Giriş
(8)

sistem karşıtı dizi film tavsiyesi

yani bilindik şeyleri yazmasanız da olur. fight clubmış, ne bileyim v for vendettaymış, die welle, noviembre, joker vs. gibi kült şeyleri ya da az çok film izlemeyi sevenlerin mutlaka izlemiş olabilecekleri bilindik dizi filmleri atlayalım. böyle arada kalmış, underrated diziler filmler olabilir.ufa
yani bilindik şeyleri yazmasanız da olur. fight clubmış, ne bileyim v for vendettaymış, die welle, noviembre, joker vs. gibi kült şeyleri ya da az çok film izlemeyi sevenlerin mutlaka izlemiş olabilecekleri bilindik dizi filmleri atlayalım. böyle arada kalmış, underrated diziler filmler olabilir.

ufak bir düzeltme, mr robot u izledim, law abidin citizen izledim, equilibrium u izledim, arınma gecesini izledim, clockwork orange ı izledim, la haine izledim, captain fantastic i izledim, the believer ı izledim (öneriler için yine de teşekkürler). yani 2015 öncesi yapılmış birçok yapımı izledim. son yıllarda yok mudur böyle diziler filmler.
kahver
(29.11.19)
mr. robot


Hakan1980
(29.11.19)
equilibrium
snowpiercer


sttc
(29.11.19)
la zona


ganbatte
(29.11.19)
Law Abiding Citizen
www.imdb.com


ya ben lan neyse
(29.11.19)
They live


olaylar olaylar
(29.11.19)
+1 snowpiercer


john doe vigilante. the beach de güzeldi hani şu caprionun gençlik filmi..


yedek
(30.11.19)
Leviathan - Rus filmi
Köpek Dişi
Doğu Avrupa filmleri
Daha aklıma gelirse ekleyeceğim


kaset
(30.11.19)
(10)

1 aydır askerdeydim, gündemde kaçırılmaması gereken gelişmeler oldu mu?

Sb
Sb
asaf
(29.11.19)
thyao düşüş trendini kırdı ve son bir ayda %20 artış gösterdi.


aziz dostum jack
(29.11.19)
geçim derdi nedeniyle aileler canlarına kıydı.


cassey
(29.11.19)
Saraya giden chpli olayı var


falcao halen sakat.


trajikomix
(29.11.19)
bakanlar ve aileleri hatta sülaleleri de dahil ömür boyu ücretsiz sağlık hizmeti hakkı tanıyan kanun utanmadan halkın gözünün içine baka baka meclisten geçirildi GSS pirim borcu faizle birlikte 4000 - 5000 liraya ulaşanlar hala sessiz yani değişen bir şey yok herşey eskisi gibi


baknedicem
(29.11.19)
masterchef'te suna elendi.

şaka bir yana kötü günler çok şükür geride kaldı artık daha kötü günlerdeyiz


basond
(29.11.19)
doktor merve duyar kastı.


datnet
(29.11.19)
reis sen askerdeyken her erkeğe rus kadınlarla evlenme zorunluluğu getirildi, üstüne maaş bağlayıp yeşil pasaport verdiler. keşke gitmeseydin. kaçırdın.


ya ben lan neyse
(29.11.19)
Çok şey kaçırdın, halk sokaklara döküldü, kutlamalar, eğlenceler gırla: gs, şampiyonlar liginde gol attı. Beşiktaş uefa grubunda galibiyet aldı.


neck_and_neck
(29.11.19)
Çok yapmışsın bro.


mekhanik karpov
(30.11.19)
(3)

kedi maması kokan çanta

bana hediye gelen, 20-30 litrelik çok güzel bir sırt çantam var (deri değil). birkaç ay önce ıslak, ezilmiş kedi maması olan bi yere koydum ve hala kedi maması kokuyor (alt-dış kısmı). geçen gün sabunlu bezle sildim, sıcak suyla duruladım, bunu 4-5 kere yaptım, sadece biraz faydası oldu.dün bi kuru
bana hediye gelen, 20-30 litrelik çok güzel bir sırt çantam var (deri değil). birkaç ay önce ıslak, ezilmiş kedi maması olan bi yere koydum ve hala kedi maması kokuyor (alt-dış kısmı). geçen gün sabunlu bezle sildim, sıcak suyla duruladım, bunu 4-5 kere yaptım, sadece biraz faydası oldu.

dün bi kuru temizlemeyi aradım, ustayla görüştüm, "kuru temizlemeyle o koku geçmez, sildiğiniz suya şunları şunları koyun, koku geçer ama muhtemelen bi süre sonra tekrar çıkar, çamaşır makinesi tek çözüm" dedi.

yani açıkçası çantamı çamaşır makinesine atarsam ve çantamın içi-dışı dökülmeye başlarsa çok üzüleceğim ve de yeni çanta almam gerekecek.

konu belli zaten, spesifik bir soru sormayacağım. yardımınızı ve fikirlerinizi bekliyorum.
ahm1
(26.11.19)
karbonat at iki gün beklet


kablelvuku
(26.11.19)
ç.suyuna yatır.


ya ben lan neyse
(26.11.19)
Karbonatla beklet


Topalordek
(26.11.19)
(10)

Erzurum vs. Erzincan

Merhaba. Son 10-15 yılı Erzurum’da geçirmiş biri olarak Erzincan’dan gelen iş teklifine nasıl bir gözle bakmamız gerek bilmiyorum. Yaş 32 bu arada. Erzurumlu değiliz ama yıllar içinde alıştık. Erzurum da bu sürede kendini çok geliştirdi, değişti. Ama tabi soğuk aynı soğuk. Erzincan’ın içinden çok ge
Merhaba.
Son 10-15 yılı Erzurum’da geçirmiş biri olarak Erzincan’dan gelen iş teklifine nasıl bir gözle bakmamız gerek bilmiyorum. Yaş 32 bu arada.
Erzurumlu değiliz ama yıllar içinde alıştık. Erzurum da bu sürede kendini çok geliştirdi, değişti. Ama tabi soğuk aynı soğuk.
Erzincan’ın içinden çok geçtik ama şehirle ilgili çok bilgimiz yok.
Sizce hemen hemen aynı maaşla iki küçük çocuklu, dört kişilik, gezmeyi, boş zaman değerlendirmeyi seven bir aile olarak Erzurum’da yaşamaya devam mı edelim yoksa Erzincan’a gidelim mi?
Not: Erzurum’da kendi evimizdeyiz.
mad madame
(25.11.19)
arada başka şehre taşınmayı göze aldıracak bir fark yoksa taşınmayın bence. Erzincanı bilmiyorum ama erzurum nispeten daha büyük bir şehir, ulaşım daha kolay. Ayrıca kendi evinizdesiniz. Taşınma derdiniz olacak bir de. Çocukların okul derdi. Elbette biraz daha detaylı bilgi verseniz daha çok yardımımız dokunurdu ama bence dışarıdan bakınca bu bilgiler ışında çok mantıklı gelmiyor.


helena
(25.11.19)
Parası aynıysa ne gerek var belki seneye elazığdan daha yüjsek teklif gelecek :D


Hakan1980
(25.11.19)
ben her ikisinde de misafir olarak 1-1,5 ay kadar kaldım. Erzurum bana Erzincan'dan daha samimi geliyor. evet soğuk aynı soğuk tahmin edebiliyorum ama @helena'nın da dediği gibi, kendi evin, okul, çarşı pazar, esnaf tanıdıklığı vs. hepsi yeniden başlamanı gerektirecek özel ve güzel bir sebep yoksa bence de mantıklı değil....
ayrıca Erzincan'da Erzurum'dan artı bir aktivite yok bence, Erzurum daha sosyal.


pccopath
(25.11.19)
Erzurum'da kalın. Erzincan hakikaten bunaltır.


Açılın erzurumluyum

Ben olsam Erzurumda kalırdım. Ulaşım çok daha rahat, birçok yere direkt uçuş vs. var. Erzurum da küçük şehir ama bana kalırsa Erzincan'a göre yapılacak çok daha fazla şey bulunur. Bunun dışında bu iki yerin insanı vs. Benzerdir. Pahalılık-ucuzluk durumları benzerdir. Eğer Erzurumda seni sıkan kişisel bi problemin yoksa bence aynı maaşla Erzincan'a gitmek geriye gitmek gibi olur. Ben tercih etmezdim. Erzurum Doğu Anadolu'nun merkezi gibi bir yer.


mg3929
(25.11.19)
Erzincandaki iş biraz daha iyi bir mevkili olacağı için bir seçenek oldu aslında.
Eşim Akademisyen ve onun için çok daha iyi bir basamak olacak. Duyuruyu onun adına ben açtım, çok kararsız. stresli bir iş içinde. Sadece onun kariyerini düşünüyoruz aslında. Belki Erzincan’la ilgili bir iki güzel söz duyarsak gaza geliriz diyoruz.
Yoksa Erzurum Erzincan’a göre çok daha büyük ve çok daha gelişmiş. Zaten yarı Erzurumlu olduk.
Mahallemiz güzel, esnaf iyi. Çocuklar şimdilik küçük ama eğitim, sağlık, sosyal aktivite...vs Erzurum’da daha iyi.
Erzurum her türlü iyi bir seçenek ama inanılmaz yoran bir kış mevsimi var.
Ama eskisi gibi insanlarla karşılaşmıyoruz artık. Ya da eskisi kadar muhattap değiliz, o konu zorlamıyor.
SiZce bir değişiklik yapmak ve kariyeri sağlama almak için Erzincan’a gitmeye değer mi?


mad madame
(25.11.19)
yani kariyer acisindan onemli bir basamaksa gidilir. erzurum'a alisan erzincan'a da alisir diyorum.


hot potato
(25.11.19)
erzurum'da 5 yıl yaşadım. erzincan'ı çok az biliyorum. maaş çok farklı değilse gidilmez. erzincan da az soğuk değil. erzurum'da her şey var. sağlık hizmetleri doğuda en iyisi. 3 tane avm var -gezmek için demiyorum, aradığını buluyorsun.-, doğası ve tarihi güzel. ben ekseriyetle insanını da sevdim.

erzincan sanırım deprem sonrası inşa edildiğinden daha düzenli. erzurum feci düzensiz. erzincan'da iklim daha yumuşak. üzüm falan yetişiyor.

tabi hangisi hayırlı onu bilemeyiz. insan bazen dağ köyünde daha mutlu. bizim yorumumuz görünene.

ben şu anda eskişehirdeyim. erzurum'daki günlerimi özlüyorum.


ya ben lan neyse
(25.11.19)
12 ay erzincandan asteğmen olarak bulundum. şehir çok sıkıcı ve küçük, zaten şehir nüfusunun bir kesimi asker ve polis. erzuruma 2 3 kere gittim. hem daha sosyal hem büyük şehir. benim tercihim erzurum olurdu.


mikahakkinen
(26.11.19)
Erzincan çok pahalı bir şehir
Erzurumdan da küçük van olsaydı gözü kapalı gidin derdim
Ancak ağrı için erzincan için erzurum bırakılmaz bence


(4)

sauna işini abartmak

bir otelle anlaşayım dedim, derken şöyle daha hesaplı diye diye yıllık sauna,hamam,buhar odası cart curt aboneliği yapmak üzereyim.otel bana yakın, 2 dakika değil ama yakın.o kadar ödedik diyip her gün her gün sauna'ya girsem zararlı olur mu?
bir otelle anlaşayım dedim, derken şöyle daha hesaplı diye diye yıllık sauna,hamam,buhar odası cart curt aboneliği yapmak üzereyim.
otel bana yakın, 2 dakika değil ama yakın.
o kadar ödedik diyip her gün her gün sauna'ya girsem zararlı olur mu?
owaki
(25.11.19)
direkt zararli olup olmayacagi kisiden kisiye degisir. ote yandan kanitlanmis bir faydasi yok bildigim kadariyla. zaten kesin sikilirsin ve cok sik gitmezsin.


hot potato
(25.11.19)
Ben spor salonunda bunu yapiyodum. Sauna ve buhar haftada 4 5 gun kullaniyodum bi de spor sonrasi nerdeyse ac karna cahilligime baktikca iyi ki kalp krizinden olmemisim diyorum. Bi de max 15 dk oneriliyodu ben 30 40 dk kaliyodum.

Kalp sorunun yoksa haftada 2 3 max 15 dk kal bence yaninda su olsun bolca


hindistan cevizi
(25.11.19)
yahu o oteller çok iyi temizlenmiyor. genel konuşuyorum. teyzemin kızı 5* otelde çalışmıştı o temizlikteki ihmalleri anlatıyordu. o saunaya çok afedersin az önce icraatten çıkmışı da bir yerlerini yıkamayanı da geliyor.


ya ben lan neyse
(25.11.19)
Her gün 3 5 dakka da olsa spordan sonra duştan önce saunaya giriyorum.


Hakan1980
(25.11.19)
(18)

greenpeace'e verilen parayı geri almak

ya bir kere çok sarhoştum beşiktaş sahilinde içiyordum falan bu greenpeace'li biri geldi dedim kolay gelsin ilgilenmiyorum ama istersen bi bira iç. greenpeace yeleğini falan çıkardı bi bira verdim işte bizim okuldan çıktı konuştuk falan filan.2 saat falan sonra eleman dedi ki ya abi ben şimdi iki sa
ya bir kere çok sarhoştum beşiktaş sahilinde içiyordum falan bu greenpeace'li biri geldi dedim kolay gelsin ilgilenmiyorum ama istersen bi bira iç. greenpeace yeleğini falan çıkardı bi bira verdim işte bizim okuldan çıktı konuştuk falan filan.

2 saat falan sonra eleman dedi ki ya abi ben şimdi iki saattir yokum bana derler ki iki saattir yoksun neden kimseden para koparamadın senin kullanmadığın kredi kartın falan varsa onu ver yazayım zaten para yoksa birşey olmuyor dedi.

bende üzüldüm hak verdim öğrencilikten kalma 300tl limitli bi ziraat vardı onu verdi vs. hiç bakmıyordum. geçen havale yapmak için ziraate 100tl yükledim hesaba havaleyi yaptım dedim para dursun belki lazım olur vs.

greenpeace fırsatı değerlendirip benim paradan 30tl çekmiş hemen. online dergi göndermişler. dergi dedikleri şey kapak son sayfa dahil 12 sayfa zaten yarısı bidon resmi.

böyle saçma sapan, bir tane röportaj olmayan, bir tane uzman görüşü olmayan, literally hiçbir çözüm sunmayan, hiçbir teknik verinin yazılmadığı hiçbir discussionun olmadığı kendimiz çalalım kendimiz söyleyelim diyen bir yayın, kurum kuruluş olamaz.

dergiye baktığımda yemin ediyorum acıdım paraya ben bu paranın bu insanlara gitmesini istemiyorum.

nasıl geri alabilirim?
30 lira için bu kadar uğraşma bence.


candide
(25.11.19)
@candide
bende ödeme uyarısı gelince senin gibi düşündüm.

sonra dergiyi görünce parayı almam gerektiğine karar verdim.


"senin kullanmadığın kredi kartın falan varsa onu ver yazayım zaten para yoksa birşey olmuyor" ne demek ya. kredi karti oyle bir sey degil ki? parayi alabilir misin bilmiyorum da bu sekilde daha agir dolandirilmadigina sukret bence.


hot potato
(25.11.19)
bankaya itirazda bulun.


glamdr1ng
(25.11.19)
@hot potato
okuldanmış dedim ya, sanki beni dolandırıp sonra okul buluşmalarına mı gelicek.

dediği doğruymuda işte saçma bir anıma denk geldi. para yükledim karta.


paranın bilgin dışında çekildiğini söyle. ellerinde imzalı slip yok. rızanla çekildiğini kanıtlayamazlar.


sinek kral
(25.11.19)
3d falan olmadığı için harcama itirazı yapabilirsin


hadsafhada
(25.11.19)
nasıl itiraz edicem işte onlara?

direk mail mi atmam lazım?


Bankaya harcama itirazı yapabilirsiniz. Müşteri hizmetleri sizi yönlendirir.


PhoenixRising
(25.11.19)
google>x bankası harcama itirazı

veya

google>x bankası müşteri hizmetleri


hadsafhada
(25.11.19)
"yarisi bidon resmi" hahah.. :)


cooperr
(25.11.19)
"dergi dedikleri şey kapak son sayfa dahil 12 sayfa zaten yarısı bidon resmi."

şu bozuk moralli günümde güldürdün beni hocam. :)

boşver şimdi çocuğun başına ekşirler. abonelik yapmışlarsa aboneliğini iptal et, 30 lirayı unut. grinpisi sevmem ama çok da öcü bir yere gitmemiş.


ya ben lan neyse
(25.11.19)
ben de bu greenpeace'çi sülüklere kim para veriyor ki herifler yılmadan bu sülüklüğe devam ediyor diye düşünüyordum.


del piero10
(26.11.19)
30 lirayı dergiye değil, greenpeace türkiye'nin faaliyetlerine devam etmesi için ödediniz aslında. anlaşılan uzman görüşleri, makaleler ve bidondan daha fazlasını görmek istiyorsunuz. 30 liranızın karşılığının nereye gittiğini görmek istiyorsanız www.greenpeace.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

spoiler: bidondan fazlası var.

sadece bu web sayfasına da aktarılmıyor destekçilerin katkıları. yapılan bilgilendirmeler, aktiviteler, eylemler, operasyonel giderler gibi birçok gideri var bu organizasyonun.

derdi yalnızca çevreyi korumak ve bu konuda olabildiğince insanı bilgilendirmek olan bir stk'ya verilen 30 lira için edilen laflar gerçekten çok şaşırtıcı.


Önce o kredi kartını iptal et yenisini iste, yoksa abonelik devam ettiği için bu ay da para çekerler.

Bir form yazıp çizip imzaladıysan geri alamazsın, ama sms onayı ve pin kullanmadan işlem yapıldıysa geri alma ihtimalin yüksek.


John Bloor
(26.11.19)
@givemesomesubstance
üni'de neredeyse tüm arkadaşlarım bu greenpeace şeyinde çalıştı. ne olduğunu biliyorum. bira içince duygusallaşıp elemanın durumuna üzüldüm ondan verdim kartı. çevreyi korumak dediğimiz şey söylediğiniz gibi yapılmıyor maalesef. derginin içeriği zaten greenpeace'in ne kadar boş bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor belli ki sizde bakmamışsınız yeni sayıya. istiyorsanız göndereyim. nasıl olsa parasını verdim. yani vermişim. biraz kafam çalışır diye umuyorum hep. içi boş bir yapı olmasa bu kadar sinirlencek kadar boş bir hayatım yok. neyse.

buradaki yazdıklarımı 2 cümle içinde toparlayıp mail attım. paramı geri istedim. vermezler ise bankadan giderim.
sen hiçbir şey bilmiyorsun gerizekalı da diyebilirler. dergiden öyle bir izlenim aldım.

cidden kötü olmasa bu kadar üstelemem. yazık.


@dedim dedim de kime dedim

ya aslında bu neye benziyor biliyor musunuz? yolda peçete satan peçeteciye bozuklukları verip karşılığında peçetesini almamak gibi bir şey. paranız karşılığında size verilen şey sembolik aslında. bir bülten gibi düşünün. miktardan bağımsız, bir bağış yaptığınız için size dijital bir dergi yolluyorlar. yoksa derginin bedeli 30 lira falan değil. eğer öyle olsaydı hayal kırıklığınızı anlayabilirdim, hak da verirdim. hatta "30 liraya bidon resimli 12 sayfalık dijital dergi mi satmışlar amk?" bile derdim.

burada yaşanan sorun, (gönülsüzce) bağışladığınız tutarın ne amaçlarla kullandıldığının size "net olarak" aktarılmamış olması. buna fırsat da kalmamış zira. gönüllü oturmuş, bira içmiş sizinle, muhabbet edilmiş. sonunda da kart bilgilerinizi vermişsiniz para çekilmeyeceğini düşünerek. bu meblağın gönülsüzce bağışlanmış olması kızdırmış sizi. ama lütfen greenpeace bir bok yapmıyor, bir farkındalık oluşturmuyor demeyin. çünkü yapıyorlar. fabrikaların atıklarını takip edip suç duyurusunda bulunuyorlar, çevre bakanlığına sunulcak bir ton analiz ve rapor hazırlıyorlar, termik santrallere, doğa katliamlarına, deniz canlılarına, tarıma ilişkin saçmalıklara ses çıkarıyorlar. uğraşıyorlar da uğraşıyorlar. kimsenin haberi yokken ilk onlar koşuyor, haberleştiriyor. biz bunları duymuyoruz pek. gidin ofislerine oturun bir çaylarını için, 2019'da neler yapmışlar, 2020 ve 2021 için eylem planları neler bir dinleyin. dünyada greenpeace neler yapıyor bir farkına varın.

bülten formatındaki derginin içeriğine aldanıp, "greenpeace boş beleş kurum yea" demek nasıl bir kafa bilemiyorum.

paranızı geri almak tabi hakkınız, isteğiniz dışında alınmış zaten (ya da alınmayacağını varsaydınız). bu tür işlemler mail order ile yapılır ayrıca. paranızı banka üzerinden itiraz yoluyla almanız kolaydır. ayrıca bağış formu üzerinde bağış tutarının aylık olarak çekilmesi gibi bir detay varsa her ay 30 lira alabilirler sizden, onu da kontrol edin.

neyse, benim eleştirdiğim nokta sadece greenpeace hakkında atıp tutmalarınız.


@givemesomesubstance

dedikleriniz şeyleri yapabilecek düzeyde olan insanlar böyle saçma sapan bir dergi çıkaramazlar.

böyle saçma sapan bir dergi çıkaran insanlar dedikleriniz şeyleri yapamazlar.

yine tekrarlıyorum eylül sayısını okumamışsınız. okuyun hak vereceksiniz bana.

para çok sorun değil. netflix, spotify, googledrive, hosting vs aylık para verdiğim ve kullanmadığım bir çok yer var.

ama paranızı alıp önünüze böyle bir çalışma koyan insan grubuna bırakında tepkimizi gösterelim. eğer bu insanlar cidden bu işi ciddiye alsalardı böyle bir dergi çıkarmaya utanırlardı. utanmamışlar demekki sallamıyorlar.

bu arada cidden niye ekim sayısı yok diye düşündüm herhalde yetişmedi. zor tabi 12 sayfa pdf basmak. shutterstock'dan resim al çeviri yap zor tabi.
i.hizliresim.com

bana ofise gitme tavsiyesi vereceğiniz yerde siz bir gün ilgili ofise gidip ya bir sığır var eksiduyuru'da böyle bir şey yazmış parasını geri istiyor. büyük ihtimalle geri zekalı ama olsun yine de biz bir ne yapıyoruz ne ediyoruz kontrol edelim derseniz bence daha yardımcı olursunuz.

neyse. gebze, istanbul, tekirdağ sanayisinde çalışmasam, türkiye'nin önde gelen çevre bilimi insanları ile muhattap olmasam, mühendis olmasam, yenilenebilir enerji sektöründe çalışmasam, atık yönetimi ile ilgili işlerim çalışmalarım olmasa bende sizin gibi düşünürdüm ama maalesef.

belli ki bu insanları tanıyorsunuz. bence uyarmanızda fayda var.

ama lütfen şu eylül sayısına bir bakın gözünüzü seveyim. ufff.

neyse.


(5)

Ben biliyorum ama diyen için eğitimin önemini anlatan söz

Ne olabilir
Ne olabilir
trgydl
(24.11.19)
Yani ben bunu biliyorum diyen çocuğa hayır bilmiyorsun demeden o konuyu anlatmak için ikna sözü


trgydl
(24.11.19)
Bildiğini iddia ettiği konuyla alakalı hafif akademik, zor bir soru sorun.


"bin bilsen de bir bilene sor"


crucio
(24.11.19)
koskoca socrates "bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir." demiş.


ya ben lan neyse
(24.11.19)
Bilmek ile bilginin gerektirdiği sorunu aşmak farklı şeylerdir. Bilmek bilişsel kavramla ilgili ilden problemi çözmek aksiyon almayı gerektirir. Aksiyon alıyorsan ayaklarının üstünde durabilmek lazım. Bu nokta ise bilmekten öte anlama/analizetme/sentezleme aşamalarını gerçekleştirmeyi gerektirir. Bu bağlamda bir açıklama yapabilirsin.


creedwar
(25.11.19)
(3)

Bu nasıl tatlı bir çocuktur, adını bilen var mı?

32 yaşında evlenme isteği hiç olmayan er kişiyim. şöyle kızım olacağını bilsem hemen yarın nikah dairesine gitmeye razıyım. bunun yanaklarını ısıra ısıra haşat ederim. 10 tane oğlum olacağına 1 tane böyle kızım olsun. nasıl şirinlik bu. yavru kedi görmüş 16 yaşında ergen kızlara döndüm, elmayra oldu
32 yaşında evlenme isteği hiç olmayan er kişiyim. şöyle kızım olacağını bilsem hemen yarın nikah dairesine gitmeye razıyım. bunun yanaklarını ısıra ısıra haşat ederim. 10 tane oğlum olacağına 1 tane böyle kızım olsun. nasıl şirinlik bu. yavru kedi görmüş 16 yaşında ergen kızlara döndüm, elmayra oldum. adını bilen var mı?

belki 32 senelik gizli babalık şeysim uyandı bilemedim. size çok şirin gelmemiş olabilir.

(altta ne yazıyor bilmiyorum)
ya ben lan neyse
(24.11.19)
@les: "kızarmış gonca gül gibi yüzlerin" olabilir mi?


ya ben lan neyse
(24.11.19)
çok güzel bi şarkıdır

www.youtube.com


efruz
(24.11.19)
dünya arsızındır ,
cehennem hırsızındır,
nerde bir güzel görsem ,
o da bir nursuzundur..

aşık murat çobanoğlu


catch
(24.11.19)
(7)

Hangi müslüman ülke kadınlarını beğeniyorsunuz?

Afrika ve ortadoğu coğrafyalarından müslüman olan hangi ülkenin kadınlarını beğeniyorsunuz? Fiziki olarak...Not: türkiye ve bosna hersek konu dışı.
Afrika ve ortadoğu coğrafyalarından müslüman olan hangi ülkenin kadınlarını beğeniyorsunuz? Fiziki olarak...

Not: türkiye ve bosna hersek konu dışı.
neysene
(24.11.19)
İran


olaylar olaylar
(24.11.19)
Hicbir musluman ulke kadinlarini begenmiyirjm.
Hicbir musluman ulke genel olarak guzel kadinlara, sahip degil.
Guzel kadınların alayi hristiyan ulkelerde.
Iran demeyin fena gülerim:)
Fas'li birkac guzel kiz gordum reelde ama dünyanın neresine gitsen cikar bir seyler illa ki zaten. Genel olarak onları da, guzel bulmuyorum.

Musluman ulkeler icinde en iyi Türkiye diyebilirim samimi olarak guzel kiz orani bakimindan.


stavro
(24.11.19)
Kırım özerk cumhuriyeti :)


kelepir
(24.11.19)
kosova

*troll face*


ya ben lan neyse
(24.11.19)
Hiç gitmedim ama gördüğüm bütün kazak kadınları baya güzeldi.


Amerika'da yaşayanlarına göre yorum yapacaksam Lübnan asıllılar.

Lübnan da yakın zamana dek Türkiye gibi seküler bir ülkeydi ama ılımlı islam kanserinden o da nasibini aldı.

Lübnan asıllı amerikalı hatunları görünce insan bi "höeh be" diyor.

Edit: Soruda "Afrika ve ortadoğu" denmesine rağmen millet Kırgızistan, Türkmenistan diye daldırmış :)


Lubnan. Oyş.


(19)

Tahrik olma

Öncelikle konu çok saçma biliyorum ancak sizden, bu saçma konuya mantıklı cevaplar vermenizi rica ediyorum. Çünkü ben ne kadar mantığına oturtmaya çalışsam da birilerinden mantıklı cevaplar duymadan özümseyemiyorum. Günümüzü ve erkek zihnini hiç anlayamayanlardanım. Ben böyle yeşilçam kafasında biri
Öncelikle konu çok saçma biliyorum ancak sizden, bu saçma konuya mantıklı cevaplar vermenizi rica ediyorum. Çünkü ben ne kadar mantığına oturtmaya çalışsam da birilerinden mantıklı cevaplar duymadan özümseyemiyorum. Günümüzü ve erkek zihnini hiç anlayamayanlardanım. Ben böyle yeşilçam kafasında birini sevdiğinde başka kimseyi gözü görneyenlerdenim. Öyle bir kapatıyorum ki kendimi cinsel anlamda bile onun dışında kimseden tahrik olmuyorum. Ancak bu durum erkeklerde çok nadir oluyor. Gönül ister ki hayatımdaki insan da benim gibi olsun ancak değil. Onun elinde mi bilmiyorum o yüzden size soruyorum bunu kontrol etmek mümkün mü? Yani gidip başkasıyla beraber olmuyor ya da her açık seçik fotoğraf gördüğünde bir uyanma durumu söz konusu değil ancak geçenlerde birlikte film izlerken elleri malum bölgenin üzerindeydi sanki orayı bastırmak durdurmak istercesine. Erkekler daha iyi bilirsiniz bu hareketin anlamını. İzlediğimiz film de erotik bir film değildi en açık sahnesi sadece bikinili ancak üst tarafı gözüken bir iki kızın olduğu sahnedir. Her neyse işin özü, hayatında biri varken kendi isteği veya istediği dışında birinden tahrik olmak onu sevmediği anlamına gelmiyor değil mi yani bu gayet doğal olağan bir şey. Mühim olan hala hayatındaki insanla birlikte olması mı? Şimdiden teşekkürler
songbird
(24.11.19)
Evet sevmedigi anlamina falan gelmiyor.
Baskasina karsi hicbir sekilde uyarilmamak, sehvet duymamak diye bir sey yok.


stavro
(24.11.19)
Sevgiyle hiç alakası yok öyle düşünme. Bir de bazen (özellikle fiziksel kondisyon ve ruhsal durum iyiyse) durup dururken olabiliyor. Yani o an o filmdeki kızlardan bile etkilenmedi muhtemelen kendi kendine oldu. Senin yanlış anlamaman, ortamın müsait olmaması veya o an canının istememesi gibi sebeplerden dolayı da geçsin diye bastırmaya çalışmıştır.


jacque
(24.11.19)
Bayağı evrimsel bir şey bu. Sevgi ile alakası yok. Gerçi sevgi olayı da evrimsel ama. Yine de erkek döllemeye kodlanmış. Gayet normal yani elemanın erekte olması.


westblack
(24.11.19)
Birincisi, gerçekten bir kadını çok arzulayan ve çok seven (ikisi bir arada olmak zorunda) erkeğin gözü kör olur gayet. Mesela ilk sevgilim yanımdayken bırak kızlara bakmayı algım kapanıyordu resmen. Ondan başka kimse yokmuşçasına ona odaklanıyordum.

İkincisi, üsttekinin harici durum evrimsel bir olgu. Erkekler daha çok dişi döllemek, kadınlar ise genellikle en uygun babayı bulmak üzerine cinsel yönelimini kullanıyor.

Üçüncüsü, elini orasına götürmesi azdığı için olmayabilir. Küçüklükten bir alışkanlık olabilir, çişi geldiği için refleks olarak erojen bölgesini uyardığı için işemesini engellemeye çalışıyor olabilir vs.


neysene
(24.11.19)
Sana olan sevgisiyle alakası yok. Mekanizmadan tamamen. Abi benlik bir şey var mı diyor alakasız zamanlarda. Bozuk yolda giderken bile olabiliyor yani.


mekaniker
(24.11.19)
Ereksiyon için tahrik olmak şart değil :)
Zaten bikinili kadınlar her yerde, billboard'da, tv'de, internet reklamlarında.
Aşina herkes:)
Dolayısıyla 15'lik ergenler dışında hiçbir erkeğin bikinili bir kadından tahrik olacağını sanmıyorum.
Bununla birlikte biz erkeklerin genetik kodları bizi mümkün olduğu kadar çok dişi ile çiftleşmeye sevk ediyor, bu acı gerçeği bilmekte yarar var:)
en nihayetinde biz de birer hayvanız ve diğer tür hayvanlardaki hemcinslerimiz gibi üreme/çoğalma güdülerimiz bizi hep daha fazlasına, maksimum sayıda dişiyi döllemeye teşvik ediyor.
bu yüzden erkek kolayca reddedemez, alımlı bir kadın yanından geçince ona tutulur kalır, akli melekeleri ve muhakemesi yerinde olsa dahi erkek, eli ayağı düzgün her kadınla seks yapmak ister.
kimisi çeşitli gerekçelerle kendini frenler, kimisi bunu beceremez.
oysa siz kadınlar farklısınız.
Siz bizi anlamazsınız çünkü siz çiftleştiğiniz erkeği kendine bağlamaya, onu kaybetmemeye kısacası erkeğinizi yuvada tutmaya programlısınız.
çocuk olsun yahut olmasın, kadın birlikte olduğu erkekle cinsel ilişkiye girdiğinde onunla duygusal bir bağ kurar veyahut cinsel deneyimden önce çoktan o bağ kurulmuştur.
Kadının böyle bir özelliği var :)
Mesela cinsel ilişkiden sonra "Şimdi biz ne oluyoruz?" sorusunun kadından gelmesinin sebebi budur. :)
Kadına kıyasla daha çok erkeğin aldatması da bu sebepledir.
kadın ve erkek arasındaki bu çelişik durum vahşi yaşamda bir doğal denge unsuru olarak görülebilir.
bir tatafta her çiçekten öz almak isteyen erkek, diğer tarafta kendisini dölleyen ya da o potansiyeldeki, bu işlemi yapmaya layık görülen erkeği bırakmak istemeyen dişi...
ancak bizler medeni yaratıklarız ve bizden hayvani dürtülerimizi kontrol etmemiz beklenir.
düşünen ve bir takım ahlâkî değerleri olan canlılarız, üstelik muhatap olduğumuz kadın eşimizse, aramızda bir sadakat sözleşmesi var demektir.
(bkz: nikah)
hâl böyleyken karım veya kocam dışında biriyle cinsel ilişkiye girmek istemem insanlık onuruna ve bütün ahlaki değerlere aykırı alçakça bir davranıştır.


kadınlarda da bu var elimizi oramıza götürünce hemen ne oldu azdı falan. erkek farkında olmadan bile elini oraya atıyor farkında bile değil. çoğu zaman kafamızı kaşımaktan farkı yok. oyna devam et ablacım yok bi şey.


kelepir
(24.11.19)
Dizginlemek lazım :) aynı şey arada sözlü akid olan sevgili çiftler için de geçerlidir bence :)


@yesil basli govel santor söylediğiniz, "hâl böyleyken karım veya kocam dışında biriyle cinsel ilişkiye girmek istemem insanlık onuruna ve bütün ahlaki değerlere aykırı alçakça bir davranıştır." bu söz mümkün mü gerçekten sizce de? yani bu konuda kafam biraz karışık olduğu için cevap arıyorum o yüzden soruyorum. böyle bir istek karşıdakini malı gibi görme, tümüyle sahip olma isteği değil mi? evet çok güzel bir şey kesinlikle. benim arzum isteğim de bu, ama sevgilisi ya da eşi olan bir erkeğin atıyorum margot robbie'yi arzulaması demek hayatındaki insana büyük bir hakaret midir? evrimsel açıdan bakarsak bu gayet olağan bir durum değil miydi? yani böyle bir arzusu istemsiz olarak var olabilir. gidip de bunu uygulamaya dökerse evet dediğiniz gayet ahlaksız bir durum, ama bu istek ya da hayalinde arzulamak, yaşamak, sizin hormonlarınızı düşününce, sizin açınızdan bakınca normal bir şeymiş gibi duruyor. yanılıyor muyum?


songbird
(24.11.19)
yok sevmediği anlamına gelmiyor. yüz binlerce yıl boyunca en çok cinsel ilişkiye giren erkek atalarımız soyunu devam ettirebildi. onun güdüsü var erkeklerde.

bir de erkekler hafif uyku gelince erekte olabiliyor. belki böyle oldu.


ya ben lan neyse
(24.11.19)
@ya ben lan neyse aslına bakarsanız orada erekte oldu mu bilmiyorum da @kelepir'in dediği gibi o hareket bana onu düşündürdü. dışarıdan görülen bir şey yoktu yani. ben sadece o düşünceden ve o ihtimal üzerinden sormuştum.


songbird
(24.11.19)
Ereksiyonun sevgiyle aşkla hç alakası yok üstteki herkes +1

Hatta abartıyorum eşinden başka biriyle yatma isteğinin de sevgiyle aşkla hiç alakası yok.

Bir erkek eşine/sevgilisine delice aşık olduğu halde, dünyada en sevdiği varlık o olduğu halde gözü başka kadınlara, hatta eşinden daha çirkin bile kadınlara kayabilir.

Başka kadınları arzulayabilir, "ulan ne karılar var be" diyebilir.

Yazının burasından sonra belki özel hayatınıza gireceğim, özür dilerim. Ama benim de hanımlarda anlamadığım şu;

Ya madem beraber fim izliyorsunuz ve sebebi ne olursa olsun erkek erekte oldu, filmi durdurup da oral seks ile başlayan ve mutlu sonla biten bir film arası vermediniz?

Ama yok, illa her şey gibi seks de düzenli olacak, zamanı ve yeri belli olacak.


John Bloor
(25.11.19)
@songbird aslında biraz yanlış oldu. Bir başkasını istemek değil de, kasettiğim başkasıyla cinsel ilişkiye girmek veya bunun için çabalamaktı.


Bizim açımızdan gayet normal. Haklısınız, aynı fikirdeydim.
Hatta kadının da bir başkasını arzulamasını çok ANORMAL bir durum olarak karşılamam, olabilir fakat o kadını veya o arzuyu bir istisna olarak görürüm. Yani kadınların bir başkasını arzulaması, istatistiksel olarak asla erkeklerde olduğu kadar yaygın değildir :)


@john bloor bu konuda sizin kadar rahat düşünemediğim için öyle bir girişimde bulunamıyorum. Başka kadınları bilemem ama bu konuyu aşabilmiş olsam öyle davranırım zaten o tarz kalıplarım yok. Sağlıklı bir düşünce değil ama sanki başkasından tahrik olup orada o dediğinizi yapmak bana kendimi kötü hissettirirdi sanki kullanılmış gibi.


songbird
(25.11.19)
Sevgili songbird, çiftler ilişkilerine renk katmak için beraber porno izliyor ya hu! Ne demek başkasından tahrik olmak?

Ayrıca "bana kendimi kötü hissettirirdi sanki kullanılmış gibi." ne demektir hanım bacım?

Seks sadece erkeğin istediği, sadece erkeğe zevk veren, sadece erkeğe özel bir şey mi ya hu?

Siz de eşinizi kullanıyorsunuz işte, bahsettiğimiz an ve ortamda hazır erekte olmuş bir penis var, kullansanıza! Size lazım değil mi bu?


John Bloor
(26.11.19)
@john bloor söyledikleriniz akla uygun şeyler ancak artık kıskançlık diye mi adlandırırsınız özgüvensizlik diye mi bilmiyorum o şekilde düşünmeme engel olan bir şey var elimde olmayan bir şey. Oturup düşündüğümde evet olması gereken buydu diyebiliyorum ama o an kapanıyor böyle her şey ve bilinçsizce düşünüyorum.

Belki de cinselliğe çok fazla anlam yüklüyorumdur ama başka bir kadını arzulayıp benimle sevişmesi çirkin geliyor bana. Çünkü cinsellik sadece zevk almaktan ibaret değil benim için. Bir bütün olma, o anda kalma ve sadece bedensel değil tüm varlığınla sevişmeyi ifade ediyor. Bu sebeple öyle düşünüyor olabilirim.


songbird
(26.11.19)
ya bu kadar dusunme, mutlu olamazsin. tahrik oluyosa oluyo bosver


xvyz
(27.11.19)
Sevgili songbird, olaya sanırım yanlış taraftan bakıyorsun.

Başka kadını arzulayıp, onu elde edemeyip de seninle sevişmesi veya seninle sevişirken başkasını hayal etmesi tabi ki iğrenç.

Ama bu bahsettiğimiz şey belki de binde birden daha nadirdir, senin durumun böyle değil bu konuştuklarımız konularda.

Bu kadar anlam yüklerseniz mutsuz bir cinsel hayatınız olur, seks başladığı hatta başlamaya sinyal çakıldığı andan itibaren bu tür düşünce ve duygulardan arınıp hayvan gibi sevişmek lazım.

Yoksa hayat çok zor :)


John Bloor
(27.11.19)
(12)

En iyi işlemci?

Masaüstü ya da all in one bilgisayar alıcam, en fazla 8bin ayırdım bütçe olarak. Hangi işlemciye sahip bi makine alayım?Kullanım amacı evde duracak öyle, ıvır zıvır işler, online film falan. Ama uzun yıllar of dedirtmesin istiyorum. Direk satış linki de verebilirsiniz.
Masaüstü ya da all in one bilgisayar alıcam, en fazla 8bin ayırdım bütçe olarak. Hangi işlemciye sahip bi makine alayım?

Kullanım amacı evde duracak öyle, ıvır zıvır işler, online film falan. Ama uzun yıllar of dedirtmesin istiyorum. Direk satış linki de verebilirsiniz.
antihero
(23.11.19)
i9 9900k veya 7980x olabilir bu sıralar.


Reis ıvır zıvır işler için 8000 lira mi harcayacaksin? 3000 3500 hadi bilemedin 4000 ver bu iş huzur içinde çözülsün.


masa üstü icin eger oyun oynamayacaksaniz, agir editler yapmayacaksaniz ryzen 5 2400/3400g li bir sey toplayin.

toplam maliyeti 350€ tutar 16 gb ram ile. minimum 5 sene sektirmeden götürür.


duygusuzromantik
(23.11.19)
Abiler sanki bambaşka bi dil konuşuyosunuz, ben öyle bakıyom ya la :))


antihero
(23.11.19)
az daha koy 2018 mac mini al. 16 ram 6 cekirdek i7 512 ssd olsun. 10-11 liraya alirsin. on sene arkana bakmazsin.


alperz
(24.11.19)
En iyi işlemci bu aralar i9 9900k fiyatı 3300 ile 4 arası gidip geliyor.


Tears of Devil
(24.11.19)
tartışmasız en iyi consumer grade cpu: ryzen 3950x
en iyi yeni nesil fiyat performans: ryzen 3700x
en iyi fiyat performans: ryzen 2700x

intel hiçbir fiyat segmentinde alternatif amd işlemciler kadar iyi değil ve 3950x ile kıyaslanabilecek kadar iyi bir modeli yok. 8k bütçe de az olduğundan en mantıklı seçenek 2700x ha önerilen apular da iş görür daha düşük bütçe ile pek oyun da oynanmayacak bir sistem toplanacaksa düşünülebilir ama uzun yıllar kullanılacaksa 8c16t 2700x az bir fiyat farkıyla daha mantıklı kalıyor. 8k bütçeyle orta seviyeli bir ekran kartıyla birlikte 2700x'li bir sistem toplanabilir.


konetsu
(24.11.19)
Abiler hepiniz sağolun varolun da bu dediğiniz işlemcilere sahip all in one yok mu yav, google amcaya bakıyom bulamadım. Ben kasa kalabalığı olsun istemiyorum, laptop kadar küçük ekran boyutu da istemiyorum. Ne kadar cahişmişim bilgisayar işinde :)


antihero
(24.11.19)
2014-2015 imac’lere bak o zaman.


alperz
(24.11.19)
Masaüstü ya da" all in one diyorsun şimdi kasa kalabalığı olmasın diyorsun :D

all in one odan çooook dar değilse aşırı derecede saçma, çoooook darsa da saçma her türlü saçma bir sistem.

aio alacağına bari laptop+monitör al taşıma imkanın da olsun her yere götürebil.
verdiğin paranın karşılığında maksimum performans alabilmek için mutlaka masaüstü bilgisayar toplamayı tercih etmelisin. sadece masaüstü kullanma imkanın yoksa yerin çok kısıtlıysa diğer alternatifleri düşünmelisin.
masaüstü alacaksan da prebuiltlerden uzak dur boşuna daha pahalıya daha kötü sistem almaktan başka bişey değil.


konetsu
(24.11.19)
direkt sunu yaptirin gecin
aslinda ryzen 3 degil ryzen 5 3400g li yapacaktim ama yokmus. bunu direkt sistem olarak satin alabiliyorsunuz. dilerseniz 5 sene sonra sadece islemciyi degistirip devam edebilirsiniz.

www.itopya.com


duygusuzromantik
(24.11.19)
8 bine çok şahane masaüstü toplanır. her oyunu da oynatır. ne kadar uzun yıl istiyorsan o kadar modüler olacak. yani masaüstü olacak ki bozulduğunda, yetersiz kaldığında parça değiştirebilesin. all in one ya da laptop bu anlamda masaüstünün gerisinde.

bu arada 4 binlik pc de ıvır zıvır işini görür, piyasadaki tüm oyunları da 60 fps full hd oynatır. 8 bin çok. sen tam olarak ne yapacağına karar ver. nokta atışı sistem öneririz biz.


ya ben lan neyse
(24.11.19)
(2)

Bu 2 gümüş arasında neden bu kadar fiyat farkı var?

aynısı? bir de gümüş.https://www.trendyol.com/harem-altin/1000-gr-gram-gumus-kulce-hrm9002-p-3138820?boutiqueId=351844&gclid=CjwKCAiAzuPuBRAIEiwAkkmOSG6WEZ18glVo-wJk0WupK19bTUpE5xz6Bz8V3tGB9QmWOtlUOMr1VRoCPVYQAvD_BwEhttps://www.gramaltin.com/1000-gr-Gram-Kulce-Gumus-gg7.html
aynısı? bir de gümüş.

www.trendyol.com

www.gramaltin.com
ya ben lan neyse
(23.11.19)
www.investing.com

1 troy onsu yani 31.1 gramı 16.96 usd.
1 gramı 3.1 lira yapar.
İşlenmemiş gümüşün 1 gram fiyatı 3.1 lira yani. Bunun altında olmamak şartıyla istedikleri fiyatı yazabilirler. Trendyol indirim yapmış işte.


@diffarentiationation: bu altın gibi değil mi hocam? işçiliği olmayan altında bu kadar indirim olamazken bunda nasıl oluyor? bunun da altın gibi sabit piyasası yok mu?


ya ben lan neyse
(24.11.19)
(22)

ateist arkadaşım hristiyan oldu

bi arkadaşım var 10 yıldır tanırım. iyi çocuktur. ben de ateistim. o da ateistti. 2 yıl önce erasmus değişim programı ile Polonya'ya gitti yüksek lisans için. yüksek lisansını da yaktı ve geri dönmedi. Ben burda Tanrıyı buldum dedi bana birkaç kez. ben de şaka yapıyor sandım. dün ciddi olup olmadığı
bi arkadaşım var 10 yıldır tanırım. iyi çocuktur. ben de ateistim. o da ateistti. 2 yıl önce erasmus değişim programı ile Polonya'ya gitti yüksek lisans için. yüksek lisansını da yaktı ve geri dönmedi. Ben burda Tanrıyı buldum dedi bana birkaç kez. ben de şaka yapıyor sandım. dün ciddi olup olmadığını sorunca ciddiyim dedi. Ben olayı şuna bağlıyorum; cahil, hukukun üstünlüğü olmayan, siyasal islamcı, üniter, insan haklarının hiçe sayıldığı ülkemizden, bunların tam tersi olan Avrupa'ya gidince ve biraz medeniyet görünce onların medeniliği ile birlikte dinlerini de kabul etti. Şu an Polonya'da değil zaten. Hollanda'da çalışıyor.Geri dönmeyeceğini ve İsa'nın onun bütün hastalıklarını iyileştirdiği gibi saçma şeyler söylemeye başladı. Siz bu konuda neler düşünüyosunuz?
dakota
(21.11.19)
Pek ateist değilmiş gibime geldi. Seni yemiş.


ozdek
(21.11.19)
şizofreni olabilir


Goldstein
(21.11.19)
ilginç.


alt4y
(21.11.19)
Ne dusunelim, kendi tercihi. Baskasina zarari yok, istedigine inansin.


stavro
(21.11.19)
Umarım bu işten bi çıkarı olmuştur olmadıysa vay haline.


olaylar olaylar
(21.11.19)
İltica başvurusu falan yaptıysa şayet, belki ileride mahkemede delil olarak kullanmak için eski tarihli konuşmalar (şu an aranızda geçen) kayıtta dursun diye şimdiden böyle muhabbetlere girmiş olabilir. Sorunca gösterir ben ta Kasım 2019'dan beri bu yoldayım zaten falan diye.

Ateist bir adamın Allah'ı Polonya'da bulabileceğini sanmıyorum.


fxinturevi
(21.11.19)
bu arada polonya epey tutucu, pek düşündüğünüz gibi değil. ne bileyim bir şekilde misyonerlere filan denk gelmiştir, olabilir.


Allah yolunu açık etsin.


late viper
(21.11.19)
Ortama ayak uydurma meselesi gibi düşünüyorum.
Buralarda ise daha çok çeşitli sosyal alanlarda mealist takılanların, bir zaman sonra deizme ya da ateizme kaymasıyla ilgili haberler söz konusu.
Medeniyeti ise orta çağ karanlığındaki avrupaya Endülüs emevilerin öğretti. Kilise göz açtırmıyordu o zaman hiç kimseye. Yani Endülüs emevilerinden yıkıldıktan Sonra Avrupa (sözde) medeniyette öncü oldu. Rönesans ve reformun en önemli etkeni Endülüs emevileridir.


Erva
(21.11.19)
Ortama ayak uydurma +1

Yok öyle "şuraya gittim ışığı gördüm" muhabbeti. Arkadaşın biraz kolpa.


Bence Polonya’da zor günler geçirirken bir misyonerle yolları kesişti. O kadar çok var ki Avrupa’da hristiyanlığı yaymaya çalışan, insanları dine çağıran kiliseye davet eden anlayışlı, ılımlı, güleryüzlü, sakin insanlar. Otobüs durağında denk gelmiştim ben, evime de geldiler birkaç kere. Kötü hissettiği bir ana denk gelmiştir, sıcaklık hissetmiştir ve gitmiştir. Aile gibi benimsemiştir.


megalomaniac
(21.11.19)
Ortama ayak uydurmuş biraz. Sonuçta kimseye zararı yoksa kimseye kötülük etmiyorsa çalmıyorsa yalan söylemiyorsa doğru isler yapıyorsa hayırlı olsun.


monkey
(21.11.19)
bi şey düşünmüyorum, adam pekala "aa mantıklı lan" deyip inanmış olabilir.

ben de ateistim ama ortodoksların kültürüne, kilise ortamına, öğretilerine vs. bayılıyorum. inanılmaz çekici geliyor, hoşuma gidiyor. türkiye'de müslüman ve dindar tek bir arkadaşım yok mesela ama slav arkadaşlarımın/tanıdıklarımın önemli bir bölümü dindar sayılmasa bile en azından inancı konusunda gayet net insanlar. içimde bir yaratıcının varlığına dair en ufak bir inanç olsaydı kesinlikle hristiyan olurdum. ben kültür olarak seviyorum ama gerçekliğine inanmıyorum, o yüzden hâlâ ateistim. arkadaş belki fikrini değiştirmiştir, insan her zaman aynı kalmıyor. allah yolunu açık etsin ne diyek.


der meister
(21.11.19)
Bunda sorgulanacak bir şey göremiyorum. Ateisttir diye sorgulamıyor anlamına gelmezdi, kaldı ki arayış içindeymiş. Belki şöyle belki böyle ama bir şekilde şu anki seçimi bu. Özgür iradesi var, kendisi için en iyi seçimi yine kendi yapabilecek yaşta. Bence bunun üzerine kafa yormak anlamsız.


muhayyer divan
(21.11.19)
Multecilige basvurur yakinda.


baldur2
(21.11.19)
hayırlı olsun. başkasının inancı bize müdahale noktasına gelmediği sürece bizi ilgilendirmez.

inancını paylaşmıyorum, inancına saygı duyuyorum.


babilbaligi
(22.11.19)
kendi tercihiyse diyecek bir şey yok ama boşluktayken dine hızla dalış yapanlarda ayarı tutturamama, kafayı kıracak kadar ileri gitme olaylarına denk geldim. ara ara yoklayıp keyfinin yerinde olup olmadığını anlayın. inancından dolayı eleştirmeyin (hangi din olursa olsun), alaycı konuşmayın.

eğer yeni hayat tarzı dışında garip gelen bir şeyler sezerseniz ve sizin yanında olma şansınız yoksa yakınlarına durumu haber edebilirsiniz. dinle kafası yıkanıp kukla gibi kullanmasınlar adamı. dediğim gibi bir anda hızlı giriş yapanlar her şeyi yapmaya teşne olabiliyorlar.

eğer her şey yolundaysa @megalomaniac+1


brkylmz
(22.11.19)
Gerçek bir ateist değilmiş evvela bunu söyleyeyim. İçinde hep bir tanrı inancı taşıyormuş. Kendi adıma konuşayım bu saatten sonra hiçbir din beni kendine çekemez. Arkadaşın için konuşursak yarın ben hristiyanlığı da bıraktım diyeceğine adım gibi eminim. Ha yine müslüman oldum da diyebilir yani = )


Bizdeki ateistlerin ekserisi bi islama karşılar zaten. Ona saldırdıkları kadar hiçbir dine ve öğretilerine saldırmazlar. Öyle işine gelmiştir. Çok var böyle.


mekaniker
(22.11.19)
"neler düşünüyosunuz?"

düşüncemizi söyleyelim de sonra şe'olmasın.

ateist olmaktan iyidir. inşallah islama döner. 20 yıldır insanlar hırsızları, rantçıları, zalimleri, haksızlıkları, iltimasçıları, ve darbecileri görüp bunları islama mal etti. halbuki bunlar Kuran'da açıkça yasaklandığı halde. "savaştayız (bok savaştasınız) o yüzden bize bize mübah, biz cemaatiz Allah bizimle, biz yapmasak kafirler yapıp önümüze geçer" gibi dayanaksız argümanlarla dini manipule edip insanları dinden soğuttular. belki bunun etkisidir.


ya ben lan neyse
(22.11.19)
@mekaniker, kardeş, o ateistler bu ülkede islam dini yüzünden baskılandıkları için olabilir mi acaba? kaldı ki hiçbir avrupa ülkesinde dinin sosyal yaşam üzerindeki etkisi bu kadar büyük değil. burada bağnazlar hükümette söz sahibi. avrupa'da birkaç ülke dışında bağnazı anca sokakta görürsün, "deli" deyip geçersin. orada tarikatlar bakanlıklara sokulmaz, ülkedeki her şey dine göre ayarlanmaz, insanlar nasıl yaşamak ve davranmak istedikleri konusunda büyük ölçüde özgürdür. ayrıca hristiyanların çoğu dini kendi kültürlerine adapte etmiştir; ruslar kendi dillerinde veya eski slavca kullanarak dua edebilir, inancını kendi kültürüne eklemleyebilir. ayrıca modern dünyada hiçbir dinin temsilcileri islam'ınkiler kadar agresif ve kısıtlayıcı değildir; çoğu yerde dindar cemaatler kendi içine kapanıp kendi işine bakarken burada devleti ele geçirmeye çalışır, onu yapamıyorsa otobüsteki kadına sataşır.

şunların arasındaki farkı anlayamıyor musunuz gerçekten?


der meister
(22.11.19)
@der meister beni destekler nitelikte konuşmuşsun zaten ama yine de havaya üflemek isterim. Baskı altında yaşadığın için üzgünüm. Umarım senin için özgürce yaşanılacak günler yakındır.

Anlayamadığım çok şey var haklısın. Kendimi ilerletme konusunda çaba gösteriyorum. Fakat bunların içerisinde kendini nasıl bu kadar bilgisiz bırakabilmiş olman da var. Kusura bakma dostum bunun çabasını senin göstermen gerek. Ülkede yaşanan kirliliğin müsebbibi olarak dini gösteremezsin. Yanlı gözle bakmayı bir kenara bırakmaya karar verirsen sana dünyada zenginliğin ve refahın, masumiyeti doğrulamayacağına dair okumalarda bulunman için yardımcı olabilirim.


mekaniker
(22.11.19)
(13)

bu ara ne okuyor ne izliyorsunuz?

lost'u yeniden izliyorum ama çok sıkıcı geldi bu sefer. meditasyonla ilgili bir kitap okuyorum ara ara. o da az okuduğum için bitmiyor.
lost'u yeniden izliyorum ama çok sıkıcı geldi bu sefer. meditasyonla ilgili bir kitap okuyorum ara ara. o da az okuduğum için bitmiyor.
curious mind
(20.11.19)
Karamazov kardeşler'i tekrar okuyorum ve bu sefer daha bir tadını alıyorum kitabın.


rakicandir
(20.11.19)
storytel i keşfettiğimden beri kitap okumuyorum, dinliyorum. okumanın yerini bence yüzde yüz tutmuyor ama iki haftada iki kitap bitirdim. Kemal Tahir den Esir Şehrin İnsanları nı ve Mary Shelley den Frankenstein okudum. Şimdi de Dorian Gray in Portresi ni dinliyorum. Neredeyse yıllardır doğru düzgün kitap okumuyordum, çok iyi geldi aslında. Tavsiye ederim.

Film izlemek için de Mubi ye üye oldum. Sinemayla biraz içli dışlıysan her yerde rahatlıkla bulamayacağın çoğu fena değil gibi filmler yayınlıyorlar. Oradan rastgeldikçe izliyorum. Küçük Korku Dükkanı (196 versiyonu), Sister ve Still Ailce i izledim orada da. Netflix'te en son Bojack Horseman ın son sezonunu izlemiştim. Mindhunter ı yarım bıraktım, ona devam edicem bi ara. Bir de The Irishman i övüyorlar, yayınlandığında onu da izlemeye çalışıcam Netflix te.


@epistemic_regress
teşekkür ederim tavsiyeler için. mubi uzun zamandır aklımda. korsandan uzaklaşmak istiyorum. ben de bir filmsever olarak burayı öneririm: www.shortoftheweek.com ilginç güzel kısa filmler var burada.


curious mind
(20.11.19)
En son Living with Yourself izledim dizi olarak.

Film olarak Velvet Buzzsaw izledim. Bir sonraki izleyeceğim film Saray ın Gözdesi olacak.

Kitap olarak da Uyumsuzluk - Ronald Giphard okuyorum.


aceminick
(20.11.19)
astronomi makaleleri. gayet zevkli.


ya ben lan neyse
(20.11.19)
@aceminick Saray'ın Gözdesi harika film.


curious mind
(20.11.19)
Aleksandr Puşkin-Erzurum Yolculuğu.


Teşekkür ederim site için. Bakıcam en yakın zamanda. Vizyon filmlerinden de ulaşabilirsiniz Parazit ve Ve Sonra Dans Ettik i bayağı övüyorlar. Vakit bulursanız.


Horace and Pete's


olaylar olaylar
(20.11.19)
Storytel gerçekten çok güzel. Beyaz Diş ve Saatleri Ayarlama Estitüsünü kendim okurken sıkılıp bırakmıştım. Storytel'de severek dinledim ve hemen bitirdim. Kablosuz kulaklığım bozuldu. Bozulmadan önce evi süpürürken, bulaşık yıkarken, yemek yaparken falan sürekli dinliyordum.

Yakın zamanda Moliere'nin Cimri'sini dinledim, tiyatro olarak. Sesli kitap olarak da Stefan Zweig'ın Gömülü Şamdan'ını bitirdim. Dizi olarak The Good Place izliyorum. En son izlediğim film de Cinayet Süsü, hafta sonu Parazit'i izlemek istiyorum.

Tiyatro sezonunu da açtım. Radyum Kızları ve Bir Nefes Dede Korkut'u izledim. Kötü oyunlar değillerdi ama bende bir iz bırakmadılar.

En keyif aldığım The Good Place izlemekmiş. Şu an farkettim.


petekpare
(20.11.19)
elimdeki kitaplar bitince storytel'e bakarım merak ettim. yazılan kitaplara bakıyorum bu arada. güzel şeyler okuyormuşsunuz hepiniz.

@petekpare
parazit'i sürekli görüyordum vizyonda olduğundan haberim yoktu.


curious mind
(20.11.19)
Ay ve Şenlik Ateşleri'ni okuyorum. Bir süredir kitap okuyamıyorum ve gittikçe zorlaşıyor benim için. Acilen silkelenmem lazım.

Bir de tiyatroya verdim kendimi bu aralar. En son Kontrabas'ı ve Hamlet'i izledim. İkisini de çok beğendim tavsiye ederim.


rusalka
(21.11.19)
ahmet hamdi tanpnar-huzuru'u okuyorum.shameless başlamış 10.sezonu.onu izliyorum bir de .


drako
(21.11.19)
(9)

herkesin hayatı yurtdışına gidince süper değişiyor

benim ki neden boka sarıyor her defasında?bir tane güzel bile değil hoş anım bile yok ya. neyi yanlış yapıyorum nasıl tespit ederim?
benim ki neden boka sarıyor her defasında?

bir tane güzel bile değil hoş anım bile yok ya. neyi yanlış yapıyorum nasıl tespit ederim?
Beklentilerin ve koşulların farklıdır muhtemelen. Bir de kimsenin hayatı dışarıdan göründüğü kadar mutlu ve eğlenceli değil merak etme.


dahili meddah
(20.11.19)
Benim anlamadığım insan hayatta kaç kere temelli yurt dışına yerleşir? Her defasında derken 6. Deneyişinizde yine olmamış gibi anladım. Ya da yurt dışı tatili mi iyi gitmedi? Nasıl yani


yukaridaki yoruma katiliyorum. ne yanlis yaptigini soyleyebilmemiz icin biraz detay vermen lazim. bazi duyurucular cok tripli/gizemli takiliyor.


hot potato
(20.11.19)
yok öyle bir şey, insanlar hayatlarını öyle allayıp pullayıp gösteriyolar ki sürekli herkesi hayatı birbirine özenerek ama birbirinin farklı versiyonları olarak geçiyor. evet bu ülkede bazı şeyler diğer yerlere göre daha zor ama yurtdışına gidince herşey şahane oluyor diye bir şey yok, her yerin zorluğu kendine, herkesin beklentisi ve bulduğu farklı...


Heyhat
(20.11.19)
Benim de b.ka sarmıştı. Hatta o kadar kötüydü ki en yaşanmayacak şeyleri yaşadım en düşük olasılıklı şeyler geldi beni buldu. Sonra döndüm rahatladım ama "Çok güzel gidiyo, manyak gidiyo, woooaa" diye başlayan bütün akadaşlarım tek tek benden önce TRye kalıcı olarak döndü. İnsanlar nası gözükmesini istiyosa öyle anlatıyo maalesef. Halbuki heşey ortada da bırakalım kendilerini tatmin etsinler :)


superfluid
(20.11.19)
herkesin hayatı yurt dışına gidince süper değişmiyor. bazısı rol yapıyor niyeyse.


ya ben lan neyse
(20.11.19)
süper değiştiğini sanmıyorum.

yurtdışında yaşamak çok zor bir olay. ortama uyum sağlamak zorundasın, memleketten uzaktasın, sevdiklerinden uzaktasın.

çoğu ülkede arkadaşlıklar ülkemizdeki gibi değil. herkes çok içine kapanık.

christmas dönemine girdiğimiz bu dönemde patır patır mental health ve destek konularda konuşmalar, eğitimler vs. alıyoruz. haftada bir birinin kendini trenin önüne bıraktığını okuyor, izliyor bazen de şanssızsak görüyoruz.

buna rağmen bu zorlukların farkında olmadan ben yurtdışına gitçem ya diyen bir sürü vatandaşımız oluyor. bunların bir çoğu geri döneceklerdir çünkü sıkıya gelemezler. bazen de işler umduğun gibi gitmez.

mesela ben arkadaşlarıma açık açık buraya geldiğinde para biriktirmek bir yana birikimlerini harcayacaklarını söylediğimde gelmekten vazgeçiyorlar. burada birikim kültürü de yok kazandığını harcıyorsun. yılda 3-4 avrupa tatili yapıyorsun çünkü herkes yapıyor. eksik kalmak istemiyorsun.

çok para alıyorsun ama çok da para harcıyorsun dolayısıyla birikim imkansız çoğu insan için.

ayrıca iş ortamın ne olursa olsun sen yabancısın. besin piramidindeki yerin ne yazık ki tabanda ve bunun değişmesi 1-5 yıl sürebilir. sürekli gizli ya da açık ırkçılık yapacaklar ve bunu görmezden gelebilecek misin?

misal türkiye'de genel müdür yardımcılığı yapıp mercedes c200d şirket aracına binerken burada arabası bile olmayan ve eleman olarak çalışan bir arkadaşım var. kendisinde ego sıfır olduğundan gayet iyi uyum sağladı ama sen bunu yapabilecek misin?

en önemlisi ben gelirken yanıma sadece 1 valiz aldım (dayalı döşeli ve bir odası oyun odası olan bir evim olmasına rağmen). bütün hayatını bir valize sığdırıp gelebilecek misin?


ozdek
(20.11.19)
bence de beklentiyle ilgili. benim için türkiye gündeminden kafi miktarda uzak kalmak, gürültüsüz bir semtte oturmak gibi şeyler bile yetiyor mesela, artık daha az stresli hissediyorum. kısacası süper diyemem ama benim beklentim türkiye'de hayat kalitesini düşüren şeylerden uzaklaşmaktı, onu da bir nebze olsun başardım. mesela artık vergilerimin bir avuç görgüsüze gitmediğini görmek bile beni rahatlatıyor.


bezgin adam
(20.11.19)
Ben yolcu gemisinde çalışıyorum. Geminin hem yolculara hizmet verilen pırıltılı yüzü ile tüm işlerin yapıldığı kapalı kapıların arkasını bizzat yaşıyorum. Haliyle mürettebattan arkadaşlarımın yaşamlarını birincil elden biliyorum çünkü ben de onlardan biriyim. Aynı masada yiyip içtiğim kişiyi tanımayıp sadece sosyal medya hesabına baksan hergün dünyanın ayrı bir noktası farklı farklı mekanlarda eğlencenin dibine vuruyor, tatmadığı zevk keşfetmediği şey kalmadı sanırsın. Oysa bu sadece onların sunuş biçimi. Televizyon gibi düşünmelisin :) Asıl önemli olan senin neyden keyif aldığın, başkalarının yolundan gitmek zorundaymışız gibi hissetmek bence mutsuz olmamızın en büyük sebebi.


burka
(20.11.19)
(14)

Marketten 700 tl’lik alışveriş yapacak olsanız

Ne alırsınız?Alkol, elektronik, mutfak eşyaları hariç. Teşekkür ederim.
Ne alırsınız?

Alkol, elektronik, mutfak eşyaları hariç.

Teşekkür ederim.
irene
(18.11.19)
700 liralık cicibebe ve süt alırdım.


turbo sadık
(18.11.19)
dayanıklı gıdalar, tuvalet kağıdı kağıt havlu ıvır zıvır. bir de kedi/köpek maması sdaff


menşei ithal (hammadesi TR'de olmayan) ve görece uzun ömürlü ürünler. örneğin filtre kahve, kakao, kişisel bakım ürünleri vb.


malheiros
(18.11.19)
deterjan


neo
(18.11.19)
et, şarküteri, temizlik malzemeleri, paketli gıdalar


jelly bear
(18.11.19)
Ben kavurma alırdım 1-2 kilo. Sonra deterjan, temizlik malzemesi, kişisel temizlik ürünü, bitki çayı filan.


Amaranta ursula
(18.11.19)
sızma zeytinyağı


freebird5406_2
(18.11.19)
Buzlukta saklamak için kıyma, balık, tavuk.
Zeytinyağı, ayçiçek yağı
Deterjan


megalomaniac
(18.11.19)
ben olsam bir şişe votka alırdım. peynir, tereyağ alıp dondurucuya koyardım. birer teneke de zeytinyağı ve ayçiçek yağı alırdım. tuvalet kağıdı, kağıt havlu, deterjan, yumuşatıcı, sıvı sabun alırdım. deodorant alırdım. balık, tavuk, et falan alırdım. parayı bitirdim zaten muhtemelen şu an. gerisi ekstra.


petekpare
(18.11.19)
Yükte hafif pahada ağır şeyler alırdım çünkü ağır taşımaya üşenirim. Kişisel bakım ürünleri olurdu herhalde..


blue serenity
(18.11.19)
abur cubur. kek, çikolata :))


faik abi
(18.11.19)
çay-şeker-yağ-bakliyat-temizlik ürünleri

zaten ne var ki başka?


ya ben lan neyse
(18.11.19)
Migros veya Carrefour fiyatları için konuşursak:

1 Kg. pastırma: 120 tl
1 kg Tereyağı: 60 tl
1 kg Gravyer Kaşar: 90 tl
2 kg ezine: 80 tl
1 kg sucuk: 70 tl
2 kg zeytin: 60 tl
2 kg zeytinyağı: 50 tl
1 kg bal: 60 tl
2 kg çay: 60 tl
1 kg kıyma: 50 tl

not: fakirim.


Temel gıda maddelerini (ekmek süt yumurta peynir et) bi de deterjan türevlerini biraz fazla miktarda alsan o paraya tekabül eder zaten. Ben öyle yapardım.


windows95
(18.11.19)
(3)

Eti karam reklamını kim seslendiriyor?

https://m.youtube.com/watch?v=QLsXW_ky8yUEti karam: 5 duyu 1 karam reklamını seslendiren kim? Teşekkür ederim.
m.youtube.com
Eti karam: 5 duyu 1 karam reklamını seslendiren kim? Teşekkür ederim.
r evolution
(10.11.19)
barış falay bu bence


ya ben lan neyse
(10.11.19)
@ya ben lan neyse nasıl emin olabiliriz?


r evolution
(10.11.19)
@kambek sayfaları çalışmıyor. Yine de teşekkür ederim.


r evolution
(10.11.19)
(9)

Ünlü biriyle aynı binada ya da semtte olan var mı

Ünlü biriyle aynı binada ya da semtte olan var mıBirçok sosyal platformda birçok kişi ünlüler hakkında yorum yazıyor ama hiçkimse ben şu ünlüyle aynı binadayım ya da aynı semtteyim yazmıyor tamam kimseye açık adres yazsın demiyorum belki kanunen suçtur ama birileri de bari semtlerini yazsınlar Eğer
Ünlü biriyle aynı binada ya da semtte olan var mı

Birçok sosyal platformda birçok kişi ünlüler hakkında yorum yazıyor ama hiç
kimse ben şu ünlüyle aynı binadayım ya da aynı semtteyim yazmıyor tamam kimseye açık adres yazsın demiyorum belki kanunen suçtur ama birileri de bari semtlerini yazsınlar

Eğer bu sitede bir ünlü ile aynı binada ya da aynı semtte yaşayan varsa ünlünün adını ve hangi semtte olduğunu yazarlarsa sevinirim

Özellikle şu kişilerin hangi semtlerde oturduklarını çok merak ediyorum bilenler varlarsa yazarlarsa sevinirim

Murat muratoğlu gerçek soyadı turan
Memduh bayraktaroğlu
Sabahattin önkibar
Erol mütercimler
Celal şengör
İlber ortaylı
Sunay akın
Ruhi çenet
Barış özcan
Rapçi norm ender ender eroğlu
Rapçi sagopa kajmer yunus özyavuz
Rapçi ceza bilgin özçalkan
Rapçi contra çağdaş terzi
Yılmaz özdil
Hesapsordum
(09.11.19)
perran kutman, enis arıkan, müjdat gezen, ali sunal, hakan özoğuz. eskiden oturup şimdi taşınanlara gelirsek yonca evcimik, gökhan özoğuz ve metin akpınar'ı sayabilirim. bir de eski askerlerden biri var. onu söylemeyeyim.
perran kutman taşındı ama ikametgahı hala burada.


sutlu nescafe
(09.11.19)
Eskiden başakşehir'de oturuyordum murat kekilli orada oturuyordu, halı sahaya falan geliyordu ahah


burasi besiktas butun unluler bu semtte :)


in vino veritas
(09.11.19)
İlber ortaylı üsküdar taraflarındaydı eskiden.


Kahir ekseriyet
(09.11.19)
Rapçi Ceza da üsküdardaydı eskiden.


Kahir ekseriyet
(09.11.19)
eskişehir'de kanal 26'da sunucu saim vardı anneannemle 200 m. mesafede. sayılır mı? aha şu adam:

www.facebook.com


ya ben lan neyse
(09.11.19)
Celal şengör beykozda,
sunay akın da göztepede oturuyor.


jimjim
(09.11.19)
Eski iş arkadaşım ile aynı binada nihat doğan oturuyordu. Göktürk de.


emfuzi
(09.11.19)
barış özcan abd'de


ya ben lan neyse
(09.11.19)
(7)

ekmeğinizi neyin içinde saklıyorsunuz duyuru sakinleri?

poşet, tahta saklama kabı, kapaklı plastik leğen gördüm bugüne kadar ekmek saklama için kullanılan, sizdekiler nedir acaba?
poşet, tahta saklama kabı, kapaklı plastik leğen gördüm bugüne kadar ekmek saklama için kullanılan, sizdekiler nedir acaba?
for day to break
(08.11.19)
poşet


sutlu nescafe
(08.11.19)
Poset


Flipsflops
(08.11.19)
poşet+buzdolabı


basond
(08.11.19)
poşet.


ya ben lan neyse
(08.11.19)
poşet.


tabirimekruh
(08.11.19)
Bez poşetin içinde.


fraise
(08.11.19)
poşete koyup mutfaktaki dolabın üzerine koyuyorum. bazen poşetle çekmeceye koyuyorum. bir süre evde olmayacaksam dolaba.


tabudeviren
(08.11.19)
(2)

doğu ekspresine nasıl ve nerden bilet alabilirim?

arkadaşlar nasıl beceririm bu işi?
arkadaşlar nasıl beceririm bu işi?
mukremin citir
(08.11.19)
yani googlea doğu ekspresi yazsan direk tcdd geliyor, en altta da bilet al diye düğme var.
neresinde zorlandın da nasıl beceririm bu işi diyorsun anlamadım hocam.


gaza gelen
(08.11.19)
tcdd s....nin keyfine göre bazen satılığa çıkarmıyor yataklı kısmı.

yıllarca erzurum-ankara yaptım. ne zaman doğu ekspresi moda oldu tcdd nin şeyi başı ayrı oynamaya başladı. biletleri satışa çıkarmadan birilerine peşkeş çektiğinin canlı şahidiyim.

çomaristanlık yapmazlarsa eybis denen lise projesi yazılım parçasından alabilirsin.


ya ben lan neyse
(08.11.19)
(5)

Çamaşır makinası önerisi

Merhaba Anneme çamaşır makinası alacağız hangi marka önerirsiniz?Battaniye vs yıkamak için 8-9 kilo yıkanabileceğimiz sorun yaşamayacağımız bir marka ne olabilir?
Merhaba
Anneme çamaşır makinası alacağız hangi marka önerirsiniz?
Battaniye vs yıkamak için 8-9 kilo yıkanabileceğimiz sorun yaşamayacağımız bir marka ne olabilir?
devilone
(08.11.19)
En iyi en pahali markayi da alsaniz, battaniye yikamasi makineyi cok yoruyormus ve kullanim omrunu azaltiyormus. Bize oyle demisti lg'dekiler. Onerdigim markayi da soylemis oldum. Surekli yikanmasi gereken bir esya sinifina girmediginden, makinemizi kullanmiyor, yikamaya veriyoruz gerektiginde.


la.luna
(08.11.19)
Beko, Arçelik, Vestel


Gecikmeli Tapa
(08.11.19)
Bosch siemens profilo lg samsung


E.R.W.
(08.11.19)
valla kardeş arçelik, vestel alma da... her gün küfür ediyorum bu ikisine.


ya ben lan neyse
(08.11.19)
bosch iyidir. ama yorgan battaniye programı varsa 9 kg koyma diyor. öyle ilginç durumlar da var yani.


sutlu nescafe
(08.11.19)
(9)

Dünyanın neresinde çalışmak isterdiniz?

- Alacağınız maaş sabit 6.000 EURO- 2 yıl çalışıp Türkiye'ye dönmek zorundasınız- Önceliğiniz birikim yapmak- Evlisiniz ve 5 yaşında bir çocuğunuz var- Kötü şartlarda (Afrika vb.) çalışmak da istemiyorsunuz.Bu durumda dünyanın neresini tercih ederdiniz?
- Alacağınız maaş sabit 6.000 EURO
- 2 yıl çalışıp Türkiye'ye dönmek zorundasınız
- Önceliğiniz birikim yapmak
- Evlisiniz ve 5 yaşında bir çocuğunuz var
- Kötü şartlarda (Afrika vb.) çalışmak da istemiyorsunuz.

Bu durumda dünyanın neresini tercih ederdiniz?
2 yıl için üstelik çocuğum varsa gitmem için milyordolar vermeleri lazım, 6000 e çocuğuma o kadar değişiklik yaşatmam.

eğer pilotsan ona diyecek bişeyim yok. tek gidersin 1 bilemedin 2 haftada bir iznin olur gelirsin.

yok taşınmalı sistemse yukarıdaki dediğim geçerlidir, ister eşini çocuğunu götür, ister sadece sen git.


konaklama saglik gibi yan haklar yoksa ve coluk cocuk gidilecekse zaten eli yuzu duzgun bir yerde anca ay sonunu getirirsin.


brkylmz
(05.11.19)
6.000€ maas eger net ise ustteki yorumlara bakma Avrupa'nin her yerinde yetecek ve birikim de yapilabilecek bir maastir.Ay sonunu nasil zor getiriyormusuz 6.000€'ya ?

5 yasinda cocuk 2 yil Almanyada kalirsa Almancayi ogrenebilir.Bu bile tek basina gitmek icin bir neden


turkuaz
(05.11.19)
eger almanyada berlin gibi bir sehirde yasaniyor ise 6000 euro net maasin yaklasik 3000 eurosu harcanir, 3000 euro da birikim yapilabilir. Berlinde 3000 euro ortalamanin biraz ustu standartta rahat yasanabilir.

Bu durumda en buyuk problem cocugun adaptasyon sorunu, dil konusunda zorluk yasayan cocuk icine kapanabilir. eger cocuk 2 yasinda olsa bir problemlem olmaz ve yeni ortamda yeni dili cok rahat ogrenir ama 5 yasindaki cocuk zorlanabilir. Hele sosyallesme ihtiyacinin cok oldugu bu yasta problem yasanabilir. Tabi bazi cocuklar yeni ortama cok rahat adapte olabilirler.


emrahday
(05.11.19)
Simdi mesela Kanada'ya gelsen:

Ontario'da

Yillik maasin: $104,000
Federal tax deduction: $16,882
Provincial tax deduction: $9,262
CPP deductions: $2,594
EI deductions: $858

Bir yilda toplam $29,596 sadece gelir vergisi odersin.

Yasamin ucuz oldugu, cocuk yetistirmek icin ideal bir yer olan Nova Scotia'ya gelsen $33,872 gelir vergisi odersin. Ek olarak, Nova Scotia'da en optimistik ihtimalle ayda $2000 kira ve faturalari eklesen, $24,000'de oyle gitti. 5 yasinda cocuk daycare e gitse aylik $823 masrafin olur. Yilda $9,876 eder.

Yani Total $67,748 sadece kira,fatura, gelir vergisi, cocuk bakimina gider. Kanada disaridan super bir secenek gibi gorunebilie ama ici bu sekilde. iki yil icin degmez. Elini versen kolunu kurtaramazsin.

Para biriktirmek icin gelir vergisi almayan ulkelere bakman lazim: Katar, Birlesik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Sudi Arabistan, Bermuda. Bermuda digerlerinden daha iyi bir secenek gibi durabilir ama yasamak icin asiri pahali bir yer.


isveç

hiç gitmedim çok övüyorlar.


ya ben lan neyse
(05.11.19)
amac max. para biriktirmek ise aileyi turkiye'de birakip boktan bir ulkeye giderim, 2-3 ayda bir 1-2 hafta kacarsin, aileni gorursun. petrol firmalarinda calisanlar oyle takiliyor. ulke boktanlastikca aldiklari para artiyor, kampta kaliyorlar dolayisiyla yeme icme ve konaklama masraflari yok.

diger secenek de avrupa'da eli yuzu duzgun bir ulkeye aile ile gitmek, ama ayda 3000 avro falan kenara atabilecegini hic zannetmiyorum. yine tek gidersen belki, ama madem avrupa'ya gidiyorum cocugu da dil ogrenmesi icin gotururum. 6000 avro burut ise hic kenara koyamayabilirsin zira bir kismi vergiye gidecek.


cooperr
(05.11.19)
almanya birçok açıdan öne çıkar. yaşam çok pahalı değil. ve tüm avrupayı gezebilirsiniz. çocuk da almanca örenir.


omonia
(05.11.19)
Avrupa ya da abd tabii. ama para biriktirme açısından avrupa daha mantıklı gibi. sağlık harcamaları abd 'de fazla diyorlar firma karşılamıyorsa.

bu dediklerimin hiçbirini tecrübe etmedim. sadece düşüncemi söylüyorum:)


faik abi
(05.11.19)
(14)

kolpaçino güzellemeleri

son zamanlarda kolpaçino filmlerini yere göge sigdiramiyorlar sözlükte.sonuçta şafak sezer içeren bir film, ne kadar iyi olabilir ki?
son zamanlarda kolpaçino filmlerini yere göge sigdiramiyorlar sözlükte.
sonuçta şafak sezer içeren bir film, ne kadar iyi olabilir ki?
kedislike
(03.11.19)
Aynı önyargıyla izledim, beni şaşırttı. Absurd bi film gayet iyiydi bana göre


olaylar olaylar
(03.11.19)
sözlüğün genel kullanıcı kitlesi ve kalitesizliğini anlaman lazım.

bunu da görüp anlamadıysan diyecek bişeyim yok.


Efsane değil ama kafa dağıtmalık bir film.


neymis
(03.11.19)
ilk film gayet şukela. guy ritchie tarafından yazılıp çekilse kült olurdu.


Şafak sezer malum. Ben de sevmem. Ama kolpaçino 1-2 belki tr tarihinin en iyi komedi filmleri olabilir.


Kolpaçinoya ben de ön yargılıydım, geçen 29 ekim tatilinde oturup 3 filmini arka arkaya izledim ve gayet eğlenceli filmlerdi, vakit geçirmek için ideal.


mg3929
(03.11.19)
beklentisiz, eğlenmek için izlenir. diğer mafyalı komedilerin alayından komik o kesin.


ya ben lan neyse
(03.11.19)
filmi izlemedim ama sözlükte şöyle bir şey var. sözlüğün kabul ettiği bazı "değerler" var bunlar sürekli övülüyor. sanki sözlük yazarı olmanın kuralıymış gibi. birileri övüyor sonra diğerleri de bu sürüye takılıyor bence. mesela yeşilçam filmleri. herhangi bir başlığın altına gidin övün yarım saat sonra dolar başlık. nutella vs de böyle.


black mamba
(03.11.19)
Kötü filmlerde oynamış birisi olduğu için x kişisinin başka bir filmi kötü mü olmak zorunda?
Bunun bir ton istisnası vardır.

Erkan can, pena videosunda buna değiniyor.

Veya ilk istisna olarak çukur dizisinde oynayan ercan kesal'ın bir zamanlar Anadolu'da performansı örnek verilebilir


owaki
(03.11.19)
Kolpaçino 1-2 ve Kutsal Damacana filmelerinin senaristlerine bakarsanız filmin arkasında Leman dergisinin karikatüristlerini görürsünüz; Suat Özkan Ahmet Yılmaz ve Kaan Ertem. Bu adamlar döneminin efsane Leman karakterlerini yaratan insanlar, filmler bu nedenle güzel Şafak Sezer’le ilgili değil. Misal Kolpaçino 3 leş bir film, neden? Senaryo Şafak Sezer’e ait.


angelus
(03.11.19)
@angelus +1

kolpaçino ilk iki film, kutsal damacana 1 oldukça iyi filmler.


mattiadestro
(03.11.19)
tiyatro olsa tavrını haklı bulurum ama sinemada yönetmen, oyuncudan çok daha önemlidir. iyi oyuncu kötü oynayabildiği gibi kötü oyuncu da iyi oynayabilir. önyargı seninki.


sinek kral
(03.11.19)
cem yılmaz'ın son dönemde "ağbi göndermeleri yakalamıyorsunuz yauv" dedirten vasat filmleri yerine kolpaçino (ilk film) tarzı alıntılanma özelliğini sağlayan filmleri tecih ederim. tek eksisi türk komedi mizahındaki olmazsa olmaz "mafya"


Stoneface
(03.11.19)
Şöyle bir gerçek var ki sokakta büyümeyen, argoya hakim olmayan, gerçek hayatta mahallesinde bitirim abiler tanımamış ve bu ortamlara uzak kişilerin kolpaçino filmlerini gerçekten sevmesi çok zor.

Ulan ne zor bir cümle kurdum öyle!

1970-1990 arası doğan ve izole bir çocukluk geçirmeyen hemen hemen her erkek bu filmleri gülerek ve gerçekten beğenerek izler.

Yazılmış zaten, senaristlere bakarsanız zamanında her hafta yolunu gözlediğimiz karikatür dergilerinde efsane karakterler yaratmış insanlar.

Neredeyse her sahnesi ilmek ilmek işlenmiş, her replik üzerinde uzun uzun çalışılmış, hiç bir yapmacılık içermeyen ve ağıza oturan küfürler hiç sırıtmamış.

Bir filmden bu kadar efsane replikler çıktıysa ve 10 yıldır hala bu replikleri kullanıp gülebiliyorsak bunda bir başarı vardır.

Siz son zamanlarda farketmişsinizdir, ama bu film hakkında sevenleri 10 yıldır böyle konuşuyor zaten.

Düşünsenize filmle alakalı bir başlık açılıyor veya açılmış başlık hortlatılıyor, peşinden film replikleri ezbere yazılıyor yazarlar tarafından.

Bir çok replikte de dolu bknz var.

Bence de "Yeni Türk Sineması"nın en komik filmeridir ilk iki film.

Cem yılmazı çok seven biri olarak, Cem yılmazın komedi filmlerinden daha komikler bana göre. Yanlış anlaşılmasın Cem Yılmaz'ın komedi filmleri dedim, "Pek yakında, Her Şey Çok Güzel Olacak, Hokkabaz" gibi süper ötesi filmleri komedi sınıfına sokmuyorum ben.

"Sabri abi bizim bir arkadaş var, tencere imalatcısı, aynı yaşlardayız. Burdan uçağa atlıyor gidiyor Taylanda, garıya üzerine işetiyor, yıkanmadan geri geliyor"

Ben şimdi bu repliği neden ezbere yazabiliyorum mesela? Yazarken ya da okurken komik değil ama film içinde geçtiği yerde ve adamın ağzında çok güzel oluyor mesela.

Ezbere yazdıma ama doğru yazdım mı bilmiyorum bi kontrol edeyim :)


John Bloor
(04.11.19)
(12)

şu araba alınır mı? (vol 3)

https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-citroen-tertemiz-citroen-c3-752619878/detayumarım serinin son sorusu olur. içime fenalık geldi araba bakmaktan.not: ehliyeti yeni aldım, ilk arabam olacak. acemi arabası.
www.sahibinden.com

umarım serinin son sorusu olur. içime fenalık geldi araba bakmaktan.

not: ehliyeti yeni aldım, ilk arabam olacak. acemi arabası.
pati
(03.11.19)
c3 basarili bir modeldir. temiz ise alabilirsiniz. ki ilandaki bence degil. temiz c3 bakmaya devam. ama modus'u hala oneriyorum. c3 un temizini bulmakta zorlanirsiniz ama modusun zorlanmazsiniz. ban hala modus diyorum.


turbo sadık
(03.11.19)
ben bunun lpgli otomatik olanını kullanmıştım 2004 modeldi
anormal bir şey gözlemlemedim.


tamamhosdiyonda
(03.11.19)
O paraya fiesta al bence daha iyi. Dizel piyasası olan araç daha sağlam.


Topalordek
(03.11.19)
multijet punto baksana. tam taksici arabasi, bakimlarini aksatmazsan uzun sure motor istemez.

citroen piyasasini ve motorlarini bilmiyorum. ama arac temiz gibi duruyor. iyi bir motor ustasi gorsun ama.


1917
(03.11.19)
ehliyet sınavına bu arabayla çalışıp, bu arabayla geçmiştim. şu an bir duygulandım. tam acemi arabası anlayacağın. alınabilir.


anarsika
(03.11.19)
vay arkadaş şu araba 5 sene önce 18 bindi. lanet olsun.


ya ben lan neyse
(03.11.19)
O fiyata fiesta'nin hosafini alirsiniz ancak. Ayni model ayni konusyonda fiesta imkansız. Fiesta'nin piyasasi yuksek.

Hangi arsbayi sorarsan sor, insanlar sana "onun yerine suna baksana" diyecek. O dedigine baksan başkasi gelip sunun yerine buna bak diyecek, oyle gider. Dunyanun sonu değil, en fazla uc bes zarar edersin, begendigin arsbayi gotur baktir al gec.


stavro
(03.11.19)
Toyota yaris 1.33 al bu yaramaz


luluki
(04.11.19)
Hyundai getz al, tam ilk araba için yaratılmış.


xdenizx
(04.11.19)
150 bin km'deki bir fransız arabasını almanı önermem. Ne fransız, en alman, ne italyan, al bir japon rahat et. Yağını, suyunu eksik etmezsen milyon km götürür seni.


yardım edin
(04.11.19)
Buradaki arkadaşları tenzih ederim fakat şu fransız arabası ön yargısını kenara bırakın. Ben 10 senedir(130bin kmdir) C4 kullanıyorum ve herhangi bir sorun olmadı. İlk araban olacak ucuz parçaya sahip basit bir araç al. Ucuza al ucuza sat sonrasında istediğin arabayı alırsın çok takılma


mirty
(04.11.19)
hocam devir fransiz devri. eskidendi o. fransizlar cok buyuk para edecek. ha japonlar konusunda hemfikiriz adamlar cidden saglam yapiyor japon demeyelim sadece kore de cok iyi.

onemli olan fransizlar.
2000'den once opel cok iyiydi. 98 kasa vectralari hatirlayin ki hala bende var 2.0 cd. canavar gibi kullaniyoruz santiyede. ancak 2000'lerden sonra opel bozdu ortakliklar satislar gm'in devreye girmesi. bu arada gm cok kurnaz firmadir. ayni kurnazlik vw'de de vardir. gm hangi firmayi aldiysa batirmistir. perisan etmistir buna en iyi ornek opel berbat durumdaydi, ki fransizlarla ortak oldu yeniden yukselen deger olacak. chevrolet. bunlarin durumu ortadaydi. yahu adamlar tramvay sirketini alip batiriyor. ayni olay vw'de de var. 2000 lere kadar opel 2000 lerden sonra ve iyi yapmistir ancak vw de son 3-4 yildir dususte berbat. sisirilmis balon oldu. emisyon skandallari kurnazliklari. ayni gm gibi firma skoda'nin onunu kesme arka planda tutmasa skoda sahlanmisti. allahtan birkac bangir bangir bagirdi da insanlar superb ile skodanin farkina vardi. vw olayi gorefeksiniz bitecek. bugatti dunyanin en hizli arabasi derler degil. en hizliyi yol icin, koenigsegg yapar keltosum benim. ama vw michelin'in deneme yaptirdigi pist ile anlasma yaparak koenigseggi sokmuyor oraya ve koenigsegg. resmi olarak bunu kanitlayamiyor. velhasil vw bitti daha da berbat olacak. sevmem.

simdi fransizlara gelelim. fransizlar eskiden biraz sorunlu olabilirdi ama artik degil. peugeot en az sorun cikartan markalardan opel en az sorun cikartan markalardan. peugeot citroen opel birlesmesi ile mukemmel araclar gelecek. insallah opelin de yedekparca fiyatlari duser. ki psa ile su an fiat grubu da birlesiyor. cok buyuyecekler ve pazari domine edecekler gumbur gumbur geliyorlar.

fransiz motorlarina ve arabalarina gelirsen 508 efsane bi arac ve hakettigi degeri bulamamistir onyargidan dolayi. bizde 2011 kasa var. motoru meshurdur. daha once de yazdim bu motorlar 600.000 km gorebiliyor. su an kendisi de 400.000 kmde daha motor acmadik. bu motor fransiz motoru ve basarili bir dizel.

bir diger olay simdi yeni 508 2 senedir cok basarili arac geliyor diye bekledik ama yeni geldi. 508 de efsane bir arac yeni nesili. yol tutusu bmw mercedes ve porsxcheden daha iyi bir arac. puretech teknolojili baska motorlari var. bunlarin surtunme katsayilari cok az. cok dayakli motorlar. belki de 1 milyon km'ui gorecekler ki sanzimanda da yeninesil torkkonventorluleri saha kaldirdilar. cok basarililar. ki aisin ile anlasma yaptilar aisin sanzimani da kullanmaya basladilar en iyi sanziman markalarindandir ki kendisi de uzakdogudur.

volvonun motorunh renault yapiyor mercedes benzin motorunu renault yapiyor. bmw'nin motorunu da peugeot yapiyor.

bunlarin hepsinin ortaklasmasi berbaer uretimleri fransizlarla arkadaslar. alman devri bitti yukselen cag fransizlarindir. fransiz arabalarini kucumsemeyin. cok degerlenecekler.

eidt: şu yiğidi de şuraya koyayım bu üst üste en iyi motor ödülü 5 yıl aldı diye hatırlıyorum www.peugeot.com.tr

eskiden böyle motor ödüllerini üst üste toyota alırdı. bilen bilir.


turbo sadık
(04.11.19)
(8)

erkekler niye böyleyiz ?

Şimdi instagramdan fake bir kız hesabı açtım .Tanıdığım bir kaç kız arkadasın hatta birisi eski sevgilimin hesaplarından takip ettiğim bir kaç erkek .Hepsi geri takip etti .Hep si de dm den yürüdü.Kötü davranmama rağmen hala ısrarla yürüyolar.Niye böyleyiz lan biz ? Valla instagramdan artık bir kız
Şimdi instagramdan fake bir kız hesabı açtım .Tanıdığım bir kaç kız arkadasın hatta birisi eski sevgilimin hesaplarından takip ettiğim bir kaç erkek .Hepsi geri takip etti .Hep si de dm den yürüdü.Kötü davranmama rağmen hala ısrarla yürüyolar.Niye böyleyiz lan biz ? Valla instagramdan artık bir kıza yürümeye korktum.Yani instagramdan bir kız bana dönüyorsa 10 erkekden 1 ine döndüğüm erkeğim.Enteresan niye böyleyiz .Aynısını erkek hesabı açarak yaptığımda olmuyor...
problem34
(02.11.19)
çünkü vajina çok pahalı. penis bedava.


sinek kral
(02.11.19)
Genelleme yapmak yanlış. Evet dedikleriniz yüksek oranda doğru. Şahsen ben bir takip isteği mesaj vs. aldığım da karşımdakine "sizi tanıyor muyum" şeklinde mesaj atarım. Kaç kişi atıyor bunu? Yüzde olarak %5'i geçmiyordur yüksek ihtimal. Bunu memleketin cinsel açlığından tutup da erkeklerin birçoğunun abaza olmasına kadar birçok yöne bağlayabiliriz.


Başkalaşım
(02.11.19)
32 yaşındayım. ne sokakta, ne sanalda hiç böyle olmadım. övünerek söylüyorum.


ya ben lan neyse
(02.11.19)
Aynisini erkek hesabi olarak actiginda olmuyor, cunku kadinla erkek bir degil.
Kutuplarda havanın soguk olmasina nasil sasirmiyorsak bu da sasirmamamiz gereken bir tabiat duzeni.


stavro
(02.11.19)
stavro +1

aynen katılıyorum, muhtemelen düşünsem 40 yıl aklıma gelmeyecek ibretlik bir cevap vermiş.


Ben de sahibindene kadın ev arkadaşı arıyorum diye ilan açtım, gelen mesajlardan biri:

Hello, I hope you're doing very well. I've seen your ad right now. You still looking for a renter? I wasn't planning to share the housing before I came here to Ankara, as I wasn't know the situation. But after I have seen everything, I'm very surprised because there's almost no one here speak other language than Turkish! Life here is very hard without Turkish. I'm sorry for the writing for you in a late time, but I have no other leisure than this time.


banacevaplazım
(02.11.19)
"I'm sorry for the writing for you in a late time" kısmında çayı püskürttüm resmen. Türk kafasıyla "engriş" yazma olayı yok mu, bitiyorum :)


Genelleme yapılamaz ama çoğu abaza erkek böyle maalesef, aklı başında olan hiç bir adam bu durumlara düşürmez kendini.

Bedava peynir sadece fare kapanında vardır, zahmetsizce elde edilecek flört normal bir durum değil erkek için, ben olsam kuşkuyla yaklaşırım.


John Bloor
(04.11.19)
(4)

Kabızlığın kısa sürede etkili ilacı var mı

Daha önce hiç bu yüzden doktora gitmemiştim. Probiyotik ye, su iç vs o tarz değil de normal ilacı var mı hemen etkili şekilde. Bilen var mı acaba?
Daha önce hiç bu yüzden doktora gitmemiştim. Probiyotik ye, su iç vs o tarz değil de normal ilacı var mı hemen etkili şekilde. Bilen var mı acaba?
osmolak birkaç saate etki gösteriyordu diye hatırlıyorum. yalnız mevcut fecesi yumuşatması daha uzun sürüyor. o yüzden kabız olmadan önce kullanmak lazım.


ya ben lan neyse
(01.11.19)
var. dulcolax


jeharfi
(01.11.19)
Bekunis
Bi tablet alıyosunuz geceden, sabaha tertemiz.


(13)

"dokun bana" yarışmasını hatırlıyor musunuz?

orda konsept herkes arabaya dokunuyor, en uzun dokunan kazanıyordu değil mi? yanlış mı hatırlıyorum? başka kural var mıydı?müziğini özleyenler için de link: https://www.youtube.com/watch?v=Kal0FCBDy3c
orda konsept herkes arabaya dokunuyor, en uzun dokunan kazanıyordu değil mi? yanlış mı hatırlıyorum? başka kural var mıydı?

müziğini özleyenler için de link: www.youtube.com
lucky strike
(29.10.19)
elini en son çeken arabanın sahibi oluyordu. hatta bir tanesi soru soran spikere bir şey anlatırken unutup çekmişti iki elini de elenmişti.


brkylmz
(29.10.19)
Galiba 8 saatte bir 15 dakika mola vardı.


asaf
(29.10.19)
capitol avm'de yapılıyordu yarışma onu hatırlıyorum.


hadsafhada
(29.10.19)
2002 - 2003 arasında yayınlanmıştı diye hatırlıyorum. Ellerini arabadan en uzun süre çekmeden durabilen kişi kazanıyordu arabayı. Yarışma da Capitol'de zemin katta düzenleniyordu. Şu an fıskiyeli havuzun olduğu yerdeydi.


e
(29.10.19)
citroen xsara picasso veriyordu. molaları da oluyordu yarışmacıların. ilk kazananı 40-50 yaşlarında eski tekvandocu bir dayıydı. 40 küsür saat dayanmıştı. o tur kadın yarışmacılardan biri "beni görsel taciz ettiler" demişti. sonraki turlarda biri "barış mançoyu gördüm" deyip ellerini çekmişti. bi de kel vücutçu vardı. ağlıyordu.


ya ben lan neyse
(29.10.19)
evet geçen gün dinledim hatta müziğini:)


bi abi gözlüklerini düzeltirken elenmişti.

Biri de Acun yüzünden elenmişti sanırım.

Hah baktım şimdi burda anlatmış hikayeleri:

www.youtube.com


nundu
(29.10.19)
Hatirliyorum.
Yorgunluktan kendini kaybedip doga beye askini ilan eden olmustu bi de galiba :D


Flipsflops
(29.10.19)
bi de hamburger yememe yarışması vardı aynı zamanlarda.
hepsinin önüne koyuyorlardı, yememeleri gerekiyordu falan. neler izlemişiz...


güneyli çocuk
(29.10.19)
hatirliyorum
capitol'de cekiliyordu
sunucusu doga bey'di bbg sunucularindan... bir cumleyi sekiz saatte falan konusurdu

bir de acun da sunmustu bir ara galiba


exlibris
(29.10.19)
Hatirliyorum. Muzigi geldi evet hemen aklima.


hindistan cevizi
(29.10.19)
ben de şöyle bir şey hatırlıyorum yarışmayla ilgili: arabaya son dokunan iki kişi kalmıştı ve bir tanesi fenalaştı. insanlar koluna girip oturmasına yardım ederlerken adam aniden sevinmeye başladı. meğersem kendinden daha genç olan yarışmacıya arbayı bırakmak için numara yapıyormuş, isteyerek elenmiş.
bir de molalarda ayaklarını suya soktukları kalmış aklımda.


blackmamba
(29.10.19)
İlk kazanan tekvandocu dayı değil genç bir kızdı ki o da şansa kazanmıştı aslında.

Son kalan çocuk bir anlık dalgınlıkla bir elini kaldırıp diğer bileğine değdirince ve kameralardan bu tespit edilince kız otomatik galip gelmişti.


(8)

Ev alışverişlerini nerden yapıyorsunuz

Mesela bulaşık makinesi deterjanı. Hep gider Carrefour’dan yaparız. Hepsiburada da balayım dedim. 7 8 lira fark vardı. Bu tür ürünleri netten alıyor musunuz? Evetse sürekli kullandığınız site hangisi?
Mesela bulaşık makinesi deterjanı. Hep gider Carrefour’dan yaparız. Hepsiburada da balayım dedim. 7 8 lira fark vardı.
Bu tür ürünleri netten alıyor musunuz? Evetse sürekli kullandığınız site hangisi?
hede hodo
(29.10.19)
marka aynı olmak koşuluyla en ucuz ve puanı yüksek kimse onlardan alıyoruz.


aziz dostum jack
(29.10.19)
ozel bir kampanya vs yoksa trendyoldan aliyorum ozellikle deterjan gibi seyleri. hem tasimaya ugrasmamis oluyorum hem de cogunlukla daha ucuza geliyor kargo da ucretsiz oluyor.


in vino veritas
(29.10.19)
alayini hepsiburada'dan aliyorum. bazen gittigidiyor ya da n11 de olabiliyor.


brkylmz
(29.10.19)
karfurdan alışveriş yapan adam alışveriş yapmayı bilmiyordur. sürekli aldığım şeyler hangi markette en ucuz hepsi aklımda.


ya ben lan neyse
(29.10.19)
nerede kampanya var ise oradan alıyorum. trendyol, gg, n11, hepsiburada. bu siteler sürekli indirim kuponu ya da fiyat indirimi yapıyor.


spirit crusher
(29.10.19)
Kağıt havludan vileda bezine, bebek mamasından deterjana kadar Akakce den bakıp alıyorum. Gıdaları almaya alışamadım henüz, o nadiren migros sanal market.


Migros sanal marketten alıyorum ben, temizlik ürünü, tuvalet kâğıdı, paketli gıda falan fiyatlarını karşılaştırıp kampanyada olanı seçip alıyorum 3-4 haftada bir topluca.


kobuzchu kiz
(29.10.19)
Mahallede sok var migros var ikisinden birinden aliyorum. H.sonlari migrosta indirimler oluyor denk gelince stok yapiyorum. Internetten alsam biliyorum daha ucuz olucak ama kargocularla sinir harbi yasamktan biktigim icin 5 10 lira icin ugrasmiyorum.


hindistan cevizi
(29.10.19)
(11)

ısıl işlem uygulanmış sucuk

nedir bu olay? zararı vs? google demeyin bizzat bildiğiniz şeyi merak ediyorum
nedir bu olay? zararı vs? google demeyin bizzat bildiğiniz şeyi merak ediyorum
vurursagololur
(28.10.19)
normalde sucuk yaparken ısıtma falan yok. baharatları koyuyorsun, et kimyasal pişim dediğimiz teknikle fermente olarak pişiyor. fakat et et değilse ya da aşırı hızlı bir işlem isteniyorsa fırına konuyor.

yediğin şeyin et olma ihtimali düşük, sucuk olma ihtimali ise neredeyse yok. genelde tavuk, hindi gibi ucuz etlerin artıklarından yapılan şeylere ısıl işlem görmüş sucuk deniyor. artık dediğim de kemikten makinanın sıyırdığı et parçaları, yağ, sinir ve benzeri...


babilbaligi
(28.10.19)
okurken tiksindim yaw.
teşekkür ederim bilgi için. eve sokmam daha bu zıkkımı.


vurursagololur
(28.10.19)
Sucuk yaparken, eti dolduruyorlar. İçindeki su miktarının belli bir orana inmesi (kuruması) lazım. Bunun içinde 2 yöntem var.

1. Fırında kurutuyorlar. Buna ısıl işlem görmüş sucuk diyorlar.

2. Kapalı bir ortama koyup, hiçbir müdahalede bulunmayıp, eski üsul kurumasını bekliyorlar. Bu işlem tabii ki, daha uzun sürüyor. Buna da fermente sucuk diyorlar.


.


ısıl işlem görmüş ile, karışık et ayrı şeyler.
%100 dana ama ısıl işlem görmüş de olabiliyor.

Gerçek sucuk üstteki arkadaşın da bahsettiği gibi
yapılıp, asılarak, kurutulan, fermente olan sucuk
ama bu da zamanla olan bir işlem (kasapta asılan sucukları düşün)

ışıl işlem = fırına sokuyorum öyle kurutuyorum, fermente etmeye vaktim yok
böylece daha kısa zamanda daha çok sucuk üretiyorum vs vs


Corc
(28.10.19)
bu arada eklemek gerekirse her ne kadar igrenc bir goruntu cizse de anlatimi makinadan artan parcalar, hatta kikirdak doku, ibibik, yag su bu o kadar da sagliksiz degil. onemli olan saglik kontrollerinden gecen guvenli fabrikalarda yapilmalari. ucuz besin olduklari icin bence gayet yenebilir seyler. sosisleri ozellikle cok seviyorum bu yuzden. ama sosis yapimini izleseniz o seyi agziniza koymayi birak eve sokmazsiniz.


tanaka
(28.10.19)
@tanaka
Çok da yememek lazım. Dünya Sağlık Örgütü işlenmiş etlerin, deliller ve çalışmalara dayanarak, kanserle direk bağlantısı olduğunu söylüyor.

www.who.int


archmage mahmut
(28.10.19)
who ya göre sigara kadar zararlı.


ya ben lan neyse
(28.10.19)
birini zaman kurutuyor diğerini fırın, ısıtıcı v.b. bu ikincisine de ısıl işlem görmüş sucuk diyorlar.
ikisinin de zararı güvenilir fabrikalarda yapıldığı sürece yok. ama merdiven altı imalathanelerde yapılanlarda sadece et değil başka şeylerde kullanılıyor ve o şeylerde zararlı.


tururo
(28.10.19)
@archmage mahmut evet katiliyorum. islenmis etin cok saglikli olmadigi bir gercek. ben islenmis etten ziyade yapiminda kullanilan parcalardan bahsetmek istemistim ama haklisiniz. islenmis et cok saglikli bir besin degil.

@ya ben lan neyse sigara kadar zararli oldugunu soylemiyor who. sigarayla ayni grupta cunku icerdigi maddelerin kanserojen olduguna dair kanitlar var.


tanaka
(29.10.19)
@tanaka: haberde okumuştum: www.birgun.net


ya ben lan neyse
(24.11.19)
@ya ben lan neyse evet haberi okudum. who'nun kirmizi et ve islenmis etteki kanserojenligini bilimsel olarak sigarayla es tutmasi neticesinde yazilmis bir haber. yanlis anlama var sanirim. who su sekilde cevap vermis o soruya;

hayir, sigara ve et ayni kanserojen grubunda (Grup 1) cunku kanserojenlikleri hakkinda yeterli bilimsel kaynak var fakat bu ayni derecede zararli olduklarini gostermez. siniflandirmalar kanser sebebi olan madde hakkindaki bilimsel kanitlarin guclulugune gore yapilmakta, tasidigi kanser riskine gore degil.

yukarida verilen kaynaktaki 9. soru

(git: www.who.int)


tanaka
(25.11.19)
(11)

Mantar

Bir acayip mantar oldum, geçiremiyorum günlerdir. Normalde 3 gün kullanacağım funit kapsül vardı perşembeden beri içiyorum bana mısın demedi. Neopenotran fitili de var, 3 gündür kullanıyorum. Ama kaşıntıdan bayılacağım. El atın dostlar!Son dönemde antibiyotik kullanmadım. Aksine probiyotik tükettiği
Bir acayip mantar oldum, geçiremiyorum günlerdir. Normalde 3 gün kullanacağım funit kapsül vardı perşembeden beri içiyorum bana mısın demedi. Neopenotran fitili de var, 3 gündür kullanıyorum. Ama kaşıntıdan bayılacağım. El atın dostlar!

Son dönemde antibiyotik kullanmadım. Aksine probiyotik tükettiğim bir dönemdeyim. Tek eşliyim. Niye mantar oluyorum, hadi oldum neden geçmiyor. Vücut temizliği, çamaşır düzeni hep aynı. Son dönemde deterjan kullanımın değişti bir tek. Acaba iyi durulatamıyor muyum?

Acil her türlü öneriye açığım, help pls.
strawberry first
(27.10.19)
yıllardan beri çamaşır makinasına mümkün mertebe az, en fazla miktar olarak da normal ölçüde detarjan koyarım.

uzun programda ve soğuk suda yıkadım diyelim, program bitince mutlaka tekrar ya deterjan koymadan aynı programı açarım ya da durulama programını açar tekrar durular sıktırırım.

eğer böyle yapmıyorsan bence zaten yanlış yapıyorsun.

ikinci aklıma gelen, sen tek eşlisin de pörtnerin de tek eşli mi acaba?


Karbonatli su iyi geliyor


instant crush
(27.10.19)
autoimmune sisteminde sorun olma olasiligi cok yuksek.


tezek
(27.10.19)
Beslenme düzeniniz nasıl? Şeker, karbonhidrat vesaire de çok etkiliyor. Probiyotik gıda rüketin, özellikle kefir mantarda çok fark ediyor.


Phoebe
(27.10.19)
beni mayalanmış içkiler özellikle bira aşırı etkiliyor mesela. bira içtikten sonraki günler asla rahat edemiyorum


biokadin antiseptik fitil öldürür canlıları.


hap var ot var
(27.10.19)
Limon suyu ve maden suyu sürün. Biraz yakıyor ama 2 güne geçirmişti.


Pertev nail
(27.10.19)
@yuvarlanantencerekapagi
Uzun zamandır bira içmiyordum bu ara bir kaç gün üst üste 1 2 bira içmiştim. Olabilir belki.

@pertev nail
Hangi oranlarda karıştırıyorsunuz?


strawberry first
(27.10.19)
Bütün iç çamaşırlarını bir defa yüksek sıcaklıkta ve yumuşatıcı gözüne sirke koyarak yıka, sonra da çamaşırlarını ütüle.
Şekeri azalt.
Bol bol balzamik sirke kullan salatalarda, içebiliyorsan günde bir shot içmeye çalış.
Kahve çok içiyorsan onu da azalt.

Bir kere benim de başıma gelmişti, doktordan hemen randevu alamayınca bunları internetten okuyup uyguladım, azaldı baya. Sonra doktorun verdiği ilacı da içince bir sorun kalmamıştı.


chitosan
(27.10.19)
@strawberry aynı anda değil farklı zamanlar sürün. Mesela sabah yarım şişe maden suyunu yavaş yavaş dökün, gece yatmadan önce de yarım limonu sıkıp elinizle sürün.


Pertev nail
(27.10.19)
sarımsaklı ev yoğurdu sür. mehmet oz un programında gördüm.


ya ben lan neyse
(27.10.19)
(7)

Kullanılmayan arabaya sigorta yapmasak olur mu?

45 yıllık bir antika arabamız var. hatırası var diye saklıyoruz. bu yıl sigortası bitiyor. 1000 tl ye yıllık sigorta yapıyorlar. araç 6 bin değerinde.yıllık vergisi az 300 tl falan. onu veririz.arabayı hiç kullanmayacağız, garajda duracak. çok gerekli olursa çekiciyle naklederiz.araca sigorta yapmas
45 yıllık bir antika arabamız var. hatırası var diye saklıyoruz. bu yıl sigortası bitiyor. 1000 tl ye yıllık sigorta yapıyorlar. araç 6 bin değerinde.

yıllık vergisi az 300 tl falan. onu veririz.

arabayı hiç kullanmayacağız, garajda duracak. çok gerekli olursa çekiciyle naklederiz.

araca sigorta yapmasak olur mu? suç mu? polisler kapıya gelir mi? ya da 10 yıl sonra karşımıza çıkar mı?
ya ben lan neyse
(20.10.19)
Daha sonra sigorta yaptırırken geçmiş yıllarınkininde istiyorlar


kisa
(20.10.19)
plaka takili olduğu sürece mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundasınız. ama madem hiç kullanilmayacak. trafikten cekme islemi yapin. arac sizde kalir. plakasi olmadığı için trafige cikamaz ama cekici ile nakledebilirsiniz. ayrıca bu durumda mtv'de cikmaz.


helenart
(20.10.19)
@helenart: acaba bu durumda aracı hurdaya verdiğimize dair belge istiyorlar mı? veya 10 sene sonra aracı tekrar kullanmak istediğimde plaka alabilir miyim?


ya ben lan neyse
(20.10.19)
Çekim belgesi aldıktan sonra da muayene yaptırarak tekrardan trafiğe sokabilirsiniz


vincenzo
(20.10.19)
Çekme belgesi hurdaya çıkarmak manasına gelmiyor. Kullanılmayacak her türlü araç için çekme belgesi alinabilir, illa elli yıllık külüstür olmasına vs gerek yok. O başka, bu başka.


elorelia
(20.10.19)
Çok basit ve sıradan bir iş çekme belgesi almak, hani aklınıza "lan kaç kişi benim gibi böyle bir işlem yapsın ki?" diye bir düşünce getirip de zor sanmayın.

Filo araç kiralayan bir çok firma kiradan döndürdüğü araçları satma işi 6 ayı geçecekse mutalak trafikten çekme işlemi yaparlar mesela, otoparkına bir gidersiniz binlerce araç vardır 3 yaşında ve hepsi trafikten çekilmiştir gereksiz yere mtv ve sigorta ödememek için.

Basit iş yani mutlaka yılbaşı gelmeden yapın ki mtv de ödemeyin.


John Bloor
(21.10.19)
45 yillik arac 6bin degildir yahu? Modelini merak ettim. Esimin babasi merakliymis arabalara, ondan kalma bir fiat spider imiz var bizim, trafikten cektirdi esim hem vergi, sigorta hem otopark masrafi yuzunden. Kapida bir yere sabitledik brandaladik Yatiyor yavru. Herhangi bir yasal sorun da yok.


(2)

observer türkçe altyazi sorunu

oyun bu hafta epic games'ten ücretsiz verilmişti. oyunun sayfasında diller arasında türkçe de gözüküyor ama oyunu kurdum hala ingilizce. bu problemi yaşayan başka arkadaşlar da var mı ?
oyun bu hafta epic games'ten ücretsiz verilmişti. oyunun sayfasında diller arasında türkçe de gözüküyor ama oyunu kurdum hala ingilizce. bu problemi yaşayan başka arkadaşlar da var mı ?
racine
(18.10.19)
options a bakmışsındır değil mi?


ya ben lan neyse
(18.10.19)
baktım orda türkçe yok. ama sayfasında destekledigi dillerde türkçe vardı.


racine
(18.10.19)
(8)

Ankara döner

Ankarada dönerci arıyoruz.Cankaya yakınlarında olsa güzel olur.Şöyle efsane bir Ankara döneri yiyelim.Ne çok salaş ve çok lüks bi yer tercihimiz. Nereye gidelim Ankaralılar?Ek olarak Aspava da yapabiliriz.Hangisi orjinaliydi?
Ankarada dönerci arıyoruz.Cankaya yakınlarında olsa güzel olur.Şöyle efsane bir Ankara döneri yiyelim.Ne çok salaş ve çok lüks bi yer tercihimiz. Nereye gidelim Ankaralılar?

Ek olarak Aspava da yapabiliriz.Hangisi orjinaliydi?
basubadelmevt
(18.10.19)
Kızılay kumrular sokakta bi dönerci vardı adını unuttum ama googlelarsan bulursun. Döneri lezzetlidir zaten eski bir dönerci baya.


glide
(18.10.19)
Güvenlik'te Mutlu
Kumrular'da Cici


heritage
(18.10.19)
kumrulardaki cici piknik'tir ama eski kalitesi ve tadi yok ne yazik ki :( guvenlik mutlu fena degildir, iyi ankara doneri bulmak cok zor :( aspana icinde esat caddesinde yan yana olanlardan birini secebilirsiniz :) (her birinin fan'i ayridir, o yuzden isim vermedim)


sweetoffice
(18.10.19)
Ekrem Coşkun döner. Çünkü ne yediğini bilmek herkesin hakkı


Delay Fuze
(18.10.19)
Ciciyi ben de beğenmiyorum artık, özge piknik daha iyidir. Balgat peçenek ise yağlı seviyorsanız en güzeli. Hassas bölge özçelik aspava diye yazarsanız bulursunuz orijinal aspavayı.


mephistoo
(18.10.19)
Balgatta ki pecenege guzel diyolar. Henuz yemedim

Aspavada da biz esattakilerin en basindakine gidiyoruz genelde. Kosebasinda olan. Ama etleri bi tik kuru geliyo. Icıne sos kasar koyduklari icin yapiyolar sanki. Onun disinda ikramlari vs. guzel.


bir3iki7
(18.10.19)
şu geldi aklıma: www.youtube.com


ya ben lan neyse
(18.10.19)
özçelik aspava+1
ama biraz tuzludur, para anlamında değil sodyum klorür olanı (etinden galiba)


r evolution
(18.10.19)
(17)

Kapalı birinin açılması + üniversite

Sizce üniversitede okuyan kapalı biri ikinci dönemin başında açılsa çok mu dikkat çeker? Çevresindekiler sene başında açılmasını istiyor, bu kişiyse neredeyse bir yıl daha bu şekilde geçirebileceğini düşünmüyor ama milletin lafını da çekmek istemiyor bir yandan. Tavsiyeleriniz neler?
Sizce üniversitede okuyan kapalı biri ikinci dönemin başında açılsa çok mu dikkat çeker? Çevresindekiler sene başında açılmasını istiyor, bu kişiyse neredeyse bir yıl daha bu şekilde geçirebileceğini düşünmüyor ama milletin lafını da çekmek istemiyor bir yandan. Tavsiyeleriniz neler?
wmeh
(17.10.19)
Ne farkı var, sene başında çevre değişecek mi? Ne zaman istiyorsa o zaman yapsın. Millet iki konusup susar, unutulup gider.


bitse de gitsek
(17.10.19)
Kimse bunun hakkında uzun uzadıya konuşmaz. Ha konuşsa ne olur çok da fifi. Kendiniz için yaşayın ne zaman isterseniz o zaman kapanın ya da açılın.
Evlenip çocuk doğurduktan sonra açıldı benim ablam.


Kediyi üzdün
(17.10.19)
beklemesin.


dikkat çekmez.
rahat olsun.


jimjim
(17.10.19)
dikkat çeker, konuşulur da. hatta hiç beklemediğin arkadaşlardan beklemediğin tepkiler de alırsın. kendi iradenle yapmak istediğin şeyi yaparak bir duruş sergilediğin sürece hiç birinin sana bir etkisi olmaz.


hadsafhada
(17.10.19)
dikkat çeker. Eğer rahatsız olmam diyorsa yapmalı.


dikkat ceker, konusulur, millet her firsatta bahseder. ama icinden geldigi halde bir seyi sirf baskalari konusacak diye yapmamak cok yanlis. kim ne konusursa konussun ayrica zaten konusacak insanlar had bilmediklerinden ne olsa konusurlar. sirf baskalari konusmasin diye icinden gelen bir seyi engelleme bence.


in vino veritas
(17.10.19)
Kimsenin umrunda olmaz. Zaten herkesin lafina takilacaksan ohoooo. Bir tek ailesi cok tutucuysa siddet uygulayabilir o kadar.


hot potato
(17.10.19)
çok dikkat çeker. namusu hakkında yorumlar yapılır, yoldan çıkmış muhabbetleri döner. bana kızmayın halkımızın kötü bir alışkanlığı.


ya ben lan neyse
(17.10.19)
Başkalarından laf,söz duymakta işkence,onu takmakta işkence.O yüzden canın ne istiyorsa onu yap.


wacot
(17.10.19)
Açık bir kızın kapandığına şahit olmuştum, baya dikkat çekmişti. Ama sonra hemen alisiyor millet


olaylar olaylar
(17.10.19)
Milletin lafina lafla karsilik versin veya hic sallamasin. Ne yapmak istiyorsa onu yapsin.
Niye boyle yaptın diyenlere "herkes sordun diye" falan desin.


stavro
(17.10.19)
ilk senesinde başı açık olan bir arkadaş ikinci dönemde kapandı, hayırlı olsun dedik eyvallah, sonra açıldı 3. sınıfta, 4. sınıfta tekrar kapandı, ne iyi ne de kötü yorum yapmadık ya da yapmadım diyeyim, hala aynı insan sonuçta.


Üniversitede mi yoksa mahallede mi dikkat çeker mi diyosun? Okulda pek konuşulacağını sanmıyorum ama mahallesine göre dikkat çekebilir dışarda


glide
(17.10.19)
dikkat çeker, konuşulur. insanımız üstüne vazife olmayan konular hakkında konuşmaya bayılır. açıl ve bence hiç umursama, kötü konuşan olursa karşılığını ver çünkü senden başka kimseyi ilgilendirmeyen bir şey. umarım daha mutlu bir insan olursun <3


Mossy
(17.10.19)
Çevresindekileri ilgilendirmemeli bireyin kararına saygı duymalılar. İşte asıl mahalle baskısı, mobbing budur.


eymed
(18.10.19)
değil lafını etmek, erzurum gibi bir yerde bile insanlar sevindiler neredeyse. bence linç falan yemezsin, kötü gözle de bakmazlar. aile olumsuz yaklaşmıyorsa çok kısa sürede adapte olursun. başörtüsü bir kişi için artık anlamını yitirmişse, kişi ne kendine ne de başörtüsüne zulmetsin.

bu vesileyle sesleniyorum, başında eşarp ile tayt kombinleyen bacılarımız siz de düşünün bu işi. rahatlarsınız valla.


evanka
(19.10.19)
(18)

Resimde herhangi bir hayvan görebiliyor musunuz?

Yaban Hayatı Fotoğraf yarışmasında dereceye girmiş bir fotoğraf.Max Waugh tarafından çekilmiş ismi, "Siyah Beyaz". diğer dereceye girmiş birbirinden harika fotoğrafta bir şekilde hayvan yada hayvanlar görsem de, bu fotoğrafta göremedim. var mı görebilen? fotoğrafa baktıkça ve görmek istediğim şeyi g
Yaban Hayatı Fotoğraf yarışmasında dereceye girmiş bir fotoğraf.
Max Waugh tarafından çekilmiş ismi, "Siyah Beyaz". diğer dereceye girmiş birbirinden harika fotoğrafta bir şekilde hayvan yada hayvanlar görsem de, bu fotoğrafta göremedim. var mı görebilen? fotoğrafa baktıkça ve görmek istediğim şeyi göremedikçe sanki bilincim açık hareket etmek istiyorum ama edemiyorum hissiyatına kapılıyorum. bi gösteriverin size zahmet.
trejemu
(16.10.19)
evet, fil


Kanada'da falan yaşayan büyük geyiklerden (moose) herhalde.

Yoğun tipide, zor koşullarda çekilmiş ben çok beğendim.


chicha
(16.10.19)
kaplan


sakallı Bizon var.Bizonun sol tarafını görüyoruz. Resmin Sol tarafı kafası oluyor en sağ kısmı poposu.

edit : şu arkadaş www.google.com


kitik
(16.10.19)
Kömüş gördüm ben.


eazy
(16.10.19)
bizon gördüm ben de


ben de bakar bakmaz bizon gördüm, kendisine diz yüksekliğinde tipide yan tarafından bakıyoruz.


Sol altta Ceylan yüzü var gibi.


liberal
(16.10.19)
Nasıl yaa?
Bizon ya da yak görüyorum ben.Çok da net. Başı sol tarafta.


SiyamkedisiZorro
(16.10.19)
bizon bu . net.


delicevat
(16.10.19)
bizon ve misk öküzü arası bir heyvan.


Tears of Devil
(16.10.19)
Bufalo diyecektim ki bizon yazanları görünce hak verdim.


John Bloor
(16.10.19)
en solda bizon, hemen yanında öküz başlı antilop ve yukarıda komodo ejderi


redeath
(16.10.19)
ben de bizon gordum cok net


in vino veritas
(16.10.19)
moose ile alakasi yok, bizon net olarak.


cooperr
(16.10.19)
bizon


ya ben lan neyse
(16.10.19)
Bizon gördüm ben. Biz onlardan hoşlandık! Hoşlandık!


[GODDARD]
(16.10.19)
(3)

Siyah t shirtlerim makinadan tozlu gibi çıkıyor

Yıkadıktan sonra beyaz toz gibi şeyler oluyor. Neyi yanlış yapıyorum?Full siyah atıyorum.
Yıkadıktan sonra beyaz toz gibi şeyler oluyor. Neyi yanlış yapıyorum?

Full siyah atıyorum.
insomniac
(10.10.19)
-Çok deterjan atıyor olabilirsiniz.
-Makine iyi durulamıyor olabilir.
-O beyaz şeyler başka bir giysiden pul pul dökülüyordur.


malheiros
(10.10.19)
yüzde 90 deterjan. makineyi çok doldurursan da olur.


ya ben lan neyse
(10.10.19)
deterjanı azaltın.


komurluk
(10.10.19)
(9)

Dünya ikiye yarılır mı?

Şu tsar bombalarından 1 km yeri kazıp her 1 km de bir40 bin adet döşense (dünyanın çapı) ve patlatilsa dünya iki yarılır mı?
Şu tsar bombalarından 1 km yeri kazıp her 1 km de bir
40 bin adet döşense (dünyanın çapı) ve patlatilsa dünya iki yarılır mı?
gameofannen
(08.10.19)
Dünyanın çapı 12.742 km. 40 bin civarı olan çevresi.


namandigurai
(08.10.19)
Ha işte ondan.


gameofannen
(08.10.19)
yarılmaz. yer kabuğu dünyanın büyüklüğüne kıyasla çok ince. gerisi sıvı. portakal ve kabuğu gibi düşünebilirsin.

o kadar ikiye ayırmaz ama ne yapar bilmiyorum.


biseysorcaktim
(08.10.19)
yarılmaz ama içine çökebilir.


malheiros
(08.10.19)
yarılmaz. 1. km dünyanın çapına göre çok az. sanırım büyük depremler olur.


ya ben lan neyse
(08.10.19)
Peki bombayı guclendirsek. Dünyanın en tesirli bombası olsa bu


gameofannen
(08.10.19)
Hocam 4,5 milyar yıl önce mars büyüklüğünde bir gezegen dünyaya çarptı, ay oluştu en fazla.
Bombayla olacak bir iş değil. belki death star..


iamnotarobot
(08.10.19)
1 km çok sığ kalır. Sadece yüzeyde depremler olur alt katmandaki magma akışmaya devam eder. İkiye ayırmak için dünyanın merkezine kadar kazıp her bi kmde bomba yerleştirsek bile hepsi aynı anda patlarsa bu sefer dağılır ve gezegeni yok etmiş oluruz. Sanırım bunu temiz ikiye ayırmanın bi yolu yok.


olutaklidi
(08.10.19)
Hayır. Yarmak İçin bombayı merkeze yerleştirmek lazım. O da mümkün değil.

Zaten kütleye göre çok küçük kalıyor...


babilbaligi
(09.10.19)
(4)

Fizikçi arkadaşlara ufak bir soru

Merhaba,Fizikle pek alakam yoktur, öyle arada okurum.Genel kanı ışık hızından hızlı bir şekilde bilgi iletilemeyeceği. Fakat yabancı bir sitede şöyle bir benzetim gördüm, kafam almadı.Şimdi elimizde çelikten, bükülmeyen, sağlam uzunca bir çubuk olsun. Hatta o kadar uzun olsunki 2 sn'de ışığın gittiğ
Merhaba,

Fizikle pek alakam yoktur, öyle arada okurum.

Genel kanı ışık hızından hızlı bir şekilde bilgi iletilemeyeceği. Fakat yabancı bir sitede şöyle bir benzetim gördüm, kafam almadı.

Şimdi elimizde çelikten, bükülmeyen, sağlam uzunca bir çubuk olsun. Hatta o kadar uzun olsunki 2 sn'de ışığın gittiği mesafe kadar. Şimdi ben bu çubuğu bir ucundan ittiğim anda diğer ucundan da itilmiş olacak. O zaman ben ışık hızından daha hızlı bilgi iletmiş olmuyor muyum?

Saçma geliyor ama fizikteki diğer benzetimleri görünce saçma da olmayabilir aslında diyorum. Dede paradoksu gibi bir şey heralde.

Teşekkürler.
xephyr
(08.10.19)
Bir ucundan itince diğer ucundan da itilmiş olacak varsayımı yanlış bence.


franz kafka
(08.10.19)
Anlık iletim olarak algıladığınız şey ışık gibi hareket eden bir madde değil.Kütle cekimi de mesafe gözetmeksizin aynı anda etki gösterdiği için Genel görelilik kuramiyla uzay-zamanın anında büzülmesi teorisi ile çözüldü.


hebanon
(08.10.19)
sopanın bir ucundan bir ucuna ses hızıyla iletir itme kuvvetini.


ya ben lan neyse
(08.10.19)
Böyle bir paradoks var, ama anlatım doğru değil.
Anahtar kelime “action at a distance “


babilbaligi
(09.10.19)
(7)

2004 yılında yediğim şekerleme

en son 2004 yılında yemiştim. doksanlı yıllarda da olan bir şeydi.şöyle uzun, on-on bes santim kadar, uzunlamasina ama hamburger gibi bir seydi. yani iki seyin arasinda bir sey var gibi.kivami yumusak lokum gibiydi. neydi adı yav? kimse hatırlamazsa resim cizecem.
en son 2004 yılında yemiştim. doksanlı yıllarda da olan bir şeydi.
şöyle uzun, on-on bes santim kadar, uzunlamasina ama hamburger gibi bir seydi. yani iki seyin arasinda bir sey var gibi.

kivami yumusak lokum gibiydi.
neydi adı yav? kimse hatırlamazsa resim cizecem.
tabudeviren
(08.10.19)
Eskiden sosisli sandviç şeklinde jelibonlar olurdu, onu mu diyorsunuz acaba?


rabbititus
(08.10.19)
tinyurl.com


sopiro
(08.10.19)
sopiro'nun attığının uzunlamasıydı evet. hamburger ekmeği değil sandviç ekmeği :)


Tears of Devil
(08.10.19)
bir anda aklima "coooooook seker" diye bir urun geldi ama googleda bir ornegini bulamadim :(


tabudeviren
(08.10.19)
Ya kesin sosisli de, zamanında yediğimizin markasını bilemedim ;))
Sosisli jelibon diye aratınca çıkanlara bakın mesela Jellopy diye bir marka var o benziyor. Rocco da çıkarmış sonradan ama onu bilemedim.

Cook seker dediğiniz de avmlerde Haribo jelibon satan dükkanlar.


rabbititus
(08.10.19)
@tabudeviren dogru soyluyor.

Cooook Seker'di ("o" adedinden emin degilim)


msb
(08.10.19)
(6)

Firma garanti belgesini doldurmak zorunda mı?

bir ekran kartı satın aldım, kutunun içinden kitapçık şeklinde garanti belgesi çıktı.adamlar "fatura yeterli" diyorlar ama ben o garanti belgesi de firma tarafından doldurulsun istiyorum. ileride kartı satarken lazım olacak.firma yasal olarak bu isteğimi karşılamak zorunda mı?teşekkürler.
bir ekran kartı satın aldım, kutunun içinden kitapçık şeklinde garanti belgesi çıktı.

adamlar "fatura yeterli" diyorlar ama ben o garanti belgesi de firma tarafından doldurulsun istiyorum. ileride kartı satarken lazım olacak.

firma yasal olarak bu isteğimi karşılamak zorunda mı?

teşekkürler.
ya ben lan neyse
(06.10.19)
fatura yetiyor o belge işlevsiz.


bahoho
(06.10.19)
fatura kaybolsa o belge tek işe yaramaz mı?


ya ben lan neyse
(06.10.19)
@ya ben lan neyse firmadan firmaya değişir bazısı faturayı kabul etmeyebilir

bu yüzden garanti belgesi kaşeli olması gerekir


sivrisinek
(06.10.19)
"firma yasal olarak bu isteğimi karşılamak zorunda mı?"
evet.

fatura yetiyor diyen kıçından uydurmuş. hüküm diyor ki;
"(3) Satılan mala ilişkin olarak düzenlenen faturalar garanti belgesi yerine geçmez."


diğer hükümlere ilişkin okuyabilirsiniz, kısa bir yönetmelik zaten.
www.mevzuat.gov.tr


trajikomix
(06.10.19)
Fatura üzerinde cihazın seri numarssi yazıyorsa kaşe aramayın.zaten cihazın onlardan çıktığı belli 2 ve üstü garanti için fatura itirazı yapacak amatör firma dahi tanımıyorum


protrek
(06.10.19)
@protrek ozaman birisi her 2 yılda bir aynı ürün için seri numarası yazılı bir fatura alarak ömür boyu garanti sahibi mi oluyor?


sivrisinek
(08.10.19)
(7)

Cig kofte saglikli mi?

Su zincir markalarin yaptiklari fabrikasyon urunleri kastediyorum.
Su zincir markalarin yaptiklari fabrikasyon urunleri kastediyorum.
vogojin
(06.10.19)
diğer fabrikasyon ürünleri düşününce bence dışarıda yenilebilecek sağlıklı bir alternatif. bundan sağlıklısı salata ya da elma, muz almak onu yemek olabilir.


ozdek
(06.10.19)
sağlıklı demek çok doğru olmaz ama ulaşılabilirlik açısından benzer bir çok ürüne göre daha az zararlı diyebiliriz.


nrmnm
(06.10.19)
markaya göre değişiyor. tatlıses, oses gibi markalar diğerlerinden iyi.


horowitz
(06.10.19)
ambalajlıysa sağlıklı diyemeyiz, koruyucu vs. mutlaka bir şeyler oluyor.


9kuyruklukedi
(06.10.19)
Koruyucular kötüdür algısı yanlış. Uygun dozda koruyucuların bilinen bir zararı yoktur. Ancak MSG içerenler varsa uzak durun. Bir de glisemik yük cinsinden incelemek lazım


r evolution
(06.10.19)
daha az zararlı +1

sağlıklı denemez.


jimjim
(06.10.19)
sadece bulgur, salça ve baharat varsa ve üretim sürecinde hijyen ve gıdaya temas eden malzemeler yönünden eminseniz; şeker, gluten alerjisi veya kilo sorunu yoksa gayet sağlıklı.


ya ben lan neyse
(06.10.19)
(4)

Sterline yatırım yapılır mı?

Bir miktar TL param var, döviz almak istiyorum, 31 ekim brexit vs. sterlinin durumunu nasıl etkiler? Riske girmeye değer mi?
Bir miktar TL param var, döviz almak istiyorum, 31 ekim brexit vs. sterlinin durumunu nasıl etkiler? Riske girmeye değer mi?
dereotu
(06.10.19)
brexit mevzusu birazcık karışık. ingilizler anlık bi gazla brexiti kabul etti şimdi eu'dan çıkmak istemiyorlar. bu çıkış aşaması da yavaş yavaş olacak. anlaşmalarla yavaş yavaş çıkacaklar çünkü pat diye bütün ilişkileri bitiremezler. İngilizlerin şu an ihracat ve ithalat piyasası büyük oranda Avrupa birliği üzerinden dönüyor. Yarın AB'den çıktıkları zaman ithalat ve ihracatları bu kadar rahat olmayacak. Ayrıca yine İngilterede şu an çalışan ve ingiliz ekonomisine katkı sağlayan çok fazla balkan vatandaşı var. oralardan göç alıyorlar bu işçiler onların ekonomileri için büyük bir role sahip. Yarın bunlara kısıtlama geldiği zaman eskisi gibi rahat işçi bulamayacaklar. Belki bunun sonucu olarak şu anda olduğu gibi bi vize çıkartmak için burunlarından kıl aldırmamaya başlarlar. bunu bilemeyiz. Bunun haricinde de diğer GB üyelerinin (iskoçya/irlanda) brexit gerçekleştiği zaman tek başlarına AB'ye girme ihtimalleri var. tabi bu da sadece bir olasılık.

sonuç olarak Brexit GB ekonomisi için olumlu bir etki göstermeyecek, aksine negatif etki gösterecektir. Kısa vadede bilemem ama uzun vadede Sterlinin düşüş göstereceğini düşünüyorum


Para birimine yatırım yapılmaz. Vadelide tutarsın o ayrı ama ülkemizde de usd hariç faiz alabildiğin hesap yok. İlla ben para tutucam diyosan ya Japon yeni ya da İsviçre frangı tut. Bunlar altin gibi enflasyonu sıfır ya da eksi olan safe haven para birimleri.


Mcfly
(06.10.19)
@onkiloversemtamamım'un söylediği çoğu şey yanlış ama vardığı sonuç yanlış değil. "bi anlık gaz"dan daha fazlasıydı brexit. david cameron denen adamın bi anlık kararıyla referanduma gidildi ama ingiltere euro panlaşmasına geçildiğinden beri bu konuyu konuşuyordu kendi kamuoyunda. çünkü ekonomik gücü almanya'ya kaptırmaya başlamışlardı, italya ve ispanya'nın ekonomisi yunanistan'ın batması derken zaten beklenen oldu referandum sonucu.
böyle 100 seneyi etkileyecek bir karar bir anlık gazla alınmıyor. şu an bocalıyorlar ama geçici bir bocalama bu.

ingiltere vize olsun olmasın nitelikli iş gücünü her zaman çekecek bir ülke ve bunun da basit bir sebebi var: ingilizce'nin dünyada yaygın olması ve londra'nın cazibe merkezi (trend belirleyen) olması.
bankacılık sektörü hala ingilizlerin elinde (bunu da almanya'ya kaybetmek üüzereler gerçi), bu bilgiyi de sterlini değerlendirdiğim konuya not olarak tutmak isterim.

paranız varsa eur, pound, dolar, yuan gibi bir sepet yapıp değerlendirin derim

diğer not: onkiloversemtamamım'ın dediği gibi iskoçya'nın kendi kendine tek başına ab'ye girme gibi bir ihtimali yok. iskoçya'nın kendi meclisi var ama uluslararası anlaşmalarda lorlar kamarasına (ingiltere üst meclisi)ne bağlıdır. irlanda zaten bağımsız, kastetilen kuzey irlanda ise ekonomik olarak kendine yetemeyen bir ülke.


lucky strike
(06.10.19)
az önce şunu izliyordum. brexit yüzünden düşüyor falan diyordu. 1.55'ten başlıyor.

www.youtube.com


ya ben lan neyse
(06.10.19)
(4)

Yumruk atan birinin cezası ne olabilir ?

Yumruk atılan kişi dava açarsa , yumruk atan kişinin yiyeceği ceza , tahminen ne olur ?
Yumruk atılan kişi dava açarsa , yumruk atan kişinin yiyeceği ceza , tahminen ne olur ?
shiningkid
(05.10.19)
ben avukat değilim ama 1000 tane parametre var. tahrik, nefsimüdaafa, taksir... aileden biri mi, kamu çalışanı mı, vurmanın şiddeti nedir gibi...

ben beraatten 20 yıla kadar diye tahminde bulunuyorum.


ya ben lan neyse
(05.10.19)
Basit yaralama 1-2 yıl o da 6 aya dönüşür serbest kalır. Bir sonraki ceza da bu da eklenir. Bundan beteri icin yukarıdaki seyler söz konusu


monkey
(05.10.19)
Avukat değilim, çevremde yaşananlara dayanarak söylüyorum, en önemli olan şey karşı tarafa vereceğin hasardır.

çenesini, burnunu kırarsan farklı ceza alırsın, gözünü kör edersen ayrı ceza alırsın. Bir yerini morartırsan farklı ceza alırsın.

İkinci en önemli şey ise yumruğun sebebi, seni gasp etmeye çalışan birisine yumruk atmanla bana yan baktı diye birisine yumruk attığında işler çok farklı olur.

Yumruk yiyen kişi darp raporu alır üstüne bir de şahit bulursa 10k-30k bandında tazminatı kitler karşı tarafa.

Hele ki karşı tarafın cezası ertelenmiş başka bir davası falan varsa ve anlaşma yoluna gitmek isterse işte o zaman iyice köklersin yumruk atana.


kimlanbu
(05.10.19)
avukat değilseniz böyle yanlış fikirler vermeyin. kim yumruk attı diye 30k veriyor allah aşkına, ceza davasında tazminat olmaz ayrıca. cevabı için açın kanuna(TCK) bakın, kasten yaralama suçu. sonra da hükmün açıklanmasının geri bırakılması maddesine bakın yine. cevabınızı bulacaksınız.


jangbogo
(05.10.19)
(8)

Dolar-Euro neden artmıyor ?

Hani sonbaharda 6 liranın üstüne çıkması bekleniyordu ? Aylardır 5.5~5.8 arası gidip geliyor. Yakın zamanda doların 6 lira üstüne çıkma ihtimali nedir ?
Hani sonbaharda 6 liranın üstüne çıkması bekleniyordu ? Aylardır 5.5~5.8 arası gidip geliyor. Yakın zamanda doların 6 lira üstüne çıkma ihtimali nedir ?
Bekleniyordu derken? Büyük yatırım şirketleri daha da düşük öngörüyordu. 4,70 hedefi ile sat veren yurtdışı aracı kurumlar var


trgydl
(01.10.19)
trgydl

4,70 mi ? Ağzından yel alsın abi dur :(


4.70 beklentisi spekulasyondan baska bir sey degil.

6 civarlari yil sonu beklentisi, daha 3. ceyrekteyiz ve bir PPK karari daha var onumuzde.

Neden artmiyoru bilemem, onu piyasa bilir. Piyasa matematik gibi calismiyor.


stavro
(01.10.19)
Tabii ben de dolar-euro cahili sayılmam. Bilhassa GBP ve Euro'yu da takip ediyorum ve USD ile bunlar arasındaki makas iyice daraldı son zamanlarda.

4.70 cidden hayal, dolar ülke tarihinde asla aşağı yönlü bir inişe geçmemiştir ve geçemez de.

5.5 direnç noktası ve benim derdim de açıkçası bunun daha da yukarı tırmanması.

Dolar birikimim yok ama paramı döviz olarak kazanıyorum. Doğal olarak bir gecede çeyrek asgari ücret kazanmak istemek hakkımdır.


Bir devlet mudahalesi mevcut ama ne derece devlet mudahalesi, ne derece piyasa tepkisi bunu bilmiyoruz ki.

Yanlis bilmiyorsam doviz zorunlu karsilik oranlari dusuruldu. Bu ne demek? Ben sunu anliyorum, kamu bankalari sinira dayanan kadar doviz satti, daha fazla satmalari isteniyor ama kitaba uymuyor. Kitap degistirildi. Bu sadece tahminim, belki de alakasi yoktur.


stavro
(01.10.19)
çünkü tl değer kaybetmiyor.


ya ben lan neyse
(01.10.19)
faizi düşürerek arabayı iterek vurdurdular, araba şu an çalısır gibi duruyor. O yüzden dolar değer kazanmıyor.

ama araba serçe...


binder dandet
(01.10.19)
Faizin dusurlmesi neden TL nin degerini korumasini saglasin?


stavro
(01.10.19)
(13)

13 liraya iki kilo salam aldım. Yenir mi?

Soru başlıkta! tşkkk :ddd
Soru başlıkta! tşkkk :ddd
Sence kilosu 6.5 tl'ye salam yenir mi?


kilosu 6.5 liraya et bulursan, yenir.


babilbaligi
(01.10.19)
ahaah yenir mi diye soruyor. güzel espri.
www.hepsiburada.com
hocam yarım kilo köpek maması 15 tl o salam sence salam mı?
13 liraya iki kilo salam aldım diyorsun shbdh
tabii ki yenir ahsbdjhasbdjhsbd ama yanında ayva da vermişlerdir.


turbo sadık
(01.10.19)
piliç salam arkidişler. a101'de. koşunn lol

@cem built-in var zati.


Benim kedi bile yemiyor onları.


paudi
(01.10.19)
salam yenmez


salam değildir o pembe bulamaçtır.


binder dandet
(01.10.19)
Tavuk ibiği, kıkırdağı, derisi ve ayağı salamı o.


afiyet olsun karşimmmm. cenazene çelenk göndeririz artık..

t24.com.tr


'
(01.10.19)
tavuk gözü, tüyü, kanı... geri kalan da gdo lu soya.


ya ben lan neyse
(01.10.19)
sokak kedileri bile yemiyor, denemiştim. belki haşlayınca yerler iyice haşlayıp koyun çöpün kenarına. kokusu burnuma geldi düşününce bile.


kilosu 15 lira ola kasar peyniri de bulursan beyaz ekmekle on numara sandvic olur. off canim cekti.

yaninda da kola icicen.


alperz
(01.10.19)
@always alerjiden dolayı koku alamıyorum. o kadar kötü kokuyor mu yahu? daha da kimseye gösteremedim.

@alperz süzme peynirle sandviç yapıyorum :d


(21)

İngiltere'de geçirilen zor zamanlar,Türkiye'ye dönmeyi istemek ama dönememe

Arkadaşlar selam,Biraz uzun olacak fakat en ufak fikrinize bile ihtiyacım var.Yabancı bir firmanın Türkiye departmanında çalışmak üzere İngiltere'ye göre görece bayağı düşük bir maaş ile (2300 pound) 2 ay önce Londra'ya geldim. Bana beş seneye yakın bir süre sponsor oldu bu firma. Gelmeden önce Türk
Arkadaşlar selam,

Biraz uzun olacak fakat en ufak fikrinize bile ihtiyacım var.

Yabancı bir firmanın Türkiye departmanında çalışmak üzere İngiltere'ye göre görece bayağı düşük bir maaş ile (2300 pound) 2 ay önce Londra'ya geldim. Bana beş seneye yakın bir süre sponsor oldu bu firma. Gelmeden önce Türkiye'den bıkmış, aşırı motive bir halde buraya gelmeyi düşleyen, evli ve çocuksuz bir birey. Depresyon ve panik atağım var ilaç kullanıyorum. İş teklifi ve süreç arasında babamı kaybettim. Bütün bunlara rağmen çok motiveydim. -Dim çünkü işler hiç iyi gitmiyor.

Eşimle geldik fakat eşim Türkiye'deki işi sebebiyle dönmek zorunda kaldı benim yerleşimime yardımcı olduktan sonra. 2-3 ay sonra 2 haftalığına gelme ihtimali var. Onun gelmesinden sonra da 9 günlüğüne benim Türkiye'ye gitme ihtimalim var. Hatta bir terslik olmazsa gideceğim, biletler alındı.

Gel gelelim öncesinde o kadar motive ve Türkiye'den bıkmış olmama rağmen, buradan nefret ettim. Ev bulamadık, şansa iyi bir çiftin olduğu ve iki odasının kiralandığı bir yerde oda tuttuk işe yürüme mesafesi olduğundan dolayı. Tek banyo-tuvalet var, yani zaman zaman boş yakalanamayabiliyor ama alıştım sayılır. Çok temiz tutuyorlar allahtan. İstanbul'dayken hem evim hem atölyem vardı, altımda motorum vardı. Şimdi ise İngiltere şartlarında ortalama büyüklükte bir odada kalıyorum. Ki bu odayı bulmak çok zor oldu, daha önce başka bir yer ayarlamıştık. Türkiye'den bir tanıdığımız gaza gelerek yahu ne ev bakması, hatta spor mu yapıyorsun, eve spor aletleri alırız hepberaber yaşarız mantığındayken, bizi Türkiye'ye döndüğü bir zaman "ya benim Türkiye'de moralim çok bozuldu. Siz başka yer bulun kendinize" diyerek sepetledi. Kısa süremiz vardı, bütçemiz kısıtlıydı.

Babamı kaybettim demiştim. Kaybedeli 6 ay oluyor. Hatta evlendikten 3 gün sonra kaybettik.Çok uzun yıllardır hastaydı ve bakımı ile annem ve ben ilgileniyorduk. Ben çalıştığımdan ve annem de artık yaşlandığından daha iyi bakılsın diye bakım evine yerleştirmiştik. Orada bir 6 ay civarı kaldı, sonra kaybettik. Bu süreç aralığında ben teklifi kabul etmiştim. İmzayı attım 10 gün sonra babam vefat etti. Eh artık bağlayan bir şey yok, daha kolay olur gitmek diyerek kabul etmiş bulunduğum teklifi reddetmedim.

Ve fakat ben yasımı yaşayamamışım bunu çok net anladım. Anladım ama geç anladım. Özellikle eşim gitmeden önce başlayan panik atak krizlerinin sıklığı eşimin gitmesiyle birlikte tavan yaptı. 2-3 aya geleceğini bilsem de sanki babamda yaşayamadığım o kayıp duygusunu eşimle yaşıyorum. Hatta bana diyor ki "neden ben ölmüşüm gibi konuşuyorsun, kısa süreliğine de olsa geleceğim sık dişini"

Londra'yı şehir olarak çok sevmeme, ev arkadaşlarımın şahane insanlar olmasına, ülkenin ekonomik sıkıntıları varken neredeyse sınırsız oturum izni alacak süre kadar sponsorluğum olmasına ki terslik olmazsa zaten sözleşmemi uzatacaklar ben cehennemi yaşıyorum arkadaşlar. İki yeğenim ve bir eniştem olmak üzere, birkaç da aile dostu ve birkaç arkadaşla sınırlı bir çevrem vardı. Ben hepsini ne çok seviyormuşum meğersem. Hepsi gözümde tütüyor. Kornasından, çarpıklığına, insanından, yükselen yozluğuna bıktığım her şeyi unuttum, o çarpık sokakları özlüyorum. Hatta diyorum ki aynı sebepten o çıkmadığım Arap dolu istiklalde iki adım atsam nasıl da mutlu olurdum. Şehrin ve ülkenin gündeminden dolayı sinir hastasına dönmüş, etrafına bağırıp çağırmaktan başka bir şey yapmayan ben şimdi özler oldum siyasal islamı.

E dön diyeceksiniz, biliyorum. Oturup ağlama krizlerine giriyorsan, bu kadar özlüyorsan, işinde mutlu değilsen ne işin var orada? O kısımda işte başka bir patlangaç durumu oldu. Daha öncesinde, sözleşme veya görüşme sırasında bahsedilmemiş "eğer sponsorluk olunan süreden önce istifa edersen, KOVULURSAN veya bir şekilde ayrılırsan yapılan harcamaların kalan kısmını geri ödemekle yükümlüsün" gibi bir kağıt imzalatmak istiyorlar. Ki kime sorduysam zaten sponsor oldularsa bu tarz maddeler İngiltere'de çok normal, adamlar kendilerini güvence altına alıyorlar diyorlar. Ki imzalamasam bile bu zaten genel geçer bir uygulamaymış ama olay şu oldu yani, 5 seneden önce dönersem kalan zamanların masrafını ödemek durumunda kalıyorum. Aslında bu imza zorlamasına kadar biraz daha iyiydim fakat bununla beraber cehennemim daha ateşli bir yer halini aldı, duvarları iyice daraldı. İstanbul'dayken ilaç tedavisi, artı terapi ile görüyordum son dönemde. Tabii terapi işi burada yalan oldu, ilaçlara devam ediyorum sadece.

Tabii, ben de şu an için öyle bir para yok bu bir. Ne bok yicem ben bu iki? Çevremdeki herkes manyak mısın, ülke iyice çöküşe gidiyor, zamlar pahalılık almış başını gidiyor. Sen bulmuşsun bunuyor diyor bu dört? Ben ise kendi cehennemimi yaşıyorum, ne huzurum ne umudum kaldı. Bir noktada ya keşke ölsem ve bu sorunların hiçbirini çözmesem diyordum, şimdi en azından bunu tekrarlayıp durmuyorum. Elimden geleni yapmaya çalışıyorum iyi olmak ve tutunmak için. Gözümü karartıp borç, harç bulup buradaki şeyi ödeyip dönsem bu sefer de eşimin ve umrumda olmayan kendi geleceğimi sonlandırmış olacağım çünkü direkt döneceğim bir iş yok.

Ben nasıl iyi olabilirim ahali? Ben ne bok yiyeceğim?

Teşekkür ederim okuyabildiyseniz.
odiilde
(30.09.19)
çok zor tavsiye vermek. hayat senin. "şunu bunu yap." demek ağır sorumluluk. ama "ben olsam" diyerek yazacağım.

o "kovulursan geri ödersin" olayı kötüymüş ama genelde ilk gidenler hep sıkıntı çekip sonra toparlıyorlar bence. sanırım 14 bin tl maaşın var. burada o maaşı alabilirim diyorsan dön. 5 yıl sonra maaşın 5k pound falan olacaksa kal bence. 10 sene sonra ing vatandaşlığı almış, yurt dışı tecrübesi olan, mükemmel ingilizce konuşan, evini arabasını almış biri olarak dönersin.

ama ben aşırı duygusal biri olarak yanıma alamıyorsam annem ve kardeşlerim için hemen dönerdim.


ya ben lan neyse
(30.09.19)
Sözleşme imza sürecini uzat. Terapiye devam etmeye çalış. Gidişine bırak. Burayı da orayı da sen kurtarmayacaksın. Bırakın böyle düşünceleri. Olmuyorsa da zorlamaya gerek yok. Yurtdışından dönen çok var.


aslında buraya kendi derdimi sormak için girdim ama sizinkini okuyunca da en azından yalnız olmadığınızı benzer şeyleri herkesin yaşadığını, eminim biliyosunuzdur milyonlarca kere duymuşsunuzdur bunu, söylemek isterim.

kendi cehennemini bir an önce unutman lazım. gitmeden önceki günlerini ne kadar uğraştığını hatırla. yerinde olmak isteyen çok kişinin olması çok normal değil mi, manyak mısınlar, öyle şey mi olurlar aslında çok haklı değil mi, sen de bunun için uğraşmadın mı?

evet maaşın gerçekten düşük, uğraştığın insanlar aptal olabilir. bu süreyi biraz hızlı atlatmak lazım. zannediyo musun ki işinden bir tane (1) kişi mutlu. iş bu zaten amacı bu değil. eşin var, yalnız değilsin. süreyi müthiş bir şehirde, harika bir ülkede geçiriyor olduğunun farkına var.

özlediğin şeyler çok norma çok olağan. herkes bunları yaşıyor yeni bir yere taşınınca. alıştığımız şeylerden uzakta kalınca. ama sonra herkes alışıyor. sen de alışıcaksın. biraz daha ağlayacağız, ama londrada yaşıyoken ağlamayı da kabul edemeyeceğim doğrusu.

olabildiğince dışarı çık, türklerden de uzak dur. müthiş bir fırsat bu sahip olduğun. müthiş.


kayra
(30.09.19)
bence dişinizi biraz sıkın. kendinize 6 ay 1 sene limit belirleyin. yine olmazsa o zaman düşünün buraya dönmeyi. bence bir kaç aya alışırsınız. tabii bu oldukça genel geçer bir tahmin ama yurt dışına yerleşen hiç bir arkadaşım artık dönmek istemiyor. sigarayı bırakmak gibi belli bi eşiği geçince artık yavaş yavaş azalacak dönme isteği benim tahminim. zaten londra çok uzak bir yer değil biletler de çok pahalı değil. ara sıra gelinir.böyle bir şansı hemen başında tepmeyin biraz sabredin burası kaçmıyor sonuçta.


n62
(30.09.19)
cevap çok basit. iki seçeneği önüne koyacaksın. hangisinde mutluyum diye soracaksın. ve sonucu ne olursa olsun onu seçeceksin. bu kadar basit.


iamx
(30.09.19)
Bence tek ve en büyük sorun yalnızlık. Maaşınız var ama eşiniz yok. Onu artık dil okulu vs bir şey ayarlayıp yanınıza getirin.


anarsika
(30.09.19)
1 yildan fazla ingiltereye en cok benzeyen yerde (avustralya) kaldiktan sonra 2 haftaligina memlekete dondum.

ben memleketimden hic bu kadar sogumamisim onu fark ettim. Ilk 3 ayim benim icin de cehennemdi. Hatta 3-4 ay oncesine kadar ipi koparip donsem mi diyordum. Ana 2 haftada ben memleketimden insanimdan sogudum.

Yurtfisindayken illa ki sadece sorunlar gozunde buyuyor insanin. Fakat ulkeye donunce neler kacirdigini anliyorsun. Sorun su ki ulkeye donmek kolay, yurtfisina cikmak zor.

Benim tavsiyem kendine zaman tani. 6 ay ver tekrar dusunmek icin. 6 ay donmeyi kesinlikle dusunme. 6 ay sonra tekrar degerlendir, 1 yil dolmadan da kesinlikle karar verme.

Turkiyede bile sozlesmelerde anlasmazlik maddesi var, eminim seninkinde de vardir. Olmazsa 1 yilin sonunda yuksek maas isteyip anlasmazlikla ayrilirsin isten. Veya bulunur bi yolu. Ama dedigim gibi, enisten falan seni 1 hafta oyalar, 1 ayin sonunda yana done dolasmaya baslarsin nasil geri donsem ingiltereye diye.


icim urperiyor
(30.09.19)
2 ay çok kısa, 1 sene çalışın. Bu sürede yaşam şartlarınızı iyileştirmeye bakın. Eğer durumunuzda iyileşme olmuyorsa geri dönün.


malheiros
(30.09.19)
Maaşınız oldukça düşük, bahsettiğiniz şekilde şirket ise zam ve sosyal haklar konusunda sizi uzecekler gibi. Bir yakınım Londra'nın dışında 1000 paund kira bulmuştu fikir olsun diye söylüyorum. Eş aile ve kariyer hedeflerini iyi belirleyin bence


Fritz-X
(30.09.19)
Çok fazla zorlanıp geri dönmek isteyenler oluyor. kimisi biraz çalışıp geri dönüyor kimisi alışıp kalıyor. Bence geri dönmeden önce en az 1 sene çalışmak iyi olur. 2 ay sanki erasmusa gitmişsiniz gibi cvde yazamazsınız bile.


bahoho
(30.09.19)
Merhaba,

Öncelikle kafanızdaki çaresizlik, ölüm gibi düşünceleri lütfen ama lütfen silin. Sizi seven birçok insan var, yaşayacağınız güzel günler var, düşünün, bundan sonra bile işler kötüye gitse, insanın sevdikleri olduktan sonra illa bir çözüm bulunuyor, uzun da sürse sonra insan rahatlıyor. Birkaç manyak sinirinizi bozdu, anlıyorum çok çok zor ama seçenekleriniz var, bu önemli birşey.

Öncelikle biraz paranız varsa mutlaka ama mutlaka burdan bir avukatla konuşun. Şirketin size yaptığı sözleşmeninin şartları, normal olup olmadığı vb. konularda kesin bilginiz olsun, tüm yasal haklarınızı ve itirazlarınızı öğrenin burası çok önemli.

Sonra yine avukatla burda sponsorluk dışında kalma şartı var mı onu konuşun, yani şirkette atıyorum 6 ay daha dayandınız sonraki şartlarınız neler olabilir, şu an biraz network yapıp Ankara Anlaşması ile (plan dışında yatırım yapmanız gerekmez) iş yapabileceğinizi düşünüyorsanız, ki bu sürede araştırmasını yapın, İngiltere'deyken anlaşmaya başvurabilir, eşinizi de getirebilirsiniz.

Tabii ki 4-5 ay daha bakıp mutlu olmazsanız dönün, ama aklınızda illa ki burası kalacak çünkü Türkiye'de iş şartları kötü, o anlamda şimdiden kendinizi bahsettiğim şeylere odaklayın. Eşinizin arada gelmesi zaten kendinizi iyi hissettirecek. Açıkçası buranın şehir olarak İstanbul'a kıyasla rahatlığı anksiyeteye tam tersi iyi gelebiliyor. Durumunuzu düzeltirseniz bu anlamda da rahat edersiniz.

Burada herkes odada kalıyor bu arada, ev arkadaşlarınız iyiyse ona da üzülmeyin:)

Mutlaka arada şehir merkezine vb gidip şehrin tadını çıkarmaya bakın bahsettiğim bu araştırma sürecinde. Çünkü bu kısım size iyi hissettirebilir, İstanbul gibi güzel bir şehir asla olamaz ama yine de kendine özgü bir havası var.

Başka sorularınız olursa yazabilirsiniz.


kaset
(30.09.19)
Çok fazla şey üst üste geldiği için biraz zorlanıyorsunuz. Bence mümkün olduğunca sakin kalıp en azından 1 yılınızı doldurmaya gayret edin. "1 yıl az zaman değil" diyebilirsiniz ama zaman su gibi akıp geçiyor. Ben geleli 6 ay oldu, zaman ne ara geçip gitti anlamadım bile.

Hangi vize tipiyle çalışıyorsunuz? Tier 2 mi? Masraftan kasıtları ne? Klasik relocation/vize masrafları mı? Çoğu firma Tier 2 ile getirdikleri çalışanlara 6 ay veya 1 yıl gibi bir süre koyuyor ama 5 yıl bana biraz fazla geldi.

Son iki yılda ailemden iki kişiyi kaybettim. Özellikle ikinci kayıptan sonrası biraz ağır gelmeye başladı. Bu süreci atlatmak biraz kişiden kişiye göre değişiyor. Bana işten izin alıp birkaç gün tek başıma kafa dinlemek iyi geldi.


bruce mclaren
(30.09.19)
sikinti para, maas cok az. daha fazla kazanmanin yollarini bul, para isini cozersen gerisi gelir. 2300 pound ile londrada yasamak iste 2300tl ile istanbul'da surunmek gibi birsey. o is "oh ne guzel tl olarak 14bin tl kazaniyorsun" kafasiyla islemiyor.


cooperr
(30.09.19)
bahsettiğin oda 500-600 pound olsa eline 1700 pound kalır. bu da londra'da iyi para.
oda 800 pound olsa 1500 eline kalır yine iyi para. o yüzden eşin bile gelse geçinir gidersiniz dert etme bu kadar.

maaş biraz düşük görünüyor ama ne iş yaptığını bilemedim. belki de fazla alıyorsun. sonuçta burada sana kimse sponsor olmuyor ben ayda 500 veririm bana sponsor olabilse birisi.. zaten masraflar da var yalan değil. zaten firma seni envanterine alacak değil iş yapmıyorsan çıkarabilir elbette.

bu konuda pazarlık yapmanı da tavsiye etmem ben patronun olsam ve bundan haberim olsa yerine anında başkasını bulurum. bana bile sürekli her gün orada iş var mı diye soran onlarca insan var. onlardan biri gelir işine konar.

yalnız kalmaman lazım. kaç yıl yurt dışı tecrübem oldu tek bildiğim sevdiklerin yanında olmazsa olmadığıdır..


ozdek
(30.09.19)
ben diger arkadaslar gibi yapici olamayacagim size.

cocuk degilsiniz. yurt disina gidebilen, evlenebilen bir resit bireysiniz. su yastan sonra kimse ama kimse sizi pohpohlamak zorunda degil, pohpohlamazda zaten.

yasadiklariniz cok agir seyler degil acikcasi. size agir gelmis ama hayatin akisinda olan seyler. herkesin zor zamanlari oluyor, hastaliklar ölümler hayatin birer parcasi.

hayat acimasiz, sizin kendi hayatinizdan sorumlusunuz, mutsuzssaniz dönün yani. ama yok dönemem diyorsaniz kalin cok basit. su iki seyi bir tartida tartamiyorsaniz burada kimse size bir fikir veremez. cocuk degilsiniz.


duygusuzromantik
(30.09.19)
Anlaşma şartları düşündüğün kadar ağır olmayabilir. Hatta yasal bile olmayabilir. Türkiye'de de özellikle yeni mezunlara bu tarz sözleşmeler imzalatırlar. Hatta senet bile imzalatan yerler var. Bu durumlar mahkemeye gittiğinde işçi kazanıyor genelde. Ayrıca deneme süresi vb oluyor. Öteki türlü köleliğe döner iş. Ve zorla çalışan kişi, işinden ayrılamazsa sabotaj riski doğar. Hiçbir şirket bunu istemez. Yani ilk önerim şu; bir avukata danış.

İkinci önerim şu; sabret. Daha 2 ay olmuş. Sabrın sonu selamet. Brooklyn diye film var. Senin durumuna çok benzer bir olayı anlatıyor. Onu izle.

Üçüncü öneri; olumlu sonuçlara odaklan. Seninkine benzer dönemlerden geçmiş çok insan var. Geçmişteki gurbetçileri düşün. Çoğu şehir görmemiş, bir kelime bile yabancı dili olmayan insanlar. Anadolunun ücra köylerinden, çoçuklarını bırakıp gittiler. Bir kısmı yıllarca çalıştı ve döndü. Bazıları da ailesini yanına aldı. Elin güçlendikçe işler rayına girer.

Son öneri; neye dönüyorsun bunu bir düşün. Baskı kalktığı için 1-2 hafta rahat olacaksın. Ama sonra burada iş arayacaksın. Bulsan bile ileride döndüğün için pişman olabilirsin. Alışana kadar zorluk var elbette. İşler zamanla rayına girer. Maaşın da artar, evin de olur.


the coon
(30.09.19)
merhaba,
sırf sana cevap yazmak için giriş yaptım.

seni gayet iyi anlıyorum,
master için 6 yıl önce ingiltereye gittim, o zamanlar planım avrupa şartlarında kendimi sınamak sonra da belki Uk de belki başka bir batı avrupa ülkesinde yaşamaya devam etmekti (en azından bir süre).

kış vakti oralarda olmam, ışıksız ve güneşsiz geçen soğuk kış ayları ve depresyon, aslında yapmak istemediğim bir meslekte master yapıyor olmak, kur fark ve maddi zorluklar vs gibi şeyler çok zor geldi. yaz gelince koşa koşa istanbula döndüm, ve başka bir meslekte lisansa başladım.

o dönemki psikoljim, asla -en azından bir süre- yurt dışında kalmak istemediğim, orada "yalnız" lığa katlanmak zorun olmayışım, bunu kendime yapmak mecburiyetinde olmayışım, genç hissetmem ve gençliğimi kaybetmeden (?) istanbulda mutlu ve kaygısız (en azından UK'e olduğumdan daha kaygısız) yaşamak istediğim şeklindeydi. yani kararımı gayet sağdıktım.

sonuç olarak geçmişe bakıp pişman olacak yapıda bir insan değilim ancak gelecek ve meslek değiştirmek için daha vizyonlu ve öngörülü olabilirdim, yani orada da bezer şekilde meslek değiştirebilir ya da lisansa başlayabilirdim, ya da başka şekillerde yine yapmak istediğim şeyin peşinde olabilirdim.


daha önemlisi, şu anda istanbulda bir iki yıl daha kalıp, gerekli koşulları yaratıp; psikolojik, ekonomik vs. yine batı avrupada bir yere gitmek istiyorum.

zor olacak elbetteki dostum.
ama türkiye için huzurlu,yaşanabilir şartlar artık BİTİ. son buldu. kabul edelim artık bunu. elinde bir imkan var, bunun tadını çıkarmaya başla bir an önce. ben de senin gibi git gel yaşadığım sorular sorarken buradan biri bana şey demişti; mutsuz olacaksan türkiye'de bir yerde de mutsuz olursun. bu, bulunduğun yere değil sana bağlı birşey demişti, duyduğum en haklı yorum.

terapiye git, spora başla, acilen bir kursa, hobi aktivitesine katıl. olağanüstü bir şey olmak zorunda değil, facebook gruplarndan gumtree'den falan ya da workaway'den falan gönüllü şeylere bile bakabilirsin, orada kendine mümkünse ingilizlerin çok olduğu bir network kurmaya çalış.
türkiyeye dönmeyi unut ve hayatında ciddi ve büyük bir değişim yaşadığın için;bu bu tip değişimlerde başlangıçların hep çok zor olduğunu kendine hatırlat.


yalnızlığımızı, beklentilerimizi, hayallerimizi, ya da hayal kırıklıklarımızı kendimizle birlikte taşıyoruz, ülkene dönsen de yanında olacak bunlar.



ayrıca duygusuzromantik+1


jimjim
(01.10.19)
Zor bir dönemde gitmişsin (babanı kaybetmen zor bir süreç), eşin yanında değil ki 2-3 ayda bir görüşmek aşırı düşük bir rakam, belli ki türkiyede konforlu bir hayat yaşıyorken Ingiltere'ye çok düşük bir maaşla gitmişsin. Sonuç olarak zor günler yaşaman çok normal. Nasıl bir hayat yaşamak istediğini düşünmen lazım. Bu zorluk bitmeyecek ya da kolaylaşmayacak, sadece alışacaksın.

Ülkenin çöküşe gidiyor olması falan ciddi derecede abartılıyor, eğer kalifiye bir elemansan ve paranı da güzel kullanabiliyorsan Türkiye'de cenneti yaşıyorsun. Yurtdışında yaşamak herkese göre değil, bazı insanlar daha evcimen, belki size göre de değil, bunu hiç düşündünüz mü?

Artı tıbbi bir sorununuz var ve terapiyi de bırakmışsınız, tedaviyi bırakmak gibi bir şey değil mi bu?

Manyak mısın dönme muhabbeti yapanlar hayatında yurtdışında hiç yaşamamış insanlar oluyor genelde, onları çok kafaya takma derim


roket adam
(01.10.19)
başınız sağ olsun
spor ve meditasyon yapmanızı öneririm
panik ile karar vermeyin derim


superb
(01.10.19)
3.5 ay once Isvicre'ye yerlestim, sizin gibi cok motive, yillarca ulkeden gitmek isteyip cabaladim, gitme surecim biraz huzunlu oldu, sevgilim vardi, geldikten sonra ayrildik, zaten yalnizlik, yeni hayat kurma cabasi derken bir de ayrilma olayina baya uzuldum, haftasonlari tek basima birseyler yapmaya cabalamaktan cok sikilip agladigim gunler oldu, kisacasi hic kolay seyler yasamadim buraya geldigimden beri, ilk 2.5 ay kaldigim ev de ustelik hic mutlu degildim, sizinki gibi saygili ev arkadaslarim yoktu, uyumak bile mumkun degildi, mutfagi banyoyu bile dogru duzgun istedigim zamanlarda kullanamiyordum. buna ragmen katlandim.
Ilk ay henuz maasimi almamisken, kalici evimi buldum. 36 mt2 lik bir esyali studyo. bana yeter dedim, nispeten piyasaya gore ucuz sayilabilecek bir ev. her neyse, ilk ay dedigim gibi maasim yoktu, geldigim param neredeyse bitmisti ve depozito vermem gerekiyordu, ne yapacagimi bilemedigim icin cok cok uzuldugumu hatirliyorum, cunku kisa sureli borc isteyebilecegim bile kimse yoktu.

Simdi, kalici evime yerlestim, hersey gayet yolunda gidiyor, isin temposuna alisiyorum, ama hala arkadaslarimi babami ozluyorum, ben de annemi kaybettim 2 sene once, ayni sey degil belki ama uzuntusu ayni emin olun. hala yalnizim, ama yavas yavas sosyal ortamlara girmeye cabalayacagim, fransizca kursuna gitmeye baslayacagim, meetup dan etkinliklere bakacagim, elimden geldigince avrupada gezecegim, o sebeple donmeyi dusunmuyorum. cunku donsem, donmus olacagim ulke, benim bildigim guzel ulkem degil.

Demeye calistigim sey, kendinize en az 6 ay verin arkadaslarin dedigi gibi, caniniz sikilirsa isterseniz bana mesaj atabilirsiniz, sosyal olmaya calisin biraz daha, evde cok vakit gecirmeyin haftasonlarinda. evet maasiniz biraz dusuk kaliyor, ama cikip sehirde yuruyup bir de kahve icmek cok pahali birsey degil, esinizi de yaniniza almaya calisin, o zaman hersey degisecektir. ayrica ev arkadasli bir evde yasamak hic de kotu birsey degil, evde huzurunuz yerindeyse ona da hic takilmayin. benim de planim oydu ama bu kelepir evi bulunca planlar degisti.

Inanin yalniz degilsiniz, ama sakin ve sabirli olun. tavsiyem budur.


ne harika, ne zarif insanlarsınız. ayrı ayrı her birinize teşekkür ederim. sağolun, varolun.


odiilde
(01.10.19)
(7)

AMD ve intel Monopol yaratmamak ıcın olusturulmuş iki marka mı?

Pepsi-coca cola gibi mesela?Hep merak etmisimdir bu markalar tek guc olmamak icin yaratılmıs markalar mı? hani abd monopol olmayı yasaklıyor ya?
Pepsi-coca cola gibi mesela?

Hep merak etmisimdir bu markalar tek guc olmamak icin yaratılmıs markalar mı? hani abd monopol olmayı yasaklıyor ya?
binder dandet
(30.09.19)
bence değil çünkü çok farklı mimarideler. amd hep muadil ve ucuz alternatif oldu. ama şuan üretim fabrikalarında aynı teknolojiyi kullanan makinelere sahipler. asıl o makine üreticisi monopol. ASML diye arayabilirsin.


sttc
(30.09.19)
o amaçla "oluşturulmuş" değil, fakat intel çok çok öne geçse amd'yi çökertse büyük ihtimalle haksız rekabet davaları açılır aradaki fark biraz kapatılır.


nhk ni youkosu
(30.09.19)
ben de sanli nhk nin dediğini bir yerde izlemiştim. intel tek olsa abd yargısı hemen tekelcilikten intel in canına okurmuş. intel o yüzden amd batsın istemezmiş.

ama bir dönem intel in amd ye piyasayı dar etmek için firmalara baskı yapıp bundan hüküm giydiği, milyar dolar tazminat ödediği gerçeği var.


ya ben lan neyse
(30.09.19)
asıl bunların işlemcilerini qualcomm vs de dahil basan bi şirket var TSMC diye. o tekel.


şuan ARM ikisini de tokatlıyor.


nahtoderfahrung
(30.09.19)
IBM, zamanında ürettiği bilgisayar için iki farklı işlemci üreticisi olsun istemiş, intel de elindeki teknolojinin lisansını AMD'ye sözleşmeyle verip AMD'yi ikinci üretici yapmıştı. Daha sonra AMD intel ile yaptığı sözleşmenin açığını bulup teknolojiyi çalıp oradan yürümüştü. Bu olaydan önce AMD var mıydı, vardıysa ne üretiyordu hatırlayamadım. Bakmaya da üşeniyorum


cliff lee burton
(30.09.19)
@cliff: www.youtube.com

burada anlatıyor.


ya ben lan neyse
(30.09.19)
(4)

Arçelik buzdolabı gösterge ekranı

Bu işaret yeni çıktı, ne anlama geliyor?
Bu işaret yeni çıktı, ne anlama geliyor?
archery
(30.09.19)
vay be. hepsi var, o yok: www.arcelik.com.tr


ya ben lan neyse
(30.09.19)
dolabın modelini de yazın, kullanım kılavuzunu indirip bakarız.
@ya ben lan neyse bulmuş koymuş bile. ben de inceledim, bir şey bulamadım


r evolution
(30.09.19)
2476 cei ama kullanma kılavuzunda yazmıyor


archery
(30.09.19)
ekran kapatma tuşuymuş
www.youtube.com


r evolution
(30.09.19)
(6)

Yazılım öğrenmek için Türkçe kaynak yok

kaynak diye sunulan şeyler hep kitabın ortasından başlıyor.korkmayın kardeşler ekmeğinizde gözüm yok. o kadar becerikli değilim zaten benimki hobi.Allah'ını seven bilocana anlatır gibi yapan Türkçe kaynak versin.
kaynak diye sunulan şeyler hep kitabın ortasından başlıyor.

korkmayın kardeşler ekmeğinizde gözüm yok. o kadar becerikli değilim zaten benimki hobi.

Allah'ını seven bilocana anlatır gibi yapan Türkçe kaynak versin.
ya ben lan neyse
(30.09.19)
ne veriyim abime?

yok cidden hangi dil için istiyorsun?

Aynı zamanda kökü yabancı dil olan bir programlama dilini zaten türkçeye çevirmek imkansız, sen basit komutları ve ingilizce değerlerini öğrenmeye kassan?


binder dandet
(30.09.19)
komutlardan bahsetmiyorum. dil de değil bahsettiğim. kodlama nedir, dil türleri, bu diller nereye yazılıyor, bunlar işlemciye nasıl komut olarak gidiyor (elektriğe dönüşüp mü gidiyor), dil seçip onun derinlerine inmek en son iş.


ya ben lan neyse
(30.09.19)
tamam. Bak basit olarak dilim dondugunce anlatayım.

Makine dili diye bir dil var, Baba yani evin reisi.

Compiler var yani derleyici, ANNE bu da

bu pitonlar C plus pluslar falan hep elti kayınço falan. yani kısaltma aslında. Compiler bunları derleyip Makine diline çeviriyor.

yanlısım varsa düzeltin lütfen.


binder dandet
(30.09.19)
nezle olmuşsunuz, ateşiniz var, düşürmek için ıslak bez alıp alnına koyuyorsunuz, işinizi görüyorsa sıkıntı yok.

eğer işinizi görmüyorsa, iyi gelmiyorsa bu sefer ateşin vücutta nasıl oluştuğunu, fizyolojisini, mekanizmasını bilen doktora başvuruyorsunuz, o da bilgi birikimi ile gerekli ilacı yazıyor vs.


kısaca; ateşin mikrop ile yükseldiğini bilseniz yeter, "prostaglandin e2" nedir bilmenize gerek yok
programlama için ise türkçe iyi bir kaynak bence; (bkz: geleceği yazanlar)
gelecegiyazanlar.turkcell.com.tr


masseter
(30.09.19)
abi nasıl yok? belgeler.yazbel.com var mesela? bir sürü blog var, kitap var.

yaz google'a tasarım pattern'leri falan diye dünya kadar kaynak çıkar sana. belgeler.org'u oku mesela.


selam
(30.09.19)
yani yazilim ögreneyim ama türkce olsun olmaz. ki türkce inanilmaz kaynak var bazi kisimlar icin ingilizce bilmeniz lazim, bu 100 kelimelik ingilizce allaskina. suncacik kelimelere takilmayin lütfen.

siz istiyorsunuz ki tüm bilgisiyar ve internet terminolojisi türkce olsun. maalesef böyle bir dünya yok. dedigim gibi 100 hadi olsun 200 kelime su bahsettiginiz ingilizce.


duygusuzromantik
(30.09.19)
(8)

Kışın sadece blazer ceket giymek

İstanbul'da üşütür mü?
İstanbul'da üşütür mü?
insomniac
(28.09.19)
üşütür


georg dreyman
(28.09.19)
üşütür tabii ki.


tabirimekruh
(28.09.19)
Donarsın


synesthesia
(28.09.19)
Hem de ne üşütür. İstanbul kisi da yazi da kuvvetli bir şekilde yasayan bir sehir.


stavro
(28.09.19)
2 yıldır eskişehir'de kışın mont giymiyorum. bazen keten ceket bazen yünlü ceket. 40 km ötedeki işime 2 araç değiştirip toplu taşımayla gidiyorum. ama sen yapma ben 5 yıl erzurum'da yaşadım.


ya ben lan neyse
(28.09.19)
donarsın.


deryassa
(28.09.19)
İstanbul kışları çok rüzgarlı oluyor. Blazer kurtarmaz.


Araba varsa sorun olmaz.


mhm
(28.09.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.