Giriş
(4)

teslim olmaya giderken sevk belgesi yanımda olmasa sıkıntı olur mu?

edevletten 4 gündür "Sistemde yaşanan bir teknik aksaklık nedeni ile işleminiz tamamlanamadı." uyarısı alıyorum. sevk başvurumu yapmıştım ama belgenin çıktısını almamıştım. yarın birliğe katılacağım, belge olmasa sorun olur mu girerken?
edevletten 4 gündür "Sistemde yaşanan bir teknik aksaklık nedeni ile işleminiz tamamlanamadı." uyarısı alıyorum.
sevk başvurumu yapmıştım ama belgenin çıktısını almamıştım.
yarın birliğe katılacağım, belge olmasa sorun olur mu girerken?
lucky strike
(16.06.19)
sevk belgesiyle giriş yapabiliyorsun sadece. alman zorunlu.


birliğinize teslim olmazsınız, şerefli bir türk askeri olarak birliğinize katılırsınız. sevk belgesi de özlük dosyanıza konur


sameidiot
(16.06.19)
Kesinlikle alman lazım. İçeriye almıyorlar.


cancoskn
(16.06.19)
Gelip aldim askerlik subesinden. Tesekkurler. Edevlet hata veriyor hala


lucky strike
(17.06.19)
(19)

İsmini güzel ya da orijinal bulduğunuz kitaplar, filmler ya da şarkılar?

İsmini verdiğiniz eserin başarılı ya da yetkin olmasına gerekli değil. Sadece tek başına isminin size güzel ya da orijinal olduğunu hissettirmiş olması yeterli.
İsmini verdiğiniz eserin başarılı ya da yetkin olmasına gerekli değil. Sadece tek başına isminin size güzel ya da orijinal olduğunu hissettirmiş olması yeterli.
levent bilgen
(08.02.19)
Yüzyıllık yalnızlık


rn
(08.02.19)
(bkz: eternal sunshine of the spotless mind) uzun bi kere.
(bkz: the talented mr. ripley) bu filmin adı da hep değişik gelmiştir. değil belki ama öyle geliyor.


veritaslibertas
(08.02.19)
Yürek Söken
Gönülçelen


black holes and revelations


purrty ploop
(08.02.19)
Lock, Stock and Two Smoking Barrels


zozjotejmnk
(08.02.19)
Whoracle. İsmi de kendisi de çok iyidir, hatta gelmiş geçmiş en güzel albümlerden biridir benim için.


Şişko'dan pokerde kazandığım adayı da yeğenime bırakıyorum

orj: And To My Nephew Albert I Leave The Island What I Won Off Fatty Hagan In A Poker Game


re noreno
(08.02.19)
en orijinali: taxidermia
en komiği: how to get the man's foot outta your ass


hocam
(08.02.19)
"Sana gül bahçesi vaadetmedim." Sırf adı için okudum.


mslny
(08.02.19)
Kadından Kentler
Benim Hüzünlü Orospularım


ms brownstone
(08.02.19)
Medarı Maişet Motoru


SiyamkedisiZorro
(08.02.19)
extremely loud and incredibly close


hot potato
(08.02.19)
her kalp kendi şarkısını söyler ve Yalnızca Diğer yarımız o sesi duyar


avatar is back
(08.02.19)
kitap: "sana gül bahçesi vadetmedim" demeye gelmiştim.
film: we need to talk about kevin


centrolenidae
(08.02.19)
kitap: at çalmaya gidiyoruz
film: no one knows about persian cats


lucky strike
(08.02.19)
Bir sanat eseri olarak
Yaşayan birinin zihninde ölümün fiziki imkansızlığı


kafadanbacakli
(09.02.19)
Gözyaşı entelektüel bir şeydir.


theodora
(09.02.19)
(7)

Çorbacı

Arkadaşlar,Sadece Çorba satan bir lokanta ayakta kalabilir mi? Yani tek uzmanlığı Çorbalar olan bir Çorbacı açmak mantıklı mı? Standart çorbaların yanında her gün bir farklı yöresel çorba filan olacak. Başka hiç bir yemek yok.Ne dersiniz?
Arkadaşlar,

Sadece Çorba satan bir lokanta ayakta kalabilir mi? Yani tek uzmanlığı Çorbalar olan bir Çorbacı açmak mantıklı mı? Standart çorbaların yanında her gün bir farklı yöresel çorba filan olacak. Başka hiç bir yemek yok.

Ne dersiniz?
aradaki uzaklik
(02.02.19)
Galatasaray'da vardı bir ara ama kapandı. Olmaz demek değil tabiki. Başka bir yerde işleyebilir.


chavezding
(02.02.19)
butik bir yer olursa is yapablir. bruges'de boyle bir corbaci vardi. cok guzel sunumlarla corba satiyordu. guzeldi
www.tripadvisor.co.uk


exlibris
(02.02.19)
Yeşilköy'de böyle 1-2 yer vardı. Hafta sonu (Cuma da dahil) geceleri içmeden dönenler dolduruyordu ancak kapandı. O kadarı yetmedi sanırım. Tek başına çorba ile zor ancak böyle ekstradan sakatat ürünleri veren işkembeci-çorbacı konsepti tutar, 24 saat açık olanları epey tutuluyor. Vip işkembe, Sarıhan, Kınacı aklıma ilk gelen yerler.


shangrilla
(02.02.19)
24 saat açık tutuyor +1 ve sakatat ürünleri +1. yöresel çorbalara gerek yok bence. ona harcayacağın emek zamandan kar etmek zor gibime geliyor


lucky strike
(02.02.19)
corbakonagi.com bakın zeytinburnu'nda var.
çorba dışında kavurma pilav yemeği var gözüküyor menüde.
bence mantıklı bir iş, gerçektenlezzetli ve kaliteli çorbacılarda yer bulmak hep zor oluyor.
çorba uzmanlık gerektiren bir iş.


ezkaza
(02.02.19)
karaköy çorbacısı var. çok güzel. sabah dahi müşterisi oluyor. bence tek bir ürüne odaklanmış yerler kaliteli algısı yaratıyor. ki öyle de genelde. lokasyon ve kaliteyi tutturmak tabii ki her şeyde oldugu gibi önemli ama ben gelirdim mesela sade çorba satan bir yere.


blacksky
(02.02.19)
Ben karaköy çorbaevini beğenir ve tavsiye ederim ,çoğu zaman da doludur dükkanı ve yöresel çorbalar dahil zengin bir çeşidi var,tutar mı dersen bu işler nasip işi


essoist
(02.02.19)
(4)

değerli eşya saklamak için eve uygun kasa önerileriniz var mıdır?

kullandığınız veya bildiğini modeller varsa önerir misiniz? internetten almak güvenli olur mu bu tip bir şeyi?
kullandığınız veya bildiğini modeller varsa önerir misiniz? internetten almak güvenli olur mu bu tip bir şeyi?
lucky strike
(28.10.18)
bende eve alacaktim bayagi eskiden emniyetten bir tanidik alma dedi.o gunden beri banka kasasi kullaniyorum.temiz is.


duptıs
(28.10.18)
@duptıs, maliyeti çok fazla değil mi kasaya göre?


lucky strike
(28.10.18)
biz de bu meseleyi ailecek cok dusunduk, maliyet disindan turkiye gibi stabil olmayan ulkede bankada guvenilir gelmiyor. en guzeli alternatif ev ici saklama yollari fakat simdilik ne yazik ki altinlar ve dovizler kasada duruyor, senelik 200-300 ufak kasa tutuyor yani.


mavicorap
(28.10.18)
Eski evden taşınırken evdeki sabit kasanın anahtarını kaybettiğimizi fark ettik. Kasa da şu antep çelik kasalardan, çağırdığımız usta abartmıyorum 15 dakikada açtı kasayı, o da etraf kirlenmesin diye özene bezene çalıştığından yoksa tik tik hemen açıyordu adam. Sabit olmayan internetten sipariş verebileceğiniz basit kasaları ise en basitinden zaten kilime sarıp götürüyorlar.

Banka kiralık kasaların küçük boyları senelik 250-300 lira civarında... Diğer yandan, bir banka müfettişi olarak söylüyorum, banka kasaları da sanıldığı kadar güvenli değiller. En basitinden kiralık kasa sözleşmesini okursanız, bankanın kiralık kasada sorumluluktan kaçındığını görürsünüz. Kiralık kasa edinirseniz, en azından ayda bir uğrayıp içeriğini kontrol etmeniz faydanıza olacaktır.


koskoca kirpi
(28.10.18)
(5)

Internetten takip ettiginiz haber siteleri neler?

Bu iyi dediğiniz..Haber sitesi dışında da olabilir
Bu iyi dediğiniz..Haber sitesi dışında da olabilir
sonhakan
(25.09.18)
Twitter'dan bbc Türkçe, birgün haber takip ediyorum. T24 de ediyodum ama birgünle aynı haberleri paylaşiyordu neredeyse. Onun dişinda twitterda zaten gündem muhabbeti oluyor, duyuyorum bi şekilde


nundu
(25.09.18)
BBC Türkçe en tarafsız davrananı. Tarafsız haber okumak için BBC Türkçe'yi takip ediyorum. Eskiden Al Jazeera Türk vardı, o daha da iyiydi. Ama maalesef kapandı.

Sputnik Türkiye'yi de takip ediyorum. Genelde tarafsız haberler çıkıyor. Ama Rusya'yı ilgilendiren konularda Rus yanlısı olduklarını çok belli ediyorlar. Yani Rusya'nın bir konu hakkında ne düşündüğünü, onların yorumunu, hissiyatını anlamak için güzel.

Bir de NTV'yi takip ediyorum. Ensonhaber, Yeni Akit falan kadar abartı bir yalakalık yok. Ama yine de hükûmet yanlısı olduklarını biliyoruz. Maksat her görüşten haberi alabilmek ki doğrusu neymiş kendimiz karar verebilelim :)


hitokiri kenshin
(25.09.18)
Mynet
Webaslan


Drakath
(25.09.18)
wsj journal tr ve al jazeera tr kapandı. bunlar iyiydi. 140journos vardı iyiydi ama şu an belgeselcilik yapıyorlar. takip etmiyorum.


lucky strike
(25.09.18)
diken ve birgün


yuto
(26.09.18)
(10)

Cüneyt Özdemir'i seviyor musunuz?

Çok fazla takip etmem ama gördüğüm kadarıyla objektif bir yazar. Siz beğeniyor musunuz gazeteciliğini?Ben gerçi Ahmet Hakan'ı da beğeniyorum.
Çok fazla takip etmem ama gördüğüm kadarıyla objektif bir yazar. Siz beğeniyor musunuz gazeteciliğini?

Ben gerçi Ahmet Hakan'ı da beğeniyorum.
mezarkabul
(22.09.18)
ahmet hakanı beğeniyosan zaten cüneyt i sevmen de normal.
ben ikisini de beğenmiyorum.
cüneyt ahmet e göre bi tık daha kalitedir.


rentts
(22.09.18)
hayır.


ya ben lan neyse
(22.09.18)
Burun deliklerinden korkuyorum
Bana gülerek sopayla şnsan dövermiş gibi geliyor


fasulyek
(22.09.18)
Cüneyti beğenmeyenler neyini beğenmiyor mesela?


mezarkabul
(22.09.18)
Ses tonu biraz sinir bozucu geliyor bana:) Ama Ayse Arman'i cok guzel tarif etmisti bir kere, o hosuma gitti. Gazeteciligini pek bilmem takip etmiyorum ama birkac kere uyuz olmustum, ne dedi de uyuz oldum hatirlamiyorum.
Kisacasi notrum kendisine.


stavro
(22.09.18)
Peki "zorunda mıyım desem" ? :)


mezarkabul
(22.09.18)
Seviyorum.


goodyes
(22.09.18)
muhalif gözüken yandaş bir gazeteci. ahmet hakan, ismail saymaz ayarında içi boş bir teneke. sevmiyorum


lucky strike
(22.09.18)
Hayır, bir üstteki yazarın dediği gibi olduğu için.


Başı belaya girmeyen adamdan korkarım. Gazeteciyse hele. Bu arada Can dündar ı sevdiğim anlamı da çıkmasın bundan. Anladınız siz.


olaylar olaylar
(23.09.18)
(9)

tecrübenize ihtiyacım var.

Çalıştığınız iş yerinde iş arkadaşlarınızdan birinin yakını vefat ettiğinde (anne, baba, dede)şirketiniz ne gibi bir aksiyon alıyor.Cenaze evine bir şey gönderiyor mu ? veya cenazeye çelenk ya da başka bir şey ya da cenazeye katılıyor mu?
Çalıştığınız iş yerinde iş arkadaşlarınızdan birinin yakını vefat ettiğinde (anne, baba, dede)şirketiniz ne gibi bir aksiyon alıyor.
Cenaze evine bir şey gönderiyor mu ? veya cenazeye çelenk ya da başka bir şey ya da cenazeye katılıyor mu?
kirmizi kart
(21.09.18)
bir üst yöneticisi ve en az bir üst düzey yönetici katılıyor. bunu kimse zorunlu olduğu için yapmıyor onu belirtmek isterim. ayrıca tabi ki arkadaşları.

herhangi bir çelenk vs. gönderim olmuyor.


teritori
(21.09.18)
Cenaze hafta içi ve bulunduğumuz şehirdeyse fabrikadan cenazeye servis kaldırıyorlar, böylece isteyen cenazeye katılabiliyor. Bir de çelenk gönderiyorlar. Dede değil de birinci derece yakınların vefatı durumunda oluyor bunlar.


pati
(21.09.18)
Devlet dairesi ise duyuru yapılarak, cenazeye otobüs kaldırılıyor. Yine çok çalışan olan bir yer ise servis ile gidiliyor, ailenin yanına, camiden defne kadar yanında olunuyor. çalışan sayısı az olan yerlerde insanlar duyarsız oluyor.

On kişilik bir yerde çalışırken babaannem vefat etti haberini alarak apar topar gittim giderken de durumu söyledim, kimse bilgisayardan başını kaldırmadı, Cenaze sonrası işe dönünce ruhuna değsin diye börek götürünce herkes "karşiim nasılsın?" diyip böreğe çullandı.

Devlet dairesinde çalışırken dedem vefat etti. Apar topar gece 23.00'de terminale gidip otobüs bularak giderken birim amirim, koordinatörüm, haberi alan daire başkanı aradı beni yapılacak bir şey var mı diye. Arkadaşlar duyduğunda aradı.

Olması gereken bu acılı günde gidilebiliyorsa arkadaşın yanına gidip destek olmak, cenaze sahipleri o an çaresiz oluyor. Yanına gidilmiyorsa da aramak daha iyi, mesaj ile ulaşmak bana göre hoş değil.


insomniacelrohir
(21.09.18)
Katılım çok olacaksa araç desteği veriyoruz,en az bir yönetici cenazeye katılıyor.
şirket adına çelnk gidiyor.Akşamda evine kim ziyarete gidecekse 20-30 pide ve ayran yollanıyor.

Özel Sektör


çınarım
(21.09.18)
Şirket içinde duyuru yapılıyor. Kendi yöneticisi ve en az bir üst düzey yönetici katılıyor. İstanbul içi ve hafta içi ise yöneticisinin yönlendirmesiyle (çok arkadaşı katılacaksa cenazeye) şirketten servis kaldırıyor. Şirket cenazeye çelenk gönderiyor.


SiyamkedisiZorro
(21.09.18)
herkese sistem üzerinden duyuru yapılıyor. bireysel olarak gitmek isteyenler gidebiliyorlar. bir de isteyenler aralarında para topluyor. cenaze evine yemek yapıp yollanıyor


yemrem
(21.09.18)
benim hem yeni hem eski iş yerindeki iş arkadaşlarımın hepsi gelmişti ki neredese her iki şirket için o gün çalışılmadı demek bu, üst yönetim ise yanılmıyorsam çiçek ve çelenk göndermişti. her ikiside ufak şirketlerdi (hacim olarak milyon TL çalışan olarak 30/40 kişilik)


selam
(21.09.18)
Devlette biz arabayla gitmiştik arkadaşın babasının cenazesine. Öyle otobüs falan kaldırmadık.


Vefat genel mail ile herkese duyuruluyor. Istanbul icinde ve ogle vakti gibi makul vakitlerse servis kaldiriliyor


lucky strike
(21.09.18)
(5)

ya bu 25 liralık kampanyaları yapmaktan utanmıyor mu bankalar/kitapçılar?

büyük puntolarla yazıyorlar bir de "%50 İNDİRİM". içine girip bi okuyorsun tek seferde bu kartla alışveriş yaparsan 5 gün sonra (tek seferde 25 tl) geri iade alıyorsun.aklını mı yedi bu insanlar? eskiden de olurdu ama mesela enpara'nın babil.com ile anlaşmasını hatırlıyorum, 200 liraya kadar kitap a
büyük puntolarla yazıyorlar bir de "%50 İNDİRİM". içine girip bi okuyorsun tek seferde bu kartla alışveriş yaparsan 5 gün sonra (tek seferde 25 tl) geri iade alıyorsun.
aklını mı yedi bu insanlar? eskiden de olurdu ama mesela enpara'nın babil.com ile anlaşmasını hatırlıyorum, 200 liraya kadar kitap alınca 100 tl iade edliyordu. neden azaldı bu indirimler ve neden böyle devam ediyor?

örnek:
www.kitapyurdu.com
lucky strike
(28.08.18)
Seka 2005'te kapandı, Türkiye'de kağıt üretimi yok. Kurun durumundan dolayı kağıt fiyatları artmış oldu. Bu yüzden yayınevleri çok zor durumda. Kapananlar da var içlerinde. Ne kadar direnseler de müşteriye yansıyor yaşadıkları zorluklar.


sparky
(28.08.18)
@sparky, bunun konuyla alakası yok. seka zaten kaliteli kağıt üretmiyordu, üretiyor olsaydı bile kur artışından etkilenecekti (ham madde ithalatı yapıyor olacağı için). günlerdir aynı ezberleri görmekten bıktım. doğal kaynaklardan gelen bir avantaj yoksa devletin bir şey üretmesi avantaj değil dezavantajdır.


lucky strike
(28.08.18)
aynı ezberleri görmekten bıktım diyosun, ondan sonra kur artışından etkilenecekti yazmışsın. kitapçılar da haliyle etkilenmişler muhteşem ekonomimizden ve bunu da çeşitli şekillerde bize yansıtıyorlar işte. hangi kısmı oturmuyor tam olarak? bolluk dönemleri geçmiş, itfaiyeler su veriyor.


del piero10
(28.08.18)
Kitap basmak için gereken her şeyi ithal eden bir sektörün indirim yapması avantaj değil dezavantajdır. Parası olan alsın okusun, istediği köprüden geçsin. Parası olmayan da bozuk yoldan sürsün, gitsin kütüphanede okusun.

Komünist miyiz biz? Beğenmeyen yallah moskova'ya!


otonomo
(28.08.18)
Enpara'nin 200 liraya kadar olan %50 indirimi gibi saglam kampanyalar (yanilmiyorsam Cepteteb ve Kuveyturk de yapti benzerlerini) ayagin alissin, bizi kullanmaya basla indirimleri. Zamanla musteri portfoyu arttigi icin bu tarz kampanyalarin dozunu dusurmesi normal geliyor bana.

Ayrica koftilesenler sadece kitap kampanyalari da degil. Enpara tum dijital kanallarda 50 liraya kadar %50 geri odeme kampanyasi yapiyordu gecen senelerde, az once baktim sadece Netflix ve Spotify icin 30 liraya kadara cekmisler.


elon
(28.08.18)
(7)

Mail order ile beyaz esya almak mumkun mu?

Ablamin kredi kartini kullanmak istiyorum limiti yuksek diye. Sifir alinicak. Bir arcelik bayi sordum yapamiyoruz dedi
Ablamin kredi kartini kullanmak istiyorum limiti yuksek diye. Sifir alinicak. Bir arcelik bayi sordum yapamiyoruz dedi
lucky strike
(28.08.18)
Mümkün ancak tanıdık bir yer olmasında fayda var.
Mail order'ın riski nedeniyle herkes o işe girmek istemiyor.

Limit yüksekse karta taksit yaptırmak daha kolay.


cakabo
(28.08.18)
Mail orderin riski nedir ki? Bilmedigimden soruyorum


lucky strike
(28.08.18)
(bkz: chargeback)


cakabo
(28.08.18)
alabilirsiniz de mail orderla çalışan bi bayi bulmanız lazım. daha önce ankarada bi yerden mail order ile klima aldığımı hatırlıyorum. yani teknik olarak bi engel yok.


elorelia
(28.08.18)
yani mail orderda - sifre girilmedigi icin
adam malı almadım derse
ispatlaması gerekir ureticinin
ispatlayamazsa ona girer
belki sen baskasının kartını aldın goturdun adam bilmez bunu
pos u olan her yer yapabilir aslında
elinizde kart ile gidemiyor musunuz


kingcyrax
(28.08.18)
Sanal kart neden kullanmiyorsunuz


seyyar satıcı
(28.08.18)
Mail order ödeme sisteminde de şifreli kullanım oluyor, yani işlem yaparken satıcı şifreli işlem yaparsa karta bağlı telefona şifre gider.

Şifreyi girdikten sonra da güvenlik riski kalmaz, o alışverişi şifrenin gittiği telefonun sahibinin yaptığı belli olur.


John Bloor
(29.08.18)
(1)

Osmanlı ve/veya türkiye cumhuriyeti

Devlet geleneği ile ilgili bir kitap var mı?
Devlet geleneği ile ilgili bir kitap var mı?
caletti
(23.08.18)
devlet geleneği nedir hocam?


lucky strike
(23.08.18)
(8)

buzdolabı olmayan evde yapılabilecek yemekler nelerdir?

sb.
sb.
lucky strike
(21.08.18)
Yumurta, domates, biber. Bunlar birleşip bir şey yapılabilse iyi olurdu sanırım.


ozdek
(21.08.18)
patates


idonthaveatvset
(21.08.18)
yemek yapmak icin buzdolabina ihtiyac yok ki? o yuzden butun yemekleri yapabilirsin.


lifeframe
(21.08.18)
Sebze stoklayamiyorum buzdolabi olmadan veya salca filan olmuyo. Bu sebeple sormustum


lucky strike
(21.08.18)
Hacı bununla kafayı yormak zorlar insanı . 200 liraya öğrencidrn eski bi makine al geç. Bi şekilde taşıcan artık


glamdr1ng
(21.08.18)
Turşu kavurması (yeşil fasülye turşusu).


mya
(21.08.18)
kuru bakliyat, kurutulmuş başka gıdalar, konserveler...Uzun süre dayanır.

Taze sebze, meyveler çok sıcağa dayanmazlar fakat oda sıcaklığında tutup birkaç gün içerisinde tüketmek de mümkündür.

Bunlar dışında nispeten dayanıklı olabilecek soğan ve patates gibi sebzeler de kullanılabilir.

ek: Et veya tavuğu da yemek yapılacak zamanlarda yetecek kadar almak mümkün.

Küflenmediği sürece ekmeğin bayatlaması tekrar tost makinesinde ısıtılarak giderilebilir. Ayrıca beyaz ekmekten daha dayanıklı tahıllı ekmekler tercih edilebilir.


idexo
(21.08.18)
2-3 günde bir sebze-meyve alışverişi ile her şey yapılabilir.


naksidil
(21.08.18)
(5)

tavadan çıkmayan yağ lekesini nasıl çıkarabilirim

tavada tencerede üzerinde birikmiş ne yapsam fairy ve süngerle çıkaramadığım birikmiş yağ var. yıkıyorum mesela durulayınca elimde hala yapış yapış yağ hissediyorum dokunurken. nasıl çıkarabilirim bunu?
tavada tencerede üzerinde birikmiş ne yapsam fairy ve süngerle çıkaramadığım birikmiş yağ var. yıkıyorum mesela durulayınca elimde hala yapış yapış yağ hissediyorum dokunurken.
nasıl çıkarabilirim bunu?
lucky strike
(21.08.18)
kaynar suyun içine yağ sökücü ve cif atıp bekletebilirsiniz. ondan sonra da çıkmazsa asla çıkmaz. :D


gebere jackson
(21.08.18)
tavayı ocakta ısıtın. o yağ eriyecektir. sonra çeşmeyi full sıcağa açın. kızgın tavayı sıcak suyun altına sokun. cosss yapacak ve yağlar akıp gidecek.


mr.goodcat
(21.08.18)
Yukarıdakilerden sonra hala yağlı his devam ediyosa cifleyin. Beyaz krem cif geçiriyor o hissi.


megalomaniac
(21.08.18)
Yarısına kadar su doldurup içine bulaşık deterjanı, cif falan ekleyip bir süre kaynatın.


marjory
(21.08.18)
porçöz marka çamaşır suyu katkılı mutfak için yağ çözücü aldım ve sorunu hallettim. (üzerinde ocak fotou filan var ama arkasında tavalarda da olur yazıyordu)

sıcak su ile kaynatmak veya cif ne yazık ki işe yaramamamıştı.


lucky strike
(23.08.18)
(4)

Kedi oyuncaklari neden bu kadar pahali?

Parmak kadar sey 20 lira, azcik ses yapan seyler (pinpon topu kadar) 30 lira filan. Neden boyle?
Parmak kadar sey 20 lira, azcik ses yapan seyler (pinpon topu kadar) 30 lira filan. Neden boyle?
lucky strike
(05.08.18)
uzaktan kumandali fareye 65 lira vermistim gecen yil. cok sevdigi icin umurumda olmadi ama cidden cok pahali. lukse kaciyor diye bence.


limonlu cola
(05.08.18)
hitap ettiği kullanıcı kitlesi bunu karşılayabilecek gelir düzeyine sahip olduğu için.
bir de o oyuncaklar bile ithal, neden bu oyuncaklar ithal olduğu da ayrı bir konu.


--
25 lira'lık bir kedi kumu alıyordum bizimkine, pahalı geliyordu. sonra satıcı sanırım adana taraflarında üretilen bir kum geldiğini önerdi. 5 lira idi. 25liralık kadar kaliteli değilse de, onu hiç aratmadı.


biseysorcaktim
(05.08.18)
hepsi ithal. en sikindirik pelus fare bile ithal.

o yuzden doviz + vergiler = fiyat. 20 lira dedigin 3.5 euro bir sey. Biz Turklerin alım gucu dusuk sadece.


robokot
(05.08.18)
çok haklısınız ama yani içinde minik bir boncuk olan 2 cm yarıçaplı bir top arkadaşlar nasıl 20 lira olabilir?
vergi + dolar + kar payı filan ne koyarsanız koyun. alım gücü meselesi de değil bu. petshopçuların veya bu tarz ürünleri satanların çakallığı bence.

yine türkiye gerçeği yani aslında; yolu bilmediğinizi fark eden taksici nasıl dolana dolana gidiyorsa bu da aynı kafa.


lucky strike
(05.08.18)
(2)

yemeksepetine girilebiliyor mu?

sb
sb
lucky strike
(04.08.18)
hayır, siteyi bozmuşlar.

edit: şuan geldi.


biseysorcaktim
(04.08.18)
1 saattir sipariş bekliyorum. restoranın numarasını internetten bulup aradım bize düşmedi dediler :(


lucky strike
(04.08.18)
(3)

Yavru kediye yetiskin yas mamasi

Evde felix kuzu etli yetiskin yas mamasi var, 5 aylik kedi yese bir sey olur mu?
Evde felix kuzu etli yetiskin yas mamasi var, 5 aylik kedi yese bir sey olur mu?
lucky strike
(11.07.18)
suyla karıştırıp püre gibi verebilirsiniz ağır gelebilir. su onu hafifletir biraz. bir de tamamını vermeyin tabii.


kaputt
(11.07.18)
Hic riske girmeyip sokak kedileri yesin diye doktum. Onun da basina yavru kediler usustu hemen :/


lucky strike
(11.07.18)
Bir şey olmazdı yav. Sürekli kullanımda fark ederdi muhtemelen.


himmet dayi
(11.07.18)
(5)

Ekonomi alanında okuma listesi hazırlama

her konuda az çok okuma yapıyorum ama artık şu iktisada el atma zamanı geldi. temel itibari ile tabi ki matematik bilmek gerekir fakat ben daha çok işim mantığının anlatıldığı kitaplardan bahsediyorum. başucu kitabı dediğiniz neler var? nereden başlamalı? daha önce aynı soruyu sormuştum bi yazar ark
her konuda az çok okuma yapıyorum ama artık şu iktisada el atma zamanı geldi. temel itibari ile tabi ki matematik bilmek gerekir fakat ben daha çok işim mantığının anlatıldığı kitaplardan bahsediyorum. başucu kitabı dediğiniz neler var? nereden başlamalı? daha önce aynı soruyu sormuştum bi yazar arkadaş özelden çok güzel bi liste vermişti ama şimdi bulamadım maalesef. özellikle ülkelerin para politikaları, bir para biriminin diğerini nasıl etkilediği, kendi paranı basıp borcunu kapatma olayı :) vs.
everythingok
(10.07.18)
mahfi egilmez hoca'nin "orneklerle kolay ekonomi" kitabi yeni baslayanlar icin tavsiye edilir.


robokot
(10.07.18)
eksisozluk.com
Şöyle bir entry yazmıştım.


Mahfi egilmez diyenler olacaktir diye yazmaya gelmistim ama masallah iki cevap da bunu demis... ekonomi ogrenmek icin mahfi egilmez okunacak son insan olmali. Bir dunya laf kalabaligi, medyanin sisirdigi bir balon.

Niall ferguson-paranin yukselen tarihi, oneriyorum


lucky strike
(11.07.18)
@lucky strike benim onerdigim listede iki adet mahfi hoca var. Onlar da giriş minvalinde. Diğerleri klasik eserler. Hatta ders kitabı ayarında bile hocaların kitapları var anlatımı basit.


Boğaziçi üniversitesi ekonomi bölümünün yeni başlayanlar için okuma listesi:
econ.boun.edu.tr's%20reading%20list.pdf


yakuza123
(16.07.18)
(4)

bugun tekelden alkol alabiliyor muyuz?

Takip etmedim hic. Diger secimlerde yasakti. Kalkti mi bu cag disi uygulama?Kalkmadiysa kacta alabilecegiz bugun?
Takip etmedim hic. Diger secimlerde yasakti. Kalkti mi bu cag disi uygulama?
Kalkmadiysa kacta alabilecegiz bugun?
lucky strike
(24.06.18)
olm bunu buraya yazacak kadar çağ dışı olmayı nasıl başardın anlam veremiyorum amk. dünyanın yazısını yazıp enter yapana kadar google'a seçim yasakları yazıp arasan ilk site cevabı veriyor amk.


Tears of Devil
(24.06.18)
@tears, gereksiz bilgi coplugudur gugil. Buraya guveniyorum. Net ve hizli


lucky strike
(24.06.18)
çağ dışı değil:)

yassah kardeşim.

edit: akşam saat 9'a kadar yasaklar. şimdi altyazı geçti.


nice tnetennba
(24.06.18)
saat 24:00 a kadar yasak diye bi kaç sitede gördüm.

aklıma takılan şey xaten 22:00 dan sonra alkol satışının yasak olmasıydı.


killerbee
(24.06.18)
(2)

Cezaevlerindeki oy oranları

Tutuklu ve hükümlüler bulundukları cezaevinde oy kullanıyorlar malum. Bu oylar şehirlerden bağımsız olarak ayrıca açıklanıyor mu? AKP'ye şu kadar, CHP'ye bu kadar oy çıktı diye?
Tutuklu ve hükümlüler bulundukları cezaevinde oy kullanıyorlar malum. Bu oylar şehirlerden bağımsız olarak ayrıca açıklanıyor mu? AKP'ye şu kadar, CHP'ye bu kadar oy çıktı diye?
amortisman
(24.06.18)
Cezaevindenki sandik sonuclari ayrica aciklaniyor bildigim kadariyla. Ysk sitesinde bulunur detay


lucky strike
(24.06.18)
cezaevi nereye bağlıysa oraya dahil edilir. ayrıca açıklanan oylar yurtdışı gümrük oylarıdır.


iddaaci
(24.06.18)
(6)

gitmek, ama nasıl?

selamlar, türkiye'den ayrılmak istiyorum ancak yurtdışında iş bulabilecek kadar dil bilmiyorum.şu an istanbul'da kurumsal bir firmada 2 yılımı tamamladım, iyi bir maaş alıyorum ve şirket içi dengelerden de kaynaklı olarak 1.5-2 sene içinde bulunduğum departmanın direktörü olacağım (şirketin batması
selamlar, türkiye'den ayrılmak istiyorum ancak yurtdışında iş bulabilecek kadar dil bilmiyorum.
şu an istanbul'da kurumsal bir firmada 2 yılımı tamamladım, iyi bir maaş alıyorum ve şirket içi dengelerden de kaynaklı olarak 1.5-2 sene içinde bulunduğum departmanın direktörü olacağım (şirketin batması vs. gibi ekstrem bir durum olmazsa).
sırf şirket de değil, sektörümde hemen her firmada yine kıdemli bir pozisyonda iş bulmama bir engel yok (tc piyasasının şartlarında dahi)


ancak dediğim gibi, gitmek istiyorum. gitmek için işi gücü de bırakmak gerekecek haliyle diye düşünüp kendimi 2019'a planlarken aklıma şöyle bir plan geldi ve mantıklı mıdır size sorayım dedim;
şu an yaptığım işin çok büyük kısmını home office çalışarak da yapabilirim istediğim taktirde, haliyle yurtdışına (aklımda yunanistan'a yerleşmek var bu arada) taşınıp oradan bir süre evden çalışma şeklinde devam etmek mantıklı olur mu sizce? ben yine maaşı tl cinsinden almaya devam edeceğim için bu plan ne derece uygulanabilirdir?
hem ülkeye alışma sürecini atlatırken işsiz kalmam, hem de dil vs geliştiririm diye düşündüm ama insan euro'yu 5 ile çarpınca her şeyden vazgeçiyor. tabi bir de şirketime böyle bir teklifle gidersem gelecek dönemler için alacağım kıdemleri de feda etmem gerekecek.
diğer yol da klasik;
kendimi 6 ay boyunca dil konusunda kursla vs. geliştirip sonra yurtdışında iş bakmak.


not: 25 yaş
lucky strike
(18.05.18)
>haliyle yurtdışına (aklımda yunanistan'a yerleşmek var bu arada) taşınıp oradan bir süre evden çalışma şeklinde devam etmek mantıklı olur mu sizce?

mantikli olur da nasil tasiancaksin? yunanistan sana oturma izni vermiyor, turist vizesi icin bile bin takla atiyorsun. benim remote isim var yunanistanda ev tutayim oradan yapayim gibi bir imkan / hakkin yok.

eger EU vatandasligin varsa dedigin olur. cok paran varsa orada sirket kurup istihdam yaratacaksan veya gayrimenkul alacaksan da olur oturma iznin. onun disinda tek oturma izni alma yolun is bulmak ve is buldugun yerin sana sponsor olmasi veya ogrenci olarak gitmek.


robokot
(18.05.18)
@robokot, zaten çalışıyor olacağım için bu şekilde başvuru yapamaz mıyım oturma izni için? çok mu ütopik olur?

eu vatandaşlığım yok, şengen'e geçmedim daha önce hiç.


lucky strike
(18.05.18)
hayir isin olsa da olmasa da oturma izni hakkin yok hic bir EU ulkesinde. Ogrenci olursan alabilirsin veya EU ulkesinde bir yerde calisiyorsan (sana sponsor oldularsa) alabilirsin, onun disinda alabilecegin tek vize turist vizesi (cok zengin olmadigini, is veya gayrimenkul yatirimi yapmayacagini varsayiyorum). onunla da ev tutamazsin. zaten sureli onlar da.

calisiyor olmasan turist vizesi bile zor veriyorlar yani calisiyor olmak zaten alt sınır.


robokot
(18.05.18)
senin planda acayip boşluklar var.

yabancı dilin yok(ülkenin dili), kaldı ki yunanistan diyorsun, yunancayı ben zor bir dil olarak görmüşümdür, yani bi ingilizce bi almanca gibi değil.

ikincisi hadi diyelim ki paran var. para şurada önemli mesela atıyorum italyadan 80 bin euroya ev alabilirsin ama oturma izni almak için 250 bin euroluk bir ev alman gerekir, ülkelerin değişik kuralları var bu şekilde.

ya da yatırımcı olarak gidebileceğin ülkeler var atıyorum 100 bin euroluk bir iş kurarak.

nerden baksam elimde kalıyor.

hani desen ki ingilizcem çok iyi, ingilizce dili olan bir ülkeden iş buldum gidicem, hemen git derim sana.

bir de ne kadar gezdin de karar verdin yunanistanı onu da merak ediyorum.

ben bi çok ülke gördüm,hatta defalarca bi çok ülke gördüm gezdim, bana sıcak gelen tek ülke ispanya oldu mesela.


bunların hepsini bir yana bırakıp kariyerine bakıyorum, kim bilir ne kadar çabalamışsındır bu kariyere ulaşabilmek için, yükselme ihtimalin de var. bunları komple görmezden gelmek de bence büyük bi sorun.

mesela yurtdışından iş bulup gitmene sıcak gözle bakarım, kanada(türkiyeyi iltica listesine alması), avustralya(gerekli meslekler formu), amerika(yeşil kart)

ya da turist vizesiyle gidip iş aramak.


Photographer
(18.05.18)
Önce Türkiye'de uluslararası bir şirkette iş bulmaya çalış. Sonra onların yurt dışı ofislerine geçmeye çalış. Ya da gitmek istediğin ülkenin dilini öğren, o ülkelerde çalışmak için izin almaya çalış. Yunanistan pek iyi bir seçenek değil bence. Avrupa olsun, çamurdan olsun düşüncesiyle böyle hareket edersen pişman olma şansın çok fazla. Geçen Romanya'da bir hastane fotoğrafı gördüm, o tablo Türkiye'de 20 yıl önce bile yoktur, öyle diyeyim. Ama AB üyesi bir ülke. Avrupa hedefin varsa da İngiltere, Almanya, Fransa gibi gelişmiş ülkeler için çabala. Ek olarak, 6 ayda dil öğrenmek seni çok ileri götürmez. Genelde B2-C1 seviyesi beklenir çalışanlar için. 6 ayda bu kadar hızlı ilerlemek zor.


dissendium
(18.05.18)
Yunanistanda iş bulabilcek misin peki?


klar
(18.05.18)
(2)

Euro şimdi mi almalı beklemeli mi?

temmuzda gideceğim gezi için elimdeki tl'yi euroya şimdi mi geçireyim yoksa biraz bekliyeyim düşer mi? Bi iki ay önce bi miktar düşüş trendine girmişti sonra tekrar zıpladı malum. Para da tl olarak elime yeni geçti yoksa önceden çevirirdim.
temmuzda gideceğim gezi için elimdeki tl'yi euroya şimdi mi geçireyim yoksa biraz bekliyeyim düşer mi? Bi iki ay önce bi miktar düşüş trendine girmişti sonra tekrar zıpladı malum. Para da tl olarak elime yeni geçti yoksa önceden çevirirdim.
nundu
(18.05.18)
vakit kaybetmeden alma düşüncesindeyim.yatırım tavsiyesi değildir.


dedim ben sana
(18.05.18)
hiç öngörülebilir dönemlerde olmadığımız için ben olsam en azından 4 te 3ünü şimdi hemen euroya çevirirdim kalanı da faize yatırırdım.

geçen ay tam bu vakitler 4 tl den dolar aldım diye ailem beni kınadı, arkadaşlarım bana güldü ancak şu an 4.4 seviyesinde....


lucky strike
(18.05.18)
(6)

merak aksener'in feto ile alakasi oldugu iddiasi dogru mu?

Bu konuda ne dusunuyorsunuz? merak ediyorum...Diger partilerin iftirasi mi? Yoksa gercekten bir bagi var mi?
Bu konuda ne dusunuyorsunuz? merak ediyorum...
Diger partilerin iftirasi mi? Yoksa gercekten bir bagi var mi?
99-2010 arası aktif siyaset veya iş dünyasında bulunup gülen cemaatiyle temasa girmemiş giçbir parti/kurum/şirket olduğuna inanmıyorum.

akşener ise iftira bence.


lucky strike
(12.05.18)
iyi parti'ye fetö ile hiç alakası olmayan çok sağlam adamlar geçti. onlar böyle bir şey olsaydı geçmezdi. yanılmış olamazlar bence.


iddaaci
(12.05.18)
Velev ki zamaninda yan yana gelmis olsun beraber is cevirmis olsun. Sence Aksener mi yoksa RTE mi daha cok besledi Fetoyu? Eger aksener fetocuysa rte bin defa daha fetocu!?


@bos gezenin bos ustasi yok orasi oyle zaten.


@lucky strike'in mantiginda bir hata var. Gulen cemaati donemde cok yaygin ve etkiliydi bu dogru. Cogu kisi/kurum temastaydi bu da dogru. Ama herkes degil, bu yanlis. Ornegin Chp'nin buyuk cogunlugu temasta dahi degildi. Temasta olan herkes sempatizan degildi bu da yanlis. Aksener'in 97'de DYP'li bir ic isleri bakani olarak temasta olmama hatta en hafifiyle goz yummama ihtimali bana kalirsa yok. Sempatizani miydi, aktif iliskileri nasildi bilmem.


dunal
(12.05.18)
AKP -FETÖ kanlı bıçaklıyken Tayyip Akşener'e başbakan yardımcılığını teklif etmedi mi? Sence devlet,MİT her şey elindeyken Akşener gibi en az 20 senedir merkez sağda siyaset yapmış refahyol döneminde içişleri bakanlığı yapmış birinin Fetöcü olduğunu atlamış olablirler mi? Fetöcü olsa başbakan yardımcılığı teklif ederler miydi


turkuaz
(12.05.18)
(17)

Is ev arasi 2 km her gun yuruyebilir miyim

Yoksa bir sure sonra iskence mi olur. Google maps yarim saat surer diyorYol duz ve anayol degil
Yoksa bir sure sonra iskence mi olur. Google maps yarim saat surer diyor
Yol duz ve anayol degil
mhmtt
(11.05.18)
Karda kışta yağmurda zor olacaktır.


archery
(11.05.18)
Yürürsün.


yürünür 20-24 dakika sürer


cedex
(11.05.18)
2 km yol değil yürürsün.


2km nedir yahu? 90 yasinda falan degilsen yurursun.


stavro
(11.05.18)
yokus var mı yokus? cok onemli yokus..


imnotsureabout
(11.05.18)
Yürünür. Spor olarak düşünürsen hiç sorun değil.


1adam
(11.05.18)
Yürünür.


battal gemalmaz
(11.05.18)
Ben her gün büyük bir kısmı yokuş olan bir 2km yürüyorum işten eve, evden işe. Yaklaşık 25 dk sürüyor. Müzik dinleye dinleye gidiyorum. Sorun olmuyor.


sopiro
(11.05.18)
Yuruyemezsin bence


hot potato
(11.05.18)
sabahları değil de akşamları yürü, tabii araçla gidiliyorsa bu olmaz, bisiklet olabilir.


Biraz yürümeyi sevmeye, biraz da nasıl bir yol kullanacağınıza bağlı. Ben bir süre düzenli bir şekilde yapmıştım. İşe yakın diye gecekondu gibi ama bahçeli tek katlı eski evlerden birini kiralamıştım. Yürüdüğüm yol şehirden kasabaya olan bir ana yol boyuncaydı, çoğunlukla yürürken insana rastlamazdım. Çok yoğun bir trafik de olmazdı. Kışın kurtlar iniyor diye efsaneler söylenirdi hatta. Sıcak, yağmur, kar, akşam karanlığı demeden yürürdüm. Çok da zevk alırdım. Özellikle akşam iş dönüşleri müthiş keyif verirdi. O zamanlar yirmili yaşlardaydım.

2 km yarım saatten az sürer bence.

Ek: İşkence olmaz bence, ayrıca kendinizi servis veya otobüs saatlerine göre ayarlama derdiniz olmaz.


puc
(11.05.18)
6 aydır haftasonlari da dahil her gün 1,5 yürüyorum. Bir beş dk daha yürüsem de zor gelmezdi

Duzse ve trafik-insan yoğunluğu bunaltmayacaksa yürünür.


dahinnotha
(11.05.18)
Ben yürürüm


2 km yürünür bence düzse


alaimisema
(12.05.18)
1.5 km isim. evden cikista ve ise varista hafif yokus var 20 dakikada yuruyorum. Sabah hava guzelse bu aralar uykumdan feragat edebilirsem yuruyorum aksam cikislarda kesin zaten.


dedim ben sana
(12.05.18)
ben 10 dk kadar yürüyorum her gün işe. yağmur çamur zamanları dışında 2 km de yürünür.


lucky strike
(12.05.18)
(1)

Biletix mesaj konser

Arkadasim bana konser biletini devretti de, sadece mesaj var elimde biletixten gelen. Mekana bu referans no nun oldugu mesaji mi gosterip giricem? Ekstra bir sey yapmama gerek var mi?
Arkadasim bana konser biletini devretti de, sadece mesaj var elimde biletixten gelen. Mekana bu referans no nun oldugu mesaji mi gosterip giricem? Ekstra bir sey yapmama gerek var mi?
lucky strike
(25.04.18)
Biraz acil, upluyorum, silicem.


lucky strike
(25.04.18)
(5)

kedi kumu - ince üzeri kalın kum

selamlar,1 aydır sahip olduğum kediye ince taneli ile başladık ama şimdi kalın taneli getirmişler, pakete bakmadan açtım dökünce fark ettim. kedinin sevmeme beğenmeme gibi bi durumu olur mu? 2 aylık kendisi. kumun markası eczacıbaşı pisi pisi. şu an karışık bi şekilde kabında duruyor. karıştırmasa m
selamlar,

1 aydır sahip olduğum kediye ince taneli ile başladık ama şimdi kalın taneli getirmişler, pakete bakmadan açtım dökünce fark ettim.
kedinin sevmeme beğenmeme gibi bi durumu olur mu? 2 aylık kendisi. kumun markası eczacıbaşı pisi pisi. şu an karışık bi şekilde kabında duruyor. karıştırmasa mıydım? 4 gün boyunca evde olmayacağımdan gözlem yapamayacağım. tepki olarak ortalığa yapmaz değil mi? :(

teşekkürler
lucky strike
(18.04.18)
Hiç bir şey olmaz. Kokuları aynı. Farketmeyecektir..


artci sarsinti
(18.04.18)
Benimki için farketmiyor. Hangisinde promosyon, indirim vb. varsa onu alıyorum. Bazen slika, bazen bentonit bazen topaklanan.

Muhtemelen fark etmeyecektir.


old possum
(18.04.18)
Pisipisi’nin kalın tanelisi berbat. Topaklanmıyor, koku yapıyor, çamur oluyor. İnce taneliyi bol kullanıp araya ince koyun.
Kedi değil ama siz rahatsız olursunuz.


mor oje
(18.04.18)
@mor oje, evet demin ilk kakasını yaptı bu kumda ve kokudan farkı anladım...

herkese çok teşekkürler


lucky strike
(18.04.18)
Kedi seçmez kumu temiz olsa yeterli. Kumun kalitesi sizin koku derdiniz olmasın diye.


(5)

Sinir kapisindan ozel arac ile gecmek icin ekstra bir belge gerekiyor mu?

Sinir kapisindan arac ile gecmek icin ekstra bir belge gerekiyor mu? Sinira varmadan yapmamiz gereken bir yer var mi? Sinirda ne kadarlik ucret oduyoruc tc tarafina?
Sinir kapisindan arac ile gecmek icin ekstra bir belge gerekiyor mu? Sinira varmadan yapmamiz gereken bir yer var mi? Sinirda ne kadarlik ucret oduyoruc tc tarafina?
lucky strike
(18.04.18)
yeşil sigorta yaptırman lazım


sta
(18.04.18)
Bunu sinir kapisinda yaptirmak mumkun mudur? Habur kapisindan irak a gecmek icin soruyorum bu arada


lucky strike
(18.04.18)
Yesil sigorta lazim ama irak icin sirf yesil sigorta mi bilmiyorum. Mesela kosova riskli bi bolge oldugu icin yesil sigorta ustune ekstra sigorta satin aliyorsun kapida.

Kasko sirketine sorabilirsin.


kuehles blondes
(18.04.18)
muayenelerin tam olsun, bakımın yapılmış olsun. yeşil sigorta şart, herhangi bir sigorta acentesinden yaptırırsın. fiyatı sabittir. yeşil bir belge verirler. @kahramanikarus paylaşmış. birde aracın içerisinde ilk yardım seti, yangın söndürücü, tekerlek tamir kiti gibi her zaman olması gereken şeylerin olmasına dikkat et. eksikse tamamla, varsa kontrol et, çalışır olsunlar. başka yapman gereken hiçbir şey yok.


cliquot
(18.04.18)
(26)

Mutsuz edecek bir film önerir misiniz?

depresif, insanın moralini bozacak film önerilerini bekliyorum.yalnız çok eski olmasın.
depresif, insanın moralini bozacak film önerilerini bekliyorum.

yalnız çok eski olmasın.
yavru tosun
(13.04.18)
true detective sezon 2.

film gelmedi aklıma.


A Bronx Tale


xu
(13.04.18)
Mr. Nobody mesela moralimi bozmuştu baya onun gibi depresif olsun.


yavru tosun
(13.04.18)
james white


lucky strike
(13.04.18)
Cast away, into the wild


tragedystreets
(13.04.18)
incendies


rentts
(13.04.18)
sonbahar


biutiful


(bkz: requiem for a dream)


hayirsiz
(13.04.18)
İncendies +1


curukturpkokusu
(13.04.18)
film demişsin ama izlemediysen black mirror çok moral bozuyor be tosunum.


Golden Ratio
(13.04.18)
Mutsuz eder mi bilmiyorum ama A Bronx Tale çok güzel filmdir izle mutlaka.


City of God. www.imdb.com


old possum
(13.04.18)
incendies hayattan soğutur. deprefsif filan değildir.

benim keyfimi kaçırma sırasına göre

million dollar baby
london bouelevard
allied
aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni
cast away
se7en
paris texas


mind mischief
(13.04.18)
Oldboy


battal gemalmaz
(13.04.18)
max payne


The_Lollok
(13.04.18)
Manchester By The Sea :(


l arrache coeur
(13.04.18)
-Salo ya da Sodom'un 120 günü
-Srpski Film

bu ikisini tek geçerim.


feel the blanks
(14.04.18)
requiem for a dream +1


lideraydin
(14.04.18)
sayılanlara ilave :

we need to talk about kevin
21 grams
ama dayanamadım, incendies ++


grampus
(25.04.18)
incendies'tan daha ağır film geldi: (bkz: the stoning of soraya m.)

Edit: (bkz: elephant man)

dogville +1


rahip janick
(25.04.18)
dogville
babam ve oglum


baldur2
(25.04.18)
her
güeros


kablelvuku
(25.04.18)
True Detective
Black Mirror

Film degiller gerci ama yine de yazmak istedim.


chitosan
(25.04.18)
daima lilya-lucas moddysoon
üçüncü sayfa-zeki demirkubuz

daima lilya'yı izleidkten sonra tokat yemiş gibi hissetmen garanti.


(5)

az bilindik isme sahip olmak ve hitabet ile ilgili

selamlar, az bilindik bir isme sahibim. ismim kürtçe ve kürtçe yapısından ötürü ismim tam olarak yazıldığı gibi okunmuyor. haliyle nasıl seslendirildiğini duymayan kişiler önce yazılı olarak bir yerde görüp sonra bana hitap ettiğinde yanlış hitap ediyor (mesela adım atıyorum kavem olsun, direk okunu
selamlar, az bilindik bir isme sahibim. ismim kürtçe ve kürtçe yapısından ötürü ismim tam olarak yazıldığı gibi okunmuyor. haliyle nasıl seslendirildiğini duymayan kişiler önce yazılı olarak bir yerde görüp sonra bana hitap ettiğinde yanlış hitap ediyor (mesela adım atıyorum kavem olsun, direk okununca "kavem" ama asıl okunuşu kağvem olması gerek gibi.)
buraya kadar ok. benim bir sıkıntım yok ama aynı kişiler daha sonra doğru telafuzunu duydukları zaman "ya nasıl söyleniyor tam olarak kavem mi kağvem mi" diye sorunca "doğrusu ikincisi ama canın nasıl istiyorsa söyle fark etmez" diyorum.

soru: "istediğin gibi söyle" demem beni o kişi karşısında kötü gösterir mi? sosyal arkadaşlarım ve onların arkadaşları için değil de profesyonel iş yeri ortamı için soruyorum. sonuçta yeni tanışmışız yani. bu "sayın demenize gerek yok sadece ismimle hitap etsen yeter" demek gibi sayılmaz. daha başka.

edit: kavem-kağvem örneği tam olmamış gibi. yani aslında gerçek ismimde iki durum arasında tonlama farkı epey belirgin.
lucky strike
(03.04.18)
hahah :) bende de öztürkçe ilk ismim ve iki ismim var. ilkini hep değiştiriyorlar kafaya göre, düzeltince hangisini kullanıyorsun diyorlar. fark etmez diyorum, hatta ikincisi diyorum bazen.

bir noktadan sonra da düzeltmiyorum bile :)


kamil? kamil demiyoruz, kaağmil diyoruz (ancak bu kadar latinize edebildim telaffuzu ^^)

buna benzer bir ismin mi var? az bilindik olması farketmez, öğreniversinler bir zahmet beraber çalışacaksanız. hem akılda kalıcı bir tanışma olur ^^


dafaisss
(03.04.18)
@dafaisss, haha evet kamil örneği de uygundur :)


lucky strike
(03.04.18)
Abi niye kötü göstersin, tam tersi illa şu şekilde söylemen gerek tarzı şeyler demek çok saçma geliyor bana.


istedigin gibi soyle demen, telaffuza pek takmayan rahat bir kisi izlenimini uyandirir bende.


tomcruise
(03.04.18)
(3)

kedimin gözlerinde mama yedikten sonra yaşlar birikiyor neden olabilir?

mama yedikten sonra gözleri sanki ağlamış gibi yaşlarla doluyor peçeteyle siliyorum ama neden olabilir bir fikriniz var mı? 40 gunluk yavru kedi, kuru mama yiyor n&d kitten (istahli sekilde yiyor sevmeme gibi bir durumu yok, yas mama yedirdigimde de boyleydi)
mama yedikten sonra gözleri sanki ağlamış gibi yaşlarla doluyor peçeteyle siliyorum ama neden olabilir bir fikriniz var mı? 40 gunluk yavru kedi, kuru mama yiyor n&d kitten (istahli sekilde yiyor sevmeme gibi bir durumu yok, yas mama yedirdigimde de boyleydi)
lucky strike
(30.03.18)
scottish, british ya da persian gibi cins kedilerden mi?


cedex
(30.03.18)
umarım mutluluktandır.


@cedex, smokin kedi cins degil


lucky strike
(30.03.18)
(3)

netflixte daha önce neleri izlediğimi nerden görebilirim?

yarıda bıraktıklarımı görebiliyorum "izlemeye devam et" bölümünden ama izleyip bitirdiklerimi nerden bulailirim?
yarıda bıraktıklarımı görebiliyorum "izlemeye devam et" bölümünden ama izleyip bitirdiklerimi nerden bulailirim?
lucky strike
(24.03.18)
Tekrar İzle diye bir başlık var


EasyTiger
(24.03.18)
yeniden izle sekmesi tamamını göstermiyor :/


lucky strike
(24.03.18)
şuradan;

www.netflix.com


naufrago
(24.03.18)
(11)

gpa için gece gündüz çalışmanın mantığı hakkında (ilginç hikaye)

merhabalar.avrupa'nın dünya sıralamalarında en yukarılarda bulunan ekonomi okullarından birinde ekonomi ve işletme okuyorum.henüz birinci sınıfın ikinci dönemindeyim. bugün sınıf whatsapp grubunda insanlarla tartıştım, sizin de düşüncelerinizi almak istedim.burada direkt olarak ekonomiyle bağlantılı
merhabalar.

avrupa'nın dünya sıralamalarında en yukarılarda bulunan ekonomi okullarından birinde ekonomi ve işletme okuyorum.
henüz birinci sınıfın ikinci dönemindeyim.

bugün sınıf whatsapp grubunda insanlarla tartıştım, sizin de düşüncelerinizi almak istedim.

burada direkt olarak ekonomiyle bağlantılı olmayan, isminde ekonomi geçmeyen hiçbir seçmeli dersimiz yok.
ismi ekonomi'siz olsa bile dersi seçtiğinizde karşınıza yine bol formüllü bir makro çıkıyor.
derslerde hocalar gerçek anlamda bir insanın gündelik hayatta konuşacağı hızın iki katında konuşuyorlar ve 90 dakika boyunca durmaksızın anlatıp anlatıp cuma günü gösterdiği konuyu pazartesi günü sınavda yapmanızı bekliyorlar.

idareden bir kimsenin de bulunacağı genel toplantı gerçekleştirilecekmiş müfredat hakkında önerileri almak üzere, sınıf temsilcimiz fikirlerimizi sordu.
ben de bunları söyledim ve psikoloji, felsefe, edebiyat gibi derslerin de bulunması gerektiğini, aksi takdirde buna üniversite denemeyeceğini, eğer bu fırsatı sunmuyorlarsa okulun üniversite yerine "business school" olarak tanıtılması gerektiğini yazdım.

insanların öfkesi görmeye değerdi. bana burada böyle olduğunu, bunu herkesin bilerek geldiğini, madem öyle pek ala amerika'ya gidebilecek olduğumu söylediler. "psikoloji mi? lol, işlevsiz. psikoloji okusaydın" diyen oldu.

ciddi derecede rahatsız oldular yani, koca sınıfta da tek kişi çıkıp "adam haklı" diyemedi, yahut dememeyi tercih etti.

tahmin edebileceğiniz üzerine kampüs hayatına dair de en ufak bir etkinlik yok.
ne kulüp ne kantin ortamı ne seminer, dersten sonra kütüphane dışında kimse yok ki kampüste.
dersi biten alelacele evine/kütüphaneye geçiyor ki çalışabilsin.

yurtta birçok arkadaşımın gözlemlediği ve insanlarla da konuştuğumuz üzere öğünlerini bile en hızlı olacak şekilde sandviçle geçiştiriyor, geceleri dayanabildikleri minimum sürede uyuyorlar.
çok seri yürüyor, çok seri iş yapıyor, günden ders adına alabildikleri tüm verimi almaya gayret ediyorlar.
cv'ye yazmak için okul dışı bazı gönüllülük etkinliklerine isimlerini yazdırıyor, gitmeyince atılıyor, sonra olay çıkarıyorlar.
ortalamaları 30 üzerinden 28'se bütünlemeye giriyor; 30 olsun, hiç olmazsa 29 olsun diye noel tatillerini feda ediyorlar.

bu şekilde yaşanır mı? yaşanırsa ne motivasyonu ile yaşanır? bu şartlarda ortalama yüksek olunca uzun vadede kazanımlar ne olur, ortalama daha düşük olursa ne ile karşılaşılır?

böyle bir ortamda bana ne tavsiye edersiniz?

okul dışında kendimi geliştirme yoluna gitmemi söylerseniz ne şekilde yapabilirim?

"sen de öyle çalış, önemli gerçekten" derseniz bunun için ne önerirsiniz?

mevcut duruma yorumunuz nedir? çok teşekkürler.

buyrun sohbete
tejeve
(21.03.18)
Kapitalizm işte, onlar senden biraz daha yüksek maaşla kölelik yapacak, fark bu. Ha Avrupa'da çalıştıkları müddetçe beğenmedikleri Amerika'dakinden ya da bir dönerciden gene daha az kazanacaklar o da ayrı.


bugün babadan kalma mal mülk yoksa, gerçekten "zengin" kategorisine girebilmek yani o %2-3'lük azınlığa yaklaşabilmek için tek şansın bu tempoyla gençliğini, sağlığını ve daha bir sürü insani ihtiyacını geride bırakmak. o %2-3'lük dilime bunları yapsan da giremeyiz zaten, çünkü o azınlık dünyayı gerçekten yönetenler ve onları magazinde falan görmek bile mümkün değil. neyse, yani o grubun yanına yaklaşıp dünyanın nimetlerinden gerçekten faydalanmak istiyorsan buna mecbursun. başka yolu yok. karar ve seçim senin, ya gerçekten her şeyi yakıp okul arkadaşların gibi yaşayacak ve bol sıfırlı banka hesaplarının sayısını unutacaksın ya da arkanda bırakacaksın bunları, sevdiğin şeyleri yapıp sevdiğin gibi yaşayıp göçeceksin.
insanoğlunun çoğu treni 1950'lerde kaçırdı, o dönemde gerçekleşen sosyal hareketler bastırıldı ve para/güç/itibar creme de la creme tabakada kalmaya devam etti. devam da edecek. arkadaşlarının çoğu da bu arada elenecek, sayılarını bilmiyorum ama dönemin en iyi 5-10 kişisi kendi jetini alır ancak. diğerleri ya illegal/yarı-illegal işlere bulaşır ya da orta üst bir şirkette yönetici olur, illüzyon yaşamaya devam eder.
ha bi de, gerçekten seninle aynı fikirde değiller. ondan emin olabilirsin. destek çıkmayan kimse senden yana değil. umurlarında değil çünkü psikoloji, humanities, literature falan. bu adamlar ceo/gm falan olunca ik'daki stajyere best seller özetlerini çıkarttıran, toplantı yolunda giderken sesli kitap olarak dinleyip a okudum süper kitaptı ayağı yapan adamlar. edebiyat, felsefe falan doğrudan bu adamların cebindeki paraya katkı yapmadığı için tamamen ilgisiz ve saçmadır bu insanlar için.


fiach mchugh
(21.03.18)
Hocam üniversite dediğin dört yıl süreli bir eğitim. Bu süreci ne kadar kendi alanına harcarsan, mezun olduğunda şoka uğrama olasılığın o kadar azalıyor. Ben lisede sayısalcıydım. Yani bildiğimiz fen bilimleri alanı. Bana lisede dört yıl boyunca zorunlu edebiyat dersi anlattılar. Edebiyatım hep 5 geldi, edebiyata da ilgili bir insanım ama o zaman edebiyat görmeseydim ve yine fizik, kimya, matematik görseydim, üniversitede çok daha rahat edecektim. Ben mühendislik öğrencisiyim ve lisenin inanılmaz verimsiz geçtiğini düşünüyorum. Çünkü MEB sağ olsun saçma sapan müfredatlarla öğrencinin önüne "çorba" koyuyor. Üniversitede de böyle tepkilerin olması çok normal. Oradaki insanlar artık kendi alanlarını seçmiş, yetişkin kişiler. Bu insanlara seçmeli ders olarak psikoloji, felsefe dersleri verilebilir ama kesinlikle verilmesi gerekir diyemem. Arkadaşları bu açıdan haklı buldum. Sosyal ortam konusunda da seni haklı buldum ama her şeyin bir yeri var. Sosyalliği insan kendi yaratır. Bilmem kaç bin kişilik bir okulda herkesi bir olaya adapte edemezsin. İstersen okula her gün ünlü bir şarkıcı getir, o okulun yarısı o konseri izlemeyecektir. Ama sen kendi çevrenle üniversiteyi sosyal hale getirebilirsin. Ortalama konusunda da arkadaşların azimli olmasını anlıyorum. Mezun olduklarında gerçekten Avrupa'daki iyi bir okulda okudukları için çok iyi yerlere gelme şansları var.


dissendium
(21.03.18)
adderall nesline hoş geldin.

netflixte belgeselini yaptılar.


binder dandet
(21.03.18)
dissendium a katilmiyorum. lisede vs elbette diger disiplinlerden ders almak gerekli, bir fikrin olmasi gerekli ki hayata at gözlügüyle bakmayasin.


ayrica onlara economic psychology den bahset biraz istersen, decision making processlerden filan. bence istegini güzel argümanlarla desteklersen ve bir sekilde ekonomi ya da isletmeye baglarsan dikkate alabilirler gibime geliyor. ayrica öyle okul ortamlarindan filan nefret ederim, iyyy.


kuehles blondes
(21.03.18)
ya benim anlamadığım gerçekten kuehles blondes'ın da dile getirdiği gibi davranışsal ekonomi gibi alanları pas mı geçiyorlar? bu kadar harıl harıl kasınca ekonomi müfredatını 2 seneye bitirmez mi insan ya teorik açıdan? ilginç geldi.
bu arada sana katılmakla birlikte, psikoloji, felsefe, edebiyat gibi konularda kendi okumalarını yap varsa eğer şansın o bölümlerin temel derslerine veya klüplerine katır. zihini bu tip konularla ferahlatmak gerekiyor yoksa yemişim dünyanın %2'sini yani.


lucky strike
(21.03.18)
okul üç sene, üçüncü senenin bir dönemi zorunlu staj/exchange için ayrılmış. yani aslında ders görülen kısım iki buçuk sene, hemen hemen dediğiniz yere geliyor @lucky strike


tejeve
(21.03.18)
bocconi mi bahsettiginiz yer?


meteonur
(21.03.18)
evet, bocconi @meteonur


tejeve
(21.03.18)
Merhaba,

Derdini çok iyi anlıyorum ve haksızsın.

Haksızsın; çünkü okulu tercih ederken kişisel beklentilerini gözardı etmişsin. Ya da daha kötüsü, okul tercihi yaparken neye bulaştığını bilmeden gitmişsin. Tercih döneminde mutlaka ve mutlaka bölüm müfredatına bakıp, tek tek derslerin syllabus'larına ulaşmalıydın. Grup arkadaşların sana "burada böyle olduğunu, bunu herkesin bilerek geldiğini, madem öyle pek ala amerika'ya gidebilecek olduğumu söylediler" dediklerinde yerden göğe kadar haklılar. Senin istediğin, hayalini kurduğun eğitim ABD'de verilen "liberal arts" eksenli eğitim; yani öğrencinin her konuda bilgilendiği, geniş bir dünya görüşüne sahip olduğu, sonra uzmanlaşacağı alanı seçtiği eğitim anlayışı. Kimi bunu mantıklı bulur, kimi bulmaz. Kimi tercih eder, kimi etmez. Kimisi için bu daha veirmliyken kimisi için değildir ve görünen o ki sen ABD'deki üniversite eğitim sistemiyle çok daha mutlu olurmuşsun.

Önünde iki seçenek var:

1. dişini sıkıp mezun olacaksın.
2. abd'de okullara başvuracaksın.

Ne olursa olsun, önün açık olur umarım.


turkiye'de ekonomi okumus, simdi de yurt disinda ekonomi masteri yapan birisi olarak ben de bu konuda yorum yapma ihtiyaci hissettim.

ekonomi disinda baska ders almama olayi hos degil haklisin ama akademisyen yetistirdigini dusunen ve bu zihniyetle hareket eden okullarda oluyor boyle. benim mezun oldugum universitede de benzer bir durum vardi. bir donem butun must dersleri restricted elective'ler ile ayni saate koymuslardi, secebilecegimiz tek ders advanced calculus kalmisti mesela. ama master ya da phd'ye devam edeceksen sana en yuksek marjinal faydayi saglayan dersler de ekonomi dersleri olacak, bunu unutma. diger alanlarda ders almadan da kendini gelistirebilirsin.

gpa icin gece gunduz calismak anlamsiz ama yapacak bir sey yok, iyi yerlerde rekabet de fazla oluyor. mezun olduktan sonra is hayatinda da akademide de karsilacasaksin bu rekabetle. alismaya calis sadece.

sen de oyle calis diyemeyiz burada sana. henuz cok erken ama ilerleyen zamanlarda kendine bir hedef belirleyip bu dogrultuda calis. seni ne mutlu edecekse o yonde ilerle, o adamlari belli ki yuksek gpa mutlu ediyor bu yuzden tatilini feda etmeye razi oluyor ama herkes icin boyle olmak zorunda degil.


(7)

İKcıyı arayayım mı?

Başka bir şehirde bir iş görüşmesine gittim. üzerinden 11 gün geçti. Görüşme bence süper geçti hatta İKcı sizi çok yormayacağız sıkıştırılmış görüşmeler ayarlalayacağız dedi. 1 ay içerisinde süreci tamamlamayı planlıyoruz dedi. Hala aramadılar. Olmadı mı sizce? Hala umut var mı? Arayıp sorayım mı?
Başka bir şehirde bir iş görüşmesine gittim. üzerinden 11 gün geçti.
Görüşme bence süper geçti hatta İKcı sizi çok yormayacağız sıkıştırılmış görüşmeler ayarlalayacağız dedi. 1 ay içerisinde süreci tamamlamayı planlıyoruz dedi. Hala aramadılar.
Olmadı mı sizce? Hala umut var mı? Arayıp sorayım mı?
keneabidin
(13.03.18)
15 gün falan olsun öyle ara,ama ara bence.


neda22
(13.03.18)
1 ay içinde süreci tamamlarız demiş daha 11 gün olmuş. sence?


elorelia
(13.03.18)
Zarar gelmez aramaktan. Ben arardim super gecen bir gorusmeyse. Super gecmese de ariyorum. Aslinda mail atiyorum.


Cursed Chico
(13.03.18)
Düşünme bile hemen ara. Sallıyordur belki.


[GODDARD]
(13.03.18)
Bence de ara cok normal bir sey aramak. 11 gun yeterli aramak icin.


hot potato
(13.03.18)
Bence arama mail at


lucky strike
(13.03.18)
Mail adresi yok ki bende. Cumaya kadar süre verdim aramazlarsa cuma saat 3e kadar, ben arayacağım.


keneabidin
(13.03.18)
(6)

Aylık Lens Kullanımı

şimdi ben acuve oasys'in aylık lensini kullanıyorum. sizce bunu 1 aydan uzun süre kullansma bi şey olur mu?yani baya temiz kullanıyorum, her takmadan-çıkarmadan önce elimi güzelce yıkıyorum. nazik davranıyorum. geceleri asla lensle uyumuyorum. zaten mesela şu an gözümdekiler 1 ayını doldurdu ama en
şimdi ben acuve oasys'in aylık lensini kullanıyorum. sizce bunu 1 aydan uzun süre kullansma bi şey olur mu?

yani baya temiz kullanıyorum, her takmadan-çıkarmadan önce elimi güzelce yıkıyorum. nazik davranıyorum. geceleri asla lensle uyumuyorum.

zaten mesela şu an gözümdekiler 1 ayını doldurdu ama en ufak bi batma, rahatsız etme durumu yok. sizce 1 buçuk 2 ay filan kullansam olur mu?
Ben kullaniyorum 4-5 yildir tam da anlattigin sekilde. Su ana kadar bir sey olmadi. Bundan sonra ne olur bilmiyorum.


valarmurgulis
(12.03.18)
7-8 yıldır böyle kullanıyorum. Genelde 1,5 ay. Bişi olmuyo.


mor oje
(12.03.18)
tabi ki önermiyorum ama benim lensle uyuduğum çok oluyor. suyunu 2 günde bir değiştiriyorum. buna rağmen 2-2,5 ay gidiyor. 4 yıldır sorun yaşamadım.


11 yıldır lens kullanıyorum, batma yapana kadar kullanırım. nadiren lens ile uyurum. herhangi bir problem yaşamadım şimdiye dek.


who cares wins
(12.03.18)
acuve oasys bu markanın çoğu lensi zaten 2 haftalık. çoğu kişi kullanıyor ama aşırı da uzatmamak lazım bence.


millet ne güzel ya aylık lensi 2-3 ay kullanıyor, benim gözlerimde aşırı temiz kullanmama rağmen batma oluyor ay sonuna doğru. max 1.5 ay kullanabilmişimdir aynı lensi aksi halde batmanın yanında bulanık görmeye başlıyorum.
batma veya görmede azalma olana kadar kullanın bence. max 2 ay olsun ama ne olur ne olmaz.


lucky strike
(12.03.18)
(15)

Disaridan bir sey yiyecek olsaniz ne yerdiniz?

Evet, neyi tercih ederdiniz?
Evet, neyi tercih ederdiniz?
balpolen
(10.03.18)
Lahmacun.


kuehles blondes
(10.03.18)
pizza yiyorum genelde.


ghilleinthemist
(10.03.18)
Şu an tereyağlı ve soğanlı bir hamburger olsa. üfff


geven kafa
(10.03.18)
Lahmacun+1.


pizza. hatta akşama söyleyeceğim.


sta
(10.03.18)
Pizza


nodrama
(10.03.18)
Kavurmalı kaşarlı pide.


yirmisantim
(10.03.18)
Sipariş verecek olsam kumpir söylerdim tam şu an.


ms brownstone
(10.03.18)
Pizza


sutlu nescafe
(10.03.18)
ıslak hamburger


lucky strike
(10.03.18)
pizza


kablelvuku
(10.03.18)
tercihim Boeuf bourguignon olurdu.


ozdek
(10.03.18)
tavuklu pilav


basond
(10.03.18)
adana


jamiro
(10.03.18)
(2)

sümerler ile ilgili belgesel

sümerlere sardım bu aralar,var mı bildiğiniz kaliteli yapım?
sümerlere sardım bu aralar,

var mı bildiğiniz kaliteli yapım?
nucleon
(10.03.18)
her şeyden önce şu kitabı oku

(bkz: tarih sümer'de başlar )

www.imdb.com


kablelvuku
(10.03.18)
www.thegreatcourses.com

sadece sümer değil tüm antik mezopotamya için 2014 yazında 1 hafta boyunca ruh hastası gibi bunu izlemiştim. (torrentte arat vardır sanıyorum hala)


lucky strike
(10.03.18)
(4)

Kafam karışık (değil aslında) (iş hakkında)

geçtiğimiz 2 senemi 24 saate yakın çalışarak geçirdim. normal mesaimin dışında bir çok freelance alıyordum. borçları ödemek için. borçları büyük oranda ödedim ve artık freelancelerle b irlikte mesai işim o kadar yoğunlaştı ki, kafam karman çorman.neyse, bundan bir süre önce işyerime maaşımın iki ka
geçtiğimiz 2 senemi 24 saate yakın çalışarak geçirdim. normal mesaimin dışında bir çok freelance alıyordum. borçları ödemek için. borçları büyük oranda ödedim ve artık freelancelerle b irlikte mesai işim o kadar yoğunlaştı ki, kafam karman çorman.

neyse, bundan bir süre önce işyerime maaşımın iki katına çıkmasını istediğime dair bir mail attım. açıkçası bu zammın olmayacağına emindim, amacım da "o zaman proje bazlı çalışalım isterseniz" cevabını vermekti. yani artık mesai+freelance değil, sırf freelance çalışmaya karar vermiştim.

bunun üzerine diğer 2 senedir düzenli freelance çalıştığım adama "ben işyerime böyle böyle dedim, büyük ihtimalle onunla olan işim bitti artık" dedim. o da bu sırada yeni ofis falan tutmuştu, bir iki büyük iş alma ihtimali doğmuştu vs. sevindi etti, projeleri beraber yaparız falan dedi. kısaca aslında bir bakıma benim üstümden büyük ümitler besledi.

geçtiğimiz cuma şuanki işyerimden patron aradı. istediğim zammın olmadığını söyledi. ancak istediğim paraya çok yakın başka bir para söyledi.

hikaye buraya kadardı. şimdi kafamda düşündüğüm şeyleri söyleyeyim;

- bu zam bana yeter. şuan kazandığımdan daha az kazanacağım ama daha huzurlu olacağım. freelance iş falan da almayı düşünmüyorum bundan sonra. sabah 9 akşam 6 çalışıcam, yoğunluk dönemleri dışında da bu saatler dışında kendime vakit ayırıcam. yani benim isteğim tamamen bu. artık kafamı yormak, yıpranmak, yorulmak istemiyorum.

- ama freelance yaptığım adam bana çok bel bağladı. onunla şuan elimizde orta ölçekli iki proje var. ikisi de nisan sonuna kadar bitecek. ben o projelerden sonra bir daha çalışmak istemiyorum. ama bunun manevi yıkıcılığı olacak. "abicim bu ne demek ya, sana güvenip bunca işe giriştim. sana güvenip şunu yaptım. beni ortada bırakırsın tchuck. çok kötü duruma sokarsın beni." falan gibi konuşacak. bir bakıma haklı görüyorum.

- ama diğer bakıma bana ne? aramızda sözleşme mi vardı? ben işi bırakacağım dediğimde gelip bana "al sana bu kadar para vereyim sigorta da yaptırayım" mı dedi? hangi özlük hakkımı düşündü sanki? onunla düzenli çalıştığımız için rezil paralara çalışıyorum zaten. en son bir app projesinde bana fiyat sormadan kendi belirlemiş fiyatı, asla yapmayacağım bir paraya app yapıyorum. yani bir bakıma; evet bana bel bağladı. ama beni sömürüyor da.

ben açıkçası salı günü gidip "xx bey valla dün işyerimle görüştüm, bana o size bahsettiğim imkansız zammı yaptıklarını söylediler. benim artık buna rağmen işi bırakmam etik olmaz, ben yeniden o tarafa yoğunlaşıyorum. biz elimizdeki projeleri nisan sonuna kadar verelim bu sırada da sizin ofise yeni birini bakalım ben destek olurum zaten" demeyi düşünüyorum.

ancak 2. maddede yazdığım gibi manevi olarak yıkacak beni. baya da kavga edeceğiz.
ben artık freelance yapsam da onunla yapmak istemiyorum. benim acemlik yıllarımdan yararlanıp hiç adam saatime zam yapmadan devam ediyor ve iş yükünü giderek arttırıyor. senede tatil parası çıkarmak için 1 freelance alırım yani en fazla.

ne diyorsunuz siz?
sizce ayıp mı etmiş oluyorum?
tchuck
(04.03.18)
freelance yaptığın ve seni sömürdüğüne emin olan adam madem sana çok bel bağlamış yeni yaptığı projelerden hisse versin/verseymiş? ayıp olmaz.
vicdanı bırak, hiçbir işveren seni düşünmez, borcun harcın bittiyse ve ilk maddede söylenen maaş seni kurtarıyorsa devam et.


lucky strike
(04.03.18)
o tip ticaret yapan insanlar çok çabuk başkasını bulup devam ederler boşuna aklını yorma. içeride paran kaldıysa ona göre konuş ama muhtemelen senle ilişkiyi kesecekse sana para takacaktır.


kveldulv
(04.03.18)
ayıp olmaz izah et elindeki işi bitir ama gelecek projelerde seni katmasın freelance iş yaptığın kişi.
bence doğru yol bu.


basond
(04.03.18)
Planınız gayet iyi, ayıp olmaz. Her an her zaman iş bırakma hakkına sahipsiniz. Sonuçta freelance bu demek. Projenin ortasında ve hiçbür bilgiyi devretmeden kaçıp gitmek değil bu. Yeni biriyle de çalışmanın yolunu bulur o kişi.
Tek ve sabit işle, kafanız rahat olacaktır. Hayırlı olsun.


red g
(04.03.18)
(3)

Arkadaşım Aids mi?

Arkadaşlar vallahi ben değilim, bir arkadaşım var ciddi bir paranoya yaptı. Değilsin diyorum ama inanmıyor. Bu sonuçlara göre hiv negatif bence ama, eleman 0,1 rakamından kıllanmış. Yorumlayabilirseniz sevinirim.
Arkadaşlar vallahi ben değilim, bir arkadaşım var ciddi bir paranoya yaptı. Değilsin diyorum ama inanmıyor. Bu sonuçlara göre hiv negatif bence ama, eleman 0,1 rakamından kıllanmış. Yorumlayabilirseniz sevinirim.
dergus
(03.03.18)
Negatif yazdigi surece sikinti yok.


kuehles blondes
(03.03.18)
0.1 yanılma payından kaynaklıdır. bence de sıkıntı yok. doktor değilim


lucky strike
(03.03.18)
Ben geçenlerde kan testi yaptırmıştım hiv-miv hepsine bakmışlar sağolsunlar. hiv 0.9 negatif yazıyordu. Ben ölem o zaman :)) Arkadaşına söyle hasta değil içi rahat olsun.


eazy
(03.03.18)
(4)

aksis'ten transkript alamıyor muyduk?

sb. ben alamıyorum şu an :(
sb. ben alamıyorum şu an :(
lucky strike
(28.02.18)
alabiliyoruz "transkrit e-imzalı" talep edin. ne zaman çıkar bilmiyorum ama. tam olarak nerede takıldınız?


e-imzalı denedim bekliyorum çok teşekkürler. diğer belge taleplerimi reddetmişlerdi açıklama kısmına denemeeee falan yazıyorum ben, bundan olabilir mi? kaldıramıyorum da oluşturduğum talebi :(


lucky strike
(28.02.18)
iletişim fakültesinde alınmıyor, okula gitmek gerekiyor.


tabirimekruh
(28.02.18)
Tekrar talep edin. Aciklama kismi daha duzgun olsun. Fakultelere gore degisiyorsa eger isletme ve muhendislikte alinabiliyor. Digerleri hakkinda bilgim yok.


(5)

Spotify'daki listelerinizde ortalama kaç muzik var?

bende ortalama 20 tane müzik var. 25 civarı liste birikti. ne yapcam ben bunları :S
bende ortalama 20 tane müzik var. 25 civarı liste birikti. ne yapcam ben bunları :S
Revia
(27.02.18)
şarkı adedini kastediyorsak eğer çok değişiyor. 10 şarkı olan listem de var 400 şarkı olan da.


king lizard
(27.02.18)
3 tane listem var. biri 400'e yakın yabancı listesi. 100'e yakın türkçe, gene 100'e yakın türkçe-yabancı karışık. biraz kafa listesi. tam anlatamadım da "high" kafa diyeyim.


ravenclaw
(27.02.18)
Çok liste birikince tum sarkilar kayboluyor. Ne demek istedigini anladim. Benzesik olan muzik listelerini birlestir.
Ort 50 sarkili 10 listem var. Moda gore hepsi


lucky strike
(27.02.18)
148 - 123 - 272 - 719 - 97 - 23 - 45 - 96

farklı türlere göre


angelofdeath
(27.02.18)
başkalarına da dinlettiğim için genelde 10-15 arası oluyor. sıkılmasınlar. ama kendi sevdiğim müzikler listemin birinde 658, birinde 431 şarkı varmış. amma birikmiş.


ufukcel
(28.02.18)
(4)

1.sinif matematik sorusu

Sacma bir sey vermisler yapamadik su alistirmayi. Var mi anlayan? Tesekkurler.https://i.hizliresim.com/z0jGy7.jpg
Sacma bir sey vermisler yapamadik su alistirmayi. Var mi anlayan? Tesekkurler.
i.hizliresim.com
sckxyss
(23.02.18)
Bir satır alta kaçmış yanlışlıkla. Ben böyle anladım.

İlk işlemde 6+4'ü soruyorlar. Onun altındaki 4, en sağdaki 5'in altında olacak.

Alt satır da aynı şekilde.


dissendium
(23.02.18)
Evet hatali basim olmali. Basit dusunememe sonucu gereksiz heyecsn yapmisiz.


sckxyss
(23.02.18)
6+4'ün altındaki 4 satır sonundaki 5in altına
5+3'ün altındaki 3 de satır sonundaki 8in altına gelecek
ben böyle düşündüm
diğerleri normal zaten biraz kaydırmış ama anlaşılıyor yani


kornisch
(23.02.18)
dissendium+1.
bunu hazırlayan word kullanmasını bilmiyor.


lucky strike
(23.02.18)
(5)

Bira istiyorum ama almak için dışarı çıkmaya üşeniyorum

Bir yanım al diyor, bir yanım otur diyor.Ne yapayım?
Bir yanım al diyor, bir yanım otur diyor.

Ne yapayım?
binder dandet
(23.02.18)
bu gibi durumlar için mahallenin yakınında bulunan tekellerden eve servis yapanları öğren bence. benim tekel'in gece 2'ye kadar servisi var. biraları 50 kuruş fazla satıyor ama çıkmak zorunda kalmıyorum böylece.

edit: soruya cevap yazmamışım, çık al.


lucky strike
(23.02.18)
buz gibi hava içime işleyecek, birazdan yudumlayacağım biraları hatırlatırcasına... hafta boyunca bugünü bekledim. çık al bence.


dizicolleague
(23.02.18)
durduğun kabahat.


ateistanbul
(23.02.18)
Ben olsam çıkar alırdım. Belli ki civardan getiren bir yer bilmiyorsun.

Alternatif olarak; muhabbeti baymayacak bir arkadaşını çağırıp ona da sipariş edebilirsin. Fazla kalmayacak biriyse :)

Yahut geçerken bırakabilecek kimse varsa, ne kadar üşendiğini açıkça ifade edersen kırmazlar diye tahmin/ümit ediyorum :)


lazor
(23.02.18)
simdi avcilar sahile indim, iki amsterdam caktim, eve geldim, tollam yuridugum yol 2 km den fazladir, degdi..
cik yani..


alttaraf
(23.02.18)
(14)

+18 duyuru neden yasak?

oral mevzusunda fraise'nin yazdığı duyuruda şu yazıyor: "+18 içerikli tüm duyurular hemen siliniyor, yılların duyuru kuralı bu." +18 içerikli yazanı siliyolarmış, ok. ama neden yasak? açıklandı mı daha önce bir yerde?bu kural başlı başına bir sansür değil midir yani ben sebebini anlayamadım. burada
oral mevzusunda fraise'nin yazdığı duyuruda şu yazıyor: "+18 içerikli tüm duyurular hemen siliniyor, yılların duyuru kuralı bu."

+18 içerikli yazanı siliyolarmış, ok. ama neden yasak? açıklandı mı daha önce bir yerde?
bu kural başlı başına bir sansür değil midir yani ben sebebini anlayamadım. burada yazanların çoğunluğu yetişkin insanlar değil mi? veya bazı duyurucuların buna maruz kalmayı kabul etmemesi durumu için gönül işleri gibi bir yol bulunamaz mı?
benim kafama yatmadı bu iş.
lucky strike
(23.02.18)
ya eskiden şöyle bir muhabbet vardı. google sitede geçen kelimelere bakıyormuş çok +18 kelime varsa sen XXX sitesisin sana reklam yok diyormuş.


duyuruda kural falan yok. kural dediklerinin çoğu canları istediği duyuruları silebilsinler, canları isterse uçurabilsinler diye var. birileri mod olur ve kafasına göre takılır. tartışma başlatıcı içerik diye bir şey var, kimi duyuru altında sayfalarca tartışılır ama "sevmedikleri" cevap bu bahaneye sığınıp silinir. bence güzel özetledim.


doxanikee
(23.02.18)
yasak arkadaşım. yeni türkiye'de yasak bu tür şeyler.

paragraflarca yazmışlar. yasak işte sormayın sorgulamayın.

buradan tüm moderatörleri de fazla mesaiye davet ediyorum.

www.eksiduyuru.com

silin gencolar. bunlar ne böyle yahu!


eeb
(23.02.18)
başından beri yasaktı zaten. kimse size burada 18+ sorular sorabilirsiniz demedi. bu durumda nasıl sansür oluyor ben anlamadım.


elorelia
(23.02.18)
"colugumuz var cocugumuz var, cocugumuz var cocugumuz var".

derede kurbaganin uzerine dusen dayi bunu acikladi yillar once :(


der meister
(23.02.18)
doxanikee haklı, geçen mesela akbil basmayanları hayvana benzetmişti, şikayet ettim silen olmadı, birinin keyfi istese silerlerdi belki.


Yasak değil ya, kafalarına göre iş yapıyorlar. Adam kayırmacılık, avamlık almış yürümüş. Yine ortaya küfredip gidicem, o olacak.


Başından beri yasaklı olunca çok mantikli ve tartışılamaz oluyor; ayet çünkü bu kurallar.

İncil'in bile New editionlari cikiyor.

edit: Duyuruda birsuru 18+ soru açıldı. Benim de hatırladığım iki tane sorum vardi, cuckold ve swinger ile ilgili. Aynı gün birkaç tane daha benzer soru soruldu diye hatırlıyorum. Arasak birsuru başka duyuru ve soru da buluruz. O zamanlar yasak mı değildi yoksa moderasyon işini mı yapmıyordu?


rahip janick
(23.02.18)
cevabi burada gizli: support.google.com

egerki bu sitede gormus oldugunuz adsense reklamlari devam etsin, site para kazansin istiyorsan bunlari yapmak zorundasin.


purple rain
(23.02.18)
yasak degil diye biliyorum ama çok da şey etmiyorum. ohal malum... duyurudan da, sözlükten de, ülkeden de uçurulabiliriz her an.

birçok şey keyfi olabiliyor. misal, acil ev bulması gereken birinin duyurusu iplenmezken, bir diğeri sabitlenebiliyor yukarıda. "modlardan ricam..." deyince sabitlerler sanıyorsun sen de saf...

arkadaşlar iyi özetlemiş. "tartışma başlatıcı içerik" gibi yuvarlak bir bahaneyle, her şeyi silmek mümkün.

yanisi... yok eleştirilen devletlu/kudretlulardan çok bir farkı. gülücüğe odaklanıp takılıyoruz işte, ülkedeki halimiz de aynı.


runagain
(23.02.18)
@purple rain, tek sebebi bu olamaz gibime geliyor çünkü bu sitenin formatı soru-cevap işliyor, kişilerin +18 sorular sorması (fraise örnek olarak "oral seks yapıyor musunuz?" sorusunu vermiş) bu google kuralını ihlal etmez gibime geliyor.


lucky strike
(23.02.18)
+18'i bilmiyorum fakat duyuruda bir çok saçma kural var. Bu da onlardan biri olabilir. Tamamen eğip bükülebilecek, hiçbir mantıklı tarafı olmayan şeylere "kural" demişler.


harvey
(23.02.18)
bir çok kural keyfi duyuruda bu konudan azade olarak.


Bu nick 2nci nick'im. Normalde sözlüğe 2004 yılından beri üyeyim. Eskisini pek kullanmıyorum. Eski nick'le buralarda dolanırken neler neler gördüm. Dark web gibiydi bir zamanlar duyuru.. Sonradan göt kurtarma amaçlı kurallar sertleşti. Ama keyfi uygulandığı da yadsınamaz.


twelfth
(23.02.18)
(10)

Kitap Okuma Pozisyonunuz

Merhaba. Kitap okuma pozisyonunuz nasıldır? Işık miktarınız çok mudur? Aklınıza gelen tüm detayları verebilirseniz sevinirim. Teşekkürler.
Merhaba. Kitap okuma pozisyonunuz nasıldır? Işık miktarınız çok mudur? Aklınıza gelen tüm detayları verebilirseniz sevinirim. Teşekkürler.
sanal uyku
(18.02.18)
genelde metroda-otobuste ayakta okuyorum.

evdeyken yan yatip uzum yiyen roma imparatoru pozisyonunda veya yuzustu.


fakyoras
(18.02.18)
sürekli yatarak okurum. akşam vakti okuyorsam ışık arkadan ve tepeden gelmeli. diğer türlü rahatsız ediyor.


MtKrt
(18.02.18)
Evde koltukta dik pozisyonda oturup okuyorum. Işıkla gölge yapmaması haricinde çok fazla ilgilenmiyorum. Aydınlık olması kafi.


keep out
(18.02.18)
yayılarak/yatarak okuyamıyorum. çok dik de durmuyorum. koltukta, hafif yana yaslanarak, bazen de bacaklarımı toplayarak oturup okuyorum.
çok loş ya da aydınlık ortam değil.


Sirf isik gozumu rahatsiz etmesin diye ayakli lamba aldim. Sirt ustu yatarak, sagimdan los isik vuracak sekilde okuyorum. Isik arkadan veya yandan los vurmali. Yoksa okuyamiyo


lucky strike
(18.02.18)
şaka gibi gelecek ama 4 aydır elime kitap almadım. öncesinde evdeysem yatay pozisyonda, genelde metroda oturur ya da ayakta vazyetteydi.


blacksky
(18.02.18)
Yatarak, uzanarak okumayı seviyorum.
Oturarak okuyamam pek. Boynumu ağrıtıyor.


cabiday
(18.02.18)
encrypted-tbn2.gstatic.com
Böyle okurum :)
Şaka bir yana şu pozisyonlarda
lh5.googleusercontent.com

encrypted-tbn3.gstatic.com

Yatarak okurken çok fazla ışık kullanmam.


uyusam iyi olur
(18.02.18)
Normal oda aydınlığında okuyorum. Uzanarak okuyunca kısa süre sonra uykum gelebiliyor, e24.vgc.no yatakta şu şekilde oturarak okumayı tercih ediyorum.


pike
(18.02.18)
geçen ben de sormuştum, cevaplar burada: www.eksiduyuru.com

ben genelde sırtüstü uzanıp okuyorum.
masada okuyorum.
kanepeye yanlamasına uzanıp okuyorum.
hiçbiri rahat değil tabi.

sallanan sandalyeye benzer bir şey almayı düşünüyorum.


tabudeviren
(18.02.18)
(7)

Lisans bitince yüksek mi iş mi ara vermek mi?

İyi akşamlar duyuru sakinleri,Bu dönem lisansı bitiriyorum. Aklımda hep bitirdiğim gibi bir yüksek lisansa başlamak vardı, bu yüzden yurt dışında birkaç programa başvurmaya çalışıyorum şu günlerde. Öte yandan son zamanlarda aklıma ara vermek gibi fikirler de girmeye başladı. Üniversite ve lisede oku
İyi akşamlar duyuru sakinleri,

Bu dönem lisansı bitiriyorum. Aklımda hep bitirdiğim gibi bir yüksek lisansa başlamak vardı, bu yüzden yurt dışında birkaç programa başvurmaya çalışıyorum şu günlerde. Öte yandan son zamanlarda aklıma ara vermek gibi fikirler de girmeye başladı.

Üniversite ve lisede okuduğum hazırlıklar yüzünden hiç sınıfta kalmamış olmama rağmen 25 yaşındayım. Ki bu da beni biraz düşündürüyor, nitekim önümüzdeki eğitim yılında bir yüksek lisansa başlarsam bitirdiğimde 27 yaşında, part-time işleri, bir-iki aylık stajları saymazsak herhangi ciddi bir iş deneyimi olmayan bir insan olacağım. Öte yandan bir işe gireyim desem, ki hangi alanda çalışmak istediğimi de pek bilmiyorum, belki yüksek lisans fikrinden iyice uzaklaşacağım ve iş döngüsünden çıkamayacağım. Bir de sevdiceğim Almanya'da doktora yaptığından ondan uzak olmak da istemiyorum, hem zaten takdir edersiniz Türkiye'de yaşam da tatmin edici olmaktan hayli uzak. Bu yüzden iş bulayım desem onun için de yurt dışına yöneleceğim, ki bu da ne kadar kolay olur bilmiyorum.

Benim gözlemlediğim kadarıyla Avrupa'da sosyal bilimlerde okuyan öğrenciler yüksek lisans yapıyorlar genelde. Ama kendi durumuma bakıyorum, Gsü'de 6 yıllık karşılaştırmalı edebiyat ve dilbilim bölümünde okudum. İki tane lisans yapılır normal şartlarda bu süreçte Avrupa'da. Ama hiçbir şey öğrenmemişim gibi hissediyorum. Şimdi bunun hemen ardından yine akademide devam etmek çok mu yorucu olur diye düşünmeden edemiyorum. Fakat iş aramak/işe girmek de aynı şekilde bir o kadar yorucu ve yıpratıcı olabilir. Bir de yüksek lisans yapmak istememin esas sebebi artık nihayet doğru düzgün bir eğitim alabilmek ve hayatta ne yapmak istediğimi görebilmek için kendime zaman tanımak. Bilmiyorum çok karışık her şey... Ne dersiniz?
lolita
(15.02.18)
Bence maddi durumun kurtariyorsa yuksek lisansa basla. Cunku ise baslarsan yuksek lisansi erteledikce erteleyeceksin. Almanya da sartlar nasildir tam bilemem ama tc de ozel sektorde calisip yuksek lisans yapmak cidden cok cok zor


lucky strike
(15.02.18)
Para kazanmaya ihtiyacınız yok gibi görünüyor. Şu durumda yüksek lisans daha mantıklı.


dissendium
(15.02.18)
bende 25inde mezun olup, yükseğe başlayıp henüz mezun olan birisiyim. ben mühendislik mezunuyum. şimdiki aklıma olsa önce işe başlar sonra yükseğe girerdim. ama sosyal bilimlerde mezun olan birisi için bu tam tersi oluyor sanırım. bana kalırsa yardım dönem iyice düşün taşın, kararını ver.

eğer yapabilirsen önce işe sonra yükseğe gir derim.


false pretension
(15.02.18)
Almanya´da normal sartlarda iki lisans bölümünden mezun olunuyor. Müzisyenler ve tipcilar disinda cok cok buyuk bir cogunlugu lisans ogrencilerinin iki bolumden mezun olmadan BA bitiremez. Karsilastirmali Edebiyat ve Dilbilim okuduysaniz, YL yapmanizi ve de bu sirada iyi yerlerde staj ve part-time is kovalamanizi oneririm. Yasinizin abartilacak bir tarafi yok, eger Avrupa´da egitim gorme hayaliniz varsa 30´dan sonra daha da cok zorlasacak kurulu duzeninizi birakip ara vermek.

Ben de Türkiye´de TDE okudum, 28 olacagim yakinda ve ancak yaziyorum YL tezimi Almanya´da.


buf-e kür
(15.02.18)
Türkiye'de yaşamayı planlıyorsan iş. Eğer yüksek lisansın kariyerde ilerleme için gerekli olduğu işlerden birinde çalışmayacaksan ya da askerden kaçmıyorsan yüksek lisans değil iş tecrübesi çok ama çok daha önemli.


nawar
(15.02.18)
Is bulabiliceksen her zaman en mantiklisi ise girmektir. Ama karşılaştırmalı edebiyat ve dilbilim okuyan birisi ne is bulabilri bilmiyorum. Yuksek lisansta daha pratik bir alana yonelmedikce bir faydasi olmaz, sadece hayata atilma surecini ertelemis olursun.

Eger ailevi baglantilar vs gibi seylerle ic acici bir ise girebiliyorsan kesinlikle calismaya basla. Yoksa da yuksek lisansi niye yapmak istedigine karar ver. Yeni bir kariyer mi istiyorsun? Akademiye mi girmeye calisacaksin? Yoksa sadece zaman gecirmek icin mi?


hot potato
(15.02.18)
size "şunu yapın" diyebilecek yetkinlikte/durumda değilim ama şunu söylemek istedim: 23 yaşındayım, rus dili ve edebiyatı hazırlık sınıfındayım. bir yandan da almanca öğreniyorum çünkü lisansı bitirdikten sonra almanya'da linguistik ya da yine slav dilleri alanında yüksek lisans yapmak, nefesim yeterse de sonrasında doktoraya devam etmek istiyorum.

20-23 yaş arasında bu fikir bana o kadar korkunç geliyordu ki daha lisansı bitirmeden tam zamanlı iş bulabilmeyi istiyordum, hani bir an önce her şey bitsin de para kazanayım... bu endişe, gerçekten okula gidip okumaya başlayınca kayboldu açıkçası. aç ve açıkta kalmadığım sürece şahsen 30'uma kadar okumaktan gocunmam, sonuçta istediğimiz şey yurtdışında yüksek lisans yapmak, 4 yıllık bölümü 14 senede kantinde çay içerek bitirmek değil ki.

etrafıma bakıyorum, 30'una kadar okuyan ve devamında çok başarılı olan insanlar var. benzer şekilde, 30'una gelip hala okuyan ve mutlu olan, para kazanan insanlar var. yani bence alanınızı seviyorsanız, avrupa'da YL yapma şansınız da varsa bence değerlendirin. kolay olmayacaktır ama bu dandik ülkede işe girmekten daha kötü de hissettirmeyecektir diye düşünüyorum.

ben kendi alanımı çok seviyorum ve bu alanda bir şeyler üretebilmeyi, maymunlara sensör falan takıp "KONUŞ MAYMUN!!!11!!" diyen ÖNLÜKLÜ BİLİM İNSANI olabilmeyi vs. çok isterim mesela ama almanya'dan bana teklif gelse, deseler ki kankito sana sosyal haklarını ve her ay 1750eur garanti maaşını veriyoz, sabah 9 akşam 5 çalışacaksın, lidl'de kasiyersin. düşme, yükselme yok. arkama bile bakmadan kaçar giderim şerefsizim.


der meister
(15.02.18)
(5)

enpara hesabına dolar yatırma?

Atm üzerinden yatırabiliyor muyuz dolar?
Atm üzerinden yatırabiliyor muyuz dolar?
evet ama döviz kabul eden bir atm olması lazım. hepsi olmuyor. müşteri hizmetleri yardımcı olabilir. ankara için dost kitabevinin yanındaki atm kabul ediyor.


who cares wins
(10.02.18)
istanbul avrupa'da cevahir avm'nin finansbank atm'sinde oluyor


lucky strike
(10.02.18)
www.qnbfinansbank.com

burdan istediğiniz şehri seçip bakabilirsiniz. şubeler de artık işlem yapıyor.


c1b2k3
(10.02.18)
Hesap işletim ücret yok mu? Ben iki yıl önce doviz hesabı açmak istedim. 35 tl demişlerdi galiba.


Vadesiz hesaplardan hiçbir banka hesap işletim ücreti alamıyor 2016’dan beri. Durum davalık olduğu için.

Çağrı merkezini arayıp döviz kabul eden atmleri sorabilirsiniz


(13)

la casa de papel'in nesini beğendiniz?

sadece 1 bölüm izleyebildim o da zorla. siz nesini beğendiniz? aklınıza hakaret ediliyormuş gibi hissetmediniz mi?o ilk açılıştaki klişe sahne olsun (annesinin evinde polis olması), o birinci bölümün sonunda "prof bize ateş etmemizi söylemişti ama onların da bize ateş edeceğiniz söylememişti" gibi s
sadece 1 bölüm izleyebildim o da zorla. siz nesini beğendiniz? aklınıza hakaret ediliyormuş gibi hissetmediniz mi?
o ilk açılıştaki klişe sahne olsun (annesinin evinde polis olması), o birinci bölümün sonunda "prof bize ateş etmemizi söylemişti ama onların da bize ateş edeceğiniz söylememişti" gibi saçma sapan laflar olsun.

hayret ediyorum ya gerçekten hayret. vasata olan bu hayranlıklar çıldırtıyor beni.
lucky strike
(10.02.18)
sizin dizi önerilerinizi alabilir miyiz?


rectoa
(10.02.18)
gençlerimizde ispanyolcaya karşı kabaran bi şeyler var sanıyorum, başka bir açıklama getiremiyorum duruma.


Jimmy McNulty
(10.02.18)
ben ilk bölümleri izledim ama herkesin bu kadar ayılıp bayılmasına çok şaşırdım. millet sürükleyici diye seviyor herhalde. çerezlik dizi ama o kadar beğenilecek bir tarafı yok bence de.

"prof bize ateş etmemizi söylemişti ama onların da bize ateş edeceğiniz söylememişti" kısmına ben de çok takılmıştım ayrıca. polisin ateş edeceğini bilmeleri için prof'un söylemesi mi gerekiyordu lkasjdkljsa yalnız değilmişim :D


dedimmidemedimmi
(10.02.18)
@rectoa, üzerime gelme benim. evimde iki dosya dolusu banka soyma planı var. kanlı. kansız. fauda güzel dizi. beğendim.

@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim, ya yok estetik anlamda hitap etmez beğenmezsin ona itirazımız yok ama bu la casa de papel vallahi klişe oğlu klişe. yani bu kadar olmaz. bunu beğenmeyi hakaret kabul ediyorum beğenenin kendi aklına


lucky strike
(10.02.18)
acikcasi biraz neymis bu diye izlemeye basladim. asiri surukleyici de gelmedi ama issizim, izledim. zor izleidm biraz. ispanyolcayi ozledigimi farkettim, listening alistirmasi gibi dusundum ben.

hatalar cok ve batti baya gozume.


kuehles blondes
(10.02.18)
iki saat önce izlerken profun aslında kimsenin parasını çalmicaz ama darphaneye gircez ihihi açıklamasını duyunca direkt kapattık.


who cares wins
(10.02.18)
populer kültür, netflix bok çekse ayılıp bayılıp izleyecek tipler bunlar, neden çünkü dizi izlemek için para veren adamlar bunlar, iki kitap oku desen kaçacak delik arar bu vasatlar


docrivers
(10.02.18)
diziyi netflix çekmedi bildiğim kadarıyla, netflix üzerine yerleşti hatta son sezonu netflixte yok, bölüm süreleri değişti vs geyiği vardı.

bence konu klişe, bi iki mantık hatası var ama karakterler karizmatik, olayın altyapısı güzel(darphanede soygunu vs) ve arkaplandaki sosyalizm teması ilgi çekiyor


nundu
(10.02.18)
ya amk şu dizileri 1 bölüm izleyip "bok gibiydi zor dayandım" yorumunu yapma hakkını nasıl kendinizde buluyorsunuz ya.

20 küsur bölümlük dizinin 1 bölümünü izlemek = 120 dakikalık filmin ilk 6 dakikasını izleyip "zor dayandım" demek gibi bir şey.

sözlükte 5 sezonluk breaking bad için "3 bölüm zor dayandım" diyen adam var mesela.


tchuck
(10.02.18)
Ekşi sözlük hiç bi skm beğenmeyen tim iş başında yine. Hadi kardeşim salın şu insanları ya rahat rahat istediklerini izlesinler.

Ben güzel buldum izledim, sizin izlediğiniz diziler nedir öğrenelim bakalım hangi sikko diziyi izliyosunuz?


England
(10.02.18)
1. spoiler verme lütfen!
2. beğenmediysen şahsi fikrindir. Eksik hissetmemek için yandaş aramana gerek yok.
3. zevk meselesi. futbol, siyaset ve din gibi konular da mantığa oturmayan, taraftarlık içeren konulardır. hakaret veya çamur seni haklı kılmaz.


sttc
(10.02.18)
Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Gerçi belki bi' şans verebilirim diziye ilk bölümden sonra.

%99 Netflix pompalamasyonu, pr'ı.


netflix'i yeni keşfeden tayfanın "olm çohzelmiş yua" naralarıyla hype'ladığını söylemek lazım. hayatında 2 bölüm üst üste yabancı dizi izlememiş, ekşi sözlüğü bir kere bile okumamış keko iş arkadaşım bile "kasalı papalı bi dizi varmış izledin mi" diye soruyorsa ortada bir enteresanlık vardır.

öncelikle, İZLEMEDİM.
bu sebeple dizinin kalitesi hakkında yorum yapmayacağım ama ortada ikinci bir narcos varkası var. he, narcos'u izledim ve beğendim ama orada da bir hypke vakası yaşandı. e tabii gittikçe daha da artıyor netflix izleyen sayısı, bi de henüz hava atma malzemesi olacak kadar az popüler olduğu için pırtladı ortaya.

bomboş bir dizi olsa böyle olmazdı yalnız, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. muhtemelen izlemeyeceğim için bir şey diyemiyorum ama ortada "abartıldığı kadar olmama" durumundan fazlası yok diyebilirim. geri kalan detaylar tamamen öznel, çıldıracak bir şey yok.


Bruce
(18.03.18)
(3)

Hayal gücü nedir?

Bahsi geçtiğinden aklıma takıldı. Hayal gücü nedir?1. Gerçekte olmayan birtakım şeyleri kurgulamak. Örnek: gerçekte olmayan acayip yaratıklar, uzaylılar ya da hayvanlar vs2. Gözünün önüne o an gerçekten yaşanıyormuş gibi görüntülerin gelmesi.Hangisi hayal gücü? Her iki ise, ikisinden birinin eksikli
Bahsi geçtiğinden aklıma takıldı. Hayal gücü nedir?


1. Gerçekte olmayan birtakım şeyleri kurgulamak. Örnek: gerçekte olmayan acayip yaratıklar, uzaylılar ya da hayvanlar vs
2. Gözünün önüne o an gerçekten yaşanıyormuş gibi görüntülerin gelmesi.

Hangisi hayal gücü? Her iki ise, ikisinden birinin eksikliği hayal gücünün yoksunluğuna delalet midir?

Hiç merak etmemişim bunu.
ikisi birden.
yoksunluk belirtisidir hayal gücü. bir şeylerden yoksun olma hali. o enli yoksulluk ki olmayan bir şeyleri kurgulamak veya gözünün önüne getirmek.


lucky strike
(10.02.18)
Türetebilme sanatı.


dissendium
(10.02.18)
Bu benim de çok merak ettiğim bir şeydi ve sanırım bu tanım da yerinden yerine değişiyor.

İstanbul’da, TEM’de trafiğe takıldığımda Çakmaktaş’lardaki gibi arabayı yanlrından tutarak ellerimle kaldırıp yol dışındam arabayla koşmayı hayal ederdim ya da her birimizde bir “monster truck” olmasını ve onlarla savaşmayı, kazananın rahat işe gitttiğini. Çocukken şarkıcı olduğunu hayal ederdim. Balkonda şarkı söylediğimi, o sırada bir prodüktörün benim sesimi duyup hayran olduğunu ve bana kaset yapmak istediğini ve çok ünlü olduğumu hayal ederdim. Bir nevi şöyle
www.google.com

Geçen sene hayal gücünün de konu olduğu bir konuşma vardı. Adamın adı Edgar Sandoval’dı sanırım. Adam hiçlikten önemli yerlerin CEO’luğuna gelmiş. Einstein’ın “Hayal gücü bilgiden daha önemlidir” sözü ile başladı ve aslında hayal gücü diye bildiğim şeyin hayal gücü olarak algılanmadığını öğrendim. Hayal gücü dediği şey Elon Musk’ın Mars’ın araba göndermesi kadar uçuk olabilir ama olasılıklara bağlı olan, senin ana aktörlerden biri olmadığın, pasifize davrandığın ve en büyük heyecanı başka birinin yarattığı kavramlar olmadığını tanımladı önce. Örneğin, benim çocukkenki şarkıcılık hayalim aslında hayal değildi; çünkü birkaç olasılığa bağlıydı ve olayın kopuş noktası başka birine bağlıydı. Hayalin ikinci şartı da ona göre adım atılmasıydı; yani, aslında hayal dediğimiz şey rasgele bir görüntü değil, bir vizyonun hayali gibiydi. Eğer Çakmaktaş’ların arabasını hayal ediyorsam, o arabayı mümkün hale getirecek adımlr peşinde değilsem; o yine hayalden sayılmıyordu. Hayali “İleride şöyle olacak” ya da “İleride şöyle olacağım” içeren bir gelecek vizyonu olarak tanımlıyordu ve peşinden gidildiği sürece ne kadae uçuk veya basit olduğu önemli değildi. Örneğin, “Şu yemeğe şu baharat yakışır” deyip onu ekleyip güzel bir tat elde etmeyi hayal gücü olarak tanımlıyorlar.

Bu iş dünyasının hayal tanımı olabilir ama halk içinde de benim hayal dediğim şeyin genelde saçmalık olduğunu yaşadım. Hala hayal gücü hangisidir bilmiyorum, benim hayal dediğim şey buraya göre bambaşka. Benim hayallerim daha çok dilek içeriyor ve hayal tanımı açısından kafam inanışmaz karışık ama en azından şu an bulunduğum çevrenin hayal tanımı bu. En azından Einstein’ın hayal gücü dediği şeyin benim hayal dediğinle alakasız olduğunu öğrendim.


aychovsky
(10.02.18)
(15)

''ülkenin bölünmesini istemek'' suç mudur?

böyle bir cümleyi kurmak legal midir?ya da bu cümle nasıl dile getirilirse suç olmaz?mesela ''ülkenin bölünmesi gerektiğini düşünüyorum'' demek ''ülke bölünecek'' demek ''ülke bölünmelidir'' demek bunlardan hangileri suçtur. ''ülkenin bölünmesini istiyorum'' demek suç mudur?sadece benim yazdıklarıma
böyle bir cümleyi kurmak legal midir?

ya da bu cümle nasıl dile getirilirse suç olmaz?

mesela ''ülkenin bölünmesi gerektiğini düşünüyorum'' demek ''ülke bölünecek'' demek ''ülke bölünmelidir'' demek bunlardan hangileri suçtur. ''ülkenin bölünmesini istiyorum'' demek suç mudur?

sadece benim yazdıklarıma bağlı kalınmasın. yukarıda yazdıklarımın hepsi birer örnek. özellikle bu cümleleri merak ediyor değilim konunun kendisini merak ediyorum.
error522
(10.02.18)
Değilse de bunu söyleyen iyi bir sürünmeli karakollarda adliyelerde. Yakınında özel harekat merkezi falan yok mu? Git sor istersen. Onlar nasıl bölünemeyeceğini anlatırlar.


1adam
(10.02.18)
olmamalı ama suç. hele ohal varken.


sir gawain
(10.02.18)
Tarihte bunun suç kabul edildiği ve edilmediği durumlar olduğundan bunun cevabının aslında çoğu durumda olduğu gibi "sahip olunan güç" ile alakalı olduğunu düşünüyorum.

Güçlüyseniz,bu, ülkenizin bölünmesinin sadece yargı ve yasama ile değil yürütme ile de garantiye alınacağı şekilde, yürütmenin aksi hallerde yargılanmak suretiyle suçlu bulunabileceği veya ehliyetinizin alınması gibisinden bir tür cezai yaptırımı olabilecek bir eylem.

Güçlü değilseniz yasanıza rağmen bunun konusu ettirilir ve federasyonlar tartışılmaya başlanır. Bir federasyonu oluşturma iradesi ülke içerisinden geliyorsa bu genelde sömürgecilik dönemini sömüren tarafta yer alarak atlatmış ve size yaşatmadığı rönesansı, reformu kendisi yaşadığından temel haklarına el sürdürmemeyi iyi öğrenmiş bir devletten bahsettiğimiz anlamına gelir.

Belki ülkenin bölünmesini gerektiğini düşünmeniz ile ülkenin bölünmesini istemeniz, bunlarıı sesli ifade ettiğiniz noktada, içerdikleri ve pratik edilmesini önerdikleri inisiyatifin derecesi anlamında sergiledikleri nüans dolayısıyla potansiyel tehlike addedilmeleri söz konusu olduğunda farklı değerlendirilen yargılardır. Bilmiyorum.

Ancak neyin suç olduğu ülkede kimin güç sahibi olduğuna bağlı. Bunun örneklerini her zaman görüyoruz aslında ülkeler üstü BM gibi yapılanmalarda da görüyoruz.

Oylamalarda G8'den 6-7 ülkenin onaylamadığı bir öneriyi ABD uyguladığı zaman ya da varolan yasamıza göre TC içerisinde aslında hükümetler ardı sıra ve günbegün suç işlerken siz bir vatandaş olarak güç sahibi yönetime payanda olacak sözleri sarf ettiğiniz zaman adınıza şikayette bulunulsa bile ya işleme sokulmuyor, ya sizi şikayet eden ettiğine pişman ediliyor, ya da göstermelik bir ceza alıp gizlice tahliye ediliyorsunuz.

Ya da aslında siz ülkedeki mevcut muktedir gücün çıkarlarına karşı söylemlerde bulunuyorsunuz ancak söylemleriniz halkın da çıkarlarının aleyhine. Bu noktada ceza almıyorsanız siz dış bir kuvvet kaynağının baskı noktalarından birisiniz. Yani güçlü değilseniz de güçlü olanın verdiği momentumdan yararlanarak suçunuzun gerektirdiği yaptırımı geçersiz kılmış olursunuz. Örnek Nagehan Alçı ve benzerleri. Tutuklanmadan önceki Mehmet Baransu vs. Hatta ülke çıkarına karşı hareket etmeleri için iktidara gelmelerine evvelden karar verilmiş hükümetler.

Siz vantuz balığı olarak köpekbalığına ne kadar yakınsanız ve köpekbalığının çıkarlarında rolünüz ne kadar enstrumantalse, yargılanmaktan o kadar muaf, yaptırımdan da azadesiniz, dolayısıyla.

Sorunuza verilecek hiçbir teorik cevap kıçınızı sağlama almanızı realist bir bakış açısı kadar sağlayamaz. Bununla beraber ülkenin bölünmesini isteyen insanları aniden beliren bir şimşeğin ikiye bölmesini de ben istiyorum çünkü isteklerini dile getirirken yaşadıkları yerin sadece kendilerine ait olmadığını çok kolay unutmaktalar.


anayasal suçtur.

hiç kimse benim izmir'den kalkıp bayburt'a turist olarak gitmek için vize başvurusunda bulunmamı zorunlu kılabilecek hadde ve hakka sahip değildir.

bu sınırlar içerisindeki her karış toprakta, bu anayasayı yapan ve yaşatan toplumun her bir ferdinin ayrı ayrı hakları vardır.


iyice ortaokul kantini gibi oldu ülkedeki seviye. ama sonuç itibariyle hukukun olmadığı bir ortamda işe gelmeyen her şey suç olabilir. durum da şu anda öyle.


n62
(10.02.18)
Alıntıdır :

Anayasamız “federal devlet” şeklini değil, “üniter devlet” şeklini benimsemiştir. Anayasamızın 3’üncü maddesine göre, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür”. Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlükten yukarıda açıklandığı gibi “üniter devlet” anlaşılır. Dolayısıyla Türkiye’de federal devlet şeklinin kurulması Anayasaya aykırı olur.

@titiraprap
açık konuşayım. Bu duyuruda ciddi bir nicki olmayanın, ciddi konulara katkı sağladığını görmedim maalesef. Hayat öyle düşündüğün gibi toz pembe kelimelere mahkum değil.


1adam
(10.02.18)
tebrikler gerçekten mükemmel cevaplar. bir tane ''konusma ben konusuyorum daha bitirmedim'' düzgün cevap vermiş. ben yine de zahmet edip cevapladığınız için herkese tik attım. herkes duygusal cevap vermiş.

arkadaşım ben sıradan bir insanım. sanki istesem ülkeyi bölücem. ayrıca böyle bir niyetim olduğunu nerden çıkardınız. diyelim ki bana bu argümanlarla gelen biri var ve belki onu mahkemeye vermek istiyorum. özellikle 1adam direkt bana saldırmışsın. bana ne saldırıyosun. yıllardır bu ülkenin en hassas değerlerini ayaklar altına alanlara saldır. bana ne saldırıyosun.

şimdi olaya teknik olarak yaklaşacak olursak özel harekatmış yok seyahat özgürlüğümü engelleyemezsin falan filan gibi konuyu anlamsız şekilde genişletmeden bakmaya çalışın, birisi tivitırdan büyük harflerle ''ülke bölünsün istiyorum'' yazsa bunu da bir savcı görse ''vay bunu diyemezsin al sana mahkeme'' dese hakim de ''vay sen bunu diyemezsin al sana hapis'' der mi?

tamam anayasada ülke bölünmez bütündür yazıyor okey. ama mesela başörtüsüyle memur olunmaz da yazıyordu. ama biçok kişi başörtüsüyle çalışmak istiyorum dedi. mesela eşcinsel evliliği Türkiye'de yok. LGBTİ birisi çıkıp resmen evlenmek istiyorum dese özel hareketa sor der misin, demezsin. o yüzden duygusal davranmayın sadece bir soru bu. ben sanki ülke bölünsün istiyorum. ülke gönül açısından bölündü zaten. sanırsın ben böldüm. hiçbir tarafın diğer tarafa tahammülü kalmamış. sanırsın ülkeyi ben bu hale getirmişim gibi vay şöyle vay böyle.


error522
(10.02.18)
Ülkenin bölünmesi konusu bir anlam kargaşası yaratıyor sanırım. Şimdi Yunanistan bizden birkaç tane ada tırtıkladı, Süleyman Şah Türbesi terk edildi vs. E vatan toprağı değil mi oralar? Evet. Bölünmüş olmadık mı biz şimdi? Ülkemizi böldüler demekki, bunun müsebbibi olanlar suçludur o zaman.

Ha yok halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevk edip bölmek ise anlatılmak istenen, çok güzel bölündük zaten. Şu anda hiçbir ideoloji yan yana gelip uzlaşma sağlayamayacak derecede bölünmüş durumda. Toplum olarak herkes birbirinden ölesiye nefret ediyor.

Bölücünün büyüğü dağda değil.


Konusma ben konusuyorum +1

Bunu düşünmek, istemek, söylemek suç değildir bu amaçla eyleme geçmek suçtur. Ben de mesela doğuyu kürtlere verip batıda modern bir toplum yaratılmasının türkiyeye doğuya bağlı olmaktan daha fazla yarar getireceği düşüncesindeyim. Yalansa yalan deyin? Gerizekalı milliyetçiliği yapmayın burada


freetakilir
(10.02.18)
Yorum:
Bu memlekette işler masanın değil koltuğun işidir. Şimdiye özgü değil, hanidir böyle. Gitgide alenileşti, boyut değiştirdi filan.
Bi olgunun legal olma durumu kimin söylediğine göre değişiyor.

Kanun: Hukuçu değilim, bildiğim; fiile geçmedikçe, azmettirmeye yönelik olmadıkça, kişisel çıkar sağlama amacı gütmedikçe suç değil.
www.mevzuat.gov.tr


hahaha gerçekten komedi cevaplar var. bayburt'a gitmek isteyenler, hukuku hukukçulara bırakanlar falan asfsdf.

cevap veriyorum: yukarıdaki cümleleri kurmak suç değildir. suça iştirak bile değildir. düşüncedir. düşünmek ise suç değildir. "apo'yu severim, abdullah öcalan özgürlük şahinidir" vs demek de suç değildir.

bir fiil olmayan ve fiile dönüşme ihtimali olmayan hiçbir şey suç değildir, olamaz.

ancak; söylediğiniz şey yaralanabilir durumda olan bir takım insanların maddi veya manevi zarar görmesine sebep olacak bir şey olursa o zaman azmettirici olursunuz (bkz: azmettirmek). örnek verelim; meydana çıkıp "kürtlere ölüm" derseniz bu suçtur, çünkü peşinize takacağınız insanlarla birlikte kürtlere zarar verebilirsiniz. ama mesela izmir meydan'da çıkıp "türklere ölüm" derseniz suç değildir. çünkü türkler yaralanabilir durumda değildir. sınır aşağı yukarı burasıdır.

ancak2; bir grup kişiyle "ülkeyi bölmeye" (ülkeyi bölmek demek tam ne demek bunu da açıklarsanız hangi noktada durmanız gerekiği konusunda fikir verebilirim, yani 3 yaşındaki kuzeninizin türkiye siyasi haritasını alıp maket bıçağıyla çeşitli parçalara bölmesi filan suç değildir) meyleder ve/veya bu konuda harekete geçerseniz (tam olarak iştirake geçmeniz suç anıdır) bu evet suçtur.

not: hukukçu değilim. uzaktan alakam bile yok. ama örneğin metro çıkışında "türkiye bölünsün" başlıklı bildiriler dağıtmak suç değildir. (böyle bir planınız varsa beni de çağırın, yardım ederim).

konudan bağımsız not: hukukun çeşitli zamana veya mekana göre şekillendiğine inanan ve bu konuda ellerinden gelmeyeceğini düşünen pasifistlere hiçbir zaman aldırmayın. aklınızdan geçenleri ne kadar radikal olursa olsun söylemekten yazmaktan imtina ettiğiniz anda köleden başka bir şey olmadığınız anlamına gelir.


lucky strike
(10.02.18)
İçişleri Bakanlığı internet sitesinden rastgele seçtiğim iki açıklama:

www.icisleri.gov.tr
"Terör örgütü propagandası yapan, bu örgütleri öven, terör örgütleri ile iltisaklı olduğunu alenen beyan eden, halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevk eden, devlet büyüklerine hakaretlerde bulunan, devletin bölünmez bütünlüğüne ve toplumun can güvenliğine kast eden, nefret söylemleri içeren 809 sosyal medya hesabı ile ilgili çalışma yapılmış, tespit edilen 358 kişi hakkında yasal işlem yapılmıştır."

www.icisleri.gov.tr
"Terör örgütü propagandası yapan, bu örgütleri öven, terör örgütleri ile iltisaklı olduğunu alenen beyan eden, halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevk eden, devlet büyüklerine hakaretlerde bulunan, devletin bölünmez bütünlüğüne ve toplumun can güvenliğine kast eden, nefret söylemleri içeren 922 sosyal medya hesabı ile ilgili çalışma yapılmış, tespit edilen 227 kişi hakkında yasal işlem yapılmıştır."


@hayat aklini konusacak bir filozof uret, içişlerinin inisiyatif alıp inceleme yapması ve sonra yine yasal işlem yapıyor olması "terör örgütü övmenin" suç olduğunu göstermez.
iç işleri bir yargı organı değildir.


lucky strike
(10.02.18)
birisi @lucky strike'ın üstüne "suçu ve suçluyu övme" suçu atsın.


ortaya söylüyorum, siz anlayın: o kadar iyi biliyorsanız, çıkın deneyin bakalım.

ülkeyi bölmek istemek şu zamanlar dile getirilmesi o kadar tehlikeli bir şey değil zaten, merak etmeyin.

siz dinden girin olaya. yazın bir şeyler bakalım twitterdan. bakalım ne oluyor.

size şöyle söyleyeyim, artık geçti gitti ama ben ekşi sözlük davasında (baransu) dava edilen 12 kişi içinde üstü yeşil markörle çizilmiş iki kişiden biriyim.

isteyince rencide olacak adamı konyadan bile buldurdu baransu efendi. hani e muhtıra gerçekleşseydi ilgili bütün askerleri arabalarında evlerinde bombalar bekliyordu diyen jurnalci baransu.

olan şu: daha dava bile görülmeden "suç tekrar ederse 5-6 yıl hapis yemek" durumunda olduğum bir bildiri geldi savcılıktan.

oldu mu. "suç" diyor anlatabildim mi? isterse suçlusun.

ve şu dönem ülkeyi bölecek bir şey yaparsan suçlanmazsın, bölmek istediğini açıktan söylersen ama bu mallığı yaptığın için bölücüler senden kurtulmaya bakar.

duygusallık zart zurt diye saçmalamadan evvel ülkeye zaten bir bakarsanız soruyu sormanıza gerek kalmazdı. "üstünlerin hukuku vs hukukun üstünlüğü" muhabbeti boşuna yok.

TCK'da "rencide edici" gibi muğlak ifadeler istendiğinde esnetilmek veya daraltırmak için varlar. emsal davalar olursa düzgün bir ülkede artık kimi eylemler suç olmaktan kalkar.

diğer şaşırdığım şey ise ülkeyi bölmenin anayasal suç olduğunu bilmeni burada herkes bekler zaten. bunu ifade etmenin suç olup olmadığı ise bir değil birkaç maddeye, ifade şekline ve niyete bakılacağı için yoruma açık olacağından her bir durum ayrı bir vaka gibi değerlendirilecektir tahminim. emsaller kullanılsın istemezler o yüzden bu yorum özelliği youtube'daki replay butonunun kaderine mahkum. açık bir istismar var.

yani bunun örneklerini görmek sürekli mümkün. sorduğunuz soru sonrası cevaplara verdiğiniz yanıttaki istihzayı dönüp biraz bu soruyu sorabilişinizi sorgulamak adına kullanmış olsaydınız veya basit bir google amca deneyimi yaşasaydınız belki bunların hiçbiri olmayacaktı siz de bu "duygusal" cevaplarla karşılaşmayacaktınız. dip not da düşeyim: duygusallıkla doğruluk elmayla armut gibi, beraber varlığı çelişki yaratan bir şey değil. yani birisi hem duygusal olabilir hem de size yine de doğru cevap verebilir. insanlara şekil vermeye gerek yok, sorunuzu saldırı gibi algılayan yok zira. çoğu insan yazmış geçmiş zaten.

ben bunu yazıyorum zira burada kızdığım, kendini nimetten saydığı aşikar olan birine ait başka bir cevap var ve yanlışlıkta sınır tanımıyor.


(2)

spotify da şarkıcı engelleme

çook uzun zaman önce bi duyuruda bir arkadaş yanlışlıkla bi şarkıcıyı engellediğini nasıl geri getirebileceğini sormuştu. nasıl yapmıştı o engelleme işini? arattım ama bulamadım duyuruda.
çook uzun zaman önce bi duyuruda bir arkadaş yanlışlıkla bi şarkıcıyı engellediğini nasıl geri getirebileceğini sormuştu.
nasıl yapmıştı o engelleme işini? arattım ama bulamadım duyuruda.
lucky strike
(06.01.18)
şarkı çalarken next tuşunun yanında park yasak benzeri bir tuş var o değil mi?


cedex
(06.01.18)
Oyle bi tus cikmiyo bende :(


lucky strike
(07.01.18)
(3)

excel bilen arkadaşlar yardımcı olabilir misiniz?

anket verilerini excele girdim. her maddede en çok verilen yanıtın yüzdesini görmek yani spss kadar detaya girmeden sadece frekans hesaplamak istiyorum . bunu excel üzerinde yapabilir miyim? cevap evetse nasıl yapabilirim?bi yardım edin şu garibe :)
anket verilerini excele girdim. her maddede en çok verilen yanıtın yüzdesini görmek yani spss kadar detaya girmeden sadece frekans hesaplamak istiyorum . bunu excel üzerinde yapabilir miyim? cevap evetse nasıl yapabilirim?
bi yardım edin şu garibe :)
rabitelli
(16.12.17)
her bir anket sorusu için EĞERSAY formülüyle şkları saydırabilirsin. Daha sonra bu sayılar üzerinden istediğin her matematiksel işlemi yaparsın. detay istersen tablo üzerinden anlatabilirim.


himmet dayi
(16.12.17)
@himmet dayi, eğersay (countif?) iş görmez sanki burda eğer numeric değerler varsa yani yaş sorusu gibi.

pivotunu almayı önerebilirim ben de. veya bize dosyayı bi yere koy bulalım. böyle canlandıramadım tam


lucky strike
(16.12.17)
neden işe yaramasın?

örneğin 50 kişi ankete katılmış olsun. Birinci soru için verilen çeşitli cevapları eğersay ile saydırırız. örneğin 20 tane A, 15 tane B gibi sonuçlara eğersay ile ulaşırız. Sonra bu sayıları istatistiksek olarak yorumlarız.


himmet dayi
(16.12.17)
(3)

Geceyarisi scooty cagirinca geliyo mu?

Gece 2 de falan
Gece 2 de falan
lucky strike
(08.12.17)
Varsa geliyor? Yoksa saat kaç olursa olsun gelmez.


Tears of Devil
(08.12.17)
Varsa derken neyi kastediyorsunuz? Nasil emin olabilirim varligina yokluguna? Bilmedigimden soruyorum


lucky strike
(08.12.17)
uygulamada yakindakiler gozukuyor


fakyoras
(08.12.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.