Giriş
(4)

bozulmuş et

bozulmuş ve pişmemiş et var. kokuyor. çöpe atıcam da kedi köpek yemesin bunu? zehirlenebilir. nasıl atayım?
bozulmuş ve pişmemiş et var. kokuyor. çöpe atıcam da kedi köpek yemesin bunu? zehirlenebilir. nasıl atayım?
tute
(17.08.19)
Yeterince bozulmussa yemezler. O kadar aptal degil hayvanlar.


beriberi
(17.08.19)
beriberi +1


meldaras
(17.08.19)
onların midelerinde bozulmuş etteki bakterileri etkisiz hale getirecek kadar asit var. çürümemişse afiyetle yerler. çürümüşse akbabalara verin bayram etsinler.


war of the world
(17.08.19)
usttekiler +1. copun kenarina acik birak. kedi kopek yer onu birsey de olmaz. kendilerine zarar verecek yiyecegi koklayip anliyorlar zaten dokunmuyorlar bile.


crucio
(18.08.19)
(4)

İyi bir dermatolog arıyoruz

Alanında kendini kanıtlamış bir dermatolog arıyoruz arkadaşlar, yüz sivilce ve benzeri lekelerle ilgili. daha önce bir çok doktora gidilmiş ve çözüm bulunamamıştır.yakınlarınızda ya da direkt sizin tarafınızdan tecrübe edilmiş doktorları söylerseniz sevinirim.iyi akşamlar herkese!!
Alanında kendini kanıtlamış bir dermatolog arıyoruz arkadaşlar, yüz sivilce ve benzeri lekelerle ilgili. daha önce bir çok doktora gidilmiş ve çözüm bulunamamıştır.

yakınlarınızda ya da direkt sizin tarafınızdan tecrübe edilmiş doktorları söylerseniz sevinirim.

iyi akşamlar herkese!!
Apocalypse
(17.08.19)
Medical Park Pendik Hastanesi'nde Uzman doktor Abdurrahman Aslan'ı tavsiye ederim.
Sırtımdaki sivilceler için gittim ve kesin çözüm.
Hastane de iyidir, yeni pırıl pırıl.


(bkz: kolsuz agop)


meldaras
(17.08.19)
kolsuz agop vefat etti demeye geldim.


windows95
(17.08.19)
Göztepe minibüs yolu üzerinde Dermist Dermatoloji var. Şükran Sarıgül Güdük. Tanrısal bir hekim ve insandır.


sanfransister
(18.08.19)
(6)

Konu Gastronomi. İstanbul vs İzmir?

İstanbul tabii ki daha büyük ve çeşit çok.Ama çoook kişiden de konu yemek oldu mu İzmir bin basar diye duyar dururuz.Lezzetler, çeşitlilik, mekan kaliteleri vs. Her açıdan "Gastronomik" olarak soruyorum.Sizce İstanbul mu? İzmir mi?
İstanbul tabii ki daha büyük ve çeşit çok.
Ama çoook kişiden de konu yemek oldu mu İzmir bin basar diye duyar dururuz.

Lezzetler, çeşitlilik, mekan kaliteleri vs. Her açıdan "Gastronomik" olarak soruyorum.

Sizce İstanbul mu? İzmir mi?
kerem555
(17.08.19)
Lezzetler, çeşitlilik, mekan kaliteleri vs. Her açıdan "Gastronomik" olarak cevap veriyorum.


istanbul


meldaras
(17.08.19)
İstanbul cok net


İzmir balık, meze ve zeytinyağlı dışında sınıfta kalır. Izmir'de senede 10 defa etli yemek yememişimdir.
Ot konusunda da çok fazla çeşitli değil maalesef. İstanbul sınırları içerisinde Karadeniz iklimi bile görülen yerler var, İzmir'de malum, sadece Akdeniz bitkileri görebilirsiniz.

Artı, balık iki şehirde de doğru mekanlarda çok iddialı yapılıyor.


lovemyself
(17.08.19)
Harbi gastronomi için ne istanbul ne izmir. Doğuya gideceksin. Medeniyetin beşiğine, mezopotamyaya.

Ama İstanbul mu İzmir mi diye sorarsan ben yine İstanbul’u tercih ederim.


marsargo
(17.08.19)
Çeşitlilik olarak istanbul olabilir ama kesinlikle lezzet bakımından izmir. İstanbulda herşey bir noktadan sonra fabrikasyon oluyor. Esnaf lokantaları esnaf olarak kalmıyor ama izmirde pek çok örnek var.


fosforlu cevriye
(17.08.19)
Karşılaştırma bile garip. İstanbul marizler...


alicandan
(17.08.19)
(19)

35 yaşını geçmiş ve evlenmemiş kadın kuzenlerimin ruhani şeylere sarması

şimdi bunlar öyle boş tipler değiller. iyi okullarda okumuş, master yapmış, iyi kazanan, meslek sahibi eğitimli insanlar. hepsi böyle islam harici spiritüel şeylerle ilgileniyorlar. islamiyet artık pek cool gelmiyor ya da tatmin etmiyor olabilir. benim de dinle hiç ilgim yok da. merakımdan soruyorum
şimdi bunlar öyle boş tipler değiller. iyi okullarda okumuş, master yapmış, iyi kazanan, meslek sahibi eğitimli insanlar. hepsi böyle islam harici spiritüel şeylerle ilgileniyorlar. islamiyet artık pek cool gelmiyor ya da tatmin etmiyor olabilir. benim de dinle hiç ilgim yok da. merakımdan soruyorum. paylaşımlarda sürekli bir iyilik vurgusu, türlü anlamlar arayışı, müphem cümleler... bütün bunlar hayata anlam katmak için mi? bu akımlara nasıl kapılıyor insanlar?

edit: yoga moga türü, benzeri şeyler. ingilizce ruhsal kitaplar. hintçe terimler falan.

bir de, bu kategorizasyon salakça ve cinsiyetçi mi oldu? aslında amaç o değildi. peki ben niye erkeklerde böyle şeyleri pek görmüyorum, niye bana kadınlar soyut şeylere daha fazla inanma eğilimindeymiş gibi geliyor?
türkay şoran
(17.08.19)
kadınlar böyle boş beleş işleri severler o yüzden öyle


Evde kalmak insanın psikolojisini bozuyor bence, cinsiyet ayırt etmeksizin. Ama kadınlarda bu durum daha belli oluyor, bunun nedeni çocuk sahibi olamama sanırım.


Beyaz atlı prenslerinin bir gün geleceğini düşünüyorlar. Birbirlerini motive ediyorlar işte


kadınlarda böyle şeyler oluyor. aynı şekilde bi yerlerde müdürlük yapmış ama falan hocadan geri kalmayan tanıdığım vardı. kadınlar böyle malesef genelde.

bunların erkek versiyonu ise defineciler. hepsi aynı grup :)


ergenpezeveng
(17.08.19)
Evet bana salakça geldi. Evde kalmak falan degil o yalnizliktan ne yapacagini sasirir kadin da erkek de. Sevgilisinden ayrilan mesela spora sarar. Oyle bir durum olabilir.

Benim de evlenmemis kadin kuzenlerim var ve dindar takilmaya baslamis olan da var. Universite cevresinin bunu gerektirdigini dusundugu icin boyke yaptigini dusunuyordum ben. Dengesiz hareketleri de var ama hep oyleydi, bir yastan sonra kisilik özelliği gibi goruyoruz bunlari. Cok normal davrananlar da var ama.

Erkekler daha ozgurler cunku, kisitlayicilar az istedikleri seye enerji harvayabiliyorlar. Evde oturup sorumluluk almak zorunda kalmiyorlar. Erkekler daga tasa vuruyosa kendilerini kadinlar genelde evde kafa patlatiyor. Yaslanmis anne babanin sorumlulugunu evin sorumlulugunu aliyorlar o yaslardan sonra da.


cilekesgargi
(17.08.19)
bunun evde kalmakla ilgisi yok mutlaka küçüklükten vardır


meldaras
(17.08.19)
evlenmemesiyle yoga moga ruhani şeylerin ne ilgisi var?
salakça ve cinsiyetçi olmuş evet.

nedenini açıklayayım ticari tarafı olan ürünler/işler kadınlara yönelik pazarlanır. bu yemekten, mobilyaya, ayakkabıdan, elektrikli ürünlere, tatil fırsatlarından, eğitim kurs vs lere kadar böyledir. çünkü kadınlar hem hedef kitle hem de pazarlanan metanın kendisidirler. etrafta erkeklere nazaran daha çok kadını bu tip şeylere ikna olmuş, inanmış, satın almış olarak görüyorsan nedeni budur. bütün sistem zaten onlara yönelik, ya ne olacaktı?

senin konuna dönersek, hayatını değiştirmek istemiş olabilir,evet anlam katma ya da öğrenme/keşfetme araçlarından biri olabilir.


jimjim
(17.08.19)
günümüzde hâlâ erkeğin teklif etmesi bekleniyor. çıkma teklifinde de, evlilikte de bu böyle. kadın teklif edince erkeğe itici geliyor bu durum. belki 20 yaşındaki bir kadın için sıkıntı değil, ancak 38 yaşındaki bir kadın bekliyor. elbette kağıt üstünde ya da entelektüel bir tartışmada "yok hiç de öyle olmak sorunda değil" derim. ama bu reelde bence böyle.

38 yaşındaki kadının, bu bekleyişinin giderek sıkıntılı bir hal aldığını düşünüyorum. hayatında hiç evlenmeyi düşünmemiş ve zaten evlenmeyecek olanlar dışında, evlenmek isteyenler ya da "iyi bir aday çıkarsa olabilir" diyenler 40 yaşına yaklaşmışsa ve hâlâ bekarsa, bu özel hayatlarının yolunda gitmediğine dalalet.
erkek için aynısı geçerli değil. çünkü ülkemizde erkek teklif eden taraf, evlenebileceği kadının yaş skalası daha geniş, dolayısıyla daha çok insanla şansı var, ve hadi diyelim ki olmadı, görücü usulü denen bir nane var.

dediğin gibi, okumuş, master yapmış kadınlarda başlarda "ben hemen evlenmek istemiyorum" havası oluyor, mesleğini yapmaya başladıklarında da iş dünyasına adapte olmakla biraz daha vakit geçiriyorlar. bu esnada eğer hayatlarının aşklarını bulamadılarsa, sıkıntı başlıyor. arkadaşlarının çoğu evlenmiş, birçoğunun çocukları olmuş oluyor. bence bu acı verici bir durum. yani, evlenmeyi isteyen bir kadının, evli arkadaşlarının çocuklarına teker teker çeyrek takması.

ve gördüğüm kadarıyla bir süre sonra da, hayata küsmemek için farklı bakış açıları edinmeye başlıyorlar. örneğin, mal bir tanıdığın "evlensene kızım, yaşın geçiyor" demesi karşısında hazır bir mizah cevap veriyor ya da bir savunma şekli olarak "çocuk sahibi olanların dertlerini" bahane ederek istemediklerini söylüyorlar. insanlarla bu konuları konuşmak gittikçe sıkıntılı oluyor. Boşanan bir kadınla konuştuğunda ilk olarak "neyse hayırlısı olsun, ne olacak ki, boşanan binlerce insan var" gibi saçma laflar ederek teselliye girişenler vardır ya, aslında bu sözler o kişiye acımanın göstergesidir... evlilikle alakalı her konuşma da böyle oluyor. karşıdaki evlilikle alakalı konuşurken, karşıdakine destek olduğunu sanıyor, ancak 35 yaş üstü evlenmemiş kadın için bu bir eziyettir. karşıdakinin sana acıdığını görmektir. toplumumuzda genelde böyle.

bu fazlasıyla genelleme içeren ve cinsiyetçi görünümlü cevabımdan sonra, toparlamak açısından şunu demek isterim. 40 yaşına gelmiş bir kadının ömrü boyunca kesinlikle evlenmek istemediğini, tek başına ya da evlenmeyeceği sevgilisiyle gününü gün ettiğini, çocuk sahibi olmayı ömrü boyunca aklından bile geçirmediğini düşünüyor musun gerçekten? böyle ise, ruhani işlere sarmasının evlenmemiş olmasıyla alakası yok. ama evlenmeyi istemişse, ya da en azından "biri denk gelse evlenirdi, ama olmamış" ise, o kişi yaralıdır. 40 yaşına geldiğinizde daha özgüvenli, maddi açıdan daha rahat ve daha seçici hale gelen kadının, bundan sonra hayatının romantik prensini bulma ihtimali çok fazla değil çünkü. bu yaradan dolayı, "acı çekiyoruz ama aslında hayat çok güzel", "aldığımız her nefes bir mucize değil mi" "bundan daha iyi nasıl olur" sözlerine sığınır kadın.

not: kadınım, hemcinslerimi elbette seviyorum, ama duyuru kişisel bir platform, düşündüklerimi belirttim.


lovemyself
(17.08.19)
Tasavvufla meditasyonla ya da böyle manevi konularla ilgileniyorlarsa normal bu davranışları.
Bir tür arayış içindeler ve buldukları onlara iyi gelince ona sarıyorlar.
Kimseye zararları yok istediği gibi yaşasınlar. Kime ne, bize ne :)


Hayir cinsiyetci falan olmadi. Toplumda refleks olmus artik kapi gicirdasa cinsiyetci mi oldu diye tırsıyoruz.


Kuzenlerinde bir tuhaflik yok, kadinlar ilgi duyar boyle seylere genelde. Normal bunlar.
Burc yorumlari gibi, %99 kadinlar okur.


stavro
(17.08.19)
Salakça ve cinsiyetçi mi? Evet. Evlenmemiş bir kadın herhalde ne yapsa konu evlenmemiş olmasına bağlanacak. İnsanlar zaman zaman değişik şeylere merak duyabilir, ilgilenebilir, bu ruhani şeyler ya da sizin inanmadığınız bir şey olabilir. Kadınların genellikle bu konulara ilgisi daha fazladır. Kimse zarar görmüyorsa bunda kötü birşey yok, birşeylerle ilgilenmek her türlü insanı geliştirir ama arkalarından bu tarz alay maksatlı dedikodu yapmakta kötü birşey var.


mikro patlama
(17.08.19)
Salakça ve cinsiyetçi oldu +1

Kadın çalışanların çok fazla olduğu bir ortamda çalışıyorum. İşyerindeki kadınların 3 tanesi hariç diğer hepsi evli (yaklaşık 25-30 kadından bahsediyorum). Bu evli kadınların içinde yaşı 25 olan da var 45 olan da. Hemen hepsinin bıkmadan usanmadan saatlerce konuşabileceği konuların başında astroloji, din, iman, adak adamak, bir şeyler dilemek vs. geliyor. Bu gibi konular kadınların medeni halinden ve yaşından bağımsız olarak ilgilendiği konular. Ha hepsi böyle değil, ilgilenmeyen de var ama çoğunluk ilgileniyor işte napalım.

Evlenmemiş bir kadın kafasını kaşısa, “evlenememiş ya ondan kaşınıyor ;)))” diyeceksiniz yakında. Akıl fikir diliyorum size.


kadınlar nedense böyle şeylere çok anlam yüklüyor. falda aldatıldığı görülmüş diye kavga çıkaranlar da var.

ben burçları bile önemsemem. ama kız arkadaşlarla ne zaman bir araya gelsem bir burç muhabbeti dönüyor. öğrendiğim bilgilerle astrolog olmayı düşünüyorum.


Neill
(17.08.19)
35 yaşını geçmiş ve evlenmemiş olmalarıyla bu konunun ne alakası var anlayabilen arkadaşlardan ricam bana da anlatabilirler mi acaba?


rock n roll
(17.08.19)
Musluman ya da hristiyan olmak ne kadar mantikliysa bu da o kadar mantikli iste.

Olayin yasla veya medeni durumla alakasi nedir? 25 yasinda ve evli olsalar da bunu belirtecek miydin.

Tum bos beles tayfa toplanmis yalniz duyuru altina ya hahaha, illa her bilgisayara troll eklentisi kurduracaksiniz..


twq
(17.08.19)
bence bu kuzenlerinin ingilizceleri pek iyi degil?


ya da işlerinde rekabet yok, dolayisiyla isten cikarilma gibi hayatlarini altust edebilecek bir riske sahip degiller?

erkeklerde olmamasi ise, erkeklerin biraz daha realist ve hayata biraz daha acimasiz/kotumser gozle bakiyor olmasi. kadinlarsa bu konularda daha hayalperest oluyorlar.


cay sigara
(17.08.19)
cinsiyetçi değil, haklısınız, realite denen bir şey var.
stavro +1


güneyli çocuk
(17.08.19)
Kendi kuzenimi gördüm bir an bizdekinde İslami değerlere yönelme de vardı bir ara anne-babası hiç namaz kılmamasına rağmen o kılardı.


bartholomew87
(17.08.19)
%100 katiliyorum. 30+ yasindaki bekar kadin arkadaslarimda yazdığınız seyleri yapanlari ben de goruyorum. ayrıca kafayi kedilerle bozup kedi sahiplendirmeciligi yapanlar, veganliga saranlar da var.

cinsiyetcilik falan da yok.


tabudeviren
(17.08.19)
(1)

bildiğiniz burs veren vakıflar?

lisans için bildiğiniz, şu herkesin bildiği tev, çydd vs. değil de daha herkesin bilmediği, belki yerel vakıflar vs. var mı? odtü özelinde vakıflar biliyorsanız, mezunlar derneği hariç, onları da alabilirim. thnx.
lisans için bildiğiniz, şu herkesin bildiği tev, çydd vs. değil de daha herkesin bilmediği, belki yerel vakıflar vs. var mı? odtü özelinde vakıflar biliyorsanız, mezunlar derneği hariç, onları da alabilirim. thnx.
mehmed resad
(16.08.19)
yarsav


meldaras
(16.08.19)
(7)

Subaru vs Mercedes

Subaru Legacy, 125.000 km. 2011 model. Mercedes B150, 48.000 km 2009 Model, lpgli. Her ikisi de 77.500 TL.Tercihiniz ne olurdu?İnanılmaz şekilde Subaru Legacy'yi istiyorum. Lütfen aklınızdan geçenleri yazın.
Subaru Legacy, 125.000 km. 2011 model.
Mercedes B150, 48.000 km 2009 Model, lpgli.

Her ikisi de 77.500 TL.

Tercihiniz ne olurdu?

İnanılmaz şekilde Subaru Legacy'yi istiyorum. Lütfen aklınızdan geçenleri yazın.
flo
(16.08.19)
elbette merso


subaru hastasiyim daha dogrusu uzak dogu araclarini cok severim. ancak tavsiye etmiyorum bu modeli, mercedes benz'e ise zaten ayarim. em nefret ettigim marka.su linkteki elemani da cok eskiden beri severim ve takip ederi. dogru tanimlar dogru incelemeler yapmakta.
m.youtube.com
incelemediysen buyur izle.
ikisini de onermem.


dionisis
(16.08.19)
Elbette subaru çünkü japon. Ama 125 bin çok gibi. İyi bakıldıysa bile kronik sorunu olabilir araştırın.

Mercedes ise kilometresi ile göz dolduruyor. Model yılı ve b serisi olması ise eksi tabi. Ama bakım onarım parası düşündüğünüzde mercedes hep geride kalır. Yolda giderken turbosu patlayan bir c serisi kullandım mesela. Evlere şenlik. Aynı model bir arkadaşımda yandı yolda giderken. Yandı evet.


ozdek
(16.08.19)
merso 2009 model lpgli 48.000'de sen de inandın?

subaru


meldaras
(16.08.19)
48 binde b150 2009 model o fiyattan fazla eder. mercedes bakım kasko vs cebini deler.


mikahakkinen
(16.08.19)
bir kere kullanım amacı ve sınıfları farklı bir araba.

mercedes b150 bir minivan. c sınıfında, ford focus c-max, renault scenic gibi. illa minivan alacaksan b150 alman komik olur. sınıfında daha iyi seçenekler var.

subaru legacy, mercedes c serisi (d segmenti), bmw 3 serisi gibi araçlarla muadil. genelde sedan. ama abd'de çok popüler bir araç. boxer benzin ve dizel seçenekleri var. ama servis imkanı, yedek parça imkanı, türkiye'de güç. hele boxer dizelin ustası var mıdır bilmem.

-----

bu sebeple ikisi de değil diyerek oyumu kullanıyorum. 75 kağıda daha mantıklı tercihler yapılabilir.


rain when i die
(16.08.19)
Subaru diz coker tevbe ister Mercedes karsisinda.

Ha nerden kazanirsin kategoriden. DWID +1 diyorum bu noktada.

Simdi merco cu olarak soyluyorum sana bunu: o km o yil kandirmislar. Legacy al.


baldan kaymak
(17.08.19)
(2)

Göz doktoru var mı ? (tek cümlelik teknik soru)

"Sağ vizyon -0.50 x 180, sol vizyon -0.75x180 saptandı" Buradaki 180 ve -0.50 ne ifade ediyor?
"Sağ vizyon -0.50 x 180, sol vizyon -0.75x180 saptandı"

Buradaki 180 ve -0.50 ne ifade ediyor?
meldaras
(16.08.19)
miyopmuşum ama çok da deeel


meldaras
(16.08.19)
(11)

Nispeten yüksek puanlı bölümdense Odtü yazmak daha mantıklı değil mi?

Ben hukuk yazmıştım tercih yaparken. Keşke odtü’den herhangi bir bölüm yazsaydım. Önüm daha açık olurdu. Bir kere en önemlisi İngilizcen sağlam oluyor. Odtü matematik tutuyordu mesela. Kalifiye bir finansçı olabilirdim. Odtü iktisat da okul puanım daha yüksek olsa tutuyordu. Yada boğaziçi kimya fala
Ben hukuk yazmıştım tercih yaparken. Keşke odtü’den herhangi bir bölüm yazsaydım. Önüm daha açık olurdu. Bir kere en önemlisi İngilizcen sağlam oluyor. Odtü matematik tutuyordu mesela. Kalifiye bir finansçı olabilirdim. Odtü iktisat da okul puanım daha yüksek olsa tutuyordu. Yada boğaziçi kimya falan yazabilirdim. Yurtdışına çıkardım.

Ah ah :(
Hukuk da iyidir, hepsinin kendine göre dezavantajları var.
Bence hala geç değil 25ine kadar üni kaydı yapabilir insan


meldaras
(16.08.19)
Odtü matematiğin hukuka göre ne dezavantajı olabilir ki?
Çok daha iyi ing eğitimi
Daha iyi kampüs sosyal çevre
Daha iyi kariyer

Keşke hukuk iyidir yaa diye tercih yapmayıp odtü matematiği de düşünseydim.


odtü veya boğaziçine gitti. üni ismi en önemli şey. sana hep kapı açacak. ilerde 2. öğretim ve sadece sınavlara giderek de hukuk diploması alırsın bir yerden çok lazım olursa.


kelepir
(16.08.19)
@kelepir, 1.5 seneye mezunum.


hukuk yerine keşke şunu yazsaydım dediğin bölümleri bitirdiğinde en iyi ihtimalle kurumsal bir şirkette beyaz yakalı oluyorsun.
ingilizceyi de gözünde büyütme, elinin altında internet varken biraz sabırlı olup sistemli çalışarak çok kolay ilerletebilirsin ingilizceyi.


de jure
(16.08.19)
@de jure, kurumsal bir şirkette beyaz yaka olmanın neresi kötü ki? Çoğu avukat keşke öyle olsam diyordur bence. Her ne kadar ingilizce çalışsam da bir odtülüye erişmem zor. Bilkent kadar iyi ingilizcesi sonuçta.

@radyo, illa yurtdışı olsun diye şey etmedim de yurtdışı ihtimalim de olurdu yani.


Boğaziçi-Odtü elbette ülkenin en iyileri ama öyle düşündüğünüz gibi girdikten sonra her şey cepte gibi bir durum yok. Her mezunu dili iyi biliyor,harika da bir çevre ediniyor,yurt dışında ülke seçiyor gibi bir harikalar diyarı değil. Hukuk bölümüne emek vermişsiniz,1.5 seneniz kalmış,elinizdekinin kıymetini bilin. Başka biri de çıkıp matematik okuyup ne olacağım,hukuk okusam en azından işimin adı olurdu diyebilir. Yıllar önceki tercih seçimizle gereksiz bir hesaplaşmaya girip kendinizi yıpratmayın.


asteriks
(16.08.19)
Degil elbette. Fen edebiyat bolumleri hic mantikli falan degil. Her meslegin de kendine gore zorluklari var. Odtu iyi olabilir ama hukuk da tip gibi kendi icinde bi alan. Universiteni bi muhendislikteki kadar onemsemeyeceklerdir mesela. Odtu matematik okuyunca okuduktan sonra ne yapacagin bile belli degil. Kpssye gireceksen niye yurt disina cikacaksin, ozel sektorde calisacaksan nasil sivrileceksin digerlerinden veya akademide kalmaya calissan da bi referans bulabilecek misin?


cilekesgargi
(16.08.19)
Dünya 20 sene önceki dünya değil. Kampüs, araştırma ve iş anlamında ODTÜ'ye benzer imkanlar sunan çok sayıda üniversite var.

Yıllardır ODTÜ'nün kan kaybettirilmesine uğraşıldı ve başarıldı.

not: Yukarıda bahsettiğim üniversitelerin özgürlük anlamında ODTÜ'den çok uzak olduğunu belirtmek isterim.


renegade
(16.08.19)
asteriks+1

tip ile hukuk arasinda kalsaydin keske tip yazsaymissin derdim, ama diger ahsettigin branslara gore hukuk yazarak iyi yapmissin.


cooperr
(17.08.19)
@renegade, odtü nasıl kan kaybetti ki? Hala boğaziçiden sonra en iyi üniversite değil mi?


(3)

Bel Soğukluğu geçirmiş olanlara bir soru

bir cinsel ilişkimin sonrasında başlayan idrar yolunda yanma, kaşıntı ve penis ucunda ıslaklık şikayetiyle doktora başvurdum. şikayetlerim ve yapılan tam idrar tahlili neticesinde bel soğukluğu teşhisi koyularak antibiyotik tablet verildi. (idrar tahlili sonucu da: her alanda 18-20 lökosit ve 2-3 er
bir cinsel ilişkimin sonrasında başlayan idrar yolunda yanma, kaşıntı ve penis ucunda ıslaklık şikayetiyle doktora başvurdum. şikayetlerim ve yapılan tam idrar tahlili neticesinde bel soğukluğu teşhisi koyularak antibiyotik tablet verildi. (idrar tahlili sonucu da: her alanda 18-20 lökosit ve 2-3 eritrosit görüldü)

ilk kez bu tür bir hastalık başıma geliyor ve biraz araştırınca öğrendim ki bel soğukluğu yani gonore ile klamidya'nın yakınmaları birbirine benzermiş. ve net teşhis için idrar kanalından örnek alınarak, bunun sonucuna göre de en doğru tedavi şeklinin uygulanması gerektiğine yönelik bilgiler edindim.

lakin dediğim gibi, bana sadece bir idrar testiyle "bel soğukluğu" dendi. daha önce bel soğukluğu geçirmiş olanlara sorum şu; teşhiste size de sadece idrar tahlili mi yapılmıştı, yoksa idrar kanalından örnek alınmış mıydı?
norules
(16.08.19)
frengi kan testiyle de anlaşılır emin değilsen yaptır


meldaras
(16.08.19)
@meldaras zaten bu esnada frengi, hiv, hepatit kan tahlilleri de yapıldı, onlar temiz çıktı.


norules
(16.08.19)
Frengi sifilizdir, gonore (bel soğukluğu) ile karışmasın. Cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonun varsa idrar testinde enfeksiyonun olup olmadığı çıkar. Yakınmaların doğrultusunda da en yüksek ihtimal olan gonore için ilaç vermiş. Burada gonore mi klamidya mı ayrımı yapılmaz ek olarak klamidya için de ilaç verilebilir ama ek ilaç ek yan etkiler vs. Örnek kültüre gidip de etken orada üreyip de kesin sonuç gelene kadar ilaç vermeyeyim dersen hastalık ilerler, rutinde yapılmaz.

Yakınmaların geçmezse tekrar başvur.


glutamin
(16.08.19)
(28)

yakın akrabaya 50bin tl borç vermek

Yakın akrabanıza en erken 3 yıl sonra geri ödemeli 50bin tl faizsiz borç verir misiniz. Akrabanın geliri asgari ücret.
Yakın akrabanıza en erken 3 yıl sonra geri ödemeli 50bin tl faizsiz borç verir misiniz. Akrabanın geliri asgari ücret.
hezarfen
(16.08.19)
O para üç yıl sonra en en en iyi ihtimalle bu günün 25bin lirasına denk gelir. Akrabama 25k hibe ederim diyorsan ver.


mg3929
(16.08.19)
dovseler vermem


cedex
(16.08.19)
Eğer karşıdakinin ciddi bir sorunu varsa veririm. Ev filan alacak, düğün yapacaksa vermem.


valarmurgulis
(16.08.19)
Altın olarak verin.


O parayı geri almanın imkanı yok. Kendi deneyimlerimden biliyorum sürekli savsaklanacaktır. Kesinlikle vermem.


bahoho
(16.08.19)
Bu enflasyonda 3yil sonrasina??


stavro
(16.08.19)
Ne icin kullanacagina gore degisir. Eger kafama yatarsa hibe edebilirim. Kafama yatmazsa iki haftaya faiziyle geri getirecegim dese bile vermem.


hot potato
(16.08.19)
vermem. o para en iyi ihtimalle %15-20 değer kaybeder. en kötü ihtimalle %100'ü bile geçebilir. bu ekonomik durumda asgari ücretli akraba 10 bin lira borç bile ödeyemez.

ha param çoktur, yakın akrabama destek olmak istemişimdir, ALAMAYACAĞIM VARSAYIMIYLA verir ve "ne kadarını geri öderse kârdır" diye düşünürüm. o şekilde olur. onun dışında "borç canım, nasılsa geri verecek" diye verilecek bir borç değil bu. ödeme ihtimali %10 falan olsa gerek.


der meister
(16.08.19)
verdiğinde hibe olarak ver, geri gelirse mutlu olursun.


nuisance
(16.08.19)
hangi ürünü satınalacaksa o miktarla ona oranlayıp verebilirsin bence.

misal ev alacaksa ve vereceğin rakam evin %25 oranıysa günü geldiğinde yine aynı şekilde aynı yaşta bi evin %25'i kadarını talep etmelisin. o senin paran üzerinden enflasyon dolayısıyla alacağı araba, ev vs. den kazanç sağlarken sen sürekli anaparandan fedakarlık ediyo olacaksın diğer haliyle.


laragofret
(16.08.19)
hem parayı alamazsın üstelik bozuşursunuz. 10 k hibe edeyim de daha mantıklı.


prizmatik
(16.08.19)
Tamamen güveniyorsam, çarçur etmeyeceğini bilirsem, ailevi bir sebeple istiyorsa ve hesabını kitabını bilen biriyse elbette^^


blue serenity
(16.08.19)
size kuzenim diyebilirmiyim ?
benim kuzenlerimin hepsi ben çocukken ölmüş :)


Borç verdikten sonra parayı alamadığım için aram bozulacağına borç vermediğim için aram bozulsun. Asla vermem.


Bu tip borçlar kesinlikle gelmiyor çok istiyorsa kredi ceker banka vermez gerci. Bankanın vermediği kişiye borç vermekle rulette tum parayı sıfıra basmak arasında fark yok


ZetaStar1903
(16.08.19)
allah adaleti , iyiligi , yakin akrabaya yardim etmeyi emreder. azginligi ve fuhusu yasaklar. allah dusunup tutasiniz diye ogut veriyor...

bugunden aklimda kalmis.


catch
(16.08.19)
Asgari ücret ile sadece hayatta kalınabilir. 3 yılda 50 bin tl biriktiremez


efruz
(16.08.19)
+1 altın olarak veririm.


false pretension
(16.08.19)
vermem çünkü bende de yok ama olsaydı ve beni zor durumda bırakmayacaksa verebilirdim. samimiyetine ve kendisinin ne amaçla bu paraya ihtiyacı olduğuna göre değişir.

altın ederinden vermeyi teklif ederdim ancak ödeyemeyeceğini düşünürek verirdim.


biseysorcaktim
(16.08.19)
Parayı bir başkasına olan altın borcunu ödemek için istiyor. Altın veya dolar borç almak istemiyor. Ben ilk duyduğumda borç veren olursa bana da haber ver dedim ne diyim.


hezarfen
(16.08.19)
geri alamamam halinde hayatımda bir şey değişmeyecekse ve bu durum ilişkimi bozmayacaksa, bir de yardımcı olmak istediğim biriyse verirdim.


blatta hiberna
(16.08.19)
Asla


Delay Fuze
(16.08.19)
bundan 20 sene kadar önce annemden 6 tane kalın bilezik borç almıştı akrabalar, şehrin merkezinden epey uzak bir ilçede kendileri inşaat yapmak için. altın tabi uçtu gitti. o borcu ödeyene kadar götleri çıktı. tl borç alınmaz verilmez. paramız pul oldu artık.


hemsta
(16.08.19)
annem ve babamdan başka birine borç vermem. senet menet imzalattırsam da vermem.


rain when i die
(16.08.19)
Yakın akraba ya da arkadaş, ödeme zorluğu çekecek olan kişiye borç verilmez. Paran çoksa hibe verirsin, borç sadece aranızı bozar.

Değil 50, 100 bin borç vereceğim akrabam da var. Ama zaten 3 sene sonra vermek için istemez, acil nakite sıkışmıştır diğer menkullerini bozup zarar etmek istememiştir. Bir iki haftalığına, en kötü ay sonuna kadar ister o borcu ben de veririm.

Ama asgari ücretle geçinen, hatta başkasına olan borcunu ödemek için borç isteyen adam istese de geri ödeyemez.

Böyle bir akrabam istese, 50 bin benim bütçeme göre hibe edilmek için şu an büyük para. İhtiyacı 10 bin olsa hibe ederim, ama 50 bin ihtiyacı varsa 10 bin de hibe etmem çünkü hem işine yaramaz hem o parayı da piç eder.

Hastalık vardır, o başka.


John Bloor
(17.08.19)
Ey param, seni vereyim de mi kötü olayım, vermeyeyim de mi kötü olayim demişler :)

Borçla borç ödeme sarmalına girmiş birine borç verilmez. Kaldı ki ozellikle tl ve faizsiz demiş, suraya doğru uzaniveriyim mi bir de dedin mi?


borç vermenin prensibi şudur benim için:
Bu para bana geri gelmez ise koyar mı koymaz mı.
Koyacaksa babam dahi olsa vermem.


The_Lollok
(17.08.19)
(16)

Ne zaman kötü hissetsem tepede dolunay.

Kendimi ne zaman depresif ve kötü hissetsem gökyüzüne bakıyorum, hop tepede dolunay. Söylenildiği gibi gerçekten bi etkisi oluyor mu sizde de?
Kendimi ne zaman depresif ve kötü hissetsem gökyüzüne bakıyorum, hop tepede dolunay. Söylenildiği gibi gerçekten bi etkisi oluyor mu sizde de?
msb
(15.08.19)
Hayır algıda seçicilik yapıyorsun. Olan bundan ibaret


marsargo
(15.08.19)
kocacım sen misin???

benim bey de öyle, ne zaman surat düşse bil ki dolunay var. sanırsın öyle fecaat şeylerin hepsi aynı anda oldu ki, öldük bittik mahvolduk.


halanne
(15.08.19)
Bir de yengeç burcu ol tam olsun...


kisa
(15.08.19)
etkisi var


meldaras
(15.08.19)
Valla bende de öyle, yüzüm düşüyor her şey karanlık. Sonra fark ediyorum ki dolunay var. Bilmiyorum belki herkesi aynı oranda etkilemiyordur.


msb
(15.08.19)
@kısa, yükselenim yengeç, burcum oğlak.


msb
(15.08.19)
dolunay olduğuna emin miyiz? şimdi baktım tam dolunay yılda 12 kez görülüyormuş. eğer yılda 12 kez depresif ve kötü hissediyorsanız muayyen gününüze filan denk geliyor olabilir :)

yok gördüğünüz tam dolunay değil de ucu azıcık kapalı filan ama dolunaya benziyorsa bu zaten yılın nerdeyse 3/8'inde böyle.


aziz dostum jack
(15.08.19)
Yok tam dolunay, böyle tabak gibi bembeyaz :)

Erkeğim bu arada :)


msb
(15.08.19)
ahahaha benim bey de yengeç, yükseleni terazi galiba. işin tuhafı ben de yengecim ama yükselenim akrep. hiiiç etkilenmem dolunaydan hilalden falan. demek ki yükselenle alakalıymış :/ (inanmıyorum ya neyse)


halanne
(15.08.19)
Burada dolunay gipgirmizi. Gorunce musmutlu oldum. Bende dinginlik var. O his size mahsus. :)


dont eat me
(15.08.19)
olmuyor çünkü dolunay falan umurumda değil. "aa dolunay geldi merkür gitti bıdı bıdı" diyenlere "hee öyle miymiş?" diyorum. canımı daha somut şeyler sıkıyor. canım sıkıldığında genellikle sebebini biliyor oluyorum. ya da canımı sıkan ama kontrol edemediğim somut şeyleri çük kadarcık merkür'e veya ay'a yormuyorum.


Kadinsan pms donemin denk geliyo olabilir mi tesadufen? Bu adetler ay takvimine gore oluyomus ya, ya da ben mi yanlis biliyom?


beriberi
(15.08.19)
Benide feci etkiliyor hatta dolunay zamanı keske kimseyle konusmasam diyorum .


brnbrs
(16.08.19)
Tonlarca suyu etkiliyor ama insanlari degil, zaten dolunay psm iliskisi de yok. Insanin sadece kendisi var, cevre yok doğa yok, diger gezegenler yok. Insan ve yine insan var.
Lütfen doğa, evren, insan iliskilerini gozardi etmeyin.


rn
(16.08.19)
@rn ne alakası var yahu, sözelci misiniz kuzum?

gelgit dediğiniz gayet somut bilimsel bir şey, bu mantıkla herhangi bir yerde yaşanan bir doğa kanunun dünyaya etkisinin görüldüğü bir olayın da (deprem gibi) sizin üzerinizde bir etkisi olması gerekiyor mesela.


aziz dostum jack
(16.08.19)
@rn kuzum sokakta yanınızdan geçen amcanın newton bazında sizin üzerinizde aydan ve merkürden daha çok etkisi var. Yaşam koçları yerine gerçek fizik okumanızı tavsiye ederim.


necron
(16.08.19)
(5)

İstanbul'a çok uzak olmayan 2 günlük tatil

perşembe cuma kalıp cumartesi dönmelik,çift olarak gidip denize girip sahilde bira patates yapıp akşamları da rakı balığa bağlayabileceğimiz neresi var?arabayla max 3-4 saatten daha fazla yol olmazsa iyi olur.
perşembe cuma kalıp cumartesi dönmelik,
çift olarak gidip denize girip sahilde bira patates yapıp akşamları da rakı balığa bağlayabileceğimiz neresi var?

arabayla max 3-4 saatten daha fazla yol olmazsa iyi olur.
plum
(14.08.19)
İğneada olabilir. 3 saat falan. Tabi Karadeniz olduğu için, denizin durumu hakkında garanti veremem ama onun dışında minicik, güzel bir yer. Rakı balık, bira patates istemediğiniz kadar yaparsınız.


Enez ya da erikli. Daha yakın olsun derseniz şarköy de fena değildir


lunatum
(14.08.19)
(bkz: şarköy )


meldaras
(14.08.19)
iğneada +1


livaist
(14.08.19)
Yalova tatilpark


windows95
(14.08.19)
(14)

İfşa ifşa diye nicesine sarıldım

https://eksiup.com/p/j977256f5j6kEn günahsızınız başlasın
eksiup.com

En günahsızınız başlasın
levpontryagin
(13.08.19)
Abi yaş kaç? 22 yaş üniversite 2-3’e giden kızların hayvan gibi kesiklerini almaya başladın mı yavaştan. Umarım ben de bu şekil yaşlanırım. Rispek.


Deathrow
(13.08.19)
bi barış falay havası var hafiften. karakteristik bir yüz.


heidi'nin dedesi
(13.08.19)
Benim sevgilim yokken niye göremiyoruz bunları :(


kör itin uğramadığı yerde kamulaştırılma yapılıp millet zengin edilmiş de kendi tarlasına gelince kamulaştırma bitmiş köylü gibi bakmışsın. cinsiyet belirtseydin girip bakmazdım kusura bakma.


meldaras
(13.08.19)
Demedi deme, kezban paratoneri olur bu ifşa (:


Hmmm döşü gıllı ^^


astrid
(13.08.19)
bence gideri var.


hot potato
(13.08.19)
9.5/10


glutamin
(13.08.19)
Yanlış anlama ama kızları üzen pij kokusu geliyor fotodan :)


Nuri Alço’nun gençliği. Gazoza dikkat kızlar :(


'
(13.08.19)
erkeğim ama veririm


egokalp
(13.08.19)
gözler çok güzel. yaş 35 galiba.


ilk defa bir ifsaya yorum yapiyorum,
masallah, allah sahibinize bagislasin :)


wow! good lord....


sonsuz
(14.08.19)
(2)

Üniversite topluluğuna konferans davetlisi

Merhaba, genç girişimciler isimli bir topluluğun başkanıyım. Her yıl iki veya üç konferansla dönemi bitiriyoruz. Bu dönem kimleri davet etmeliyim? Yazın çoğu firmaya mail gönderdim ve olumsuz dönüş aldım. Erhan Erkut'u davet etmeyi düşündük en son skype ile görüşme yapacağını söyledi. Öneride buluna
Merhaba, genç girişimciler isimli bir topluluğun başkanıyım. Her yıl iki veya üç konferansla dönemi bitiriyoruz. Bu dönem kimleri davet etmeliyim? Yazın çoğu firmaya mail gönderdim ve olumsuz dönüş aldım. Erhan Erkut'u davet etmeyi düşündük en son skype ile görüşme yapacağını söyledi. Öneride bulunacağınız kişiler ya da firmalar var mıdır?
caffeinecontent
(13.08.19)
sosyal girişimcileri davet edebilirsin memnuniyetle gelirler
fütürist derneğinden birilerini davet edebilirsin


meldaras
(13.08.19)
Teşekkür ederim, araştıracağım.


caffeinecontent
(13.08.19)
(12)

Bilgisayar mühendisliği öğrencileri yanında/okula laptop taşıyor mu?

Ona göre çanta alacağım, yeni başlayacağım. İhtiyacım olacak şeyler nelerdir? Hangi konularda hazırlıklı olmalıyım?
Ona göre çanta alacağım, yeni başlayacağım. İhtiyacım olacak şeyler nelerdir? Hangi konularda hazırlıklı olmalıyım?
stormborn
(13.08.19)
Sirt çantası şeklinde olan laptop çantalarından al. Çok ihtiyacın olacak.

Ilk sene belki her gün lazım olmaz ama sonraki seneler her gün taşınıyor illaki dersiydi ödeviydi diye.


kaptan maydanoz
(13.08.19)
Elektrik mühendisliğindeyken bile her gün taşıdım


iyi bi bilgisayar al lazım cunku


meldaras
(13.08.19)
Sırt çantası artı bir


cedex
(13.08.19)
Gaza gelip valizimsi bir sirt cantasi alma tabi. Cantanin kendi agirligi yuk olmasin.


hot potato
(13.08.19)
Başka ihtiyacım olacak mı? Yüklemem gereken programlar, mikrofon, kulaklık falan?


stormborn
(13.08.19)
mikrofonlu kulaklik herkese lazim. ofis programlari olsun bilgisayarinda.

baska programlari bilmiyorum, bilgisayar muhendisi degilim.


hot potato
(13.08.19)
İlk sene zaten birer tane programlama dersin olur. İyi bir universitede kendi bilgisayarin olmasa bile olur lab.da halledersin ama sonraki yillar yanindan ayrilmayacak.
Hafif canta +1
Programlar okul mufredatina gore degisir


cilekli pasta
(13.08.19)
bana çok nadir lazım oldu. ders sırasında not almaktan dersi takip etmekten bilgisayara ihtiyacım olmuyordu. lab derslerinde zaten lab da bilgisayar bulunuyor. arada sunum için gerekli oluyordu o kadar. ama sen yine de al tabi, götüreceğin zaman olacaktır.


amour fou
(13.08.19)
ilk sene genel dersler ve introduction tarzı dersler olur, hemen gaza gelip para harcamaya yer aramayın.


nuisance
(13.08.19)
nuisance: Hesap yapıp, biriktirip hazırlıklı olacağım sadece. Why so bitter?


stormborn
(13.08.19)
hdd si ssd olsun.
yoksa getir götür taşırken bozma riskin var


(5)

tissot marka otomatik saat su alıyor

selamlar,elimde tissot marka otomatik saat var. 2013'te ikinci el olarak aldığım bu saati, son bir yıl rutubetli bir yerde kullandım ve saatin içinde sıvı kabarcıklar oluştu. saat çalışıyor, herhangi bir sıkıntısı yok. ancak bunu gördükten sonra saati kaldırdım bir köşeye koydum.şimdi sorum şu: ista
selamlar,

elimde tissot marka otomatik saat var. 2013'te ikinci el olarak aldığım bu saati, son bir yıl rutubetli bir yerde kullandım ve saatin içinde sıvı kabarcıklar oluştu. saat çalışıyor, herhangi bir sıkıntısı yok. ancak bunu gördükten sonra saati kaldırdım bir köşeye koydum.

şimdi sorum şu: istanbul'da bu saati gösterebileceğim güvenli ve işini iyi yapan saatçi öneriniz var mıdır?

teşekkürler.
avianthem
(13.08.19)
saatçiler çarşısı var eminönü tarafında bir yerlerde, oraya bir sor derim.


selam
(13.08.19)
tissotların hepsi 23-25m waterproof, sahte bence seninkisi


meldaras
(13.08.19)
Bence de orjinal değildir


efruz
(13.08.19)
orijinal seiko 5 vardı bende. 1 sene sonra su geçirmeye başladı senin dediğin gibi, daha doğrusu buhar oluşuyordu içinde. garantiden değiştim yenisi geldi, yeni gelen de 1 sene sonra aynı şekilde su almaya başladı. en sonunda ücret iadesi aldım. amazon.de'den almıştım elbette


burya
(13.08.19)
saat orijinal, ondan eminiz.

su almıyor zaten. yıllarca havuza da girdim, duşa da girdim bu saatle. su almadı, hiçbir sıkıntı olmadı. burya'nın dediği gibi, buhar oluştu içinde.

bi gidip göstereceğim bakalım.


avianthem
(13.08.19)
(7)

Ütü suyu nedir ve nasıl kullanilir

Evin suyu kireçli ve ütüye zarar verir diye markette ütü suyu gördüm ve hemen aldim ama sonra baktım ki 1 lt olmayan şey 6-7 lira. 1.5 litre su 90 kurusken bu meret niye bu kadar pahalı ve ne özelliği var? Neyi kaçırdım?
Evin suyu kireçli ve ütüye zarar verir diye markette ütü suyu gördüm ve hemen aldim ama sonra baktım ki 1 lt olmayan şey 6-7 lira. 1.5 litre su 90 kurusken bu meret niye bu kadar pahalı ve ne özelliği var? Neyi kaçırdım?
all girls dream
(13.08.19)
bahsettigin suyun icerigini bilmiyorum ama annem yagmur suyu kullaniyordu. balkona ufak bir yogurt kabi koyup oradan kullaniyordu.


seksli harf
(13.08.19)
cok gereksiz bri sey,

illa ki kirecleniyor ve sirkeli su ile belli araliklarla calistirirsan kirecler temizleniyor

cesme suyu kullaniyoruz ve 20+ yildir ayni utuyu kullaniyoruz (tefal)


exlibris
(13.08.19)
Çok yumuşak ya da saf sudur muhtemelen. Bizde standart çaydanlıkta kaynayıp soğumuş içme suyunu kullanmak.

Klimalardan akan su ya da kurutma makinesi/nem alma cihazı gibi su biriktiren cihazlardaki sular da kullanılabilir.


kobuzchu kiz
(13.08.19)
Klima suyu +1. Araç için de en iyisi klima suyu diyorlar.


the coon
(13.08.19)
bu meretin içinde klor yok taş yok kum yok partikül yok
saf su


meldaras
(13.08.19)
Içme suyunda var mı bu saydıklariniz?
Ondan kat kat pahalı?


all girls dream
(13.08.19)
tabii ki var ne sanıyorsun


meldaras
(14.08.19)
(25)

Nuri Bilge Ceylan’ın abartıldığını düşünüyor musunuz?

Özgün olmadığı konusu tartışmasız bir şekilde delilleriyle ortada olan, ilk 5 filminin hiçbirinde ses getirmemiş, ülkedeki sinema alanındaki boşluğun içinde parıldayabilen biri olarak görüyorum kendisini. Kötü, başarısız demiyorum. Türk sinemasında şu an daha iyisi yok belki. Ama abartılıyor işte. D
Özgün olmadığı konusu tartışmasız bir şekilde delilleriyle ortada olan, ilk 5 filminin hiçbirinde ses getirmemiş, ülkedeki sinema alanındaki boşluğun içinde parıldayabilen biri olarak görüyorum kendisini.

Kötü, başarısız demiyorum. Türk sinemasında şu an daha iyisi yok belki. Ama abartılıyor işte. Düzülen övgülerin altını biraz karıştırdığınızda boşluklar bulduğunuz askerleri de her yerde yılmaz bir savunucusu kesiliyor kendisinin. Ortaya somut argümanlar koyunca da kem küm ediyorlar.

Amacım kayıtsız şartsız yermek de övmek de değil; sadece soruyorum.
levent bilgen
(13.08.19)
abartilip abartilmadigini bilemiyorum, bu isler fazlasiyla networkingle de alakali cunku ama 2000'li yillarin basinda ozellikle gormezden gelindigini ve desteklenmedigini, yok gibi kabul edildigini dusunuyorum daha cok. illa pohpohlanmasi da gerekmiyor elbette ama adam vardi ve filmleri guzeldi ve Uzak odul aldiginda o donemde haberlere bile cikmamisti yanlis hatirlamiyorsam.


kassiopeia
(13.08.19)
iyi de güzel kardeşim, uluslararası alanda da saygınlığı var bu adamın, yani hadi biz abartıyoruz da dünya neden abartıyor? onca yabancı sinema eleştirmeni, cannes jürisi falan görmüyor mu senin gördüğünü?

bir ara senaryo yazma işine heveslenmiştim ve şunu anladım ki dünyadaki en zor şeylerden biri, evrensel olanı yerel olana yedirerek anlatabilmek. mesela varoluşçu bir meseleyi felsefi bir metinle anlatmak çok zor iş değil ama bunu işin içine savcıyı, muhtarı, polisi falan sokarak gündelik hayatın akışı içine yedirerek anlatmak çok ama çok zor bir şey. zaten zor olduğu için mesela hakan günday gibi adamlar kurgusal ortamları tercih ederler, yani ortamı kendi kurgularına göre eğip bükerler, bu yüzden de ortaya yer yer fantastik öğeler çıkar. ama sen varoluşçu kaygıyı köyündeki yaşam üzerinden anlatabiliyorsan, işte o zaman sen olmuşsun demektir. tabi bu benim gördüğüm yelpazenin sadece bir çentiği, daha işin teknik boyutu var ki oraya dair fikrim bile yok.


night train
(13.08.19)
biz kimiz ki?
cevap düşünmüyorum.


meldaras
(13.08.19)
@levent bilgen Bize seyrettiğin ve iyi olduğunu düşündüğün son iki filmi yazar mısın?


silver apple
(13.08.19)
Abartıldığını kesinlikle düşünmüyorum. Hatta çok daha iyi bir noktada olmalıydı.


@night train Sevgili dostum bu dediğin özelliklerin daha fazlasına sahip 10 tane yönetmeni bir çırpıda sayarım sana ya. Birkaç dakika verirsen 30 kişilik liste sunarım sana. Dünyada ne yönetmenler ne sinemacılar var. Cannes jürisi son filmine küçük, sembolik bir ödül bile vermedi üstelik. O dediğin eleştirmenler Burning diye son yılların en ovverated filmini yıldız tablolarında 1. yaptılar, göklere çıkardılar. O film de ödül almadan döndü. Bunlar izafî çerçeveler.

@meldaras Siz kimsiniz bilmiyorum ama ben iyi niyetle, adîlane bir şekilde ve rasyonel verilerle istediğim gibi tayin ederim NBC’yi de Haneke’yi de Tarkovsky’i de.

Putlaştıran, kayıtsız şartsız kutsayan, kendini peşinen aşağıda konumlayan, seyirci olarak özsaygısını yitirmiş biri olmanız sizi bağlar.

@silver apple Yazmam. Ben somut deliller, rasyonel veriler diyorum. Tarafsız ve adîlane bir yaklaşım diyorum, ikinci cümlede ad homineme başlıyorsun. Benim en sevdiğim film Maskeli Beşler de olsa bu NBC ile ilgili gerçekleri değiştirmez. Üstelik kötü demiyorum, yokluğun içinde ABARTILIYOR diyorum.


levent bilgen
(13.08.19)
Abartıldığı falan yok. Hatta underrated. Yoldan 10 adam çevir 9u bilmiyor NBC yi. Bizde sadece entel ahaha 5 saat film izlenir mi o aq şeklinde biliyor bilen de.

Bir zamanlar Anadolu'da izledigim en iyi 5 film arasına girer. Diyaloglar o kadar gerçekçi ki. O ortamda yaşayan bilir o diyalogların gerçekçiliğini. Oyunculuk zaten harika.

NBC yi eleştirenler genelde köylü olmasından dolayı eleştiriyor bence. Ama köylü olmasa bu kasaba yaşamını, Anadolu'yu bu kadar gerçekçi bu kadar net anlatamazdı. Diyaloglar iyice bayağı olurdu. Köy yaşamından çıkıp böyle bir yere gelmesi insanlara batıyor nedense. Ama son filmde bayağı diyaloglar, laf olsun diye olan seyler var maalesef.


westblack
(13.08.19)
Söz konusu sanat olunca ortaya nasıl somut kanıt, rasyonel veri koyuyor ve bundan "daha iyi" 30 isim bir çırpıda koyuyorsun ben onu anlamadım. Senin izleyip alamadığın zevki başkaları alıyorsa buna nasıl itiraz edebilirsin ki?

Ben nbc filmlerini izlemeye dayanamıyorum mesela, bana da hitap etmiyor ama sırf bir zamanlar anadolu'danın sinematografisi bile saygı duymaya yetiyor.

Özgünlük konusu da tartışmalı. Zvyagintsev izledin mi bilmiyorum, günümüz tarkovsky'si ünvanı birine verilecekse ben ona veririm. Ama nbc'nin tarkovskyvari üsluba yaklaşımı zvyagintsev'inkinden de ayrılıyor. Hiçbir şey katmadan direkt kopyaladığını düşünmek çok amatörce olur.

www.filmloverss.com


Bruce
(13.08.19)
abartiliyor olup olmadigi rasyonel bir bicimde kanitlanamaz. mesela bu burning filminden bahsetmissiniz, izlerken nefret ettim fakat haftalardir hala aklimdan cikmis degil. simdi bu film iyi miydi, yoksa kotu muydu? abartilmis miydi? bilmiyorum gercekten.

ozgun olmadigi konusuna gelirsek, ben oldukca ozgun oldugunu dusunuyorum. isterse bir filminin yarisi baska bir filmin birebir ayni cekimleri olsun. onu kendi filminde nasil kullandigi onemli. bu konuda da oldukca basarili, "caldigi" hicbir sey egreti durmuyor. ornegin tarantinonun butun filmleri iyi kotu calintilardan olusuyor, bu tarantinonun degerini azaltiyor mu? bazi yonetmenler buyuk yeniliklerle algimizi genisletirken bazilari da halihazirda bulunanlari farkli yorumlayarak bunu yapiyor. ozgunluk nbc'ye saldirilacak son noktalardan birisi bence.

mesela son filmi biraz kendini begenmislikle, gereksizliklerle kavruluydu. fakat anlatilan hikayeyle paralel dusunuldugunde bence bunlar bilincli secimlerdi.

fakat ulkedeki sinemasal boslugun icinde parliyor oldugu bir gercek. bu yuzden bu kadar goze batiyor, cunku onun kalibresinde baska kimse yok. eger olsaydi bu kadar parliyor olmayacakti ama bu onun abartildigini gostermiyor, sadece bizim sinema sektorumuzun kotulugunu gosteriyor.


yasli ateist
(13.08.19)
düşünmüyorum. bana göre somut veriler: altın palmiye’nin kazanılması ve ahlat ağacı’nın cannes gösteriminde 15dk ayakta alkışlanması. sizin ilk paragrafta yazdıklarınız sanki burada subjektif olan.

zaten şu anda ülkede belki en iyisi yazmışsınız. e hal böyleyken fazladan nasıl bir abartıya uğruyor? hiç mi hatası, kusuru bulunmasın ‘abartılıyor’ olarak değerlendirmemeniz için?


absel
(13.08.19)
Underrated+1

Ana fikrimi baştan söyleyim: Bir kaşık, kaşık olma görevini yerine doğru dürüst getiriyor mu sen ona bak.

Özgünlük mutlak anlamda mümkün değil ki. Bütün sanatçılar çeşitli tekniklerle özgün olmadıklarını gizleyip duruyorlar. Kimi de dikkati tekniğe o kadar çekiyor ki sen yine iyiler hep kazanır temalı bir hikaye dediğini umursamıyorsun.

Ben her zaman öz’e bakıyorum ondan beğeniyorum Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerini. Fikrini, temasını bana aktarabiliyor.

Edebiyatta da bugüne kadar üretilmiş bütün eserleri ortaya koyup temalarına göre ayırdığın zaman temelde 16-20 tema var başka çeşit yok. Hadi bunlardan başka özgün bir tema ortaya koysun biri...

Sanat eserini eleştirirken biraz da eserin potansiyeline ne kadar ulaştığına bakmak gerekir.

Yani bir eser bariz sorunları bile çözmeden rastgele mi ortaya çıkmış? Yoksa sanatçı amaçladığını olması gerektiği gibi gerçekleştirmiş mi?

Kış uykusu mesela bu anlamda(her ne kadar çehov adaptasyonu karakterler olsa da) bence gayet özgün bir eserdir.

Sanatçılar yaşarken kıymetlerini bilmek lazım. İzleyici olarak da neyi neden beğendiğimizi veya beğenmediğimizi bilmemiz lazım.


marsargo
(13.08.19)
levent bilgen tamam, abartıldığını düşünmüyorum.


silver apple
(13.08.19)
Bence iyi bir yönetmen abartılmıyor. Filmlerini izleyince bu toprakların sesini duyuyorum ben. Çok iyi yansıtıyor Türk insanını.

İzleyip iyi bulduğum son filmleri de söyleyeyim: gaspar noe' nin climax'i. Diğeri ise nuri'nin ahlat ağacı. Ondan önce de alive izlemişim o da fena değildi.


Eleştiri getirmek gerekse ben ahlat ağacındaki oyunculuğu biraz tutuk buldum mesela. Daha iyi bir oyunculuk senaryoyu potansiyeline ulaştırırmış.

Buna karşılık bütçeye uyar mıydı? Ya da daha iyi cast o anda mümkün müydü? Bilmediğimiz çok şey var. Buldukları imkanlarla ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarına eminim.

Mükemmelliyetçi olmak bazen bazı şeylerin başlamadan bitmesine ya da bazı şeylerin tadından mahrum kalmamıza sebep olabiliyor. Hiç izleyememektense şu halinde izlediğime memnunum.


marsargo
(13.08.19)
genellikle avrupa ve uzakdoğu sinemasına meyilli olup türk filmlerinin senaryolarını feci vasat bulan birisiyim..
"bir zamanlar anadoluda" ve "ahlat ağacı" filmlerini beğendim ikişer defa izledim..

"kış uykusu" filmini de izledim ama beğenmedim çünkü her yapımda haluk bilginer'i görmekten gına geldi..


strobist
(13.08.19)
Birakin abartilmayi olmasi gerekenden az bile saygi goruyor. Son donemde bayagi elestirildigi Ahlat agaci filmi bile mukemmeldi bana gore


turkuaz
(13.08.19)
@Bruce “Varoluşçu bir meseleyi felsefi bir metinle anlatacak” düzeyinin çıta olarak üstünde olan ve kendisinden çok daha yetkin 30 isim diyorum. Rasyonel verileri de özgünlük konusundaki ortak cevaptan okursun. Loveless ve Leviathan filmlerini izledim Zvyagintsev’in. Ben “günümüzün Tarkovsky’si” şeklinde bir yaklaşımı sinemacıyı yücelten değil, aşağılayan bir tavır olarak görüyorum. Tarkovsky’nin ötesine gidememiş, kendi filozofisi olmayan, özenen, öykünen çapsız bir kopyacı imgesi beliriyor zihnimde. Zvyagintsev bence çok özel bir yönetmen ve Tarkovsky’le ikisi apayrı iki kişi benim gözümde.

@yasli ateist Bir filmin niteliği aklında kalmasıyla değil “geride ne bıraktığı” sorusuyla ölçülür bence. Burning’le ilgili sayfalarca yorum, eleştiri yazısı, video, vlog izledim ve SADECE TEK BİR TANESİ BİLE filmin ne anlattığı ne anlama geldiğiyle ilgili dört başı mamur birkaç cümle söyleyebilmiş değil. Metafor vs. gibi kavramları ortalama seyirci çok ucuz şekilde harcıyor.

@absel Cannes Film Festivali hakkında ne ölçekte bilgiye sahipsiniz bilmiyorum ama o 15 dakikalık dediğiniz alkış Cannes'da bir çeşit kültür ve ritüel. "Her film" bittiğinde uzun uzun dakikalarca alkışlıyorlar. Yine galalarda salona girişte yine uzun uzun alkışlar var. Youtube onlarca örneği var. İnsanlar bunu bilmediği için sanki NBC'ye özel bir takdir alkışı zannediyor ama öyle bir şey yok.

@marsargo Birçok konuda ortak görüşteyiz. Siz öyküsel arketipleri söylüyorsunuz. Bunlar kaçınılmaz şekilde ortaktır zaten. Ama tutup da çekim açısından rüzgar sesine, ordan renk paletine, ordan metinsel yaklaşımlara kantarın topuzunu kaçıran bir kopyacılık varsa bunun özgünlükle uzaktan yakından alakası olamaz. Bütçe konusuna gelirsek bakanlıktan 2 milyon tl gibi rekor bir destekle, ayrıca 8 ortak yapımcıyla ve de Kale grubu sponsorluğuyla oyuncuyu bütçe dolayısıyla seçememe gibi bir durum olamaz.

Özgünlük konusunda herkese az biraz “rasyonel veri” sunayım. Şu an aklıma gelenler bunlar, izlerken ince ince çağrıştırıp fark ettiklerimi yazmıyorum bile. Hakkaniyetli bir şekilde ölçün tartın bakalım:

1) www.youtube.com Yorumlarda kimse kulp bulamamış. Hatta biri müstehzi bir şekilde "Bach büyük insan" deyip konuyu kapatmış. Allah aşkına ne özgünlüğü yahu? Siz ilham almadan bahsediyorsunuz. İlham almak, özenmek, taklit etmek çok, çok ayrı şeyler. Çekim açısı, kadraj, mekan, renk, nesneler bile aynı yahu? Duyguyu ya da felsefeyi alıp farklı nesneler ve mekanlarla yorumlasa sizin dediğiniz olur ve görmezden gelinebilir.

2) Adamın "Dünyayı Çehov'un filtresinden görüyorum" diye demeci var. Siz tutmuş özgünlük diyorsunuz. Çehov değil sadece. Tarkovsky de değil. Polanski, Bergman, Shakespeare, Jack London gibi dünya kadar isim var.

3) Üç Maymun'la ilgili iddia seviyesinde olsa da bir dolu söylenti var. Zeki Demirkubuz Yeraltı'nda yemek sahnesiyle resmen veryansın ediyor. Üstelik NBC'nin "böyle bir şey yok" minvalinde tek bir söylemi yok. "Sen bir hırsızsın. Hem de en önde gideni. Önüne gelen her şeyi cebine indiren adi bir yankesicisin." Bu replikleri söylerken masada Mayıs Sıkıntısı'na gönderme yapan "Ankara Sıkıntısı" manşeti var bu replikleri söylediği karakterin yazdığı kitaba istinaden.

4) Londra günlerimde kitap çalıyordum diyen biri ayrıca kendisi.

İlgili röportaj: www.radikal.com.tr


5) Mayıs Sıkıntısı filmi Ahmet Uluçay'dan alıntı. Ahmet Uluçay oğluna: "Bu adamlara asla güven olmaz. Mayıs Sıkıntısı’ndan sonra benden temelli uzaklaştı. Senaryoya olan katkımı unutmuş görünüyor." demiş. Kasaba filminin öyküsü de ablası Emine Ceylan'a ait. Twitter'daki @homocinematicus hesabının bizzat metinleri göstererek delillendirdiği Ahmet Uluçay meselesini kendisine de sorabilirsiniz.

Ahmet Uluçay'ın oğlunun konuyla ilgili demeçleri: www.posta.com.tr

Arkadaşlar çok deşersek ben daha başka şeyler de bulur, söyler, delillendiririm. Benim meselem Nbc'yi çok
sevmeniz değil; "apaçık ortada olan şeyleri ısrarla inkar edip" masumane kılmanız ve şirin göstermeniz. Yok normalmiş de yok şöyleymiş de. Adam da basbayağı bir ahlak halini almış. Kendi de söylüyor. Filmlerinin credit'lerinde "Alıntılar" yazdırıp saymadık edebiyatçı bırakmıyor.

Ne özgünlüğü Allah aşkına? Uzak filminin en otobiyografik filmi olduğunu söylüyor ve orda karakter "Ben de Tarkovsky gibi filmler yapacağım diyordun" minvalinde cümleler söylüyor.

NBC özgün falan değil, özgünlüğün kırıntısı bile yok bu adamda. İster bunu görün isterseniz de -özgün olduğu iddiasında olanlar- kendinizi böyle gereksiz ve tuhaf yalanlara inandırmaya devam edin.


levent bilgen
(13.08.19)
@levent bilgen tek tek cevap yazmanız güzel. ben bunu cevap yetiştirme yerine uzatılan eli havada bırakmamak olarak görüyorum. teşekkürler.

cevabınızdan ‘sen ne anlarsın cannes’dan’ havası aldım :) doğrudur, kendi çapımda takip ediyorum. ‘her filmde’ 15 dk alkış olduğunu bilmiyordum / bilmiyorum. o argümanı geri alıyorum.

mesele biraz kimin bu değerlendirmede yetkin olup olmadığına döndü. popülerlik böyle çalışmıyor maalesef.


absel
(13.08.19)
hacı sana tavsiyem özgünlüğü bu kadar gözünde büyütmemen yönünde, bu insanoğlunun klasik kibridir. bir şeyin değerli olması için özgün olması gibi bir zorunluluk yok, bazı şarkıların cover'ı orijinalinden daha iyidir. "ennnn" sıfatlarına sahip olması falan da gerekmiyor zaten, bak kendin söylüyorsun tüm bu ödüllerin ve beğenilerin görece olduğunu ama kendi fikrin konusunda da maşallah bilimsel mutlak yaklaşımına sahipsin. adam güzel işler yapıyor, izliyoruz, bana sorarsan da marvel filmlerinin bu kadar ses getirmesi bana saçma geliyor ama endüstri böyle işliyor, sabaha kadar eleştir ne olacak, parmaklarını yorduğunla kalırsın.


night train
(13.08.19)
@night train Hocam sen duyuru metninin 2. paragrafında yazdığım adamsın galiba. Özgün olup olmadığına cevap arıyorduk. Verdim. Senin bahsettiğin "özgünlüğün nedenselliği". Bunun konuyla alakası yok. Adam özgün değil. Özgünlük gerekliymiş değilmiş başka konu.


levent bilgen
(13.08.19)
@levent bilgen, ama sen sorduğun sorunun daha ilk cümlesinde değeri özgünlük üzerinden biçiyorsun, özgünlüğü değerin terazisi yapıyorsun, bunu kendi beğenilerin için yapabilirsin ama nesnel bir yasa gibi dayatamazsın, özgün olan ve aynı zamanda berbat olan işler de var. yani bence nesnel bir yaklaşım için, nuri bilge'nin ortaya koymayı amaçladığı, koyduğunu iddia ettiği ama bunu beceremediğini somut örneklerle göstermen lazım.


night train
(13.08.19)
@night train Bu tartışma baya uzar gider. Özgünlük Altın Palmiye almış bir yönetmen için ölçüt tayin edilebilir. Seni ilgilendirmiyorsa da seni bağlar. Özgün olup berbat olan işleri de çok merak ettim ayrıca. "Gökkubbe altında söylenecek yeni bir söz kalmadı" denen bir dünyada özgün olacak zekaya sahip ama beceriksiz yönetmenler var demek bu. Varsa kim bunlar?

Nesnelliğe gelince "Kötü, başarısız demiyorum. Türk sinemasında şu an daha iyisi yok belki." deyip de eklemişim zaten. Beceremediği somut örnekler de şunlar.

Koza, Kasaba, Mayıs Sıkıntısı, Üç Maymun. Filmografisinin yarısı yani. Ahlat Ağacı'nda da çok fazla laf kalabalığı yapıyor ama iddiasını karşılamadığını söylemek ağır olur.


levent bilgen
(13.08.19)
Yahu nbc bu ülkede kimin hangi gündemini dolduruyor ki dediğin üzere "apaçık ortada olan şeyleri ısrarla inkar edip" masumane kılmanız ve şirin gösteriyor " olalım. Ülkede fanboyu, körü körüne savunanı olan son kişi olabilir nbc. Bu konuyu kendisine anlatsan doğrudur abi bu kadar emek vermişsin helal olsun der. Niye kendine yel değirmenleri yaratıp böyle topla tüfekle saldırdın anlamadım, kimse nbc'yi savunmuyor ki. Gördüğün üzere çoğunluk seninle aynı fikirde değil, böyle subjektif keyifle ilgili bir konuda fazla agresif ve keskin düşüncelerle neyi kanıtlamaya çalışıyorsun.

Her gün ekşide nbc övülse, sürekli gözüne sokulsa da gıcık olsan anlarım ama adamın filmlerini ülkenin %95'i izlememişken hangi sebeple böyle hınç doldun merak ettim.

Sal biraz raadla, izleyen izlemiş seven sevmiş, seni niye rahatsız etti bu kadar? :d


Bruce
(13.08.19)
@levent bilgen, şu anda iki elini kulak memene koyarak zıplarken -huyteraeko poytorrro maslo kilomati yuka- diye bağırırsan, bunu muhtemelen tüm evrende yapmış ilk canlı olacaksın, özgünlüğün en saf hali. yok eğer özgünlük dediğimiz şeye değer atfetmek için başka öznelerin belirlediği özgünlük/değer kıstası içinde hareket etmemiz gerekiyorsa, zaten sandığımız kadar özgün değiliz demektir, ki aslında öyledir zaten. gökten timsahların yağdığı bir film vardı, bence gayet özgün, başka örneği yok, adam düşünmüş çekmiş. söylediğin doğru da olabilir ayrıca, ama konuyu yanlış yerinden tutuyorsun. mesela bir yazarın 9 kitabı kötü ama bir tanesi kendisinden beklenmeyecek kadar iyi olabilir, şimdi bu kötü bir yazar mıdır? bir insanı bir işte iyi addedebilmemiz için onun yüzde kaç başarı oranına sahip olması gerekir? bu oranı kim belirler? o çok sevilen 10. kitabın ortaya çıkabilmesi için diğer 9 başarısız örneğin var olması zorunluluğunu nereye koyacağız? belki de bir tür gelişim süreci olarak bakmalısın.


night train
(13.08.19)
Türkiye'nin yurtdışına açılan kapısı bu adam. Filmlerini seven var sevmeyen var, mesela hiç benim tarzım değil ama Bir Zamanlar Anadolu'da bence en iyi Türk filmlerinden biri. Onda da Ercan Kesal'ın hikayelerinin çok büyük etkisi olduğunu biliyorum ama sonuçta o adam bu fikirleri NBC'ye vermeyi seçti, çünkü iyi yoğurup çok güzel bir film yapacağına güveniyordu.

Ödülleri ve batıyı s.ktir edin, batı doğuyu daha egzotik görmek istiyor, öyle filmleri beğeniyor. Bu da yanlış denemez ben de plazada geçen bir Hint filmi izlemezdim, çöplük içinde bir Hindistan daha ilgi çekici geliyor. Aynı şeyi Anadolu için düşünün. Beyaz yakalının sıkıntısı bu yüzden değersiz. NBC'nin anlattıklarıyla da batının (Cannes) düşünceleri örtüşüyor.

NBC'nin olayı daha evrensel filmler çekebilmesi. Yoksa Türkiye'yi en iyi anlatan yönetmen falan olduğuna inanmıyorum. Ama yurtdışında izlendiğinde onlara da bir şeyler ifade eden karakterler, sinematografi vb. her şeyi birleştirdiğinde NBC oluyor. Lütfi Akad'ın şehire göç üçlemesini izletsen bir şey ifade etmez herhalde.

not olarak, bence Emin Alper gümbür gümbür geliyor. Ki o bile genç yönetmen sayılmaz ama NBC'nin uluslararası arenadaki yerini alacak kişi o bence.


nhk ni youkosu
(13.08.19)
(15)

Hayatımın içine eden annem

Çocukken yaptığı eziyetlere bile girmeden son 3 yıldır çektiklerimizden bahsedeceğim. Kadın şeker hastası, Biri öğretmen biri öğrenci 2 kızı var. 4-5 yıl önce farketmeden ayağını yaktı şeker hastası olduğu için yara derine gitti o yaz tatili iki kardeş de evden dışarı adımımızı atmadan anneme baktık
Çocukken yaptığı eziyetlere bile girmeden son 3 yıldır çektiklerimizden bahsedeceğim. Kadın şeker hastası, Biri öğretmen biri öğrenci 2 kızı var.

4-5 yıl önce farketmeden ayağını yaktı şeker hastası olduğu için yara derine gitti o yaz tatili iki kardeş de evden dışarı adımımızı atmadan anneme baktık. Yaz bittiginde ayagi baya toparlamıştı biz sehirlerimize donduk. Herkes yerine gittikten bir hafta sonra annemin ise başladığını ogrendik. Biz evde kadina ayakta durup yarası kötü olmasin diye camasir astirmazken her gun belediye otobusunde gittigi isine dondu.

Hani biz bir sey yerken kucuk lokmalar halinde yeriz ya, onun yemek yeme sekli agzina sigabilecek buyuklukte her seyi bolmeden agzinin icine tikistirmak. Bildiginiz direk yutuyor. Bu yüzden ciğerlerine yumruk büyüklüğünde bir lokma kaçmış 4 gün yoğunbakimda yattı. 1 hafta serviste yatti. Tam dönem ortasiydi ablam da ben de apar topar geldik. Ablam zar zor 3 gun izin alabilmis sözleşmeli olduğu icin. Ben 3 hafta annemle kaldım tam olarak vize ile final arasina denk geldi bu olay. Sehrime doner donmez finallere girdim ortalamam yere cakildi. Annem ben dondukten 1 hafta sonra ise basladı.

Bu olaydan sonra yemesi daha da arttı ama hep bi bahanesi var. Yoğunbakimda verdikleri narkoz sisirmis o aslinda cok yemiyormus. Ayni masadayiz 1 butun ekmek yiyorsun her ogun bari yalan soyleme. 90 kiloya ulasti bu asamada.

Ondan sonra ramazan ayi geldi komsu bir sey tohumu vermisde bu da yutmus tok tutuyormus. Bize haber vermeden 1 ay oruc tutmus. Eve donduk 105 kilo bir anne. Bu seferde oruc kilo aldirmismis.

Bu yaz da ayak başparmağı sisti iltihap olduğu belli. Hastaneye gidelim diyoruz yok ayakta duramiyorum yok ugrasamam...İsrar edince sus artik kes sesini diye bagiriyor falan. Bu arada ablam bu yil araba aldi ama annem guvenip binmiyor. Benim staja baslamama 1 hafta kalmis bak gidelim ben haftaya staja baslayacagim seninle ilgilenemem diyorum hala bana kizip bagiriyor. Ben staja basladim annemin ayagi morarmayi gecti siyaha dondu artik ablamin arabayla gitmeyi kabul etmis sonunda.

Bir yandan staja gidiyorum bir yandan 3 kisi mr iydi ultrasonuydu ugrasiyoruz. Gece 1 de mr dan donup sabah 5 de otobuse bindigim gunler oldu. Ben dedigimde gitsek hem ayagi kotulesmeyecek hem ben eziyet cekmeyecegim.

Dün akşam o halde gezmeye gideceğim diye tutturdu. Gideceği akrabasi da yengesi. Her firsatta durup durup abim soyle yapti yengem soyle eziyet etti yok ben calistim parami yediler falan diye anlattigi akrabaları. Ayaga kalktigi anda parmagi siyaha donuyor sadece anne ayagin kotulesiyor gitmeyelim dedim diye kiyameti kopardi. Kac aydir hastaneden baska bir yer gormuyorum benim insan yuzu gormeye hakkim yok, benim gezmeye hakkim yok diye. E benim yok? Kendimi bildim bileli arkadaslarimla bulusmama para gidecek diye izin vermiyorsun zaten kac yıldır sana bakmak icin evden disari cikmiyorum butun yaz. Ne bi arkadaşımı gorebiliyorum ne dinlenebiliyorum. Okula donuyorum sen yogunbakimda yattigin zaman sicilan derslerimi toparlamaya calisiyorum kutuphanede geceliyorum benim gezmeye hakkim yok mu o zaman?

İkiyuzlulugu var birde. Annemin ayagi bu kadar kotulesmeden once babam badana yapicaz diye tutturdu. Ulan kadinin ayagi kotu, babam ise gidiyor annem bize soyleniyor babaniz surekli is cikariyor konusun sununla ben bu ayakla is yapamam diye. Babam geliyor baba boyayi seneye yapalim annemin ayagi kotu diyorum annem ordan e kızım bu evde oturuyoruz mecbur bazi seyler yapilacak yavas yavas yaparsınız diyor. Palm face olarak kaliyorum ben ortada.

Birde surekli ayagim iyi olsa da calissam bu hala okuyor en azindan onun harcligini cikarirdim diyor. Maddi olarak kotu durumda degiliz, zaten calistiginda da bize para verdigi yok. 7 sulaleye ben cocuklarimi okutmak icin calisiyorum nesaji veriyor ama lisede disardan 75 kurusa su aldim diye kavga cikaran bir insan. Bizden kisip nefret ettigi koyden tarla aliyor.

Son birkac tartismada hayatimi yediniz, beni yediniz bitirdiniz turu seyler soyluyor. Normalde muhabbet ettigimizde basa sarip sarip hem kendi akrabalarinin hem babamin tarafinin ona yaptigi kotulukleri anlatiyor ama yuzlerini gorunce onlardan iyisi yok. Defalarca kavga ediliyor yine onlara biz gidiyoruz. Ben ise ne zaman iyiligini dusunup anne soyle yapma, buna dikkat et desem omrumu bitirdiniz diyor. Acikcasi ben ona bakmak icin kendi hayatimdan vazgeciyorum ne sosyalligim var ne derslerim iyi. Guzel bir ortalama ile mezun olamayacagim gibi kendimi gelistirecek zamanim da yok. Asla bir guzel soz bir tesekkur yok. Asla kendime biraz dikkat edeyim ben bu cocuklarin hayatina siciyorum demek yok. Bunlara ragmen hic dusunmeden bize hayatimi yediniz diye bagirabiliyor. Cocuklugumdan beri onu uzecek ona laf getirecek tek bir sey yapmadim. Soyledigim hangi kelimeye kizacagini tahmin edemedigim icin yaninda insanlarla bile konusmadim. Ama ben hayatini yemisim ve bunu bana asil hayatini yiyen akrabalarinin yanina gidemedigi icin soyluyor.

Acikcasi icimde en ufak bir sevgi kalmadi. Ablamin da oyle. 2-3 haftaya gidicez annemin ayagi ne olacak diyorum bana ne baksin biraz kendine diyor. Parmaginin kesilme ihtimali var buyuk ihtimalle yine okulu birakip yaninda kalmam gerekecek. Gram yapmak istemiyorum. Kendine iyi gelmeyecek, yapma dedigimiz ne varsa yapiyor cunku. Benim artik kendini bile bile sakatlamasini iyilestirmeye calisacak gucum kalmadi. Bir yandan da gelip bakmazsam vicdansiz gibi hissedecegim. Gelip bakarsam derslerim iyice kotulesecek belki yılım uzayacak ve adim gibi eminim ki bunu benim basarisizligim olarak gorecek. Cok bunaldim artik.
ceann deas
(13.08.19)
Vicdan sahibiysen ki öyle görünüyor, eşek gibi bakacaksın. Zincire de vuramayacağına göre çok kasmadan, kendine de vakit ayırarak yanında bulunacaksın.


dolan dolmuş
(13.08.19)
Belli ki annen bunalımda. Baban da bu durumda ne yapması gerektiğini bilemiyor olabilir. Kendince uğraşacak bir şeyler buluyordur.

Kendin için bazı şeyleri duymamayı, görmemeyi başarman lazım. Ben olsam şu anki aklımla işimi, gücümü, hayatımı, geleceğimi en öne koyardım. Annemi sadece uyarırdım. Elimden gelirse yanında dururdum ama uzak dururdum. Onun yerine parmağını dert edinmezdim. Bak parmağın kesilir ama sen bilirsin doktora gitmezsen gitme derdim.

Annen 3 yaşında bebek değil.

Sen elinden geldiğince hayatını düzene koy, düşük notların, zaman kaybın için de kimseyi suçlama. Okulun işin senin sorumluluğundur.


marsargo
(13.08.19)
Annen hastalaninca neden babanin bakmadığını anlamadım. Hatta bir yere kadar "tüh babası vefat etmis/ayrilmislar" diye üzülerek okudum. Yaptığınız fedakarliklar BENCE babanin görevi. Fazla ustlenmeyin öyle her şeyi


üğpoıuy
(13.08.19)
annenizin sorunu sizinle degil, kendisiyle. yazdiklarinizin buyuk kisminda annenizin davranislarini kisisel algilamanizin ve kisisellestirmenizin sonucunda hissetikleriniz anlatiliyor. olaylari kisisellestirdikce, baskalarinin dertlerini de uzerimize aliriz. annenizi degistiremeyeceginize gore, olaylara bakis acinizi degistireceksiniz.

kalip bakma olayina bir sey diyemem, kimsenin size bakacaksin ya da bakmayacaksin deme hakki da yok bu arada, sizin karariniz sizin hayatiniz. eger bunu tercih edecekseniz ve bu sekilde huzur bulacaksaniz, pasa gonlunuz istemezse bakmazsiniz. bakmayan milyarlarca insan var dunyada.

bu bir yana, tavsiyem annenizin sacma sapan tavirlarini, baskalarinin dedikodusunu yapmasi, soylenmesi, vs. vs. uzerinize alinmayacaksiniz, en azindan kafa rahatliginizi koruyabilirsiniz. babanizin arkasindan soylenip, karsisinda boya yapmayalim diyemiyor mu, yengenizin arkasindan soylenip yuzune mi guluyor, sizin soylediginiz seyleri cirkince mi karsiliyor, yapmayin, soylemeyin, duymamazliktan gelin, herhangi bir tepki vermeyin. evet cok zor olacaktir, bu bir aliskanlik olmus, bu sekilde yetismissiniz ancak annenizin baskasinin arkasindan konusup ziyarete gitmek istemesi onunla ilgili bir sey, sizinle degil, o onun iliski kurma sekli demek ki, sizin degil. kendinizi onun kendi icindeki huzursuzluktan ve mutsuzluktan ayirmaniz lazim, cunku bu yaptiklarinin nedeni aslinda kendisinin asiri mutsuz olmasindan kaynaklaniyor. ama mutsuz olan o, siz degilsiniz.


kassiopeia
(13.08.19)
bu arada bu olaylar sirasinda baba nerede? neden babanizin gorevini siz ustleniyorsunuz iki kizi olarak? neden bu kadar hirpaliyorsunuz kendinizi, hirpalamak zorunda misiniz yoksa hirpalamayi mi tercih ediyorsunuz? bunu da dusunmeniz lazim.


kassiopeia
(13.08.19)
üğpoıuy ve marsargo +1

annen cocuk mu da her bir yeri uf oldugunda yanina gidiyorsun?

benim okulum varken annem ayagini catlatmisti bir kere bile gitmedim. cunkuu gerek yok. annem kendine bakabilecek yasta. ha bak benim babam on yil once vafat etti. buna ragmen gitmedim.

benim annemde bel fitigi var. buna ragmen agir kaldiriyor beli agriyor. ben yapma dedim ama yapiyor. ama baska bir sey yapamam. kendi eder kendi bulur. sonra coooooook sicak suyla banyo yapar gozleri kan canagina doner. hastanelik oldu falan yine gitmedim. cunku gitmeyi gerektirecek bir durum yok ortada. sicak suda yikanma anne diyorum ama yikaniyor. 50 yasinda kadin, ne isterse onu yapar.

annen her agladiginda agzina emzikle koşma. baban öldü sandim e hala yasiyormus. birak da o baksin.

sen okuluna odaklan. istedigin ortalamayla mezun olamadiginda deoresyona falan bile girersin sen annem yuzunden hayatim bok gibi diye diye.

annen hastalansin. birak yahu su kadini. sanki kalp ameliyati olmus gibi kosturup durmussunuz.

parmak yahu parmak. kendisi ilgilensin. kendi edip kendi bulmus zaten. siz uyararak ve hastaneye goturmeye teklif ederek elinizden geleni yapmissiniz.


...


bugunden itibaren annene yardim etmeyi birakiyorsun. parmagiyla ilgili bir sorun cikarsa gitmiyorsun.

eger gidersen hayatini mahveden annen degil kendin olacaksin.

vicdan micdan tiriviri bunlar. vicdan yapilmayi hakeden vardir haketmryen vardir.

o senin annen o seni dusuncegine sen onu dusunup durmussun.

artik kocaman kizsin kendi ayaklarin ustunde dur kendi kararlarini ver. annen sadece nazlaniyor sana muhtac degil.

once kendini dusunme zamanin geldi.


batlegolas
(13.08.19)
annenizin kisilik sorunlari var belli ki. bence onun ayak parmagi icin okulunuzdan geri kalmayin. birakin kendi etsin kendi bulsun. evlat evlat gibi, anne anne gibi davranmali. yetiskin bi kadin olan annenize annelik yapmak zorunda degilsiniz. sizin onunuzde 30+ yil var. aklen ve ruhen sagliginizi koruyun zarar veren kisi oz anneniz olsa bile. ablaniza ve size fazla yuk binmis. ailevi durumunuzu bilemiyorum ama babanizin duruma mudahale etmesi gerek


annenizin calismasi maddi acidan bir zorunluluk mu?


sparkle kiddle
(13.08.19)
batlegolas +1


meldaras
(13.08.19)
annenizin depresyonda olduğunu düşünmüyorum.
kişilik sorunları var+1
ve maalesef biraz bencil olan annelerden belli ki.

bakmak, bakmamak vicdan meselesi, bir şey demek zor.

fakat anneniz yalnız değil, yanında babanız var.
vicdan yükü oluşturarak ve manipüle ederek çocuklarını kendine ebeveyn yapmış.
sizin durumunuzdakilere ebeveyn çocuk ya da yetişkin çocuk deniyor.
yani aile dinamiğinde bozukluk var.
çocuk ebeveynden almalı, ama ebeveyn çocuktan alıyor.
bu uzun vadede ilişkilerinize etki edebilir.
mesela evlilikte kendinize ebeveyn aramak gibi.

annenizle bu durumu net bir dille konuşsanız diyeceğim, ama maalesef anlamaz.
cehalet demeyeyim, ama belli ki bir burnunun dikine gitme huyu ve "nasılsa arkamı toplayan var" rahatlığı var.

bu rahatlığı ondan almanız, yani ilgilenmemeniz size şiddetle geri dönecektir, yani püskürecektir.
ama maalesef ebeveynler kendi hayatları ve yaptıkları ebeveynlik konusunda bilinçli davranmadıklarında, çocuklar kendi hayatlarını düşünmek zorunda.
bunun için çelik gibi sinir ve kararlılık gerekir.
aynı zamanda söz konusu fiziksel sağlık olduğu için mesela siz gitmezseniz ve parmağı kesilirse, bu yüzden suçlamaya da maruz kalacaksınız.
üstelik, suçlansanız da suçlanmasanız da, hak etmediğiniz bir vicdan azabına sürükleneceksiniz.
dediğim gibi, konu sağlık olduğu için acımasız konuşmak istemiyorum, ama burada manipülasyon var.

ebeveyne yaşlılığında bakmakla, sorumsuzluğu nedeniyle genç yaşında yalnız olmadığı halde bakmak zorunda kalmak aynı şey değil.
bu gibi durumlar dolaylı olarak çocuğu ya da çocukları istismar etmek demek.
bunu kendisi ve sağlığı üzerinden yapması, altından kalkılması zor bir yük oluşturuyor.

o yüzden psikolojik olarak güçlü durmanız ve bir karar vermeniz lazım.
kendi hayatınıza devam etmeyi seçmeniz halinde, ilişkiniz büyük ölçüde sınanacak, belki kopacaktır.
ama bu bir seçim.
yine de, "annemdir bakarım" derseniz, bu şekilde yaşamaya devam etmeniz gerekecek.
fakat bu da diğer seçenek kadar saygı duyulası elbette.

bilmeniz gereken, hiçbir zaman sizi anlamayacağı, takdir etmeyeceği ve dediklerinizi kabul etmeyeceği olmalı.
bu bir karakterdir ve değişmez.
o yüzden konuşmaya çalışmakla, kendinizi anlatmaya çalışmakla yorulmayın.
eğer ilgilenecekseniz, anlaşılmaya çalışmakla harcayacağınız enerjiyi ona bakmaya harcayın ve kulaklarınızı tıkayın.

psikolojik olarak buna uzun vadede öfke ve hayatınızda kaçırdıklarınız için sürekli anneyi suçlamaya eğilim eşlik edecektir.

yani ya biri ya diğeri.
başka bir çözüm yok.
bazı gerçekleri kabul ederek karar verin.
bu karar annenizle değil, kendinizle ilgili olsun.
yani siz nasıl bir yol izlemek istiyorsunuz, neleri yaşamaya hazırlıklı ya da gönüllüsünüz?
düşünmeniz gerekenler bunlar.


blatta hiberna
(13.08.19)
Babam tır şoförü ama yakın çevrede çalışıyor. 2-3 günde bir akşamları eve geliyor. Düşündüğümde en büyük sorun gerçekten bizim fazla iyi evlatlar olmaya calismamiz sanirim.

Annem kendimi bildim bileli çalışıyor. Daha okula başlamadığım zamanlarda sabah 7 de annemin sabah kapı kapatma sesine uyanır cama koşar gidişini izlerdim. Onu bir daha goremeyecegim korkum vardi cunku ne zaman grip olsa basi agrisa oluyormus gibi davranirdi. Cocuklugum annemin cok hasta oldugunu, her an olecegini dusunerek gecti.

Bu yuzden hep annemi uzmemeye calistim, ablam da oyle. Ne is olsa yardima kostuk. Çok kotu zamanlarimiz oldu, kisin yakmak icin eve soba kurmak zorunda oldugumuz zamanlar oldu. Sobada yakmak icin el arabasiyla ormana gidip odun topluyorduk. Daha o yasta annem zorlaniyor diye el arabasinin onune ip baglayip yokuslarda yukari cekerdik. Ormanda kendimizden buyuk agac dallarini surukleyip getirirdik. 2-3 yil once boyun agrisiyla hastaneye gittigimde rontgen sonucuma bakan doktor ileri derecede boyun duzlesmesi olmus, kucukken sana amelelik mi yaptirdilar diye isi dalgaya vurdu gözlerim doldu da bir şey diyemedim.

Hayatımız boyunca anneme babama yük olmayalım(?) diye kendi işimizi kendimiz yaptık. Haftasonu veli toplantısı olduğunda annem sadece pazarları tatilim var onda da okula gidemem derdi hakli bulurduk, sonra hocalardan azarı biz yerdik. Simdi dusununce o kadar sacma geliyor ki.

Derslerimizle ilgilenen yok sadece basari bekliyorlar, onlar hicbir sekilde ilgilenmeyecek ama biz hep en iyisi olmak zorundayiz. Her seyi kendimiz yapmaliyiz. Bir yere gidilecekse kendimiz bulup gitmeliyiz ama 50 kere iş için gittigimiz yere arkadaslarimizla bulusmak icin gidersek dogup buyudugumuz İstanbul bir anda teklikeli oluyor. Suratlar asiliyor o bulusma burundan getiriliyor.

Babamiz zaten asla sorumluluk almayan biri. Anne anca para kazanayım ev alayım, arsa alayım, gençliğimde bana çektiren akrabalarımız biz bu kadını yıkamadık evleri tarlaları var kızları okuttu meslek sahibi yaptı desin bunun derdinde. Biz ablamla kendi hayatlarımızla zor başa çıkıyoruz zaten kız Erzurumun teroristlerin cogunlukla oldugu bir koyunde ogretmenlik yapiyor. Kiz her geldiginde konustugun biri var mi diye kizi sıkıştırıyor yasin geldi artik falan diyor. Ulan kızın elektrigi yok duzgun tipide saglik ocagindan lojmana 50 kabloyu birlestirerek elektrik cekiyor. Musluktan akan suyundan saman geliyor ilceden icme suyu aliyor diye her gittigi yerde bizim kiz da cok hassas Erzurum’da bile icme suyunu taa ilceden getiriyor diye lafini yapıyor utanmadan. Kiz bu durumda hayatta kalmaya calisiyor o hala koca lafı yapiyor. Asla bize saygısı yok. He birde gecen ayagi o halde 50. Dereceden akrabanin dugunune gitmeye kalkti. Neymis bizimde dugununuz olacakmis o dugune gitmezse bizim dugunumuze kim gelecekmis. Ulan sen altin para takmasi var diye su yasimiza kadar kuzenlerimiz dahil kimsenin dugunune gitmemissin. Bu yastan sonra nereden akraba oldugumuzu bile hatirlamadigim adamin kizinin dugunune gitsen ne olacak? Sen beni 50 lira icin lise mezuniyetine gondermemissin, lisedeki arkadaslarimdan hicbiriyle bulusmaya gondermemissin hepsiyle aram açılmış. Hic yakın arkadaşım kalmamış sen neyin düğününden bahsediyorsun? Düğün yapmayacağım çağıracağım kimse yok diyorum öyle olur mu karşı taraf seni sahipsiz kimsesiz mi sansın diyor. E zaten öyleyim? Zaten kimsem yok. Bunları herhangi bir yere değil de buraya yazmamın sebebi de bu zaten. Herhangi bir derdimi anlatacak kimsem yok.

Annemın bize verdiği her zararın farkındayım ama ne zaman biraz soğuk yapsam sağlık kartını oynuyor. Bir sekilde kendini acındırarak bizi etkisine alıyor. Onun yüzünden hayatımı sonlandırmaya karar verdiğimde bile benden sonra hali ne olur diye onu düşünüyorum.


ceann deas
(13.08.19)
bu nası bi beladır çözebilmiş değilim. anneni çoktan silmen lazımdı. vicdan yapma sırası değil. tam anlamıyla hayatınızın a. koymuş.


Daha da geç olmadan hayatınızı yaşamaya başlayın. Derslerinizi düzeltin,dil bilmiyorsanız dil çalışın,arkadaşlarınızla dışarı çıkın,mümkünse spor yapın. Genç bir kadınsınız,bu hayat sizin,elinizden ne geliyorsa kendinize yatırım yapın. Kimse kimseyi değiştiremiyor,anneniz de böyleyse böyledir. Her yazınızı da o evde geçirmeyin,imkanınız varsa üniversitenizin şehrinde kalın. Staj yapın,çalışın,deneyiminiz,çevreniz ve özgüveniniz artsın.


asteriks
(13.08.19)
cidden üzüldüm. arkadaşlar da çok güzel yazmışlar.

annenizin teşhisini geçeceğim; hem haddim değil, hem de faydası yok.

size diyeceğim şu: geçmişi unutun ve hayatınıza sahip çıkın. nasıl yapacağını yaparken öğrenirsiniz. kurban rolünü reddedin. hayatınıza sahip çıkın.


e haliyle
(14.08.19)
Dolan dolmuş +1

Eşşek gibi oturup katlanacaksın çünkü sen böyle birisin. Rest çekebilecek olsaydın çoktan çekerdin. Burda yazıldıktan sonra değişmeyeceksin. Zaten bie şey değiştirmek için değil de içini dökmek için yazmışsın bence. Annen ölene kadar hayatın bundan ibaret. Kolay gelsinnnn.


glide
(14.08.19)
(10)

Antep vs. Urfa vs. Mardin

Cumartesi gidip pazartesi dönme üzerine planımız var, o yüzden üçünü de gezemeyiz. Hatta iki tanesi de zor olucak, o yüzden bitane seçmek lazım.Lezzet odaklı bir gezi olucak, sizce üçünden hangisi daha tatmin eder? İkimiz de tatlıseveriz o yüzden Antep bi adım önde ama diğerlerine çok hakim değilim,
Cumartesi gidip pazartesi dönme üzerine planımız var, o yüzden üçünü de gezemeyiz. Hatta iki tanesi de zor olucak, o yüzden bitane seçmek lazım.

Lezzet odaklı bir gezi olucak, sizce üçünden hangisi daha tatmin eder? İkimiz de tatlıseveriz o yüzden Antep bi adım önde ama diğerlerine çok hakim değilim, ıskalamak istemiyorum.

Siz olsanız hangisine giderdiniz?
Bruce
(12.08.19)
Düzeltiyorum
Kebap ağırlıklıysa
Urfa>antep>mardin
Tatlı diyorsanız
Antep>mardin>urfa


bisorumolacaktı
(12.08.19)
Gezi acisindan Mardin en guzeli.

Yemek acisindan Antep, bir de rahat bir gezi olsun istiyorsaniz daha derli toplu bir sehir.

Antep diyorum.


hot potato
(12.08.19)
tatlıcıysanız kesinlikle antep <3 <3 beni de götürsenize.
küsget sanayi'de kadayıfçı ali usta var, araba varsa ona mutlaka gidip bütün tatlı çeşitlerinden yiyin. hatta kahvaltıya gidin katmer yiyin.


pati
(12.08.19)
Kesinlikle Gaziantep


asteriks
(12.08.19)
antep kadar olmasa da benzer lezzetler urfada da var. urfa kalesi, balıklıgöl , halfeti , meraklıysanız harran evleri ve göbeklitepe. nefis olur...


alicandan
(12.08.19)
mardin


meldaras
(12.08.19)
urfa ve antep'te gezi olarak pek bişey yok.

antep'i çok övdüler, müze dâhil gezilecek doğru düzgün hiçbir şey bulamadım ben antep'te. yer gök gecekondu, istanbul'un 30 yıl önceki hâli gibi bir şehir. çingene kızı mozaiğini de google'layabilirsin, gerçeğini görünce de farklı bir deneyim sunmuyor zaten.

urfa'da balıklıgöl ve göbeklitepe var. hadi bi nebze de halfeti. "gördüm evet." demek için gidilir, o kadar.

mardin'e ise aşık oldum diyebilirim. tarihi mardin'i sokak sokak gezsen sıkılmazsın, öyle bir şehir. kesinlikle bolca vakit geçirmelik.

yemek konusunda da: antep > urfa > mardin diyorum.


avianthem
(12.08.19)
3'ünü de gördüm. Açık ara mardin.


noluyo yaa
(12.08.19)
Antep ağzına kadar suriyeli dolu. Şam'a gidin daha iyi Antep yerine.


Konu yemek ise Antep ama gezmek istiyorsanız da Mardin.
Ek olarak Antep'e gelirseniz mesaj at Bi kaç tavsiyede bulunayım.


valarmurgulis
(13.08.19)
(5)

Buruna sirke çekmek ?

annem salak bir websitesinde görmüş sürekli bunu yapıyor.gece hastalandı gene yarı yarıya bir sirke su karışımını fıs fısa doldurup burnuna 3-4 kez sıktı.iyi geldiğini söylüyor ama daha kötüye gidecek. endişelerimde haklıyım değil mi ?
annem salak bir websitesinde görmüş sürekli bunu yapıyor.gece hastalandı gene yarı yarıya bir sirke su karışımını fıs fısa doldurup burnuna 3-4 kez sıktı.iyi geldiğini söylüyor ama daha kötüye gidecek. endişelerimde haklıyım değil mi ?
trablon
(10.08.19)
Deneme yanılmayla kendisi tecrübe eder. Sen canını sıkma kardeşim.


elitoangelito
(10.08.19)
Bizimki de enteresan bir bitki cayiyla solugu acilde almisti. Birak bitkiyi, bit desen kaciyor.


tunaktunaktun
(11.08.19)
geçenlerde gittiğim kbb uzmanı, vazomotor rinit teşhisiyle, diğer ilaçların yanı sıra, 1 litre suya bir kaşık tuz ve 1 kaşık sirke karıştırıp gün boyu bunla burnumu temizlememi söyledi. demek ki sirkenin zararı yok da, yarı yarıya su-sirke oranının zararlı etkileri veya onun hastalığına sirkenin etkisini bilemiyorum tabi.


halanne
(11.08.19)
Sirke antimikrobiyal ve bazi alerjilere iyi geliyor. Enfeksiyonlarda onerilebiliyor. Ama sadece grip icin burun acmak istiyorsa tuzlu su yapsın. Yine de abartmadan kullanmak gerekir herhalde.


cilekesgargi
(11.08.19)
yarı yarıya sirkeli su ve 3-4 fıstan hiçbir şey olmaz.
tuz ve karbonat da eklesin.


meldaras
(11.08.19)
(10)

Erkeklerin boy ortalaması neden kadınlarınkinden daha uzun?

İki cümleyle açıklayabilir misiniz. Kaynak da önerebilirsiniz.
İki cümleyle açıklayabilir misiniz. Kaynak da önerebilirsiniz.
istambul
(09.08.19)
Daha fazla testosteron daha fazla growth.


angelus
(09.08.19)
Cunku tabiat fiziksel olarak daha guclu olmalarını istedi erkeklerin.


stavro
(09.08.19)
Avcı-toplayıcı düzen etkili
Homo sapiens’i okumanı öneririm


jimjim
(09.08.19)
ğardaşım bir öğrenemediniz kitabın adı homo sapiens değil, sadece sapiens.


goodz
(09.08.19)
Söylenmiş ama GH ile alakalı.


meldaras
(09.08.19)
Allah öyle yaratmış.
Gh miktarı, testosteron miktarı vs.


Bazı hayvanların dişisi bazılarının erkeği daha yapılı oluyor. İnsanlarda erkek daha yapılı.

Temel sebebi yıllar içerisinde yapılı erkekler genlerini daha çok aktarmışlar ki bu da ortalamayı etkilemiş. Ayrıca beslenme biçimi de boy konusunda nesiller arasında dahi fark olmasına sebep olabiliyor. Örneğin hayvansal ürünleri erkekler daha çok tüketiyor olabilir.


marsargo
(10.08.19)
çünkü erkekler genetik olarak daha önde bu konuda


The_Lollok
(10.08.19)
Büyüme plakları ergenlikte kapanıyor. Erkekler daha geç ergenliğe giriyor.


Lim5
(10.08.19)
Y kromozomundan dolayı


Delay Fuze
(10.08.19)
(7)

yarından itibaren

aylık 25bin TL maaş alacağınızı öğrenseniz, ilk 6 ay yapacağınız şey/ödeme ne olur?
aylık 25bin TL maaş alacağınızı öğrenseniz, ilk 6 ay yapacağınız şey/ödeme ne olur?
Eur alırdım. Seneye temmuz 8 tl


hiç. zamanında yüksek bi miktar maaş alıyordum. euro olarak. hesapta öyle durdu. zaten tüm ihtiyacımı şirket karşılıyordu. sonra 6 7 ay sonra çekip ev almıştım kredi ile.

iş arkadaşlarım iPhone ipad fotoğraf makineleri filan almışlardı. yurtdışı tatile giden çok oldu.


ergenpezeveng
(08.08.19)
bazı arkadaşlar edinirdim. afrikalı asyalı özellikle asyalı.


meldaras
(08.08.19)
... d-ü-ş-ü-n-e-m-e-d-i ...

Muhtemelen ben de EURya oynardım.


superfluid
(08.08.19)
rutin harcamalarim disinda uce boler altin euro dolar olarak hesapta tutardim.


in vino veritas
(08.08.19)
Kıbrıs'a geri giderim oyun oynamaya.


datnet
(08.08.19)
pilot mu oldun?


egokalp
(09.08.19)
(17)

25 yıllık evlilikte

İlk günkü gibi her gün sevişmek normal mi? Yoksa libidosu mu yüksek çiftimizin?
İlk günkü gibi her gün sevişmek normal mi? Yoksa libidosu mu yüksek çiftimizin?
Bazı ilişkilerde olabiliyor (muş) o. Sadece libidodan da değil.


lcha
(05.08.19)
mümkün, libido işi değil karşılıklı saygı, sağlığına formuna dikkat etmek, gerçekten sevmek vs.

zamanla ilk günlerden ne farklı olabilir bunu düşünün. sevişirken aklıma bana yaptığı saygısız bir tavrı gelirse, ya da arada yaşanan saçmalıklar.
formuna dikkat etmiyorsa, hatta daha da iyiye gitmiyorsa. ilk günlerde selülit yoktu, şimdi love handle var. aynı sevişir mi insan?

bir de aşırı mıç mıç bir ilişki değilse seks aynı kalabilir. sevgilimi evladım gibi sevmiyorsam, ilk günkü çekim varsa, sürekli sevişmek mümkün. ben hep aynı tenden sıkılıyorumcu değilim. hep aynı ten, hep aynı güzel insan beni hep mutlu eder.


Jesus Christ
(05.08.19)
Muhtemelen ilk günden daha iyi olur zaten


Delay Fuze
(05.08.19)
mümkün ama o uyumu yakalamak çok zor. yani hem ilişkiyi sürekli tutkulu ve diri tutacak bir gerilim, hem de o gerilimin ilişkiyi mahvetmemesini sağlayacak bir denge lazım. milyonda bir bile denk gelmez, değerini bilmek lazım.


night train
(05.08.19)
Böyle olan insanlar varmış. Sanırım iş erkekte bitiyor


eylul
(05.08.19)
Her gün aynı yemek yenir mi ya...


Psycho Mantis
(05.08.19)
Normal değil, bence kesinlikle yalan. Değil her gün 25 yıllık eşinle sevişmek, hergün farklı biriyle sevişse bile bıkar insan.

Ayrıca fiziksel olarak da pek mümkün değil ya hu, sıklığı biraz arttırınca cinsel organlarda aşınma başlıyor. Erkekde penis baş etrafında, kadında vajina duvarlarında tahrişler olur.


John Bloor
(05.08.19)
evliliğimizin ilk günlerinde bile haftada iki olarak başladık, şimdi de ikide hafta. biz mi çok yanlış başladık, yoksa çiftimiz mi çiftleşmenin hakkını veriyor bilemedim.
yanıt : Karı koca çalışıyorsa ve/veya çocuk varsa her gün sevişmenin imkansız olduğunu söyleyebilirim. inanmam, hele 25 yıla mümkün değil inanmam.


r evolution
(05.08.19)
yok öyle bir çift


bobinhoo
(05.08.19)
Çiftimiz çok yalancı


Mirket
(05.08.19)
@Mirket yalan değil, bizzat tanık olmasam sormam zaten böyle bir şey.
Evimde tadilat olduğu için evlerinde kalıyorum. Yattığım yer yataklarından 10 adım ötede. İyi geceler dedikten sonra 5 dk geçmeden başlıyorlar. Arada kapı var kapıyı da aralık bırakıyorlar. Sabaha kadar yatak gıcırtıları, inlemeler. Zorla kalıyor da değilim kendileri davet ettiler, ayrıca yengenin annesi de kalıyor evde. Çift daha dün evlenmiş de değil, dediğim gibi 25 yıllık evliler 50'li yaşlardalar. 3 gecedir evde misafir var yapmayalım demiyorlar. 3 gecedir de yapıyorlar aksatmadan. Kayınvalide de devamlı kalıyor gibi bir şey ondan onu umursamıyorlardır yaşlıdır zor duyuyordur diye.
Sex bağımlılığı gibi bir hastalık -tabi hastalık denirse-var mı acaba? Ya da "Evde misafir varken sevişme" fantezisi mi? Bambaşka bir şey çünkü bu.


Yeni bir fantezi geliştirdikleri bir zamana rastlamış olmalısınız.


Mirket
(05.08.19)
"Arada kapı var kapıyı da aralık bırakıyorlar."

Bunu açıklayacak seksolog var mı?


meldaras
(05.08.19)
fakir eğlencesi


sameidiot solo
(06.08.19)
Evde sen varsın diye yapıyolar işte, değişik bir fantezi demek ki.


John Bloor
(06.08.19)
siz 10 adım ötedesiniz ve kapıyı da aralık bırakıyorlar. üstüne üstlük inlemeler falan. kesin fantezi. 25 yıllık evlilikte her gün mümkün değil çünkü.


Thredith
(06.08.19)
Kapiyi aralik birakiyorlarsa pek saglikli insanlar degillermis :O


chitosan
(06.08.19)
(3)

Kredi faizleri

bildiğiniz üzere inişler mevcut.Benim hali hazırda finansbankta %2.12 ile çektiğim 36 ay vadeli 20.000 TL kredim var. Amacım bu ihtiyaç kredi faizleri düşmüşken %1.79 larda 20.000 TLlik bi kredi çekip 27 ay vadeye döndürmek. Ancak ne finans ne de başka bankalardan kredi onaylanmıyor. Mevcut işim var
bildiğiniz üzere inişler mevcut.

Benim hali hazırda finansbankta %2.12 ile çektiğim 36 ay vadeli 20.000 TL kredim var.

Amacım bu ihtiyaç kredi faizleri düşmüşken %1.79 larda 20.000 TLlik bi kredi çekip 27 ay vadeye döndürmek. Ancak ne finans ne de başka bankalardan kredi onaylanmıyor. Mevcut işim var ve aylık net gelir 4 bin TL. 1 adet kredi kartım var ve o da düzenli ödeniyor.

Ben nasıl faydalanabilirim bu indirimlerden ? finansbaka sordum yapılandıramam yeni kredi veririm diyor onu da zaten veremiyor :S
ondkz
(01.08.19)
ziraat 1.49a düşürdü diğer bankalarda düşürecek faizleri.


mikahakkinen
(01.08.19)
Ziraate gitsem bana hali hazırda hiçbir bankanın kredi vermediği durumda kredi verir mi ki ?


ondkz
(01.08.19)
kamu bankası hiç vermez


meldaras
(01.08.19)
(2)

Findeks puani 1 senede 900 lerden 1500e çıkması

Bu 1 sene içersinde kredi karti odeme tarihi geçirmeden yatırmaya özen gösteriyorum gsm opwretorundan 3 adet taskitli aldığım cihaz vardı 1 tanesi bitti 2 tane kaldı olanları da günü geçmeden ödüyorum ama bi senede 1450-1500 olmasi sanki yavaş yükseliyormus gibi geldi ama bilemedim süreç normal mi?
Bu 1 sene içersinde kredi karti odeme tarihi geçirmeden yatırmaya özen gösteriyorum gsm opwretorundan 3 adet taskitli aldığım cihaz vardı 1 tanesi bitti 2 tane kaldı olanları da günü geçmeden ödüyorum ama bi senede 1450-1500 olmasi sanki yavaş yükseliyormus gibi geldi ama bilemedim süreç normal mi?
all girls dream
(01.08.19)
normal


meldaras
(01.08.19)
sürekli puanı kontrol etmek yükseltiyormuş diye duymuştum


dafuq
(01.08.19)
(14)

Kalp büyümesi

Merhaba, bir yakınımız aşırı sporcu. Vücut geliştirme ile uğraşıyor. Doktor kalbinin çok büyük olduğunu spora bağlı olduğunu söylemiş. Kalbin büyümesinin zararı nedir? Uzulmemiz gerekir mi?
Merhaba, bir yakınımız aşırı sporcu. Vücut geliştirme ile uğraşıyor. Doktor kalbinin çok büyük olduğunu spora bağlı olduğunu söylemiş. Kalbin büyümesinin zararı nedir? Uzulmemiz gerekir mi?
baal
(29.07.19)
Anaerobik egzersiz kalbi neden büyütsün?


(s)AINT
(29.07.19)
@saint böyle bir soruya karşılık olarak sorulacak bir soru değil yazdığın. yardımcı olmak istiyorsan anaerobik egzersizin kalbi neden büyütmediğini açıklayabilirsin.


bkz: hipertrofik kardiyomyopati


Çalışan kas kütle olarak artar. Örnek dumble çalışınca bicepslerin falan büyümesi.
Kalp de bir kastır temelde ve ağır spor yapanlarda büyür.

Aniden spor bırakılırsa zararı var.
Futbolu bırakan bazı sporcuların kalp krizi geçirme nedeni budur.


radyoloji sonucunu atabilir misin?


meldaras
(29.07.19)
20’den itibaren okuyunuz: yunus.hacettepe.edu.tr


(s)AINT
(29.07.19)
Ya da hepsini okuyun ya ortadan başlamayın.


(s)AINT
(29.07.19)
@(s)AINT
Anaerobik egzersiz de aerobik egzersiz de kalbi büyütür.
"Resistance training induces the development of concentric cardiac hypertrophy
without ventricular dysfunction or cavity reduction."
www.ncbi.nlm.nih.gov

kalp kası mu kalınlaşmış yoksa left ventricle mi genişlemiş onu anlayamayız
radyoloji sonucuna bakmak lazım ki tavsiye verilebilsin

eksiup.com


meldaras
(29.07.19)
Kalp duvarında kalınlaşma ile kalp büyümesi tam olarak aynı şey midir?

Sadece soruyorum encrypted-tbn0.gstatic.com


(s)AINT
(29.07.19)
kap büyümesinin 5-6 farklı adı (türü) var


meldaras
(29.07.19)
Çok basit olarak şöyle bir örnekle anlatayım. Bir çorabı çok yıkadığın zaman lastik kısmı büyür ya.
Ama artık lastik olma görevini pek yerine getiremiyordur.
İşte öyle.


Mirket
(29.07.19)
Film istedim, gelirse atacağım buraya.


baal
(30.07.19)
filme gerek yok radyoloji raporunu at


meldaras
(30.07.19)
(8)

kızlar... giderim var mı?

madem moda oldu böyle salak sorular ben de sorayım istedim. biliyorum elbette ki giderim yok. acı gerçek bu. hepimiz salakça şeyler peşinde miyiz acaba?
madem moda oldu böyle salak sorular ben de sorayım istedim. biliyorum elbette ki giderim yok. acı gerçek bu. hepimiz salakça şeyler peşinde miyiz acaba?
luluki
(29.07.19)
senin hayata bakış açın yeter <3


candide
(29.07.19)
gelirin kadar giderin var.


Jesus Christ
(29.07.19)
Giden gitmiş, bir şey kalmamış :(


derleme
(29.07.19)
Bütün ömrümü gözlerine bakıp seni dinleyerek geçirebilirim <3


megalomaniac
(29.07.19)
Tam İTÜ terk-sıhhi tesisatçı tipi var sende.


malheiros
(29.07.19)
Doğru yoldasın hacı, aynen devam.


superfluid
(29.07.19)
gidedrin var ama işin yok. iş bul


meldaras
(29.07.19)
is bul +1. boyle bos bos amacsiz omur mu gecer, nereye kadar.


hot potato
(29.07.19)
(14)

Göğüs yanı için şu dövme nasıl?

İkinci fotodaki bölge için şu üstteki dövme çok mu korkunçlu?https://eksiup.com/p/s563951yaes8https://eksiup.com/p/tj639579cqom
İkinci fotodaki bölge için şu üstteki dövme çok mu korkunçlu?

eksiup.com
eksiup.com
sorunodegil
(28.07.19)
Çok korkunç.


ilk linkteki daha iyi kesinlikle.


erenthejedi
(28.07.19)
allah affetsin acil şifalar.
soruya cevap: rezalet


meldaras
(28.07.19)
Korkunclu ama korkunc olmasi onemli degil. Cok kotu bir stil.

Ayrica sen bilirsin ama meme taraflarinin "sade" kalmasi daha cekici geliyor bana.


dont eat me
(28.07.19)
Cok kotu ayrica dovmenin sizin icin bir anlam ifade etmesi mantikli degil mi? Omur boyu uzerinizde tasiyacaksiniz, fazlasiyla kisisel olmali bence


kassiopeia
(28.07.19)
Genel tarzın da buna uygunsa gider ama baya beyaz tenli olman lazım yakışması için.


contraparal
(28.07.19)
Reis bence cok korkutucu ya. Boyle poncik kiz dovmesi de begenmiyor olabilirsin tabi de bu da cok sey geldi ya. Cok sert, cok bagiriyor ben buradayim diye.


Dövme herhangi bir yer için korkunçlu. Dövmede kriter çocuklara gösteremekten çekinmeyeceğin bir şey olması. Babaanne olucaksın belki de ileri de, ne bileyim. Torunla denize gireceksin. Bilmiyorum Altan.


velvetmorning
(28.07.19)
Felaket. Tribalin ikinci dalgası gibi


filipis
(28.07.19)
İğrenç


ikikerekac
(28.07.19)
Ya guzel olmaya güzel dovme bence. Ama gecen biri daha duyuru acmisti orada dedigimi diyecegim yine, boyle kritik bolgelere dovme yaptirmayin, bugun icin harika bir fikir gibi geliyor olabilir ama inan birkac yilda cok değişebiliiyor insan. Hayatini cok ciddi etkileyebilir bu. Pisman olabilirsin ileride, sikinti olur.

Edit: pardon ben ilk linki gormemisim. Dovme guzel de degil, cok korkunclu evet. Estetigi yok.


stavro
(28.07.19)
Ben beğenmedim


westblack
(29.07.19)
çok kötü, hayatının sonuna kadar taşıyabilecek misin? cesaret ister.


Jesus Christ
(29.07.19)
böyle bir şey yaptırıyorsan ilk dövmen olmadığını düşünüyorum ondan diğer dövmelerle uyuyorsa neden olmasın. vücut senin vücudun


argent dawn
(29.07.19)
(9)

kedinin ısırarak yemek zorunda kalacağı mama tavsiyesi

evde 1 anne 1 oğulla yaşıyorum. oğlan 5 aylık. 1 cm eninde yassı yuvarlak mamayı (acana) çiğnemeden yutuyor ve annesini geçti dana gibi oldu. anne kapta çok mama varsa bile yiyeceği kadar yerken oğlan tüm mamayı süpürüyor mecburen ölçülü vermeye başladım. iri taneli mama olarak ne önerirsiniz biraz
evde 1 anne 1 oğulla yaşıyorum. oğlan 5 aylık. 1 cm eninde yassı yuvarlak mamayı (acana) çiğnemeden yutuyor ve annesini geçti dana gibi oldu. anne kapta çok mama varsa bile yiyeceği kadar yerken oğlan tüm mamayı süpürüyor mecburen ölçülü vermeye başladım. iri taneli mama olarak ne önerirsiniz biraz uğraşsa çiğnerken?
9kuyruklukedi
(28.07.19)
ahahha tosun


exlibris
(28.07.19)
Küçük kemikli tavuk parçası ? İstese de kemirmeden yutamaz.


Psycho Mantis
(28.07.19)
damarları bumbar dolmasına dönmüştür bunun. neden mama yerine ev yemeği vermiyorsun? makarna vs


meldaras
(28.07.19)
Hahahaha tipe bak yirim yirim :)


prizmatik
(28.07.19)
urun.n11.com

urun.n11.com

ölçülü vermeye devam edin yine de.

kediniz çok tatlı ayrıca.


Goldstein
(28.07.19)
tavuk kemikleri midesini falan yaralayabiliyormuş, özellikle pişmiş tavuk kemiği. dikkat edin tosuna. :D


piremses
(29.07.19)
valla iri taneli mama bilmiyorum fakat bu nasıl 5 aylıkmış ya, tipe bak tam bir tosun demeye geldim. maşallah. <3


Acana gibi kedilerin pek sevmediği bir mamayı hapur hupur yiyorsa işiniz zor. ;) Kisirlastirdiktan sonra iştahı daha da artacak.


auroraaurora
(29.07.19)
Çok tatlı tosun maşallah. Acana'yı kedilerin alışınca gayet seviyorlar. Tavsiyem sabah akşam 2 öğün şeklinde gr olarak vermeye başlayın. Free feed olayını geçmiş zaten. Temelde mama kabında sürekli mama olması genelde gelişim evresinde - yavru - tavsiye edilir. 5 aydan itibaren yada gelişime göre günde 2 öğüne dönmek faydalı. Kısırlaştırınca N&D kısırlaştırılmış tahılsıza geçebilirsiniz.


FAtE
(29.07.19)
(6)

vücut geliştirme diz ağrısı

formda sıkıntı olduğunu pek düşünmememe rağmen, belki ısınmada kaytarıyor olabilirim, dizlerimde ağrı ve garip bir hissiyat oluyor. acaba dizlik tarzı şeylerin antrenman sebebiyle yaşanabilecek problemler için yardımı olur mu ?
formda sıkıntı olduğunu pek düşünmememe rağmen, belki ısınmada kaytarıyor olabilirim, dizlerimde ağrı ve garip bir hissiyat oluyor. acaba dizlik tarzı şeylerin antrenman sebebiyle yaşanabilecek problemler için yardımı olur mu ?
them bones
(28.07.19)
Koşu bandında 15 dakika yürüyünce mi oluyor, squadda 160 kilo ile 5*5 yapınca mı?
Kadın mısın erkek mi?
Yaş kaç?
Menüsküs ağrısı gibi bir şey mi, eskilerin kireçlenme dediği türden bir ağrı mı?

gibi daha bir sürü soru akla getiren bir soru sormuşsun.


Mirket
(28.07.19)
Mirket +1

Detay ver bro


(s)AINT
(28.07.19)
squatla beraber başladı, squatı bırakıp lunges denedim, onda da aynı problem yaşandı, biraz araştırınca geriye doğru lunges önerisini gördüm o cidden biraz daha iyi geldi. şimdi leg press yapıyorum fakat dizdeki o garip hissiyat devam ediyor. işin garibi antrenmandan ziyade gün içinde daha fazla hissediyorum. tarifi zor ama sanki diz kapaklarım ayrılacakmış gibi, ağrısı falan pek önemli bir ağrı değil ama verdiği his cidden bu ne dedirtiyor. her noktasını hissediyorum sanki diz kapağı ayrı cumhuriyet gibi.

mirketin bahsettiği ağrıları yaşamadığımdan bilemiyorum, yaş 29, erkek.


them bones
(28.07.19)
yeni başladıysa formun hatalı baba başka açıklaması yok


meldaras
(28.07.19)
Zorluyo musun peki, dinlendir 10 gün. Devam ederse doktora gidersin. Dizlik işe yarar tabii


(s)AINT
(28.07.19)
İyi ısınman lazım. Eliptikte 10 dakika orta dirençte çevir pedalı. Antrenmana başlamadan önce hareketi hafif kiloyla 20 tekrar yap.
İyi ısınman lazım demiştim değil mi?
Ben de zamanında ısınmadan paldır küldür giriyordum ön bacak, leg press falan. Dizde batma şeklinde acı hissetmeye başladım. Sonradan kafaya dank etti ısınmam gerektiği.


Simrug
(28.07.19)
(12)

kellikle dalga geçilmesi

fiziksel kusurlarla dalga geçilmesi her zaman ayıptı tabii ama son yıllarda sosyal medya sayesinde iyice yerin dibine sokuldu bu davranış. dalga geçilmediği gibi insanların kendini sevebilmesi adına övülmeye bile başlandı. obeziden cücesine çirkinlik abidesinden kıllısına vs gerekli gereksiz övgüler
fiziksel kusurlarla dalga geçilmesi her zaman ayıptı tabii ama son yıllarda sosyal medya sayesinde iyice yerin dibine sokuldu bu davranış. dalga geçilmediği gibi insanların kendini sevebilmesi adına övülmeye bile başlandı. obeziden cücesine çirkinlik abidesinden kıllısına vs gerekli gereksiz övgüler görüyoruz internette. ama bu olay anlamadığım bi şekilde kellikte işlemiyor. övmeyi geçtim herkes ilkokul seviyesi dalga geçmeye başladı iyice. en son işte norm ender'in şarkısı sayesinde iyice arttı, ondan önce de hem sanal hem gerçek hayatta görüyodum/duyuyodum sık sık. sebebi ne bunun?
Kellikle bence pek dalga geçilmiyo. Bi şişmanlık değil. Ya da zayıflık.

Senin bahsettiğin kellik dışındaki şeylerle aşırı dalga geçildiğinden zaten beden olumlama tarzında bi akım doğdu. Kellikle de o kadar alay edilse aynısı onun için de olurdu

Ps: Kelim.


(s)AINT
(28.07.19)
bence çevrenizi değiştirin. çevremde tonla kel var daha dalga geçildiğini duymadım.
uyuz oldukları kel adama bile kel demiyorlar.


ozdek
(28.07.19)
Ben farkinda degilim oyle bir trendin. Instagram ile zaten isler cigirindan cikti. V sekil yuz tipi olmayan ablak suratli, 1 metreden az bacak boyu olan cüce sayiliyor. Normal ve anormal algisi cok degisti, keller oyle arada kaynamis olabilirler.

Bence seksi, tabii herkes bir Bruce Willis ya da Jason Statham olacak diye bir durum yok.


buf-e kür
(28.07.19)
@ozdek @saint: twitter arama kısmına keltoş yazın okuyun bi isterseniz. en son norm ender ben fero'yla kel diye dalga geçiyor herkesin şarkıda en sevdiği yer orası olmuş, ben fero kel değil de obez olsaydı ayı diye dalga geçecek miydi geçse bile bu büyük tepkiler almayacak mıydı? veya internette kel birinin fotosu, tiviti falan yayılsın biraz yine milyon tane kellik şakası oluyor altında. gerçek hayatta da yüzüne karşı dalga geçilmesinden bahsetmiyorum zaten kel birinin arkasından konuşulurken dalga geçiliyor genelde.

@cesario: saç ektirenle de geçiliyor tabii. hatta birisi bi forumda yazmıştı hatta ekşi de olabilir tam hatırlamıyorum "keldim kel diye dalga geçiyolardı saç ektirince onla dalga geçicekler boşa uğraşmıyorum o yüzden" tarzı bi şey.


son günlerde olabilir belki.
(bkz: keltoş babana koş)
(bkz: norm ender)


meldaras
(28.07.19)
Valla benim çevremde kellikle dalga geçen kimse yok. Nasıl bir cevreniz var bilmiyorum ama biz kız arkadaşlarla bunun kötü bir şey olduğuna dair hiç konuşmadik bile. Sanal alemdeki muhabbetleri bilmiyorum ama bu şekilde düşünenleri ister gercek hayatta ister sanalda olsun hiç sallamayin bence.


Amaranta ursula
(28.07.19)
Dalga geçenlere "Johnny Sins'in nasıl dünyanın en güzel hatunlarını elden geçirdiğini" hatırlatırsın olur biter.

Hah, Blacked cast'indeki siyahi abilerin de aynı şekilde ilahe hatunları götürdüğünü ve saçsız olduklarını da ilave edebilirsin.


Psycho Mantis
(28.07.19)
kanka şişmanlığıyla dalga geçseydi ayıp olurdu. çünkü şişmanlık sağlık sorunu kaynaklı olabilir. onu da geçtim, iradesi zayıflık olur. yani bu insanlara üzülerek bakılması doğal. ya hasta ya da iradesi zayıf. iki şekilde de üzücü. böyle bi insanla dalga geçilmesi hoş değil, doğru değil. ayıp.

kellikte böyle bi şey yok. kel erkeklerle saçlılar arasında sağlık açısından hiç fark yok. böyle bi bilimsel çalışma yapıldı mı bilmiyorum, varsa bilen gönderebilir.

ayrıca kel erkek saçlıya göre zayıf değildir. birçok kadın saçlılara göre daha güçlü bile bulur kel erkekleri. kel adamla dalga geçsen ne olur, geçmesen ne olur?

biri bana kel dese, "keller eller" der, güler geçerim. alınabileceğin bi şey yok ki.

bana göre eksiklik değil. sporda etkilemez, sekste etkilemez, kız tavlamada etkilemez, hiçbir şeyde etkilemez. ama şişmanlık-çok zayıflık böyle değil. aynı adamın saçlı haliyle kel hali aynıdır. ama şişman-aşırı zayıf haliyle fit-kaslı hali aynı değildir.

edit: norm ender'in kel fero demesi de ağza güzel oturduğu için. yani kelliğiyle dalga geçme olayı yok. lakap gibi kullanmış.


(s)AINT
(28.07.19)
Kellikle dalga geçen birisi değilim ama dalga geçilince istemsizce gülüyorum. En son strainger things dizisinde kel adama telsiz kod adı kel kartal dediklerinde gülmüştüm.

Onun dışında dalga geçildiği bir ortamla karşılaşmadım.

@saint kemoterapi görme nedeniyle, testiküler feminizasyon veya alopecia hastalıkları geçirmiş olabilir.


filipis
(28.07.19)
çevre değiştir diyenlere cevap: genel olarak internetten bahsediyorum kendi arkadaşlarımdan değil. arada sosyal hayatımda da sevilmeyen birinin arkasından konuşulurken kel olmasıyla ilgili hakaret edildiğini de duydum 1-2 kere, dalga geçilen kişi ben değilim yani. potansiyel kel olduğum için belki dikkatimi çekti bu konu ama dökülmeyen saçlarımla idare ediyorum ben şimdilik. henüz o kadar kel olmadık...

@saint: o mantıkla bakarsak belki malını mülkünü eşini dostunu kaybetti de onun stresiyle kel oldu kişi? güzel bi kafatasına ve vücuda sahip değilsen kellik yerin dibine sokuyor insanı ya nasıl fark yok. ayrıca kelliğin yakıştığı insanlara bile (çok şanssız bir saçı yoksa) saçlılık daha çok yakışıyor.


Kellikle nasıl dalga geçilmiyor ya, en çok dalga geçilen şey olabilir. Fiziksel olarak laf edilen kim varsa "o kendine baksın kel ve göbekli" şeklinde aşağılanır. Kellik kişinin kendi ulaştığı bir durummuş gibi bakılır hep.


hair freak
(05.11.19)
internet demişsin işte. internette fiziksel özelliklerle çok dalga geçiliyor. özellikle boy ve kiloyla çok geçiliyor. ama gerçek hayatta kimsenin yüzüne söylediğini görmedim.


(14)

Sevgilinin cluba gitmesi

Sevgilinin gece klübüne gitmesine ne dersiniz?kendisi kadın ve yanındakiler de öyle.
Sevgilinin gece klübüne gitmesine ne dersiniz?

kendisi kadın ve yanındakiler de öyle.
sargeras
(28.07.19)
Sana ters geliyorsa cluba gidenle sevgili olma kardeş. Yasaklamayla falan baş edemezsin. Kendine uygun sevgili bul.


Kahir ekseriyet
(28.07.19)
... Sert bir dille uyarılması gerekir.


adwokat
(28.07.19)
Buna izin veren erkek de gizli lgbti’dir.


adwokat
(28.07.19)
Biriyle sevgili olunca kendisini o insanın sahibini sanan ve onun özgürlüğüne karışmayı kendinde hak olarak görebilen insanlar bana çok hastalıklı geliyor. Madem bu kadar rahatsızsın, gece kulübüne gitmeyen biriyle sevgili olacaksın en başta.


whyamy
(28.07.19)
Yapma canım arkadaşım yapma güzel arkadaşım.
Sorun gitti yer değildir, olmaz.
Sorun güvensizlik olur, tatminsizlik olur, gözünün dışarıda olması olur.
Okur da olur ama gitti yer sorun olmaz.


Sürekli gidiyordur, seninle gitmiyordu. Şarjı bitiyordur ve berkecan eve bırakıyordur. Yine sorun gitmesi değildir. Zaten muhtemelen olan olmuştur. Eve kapatsan da başına gelecekler değişmez.


kisa
(28.07.19)
Ama derdini açıkça söyle. Konuş. Kavgayla çözemezsin


kisa
(28.07.19)
kahir +1
rahatsız oluyorsanız kendinize daha uygun birilerini bulun. olmuyorsanız da sorun yok zaten.


candide
(28.07.19)
Çok içme derim.


fezagezgini
(28.07.19)
Rahat ol kardeşim, kasma ya. Aştık biz bunları

3.bp.blogspot.com


(s)AINT
(28.07.19)
"İyi...eğlenin ama sakın araç kullanmayın, taksiyle dönün" derim.

Medeni alemde, medeni insanlar bar, club, restoran gibi yerlerde vakit geçirip, sosyalleşebilir, kafa dağıtıp, keyiflenebilir. Normal yani bunlar. Ayrıca kimsenin sahibi değilim, kimse de benim sahibim değil.


Psycho Mantis
(28.07.19)
En azından klaba gittiğini biliyorsun. Şükretmelisin.


[GODDARD]
(28.07.19)
Kahir ekseriyet +1881


meldaras
(28.07.19)
restoran neyse de club bizi bozar.


tabudeviren
(28.07.19)
sevgili olmam


twelfth
(28.07.19)
(1)

Sabancı'ların yatırımlarını girişim olarak göstermek

Az önce YouTube'da bir video izledim, ali Sabancı'nın yeğeni 200m'lik bir fon kurmuş teknolojiye yatırım yapacaklarmış ve ortada henüz bi başarı falan da yok. Fonun tamamı Sabancı ailesinden çıkmış. Bunun başarı olarak nitelendirilmesi çok aptalca değil mi?
Az önce YouTube'da bir video izledim, ali Sabancı'nın yeğeni 200m'lik bir fon kurmuş teknolojiye yatırım yapacaklarmış ve ortada henüz bi başarı falan da yok. Fonun tamamı Sabancı ailesinden çıkmış. Bunun başarı olarak nitelendirilmesi çok aptalca değil mi?
mg3929
(27.07.19)
soyadın sabancı olunca fon bulman çok zor, babandan iste derler neden baban yatırmıyor onların girmediği işe ben niye gireyim vs. derler.


meldaras
(27.07.19)
(16)

Oturmayı kalkmayı bilen kadın

Nasıl bir tanımlamadır arkadaş? Kadınların değerlendirildiği kıstas mı övgü mü ne bu anlamadım? Oturmayı kalkmayı bilen adam diye bir şey var mı?
Nasıl bir tanımlamadır arkadaş? Kadınların değerlendirildiği kıstas mı övgü mü ne bu anlamadım? Oturmayı kalkmayı bilen adam diye bir şey var mı?
asgeavcer
(26.07.19)
adap sahibi kadın demek
hanım hanımcık
edepli


Adam versiyonu da var.
Sakin ol niye kızdın gayet normal bir kıstas. Çünkü günümüzde öküz, cahil ya da hem öküz hem cahil çok insan var. (Diploma olayı değil.)
Pespayelik, lümpenlik övülür, yer bulur olmuş.


benim eski kız arkadaşım mesela kalkarken yuvarlanır yere falan düşerdi, öyle olunca ayrıldık. şimdi yeni biriyle konuşuyoruz geçen ilk buluşmamızda tek seferde sandalyeye oturdu hoşlandım.

ilişkide önemli bir kriterdir


avatar is back
(26.07.19)
nerede nasıl davranacağını bilen, uyumlu, yüzünü kara çıkartmayan, seni yerin dibine sokmayan, utandırmayan, argo kullanmayan, aile büyüklerinin yanında patavatsızca konuşmayan, ukalalık yapmayan, nerede ne giyeceğini bilen davranışları ile de güven duygusunu veren kişidir bence tanımı.


bugisme
(26.07.19)
Cemiyet içine çıkmış, nerede nasıl davranılacağını, kime nasıl konuşulacağını bilen, pot kırıp sizi mahcup kendini rezil etmeyecek kişi anlamında.
Aynı övgüler erkekler için de kullanılabilir.
Cemiyet adamı diye geçer daha çok erkeklerde.


Mirket
(26.07.19)
Aslında bir övgü ama kadınlar üzerinden genellendirilemez. Üstelik öyle kadınlar artık çok uzaklarda...


levent bilgen
(26.07.19)
oyle demeyin onemli boyle seyler

www.youtube.com


captainobvious
(26.07.19)
Nasıl bir tanımlamadır arkadaş? güzel
Kadınların değerlendirildiği kıstas mı övgü mü ne bu anlamadım? övgü
Oturmayı kalkmayı bilen adam diye bir şey var mı? var

nerede nasıl davranması gerektiğini bilen insan demektir. yaşı 20den büyük olup ilk defa bunu duymak ilginç


dafuq
(26.07.19)
(bkz: döpiyes)
(bkz: tayyör)


meldaras
(26.07.19)
salon kadını çizgisi derdi şahika koçarslanlı.


Neill
(26.07.19)
Aynı şey erkek için de geçerli. Her şeyden de nem kapmayın yahu. Nerede nasıl davranacağını bilen erkek denir daha çok ama mantık aynı. Nerede nasıl davranacağını bilen erkek kendinden büyüklerinin yanında cakcak sakız çiğnemez, bacaklarını ayırıp oturmaz yahut bacak bacak üstüne atmaz. Arkadaşlarının yanında gibi argo konuşmaz. Hadi erkekler de bundan alınsın.


mslny
(26.07.19)
övgü, evet kadın - erkek kullanırım ben.


ebabil curnatasi
(26.07.19)
Bugisme+1

Kadına da erkeğe de kullanırım ben. Deyim gibi bir şey bence.


şubatsonrası
(26.07.19)
Övgü.

Evet, oturmayi kalkmayi bilen adam tanımı da var. O da ovgu.
Gorgulu, nerede nasil davranilacagini bilen, nezaket kurallarini gözeten insan anlamina geliyor. Merak etme iyi bir sey yani.


stavro
(26.07.19)
genel bir tabir. oturup kalkması dışında, hal ve hareketleri, konuşması, giyinişi kısaca herşeyi kapsıyor. bu tabi erkekleri de kapsıyor ama kadınlardaki konu biraz daha geniş.

hem övgü hem kıstas.

var.


false pretension
(26.07.19)
(22)

İş yeri servisinde yerinize oturan insanlar

işe gidip geldiğimiz serviste herkesin yeri var nerdeyse, yeni gelen ya da dönem dönem stajyerler sizin yerinize oturunca ne yapıyorsunuz? uyarıp orası benim yerimdi diyor musunuz?Edit : ben yapmadım, serviste yeni gelen stajyere yapan bir kadın vardı o stajyeri kaldırdı yerinden, sabahta stajyer be
işe gidip geldiğimiz serviste herkesin yeri var nerdeyse, yeni gelen ya da dönem dönem stajyerler sizin yerinize oturunca ne yapıyorsunuz? uyarıp orası benim yerimdi diyor musunuz?

Edit : ben yapmadım, serviste yeni gelen stajyere yapan bir kadın vardı o stajyeri kaldırdı yerinden, sabahta stajyer benim yerime oturmuş, ben de boş başka birinin yerine oturdum. o da beni kaldırır mı acaba diye merak ettim :) bir şey demedi.
xdenizx
(24.07.19)
uğraşmıyorum, oturacak yer varsa uğraşmam


wang
(24.07.19)
Üzerine su atın. İse yaramazsa bir dahakine sıcak kahve :)

Açık açık deyin ki, ben aylardır yıllardır burada oturarak geldim gittim. Başka yeri çok yabanciliyorum rahat edemiyorum. Rica etsem ben oturabilir miyim?
Bu kadar


kisa
(24.07.19)
uğraşmam, uğraşanlara da ayar olurum.


kablelvuku
(24.07.19)
çok salakça bir hak talebi. demiyorum.


datnet
(24.07.19)
Datnet+1

Bana bu diyen olsa kaç yaşındasın sen derim.


meraklitursucu
(24.07.19)
"Yeriniz" derken? Bana biri bunu dese "neye dayanarak?" der uyumaya devam ederim.


piremses
(24.07.19)
Serviste "yeriniz" diye bir şey yoktur.


Saçma egolar değil mi bunlar? Bir de bu bakış açısından baksan? Babanın, annenin aracı mı o? Sizin alışkanlığınız size yer satın almış olma hakkı tanımaz.


arvuti
(24.07.19)
Yahu lise sırası mu bu? Kaç yaşına gelmiş insanlarsınız, serviste orası benim yerim mi diyeceksiniz?


ciagra
(24.07.19)
yıllar önce servise biniyordum. dediğin gibi yeni gelen ya da stajyerler daha bir istekli, atak olduğu için araca ilk binen oluyor ve daha önce senin oturduğun yere oturmuş olabiliyor. hak iddia etmen garip olur. içten içe kendini yemen daha iyi.

editine edit ülen: dikkat edin, böyle insanlar değişime karşı, sabit fikirli ve zor insanlar oluyor. küçük bir olaydan karakter analizi imkanı veriyor. boş başka koltuk varsa oraya geçip orayı benimsemek çok daha sağlıklı insan davranışı.


Jesus Christ
(24.07.19)
bizde de öyle herkesin serviste yeri var :)

egosu yüksek olanlar, aa orası benim yerimdi diye yerini alıyorlar, ama yeri için savaş verenler azınlıkta :D


redeath
(24.07.19)
serviste yer önceliği ilk duraktaki kişinindir, istediği yere oturur. Stajyer, geçici görevle gelen birisi olmadığı sürece de sabahları sıra pek bozulmaz.

Çıkış servislerinde ise evine değil de başka bir yere gitmek isteyenler de olduğu için oturursan kendini şanslı sayabilirsin.

Ben de birisi "yerime" otursa ayar olurum ama bir şey demem, ne bilsin, boş gördüğü yere oturmuş.


kimlanbu
(24.07.19)
serviste birisini oturduğu yerden kaldırmak, orası benim yerim demek, edepsizliktir. stajeri çocuk görmüş, gidici bu nasılsa diye düşünmüş, sizlere gözdağı vermek için yerinden kaldırmış. kıdemli birisine yapılsa olay çıkar.


dafuq
(24.07.19)
title'a göre de sırayla oturulsun:D serviste yer mi olur ya. kaç yaşındayız.


hononu
(24.07.19)
Çok aptalca bir şey. Boş olan yere oturulur. Senin yerin benim yerim olamaz. Şahsi bir araç değil sonuçta. Nasıl ki bunu toplu taşımada yapamak abesse serviste yapmakta aynı derecede abes.


işe yeni başladığımda geri zekalı kadının teki iki gün üst üste orası benim yerim kalkın dedi. hiç geri adım atmadan "bana üçüncü kez aynı sebeple gelip sataşırsanız sizi ik direktörlüğüne şikayet edip, tarafıma sataşmada bulunduğunuz için tutanak tuttutup ihtarname yazdırırım" dedim. O günden beri götün götün serviste hangi koltuğu boş bulursa oraya oturuyor, benimle göz temasından deli gibi kaçınıyor. gollum gibi bir şey oldu ahahahah.
bunu yapanların beyni ilkokul seviyesinde kalmıştır. unutulmamalıdır ki ilkokul servisi değil orası şirket servisi. servis yönetmeliği ile herkesin nerede oturacağı özellikle belirtilmemişse, isteyen istediği yere oturur.


dadasalon
(24.07.19)
eski iş yerinde servis kullanıyordum. yaşça büyük birisi geldi oturduğum yerden kaldırmak istedi. servise ilk binen ve en son inen benim. haliyle serviste en uzun süreyi ben geçiriyorum. öne şöför yanına oturdum. ilk gün bir şey diyen olmadı, ikinci gün servis şöförü dedi ki orası servis sorumlusunun yeri arkaya geç. burada oturan adam servis sorumlusuymuş ne demekse. yok dedim iyi böyle. sonra bu adam geldi, orası benim yerim dedi. neden dedim. ben hep orada oturuyorum servis sorumlusuyum dedi. neye göre dedim. adam bir afalladı. dedim insan kaynakları ile görüşün, onlar teyit ederse kalkarım.

sonra gitmiş insan kaynaklarına, almış cevabını. bir daha bana böyle bir şey ile gelmedi.

netice olarak ik tarafından da tastiklendiğine göre kimsenin özel bir yeri yok. şöför hariç bak.


reanarchy
(24.07.19)
acayip garipsediğim durum, senin tapulu malın mı lan orası? kalk başka yere otur.
bu tiplerle münakaşa girmemmek en doğrusu stajyer kardeşime bol sabır diliyorum


meldaras
(24.07.19)
Banka servisi mi? Kadin aklimda her gun dunyayi kurtardigini sanan banka operasyon direktoru falan gibi canlandi ahahah
Ben olsaydim kadina napiyosun diye mudahale bile ederdim.
Yazik stajyerin de morali bozulmustur boyle insanlar is dunyasinda hep kostek resmen


Flipsflops
(24.07.19)
dünyanın en saçma şeylerinden biri serviste yer olayı, böyle bir şey olduğunu bile yeni duydum. serviste benim yerim diye dolaşan insanların servisine binip özellikle yerlerine oturma isteğiyle doldum taştım şu an. hadi bakalım benim yerim, kalkar mısınız desinler bir, çok keyifli anlar yaşanacağına garanti veriyorum.


del piero10
(24.07.19)
Biri bana serviste, orası benim yerim deyip kalk dese, buranın onun yeri olduğunu belirten yazılı bir belgeyi bana gösterdiğinde hemen kalkacağımı söylerim. Tabii bu belge, işveren tarafından düzenlenmiş olmalı.


nasıl yani
(24.07.19)
bana da denk gelmişti böyleleri. yerime oturanın üzerine otururum, altımda kalırlar.


'
(24.07.19)
(4)

aamir khan’ın 5 aydaki inanılmaz değişimi

50 yaşındaki bir adama göre çok büyük bir değişim değil mi? boyunun sadece 1.65 olması sizce bu değişimi ne kadar etkilemiştir? daha önceden altyapısı var mıydı yoksa gerçekten sıkı çalışmayla ve çok iyi beslenmeyle mi bu oldu? filmi hariç de projeleri olduğu için pek dinlenmeye vakit ayırmadığını d
50 yaşındaki bir adama göre çok büyük bir değişim değil mi? boyunun sadece 1.65 olması sizce bu değişimi ne kadar etkilemiştir? daha önceden altyapısı var mıydı yoksa gerçekten sıkı çalışmayla ve çok iyi beslenmeyle mi bu oldu? filmi hariç de projeleri olduğu için pek dinlenmeye vakit ayırmadığını duymuştum..

www.youtube.com
hocam
(22.07.19)
Steroid


(s)AINT
(22.07.19)
Tabiki. küçük bir vücudun gelişim hızı büyüğüne göre daha fazla olur. kasların vücuda göre hacimli görünme süresi çok daha az zaman alır.

steroid almıştır. çünkü bu vücudu bir film için yapmıştı yanlış hatırlamıyorsam. para kazanılacak yerden steroidi esirgenmez.


false pretension
(22.07.19)
steroid olmadan hayat boyu calissa bu yasta yapamaz.


meldaras
(22.07.19)
Vücudundan çok yüzündeki değişim dikkatimi çekti. Saçlar boyanmış, botoks yapılmış, kırışıklıklar gitmiş, en az 10 yaş gençleşmiş :D


blue serenity
(22.07.19)
(18)

Antep'ten kız alınır mı?

Ne diyonuz?
Ne diyonuz?
meldaras
(22.07.19)
alınır, özellikle bu sarışın mavi gözlü elit bi tayfası var; aileler yavrularına damatlarına düşkün bayaaaa. bu tayfadansa bnce kaçırma


same idiot
(22.07.19)
Fıstık, baklava vs. alınır.


lcha
(22.07.19)
maz mı diyorum.


baldan kaymak
(22.07.19)
kacaymis kilosu?


ps:zihniyetini


duptıs
(22.07.19)
Antepli kızların tamamına yakına mutaassıp, muhafazakar tiplerdir, görünüşlerine aldanma. Ailesi en aydın, seküler geçinen kızlar bile "nişan olmadan el tutmam" kafasında tiplerdi, "bana uyar" diyorsan alabilirsin yoksa bulaşma bile derim.


Psycho Mantis
(22.07.19)
Ben oradayken dehset bir kiz gormustum gözleri muthisti. Alinir bence.


stavro
(22.07.19)
antep'ten araba alınmaz. kızı bilmiyorum.


scudman1
(22.07.19)
Ben almamayı tercih ederdim şahsen


mg3929
(22.07.19)
Paket de yapıyorlar mı

Pühh be.
Bi de eşim, karım diyeceksin o insana öyle mi.
Davar alıyor sanki.


jimjim
(22.07.19)
Antep'ten kız alınmaz. Adana'dan da kız alınmaz. Binaenaleyh kız alınmaz.


babilbaligi
(22.07.19)
alınabilir.


datnet
(22.07.19)
antepteki 2 kadindan 1i suriyelidir tahminim. arapca biliyorsun belki..

ailesi aydin bir aile ise olur tabi, alinir. lakin muhafazakar tayfada, isid destekciligine gidecek kadar yobazlari var.

ayrica ailesi muhafazakar olup kasar olanlari da mevcut, almanya'da tanimistim birkac tanesini. bunlari onermem tabi..


Ailende şeker hastalığı geçmişi varsa olmaz o iş. Damat tepsisi yapıyorlar onu yer ölürsün yoksa.


Antepten baklava bile almam


(s)AINT
(22.07.19)
niye baba


meldaras
(22.07.19)
o tarafları pek sevmem


(s)AINT
(22.07.19)
cahillikten ölmüyorsan kızın memleketinin son önem verilecek sey oldugunu bılırdın, espri yaptıgını var sayıyorum


kızın memleketi = kızın kültürü. isterse avrupanın göbeğinde büyüsün.
(bkz: apple doesnt fall far from tree)


meldaras
(22.07.19)
(10)

Flört edilen kişiden bir anda soğumak

Kadın kişisiyim. Her şeyin çok güzel gittiği bir flörte başladım yakın zamanda ve adamdan gerçekten hoşlanıyordum. Sonra yakın kız arkadaşlarım bana bir anda organize bir şekilde adamı kötülemeye başladılar birkaç hafta boyunca. Bunların çoğu kanıtsız, tahminle söylenen şeyler. Bana diyorlar ki bu a
Kadın kişisiyim.

Her şeyin çok güzel gittiği bir flörte başladım yakın zamanda ve adamdan gerçekten hoşlanıyordum. Sonra yakın kız arkadaşlarım bana bir anda organize bir şekilde adamı kötülemeye başladılar birkaç hafta boyunca.

Bunların çoğu kanıtsız, tahminle söylenen şeyler. Bana diyorlar ki bu adam sert birine benziyor ve seni dövebilir. Halbuki sert biri falan değil. Ya da bu adam yakın arkadaşının sevgilisiyle çok samimi, belki kızda gözü vardır. Yahu adam, yakın arkadaş ve onun sevgilisi 8-9 yıllık arkadaşlar yani samimi olmaları çok normal. Bu tarz şeyler işte. Saçma gelse de bana yine de etkiledi işte maalesef.

Üstüne benimki de kendi hayatında bir anda çok büyük sorunlar yaşadı ve hatta linç edildi bazı insanlar tarafından, işiyle tehdit edildi vs. Bunları da bana aşırı derecede yansıttı, birkaç haftadır sürekli gergindi ve bana sık sık bağırdı sebepsiz yere. Şimdi özür dileyip yeni yeni eski haline dönse de tuz biber oldu onun bu davranışları da.

Şu an adamdan yine de hoşlansam da o baştaki duygularım yok ama geri kazanmak istiyorum bunları. Konuşasım bile geliyor bazen kendisiyle. Nasıl eski halimize dönebiliriz?
Arkadaşlarınıza birer maden suyu şişesi hediye edin. elemana da geçmiş olsun. Siz de başkaların sözüyle hareket edip kukla gibi yaşamaya mahkumsanız diyecek lafım yok. Arkadaşlarınızın yaptığı cidden çok ayıp, böyle arkadaşlarım olsun istemezdim.


Tears of Devil
(20.07.19)
Bence arkadaşlarınızın sevdiğiniz insanı size kotulemesine izin vermek çok yanlış bir davranış.ayrica gerçek sevgi zor zamanlarda belli olur.aynisi başıma geldi ordan biliyorum.ne yazık ki arkadaş dediğiniz kişiler yarın kaybolur siz sevdiğiniz insanı kaybettiginizle kalırsınız.bence ilk olarak sevdiğiniz kişiyi başkalarıyla konuşmayı bırakın.


Arkadaşların ikinci paragrafta haklı çıkmış sanki. Gözlemci üçüncü kişidir, bazı insanların sözüne güvenmek gerekli.


hasmetizm 2046
(20.07.19)
Ne pis arkadaşların varmış, umarım hayat boyu eşlerinin annesi yengesi dıdısının dıdısı vs eşlerinin aklına girer ve evlilikleri/birliktelikleri devamlı sorunlu geçer de empati yapmayı öğrenirler. Başkasının iyiliğini istemek bu değil...


hasmetizm 2046 +1

"sürekli gergindi ve bana sık sık bağırdı sebepsiz yere" meselesi zaten bence yeterli.
burada mesele arkadaşlarınızın haklı olması ya da adam bağırıyorsa, iki gün sonra dövecek olması falan değil.
kaç yaşında insanım, ciddi ya da değil kaç tane ilişkim oldu, ilişki içinde anası babası ölen de oldu, işsiz kalan da oldu, bir sürü sorunu olan da oldu, hayatı tepetaklak olan da oldu, ama kimse gelip bana bağırmadı.

tabii ki sert çıkışlar, fevri davranışlar, gerilmeler olur.
ama "bana bağırdı" farklı bir konu.
gergin olduğu için tartışmalar çıktı, çok kavga ettik, gerildik demiyorsunuz.
"bana bağırdı" diyorsunuz.

iki günlük adam gerildiği için flört ettiği insana nasıl özür dilemesini gerektirecek şekilde bağırır ki?
daha dün bir, bugün iki.
bu tip durumlar karşı tarafta kredi gerektirir, kredi de zamanla oluşan bir şeydir.
çocuk gibi azarlıyor mu yani?
çok anlamsız bir hareket, soğumanız yerinde olmuş bence.
eski halinize dönebileceğinizi sanmıyorum, ama çok istiyorsanız muhtemelen kendinize karşı bile dönmüş gibi yapabilirsiniz.


blatta hiberna
(20.07.19)
blatta +1

bence psikolojik şiddetin bahanesi olamaz, hele ki flört aşaması


cedex
(20.07.19)
Senin adamdan hoşlandığın filan yok bence bahane aramaktasın ya da kendini avutuyorsun. İlk paragrafta adamın hal ve hareketlerini meşru ve normal karşılarken son paragrafta "baştaki duygularımı kazanmak istiyorum" demek de neyin kafası ? Kaç gün geçti ki sen "geri kazanmak istiyorum" diyebiliyorsun anlamak güç.


Psycho Mantis
(20.07.19)
Valla ben de artık eskisi gibi olacağını düşünmüyorum. Tüm o yaşananlardan ve sen de içten içten iyice soğuduktan sonra ayrılırsınız yakın zamanda.


kaç yaşındasın ablacım sen? rüzgarın estiği yöne savruluyorsun büyü biraz


meldaras
(20.07.19)
herkes bi ara sinirli gergin olabilir, kızlar haklı çıktı ne? @meldaras +1


mehmed resad
(20.07.19)
(10)

Fenerbahçe bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?

Sizce?
Sizce?
meldaras
(18.07.19)
1


000000
(18.07.19)
2. trabzon sapıtmazsa 3.


der meister
(18.07.19)
3-4


(s)AINT
(18.07.19)
Bu sezon şampiyonuz ahanda buraya yazıyorum!


klar
(18.07.19)
Bu işler sırayla gider. Önce bjk, sonra gs şimdi sıra fenerde. Zaten bu sene de gs şampiyon olursa seneye Katarlılar çekilir bütün kulüpler iflas eder.


'
(18.07.19)
hiç heveslenmeyin imparator bu sene de çıkarıp vuracak
gs -1
trab -2
bjk -3
fener -4


meldaras
(18.07.19)
3


mikahakkinen
(19.07.19)
Fenerbahçenin bu sezon şampiyon olmayacağına 500 lira bahse girebilirim.


(s)AINT
(19.07.19)
7


since1907
(19.07.19)
ali koç varken hala fenerbahçe'nin şampiyon olabileceğine inananlar var. vay arkadaş, şaka yapmıyorsunuz umarım.


(4)

lisans ve 2. üniversite bölüm seçimi

merhaba,ben birinciyi bitirdikten sonra şimdi önümüzdeki senelerde biraz rahatım diye bu sene öss'ye girdim. kimsenin hakkını yemeyeyim diye bulunduğum şehirde kontenjanı dolmayan bölümlerden birini yazayım dedim.tarih okumak istiyordum hep ama burada tarih yok arkeoloji var. kontenjanı da dolmamış.
merhaba,

ben birinciyi bitirdikten sonra şimdi önümüzdeki senelerde biraz rahatım diye bu sene öss'ye girdim. kimsenin hakkını yemeyeyim diye bulunduğum şehirde kontenjanı dolmayan bölümlerden birini yazayım dedim.

tarih okumak istiyordum hep ama burada tarih yok arkeoloji var. kontenjanı da dolmamış. burayı tercih edecem.

ek olarak, anadolu ve istanbul ünilerinin "ikinci üniversite" adı altında imkanları var bildiğiniz üzere.
bunların ikisinde de "tarih" bölümü var, istanbul'dan tarih'i seçtim diyelim anadolu'da hangi bölüme kayıt yaptırayım kararsız kaldım.
size sormak istedim.

kısaca özet geçersek :
arkeoloji + tarih lisans bölümlerinin yanına hangi bölüm tercih edilmeli:
-felsefe
-sosyoloji
-türk dili edebiyatı
-kamu yönetimi
-işletme
-iktisat

dediğim gibi süre konusunda rahatım. üçünü de götürebilirim diye düşünüyorum. hangisini seçmeliyim ?
haintospik
(18.07.19)
Bitirdikten sonra ne yapmak istiyorsunuz yazmamissiniz ama tarih ve arkeoloji yi seven biri,bence sosyoloji de mutlu olur.


Rh Negatif
(18.07.19)
@rh negatif
bitirdiğimde iş hayatıma bir katkısı olmayacak. sadece ilgim olduğu alanlarda kendimi geliştirmek istiyorum o kadar.

öneri için teşekkürler.


haintospik
(18.07.19)
arkeoloji saha çalışması gerektiriyor bence güzel bölüm. sosyoloji boş bölüm. iktisat hakkıyla öğretilmiyor. arkeoloji > edebiyat > felsefe diyorum ben


meldaras
(18.07.19)
iktisat ve işletme dışındaki bölümler sadece okumuş olmak için okunur. çerez niyetine. kariyer planları varsa aöf işletme veya iktisat bitirmiş bir yerlere gelmiş çok insan var.


war of the world
(18.07.19)
(23)

21 yaşında üniversiteye başlamak

Merhaba.. 2017 yılında mezun oldum ilk sene bazı sebeplerden ötürü ders çalışamadım, ailem de pek sorun etmedi. Daha sonra da ben sapıttım.. Aklım başıma daha yeni geliyor. Üniversitenin sıralarını 3 senedir sınavlara girerek aşındırıyorum, hala öğrenci olabilmiş değilim.. Çok mu geçtir acaba? O kad
Merhaba.. 2017 yılında mezun oldum ilk sene bazı sebeplerden ötürü ders çalışamadım, ailem de pek sorun etmedi. Daha sonra da ben sapıttım.. Aklım başıma daha yeni geliyor. Üniversitenin sıralarını 3 senedir sınavlara girerek aşındırıyorum, hala öğrenci olabilmiş değilim.. Çok mu geçtir acaba? O kadar yalnız, geç kalmış ve umutsuz hissediyorum ki. Ailem de artık bu kız gerizekalı gözüyle bakmaya başladı bana. Biliyorum potansiyelim bu değil, daha iyisini yapabilirim.. Öte yandan +1 sene daha düşünmek kalbimi sıkıştırıyor. Ben her şeye çok geç kalmış hissediyorum, sizce ? :(
Evde tek başıma destek almadan aşabilir miyim tüm bunları..?
rhye
(18.07.19)
21 yaş gayet erken bi yaş. Daha fazla zaman kaybetmeden planını yapıp harekete geç derim.


mg3929
(18.07.19)
ofiste bir eleman 33 yaşında. ilk 2000'e girdi ve üniversiteye başlayacak bu sene.
örnek olması için yazayım dedim.


teritori
(18.07.19)
potansiyeliniz buymuş demek ki. aşamazsınız o yüzden her şey için artık çok geç.


21 18'den daha makul bir yas


hewit
(18.07.19)
başarılı olabileceğiniz ama aynı zamanda geleceğiniz açısından (çünkü sadece bölümünüzde başarılı olmanız, sevmeniz yetmiyor, iş imkanları vs açısından da değerlendirme yapın) mantıklı doğru bir bölüm seçerek yolunuza devam edin yeter. geç değil.


AlsterWasser
(18.07.19)
Hocam 18 çok erken zaten, 21-22-23 bence daha iyi yaşlar üniversiteye başlamak için. Hayata biraz daha geç atılacaksın belki ama aklın daha başında olacak, sıkma canını o yüzden.


21 yaş asla geç bir yaş değil, 25-26 yaşlarında mezun olacaksınız, okurken kendinizi yetiştirin, kendinize güvenin, ailenin desteği çok önemli evet ama siz bir şeyler başardıkça o destek de yavaş yavaş gelir zaten. Bir an önce başlayın.


elikası
(18.07.19)
sapıtıp aklının başına gelmesi daha iyi bir deneyim. üstelik üniversiteye başlamak için en ideal yaş 21'dir. öncesi erken yaşta evlenenlerin ki gibi kendini tanımadan gerçekleşiyor, sapıtma dönemde kendini biraz olsun tanımışsındır.


füt
(18.07.19)
35 yaşında mühendislik tamamlamaya gelen abiler vardı bizde. 21 gayet normal.


the coon
(18.07.19)
liseden mezun oldum 18de üniversiteye başladım. iki sene üst üste yaz okulu aldım ki alttan derslerimi vereyim de okul uzamasın. son dönemimde bölümün en zor 2 hocasından 3 ders alıyordum. derslerden birini 3. defa alıyordum hatta. kıçımdan ter akıyordu bir dersi veremicem, okulu uzatıcam diye. öyle böyle derken verdik dersleri 22de mezun oldum. 2 sene kpss için çalışmaca vs derken 24te işe başladım. 4 senedir de çalışıyorum. geldik 28e. ne oldu? acele acele ter akıtınca noldu? instagrama bakıyorum hala bir gün bile iş tecrübesi edinmemiş arkadaşlarım gayet mutlular :D dert eden bir benmişim heralde. her zaman söylüyorum, şimdiki aklım olsa bir iki dersi bırakır bir sene daha okulda aylaklık ederdim. sanki cernde atom parçalayıp dünyaya katkı sağlayacakmış gibi koştur koştur yaşadık.

neyse uzattım. diyeceğim o ki geç kalmış değilsin.


elorelia
(18.07.19)
21 yaşında (2. üniydi ama olsun) üniversiteye başladım ve mezun olduğumda 25 yaşındaydım. Pırıl pırıl bir kariyerim var.


SiyamkedisiZorro
(18.07.19)
Hepinize cook tesekkur ederim boyle olumlu seyler duymak gercekten moral konusunda cok yardimci oluyor


rhye
(18.07.19)
Hangi bölümü okuyacağına bağlı olarak geç olup olmadığı değişir.

18 de işsiz mezun eden bir bölüme girsen de diploman sadece bir kağıt parçası olacakken bu yaşlarda düzgün bir bölüme girersen mezun olunca hemen işe başlarsın.

Tavsiyem romantik seçimler yapma. yani demek istediğim bu benim hobim işsiz kalsam da okurum mantığı ile bölüm seçme. iş olanaklarını ve mesleğin geleceğini araştır. İş para kazanmak için hobi eğlenmek içindir. profesyonel düşün

bir de apartman üniversitelerinde okuyacaksan hiç okuma. git anadoluda bir devlet üniversitesinde oku ama ticarethanelere diploma almak için para ödeme


insomniac
(18.07.19)
ben 20 yaşında üni mezunuydum

bi faydasını görmedim, sonradan tembel oldum

21 iyi, 22 de iyi, 30 bile olsa ne olacak ki


21 de geçse biz bırakalım bu işleri. ben bu sene odtü hazırlık taydim, her sınıfta min. 2-3 tane 21+ yaş vardı. (20 kişilik) normal yani. kimse dert etmiyor, sen de etme.


mehmed resad
(18.07.19)
26 yaşında bilgisayar mühendisliğine başladım 30 yaşında bitirdim. 21 ne ki =)


amour fou
(18.07.19)
ben, "artık karar vermem ve okumam gerekiyor, daha fazla saçmalama lüksüm kalmadı" dediğimde yaşım 23'tü. hazırlık da okudum (ingilizce değil, bölümün kendisi için. 5 yıllık düşünebilirsin) şu an birinci sınıfı bitirmiş durumdayım, 25'i doldurdum. velhasıl en iyi ihtimalle arkama yaslanıp "aaa işim var, okulu bitirdim, tam zamanlı çalışıyorum" dediğimde yaşım 30 olacak. bölümümü ve alanımı çok seviyorum, mevcut durumda başka bir alanda üniversite okumayı sanırım asla hayal dahi edemezdim.

gelgelelim gerginlikten gebermek üzereyim ve son bir yılda okulda çoğu şey oldukça iyi gitmiş olmasına rağmen ruh sağlığımın bozulduğunu hissediyorum. 25 yaşında, okulu bitirmekten hâlâ üç yıl uzakta, deneyimsiz, görünürde iki yabancı dil bilmek dışında hiçbir yeterliliği olmayan, tişörtü yırtılsa yenisini almakta zorlanan birisi olmak inanılmaz bunaltıcı. kaldı ki mezuniyet sonrasında nefes alacağımın da garantisi yok, malum kimse diplomasını aldıktan sonra işe giremiyor. girdi diyelim, "günde 11 saat çalışıp 2250 lira alacağım öyle mi?" deyince "şükürsüz" oluyor, insanca şartlar istediği için şımarıklıkla itham ediliyor haha.

tüm bunlara rağmen ben kendimle gurur duyuyorum ve lisansı bitirmeye kararlıyım. çünkü en başta yaptığım şeyi seviyorum. ikinci olarak da alternatiflerimin hepsinin uzun vadede benim açımdan daha kötü olacağının farkındayım. zaman hızlı geçiyor. hiç "geç kaldım" diye düşünme. ölürsen zaten sorun yok ama yaşarsan 25-26 yaşını göreceksin, değil mi? o yaşa geldiğinde iş hayatına atılmaya hazır, en azından lisansını başından savmış birisi olmayı mı istiyorsun yoksa hâlâ üniversiteyle cebelleşen biri olarak kalmayı mı?

21 yaş okumak için, 25 yaş da lisansı bitirmek için geç değil AMA bu süreçte mental olarak çok zorlanabilirsin özellikle de ailenin parası yoksa. herkes yine adet olduğu üzere 30-35 yaşında üniversite okuyan insan örneği vermiş... hep söylüyorum, yine söyleyeceğim: arkadaşlar, 18-25 yaş aralığında olup da üniversiteye yeni başlıyor olmanın kaygısını taşıyan insanlar %90 ihtimalle herhangi bir alanda uzmanlığı olmayan, iyi para kazanamayan kişilerdir. 10 sene devlet memurluğu yapmış, altında arabası olan, bir anda mühendislik okumaya karar veren adamlarla 22 yaşında sıfırdan, elinde hiçbir şey yokken üniversite okuyan insanları aynı kefeye koymayın artık. tamamen farklı hikayeler çünkü.

velhasıl, sakin ol. kolay olmayabilir ama inan bana, böyle düşünüp de sene üstüne sene kaybederek kendini içinden çıkılmaz berbat bir duruma sokarsın. 4-5 sene dişini sıkıp, sefillik çekip okumak bu kaygıları ömür boyu taşımaktan daha iyi. kolay bir yol değil ama alternatiflerin arasındaki en kolay yol işte, öyle söyleyeyim.

tabii bu tamamen benim şahsi düşüncem ve beklentim. her zaman olduğu gibi "okul okuyacağına tesisatçı ol" falan diyenler olacaktır. dört sene üniversite okumak mı yoksa direkt iş hayatına atılmak mı vs. o kısmı senin bileceğin iş, orasına bir şey diyemem.

üzülme. genciz. fiziksel ve zihinsel sağlığına dikkat et. dünya değişti, teknoloji gelişti. ecelimizle ölecek olursak muhtemelen 80'i göreceğiz en az. artık insanlar 30 yaşından öncesini ciddiye almaz oldu, 40-50 yaş "genç" sayılıyor, anca 60 yaşındakilere "yaşlandı" diyorlar... o açıdan çok da şeyapma, 21 yaşında lisansa başlamak dünyanın sonu değil. yaparsın. kendine yüklenme.


der meister
(18.07.19)
19 yaşımda girdim ama 26 yaşımda mezun oldum. Benden daha çok uzatanlar da vardı beraber girdiğimiz arkadaşlardan. Niye geç kalmış olasın ki? Kim ne derse desin dinleme lütfen. Ama maddi açıdan zorlanabilirsin ailen çok rahat değilse. Bu yüzden derslerine engel olmayacak bir iş bulmalısın bence.


megalomaniac
(18.07.19)
merhaba. dünyanın en değerli hazinesine sahipsin, gençliğe.
dışarıdan hiçbir şeye ihtiyacın yok, kendini tanı, disiplinli çalış asla yılma. başaramayacağın hiç bir şey yok.

kendini tanı alelade söylenmedi, bunu ciddiye alarak hareket et


r evolution
(18.07.19)
Bir dönem bir üniversitede mühendislik bölümünde Akademisyenlik yapmıştım. iyi bir bölümdür.

Bir öğrencim vardı. Bir kadın. Kocasından psikolojik ve fiziki şiddet gördüğü için boşanmış tek çocuğuyla ve annesiyle yaşıyordu. Çocuğun da kronik rahatsızlığı var sürekli hastane hastane geziyorlardı.

O kadın 38 yaşında üniversiteye başladı. Ben ayrıldığımda sene kaybı olmadan 3. Sınıfı bitirmişti. Ortalaması öyle çok iyi bir ortalama değildi ama olsun yani sene kaybı yaşanmadan oraya gelmesi bence zaten başarı.

Eğer kendinizi bu durumdan daha zor bir durumda görmüyorsanız yapabilirsiniz. 21 yaş hiç bir şey değil.


levpontryagin
(18.07.19)
Su an sana oyle geliyor. 21sin yahu..25te mezunsun, hadi 26 diyelim. Bi kayip olmuyor merak etme. Alt tarafi 2 veya 3 yas buyuk olursun sinif genelinden. Ne olacak yani...
Belki sana sans da gulucek digerleri is bakarken sen hemen ise giricen. Ayrica bu bi yaris da degil. 26, 27 gayet dinamik olacagin yaslar hala. Bak 27ye de ciktim :) Bu gunlerini zehir etme kendine, sorun yok. Universite hayatinda basarilar simdiden


Flipsflops
(18.07.19)
sormaya değmez


meldaras
(18.07.19)
bu eyvah gec kaliyorum mental konseptini bir kenara birakmaliyiz. kendini bir yarista gormemeli insan. hayat kesinlikle bir yaris degildir. her bir anin hakkini vererek yasanmasi gereken bir seydir hayat.
mesela hayat, su an benim icin, sana cevap yazmaktir. bu cevabin bitmesini arzulamadan yazmaktir.

kendinizi taniyin. hangi isi yaparken icinizde heyecan ve istegin bitmedigini kesfedin. ondan sonra eger o is icin akademik egitim gerekiyorsa gidin universiteye egitiminizi alin. gerekmiyorsa universite okumayin, bosuna zaman harcarsiniz.

cogu kisi, goz onunde durmamak, okuyorum demek ve toplum oyle istedigi icin universiteye gidiyor. kendisini degil, dis etkenleri baz alarak hareket ediyor ki bu da en sonunda husrandan baska bir sey getirmiyor. cunku dis etkenler ve onlarin istekleri hicbir zaman bitmez. hicbir yasta bitmez.
mesela universite bitince baska bir yaris baslayacak. o bitince baska yaris. bu yasliliga kadar devam eder. en sonunda da yasitlar patir patir öluyor olacak. kendini o zaman da halen kiyasliyor olacaksin. kendine ben neden ölmuyorum? diye soruyor bulacaksin kendini.

bu sebeple ne kadar erken bu fake etkinin farkina varir ve ondan vazgecersek, hayat kalitemiz o kadar artacaktir.
her an bir yere bir seye ulasmaya calismak, bitirmek... bunlar mental konsept. bunlar kabullenis. bunlari kabullenmek zorunda degiliz.
hayati yasamak icin baska bir yol daha var. simdiyi yasamak.
insanlar ve toplum kabullenislerinin hicbiri gercek degil. bu gerceksizligi farkedip, insanin kendisini tanimasini ve kendisini yasamasini dogru buluyorum.

yas ve rakamlara da takilmayin. pratikte isimize yararlar evet ama derinde kendimizi bunlarla tanimlayamayiz. yas bir zamandir, zaman ise bir iluzyon. bir kabullenis. yani gercekte zaman diye bir sey de aslinda yok. insani bir icat sadece.
bu iluzyonu derinde kabullenerek zamani hayatimizin dikdatoru haline getiririz. ancak pratikte kullanir ve derinde yassiz oldugumuzun farkinda olursak, o zaman zaman sorun olmaktan cikar.


(3)

YKS sonuçlarınız ?

Ben patlamışım valla, yabancı dil sınavında kendi rekorumu bile kıramamışım 3 yıl önceki. Şu an okuduğum bölümü ancak tutturabildim düşünün...Sizde genel durum ne ?
Ben patlamışım valla, yabancı dil sınavında kendi rekorumu bile kıramamışım 3 yıl önceki. Şu an okuduğum bölümü ancak tutturabildim düşünün...

Sizde genel durum ne ?
Psycho Mantis
(16.07.19)
hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şey oldu diyorum.
aynı puana karşılık gelen sıralamada %20 geriye atmış.
not:ea


meldaras
(16.07.19)
Sıralama facia evet. Yaklaşık bir puan almama karşın 10K'dan fazla kişi geriye düşmek nedir be. Üstelik türkçe ve sosyal full'e yakın çıkarmış olduğum hâlde.


Psycho Mantis
(16.07.19)
Sınavda 65 bin sıralama kaç puana denk geliyor?


mewthree
(16.07.19)
(6)

Adana'da hangi semtte ev tutmalı?

Yakın zamanda Adana'ya taşınma ihtimalim var. Üniversiteye(balcalı) çok uzak olmayan aynı zamanda şehrin içinde sayılabilecek ve otobana da kolayca çıkabileceğim bir yer arıyorum. Bu yüzden bir süredir Gazipaşa, cemalpaşa, reşatbey civarındaki evlere bakıyorum. Doğru mu yapıyorum bilmiyorum. Arabam
Yakın zamanda Adana'ya taşınma ihtimalim var. Üniversiteye(balcalı) çok uzak olmayan aynı zamanda şehrin içinde sayılabilecek ve otobana da kolayca çıkabileceğim bir yer arıyorum. Bu yüzden bir süredir Gazipaşa, cemalpaşa, reşatbey civarındaki evlere bakıyorum. Doğru mu yapıyorum bilmiyorum. Arabam var o yüzden toplu taşımaya bakmıyorum hiç. Buarada yaş 30 ve bekar erkek. Ev tutmada sıkıntı yaşamam değil mi? Duyduğum kadarıyla genelde kirayı yıllık peşin istiyorlarmış. Fakat aylık tutma niyetindeyim. Aylık kiralıklar da gördüm. Yıllık tutarsam sorun yaşarım diye çekiniyorum.
the coon
(16.07.19)
boşver gazipaşa cemalpaşayı şakirpaşa tam sana göre.


meldaras
(16.07.19)
Saricami da düşünebilirsin balcalı ve otobana oldukça yakin


Dormicumm
(16.07.19)
Beyazevler ideal.


cakabo
(16.07.19)
@cakabo +1, Beyazevler ve civarı sana uyar, hem önünden Balcalı otobüsleri geçiyor hem otoban hemen dibinde, hem şehir merkezine yığınla otobüsün geçiş yolu hem de kendi başına bir şehir merkezi zaten. Şakirpaşa diyen arkadaşın niyeti nedir bilmiyorum da aman diyeyim.


solo
(17.07.19)
Baraj Yolunda yeni bitmiş bir evimiz var. Kiracı arıyoruz. Özelden ulaşabilirsin.


kostas
(17.07.19)
Sırasıyla en iyi seçenekler bence şöyle; Turgut Özal Bulvarı, Gazipaşa Blv., Ziyapaşa Blv. ve Kenan Evren Blv. Farklı yerler de var elbet ama bu 4 ana güzergah da istediğinizi verecektir. Genelde yıllık kira istenir, saçma ama yine de sorun yaşanacak bir mevzu değil, oralarda sistem uzun zamandır böyle çünkü.


tesla01
(17.07.19)
(11)

Doların artmaması ilginç değil mi?

Bütün olumsuzluklar varken dolar düşüşte. Anormal değil mi?
Bütün olumsuzluklar varken dolar düşüşte. Anormal değil mi?
insomniac
(16.07.19)
Sus sus duymasın


tolgame
(16.07.19)
Zaten pek çok yabancı yatırımcı parasını da alıp ülkeden kaçtı, dolar bile bağışıklık kazandı yani bu sonu gelmez olaylar silsilesine.


Psycho Mantis
(16.07.19)
Yayını geriyor...


msb
(16.07.19)
yayını falan germiyor. zilyon tane önlem alındı ani yükselişler olmaması için. zamanla artabilir ama eskisi gibi bir günde 30 kuruş artmaz.


faizler yuksek oldugu icin olabilir mi?


000000
(16.07.19)
artma potansiyeli daha yüksektir. bir anda fırlayıp, birkaç günde gerileyebilir. biz kırılgan bir ülkeyiz ve grafik hep yukarı doğru gider.

bunları kanıtlayabilecek bir sürü durumu sayabiliriz.


silver apple
(16.07.19)
aç ekonomi oku ya olumsuzluklar varmışş..


meldaras
(16.07.19)
Evet anormal.

Evet olumsuzluklar var.


Hepsini gectim, sert faiz indirimi beklentisi bile etki etmedi, otesi var mi?


Yüksek faiz ortaminda parayi tl de tutup faiz indirimini bekleyen yabanci yatirimci nedeniyle olabilir. Parayi tutacak, faizler inince cekil gidecek. Su an kaymağı siyiriyorlar. Dövizi baskilayan asil etken bu olabilir su donem.
Kaymak yiyiciler. Faizler indiigi an bu pozisyonlar dolara donusutugunde tirmanisi gorebiliriz.
Edit: faizler indikten sonra degil tabii. Inecegini biliyorsan yuksek faizden faydalanirsin.


stavro
(16.07.19)
Bir de olumsuzluklarin medyaya yansimasi da biraz farklı.
Mesela S400 olayi muhtemelen bir sekilde tatliya bağlanacak ve yumusak atlatikacak.
Nerden biliyon lan dersen, piyasa bunu fiyatliyor cunku.

Olay Trump degil, senatoda is bitiyor deniyor. Yani medyada internette dolasan soylenti bu. Trump'un hafif yaptirim secme secebegi var, ustune bu yaptırımları 6 ay ertleme hakki var, ustune bir 6 ay daha erteleme hakki var. Hepsinin ustune, bu yaptirimlar önüne geldiginde lap diye imzalamak gibi bir zorunlulugu yok. Masaya koyup bekletebilir oylece.


stavro
(16.07.19)
herkes zaten dolarda olduğu için dolar alacak kimse kalmadı bence.


mutantking
(17.07.19)
ülkede bişey üretilmediği sürece yön hep yukarı olur.
ne zamanki devlet kadrolarına alınanlar liyakatine göre yapılır,
bina yerine fabrika açılmaya başlanır o zaman dolar düşer.


technicalte
(17.07.19)
(40)

Şu popoyu yorumlar mısınız?

Çok mu kötü? İdare eder mi? Yerden yere de vurmayın çok :(https://eksiup.com/p/7u545569qhcu
Çok mu kötü? İdare eder mi? Yerden yere de vurmayın çok :(

eksiup.com
minata
(16.07.19)
Düz popo, şort koyu renk olsa daha güzel dururmuş


Kitleleri peşinden suruklemez.


stavro
(16.07.19)
şort bacaklarını sıkmış. Kangren olacaksın. Sıradan bir popo. Pilates öneriyorum.


velvetmorning
(16.07.19)
Kötü diyemem,iyi de değil. Libidoyu yükseltmek için yeterli değil diyebilirim.


Pertev nail
(16.07.19)
ivi.gen.tr


Beherit
(16.07.19)
Kısa şort ile kapatıyorlar açığı. Cinsel teşhir ezik modası olsa da zamanın gerçeği. Çektiğin açı da kötü ayrıca


hasmetizm 2046
(16.07.19)
kötü olmadığı kesin.
iyi bence.
çalışırsa daha iyi olur :)

* bana böyle sorularla gelin. erkek ayakabısı görmekten gına gelmişti. ulan sayın hemcinslerim, kimse sizin ayakkabılarınıza bakmıyor. elinize ilk geleni alın giyin. saygılar.


prizmatik
(16.07.19)
Nerelere geldik olaya bak.

Yani üstünde oturma, defekasyon gibi işleri yapabilir gibi duruyor. E zaten onları yapıyorsa tamamdır.


nasıl yani
(16.07.19)
günlük hayatta daha kötülerini de görüyoruz.

biraz squat yapılırsa daha derli toplu bi görüntüye kavuşabilir. bu haliyle sadece sindirim sisteminin son halkası görevini görebilir.


eeb
(16.07.19)
Yetmez ama evet.


Tears of Devil
(16.07.19)
Biri kötü bir şey mi dedi bilmiyorum ama bence utanılacak bir yanı yok. Ha, daha iyileri de var tabii ama bence kötü diyemeyiz. Ortalama diyelim, illa ki bir şey diyeceksek.

Sorun yok.


skooma
(16.07.19)
nerede kullanılacak popo, işlevini yazarsanız yorumlayalım, oturma kalkmada sıkıntı çıkarmaz bence.


firemanjonny
(16.07.19)
(bkz: yıpranmışıyla da çıkarım)

gayet güzel, yuvarlak ve toplu. millet düz popo görmemiş burada sallıyor havadan. 20 24 yaş arası iç anadolulu 48 55 kilo arası buğday tenli kumral kız poposu işte. kafaya takacak bi şey yok, göz ucuyla baktırır kendisine.


gelişime açık


same idiot
(16.07.19)
Çok iyi değil tabii kötü de değil... yoklukta gideri var şeklinde bakılabilir...


Boris
(16.07.19)
Biraz kalkması lazım. Düz ve sarkık.


adwokat
(16.07.19)
Çekici bir popo değil


Popo ya popo altı üstü.birisi kuru g.tlü dedi diye burada fotoğraf koyup insanların fikirlerini soruyorsanız ne kadar da özgüvensizsiniz.özgüvensiz dolmuş zaten buralar.yakında memelerin fotosunu atanlar pardon o vardı di mi.neyse sırada cengaver bir erkeği bekliyorum malum şeyin fotosunu atıp büyüklük kalınlık iyi mi diye sorsun.


astrid
(16.07.19)
kötü değil ama böyle uzun süre bakılacak bi popo da değil. yolda gözüme çarpsa pek umursamam.

ama olay şu ki bu popo sevgilimin/eşimin poposu olsa severdim yani. berbat çok kötü bi popo değil. sadece sade bi popo :)


ergenpezeveng
(16.07.19)
Ozur dilerim ama bu kotu degilse neye tahta diyecegiz.


belki lazim olur
(16.07.19)
squat yaparsa efsane olur.


hknty
(16.07.19)
Squat yap


baldan kaymak
(16.07.19)
Neyini yorumlayalım bacım. Göt işte erkekler yine bakar yine bakar.


[GODDARD]
(16.07.19)
Daha iyilerine layığız


malheiros
(16.07.19)
Yanii işteeee


tolgame
(16.07.19)
Bu ne la. Çıplak görsem yine bakmam


(s)AINT
(16.07.19)
Başarılı


tolgame
(16.07.19)
Efsane cevaplar :D

Yanlış açıdan fotosu çekilmiş doğru bir popo.


IncredibleMau
(16.07.19)
erkeksi


meldaras
(16.07.19)
tam squatlık aslında


reactionic
(16.07.19)
ben gestaltçı yaklaşıyorum olaya. vücudun tamamı gözükmeden değerlendirmek yanlış olur. bağlamından kopuk değerlendirme hatalıdır. belki miyonsun, belki uzun boylusun ama fena fitsin yada armut göbek var... hepsinde de poponun durumu farklı değerlendirilir nerden bilebiliriz?

not: vücudun tamamı derken nude falan kastetmiyorum yanlış anlaşılmasın.


issiz karga
(16.07.19)
Ben beğendim, gideri var.


msb
(16.07.19)
Ula ne popoymuş tüm kullanıcıları bir başlık altına toplamayı başardı :D

**ben özel mesajla fikrimi belirttim.


eazy
(16.07.19)
instagram yetmiyor muydu bunun için :(


xvyz
(16.07.19)
amatörü eğlendirir.


datnet
(17.07.19)
ne kadar acımasızca sallanmış böyle çok üzüldüm. kızcağız 20’lerinin başında ve özgüven eksikliği var belli ki. iltifat edip moral vereceğinize iyice yerin dibine sokmak istiyorsunuz valla pes! popon hiç de kötü değil sadece bazı arkadaşlarımızın yazdığı gibi spor yaparsan daha da iyi gözükür.


hocam
(17.07.19)
Hocam haklı. Özür dilerim.

Ben hayatımda böyle popo görmedim. Resmen aşık oldum, hemen kahve içmeliyiz.


(s)AINT
(17.07.19)
Gayet güzel, normal bir popo bence. Tabii millet alıştı davul popo görmeye, bu popo dişinin kovuğunu doldurmadı eheh.


Yerden yere vurmayın dediğin için yerden yere vurmuşlar. Yetmez ama evetcilerdenim ben de güzel yani.


lionel andres
(17.07.19)
çok kötü


lilyb
(17.07.19)
(6)

ekonomi hakkında okunması gereken kitaplar nelerdir ?

ekonomi hakkında okunması gereken yerli ve yabancı kitap tavsiyeleriniz nelerdir ?
ekonomi hakkında okunması gereken yerli ve yabancı kitap tavsiyeleriniz nelerdir ?
shermes hollock
(16.07.19)
Bu soru periyodik hale geldi.
Mahfi Eğilmez Hoca'nın kitaplarını okuyabilirsin.
Yabancılardan da Adam Smith'in Ulusların Zenginliği'nden başlayabilirsin.


Mirket
(16.07.19)
Kitap değil ama film olarak the big short'u öneriyim. 2 saatte onlarca kitap okumaktan daha olumlu etkisi olur sana.


'
(16.07.19)
En temelinden mankiw, blanchard ya da stiglitzin economics kitabini oku.


mankiw le başlayacaksın makro ve mikroyu okuyacaksın.
ardından mishkin ile devam edeceksin para ve bankayı anlayacaksın.
bunları yaparsan ekonomiden anlarım diye dolaşabilirsin.


meldaras
(16.07.19)
(3)

Spor sonrası alınan duş ardından terlememek için

Napmalı?Bir kere oldu böyle bir şey. 40 dakikalık spor sonrası ılık duş ve işe geri geldim öğle arasında ve sonra terlemeye başladım.
Napmalı?

Bir kere oldu böyle bir şey.

40 dakikalık spor sonrası ılık duş ve işe geri geldim öğle arasında ve sonra terlemeye başladım.
CursedChico
(15.07.19)
Soğumak gerek. Kardiyodan sonra öyle sıcak basıyo ki insanı.


(s)AINT
(15.07.19)
soğuk duş taabi ki ılık duş nedir


meldaras
(15.07.19)
Vakit yok ki. Öğle arasında gidiyorum. Isınamıyorum bile soğuyayım.


CursedChico
(20.07.19)
(6)

Hukuk bitiren birine ne tavsiye edersiniz?

Öğretmenim. 27 yaşındayım. Hukuk diplomamı da alıyorum bu yaz inşallah. Ekonomik olarak bir problemim yok. Kendi büromu açacak ekonomik güce sahibim. Ancak ben biraz garantici biriyim. Bu yüzden kısa vadede öğretmenliği bırakıp serbest avukatlığa geçmek benim için büyük risk gibi geliyor. Alternatif
Öğretmenim. 27 yaşındayım. Hukuk diplomamı da alıyorum bu yaz inşallah. Ekonomik olarak bir problemim yok. Kendi büromu açacak ekonomik güce sahibim. Ancak ben biraz garantici biriyim. Bu yüzden kısa vadede öğretmenliği bırakıp serbest avukatlığa geçmek benim için büyük risk gibi geliyor. Alternatif olarak hakim savcılık için çalışmak ve hukuk alanında bilişim hukukunda yüksek lisans yapma fikrim var.
Mesleğin içinden tecrübeli arkadaşlar varsa tecrübelerini paylaşırsa sevinirim?
Özel büro mu açmalı mıyım? hakimlik savcılık mı çalışmalıyım? Hukuk alanında yüksek lisans yapıp öğretmenliğe devam mı etmeliyim ?
Aklıma gelen alternatifler bunlar varsa başka kafa açıcı bir tavsiye kesinlikle çok sevinirim:))
ramazanali
(15.07.19)
Salla başı al maaşı öğretmenliğe devam


meldaras
(15.07.19)
Takdir ediyorum seni. Benim hayallerim senin gerçeklerin sen adamsin:)

Öğretmenlikten istifa etmen çok saçma olur. Yanı bi de bunları yaptığına göre avukatlık stajını yaptın heralde büro açmak için. Bilirkişi ol danışmanlık yap ama öğretmenlik dursun sonra baktın kurtarmiyo öğretmenlikten aldigin para istifa et


yeliz adeley
(15.07.19)
neyi daha çok yapmak istiyorsun? hukukla ilgilenmek mi öğretmen olmak mı? hangisi seni daha tatmin edicek bence onu düşün.


xvyz
(15.07.19)
Öğretmenliği bırakma derim. Şu an ek dersi olan öğretmenler 5500 maaş alıyor. Avukatlıkta bu parayı hemen göremezsin


insomniac
(15.07.19)
Ne istediğini bilmelisin. Yazdığın şeyler tamamen farklı işler, farklı koşulları var. Söz gelimi avukatlık bağımsız yapılabilecek bir meslekken hakimlik sınırlı bir hayat tarzı dayatacak. Digerlerinde mesaini görece.kendin belirlerken Öğretmenlik mesaisi olan bir meslek. Bu basit farkların dışında da pek çok fark var, vardır. Olaya sadece para olarak bakmak seni mutlu etmez. Hukuk alemi cennet değil


Keşke yerinizde olsaydım, hayatta hukuk okumazdim. Avukatim yeni işsiz kaldim ve iş bulamıyorum. Maaşlar çok düşük. Çok zorlanıyorum. Ev arkadaşım öğretmen ve gayet iyi bir para alıyor, birikim yapıyor üzerine sürekli tatile gidiyor. Hukuk okuduğuma çok pişmanım. Hatta bunu şu an zabıt katipliği başvuru sırasındayken yazıyorum. Oralara kadar düştüm.


sanguine
(16.07.19)
(11)

Özel sektör maaşlarının çok düşük olması

Gittiğim iş görüşmelerinde 2500-3500 arası teklifler aldım. İstanbulda bu paralara millet nasıl hayatta kalıyor? Bugün bir memur bile 5000 alıyor. Özel sektör eskiden memuriyete göre çok iyidi. İş verenler işsizliğin olmasını fırsat bilerek mi maaşları düşük tutuyor?
Gittiğim iş görüşmelerinde 2500-3500 arası teklifler aldım. İstanbulda bu paralara millet nasıl hayatta kalıyor? Bugün bir memur bile 5000 alıyor. Özel sektör eskiden memuriyete göre çok iyidi. İş verenler işsizliğin olmasını fırsat bilerek mi maaşları düşük tutuyor?
insomniac
(15.07.19)
Mühendislikler dahil kontrolsüzce mezun verildi, piyasada elini sallasan mühendis, avukat dolu. İşveren de bunun farkında, eğer çok spesifik, tecrübe gerektiren bir iş yaptırmayacaksa yeni mezun da işimi görür diyor.

Tecrübeli adamlar bile işsizken haliyle o paralara tecrübeli adam çalıştırabiliyor.

istanbul'da o paralara insani şartlarda geçinmenin imkanı yok. anca aile evinde kalıyorsan öyle geçinirsin..


kimlanbu
(15.07.19)
sgk li calisip duzgun ve borcsuz yasayan yok, icra dairelerinde patlama yasaniyor istanbulda. inanamazsiniz icra dosyasi sayisina.


Ekonomik kriz böyle bir şey işte. 2010-2011 gibi kalifiyesine göre yeni işe başlayanlar 2000-3000 lira arası alıyordu. Enflasyonla oranlarsak şu anki kazanılan 5000-6000 lira civarına denk gelir bence. Türk milletinin son 10 senede alım gücü rahat yarıya düşmüştür.


keriz arıyorlar. uluslararası şirketler ve kurumsal şirketler 4k dan aşağı vermiyor
not: başlangıç maaşı


meldaras
(15.07.19)
Işsizlik bahane insan sömürmek sahane hocam :) Yeni mezunların sgk primini de devlet üstleniyor zaten işveren oradan karda. Bir de üstüne işsizlik ve is talebi çok olunca işverenin canına minnet maaş ve çalışma saatleri konusunda istediği gibi at koşturuyor. Özel sektör şu dönemde insan pazari olmuştur, kim kimi ne kadara kiralarsa artık..


superior
(15.07.19)
Maalesef baslangic maaslarini okulun bir parcasi gibi gormek gerekiyor. Egitimin devam ettigi cuzi de olsa para kazanilan bir evre olarak gorurseniz daha mutlu olursunuz. Olumlu bir durum degil sebepleri belli ama maalesef boyle. Uzmanlastiktan sonra ozel sektor devleti arkada birakiyor tabi cogu meslek icin


pofudukayi
(15.07.19)
geçen ay türkiyeye döndüm. yurt dışı maaşları da aynı durumda. adamlar maaşları 3 4 yıl öncesinin maaşları gibi veriyor. euro dolar diye millet gidiyor.

komik rakamlara adamlar evinden ailesinden uzak çalışıyor. bazen 1 yıl 1,5 yıl eve gidemiyor.

bu şekilde çalışmak için de sayamayacağın kadar adam şirketlerin önünde birbirini yiyor.


ergenpezeveng
(15.07.19)
@ergenpezeveng

Orada enflasyon %1'ken bizde %20 yalnız. Sapla samanı ayırmak önemli.


@ergenpezeveng, dediğini ispatlayabilir misin? orada saatlik 8$ / 8€ bile versen alım gücü buradakinden yüksek, kiii, saatlik 12$dan başlıyor


meldaras
(15.07.19)
Krizin göstergesi derler kamu maaşı özel sektörden yüksek olması


seyyar satıcı
(15.07.19)
@synthetic a priori

@meldaras


sanırım yanlış anladınız ya da ben anlatamadım. bahsettiğim çalışanlar türkiye'den yurtdışındaki türk firmalarına giden çalışanlar. ülkenin kendi çalışanları değil. firma türk firması türkiye'den işçi götürüyor. ama maaşlar 3 4 yıl öncesinin maaşları diyorum.


ergenpezeveng
(15.07.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.