Giriş
(24)

giderayak iş kitleyen işyeri

bu bir vicdan sorusudur!10 gün sonra işten ayrılıyorum, yeni bir iş buldum. gidişimi pek beklemiyorlardı, birim müdürüm sağ olsun daha iyi yere daha iyi şartlarda gideceğim için sıkıntı çıkartmadı ama şirket içinde benden başkasının yapmadığı ve benden sonra da kolay kolay yapamayacağı raporlamalar,
bu bir vicdan sorusudur!

10 gün sonra işten ayrılıyorum, yeni bir iş buldum. gidişimi pek beklemiyorlardı, birim müdürüm sağ olsun daha iyi yere daha iyi şartlarda gideceğim için sıkıntı çıkartmadı ama şirket içinde benden başkasının yapmadığı ve benden sonra da kolay kolay yapamayacağı raporlamalar, planlamalar, sunumlar vb. var(benden başka kimse yapmıyor çünkü, nasıl yapılacağını bilen yok). ve tüm bu işyükü belirli bir süre genel müdür'e kalacak ve bu yüzden gidişim hiç işine gelmedi; söylediğinde kızmış birim müdürüme defolsun gitsin falan demiş.

gidişime yakın hop diye merkez ofisten bir raporlama ve önümüzdeki sene için planlama geldi, son teslim tarihi de 1-2 hafta. inanılmaz detaylı ve şu ana kadar her sene ve düzenli yapılanın 2-3 katı kapsamlı bir çalışma; birim müdürleriyle tek tek iletişime geçip hepsiyle oturup hazırlamam gereken şeyler. normal şartlarda yapardım gocunmadan ama zaten iş devri yüzünden yoğunum, artı ay sonu zaten normal yoğunluk var, bi de bu iş gelince iyice nevrim dönecek. acaba ayak sürüsem mi diyorum; şırfıntıya iyice uyuz oldum çünkü.

hak ettiğinden düşük maaşa çalışan ve üst yönetim tarafından değeri bilinmeyen bir çalışandım 3 sene boyunca. ünvan almak için, eve yakın, çalışma ortamı rahat ve aldığım para yetiyor diye devam ettim ama bir atılım yapmam gerekiyordu artık.

neyse işte, altyapıyı da verdim ki "siktir et yapma" diyin. öyle yaparsam mevcut müdürüme de biraz ayıp olacak ama onun da itlikleri olmadı değil. sizce ne yapayım? elimden geldiğince yapıp teslim ediyim mi yoksa sallayayım mı?
teşekkürler...
Bruce
(29.11.18)
Normal mesai dahilinde elinden geldiğince yap.


cakabo
(29.11.18)
10 gün sonra bu insanlarla iletişim kurmayacaksın ama iş hayatı garipliklerle dolu, birkaç sene sonra bir bakmışsın yine bu insanlarla muhatap olmak zorunda kalmışsın. Olmaz olmaz deme. O yüzden mümkün olduğunca işini yap, 10 gün sabret, kimseyle kötü ayrılma.


Abdurrahman
(29.11.18)
yerinde olsam, yasal olarak iş arama iznimi kullanmam ve işleri yapacağım derim. sonrasında yasal iş arama izinlerini de birleştirerek 8. gün de gidiyorum, ben kerim hepinizi severim deyip geri dönmezdim. hatta direk gitmezdim ne halleri varsa görsünler :S


re noreno
(29.11.18)
@re noreno, iş arama izni ihbar süresi falan konuşulmadı hiç; o topa girsem 2 ay tutabilirlerdi beni çünkü, yasal hakları. müdürüm konuştu halletti o kısmı sağ olsun, işbaşı yapacağım tarihi söyledim, önceki cuma son çalışırsın dedi.


Bruce
(29.11.18)
büyüklük bende kalsın der yaparım. neticede mesai saatin ve iş veriliyor maalesef. ileride ne olacağı belli olmaz, belki yeni işinden nefret edip geri dönmek zorunda kalacaksın. hayat bu.


nice tnetennba
(29.11.18)
Yapani sevsinler diye mail dön.


acemi
(29.11.18)
mesaiye kalmayacak şekilde ekstra bir efor harcamadan yapabildiğin kadarını yap. Son 10 günün de olsa son 10 günün için sana ödeme yapacaklar sonuçta. Çalışmadığın her saat hak etmediğin parayı alıyor olacaksın sen de.


ayin yazari
(29.11.18)
siktir et, yapma.


pangea
(29.11.18)
@ayin yazari, 10 gün boyunca zaten normal iş yükümün üstünde çalışacağım, yatış yaptığım yok yani. devir işlemleri var yeni gelene iş öğreteceğim, ayrıca ay sonu normalde yaptığım şeyleri yapacağım. bu çıkan ekstra.


Bruce
(29.11.18)
işten ayrılmayacak olsanız, bu kadar iş yükünüz varken size bu işi verseler nasıl davranırdınız? gidip konuşur muydunuz işlerin yetişmeyeceğini, üzerinizde çok yük olduğunu? bence o zaman ne yaparsanız, şimdi de öyle yapın.

yapmaya çalışacağınızı ancak üzerinizde şu şu işler olduğunu ve hepsinin aynı anda yetişmesinin mümkün olmadığını açıklayın. olmaz mı?


the end of time
(29.11.18)
Senin için çok zor iş değilsen bence yap sektör küçük. Benzer şeyi benim eski işyerinde bir abiye yaptı müdür izin kullanmasına müsade etmedi ama o abi de oturdu işine baktı kendine yakışanı yaptı bugün abi direktoe oldu o müdür hala mudur


seyyar satıcı
(29.11.18)
Bir de bu işi birine devretmeden nasıl ayriliyorsunuz


seyyar satıcı
(29.11.18)
Mesai saatleri dahilinde elinden geleni yap.
En son gün de kalan islerin hepsini, nasil yapabileceklerini özet gecen bir mail at.


chitosan
(29.11.18)
Elinizden geleni yapın bence.


Olm sakin yapma ya, 4 kere is degistirdim devir bile yapmadim.
Devir lazim olursa gunluk 100 dolar dedim istemediler kendileri bilir.

Acimayin su salaklara ya


acemi
(29.11.18)
@the end of time, bakış açınız çok mantıklı önce bunu söylemek isterim.

işten ayrılmıyor olsaydım bir şekilde yapmaya çalışacaktım, mükemmel olmayacaktı yine çünkü hem bana geç bildirildi ki bunun sebebi de yine gm, merkezin mail'i ona önceden gelmiş, bana geç bildirdi. öyle olmasa bile benim baktığım 3 ayrı şirket var totalde, yani bir tek onun çalışanı değilim. şirketler yine grup şirket ama hepsinin kağıdı evrağı süreci farklı; iş yüküm çok fazla ve onun her istediğini yapamıyorum her zaman. bu tabii benden bağımsız organizasyonel bir sorun, o da bunun farkında ve o yüzden çok üstüme gelmeiyor. ama aşırı cimri olduğu için ne bana bir yardımcı almaya yanaşıyor ne de emeğimin karşılığını vermeye. son zamanlarda ekstradan çok şey istiyordu zaten, çaktırmadan iş kitleye kitleye bu seviyeye geldi. aslında en baştan tavır almam gerekiyordu ama işten kaçan bir insan olmayı hiç sevmediğim için rutin işlerimden vakit arttırıp yapıyordum. en son hepten aşırıya kaçınca araya müdürüm girdi(ki o da gecikti aslında) ve biraz rahatlamıştım. kalsaydım yapacağım şey "adım hıdır elimden gelen budur" demek olacaktı, olduğu kadarına razı olacaktı.

@seyyar satıcı, kendi görev tanımımda olan işleri devredeceğim zaten ama bu ekstradan çıkan bir şey; benim ayrılık dönemime denk gelmesi tamamen şirketin şanssızlığı. kalsaydım benim üzerime kalacaktı çünkü dediğim gibi bu tarz raporlamaları benden başka yapabilen yok. yeni gelene standart raporları göstereceğim ama bunu yapabilmesi bu tecrübesizlikle mümkün değil, o yüzden genel müdür yapmak zorunda kalacak.


Bruce
(29.11.18)
o zaman bence yine en mantıklısı, kendinizi çok kasmadan, streslenmeden yapabildiğiniz kadarını yapın, olsun bitsin. hem bi şekilde yapmış olursunuz, o kadar yıl işten kaçmamışsınız son anda "işten kaçıyordu" olarak konuşmasın kimse arkanızan, hem de içiniz rahat etsin.


the end of time
(29.11.18)
mesai saatleri içinde elinden geleni yap. hem vicdanın rahat eder, hem de başın dik gidersin.


elinde tivit
(29.11.18)
Salla ya onunla mı uğraşıcan


Delay Fuze
(29.11.18)
Salla diyenlerin iş etiği konusunda tekrar düşünmesi gerek bence. Görev tanımında o raporu çıkarmak olduğu için senden istenmiş dolayısı ile normal zamanda zaten yapman gereken gibi davran. Ekstra iş yükün olabilir ve devir teslim yük bindiriyor olabilir fakat yapamayacağın şeyleri yöneticin ile planlayabilirsiniz. Örneğin işi devir edeceğin kişi ile paylaşabilir yada diğer bazı beklenen işleri başkasına yönlendirebilirsiniz.

Sektörün her zaman küçük olması ayrı ama bir daha biriyle muhatap olacağınız için değil sizin vicdan ve etik anlayışınız nedeniyle gereken çabayı göstermeniz en doğrusu olacaktır. Yetişmezse de geride kalanlara yol göstermeniz doğru olacaktır.


vampir akrep
(29.11.18)
ben de iki hafta sonra isi birakiyorum. gitmeden uzerimdeki isleri bitirmek icin son iki haftadir inanilmaz calisiyorum. sabah 8'de yerime oturup aksam 5'e kadar tuvalet ve yemek arasini saymazsak is yetistirmeye calistim, cogu bitti gibi. ayni zamanda devirleri de yapiyorum. yarin uzerimdeki son isin de rotuslarini tamamlayip teslim edecegim.

onumuzdeki hafta cok bir sey yapmayip devir ettigim kisilerin sorularini cevaplarim, son hafta da dokumantasyon veda falan filan gecer diye planladim.hicbir sey yapmadan haftaya ben yokum diye de diretebilirdim ama hic etik degil. kendimize yapilmasini istemedigimiz bir seyi baskalarina yapmamak gerekiyor.

mesai saatlerin icinde elinden geleni yap, olmuyorsa da mesaiye filan kalmaya calisma. yetismiyor de gec.


fakyoras
(29.11.18)
Is etigi denen sacmaliga inanma, bunlari kerizleri calistirmak icin uyduruyorlar.

Etik diye bisey olsa zaten sana son 2 hafta is kilitlemezler. Etigin en olmadigi yerde askeriyede tezkereci askere nobet yazilmaz/is verilmez.

isyetine yaptigi iyilikle bir yerlere gelen gormedim, nerede kazik atan var bilgi calan var onlar mudur oldu.


acemi
(29.11.18)
Acemi adamsın +4773737338

Yerim öyle iş etiğini. Adam bana iş kitliyolar diyo. Bak buranın altını çiziyorum: kit-li-yo-lar

Sana kitlemeye çalışana sen de kitleyeceksin. İş etiği konusunda da şurda etikten bahsedenlerden daha iyiyimdir muhtemelen.

Öyle başa böyle tarak.... sallama kardeşim. Herkes uyanık bi sen mi salaksın? Her zaman çalıştığın tempoda, yükte çalış.


Delay Fuze
(29.11.18)
ben olsam önümüzdeki sene için öyle bir bütçe yaparım ki, bir kalemi diğerini tutmaz. yıl boyu bütçeye uymak veya hatalarını düzeltmekle uğraşırlar. soran olursa da "ayrılacağım için bana data vermediler" der geçersin.

raporları da çak geç, çıktıktan 1-2 gün sonra mail at, "bak hala sizin işlerinizi yapıyorum. bundan sonrası için kolay gelsin" der gönderirsin. hem iyi ayrılmış, hem de giderayak kazığı çakmış olursun.

iş etiği yoktur +1


babilbaligi
(30.11.18)
(16)

şu mantık sorusunu çözebilir misiniz?

Eda , Ece ve Naz aynı apartmanda oturmaktadır. Naz yeni tanıştığı Eda ve Ece'yi evine davet eder. Eda ve Ece daveti kabul edip daire numarasını sorar. Naz:"Kapı numaram şu 10 sayıdan biri ; 43, 45, 36, 39, 23, 24, 26, 14, 15, 10. Birinize sadece ilk rakamı , diğerinize de sadece ikinci rakamı söyley
Eda , Ece ve Naz aynı apartmanda oturmaktadır. Naz yeni tanıştığı Eda ve Ece'yi evine davet eder. Eda ve Ece daveti kabul edip daire numarasını sorar. Naz:
"Kapı numaram şu 10 sayıdan biri ; 43, 45, 36, 39, 23, 24, 26, 14, 15, 10. Birinize sadece ilk rakamı , diğerinize de sadece ikinci rakamı söyleyeceğim"
Eda'nın kulağına kapı numarasının ilk rakamını, Ece'nin kulağına kapı numarasının ikinci rakamını söyledikten sonra Eda ile Ece arasında şu konuşma geçer ;
Eda: Naz'ın kapı numarasını bilmiyorum , Ece'de bilmiyor.
Ece: Haklısın bilmiyordum, ama artık biliyorum.
Eda: Artık bende biliyorum.

Buna göre Naz'ın kapı numarası kaçtır?

ben bir yol çizdim ama emin değilim. benim asıl merak ettiğim birbirlerinin bilmediklerini öğrendiklerinde hangi daire olduğuna nasıl karar verdiler? eda ece'nin neyi bilmediğini nereden bildi de onun bilmemesi onun bilmesine sebep oldu?(hönk?!)

benim bir cevabım var ama cevaplar geldikten sonra yazacağım.
Bruce
(28.11.18)
Ece kapının son numarasını biliyor. Bu nedenle kapının son numarası ya 9 ya 0. Çünkü tekrar etmeyen son rakam bir tek o. Diğer rakamlar çifter çifter. Fakat o aşamadan sonra nasıl karar veriyor bildiğine ?


kablelvuku
(28.11.18)
cevap 45

şimdi eda'ya 4 diyor, ece'ye de 3 diyor.

Eda bakıyor bana 4 dediğine göre cevap ya 43 ya 45. yani ece'ye da ya 3 dedi ya 5 dedi. 3 dese 23 veya 43 olabilir, 5 dese 15 veya 45 olabilir. yani ece de cevabı bilemez diyor.

Şimdi ece bakıyor olaya. bana 5 dediğine göre cevap ya 15 ya 45 diyor, yani eda'ya ya 1 dedi ya da 4 dedi bu Naz. Eğer eda'ya 1 demiş olsaydı eda bu kadar emin konuşamazdı çünkü cevap 10 ise ben direk bilmiş olurdum, demek ki buna 4 dedi diyor ve sonuca ulaşıyor.

Ece'nin sonuca ulaştığını gören Eda'da aynı mantıkla buluyo 45'i.


bobinhoo
(28.11.18)
cevabim 26, dogru cikarsa nasil cözdügümü aciklarim.
yanlissa kafa karistirmaya gerek yok.


pilav
(28.11.18)
sorunun doğru cevabını bilmiyorum arkadaşlar, elimizde bir doğru yok yani. o yüzden açıklayın bence, birlikte çözelim şunu, kafama takıldı çok pis.

ben de @uyusam iyi olur gibi 36 dedim ama başlıkta sorduğum soruyu açıklayamıyorum mesela.


Bruce
(28.11.18)
bence ya 45 ya

Hepimiz 10 ve 39 olamayacağı konusunda hemfikiriz.

Eda diyor Ece biliyor olamaz. Ece'nin bilmediğini bildiğine göre. Tekli sayıların olduğu bir tanesi olamaz. Yani bu durumda 3 ve 1 liler elenmesi gerekiyor bence.

Geriye 43, 45, 23, 24, 26 kalıyor.

Bu noktada ece'nin anlaması için ilk basamağı veya son basamağı aynı olmayan bir sayı olması gerekiyor. Ece de elinde bunu uygulayan tek sayı zaten 5 olduğundan. 45 olduğunun farkına varıyor.

Sadece bunun çıkarımıyla sonuca gidebildiğine göre Eda da diyor ki o zaman 45 olmalı.


isvicre rakisi
(28.11.18)
üşenmedim editledim cevabımı.


bobinhoo
(28.11.18)
10 ve 39 niye olamıyor? Bruce şu konuya el at ben üzülüyorum.


kablelvuku
(28.11.18)
naz'ın numarası 45 de olabilir 36 da ama kendisinin sopalık olduğu kesin. oturmaya gitsen kahveyi pastayı burnundan getirir.


36, müsait olunca detaylı yazarım.


tabirimekruh
(28.11.18)
bence de 26.

ilk soylenen cumleden ogrendiklerimiz:
- ece bilmiyor. yani 10 ya da 39 degil cunku 10 ya da 39 olsaydi ece bilirdi zaten son rakami bildigi icin. bunlari eliyoruz. eda da bilmiyor. eda ece'nin bilmedigini de biliyor. ilk elediklerimizi cikarirsak 3 ile baslayanlardan bi tek 36 kalmisti. hala bilmediklerine gore 36 da degil yani. 10, 39 ve 36 cikti.

ikinci cunleden ogrendiklerimiz
- ece bilmiyodum sen bunu diyince ogrendim diyor. elimizde kalan bilgiyle artik bilmesinin tek yolu 26 olmasi cunku geri kalan rakamlarim birler basamagindan birkac tane var.

eda da bunlarin hepsini bildigi icin ece "ben biliyorum" diyince 26 oldugunu o da anliyor


bobinhoo'nun sağlaması benim aklıma yattı ama amaranta ursula'nın ibretlik çalışmasına da katılıyorum, ben de benzer şekilde ihtimalleri eleyip 36 dedim.

bence asıl nokta ece eda'nın "Naz'ın kapı numarasını bilmiyorum , Ece'de bilmiyor" demesi sonucu hangi mantıkla cevaba eriştiği? bunu açıklayalım bence.


Bruce
(28.11.18)
tersten yürüyün bakın çok mantıklı gelecek 45:

ben naz diyor ki eda ilk rakamı 4 ece ikinci rakamı 5

eda diyor ki lan bana 4 dediyse ece'ye ya 3 ya da 5 demiştir.

3 dediyse olabilecek seçenekler 43, 23 o yüzden ece bilmiyor.

5 dediyse olabilecek seçenekler 45, 15 o yüzden ece bilmiyor.

eda diyor ki bu zaten hiçbir şekilde biliyor olamaz. çünkü verdiği sayı 0 veya 9 değil. olsa bilirdi.

e bunu duyan ece durur mu "lan bu kız benim bilmediğimden eminse 1 veya 3 verilmiş olamaz buna diyor."

ee zaten bana 5 verildi. 1 de verilmediyse bu kıza. direkt 4 kaldı geriye.

eureka.

biliyorum, öyleyse varım diyor.

bunu duyan eda da durur mu yapıştırıyor hemen:

sen kim köpek sadece sen mi biliyosun ben de biliyorum diyor.

hadi o zaman 22. kata çıkalım da şu şıllığa kayfe içmeye gidek. diyor.

naz da tiramisu yapmış sonra yiyorlar.


isvicre rakisi
(28.11.18)
üstte 36 yanıtını verdim ama detaylı olarak anlatayım mobildeyim editleyemiyorum;

öncelikle eda'ya ilk rakamı söylemesine rağmen bilemiyor, yani ilk rakamın birden fazla olduğu bir sayı olması lazım. örneğin 43-45 ya da 10-15 gibi.

daha sonra ece'ye ikinci rakamı söylemesine rağmen o da bilemiyor. yani yine ikinci rakamın aynı olduğu sayılar lazım. örneğin 45-15 ya da 26-36 gibi.

bu durumda 10 ve 39 sayıları elenir, çünkü ikinci rakamı 0 ve 9 sadece 10 ve 39 var, başka sayılar yok.

bu iki sayı elenince ilk basamağı birbiri ile aynı olmayan sadece bir sayı kalıyor, o da 36. bu kadar basit.


tabirimekruh
(28.11.18)
Dogru cevap 45 gencler.
Eda'nin Ece'nin bilmedigini bilmesi icin kendisine 4 veya 2 soylenmis olmali.
Ece'nin ilk hane icin 1 ve 3 elendikten sonra ilk haneyi bilmesi ancak 45, 24 ve 26 ile mumkun.
Dolayisiyla Ece bildikten Eda'nin da bilmesi icin ise kendisine 2 degil 4 soylenmis olmali.


dunal
(28.11.18)
üzerinden zaman geçmiş ama ben de cevaplamak istedim.
numaraları eda ve ece için ayrı ayrı grupluyorum:
ilk rakamı bilen eda: 43-45 36-39 23-24-26 10-14-15 şeklinde 4 grup.
ikinci rakamı bilen ece: 10 23-43 14-24 15-45 26-36 39 şeklinde 6 grup.

1.veri: eda naz'ın kapı numarasını bilmiyor, ece'nin de bilmediğini biliyor.

o zaman eda kapı numarasının 10 veya 39 olmadığından emin. eda'nın elindeki rakam 1 veya 3 değil. çünkü ece'nin bilmediğini biliyor. sadece böyle bilebilir bunu. elindeki rakam 1 veya 3 değil.
böylece kalan numaralar şöyle:

eda: 43-45 23-24-26
ece: 23-43 24 45 26

2.veri: ece artık biliyor.

ece'nin elindeki sayı gruplarına bakarsak artık bilebilmesi için tek kalmış gruplardan birisi olması lazım. yani 23-43 ikilisi eleniyor. 24, 45 veya 26 elimizde kalıyor.

eda:45 24-26
ece 24 45 26

3.veri: eda da artık biliyor

kalan duruma baktığımızda eda'nın elindeki sayılarda alternatifli olmayan, tek kalan 45. eda artık bildiğine göre naz'ın kapı numarası 45.


stanley weber
(29.11.18)
(11)

elimde bir sürü orijinal bluray ve dvd var nasıl satıcam bunları?

zamanında sağdan soldan topladım ya da satın aldım, 100'e yakın film var. temizlik yaparken gereksiz yer kapladıklarını fark ettim, kurtulmak istiyorum ama o kadar da para, vakit döktüm; beleşe vermek içimden gelmedi. 3 5 bişey neyse, nereye satabilirim bunları? tek tek de uğraşmak istemiyorum, film
zamanında sağdan soldan topladım ya da satın aldım, 100'e yakın film var. temizlik yaparken gereksiz yer kapladıklarını fark ettim, kurtulmak istiyorum ama o kadar da para, vakit döktüm; beleşe vermek içimden gelmedi. 3 5 bişey neyse, nereye satabilirim bunları? tek tek de uğraşmak istemiyorum, filmciler ya da dükkanı olan koleksiyonerler alır mı bunları? istanbul'dayım...
Bruce
(27.11.18)
Kimse almaz bence hayrına ver ya da letgodan şansını dene


seyyar satıcı
(27.11.18)
liste yap burda paylaş almak isteyen olabilir


hitsumo
(27.11.18)
hayrına verirsen ben alırım. izlemek için değil ama kutularını dekor olarak kullanmak için.

hatta birine verirsen cdleri ona ver, kutularını bana ver herkeş mutlu olsun olmaz mı :)


killerbee
(27.11.18)
@killerbee, kutuları yok, çok yer kaplıyor diye onları attım; olsa verirdim :)


Bruce
(27.11.18)
Bi de kutusuzsa hiç gitmez o.


diyanet takvimi
(27.11.18)
I-ıh. Olmaz o kutusuz falan. Kutulu olsa liste yap, buradan alırız derdim.


kablelvuku
(27.11.18)
Bildiğin orjinal kutuları mı attın? Vay anasını neden öyle bir şey yaptın ki bence iş yapan kısmı kutular, yoksa filmler her yerde var bulunmaz değiller.
Letgo'yu deneyebilirsin.


zaman makinasını 10 yıl önceye kurup gidip satıp gelebilirsin..


donanımhaber'de sinema'nın altında, bluray filmlerimizi değerlendirelim diye bir başlık var. Orada genelde aynı insanlar var ve sıkı takipçisiler koleksiyon işinin. Belki oradan bulabilirsin birilerini.


tsubasa
(27.11.18)
@atom karincanin torunu, koleksiyon amaçlı yapmıyordum bu toplama işini, o yüzden gerek de görmedim kutuları saklamaya; vizyonsuzluk işte.


Bruce
(27.11.18)
cdyi atarım kutuyu atmam..adam cep tel satarken bile kutulu diye 50 tl fazla istiyor :)


bhdrydn
(27.11.18)
(4)

21 Kasım 2018 N11 ve The North Face Rezaleti

hep sözlükte mi açılacak, buranın ne eksiği var?dün alışveriş yaptım, bugün tedarik edilemiyor diye iptal etmişler. mağaza resmi mağaza, koskoca north face'in elinde ürün mü kalmadı diye cırladım müşteri hizmetlerine, şikayet kaydı aldık size dönülecek 2 günde dedi.bundan bir şey çıkar mı? hem indir
hep sözlükte mi açılacak, buranın ne eksiği var?

dün alışveriş yaptım, bugün tedarik edilemiyor diye iptal etmişler. mağaza resmi mağaza, koskoca north face'in elinde ürün mü kalmadı diye cırladım müşteri hizmetlerine, şikayet kaydı aldık size dönülecek 2 günde dedi.

bundan bir şey çıkar mı? hem indirim kuponu veriyorlar hem de kullanıp ucuza getirince satmaktan vazgeçiyorlar; yok öyle yağma. aynı gün iptal etseler neyse diyeceğim. taksitle aldım, ertesi gün iptal ettikleri için tutar provizyondan çıktı. haliyle ücret iadesi da taksitli olacak, olan kart limitime oldu. yapabileceğim başka bir şey var mı?
teşekkürler...
Bruce
(21.11.18)
aynısını morhipo bile yapıyor ve sonuç çıkmıyor çünkü uzaktan satış sözlemesi cartlarında curtlarında bu konuda müşteriyi koruyan bir şey yok. geçen sene başıma geldi aynısı, indirimli alınca stokta yok diye iptal ettiler. ben alınca ürün kapandı, iptal ettiler ürün açıldı tekrar sipariş verdim yine kapandı yine iptal ettiler yine açıldı. stoktaki son üründü ve fiyatı uygundu indirimsiz de her türlü gider diye iptal ettiler kesin.

edit: müşteri hizmetlerine yaz yine de, belki önceki siparişlerine bakarlar. üslubuna bakarlar falan cüzdanı kabarık müşteri kaybetmeyelim diye telafi etmeye çalışırlar.


Sen o sarı montu alacaktın hacı.....


rahip janick
(21.11.18)
yalnız bu karttan çekilen ücretin taksitle iade olması benim çok kafamı kurcalıyor. şimdi biz bankaya taksitle ödüyoruz adamlara değil. bunlar parasını çekiyor veya bekletiyor orasını bilemem. e bu durumda gerçekleşmeyen alışveriş için neden taksit ödemek zorunda kalıyoruz?
kusura bakmayın kaynak yaptım ama...


@palve, morhipo direkt satıcı, bunlar aracı şirket ben de oradan yürüdüm zaten; bir mağazanın sizin müşterinizi mağdur etmesine izin mi vereceksiniz, sizin marka değeriniz bu kadar mı dedim alsjkdas.
aldığım ürün de ucuz değil zaten, direkt mağazaya güvenemeyeceksek kime güveneceğiz amk. north face'in yetkili türkiye distribütörüne de mi yazsam acep...

@rahip olm hep senin yüzünden oldu zaten, param da cebimde kalacaktı, gehen gehen diye de gezecektim. beni ne hallere düşürdün!

@cemiyetin ünlü siması, aynı fikirdeyim. resmen benim paramı kullanacak banka ama bana o parayı kullanma hakkı vermeyecek. bunu da şikayet edesim var o derece çıldırdım.


Bruce
(21.11.18)
(20)

şunu alıp dark'taki saftirik eleman gibi gezeyim mi?

https://www.trendyol.com/quiksilver/long-bay-erkek-mont-p-2097692?boutiqueId=201385normalde böyle renkli giyinmem pek, giydiğim tek sarı gs formasındaki sarıdır ki o da tam sarı değil aslında ehi ehi gülüşmeler...bu montun tarzını da sevdim, sarısının hardal tonunu da. bence giyilir, sizce?
www.trendyol.com

normalde böyle renkli giyinmem pek, giydiğim tek sarı gs formasındaki sarıdır ki o da tam sarı değil aslında ehi ehi gülüşmeler...
bu montun tarzını da sevdim, sarısının hardal tonunu da. bence giyilir, sizce?
Bruce
(20.11.18)
dark'taki saftirik elemanı bilemedim ama bu sarı hoşuma gitti benim.
sırıtmayan güzel bir sarı. cimbomumun sarısına benziyo :)


teritori
(20.11.18)
JONAS! Du Arschloch!

Alma ya, deli misin?


rahip janick
(20.11.18)
al gitsin. renkli giyinelim biraz hep siyah siyah nereye kadar


kablelvuku
(20.11.18)
Abi, siyahın karşıtı bok gibi sarı değildir bence ya. Alma!


rahip janick
(20.11.18)
hah! ulan neye benziyor neye benziyor diyordum: m.hanbranda.com aha buna benziyor.


rahip janick
(20.11.18)
Hacı, bunu şey gibi düşün, Lemmy'nin sakalı bıyığı malum. Sen ben bıraksak götüm gibi olur ama adamda güzel duruyor. Bu da öyle, dizide iyi duruyor, neden? Çünkü atmosfer karanlık, renkler soluk, bu yüzden göze güzel geliyor. Sende öyle olmayacak.


rahip janick
(20.11.18)
yav bunu giyen arkadaşlarım var benim çok yakışıyor @rahip hakkını kullandın sen iye defalarca alma diyon olm


kablelvuku
(20.11.18)
@kablelvuku, adam çıldırdı alırsan adam toplayıp dövdürürüm seni falan diyor özel mesajdan :(


Bruce
(20.11.18)
Ulan resmen zorla aldırmadım ama ha. Hahahaha Çok mutluyum. Made my day! Pimp my day! Yay!


rahip janick
(20.11.18)
Cok iyi bence, rengi de guzel


kuehles blondes
(20.11.18)
Jonas'a cok yakismisti. Bence al.


Traveller
(20.11.18)
o kadar kötü ki mankenin yüzünü gizlemişler adam insan içine çıkıyor diye.


hasmetizm 2046
(20.11.18)
Bu montu sana aldırmaya çalışan insan senin düşmanındır.


rahip janick
(20.11.18)
abi ben mi rahip mi karar ver!

asıl bu montu sana aldırmayan senin düşmanındır.


kablelvuku
(20.11.18)
Bu rengi aşiri seviyorum, evde bu renkte gömlek, tişort ne ararsan var. Bu montu da çok sevdim. Mis gibi renk yahu beğenmeyenler neye göre beğenmiyor anlamıyorum. Bence al


nundu
(20.11.18)
Arkadaşlar Bruce ile görüştüm şimdi. Kendisi bana çok teşekkür etti, eğer bu montu alsaydı şabalak gibi ortada dolaşacağını ve bunun hayatının hatası olabileceğini belirterek tekrar teşekkür etti. Yani, artık buraya yazmanızın bir anlamı yok. Adam kararını verdi! Şimdi Bruce'u Cevahir'e götürüp güzel, siyah bir mont alacağız (ben ve Ülkü Ocakları Şişli Şubesi'nden birkaç arkadaş). Hadi selametle. Yazmayın artık buraya. Kıps.


rahip janick
(20.11.18)
Benim aklima daha cok been sadettin teksoyu getirdi, yasliliktan herhalde asdf alma bence


red g
(20.11.18)
bence çok güzel mont, rengine de bayıldım. tabi ki giyilir.
sadece şunu söylemek istiyorum, siyahtan bıkmış değişiklik arayan türk insanı için bir nevi insanlık görevidir, yerine getireyim. renkli montlar altına giyilecek pantolon rengi, atkı, ayakkabı filan bayağı önemli bence. çok güzel görünecekken çıfıtçı çarşısını ayağımıza getiriyorsunuz, anaokulu staylingli koca koca adamlarla metrobüste yan yana geliyoruz, gülüyoruz. onu yapmayın.


Bence de yapma böyle bişey.


Yagmurluk olsa al derdim..nedense sadece yagmurlukta guzel duruyor sari


astrid
(20.11.18)
(6)

yükte hafif korumada ağır montun tek formülü kaz/ördek tüyü mü?

ağır montlardan nefret ediyorum, bazen çıkarıp elimde taşımam gerekebiliyor ve eziyete dönüşüyor. haliyle hafif olsun istiyorum ama sıcak da tutsun istiyorum. kaz tüyü montlar bu konuda başarılı ancak kaz veya ördek tüyü mont giymek istemiyorum. alternatiflerim nelerdir, var mı "şu çeşit bi kumaş va
ağır montlardan nefret ediyorum, bazen çıkarıp elimde taşımam gerekebiliyor ve eziyete dönüşüyor. haliyle hafif olsun istiyorum ama sıcak da tutsun istiyorum. kaz tüyü montlar bu konuda başarılı ancak kaz veya ördek tüyü mont giymek istemiyorum. alternatiflerim nelerdir, var mı "şu çeşit bi kumaş var, şu çeşit bir malzeme var" diyeceğiniz bir şey. ya da direkt marka/model de önerebilirsiniz sıcak tutan. bütçe çok önemli değil, neticede 2 bin liralık profesyonel everest tırmanıcısı montu önermezsiniz ben size güveniyorum. teşekkür ederim...
Bruce
(16.11.18)
bahsettiğiniz tip montlar outdoorlarda var. en az 1300-1500 lirayı gözden çıkartmanız gerekiyor. ya da ortalama bir mont alp içine ya içlik gibi bişiy ya da columbiadan iyi bir polar alıp giymek.


ninotevtidze
(16.11.18)
@ninotevtidze, o fiyattakiler kaz tüyü ve -10 15 için gibi görünüyor. ben istanbul'dayım eksileri göreceğim gün sayısı pek yok, o yüzden daha normal bir şey arıyorum. içime bir tek oduncu gömleği giyeceğim bir de, kat kat giyinmeyi hiç sevmiyorum. çünkü kapalı ortama giriyorsun sıcak, montu çıkardığımda normal kalayım istiyorum.


Bruce
(16.11.18)
farkli fikir olarak, kat kat giyinmeyi onerebilir miyim? misal icinize atlet onun ustune tisort, onun ustune uzun kollu onun ustune gomlek, onun ustune polar, onun ustune kaliteli bir yagmurluk, bu konuda tchiboya sirtinizi dayiyabilirsiniz, ben oradan aldiklarimdan cok memnunum. ozellikle ice giyilenler oragnik pamuklu olursa, pambik gibi olursunuz. boyle butun tabakalari giyin demiyorum ama inanin cok ise yariyor. misal uzun kollu tisort yerine kot gomlek, polar yerine oduncu gomlegi gibi bazi tabakalari birlestirebilirsiniz. sonucta isin sirri coklu katman yaratmak, tuyun olayi bu, cok katman arasi sicak hava sikismasi.

fakat tek tabaka incecik birsey cok sicak tutsun derseniz, termal yansitmali montlar var, hatta gecen bir duyuruda link verilmisti. onlar da ince ve sicak tutuyor, ve 2 bin lira falan degildi. bulabilirsem eklerim. bildik outdoor markalarindan birinin montuydu linkteki, fakat benim tchibodan aldigim paltomun icyuzeyi de bunun benzeri bir materyal. hem kaz tuyu gibi yikamayamama problemi de olmuyor, ben montlarimi duzenli olarak yikiyorum mesela. hemen de kuruyorlar.


mavicorap
(16.11.18)
yok sadece dış katman alabilirsiniz. hem su geçirmez, rüzgar geçirmez oluyorlar. isterseniz polarla birlikte kullanılabiliyor. montla birlikte poları da çıkarabilirsiniz ki, çok vakit alan bişey değil.

(www.korayspor.com)

onun haricinde @mavicorap'ın önerdiği gibi omni-heat gibi ısı yansıtma veya yalıtım teknolojili mevsimlik bir mont da olabilir.

(www.korayspor.com)


ninotevtidze
(16.11.18)
GoreTex astarlı şeyler büyük artı getirir.


d e j i n
(16.11.18)
The north face'in geliştirdiği kaztüyüne alternatif bir dolgu malzemesi var: thermoball.

Thermoball mont kullanabilirsin. Hafif, neredeyse kaztüyü kadar sıcak tutuyor ve ıslanınca kaztüyü gibi rezil olmuyor. Ben 2 kıştır istanbul'da kullanıyorum, çok memnunum.
Ve yine de kaztüyü kadar rağbet görmediği için fiyatları nispeten uygun.


peggy
(16.11.18)
(4)

gayrettepe starbucks'a yolu düşene ya da düşecek olana bir rica...

2-3 hafta önce bir bardak gördüm orada, klasik büyük starbucks bardağı formunda ama porselen. kapağı yoktu diye hatırlıyorum ama çok emin değilim. başka 4-5 şubeye baktım ama hiç göremedim, yolu düşen olursa benim için bakabilir mi; oradaysa almaya gideceğim.zahmet olucak ama çok teşekkür ederim şim
2-3 hafta önce bir bardak gördüm orada, klasik büyük starbucks bardağı formunda ama porselen. kapağı yoktu diye hatırlıyorum ama çok emin değilim. başka 4-5 şubeye baktım ama hiç göremedim, yolu düşen olursa benim için bakabilir mi; oradaysa almaya gideceğim.
zahmet olucak ama çok teşekkür ederim şimdiden.

şube budur bu arada
goo.gl
Bruce
(15.11.18)
Bardağı görsek daha mı kolay olur acaba? En azından orada yok ama şurada gördüm diyebiliriz. Ya da biraz daha ayrıntı.


kafadanbacakli
(15.11.18)
Bardağın fotosunu at. Starbakstayım bakıcam


lafacukur
(15.11.18)
bardağın fotosu yok ne yazık ki, görsellerde de aradım ama bulamadım :/
formu bu şekilde ama tutacağı yok. dışı da termoslar gibi görünüyor. rengi böyle beyaz değil, böyle sadece logosu yok.
image.dhgate.com


Bruce
(15.11.18)
Bugün oradaydım ve duyurunuzu görüp bardağı aradım. Kalmamış.


chihirovekohaku
(15.11.18)
(6)

aranızda hayatında hiç kıskanıldığını düşünmemiş biri var mı?

soru basit, bu soruya evet cevabı verecek olanlar "hayatımda kimsenin beni kıskandığını düşünmedim" diyenler olmalı.nispeten başarılı bir insan profiline sahip biri olarak(okul, iş, sosyal hayat vs.) hayatım boyunca kimsenin beni kıskandığını düşünmedim. ne biri bana hasetle ve düşmanca yaklaştı ne
soru basit, bu soruya evet cevabı verecek olanlar "hayatımda kimsenin beni kıskandığını düşünmedim" diyenler olmalı.

nispeten başarılı bir insan profiline sahip biri olarak(okul, iş, sosyal hayat vs.) hayatım boyunca kimsenin beni kıskandığını düşünmedim. ne biri bana hasetle ve düşmanca yaklaştı ne de birilerinin arkamdan konuştuğunu duydum. içten içe kıskanıp bunu çaktırmamaya çalışana da rastlamadım, kuyumu kazana da. düşününce kıskanılacak bir yönüm yok çünkü, bir insanın beni kıskanmak için bir sebebi olmaz eğer ruh hastası değilse. ben mi "şanslı" kesimdenim yoksa sizi de kıskanan olmadı mı?

bir yandan kıskanç insanların etrafta olduğunu biliyorum, birilerini kıskanan insanlar gördüm çünkü. öte yandan bir insanın "x beni kıskanıyor" demesini biraz kibirli buluyorum. aslında tam kibir de değil, kendini fazla önemsemiş diyebiliriz.
bu açıdan bakınca bir eşitlik olması lazım, birileri kıskanıyorken birilerinin de kıskanılıyor olması lazım. e peki kıskanılıyorum diyeni "biraz şey" buluyorsak nasıl çıkıcaz bu işin içinden?
ben çıkamıyorum, kendimle çelişiyorum hatta sanırım. belki netleşirim diye fikirlerinizi merak ettim, teşekkürler...
Bruce
(13.11.18)
Ben.

Hatta şu son zamanlarda sosyal medya sebebiyle çok gündeme gelen "haters gonna hate" olayını da anlamakta çok zorlanıyorum. Geçen gün bir tweet/fotoğraf ne oluyorsa artık, ondan gördüm; biri şey yazmıştı "'haters' insanları anlamıyorum, makyajımı kıskanıyorsan sana da öğreteyim yapmasını. giysimi kıskanıyorsan nereden aldığımı sor. başarılarımı kıskanıyorsan gözlemle. neden birbirimizi yere çekiyoruz?" özetinde bir şeyler. "Allah allah, biri neden başkasının kendisinin makyajını kıskandığını düşünür acaba?" diye düşünmüştüm ben de.

Tabii ki, otuzbeş senelik hayatımda bana kötü davranan insanlar oldu ama sebebinin kıskançlık olduğunu düşünmedim hiç.


sopiro
(13.11.18)
ben kıskanılmayı bırak sevilmedim bile.
sen sevilmemek ne demek bilirmisin abidin ?


Ben de biraz önce kıskanılmayla ilgili soruyu okuyunca "Acaba beni kıskanan biri olmuş mudur?" diye şöyle bir düşündüm. Belki benimle ilgili bir şeylere bakıp "Bende de olsa" diyen biri olmuş olabilir, varsa da bundan haberim yok, ama bir insanın benim sahip olduğum ama onda olmayan bir şeyden kaynaklandığı belirgin olan kötü tavrını ya da düşmanlığını da doğrudan ya da dolaylı olarak hiç hissetmedim. Kıskanan varsa da bana yansıtamamıştır. Yansıttıysa da ben anlamamışımdır. Ben anlamadıysam o halde zaten benim için beni kıskanan biri yoktur. Başkaları da eğer kıskanıldığımı biliyorduysa bana söyleseydi. Artık sayılmaz...


İnsanoğlu tamamen kendinde eksik olanı tamamlamak üzerine kurgulanmış bir varlık. Bu tanımın tezahür ettiği "imrenme, özenme, gıpta etme, kıskanma" gibi farklı yoğunlukta da olsa aynı duygudan referans alan onlarca duygu var. Kıskanılmak için bir başkasından bir "fazlanız" olması gerekmez. Bu insan doğasının en derinlerinde var olan bir zaaf. Sende eksik olan her neyse dünyayı o şekilde okursun, algılarsın.

Soruyu şöyle revize etmek lazım: Hayatın boyunca sahip olduğun, başardığın, elde ettiğin her şeye senin dışındaki tüm insanların mutlak bir içtenlikle ve tüm kalbiyle tıpkı senin gibi sevindiğini mi düşünüyorsun?

Dünya böyle bir yer mi? Ya da işte, okulda, aile ve yakın çevrende lirik romanlardan fırlamış müthiş ahlaklı ve insan olmanın erdemine her anlamıyla vakıf yüzlercesi mi var? Öyleyse geriye kalan 6 milyarı da aynı kefeye mi koyuyorsun?

Sorun çelişkiler barındırıyor! Az önceki duyuruda(ordan ilham aldığını belirttiğin için" kastetteğim şey "çekememezlik" bir anlamda. Ayrıca da evet, ben kendimi çok önemsiyorum senin değerler sistemin bu şekildeyse! Ya da eşiklerimiz çok farklı!


levent bilgen
(13.11.18)
Bana bakip haline sukredenler var.


acemi
(13.11.18)
Valla ben de pek kıskanılacak biri olduğumu düşünmüyorum. Düşmanca yaklaşan kişiler vs oldu tabii ancak sebepler farklıydı.

Kıskanan-kıskanılan olayının da ucu açık aslında. Yani kıskanıldığını düşünen kişi her zaman onu kıskanan biri olduğu için böyle düşünmüyor bu durum biraz kişinin olayı yorumlamasına bağlı. Yani şöyle söyleyeyim ortada 3 kişi olsun biri kıskanan biri kıskanılan diğeri de alakasız kişi. Genelde kıskanılan kişi yerine alakasız kişi kıskanıldığını düşünüyor. Hal böyle olunca da alakasız kişiye kendini fazla önemsiyor demek çok da abes olmuyor.


(16)

sevdiğiniz bir şeye en fazla ne kadar odaklanabiliyorsunuz?

vakit kısıtınız yok diyelim, yapmaktan hoşlandığınız bir şeyi düşünün. favori kitabı okumak, diziyi izlemek, oyun oynamak gibi... bir oturuşta kesintisiz ne kadar süre o eyleme devam edebiliyorsunuz? mesela bir kitaba dalınca 4 saat okuyorum diyen var mı? ya da binge ettiğiniz diziyi arada başka şey
vakit kısıtınız yok diyelim, yapmaktan hoşlandığınız bir şeyi düşünün. favori kitabı okumak, diziyi izlemek, oyun oynamak gibi... bir oturuşta kesintisiz ne kadar süre o eyleme devam edebiliyorsunuz? mesela bir kitaba dalınca 4 saat okuyorum diyen var mı? ya da binge ettiğiniz diziyi arada başka şeylerle ilgilenmeden kaç bölüm üst üste izleyebiliyorsunuz? ya da bilgisayar oyunu diyelim, kaç saat oynayabiliyorsunuz?
teşekkürler...
Bruce
(12.11.18)
2-3 saat maks


stavro
(12.11.18)
Oyun en fazla 1 saat. Fazlası sarmıyor


Kitap en fazla 1 saat.

Dizi yürür gider 5 saati taş.

Film en fazla 2 saat.


kablelvuku
(12.11.18)
Yarım saat


Delay Fuze
(12.11.18)
Bu konuda best olabilirim. Livaneli'nin tuğlamsı Serenad'ını 1 gecede okumuştum, üst üste 7 - 8 bölüm Leyla ile Mecnun izlemiştim, oyun oynarken de vaktin nasıl geçtiğinden haberim olmaz, uyuklayana kadar oynarım. İnternetin saatinin 1 lira olduğu vakitlerde 9 10 lira hesap ödemişliğim var.


apdulera
(12.11.18)
Oz'u ve Sopranos'u dışarıdan bir şey / kimse bölmediği sürece izliyordum. Sınırım yoktu o ikisiyle alakalı. (Edit: Buraya Entourage ve Dark ve Utopia da eklenebilir)

Askerden geldiğimden beri kitaba çok odaklanamıyorum ve bu kanayan yaram. Buna karşın, askerde, Tutunamayanlar'ı üç gecede bitirmiştim ve son 370 sayfası bir gecede idi. Yine, Hasan Ali Toptaş'ın Heba'sını iki günde bitirmiştim. Usta birliğindeki ilk ayımda 11 kitap okumuştum. Askerliği özledim galiba.

Bilgisayar oyunu uzun zamandır oynamıyorum ama şimdi Football Manager indirsem başından kalkmadan günlerce oynayabilirim.

Kitap okurken başka düşüncelere dalıyorum. Oyun oynarken ya da dizi izlerken karşımda sürekli bir uyaran olduğu için odağımı kaybetmem daha zor oluyor.


rahip janick
(13.11.18)
vakit ve iş/güç sorunum yoksa ve takıldığım şey aşırı sardıysa bitene kadar diyelim. Bitmeyecek gibiyse sızana kadar.


piremses
(13.11.18)
max yarım saat ne olursa olsun


cedex
(13.11.18)
Kitap: 1-2 saat, sonra ara verip bir o kadar daha akarım vaktim oluyorsa.

Müzik: Aralarda sigara molaları sayılmazsa 4 saat aralıksız çaldığımız oluyor. Nerdeyse yarısı doğaçlama oluyor uzun girdiğimizde.

Film: Bitene kadar.

Spor: Maç bitene kadar. Sonra bi maç daha, sonra bi tane daha; ne zaman yorgunluktan sahanın ortasında uzanacak duruma geliyorum o zaman bırakıyorum.

Çalışmıyorum, çalışsam o kadar vakit bulabilir miyim bilmiyorum.


fırt
(13.11.18)
eskiden daha iyiydim o konuda. şimdi max 1 saat hadi taş çatlasın 2 saat odaklanabiliyorum.


1 saat şu an maksimum. eskiden 14 15 saat pc başından kalkmadan knight oynardım, nasıl yaptığımı bilmiyorum.


Tears of Devil
(13.11.18)
Bir kitaba dalınca bütün gün okumuşluğum var. Arada ihtiyaç molası ve yemek hariç, ki yemekte bile "bitse de geri dönsem" diye düşünmüşümdür.
Genel olarak çok odaklanabilen bir insanım.


SiyamkedisiZorro
(13.11.18)
Bir günümün tamamını sevdiğim aktiviteyle geçirdiğim çoktur sevdiğim şeylerden sıkılmam


pastörizesüt
(13.11.18)
Sevdigim bir şey mi emin değilim ama işe çok iyi odaklanirim, masaya bir oturdum mu işe odaklandimsa öğlen nasıl geliyor anlamam, geleni gideni görmez gözüm. Genelde gelen mesajları da gormem bu zaman içinde.


günde 18 saat dizi izleyebiliyorum. ajdjdjdka binge'in boku çıkıyor bazen.


nice tnetennba
(13.11.18)
sızana kadar +1


for day to break
(13.11.18)
araç tamiratı işleriyle sızana kadar durmadan 2 gün uğraşmışlığım var, sınırı yok elden ayaktan düşene kadar


mirty
(13.11.18)
(2)

peyote eski peyote mi?

nevizade'dekinden bahsediyorum, eskiden ne güzel müzikler çalardı. hala öyle mi, yakınlarda gitmiş olan var mı? birazdan gitmeyi düşünüyorum, gündüzleri hepten mi boş onu da merak ederim.
nevizade'dekinden bahsediyorum, eskiden ne güzel müzikler çalardı. hala öyle mi, yakınlarda gitmiş olan var mı? birazdan gitmeyi düşünüyorum, gündüzleri hepten mi boş onu da merak ederim.
Bruce
(01.11.18)
hocam bu saatte normal olur da
duyarsın muzik vs.
aksamları hayvan gibi kalabalık
dinledigin muzikten bir şey anlamazsın


kingcyrax
(01.11.18)
Müzik konusunda bizi geçenlerde çok hayal kırıklığına uğrattı. Tadı biraz kaçmış sanki.


(29)

baklava vs. cevizli baklava

gerçek baklavayı mı yoksa içine ceviz konma gafleti gösterileni mi seviyorsunuz?cevizli sevenlere ek soru, bunu halka açık yerde yerken utanmıyor musunuz?
gerçek baklavayı mı yoksa içine ceviz konma gafleti gösterileni mi seviyorsunuz?
cevizli sevenlere ek soru, bunu halka açık yerde yerken utanmıyor musunuz?
Bruce
(25.10.18)
fakirlik. ben de ortamlarda cevizli sevdiğimi söylüyorum ama yerken içime doğru ağlıyorum.


baklavalı fıstık severim o derece.


captainmrg
(25.10.18)
Valla baklavayı çok seviyorum önceligim fıstıklı olur ama yoksa cevizli de yerim.


Amaranta ursula
(25.10.18)
Baklava fistikli olur, cevizli oldum olasi sevmem.


battal gemalmaz
(25.10.18)
Fıstıklı baklava sanırım en sevdiğim tatlı (emin değilim) cevizli baklava yemem bile o derece manasız geliyor


pastörizesüt
(25.10.18)
cevizli baklava ancak yoklukta gider. o da baklava olmasının hatırına...

bi de seveni mi varmış?


olutaklidi
(25.10.18)
Fıstıklı ayrı cevizli ayrı hatta fındıklı ayrıdır. Hepsini severim.
Mesela çayla cevizli olan gider. Fındıklıya süt çok yakışır. Fıstıklı her şekilde yenir.
Baklavayı da insan gibi yiyorsaniz utanmayın tabi ki


kisa
(25.10.18)
Cevizin kendisini zaten sevmem de cevizin orada ne isi varmis?

Yoklukta gideri var. +1


dont eat me
(25.10.18)
Ceviz burma kadayıfa iyi gidiyor sanki.


Cevizli seviyorum, o kadar!
Antep fistigi ile sekeri yanyana sevmiyorum.


trejemu
(25.10.18)
baklavayi fıstıklı severim ama cevizli sarma, şerbetli tatli var bi tane. Onun yeri ayrı.


Fındıklı sütlü nuriye


fasulyek
(25.10.18)
Tabii ki baklava.
Duyurunu sevdim bu arada, cevizli baklava yiyenleri sempatik bir şekilde aşağılaman komiğime gitti. :)

Kuru baklava olsa çok daha güzel olur.

There's never enough fıstık for baklava.


yirmisantim
(25.10.18)
Birebir ayni baklavanin icine fistik yerine ceviz koyarsan o baklava benim icin "les"tir. Yazik edilmistir baklavaya. Cevizli yiyecegiem hic yemem. Mideme saygisizlik etmem.


stavro
(25.10.18)
Antep fıstığına aşik biri olarak tabi ki fıstıklı. Zaten cevizte hafif acı bi tat var ve baklavaya bence yakışmıyor.

@damla sakızlı dondurma'nin dediği tatlıyı bizim evde sarı burma diye yapiyor annem. O fena değil gerçi ama yine de her şekilde antep fıstığını tercih ederim.

En sevdiğim dondurma da Antep fıstıklı, en sevdiğim pasta da. Antep fıstığı <3


nundu
(25.10.18)
Cevizli. Bi kere ten uyumu var. Cırtlamıyor kusmuk gibi arada.

Fıstığı da 800 kilo koyuyolar bi de maharet gibi. Yemeye kalksam beş saniye sonra başım dönüyor. Ayıklıyorum ortadan fıstığı, öyle yiyorum.


Zeth
(25.10.18)
ne baklava edebiyatı yaptınız be. zenginim ama cevizli seviyorum pff.


theseachange
(25.10.18)
Havuç dilimine bayılırım.

Böyle yanlardan fıstıklar falan,
ikiye ayırıp, arasına kaymak
ya da dondurma, ıımmm nefisss...


lemon cake
(25.10.18)
Kesinlikle fıstıklı baklava. Cevizli baklava olmaz. Konu tartışmaya açık değildir. Bitti.


beyaztenlikiz
(25.10.18)
baklava bencede fıstıklı olur ama ev baklavasına da fıstığı yakıştıramıyorum. ev baklavası cevizli olur. sayısı az da olsa cevizli baklavayı fıstıklı baklavadan daha güzel yapan yerler de var.


@theseachange, cebin zengin olabilir ama damak tadın değilmiş onu anlamış olduk pffsss.. .s

cevizli baklava ile ilgili en insan aklına yatan cevabı @kraldan cok kralci verdi. ev baklavasına fıstık yakışmıyor doğrudur, o yüzden fındık koyuyoruz. normalde cevizi ancak ve ancak evde açılan şerbetli ve kat kat hamur tatlısına yakıştırırdım ama o kadar güzel ev baklavası yapanlar var ki(misal annem) o nadide el emeğini cevizle kirletmeye yanaşmıyorlar. bu yüzdendir ki hakiki ev baklavası fındıklı olur.

neyse ya benim bir şey dememe gerek yok, halk gereken cevabı verdi sandıkta verdi.


Bruce
(26.10.18)
olm daha dün işyerine kilo kilo baklava geldi. yan yana duran fıstıklı ve cevizli arasında cevizliyi gömdüm.

ceviz seviyorum, baklava falan bahane...


babilbaligi
(26.10.18)
Eğer kalitesinden emin değilsem cevizli tercih ederim, çünkü diğer türlü içindekinin fıstık mı başka bir şey mi, en iyi ihtimal ile fıstığa yeşil başka bir şey karıştırılmış mı anlayamazsınız.

Ama ceviz öyle değil, ceviz yerine başka bir şey kullanamazlar.

Elbetteki sütlü nuriye varsa tek geçerim, olsa da yesek.

Cevizliye yüz çevirip fıstıklı diyen arkadaşlar, eğer fıstıklı baklavanın kilosunu 100-120 den aşağı alıyorsanız fıstık yemiyorsunuz. Haberiniz olsun.


John Bloor
(26.10.18)
@John Bloor, başka bir şeyden kastın nedir mesela, ne koyuyorlar fıstık yerine?


Bruce
(26.10.18)
baklavayı genel olarak pek sevmem. ama doğu karadeniz'de el açması fındıklı baklava yedim ve baklavayı sevmeye başladım. sanırım orijinaline benzemediği için sevdim. yoğun miktarda fındıktan dolayı çıtır çıtır baklava hamurunun arasına fındık ezmesi sürülmüş gibi oluyor.


@Bruce en sağlıklısı bezelye, yani inşallah ucuz baklavaların hepsinde bezelye vardır :)


John Bloor
(26.10.18)
fıstık sevmiyorum.

tabiki cevizli. cevizli baklava kalp. bence the baklava cevizli zaten <3 :)


benaslinda
(26.10.18)
Cevizliyi daha çok seviyorum ama bu ev baklavasından kaynaklı bir alışkanlık olabilir. Fıstık severim ama toz hali hiç hoşuma gitmiyor, tadını alamıyormuşum gibi geliyor.


pike
(26.10.18)
pike +1 cevizli olsun çamurdan olsun.


lafacukur
(28.10.18)
(8)

mirc zurna'da buzlar prensi nickli biri var mıydı?

geçen ortamda mirc konusu açılınca aklıma geldi, zurna'da buzlar prensi nick'li ünlü bir kullanıcı vardı diye hatırladım ama etrafımdakiler hatırlamadı. siz hatırlıyor musunuz? başka kanalda mıydı yoksa, ya da tamamen karıştırdım mı bilmiyorum. ünlü bir tipti, "voo buzlar prensi yazdıı" diyorduk, o
geçen ortamda mirc konusu açılınca aklıma geldi, zurna'da buzlar prensi nick'li ünlü bir kullanıcı vardı diye hatırladım ama etrafımdakiler hatırlamadı. siz hatırlıyor musunuz? başka kanalda mıydı yoksa, ya da tamamen karıştırdım mı bilmiyorum. ünlü bir tipti, "voo buzlar prensi yazdıı" diyorduk, o yüzden bilirsiniz belki dedim.
Bruce
(23.10.18)
abi tonla server vardı, tonla da zurna dolayısıyla...


@passion rules the game, nasıl ya, zurna dediğin "evrensel" bir kanal değil miydi? her server'ın kendi zurnası mı oluyordu?


Bruce
(23.10.18)
benim takıldığım serverler

adanet, raksnet, sonra superonline

bunun dışında da arkadaşın dediği gibin binlerce server vardı.

hepsinin de ayrı kanalları.


killerbee
(23.10.18)
İlk zurna dalnet'teki zurnaydı. Diğerleri sonradan çıkanlar.Kurucusu da kelaynak'tı.


odiilde
(23.10.18)
Vay arkadaş, yıllar sonra aydınlandım. Bi hayal kırıklığına uğramadım değil...


Bruce
(23.10.18)
Sanki vardı gibi hatırlıyorum.


testis agrisi
(23.10.18)
Undernette de zurna vardi, birde bunlar gibi zurna.net vardı yani server zurna kanal da zurna acilirdi direk


eja
(23.10.18)
Bir yerlerde yeni mirc sunucusu açıldığında hemen gaza gelip zurna kanalını açar, operator olmaya çalışırdık. Hey gidi.


quaker
(23.10.18)
(4)

daha önce sorulduğunu görmediğim bir bedelli sorusu

önceki sorulanlara baktığımı belirtme ihtiyacı duydum çünkü sürekli bedelli sorusu görmenin sinir bozucu olduğunu kabul ediyorum ama bulamadım benzer tarzda bir soru.tecilim var, bozdurmak için ya kütükteki şubeye gitmem lazımmış ya da buradan başvurup iletişime geçmelerini beklemem lazımmış. kütük
önceki sorulanlara baktığımı belirtme ihtiyacı duydum çünkü sürekli bedelli sorusu görmenin sinir bozucu olduğunu kabul ediyorum ama bulamadım benzer tarzda bir soru.

tecilim var, bozdurmak için ya kütükteki şubeye gitmem lazımmış ya da buradan başvurup iletişime geçmelerini beklemem lazımmış. kütük ilimde randevu bulabildim perşembeye ama bana yakın yerlerde yok. oraya giderim tek seferde hem tecil bozdurur hem başvuruyu tamamlarım diye düşündüm. işten izin almam lazım ve ay sonu olduğu için yoğunum, tek günde her şeyi tamamlamam lazım. diyelim ben gittim perşembe günü başka ildeki kütük şubesine, parayı yatırmış olmam ve gerekli evrakları götürmüş olmam durumunda tek günde halledebilirim dimi bütün işlemleri? evrak tamamlanması ve dekontlar haricinde çıkabilecek aksilikleri merak ediyorum, nelerdir? muayene işi varmış onun ne zaman yapılacağını tam anlamadım ama sonraki iş sanırım o. onu da 3 kasım'a kadar mı halletmem lazım?

eğer 2 güne sarkacaksa burada da 2 günde halledebilirim, gitmeme gerek yok; sanırım buradaki şubenin oradaki şubeyle iletişime geçip tecili bozması yarım ile 1 gün sürebiliyormuş. aksilik çıkma ihtimali çok azsa gideceğim. tabii bir de şu sorum var, orada gittim işlemi başlattım ama bir sebepten bitmedi, işlemin devamı için yine o şubeye mi gitmem lazım? kalanı istanbul'a dönünce yaptırsam olur mu?

kısacası tek günde halletmem lazım ve %90 ihtimalle halledebileceksem başka ildeki kütük şubesine gidicem. sizce ne yapmam en mantıklısı olur? yardımlarınız için teşekkür ederim...
Bruce
(23.10.18)
Sence de biraz karışık olmadı mı? Okurken beynim yandı tatlı çocuk.

Bak şimdi, ben ankarada hallettim. Faks çekildi bir saat içinde tecilim bozulmuştu. Eğer elindeki evraklarda başvurunu ilk yaptığın şube müdürünün imzası vs var ise, aynı şubede hallet.

Yani bence kütüğe gidicem diye kendini yıpratma eğer başvuru aşamalarını bitirip sadece tecil bozmaya geldiysen.

Yok daha bir şey yapmadım diyorsan git kütüğe o halde.


kablelvuku
(23.10.18)
@kablelvuku, kusura bakma acele yazdım :)
hiçbişi yapmadım, az önce başvurdum e-devletten o kadar, parayı da yatırmadım.

yaşadığım yerdeki şubelere randevu bile yok, bazıları randevusuz almıyormuş bile. hepsini tek tek gezicek durumum yok ne yazık ki, o yüzden tek atışımı en mantıklı nasıl kullansam diyorum.
radevusuz kabul eden buldum diyelim, sabahtan gittim sıra da 2'de gelmiş olsun hadi; o saatten sonra şube kütükteki şubeye faks çekti cevap geldi sürecini o günde tamamlayabilir miyim? seninki istisnai kolay mıydı acaba yoksa basit ve sık uygulanan bir prosedür ve herkes böyle mi hallediyor onu da merak ediyorum.

bunlara kafa yormamak için randevu aldığım kütük şubesine gitsem normal şartlarda 15 dakikada hallolacak gibi duruyor işlemler, yanılıyor muyum? orada bi sebepten bir aksilik çıksa ya da benim bilmediğim bir prosedür varsa, bana bugün git yarın gel deseler bir daha o şubeye gitmem çok zor. kalan prosedürü istanbul'a dönünce devam ettirebilir miyim onu sormak istemiştim.


Bruce
(23.10.18)
Benim şubemde herkesin bu kadar kolay halloldu yüksek lisans tecili. Bilmiyorum o bize mi özeldi. Ben de hatta ertesi gün bir daha gitmeyi bekliyordum ama tam tersi oldu işte.

Bir şubede başladığın işleme başka şubede devam edemezsin. Kütüğünün bulunduğu il ve hatta ilçeden randevu aldığında sana bugün git yarın gel diyebilme ihtimalleri yok çünkü tecili bozacak olan onlar.


kablelvuku
(23.10.18)
başka ildeki askerlik şubesine gitmenize gerek yok. size en yakın aaskerlik şubesine gidiyorsunuz. onlar sizin kütüğe bağlı olan şubeye faks çekiyorlar. ben işimi böyle hallettim. muayene olayının aynı gün olup olmadığını tam hatırlamıyorum.


(21)

Ağzı laf yapan erkeğin kazanova damgası yemesi

Üst üste 3. oldu, artık kendimden şüphe eder hale geldim.Yeni tanışılan kadınlar dedi bunu, "ayh sen çok kazanovasındır hahayt" şeklinde. 2siyle flört amaçlı tanışıldı, biriyle rastgele. Tamam ağzım laf yapar, flörtöz konuşana karşılığını da veririm ama ne kazanova bir tipim var ne de kazanova olaca
Üst üste 3. oldu, artık kendimden şüphe eder hale geldim.
Yeni tanışılan kadınlar dedi bunu, "ayh sen çok kazanovasındır hahayt" şeklinde. 2siyle flört amaçlı tanışıldı, biriyle rastgele. Tamam ağzım laf yapar, flörtöz konuşana karşılığını da veririm ama ne kazanova bir tipim var ne de kazanova olacak azmim; bunu söyleyenlerin hiç birine yaldır yaldır koşmadım.

Çok cinsiyetçi bir yaklaşım değil mi bu, her seksi kadını hafifmeşrep sanmakla aynı şey değil mi? Ben bu özelliğimi illa ki itlik serserilik amaçlı mı kullanıyor olmalıyım, rahatsız edici bir bakış açısı değil mi bu?

Ağzı laf yapan, "şeytan tüylü" erkekler sizde "bu çok kazanovadır" intibası oluşturuyor mu?
Bruce
(17.10.18)
evet,

Çünkü konuşkan, girişken bir tipsin


duruşunu, konuşma tarzını vs de dikkate alırım. genelleme yapmak yanlış ama genel olarak öyle bir intiba yaratır bende de.


tabirimekruh
(17.10.18)
Ağzının hangi konularda laf yaptigina gore degisir ama genel olarak evet oluşturuyor.


aquarium
(17.10.18)
@damla sakızlı dondurma, peki öyleyim diye birlikte olduğu insana saygı duymayan, gözü dışarıda biri olmak zorunda mıyım? Bu beni güvenilmez biri mi yapmak zorunda?


Bruce
(17.10.18)
Hayir, cinsiyetci bir yaklasim degil. Seksi kadini hafifmesrep sanmak da degil.
Bu tur on kabuller yoktan varolmaz, gercek verilerden beslenerek ortaya cikar.
Bu tarz bakic acilari etik olmayabilir belki ama cinsiyetci kesinlikle degil.


stavro
(17.10.18)
ben öyle olduğunu soylemedim ki, girişken biri özgüvenli durur. Altından bu adam güvenilmez anlamını çıkarmak uçuk. Sen karşındakini buna ikna edebilirsin, ha ikna olmuyosa ciddi bir şey gördü demektir, ama bizimki basit bir önyargı, yıkılması tabi mümkün.


Ama kazanova demek "sen benimle birlikteyken başkalarına da bakarsın" demek olmuyor mu? Direkt bu benzetme kullanıldı çünkü, ve söylenme şekli de bu imayı içeriyordu.

Yıkılması tabii ki mümkün ama en baştan bu şekilde yaklaşmak ve hatta yaftalamak "hmm bu kesin veriyordur" demekle aynı çirkinlikte bence.


Bruce
(17.10.18)
belki de kazanova olmanı istiyorlardır aslında?


@proletarier aller lander vereinigt euch, kesinlikle!

Süper tespit. Bunları söylerlerken bir yandan da flörte devam ettiler çünkü, bu durumdan etkilenmişe benziyorlardı. Al sana "efendi yerine piç erkeği tercih eden kadın" profili. Kazanova olmadığımı kanıtlar davranışlarda bulunsam soğuyacaklar belki de, dimi.


Bruce
(17.10.18)
seksi kadın herkese seksapalitesini gösteriyorsa hafif meşrep görünür evet, agzı laf yapandan kastın ne bilmiyorum ama çok rahat flörtoz tipler bana da güven vermez, bir insan çok kolay iltifat ediyorsa çok kadına aynı cümleleri kurmuş oluyor genelde.

edit: sohbete devam edebilirlerkısa vadede flört etmek keyiflidir ama uzun vadeli ilişki için ideal gelmediğin için ileride sepetlenebilirsin


speranza
(17.10.18)
Ben de ağzının ne konuda laf yaptığına göre değişir diye düşünüyorum.


sopiro
(18.10.18)
@speranza, sepetlenmenin oluşabileceği bir durum yok, gönül ilişkilerinde bu konuda sorun yaşamıyorum zaten; benimle henüz tanışmış insanların intibasından yola çıkarak genel bir soru sordum. ve beklemediğim kadar haklı olduğumu gördüm; cidden de varmış böyle bir intiba. bir tane bile geleneksel kadın erkek rollerinden sıyrılmış, sağduyulu cevap veren kadın çıkmadı, ben asıl ona yanıyorum.

@aquarium ve sopiro; peki hangi konuda laf yaparsa kazanova oluyor? ağzı laf yapmak demek konuşkan, hazırcevap, dinlemesi keyifli gibilerinden anlaşılmıyor mu? ağzı laf yapan biri diyince spesifik konular gelmiyor benim aklıma, kimin ne konuda bilgisi varsa o konuda daha çok konuşur ama bu tabir bana daha çok içerikten ziyade biçimle alakalı gibi geliyor.


Bruce
(18.10.18)
Ben yakın zamanda yaşadığım bir tecrübeden yola çıkarak söyledim bunu aslında. Bir adamla tanışmıştım, gayet de yakışıklı vs biriydi. İş güç, hayat, edebiyat, zevkler, renkler, bunların hiçbiriyle ilgili sohbet edilemiyordu. Cevaplar hep "yoo", "evet", "hayır", "bilmem ki", ama ne zaman flört etmek ve cinsellik ile ilgili bir alana kaysa bu kısır konuşma bir dil çözülmesi, sorular cevaplar vs... Öyle olunca insan ister istemez "bu kişinin dünyayla iletişimi flört üstüne kurulu demek" diye düşünüyor, zira karşınızda çizilen profil bu.

Ha ama ağzı laf yapmak diyerek tam da benim yukarıda olmadığını söylediğim şeyi kastediyorsanız, onu ayrı tutuyorum. Basit konularda bile sohbet edebilmek, karşınızdakine manalı sorular sorabilmek, daha önce etraflıca düşünmemiş olsanız dahi size verilen datalardan argümanlar çıkarıp bir şeyleri yorumlayabilmek, karşınızdakini konuşturabilmek, bunları da uygun miktarda bir iddia ve güven ile yapabilmek... Bu şekilde konuşabilen sadece biri Türk, biri yabancı iki erkek tanıdım ben hayatımda. İkisi de en yakın iki arkadaşım. Şüphesiz vardır da, her gün denk gelmiyor insana.


sopiro
(18.10.18)
Sohbetinizin içeriği sadece kadın-erkek-flört vs ile sınırlı kaldıysa kazanova tespiti bana anlamsız geldi. İletişim çift yönlü bir şey değil mi, iki taraf belirliyor gidişatı, yönü, üslubu. Kısaca kadınların hoşuna gidecek bir iletişim biçimin var, bunu da bir miktar kullanıyorsundur demek istemişler, yani işin türkçesi güven vermedin demişler ama bu girişkenliğin hoşlarına gimiş gibi. Ben şahsen olumsuz düşünmezdim. Flört etmişim o da aynı şekilde karşılık vermiş. Karşılık varsa ilgileniyor, yoksa ilgilenmiyor diye düşünürdüm ve hoşlandıysam onu daha yakından tanımaya çalışırdım.


locococo
(18.10.18)
bunun cinsiyetçilik ile ne alakası var

"Cinsiyetçilik, bir cinsiyetin diğerinden üstün olduğunu savunan görüş ve ideolojidir."

burda bir üstünlük-aşağılık durumu var mı? ağzı laf yapan erkeğe kazanova denmesi, seksi kadına hafifmeşrep denmesi cinsiyetçilik değildir.

keşke kazanova olsan da laf yapan ağzının ekmeğini yesen


dafuq
(18.10.18)
@dafuq, cinsiyetçilik üstünlükle ilgili değildir, cinsiyetin getirdiği düşünülen özelliklere atfen yapılan ayrımcılık ya da sınıflandırmadır. ağzı laf yapan, hoşsohbet bir kadına kazanova denmiyorken erkeğe denmesi erkeklerin aldatmaya meyilli olduğu düşüncesini barındırıyor. ben ağzı laf yapan bir erkek olarak "bu aldatır" ön kabülüne maruz kalıyorum, kadın olsaydım böyle olmayacaktı. bu da basitçe cinsiyetlere biçilmiş, cinsiyetle alakası olmayan steryotip düşünceler yüzünden oluyor.


Bruce
(18.10.18)
@bruce
cinsiyetçilik üstünlükle ilgilidir
www.wikizeroo.com

ülkemizde her tartışmanın arkasında oldugu gibi bunda da kavram kargaşası yatıyor.

velev ki senin dediğin gibi sınıflandırma olsun, kadınlar erkeklerden daha duygusaldır, erkeklerin ayakları kadınlardan büyük olur, kadınlar çocuklarına daha düşkün olur. bu fikirler cinsiyetçilik mi içerir yoksa büyük çoğunlukla gerçeği mi içerir?

ben cinsiyetlerin birbirleri üzerinde bir üstünlüğü olmadığına inanıyorum, dolayısıyla cinsiyetçi değilim.
ama her iki cinsiyetin bazı konularda birbirlerinden farklı olduklarını düşünüyorum. sanırım çoğunluk da böyle düşünür.


dafuq
(18.10.18)
onlara güven vermeni istedikleri için ayak yapıyorlardır belki.

- sen çok kazanovasındır :)))
+ bebeğim ya olur mu, 10 aydır sevişmiyorum, ha bi de tek eşliyim.

bir çeşit garanti altına alma durumu sanırım. onlarla seviştikten sonra başkalarına yazmanı istememişlerdir. dediklerine inanmasalar bile, o an duymak istedikleri şeyi söylemeni beklemişlerdir. "haklısın, ben kazanovanın tekiyim, senden sonra başka bir kadınla buluşmaya gideceğim." desen, iyi izlenim bırakır mısın? hayır. başkasıyla görüşüp görüşmediğin hakkında, ağzından laf almaya çalışıyor da olabilirler.

ha bence çok saçma. orası ayrı. sadşlkasşf


nice tnetennba
(18.10.18)
@dafuq,
"Daha genel olarak cinsiyete dayanan her tür ayrım, cinsel ayrımcılık olarak tanımlanabilir"
verdiğin linkte de belirttiği üzere cinsiyetçiliğin içerdiği üstünlük manası konunun sadece bir noktası. eksik yazmışım evet, cinsiyetçilik sadece üstünlükle alakalı değildir demem gerekirdi. ama bu anlatmak istediğim şeyin cinsiyetçiliği kapsamadığını göstermiyor, bir tarafın diğerinden üstün olduğunu düşünmek ayrımcılık oluyor. cinsiyete indirgenmiş, tamamen kişiliğe bağlı olumsuz özellikleri söz konusu yapınca bir cinsiyeti diğerinden altta konumlandırmış oluyorsun. erkek aldatmaya müsaittir düşüncesi erkekliğe biçilmiş bir düşük(üstünün zıttı manasında) olma durumu değil mi? bir cinsiyeti öbüründen düşük görmek üstün görmekle temelde aynı ayrımcılık değik mi? aldatmak toplumsal olarak tü kaka bir olgu ve bunun cinsiyetle alakası olmadığı konusunda hemfikiriz sanıyorum.

iki cinsiyetin birbirinden ayrı özellikleri olduğuna ben de katılıyorum zaten. hatta bir deney grubu yapsak 1000 kişilik, kadınlar mı daha çok aldatan taraf olmuş erkekler mi diye araştırsak erkeklerin daha çok çıkma ihtimalini de yok saymam. ama bu durum tanıştığın yeni bir erkeğe, bahsettiğim gibi cinsiyetin getirdiği bir özellik olmayan, konuşabilen her iki cinsiyetin de sahip olabileceği, yani bir cinsiyete has olmayan bir özellik üzerinden ayrımcılık yapmayı cinsiyetler arasındaki fark olarak değerlendiremiyorum.


Bruce
(18.10.18)
Kadınlar böyle erkeklerden hoşlanır ve bunu da hiç çekinmeden söylerler, bir ilişki başladığında da sürekli "lan bu kesin beni aldatıyordur" şüphesi taşırlar.

Bir erkek kadınlarla rahat konuşuyor ve özgüveni yerindeyse, ağzı laf yapıyorsa, özellikle karşılıklı espriler yapılabiliyorsa, tip olarak da kötü değilse çapkın olarak nitelendirilir.

Bu aslında sadece bizim gibi kadın erkek arkadaşlıklarının zor olduğu toplumlarda geçerli sanki.


John Bloor
(18.10.18)
kötü bir şey gibi algıladım çünkü kötü bir şey, genlerimi birden çok dişiye aktarmak için o anki gen kurbanımı kandırmama gerek yok.

fikirlerimi biliyorsun o yüzden rahatsız olmamı da anlayabilirsin. nasıl ki kadınlar için bu tarz "cinsel ayrımcılık"(senin istediğini yazdım bak) belirten düşüncelere karşıysam erkek için olana da karşıyım. feminizmi destekleyip aynı şey erkeklere olunca sessiz kalan meriç olmamı mı uygun bulurdun? :)


Bruce
(19.10.18)
(14)

bayır vs. yokuş

yeni tanıştığım trakyalı biri bayır kelimesini kullandığımı duyunca şaşırdı, genelde bizim oralardan olmayanlar yokuş derler, istanbullu arkadaşlarım hep yokuş kullanır, senin trakya ile alakan yok bayır niye diyorsun dedi. ben hiç farkında değildim bu ayrımın, trakya ile hiç alakam yok ama bayır ke
yeni tanıştığım trakyalı biri bayır kelimesini kullandığımı duyunca şaşırdı, genelde bizim oralardan olmayanlar yokuş derler, istanbullu arkadaşlarım hep yokuş kullanır, senin trakya ile alakan yok bayır niye diyorsun dedi. ben hiç farkında değildim bu ayrımın, trakya ile hiç alakam yok ama bayır kelimesini etrafımda duyup öğrenmişimdir diye düşünüyorum.

böyle bir ayrım var mı cidden? genel olarak yokuş mu kullanılıyor "istanbul türkçesinde"? benim dikkatimi çekmedi hiç.
Bruce
(11.10.18)
tanıdığım bursalılar da bayır diyor genelde. hatta geyiğini yapmıştık bunun. istanbul'da hiç bayır denmediğini öğrenince şaşırmışlardı.

istanbul'da yokuş denir. bayır hiç kullanılmıyor.

ps: şimdi aklıma geldi, anne tarafı sakaryalı. orada kalanlar da bayır diyor.


sir gawain
(11.10.18)
Bayır Trakya'dan çok güney illerinde kullanılan bir kelime Trakya ile hiç ilgisi yok aslında. Ha onun dışında bayırla yokuş aynı şey değil aslında ama yine de bayırdan çok yokuş kullanılıyor tabii, bayır yine biraz daha yöresel bir tanımlama ama o da Trakya'yla ilgili değil.


angelus
(11.10.18)
galiba bir genelleme yapmış, o kadar.
benim bildiğim kadarıyla yokuş daha dik, bayır ise daha az eğimli oluyor. ama halk olarak tabii ki o detaya girmiyoruz. samsunlu tüm çevrem hep bayır der yokuş demek yerine.


m e b
(11.10.18)
Bayir kelimesinin aktif kullanimini sadece trakya taraflarinda duydum. Hatta guney illerinde uzun sure yasamama ragmen hic duymadim oralarda. Ama eve mesela bayiri ben de kullanmam herhalde yokus derim ama nedense herkes bayir dediginde bayir dedigim de oluyordu eskiden


Bayir daha kırsal bir yeri, yokuş şehir içinde bir yeri canlandırıyor kafamda. Ama bayiri pek kullanmam günlük konuşmada. Etrafimda da herkes yokuş der.

Lokasyon: İzmir


nundu
(11.10.18)
İstanbulluyum. Hayatımda hiç yüksek sesle ve yokuşu kastederek bayır dediğimi hatırlamıyorum, çevremde de diyen kimse yok. Diyen birini duyunca da içimden "ehe, bayır dedi" gibi bir tepki veriyorum çünkü bana çok acayip bir kelime gibi geliyor. Bunları niye söylediğimi de bilmiyorum, inanın.


sopiro
(11.10.18)
Çanakkaleliyim, hiç dikkat etmemiştim ama hayatımda Çanakkale hariç bayır sözcüğünü sanırım hiç duymadım. Yukarıda sayılan yerlerin çoğunda bulunmadım ama sanırım gerçekten bölgesel bir şey, çünkü Çanakkale'de de yokuş sözcüğünü pek duyduğumu sanmıyorum.


cepeuc
(11.10.18)
Eskişehir. Bayır bana ilkokuldaki Türkçe dersi okuma parçalarını çağrıştırıyor.


kobuzchu kiz
(11.10.18)
temeli varmış yani söylediği şeyin, her ne kadar herkes kendi bölgesine özel sansa da hahah.

"bayır gülü", "bayıra karşı yatır beni", "dağ bayır" gibi pastoral esintili tabirlere aşinayım, çoğu kişi de biliyordur duymuştur diye düşünmüştüm, o yüzden bana normal gelmiş olabilir. bilmekle kullanmak ayrı şey tabii de, bayırın kullanılmadığının farkında değildim çok.


Bruce
(11.10.18)
bayır diyince koyunların keçilerin otladığı mera gibi alan algılıyorum.

yokuş ya da rampa kullanırım/kullanırız.

eğimli bir yer manasında bayır kelimesini hiç kullanmadık :)


jugador
(11.10.18)
Ikisi de bayagi koylu, biz rampa deriz.


perfectum
(11.10.18)
üçü de köylü. biz eğimli yol deriz.


sir gawain
(11.10.18)
italyanlar rampa der şehirliler yokuş köylüler bayır


rosey
(11.10.18)
@sir gawain Ayakli trafik levhasi gibisin daha cok :D Hahahaha


perfectum
(11.10.18)
(7)

tom ford black orchid vs. bleu de chanel

black orchid kadın parfümü ama erkekler de kullanıyormuş çok, denedim beğendim zaten. ama bleu de chanel'i de beğendim. benzer tarzları yok ama sizin fikrinizi merak ettim; sizce hangisi daha güzel?https://www.fragrantica.com/perfume/Tom-Ford/Black-Orchid-1018.htmlhttps://www.fragrantica.com/perfume
black orchid kadın parfümü ama erkekler de kullanıyormuş çok, denedim beğendim zaten. ama bleu de chanel'i de beğendim. benzer tarzları yok ama sizin fikrinizi merak ettim; sizce hangisi daha güzel?

www.fragrantica.com
www.fragrantica.com
Bruce
(10.10.18)
Bleu de chanel in kalıcılık konusunda sıkıntılı olduğunu duydum.


solenkol
(10.10.18)
Unisex parfum o. bleu yu bilmiyorum ama ben erkek olarak tom fordu kullanmazdim, meyvemsi kokuyor.


stavro
(10.10.18)
tom ford black orchid kullanıyorum. kalıcılığı falan iyi, yıllardır iyi yorumlar aldım. Ama sıcak bölgelerde sadece kışın ya da akşamları sıkılır.

bir de black orchid ilk olarak erkek parfümü olarak çıkıp sonra unisex'e çevrildi.


bialo czerwoni
(10.10.18)
Black orchid baharatlı bir koku. Chanel de bleu okyanus kokusu gibi. Yani kiyaslanmalari mumkun diil. Chanel de bleu her tene yakismiyor, birisi vardi resmen parfumu boca etmis midem bulandi (Gercekten midem bulandi, sikinti yasadim), bu hangi parfum bööğ dedim, Chanel de bleu dedi sok oldum :D Halbuki baska bir tende cok iyi hatirliyorum.


perfectum
(10.10.18)
Tom Bord Black Orchid EDP her zaman sıkabileceğiniz bir parfüm değil ve bence tuhaf bir kokusu var. Her ortama gitmez bence. Ben sevmiyorum o kokuyu. Bleu de Chanel (EDT versiyonu attığınız, EDP'si de çok iyi. Yeni çıkan Parfum versiyonunu denemedim.) çok sevilen ve gerçek anlamda her mevsim kullanabileceğiniz bir parfüm. Tek parfümünüz bu olacaksa Black Orchid almazdım ben.


chanel'i kullanıyorum birkaç aydır çok memnunum.


@perfectum, evet ten olayı bu kadar etkili oluyor bazı parfümlerde. black orchid'i üzerime sıkıp dolaştım, bazıları çok yakışmış dedi bazıları kokunun kendini sevmedi. alakasızlar ama genel bi yoklama yapmak istedim kim hangisini kendi şartlarında daha çok seviyor diye.
@kulagina kupe olsun, bir parfümüm daha var evet, bunu sokağa çıkarken sıkmayacağım zaten. chanel bana çok mainstream geldi, güzel koku ama çok standart bence. black orchid'in o tuhaf'lığı hoşuma gitti zaten.


Bruce
(10.10.18)
(6)

udemy kursları cidden işe yarıyor mu?

youtube tutorial'ları izlemekten fazlasını sunuyor mu bu online kurslar? işleyişle ilgili hiçbir fikrim yok, o yüzden bişey hayal edemiyorum. siz alıp faydasını gördünüz mü? hangi alandakiler daha verimli oluyor mesela?
youtube tutorial'ları izlemekten fazlasını sunuyor mu bu online kurslar? işleyişle ilgili hiçbir fikrim yok, o yüzden bişey hayal edemiyorum. siz alıp faydasını gördünüz mü? hangi alandakiler daha verimli oluyor mesela?
Bruce
(03.10.18)
Java kursu temelleri öğrenmek için çok faydalıydı.


farabi
(03.10.18)
Alana göre değişiyor. Kurs sahibine göre değişiyor. Sadece para kazanmak için yapan adamlar çoğunlukta ama arada gerçekten çok güzel şeyler denk geliyor.

Sen ne hakkında kurslar aradığını söylersen hem tavsiye gelir biliyorsak hem de iyidir kötüdür diyebiliriz. Mesela dil konusunda hiç güzel kursa denk gelemedim. Belki ben bilmiyorumdur ama sanki dil geliştirmek için kullanılmaz gibi geliyor bana. Ama yazılım için çok ciddi şeyler var.
Web geliştirme konusunda merakın varsa veriyim şifremi bir bak istersen.


Giovanni Pipitto
(03.10.18)
@Giovanni Pipitto, çok teşekkür ederim. yazılım dili veya web ile alakam yok, hevesim de yok; ben daha çok casual kullanabileceğim, genel kültür veya hobi amaçlı kurslarını düşünmüştüm ama soruyu bilerek genel sordum herkesin işine yarasın diye. belki photoshop, after effects, lightroom gibi görsel konularda ya da dac veya başka müzik yazılımlarıyla ilgili hevesim var diyebilirim.

kursa sahibini isabetli seçmenin bir yolu, bir guide'ı var mıdır peki? direkt isim yapmış, referansları kuvvetlileri mi seçmek lazım?


Bruce
(03.10.18)
udemy kursunun youtube vb.nden en temel farkı düzenli, daha "structured" olması. Youtube'da aradığın her şeyi sırasıyla bulamayabilirsin. Bunda kursu oluşturan kişi bir müfredat oluşturup önüne koyuyor. Yeri geliyor ödev yapmanı istiyor vs.

Ayrıca udemy'de hocaya soru sorma şansın var. Beğenmezsen iade şansın var. Gibi gibi.

Ben de geçen yıl denemek için bedava bir kurs oluşturup yayınlamıştım, geri dönüşler güzel şimdi paralı bir kurs hazırlıyorum hem biraz para kazanalım hem daha detaylı bir iş yapmış olayım :)

ortam güzel yani bence. Ama eğer İngilizce kurs bakıyorsan deneme videolarına bak bazen çok aksanlı tipler olabiliyor. (Türkçe bakıyorsan da bak tabii)

Yorumları oku, millet ne soru sormuş kursu oluşturan nasıl yardımcı olmuş vs. göz atarsın bir.


nhk ni youkosu
(03.10.18)
benim eğitim aldıgım bransta daha once turkiye piyasasında duymadıgım seyler duydum bu uygulama ile ve mobilden kursu dinlerken yuzlerde ekran goruntusu alıp not etmiştim. fiyatına kıyasla bence cok avantajlı udemy kursları


Biraz geç cevap verebildim pardon.
o konularda da çok güzel eğitimler olabilir ya her konuda olabilir aslında bakmak lazım aramak lazım.

diğerlerine nasıl yapılır bilmiyorum ama Web için nasıl kurs seçtiğimi anlatıyım.
ne öğrenmek istiyorsam yazıyorum veya direkt kategori var Web development diye girip popülerliğe göre sıralıyorum.

Sonra kurs başlıklarına göre bakıyorum istediğim şeyleri içeren kursları açıyorum diğer sekmelerde.

Açtığım kursların tarihine son güncelleme tarihine bakıyorum çok eski olmasını istemiyorum çok şey değişebiliyor çünkü web için.

Promo videolar oluyor onları izleyip bilgi alıyorum nelerden bahsedecek ne gibi projeler yapacak.

Nedir onun adına bilmiyorum syllabus mu ne diyorlar ya işte alt alta yazmış adam şu konuyu şu kadar anlattım falan diye. İçerik işte. Ona bakıyorum. Konuya göre yeterli şekilde anlatmış mı ona bakıyorum falan.

Sonra yorumları kötüden iyiye doğru okuyorum. Orda yıldızlar var seçiyorsun mesela bir yıldız veren niye vermiş falan bakıyorum. Bazısı diyor ki adama soru sordum cevap vermedi. Şimdi bu benim için çok önemli bir şey değil mesela o yüzden geçiyorum o yorumu dikkate almıyorum gibi.

Böyle işte. Her aşamada azalıyor kurslar en son üç beş tane kalıyor o zaman da adamları Googleda arıyorum kursların YouTube da redditte vs konusu videosu bir şeyi var mı bakıyorum ordaki yorumlara bakıyorum.

Çok şey yapıyormuşum gibi oldu böyle yazınca ama öyle değil aslında mutlaka bir problem oluyor pas geçiyorsun o kursu anlatım şekli hoşuna gitmiyor isteklerine uymuyor gereksiz uzun vs. Sonra alıyorum. Bazen almadan malum ortamları bir geziyorum emeğe saygı ama dolar da 6 lira. O kurstan öğrendiklerimi paraya çevirdiğimde alıyorum öyle bir durum olursa.

Her konuda bir şey bulabilirsin bence bas çalmayı öğrenmek istiyorum mesela başka hiçbir yerde olmayan çok güzel bir tekniği anlatmış adam. Aradığın konularda bir gez bence en kötü bir on doları en içine sinen kurs için riske et.

Çok şahane ortam udemy ama Türkçe içerik istiyorsan tavsiye etmiyorum gerçekten hiç düzgün Türkçe içeriğe denk gelmedim velk ben bulamadım ama kötü yani bizim eğitmenler.

Öyle işte başka soracağın bir şey olursa buralardayım.


Giovanni Pipitto
(03.10.18)
(17)

Zeki erkek arıyorum diyen kadınların o kadar da zeki olmaması

Manitacılık uygulamalarında takılıyorum şu sıralar, aradığı erkeğin zeki olmasını istediğini profiline yazan ve eşleştiğim neredeyse tüm kadınlar benden bile zeki olmuyorlar. Güzellikle alakası yok bunun, güzeli de isteyebiliyor çirkini de. Tamamdır bi challenge yapalım diyorsun, böyle ironiler keli
Manitacılık uygulamalarında takılıyorum şu sıralar, aradığı erkeğin zeki olmasını istediğini profiline yazan ve eşleştiğim neredeyse tüm kadınlar benden bile zeki olmuyorlar. Güzellikle alakası yok bunun, güzeli de isteyebiliyor çirkini de. Tamamdır bi challenge yapalım diyorsun, böyle ironiler kelime oyunları witty bişeyler yapıyorsun anlamıyor ehi ehi diyip kalıyor. "Benimkini anlamıyon, doğru düzgün bi zeki bulsan iletişim kuramıycan lo " diyesim geliyor ama demiyorum.

Bunu nasıl açıklarsınız? İnsan kendinde olmayanı mı arar? Ben öyle düşünmüyorum ama peki kendinde olmayanı aramayı da kabul edebilir miyiz? Şey gibi bişey mi bu, gitar çalmayı bilmiyorsun ama sırf sahip olmuş olmak için amerikan telecaster istiyorsun...
Bruce
(29.09.18)
Valla zekiler de zeki istiyor ama zeki istiyorum diye bagirmiyorlar. Hatta genel olarak ne istediklerini afise etmiyorlar. Kendileri gozlemliyorlar zaten. Bizim bu salak aplalar da siparis verir gibi dosuyor.


@palve, aynen öyle! Gerçekten zeki bir kadının bunu böyle afişe ettiğini görmedim yine aynı mecrada. Demek ki sipariş verir gibi yazmanın zekayla orantısı var...


Bruce
(29.09.18)
manitacılık uygulamalarında witty bir şeyler, ironiler ve kelime oyunlarıyla zeka testi yapıyorsan kusura bakma ama sende de pek bi' şey yokmuş bence.


der meister
(29.09.18)
Valla kadın erkek farketmez olay kendini bisekil yüceltme, kendine pay çıkarma olayı. Yani bakın ben şöyleyim, bakın ben böyle iyiyim böyle farkliyim şekli. Tüm sosyal medya kanalları için geçerli sanırım bu durum.


@der meister, onu diyom işte, ben bile fazla geliyorum bunlara.


Bruce
(29.09.18)
olum tinder tübitak zeka yarışma uygulaması mı?

hatun seni begenirse gerizekali olsan da konusur.

oraya zeki insanlardan hoşlaniyorum yazmasinin sebebi:

"ben buraya gelen boş beles hatunlardan degilim. cok ulvi amaclar icin buradayim. herkesle isim olmaz" mesaji vermek.


tabudeviren
(29.09.18)
Ne yazsınlar? Salak ve cirkin erkek arıyoruz mu? Bu konuda, zaten genelde klise laflar edilmez mi? ''Uzun boylu, yakisikli, zeki, ozguvenli olsun.'' cok gorulur/duyulur da ''ezik'' ariyorum diyen az cikar.

Bir de zeki insan ne demek? Bölümümde bir hoca vardı, daha genc bir Dr. olmasına ragmen inanılmaz bilgili, analitik düsüncede asmis, sürekli kendini gelistiren bir insandı. Ama ilgisi, bilgisi bölümle sınırlıydı. Sosyal yönünü hic gelistirmemisti. Gecen hafta medyada dönen bir haberle ilgili ironik bir soz soylense,o anlamazdı mesela.
Acaba zekiden kastınız entelektüel insan mi?

Bu insanlarla sevisecek misiniz yoksa ilk bulusmada 19. yüzyıl Sosyal Darwinizmi mi tartisacaksiniz?


buf-e kür
(29.09.18)
Kendisini "Ben böyle böyleyim" demeden anlatamayanlar ve sipariş gibi "Ben şunu şunu istiyorum"cuların tümünü pas geçiyorsunuz, voila!

Sonra zaten pek profil kalmıyor.


monogram
(29.09.18)
zeki insan arayan birinin zeki olma zorunluluğu mu var?

çok alakasız


Coyote
(29.09.18)
Aptal ama gerçekten aptal bir kız tanıyordum bir zamanlar. Sapyoseksüel olduğunu söylerdi. Ama nerede kaslı ve boş beleş ya da zengin tip var, ona yamanmaya çalışırdı...


moda bu ara bu durum sanırım. sevgilisi daha dahi anlamındaki de'yi ayıramayan arkadaşım, "ben sapyoseksüelim" diyor. "tabi öyledir" diyorum ne diyeyim. tabi tek kriter bağlaç olayı değil az çok bildiğim için çocuğu sadece bir örnek vermek istedim. gerçi şimdi bir hocam aklıma geldi eşi baya zeki bir insan, bilimsel çalışmalarda işini baya kolaylaştırıyor kadının, bir sorun olunca tak diye çözüyor. böyle bir avantaj sağlayacağı için de istiyor olabilir insanlar.


@buf-e kür, bunu oraya yazması farklı, araması farklı. zeki insan arıyorum demek nasıl bir üstten bakma, kendini tepede görmedir? "sen kimsin ki bakkaldan sipariş verir gibi şundan olsun bundan olsun diyebiliyorsun" diyebilirim ben mesela. bu içi boş özgüvenin, kendini dev aynasında görmenin normal olduğunu düşünmüyorsun sanırım.

zekiden kasıtlarının ne olduğunu da onlara sormak lazım, burada zeka kıstasını koyan ben değilim ama en basitinden ironi anlamayan, anlamadığını bile anlamayan insanın ne zeki ne de entelektüel olabileceğine inanıyorum.

ve yine, burada zeki olma kıstası olan ben olmadığım için konunun benim ne tartışacağımla alakası yok. ama evet, en azından zeki olmasa bile zeki olmadığının farkında olan biriyle sevişmek isterim. sosyal darwinizm konuşabiliyorsa yanında yatma da ye zaten.


Bruce
(29.09.18)
İş ilanları gibi işte birisi ilk ilanı vermiş diğerleri ondan kopyalamış. Zeki erkek bulup satranç oynayacak sanki mk. Ulan bu memlekette herkes kriter sahibi oldu. Şimdi karar aldım sabaha kadar kriter kasıcam asdfhhjsj


datnet
(29.09.18)
"sen kimsin ki bakkaldan sipariş verir gibi şundan olsun bundan olsun diyebiliyorsun" denemez bence. Kullanilan uygulama ne bilmemekle beraber, pizzaci uygulamasindan pizza soyleyebiliyoruz, tinder ve benzerlerinden de siparise gore ya da secenekler arasindan es secilebiliyoruz diye biliyorum, dogru mudur? "1.83 boyunda, yesil gozlu ve Klinik Antropoloji uzmani kadin ariyorum. 1.82 olanlar yazmasin." desem mesela, tinder´in mantalitesine ters olmaz. Kadin da, o nedenle "zeki erkek ariyorum." diyebilir, hatta kendisi oyle olmasa da.

Kendini dev aynasında görmenin normal olduğunu düşünmüyorum. Ama korkunc bir yuzu olan insanin gidip fotomodel aramasini normal buluyorum. Bu kendini ustun gormek, kendini bilmemek degil bence. Ister ya hu, kendinde olmayani da ister.

Ben, "zeki erkekler yazsin pls!" kadinlarinin bir teste dahil edilmesinden, bu kriterinin aslinda iki tarafca da konuldugu, hatta ironiyi anlamayan karsi tarafin begenilmemesinden de, entelektüelligin de bir kistas oldugu cikarimini yaptim. Yanlis anlamis olabilirim.


buf-e kür
(29.09.18)
herkes istediğini arayabilir, zeki olmayanlar zekiyi de ama bu durum bu insanların içinde bulundukları durumun benim için "tuhaf" olduğu gerçeğini değiştirmiyor . 1,50 bir kadının uzun erkek araması ile aynı değil bu durum çünkü erkekler kadınlardan uzundur fizyolojik olarak. ama obez bir kadının six pack'li bir erkek araması abestir çünkü normal şartlarda six pack'i olan bir erkeğin kendi gibi olanı seçeceğini düşünülür. o kadının six pack'li bir erkeğin ona bakacağını düşünmesi benim açımdan bir hezeyandır ve bu durumun absürt olduğunu düşünmenin gayet normal olduğunu düşünüyorum.

zeka ise obez ya da six pack'li olmaktan daha "değiştirilemez" bir özellik, haliyle daha "seçkin". bu sebeple obez bir kadının six pack'li bir erkeği "hak ettiği" düşüncesi zeki olmayan bir kadının zeki bir erkeği "hak ettiği" düşüncesinden daha bile anlaşılabilir. zeki olmayan bir insanın kendini zeki sanması ve zeki olanı araması ise çok büyük bir hezeyan benim için. çünkü six pack'li bir erkek balık eti seviyor olabilir, yakışıklı bir erkek zeki sevdiği için zeki ama çirkin bir kadınla olabilir ama zeki bir erkeğin salak bir kadınla birlikte olması bunlardan daha düşük bir olasılık. elbet sırf seks için salak bir kadını seçebilir zeki erkek ama diğerlerine göre daha az rastlandığını düşünüyorum. ki aslında asıl olay bu da değil, dediğim gibi, kadının kendini nimetten görüp zeki erkek isteme cüreti. istesin, hatta bulsun ama komik duruyor, gülünç duruyor.

evet, belirli ölçüde zeki olması benim için bir kıstas ama ben bunu bahsettiğim cüreti göstererek "zeki olmayan yazmasın" diye bağıra çağıra belirtmiyorum çünkü ben çok zeki olmadığımı biliyor ve en azından kendim kadar zekisini arıyorum. ha, o "test" denilen şeyi de sırf zeki erkek istiyorum diyenlere yapıyorum ki test de denemez ona, dediğim gibi basit şeyler.


Bruce
(29.09.18)
Zeki falan aramiyorlar aslinda, onlarin zeki dedigi baska sey, zeki nedir bilmiyorlar zaten.
Kaldi ki gercekten zeki adamlarla karsilassa cogunu begenmeyebilirler.

@bufekur un dedigi gibi onlarin istedigi entellektuel adamlar. Entellektuel adami gorunce aha bu zeki diyorlar, ben bundan istiyom. Isin zeka kismindan bahsedeceksen kizlarin zeka da zeka diye yanip tutustugu sey sosyal zekadan baska sey degil.
Bundan etkileniyorlar. Buna agzi laf yapmak de, ne dersen de. Bu da sosyal zekanjn bir parcasi zaten.

Siparis kismina gelince, evet boyle sunun istiyorum bunu istiyorum diye dogrudan talepte bulunulunca sinir bozucu oluyor, "ulan sen kimsin ki" diyesi geliyor insanin ama yine @bufekur un dedigi gibi buna uygun uygulama tinder, arz-talep uygulamasi.
Erkek kismi bu kriterlerini genelde profile yazmiyor stratrjik hata olacsgi icin ama bu tur net kriterler erkekte de var.
Hatta erkegin kritlerli dsha keskin bana sorarsan. Kızların o tercih kriterleri her an kirilabilir. 1.85ten asagisiyla isim olmaz diyen kiz ertesi gun ani bir fikir degisikligiyle 1.78lik adamla takilabilir.

Dedigim gibi erkekler bunlari dogrudan profiline yazamadigi icin kadin profilinde siparis gorunce fazla kibirli duruyor.
Bu uygulamalarda erkek arz eder kadin secim yapar, daima da arz fazlasi vardir. Date piyasasinin kurali bu. Dolayisiyla secim yapan taraf arz edenlere kriterleri dogrudan sunabilir arz deryasinda bogulmamak icin.

Sen oraya 1.65ten asagisi yazmasin, bilmemkac kiloyu gecmesin ya da genel kultur seviyesi dusuk olanlar uzak dursun falan yazarsan yoklukta gideri olan kizi kacirsbilirsin yokluk zamaninda. Yoksa kurallar herkese ayni, sen de profile kriter yazma hakkini kullanabiliesin.
Kadin ile erkegi ayni kefeye koyup denk kabul ederek yargilama yapmaya calisinca boyle durumlari anlamak zorlasiyor iste. Tamamen farkli çalışan biyolojileri var bu iki cinsin, hatta yapi olarak birbirine cok benzeyen iki farkli canli turu.


stavro
(30.09.18)
bir zeka içerse kendi şahsiyetleri zaten ben zeki erkek isterem deyü dolanmazlar ortalıkta. zeka muğlak ve ucu açık bir kavram çünkü, etimolojik-tarihsel ele alırsan başka, psikososyal açıdan ele alırsan başka... yani bu yazdığım kadarını bile düşünen biri ben zeki herif istiyom derken zaten bir kendinden şüphelenmesi lazım herhalde dur la ben ne diyorum diye.


dafaiss
(30.09.18)
(4)

filmekimi 2018

izleme listesi yaptınız mı? gitmek istediğiniz filmleri -mümkünse nedenleriyle- yazsanız, gözden kaçırdıklarımız varsa diğerleri olarak görsek bence çogzel olur.benimkiler şöyle:the house that jack built- çünkü trierunder the silver lake - it follows'un yönetmeni, şans vermeye değerthe man who kille
izleme listesi yaptınız mı? gitmek istediğiniz filmleri -mümkünse nedenleriyle- yazsanız, gözden kaçırdıklarımız varsa diğerleri olarak görsek bence çogzel olur.

benimkiler şöyle:
the house that jack built- çünkü trier
under the silver lake - it follows'un yönetmeni, şans vermeye değer
the man who killed don quixote- çünkü gilliam
the field guide to evil-korku antolojisi ve içinde can evrenol'dan bir hikaye de var
suspiria-klasik filmin yeniden çevrimi, her türlü izlenir
loro-çünkü sorrentino
the favourite-çünkü lanthimos, en hype'lı olduğum 2. film
ve climax-seneye damgasını vuracak bir film deniyor, en çok buna hype'lıyım

görüldüğü üzere daha "mainstream" ya da referanslı olanlar haricinde inceleyip merak ettiğim bir film yok henüz, önerilerinizi bekliyorum; teşekkürler.

edit: mesela girl varmış, cannes'da en iyi ilk film ödülünü almış. yönetmene yatırım amaçlı gidilir mi gidilmez mi diye düşünüyorum.
Bruce
(25.09.18)
the house that jack built- çünkü trier
the field guide to evil-korku antolojisi. can evrenol'un bi tek baskın'ını izlemiştim ve hiç sevmemiştim. onunla alakası yok bu seçimimin.
suspiria-klasik filmin yeniden çevrimi, her türlü izlenir
loro-çünkü sorrentino
the favourite-çünkü lanthimos, en hype'lı olduğum 2. film
climax-seneye damgasını vuracak bir film deniyor, en çok buna hype'lıyım
Cold War - doğu avrupa. ve ida'nın yönetmeni. ida'yı da izlemedim gerçi ama çok beğenilmişti. bilet alabilirsem gitmeden önce ida'yı izlerim.
Everybody Knows - Asghar Farhadi
zavallı - yunan ve hikayesi de ilgimi çekti. pek iyi bi film değil gibi ama giderim.

Knife + Heart
Happy as Lazzaro
Dogman
3 Faces

bunların da bi şekilde hikayesi ilgimi çekti. ama hepsine gitmem tabii, bakalım.

edit: NON-FICTION DOUBLES VIES aklımda vardı Juliette Binoche hatrına ama öncelikli değil.


ay tamamen aklımdan çıkmıştı çok teşekkür ederim.
Trier'i çok severim ama bu filmin yorumları beni tedirgin etti. dogville, nymphomaniac, melankoli soluksuz izlediğim filimler. ama şiddete gelemiyorum. :( bilemiyorum

ama allahsızlar NON-FICTION DOUBLES VIES neden yok listenizde o adam o kadın film boktan olsa bile izlenmez mi?


fosforlu cevriye
(25.09.18)
Dogman +1 Cannes'da en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı. Oyunculuk performansının muhteşem olduğu söyleniyor.

Cold war. Pawlikowski'nin ida'sını sevmiştim. Bunda da güzel iş çıkarmıştır.

Nadin labaki- kefernahum. Cannes'da jüri ödülü aldı.

Koreeda- Shoplifters (arakçılar)
Altın palmiye sahibi.

Bir de burning ve mandy var listede dikkate değer ama onlar da hem malum ortamlarda var hem de altyazıları da hazır


sorumu silip cevap olarak buraya ekleneyim bari.

Climax - aynı sebepler
Sarayın Gözdesi - Yorgos Lanthimos çok severim bide Emma Stone oynuyor falan ohh
Arakçılar - Altın Palmiye yi kaptı
Şüphe - Cannes da ödül ve övgüleri toplamış


kronik
(28.09.18)
(3)

Sürekli insan yalayan köpek

French bulldog, dişi, 6 aylık ve son 2-3 haftadır her gördüğü insan bölgesini yalıyor. Çorap olur, el olur, bacak olur, tişört olur, kol olur surat olur. Tanımak tadına bakmak için gibi de değil, sanki sevdiği bir şeyi yalar gibi. Bana bir sorun belirtisi gibi geldi, sizce?
French bulldog, dişi, 6 aylık ve son 2-3 haftadır her gördüğü insan bölgesini yalıyor. Çorap olur, el olur, bacak olur, tişört olur, kol olur surat olur. Tanımak tadına bakmak için gibi de değil, sanki sevdiği bir şeyi yalar gibi. Bana bir sorun belirtisi gibi geldi, sizce?
Bruce
(22.09.18)
''Ben zararsızım, bebeğim.'' işaretidir, sevgi showu dendi bana. Ama istenmiyorsa bu hareketi, durdurmanız, istemediğinizi açıkça ifade etmeniz gerekiyor, yoksa bu bebeklik davranışını sürdürebilir. Erken anne ve kardeşlerden koparıldıysa, yeterince sosyalleşmediyse, küçükken köpeklere göstereceği davranışları insanlara gösteriyor belki?

Benimki hiç yapmıyor, 5 aylık halbuki, kıskandım.


buf-e kür
(22.09.18)
@buf-e kür evet erken koptu annesinden.

En baştan beri yapmadığı, yakınlarda ortaya çıktığı için sorun gibi geldi. hani bilmem ne eksiği olan çocuklar sümük, toprak yiyor ya, ya da turist ömer'deki tuz canavarı, oraya gitti aklım.

Hayır gıdıklanıyorum bi de, kıyamıyorsun namıssıza lap lap diye dolaşıyor etrafta.


Bruce
(22.09.18)
Google kanser değil ama obsessive compulsive diyor.

Davranış sorunu olarak görülecek derecedeyse, iyi sosyalleşmiş köpeklerle vakit geçirmesini sağlayın?


buf-e kür
(22.09.18)
(6)

Bu başarılar tesadüf olabilir mi?

Bi arkadaşım var liseden, önce bölümün buradaki en iyi üniversitesini kazandı. sonra amerika'da çok iyi bi okulda lisansüstü yapıp şimdi de bir ivy'de doktora yapıyor. Bu sürede çok başarılı akademik ve sosyo-kültürel araştırmalar ve projeler yapıp kendi alanında en gözde mecralarda boy gösterdi.Bu
Bi arkadaşım var liseden, önce bölümün buradaki en iyi üniversitesini kazandı. sonra amerika'da çok iyi bi okulda lisansüstü yapıp şimdi de bir ivy'de doktora yapıyor. Bu sürede çok başarılı akademik ve sosyo-kültürel araştırmalar ve projeler yapıp kendi alanında en gözde mecralarda boy gösterdi.

Bu arkadaş aslında çok başarılı olmadığını, gittiği okullardaki hocalarının referansları sayesinde bu kadar ilerlediğini düşünüyor; hatta bu kadarını hak etmediğini düşünüyor. Doktorasına yeni başladı ve zorlu bir sürece girdi, ben burada olacak yeterlilikte değilim ve programı bitiremeyeceğim diyor.

Normalde anksiyeteden muzdarip biri olduğunu düşünürüm o yüzden böyle düşünür derdim ama öyle bir durumu yok, kendince mantıklı sebepleri var böyle düşünmek için, objektif bakamayacak bir durumda değil. Neticede etrafındaki insanları ve başardıklarını görüyor, hak veriyorum ona ama tamamen tesadüfi olarak oralara gelemeyeceğini düşünüyorum. Ona göre orada olmasının en büyük sebebi akademik referansları ama referans olan insanlar alanında saygı gören insanlar ve parlak olmayan bir öğrenci için referans olmazlar diyorum ben. Yani o ışığı, potansiyeli görmüşler ki referans olmuşlar. Bu durum arkadaşımın başarısız olduğunu gösterir mi?

Neticede ivy, kimseye kolay gelmez. Ona göre zorlanmasının sebebi yetersiz olması ama yetersiz birinin buralara gelme ihtimali var mı?
Ben duruma kötümser yaklaştığını, referans etkisi olsa bile bunun onun potansiyelini yansıttığını savunuyorum.

Sizce yetersiz olma ihtimali var mı? Özellikle amerikan akademisine aşina olanların yorumları önemli.
Teşekkürler...
Bruce
(21.09.18)
Arkadaşınız muhtemelen imposter sendromu yaşıyor.


buzbebek
(21.09.18)
@dunal, haklısın ancak o süzgeçten geçmiş biri zaten belirli başarıyı yakalamış olmuyor mu? Bahsettiğimiz potansiyel "bizim çocuk 3 yaşında matematik öğrendi" gibi değil neticede, oraya geldiyse zaten bir değeri olduğu içindir diye düşünemez miyiz?


Bruce
(21.09.18)
Sen haklisin, muhtemelen tesaduf degil. Daha gecen gun bu konuyu konustuk cok iyi yerde doktorasini bitirmek uzere olan bir arkadasimla. O da benzer hissettigini, cevresindeki bircok kisinin de benzer duygularda oldugunu soyledi. Ben o kadar iyi okullarda okumamama ragmen bazen ben de hissediyorum bu duyguyu. Hatta danismanim Harvard'da cok iyi bir pozisyon aldi, o da "ben basarili degilim, sansim yaver gitti" diyor. Nedenini, psikolojik altyapisini bilmiyorum ama cevremde cok goruyorum bu durumu. imposter sendromuna baktim simdi, bendeki bu kadar abartili degil tabii.


evrim halkasi
(21.09.18)
Başarısının nedeni biraz ondan biraz bundan olabilir. Bizde toplumsal baskıdan mıdır nedir, başarısız (kime göre neye göre) olan adam zaten aşağılanır, başarılı olan adam da yine aşağılanır. Arkadaşınız da bunun etkisiyle fazla mütevazilik gösteriyor olabilir. Hani "uğraştım yaptım ve hak ettim" dese tebrik edileceğine "ay g.tüm iyi ki bi doktoraya başladın" diyeceklermiş gibi, insanların onun böbürlendiğini hava attığını filan düşüneceğini bilinçaltından hissediyor olabilir.

Ya da belki de vardır ya hani, "ben oldum ya" dediğin noktada başarısız olmaya başlarsın muhabbeti. Gerçek sanatçı, gerçek araştırmacı vs asla "ben oldum, ben artık bu alana hakimim" diyemez. Belki bu tarz bi durumdur. İdealist bakış açısıyla bakıp kendisini "olması gereken"den uzak görüyor olabilir.

Bende de oluyor. İmposter sendromu gibi değil (henüz???) ama daha bugün başarılarım konusunda övgü aldığımda "bence şu an yer yarılsın da dibine gireyim haketmiyorum bence" oldum. Çünkü toplum olarak başarılı olmayı da nasıl beceriyorsak utanılacak bir şey haline getiriyoruz. Sınavdan 90-100 alana inek damgası vuruyoruz filan.


Peki bu durumla (eğer impostersa ya da değilse) nasıl başa çıkılır? Kişinin eğitim hayatını olumsuz etkileyen bir duruma evrilmesi nasıl engellenir? Asıl önemli olan, evet orayı gerçekten hak etmemiş olabilir ama sonuçta orada, ben burayı hak etmedim diyip bırakmasını engellemek lazım değil mi? Burada asıl sıkıntının vazgeçmek, pes etmek olduğunu düşünüyorum. Tamam tesadüfi girdim ama bunu bi şans olarak görüp daha önce yapamadıklarımı yapabilirim motivasyonu nasıl sağlanır?

Bi de inatçı biraz bu arkadaş, konuşarak ikna etmek de mümkün değil. Psikolojik destek şart mıdır?


Bruce
(22.09.18)
Ben iyi bildiğimi iddia etmiyorum, duruma itiraz etme sebebim kendisi için daha iyisini istiyor olmam.
Bırakmanın başarısızlık olduğu konusunu ben değil kendi düşünüyor, hatta bundan duyduğu endişenin mevcut durumunu daha kötüye götürdüğünü düşünüyorum. ben en başta yapamayacağını düşünüyorsan başlama bile dedim; benim hayat felsefeme göre hiçbir başarı bu tarz sıkıntıya girmeye değmez. Ama bu yola girdiyse, bir şekilde yapabileceğini düşünüyorsa sebebin ne olduğunu önemsemeden kendini iyi hissederek başarılı olmasını isterim. Ben bunu hayatına karışmak olarak görmüyorum, iyiliğini istediğim için elimden gelen desteği vermeye çalışıyorum.


Bruce
(22.09.18)
(2)

Bu akşam saat 10'da Sabiha'da olmam lazım

Şişli'deyim, en çabuk nasıl giderim? Daha valiz hazırlamadım muhtemelen 8 gibi hazır olurum. Moovit'ten baktım çıkış saatini yazıp, 90 dakika diyor. O saatte trafik olmaz mı, daha uzun sürer bence. Yeni sahraya giden otobüs var ona bin, oradan e-11e bin demiş.Taksim havataş 8de kalksa kaç saate gide
Şişli'deyim, en çabuk nasıl giderim? Daha valiz hazırlamadım muhtemelen 8 gibi hazır olurum. Moovit'ten baktım çıkış saatini yazıp, 90 dakika diyor. O saatte trafik olmaz mı, daha uzun sürer bence. Yeni sahraya giden otobüs var ona bin, oradan e-11e bin demiş.

Taksim havataş 8de kalksa kaç saate gider peki? İkisi de karayolu neticede, aynı saatte gider diye düşünüyorum.

Asıl merak ettiğim metro benim, hiç trafiğe girmeden kadıköyden metroya binsem en yakın hangi durakta inip otobüsle geçen süreyi azaltabilirim? Moovit hiçbir senaryoda metroyu önermedi mesela, çok mu alakasız?
Bruce
(14.09.18)
Metro ile gidersen Kadıköy metro ile Kartal'da inince bile epey yol kalıyor.

E-11 ya da 4. Levent'ten E-3'e binebilirsin. Bence en mantıklısı, bulunduğun yer itibarıyla 8 Havaşı. Ama trafik olur Cuma sonuçta, ben olsam 1 saat erken çıkmaya çalışırdım riske atmak yerine.


lcha
(14.09.18)
Tavşantepe de in taksiye bin


(17)

kadınlara soru

yeni araba aldınız, flörtün bir tık üstü sevgililiğin bir tık altı erkek arkadaşınız da size hediye olarak direksiyon kılıfı aldı; tepkiniz ne olurdu?benim keko iş arkadaşım böyle bişey yapmış, çok güldüm size de sorayım dedim.
yeni araba aldınız, flörtün bir tık üstü sevgililiğin bir tık altı erkek arkadaşınız da size hediye olarak direksiyon kılıfı aldı; tepkiniz ne olurdu?

benim keko iş arkadaşım böyle bişey yapmış, çok güldüm size de sorayım dedim.
Bruce
(13.09.18)
Valla winter is coming: benim çok ve çabuk üşüyen narin ellerim soğuktan kütürdemesin diye aldıysa bi alt dudak verirdim.


beetlejuice
(13.09.18)
Yalarun


038576
(13.09.18)
Bunda bir tuhaflık yok ki. Veya ben anlayamamış da olabilirim.

Edit: direksiyon kılıfını tanımıyormuşum.


pati
(13.09.18)
ulan yazmayacaktım ama gördüğünüz gibi araba direkt +10 puan yazıyor. yalayan yalayana :Dasdf


datnet
(13.09.18)
yani garip bi hediye ama kekoluk değil bence. kendi çapında düşünceli bir davranış.


theseachange
(13.09.18)
oha


acetaminophen
(13.09.18)
Henüz sevgili olmadığın ve yürüdüğün birine alınacak bir hediye değil bence, wtf yani doblo kullanan eniştede olur direksiyon kılıfı? :d
Çok alemsiniz valla.


Bruce
(13.09.18)
Bence arabaya hediye güzel bir süs ama direksiyon kılıfı kim için olursa olsun kötü bir hediye.


burfak
(13.09.18)
direksiyon kılıfı nedir aga bağcılar'da minibüsçü müsünüz?


*oyle bir statu yok ki. flortun bir tik ustu sevgililik zaten.

*direksiyonun kilifi olmasini garipsedim. ama hediye sonucta. cok pahali bir sey degilse sorun yok.

sen arkadasini kiskanmis olabilir misin?


jimicik
(13.09.18)
gülerdim :D


tabirimekruh
(13.09.18)
güzel bir fikir ancak bu şekilde bok edilebilirdi.

mevzu bahis araç renault 12 tx falan değilse komik. yerinde olsam ben de gülerdim.


wilhelmwasmuss
(13.09.18)
gülerim de bokunu çıkarmam, içimden gülerim. bi insanlık etmiş herif dimi sonuçta


mehmed resad
(13.09.18)
İçimden gülerim, “Yazık, niyeti de iyiymiş aslında. Hediye fena da düşünce güzel” derim bir yandan da. Çok hoşlanıyorsam hareketin altında kalmamak için aynaya cd geçiririm bir tane.


aychovsky
(13.09.18)
Hiçbir kadının direksiyon kılıfı kullandığını düşünmüyorum daha başka birşey alınabilirmiş


hernezıkkımsa
(13.09.18)
Ahahah o nasıl hediyeymiş ya aynaya cd takarım +1
sevincimi lastik yakıp drift yaparak da gösterebilirim bilemedim :)


sacrilegious
(13.09.18)
Bu ne la? derdim, içimden tabi :)


curukturpkokusu
(13.09.18)
(18)

aşağıdaki çantalardan hangisini almalıyım?

önceki çanta soruma sağ olsun kimse doğru düzgün yardım etmedi, ben de kendi işimi kendim gördüm. kırk yılın başı bişi istedik alacağınız olsun, heh işte bu dediğim bişi bulamadım.NEYSEHHH...bari aşağıdakilerden hangisini beğendiniz onu söyleyin de barışalım. sadece beğeni değil de eleştiri de yapsa
önceki çanta soruma sağ olsun kimse doğru düzgün yardım etmedi, ben de kendi işimi kendim gördüm. kırk yılın başı bişi istedik alacağınız olsun, heh işte bu dediğim bişi bulamadım.
NEYSEHHH...

bari aşağıdakilerden hangisini beğendiniz onu söyleyin de barışalım. sadece beğeni değil de eleştiri de yapsanız daha güzel olur hatta, "bak şunun şurası büzgülü ama şöyle şöyle durumlarda dezavantajlı" gibi. belki mahcup duruma düşüp öneri de yapmak istersiniz diye o kapıyı da açık bırakıyorum bak, ona göre.
teşekkürler!

www.stighlorgan.com
www.stighlorgan.com
www.cantamall.com

ilki aralarında en çok beğendiğim ama küçük mü değil mi anlayamadım tam. 24 litre diyor, ben 2-3 günlük seyahatlerde 3-5 parça kıyafet ve kişisel eşya koymak için alacağım; laptop yok. 24 litre yeter mi dersiniz?
ikincisi de çok mu büyük?
nat geo'nunkiyle ilgili sitesinde de detaylı bilgi bulamadım, o yüzden kapasitesini bilemiyorum ama sanki o da küçük geldi.
Bruce
(11.09.18)
Kesinlikle Decathlon'a bakın derim.


sbryldrm
(11.09.18)
@sbryldrm, teşekkür ederim ama o tarz istemiyorum, örneklerdeki gibi daha günlük ve şık arayışım var.


Bruce
(11.09.18)
Erkek adamın bu asortik çantalarla ne işi olur yahu. Alacan bi adidas nike falan sırt çantası boyutuna göre tamam. Bu benim görüşüm. Linkteki çantaların hiçbirini beğenmedim ayrıca.


erkek değilim ama en çok sonuncusunu yakıştırırdım bir erkeğe.


tabirimekruh
(11.09.18)
eşyalar sığar mı sığmaz mı bilmiyorum ama tip olarak en iyisi nat geo bence.


Neill
(11.09.18)
3. olsun keza ilk ikisi çok efemine geldi bana.


re noreno
(11.09.18)
ulan gören de tüylü pembe çanta koyduk sanacak, ne abarttınız. feminen olduğunu düşünüyorsanız kadın takıcak gibi düşünün öyle seçin o zaman, ne diyim yani teallam.


Bruce
(11.09.18)
kesinlikle üçüncü.


1.çanta tamamen torba model. omuz askıları ince ve sırt desteği yok. laptop falan taşımaya uygun değil, kaldı ki içerisinde muhtemelen laptop için ayrı bir göz de yok. Bilgisayar ile birlikte diğer eşyların içinde çorba olur.Çok kullanışsız, direkt listeden çıkar.

2. Çanta laptop taşımaya daha uygun gibi dursa da onun da omuz askıları ince ve desteksiz. Bir yerden sonra özellikle tshirt ile kullanırken, omuzlarınızı keser. Bir de her ne kadar şık gibi dursa yandaki cayır cayır poliüretan malzeme bence ucuz duruyor.

3. Çanta içlerindeki en iyisi. ölçülerini vermişler, yaklaşık 30 litre civarı. her türlü eşya ve lap topunuzu rahat rahat alır.

Alternatif;

Decathlonun elemişsiniz ama aşaıdaki 20 lt çanta ile her işinizi görürsünüz. Kaldı ki öyle dağcı çantası gibi de değil. bir fiyat performans canavarı.

www.decathlon.com.tr

Ama aynı zamanda şık da olsun, daha cool dursun diyorsanız o zaman şuraya alalım;

www.beymen.com


thracia
(11.09.18)
3.


Ikinci çanta çok güzel bence. Ama sen ilkini yani siyahı al, lacivert her kıyafetle kullanılmaz.


perfectum
(11.09.18)
Bu çantalar neden kötü onu da söyleyeyim sana.

Formal giyiniyorsan backpack kullanamazsın yok öyle bir dünya. Ne alırsan al bok gibi durur sırtında. Formal giyiniyorsan el çantası taşıyacaksın.

Ha yok casual giyiniyorsan zaten bu sırtındaki çanta(üstte verdiğin 3 link) yine götüm gibi duracak çünkü formal olmaya kasan son derece çirkin duran çantalar.

Her yola gelsin, güzel ve kaliteli olsun mu istiyorsun?
www.swissgear.com

Yok ben formal takılacam diyorsan Gucci'nin de LV'nin de erkek için el çantaları mevcut. Seçenek sınırsız, fiyat limiti yok bütçene göre bulur alırsın bi tane. Önerim de Guess marka olur kalite fiyat dengesi iyidir.


tavsiyeler için teşekkürler, belirli noktaları düzelteyim madem.
laptop koymayacağım, hatta laptop gözü olmayanları özellikle seçtim çünkü gereksiz yer tutacaktı. ayrıca formal kıyafetle de giymeyeceğim, işe giderken taşımak için değil 2-3 günlük seyahatlerde kıyafet koymak için arıyorum. çantayı götüreceğim yerlerde formal giyinmek zorun kalabiliyorum ama çantayla "kombinlemiyorum". herhangi bir kıyafetle de kombinlemeyeceğim, taşımam gerektiğinde ya da sağa sola koyduğumda spordan gelmiş görüntüsü olmasını istemiyorum. haliyle güzel ve zarif görünmesini istiyorum. gereksiz ip uzantıları, yandaki fileli cepler ya da düz memur ya da müdür yardımcısı çantalarını da istemiyorum.

herschel little america söylediklerime uyan bir model, en başta aklıma geldi ama o da herkeste var diye istemiyorum, en azından istemiyordum; biraz bakındım ki daha iyisini bulamayacağım o yüzden son araştırmalarımı yapıcam, bulamazsam ondan alıcam.


Bruce
(11.09.18)
ilki çok kötü onu alma derim. 3. güzel bence ya da thracia'nın link verdiği herschel çok güzel.


şubatsonrası
(11.09.18)
Bu üçünden biriyse 3. İlk ikisinin ağzı burnu kaymış affedersin.


@bruce beklentilerine uygun knox studio'lar var, herschel'e gönlün kaymıyorsa eğer bir göz atabilirsin.


Ben ilk ve üçüncüyü beğendim, ama bir tavsiye olarak Herschel çantalara da bakmanızı tavsiye ederim. Bu modelin orijinali onlar gibi bir şey. Erkekler için çok şık gri/siyah çantaları var bu model.
Ben de yeni aldım da o yüzden övüyorum herkese.


sopiro
(12.09.18)
(6)

2-3 günlük seyahatler için sırt çantası önerisi

güzel çantalar var ama hangisini beğensem laptop koymalık gözleri, küçük bir sürü cepleri var. ben istiyorum ki çantama gece yatmalık bi alt bi üst, bi pantolon bi gömlek bi tişört sığsın; donu çorabı kişisel eşyaları ceplerle de hallederim. çok büyük olmayan, güzel görünen şık bir şey arıyorum, oku
güzel çantalar var ama hangisini beğensem laptop koymalık gözleri, küçük bir sürü cepleri var. ben istiyorum ki çantama gece yatmalık bi alt bi üst, bi pantolon bi gömlek bi tişört sığsın; donu çorabı kişisel eşyaları ceplerle de hallederim.

çok büyük olmayan, güzel görünen şık bir şey arıyorum, okul çantası gibi olmasın. malzeme kalitesi de düşük olmasın tabii. üst sınır 400 tl.
sizin kullandığınız çantalar da olur, şurada görmüştüm ben de alıcam da olur. şu sitede bulursun, şu markanın çantaları güzeldir bile olur.
teşekkürler...

edit: söylemeyi unutmuşum, herschel ve kanken gibi kızılayın dağıttığı markalar olmazsa daha memnun olacağım ama tam istediğim gibi ve farklı bir modeli olursa olabilir.
Bruce
(10.09.18)
Tam olarak dediğin gibi kullandığım, birkaç sene önce mavi'den aldığım kot sırt çantam var. Dışında saçma salak işlemeler yok dümdüz. Önünde 1 gözü ve içinde 1 cep gözü var çok kullanışlı. Bazen 1 haftalık seyahatte bile yetiyor.


megalomaniac
(10.09.18)
@megalomaniac, teşekkür ederim, satış linki veya model bilgisi var mı peki?


Bruce
(10.09.18)
Kendi çantamdan bulamadım ama şuna benziyor, biraz daha koyu renkli.
goo.gl


megalomaniac
(10.09.18)
tam olarak aynı ihtiyaçla (2-3 günlük seyahatlerde şort tişört çorap don koyup gitmelik) sırt çantası arıyordum, birkaç pahalı sırt çantasını kısa sürede pert ettikten sonra geçen hafta 35 liraya şunu aldım. ilk kısa seyahatimizi bu hafta sonu başarıyla atlattık.

www.decathlon.com.tr

dayanıklılık, ortalama üstü görüntü, geniş hacim, rahatlık, ucuzluk.


robin crusoe
(10.09.18)
@robin crusoe, teşekkür ederim ancak görünüş olarak daha "şık" bir şey arıyorum. decathlon çantalarımdan memnunum ancak bu seyahatlerde gittiğim ortamlara uygun bir görüntüsü olmuyor bu tarz "kampçı" çantalarının, bu yüzden profesyonel olmayan, daha günlük ve şık bir şeyler arıyorum.


Bruce
(10.09.18)
o zaman deri sırt çantalarını öneririm. hatta ben de işe gidip gelirken kullanabileceğim bir deri sırt çantası almayı düşünüyorum ve bir yandan şöyle şeyler bakmaya devam ediyorum:

www.incideri.com

lokal butiklerde el yapımı deri çantalar da var çok daha şık duruyor ama 400 tl'nin üstünde tabii.

zor ama keyifli bir arayış, bol şans.


robin crusoe
(10.09.18)
(4)

legion izleyenlere soru?

böyle mindfuck'lı saykodelik şeyleri izlemeyi severim ama buna hiç kafam basmıyor ya, çoğu atfı benzetmeyi anlayamıyor, kaçırıyor gibiyim. ilk sezon çok güzel başlamıştı ama bir ara ara verdim döndüm, hiç giremedim dizinin içine. size de böyle oldu mu, dizi mi cidden ağır yoksa benim beynim mi yetme
böyle mindfuck'lı saykodelik şeyleri izlemeyi severim ama buna hiç kafam basmıyor ya, çoğu atfı benzetmeyi anlayamıyor, kaçırıyor gibiyim. ilk sezon çok güzel başlamıştı ama bir ara ara verdim döndüm, hiç giremedim dizinin içine.

size de böyle oldu mu, dizi mi cidden ağır yoksa benim beynim mi yetmedi?
Bruce
(04.09.18)
Izledim. Hiç birşey anlamadım jdjfnf.


allanpoe
(04.09.18)
ben de anlamadım. bişi anlattığını dahi düşünmüyorum.


washe
(04.09.18)
Dizi cidden ağır ben ilk sezonu bitirmiştim hiçbir şey anlamadan,ikinci sezon başladığında birinci sezona dair hiçbir şey hatırlamadığımı farkettim geri döndüm bire,iyice beynim yandı bıraktım :d


noraliya
(04.09.18)
anlamama işi çok abartılıyor, öyle anlaşılmıycak metaforlarla dolu bir dizi falan değil. sadece farklı şeyler içeriyor, çekim tarzı montajı kurgusu da buna uygun olarak biraz farklı o kadar. tarzını seversin veya sevmezsin o ayrı da neyi anlamıyosunuz ki? ben beğeniyorum oldukça


(3)

billabong tişört kalıpları

giyen var mı, normale göre nasıldır kalıplar? daha doğrusu medium'u standart medium gibi mi yoksa daha mı dar ya da geniş?
giyen var mı, normale göre nasıldır kalıplar? daha doğrusu medium'u standart medium gibi mi yoksa daha mı dar ya da geniş?
Bruce
(04.09.18)
Daha geniş


kablelvuku
(04.09.18)
Çok fazla fark yok bence genişlik anlamında


solenkol
(04.09.18)
Bi tık geniş.


(2)

Instagram sıçtı mı?

Akış yenilenmiyor mesaj gitmiyor, sizde durum ne? napıcaz biz şimdi bu dünya nasıl çekilebilir bir hal alacak aman tanrım?!!! :o
Akış yenilenmiyor mesaj gitmiyor, sizde durum ne? napıcaz biz şimdi bu dünya nasıl çekilebilir bir hal alacak aman tanrım?!!! :o
Bruce
(03.09.18)
benim de gitti, mesajlar gitmiyor fotoğrafim anasayfada çıkmıyor :(


bu kadar çok kurcalarsanız olacağı buydu. kırdınız rahatlamışsınızdır şimdi. şeyma ağlıyor şuanda çekilir misiniz kenara ?


paudi
(03.09.18)
(2)

formula 1 ssport'ta değil mi?

ee arsenal maçı var şu anda, ne boktan iş bu? programa baktım akşam diyor, f1 yayıncısı benim diyen kanal canlı yayınlamıyor mu yani? ben mi kaçırıyorum bir şey?
ee arsenal maçı var şu anda, ne boktan iş bu? programa baktım akşam diyor, f1 yayıncısı benim diyen kanal canlı yayınlamıyor mu yani? ben mi kaçırıyorum bir şey?
Bruce
(02.09.18)
Ligrv 2 bu hafta abi


brad pitt
(02.09.18)
Beinsports-2


brad pitt
(02.09.18)
(22)

gelmiş geçmiş en çekişmeli yiyecek sorusu

soğanlı menemen vs. soğansız menemenden bile daha tartışmalı bir soru, asıl bunun anketi yapılmalı ya, neyse.mercimek köftesi mi kısır mı?
soğanlı menemen vs. soğansız menemenden bile daha tartışmalı bir soru, asıl bunun anketi yapılmalı ya, neyse.

mercimek köftesi mi kısır mı?
Bruce
(01.09.18)
Cok feci zor bir soru ama kısır demek istiyorum emin olmadan:/


Amaranta ursula
(01.09.18)
Mercimek köftesi her türlü alır.


Mercimek köftesi hiç sevmem kısır çok severim benim için kolay bi seçim oldu


pastörizesüt
(01.09.18)
İkisine karşı da hislerim yoğun ama sanırım kısır demek zorundayım


ikisini de severim birini bir daha yiyemeyeceksin deseler kısırı eler mercimek köftesiyle devam ederim.


hedep
(01.09.18)
mercimek köftesi ama soru menemenden kolay.


balik kraker
(01.09.18)
mercimek köftesi bence de alır ama daha çekişmeli soru bence içli köftenin haşlama mı kızartma mı olacağı yönünde (haşlama+1).


candanag
(01.09.18)
kısır
daha bugün yedim


İkisi de iç'in önünde diz çöküp tövbe eder.
borektarifi.com


rakicandir
(01.09.18)
Kısır ama sulu kısır ısırganla yenilen
Gerçi kuru kosor da seviom


fasulyek
(01.09.18)
tabii ki kısır.


Delay Fuze
(01.09.18)
Kısır ama mercimek köftesi de mükemmel bir şey aslında.


ms brownstone
(01.09.18)
Mercimek köftesi


halen
(01.09.18)
Mercimek köftesi çok sık yediğim bi şey değil, severim olunca ama alışık değilim yani.

Kısır çok severim.

Çok kolay soru cevap kısır


nundu
(01.09.18)
ikisi de leş gibi kokan iğrenç şeyler ama illa tercih etmek zorunda kalsaydım kısır derdim sanırım.


der meister
(01.09.18)
İkisini de hiç sevmem. Kerhen kısır diyorum.


battal gemalmaz
(02.09.18)
Kısır.
Mercimek köftesini samimi bulmuyorum. Karaktersiz bir şey.


10 yıl yemesem aklıma gelmeyecek şeyler. yine de mercimek köftesi bir adım önde. yanında ayran olduğu müddetçe.


nice tnetennba
(02.09.18)
limon ve nar eksisi yoksa ikisi de degil.


Kısır.

(Menemen soğansız, içli köfte haşlama)


hair freak
(02.09.18)
Mercimek koftesi.
Kisir sey gibi, salcali guvercin yemi.


stavro
(02.09.18)
Zor soru. Bir vegan olarak ikisini de buldugumda yerim.

Ben masada biraz ugrastiran seyleri daha cok seviyorum. Direkt tencereden aktarmayacaksin da mesela, kendin kombinleyeceksin falan. Mercimek koftesi yemek bu nedenle daha zevkli.


buf-e kür
(02.09.18)
(24)

üzülünce mideniz bulanıyor mu?

aslında üzülmemem gereken, normal bruce'un üzülmeyeceği bir şeye üzülüyorum 2 gündür ve sürekli mide bulantısı halindeyim. yediğimden içtiğimden mi dedim ama farklı bir şey de yemedim.mideye yumruk inmesi böyle bişey mi? hafif stres ve kararsızlık da var. normalde kolaylıkla aştığım şeyler ama hepsi
aslında üzülmemem gereken, normal bruce'un üzülmeyeceği bir şeye üzülüyorum 2 gündür ve sürekli mide bulantısı halindeyim. yediğimden içtiğimden mi dedim ama farklı bir şey de yemedim.
mideye yumruk inmesi böyle bişey mi? hafif stres ve kararsızlık da var. normalde kolaylıkla aştığım şeyler ama hepsi üst üste geldi diye galiba; bilemedim, kötü hissediyorum. uyusam geçicek diye dün uyudum erkenden ama geçmedi de. napıyoruz böyle durumlarda?
edit: hatta o kadar anormal ki normalde böyle durumlarda bile buraya böyle şeyler sormam.
Bruce
(30.08.18)
Üzülünce midem bulanmıyor.


Amaranta ursula
(30.08.18)
Ohoo hem de nasıl. Kusarım da hatta. Valla sık olan bir şey değil olunca da o an derdim mide bulantısı olmuyor zaten


pastörizesüt
(30.08.18)
Sinirle karışıksa evet. Canım hiçbir şey yemek istemez ayrıca


Delay Fuze
(30.08.18)
Evet, stres mideye vurur zaten cok anormal bir durum degil sanirim. Bende mide bulantisinin ustune, istahsizlik da yapiyor.


yuzır
(30.08.18)
Bknz:Vagus siniri


ırene adler
(30.08.18)
Evet bir dönem ben de çok şık yaşadım bu durumu. Özellikle endişem varsa bir konu hakkında kusuyorum da maalesef. Kafada bitirmediğiniz sürece bitmez. Mideniz bulandığında kusun gitsin, rahatlarsınız.


@acemi, hahah yok valla bu konuda en vahşi kapitalist şirketten daha vahşi bir proleterim; kılım kıpırdamaz yamyamlar için. üzülme konusu başka ama o iş değiştirme mevzusunun kararsızlığı da var üst üste gelenler içinde. yarın gidince biraz saçmalayayım en iyisi, beğenmesinler beni.


Bruce
(30.08.18)
Bende midede ağrı ve yanma oluyor genelde birseye üzülürsem veya strea yaparsam.


havada bulut
(30.08.18)



datnet
(30.08.18)
Evet. Çözümü de yok gibi. Gamsız insanlara imreniyorum


her gece aç
(30.08.18)
Çok üzüldüğüm durumlarda, ani ve büyük üzüntüde ilk tepkim mide bulantısı.


aychovsky
(30.08.18)
Evet. Yemek bile yiyemem. O sorun bitmedikçe çözülmez.


biravekahve
(30.08.18)
Midem ağrır evet


basond
(30.08.18)
çok üzülürsem kusarım bile.


nice tnetennba
(31.08.18)
Benim de bulanıyor.

İş, sosyal ilişkiler, planlar aynı anda boka sarınca iştahım kaçıyor, yediğim yemekten tat alamıyorum. Elimden bir şey gelmiyor, kafamı dağıtıyorum veya spora veriyorum kendimi bir nebze daha iyi hissediyorum.


chicha
(31.08.18)
Yemek yiyemem, iştah gider kendimi zorlarsam kusacak gibi olurum :(


Yok midemi etkilemez hicbir sekilde. Istahim kacar ama bulanti, agri falan olmaz midede.


stavro
(31.08.18)
Çok üzüldüğüm içinden çıkamadığım durumlarda mideme bir yumruk iniyor, evet.
Açık havada yürü, yapabiliyorsan koş. İnanıyorsan namaz kıl. Meditasyon yap. Nefes egzersizi filan iyi geliyor.


SiyamkedisiZorro
(31.08.18)
Hayır. Çok çok üzgün olduğumda iştahım kesilir ama hayatımda birkaç kere oldu öyle. Biraz gamsızım da. Neyse. Çık yürüyüş yap +1, mümkünse deniz kenarında yürü. Hatta yüzmek de iyi gelir.
İlave: durum geçene kadar alkol de almamanı öneririm.


pati
(31.08.18)
En işe yarayacak şeyi unutmuşum. Kedi sev. Kucağına otursun yayılsın, mest olsun, purrlasın, üzüntü müzüntü kalmaz.


pati
(31.08.18)
Yok heyecanlanınca ya da aşırı mutluysam bulanır sadece.


aquarium
(31.08.18)
sinir stres mide bulantısı yapar. hassas insanlarda daha çok görülür.
çocuklar duymasında selami panik yapınca kusacak gibi olurdu hatırlarsanız :)


dafuq
(31.08.18)
Üzülünce midem bulanıyor.


sopiro
(31.08.18)
Benim midem yanıyor.


(14)

İş görüşmesi için sağlam mazeret

Yarın iş görüşmesine gideceğim, dün akşam belli olduğu için önceden bir şey uyduramadım; o yüzden ani gelişen ama sağlam ve yaratıcı bir bahaneye ihtiyacım var. Görüşme 3te, o yüzden işe gittikten sonra çıkabileceğim bir şey olmalı. Ay sonu olduğu için inanılmaz yoğun bir zaman olacak, herhangi bir
Yarın iş görüşmesine gideceğim, dün akşam belli olduğu için önceden bir şey uyduramadım; o yüzden ani gelişen ama sağlam ve yaratıcı bir bahaneye ihtiyacım var. Görüşme 3te, o yüzden işe gittikten sonra çıkabileceğim bir şey olmalı. Ay sonu olduğu için inanılmaz yoğun bir zaman olacak, herhangi bir bahaneden öte sağlam bir şey arama sebebim bu; yaratıcılığınıza güveniyorum, teşekkürler...
Bruce
(30.08.18)
karakola imza vermeye gidiyorum de. ayrıntısını söyleme.


kelepir
(30.08.18)
Apartmanda hırsızlık oldu ifade vermeye gidiyorum


retiredcolonel
(30.08.18)
@kelepir, ayrıntı vermem lazım çünkü müdürümle gayet samimiyim, noldu diyecek ki zaten ekstra meraklı bir tip, altını dolduracak sıra dışı bir bahane ya da çok doğal ve sorgulamayacağı ama acil bir bahaneye ihtiyacım var. yine de teşekkür ederim.
@retiredcolonel, buna da açıklama yapmam gerekir, ki bunun aciliyetini ne şartlarda altını doldurarak söyleyebilirim bilmiyorum; çıkışta git diyebilir. teşekkür ederim sana da.


Bruce
(30.08.18)
@retorique, kiralık evdeyim ve taşınma planım olmadığını biliyor müdürüm.

böyle her şeye bahane uyduruyor gibi oluyorum biliyorum can sıkıcı ama istediğim gibisini bulamadığımı belirtmek için yazıyorum; kusura bakmayın genel olarak.


Bruce
(30.08.18)
Bir yakınınızın rahatsızlandığını haber alsanız, acilen gitmeniz gerekse?


Müdürle samimi olmasanız Mecnun'un bahanesini önerecektim :(


farabi
(30.08.18)
Çok basit bir adliyelik bir durum hikayesi yazın. Ve uzlaştırmacının o saate randevu verdiğini uzlaşmayacağınızı ama yine de imza atmak için gitmek zorunda olduğunuzu söyleyin. Konu çok basit bişey bile olabilir.


naksidil
(30.08.18)
Alt kat komşusu aradı, bizim kattan aralıksız su geliyormuş, galiba evi su bastı acil gidip bakayım, anahtar başkasında yok deyiverin.


koskoca kirpi
(30.08.18)
Su bence mantıklı bir yalan acil ve çözülebilir bir şey


fasulyek
(30.08.18)
@koskoca kirpi, gerçekten bu çok aklıma yattı, teşekkür ederim. hatta boru kırılmış diyeyim ki işin uzun süreceğine inansın. şu anda çok rahatladım, cevap yazan herkese çok teşekkürler!


Bruce
(30.08.18)
Yüksek lisans mülakatı, sıkıntısız.
Şehir dışından annen/baban geliyor onları karşılayacaksın.

Su basması işiyle bizim ofiste çok dalga geçerlerdi. Ofisten elemana telefon geliyormuş, eleman sesi bir biçimde: "neee evi su mu bastı, hemen geliyorum" şeklinde konuşmaya başladıktan kısa süre sonra istifa etmiş. Hala gülerler. :)


Lethe
(30.08.18)
@Lethe, müdürümle samimi olduğumuz için yl yapmadığımı biliyor; ailemin gelmesi ise pek acil değil. şu ana kadar bahaneye ihtiyacım olmadan izin aldığım için bu bahaneye inanacaktır diye düşünüyorum, işe görüşmesine gideceğim aklına bile gelmez çünkü; teşekkür ederim.


Bruce
(30.08.18)
En temizi “kapıcı aradı evden su sesi geliyormuş galiba giderlerden biri patladı” de.


Vize görüşmesi de fena değil.


condom kurşunu
(30.08.18)
(2)

kendi filmini oynatabileceğin sinema salonu ya da benzeri bir oluşum

istanbul için soruyorum. bir ara çok vardı irili ufaklı odalar bişeyler ama sekshaneye döndüğü için uzun ömürlü olmadı sanırım. ben ise tamamen sanatsal sebeplerden arıyorum, o yüzden yapış yapış olmayanlarına ihtiyacım var. hiç bulamazsam yapış yapış olanlara da gidicez mecbur ama önceliğim değil d
istanbul için soruyorum. bir ara çok vardı irili ufaklı odalar bişeyler ama sekshaneye döndüğü için uzun ömürlü olmadı sanırım. ben ise tamamen sanatsal sebeplerden arıyorum, o yüzden yapış yapış olmayanlarına ihtiyacım var. hiç bulamazsam yapış yapış olanlara da gidicez mecbur ama önceliğim değil diyeyim. hala bu işi yapan yerler var mı, biliyor musunuz?
teşekkür ederim.
Bruce
(29.08.18)
bu konuyu bir ara araştırmıştım.mutlaka sende araştırmışsındır
bu sinema sektörü tamamen tekele dönmüş durumdaymış
film yapanlar aynı zamanda sinema salonlarının sahibi. yani istersen milyar dolarlık film çek adamlar salonda kendi filmlerini oynatıyormuş

senin gibi insalar filmlerini sinama evi denilen evden bozma içinde sinema makinası (bunun adını bilmiyorum) olan odalarda oynatıyorlar filmlerini


@bana her yer cehennem teşekkür ederim, o sinema evlerine de razıyım şu durumda; bildiğin varsa duymak isterim.


Bruce
(29.08.18)
(2)

ucuna sigara gibi bir şey takılarak içilen elektronik sigara

bir müşteride gördüm bugün, e sigara gibi bi alet ama ucunda sigaranın filtresi gibi bişey var. sanki delikten içeri normal sigarayı takmışlar, dışarıda bir tek içilen kısmı kalmış gibi; ondan içiyordu adam. kokusu çok güzeldi, dumanı da normal e sigara kadar yoğun değildi. nedir bu, nasıl bulunur?
bir müşteride gördüm bugün, e sigara gibi bi alet ama ucunda sigaranın filtresi gibi bişey var. sanki delikten içeri normal sigarayı takmışlar, dışarıda bir tek içilen kısmı kalmış gibi; ondan içiyordu adam. kokusu çok güzeldi, dumanı da normal e sigara kadar yoğun değildi. nedir bu, nasıl bulunur?
Bruce
(29.08.18)
www.pmi.com

Sanırım bunu diyorsunuz. Bikaç yerde gördüm İzmir'de.

Edit: kaçak veya çakması olabilir, alttaki mesajı görünce öyle düşündüm şimdi.


infernal majesty
(29.08.18)
iqos, şu an türkiye'de resmi olarak satılmıyor fakat gelmesi için hazırlık yapılıyormuş diye duydum. yurtdışından getirip kullananlar gördüm ben de.


kutukcu
(29.08.18)
(11)

kıdem tazmatı almak vs. yüksek maaşlı işe geçmek

bedelli yapacağım, iş yeri git gel devam edersin diyor; kıdemimi ödeyecekler 20 bin civarı tutuyor, bedelli beleşe geliyor.bugün de başvurularımdan biriyle son son görüştük headhunter aracılığıyla, maaşı şartları her şeyi söyledi, bence tamamdır sizin için en geç cumaya kadar son bir mülakat daha ay
bedelli yapacağım, iş yeri git gel devam edersin diyor; kıdemimi ödeyecekler 20 bin civarı tutuyor, bedelli beleşe geliyor.

bugün de başvurularımdan biriyle son son görüştük headhunter aracılığıyla, maaşı şartları her şeyi söyledi, bence tamamdır sizin için en geç cumaya kadar son bir mülakat daha ayarlayacağım, şirketle son bir görüşürsünüz resmi teklif için dedi.
şimdiki maaşımdan net %30 fazlasını teklif ediyorlar, akşam şimdi eve girdiğimden 2 saat daha geç geleceğim ama 1 saat de daha geç kalkacağım, servis var. mesleki açıdan da bana faydaları olacak bir iş yeri, bu fırsatı kaçırmak istemiyorum.

yeni işyerine bunu açıkladım diyelim, ben buradan kıdem alıp bedelli yapayım, sonra döneyim, sonra istifa edip size geliyim diye; bu süreç en erken 6 ekim'deki celp döneminde başlar, 28'inde işbaşı yapabilirim en erken, bu da 2 ay ediyor. 2 ay için beni bekleyeceklerini sanmıyorum çünkü onlar benim gibisini bulabilirler, belki biraz daha fazla maaşa.
hadi diyelim fırsatı kaçırmadım hemen bunlara girdim, 3 kasım'a kadar devam ettim sonra bedelli yaptım geldim. kıdem yandı gitti tabii, 5 bin ben koysam 10 bin bedelli kredisine kredi çeksem 13 bin ödüyorum diyelim faizle. aradaki %30 farkla bu krediyi kapatana kadar maaş artmamış gibi çalışmak çok saçma mı olur? aslında krediyi taksitli ödeyeceğim için günlük hayatıma etkisi yine maaşım artmış gibi olacak bence ama sırf krediye 3 bin faiz vermeyip üstüne cebe 3-5 indirmek için bu iş fırsatını kaçırmasam mı diyorum.

öte yandan buradayken bedelli yapıp geldikten sonra askerlik de aradan kalkacağı için önüm açılacaktır diye düşünüyorum, iş bulma konusunda kendime güveniyorum ama piyasa şartlarında ne kadar çabuk olur, ne kadar daha iyi bir şirket olur bilemiyorum.

napıyım ben şimdi, kafam çok karışık.

edit: net bilgi olur diye şunları da eklesem iyi olur; şimdi 5 buçukta evdeyim, 7 buçukta olacağım bu şartlarda. şimdi 7'de kalkarken 8'de kalkacağım. ve şimdi cumartesi öğlene kadar çalışıyorum, yeni yerde çalışmayacağım.
Bruce
(28.08.18)
zor karar ama ben olsam şu anki şirkette kıdemimi alır, bedelliyi yapar sonra da şirkette devam ederim.

hangi sektör bilmiyorum ama ülkenin durumu malum, yeni işe geçmek riskli diye düşünüyorum. yeni geçilen şirketteki olası ufak bir sıkıntıda muhtemelen son girenler ilk işten çıkarılanlar olacaktır.

hem askerden geldikten sonra ufak bi pazarlıkla belki zam alarak başlayabilirsin şu anki çalıştığın yere.


contavolta
(28.08.18)
@contavolta, teşekkür ederim. yeni şirket avrupalı bir şirket, türkiye operasyonları sağlam, 8-10 ülkede faaliyetteler, krizden pek etkilenecek bir sektör değil ama son giren olmanın riski her zaman var. şimdikinin işler çok iyi, krizi fırsata çevirdiler hatta, bu ay rekor ciro yapıcaklar, hedefin çok üstünde.

zam konusu ancak yılbaşında olur, bu konuda katılar. zaten mesleki gelişim haricinde bu zam politikaları yüzünden gitmek istiyorum ben, her zam dönemi 3 kuruş için dil dökmekten bıktım. yoksa evime 20 dakika yürüme mesafesinde, çok huzurlu ve alıştığım bir iş ortamı.


Bruce
(28.08.18)
Ben olsam mevcut şirkette devam ederdim. İş değişikliği kolay bişey değil, sadece maaş olarak bakmamak lazım. Belki de ortamını sevmeyeceksin, belki dediğin gibi seni beklemiycekler. Tanımıyosun ki güvenesin... Sırf eve 2 saat daha geç gelmek bile yeterli bence. Topu topu kaç saatimizi evde veya sevdiklerimizle geçirebiliyoruz ki zaten.


megalomaniac
(28.08.18)
Hocam bugün bedelliye başvursan zaten Ekim celbini kaçırıyosun. Sanırım başvuru sırasına göre alacaklar. O nedenle, her türlü Ekim'i kaçırdığını düşünüyorum.

Diğer firma senin için avantajlıysa, bedellim var diye belirt. OK derlerse mevcut firmandan kıdemini al istifa et ayrıl olmuyosa yine de ayrıl.. diğer firmada başla.


lcha
(28.08.18)
@megalomaniac, aslında tek olay maaş değil, hatta mesleki gelişim sağlayacaksa aynı maaşla da geçerim başka iş yerine. burada öğrenebileceğim şeyler bitti, klişe tabirle misyonumu tamamladım. yeni bir şeyler lazım, gelişmek lazım. enerjim varken atılımlar yapayım diyorum, aynı şirkete saplanıp kalmış olmak istemiyorum. maaşın da artacak olması bal üzeri kaymak sadece, hatta %30 sağlam bir kaymak.

@icha, 6 eylül'e kadar başvuru yapıp para ödeyenler 6 ekimde gidebilicek diye biliyorum ben.
www.haberturk.com


Bruce
(28.08.18)
@acemi, iş hayatında efsane kazıkları hep işçiler yiyor, bir kere de işverenler yesin!
içimdeki comfort zone'cu da kal diyor ama onu dinlemek mantıksız geliyordu, o yüzden de zorluyorum kendimi biraz sanırım.


Bruce
(28.08.18)
Ben de binevi senin durumundayım. Bir yer ile görüşüyordum. Tek farkı maaşı az olacaktı. Fakat benim için mesleki gelişimi açık ve istediğim bir iş idi. Yok bedelli yok evlilik planı derken daha düşük maaş daha büyük bir huzur tercih ettim.

Bunu yaparken her ikisi için de artı ve eksileri yazdım. Her eksi bir artıyı götürdü. En son şimdi geçiş yapacağım şirket kaldı.

Askerlik konusu için aynı tereddütteydim. O konuda hepsi aynı şeyin laciverti diyip yapıştırdım geçtim. Bi konu üzerine her gün düşünmen çözüm olmaz. Tek nir gün sakin kafa ile düşünmen lazım.


kablelvuku
(28.08.18)
Burada size kal diyenlere olan tavrınızdan anlıyoruz ki siz gitmek istiyorsunuz. Buna göre aksiyon alın. Diğer yeri istiyorsunuz işte. Hemen girin, üç beş binin hesabını yapmayın.


inawen
(28.08.18)
yerinde olsam %30 farkı yabana atmaz 15 falan neyse gözden çıkarır geçerdim direkt diğer iş yerine. hem kazancın yalnızca para olmayacak. bence her gün 1 saat fazla çalışmak cumartesi çalışmaktan çok daha güzel. cumadan çıkıp başka bir yere gitmeye fırsatın olur.

kesinlikle düşünme. 15.000 lik kısmı rahat aşarsın.


baharat
(28.08.18)
@inawen, evet gitmek istiyorum ama istediğim şey ne ölçüde mantıklı ya da faydalı bunun ayırdına varamıyorum tam olarak; o yüzden kendimi savunuyorum bir nevi.


Bruce
(28.08.18)
Bana hesabınız çok karışık ve alengirli geldi. O yüzden sıcak bakamaďım. @baharat +1 siz zaten ayrılmak istiyorsunuz.

Hadi ayrıldınız ve tazminatı yaktınız. Öncelikle devletin hesabına çok güvenmeyin o tarihler söz verildiği şekilde ilerlemeyebilir. İkincisi iki ay çalışıp askere gidecekseniz bu yeni iş yeri tarafından ne kadar makul bulunur şüpheli. Onu bir netleştirmeniz lazım. Çünkü bildiğim kadarıyla 1 yıldan az süre için tazminat hakkınız yok. 6 aydan az çalışma için de işe iade davası açma şansınız da yok. Adamlar sizi işten çıkarırsa ilk işyerinde mevcut haklarınız yeni işyerinde geçerli olmayacak. Yani bedelli yaptım geldim durumu zor görünüyor buradan bakınca. Hani yeni işyerine bedelliden bahsetmeden gireyim diye düşünüyorsanız o da sıkıntı.


nihayet
(28.08.18)
(1)

doları bankadan almayın diyorlar, nereden alıcaz?

banka makasları yüksek hala, illa kapalıçarşı'ya mı gitmek lazım en dipten almak için; mahalle dövizcileri de yüksek tutuyor?yoksa hiç bilmediğim bir aracı mı var?
banka makasları yüksek hala, illa kapalıçarşı'ya mı gitmek lazım en dipten almak için; mahalle dövizcileri de yüksek tutuyor?
yoksa hiç bilmediğim bir aracı mı var?
Bruce
(15.08.18)
abicim bakıcan internetten fiyata
banka fiyatına bakıcan
bu
simdi ne kadar alacaksınız bilmiyorum ama 50 tl kar edecegim diye de kapalıcarsiya yola gidilmez.
en uygun fiyatlı tfx target app i var.


kingcyrax
(15.08.18)
(3)

içmeler gibi tatil yeri önerisi

marmaris içmeler'i seviyorum, sayfiye yeri gibi sakin, yeşil ve mavi bir arada. benzer şekilde sakin, yeşili ve mavisi iç içe, turkuaz suların sıcak kumları dövdüğü, akşama doğru esen rüzgarın ahengine kapılan insanların koca yılın yorgunluğunu birkaç gün de olsa unutabileceği bir köşe arıyorum yurd
marmaris içmeler'i seviyorum, sayfiye yeri gibi sakin, yeşil ve mavi bir arada. benzer şekilde sakin, yeşili ve mavisi iç içe, turkuaz suların sıcak kumları dövdüğü, akşama doğru esen rüzgarın ahengine kapılan insanların koca yılın yorgunluğunu birkaç gün de olsa unutabileceği bir köşe arıyorum yurdumda; bana yardımcı olur musunuz?
(anahtar kelimeler sakinlik, kum, rüzgar, denize yakın doğa ve güzel su)
Bruce
(14.08.18)
(bkz: yemeler )
Tutamadım...


diyanet takvimi
(14.08.18)
benim bildiğim datça amma yolu uzak.


mikahakkinen
(14.08.18)
sarsala ve aşı koyu. aşı koyu dalyan'a çok yakın. sarsala ise dalaman havalimanına yakın.


(7)

artan avronun gündelik hayatımıza etkisi-tatil sorusu

eylül ortası avrupa tatilim vardı, bütçemi planladığımda avro bu seviyede değildi; mevcut kurdan hesaplayınca an itibariyle yapacağım tüm harcamalarla aşağı yukarı 1900 tl zarardayım, bir de gittikçe artıyor. vizeye de başvurmadım, bir tek uçak biletlerini almıştım ama onları neyse ki ucuza kapatmış
eylül ortası avrupa tatilim vardı, bütçemi planladığımda avro bu seviyede değildi; mevcut kurdan hesaplayınca an itibariyle yapacağım tüm harcamalarla aşağı yukarı 1900 tl zarardayım, bir de gittikçe artıyor. vizeye de başvurmadım, bir tek uçak biletlerini almıştım ama onları neyse ki ucuza kapatmıştım; iptal edeyim mi tatili?

zararın neresinden dönülürse kardır diye düşünüyorum ama hemen vazgeçmeye gönlüm el vermiyor, yenilmiş hissediyorum :(
öte yandan seneye bundan daha düşük seviyede olmayacak, hatta da artabilir diyorum ama bedelli de yapıcam, bu sene iyiden iyiye girecek bana. zaten durduğumuz yerde fakirleşiyoruz bir de buna masraf yapmak müsriflik gibi geliyor. alternatifim güney tatili, onun masrafı çok bişey olmayacak.

gidiyim mi gitmiyim mi?
Bruce
(13.08.18)
bence gitme, o parayla da EUR al koy kenara.


idonthaveatvset
(13.08.18)
martta ingiltereye gitmeye karar verdim marttan itibaren sterlin aldım 5.50 den başlayıp 6.50 ye kadar aldım. gittim tatilimi yaptım geldim. o sürede orada kredi kartından geçtiklerim günlük kurdan hesaplandı. 1 hafta daha kalmadım diye üzülüyordum ancak iyi ki kalmamışım sterlin şu an 8.40tl. büyük zararım olucaktı. kredi kartından yurt dışında yapılan harcamalar taksitlendirilemiyor. şu an bile büyük bir yükle karşı karşıyayım. ödeme imkanın varsa git ancak bu kurlar düşmez.


mikahakkinen
(13.08.18)
iptal ama şöyle: şu anki zararınız 1900 tl'den ne kadar az? 300-500 tl ise iptal edin geçin. o parayla misler gibi eylülde olimpos yapın.


ozdek
(13.08.18)
bence eylül başına kadar bekle. çok farkedeceğini sanmıyorum ama zararın 1000 tl'ya kadar düşerse vizeye başvur bence. 1 haftada vize veriliyor genelde. uçak bileti 100 euro'dan aşağı değildir büyük ihtimalle. yani en az 600-700 ordan zararın olacak. bi de gideceğin yer neresi?


merhum
(13.08.18)
ben olsam giderim, bu kurlar düşmeyecek çünkü. aksine, artacak.


piremses
(13.08.18)
Gidin kesinlikle.

Biraz az yersiniz, bir tik daha ucuz hostelde/hotelde kalirsiniz ya hu, ne olacak. O kadar onceden plan yapmissiniz. Italya demissiniz, Italya turistik meydanlardan uzaklasirsaniz, hatta cok turistik rotalardan, uygun tatil yapilabilecek bir yer. Sehir belirlemediyseniz, Piemonte Bölgesi´ni önerebilirim.

Vizeye tabii ki en kisa zamanda basvurun, islemlerinizi tamamlayin, pürüz cikarsa vakit kalsin.

Yakin vadede yukaridan sihirli kur inmeyecek, siz de biliyorsunuz ve icinizde kalacak bu tatil.


buf-e kür
(13.08.18)
Ekonomik olarak cok cok rahat degilsen gitme. Zararin 1900den daha fazladir, evdeki hesap carsiya uymaz.
Su an Avrupa'da gezmek eline bir deste para alip etrafa saca saca dolasmak gibi.
Bir sise su 15tl civari, gezip dolasirken ne kadar paran gidecek sen dusun. Bunun konaklamasi, ulasimi, yemesi icmesi.
Daha onceden aldigin euro yoksa cebinde gitme.


stavro
(13.08.18)
(3)

niye ekşi'de sürekli menzil cemaati konuşuluyor?

şu sıralar ne zaman girsem bunlarla ilgili bir başlık var gündemde, bir halt mı yediler yakınlarda?işin ilginç tarafı başlıkların ilk entry'leri bende görünmüyor çoğu zaman, ak veya normal troll hesapları hep engellerim, bunlar mı kızıştırmak için açıyor olabilir? sürekli gündemde kalsın diye açılıy
şu sıralar ne zaman girsem bunlarla ilgili bir başlık var gündemde, bir halt mı yediler yakınlarda?

işin ilginç tarafı başlıkların ilk entry'leri bende görünmüyor çoğu zaman, ak veya normal troll hesapları hep engellerim, bunlar mı kızıştırmak için açıyor olabilir? sürekli gündemde kalsın diye açılıyor olabilir mi, gördüğüm kadarıyla acil ya da havadis içerikli haberden ziyade genel bir sallama niyeti var gibi.
Bruce
(09.08.18)
eğer bir ülkenin en üst düzey siyasi lideri adamların liderine selam sevgi gönderirse konuşulur.

en son böyle selamlar din soytarısının birine gönderilmişti. sonucu malum.


teritori
(09.08.18)
hah işte böyle bir şey arıyordum. tayyip ne demiş peki?


Bruce
(09.08.18)
streamable.com

burada gönderiyor selamını hazretlerine.


(10)

mersin niye bir tatil cenneti olamadı?

anamur alanya'nın dibinde, keza silifke de yakın; niye mersin bir antalya gibi deniz kum güneş tatili için tercih edilmiyor? tesis mi yok, yatırım mı yok?iklim, doğa açısından çok farklı değil diye düşünüyorum ama gitmedim hiç, bilemedim.
anamur alanya'nın dibinde, keza silifke de yakın; niye mersin bir antalya gibi deniz kum güneş tatili için tercih edilmiyor? tesis mi yok, yatırım mı yok?
iklim, doğa açısından çok farklı değil diye düşünüyorum ama gitmedim hiç, bilemedim.
Bruce
(08.08.18)
reklamsızlıktan ve bugüne kadar belediyelerin vizyonsuz oluşundan. yatırım olmaması da etken. anamur merkeze çok uzak. falan filan. bir sürü sebebi var.


burty
(08.08.18)
Gümrük limanları yüzünden.


xdenizx
(08.08.18)
Çünkü öküz gibi flamingo sitelerini diktiler oraya. Denizin önü kapandı, bir alanı var denize girilen 100 metre ama siteyi görsen en az 300 daire. 14-15 katlı bina 6 bina u seklinde, bi boka da benzemiyor. Çarpık yapılaşma. Kızkalesi falan güzeldi eskiden ama sonradan o kadar çok göç aldı ki oradaki tüm evleri sattı bölge halkı. Şimdi de zaten flamingolar kızkalesi falan suriyelilerin evi oldu.


biohazardous
(08.08.18)
Bir şey derdim de ırkçılık yapmış olurum :D


Drakath
(08.08.18)
Yakın dönemdeki demografik yapı değişimini incelersen anlarsın


glamdr1ng
(08.08.18)
Sen o Mersin’e Antalya üzerinden sahil yolundan git sonra gel bir daha konuşalım bu konuyu. Öyle yolu olan bir yere turist mi gelir


infernalcadre
(08.08.18)
yani şunu mu diyoruz, ben şimdi mersin'e gitsem ve büyük otel tesis aramasam yine masmavi deniz, tertemiz plaj, doğal koy bulabilecek miyim?


Bruce
(08.08.18)
Zaten Mersin'de çok fazla bir tesis yok, yazlık kültürü var. İlla Mersin'e gideceksen yüzmeye, Mersin'den uzaklaşman lazım, Taşucu kısmından sonralara gideceksin İncekum'u tavsiye ederim. İki sene önce tesis falan yoktu, otel de yoktu fazla şuan ne durumda bilemeyeceğim.


biohazardous
(08.08.18)
bunun birden fazla sebebi var;

1- mersin tarafı çok daha ırkçı. özellikle Anamur göçmen almama konusunda o kadar inatçı ki, yatırım yapmak neredeyse mümkün değil.

2- mersin tarafı ekonomik olarak daha güçlü. turizmden gelecek paranın fazlasını sanayi ve ticaretten kazandıkları için o kadar iştahlı değillerdi. Alanya ise tamamen vasıfsız olduğu için turizm parasına daha çok ihtiyaç duydu ve elinden geleni yaptı. Antalya merkezde de turizm epey geç gelişti mesela bu yüzden.

3- tutuculuk: bunu anlatmaya gerek yok, siyasi tercihlerinden belli.

ben bu üç sebeple daha az turizm yatırımı yapıldığı kanısındayım. sanki Alanya turizm yatırımlarına başladığında yolu Silifke yolundan daha mı iyiydi? Fethiye'nin yolu 20 sene önce Ermenek üzerinden Anamur yolundan daha mı iyiydi? bugünden bakıp geçmişte sebep arayanlara da selam olsun.

p.s. umarım bu durum daha uzun yıllar sürer de kafa rahat bir tatil yaparız. Zamanında Anamur'da yazlık aldık, lütfen taile başka yerlere gider misiniz? Teşekkürler.


babilbaligi
(09.08.18)
bir mersinli olarak antalya kadar şükela plajlarının olmamasına bağlıyorum
tabii ki tesis vs. yapılır, neden yapılmadığı muhtemelen yatırım getiri ilişkisinden olabilr


probiyotik
(09.08.18)
(1)

westworld 2. sezon incelemesi

2. sezonu bölüm bölüm takip edemedim, peş peşe izledim ve kaçırdığım çok nokta oldu. analiz içeren yazı veya video önerilerinize açığım, özellikle atıflardan bahsedilenlerden olursa çok daha iyi olur. beğendim beğenmedim videosundan çok "dolores'in söylediği şu cümle aslında ilk sezondaki şu ana atı
2. sezonu bölüm bölüm takip edemedim, peş peşe izledim ve kaçırdığım çok nokta oldu. analiz içeren yazı veya video önerilerinize açığım, özellikle atıflardan bahsedilenlerden olursa çok daha iyi olur. beğendim beğenmedim videosundan çok "dolores'in söylediği şu cümle aslında ilk sezondaki şu ana atıfta bulunuyor" gibi şeyler istiyorum anlayacağınız.

teşekkürler...
Bruce
(02.08.18)
(3)

uçak biletimin pnr'lı mail'i gelmemiş

uçuş tarihini ve saatini biliyorum ama mail gelmemiş pegasus'tan, haziran'da almıştım. şimdi baktım vize randevusu için, göremedim mail. emin olamadım aldım mı diye, baktım kredi kartından harcamayı da görebiliyorum. pegasus'u mu aramam lazım yoksa başka bir yolla bilete erişmem mümkün mü?
uçuş tarihini ve saatini biliyorum ama mail gelmemiş pegasus'tan, haziran'da almıştım. şimdi baktım vize randevusu için, göremedim mail. emin olamadım aldım mı diye, baktım kredi kartından harcamayı da görebiliyorum. pegasus'u mu aramam lazım yoksa başka bir yolla bilete erişmem mümkün mü?
Bruce
(02.08.18)
yilini 2019 diye almis olmayasiniz? (hayir ben yaptim ordan biliyorum)


brkylmz
(02.08.18)
müşteri hizmetlerini aramaktan başka çare yok. hangi yıla bilet aldığınız önemli değil, mailin hemen gelmesi lazımdı.


elorelia
(02.08.18)
geçen ben de pegasustan bilet aldım, mail gelmedi. pegasus plus üyeliğiniz ile aldıysanız profilinizde görebilirsiniz.


inheritance
(02.08.18)
(29)

Şu fani dünya'da sizi tamamen anlayan biri var mı?

Kendinizi tamamen açabildiğiniz, ne söylesem anlar dediğiniz biri var mı? Ya da da en azından anlamasa bile anlamaya çalışır, yargılamaz dediğiniz biri var mı?Yok diyenler için harici soru: kendinizi yalnız hissediyor musunuz?Hissediyorum diyenler için alakalı soru: yalnız hissetmenizin sebebinin yu
Kendinizi tamamen açabildiğiniz, ne söylesem anlar dediğiniz biri var mı? Ya da da en azından anlamasa bile anlamaya çalışır, yargılamaz dediğiniz biri var mı?

Yok diyenler için harici soru: kendinizi yalnız hissediyor musunuz?

Hissediyorum diyenler için alakalı soru: yalnız hissetmenizin sebebinin yukarıda bahsettiğim insana sahip olmamanızla ilgisi olduğunu düşünüyor musunuz?

Yukarıdaki kişisel sorulara cevap vermek istemeyenler için ekstra soru: insanların anlaşılmayı beklemeleri nafile midir? Bir insan tamamen anlaşılabilir mi?

Soruların gubidikliğindem da anlaşılacağı üzere uyku moduna giriyorum, tikler sabaha. Ve şimdiden teşekkürler...

Ana akışın uzay bilimi seviyesinde kalması için bu soru gönül işine taşınmış ama gönül işiyle alakası yok, o açıdan bakmayın. Elbet bizi anlayan insan arkadaş, aile olabilir. Havadan sudan sohbet için de açılmadı, ciddi ve direkt sorular içeriyor.
Bruce
(31.07.18)
yok, hiçbir zaman olmadı. hiç yalnız hissetmiyorum


neverlose
(31.07.18)
var. karakter olarak duyurucuların bildiği üzere olabildiğince detay vermeye, kendini anlatmaya gayret eden biriyim. haliyle hayatımda yer edinen insanlar zaten genelde nasıl hissettiğimi, nasıl biri olduğumu bilir. ne hissettiğimi ve dediklerimi anlayabilecek, anlamasa bile anlamaya çalışabilecek ve yargılamayacak insanlar da var. birden fazla. bu konuda genellikle yapıldığını düşündüğüm bir hata var: çok özel, erişilmez bağlar kurmaya çalışıyoruz. beni çok iyi anladığını ve yargılamadığını düşündüğüm insanlar yakın arkadaşım bile sayılmaz aslında. bana çok anlatıyorsun vikvik diyorlar da anlatmazsanız, korkarsanız hiçbir zaman "her anlattığınızı anlayacak" birini bulamazsınız. yoldan geçene hayat hikayenizi anlatın demiyorum ama korkmayın. kendinizi ifade etmekten, anlatmaktan, tanıtmaktan çekinmeyin. sevmeyeceklerse en azından sizi olduğunuz şey yüzünden sevmesinler. şu yaşıma kadar böyle yaşamaya gayret ettim, bence gayet de iyi yaptım. anlatmazsanız anlamazlar. "anlatmak istemiyorum" derseniz sizin tercihiniz elbette ama anlaşılmak istiyorsanız anlatmak zorundasınız, denemek zorundasınız.

***

bir insan bence tamamen anlaşılamaz çünkü insan genelde kendini bile tam olarak anlayamıyor. zaten bence buna gerek de yok. birini anlamaya çalışmak, sınava çalışırken kitaptaki her kelimenin altını çizmeye benziyor. buna gerek yok. etkisiz, verimsiz, faydasız, şerefsiz. konuyla ilgili olarak mustafa topaloğlu'nun çok sevdiğim bir sözü var, kendimce düstur edindim,


"Wear it like an armor and it can never be used to hurt you."


der meister
(31.07.18)
Var. Her tür saçma şeyi söyleyebilirim, beni yargılamaz.


Lim5
(31.07.18)
yok maalesef
hissediyorum
-onunla alakalı olabilir ama tamamen bi kişiye de bağlamıyorum.31 yıllık hayatımın sonucu.
-bu sorunun cevabı net olamaz, sonuçta başka hayatları yaşıyoruz, çok kolay bişey değil tamamen anlaşılmak.gerçi ben artık sonuçta hormanlar,kimyasal reaksiyonların yönlerdirdiği yaratıklarız diyip pek sallamıyorum da


Yok. anlayabilen, paylaştığım, anlayacağını tahmin ettiğim birileri olsa da bahsettiğin "tamamen"in içini doldurabilen kimse yok bu aralar.


doxanikee
(31.07.18)
Var, çok şükür.


damba
(31.07.18)
Kisisel olmayan soruya kisisel cevabim anlasilmanin benim icin sevmek veya sevilmekten daha da onemli oldugu. Bir kisinin beni %100 anlamasini ya da %100 yargilamamasini beklemem, ben kendimi %100 anlamiyorum, kim beni %100 anlasin. Bir kisiden boyle bir sey beklemem ama bir durumda en az bir kisi tarafindan anlasilmayi beklerim. Anlasilmayi iletisimin temel yapitasi olarak goruyorum. Anlasilmadigim kisiler duvara konusuyormusum hissi veriyor. Anlasildiktan sonra yargilanabilirim; hic guzel bir his degil, olmasa daha da tercih sebebi ama yargilanmak daha katlanilabilir ve geri bildirimi olan bir sey. Anlasilmamak tam bir kabusun icinde olmak gibi. Boyle kabus gordugunde bagirmak istersin de sesin cikmaz ya, anlasilmamak oyle bir sey benim icin. "E ben kendimi yirtiyorum, beni neden duymuyorsun" hissi. Belirli bir miktar anlasilmadan karsindaki ile bir baglanti kurmak mumkun olmuyor.

Bir de bugun beni anlamayan yarin anlayabilir, bugun anlamayan yarin da anlayabilir. Ayni sekilde ben de onlari zamana bagli olarak anlayabilirim, anlamayabilirim. Bugun basima gelen kotu bir durumda neden agir tepki verdigimi anlamayan biri, aynisi basina gelince beni anlayabilir, uc gun sonra acisi gecince yeniden anlamayabilir. Ben kotu bir sey yapsam, bugun anlayis gosterebilir ama ayni kotu durum kendisine yapilinca anlamayabilir. Ruh esine inanmak gibi bir sey bence, her an her konuda her durumda anlasilmayi ve de ustune yargilanmamayi beklemek. Anlamanin kolay oldugu durumlar ve zamanlar da oluyor, anlamak icin aktif caba gerektiren durumlar da. Onemli olan da o gayreti gosterebilmek.

Kisisel olan soruya cevabim ise her seyimi rahat rahat anlayabilecek kisiler var ama her zaman onlara yigilmam, her zaman onlara yigilirsam o da yorulur. Ayni sekilde her zaman kendime yigilirsam ben de yorulurum. Bu dayanisma her sekilde lazim geliyor, hatta bazen senin kafanda bir fikir varken bile birinin kendini sana anlatmasi bile lazim geliyor. Bazen kendinin anlamadigini baskasi anliyor. Dunyada nerede durdugunu bilmek ve bu sosyal labirenti bir miktar da olsa cozumlemek onemli geliyor bana.

Birkac hafta once bir durum oldu ornegin, o kisilere anlattim ve duygularimi da paylastim, hatta bol bol sarildik ve karsilikli biraz aglastik da ama icim hala sis sis kaldi. E simdi ayni kisiye civatasi bozuk musluk suyu gibi tum duyguyu yigip biraksam, hem ona fenalik gelir, hem ben ona kiyamam. Dolayisiyla havuz problemi gibi sisen ici bir musluk acarak bosaltmak lazim gelir bana, onu da genelde bircok durumu anlayabilme potasiyeli gordugum kisiyle yaparim. Gelip Duyuru'ya duygu kusmuslugum da coktur mesela.


aychovsky
(31.07.18)
köpeğim var. başka sanmıyorum.


Tears of Devil
(31.07.18)
Öyle birisine ihtiyaç duymuyorum çünkü komplike, anlaşılması zor bir insan değilim.


catch the arrow
(31.07.18)
var, kardeşim. psikolog zaten herif. yani her şeyimi anlamasa bile anlamak için çaba gösterir, yargılamaz çoğu zaman.

bir insan tamamen anlaşılabilir mi? kusura bakma ama çok boş ve soyut bir soru bu. insan kendisini bile tamamen tanıyamazken bir başkası onu nasıl her şeyiyle anlayabilir? ayrıca insan çok katmanlı ve çok yüzlü bir varlıktır. kimisi senin bir yanını anlayabilirken, bir diğeri o yanına hiç anlam veremez.


issiz karga
(31.07.18)
yok sen anlamadın ile pardon ben anlatamadım insanları denk gelir hep hayatta.


hasmetizm 2046
(01.08.18)
Vardı, farklı şehre taşındı. Yalnız kaldım amk.


twelfth
(01.08.18)
Var kanka.


datnet
(01.08.18)
Yok.
Evet.

Edit: Bir tane var. Ama iletişimimiz yok artık.


Aha, en sevdiğim soru!

Var öyle bir kimse, birden fazla kimse var hatta. Anlamasa da yargılamaz, anlamaya çalışır. Bu çok güzel bir şey -ki buna rağmen ben her şeyi anlatan bir insan değilimdir.

Mühdeşem bir alıntı bırakıyorum buraya, bunun için iki tane tik isterim:

“Ormanda yolunu yitirmiş çocuklar gibi terk edilmişlik içerisindeyiz. Önümde durup bana baktığında, ne sen benim içimdeki acıları anlayabiliyorsun ne de ben seninkileri ve senin önünde kendimi yere atsam, ağlasam ve anlatsam bile, biri sana cehennemi sıcak ve korkunçtur diye anlattığında cehennem hakkında ne bilebilirsen benim hakkımda da ancak o kadarını bilebilirsin."


rahip janick
(01.08.18)
var ama evlendikten sonra onunla karşılaştık, yapacak bir şey yok. başta onunla tanışsaydım durum farklı olurdu.


guneyk
(01.08.18)
Yok maalesef. Gerçi benim “en yakın arkadaşım” olarak adlandırdığım biri de yok. Yalnız hissetmiyorum.


fırt
(01.08.18)
Var, yirmi yıllık arkadaşım. Ama ben arada fazlaca içime kapanıp ona da anlatmamaya başlıyorum, o iyi olmuyor.


kobuzchu kiz
(01.08.18)
Var ama çok farklı dünyalardayız.


var, ne yapsam, ne söylesem, ne etsem yargılamaz, beni bilir, anlar, içimi görür. 23 yıllık dostum olur kendisi. bu boyutta olmasa da beni yargılamayan ve anlayan başka yakın arkadaşlarımda var.


Phoebe
(01.08.18)
Var.


Amaranta ursula
(01.08.18)
Yok, olmasına da gerek yok. Olsa iyi olurdu.


monogram
(01.08.18)
Var da ben hic yargilanmamayi sevmem. Yargilama ne icin var? Bazen yargilamak ve yargilanmak gerekir. Yargilanmayi iyilik olarak kabul ederim duruma gore. Yne duruma gore kendim de yargilarim.


stavro
(01.08.18)
bi tane var. ne söylersem söyleyeyim, ne yaparsam yapayım yargılamayacağından eminim. arkadaşım kendisi. ben onu yargılarım mesela ama o yapmaz biliyorum. hem anlıyor, anlamaya çalışıyor hem de ne zaman ihtiyacım olsa ne yapıp edip yanımda olacağını biliyorum. dünyanın en kötü en saçma şeyini de yapsam yine beni anlar. ben ona karşı o kadar değilim, ortak arkadaşlarımız bana zaafı olduğunu düşünüyor :P


aquarium
(01.08.18)
Tam olarak olmasada anlaşılabildiğini görünce insan seviniyor
Anlayan insanlar olmayınca yalnız hissediyor insan ayrıca anlaşılmayı beklemek nafile değil


oha, ilk soruya var dediğim için diğer sorular elimde patladı. Hiçbirini cevaplayamıyorum.

ekstra soruyu cevaplayayım; bir insan tamamen anlaşılabilir, bunun için birkaç yeterliliğin üst üste gelmesi gerekiyor sadece. Olur yani, teknik olarak mümkündür.


mete kudur
(01.08.18)
Yok, yalnız hissettiğim dönemler oluyor.


unstabledotpy
(01.08.18)
kişinin çok zaman kendisini bile anlamlandıramadığı bunu ben mi yaptım dediği zamanların olduğu bir duygu,düşünce dünyasında sizi sizden başka anlayacak birisinin olması çok zor.


ssssserkannnnn
(03.08.18)
aman olsa ne olmasa ne ben kendimi anlayamadıktan sonra.


for day to break
(03.08.18)
(11)

hadi bi dövme sorusu da ben sorayım

aslında orijinal bir şey istiyorum ama kafamdakini netleştiremedim, netleşmezse diye yedekte tuttuğum fikri sunmak isterim.http://oi64.tinypic.com/2num3ol.jpgaynı yere, aynı ebatta, aynı şekilde yaptırsam mı? feminen duruyor biraz ama birazını sorun etmem, asıl sorun böyle bilinen eserleri dövme yap
aslında orijinal bir şey istiyorum ama kafamdakini netleştiremedim, netleşmezse diye yedekte tuttuğum fikri sunmak isterim.
oi64.tinypic.com

aynı yere, aynı ebatta, aynı şekilde yaptırsam mı? feminen duruyor biraz ama birazını sorun etmem, asıl sorun böyle bilinen eserleri dövme yaptırma fikri çok mu banal?

edit: peki şuna ne dersiniz?
oi66.tinypic.com
şaka değil, yemek yemeyi de en az the kiss kadar severim ve ikisinin mizahi karışımını taşımak hoş olur. arka planıyla, çayırla beraber yapılabilir gibi geliyor. buna ne diyorsunuz?
Bruce
(25.07.18)
Çok banal.


Amaranta ursula
(25.07.18)
bence gayet güzel ama erkeğe gitmez gibi geldi


captainobvious
(25.07.18)
ben de çok beğenmiyorum. ancak yine de seni mutlu edecekse yaptır, kime ne.


111111
(25.07.18)
bu ne olm?


datnet
(25.07.18)
Bence yaptirma :( bana da fazlasiyla feminen geldi


astrid
(25.07.18)
Dibini döverler...

Şaka şaka, bence gayet güzel, feminen de değil, g*tünü yesinler feminense de. Şeyi de düşün, sevdiğin bir eserin birkaç notası falan... NEDEN OLMASIN!?

Edit: Mesela; www.musicnotes.com

Edit 2: Banal mi? Yaygın mı ki bu dövme? Ben hiç görmemiştim, sıradan mı gerçekten bu dövme? o.O


rahip janick
(25.07.18)
gustav klimt iyidir ancak resim stilinin dövmeye uygun olduğunu düşünmüyorum. bu ebatta bu renk çeşitliliğiyle yaptırırsan doğru düzgün kontur olmadığı için uzaktan kusmuk gibi karışık bir şey görünecek. insanlar dibine kadar girmeden ne olduğunu anlamayacak. bunu bilerek yaptır.


sir gawain
(25.07.18)
"Iyy"
Bu ilk tepkimdi yazayim dedim, tesekkurler.


muti
(25.07.18)
@sir gawain, güzel bir noktaya parmak bastın, teşekkür ederim, bunu yaptırma aşamasına gelirsem dövmeciye soracağım; ona göre boyutla oynayabilir. aslında sürekli görünür olacak bir bölge olmadığı için çok sorun etmem ama dediğin konu her dövme için önemli.

peki şuna ne dersiniz?
oi66.tinypic.com
şaka değil, yemek yemeyi de en az the kiss kadar severim ve ikisinin mizahi karışımını taşımak hoş olur. arka planıyla, çayırla beraber yapılabilir gibi geliyor. buna ne diyorsunuz?


Bruce
(25.07.18)
ahah, 2.ye güldüm, ancak dövmede bok gibi durma riski yüksek, bir dövmeci ile görüşmek gerek. yoksa ilkinden daha iyi, daha orjinal en azından.


111111
(25.07.18)
(13)

şirketin özellikle size tahsis etmediği imkanları kullanmak

mesela iş yeri restoranının mutfağında gayet güzel bir kahve öğütücü var, bende yok; öğütülmüş kahve alıp bayatlamasına göz yummaktansa taze çekilmiş içebilirim. mutfağa gidip söylesem mırın kırın etmeden çekerler. mesela arada evde matkap işi oluyor, teknik ekipten istesem 1-2 günlük verirler.mesel
mesela iş yeri restoranının mutfağında gayet güzel bir kahve öğütücü var, bende yok; öğütülmüş kahve alıp bayatlamasına göz yummaktansa taze çekilmiş içebilirim. mutfağa gidip söylesem mırın kırın etmeden çekerler.
mesela arada evde matkap işi oluyor, teknik ekipten istesem 1-2 günlük verirler.
mesela it'de 3 boyutlu yazıcı var, minik bişey bastırmak istesem sorun etmezler.
mesela kaliteli bir fotoğraf makinesi var, bende duruyor zaten ama dışarı çıkartmıyorum, istesem kimse bir şey demez.

böyle durumlarda siz bu "imkanları" kullanır mısınız, halihazırda kullanıyor musunuz? ben prensip gereği yapmıyorum hiçbirini. aslında prensip de demeyelim de, sevmiyorum bu tarz şeyleri; istismar gibi geliyor.
bugün satın almacı kahvemi yaparken gördü; senle biri daha uğraşıyor bunlarla, granül değil de çekirdek alalım size, yukarıda çektirir taze taze içersiniz hem dedi. yapar mısınız la dedim, tabii lan neden olmasın, sonuçta personel içsin diye alınıyor işte, 3-5 paket de ondan alırız ne olacak dedi. sonra düşündüm, demek ki başkalarına o kadar da kötü gelmiyor bu fikir dedim.

siz ne düşünüyorsunuz bu konuda merak ettim, gereğinden fazla mı hassas davranıyorum? istismar tam doğru kelime değil biliyorum, her gün 15 kilo kahve çektirmedikten sonra bir zararı olmaz kimseye ama bilemedim, yine de fikir biraz uzak geliyor. neticede benden görüp de başkaları da yapmaya başlasa o zaman sıkıntı oluşacak, çifte standart ihtimali yaratmak hoş değil.
Bruce
(25.07.18)
şirket makineleri için yapılmaz bence. sonuçta onların da bir kullanım ömrü var ve o kullanım ömrü, ilgili iş için düşünülüp alınmış. özel işlerde kullanmak da bir maliyet gerektirir diye düşünüyorum. ama kahve makinesini 'abartmadan' kullanmaktan bir şey olmaz.


Personel kullanımına tahsis edilmediği için kullanmak doğru değil. Bu işler çocuğunun ödevlerini bastırmaktan başlar, şirketin panelvanını ev taşımak için kullanmaya kadar gider. Sonra personel şahsi işlerine, şirket işlerinden öncelik verip, şirket imkanlarını kendilerine kullanmak için yarışmaya başlarlar.

Sen şirkette şu var bu var diye bakmayacaksın. Mesela personel mutfağındaysa kahve öğütücü, git öğüt. Ama müşteriye hizmet edilen mutfaktaysa unut. Öyle bir imkan var diye düşünme. Yarın kahve öğütücü bozulur, mutfaktakiler senin için "her gün gelip kahve öğütüyor, her gün kahve mi öğütülür" diye üzerine atarlar.

Kolay gelsin...


malheiros
(25.07.18)
Malherios +1

Özellikle her gün kahve öğütüyor derler tespiti efsane.


iddaaci
(25.07.18)
Eskiler bunu "Bal tutan parmağını yalar" diyerek güzel özetlemiş. Ölçeği, sınırı, uygun olup olmadığı sizin takdirinize bağlı.


grobet
(25.07.18)
Abartmadıktan sonra sorun olacağını düşünmüyorum ben. İş yerimin öyle güzellikleri olmadı hiç, hatta işteki oturdupum sandalyeyi, kış için ısıtıcıyı ben aldım ama olsa basit şeyler için çekinmem. Herkes kahve çektirebilir bence. İşyerinde içiliyorsa istismardan öte hak olarak görüyorum da, herkes abartmadan evşne kahve çektirse de olur. Bu biraz şey gibi, hani pazarda peynirciye gidersin ve almadan önce tadarsın. Almadığında sen rahatsız hissetsen bile adama ayıp olmaz ama sömürüp her peynirden biraz yiye yiye karnını doyurmazsın. Bu da onun gibi, abartmadıkça küçük şeyler için sıkıntı görmüyorum. Fotoğraf makinasını almak biraz fazla geldi bana ama kahve çektirmek, kalem almak gibi şeyleri herkes yaptırsa ayıp olmaz.


aychovsky
(25.07.18)
Hayır kullanmam. İş için verdikleri usb lere şahsi dosyalarımı bile yüklemem mesela.

Benim babam da böyleydi:) İç Anadolu'da bir ilçede tarım müdürüydü babam, annem daireden biraz gübre alıp çiçeklerine koymuş, kıyameti kopartıp, kadına saksıların dibinden avuç avuç gübreleri toplattırıp geri götürmüştü. Sen nasıl devletin malını alırsın demişti.

Böyle gördük, böyle gidiyor işte hocam.


old possum
(25.07.18)
Duruma göre değişir. Kompresör var bizim atölyede bazen arabanın lastiğini şişiriyorum. Ama gidip de çim biçme makinasını alıp evin bahçesini biçmem.


b.ku çıkarılmadığı sürece kullanılır, ne olacak ki.


elorelia
(25.07.18)
ben kendi adıma doğru bumuyorum bunu, kontrol edilemez bir boyuta ulaşıyor bir süre sonra. x departmanında ki diyor ki y departmanından bruce kahvesini öğütüyor, ben de şunu kullansam ne olur ki. derken derken çığ gibi büyüyor bu konu. tabi büyük işletmelerden bahsediyorum. yoksa 3-5 kişinin çalıştığı ofislerde, suistimale dönüşmediği sürece yapılabilir böyle şeyler.

ama benim kendi adıma "emanetin canı g.tünde olur" prensibim olduğundan, kolay kolay hiç bir malzemeyi emaneten kullanmam.


Phoebe
(25.07.18)
Kullanılmaz. Şirketten bir çöp dahi dışarı çıkarılmaz izinsiz, imzasız. Böyle bir durumda işten dahi atilabilirsiniz. Böyle bir şeye göz yumarsaniz da sirketin size olan güveni sarsılır.

Not: kurumsal şirketten bildiriyorum


Crymeariver
(25.07.18)
@Crymeariver, işten atılma gibi bir durum söz konusu değil, soruda da belirttiğim üzere izinsiz bir iş yok, işveren vekiline, gm'e bile gidip sorabilirim ve sorduğuma gülerler de. gizli kapaklı bir şeylerden bahsetmiyorum yani.

benimle aynı fikirde olan insanları görmek sevindirdi, bu açıdan içim rahatladı; teşekkür ederim herkese cevabı için.


Bruce
(25.07.18)
Her türlü imkanı onay alarak kullanıyorum. Bunda negatif bir şey olduğunu düşünmüyorum.


roket adam
(25.07.18)
kullanırım çok da dert etmem. sonuçta gizli kapaklı yapmıyorum. fotograf makinası bana zimmetli ise zaten başına bir iş gelirse, kaybolursa sorumlusu benim. matkap da teknik ekibin malı ama sorumlusu izin veriyor ise bence sorun yok.

önemli olan işini yaparken bunları kullanma konusunda gösterdiğin titizliği gösteriyor musun.


orpheus
(25.07.18)
(16)

ahmet şık'ı tanımamak

meclis konuşmasının başlığını okuyordum, "ahmet şık'ı tanımam ama..." diyen entry'ler gördüm ve merak ettim; ortalama bir tc vatandaşının ahmet şık'ı tanımaması sizce normal mi? halktan insan tanımasın da, ekşi'de yazar olacak duruma gelen birinin tanımaması normal mi? siz tanıyor musunuz? ismini il
meclis konuşmasının başlığını okuyordum, "ahmet şık'ı tanımam ama..." diyen entry'ler gördüm ve merak ettim; ortalama bir tc vatandaşının ahmet şık'ı tanımaması sizce normal mi? halktan insan tanımasın da, ekşi'de yazar olacak duruma gelen birinin tanımaması normal mi? siz tanıyor musunuz? ismini ilk ne zaman duydunuz?
teşekkürler...
Bruce
(24.07.18)
ekşide o kadar çok trol ve reklam yazarı türedi ki artık çok normal geliyor bana. sözlük hesabını firmalara satanlar, siyasi partililerin sözlüğe üşüşmeleri vs artık eski ekşiden eser bırakmadı maalesef.

ahmet şık'ı önceden ben de tanımazdım ve dolayısıyla okumuşluğum olduğunu sanmıyorum. hatta imamın ordusu'nun yazarı olduğunu bile gözaltına alındıktan sonra öğrendim. sadece ilk gözaltına alındığı günden itibaren tanıyorum.


burty
(24.07.18)
Bu ülkede tanınmak için sansasyonel bir şeyler yapman lazım.
"laiklk elden gidiyeah"
"koyktun mu?"
"erdoğanın boku olamaz"
"kedicik"

onun dışında; düşünen, yazan, çizen biriysen bu ülkede seni küçük bir kesim tanır sadece. ben mesela üniversitede arkadaşlarımın cumartesi annelerinin ne olduğunu bilmemelerine şaşırmıştım, babamla bunu konuşmuştuk ve bana "basit şeyler daha cazip gelir her zaman, üzerine düşüneceğin şeyler için kafa yormaz kimse" demişti. bence böyle.

barış atay daha çok tanınıyor çünkü "o bir terorizt" erkan baş mesela en az tanınanları içinde. maalesef bu ülkede böyle ya.

bir de ekşide yazar olmak bi statü değil.


kablelvuku
(24.07.18)
"halktan insan tanımasın da, ekşi'de yazar olacak duruma gelen birinin tanımaması normal mi?"

Valla ekşiyi abartmamak gerek. Yazar olmanın bi olayı yok artık çok eskide kaldı o. Yani halk ve ekşi yazarı diye ayrı sınıflara koyman saçma olmuş bence. Tanınmaması da doğal bi durum bence. Ben tanıyorum. İmamın ordusu kitabıyla duydum ilk.


bence birini tanımamak ya da tanımamak herhangi bir statü farkı doğurmuyor


Coyote
(24.07.18)
gayet normal. ahmet şık bir gazeteci ve yazdığı gazetelerin tirajı belli. kim niye tanısın?


babilbaligi
(24.07.18)
Ekşide yazar olmak için nasıl bir duruma gelmek gerekiyor?
Diplomana mı bakıyorlar?
Sınava mı tabii tutuyorlar?
Dışarıda gördüklerinin bir yansıması işte, neden bu kadar abarttın?

Tanınmaması gayet normal.
Ben önceden kendi tanıyıp bildiğim sevdiğim insanların tanınmamasına bayağı şaşırıyordum ve garipsiyordum ama alıştım artık.
Aynı şekilde başkalarının çok sevip takip ettiği ve benim adını dahi duymadığım insanlar olabiliyor.

Hani Kim Milyoner Olmak İster'de çok basit sorular geliyor da izlerken deliriyoruz ya bunu nasıl duymamış olabilirsin diye. Aynı olay işte.
Duymuyor, bilmiyor yapacak bir şey yok.

Gazeteci olduğunu biliyordum, ismine aşinaydım ama özellikle tanımam İmamın Ordusundan sonra oldu.


mutekebbir
(24.07.18)
statü ile alakalı bir şeyden bahsetmiyorum tabii ki, eli internete erip de mynet.com'dan başka bir siteye girebilmek bile bir başarı göstergesi sıradan insanımız için. bir de üye başvurusu yapacak, sıra bekleyecek; çemişgezekli hüseyin'in uğraşacağını sanmıyorum. bu bir kalite göstergesi değil, öyle olduğunu iddia etmedim zaten; kendi çıkarımınız. ama interneti kullanmayı öğrenmiş bir insanın, hele ki ekşi'yi de takip ediyorsa ahmet şık'ı tanıyor olmasını bekliyorum. ekşi'de zaman zaman popüler olan bir gazeteci, gerek imamın ordusu gerek içeri girmesi, davası, süreci... olay ekşi'nin kendisi ya da kalitesi değil zaten, yemişim ekşi'yi.
yalnız beni de ekşi'yi statü seviyesinde gören insan yaptınız ya alacağınız olsun, hiç mi tanımadınız şu vakittir; alındım valla.


Bruce
(24.07.18)
Ama cümlenden bu sonuç çıkıyor.

Sürekli takip etmiyordur, ben de her başlığa girmiyorum mesela çoğu zaman sadece badilere eklediğim kişilerin yazdıklarına bakar çıkarım.
Gündem kısmında ilgimi çeken bir isim yoksa çoğu zaman açıp bakmam nedir diye, belki o başlık altında çok mühim şeyler konuşuluyor ama benim haberim olmuyor.

Bir kere yaşadım bunu bir başlık kenarda sürekli konuşuluyor sayılar dikkatimi çekiyor sürekli bir artış var. Ertesi gün yine devam en son merak ettim girdim sanatçıymış adam ölmüş millet döktürmüş neler neler.
Ama ben adını duymamışım bile.
Bunun gibi işte.


mutekebbir
(24.07.18)
Sadece gazeteci olduğundan bir ara bir şeyden ötürü hapse girdiğinden (belki bu bilgi de yanlıştır), şimdi de HDP milletvekili olduğundan haberdarim, hiç merak etmedim.


dafaisss
(24.07.18)
ismini ilk kez duymuyorum; yazdığı o kitap dolayısıyla ismini biliyordum ancak hiçbir şekilde merak ettiğim, "acaba neler yazmış?" dediğim biri de olmadı. bilmeyene olumsuz gözle bakmazdım ancak ille de yorum yapmam gerekseydi en fazla "hmm, gündemi pek de takip etmeyen biri" derdim. ha, ben ismen biliyorum diye ya da ufak bir google ile ismini öğrendim diye ben bu adamı tanıyor olamam ki...


m e b
(24.07.18)
samimi söylüyorum google'a adını yazdım, yüzünü şimdi ilk defa gördüm. kim olduğu hakkında da fikrim yok. politikacı sanıyordum gazeteciymiş.

türkiye gündemiyle fazla ilgilenmiyorum. ama istersen sinemayla edebiyatla sanat tarihiyle ilgili seninle sabaha kadar konuşabilirim.


sir gawain
(24.07.18)
İsmen birkaç senedir biliyorum, ama yuzunu gecen sene ya da bu sene gördüm ilk. Ama hiç duyulmaması tuhaf bence de.

Gerci ben de Hrant Dink'in adını maalesef ölünce duymuştum ilk kez. Gerçi 11 yaşindaydım yine kabul edilebilir belki ama daha önce bilmek isterdim


nundu
(24.07.18)
Normal. insanlar bulundukları camianın dışındaki insanları pek takip etmiyor bu ülkede. Açık seçil hedef olarak da gösterilmediği sürece (can dündar, orhan pamuk vs.) gibi tanınmıyor.


giovanne
(24.07.18)
Bir utanç kaynağı olarak tanıyorum. Devletiniz teröristtir' diyen bu arkadaşı milletvekili yaptık. Ayrıca tanınmaması bir eksiklik değil ben de ismine Maruz kalarak öğrendim kendisini.


ssiradanbirigibi
(24.07.18)
Sozlüğün şu anki seviyesi rezil bir yerde haliyle sözlük bence bilirliği üzerine kıstas olmamalı. Kaldı ki bu adami bilmeyen siyaset bilimi öğrencilerinin olduğunu gördúkten sonra artık şaşırmıyorum.

Feto donemi yazdiklarindan dolayi ismine aşinaydım. Cumhuriyet gazetesi yazarlarinin tutuklanmasindan sonra yakından takip etmeye başladım. Hatta o ara mektup arkadaşıma o müthiş savunmasından birkaç paragraf yazıp yollamıştim.


Amaranta ursula
(24.07.18)
Yalan olmasın ismini ilk defa imamın ordusu'nu yazdığında ve içeri atıldığında duydum. Öncesinde bilgim yoktu.


noluyo yaa
(24.07.18)
(12)

gerdek gecesi çarşaf bekleyen kaynana

böyle bir şey hala var mı?ben bunu ilk yamulmuyorsam asmalı konak'ta ya da benzer bir aşiret dizisinde görmüştüm, haberim dahi yoktu böyle bir şeyden. anadolu'nun ücra köşelerinde tek tük devam eden bir uygulama mı yoksa düşündüğümden daha mı yaygın? siz hiç şahit oldunuz mu böyle bir şeye? cidden g
böyle bir şey hala var mı?
ben bunu ilk yamulmuyorsam asmalı konak'ta ya da benzer bir aşiret dizisinde görmüştüm, haberim dahi yoktu böyle bir şeyden. anadolu'nun ücra köşelerinde tek tük devam eden bir uygulama mı yoksa düşündüğümden daha mı yaygın? siz hiç şahit oldunuz mu böyle bir şeye? cidden gerdek sonrası kapıyı çalıp çarşafı mı istiyor insanlar, uygulaması nasıl oluyor?
Bruce
(21.07.18)
Ücra köşelerde devam eden bir uygulama olduğuna inanıyorum.
Ben de ilk kez bahsettiğiniz aşiret dizisinde görmüştüm bunu asmalı konak değil de yanlış hatırlamıyorsam ece uslu'nun oynadığı bir dizide mevzu yapılmıştı. Böyle kalmış aklımda.
En son Mustang filminde bununla ilgili bir sahne vardı, kapıda çarşaf bekleyenler sonra kızı bekaret kontrolüne götürenler vs.
Hiç duymadım sadece böyle film/dizilerden şahit olduğum kadarıyla sanırım ilişki sonrası aile büyüklerine gösteriliyor çarşaftaki kan.


mutekebbir
(21.07.18)
arkadaşımın kaynanası ve kayınpederi yapmış bunu. ertesi gün sabah kapıyı çalıp istemişler çarşafı gerçekten. memleketleri sivas. arkadaş sinirlenmiş, eşi "amaaan uğraşmayalım verelim gitsin işte" demiş. o zamandan her şeyin göstergesi olmuş bu, boşandılar sonra çünkü böyle saçmalıklar devam etti hep.


pide
(21.07.18)
Ben de Türkan Şoray'ın bir filminde görmüştüm. Şu an hiçbir yerde olduğunu düşünmüyorum. İnsanlar artık bir köyün içinde yaşamıyorlar. Yeni gelen nesil her ne kadar açık olamasa da yeterince, elinde teorik de olsa batı zihniyetine ulaşma imkanı var. Üstelik bu tür bir geleneği yaşatmak isteyecek kadar yaşlı kimse kalmadı herhalde.

edit: filmde çarşafı balkona asıyordu.

edit2: ben sahiden çok iyi izole etmişim kendimi insanlardan. bu hissi bir askere gittiğimde, acemi birliğinde yaşamıştım (korkunç bir deneyimdi bu farkındalığa ulaşmak) yaşamıştım bir de şimdi yaşıyorum.

@phoebe, bu tür şeylerin olmadığını düşünmek isviçre benzeri bir türkiye'de yaşamak mı oluyor? ya da, kanlı çarşafın asılmadığı bir ülke isviçre mi oluyor? Üzülme bu yüzden. :/


rahip janick
(21.07.18)
Kınalı kar dizisinde görmüştüm. Balkona asıyorlardı çarşafı.


crna gora
(21.07.18)
İki taraf da Sivaslıydı ve gelin(kuzenimin eşi) kimse sormadığı halde kendiliğinden göstermişti sabah kayınvalidesine(teyzeme). Teyzemin bakmış olması da enteresan tabi... annem teyzeme kızmıştı ne gerek var diye(canım annem)

Bunlar köyde yaşanmadı gayet şehir merkezinde oldu. Bu arada kuzenimle sevgilisi 7 yıllık sevgililikten sonra evlenmişlerdi. Evli çocuklular şimdi, bi sorun yaşanmadı hiç.

Bunu yapan kızın çok geniş rahat bi ailesi var. Kimse kapalı falan değil, tüm aile gayet bakımlı süslü. Neden böyle bişey yaptı gelin, bilmiyorum. Kuzenim(damat) biraz kıro ruhluydu o zamanlar, belki de o istemiştir :/


megalomaniac
(21.07.18)
Benim tanıdığım kaynana var şey gününden sonra oynamıştı. Oğlum sevişebiliyor diye.


for day to break
(21.07.18)
bruce, lütfen kişisel algılama ama bu sorular sorulduğu zaman insanlar kendi toplumlarından ne kadar da uzak/bihaber diye sinirleniyorum. benim dışımda herkes isviçre benzeri bir türkiye'e büyümüş/yaşamış/yaşıyor gibi hissediyorum, ağır depresyona giriyorum.

iç anadolunun pek çok yerinde bu adet hala gayet devam eder, kimsenin de tuhafına gitmez. tek gelişme artık asılmıyor çamaşır ipine, ailenin yaşlı kadınları görüp haber veriyorlar ailenin diğer büyüklerine. sabahı bile beklemezler bazı yerlerde, gayet kapıda dururlar bir an önce kendilerine çarşaf verilsin diye. hatta almanya'da doğup büyümüş akrabalarım bile bunu uyguluyor. bizzat biliyorum uyguladıklarını yakın tarihte.

ilk defa regl olan kız çocuğuna aileden yaşlı bir kadın tarafından okkalı bir tokatta atılır mesela, artık kadın oldu, şimdiden tokatı yesinde edepli olsun diye. bir de gerdek gecesi kadını dövme geleneği var bazı yerlerde, ilk günden direnci kırılsın itiraz edemesin hiç bir şeye diye. erkek doğurmadığı için iç anadolunun deli dehşet kışında, aralık ayında gece doğum yapmış gelini sabahına kapıya koyan aileye de şahitim bizzat. kızcağız tir tir titreyerek köyden ailesinin gelip kendisini almasını beklemişti, hiç bir komşuda çıkıp evine almamıştı.

edit: ben bunu normal kabul etmiyorum arkadaşlar, sakin. kendimi bütün bu hayatın dışına çekeli de çok uzun yıllar oldu. ama tabii ki gidip geldikçe, mecburen iletişim kurduğum durumlarda hala devam ettiğini görüyorum, şahit oluyorum. daha geçen yıl memlekete gittiğimde 15 yaşında kız çocuğunu karnı burnunda yanıma getirip tanıştırdılar akraba diye.


Phoebe
(21.07.18)
@Phoebe, söylemek istediğini anlıyorum, sorduktan sonra bana da fildişi kuleden söylenmiş gibi geldi ama kendimi bildiğim için bir açıklama yapma gereği duymadım. marmara bölgesinde doğup büyüdüm yaşıyorum ve göçmen bir aileden geliyorum, sivas'ta veya anadolu'nun bağrında hiç yaşamadım. nispeten muhafazakar bir çevrede yetiştim ama böyle şeyler hiç görmedim, duymadım. bunun yaşadığı çevreden bihaber olmakla aynı şey olmadığını düşünüyorum, etrafımda kimse yapmıyorsa, bu "geleneklerin" ortasında büyümediysem öğrenmemem normal. ki şu yaşıma kadar duymamış değilim, bir şekilde öğrenmişim ama yine etrafımda kimse yapmadığı için yaygınlığını bilemiyorum; onu merak ettim. normal şartlarda yaşadığı çevreden bihaber bir insan olmadığımı savunabilirim.

bölgelere göre değişiyor bu gelenek görenekler, o yüzden bence kendini kötü hissetmene de gerek yok; sen ya da herhangi bir anadolu kültürlü de artvin ya da egenin köylerindeki gelenekleri bilemeyebilir.


Bruce
(21.07.18)
Oluyor tabi olmaz mı? Ben 13-14 yaşlarındaydım sanırım, annemin bir komşusu oğlunu evlendirmişti, gelinden çarşaf istemiş vermemiş bu da benim oğlum hayvan mı? vermedi çarşafı diye vıdı vıdı ediyordu, ben de o gelin hayvan mı peki demiştim de kadın bana kızmıştı.

Çok kötü çok.


old possum
(21.07.18)
@bruce, ne demek istediğini bende anlıyorum. aslında gayet gülümseyerek yazmıştım o ilk cümleleri ama sanıyorum benim ifadelerimde biraz yukarıdan anlaşıldı. üzülüp falan da etmiyorum tabii ki ben isviçre olmayan bir türkiye'de büyümüşüm diye :)). tersine bana inanılmaz bir yaşam deneyimi kattığını düşünüyorum tüm bunların.

anlayamadığım nokta sadece şu, üniversite, iş hayatı vesaire derken o kadar çok farklı insanla etkileşim halinde oluyoruz ki, farklılıkları görmemek imkansız. o yüzden ülkede çok uzun yıllardır uygulanan, çok yerleşik kavramlara bile hiç aşina olmayan insanlar, kastını aşmasın ifadem ama yapay/yapmacık/gerçekdışı geliyor. bazen toplumun bir kesimi sanki bir sabah uyanmışlar ve black mirror dizisi benzeri bir kurgu içinde bunları öğrenmişler gibi davranıyorlar. kastettiğim kesim aslında bu. sen diyorsun ki duymuştum, yaygınlığını, hala uygulanıp uygulanmadığını öğrenmek istedim. farklı durumlar yani.


Phoebe
(21.07.18)
Kanlı çarşafı verme adetinin kaynağı Tevrat'tır. Tevrat'ta bununla ilgili ayet var. İnsanlar gerçekten neye neden inandığını bilmeden hayatlarına devam ediyorlar. Garip.


pinkman1
(21.07.18)
Var. Şu şekline tanık oldum ben de; gerdek gecesinden sonra damat arayıp "sorun yok" diyor. Ve aile özellikle bunu yapmasını istiyor.


kablelvuku
(21.07.18)
(1)

solaryuma girme sıklığı-amelelik kapatma

temmuz sonu deniz kenarında olacağım 3-4 gün, ense ve kollarımda görünür amele yanığı var. günde 7'şer dakikadan 3 günde 1 toplam 3 kere girsem ölür müyüm? 10 dakika 2 sefer yapsam kavrulur muyum? nedir bu işin raconu?bi de zaten yanık olan kısımlara güneş kremi mi sürmek lazım eşitlemek için yoksa
temmuz sonu deniz kenarında olacağım 3-4 gün, ense ve kollarımda görünür amele yanığı var. günde 7'şer dakikadan 3 günde 1 toplam 3 kere girsem ölür müyüm? 10 dakika 2 sefer yapsam kavrulur muyum? nedir bu işin raconu?

bi de zaten yanık olan kısımlara güneş kremi mi sürmek lazım eşitlemek için yoksa bir noktada eşitlenirler mi?
Bruce
(17.07.18)
bişey olmaz ölmezsin merak etme. :) tam eşitlenmez ama renk farkı muhakkak olacak. :(


naksidil
(17.07.18)
(8)

her türlü leke çıkarıcı

son zamanlarda pasaklı, iğrenç, pislik bir insan oldum; martı bokundan dondurmaya, çim lekesinden pasa, bir sürü kıyafetim lekeli ve normal yıkamayla çıkmadı. bir tane şortumu makineye atmadan önce bulaşık deterjanı ile çitilemek suretiyle lekeden arındırdım ama o açık renkti ve özellikle sevdiğim b
son zamanlarda pasaklı, iğrenç, pislik bir insan oldum; martı bokundan dondurmaya, çim lekesinden pasa, bir sürü kıyafetim lekeli ve normal yıkamayla çıkmadı. bir tane şortumu makineye atmadan önce bulaşık deterjanı ile çitilemek suretiyle lekeden arındırdım ama o açık renkti ve özellikle sevdiğim bir giysi değildi, diğerlerini riske atmak istemiyorum.

anlaşılan bu yaz daha çok ihtiyacım olucak, bu tarz genel lekelere karşı en etkili çözüm nedir? kosla oxi action reklamı hala kulağımda ama göründüğü kadar işe yarayan bir şey mi bilmiyorum. ne önerirsiniz? (insan gibi yaşa harici ekieki)
Bruce
(14.07.18)
bir kapak kosla oxi actionı bir kova suya koyup çamaşırları bastırıyorum. bir gün de bekliyor. öyle çıkıyor lekeler. bahsettiğiniz çeşitlilikte lekelerim olmadı ama deneyin zararı olmaz. hatta lekeli bölgenin üstüne de oxiden döküp öyle kovaya koyuyorum.


pide
(14.07.18)
@pide, teşekkür ederim, peki bunu sıvısını mı kullanıyorsunuz yoksa tozunu mu? farkı nedir biliyor musunuz?


Bruce
(14.07.18)
farkı bilmiyorum, sıvısını kullanıyorum hep. makinede sıvı deterjan kullandığımdan.


pide
(14.07.18)
pide'nin yöntemini uyguluyorum ben de. ancak leke çok zorlu gözüktüyse, bir gün kovada bekleyen çamaşırı sudan geçirip, üzerine yine biraz oxi action koyup makinede yıkıyorum bir sefer de.

ikili kombodan galip çıkan bir leke olmadı henüz ^^


treamorg
(14.07.18)
@treamorg ve @pide, renklere veya kumaşa hiçbir zararı olmadığı konusunda hemfikirsiniz sanırım? renk, kumaş türü bilmem ne ayırmadan basıyoruz galiba? bu kadar kolay olmasını beklemiyordum :/


Bruce
(14.07.18)
@Bruce (aa selam kfgds), saten veya keten kumaşlarla haşır neşir olmadığını düşünüyorum ama? satene dökülmez mesela bence.

renkte de sıkıntı yok. yalnız şöyle yapma, atıyorum bir beyaz t-shirt'ün, bir de lacivert kıyafetini aynı anda aynı kovaya lekeleri çıksın diye bırakma. o zaman koyunun kendi rengi beyaza geçebilir, onun dışında sadece ürünün kendisi, kıyafetin renginin solmasına sebep olmaz.


treamorg
(14.07.18)
içiniz rahat etmezse kuru temizleme de her zaman diğer bir seçenek. kıyafetlerim genelde orta halli kumaşlar, pamuklu sentetik vs. narin bir kumaşta ne yapar denemedim açıkçası.


pide
(14.07.18)
@treamorg, saten geceliğimi dışarıda giymediğim için leke sorunu olmuyor :P (gerçi geçenlerde şömine başındayken şarap damlamıştı ama renkler aynı olduğu için göze batmıyor)
@pide, evime yakın olan drycenter'ın leke çıkarmasından memnun kalmadım, bir de kıyafeti batırsalar yapacak bir şey yok, o yüzden kendim çözüm aradım ve sayenizde buldum sanırım; tekrar teşekkürler.


Bruce
(14.07.18)
(2)

gittigidiyor'dan alınan telefon hasarlı çıktı süreç nasıl devam edecek?

iş arkadaşımın telefonu az önce geldi, sağ üstte 2-3 noktalı vuruk, sol altta da belirgin çizik var. önce satıcıya mı mesaj atmak lazım yoksa direkt gittigidiyor'da sorun bildir kısmı mı çözer? telefonun jelatini bile kaldırılmadı, satıcının yan çizme durumu var mı? memnuniyet puanı yüksek, güvenili
iş arkadaşımın telefonu az önce geldi, sağ üstte 2-3 noktalı vuruk, sol altta da belirgin çizik var. önce satıcıya mı mesaj atmak lazım yoksa direkt gittigidiyor'da sorun bildir kısmı mı çözer? telefonun jelatini bile kaldırılmadı, satıcının yan çizme durumu var mı? memnuniyet puanı yüksek, güvenilir satıcı ünvanı almış bir satıcı.
teşekkürler...
Bruce
(12.07.18)
Siparişi onaylamadıysanız sorun bildir demeniz lazım. Bu şekilde onay süreci durmuş olur. Mağazayla direkt olarak iletişime geçmeniz daha iyi olur.


Son Müzakereci
(12.07.18)
Önce ürünü onaylamayın, hasarlı ürün geldi diye işlem açın. Satıcıyla da hiç muhatap olmayın, o sizle iletişime geçer. Ama bekleyin yenisini gönderelim vs diye oyalama taktiği yapabilir.

Dispute açtıktan sonra kargoya gidip satış kodu ile "gittigidiyor iadesi" olarak kargoyu iade edin. Böylece sistem direkt görecek iadenizi.

İade sürecini geçirmeyin.


John Bloor
(12.07.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.