekarım, hayatımda kimse yok. sorunlu ilişki yerine hiç ilişkiyi hep tercih ederim. bana okumuş, koca koca ablalarım "ya aptal taklidi yap, bul birini" akılları filan veriyor :) kadınların üzerinde korkunç bir mahalle baskısı var. makbul kadın tipi de o ufku dar, evlenme meraklısı,yalnız kalamayan tipleme. sevgilisi ağzını burnunu kırıyor, müdahele ediyorsun "sana ne, kıskanma" oluyor, kadın 3 gün sonra barışıyor..4. gün öldürüyor bu sefer.

ailesi o at hırsızı adamla evlenmesine izin vermez diye gebe kalıp evlenen üniversiteli hatun biliyorum...çözümsüz.


niye ama
(15.12.18)
Izmir’de oldukca duzgun bir ailede yetisip, fen lisesinden mezun olup super burslarla üniversite okuyup sonrasında birden fazla kadini taciz etmis insan tanidim. bu isler tipe bakmayabiliyor.

tipcisindan, ilahiyatçısina her turlu akademisyenin siddet uygulayanini tanidim.

kendi enistem, doktoralı bir meb mensubu; dangalagin onde gideni.

bu konu at hırsızlarını cok asar. hele ki “niye ama”nin bahsettigi toplumsal baskı varken.


fever
(15.12.18)
o at hirsizlari bazi kadinlar icin bir proje. Evlenince ben adam ederim, degistiririm herifi diye dusunuyorlar. iyi niyetli bir yaklasim ama sonuc ortada.


parcxerox
(15.12.18)
O bahsettiğin kadınlardan bir kısmı sadece o tipte insan görmüş oluyor, belki ilişki konusunda tecrübeli degiller ve insanları tanımıyorlar.


biseysorcaktim
(15.12.18)
(4)

Avengers End Game Fragman Sorusu ( Spoiler)

Selam Thanos' un Çocukları,Bildiğiniz gibi Avengers End Game fragmanı yayınlandı. Fragman herkes gibi benim de aklımda birçok soru işareti bıraktı. Önemli kısmının Ant Man and Wasp filmini henüz izlemediğim için oluştuğunu düşünüyorum. Ama bir tanesi var ki aklıma ciddi şekilde takıldı. Thanos' un z
Selam Thanos' un Çocukları,

Bildiğiniz gibi Avengers End Game fragmanı yayınlandı. Fragman herkes gibi benim de aklımda birçok soru işareti bıraktı. Önemli kısmının Ant Man and Wasp filmini henüz izlemediğim için oluştuğunu düşünüyorum. Ama bir tanesi var ki aklıma ciddi şekilde takıldı. Thanos' un zırhını çıkarıp korkuluk yapması. Zaten ekinler arasında dolaşıyordu Thanos fragmanda. Acaba Thanos her şeyi bırakıp müteşekkir bir evrende sakin bir hayatın temellerini mi atacak ve savaşı bırakacak mı sizce? Ne düşünüyorsunuz?
Thanos cok uzun zamandir planliyordu bu seyi. Bilenler bilir Thor evrenindeki taslar durumundan beri, Doctor'un zaman tilsimi icin olan sezonundan beri.

Simdi bi avengers grubu gidip bir onceki filmdeki "tek" ihtimalin iste olmasina izin verip zamani vs geri almak gibi bir zimbirtiya donustururse benim icin marvel serisi biter.

Thanos'un bir fikri var. Avengers gelse bile bulamasinlar diye yok ederdim. Savasmazdim. Savassa da ok benim gozumde. Kral yani. Dedigini yapti sonucta.

Film serisi zaten uzun suredir gotu basi kaybetmis durumda.


baldan kaymak
(09.12.18)
Savaş için bir ihtimal bırakmıyor pek. Captain Marvel falan ne yapacak merak ettim şu senaryoda.


Benim fragmandan tahmin ettiğim şey

Antman bir şekilde kuantum evreninden çıkacak ve captain america ve avengers merkezine gidecek. fragmandaki araç da zaten kuantum makinasının olduğu araç. bu araç ile bir zaman yolculuğu olacağını düşünüyorum ve thanos'un bir veya daha fazla taşı almasını engelleyecekler.

Thanos da şimdiki zamanda bunu farkedecek ve bu şekilde yeniden Thanos ile savaşılacak, tabii bu sefer Captain Marvel da olacak. Hatta Ironman'i uzayda sürüklemekten kurtaran o bile olabilir. Ya o ya da Pepper kurtaracak Ironman'i (Şu aralar internette Gwyneth Paltrow'un Rescue zırhıyla fotoğrafları dolaşıyor)


awareim
(10.12.18)
@ awareim O zaman oldukça karışık bir film olacak. Zaten çoğu kişi böyle düşünüyor. Adama ağız tadıyla bi çiftçilik yaptırmayacaklar.


(8)

Avrupa Gönüllü Hizmeti Gençtur Skype Görüşmesi

Merhaba arkadaşlar,Avrupa Gönüllü Hizmeti' ne katılmayı düşünüyorum. Gençtur' a Gönderen Kuruluş olması için başvuru belgelerini yolladım. Bugün dönüş yapmışlar. Müsait bir zamanda Skype görüşmesi yapabileceğimizi belirtmişler. Ancak evimde internet bağlantısı yok. Telefonun internetini bilgisayara
Merhaba arkadaşlar,

Avrupa Gönüllü Hizmeti' ne katılmayı düşünüyorum. Gençtur' a Gönderen Kuruluş olması için başvuru belgelerini yolladım. Bugün dönüş yapmışlar. Müsait bir zamanda Skype görüşmesi yapabileceğimizi belirtmişler. Ancak evimde internet bağlantısı yok. Telefonun internetini bilgisayara yönlendirsem 2 dakikada bitirir. Telefonla Skype yapmak da pek olmaz. Acaba bilgisayarı alıp sakin bir kafeye falan mı gitsem Starbucks gibi? Yoksa telefonun internetini yönlendirsem mi bilgisayara?

Bu arada görüşmede takım elbise giysem çok mu abartılı olur? Önerebileceğiniz bir giyim tarzı var mı? Takım elbiseden anlayacağınız üzere erkeğim. Görüşmeyi gerçekleştirecek olan da yabancı bir kadın Agh gönüllüsü olacak. Önerilerinizi bekliyorum. Çok teşekkür ederim.
Telefonla skype yap karsi taraf anlamiyor bile. Tabi elinde tutma duzgun bir yere sabitle


acemi
(07.12.18)
Telefonla iyi oluyor hocam. Denendi onaylandı.


adwokat
(07.12.18)
Smart casual ıyidir takım abartma

@amabunuyapmayacaktin cevap nick uyumu :D


takım elbise mi?! :))) agh informel bir şeydir, rahat olun, sempatik ve enerjik olun yeterli. çoğu projede ingilizce bilmemek bile sorun olmuyor, düşünün yani gerisini.

telefondan skype olur (bir iş görüşmesinde elimden düşürmüştüm telefonu, bunu yapmadığınız sürece bir şey olmaz :))


bu is gorusmesi olmadigi icin takim elbiseye gerek yok bence, telefondan gorusecekseniz de internetin iyi cektigi bir yerde yapin hatta oncesinde arkadasinizla bir deneme gorusmesi yapin baglanti kalitesi icin.


Cevaplarınız ve tavsileriniz için çok teşekkür ederim arkadaşlar.

@ amabunuyapmayacaktin Telefonun elinizden düşmesi trajikomik olmuş. Ama gülmekten kendimi alamadım :D İK' nın yüz ifadesini merak ettim.


:)) yarattığım gülücükler için ne mutlu bana... görüşmede de bir espriyle toparlayıvermiştim aslında; ben ik olsam beni alırdım :))


Krizden fırsat yaratıp espritüel kişiliğinizi ortaya çıkarmanız gayet olağanüstü olmuş. İk' nın sizi alması için bir neden daha :)


(8)

Pilot olmak için sağlık durumları

Merhaba arkadaşlar,Geçenlerde bir firmanın First Officer Yetiştirme Programı'na başvurmuştum. Bugün ön bilgilendirme amaçlı bir toplantılarına katıldım. Anlattıklarına şeylerden sonra fena biçimde " Bu beni aşar! " kafasına girdim, zaten beklentim de bu yöndeydi. Biliyorum pilot olmak gerçekten zor
Merhaba arkadaşlar,

Geçenlerde bir firmanın First Officer Yetiştirme Programı'na başvurmuştum. Bugün ön bilgilendirme amaçlı bir toplantılarına katıldım. Anlattıklarına şeylerden sonra fena biçimde " Bu beni aşar! " kafasına girdim, zaten beklentim de bu yöndeydi. Biliyorum pilot olmak gerçekten zor bir olay ama buna hazırlık yapmak bile benim için zora girdi. Benim için bu olayı çıkmaza sokan 2 olay var: Biri DLR sınavına benzeyen Mollymawk ve sağlık sorunlarım.

Bugün toplantıda bir sağlık sorunu olanların,kronik rahatsızlığı olanların, düzenli ilaç kullananların ciddi düşünmeden önce bir uçuş hekimine danışması gerektiği söylendi. Şöyle ki bende eklem romatizması var, yani duzenli ilaç kullanmam gerekiyor, ilaçları aksatmazsam sorun olmuyor. Onun yanında ciddi miyop var, derecesini bilmiyorum, çünkü uzun zamandır gitmedim doktora. Bu da zaten çok büyük bir problem bu iş için. Sizce de olumsuz konuşmamak için bir sebep var mı? Benzer problem yaşayanınız veya tanıdığı olan var mı?

Diğer sorun Mollymawk da ciddi derecede zor. Daha önce giren oldu mu? Sayısal zekası iyi biri değilim. Sizce yoğun bir çalışmayla geçmem mümkün mü?

Konu hakkında bilgisi olanlar cevaplarsa sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim.
Mollymawk dediğinize göre zannediyorum ki SunExpress'e başvurmuşsunuz, hayırlısı olsun.

Bence SHGM tarafından yetkilendirilmiş bir hastaneye gidip 1. Sınıf Sağlık Raporu alın şimdiden. Memorial çok para isterken, Aile Hastanesi falan oldukça hesaplıydı diye hatırlıyorum. En azından yüzüp yüzüp kuyruğuna gelip sonra sağlık sebebiyle elenmezsiniz eğer bu raporu alamayacaksanız.

Mollymawk değil ama DLR için konuşursak, iyi çalışan herkes geçebilir diye düşünüyorum ben.


yardimci
(30.10.18)
@ yardimci Öncelikle teşekkür ederim. Tahmin ettiğiniz gibi SunExpress' e başvurdum.

Dediğiniz gibi bir hastaneye gitmeyi düşünüyorum. Ama araştırdığımda uçuk rakamlarla karşılaştım verdiğiniz örnek gibi. Aile Hastanesi sizce tahminen ne kadar ister? Ya da bunları rapor çıkarmadan, sadece bilgi almak için ücretsiz danışabileceğim bir yer biliyor musunuz? Çünkü eğer sınavı geçemezsem o kadar parayı vermeyelim.

Sınav için de 1 ay sizce yeterli olur mu çalışmak için?


yeter. dlr için 1 aydan daha az süre veriyorlar genelde. mollymawk'a da daha kolay dediklerine göre yeter. zaten 10 deneme testi hakkın olacak mollymawk için verdikleri kullanıcı adıyla.


hmpf
(31.10.18)
@ hmpf Evet kolay diyorlar. Mollymawk için 10 deneme hakkımı kullanırsam iflas ederim :D


pilot olmak düşünüldüğü kadar zor bir olay değil sadece bu işi yeteri kadar ciddiye alman gerekli tabi hayatı olukça zor buna itirazım asla yok.
kronik hastalığın vs varsa sakın bulaşma.


basond
(31.10.18)
@ basond Evet, farkındayım . Ciddiye almak lazım, sonradan okula başlamak falan epey stresli şeyler.

Kronik hastalık derken sağlık kontrolünden geçerken sorun olduğu için mi yoksa kontrolden geçsen bile pilotluk için mi risk olușturuyor? Yani ne gibi riskleri olabilir aydınlatır mısın?


örneğin böbrek sorunun var şu an için sıkıntı yaşamıyorsun ama böbrek taşı düşürmek için hastaneye gittiğin an pilot lisansın tehlikeye girer(%100 doğru örnek değil ama anlatmaya çalıştığım olay böyle)

sağlık koşulları önemlidir bazı sorunlara taviz verilmez bunları iyi araştır ansızın kronik rahatsızlığın başka bir sorunu tetiklerse tüm pilotaj hayatın sona erebilir.


basond
(01.11.18)
Demek istediğini anladım. Zaten toplantıda da söylemişlerdi kritik bir sağlık sorunu olunca lisansı alabileceklerini. O yüzden futbolculara benzetmişlerdi.


(13)

Linkedin' den iş bulma

Merhaba arkadaşlar,Son zamanlarda aklımda Linkedin' de bağlantı kasarak iş bulma şansımı arttırabileceğime dair bir düşünce var. Bu yüzden 1 haftadan beri seri olarak bağlantı kasmaya çalışıyorum. Genelde ortak bağlantılardan gidiyorum. Bu bağlantı kasmaya başlamadan önce 25 civarı bağlantım vardı.
Merhaba arkadaşlar,

Son zamanlarda aklımda Linkedin' de bağlantı kasarak iş bulma şansımı arttırabileceğime dair bir düşünce var. Bu yüzden 1 haftadan beri seri olarak bağlantı kasmaya çalışıyorum. Genelde ortak bağlantılardan gidiyorum. Bu bağlantı kasmaya başlamadan önce 25 civarı bağlantım vardı. 1 haftada bağlantı sayımı 150 civarına getirdim. Hedefim 250' ye ulaşmak. Ondan sonra iş arayışı iletisi paylaşmayı düşünüyorum. Sizce ideal bağlantı sayısı ne olmalı size göre?

Biliyorum bu tarz iletiler paylaşınca iş bağlantıların iletinize "Bağlantılarıma" tarzı yorum yazmasından öteye pek gitmiyor. Yani gözlemlerim hep bu yönde. Peki bu yöntemle iş bulanınız var mı veya bulan birini tanıyor musunuz? Ve bu yönteme nasıl bakıyorsunuz?
linkedin'den iş bulunuyor ama genelde sen değil, işveren seni buluyor. tersi yönde bulan pek görmedim. benim 400 kadar bağlantım var. ayda iki üç ik'cı yokluyor kesin. hatta iki tanesiyle görüşmelere de gittim. ilan ver tabii ki ama önemli olan aramalarda görünmen. bol bol sektörden insanlarla bağlantı kas.


sir gawain
(24.10.18)
iş arıyorum postu atmak yerine başvuru yapsan daha çabuk geri dönüş alırsın.


condom kurşunu
(24.10.18)
Arkadaşlar,
Linkedin profili herkese açık oluyor. Bütün deneyimlerinizi oraya nasıl yazıyorsunuz? alakasız kişilerin iş deneyimlerinizi görme olayı biraz tuhaf değil mi? ben mi yanlış düşünüyorum


@ sir gawain Evet, ben de senin dediğinle aynı düşünüyorum. O yüzden pek umutlanmamak gerek. Senin iyiymiş durum. Benim de aramalarda görünme ve profil ziyareti oluyor ama az. Kasmaya devam bakalım.

@ condom kurşunu İş ilanları ya alakasız oluyor benimle( genelde yazılımla alâkalı ilanlar oluyor) ya da uçuk tecrübeler isteniyor. İstanbul' da güzel ilanlar oluyor ama ben de orada değilim.

@kanlakarisikyagmur Vallahi iş deneyimini yazmayanı henüz görmedim. İş platformunda deneyimleri yazmak neden tuhaf olsun ki? O alâkasız kişilerden başka uygun aday arayışında olan İK lar da görüyor ve o deneyimlere göre hareket ediyor.


son 2 işimi linked in den başvurark buldum.
etrafımda da epey adam var beyaz yakalı linked in den iş bulan.

bazı büyük şirketler sadece linked in e ilan veriyor mesela. devir değişiyor.


liriamer
(24.10.18)
Bin tane adamı eklemekten ziyade düzgün bir profil oluşturup, başvuru yapsan daha mantıklı. Ben tanımadığım kimseyi takip etmiyorum şahsen.


roket adam
(24.10.18)
@ liriamer Çok doğru söylüyorsun. Bir de Linkedin' e herkes hakim olmadığı için buradan başvuranların şansı daha da artıyor.

@ roket adam Bana uygun ilan pek olmuyor. Bir de Ankara' da yaşadığım için İstanbul' a göre yayınlanan ilan sayısı çok az.
Ben de o yüzden ortak bağlantılardan gidip bağlantı kasıyorum. Bu şekilde bağlantı kasan çok insan var ve tanınmaya pek önem verilmiyor.


iki kere linkedinden is buldum. ikisinde de recruiter bana ulasti. duzenli olarak da head-hunter'lar mail atip durur linkedin'den. sen profilini guncelle projelerini yaz. recruiter'lar seni bulur zaten. baglantilarin cok bir onemi oldugunu dusunmuyorum. recruiter'lar zaten premium linkedin kullaniyor. istedikleri sartlari giriyorlar ve butun linkedin kullanicilari onlerine dusuyor.

@kanlakarisikyagmur is deneyimini paylasmakta ne gibi bir sikinti var ki? facebook'ta ozel hayati paylasmak sorun degil ama is tecrubelerini paylasmak mi sorun?


crucio
(24.10.18)
@ Crucio Recruiterların bana ulaşacağı türden yetkinlikte biri olduğumu düşünmüyorum :(


Bağlantı kurduğunuz insanların uzmanlık alanı sizinkine yakınsa belki bağlantı sayınızı arttırmak işe yarayabilir. Ama 150 bağlantının 50 tanesi yazılımcı ise ve sizin yazılım sektörüyle bir alakanız yoksa pek bir işe yaramayabilir.

Ben olsam bağlantı sayısını arttırmak yerine profilimi tamamlar, kariyerimi özetlerken İstanbul'a veya başka bir yere taşınma fikrine sıcak bakıp bakmadığımı da not düşerdim. LinkedIn'i ne kadar etkili kullanırsanız kullanın sonuçta yaşadığınız yerdeki iş fırsatlarıyla sınırlısınız.

Türkiye'de genellikle referral bonus gibi bir olay olmadığı için insanlar tanımadığı insanları kolay kolay önermiyor ya da LinkedIn gibi yerlerde bağlantı olarak eklemiyor.


bruce mclaren
(25.10.18)
Şöyle yap. Spesifik olarak çalışmak istediğin şirketlerin İK çalışan veya müdürlerini ekleyip CV ni ufak biz önyazı ile mesaj at. Kesinlikle çok etkili.


kismisolungac
(25.10.18)
@İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi eger recruiter'larin sana ulasacagini dusunmuyorsan, sen onlara mail attiginda da bakmazlar. oyle dusunme her yetkinlikte insan icin is vardir. sonucta bir sirkette sadece 20 yil tecrubeli super insanlar calismaz. her kademeden(tecrubeli, uzman, az tecrubeli, yeni mezun, stajyer, part-time) insana ihtiyac olur.


crucio
(25.10.18)
@ Bruce Mclaren Evet bağlantı konusunda haklısın. Önemli olan nicelik değil niteliktir. İşime daha çok yaraması için İK ları da eklemeye özen gösteriyorum. Profili tamamlamayı hatırlattığın için teşekkür ederim. Başka bir yere taşınma fikri de pek bana göre değil. Ama Linkedin'de İstanbul için yayınlanan ilanları görünce insanın içi gidiyor. Ama İstanbul' u yenemem, beni mahveder.

@ kismisolungac Bu önerini deneyeceğim. Teşekkür ederim.

@ crucio Haklısın. Fakat o işi bulmak o kadar da kolay değil.


(2)

AGH ile buralardan gidebilir miyiz?

Durumu olmayanlar için özet sondadır.Merhaba arkadaşlar,Malum işsizlik kol geziyor ülkede. Ben de yabancı dil bölümü mezunuyum. İkisi birlikte çok güzel işsizlik kombosu oluşturuyor. Yani parayı basıp formasyon alarak öğretmen olmaktan başka pek şansım yok. Özel sektörde " Ne iş olsa yaparım!" lafın
Durumu olmayanlar için özet sondadır.

Merhaba arkadaşlar,

Malum işsizlik kol geziyor ülkede. Ben de yabancı dil bölümü mezunuyum. İkisi birlikte çok güzel işsizlik kombosu oluşturuyor. Yani parayı basıp formasyon alarak öğretmen olmaktan başka pek şansım yok. Özel sektörde " Ne iş olsa yaparım!" lafına çıkıyor benim bölüm.

Bu yüzden beni bir sıkıntı kapladı ne zamandır. Evde durmaktan sıkıldım artık. Ailem de benden sıkılmış gibi geliyor, onlara gittikçe daha fazla yük oluyorum gibi geliyor. Ama 1 yıldır da onlardan para istemiyorum, birikmiş paramdan harcıyorum. Ülkeden de umudumu kestim artık çok uzun zaman önce. Kendimi de bu toplumdan soyutladım. Önceki açtığım işsizlik temalı bir duyuruda bir arkadaş Avrupa Gönüllü Hizmeti' ni önerdi. Zaten daha önceden de araştırmıştım. Bu sıralar kafama o takılıyor denesem mi denemesem mi diye?

Aslında bir bakıma AGH ile s.ktir olup gidebilir miyim diye düşünüyorum? Uzun dönem gittikten sonra orada bir bağlantı bulup orada kalma ihtimalim nedir sizce veya oradan birini bulup evlenme ihtimali? Veya gönüllü çalıştıran kuruluş beni beğenirse çalışma izni çıkarttırır mı acaba? Oraya gidince kalmak istiyorum.

Bir de oraya gidip gönüllülük süresi bitince bir şey ayarlayamadan buraya dönme durumu olursa ki -muhtemelen böyle sonuçlanır- yurda dönünce diğerlerinin önüne geçme olasılığım nedir?İşverenler bu tecrübemden dolayı nasıl değerlendirir Şirketler " Ooo adamın 1 yıl yurtdışı deneyimi var, kaçırmayalım! " deme ihtimalleri nedir acaba?( Biraz hayalperestçe oldu kabul)

Bunlardan başka oraya gidince nasıl bir hayat yaşarım onu merak ediyorum.

Yoksa AGH' yi boşverip öğretmen mi olayım?(İçimden gelmiyor, veletlerle, KPSS ile kim uğraşacak)

Düşüncelerinizi paylaşır mısınız? Bir de AGH yapmış olan varsa deneyimlerini paylaşırsa memnun olurum.



Özet : Yabancı dil mezunu birinin AGH ile gittiği yerde proje bitiminde kalma ihtimali veya pek tabi olacak olan yurda dönünce işverenlerin fırsat verme ihtimali nedir?
AGH yapmis olanlar daha somut cevaplar verecektir elbette ama bildigim kadariyla cok kucuk bir ucret veriyorlar, kalacak yerin vs ayarlaniyor. 2 haftadan 1 seneye kadar yapabiliyorsun gerci projesine gore. kesin arastirmissindir zaten.

ben de arastirdim. gitmek istedim ama AGH diye bir seyi duydugumda 28 yasindaydim maalesef ve ben secip basvuru yapana kadar 30 oldum. sonra butun bookmarklari bir bir sildim.

yurtdisinda yasama hayalim tam olarak seninki gibiydi. giderim ordan baska yere kapagi atarim filan. 32 yasina gelince yurtdisinda bir is buldum. 2 yildir calisiyorum. kariyerime bir kazanci olmayacak ama turkiye'den ve issizlikten kurtuldum. hatta borclarimi odedim filan...

yurtdisindaki islere bir bak derim ben bir yandan.


supergirl
(11.10.18)
@supergirl Senin adına çok sevindim. Her şey istediğin gibiyse kariyer falan pek de önemli değil. Agh' yi de dediğin gibi araştırdım. Her şeyi onlar karşılayınca verdikleri para küçük olsa bile çok para gitmez sanırım. Projeye seçilmek de ayrı zor.

Yurtdışında iş konusuna gelince doktor değilim, mühendis değilim. Seçilmemi sağlayacak yetkinliğim de yok. Yapabilir miyim bilmiyorum.

Sen peki ne kadar uğraştın bu işi bulmak için, nasıl buldun? Anlatman mümkün müdür?


(2)

Özgeçmişe 2 aylık deneyim yazılır mı?

Merhaba arkadaşlar,Uzun zamandır iş görüşmesi için kimse aramadı, özgeçmişi görüntülüyorlar ama aramıyorlar, bir de 2 kez bakıyorlar. Acaba özgeçmişte bir şey mi hoşlarına gitmedi derken son işimdeki 2 aylık tecrübemin onların hoşuna gitmeyeceğini düşündüm. Bunun kısa sürmesi benim elimde değildi, e
Merhaba arkadaşlar,

Uzun zamandır iş görüşmesi için kimse aramadı, özgeçmişi görüntülüyorlar ama aramıyorlar, bir de 2 kez bakıyorlar. Acaba özgeçmişte bir şey mi hoşlarına gitmedi derken son işimdeki 2 aylık tecrübemin onların hoşuna gitmeyeceğini düşündüm. Bunun kısa sürmesi benim elimde değildi, ekiple yıldızımız hiç barışmadı ve onlar da beni attırdı işten. Şimdi özgeçmişten çıkarmayı da hiç istemiyorum, çünkü önemli bir kurumsal firmada önemli bir pozisyondaydım. Ondan önceki tecrübe de 4 aylıktı, 2 aylık olsa hiç düşünmeden silerdim, o da maaş vermedikleri için ben çıktım. Ondan önce de 9 ay okulda kısmi zamanlı çalıştım.


Bu son işe girmeden önce sürekli ararlardı, bu işten sonra kimse aramaz oldu. Ben olsam ben de aramazdım sanırım. Sizce silmeli miyim? Ve siz olsanız arar mıydınız? Teşekkür ederim.
Ben olsam silmezdim.dediğine de birinin takılıp aramamazlık yaoacağını sanmıyorum. Çok detaylara takılma. Tüm tecrübelerini hoş bir şekikde belirt. Çıkış sebebini de olurda bir görüşmede sorarlarsa söylersin. Tabii ekiple anlaşamadık deme. Mesela ücret alamadım gibi. O iki aylık işe de bir kılıf uydur. Belki birazdan güzel cvplar gelebilir. İşinin ve sektörün ne olduğunu belirtirsen daha drtaylı cvp verilebilir.


mahone
(04.10.18)
Takılabilirler. Staj yaptığım yerde neden 2 ay çalıştığımı soran üstün nitelikli İK biliyorum.

Olabilecek tüm kombinasyonları düşünün :)


hana bi
(04.10.18)
(7)

Bi baltaya sap olamama korkusu

Merhaba arkadaşlar,Alman Dili ve Edebiyatı okumak gibi bir hata yaptım. Bunu 2 yıl önce mezun olduğumda anladım. Neyse bu bölümü okumam gereken yerde, DTCF' de okudum. Son yıl Erasmus' a gitmek gibi bir şansım oldu ama okul uzar diye aptallık edip gitmedim. Şimdi çok pişmanım ama çok geç artık.Mezun
Merhaba arkadaşlar,

Alman Dili ve Edebiyatı okumak gibi bir hata yaptım. Bunu 2 yıl önce mezun olduğumda anladım. Neyse bu bölümü okumam gereken yerde, DTCF' de okudum. Son yıl Erasmus' a gitmek gibi bir şansım oldu ama okul uzar diye aptallık edip gitmedim. Şimdi çok pişmanım ama çok geç artık.

Mezun olduğumdan bu yana 2 ayrı yerde toplam 6 ay çalıştım. Sanırım yanlış bölüm seçmenin sonucu burada görülüyor. Son işimden 3 ay önce çıkarıldım ve o zamandan bu yana bir firma bile görüşmeye çağırmadı. Önceden 2 günde bir görüşmeye çağırırlardı. Yaş oldu 27, daha evlilik falan var. Aslında aklımda hiç evlilik falan yok. Loser olduğumu kabullendim. Bizimkiler de sanki evde keyfimden yatıyormuşum gibi davranıyor. Özellikle annem her fırsatta laf çarpıtıyor, o kadar ki 7 yaşındaki yeğenimi kıyaslıyo benimle. Sıkıldım artık milletle polemiğe girmekten.

İmkânım olsa yurtdışına gitmek istiyorum ama maddi imkânım el vermiyor. Yabancı dil sorunum yok, 2 dil biliyorum. Yüksek lisansla gitmek istesem şu yaştan sonra kitap defterle uğraşmak düşüncesi bile dehşete boğuyor beni. Bu yüzden Kpss' ye bile girmiyorum. Çünkü artık okumaktan sıkıldım, para kazanmak istiyorum artık. Kriz de vurdu, ne yapacağımı bilmiyorum. Bir yandan da son zamanlarda aklımı acaba sağlık myo falan mı okusam diye bir düşünce meşgul ediyor. Kafam allak bullak.

Kendime ideal meslek olarak dış ticareti benimsedim. Ama bu işlerde de en az 3-4 yıl tecrübe isteniyor. Hayalimde ise bir oyun stüdyosunda yerelleştirme ekibinde çalışmak var. O da bu ülkede yok.

Her neyse tavsiyeleriniz varsa almak isterim. Benim gibi çıkmaz da olanlar varsa düşüncelerini okumak isterim. Teşekkür ederim.
işle alakalı tavsiye verebilecek kadar yetkin göremiyorum kendimi, o kısmı diğer arkadaşlara bırakayım. ama benim söylemek istediğim tek şey, hayatı kendine zehir etme. ben de aynı senin gibiydin. uzun süre işsiz kaldım, annem babam çok fazla olmasa da arkadaşlarım çok laf sokuyordu. kimseyle görüşesim yoktu iş durumunu soracaklar diye. iyice karamsarlığa kapılmıştım. ama bunun gerçekten faydası yok. eninde sonunda bir işe giriyosun ve sonra her şey kendiliğinden geliyor. belki hayalindeki maaşlarla hayalindeki büyük işleri yaparak başlamayacaksın ama mutlaka bi şeyler olacak. hayat böyle şeyleri kafaya takıp sağlığını bozmak için çok kısa. olabilecek her türlü işe başvur, arkadaşlarına haber ver, onlar cv'ni versin bi yerlere. mutlaka bi şeyler olacaktır, er ya da geç. bu kadar taktığına değecek bi şey değil işsizlik. herkes öyle dönemler yaşıyor.


nathanieltroy
(13.09.18)
hocam freelance çeviri yapsan? hem evinde çalışırsın kafa rahat olur hem para kazanırısın. en azından iş bulana kadar deneyebilirsin bence.


signore
(13.09.18)
Tercumanlarin isi zor, yasiniz genc oldugu icin evs'i onerecegim, belki gittiginiz yerde bir kapi acilir. Bir de oralardaki okullara bakin (bakmadiysaniz yani)Almanya'da Turkce ogreten bir okutmanla tanismistim.


@ nathanieltroy Belki dediğin gibi gerçekten büyütülmemesi gereken bir şeydir ve gerçekten de düzelecek bir şeydir. Ama sen de biliyorsun ki bu çaresizlik hissi yakaladı mı bırakmıyor. Bazen tam olacak gibi oluyor ama tekrar başa sarıyor. Dediğin gibi sürekli iş arıyorum ama bir şey olduğu yok.

@ acemi Özel dersi falan biraz düşünmüştüm daha önce ama bu tarz şeyler sadece günü kurtarır. Almanya mevzusuna gelince kaçaklık bana göre değil . Bu resmen bir yaşam savaşı olur :)

@ signore Freelance çeviride de sömürü çok, emeğinin karşılığını alamıyorsun bazen. Komik rakamlar için resmen eziyet çekiyorsun.

@ xportant Kendi isteğimize göre bir fırsat yakalayamıyorsak neden burada kalalım ki? Burada doğup büyüdük diye burada kalmaya mecbur değiliz. Belki de başka yerde istediğimiz düzeni kurabileceğiz. Bunu kimse bilemez.Ayrıca iş güç sahibi kişiler kendi düzenini kurmuş kişiler, neden bütün düzenlerini bırakıp gitsinler?

@ geçerkenuğradım Aslında EVS yapmak istiyordum. Bayağı araştırma yapmıştım. Çankaya Belediyesi' ne danışmaya gittiğimde ülkelerle kötü ilişkiler yüzünden proje gelmediğini ve durgun bir dönem gecirdiklerini söylemişlerdi. 9 ay önce yılbaşı zamanlarında sormuştum. Okul olayını da araştırayım bir. İyi bir tavsiye verdiniz. Teşekkür ederim.


İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi, direkt gönderen kuruluşa gitmek yerine ev sahibi kuruluşu kendiniz bulun veri tabanından, yahoo evs grupları da vardı, bir araştırın. Gönderen kuruluşlar proje olduğunda genelde tanıdıklarını gönderiyor, o yüzden siz hosting kuruluşu bulmayan çalışın ilk önce.


Hocam KPSS istemiyorsunuz, yüksek lisansla uğraşamam, freelance iş olmaz diyorsunuz. Özel ders günü kurtarır kurtarmasına ama en azından bir işiniz olmuş olur. Evde iş bekleyerek ayağınıza hiçbir şey gelmez. Bu tarz bölüm mezunlarının kendini geliştirmesi gerekiyor ne yazık ki, duyuruya yazmakla olmuyor maalesef. CV'nize yazacağınız büyük küçük deneyimleriniz olsun. Bu işlere bakım bence.


@ geçerkenuğradım Evs' nin kendi sistemindeki ilanlara bakmıştım, çoğu gönderen kuruluş istiyordu. Yahoo gruplarına falan bir baksam iyi olur dediğiniz gibi. Teşekkür ederim tavsiyeniz için.

@ black holes in the İnsan para kazanmanın tadını alınca bu tür şeylerle uğraşmak istemiyor gerçekten. Nasıl olur bilemiyorum ama zor bunlarla uğraşmam. Belki freelance çeviri olabilir. Bilemedim.


(1)

Binaya internet için ankastre kutusu

Merhaba arkadaşlar,Yeni bir binaya taşındık ve burada da internet altyapısı yok.2 aydır internet yok.Müteahhit sağ olsun hiç uğraşmamış, ankastre kutusu bile koymamış. Uzun uğraşlardan sonra bir Türk Telekom ekibi keşfe geldi ve elektrikçi çağırıp ankastre kutusu taktırmamızı söyledi, kendileri de
Merhaba arkadaşlar,
Yeni bir binaya taşındık ve burada da internet altyapısı yok.2 aydır internet yok.Müteahhit sağ olsun hiç uğraşmamış, ankastre kutusu bile koymamış. Uzun uğraşlardan sonra bir Türk Telekom ekibi keşfe geldi ve elektrikçi çağırıp ankastre kutusu taktırmamızı söyledi, kendileri de kesin olmamakla birlikte telekom direği dikeceklermiş. Kutuyu onların takmadığını söyledi.

Komşum da tanıdığı elektrikçilere sormuş, onlar da Telekom' un veya müteahhitin takması gerektiğini söylemişler. Müteahhit zaten iskanı bile almadı, sürekli oyalıyor, onunla hiç uğraşmaz. Herkes birbirine atıyor topu. Ben Superonline kullandığım için düzgün bilgi almak için onları aradım. Onlar da kendilerinin takabileceğini söylüyor. Hem de ücretsiz. Acaba başka bir şey mi anladı diye düşünüyorum. Diğerleri topu birbirine atıyor. Sizce gerçekten kim takıyor? Bilgisi olanlar deneyimlerini yazarsa çok memnun olurum.

Çok teşekkür ederim.
Muhtemelen adsl den bahsediyoruz. Binanın dışına kadar Turk Telekom sorumludur. Bina içi özel mülktür binayı yapan bu işleri halleder tıpkı elektrik gibi. Binanın elektrik işlerini firma yapmaz mülk sahibi yapar.

Neyse her elektrikçi de anlamaz bu işlerden. Müteahhitin yapması gerekiyor dedik peki sizin adam yapmıyorsa ne olacak tüm apartman elin altına taşı koyacak. Bu işlerden anlayan elektrikçi takacak kutuyu bu elektrikçinin kim olduğunu da müteahhit bilir.


vatan ayini
(08.09.18)
(5)

Artık memur olmak da mı tehlikeli sizce?

Merhaba Sevgili Duyuru Sakinleri,Son 2 yıldır kamudan ciddi manada memur ihraç edildi. Bunların belki yarısından fazlası da haksız yere oldu. İhraç edilenlerin adeta tutunacak dalı bile kalmıyor, perişan oluyorlar. Özel sektör de ölü hale geldiği için millet KPSS' ye yardırıyor. Ancak ortalıkta böyl
Merhaba Sevgili Duyuru Sakinleri,

Son 2 yıldır kamudan ciddi manada memur ihraç edildi. Bunların belki yarısından fazlası da haksız yere oldu. İhraç edilenlerin adeta tutunacak dalı bile kalmıyor, perişan oluyorlar.

Özel sektör de ölü hale geldiği için millet KPSS' ye yardırıyor. Ancak ortalıkta böyle bir tehlike varken bu mantıklı mı sizce? Özellikle de muhalif görüşlüyseniz tez zamanda ayağınızın kaydırılma riski var. Sizce dediğim gibi artık tehlikeli mi?
Özel sektör nasıl ölü halde?

Cevap: Tehlikeli değil.


Devlet muhalif kadroları boşalttı. Yerine vasıfsız yandaşları dolduracak.
özel sektör ölmese de sürünüyor. Ücretler düşük. O yüzden kapağı devlete atıp sağlama almak daha mantıklı. Tabi sosyal medyadan muhaliflik yapmayacaksın.


neymis
(10.07.18)
ihraç olan kişilerin SGK kayıtlarına kamu görevinden çıkarıldığına ilişkin şerh konması sebebiyle özel sektörde dahi iş bulamıyorlar. kamu personellerinin birçoğu mevcut hükümetin gitmesi halinde işlerinden olacağı korkusuyla hükümete oy veriyor, kamu kurumunda çalıştığım için bu tarz kişilerle denk geldiğim oluyor.

siyasetin girdiği her yer tehlikelidir bence.


maybe one day
(10.07.18)
Evet, artık güvenli değil memurluk, kazara ihraç olsanız özel sektörde de tutunamiyorsunuz, sizi kimse işe almak istemiyor. ben memuriyetin önünü pek parlak görmüyorum.


@diffarentiationation Ölü halde derken işsizlik yoğun anlamında söyledim.

@ neymis Muhalif olduğu için insan davranışlarına, konuşmalarına ekstradan dikkatli davranmak zorunda. Yoksa anında kapı dışarı, bir de vatan haini yaftası yiyince combo olur.

@maybe one day, damla sakızlı dondurma Özellikle bu özel sektörde de tutunamama olayından dolayı sordum aslında. Oldukça tehlikeli. Eski iş arkadaşım bilgisayar mühendisiydi ve bir üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışıyormuş. İhraç olunca hiçbir yerin almadığından bahsetmişti. Mecbur kaldığından eski işyerime başlamıştı. ama şerefsiz açıkgöz patron zor durumunu kullanarak sigor Bu hallere düşmek de var.tasız çalıştırdı, para falan da vermedi. Kısaca sömürdü yani. Arkadaş da avukata falan verip öyle aldı parasını. Allah kimseyi işsizlikle sınamasın.


(5)

Başvuracak iş ilanı bulabiliyor musunuz?

Merhaba Sevgili Duyuru İnsanları,1 aydır işsizim ve 2-3 haftadır her gün iş ilanlarına bakıyorum. Genel olarak Kariyer.net, Yenibiriş, Eleman.net ve Elemanonline(Buraya kadar bile düştük) olmak üzere 4 siteden bakıyorum. Ve bu süre boyunca sadece 3 tane başvuru yapabildim Kariyer.net' den. Neden? Çü
Merhaba Sevgili Duyuru İnsanları,

1 aydır işsizim ve 2-3 haftadır her gün iş ilanlarına bakıyorum. Genel olarak Kariyer.net, Yenibiriş, Eleman.net ve Elemanonline(Buraya kadar bile düştük) olmak üzere 4 siteden bakıyorum. Ve bu süre boyunca sadece 3 tane başvuru yapabildim Kariyer.net' den. Neden? Çünkü artık başvuracak ilan bile bulamıyorum. Önceden günde garanti 5-10 tane başvuru yapıyordum. İş fırsatlarının tavan yapacağı dönemde resmen iş ilanı bulamıyorum. İlanların yarısı mühendis yarısı da satış temsilcisi ilanı. Gerçekten iflas bayrağını çekiyoruz sanırım. İnsan biliyor durumu ama gerçek yüzüne çarpınca çok farklı oluyor.

Sizde durumlar nedir?
Aynı. Bugün bir suru yolcu gemisinde eleman arandığını gördüm. Sadece yaş belirtmişler. İş ne işi onu bile yazmamışlar.


2016'da mezun oldum. staj yaptığım belediye bile tam yeni atamalar yapıldığı sırada bizim kadromuz dolu diyerek geri çevirdi. halbuki staj yaptığım bilgi işlem müdürlüğünde çalışan 5 kişi ve bir de müdür vardı. işler 2 kişi ile yürüyordu. diğerleri sırf akpli oldukları için birileri tarafından atanmıştı. hele birisi vardı ki, sabah gelince youtube'u açıp akşama kadar dizi izliyordu. arada gidiyorum muhabbete. adam bakıyorum hala aynı. bilgisayarda dizi-film izliyor. müdür de işler kendisine kaldığı için ikide bir söyleniyordu ama kovamıyorlar da. (swh)

durum böyle. halen iş bulamadım. kimse geri dönüş yapmıyor. biraz da benden kaynaklandığını düşünüyorum, pek bir şey vaat edemiyorum insanlara. yalnız 2 yıl önce çok "yetiştirilmek üzere" ilanları görüyordum. şimdi neredeyse yok denilecek kadar az bu ilanlar. allah sonumuzu hayretsin.


ben de bulamıyorum, 1 ay olmadı mezun olalı 40+ yere cvmi ilettim tek bir (1) yer mülakata çağırdı ve o da olumsuz oldu


oekuklu
(09.07.18)
PHP programlama ile ilgileniyorum, özel sektöre gecmeyi düşünüyorum, internette yüzlerce ilan var bu sektörde (Developer). Demek ki sektörüne göre değişiyor. Ama kriz olduğu kesin.


dostum belli bi meslegin var mi bilmiyorum lakin spesifik bir ilan bakmayip rahat diye tabir edecegin is bakiyorsan bitti o devir, istanbul avrupa yakasindayim, 2010 ile 2018 arasinda is sartlari o kadar degisti ki, 2013 sonrasi zaten kotuydu, 2016 sonrasi tamamen felaket oldu.

gazete ilanlarinin en kotusu 12-13 saat calistirir.
ilan sitelerinde belli bi vasif olmadan herkesin yapabilecegi isler kalmadi, arayan ya kole ariyor ya tam vasifli eleman.
70 80 tane madde yazmis almak istedigi eleman icin verdikleri maaslar asgari.
yani kendini yalniz hissetme, herkes bu durumda. ya bi tanidigin olacak devlete memur olup en kotu 3200 tl maas alcaksin ya da asgari maasi kabulleneceksin ya da ticaret icin kafa yorucaksin sansin yaver giderse artik.
ama bu ulkede arkanda birisi olmadan sifirdan bir yerlere gelme ihtimali sifir, otesi yok.
piyasada is bulma olayi kalmadi artik, gencler bu durumu kabullenip satis danismani olup kariyer pesindeler, magazacilik disinda kariyer yapilabilecek hicbir meslek kalmadi tanidiksiz insana. bir avm ye girin satis danismanlarinin %90i universite mezunu, magazacilik yaptigim bir donemde 4-5 sene once, 23 kisilik kadronun 22 si universite mezunuydu, sadece mudur eski calisan oldugu icin lise mezunuydu, hesap et.


(10)

Türkiye 2. bir Suriye olur mu?

Merhaba arkadaşlar,Malum yine Tayyip seçildi. Seçim biter bitmez anında enflasyon tavan yaptı. 16 yıldır mevcut durumu korumak dursun gittikçe batıyoruz. Hedef 2023' ün Türkiye' nin bitiş noktası olduğunu düşünüyorum. Peki bu süreç sonunda hiç kafama yatmıyor ama malum kitlenin isyan çıkarıp iç sava
Merhaba arkadaşlar,

Malum yine Tayyip seçildi. Seçim biter bitmez anında enflasyon tavan yaptı. 16 yıldır mevcut durumu korumak dursun gittikçe batıyoruz. Hedef 2023' ün Türkiye' nin bitiş noktası olduğunu düşünüyorum. Peki bu süreç sonunda hiç kafama yatmıyor ama malum kitlenin isyan çıkarıp iç savaş çıkaracağını düşünüyor musunuz?

Biliyorsunuz Suriye'de de on yıllardır Esad Rejimi iktidardaydı ve dibe batınca silahlı isyan çıkarıp iç savaş başlattılar. Şimdi isyan çıkaran Öso ile malum kitle tıpatıp aynı. Yani bütün şartlar aynı. Böyle bir şeyin olmaması sürpriz olur diye düşünüyorum. Zaten Tayyip de bütün kontrolü eline aldı polis, asker her şey onun elinde. Sizce yanılıyor muyum?

Güncelleme: Sanırım yanlış yazdım. Yani iç savaş derken malum kitlenin iktidara karşı isyan başlatmasını kastediyorum.
"türkiye'de asla öyle şeyler olmaz" demiyorum, gerçekten acınacak haldeyiz ama daha o kadar batmış değiliz. kitlenin ve şartların aynı olduğunu da düşünmüyorum. türkiye'de hala kaybedecek çok şeyi olan çok fazla insan var - buna sağcılar, reisçiler vs. de dahil.

erdoğan şu an tüm gücü elinde toplamış durumda. karşı taraftan saldırı gelmediği sürece iç savaş çıkması için bir sebep kurmuyorum. adam zaten "meşru" olarak aldı her şeyi, yönetiyor istediği gibi. işin raydan çıkması için erdoğan'ın zayıflaması, can havliyle pozisyonunu geri kazanmaya çalışması lazım. şu an öyle bir durum yok.

bir de kimle iç savaşacağız allasen, fasıl tutkunu plaza çalışanları mı savaşacak yoksa aylık geliri 6 bin lira olan, viyana'da berlin'de "kaçamak" yapan instagramcılar mı?


der meister
(29.06.18)
olmaz arkadaşlar. bu ülkede her şey olur, iç savaş olmaz. suriye başka türkiye BAMBAŞKA ülkeler/devletler. insanları bambaşka. temsil ettiği şeyler bambaşka. en azından yakın geçmiş için ülke tarihleri devlet tarihleri başka.

bu ülkeyi küçük veya sıradan bir ortadoğu ülkesi olarak göremezsiniz. alev alatlı'nın geçen bir sözü vardı, türkiye batarsa denizler taşar.

bu ülkede kendini bu vatan topraklarına ait hisseden, sağcısı solcusu ateisti alevisi kürdü birbirinin boğazına sarılmaya kadar gelseler bile yeri gelirse çok kolay yek, bütün olabilir.

ki bazen ayrışmak vatanın sıhhati için elzemdir. ayrıştırabildiğin kadar ayrıştırırsın, sonra zamanı gelince dökersin çimentoyu ve ayrılmamacasına bütün olunur.

o eli silahlılara aldanmayın, bu devlet hiçbir kesimi diğerine yedirmez, o pompalıları onların içinde patlatır.

bi de şunu düşünmeyin, tayyip erdoğan gücü elinde tutmak için ortalığı karıştırmak pahasına direnir filan. buraya yazıyorum yanılırsam açıkça hatırlatacağım, en geç 2019'da 2. erken seçim olacak ve tayyip erdoğan seçime bile girmeyecek. ak parti anap gibi bi şey olacak. siyasal islamcılık misyonunu tamamladı ve dönemi bitti, ulusalcı bir dönem geliyor. bekleyip görelim.


ssiradanbirigibi
(29.06.18)
Güncelleme yaptım arkadaşlar.


Ki yani hukumete karsi bir ic savas ciksa bile TSK ile Suriye ordusunu karsilastirmamak lazim. TSK NATO'daki en buyuk ordulardan biri, devleti savundugu surece Turkiye'de baslayacak catismalarin Suriye'deki boyutlara ulasmasi imkansiz bence.


Haldamir
(29.06.18)
%52 bir yerde toplanıyor diğer partilerin toplamı buna bile yaklaşamıyor.soldan iktidar olmaz arkadaşlar iç savaş miç savaş geyiklerini bırakın bu halk enflasyonu 1 yapıcaz dese de sol ona oy vermez bünyesi kabul etmiyor alerjisi var milletin sola bunu bilince daha anlaşılabilir oluyor her şey.
devlet hala güçlü bu ülkede sadece huzurlu yaşamanın sevdiğinin iktidar olmasını istemekten ibaret olmadığını bilmek lazım.
ya da apolitik.


jamswety
(29.06.18)
Bizim milletin cani tatlidir ic savas mic savas olmaz. Herkes dusmus kurbanda koye mi tatile mi gitsek’in derdine :)

Sonra okullar falan basliyo zaten. Yogunuz bro yani milletce :)


brkylmz
(29.06.18)
Suriye'deki iç savaşın temel nedeni, Katar'daki doğalgazın Avrupa'ya Suriye üzerinden götürülmesini Esad'ın kabul etmemesidir. Bunun temelinde de ABD - Rusya çekişmesi yatıyor. ABD, Rusya'nın dış gelirlerini dinamitlemek için AB ülkelerinde Rusya'ya ambargo uygulaması için talimat verdi. AB ülkeleri doğalgazı artık Rusya'dan almayacağı için Katardan alacaklardı. Suriye bu boru hattına izin vermeyince ülkeyi patlattılar.

Yarın Türkiye benzer bir ikilemde kalır ise Suriye'ye dönmemesi için bir sebep yok. Tek fark: Türkiye NATO ülkesi. Ama o da çok sorun olmaz.

Bu arada (bkz: kobani olayları)


himmet dayi
(29.06.18)
yahu ben anlamadım malum kitle iktidara neden isyan başlatsın?, zaten kendileri iktidarda. türkiye suriye olmaz, olursa iran olur. o da akp güçlüyken olmaz. akp zayıflayıp gerici kitleyi kontrol edemediğinde olur.


titiraprap
(29.06.18)
İktidardayken neden isyan cikarsinlar +1


chavezding
(29.06.18)
Yani 20 yıla yakın zamandır tecavüze uğramanın canlarına tak etmesi söz konusu olamaz mı iktidara isyan etmenin sebebi ? Titiraprap'ın bahsettiği Akp'nin zayıflaması ihtimalinden falan da bahsediyorum.


(6)

Muhabbet kuşum hasta olabilir mi?

Merhaba arkadaşlar,Son zamanlarına yaklaşmış bir muhabbet kuşum var ve son birkaç gündür tüylerini kabartıp öylece duruyor, daha önceden çenesi hiç durmayan, sürekli konuşan kuş konuşmaz oldu. Acaba hasta mı? Suyuna biraz aspirin tozu katsam bir şey olur mu? Sizin önerebileceğiniz basit ama etkili b
Merhaba arkadaşlar,

Son zamanlarına yaklaşmış bir muhabbet kuşum var ve son birkaç gündür tüylerini kabartıp öylece duruyor, daha önceden çenesi hiç durmayan, sürekli konuşan kuş konuşmaz oldu. Acaba hasta mı? Suyuna biraz aspirin tozu katsam bir şey olur mu? Sizin önerebileceğiniz basit ama etkili bir yöntem var mıdır. Şimdiden teşekkür ederim.
hasta olduğu bariz de aspirin ne alaka anlamadım? veterinere götürün?


pitjantjatjara
(24.06.18)
dışkısı cıvık mı?


lesemajeste
(24.06.18)
aspirin tozu atmayın. eğer ishal değilse ve sadece halsizlik, iştahsızlık yaşıyorsa iştah açıcı veya vitamin şurubu alın (pet shop veya veteriner). suyuna bir damla katmanız yeterli olur. yemleri çeşitlendirin. yeşil sebze verin.

ishal ise hemen veterinere götürün.


lesemajeste
(24.06.18)
@pitjantjatjara O şekilde tavsiye veriyorlar ama aspirin dediğim bebek aspirinlerinden.

@lesemajeste Dışkısı cıvık değil gördüğüm kadarıyla. Poposunu kontrol ettim ishal durumuna karşı ama çok şükür poposu temiz. Önceki kuşumu ishalden kaybetmiştim ve poposuna kaka bulaşmıştı. Yarın petshopa gidip bir ilaç alacağım. Teşekkür ederim.


yaa... geçmiş olsun. benim de çok sevdiğim yaşlıca bir miniğim vardı. yaşı olmasaydı, üşütmüş arada olabiliyor, ilgi gösterin diyecektim ama maalesef yaşı varsa yapabilecek bir şey yok.

bolca ilgi gösterin, konuşun kendisiyle. en sevdiği yiyecekleri vermeye çalışın. geçmiş olsun. inşallah toparlar. :(


artik yazar olmak istiyorum be Teşekkür ederim şu an biraz toparladı gibi. :)


(8)

İşten çıkarıldım ve motivasyonum bozuldu. Şimdi ne yapacağım?

Merhaba arkadaşlar, önceki duyurularımda ((git: 1275019), (git: 1282490)) bahsettiğim orospu(afedersiniz ama tanımlayacak başka kelime yok) öngördüğüm gibi ayağımı kaydırdı ve işten çıkarıldım. Patron benden vazgeçtiklerini düşünmememi ve başka bir yere yerleştirmeye çalışacaklarını söyledi ama pek
Merhaba arkadaşlar, önceki duyurularımda ((git: 1275019), (git: 1282490)) bahsettiğim orospu(afedersiniz ama tanımlayacak başka kelime yok) öngördüğüm gibi ayağımı kaydırdı ve işten çıkarıldım. Patron benden vazgeçtiklerini düşünmememi ve başka bir yere yerleştirmeye çalışacaklarını söyledi ama pek umudum yok. Önceki duyuruda kadının benimle kafayı bozduğu için ayağımı kaydıracağını söylediğimde bazı arkadaşlar abarttığımı söylemişti ama ne yazık ki haklı çıktım. 1 hafta sonra 1 ay olacak işten çıkarılalı ve neredeyse 1 aydır hergün o aşağılık kadına saydırmaktan kendimi alamıyorum. Çünkü o sadece beni haksız yere işten attırmakla kalmadı aynı zamanda "Acaba her şey yoluna mı giriyor?" gibi umutlarımı da yok etti. Şimdi yeniden iş arama sürecine döndüm.

Bütün motivasyonum , neşem, geleceğe dair umutlarım toz oldu gitti. Artık canım iş aramak da istemiyor. Yeniden görüşmelere gitmek, hergün 2-3 saat iş ilanlarına bakmak, çalan her telefona görüşme için arıyorlar umuduyla bakmak falan yoruldum, sıkıldım artık. Ne güzel kurumsal bir şirkette çalışıyordum, bir sürü imkanım vardı, tam istediğim gibi bir işe kavuşmuştum ama o soysuz yüzünden işe mutsuz gidiyordum, buna rağmen öncekine göre daha bir enerjiktim.

Ben ne yapsam da tekrar motivasyonumu, pozitif enerjimi tekrar kazansam?

Çok teşekkür ederim.
salla o işten cacık olmazdı zaten. daha düzgün bir yer ve iş bulursun.


nick bulamadim
(22.06.18)
Dert etme bence hiç. Moralini bozsan bile eline geçecek bir şey olmayacak sonuçta. Kendini psikolojik olarak ne kadar hırpalarsan seni o kadar hızlı işe geri almayacaklarına göre sadece kendine zarar vermiş olacaksın.

Öncelikle iş ilanlarını ara, tara ve her şeyi zamanına bırak. İşsizlik kötü ama unutma kadına artık saydırmakla ne sen bir şey kazanırsın ne o kaybeder. O işr hiç girmediğini farz et. Olmadı öyle bir iş hayatında. O kadını da tanımıyorsun. Tanışmadın bile.

Yoluna devam et. Canını sıkma.


cemallamec
(22.06.18)
Intikamini al. Intikam dogal ve gereklidir. Karsiligini vermezsen veremedim diye aglanir durursun boyle. Karsiligini verebilirsen verdiginde cok mutlu olcaksin


kush
(22.06.18)
ona daha fazla saydır içinden, kus bütün öfkeni. bu, birkaç saatini ya da en fazla bir gününü alsın. çünkü dünya dönmeye devam ediyor.

her yerde böyle tipler var. ben de kovuldum, hem de daha berbat bir işten. daha sonra, sözde "kanka" olduğumuz şefle de az atışmadık, kavganın eşiğine gelmedik. ağır geri zekalı olan birkaç tiple de öyle. sorsan, arkadaşız şimdi! her merhaba dediğim arkadaşım olsaydı ooo...

şu an çalıştığım yerden de iki kez işten çıkarıldım, ilkinde iki gün sonra geri çağrıldım, ikincisinde de bir 10 dk falan sonra "kusura bakma bik bik" denilerek...

mecbur olduğum için çalışıyorum. kimse benim arkadaşım, kankam falan değil bunların içerisinde. arkadaşlarımın, dostlarımın kim olduğunu biliyorum.

profesyonel bakacaksın. artık o sektörde iyi kötü bir deneyimin var. iş hayatında nasıl tipler karşına çıkacak, bununla ilgili de bir deneyimin var. şimdi bu deneyimlerini sahada kullanma vakti.

kendine güven ve enerjik ol, umudunu yitirme; saldır, eminim daha iyi bir fırsat çıkacak karşına.

umarım çook kısa bir süre sonra, çok daha güzel bir işe girdiğini anlattığın bir duyuru açarsın. :) takma kafana


runagain
(22.06.18)
Mobildeyim müsait olunca mesaj atacağım


kirmizi kart
(23.06.18)
Kimse söylememiş ama kıza dava aç. git ve mobbing davası aç. kız elinde savcılıktan gelen yazıyı görünce ne yapacak bakalım. git ifadeni ver ve davayı aç. orayla işin bitmiş zaten. şimdi o düşünsün.


mr.goodcat
(23.06.18)
öncelikle daha önce açtığın duyurulardaki iyi niyet elçilerinin kulakları çınlasın, madem durumunda bir sıkıntı görmemişler, kendi başlarına gelirse iyi niyetli olmaya devam etsinler.

yeri geldi ben de işten çıkarıldım, ancak sonradan fark ettiğim üzere benim için çok karlı oldu. bence sen de bu şekilde düşün, emin olabilirsin ki tahmin ettiğinden çok daha fazla kurumsal firma var, hem maddi hem manevi olarak. ayrıca çalıştığın firma hiç de kurumsal değilmiş ki bu şekilde bir şey başına gelmiş.

malesef iş hayatı biraz acımasızdır, insanlar hiç ölmeyeceklerini varsayarak garip bir hırsla çalışıyor, ben genel olarak herkese aynı mesafede davranmaya özen gösteririm, daha sonraları ise herkese hakketiği gibi davranırım. Kendini de ezdirmeyeceksin.

Son olarak, o tarz bir kadınla aynı ortamda çalışmayacağın için şanslısın, kendi ömründen yerdin, sakın umutsuzluğa kapılma, bol şans

www.youtube.com


mephistoo
(23.06.18)
Cevaplarınız için hepinize çok teşekkür ederim arkadaşlar. Dediğiniz gibi yoluma devam etmekten başka bir çarem yok. Geçmişe takılıp kalmanın bir manası yok sanırım dediğiniz gibi. Yine dediğiniz gibi benim için bir deneyim oldu.

@mr. goodcat Aslında param olsa mahkemelerde süründürmek isterdim ama maalesef çalışmayan bir insan için mahkeme büyük bir yük. Hem versem bile patronu sevdiğim için onu zor durumda bırakmak istemem.

@mephistoo Umarım dediğin gibi gerçekten de karlı olur. Kendimi tanıyorsam böyle bir ihtimal pek olmaz ama umarım olur. Evet dediğin gibi firma dışarıdan kurumsal gibi görünüyor ama içeride hiyerarşik olarak pek kurumsallık yok. Dışı seni içi beni yakar anlayacağın üzere. Aslında kadından kurtulmam kısmında da doğru söylüyorsun. Çünkü hayat enerjimi sömürmediği bir gün yoktu . O bakımdan iyi oldu.

@runagain Hergün ara ara saydırıyorum, öyle daha güzel oluyor. En azından her zaman bir şeye moralin bozulunca saydıracak birinin olması güzel. Bütün öfkemi kusarsam saydıracak biri kalmaz :D Ben de senin gibi kimseye arkadaş gözüyle bakmadım aslında. Zaten arkadaşlık kurulacak bir ortam da değildi. Sadece sıkı olduğum 1-2 kişi vardı o kadar. Onlar da başka departmandandı. Dediğin gibi artık ne türden insanlarla karşı karşıya geleceğimi daha iyi biliyorum, zamanı gelince bu bilgileri kullanacağım. Umarım dediğin gibi gerçekten de güzel bir fırsat çıkar karşıma. Teşekkür ederim güzel dileklerin için. :)

@kush Aslında elimde iyi bir koz da vardı ama uzakta olduğum için intikam almam mümkün değil.

@cemallamec Dert etmemek o kadar kolay değil aslında. İşsizlik psikolijisini biliyorsundur, eve tekrar hapis olmak, tekrar evdekilere yük olmak, ekonomik özgürlüğü kaybetmek ve daha bunun gibi birçok şey ama dediğin gibi yapacak bir şey yok. İş ilanlarına bakıyorum ama o da zor geliyor, tekrar bir şeyleri yoluna koymaya çalışmak oldukça can sıkıcı.

@nick bulamadım Umarım

@acemi Düşman olmamın tek sebebi bana gıcık olduğu için patronu bana karşı zehirleyip işten attırmasıydı.Sen olsan kafana takmaz mıydın? Neyse umarım sen de en kısa zamanda işine kavuşursun .


(5)

Para işleri/Yatırım mevzusu

Merhaba arkadaşlar,Doların durmaksızın yükselişi ve "Dolar 7,8 TL lere kadar çıkacak." teorilerini de baz alarak dolara yatırım yapsam mı diye düşünüyorum. Ailem de dolara güvenmemek gerektiğini, yatırım yapmak istiyorsam bankada mevduat hesabı açtırarak az da olsa garantili bir kazanç elde etmemi i
Merhaba arkadaşlar,

Doların durmaksızın yükselişi ve "Dolar 7,8 TL lere kadar çıkacak." teorilerini de baz alarak dolara yatırım yapsam mı diye düşünüyorum. Ailem de dolara güvenmemek gerektiğini, yatırım yapmak istiyorsam bankada mevduat hesabı açtırarak az da olsa garantili bir kazanç elde etmemi istiyorlar. Ama bu mevduata yatırınca neredeyse hiçbir şey kazanılmıyo ki. Kenarda üç beş kuruşum olsun istiyorum.

Diğer yandan asgari ücret alıyorum, işim garanti değil,yeni girdim. Ailem benden para istemiyor, verdiğimi bile almıyor, birikim yapmamı söylüyorlar. Para harcayan biri değilim, ayda yılda bir alışveriş yaparım o da ihtiyacım olduğunda. Onun dışında en çok para gömdüğüm yer Steam. O da çok beğendiğim bir oyun iyi indirime girerse.

Bir de muhtemelen yeni eve taşınma durumu var. Taşınırsak bayağı para lazım, benim de yardım etmem şart. Bir sürü eşya alınacak. Ne yapmam gerektiğini bilemedim. Yatırım işine girersem sizce neyi tercih etmeliyim? Doların düşme ihtimali var mı? Malum kişi gitse düşer mi? Bir de şu an 3000 TL'ye yakın param var dolara gömsem mi?
burda hep aynı şey söylendi defalarca. birikimini 3e böl. dolar, euro ve altın olarak paylaştır. pişman olmayacaksın. yastık altında değil bankada tut. tavsiyem ufak bi miktar da olsa kar payı verilen vadeli hesaplar. yatırım tavsiyesi değildir.


dedim ben sana
(22.05.18)
doların 3,5'ten 7'e çıkması bir işletmecinin 100.000dolar olan borcunun bir anda 350.000TL'den 700.000TL'ye çıkması demektir. bu da işletmenin toprak altına gömülmesi demektir. devletin bile al-sat durumlarında dolar kullandığını düşünürsen doların 7'ye gelemeyeceğini kavrayabilmek gerekir. belki 8-9 yılda gelir ama 3 ayda gelmez.


Şuan devalüasyona doğru gidiyoruz ve TL’den kaç. Ancak normal bi zamanda ben olsam yüzde 40 hisse senedi yüzde 30 usd bazlı yabancı hisse senedi yüzde 30 da hedge amaçlı altın alırdım.


Mcfly
(22.05.18)
Gözünü kapat altin al..


lata
(22.05.18)
(bkz: yatırım sepeti)


alkolik imam
(22.05.18)
(13)

İşyerinde yemekte karşı cinsin davetine karşılık vermemek öküzlük müdür?

Merhaba arkadaşlar,İşyerinde yemek yerken hoş bir hanım arkadaş masaları dolu olmadığı zaman beni gördüğünde buraya gel diye teklif ediyor ama ben teşekkür edipkendi masama geçiyorum.2-3 defadır oluyo bu olay. Bugün kafama dank etti acaba öküzlük mü ediyorum diye? Ben rahatsızlık vermemek için gitmi
Merhaba arkadaşlar,

İşyerinde yemek yerken hoş bir hanım arkadaş masaları dolu olmadığı zaman
beni gördüğünde buraya gel diye teklif ediyor ama ben teşekkür edip
kendi masama geçiyorum.2-3 defadır oluyo bu olay. Bugün kafama dank etti acaba öküzlük mü ediyorum diye? Ben rahatsızlık vermemek için gitmiyorum, bir de yavaş yediğim için onların yanında kasmak istemiyorum. Kötü bir şey düşünürler mi kaba,öküz falan diye?

Bir de bu arkadaş daha önceden "Yalnız olursan yanımıza gel, yalnız yemek yeme" demişti. Aramız da iyidir yani ama işlerin yoğunluğundan konuşma fırsatımız olmuyo. Bir dahakine davetine karşılık mı versem? Bir de o manada bir şey anlamalı mıyım?
Bence art niyet yok. Yemek yenebilir bir seferlik. Muhabbet sarmazsa masanızda devam


rosencruz
(21.05.18)
Aciyorlardir sana belki ya da ufak ihtimal kadin veya yanindaki birisi senden hoslaniyor da olabilir, bi bakalim demislerdir. Bi kere dene de gör


Her girişte şifresini unutam adam +1


lata
(21.05.18)
Bence o manada bisey anlamalisin. Ayrica davete icabet gerekir ne olursa olsun.


balpolen
(21.05.18)
yanlarında keyifli zaman geçirmiyorsan bence gerek yok zorla oturmaya, bazen samimiyet olmuyorsa olmuyor.


Bi kere yanlarına gidip yemek ye diyorum ben de. Çok düşünme bu kadar.


Kadın olmalarıyla ilgisi yok, erkeğe de desen bozulur ya da bir şeyler düşünür da erkekler bu kadar ısrar etmez gibi sanki.


dafaisss
(21.05.18)
çokta kasmaya gerek yok. rahatsız olacak olsalardı birkaç kere teklif etmezlerdi. bence de bir kere git dene.


booty hunter
(21.05.18)
Gardaş gay mısan


kleider
(21.05.18)
Yav hatunlar sende ışık görmese pas verir mi , acıdıkları için değil ışık gördükleri için çağırmışlardır


kleider
(21.05.18)
Yahu bu sorunun gönül işlerinde açılması nasıl bir olaydır?!?!?

İş arkadaşı, sen yalnızsın diye masaları boşken seni yanlarına çağırıyor, sen de gitmiyorsun. Evet öküzlük ediyorsun. İş yerinde yapılan her hareketi cinsiyet bazlı değerlendirmeseniz mesela. 4000+ kişilik bir şirkette çalışıyorum. Bir sürü insanla konuşuyorum, öğle yemeği yiyorum yeri geliyor kahve içip sohbet ediyoruz. Genellikle de iş konuşuyoruz. Bazen konserlerden veya çocuklardan da konuşuyoruz samimiysek. O manada bir şey anlamayın. Kendi geleceğiniz için işyerinden gönül işi çıkarmayın.


SiyamkedisiZorro
(22.05.18)
Kibar ve klas insanmış. Git, otur, teşekkür et, yemekte sohbete abartmadan katıl. Onlar senden önce bitirirse de lütfen beni beklemeyin, çok yavaş yerim de.


twelfth
(22.05.18)
"O manada bir şey" anlamamalısın. Nezaketen çağırıyordur yüksek ihtimal.

Ayrıca evet öküzlük ediyorsun. Davet etmişler işte, ne rahatsızlığı ya. Kendini de sal, davet edeni de.


gayda
(22.05.18)
(5)

Yeni girdiğim işte ayağımı mı kaydıracaklar?

Merhaba arkadaşlar,1 ay önce falan (git: 1275019) bu duyuruyu açmıştım ve çalıştığım bölümde anlaşamadığım bir kadının olduğunu ve bana taktığını söylemiştim.Duyurunun üstünden 1 ay geçmiş ve benim fikrim değişmedi,aksine bundan daha da emin oldum.Çünkü kadının davranışları,söyledikleri artık o kada
Merhaba arkadaşlar,

1 ay önce falan (git: 1275019) bu duyuruyu açmıştım ve çalıştığım bölümde anlaşamadığım bir kadının olduğunu ve bana taktığını söylemiştim.Duyurunun üstünden 1 ay geçmiş ve benim fikrim değişmedi,aksine bundan daha da emin oldum.Çünkü kadının davranışları,söyledikleri artık o kadar rahatsız edici olmaya başladı ki artık kendimi ne kadar tutabileceğimi bilmiyorum.

Önceki duyuruda cevap veren arkadaşlar abarttığımı falan söylemişlerdi ama abartmıyorum. İşimi falan öğrendim artık, kendi başıma işlerimi yapıyorum. İşlerimi yoluna koydum sayılır artık. Hatta bana işleri kendi başıma yapabilmem için ne kadar süre gerektiğini sorduklarında 1.5 ay gibi bir süre vermiştim ve söz verdiğim gibi de 1.5 ay olunca işlerimi yapmaya başladım. Eskiye göre kızacak bir şey kalmadı ama bu gerizekalı kadın en ufak şeyde bile bana laf sokmaya çalışıyor, hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Beni düşmanı gibi görüyor adeta. "Of Allahım kimlerle çalışıyoruz!" minvalinde şeyler söylüyor sürekli. Hatta bunun için de gidip patronla kaç kez konuşmuştur. Çünkü başkalarıyla konuşurken "Buraya iş yapacak adam lazım, X Bey ile bunu konuşacağım bugün" dedi kaç kez.

Sonra bir gün patron beni çağırdı. Y Bey(muhasebe müdürü kendisi ve patron beni test etmesini söylemiş ve o da Logo Tiger'da bir şeyler yapmamı istedi.Sonunda da iyi olduğumu ama bazı yerlerde ufak sıkıntılar olduğunu söyledi) ile konuştuğunu ve şu an çalıştığım bölümün bana biraz ağır geleceğini söylediğini söyledi. " Seni de üzmek istemiyoruz, başka bölümde çalışmak ister misin?" falan diye sordu. Ben de oraya uyum sağlayabileceğimi ama yine de en iyisini kendinin bileceğini söyledim. O da şimdilik devam etmemi söyleyerek gönderdi.

Ben de bunun o kadının başının altından çıktığını düşünüyorum. Ama patron Y Bey diye değiştirdi diye düşünüyorum. Bundan başka bana diğer işleri de vermeleri için beklememiz gerektiğini ve yukarıdan onay gelip Z Bey (genel müdür) işe giriş mailini atınca vereceklerini söylüyor. Yani pratik olarak işe alınmış sayılmam daha.
Ne yapsam bilmiyorum. Kadın sanırım gözlerimin önünde ayağımı kaydırıyor ve ben bir şey yapamıyorum.

Kusura bakmayın biraz uzun oldu ama ne yapmalıyım sizce? Önerilerinizi bekliyorum. Teşekkür ederim.
Malesef her yerde var o kadınlardan. Yaptığınız işin öğrenme süresi, zorluğu vs. hakkında pek bilgim yok ama tüm meslekler insan mesleği, siz de insan olduğunuza ve ordaki diğer elemanlar süperzekalı olmadığına göre alasını yaparsınız. Biraz sabırsız gördüm sizi, bunun sebebi de o salak kadın tabi ki.
Ben şöyle bi çözüm bulmuştum, kendimden ve işimden emin olduğum an, baktım ki kadın sürekli kusur arayışı içerisinde, ne yapsam beğenmemeye ve eksik yanları göstermeye zorluyor. Evet haklısınız diyip bildiğim gibi devam etmeye başladım, huzur buldum. Böyle yapınca çalışkan ve çabalayan kişi olduğunuzu düşünmeye başlayacak, kulp takmaya devam edicek ama patrona fişfişleme sayısı azalacak. Tabi sizin sinirler başlarda pert olabilir ama bu düzene alışıyor insan. Bulduğu her hatayı açıklamaya çalışmak daha yorucu emin olun. He diyip geçin. Atla deve değil ya elbet pratikleşirsiniz.


megalomaniac
(19.05.18)
Diğerleriyle arası nasıl? Onlara da aynı davranıyor mu, onlar nasıl geçiştiriyor bunlar da önemli. Siz yeni olunca en çok size biniyodur tabi ama pes etmek yok. Takmamayı öğreneceksiniz. Ve burda kazandığınız sabır normal hayatınızda da sizi pamuk gibi bir insan yapacak.


megalomaniac
(19.05.18)
Ya kadın sana niye taksın ve ayağını kaydırmak istesin anlamıyorum. İnsanları sevmeyiz her zaman ok ama ayak kaydırmak falan gibi komplocular bana garip geliyor iş hayatında.


benaslindayohum
(19.05.18)
psikolojik savaş içindesin. sakinliğinizi koruyun lütfen. kadını da aklınızdan çıkarın diyeceğim ama kadın sanki sizi biraz kamçılıyormuş gibi de geldi bana. ama ne olursa olsun hiçbir şey ruh sağlığınızdan daha önemli değil. kıytırık bir .rospu yüzünden sağlığınızdan olmaya değmez. "off kimlerle çalışıyoruz" dediğinde götüne bakıp gıcık gıcık gülseydin keşke. afallardı. ay! sinir oldum ben de şimdi. ne istiyormuş ki senden. korkuyor mu acaba beni geçer diye. sence neden senle uğraşıyor olabilir?


for day to break
(19.05.18)
@megalomaniac Evet o da sürekli kusur arayışında. Nereden ne bulsam da yüzüne vursam amacında. Sabırsızım çünkü benim için bir tehdit olduğunu düşünüyorum. Ben de çok takmamaya çalışıyorum, hatta böyle davranarak onu da sinir ediyorum, bana takmasının diğer sebeplerinden biri de böyle bir tavır göstermek.

Diğerleriyle arası çok iyi. Kötü davrandığı bir ben varım. Ama bazen çok iyi olduklarının arkasından sallıyo. "Bu uyuzluğuyla 1 senedir burada." gibi şeyler söylüyo. Ukala olduğumu, kendime çok güvendiğimi falan söylüyo. Belki ondandır.

@benaslındayohum Bana biraz çok iyi niyetlisiniz gibi geldi. Bu tarz insanlar her yerde vardır. Tavırlarınızı beğenmez, sizi rakip olarak görür, tipinizi beğenmez falan takmak için bir sürü sebep var.

@for day to break Bu tüyonuzu aklımda bulunduracağım. Çok iyi bir tavsiye. :) Küçük dağları ben yarattım tipinde biri. Bazen kendimi tutamayıp dalga geçer gibi cevaplar veriyorum, ondan olabilir. Böyle zamanlarda resmen kuduruyo :D


(17)

İnsanlardan nefret ediyor musunuz siz de?

Merhaba arkadaşlar,Durumu olmayanlar için özet sondadır.Açtığım başlık yüzünden alınanlar olabilir ama bu genel bir kanı. Neyse sorunuma gelecek olursak uzun zamandır insanlardan nefret ediyorum. Yaptıkları her şey gözüme saçma, aptalca, değersiz geliyor. Her şeyleri sahte geliyor. Birbirlerine karş
Merhaba arkadaşlar,

Durumu olmayanlar için özet sondadır.

Açtığım başlık yüzünden alınanlar olabilir ama bu genel bir kanı. Neyse sorunuma gelecek olursak uzun zamandır insanlardan nefret ediyorum. Yaptıkları her şey gözüme saçma, aptalca, değersiz geliyor. Her şeyleri sahte geliyor. Birbirlerine karşı anlamsız bir rekabete girişmeleri, arkalarından türlü dolaplar çevirmeleri, kendilerini mutlaka beğendirmek zorunda olmaları, gittikçe yozlaşmaları. Bilmiyorum artık her şeyleri sahte geliyor.

İyi insanlar yok mu? Tabiki iyi insanlar var ama o kadar azlar ki göremiyorum bile, kurunun içinde yanan yaşlar gibiler. Kalabalık içine çıkmaktan nefret ediyorum. Dediğim gibi katlanamıyorum, rahatsız oluyorum. Evden çıktığımda, mesela şehrin kalabalık olan yerlerine gittiğimde çok tuhaf oluyorum. Kendimi Matrix'in ilk filminde Morpheus'un Neo'yu sahte dünyayı gezdirdiği zaman(kırmızılı kadın falan vardı hatta,Neo şaşkınlık içinde etrafındaki kalabalığa bakıyordu.) Neo'nun hissettiklerini hissediyorum. Ajan Smith'in dediklerine de tüm kalbimle katılıyorum.

Sizce neden böyle hissediyorum? Bazı psikolojik sorunlarım var, belki ondan kaynaklanıyor olabilir. Hep insanlardan nefret mi edeceğim böyle? Sosyal medyayı falan kullanmıyorum. Sadece Facebook hesabım var onu da artık doğru düzgün kullanmıyorum. Çünkü kullandığım zaman midem bulanıyo resmen. Herkes gösteriş peşinde. Mesela bugün anneler günü, başka zamanda bir kere annesiyle fotosunu paylaşmamış biri aldığı hediyeyle birlikte annesiyle çektiği fotoyu paylaşıyor. Ulan bu kadının annen olduğu şimdi mi aklına geliyor da sadece anneler gününde onunla foto çekip paylaşıyorsun?

Neyse uzun oldu, kusura bakmayın. Olumlu veya olumsuz farketmeden yorum yapabilirsiniz. Düşüncelerinizi merak ediyorum. İçinizde benim gibi düşünen varsa ne hissediyor, bununla nasıl mücadele ediyor merak ediyorum. Teşekkür ederim.

Durumu olmayanlar için özet: İnsanlardan nefret ediyorum? Ne yapmalıyım?
Etmiyorum. İnsanları pek sevmem ama nefret de etmem, nefret çok güçlü bir duygu. Gerek yok öyle uçlarda yaşamaya.


EVET


pinkpeony
(13.05.18)
ek olarak çok olumsuz bir insanım ve bazen kendimden de nefret ediyorum. bugün arabayla şirinevler'den geçerken o insan kalabalığını gördüm ve kalabalığı görmek bile bıkkınlık, yorgunluk duygularımı kabarttı. kalabalık hemen üstümü başımı çıkartıp makinada yüksek derecede yıkama ve duş alma hissiyatı da oluşturuyo, belki gizli bi ocd hastasıyımdır ama bence değilim.


pinkpeony
(13.05.18)
insanların içindeyim seviyorum insanları
hareketi seviyorum
düşünceyi seviyorum
kavgamı seviyorum
sen kavgamın içinde bir insansın sevgilim
seni seviyorum

demiş nazım hikmet, duygularımı tezahür ederek.


biravekahve
(13.05.18)
Büyüklenme, kendini diğerlerinden üstün görme emareleri bunlar. Sen de diğeri de sıradan insansınız işte, abartma.


devilred
(13.05.18)
insanlari kendi kisisel standartlarina gore degerledirirsen olacagi bu. kafayi yersin. sana sahte gelen o hareketler belki de onu mutlu ediyordur, bilemezsin ki. dolayisiyla insanlari kendi standartlarina gore degerlendirme. her insan farklidir.

ikincisi bir isle ugras, kafan isinle mesgul olsun, etrafini o zaman gormezsin. insanlarin ne yaptigi umurunda olmaz.

ve son olarak, biz insanlar birbirimizle variz. benim varligim baska insanlarin varliginin sonucudur. dunya'da senden baska hicbir insanin olmadigini dusun. ne kadar sikici bir yer olurdu degil mi? her seye anlam katan insanlarin varligidir aslinda. bu sebeple insanlardan nefret etmem kendimden nefret etmemle esdeger. insanlari seviyorum ve onlarin hayatina deger katmak benim onceligim. cunku onlar benim hayatima deger kattilar ve katmaya devam ediyorlar.

ek olarak kisisel olarak kotu davranislara sahip ve hayatimiza negatif etkileri olmus insanlar da var tabii ki. onlara kizigin olabilirz ama faturayi tum insanlara kesemeyiz. kurallar ve deneyimler ve kanunlar ve degerler insan-insan iliskisini ayakta tutan seylerdir, yanlis iliskiden ders alip ilerlemek gerektigini dusunuyorum.


tomcruise
(13.05.18)
Sisteme entegre olamıyorsun. Onlar da zevk almıyor bu işten ama prim getiriyor sonuçta


empedokles
(13.05.18)
Fazlasıyla.


@j r r tolkien +1
Sevmiyorum ama nefret de etmiyorum.

Bazen bu tür hisler gelebiliyor ama kendimizi bu saydiklarınız içinde nereye konumlandırdığımız da önemli. Yani başkalarının sevmediği ya da nefret etmediği bir insan olmadığımız ne malum? Belki eylemlerimiz ve yaşam tarzımız da başkalarının midesini bulandırıyor. Söz konusu insanken keskin yargılar ve tanımlar yapmak çok güç bence.


Amaranta ursula
(13.05.18)
evet ne zaman metroya metrobuse otobuse binsem bosbeles insanlardan ki %96sini olusturuyor ortamin, nefret dolu gozlerle bakiyorum. tamamen zarar ziyan yaratiklar oldugu her hallerinden belli. ozellikle yaslilar ah o karakter yoksunu bir baltaya sap olmamis yaslilar yok mu


seljax
(13.05.18)
Bir kısmından nefret etmiyorum ama insan sevmiyorum.


ms brownstone
(13.05.18)
1.O nefret ettiğin insanların arasında emin ol seni tanımadığı halde insan olduğun için seven ve kaza vs. zor duruma düştüğünde yardım edecek insanlar da var. Bu adaletsizliği vicdanın kabul ediyor mu?

2.Nefreti sadece zihninde saklayamazsın. Mutlaka diğer insanlara olan davranışlarına da bir şekilde yansır. Yani diğer insanların senden nefret etmelerine yol açacak hareketlerin olur. Kendini bu kısır döngüye hapsetmek sana mantıklı geliyor mu?


mikro patlama
(13.05.18)
çoğunlukla evet.


Sevmeye çalış, böyle hissedersen yalnızlaşırsın. İnsanlara mecbursun, mecburuz. Sağlıklı insan sosyal bir varlıktır. Kendini izole etmemelisin. Tahammül seviyeni zorla. Bence her şey üzerinde çalışılırsa başarılabilir. Bir de şunu aklıma getiririm hep
" eeveryone you meet is fighting a battle you know nothing about, be kind, always "


dragons
(13.05.18)
insanlar dediğin sensin. kendine dair ne hissedersen, insanlar dediğin şeye dair de o. böyle olmasa, bu durumdan rahatsız olman daha zor olurdu, değil mi? ya da değiştirmek istemezdin?

ne yapmalıyım? kendi halinden memnun ol, ya da halini memnun olacağın bir kıvama getirmeye uğraş.


dafaisss
(13.05.18)
epeyce. ama minik bir umut kırıntısı da taşıyorum bir yandan.


fever
(13.05.18)
pis, gıcık, yobaz, şerefsiz, adi... lanet insanlar var ama yine de nefret etmiyorum insanlardan. güzel insanlar halâ var.

gülücüğe odaklan.


runagain
(13.05.18)
(12)

Ağır dalgınlık sonucu yanlış bankaya hesap açtırmak

Merhaba arkadaşlar,Yeni girdiğim iş için bugün hesap açtırdım. Ancak ağır gerizekalılık sonucu yaptığım dalgınlıkla B bankasına hesap açtıracakken A bankasına hesap açtırdım. Böyle bir şeyi nasıl mı yaptım? İki bankanın da renkleri aynı olduğu için A bankasını B bankası zannettim. A bankasına girdim
Merhaba arkadaşlar,

Yeni girdiğim iş için bugün hesap açtırdım. Ancak ağır gerizekalılık sonucu yaptığım dalgınlıkla B bankasına hesap açtıracakken A bankasına hesap açtırdım. Böyle bir şeyi nasıl mı yaptım? İki bankanın da renkleri aynı olduğu için A bankasını B bankası zannettim. A bankasına girdim müşteri temsilcisi sözleşmeleri getirdiği esnada şüphelendim ve etrafıma bakmaya başladım, sonra masanın üstünde duran kağıdın üstünde yazan banka adını görünce ağır bi "S.ktir" çektim. O esnada temsilci kağıtları getirdiği için bozuntuya da veremedim, acil bi işim olduğunu belirtip iptal ettirebilirdim ama o an aklıma gelmedi. Kısacası olayın vahametini çaktırmamak için yanlışımı daha da bi sıvadım. Şirketin ismini falan söyledim. Sadece kart verdiler, hesap cüzdanı falan da vermediler.

Düzeltme: Arkadaşların cevaplarıyla A ve B bankası arasındaki karışıklık düzeltildi.

Sonra gittim gitmem gereken B bankasına orada hesabımı açtırdım yine. Burada hesap cüzdanı verdiler. Şimdi diyeceğim şu ki bir maaş hesabı için 1 saat içinde 1 i yanlış olmak üzere 2 tane maaş hesabı açtırdım, 2 si de aynı şirket için. Başıma bir iş gelir mi veya yanlış olan banka şirketimden para ister mi? Telefonla iptal ettirebilir miyim? İptal ettirmek için şubeye mi gitmek gerek?

Bir yardım edin şu saftiriğe. İtiraf ediyorum gerizekalıyım. Yaptığım dalgınlık Ekşi'deki 'Yapılmış En Aptalca Dalgınlık' başlığında ilk 10 a girer. Gülmek serbest. Hak ettim bunu.
:) hiç bir şey olmaz. boşta hesabın durmasın istiyorsan müsait olduğun bir gün hesabını kapat B bankasından.


wishful thinking
(27.04.18)
firmadan kimse bir talepte bulunamaz. telaşlanacak bir şey yok. o bankada da bir hesabınız var artık. bulunsun. nasılda hesap işletim ücreti artık yok.


karlmarx
(27.04.18)
a bankasina git, 'muhasebeci de yeni baslamis, renkleriniz ayni oldugu icin b bankasiyla karistirmis salak, ehehe, kapattirayim ben bu hesabi' de.


icim urperiyor
(27.04.18)
"A bankasına hesap açtıracakken B bankasına hesap açtırdım." demişsiniz.
Arzulanan, hedeflenen, istenen, olması gereken: A bankası!

Sonra "A bankasını B bankası zannettim." demişsiniz, ve duyurunun geri kalanında...
Yani, arzulanan, hedeflenen, olması gereken: B bankası!
"Sonra gittim gitmem gereken B bankasına orada hesabımı açtırdım yine."

Dalgınlık devam ediyor hocam :)
Sıcak bir duş, papatya çayı, soft müzik ve rahat bir uyku.


güneyli çocuk
(27.04.18)
@guneyli cocuk
Hocam "A bankasını B bankası zannettim"de sıkıntı yok. Oradan "A bankasına girdim"le başlayan kısım "B bankasına girdim"le devam etmeli, tabii "gitmem gereken B bankasına" kısmı da "gitmem gereken A bankasına olmalı".


me23
(27.04.18)
@güneyli çocuk, @me23

bence "dalgınlıkla A bankasına hesap açtıracakken B bankasına hesap açtırdım" kısmında A ve B yer değiştirirse sorun kökten çözülüyor.

--- neyse böyle dalgınlıkları hepimiz yapıyoruz duyuru sahibi arkadaşım dert etme kendine çok da uç bi örnek değil :)


ssiradanbirigibi
(27.04.18)
@ssiradanbirigibi , @me23 arkadaşlar konu üzerine 'gerçekten çok fazla düşündüm', şuan cenin pozisyonunda işsizliğimi sorguluyorum. @ssiradanbirigibi haklı. "A bankasını B bankası zannettim"'de incecik bir sıkıntı var. Söylemeye utanıyorum ama bu konuda küçük bir deney bile yaptım. Şuan açıklamasına girişip kendime olan saygımı daha da yitirmek istemiyorum. kaç yaşında adamım yahu.


güneyli çocuk
(27.04.18)
@wishful thinking ve karlmarx Bunu duyduğuma gerçekten sevindim. Yüreğime su serptiniz.

@içim ürperiyor Kendi mallığımı muhasebeciye attıktan sonra oluşan o azabı nasıl yenicem ? :D

Öncelikle güneyli çocuk,me23,ssiradanbirigibi Ya yazdığınız şeylerle yarıldım . Hala sırıtıyorum o derece. Hepinizi de çok seviyorum. Özellikle güneyli çocuk bir başka.

@güneyli çocuk Artık rahat bir nefes alabilirsin. Çünkü düzelttim. Dalgınlık sanırım benim yaşam tarzım olmalı. Dediğin şeylere, özellikle de uykuya çok ihtiyacım var. Belki de uykusuzluktandır :)

@ssiradanbirigibi Bu benim yaptığıma 'dalgınlık' demek biraz hafif kalır.


@guneyli cocuk :)))))
"A bankasını B bankası zannettim." aslında iki türlü de anlaşılabiliyor dikkatlice düşünürsek, yani karıştırılan banka a da olabilir b de. ay daha fazla devam edemeyeceğim :) offf cuma gecesi bu konu üzerinde bu kadar düşünmek biraz ilginç oldu :)) şu an gerçekten bulunduğum ortama yabancılaştım.


me23
(27.04.18)
Hiç bir şey olmaz, istediğiniz bankadan istediğiniz zaman hesap açabilirsiniz. Kullanmazsanız problem yok, ama ilerde bir gün kullanmak gerekir ve hesabınız olduğunu hatırlar ve o hesaba bir eft/havale yaptırırsanız ;

hesaba para geçtiği an yamyamlık yapıp hesap işletim ücreti kesebilirler.

pazartesi bir faks çekin şubeye "xx şubenizdeki xx hesabımı kapatmanızı rica ederim" yazın gönderin. mecbur kapatıyorlar.


John Bloor
(28.04.18)
Yav ne yazmış millet. Bankayı ara hemen kapatırlar hesabı.
Ayrıca kimse o hesaptan hesap işletim ücreti alamaz. Yasak.


@John Bloor Sevindim bunu duyduğuma. İşim düşse bile kullanmam.

@mutlusismankedi2015 Telefonla kapatırlar mı? Öyle bir şey varsa harika olur.


(10)

Şimdi ben Deizm'e doğru gidiyor muyum?

Merhaba arkadaşlar,Din açısından umursadığım sadece Allah var. Ama nedense Kuran, Peygamber,ibadetler falan hiç mi hiç umrumda değil.Olması da olmaması da benim için bir fark yaratmıyor.Öldükten sonra bir hayata biraz inanıyorum, aslında inanmak istiyorum ama emin değilim olup olmadığı konusunda. Bu
Merhaba arkadaşlar,

Din açısından umursadığım sadece Allah var. Ama nedense Kuran, Peygamber,ibadetler falan hiç mi hiç umrumda değil.Olması da olmaması da benim için bir fark yaratmıyor.Öldükten sonra bir hayata biraz inanıyorum, aslında inanmak istiyorum ama emin değilim olup olmadığı konusunda. Bu kesinlikle Ateizm'e kaymaz. Nasıl desem bilmiyorum ama bu konuda sanırım kafam karışık veya soğudum dinden. Kendimi bir Müslüman gibi hissetmiyorum. Bütün dinlerin gereksiz ve insanları ayrıştırmaktan başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Bazen dua etme gereksinimi duyuyorum, yardım istiyorum. Yani benim dini yaşama anlayışım sadece Tanrı'dan ibaret. Sanki dinler, kitaplar, peygamberler başka bir şekilde ortaya çıkmış. Değişeceğini falan da düşünmüyorum. Şimdi ben bu anlattıklarıma göre Deist mi oluyorum? Ne düşünüyorsunuz?
evet anlattigin deizm gibi bir sey. "evreni yaratan bir bilinc var bence ama din peygamber olayi insan urunu, bu yaratici bence insanlarla iletisim kurmaz, kursa da peygamber falan kasmaz direk soyler diyecegini" demis oluyorsun bir yerde dogru mu anladim?

tabii bu durumda oldukten sonra hayata inanmak icin falan bir sebebin kalmiyor, yani o dinlerle (bazi dinlerle) gelen bir sey. yani o "fikir" dinlerle gelen bir sey, hayatinda hic din diye bir sey ogrenmemis olsan oldukten sonra hayat fikri aklina gelir miydi? bazi dinlerde ise oyle bir konsept yok bile. dua da ayni sekilde, bir tanriya inaniyorsun ama dua ve duanin kabulu / dinlenmesi uzerine inancin yine din (islam dini) tabanli, bildigin dinde bu var, her dinde bu yok. benim tanrimda bu olay var dersen bir yerde kendi dinini olusturmus oluyorsun.

Umursadigin da Allah olmuyor kelimeyi dogru kullanmak istiyorsan, Allah ibrahimi dinlerin (musevilik, hristiyanlik, islam) tanrisidir. Yani Ganesh nasil baska bir dinin tanrisiysa allah da bu bahsettigim dinlerin tanrisi. Boyle onbinlerce belki yuzbinlerce tanri gelmis gecmis.

tabii deizm ile soyle bir barisirsan sayet sonra "tanri var mi lan neden olsun ki? evreni yaratacak bir bilince ihtiyac varsa, o bilinci yaratacak baska bir bilince de ihtiyac olmali, ve onu yaratacak bilinclere sonsuza kadar..." sorusuna cevap arayacagin gunler de gelecektir. ona da hazirlikli olman lazim.


robokot
(26.04.18)
Klübe hoşgeldin


all girls dream
(26.04.18)
Aslında ben buna “mecburiyetten deizm” diyorum. Çünkü muhtaç hissettiğin için dua ediyorsun. Eğer yardıma ihtiyacın olmasaydı belki dua de etmeyecek kim bilir vir yaratıcıya da inanmayacaktın.


cemallamec
(26.04.18)
İslama göre deist biri de müslüman değildir. Çünkü İmanın altı şarttına da (şüphesiz) inanmak gerekir.


1adam
(26.04.18)
@robokot Öncelikle genel olarak doğru anlamışsınız. Yani tanrı direk insanlarla iletişim kurar, neden dolaylı yoldan iletişim kursun ki? Sonuçta sonsuz güç sahibi olarak her insanla eş zamanlı olarak iletişim kurabilir. Aslında durumumu en kısa şekilde anlatmam gerekirse imanın şartı 5 dir ve ben bunun 4 ünü sağlamıyorum. Sadece bir tanrıya inanma durumu var. Durumum bu şekilde. Şu bahsettiğin evreni yaratan bilinci başka bir bilincin yaratması olayı da bazen kafama takılıyor ve yine bahsettiğiniz gibi bu sonsuza kadar gider. O yüzden bunu düşünmemeye çalışıyorum.

@all girls dream hoşbuldum :)

@cemallamec Mecburiyetten değil çünkü dua etmeyecek olsam bile evrenin tesadüfen değil de bir bilinç, bir yaratıcı tarafından yaratıldığına inanıyorum. Asıl bu yüzden Deizm diyorum.

@1adam Zaten Müslüman olduğumdan da bahsetmiyorum. Dikkatli okuduysanız Müslüman gibi hissetmediğimi yazdım.


Gitmekten ziyade zaten oradaymışsın gibi.


@j r r tolkien hayranı Evet farkındayım aslında. Ama şu an peygamber,kitap, din gibi şeyler konusunda kararsızım, direk reddetmiyorum. Umrumda değil gibi ,direk reddetmekle bunun arasında fark var bence.


agnostik deist arasi bişey olmuşun reiz


The_Lollok
(26.04.18)
umrumda degil meselesi de sık goruluyor inanc yikimi durumlarinda yani aslinda kafan bir sey diyor farkindasin ama sonuclarindan hosnut degilsin / korkuyorsun o zaman da kafa direk dusunmemeye calismaya / umursamiyormus gibi yapmaya vuruyor kendini.

bir de imanin sartlarinda durumun 1/6 degil de 0/6 cunku allah'a iman dedigim gibi ibrahimi dinlerin tanrisina imandir yani sen "allah'a" yani islam'in tanrisina inaniyorsan dolayli olarak meleklerine peygamberine falan da inanman gerekir. "bir tanriya" inaniyorsan sayet bu allah degildir o yuzden imanin sartlarinda sayilmaz bence. Mesela tanri'ya iman eden bir budist islamda imanin sartlarindan birini yerine getirmis olmuyor cunku farkli tanrilar onlar. senin aklima yatiryor dedigin tanri allah degil gibi geldi bana.


robokot
(26.04.18)
@The_Lollok Agnostik ve deist arası güzel tanımlama olmuş.

@robokot Eksik bıraktığım yerler olmuş. Aslında bende insanların hayatında bir etkisi olan ama kaderciliğe kaymayan bir tanrı anlayışı var. Senin de söylediklerini göz önünde bulundurursak ilk cevabında belirttiğin gibi kendi dinimi oluşturdum sanırım.


(5)

Yeni girilen işte sabrın zorlanması

Merhaba arkadaşlar,Durumu olmayanlar için özet sondadır.Daha önceki duyuruda belirttiği (git: 1273099) gibi kurumsal bir firmada E-Ticaret Sorumlusu olarak 1 hafta önce işe girdim. Daha önce bu alanda bir tecrübem olmadı. Yani beni yetiştirmek üzere aldılar. Görevim stokları kontrol etmek, siteleri
Merhaba arkadaşlar,

Durumu olmayanlar için özet sondadır.

Daha önceki duyuruda belirttiği (git: 1273099) gibi kurumsal bir firmada E-Ticaret Sorumlusu olarak 1 hafta önce işe girdim. Daha önce bu alanda bir tecrübem olmadı. Yani beni yetiştirmek üzere aldılar. Görevim stokları kontrol etmek, siteleri kontrol etmek, siparişleri işleme koymak, iade almak, sitelerde ürün açıp kapamak, kargo kapatma gibi şeyler olacak. Seo,Ad Sense gibi ileri seviye gerektirecek işler yok. Onları yazılım ekibi yapıyor.

Siteler demişken 10-11 civarı alışveriş sitesi var. Yarısı önemli, yarısı da geri planda kalan siteler. Genel olarak bu işler var. Ufaktan ufaktan görev vermeye başladılar ve iş öğretme anlamında da 3-4 gündür hareketlilik var. Ben de bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Ben de daha iyi kavramak için verdikleri görevleri biraz detaylara dikkat ederek yapıyorum, bu da biraz uzun sürmesine neden oluyor. Şimdi çalıştığım bölümde bana yardımcı olan 2 kişi var. Bir tanesi 1 yıldır orada çalışan 19 yaşında bir genç, diğeri de 30 yaşında 3 yıldır çalışan bir kadın, şef değil ama oranın ağası gibi bir şey. Çoğu yük onda gibi. Genç arkadaşımız (en iyi arkadaşım) acele etmemem gerektiğini, her zaman yardımcı olacağını, her şeyin birden olmayacağını, canımı sıkmamam gerektiği gibi destekleyici şeyler söylüyor. Diğer bölümlerden arkadaşlar da öyle söylüyor ve bana hep güleryüzle, sevecenlikle yaklaşıyorlar.

Ancak bu bana daha çok iş öğreten ve yapmam gerekenleri söyleyen kadın tam anlamıyla sabrımı zorluyor. Bana sanki gerizekalıymışım gibi davranıyor. Amk işe başlayalı 1 hafta oldu, 1 haftada o kadar şeyi nasıl öğreneceğim? Ona göre böyle gidersem bir işi yapmam 1 yılımı alırmış. Ben her şeyi kavramak, neyin ne olduğunu öğrenmek için yavaştan alıyorum. Bir şeyi yanlış yapınca " Ben galiba anlatamıyorum" gibi kezban kezban triplere giriyor. Bi yerde öyle sinirlendim ki anlatamam, yeni de olduğunuz için bir şey de diyemiyorsunuz, kendinize göre gerekçeler belirtiyorsunuz. Sanki zorla yaptırmışlar gibi, sanki benim orada çalışmamı istemiyor gibi ve bana en soğuk davranan o . Ben bu kadınla napıcam bilmiyorum. Üstelik kendisi de diyo bu iş öğrenmesi zor, zaman alır diye. Tahmini olarak ne kadar zamanda kavrayabileceğimi sordu ve ben de "1.5-2 ay" dedim, "1.5 ayda yaparsan bravo sana dedi". İşverenle konuştuğumda o da bu işi öğrenmenin çok zaman alacağını söylemişti.

Önümüzdeki ay sezon açılacak ve ben o zamanki stresle bu kadınla nasıl baş edicem bilmiyorum. Adeta diken üzerindeyim, edeceğim en ufak lafın 2 dakika sonra işverenin kulağına gideceğine eminim. Ya da gidip "Aldığınız İnatçılık kişisi işleri batırıyor" diyecek birisi bence. Bu da benim sonum olur. Var mı sizin de yaşadığınız benzer tecrübeler ve ne önerirsiniz? Tikler gelecek.

Özet: Daha önce tecrübemin olmadığı e-ticaret işinde yeni başlamama rağmen, işleri hemen kavrayamadığım,yavaş olduğum için gerizekalı muamelesi yapan bir kezban var, bana orada en soğuk davranan odur.Adeta sabrımı zorluyor.En ufak bir lafımda işverene işpiyon eder. Yaşayanınız var mı ve ne önerirsiniz?
bu ne sabırsızlık, ya hu... sakin, daha. belki birgün şükranla andığınız kişi o olacak... 1 haftada birşey belli olmaz. daha önce hızlanamyan kişiler olmuştur, yetişip kaçanlar olmuştur... o yüzden öyle davranıyordur belki.


e haliyle
(13.04.18)
Sizce asıl o sabırsız davranmıyo mu 1 haftada her şeyi öğrenmemi bekleyerek?


Valla bana abartıyormuşsun gibi geldi. Anlattıklarına bakılırsa şu an için verdiği en uç tepki "ben anlatamıyorum" şeklindeki tepkiymiş ki bu da işleri yavaş kapmandan dolayı ya da aynı şeyi belki defalarca anlattığı için verebileceği bir tepki. İşleri yavaştan alıyorsan bunu karşıya güzelce anlat. Çok da bilenme şimdiden.


böyle insanlar her yerde. olabilir zamanla öğrenirsin de "Ben galiba anlatamıyorum" şu cümle bile kadını tanımak için yeter. insan gibi yaklaşabilir. patron yalakasıdır bir de bu bence. eline güç geçirince böyle olurlar kendilerinden daha yukarda birinin karşısında tam tersi.


nick bulamadim
(13.04.18)
@j r r tolkien hayranı Keşke abartsaydım ama abartmıyorum. Başkalarına davranma şekliyle bana davranma şekli arasında dağlar kadar fark var. "Ben anlatamıyorum galiba " dediği yerde bildiğin azarladı yani. Orada kendimi nasıl tuttum bilmiyorum. Kendisine de zaten kaç kere söyledim detaylara dikkat etmek için yavaştan aldığımı. Bir de bu iş öyle 1 haftada öğrenilecek bir şey değil. Standart bir insanın 3-4 ayını alır öğrenmesi. Bunu işveren de söyledi, oradakiler de söyledi. Zaten sözleşmede de yazıyor ilk 2 ayın deneme süresi olduğu. Her sitenin kendine özgü bir sistemi var. Daha 1 haftalık birinin işleri hemen kapıp standart düzeye gelmesi beklenemez. Tamam 4-5 ayımı doldurmuş olsam orada biraz hak veririm ama bu şekilde olmaz. Bir de kendisi sürekli üzerinde çok yük olduğunu, delirme noktasına geldiğini, kafa tatiline ihtiyacı olduğunu söylüyor. Herhalde üzerindeki yükü hemen bana yükleyemeyeceği için de olabilir bu tavırlar.

@nick bulamadım Vallahi tam anlattığın gibi. Egoist manyağın teki. Matrix' de yaşamıyoruz ki bilgisayara kendimizi bağlayıp ihtiyacımız olanı anında beynimize yükleyelim. Patron yoğun olduğu için kimse kolay kolay kendisine ulaşamıyor ama ulaşsalardı patron yalakası olurdu eminim.


(8)

E-Ticaret'i ne kadar sürede öğrenebilirim sizce?

Merhaba arkadaşlar,Bugün bir mobilya firmasında E-ticaret Sorumlusu olarak işe başladım. Bu işi daha önce hiç yapmadım, yani yetiştirilmek üzere alındım. İşte fiyat güncellemeleri, stok kontrol,kampanyalar, siparişler, tabi bunun yanında Erp olarak Tiger falan var. Bugün mesela site kontrolü görevi
Merhaba arkadaşlar,

Bugün bir mobilya firmasında E-ticaret Sorumlusu olarak işe başladım. Bu işi daha önce hiç yapmadım, yani yetiştirilmek üzere alındım. İşte fiyat güncellemeleri, stok kontrol,kampanyalar, siparişler, tabi bunun yanında Erp olarak Tiger falan var. Bugün mesela site kontrolü görevi verdiler. 250 entrylik listeyi 2 saatte kontrol edemedim. Daha bugün başladığım için normal de ileriki zamanlarda böyle yavaş olamam. Ama sezon da açıldığı için artık daha yoğun olacak.

Sizce hızlanır mıyım gittikçe? Nelere dikkat etmeliyim? Ortalama biri ne kadar sürede kapabilir veya bu işi yapanlarınız varsa ne kadar zamanda öğrendiniz? Görüşlerinizi belirtirseniz çok mutlu olurum. Tikler geleceek.
Datayla özellikle fiyatlarla çalışıyorken çok dikkatli olmalısın. ufak bir virgül hatası fiyatın yanlış yazılmasına bu da baş ağrımasına sebep olur (tecrübeyle sabit). Hızdan ziyade dikkat önemli.

Sistemi ERPyi kullanmayı öğrendikçe hızlanırsın zaten.


facebook
(04.04.18)
@facebook Vallahi bu kadar dikkat isteyen bir işte hata yapmanın da bir o kadar kolay olması sanırım işin ironik kısmı. Hata yapmak işten bile değil. Noktalama işareti uyarısını dikkate alacağım. Teşekkür ederim.


zamanla alışır hızlanırsın, bu sırada rahatlayıp boşlama yeter.

(bkz: hepsiburada'da 1 tl'ye satılan bilgisayar)


yuto
(04.04.18)
@yuto Öyle zannediyorum.


dikkate ve zamana ihtiyacın var sadece. sistemler artık facebook kullanmak kadar kolay.


retiredcolonel
(05.04.18)
@retiredcolonel İki gündür site kontrol ediyorum da kolay gibi geldi dediğin gibi. Sanırım 1-2 aya ihtiyacım olabilir.


Uzman ama yaptığı işi ilk defa yapıyor. Çok komik degil mi ya. Neyse Python falan öğren amelelik işini bayağı azaltır ufak tefek botlar.


Jimmy McNulty
(05.04.18)
@Jimmy Mcnulty Haklısınız, işi ilk defa öğrenen biri olarak "Uzman" kelimesini kullanmak doğru olmaz. Sorumlu olarak değiştirdim. Tecrübeli olunca kullanırım artık :) Seo falan yok işin içinde. O yüzden öyle Ad Sense, Python falan gerekmiyor. Mağaza açma kapama, site kontrol, stok yönetimi gibi şeyler var.


(7)

İşe başlamadan önce izin istemek(Tikler gelecek)

Merhaba arkadaşlar,Uzun zamandır iletişim halinde olduğum firma dün aradı ve beni alacaklarını, dolayısıyla gerekli evrağı toplayıp pazartesi günü başlamamı söyledi. Ancak bir sorun var. Kronik bir rahatsızlığım var ve düzenli aralıklarla kontrole gidiyorum. 2-3 ayda bir gitmem gereken kontrole bu s
Merhaba arkadaşlar,

Uzun zamandır iletişim halinde olduğum firma dün aradı ve beni alacaklarını,
dolayısıyla gerekli evrağı toplayıp pazartesi günü başlamamı söyledi. Ancak bir sorun var. Kronik bir rahatsızlığım var ve düzenli aralıklarla kontrole gidiyorum. 2-3 ayda bir gitmem gereken kontrole bu sefer neredeyse 8-9 aydır gitmiyorum.Bi ara önceki işten dolayı fırsat bulamadım, oradan çıkınca da erteledikçe erteledim. Bu sıralar gitmeyi düşünüyordum, zaten ilaçlarım da bitti sayılır, ilaç raporunun süresi de bitti. Rapor olmadan ilaç alamıyorum. İlaçlara güvendim gitmedim.

Firmadan da bir süredir ses çıkmıyordu, umudu kesmiştim. Dün arayıp beni alacaklarını söylediler. Şimdi düşünürken farkına vardım olayın. Benim işe başlamadan önce doktora gitmem gerek. Kontrol çok önemli değil ama yeni rapor çıkarttırmam çok önem arz ediyor. İşe başlarsam sittin sene gidemem bir daha.Çalışırken gitmek istesem yeni başlayan birisinin izin istemesi de çok yakışıksız olur.Yarın arayıp sebebi belirtip salı veya çarşamba günü başlamak için izin istesem mi veya ne desem?Şimdiden teşekkür ederim.

Tikler gelecek.
İşe birkaç gün geç başlamak çok sorun olmaz. Ara söyle yarın.


Evet ben de işe başlamadan önce izin almanın daha kolay olduğunu düşündüm.Yarın arayıp söyleyeyim bakalım ne diyecekler.Cevaplar için teşekkürler.


@want2die Adamlar kronik rahatsızlığım olduğunu biliyorlar aslında ama dediğin gibi bundan bahsetmem zaten. Benim için önemli olan ilaçlar. İlaç olduğu sürece gitmesen de doktora önemli değil. Muhtemelen bir daha gideceğim zaman senelik iznin gelmesini beklerim.


girdikten sonraki hafta 1 hafta tatile gidecem yalnız diye anlaşarak işe girmişliğim var. önden konuş, herhangi bir hoşgörüsüzlük sezersen de sıkıntıyı baştan görmüş olursun en azından.


yuto
(31.03.18)
@yuto Yamanmışsın vallahi :) O sırada tatil yapacak zaman bile bulmuşsun. Dediğin gibi sıkıntıyı baştan görmek önemli. Bu arada ben de mi hastaneye gideceğim diyerek birkaç gün tatile çıksam? Kafama çok yattı.


Beni pat diye aramışlardı pazartesi gel başla diye. O sırada fizik tedaviye gitmem gerekiyordu. 1 hafta geç başlayıp, başladıktan sonra da 1 hafta erken çıktım işten. Sorun olacağını zannetmiyorum.


jazzabel
(01.04.18)
Şimdi aradım da sorun yok dediler. Ne zaman hazır hissediyorsam o zaman başlamamı söylediler.


(9)

İşverenler neden genellikle tecrübeli eleman ararken asgari ücret verir?

Merhaba arkadaşlar,Uzun zamandan beri işsizim ve şimdiye kadar 4 aylık bir iş tecrübem oldu. 2016' da mezun oldum. Bu kadar uzun zamandan beri iş aradığım için piyasayı da gittikçe daha iyi çözmeye başladım. Burada dikkatimi çeken şeylerden birisi de neredeyse bütün ilanlarda en az 2-3 yıllık tecrüb
Merhaba arkadaşlar,

Uzun zamandan beri işsizim ve şimdiye kadar 4 aylık bir iş tecrübem oldu. 2016' da mezun oldum. Bu kadar uzun zamandan beri iş aradığım için piyasayı da gittikçe daha iyi çözmeye başladım. Burada dikkatimi çeken şeylerden birisi de neredeyse bütün ilanlarda en az 2-3 yıllık tecrübeli eleman aranması. Bu ister Kariyer.net olsun ister elemanonline olsun bütün kariyer sitelerinde geçerli.

Şimdi Kariyer.net' deki firmaların biraz daha kurumsal ve profesyonel olduğunu bildiğim için ücret bandı da asgari ücretin üzerinde. Bir de başka yerlerdeki ilanlara bakıyorum ki bunlar daha çok kobiler en az 2-3 yıllık tecrübeye -ki ortalama birisi bana göre o sürede "kurt" seviyesine gelir , asgari ücret yazıyor. Ve aranan niteliklerde üniversite mezunu, esnek çalışma saatlerine uyumlu, haftasonu çalışabilecek rerörö gibi akla mantığa sığmayacak şeyler var. Çok büyük kısmı yol vermiyor zaten.

Şimdi bunlar utanmadan ve hangi cüretle, hangi akla hizmet tecrübeli bir elemana bunları nasıl layık görür? Aklım almıyor bir türlü. Hiç biri de kalkıp "Biz bu b.ktan şartları sunuyoruz ama sana bunun eğitimini vereceğiz, seni yetiştireceğiz. Eğer istediğimiz seviyeye gelirsen hak ettiğin şartlarda çalışacaksın." demiyor. Bunu diyen çok az firma var. Kurumsallardan başka herkes asgari ücret veriyor ama tecrübeli istiyor. Ama olmayan şeyi istiyolar, her taraf tecrübesiz adam kaynıyor. Ellerinde böyle bir hazine dururken neden akla mantığa aykırı bir şey istiyorlar? Bu resmen " Hem karnım doysun hem pastam dursun." demek. Anlamıyor ben. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz peki?
(bkz: arz)
(bkz: talep)


rentts
(19.03.18)
Çünkü adamlar olabildiğince sömürmek istiyor.


Sektor nedir?


ykyt
(19.03.18)
piyasa kötü azizim,hükümet politikaları,gelişmişlik,disiplin,düzenleme denetleme hiç biri tam değil.Tüm etkenlere karşın en rahat ülkeyiz.


kayranca-konarga
(19.03.18)
bunun sebebi tez konusu olur. işe alım sürecinde herkes binbir türlü yalanla kendinde olmayan nitelikleri sayıyor, ingilizcesi ingiliççe seviyesinde olan insanlar genelde "orta" diye yazıp geçiyor. veya xxx bir konuda niteliksiz ama fikri olan insanlar "işe bi gireyim de pratik yapa yapa öğrenirim" mantığıyla o konuda cidden bilgi sahibiymiş gibi cv dolduruyor ve/veya işverenle konuşuyor.

işveren tarafından baktığımızda ise "hiç" tanımadığı bir adama 3 4 k maaş vermek çok mantıksız. işe bir girsin "çalışan at yemini arttırır" kafası hakim. asgari ücret kötü bir para değil. çalıştığım şirkette yazılımcıları 2 bin maaşla işe alıp ilk 6 ay içinde maaşlarını 2 katına çıkarıyoruz. çünkü ilk 6 ayda belli oluyor ak göt kara göt. yoksa her gelene 4 5 k verseler adamın nitelikli olup olmadığını anlayana kadar 30k para gitmiş oluyor. ben şirket sahibi olsam ben de asgari ücretle işe alım yapardım, veya şu anki durum göz önüne alınırsa 2k ile. ilk 6 ayda maaş zaten olması gereken seviyeye gelir, gelmiyorsa sıkıntı büyük oranda çalışandadır. eğer hala o maaşa orada duruyorsa çalışan da aslında çalışmadığını ve niteliksiz olduğunu biliyordur :)


Tears of Devil
(19.03.18)
Tears'ın dediği doğru
sadece beyaz yaka da değil mavi yaka da öyle
elektrik ustası alıyorsun, bak usta bu güya, onu biliyor musun "biliyorum", bunu yapabilir misin, "yaparım".
Adamı 1 işe gönderecek oluyorsun "abi yapamam" neden koçum? "abi ben o işten anlamam".
işe girene kadar herkes her şeyi bildiğini iddia ediyor.
ben freelance çalışıyorum o yüzden sürekli bir iş alma/yapma yaptırma durumu var
öyle şeyler görüyorum ki
adam iş istiyor CV'si yok, CV'ye baksan kraliçe Elisabeth halt etmiş öyle İnglizce biliyor, 2 satır yazısını okuyunca görüyorsun ki anadolu lisesi terk.
Tabi ücretler düşük, üniversite mezunu insanların asgari ücrete çalışması acı ama insan kalitesi de düşük, çok kalifiye insan çalıştıracak yaratıcı/üretici bir iş piyasası da yok.


niye ama
(19.03.18)
istanbulun avrupa yakası bak anadolu bile değil avrupa yakası. 5 yıllık deneyim sahibi mühendise 2000-3000 lira arası teklif ediyorlar.. ailenle yaşamıyorsan, kira falan vermeye kalkarsan yaşayamazsın ölürsün.

bak mühendislik bitirmiş adam öküz olsa 5 yıllık bir deneyimi varsa işi öğrenir ama aç gözlü patron ya da ik her kimse 2000 lirayı teklif ediyor utanmadan sonra iş arayanlar çok rörörö.


@rentts İktisattan hiç bu kadar nefret etmemiştim.

@j rr tolkien hayranı Amaçları oysa bile biraz göstermeden sömürmeliler. Bunlar resmen göstere göstere sömürüyolar.

@ykyt Genel olarak sordum, sektör fark etmiyor. Çünkü her sektörde var.

@kayranca-konarga Şirketlerle devlet arasındaki bu boş beleş ilişkiye "Tam dayanışma" deniyor sanırım.

@tears of devil Görüşünüzde yer yer haklı olduğunuz noktalar olmasına rağmen tam bir "şirket yetkilisi" görüşünü aktarmışsınız. Adayların olmadıkları halde kendilerini daha üstün göstermeleri, "hele bi kapağı atayım da sonra bakarız" kafaları falan bilinen bir gerçek ama burada biraz ciddi oranda genelleme mevcut bana göre. Mesela "İlk 6 ayda ücret artışı olmadıysa sıkıntı büyük oranda çalışandadır." demişsiniz ama ülkemizde esnaf kafasındaki işverenlerin çoğunlukta olduğunu da unutmayalım.Çoğu "Bu eleman üzerinden nasıl daha çok kazanç elde ederim?" kafasında oluyor.Diğer görüşünüze gelirsek "Bir süre geçtikten sonra hala düşük ücretle çalışmaya devam eden eleman niteliksiz olduğunu kabul ediyordur." demişsiniz ama ya iş bulamamaktan korkup kalıyorsa? Asgari ücret konusuna gelirsek 1600 TL nedir ki? Temel şeyleri hesapladıktan sonra geriye kalan para kalıyor mu? Kalsa da ne kalıyor?

Tecrübeli aday kısmına gelirsek de bence bazı uygulamalı test geçirilmeli adaylar.

@niye ama Bence Tears of Devil' a dediğim gibi bol keseden atan adaylar çok ama bence bunun önüne uygulamalı testlerden geçirilmeli adaylar.

@blue eyes white dragon Adamların tek amacı karın doyasıya adam çalıştırmak. İş etiği denen bir şey yok. O kadar sene okuyorsun, o kadar yıl çalışıyorsun, adamın teklif ettiği ücret küfür gibi. Bunu yapmaktaki motivasyonları ne çok merak ediyorum.


tahminimce:
-akıllı bir patron iyi elemanını kaybetmek istemez, şartlarını piyasa üstünde tutar.
-asgari ücret ve bi tık üzeri çalışan adam zaten belli bir know how gerektiren kritik bir iş yapmıyordur, yani o gitse bi başkası aynı fiyata çalışacaktır ( ofis işleri, hizmet sektörü , veri girişi vs.)

eğer düşük ücretle girdiğinizde piyasa ortalamasının altındaysanız konuşun artış isteyin verilmiyorsa siz artık tecrübe kazandınız, daha iyi bir yere geçebilirsiniz demektir.

unutmayın 2 bin net alıyorsanız, patrona maliyeti ( yol ve yemeği de ayrıca veriyorsa) aylık kabaca 3500 civarıdır.


technicalte
(19.03.18)
(2)

Kitap çevirisine kalkışmalı mıyım?

Merhaba arkadaşlar,Resimli bir romanı çevirmek istiyorum. Bu kitap Xbox' ın yurtdışında daha çok bilinen ünlü bir oyun serisine ait. Ülkemizde Xbox çok tutulmadığı için de bu seri çok bilinmiyor. Ancak ortalama üstü oyuncular biliyor. Şu anda işim olmadığı için de böyle bir şeyle uğraşmak istedim. Ş
Merhaba arkadaşlar,

Resimli bir romanı çevirmek istiyorum. Bu kitap Xbox' ın yurtdışında daha çok bilinen ünlü bir oyun serisine ait. Ülkemizde Xbox çok tutulmadığı için de bu seri çok bilinmiyor. Ancak ortalama üstü oyuncular biliyor. Şu anda işim olmadığı için de böyle bir şeyle uğraşmak istedim. Şimdi ben böyle bir kitap çevirisi işine kalksam nasıl olur? İlk kitap tutarsa serinin diğer kitaplarını çevirmeye devam etmeyi düşünüyorum. Mesela kitabı çevirince yayınlanması için telif hakkını benim mi almam gerekiyor kitabın yazarından yoksa yayınevi mi alacak? Cebimden çok para çıkar mı? Kitabın hitap edeceği kitle daha çok oyuncular olacağı için emeğimin karşılığını alma durumum nedir? Sizce kalkışsam mı böyle bir işe? Düşüncelerinizi paylaşırsanız memnun olurum. Teşekkür ederim. Yorumlarınız tiksiz kalmayacak :)
Özet: Yapmayın.
Bu konuda soru geldikçe bu cevabımı kopyalıyorum:

Bunu geçenlerde benzer bir şey isteyen bir arkadaşa da anlattım. Bir yayınevi siz "ben bu kitabı çevirdim, bassanıza," diye giderseniz sizi sallamaz ve bunun birden fazla nedeni var. Birincisi, eğer telifi düşmüş bir eser değilse o kitabın yayın hakkını satın almaları gerekir ki doların da yükselmesiyle epey para ödeniyor bu yayın haklarına. Sonra çeviri ücreti var, kapak tasarımı, kâğıdı, matbaası var. Basacağı kitabın kâr etmesini geçelim, kendi maliyetini çıkaracak kadar satması gerekir en azından. Sizin "satın alacak epey insan bulurum" demenizin yayınevinde bir karşılığı/anlamı yok.

Öte yandan, ben tanımadığım çevirmenlerle çalışacaksam referans görmek istiyorum, deneme metni gönderiyorum ve benim verdiğim kitabı çevirmesini bekliyorum. Başta bahsettiğim gibi, çevirmen bir kitap önerebilir ama yayınevi o kitabı almak istemez. Ya da başka bir ihtimal, basılmasa bile o kitabın yayın hakkı satın alınmış olabilir; hatta yazar ya da yabancı yayıncı kitabı satmaya yanaşmayabilir (oluyor böyle şeyler). Yani, sizin gittiğiniz yayınevlerinin hem kitapla ilgilenmeleri, yayın programlarına uygun bulmaları, hem de yukarıda saydığım her koşulla uğraşmaları gerekir. Bütün bu nedenlerle, yayınevlerine böyle bir öneriyle giderseniz olumlu cevap almayı pek beklemeyin.

Ha bir de, kitabı çevirip arkadaşlarınıza göndermeye, internette dağıtmaya kalkışmayın. Yazarın/orijinal yayımcının Türkiye'de temsilcisi bir ajans varsa önce onlarla, sonra esas yayımcıyla yasal mecrada karşılaşabilirsiniz telif ihlalinden.


kobuzchu kiz
(16.03.18)
Öncelikle cevabınız için teşekkür ederim. Bayağı detaylı açıklamışsınız. Söylediklerinize göre sancılı bir süreç olur galiba. Durup dururken başımızı ağrıtmayalım. Zaten kitap da belli bir kesime hitap edeceği için gerek yok sanırım. Cevabınız için tekrar teşekkür ederim.


(4)

Bu firmada sizce benim için bir gelecek var mı?

Merhaba arkadaşlar,(git: 1264951) Önceki duyurumda bahsettiğim firmayı az önce tekrar aradım. Kendileri zaman zaman arayıp kendimi hatırlatmamı istedi. Şimdi aradığımda 1 hafta sonra yine aramı istedi. Bu arada bahsettiğim firma çok büyük ve Türkiye' de kendi sektöründeki en önemli firmalardan biri.
Merhaba arkadaşlar,

(git: 1264951) Önceki duyurumda bahsettiğim firmayı az önce tekrar aradım. Kendileri zaman zaman arayıp kendimi hatırlatmamı istedi. Şimdi aradığımda 1 hafta sonra yine aramı istedi. Bu arada bahsettiğim firma çok büyük ve Türkiye' de kendi sektöründeki en önemli firmalardan biri. Kurumsal bir firma yani. Bu arada görüştüğüm kişi de firmanın yönetim kurulu başkanı. İnsan kaynakları yok, adayları o arıyor, o görüşüyor, gerekli görürse müdürle falan da görüştürüyor. Yani en üst karar verici o. Firmanın sahibi de olabilir.

Neyse 1 ay önce görüşmeye çağırdılar. Gittim görüştüm, müdürle, başka bir yönetim kurulu üyesiyle, başka departmanlardan başka birkaç kişi ile daha görüştüm. Bu arada beni aramadan önce referansımı aramışlar, olumlu dönüşler almışlar. Sonra İngilizcemi test etmek amacıyla kendilerine bir çeviri maili atmamı istediler.Onu da attım. O görüşme benim için gayet güzel geçmişti. 2 hafta sonra beni tekrar arayıp yine çağırdılar. Bu sefer beni arayan yönetim kurulu başkanının yoğunluğundan dolayı 3 gün boyunca normal personel gibi gittim geldim . Çünkü yoğun olduğu için fırsat bulamadık konuşmak için. O sırada da bir departmandakiler ilgilendi. Ne yaptıklarına falan baktım. Yoğunluktan dolayı görüşemediğimiz için telefonla görüştüm.

Başkan önce beni bir yerde değerlendirmek istediklerini, bu yüzden kursa göndereceklerinden bahsetti, bu yüzden kurs araştırmamı istedi.2-3 tane buldum kurs. İşte bulduklarım hakkında bilgi verdim. 1 hafta o şekilde konuştuk. Bir yandan da yoğun olduğu için ertesi gün aramamı istiyordu. Sonra yine önceki duyuruda bahsettiğim başka firmadan aranma durumu oldu.İş hiç bana göre değildi ve onlara sebebini belirttim. O da yine zaman zaman arayıp kendimi hatırlatmamı istedi. 2 hafta sonra yani bugün az önce aradım. Yine haftaya aramamı istedi ve " Elimden geleni yaptım.Bir departmanda kontenjan açılırsa ya da başka firmalardan bir fırsat olursa seni değerlendireceğiz. Elimden geleni yapacağım. " dedi. Burada sanırım selam verdik borçlu çıktık durumu var. Yüzüstü bırakmak istemiyorlar beni. Siz ne çıkarırsınız buradan? Sizce bir iş çıkar mı? Her türlü yorumlarınızı bekliyorum. Teşekkür ederim.

Düzeltme: Sonradan aklıma geldi. 3 gün gittiğim süre boyunca son gün 2 veya 3 kişi daha iş görüşmesi için gelmişti. Biri oradakilerden birinin arkadaşıymış. Belki de onlar doldurdu beni düşündükleri yeri. Eğer böyle olduysa bu neden olumlu gittiği görünen sürecin çıkmaza girdiğini açıklıyor.
o iş olmaz zaman kaybetme boşuna.


Düşünmek istemiyorum ama bana da öyle geliyor. Artık sıkıldıklarını düşünüyorum.


oha, duyuruda sorucu'dan sonra gördüğüm en nokta atışı kullanıcı adı bu. Öncelikle takdir ediyorum.

Ardından da merak.

Şimdi başvurduğunuz pozisyon ne acaba da bu kadar yüksek yöneticilerle irtibat kurabiliyorsunuz, çünkü bırakın yönetim kurulu başkanını ben eski bir firmamda vice ceo ile 1 kere karşılaştım, onda da adama kalp krizi geçirtiyordum. daha da uzun bir süre benimle rastlaşmadı -ki öyle herkesin bildiği bir firma da değil,kendi halimizde iş yapıyorduk. Yani demem o ki türkiyenin ''önde gelen'' bir firmasının ''yönetim kurulu başkanı'' ile görüşmek(görüşebilmek) ve sana iş ayarlayamaması çok ironik 2 farklı konu. Sen nasıl bir pozisyona talipsin ki böyle ? Alalede birşey olmadığı açık.


Bunun dışında kendini hatırlat çok siyasi bir yaklaşım, acaba bi' torpil vasıtasıyla irtibat kurdunuz da ''amadan bu da şimdi..'' gibi yaklaşıyor olabilir mi ?

Ben anlamadım, merak da ettim firmayı.

Firmaya yönetim kurulu başkanıyla görüşmek için gidip- yoğunluktan dolayı 3 gün görüşememek de çok ilginçmiş, dahası 3 gün mesai saatlerinde gitmek de ilginçmiş. Orada çalışanların yaptığı işlere bakmak daha da ilginçmiş. Gerçi mesleğinizi de bilmiyorum ama. Kurs bulun dediğine göre onun istediği bazı özellikleriniz eksik, size kurs bul diyor siz kurs buluyorsunuz ve sanırım sizi kursa göndermiyor(?) bu da ilginç, Zaten yönetim kurulu başkanının kurs bul demesi bi' ilginç, kurs ile ilgili uğraşınız sonucunda sanırım buna ödeme çıkmaması ilginç, bu şirketin türkiyenin önde gelen şirketlerinden birisi olması daha da ilginç, Vallahi isim paylaşabiliyorsanız paylaşırsanız sevinirim. Ufak tefek cinayetlerden daha sürükleyici bir hikaye en azından bu.

Bir diğer konu ise, yönetim kurulu başkanının elimden geleni yapacağım demesi. Bu tutum da beni adam acaba sıkıldı mı ki yaklaşımınızdan diye sorgulamaya götürüyor.

Bir olay örgüsü anlatmışsınız ve yorum yapmamı bekliyorsunuz ama, bu yaklaşımda elimde olan tek şey ''kafamda deli sorular ''


mete kudur
(13.03.18)
@mete kudur Öncelikle "nokta atışı" ndan ne kastettiğinizi pek anlamasam da takdiriniz için teşekkür ederim.

Firmanın ismini veremem ama mobilya sektöründe faaliyet gösteriyor. Geçen sene şubat ayında Kariyer' den lojistik sorumlusu pozisyonuna başvuru yapmıştım. Neredeyse bir yıl sonra dönüş yaptılar. Bahsettiğim firma gözlemlediğim kadarıyla bir aile şirketi. Aslında ilk başta ben de görüştüğüm kişinin İK olduğunu düşünmüştüm ama son gidişimde bu yoğunluğun sebebini anlamak için oradakilere " Bu X Bey' in görevi nedir? " diye sorduğumda "yönetim kurulu başkanı" diye cevap verdiler. Alımları o yapıyormuş. Bana da en az sizin kadar ilginç geldi bu. Yine görüşme de size geldiği kadar bana da ilginç geldi. Çünkü hayatımın en uzun sürüp de bir sonuç alamadığım ilk iş görüşmesi oldu.

Mesleğime gelince aslında yabancı dil bölümünden mezun oldum. Dış ticarete yoğunlaşmak istiyorum ve 4 aylık bir dış ticaret tecrübem oldu.

Aslında başvurduğum pozisyona gerekli kriterleri sağlamadığımı ama başka alanlarda da değerlendirmeye uğraşacaklarını söyledi. Bu yüzden ilk yüz yüze görüşmemiz esnasında pek meşgul olmayan iş güvenliği ve ar-ge gibi departmanların sorumluları getirildi ve onların da fikri alındı hangi departmanın benim için uygun olacağı. Sonraki yüz yüze görüşmemizde e-ticaret departmanından söz edildi ama bu departmanın da bayağı zor olduğundan söz ederek kursa gönderebileceklerini söylediler (git: 1264482). Çünkü gittiğim zaman 2 personel açığı vardı, o departmandakilerden biri de aslında o departmanın bir şefe ihtiyacı olduğunu söylüyordu. Başkan bana başkalarına beni e-ticaret departmanında değerlendirebileceklerinden bahsetmiş ve onlar da bunun hem zor olacağını hem de uzun süreceğini söylemişler. Bana bundan bahsetti ve bana ne kadar zamanda öğrenebileceğimi sordu.Ben de 3-4 ay süreceğini ama öğrenmek için elimden geleni yapacağımı, bu tahmini süreyi daha da kısaltabileceğimi söyledim. Kurs meselesine gelirsek aslında önceden başkalarını da kursa göndermişler alanlarıyla ilgili. Sonra ne olduysa bu son görüşmede bir yoğunluk oluştu ve görüşemedik.3 gün gittim önceden belirttiğim gibi. Bu kadar uzun görüşmenin deneme amaçlı olduğunu da düşünüyorum. Neyse görüşmelere telefonla devam ettik.Her gün arıyordum.

Sonra benim kaç ay önce görüştüğüm başka bir firmadan olumlu cevap geldi. Salak gibi bahsettim bundan ona ve o da hemen o işe başlamamı istedi canına minnet bulmuş gibi. Bence bütün süreç burada çöpe gitti. Ama memnun olmazsam aramamı istedi. Neyse 2 gün gittim. Ama hiç benlik değil. 2 gün sonunda çıktım oradan. Öbür yeri tekrar arayıp bana uygun olmadığını belirttim işin. O da yine değerlendirmeye çalışacaklarını söyledi.

Kendisi zaten her firmanın sorumluluk gereği istihdam yaratması gerektiğini söyledi. Sanırım uzun zamandır iş aradığımı gördüğü için böyle bir sorumluluk hissetti ve zor durumdan kurtarmak istedi. Pek bi tecrübe de olmayınca kararsız kaldı bence. Biraz da diksiyon bozukluğu var bende. O yüzden daha çok müşteriyle irtibatın olmadığı, operasyonel görevlerin uygun olacağını belirtti. Sanırım buna göre bir şey bulamadı. Yüzüstü de bırakmak istemedi galiba. Aslında sıkmamak için de aradan zaman geçmesini bekliyorum. Ama bana da sıkıldı gibi geldi. Torpilim falan da yok maalesef.

Dışarıdan çok tuhaf bir hikaye gibi geldiğini biliyorum ama öyle işte. :)


(7)

Laptop cpu ısısı ve fan

Merhaba arkadaşlarÖnceki duyurumda (git: 1266107) bahsettiğim ısınma sorunu bugün yeniden termal macun sürmemize rağmen değişmedi.Bu sefer daha az sürdük. Ama sonuç aynı. Cpu sıcaklığı bilgisayar boştayken 45-60 C arası. Oyun oynarken de mesela yüksek grafikli 2015 yapımı bir oyun oynarken 90 C fala
Merhaba arkadaşlar

Önceki duyurumda (git: 1266107) bahsettiğim ısınma sorunu bugün yeniden termal macun sürmemize rağmen değişmedi.Bu sefer daha az sürdük. Ama sonuç aynı. Cpu sıcaklığı bilgisayar boştayken 45-60 C arası. Oyun oynarken de mesela yüksek grafikli 2015 yapımı bir oyun oynarken 90 C falan oluyor.

Termal macun bir işe yaramadığı için sorunun fanda olduğunu düşünüyoruz. Mesela önceden oyun oynarken fan çok hızlı çalışmaya başlardı ve biraz gürültülü çalışırdı. Ama artık oyun oynarken falan öyle çalışmıyor. Acaba işlevini mi yitirdi diye düşünüyoruz.

Bilgisayarım laptop ve ortalama sınıfta bir bilgisayar. Bir oyun bilgisayarı değil yani. Özellikleri de :

Dell Inspiron 5558
Intel i5 5200 işlemci
4 gb ram
Windows 10 64 bit
2 gb Nvidia geforce 920m ekran kartı

Acaba fanı değiştirsek veya laptop soğutucusu alsak işe yarar mı ? Speedfan veya Hwmonitor gibi programlarda fan hızını göremiyorum ve rpm değeri 0 yazıyor. Bios' tan da kontrol edemiyorum fanı. Bilgisayarı alalı 2 yıldan fazla oldu. Bir de Windows 8.1' den 10' a geçtim. Bu etkiler mi ya da Msı Afterburner gibi bir programın kurulması etki eder mi ? Çünkü bütün donanımlar üzerinde egemenlik kuran bir program. Ve son çare olarak bir işe yarayacağını sanmasam da format çözer mi? Şimdiden teşekkür ederim.
Cpu sıcaklığı bilgisayar boştayken 45-60 C arası. Oyun oynarken de mesela yüksek grafikli 2015 yapımı bir oyun oynarken 90 C falan oluyor.

bunun sorun olduğunu nerden çıkardın? normal. 100 üzerine çıkarsa o zaman düşünürsün.


washe
(11.03.18)
@Washe Aslında değinmeyi unutmuşum. Max Payne oynarken bile 90 C oluyor ve kasıyor. Önceden oynayıp da herhangi bir kasma, şimdiki gibi yoğun sıcaklık vs. gibi durumlarla karşılaşmamama rağmen şimdi 15 yıllık oyunları oynarken bile takılıyor. Bütün oyunlarda yoğun fps düşüşleriyle karşılaşıyorum. Tabi doğal olarak sıcaklıktan şüphelendim. Yabancı forumlarda falan sıcaklık kaynaklı olduğunu belirtmişler tüm oyunlarda gözle görülür derecede fps düşüşlerinin sebebi. Macunu tazeledikten sonra biraz düzeldi ama yine de kendini hissettiriyor. Bana göre boştayken ideal sıcaklık 35-40 olmalı.


inatcılık reis
normal calisriken 45-60 normal
yuk altında 90 c normal
ama laptop altı sogutucu al
eger cift mnitor varsa
bir tarafta hwmonitor calistirarak oyun oyna izle sıcaklıgı
90 ı gecmeyecektir

bu arada sıfırdan win10 kurarsan iyi olur
sürücülerle ilgili sıkıntı varsa düzelir


kingcyrax
(11.03.18)
Isıdan dolayı cihazdan dumanlar çıkmıyorsa, kasa erimiyorsa normaldir.

Şaka bir yana, değerler işkillenmekte haklı olduğunuz gibi yüksek.

90 derece dayanılmaz bir sıcaklık. Göstergeler 90 dereceyi gösterirken elinizi fan çıkışından gelen havaya tutun. "Dayanılır" bir sıcaklık varsa, egzos kısmı işlevini yerine getiremiyor demektir. (termal macunu yenilediğiniz, ve termal plaka vidalarını sıkıca sıktığınız için)


clia
(11.03.18)
Peki havalandırma kanallarını temizlediniz mi?


John Bloor
(12.03.18)
clia çok güzel abartmış.

pc'deki elektroniklerin dayanabileceği bir sıcaklık 90 derece.

evdeki modemimin işlemcisi 86-90 derece normalde. bu da normal çünkü onun treshold'u 150+ derece. laptop gibi bi cihazda, yük altında 90 derece kabul edilebilir bir sıcaklık. aşırı yükselirse zaten cihaz kendisini kapatır


washe
(12.03.18)
@Kingcyrax Çoğu forumda bu değerlerin normal olduğu söyleniyor ama önceden böyle bir sıcaklık hissetmiyordum. Şimdiye kadar böyle bir sorunla karşılaşmadığım için sıcaklık değerlerini ölçmeyi düşünmedim ama yeni oyunları oynarken sıcaklık yükseliyordu sadece.10-15 yıllık oyunları oynarken öyle bir sıcaklık olmuyordu. Mesela Max Payne oynarken bile ısınıyor, oyunda fps düşüşleri oluyor, oynanmaz hale geliyor, bu durum daha önceden sorunsuz, akıcı derecede oynadığım bütün oyunlarda da olmaya başladı. Beni endişelendiren durum fanın artık eskisi gibi çalışmaması. Mesela bilgisayara bayağı bi yük bindiren oyunlar oynadığımda fan uçak motoru gibi çalışırdı, havalandırma deliklerinden çıkan havayı hissetmemek imkansızdı. Bilgisayar çok ısınmazdı. Şimdi artık öyle çalışmıyor ve artık hava gelmiyor. 2 kere temizledik ama bir sonuç çıkmadı. Fanın vadesini doldurduğundan şüpheleniyoruz. Fanı değiştirebiliriz. Çift monitör yok ne yazık ki. Onun yerine Msı Afterburner kullanıyorum değerleri izlemek için. Laptop altı fan almayı da düşünebilirim dediğin gibi.

@Clia Zaten 100 C' ye geldiğinde kapanıyor. Fan çıkışından gelen hava hissedilmiyor. Termal macundan ve vidaların sıkılmasından olacağını zannetmiyorum. Çünkü zaten biz bu sorun yüzünden yaptık bunları.

@ John Bloor Evet temizledik 2 defa. Ama sonuç vermedi. Muhtemelen daha detaylı olarak bir daha temizleyeceğiz.

@ Washe Evet 90 C kabul edilebilir bir sıcaklık ama fanın da işlevini yitirmiş gibi görünmesi daha da endişelendiriyor. Son olarak Notebook FanControl programını kurdum fanı daha fazla çalıştırabilir miyim diye ama sonuç aynı. Daha hızlı çalışmıyor.

Düzeltme : Speedfan ile biraz uğraşınca fanların istediğim seviyede çalıştığını gördüm. Ama ben kendiliğinden çalışmasını istiyorum. Belki sıcaklık algılayıcı sensör bozulmuştur. Şimdi bunu nasıl çözeceğim ona bakacağım.


(4)

İş görüşmelerinde sorunlu ayrıldığımız önceki işleri gömüyor muyduk?

Merhaba arkadaşlar,Sorunlu ayrıldığınız, paranızı vermeyen, sürekli mobbing uygulayan, çıkarken kavga ettiğiniz, paranızı da avukata verip alabildiğiniz bir iş tecrübeniz olduğunda iş görüşmelerinin vazgeçilmez sorusu "Önceki işinizden neden ayrıldınız" a nasıl cevap verirsiniz? İK uzmanları önceki
Merhaba arkadaşlar,

Sorunlu ayrıldığınız, paranızı vermeyen, sürekli mobbing uygulayan, çıkarken kavga ettiğiniz, paranızı da avukata verip alabildiğiniz bir iş tecrübeniz olduğunda iş görüşmelerinin vazgeçilmez sorusu "Önceki işinizden neden ayrıldınız" a nasıl cevap verirsiniz? İK uzmanları önceki işveren ne kadar kötü olursa olsun gömülmesinin doğru olmadığını belirtiyor. Ama insan o kadar haksızlığa uğrayıp da o denli mütevazi olamıyor. Siz nasıl cevap verirsiniz veya ne önerirsiniz?
durumu eski işyerini gömmeden de anlatmak mümkün olabilir.

- paramı vermediler
değil de
- paramı alamadım vb.

- mobbing mağduruyum
değil de
- mobbinge maruz kaldığımı düşünmeme rağmen ilgili birimlerce durum dikkate alınmadı, ben de ayrılmayı tercih ettim.

vs. vs.


dafaisss
(06.03.18)
Almak isteyen her turlu alıyor almak istemeyen zaten almıyor. Ben olanı söylüyorum, profesyonel bir iş yeri değildi falan diyorum. Alındım mı alınmadım, benzer yerlerdi ya da tanıyorlardı.

Aynı iş yerinden çıkarılan başka bir arkadaşım ya ben yalan söyleyemem falan diyordu, cv sini gördüm kariyer nette, mobilde yazmış, işe alındı mı? Evet.


Sanırım söylediklerinize göre üslup bayağı fark ediyor. Aslında ben de dikkat etmeye çalışıyorum ama sonra nedense ipin ucunu kaçırıyorum, söylemediğim daha başka detaylar içimde ukte kalıyor. Aslında "Patron şirketinde çalışmanın getirdiği olumsuzluklardan dolayı ayrılmak zorunda kaldım" da denebilir belki.


@ Acemi Fena güldürdün. Tabi bunları kurumsal şirketlerde söylüyoruz.


(3)

Laptop termal macun değişimi

Merhaba arkadaşlar,Dell İnspiron 5558 marka bir laptopum var.Alalı yaklaşık 2.5 yıl olacak.Son zamanlarda işlemci ısısı Max Payne oynarken bile 90 C'ye çıkıyordu ve boştayken bile inanılmaz kasıyordu.Ben de termal macun yenileme zamanının geldiğini düşünüp laptopu söktüm, aslında kardeşlerim söktü,
Merhaba arkadaşlar,

Dell İnspiron 5558 marka bir laptopum var.Alalı yaklaşık 2.5 yıl olacak.Son zamanlarda işlemci ısısı Max Payne oynarken bile 90 C'ye çıkıyordu ve boştayken bile inanılmaz kasıyordu.Ben de termal macun yenileme zamanının geldiğini düşünüp laptopu söktüm, aslında kardeşlerim söktü, macunu tazelerken bir damla koymak yerine biraz fazla koydular, sonra laptopu topladık, bir değişme yok sıcaklıkta, bir hafta bekledim belki değişir diye, dün tekrar açtım tek başıma, ancak fana gelince açamadım, vidalar sıkışmış galiba, yalama oldu.Size sorum sizce de sıcaklık macunu fazla koyduğumuz için mi değişmedi yoksa macun mu dandikti yoksa başka bir problem mi var sizce?Yabancı forumlarda bununla ilgili bir sürü soru var ve neredeyse hepsi de fazla koymaktan olacağını söylüyor.Siz ne dersiniz? Bir de açılmadığı için yani vidalar yalama olduğu için tamirciye mi götürsem. Kardeşlerimin gelmesi 1 hafta sürer.
Böyle durumlarda kaliteli bir macun kullanilmaliki 2 sene daha dayansin. Ayrica cok sürülen macunda yapilan en büyük hatadir. Benim tahminime göre cok sürülen macundan dolayi olabilir.


VIPCH
(04.03.18)
Geçenlerde termal macun değişimi için verdim bilgisayarımı kullanılmaz hale getirdiler çöpe attım.

Artık Allah aşkına şu değerli bilgisayarlarınızı lcd ekran değişimi dışında hiç bir b*ktan anlamayan esnaflara kolay kolay emanet etmeyin. Araştırın gerekirse fazla verin ama kurumsal olsun.


imelih
(04.03.18)
@VIPCH Ben de birinci neden olarak fazla macunu düşünüyorum. Termal macun da pek iyi olmayabilir. Bir bilgisayarcıdan almıştım.

@İmelih Bilgisayarın için üzüldüm. Onlara vermem tabiki de. Bilgisayarın içinden parça çalmak gibi eylemlere giriştiklerinden güvenmem asla. Ancak markanın servisine veririm.


(19)

Engelli raporuyla rahat bir yaşam sürme ihtimali

Merhaba arkadaşlar,Biraz uzun bir yazı olacak,kusura bakmayın.Özet durumu olmayanlar için sondadır. Romatizmal bir hastalık nedeniyle askerlikten muaf oldum. Muaf olduğum zamanlarda hastalığım çok aktifti, hareketim çok kısıtlanıyordu, doğru ilacı bulduktan sonra eski halime döndüm çok şükür. İş bul
Merhaba arkadaşlar,
Biraz uzun bir yazı olacak,kusura bakmayın.Özet durumu olmayanlar için sondadır.

Romatizmal bir hastalık nedeniyle askerlikten muaf oldum. Muaf olduğum zamanlarda hastalığım çok aktifti, hareketim çok kısıtlanıyordu, doğru ilacı bulduktan sonra eski halime döndüm çok şükür.

İş bulamayınca artık benim askerlikten muaf olduğumu bilen ne kadar eş, dost, akraba veya özgeçmişimi okuyan başka insanlar varsa (mesela iş başvuruları) bana hep aynı şeyi söylüyor: Askerlikten muafsın, neden bunu bir fırsata dönüştürüp engelli raporu almaya uğraşmıyorsun? Ne güzel devlet memuru olursun ya da şirketlerin engelli kadrosunda işe alınırsın. Araba alacağın zaman ÖTV falan yok, yarı fiyatına alırsın, ulaşım ücretsiz, en az 3500k maaş falan. Ben de nedense muhtemelen aşağılık kompleksi veya gurur,ego gibi şeyler yüzünden uğraşmıyorum, olumsuz cevap veriyorum.

Biliyorum engelli olmak ayıp bir şey değil, ama insan kaldıramıyor engelli kadrosunda işe alınmayı. Onlara bu gurur meselesinden bahsetmiyorum tabi, bu sürecin uzun süreceğinden, şimdi gitsem askerlikten muaf olmayacağımdan, uğraşmak istemediğimden, sağlam olduğum halde başkalarının hakkını gasp edeceğimden dem vuruyorum. Ama her yerde aynı konu ve sürekli kafam şişti. Ama her yerde bu sömürülmeye açık kıçı kırık işlerin olması ve işsizliğin,piyasadaki yozlaşmışlığın alıp başını gitmesi canıma tak etti.

Önceki duyurumda bahsettiğim kurumsal firmaya 3 gün gittikten ve oradaki konforu, rahatlığı, insana duyulan saygıyı görünce ağzıma resmen bir parmak bal çalınmış gibi oldu ve adeta gözüm açıldı. Sanki hayattaki tek amacım kurumsal bir firmada çalışmak, açlıktan ölsem bile diğer işlere tenezzül etmemekmiş gibi oldu. Sonra da canıma tak etti, neden 3 kuruş için elin sömürgecisinin ağız kokusunu çekeyim ki?

Şimdi sorum şu : Engelli raporu almak için uğraşmalı mıyım ve bu raporu alma ihtimalim nedir? Şimdi ihtimal belirtmeniz için yardımcı olacak ipuçları veriyorum,çünkü birçok birim inceliyor o rapor işlemlerinde: Ankilozan spondilit denen lanet olası bir eklem romatizmam var, ilaçlarımı bir süre kullanmazsam hareketlerim kısıtlanmaya başlıyor, yani boynumu döndürmekte zorlanıyorum, uyurken şiddetli sırt ve bel ağrılarım oluyor,uzun vadede yürümekte zorlanıyorum. Ağır miyopum, 50 cm ötesini göremiyorum diyebilirim. Gözlük takmaktan nefret ediyorum, diksiyonum bozuk.

Durumu olmayanlar için özet: Askerlikten muaf olmamdan yararlanıp daha iyi şartlarda çalışmak için engelli raporu almaya uğraşmalı mıyım ve sizce bu ihtimal nedir?

Şimdi son bir sorum var: Siz olsanız ne yapardınız benim yerimde? Vereceğiniz cevaplar için teşekkür ederim arkadaşlar.Kusura bakmayın uzun bir yazı oldu.

Düzeltme:Uzun diye gereksiz yerlerini çıkardım ve paragraflar haline getirdim.
sadece ozeti okudum. ne kadar yardimci olur bilemem ama askerlikten muaf olmakla engelli raporu almak cok farkli seyler. ben goz'den muaf oldum. iki gozun toplami 15 dereceydi. ayni sekilde engelligi kovaladim. ama istenen kriterlerin yarina anca geliyordum. hakkaten cok buyuk eksiklik olmasi ozurluluk icin.

tamam iyi olanaklari var ama gercekten hayatinda engel teskil eden durumlarda veriliyor o rapor. alamazsan da uzulme sukret. cunku gercekten cok kotu durumda olman lazim. o kadar kotu olacagina saglam ol issiz kal daha iyi.


mayeskuel
(01.03.18)
Öncelikle idealistliğin ve dürüstlüğün için kutlarım. Etrafta benzer şeyleri düşünen insanların olması medeniyetimiz için bana umut veriyor.

Engelli raporu kuralları itibariyle haksız olarak alınabilen ve haklı olarak alınamayabilen bir şey. Bu konuda çok karmaşa var. Ben senin durumunda olsam hayat kalitem açısından kendimi engelli sayıp raporu gönül rahatlığı ile alırdım.


cleric
(01.03.18)
yukarıyı okumadım, kör olacaktım. aşağıda özeti okudum.

35 yaşındayım. fiziksel olarak bir sıkıntım yok ama 2 rahatsızlığım nedeniyle engelli raporu aldım. sonra gittim vergi indirimi başvurusu yaptım. kabul edildi. 60 yaşına kadar beklemem gereken emekliliğimi 2024 senesinde olacağım.

şehir içi ulaşımım ücretsiz. bir çok kurumdan indirimli tarifeden faydalanıyorum.

gram utanıyorsam şapşik olayım.

askerlikten muaf olduğun rahatsızlığın %40 ve üzerine engel oranı almanı sağlamayabilir. bilgin olsun.


teknikekip
(01.03.18)
bende de romatizma var. ben de askerlikten muafım.
ancak ve ancak engelli raporu almak o kadar kolay değil. askerden bile muafım kolayca engelli raporu alırım diye bir durum söz konusu değil. eğer kullandığın ilaçla düzeldiysen, şikayetlerin azaldıysa büyük ihtimalle eklem hasarın ya çok az ya hiç yok. dizin ne kadar açılıyor ne kadar kıvrılıyor, el bileği, omuz, ayak bileği, parmaklar, bel, kalça vs. herşeye bakılıyor. benim durumumda kullandığım ilaçlara rağmen dirençli bir durum var.

sadece romatoloji bölümünden rapor almaya kalksaydım alamazdım. romatoloji, ortopedi, fizik tedavi bölümünün ortak kararıyla engelli raporu alabildim. zaten verirlerse en fazla 2 senelik rapor vereceklerdir büyük ihtimalle. 2 senede bir raporu yenilemen lazım.

özeti okuyunca son detayı görmemişim. zaten birden fazla bölümün incelediğinin bilincindesin. romatoloji, göz tek başına yeter mi bilemiyorum.

alma ihtimalin varsa al. utanılacak, gurur yapılacak birşey yok.


sutlu nescafe
(01.03.18)
www.engelliler.biz

www.takvim2018.com

e kpss için %40 engelli olman lazım. ama o yüzdeyi vermek kurulun insiyatifinde. sana %39 veriler. sınava bile giremezsin mesela o zaman. ve bunu da o rapor eline geçmeden öğrenemezsin.

en az 3500k? memur maaşlarından haberi yok sanırım bunu diyenin.

araç indirimi için de yine en az %40 olmalı. bu arada aldığın araç da sıfır olmalı. ikinci el araç alımlarında ötv indirimi yok.

ha raporu alınca alnına engelli ibaresini basmıyolar. ben olsam imkan varsa gider alır ve tüm haklarımı kullanırdım. ama dediğim gibi kurulun vereceği oran önemli.

geçmiş olsun.


elorelia
(01.03.18)
Paragrafa bakınca kör olduğumdan tamamını okuyamadım. Orada başka detay varsa bilmiyorum, başlık ve özete göre yazacağım.

Bir kere İstanbul, Ankara gibi şehirlerde sadece ücretsiz toplu taşıma için bile rapor alınır. Üstelik hakkın olmayan bir şey istemiyorsun anladığım kadarıyla. Devletin çeşitli hastalık gruplarına tanıdığı bir imtiyaz bu. Bir dönem sağlık kurulunda çalıştım. Sırf ÖTV indiriminden yararlanabilmek için ölmesine ramak kalmış hastaları sedye üzerinde kapı kapı dolaştıran hasta yakınlarına kin güder olmuştum ama senin böyle bir durumun yok. Zaten alıp alamayacağın da kesin değil sanırım, sen git başvur isteyenin bir yüzü... Utanılacak bir şey değil ama iş yerinde veya sosyal hayatta kimseye söylemek zorunda da değilsin. İşe girişte, seyahat kartı çıkartırken ya da başka başvurularda 1 kere sunacaksın o kadar. Hatta emin ol senin de çevrende birilerinde mutlaka engelli raporu olan birileri vardır. 65 yaşa da ücretsiz hakkı geldikten sonra otobüse, vapura falan para ile binen kalmadı mesela asdfgfhjk işte bunlar hep rapor sahibi vatandaşlar.

Rapor yüzdesinin kaç olacağını şu yönetmeliğin www.resmigazete.gov.tr en sonundaki özür oranları cetvelinden kontrol edebilirsin. Birden fazla sisteminde sorun varsa toplam oran balthazard formülü ile hesaplanıyor. Onun için de forumlardaki hesaplama robotlarını kullanabilirsin.


nrmnm
(01.03.18)
Yazının tamamını okudum.
Şimdi, "Askerlikten muafsan engelli raporu da alabilirsin." gibi bir algı oluşuyor insanlarda ama @mayeskuel'in de dediği gibi, askerlikten muaf olmak engelli raporu alabileceğin anlamına gelmiyor pratikte. Çünkü engellilik oranı için bir cetvel var ve resmi olarak engelli sayılmak için %40 olması gerekiyor bu raporu alabilmek için. Ben de tek kulakta total işitme kaybından dolayı askerlikten muaf oldum. Başvurduğum bazı firmalar da "Şu an engelli personel almıyoruz." diyerek doğrudan reddettiler beni engelli olmamama rağmen. Yine eş dost, akrabalar "Engelli raporu al." diye diye ısrar edip durdular bana da. Ama hem o cetvele göre, hem de gittiğim hastanede engelli raporu veren birime göre benim genel engel oranım %18 olabiliyor en fazla. Eğer başka, geçmeyen/kronik rahatsızlığım varsa onların da oranı toplanarak %40 ve üstü olması gerekiyormuş. Dolayısıyla askerlikten muafım diye engelli raporu almam imkansız. Ama sende öyle bir durum varsa doğrudan raporu almaya çalış derim ben. Çünkü şu hayata bir kez geliyorsun, bunu da işsizlik veya daha kötü çalışma şartları ile mahvetmek çok mantıksız. Eğer sosyal bir devlette yaşıyorsak ve bu ülkede her şey olması gerektiğinden daha fazla zorluyorsa seni, neden senin elinde olmayan şeyler yüzünden yaşadığın sıkıntıların hayatını daha fazla zorlaştırmasına devam edesin ki? Devlet o cetveli ortaya çıkarmışsa ve sen de o şartları sağlıyorsan daha neden çekiniyorsun? Daha kötü durumda olanlar var ama onlar zaten bu imkanı kullanıyor. Senin bu belgeyi almanın onlara bir zararı yok ki? Her yönüyle sağlıklı insanların bu konuda seni eleştirmelerine de kulak asma. Onlara sormak lazım, "Tamam, sahip olduğum tüm ayrıcalıkları kazanacaksın ama sağlığın da benimki gibi olacak, kabul mü?" diye.

Kısacası alabiliyorsan al.


m e b
(01.03.18)
sonuçta hayatında diğer insanlardan seni geri bırakan bir durum varsa al engelli raporunu.

bir çok yararı oluyor. özellikle memuriyette.


mikahakkinen
(01.03.18)
Cevaplarınız için çok teşekkür ederim arkadaşlar.

@ Mayeskuel Evet ikisinin de farklı olduğunu biliyorum, muhtemelen bugün askerlik muayenesine gitsem sağlam verirler. Şartlar berbat olunca insan sistemin bug ını arıyor. Dediğin gibi alamazsam çok üzüleceğimi pek düşünmüyorum, benimkisi elimdeki fırsatı denemek sadece, beklentim düşük zaten.

@ Cleric Teşekkür ederim. İnsanlar bir tuhaf, birinin elinin tersiyle ittiği şeyleri başkaları elde etmek için bi yerlerini yırtıyor. Sonunda çaresiz kaldığım için deneyeceğim bu şansımı.

@ Teknikekip :D Senin adına sevindim.Utanılacak tabiki de bir şey yok.Vereceklerini sanmıyorum ama bir deneyeceğim.Emeklilik olayı harikaymış gerçekten. Peki maksimum kaç yıl çalışmış olacaksın 2024'e kadar?

@Sutlu nescafe: O kadar detaylı olması sıkıntı. Çünkü süreci oldukça uzatıyor. Bu da daha fazla hastaneye gitmek ve delirmem demek. Zaten rahatsızlık ortaya çıkalı rahat 8 yıl olmuştur ve ilaçlar büyük ölçüde geriletti.Ama vücut hasarı var mı bilmiyorum.Belki eğilmeler falan olmuştur.2 yılda bir değiştirilmesi sıkıntı olmuş.Peki engel derecen nedir?

@Elorelia Teşekkür ederim. Bence de bi denemeye dener. Maaşa gelmesek bile o devlete kapak atma düşüncesi insanları en çok motive eden şey. Herkes memur olmak için bi yerlerini yırtıyo.Sıfır araç olması durumunu biliyorum evet. 40 % da ciddi bir rakam.

@Nrmnm Çok iyi bir noktaya değinmişsin. Açıköğretim okuduğum için indirimli basıyorum toplu taşımada.Ve o bile o kadar fark ediyo ki tamamen ücretsiz olsa nasıl olurdu bilmiyorum ama bende de nasıl bi şey varsa bedavacılığı pek sevmiyorum. Bir de insanların engellilere olan tutumlarından dolayı olabilir bu çekinme durumu.Engellilere zavallı gibi davranmaları, acımaları, sanki bir şey lütfedermiş gibi davranmalarından nefret ediyorum. Ve bu en tahammül edemediğim şeylerden biridir. Çekinmemin bir sebebi de bu.Link ve bilgilendirme için teşekkür ederim.

@M e b En çok rahatsız olduğum konulardan biri de engelli raporunu almanın garanti olduğu şeklinde konuşmaları. Bence sen de eş dosttan sıkılıp raporu zorladın. İnsan ya sabır çekiyor. Ben de en sonunda baktım olayacak, bir şansımı denemek istedim. Dediğin gibi bana verilmiş olan bu hakkı neden değerlendirmeyeyim ki?

@Mikahakkinen Geride bırakan tek olay işsizlik. İlla memur olmaya şart değil, kurumsal bir şirket de olsa yeter. İnsani çalışma saatleri ve ortamı, servis, maaşların zamanında ve tam ödenmesi, insan gibi muamele görmek. Bunlar herkesin hakkı ama maalesef ülkemizde bu koşullarda bir işe girmek için ya çok başarılı geçmişinizin olması ya da güçlü bir dayının olması şart.


delirme işin şansına. 3 sefer aldım. 3 sefer ortopedi oyaladı. ortopedi nedeniyle yalan olmasın da 6 ay beklemişimdir. rapor yazıp gönderecek o kadar. bendeki eklem hasarı gözle görülebilir seviyede. dizimde protez var, her eklemimde hasar var neredeyse. benim aldığım oranım yüzde 96.
sadece romatoloji ve göz ile yüzde 40'ı bulman çok kolay olmaz sanki. hele hele kontrol altındaysa.
diyelim ki bu sene gittin aldın. 2020'de tekrar alman lazım. 2022'de bir aksilik olmaz ise sürekli raporunu verirler.


sutlu nescafe
(01.03.18)
Gerçekten çok geçmiş olsun. Umarım tez zamanda iyileşirsiniz. Her eklemde hasar olması gerçekten çok ciddi bir şey. Peki 96 % lık bir rapor ağır engel durumuna girmiyor mu? Bu da bildiğim kadarıyla çalışamamak demek. Bu arada ben endi sağlık kontrolüm için bile hastaneye gitmeye üşenirken o kadar beklemeye, git gellere nasıl dayanacağım? Askerlik muayenesi zamanında bezmiştim hayatımdan. Üstelik 2 sende bir almak da bir nevi işkence.


kurumsal şirketler engelli istihdam ediyorlar. zorunda tutuldukları için. ve de genelde bulmakta zorluk yaşıyorlar. ama çok mükemmel şeyler bekleme tabi. benim duyduğum asgari ücretle falan çok arıyorlar, tabi nitelikliysen ona göre de pozisyon bulabilirsin.

aradıkları tipte adam sensin. gerçekte işi engelleyecek bir engeli olmayan ama engelli raporu olan. öyle ağır engellileri falan almıyorlar tabiki, kim uğraşır öylesiyle. hak hukuk konusunu kafana takmamanı tavsiye ederim. emeklilik için bile değer, biz en erken 60 62 yaşında emekli olucaz, bu gidişle o yaşı göremem ben zaten. 45 50 yaşından sonra da kurumsal şirketler kapı dışarı edecek, ne bok yiyecek bu kadar insan bu ülkede muamma.


kveldulv
(01.03.18)
şöyle ki devlete sokabildiğini sok ona tamam ama engelli kadrosundan işe girdiğini (ki artık normal olduğunu ifade etmişsin) düşünürsek gerçekten işe ihtiyacı olan ve daha büyük engeli olan insanların hakkına girmiş oluyorsun, onlar ne yapsın taş mı yesin?


selam
(01.03.18)
düşünmeden almanı tavsiye ederim. diğer cevaplarda nedenleri açıklanmış zaten. hastalığına yüzde kaç verileceğini yönetmelikten bulmaya çalıştım ancak uzman bir doktorun yapacağı muayene/muayeneler ile hesaplanması gerektiğini gördüm. engelli forumlarında gördüğüm kadarı ile geçer şart olan %40 a kadar rapor alan var.
engelli raporu için e-nabız veya e-devlet üzerinden bir devlet hastanesinden randevu alacaksınız.
şu linkin 69. sayfasında güncel hastane listesi var. www.gib.gov.tr erken emeklilik için çalışırken bu raporu almanız ve raporun vergi indirimi maksadı ile veirlmiş olması lazım. ancak siz çalışmadan alsanız bile raporun aslı sizde durduğu sürece kanunen raporu aldığınız hastaneye başvurup gereken ibareleri rapora ekletebilirsiniz. vergi dairesi istemeyebilir de.

önemli olan nokta seçeceğiniz hastane ile ilgili araştırma yapıp işlerin hızlı ve problemsiz yürüyeceği bir hastaneyi seçmek. zira engelli raporu aldıktan sonra rapordaki dereceye itiraz etmek çok büyük dert. bir hastanenin %20 verdiğine başka bir hastane %35-40 verebiliyor. normalde yönetmelikte her hastalığın engellilik oranı ve nasıl hesaplanacağı belli olsa da yüksek egolu problemli bir doktor saçma sapan bir oran verebilir.

balthazard formulü ve engelli oranlarını içeren yönetmelik aşağıdaki linkte:
mega.nz!ux52hZhR!c9nAHJjr1hapWD8oj9BBew


yalanci mesih
(01.03.18)
üşenilir tabi ama mecburiyet olunca seve seve gidip geliyorsun.
yalanci mesih'in dediği gibi bir durum olursa daha fena. aldığın rapora itiraz edebiliyorsun ama belirli bir sayısı var. en son hakem hastanelere yçnlendiriyorlar. orası da son durak.


sutlu nescafe
(01.03.18)
@Kveldulv Ben de o tarz şeyler arıyorum,dediğin gibi nitelik olduktan sonra çok da sıkıntı değil.Açılan pozisyon için daha az insanla rekabet etmek de işin diğer bir güzel noktası. 62 yaşına kadar nasıl çalışabileceğiz bilmiyorum. Artık bastonla gideriz işe. O yaşta da işten çıkarılmak çok kötü bir sıkıntı olur, o yaştan sonra nasıl iş bulacaklar bilemiyorum.

@Selam Daha büyük engeli olanların bi noktaya kadar şansı var.O noktadan sonra ağır engelli sayıldıkları için bir işte çalışamazlar.Önemli olan bi iş yapmasına engel olmayacak bi engeli olması. Ben onların hakkını yiyeceğimi söylemiyorum, onlara da böyle bi hak verilmiş onlar da kullansın. Esas hak yiyenler hiçbir meziyeti olmadığı halde birilerinin sayesinde nitelikli insanların hak ettiği yerleri dolduranlardır.

@Yalancı mesih Değerli vaktini ayırıp araştırdığın için öncelikle çok teşekkür ederim. Dediğin gibi hastane kısmını çok araştırmam lazım.Askerlik muayenesi için tam 2 sene uğraştırdılar,birimlerin birbirine salladığı bile oldu, çünkü bazen o kadar saçma yerlere gönderiyorlardı ki birimler bile sinirleniyordu ne alaka diye. Kaç tane hastane dolaştırdılar en son Gata'dan heyete girdim, o şekilde verdiler. Onun için o kadar uğraştıysam bunun için Allah bilir ne kadar uğraşacağım. Belki daha kısadır bilemem ama zor olacağı kesin. Doğru hastaneyi bulmak kadar doğru doktoru bulmak da çok önemli. Öyle vergi indiriminde gözüm falan da çok yok açıkcası. Tekrardan teşekkür ederim.

@Sutlu nescafe Allah korusun. Sağlam küfür garanti galiba.


Al gitsin. Hakkın


Delay Fuze
(01.03.18)
@İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi 2004 sigorta başlangıcım. 20 sene çalışma, 4400 prim günü istiyor. ben 3. derece engelli olduğum için buna tabiyim. tablosu şurada: www.kampanyalarimiz.com


teknikekip
(02.03.18)
@Teknikekip Verdiğin bilgi için çok teşekkür ederim.Bu inanılmaz bir motivasyon oldu. 20 yılda emekli olmak için bile uğraşılır. Aslında her insanın sahip olması gereken haklar için böyle şeylerle uğraşmak da ayrı bir kafa bozuyor.


buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.