Giriş
(2)

araba için bisiklet taşıyıcı (ucuz)

arada binerim diye 250 liraya letgo'dan temiz bir bisiklet aldım, bakımlarını falan yaptırdım, tıkır tıkır çalışıyor ama binmeyi de çok iyi bilmem, dolayısıyla çok da fazla bisiklet kullanamam. evin civarı da hem yokuş, hem binecek yer yok. trafiğe çıksam ilk dönemeçte ezilirim. arabaya takıp eymir'
arada binerim diye 250 liraya letgo'dan temiz bir bisiklet aldım, bakımlarını falan yaptırdım, tıkır tıkır çalışıyor ama binmeyi de çok iyi bilmem, dolayısıyla çok da fazla bisiklet kullanamam. evin civarı da hem yokuş, hem binecek yer yok. trafiğe çıksam ilk dönemeçte ezilirim. arabaya takıp eymir'e falan götürmek istiyorum ama bisiklet askıları bisikletten pahalı. bi de oğlanın bisikleti var etti 2 bisiklet.

2 bisikleti arabaya takıp taşıyabileceğim şöyle ucuz bisiklet askısı nereden bulurum? ikinci el kullanmadığınız askılara da talibim. yani 100 liradan fazla veresim yok. 50-60 falan olursa tadından yenmez.

şehir: ankara
kibritsuyu
(2 saat)
ben bunu kullanıyorum, üç bisiklet ile 1500 kilometre yol yapmışlığım da var. bir sıkıntı olmadı.

edit: linki unutmuşum urun.n11.com


babilbaligi
(1 saat)
açıklamasında 2 bisiklet diyor ama üçüncü de takılabiliyor mu? yani şu anda üçüncü bir bisikletimiz yok ama eğer olursa iki yetişkin (26 jant), bir de çocuk (20 jant) bisikleti de taşır mı diyorsun?


kibritsuyu
(23 dk)
(16)

nasıl yavşak bir adam olunur?

beyefendilikten, temiz yüzlü çekingen çocuklukta kurtulmamın bir yolu var mı?daha önce de bahsetmiştim, insanların gözünde hatırım olsun istiyorum, yılların hukuku olan kişilerin bana jest yapmasını, hediye almasını falan bekliyorum. ama beni gariban beyefendi falan gördüklerinden herhalde hiç takan
beyefendilikten, temiz yüzlü çekingen çocuklukta kurtulmamın bir yolu var mı?

daha önce de bahsetmiştim, insanların gözünde hatırım olsun istiyorum, yılların hukuku olan kişilerin bana jest yapmasını, hediye almasını falan bekliyorum. ama beni gariban beyefendi falan gördüklerinden herhalde hiç takan olmuyor. onlar takmıyor da ben de taktıramıyorum kendimi.

örneğin ev tekstili satan mükellefim camına indirim yazmış. nevresim takımını gösterip şu takımlar kaça diyorum, "125 lira kampanyada onlar" diyor. hani aba ekstra indirim yapmasını falan geçtim, "ne fiyatı lan al beğendiğini götür" diyiversin istiyorum.

hadi o demiyor, ben çıkıp "bana da mı fiyat söylüyon abi, alıyom ben bunu helal et" diyip alıp gidebilmek istiyorum. böle yapan adamlar var, karşısındaki de "ehe ehe" diyip veriyor. ben bunu diyemiyorum.

yurtdışına gidip gelen mükellef her gelişinde ona buna hediyelik bir şeyler getiriyor (eşine dostuna değil, satıcısına, müşterisine bilmemne). faturasını da bana yolluyor. bir gün de bana bişey getirir mi diyorum, getirmiyor, ama ben de "abi o kadar gidip geliyon bi viskini çikolatanı da göremedik" diyemiyorum.

böyle yavşak bir adama dönüşmem mümkün mü 40 yaşımdan sonra?
kibritsuyu
(14 saat)
Bunu gerçekten istiyor olmanız üzücü.


grgn
(14 saat)
Yavşak çok dünyada. Değilsen bence olma. Bir çikolata da eksik olsun. Kendi onurun kendine yeter.


"karşısındaki de "ehe ehe" diyip veriyor"

arkasından da "amkdumun lavuğu" diyor içinden.

o insnlar yalnız, gerçek insan ilişkileri yok ve bok gibi hayatlar yaşamaya mahkum. sosyal sözleşme falan hesabına karşısındakini aptal yerine koyan insanlara nezaket gösteriyoruz, o kadar.


celeron 300a
(14 saat)
"bana da mı fiyat söylüyon abi, alıyom ben bunu helal et" —> yanlış
“şundan bi tane de bana ver bakalım” —> doğru

"abi o kadar gidip geliyon bi viskini çikolatanı da göremedik" —> yanlış
“ulan pezevenk bi hayrını biz görmedik” —> doğru

Tavsiye eder miyim ? Etmem. Gönülleri savaşarak değil, kazanarak fethetmektir aslolan.
Ama sen muhtemelen “seviyeyi koruyamayarak ışık hızıyla friendzone’a girebilen” biri gibisin muhtemelen.


sumuklurakun
(13 saat)
Mümkün değil. Bazı şeyler doğuştan karakter meselesi.

İçinde varsa olur derler ya öyle.

Ben fırlama biri olmama rağmen bazı ortamlarda odun taklidi yapmışımdır ya da odun olasım gelmiştir ama fırlarım da istediğim zaman.


Bunun için kafaya çok takmayan açık sözlü yırtıklığı kendine yakıştırabiliyorsan olursun.

İyi bi şey mi dersen saçmalık olarak görüyorum.


evet gerçekten istiyorum. hayır içinden belki amk lavuğu diyor ama yine de benden çok saygı gördüğüne eminim bu tiplerin. sevgi saygı kibarlık insanlık bir yere kadar.

mesela benimle biraz samimi olan, senli benli olduğum herkes adımın sonuna -cım koyarak konuşuyor. niye lan bebe miyim ben? karşısındakini gariban görme ifadesi bu. bilerek değil ama, tipimden, konuşmamdan, davranışımdan karşımdaki beni öyle görüyor, öyle hitap ediyor, daha doğrusu öyle hitap edesi geliyor adamların. öyle olunca da sallanan miklenen bir adam olamıyorum. yavşak bir adam olsam cımlı cimli de konuşamaz, arkamdan "amk lavuğu" dese bile şu anki halimden daha çok saygı görürüm eminim. derdim sırf hediye, jest falan değil. jest mest bunun bir sonucu sadece. olmamasının nedeni.

nasıl kurtulurum bundan?

iyi adam olup gönül kazanarak olmuyor demek ki. olsa 20 yılda olurdu. bi de yavşak olmayı denesek?


kibritsuyu
(13 saat)
Yırtık olacan cimli mimli konuşuyor senle hanımefendi veya beyefendi

Kes lan ne cimi cumu aslanım, peçetici miyiz la diyecen


Peçeteciliği salladım mesela bi anlamı yok ama yapıştır gitsin işte.


Kendi kendinize saygi duymazsaniz baskasi da size duymaz, kendi degerinizi baskasi uzerinden belirlerseniz bu gecici olur. Acaba biraz icinize mi baksaniz? Bu insanlar size hediye verince saygi mi duymus oluyorlar? Bu insanlarin hediye vermemesi sizi neden degersiz yapiyor? Bence baskalarindan cok icerden bir rahatsizlik var gibi, onu deşseniz aslinda baska seyler cikacak sanki, kafaniza taktiginiz bu yapay sorun da ortadan kalkacak gibi.


songforsomeone
(12 saat)
Bence bu yavşaklık değil de bedavacılık. Esnaf dediğini nadiren yapar. Böyle bir beklentiye girmek seni onlara borçlu yapar. Yarın öbür gün bişey istemelerine açık kapı bırakırsın


insomniac
(12 saat)
bence sizin istediğiniz oradaki nevresim takımını bedavaya getirmek ya da hediye almak değil de, biraz adam yerine koyulmak ve bir tür duruş sergileyebilmek.

insanların sizin için bir şeyleri kendiliğinden yapmasını istiyorsunuz.
"x'e de bir şey almak/yapmak/götürmek gerekir" diye düşünülen insan olmak buradaki asıl amaç sanki.

bu hayata karşı bir tavır aslında.
yumuşak bir insansanız, bunu yapabileceğinizi sanmıyorum.
ancak çok ciddi bir konumda ve/veya saygı duyulması mecburi olan bir pozisyonda olmalısınız.

yani mesela başbakansanız, ne kadar yumuşak olursanız olun, konumunuzdan dolayı zaten saygı görürsünüz.

ama başbakan olmadığınız durumlarda, tamamen karakter, duruş ve davranış meselesi.
kesin ve net çizgileri olan bir insansanız, pek esnek değilseniz ve karşınızdaki insan sizden vazgeçebilecek durumda değilse, mecburi bir "hizaya girme" hali oluşturabilirsiniz.

35'ime yaklaştığım bu yıllarda anladığım bir şey var...
insanların biraz çekindiği, kendisinden olmasa bile tersinin kötü olabileceğinden çekindiği biri olmak iyi bir şey.
yani biraz deli deliden korkar dedikleri şey, biraz "aman şimdi bunu böyle yapmayalım" diye düşündürmek, bunlar iyi oluyor.

ama olmuyorsa da olmuyor :)


blatta hiberna
(12 saat)
@blatta hiberna: anlatmak istediğimi tam olarak sadece siz anladınız.

"bence sizin istediğiniz oradaki nevresim takımını bedavaya getirmek ya da hediye almak değil de, biraz adam yerine koyulmak ve bir tür duruş sergileyebilmek.

insanların sizin için bir şeyleri kendiliğinden yapmasını istiyorsunuz.
"x'e de bir şey almak/yapmak/götürmek gerekir" diye düşünülen insan olmak buradaki asıl amaç sanki."

evet tam olarak amaç bu. nevresimi bedavaya getirmek değil. "bana da mı fiyat söylüyorsun" diyebildiğim zaman "doğru lan, 20 senelik hukukumuz var, adama fiyat söyledik ayıp ettik" diye düşündüren adam olmak.

yahu adam "verecek kimse yok, ben de oynasın diye çocuklarıma götürüyorum" diye elime verip denettiği eşantiyon kalemi bile geri alıyor, vermiyor. vermek aklına gelmiyor. kalemim mi yok benim, kaleme ihtiyacım mı var, beleş kalem diye mi sevineceğim? hayır derdim kalem değil. ama adamın bana "verecek kimse yok ben de çocuklara götürüyorum" diyememesi lazım. diyorsa bile o kalemi geri alamaması lazım. ben bunu diyemeyeceği adam olmak istiyorum.


kibritsuyu
(12 saat)
yirtikca hediye isteyen, yanci adam olmaktansa;sebepsizce hediye verilen, akla gelen biri olmak sanirim asil kastedilen.

bunun olabilmesi icin insanlarin sizden bir cikarinin olmasi ya da size imreniyor olmalari gerekiyor gozlemledigim kadariyla.

illa maddi cikar olmasi gerekmiyor. hatta belki omur boyu o kisiden herhangi bir yardim alamayacagini da biliyor ama "umut" ediyor iste. bunu bilincli de yapmiyor insanlar. tamamen bilincalti. bir gun isim duserse diye hediyelerle muttefik topluyor bilincalti.

bu soylediginiz sebepsiz hediyelesmeyi insanlar imrendikleri/ozendikleri insanlara da yapiyorlar. bir alanda basariliysaniz insanlar da sizin bir parcaniz olmak istiyorlar. (evinde yaptirdigi sarmayi mudurune goturen isci, durumu kotu olan arkadasina goturmuyor). mudurunden bir cikari yok ama ona yakin olabilmek onu mutlu ediyor.

ya da size hediye etmedigi pahali montu, az tanidigi ve dunyayi gezen birine "al giy senin olsun" diyebiliyor insanlar. kendi yapamadigi icin yapan kisiye imreniyor ve onun bir parcasi olmak istiyor.

hep karsi tarafi suclamissiniz ama siz hic bu tarz jestler yaptiniz mi calistiginiz kisilere? onlari onore etmeniz gerekiyor ki onlar da sizi etsinler. (illa maddi hediyelesme degil, bir soz bir tespit de olur). insanlarin aklinda olumlu yer edinirseniz geri donuslerini alirsiniz diye dusunuyorum.

"haci bu kalemi aldim ben" diyen adam olmak sizin sorununuzu cozmez gibi.


brkylmz
(5 saat)
Abi sen salça olucan biraz. Yani laçkalaşırsın ama her insan da buna gelmez. Sen nevresimi alırsın hediye olarak. benim deftere 1000 lira fazla niye 800 değil der. İnsan ilişkileri karşılıklı. Yani senden bir fayda, çıkar yoksa o da sana fayda sağlamaz. 50 kuruş bile vermez. Karşılıklı paslaşma gibi düşün.

Bir de karakter meselesi.


caletti
(5 saat)
Tam olmasak da aynı yönler mevcut. Ama şu var, hayatımda şuan yaptığım her şeyi tek bir şey için yapıyorum, hiçbir şey için kimseye minnet etmeden yaşamak, kimseye muhtaç olmamak... yani o bana onu getirse ne getirmese ne, o kim ki bana bir şey getirip beni mutlu edecek?


patos64
(3 saat)
yavsaklara zerre saygim yok. ustte orneklerle anlatmislar mesela, bende bu tip insanlara karsi igrenme olusuyor. soruya yanit degil ama oldugun gibi yavsak tiplerden cok daha iyisindir. bosver onlari.


lilyb
(3 saat)
(5)

incecik iki kabloyu birbirine eklemek

yeter lan bu herifin şerit led derdinden ya. hepi topu çektiği çekeceği 3 metre led, günlerdir yok trafoyu nasıl yabıştırayım, yok dolabın neresine çekeyim. yetti artık yav di mi.ama son bi sorum var. tamam trafoyu dolabın tepesine konumladım. ledin elektriğini dolabın altına kadar indirdim. ledi de
yeter lan bu herifin şerit led derdinden ya. hepi topu çektiği çekeceği 3 metre led, günlerdir yok trafoyu nasıl yabıştırayım, yok dolabın neresine çekeyim. yetti artık yav di mi.

ama son bi sorum var. tamam trafoyu dolabın tepesine konumladım. ledin elektriğini dolabın altına kadar indirdim.

ledi de duvara yakın değil, öne yakın yapıştırmaya karar verdim.

şimdi elektrik kablosu incecik, şerit ledin ucundaki kablolar incecik. bu ikisini birleştirmem lazım. elimde klemens var ama dana gibiler, hem kaba, hem gereksiz belki de uygunsuz olacak. birbirine dolayıp izole bantla bantlasam sağlam olmayacak, içime sinmeyecek. havyam lehimim de var ama dünyada tek beceremediğim iş galiba lehim yapmak. kesin elime yüzüme bulaştırırım.

var mı böyle incecik kabloları birbirine ekleyecek minik klemensler? ya da başka ne önerirsiniz? yine birbirine burgulayıp ısıtınca daralan makaronla falan mı yapayım?

bir de bonus soru: önce ledi dolabın altına yapıştırıp sonra mı elektriğini bağlamak, yoksa önce elektriğini bağlayıp sonra mı ledi yapıştırmak?

sorup duruyorum ama beceremediğimden değil, özendiğimden soruyorum. haksız mıyım sizce? usta çağırsam yalapşap yapacağından emin olduğum için, elimden de az çok geldiği için kendim yapmaya çalışıyorum bütün bu işleri.
kibritsuyu
(15.07.19)
2.5 mm klemens işini görmeli ? www.tekzen.com.tr
ayrıca koctas eğitim videolarına bakarsan www.youtube.com once yapıştırıp sonra bağlaman gerekiyor, ps onlar klemens yerine izole bant kullanmış.


akiskan
(15.07.19)
ya o şerit zaten 1-2 sene sonra arıza verecek en güzeli kabloyu uzun tutup bantla gitsin. arıza verince bantlı kısmı keser yine bantlarsın. sonra bir daha.
5-6 yıl götürür. üşengeç adamım. klemens falan tüylerim diken diken oldu.


ozdek
(15.07.19)
Havya ve lehim varmış. Aslında lehim pastası da varsa çok kolay hallolur. Yoksa güzelce burup, üstünü bantlarsın. Ledin kablosu kısaysa önce kablolamayı bitirmek daha mantıklı.


reactionic
(15.07.19)
bu no.1 klemenslerden var bolca. hatta 220 volt elektriği buattan trafoya alırken bundan kullandım. ama onun kabloları 1 mm ve 1.5 mm idi. şimdi bu incecik kabloları bu klemens hem fazla sıkar, hem de dolabın altında bile olsa kocaman çirkin gözükür. böyle daha kibar, ufak bişey arıyorum.

koçtaş videosunda ledin ucu soketli, adaptörün ucu soketli. lak diye geçirince yanıyor. öyle olsa ben de önce ledi yapıştırırım :) ama benim elektriğin de ucu iki tane çıplak uçlu kablo, ledin de ucu iki tane çıplak uçlu kablo ve bunları birbirine bağlamam gerek.


kibritsuyu
(15.07.19)
elle birbirine dolayip ustune isiyla daralan makaron cak gec.


alperz
(16.07.19)
(6)

Şerit led'i nereye yapıştırayım?

Dün trafoyu fayansa nasıl sabitlerim diye sormuştum. Baca kaplamasının içinde kalan fayansa sabitlemekten vazgeçtim, dolabın üstüne koyacağım.Şimdi sorum farklı. Şeridi mutfak dolabının altında nereye yapıştırayım? Duvara yakın kenara mı, öne yakın kenara mı, yoksa tam ortaya mı? Ne dersiniz, hangis
Dün trafoyu fayansa nasıl sabitlerim diye sormuştum. Baca kaplamasının içinde kalan fayansa sabitlemekten vazgeçtim, dolabın üstüne koyacağım.

Şimdi sorum farklı. Şeridi mutfak dolabının altında nereye yapıştırayım? Duvara yakın kenara mı, öne yakın kenara mı, yoksa tam ortaya mı? Ne dersiniz, hangisi tezgahta çalışan için daha verimli ışık sağlar?
kibritsuyu
(12.07.19)
Duvara yakın kenara.


Bence öne yakın kenara. Duvara yaklastirinca duvardan ışık fazla sekiyor, ışık fazla parlak oluyor bence. Işığı biraz kırmak, flu yapmak daha iyi. Keyif meselesi tabii. Geçici olarak bantla falan tutturup deneyin her alternatifi.


orient blue
(13.07.19)
One yakin kenara. isikci konusuyor burda.


fiyuuuu
(13.07.19)
Orient blue sebebini yazmış. Duvara diyen niye duvara diyor, diğer öne diyen ışıkçı niye öne diyor?

Amaç dekor değil, tezgahta çalışanı aydınlatması. Nedenini ve diğerinin dezavantajını da yazarsanız sevinirim.


kibritsuyu
(13.07.19)
One olabildigince yakin. Arkaya takilan led duvari aydinlatir, hem tezgahin asma dolaplarinin onundeki kisimlarını hem de arka tarafini aydinlatmak icin en ideali ortada olmasidir. Mutfakci konusuyor :)


lallala
(13.07.19)
@lala guzel aciklamis. Duvara yakin kenara yapistirirsan duvari isikla boyamis olursun ve tezgahi aydinlatma amacina ulasamazsin. ayrica duvardan yansiyacak isik gozunu alabilir. mumkun oldugunca one yapistirman gerek anca direkt gozune vurmamasi icin onunde bir iki cm genisliginde bir engelin olmasi da gerekiyor. yani dolabin tabaninda, one olabildigince yakin, ve led seridi arkasina gizleyebilecegin cita vs birseyin arkasina yapistirmalisin.


fiyuuuu
(13.07.19)
(7)

led trafosunu duvara sabitleme

şu şekil bir led trafosunu duvara sabitlemem lazım: https://n11scdn4.akamaized.net/a1/1024/elektronik/adaptor-ve-cevirici/serit-led-guvenlik-kamerasi-adaptoru-12v-trafo-metal-kasa__0260658491475709.jpgtrafonun kasası metal, duvar ise fayans, şundan: https://i.ytimg.com/vi/UW6YDhzvNW0/maxresdefault.j
şu şekil bir led trafosunu duvara sabitlemem lazım: n11scdn4.akamaized.net

trafonun kasası metal, duvar ise fayans, şundan: i.ytimg.com

bi de davlumbazın baca kaplamasının içinde kalacağı için öyle yerinden çıkarsa tekrar ulaşıp geri takmam zor.

çift taraflı bant biliyorum ki trafo ısındıkça birkaç haftaya kendini bırakacak. silikonlasam o da ısındıkça bozulacak.

küçücük adaptör için de fayansı matkapla delmek, dübellemek falan istemiyorum.

neyle sabitlerim bunu duvara?
kibritsuyu
(11.07.19)
ben evde dolaba yapmıştım bunun sabitlemesini ama nasıl yaptım unuttum (sanırım tel askı yapmıştım).
akşam gidince bakayım. eğer unutursam bana sözlükten bi mesaj çakarsın :)


teritori
(11.07.19)
Cok feci guclu cift tarafli bantlar var fayans icin. Bir miktar isiya da dayaniyor olabilir onlar.


stavro
(11.07.19)
ilk anda aklıma ikea'daki şu vantuzlu küçük askılar geldi, iki tane yeter gibi sanki ama bilemedim.
images-na.ssl-images-amazon.com


gkhncnzdgn
(11.07.19)
Mutfakta olacaksa yağdan dolayı bant iyi bi özüm değil ve trafo da uygun değil laptop adaptörü şeklinde olandan alıp adaptörü bi yere sakla ve kabloyu uzat bence


yeliz adeley
(11.07.19)
hocam ben aylardır mutfakta fayansı delmeden kabloları çift taraflı bantla yapıştırdım, vantuzla tutturmaya çalıştım hepsinin sonucu hüsran oldu. En sonunda fayansı deldim.

Eğer fayansın üstte tutturabileceğin bir yer varsa plastik kelepçe ile tutturmayı dene. Ama yoksa çift taraflı bant, vantuz, silikon sonunda kendini bırakacaktır. Bir an önce del gitsin.


Anladığım kadarıyla mutfak için yapıyosunuz, öyleyse böyle bir trafoya gerek yok, ucuza 5-10 metrelik ne kadar lazımsa hazır olan kitlerden almanız daha iyi, 12volt adaptör oluyor bir tek, onu da bir şekilde saklarsınız. Koca trafoyla uğraşmaya gerek yok. Aldıysanız yapacak bir şey yok.


mirafiori
(11.07.19)
eksiup.com

Ben böyle yapmışım.


teritori
(11.07.19)
(4)

cuma hutbesi başlıkları

hayatında namaza cumaya gitmemiş bir münafık olarak bu başlıkları merak ediyorum. şu tarihli cuma hutbesi, bu tarihli cuma hutbesi.bu cuma hutbelerini diyanet hazırlayıp bütün türkiye'deki camilere mi gönderiyor bunu okuyacaksınız diye. o caminin imamı çıkıp kendi uygun gördüğü bir konuda vermiyor m
hayatında namaza cumaya gitmemiş bir münafık olarak bu başlıkları merak ediyorum.

şu tarihli cuma hutbesi, bu tarihli cuma hutbesi.

bu cuma hutbelerini diyanet hazırlayıp bütün türkiye'deki camilere mi gönderiyor bunu okuyacaksınız diye. o caminin imamı çıkıp kendi uygun gördüğü bir konuda vermiyor mu hutbeyi?

vay anasını, bütün türkiye'deki imamlar aynı şeyi mi okuyor yani?
kibritsuyu
(05.07.19)
Evet :)

www2.diyanet.gov.tr


bagcivan
(05.07.19)
evet, bütün camilerde aynı hutbe okunuyor, aksini yapamıyor imamlar bildiğim kadarıyla. hatta diyanet önceden sitesinde yayınlıyor.(www2.diyanet.gov.tr)


meiyisi
(05.07.19)
hayır bizimki her cuma amerika'ya sallıyor kendi kendine, istisnasız herkes yapıyor diye bir şey yokç


candide
(05.07.19)
Eskiden her imam kendi cemaatine uygun gordugu hutbeyi okurdu, gerek kirginlari baristirmak, gerek gundemdeki sorularin cevaplarini vermek amacli, ramazanda orucun faziletleri vs gibi.

Sonra merkezi sisteme gecildi, ezanlar dahi merkezi sistem yayini ile okunup (eskiden her caminin kendi muezzini okurdu), hutbeler diyanet tarafindan belirlenmeye baslandi. Farkli bir hutbe okuyan imami muftuluge sikayet ederseniz oyarlar, cunku zaten tek bildigi bir seyleri (kultur, ahlak, din vs) oymaktir diyanetin.


(6)

tasarım fikri nasıl tescillenir?

aklımda gayet yapılabilir, uygulanabilir bir tasarım, bir ürün var. internette de araştırdım biraz, ne yerli, ne yabancı hiçbir sitede benzerini göremedim. bugüne kadar nasıl kimsenin aklına gelmediğini de anlamadım. ne olduğunu burada söylemeyeceğim.iş yapar, yapmaz, ürün tutar tutmaz bilemem. ama
aklımda gayet yapılabilir, uygulanabilir bir tasarım, bir ürün var. internette de araştırdım biraz, ne yerli, ne yabancı hiçbir sitede benzerini göremedim. bugüne kadar nasıl kimsenin aklına gelmediğini de anlamadım. ne olduğunu burada söylemeyeceğim.

iş yapar, yapmaz, ürün tutar tutmaz bilemem. ama ben bu fikrimi tescillemek istiyorum. nasıl yaparım? yani notere gidip" ben şöyle bir şey düşündüm" diyince olmuyordur herhalde. bir teknik çizim, bir proje falan mı hazırlatmak gerekiyor acaba?
kibritsuyu
(28.06.19)
doğru kelimelerle aratırsan muhtemelen yapılmış olduğunu göreceksin benim aklıma bir zamanlar kurbağa eli gibi bir yüzme eldiveni yapmak gelmişti aklıma ama ne yazıkki geç kalmıştım www.google.com


izmirbirdeniz
(28.06.19)
bir marka vekili aracılığıyla tasarımınızı tpmk nezdinde tescil ettirebilirsiniz. ayrıca sınai mülkiyet kanunu uyarınca tescilsiz olsa dahi tasarımınız gerekli şartlara sahip olduğu takdirde korunabilecektir.


karsiyakaliyiz
(28.06.19)
@izmirbirdeniz

dogru diyor. büyük ihtimalle yapilmistir ya da belli ölcülerde korunma altina alinmistir.

noter degil patent. diyazn mi yoksa faydali model mi bu önemli. dizayn patenti alabilirsiniz ama zerre koorumasi yok bence ufacik degisiklikle cikilabiliyor isin icinden.

burada bir arkadas vardi patent isleri ile ilgilenen onunla bir iletisime gecin dilerseniz. cok yardimci olan bir arkadasti.


endüstriyel tasarım tescili.

marka vekili bakmaz, patent vekili bakar.

edit: o arkadaş benim, merak ettiğiniz bir şey varsa sorun.


babilbaligi
(28.06.19)
süreci maalesef bilmiyorum ama alınmıştır diyenlere bakmayın, teknolojinin sonuna geldik artık keşfedilecek hiç bir şey yok diyen adama benziyor bu.


Big bada bum bum
(28.06.19)
fiziksel bir ürünse patent alman gerekir. (türkiyede yazılım patentlenemiyor)

bir de " bugüne kadar nasıl kimsenin aklına gelmediğini de anlamadım" cümlesine ithafen genelde patent alınmış oluyor ama fikrinize ait patent olup olmadığı öyle bir google araması ile çıkmayabiliyor. sitede olup olmaması, şu anda satılıp satılmaması da ürünün patentlenmediği anlamına gelmez.


alembic
(28.06.19)
(2)

Dıkşiyn dıkşiyynn

Eski western filmi olsun, silah kullanılan yerli film olsun, hepsinde silah sesleri dıkşıyyn dıkşiynn diye çıkıyor. https://youtu.be/-XhQVr0rg6c?t=4308Silahlardan pek anlamam ama bildiğim kadarıyla paat paat diye patlıyor, en azından askerde öyleydi, günümüzdeki film ve dizilerde de öyle.Peki zamanı
Eski western filmi olsun, silah kullanılan yerli film olsun, hepsinde silah sesleri dıkşıyyn dıkşiynn diye çıkıyor.

youtu.be

Silahlardan pek anlamam ama bildiğim kadarıyla paat paat diye patlıyor, en azından askerde öyleydi, günümüzdeki film ve dizilerde de öyle.

Peki zamanında hakikaten böyle dıkşiyyn dıkşiyyn diye patlayan silah var mıydı, yoksa kimse anlamaz nasıl olsa diye saçma bir efekt mi koymuşlar?
kibritsuyu
(22.06.19)
aradığınız yanıt şurada olabilir: movies.stackexchange.com


calucifer
(22.06.19)
the hateful eight


stillalive
(22.06.19)
(7)

acid vs. metal

seksenlerin sonu doksanların başında çocuk ve genç olanlar hatırlar bu hadiseyi. soruma geçeyim. doksanların başında metal ile kapışmaya hatta kavgaya neden olan ve "acid" ismi verilen müzik türüne günümüzdeki en yakın tür nedir? hiçbir şey hatırlamadığım için kulağımda canlandıramıyorum ama techno/
seksenlerin sonu doksanların başında çocuk ve genç olanlar hatırlar bu hadiseyi.

soruma geçeyim. doksanların başında metal ile kapışmaya hatta kavgaya neden olan ve "acid" ismi verilen müzik türüne günümüzdeki en yakın tür nedir? hiçbir şey hatırlamadığım için kulağımda canlandıramıyorum ama techno/elektronik müzik gibi geliyor bana sanki?
kibritsuyu
(21.06.19)
EDM, belki trance, bana yakın geliyor.


celeron 300a
(21.06.19)
bende de house kasetleri vardı dolu. bazı dj'ler hala öyle müzik yapıyor. arada denk geliyorum. çok melodik ve hip hop etkili diyeyim.

örnek dinlemek istersen: classic house ya da acid house diye arat youtube'da zibilyon tane çıkar.


alperz
(22.06.19)
o müzikleri yapmak istersen de www.rolandcloud.com adresinden bir tane tr303, bir tane tr909, bir tane dancetrax, bir de jv1080 al. bir de studio one al. sonra ortamlara akarsın.


alperz
(22.06.19)
Aslında Techno adını verdiğimiz müzik kastediliyordu sanırım o dönem. Ama Türkiye'deki yansıması farklı idi acidciyiz diyenler New Kids On The Block vs gibi pop gruplarının peşinde idi.


creepy
(22.06.19)
Bir de dünyada 60'lı yıllarda Acid Rock adında bir kavram vardı, 90'lardaki akım da bu isimden etkilendi sanırım. Pink Floyd, Jefferson Airplane, Grateful Dead, Jimi Hendrix, The Doors vs gibi gruplar bu akımla anılıyordu.


creepy
(22.06.19)
acid diye bişey yoktu. hikaye.


9
(26.06.19)
1989 gibi bütün elektronik müziklere "asit" denmesi gibi bir durum vardı. 1990'da hepsine rap demeye başladılar (MC Hammer ve Vanilla Ice sağolsun), sonra her sene bunun adı değişti. "Duptıs" ritmli ne varsa asit denirdi o seneler. Halbuki türleri ayrıydı. O dönem "asit-metal savaşının" asit kanadından biri olarak dinlediğim şeyleri gözden geçirdiğimde çoğunun "Hip-house" (rap ve house karışımı) türüne girdiğini öğrendim. Acid house denen şey biraz değişikti. Ondan da sevdiklerim var aslında ama hatırladığım kadarıyla bir miktar sıkılırdım ondan. Şimdinin elektronik janrlarını bilmiyorum, genelde eskilerden dinliyoruz. Ki 40 yaşı geçtik, artık TSM yaşlarındayız.


d max
(07.07.19)
(2)

gmail'in pop3 ayarları mı değişti?

gmail'i bilgisayardaki mail client'i aracılığıyla kullanıyorum. bir sıkıntı yoktu, fakat birkaç gündür mail kontrol etme aşamasında kullanıcı adı ve şifre soruyor. hesap hacklendi falan zannettim ama aynı kullanıcı adıyla web'den de girebiliyorum, telefondan da girebiliyorum, mail atıp yollayabiliyo
gmail'i bilgisayardaki mail client'i aracılığıyla kullanıyorum. bir sıkıntı yoktu, fakat birkaç gündür mail kontrol etme aşamasında kullanıcı adı ve şifre soruyor. hesap hacklendi falan zannettim ama aynı kullanıcı adıyla web'den de girebiliyorum, telefondan da girebiliyorum, mail atıp yollayabiliyorum. hatta log out yapıp tekrar girdim, sorunsuz giriyor. ama bilgisayardaki mail programı ısrarla kullanıcı adı ve şifre soruyor.

acaba gmail'in pop3 ayarları mı değişti, başka bir şey mi oldu? sitede herhangi bir şey bulamadım, orada yazan pop3 ayarları da doğru görünüyor.

sıkıntı nerede?
kibritsuyu
(21.06.19)
pop3 mü kaldı imap kullan


nahtoderfahrung
(21.06.19)
hocam
outlook u yabancı uygulama olarak goruyor ya da mail uygulaması ne ise
uygulamaya ozel sifre olayını ac
mail uygulamasında o sifre ile gir


kingcyrax
(21.06.19)
(1)

xiaomi mi band 3 uyku ölçümü

arkadaşlar 3 hafta önce bu bileklikten aldım. amacım adım saysın, nabız ölçsün falandı, ama aldıktan sonra bildirim göstersin, uykumu analiz etsine döndü.güzel, lakin uykumu neye göre ölçtüğünü pek anlayamadım. tamam neticede altı üstü bir bileklik. black mirror gibi yapay zekalı mekalı analiz edece
arkadaşlar 3 hafta önce bu bileklikten aldım. amacım adım saysın, nabız ölçsün falandı, ama aldıktan sonra bildirim göstersin, uykumu analiz etsine döndü.

güzel, lakin uykumu neye göre ölçtüğünü pek anlayamadım. tamam neticede altı üstü bir bileklik. black mirror gibi yapay zekalı mekalı analiz edecek hali yok elbette.

ama geçen gün sabaha karşı çişe kalktım, elimi yıkarken de çıkarıp aynanın önüne koymuşum. taa saat 9-10 gibi fark ettim. telefondan uygulamaya baktım ki anaa, çişe kalktığım saati 1-2 dakika uyanık gösteriyor, sonra çıkarıp koymamla fark edip almam arasını uyuyor diye yazmış.

dibinde nabız sensörü var, kola takılı mısın değil misin anlamıyor musun, saatlerce sıfır hareket var, sıfır nabız var, adam öldü mü, kolundan mı çıkardı ne oldu demez mi alet?

hadi tamam o kadar akıllı değil diyelim, hareketsiz gördü mü uyuyor sandı. e abi o sürenin de bir kısmını hafif uyku, derin uyku diye ayırmış. lan aynanın önünde duruyor, onu nerenden uydurdun? sıfır hareketi görünce bu herif çok derin uyuyor dese anlarım. başı hafif, ortası derin, sonra yine hafif. kolumda takılı olmayan şey. ee nasıl güveneyim şimdi ben bunun ölçtüğüne?

bazen televizyon karşısında koltukta uyuyorum, bayaa da yatakta yatar gibi güzel güzel uyuyorum yani öyle 5 dakikalık şekerleme değil. onu hiç saymıyor. ne zaman ki kalkıp yatağıma giderim, oradan başlıyor uyku saymaya.

velhasıl uykuyu nasıl ve ne şekilde ölçüyor lan bu alet?
kibritsuyu
(17.06.19)
Hem gyro vasıtasıyla hem de nabızla sanırım. Banyoda bıraktığınızda yanlış da olsa nabız okumuş olabilir mi? Bende de amazfit bip var, çok başarılı uyku takibi yapıyor. Bileğimde değilken yapmıyor.


orient blue
(18.06.19)
(4)

netflix soruları

netflix cahiliyim. yani nedir ne değildir biliyorum da hiç almadım, kullanmadım.televizyonum pek akıllı değil, en azından netflix uygulaması yok. ama ben televizyondan izlemek istiyorum. bilgisayarı bağlayarak film izledik bir kaç sefer ama zor iş bilgisayar yanda parlar, elde mouse falan.böyle ciha
netflix cahiliyim. yani nedir ne değildir biliyorum da hiç almadım, kullanmadım.

televizyonum pek akıllı değil, en azından netflix uygulaması yok. ama ben televizyondan izlemek istiyorum. bilgisayarı bağlayarak film izledik bir kaç sefer ama zor iş bilgisayar yanda parlar, elde mouse falan.

böyle cihazlar var galiba, onlardan alsak olur mu, ne önerirsiniz.

bir de evde turkcell tv+ var. kablo ile internetten yayın alıyor, hdmi ile televizyona bağlanıyor. lan işte aynı amaçlı bir alet bu da zaten. hatta içinde youtube uygulaması var, ordan youtube'a girip izleniyor. e bunun içine netflix de konmuyor mu, ordan uygulamayı seçip izlesek? her boka ayrı cihaz mı takacaz?

bir de netflix'in üç tane paketi var inceledim şimdi. aynı anda birden fazla izleyen olmaz, en düşük paketi alayım dedim ama onda da hdyok diyor. ne yani 2019 yılında hd olmayan çamur gibi yayın mı izliyecez? sırf hd için hiç gerekmediği halde 2 kullanıcılı mı alıcaz? en düşük paket görüntü kalitesi açısından işimizi görmez mi?
kibritsuyu
(17.06.19)
Senin ilacın android tv box.
Ya da smartı iyi bir yeni tv.


en düşük paketin görüntü leş değil ama illa cam gibi pikselin dibini göreceğim diyorsan mecburen hd paket alacaksın.


1 ay sene beğenmezsen iptal edersin


westblack
(17.06.19)
Chromecast ya da Amazon tv cihazları var televizyonu akıllı yapıyor. Televizyonun güzel ise bu cihazlardan alarak Netflixi kullanabilirsin.


mak
(17.06.19)
(1)

Samsung galaxy note 5 google asistan

Google asistan denen bir şey var. Siri'nin Google versiyonu.Şimdi ben note 5 kullanıyorum. Ok Google diyince telefon beni dinliyor, sorduğum soruyu google'da arayıp bazen sesli, bazen yazılı cevap veriyor. Ama sohbet etmiyor. Eşimde de note 5 var. Onunki bildiğin sohbet ediyor adamla. Örneğin ben "ş
Google asistan denen bir şey var. Siri'nin Google versiyonu.

Şimdi ben note 5 kullanıyorum. Ok Google diyince telefon beni dinliyor, sorduğum soruyu google'da arayıp bazen sesli, bazen yazılı cevap veriyor. Ama sohbet etmiyor.

Eşimde de note 5 var. Onunki bildiğin sohbet ediyor adamla.

Örneğin ben "şarkı söyle" diyorum, Google'da "şarkı söyle" cümlesini aratıyor.

Eşimin telefonuna "şarkı söyle" diyince bildiğin kadın asistan sesi, gitar mitar eşliğinde şarkı söylüyor.

Babamın kullandığı samsung j7 mi ne, o da sohbet edip cevap veriyor.

Derdimi seveyim evet, benimki de öyle olsun, epey kurcaladım halledemedim.

Nasıl olacak?

Yasal olarak gelen en güncel android sürümü yüklü.
kibritsuyu
(13.06.19)
Şimdi benim 3 yıllık sony telefonumda denedim, benim asistan da bayağı güzel söylüyor, böyle değildi eminim, ne zaman oldu bilmiyorum ama, muhtemelen bağlı olduğu google hesabına göre güncelleniyor, yakında sizin asistan da şakımaya başlar, ayarlarınızla oynamayın.


(5)

ezel sorusu ***spoiler içerir***

şimdi çok övüldü diye oturdum en baştan izliyorum. anlamadığım bir sahne var.şimdi 39. bölümde kenan ile eyşan lunaparka gidiyorlar. dayı da ali'yi gönderiyor. orası kenan'ın gizli mekanı kimse bilmez falan filan. kenan ile eyşan da konuşuyorlar buranın özelliği ne, niye geldik, ne iş falan diye.böl
şimdi çok övüldü diye oturdum en baştan izliyorum. anlamadığım bir sahne var.

şimdi 39. bölümde kenan ile eyşan lunaparka gidiyorlar. dayı da ali'yi gönderiyor. orası kenan'ın gizli mekanı kimse bilmez falan filan. kenan ile eyşan da konuşuyorlar buranın özelliği ne, niye geldik, ne iş falan diye.

bölümün sonunda geçmiş zamanı görüyoruz, 1971 istanbul yazıyor. lunaparkta ramiz, kenan ve selma, yerde de hayratlı yatıyor kan revan. boynundan nabzına bakıyorlar, hepsinde endişeli bir surat.

aradan 4-5 bölüm geçiyor, kenan'ın ailesinin falan ortaya çıktığı bölümler. yine geçmiş zamanı görüyoruz, bu sefer 1973 istanbul yazıyor. lunapark sahnesinin üstünden 2 sene geçmiş ama hayratlı mayratlı hala gazinonun başında.

e bu herif 1971 istanbul'da lunaparkta ölmedi mi yani? neydi o lunapark sahnesi, aradan 4-5 bölüm geçti, bir şey çıkmadı.

saçmalayıp unutturdular mı o sahneyi, yoksa daha ileride çıkacak mı o 1971'de lunapark'ta ne olduğu? meğersem hayratlı dönme dolaptan düşmüş ehehe falan mı diyecekler?

daha ileride çıkacaksa siz de spoiler vermezseniz sevinirim. sadece ortaya çıkacak veya çıkmayacak diyebilirsiniz.
kibritsuyu
(11.06.19)
Daha ileride çıkacak.


peki yılı mı yanlış yazmışlar flashback yaparken acaba? çünkü 1971 denen bölümde lunaparkta hayratlı ölmüş sanki. ama 1973 yazan bölümlerde var. sanki lunaparkta hayratlı'nın yerde yattığı sahnede 1971 değil de 1973 (veya daha sonrası bi tarih) yazacakmış da yanlış yazılmış gibi?

edit:

evet soru açmak yerine 1 saat daha izlesem görecekmişim.

ve yine evet, ilkinde tarihi 1971 diye yanlış yazmışlar, 1973 olacakmış.


kibritsuyu
(11.06.19)
71'de jilet ahmet ölüyor, ramiz jilet'in arabasının yanında bıçaklıyor. ilgili sahneyi atabilir misin? merak ettim, baktım da ben bulamadım.


bu 39. bölümün sonu. lunaparkta neler olduğunu ilk gördüğümüz teaser sahne. 1971 yazıyor.
eksiup.com

bu 46. bölüm. lunaparkta olanları baştan sonra göreceğimiz sahne. 1973 yazıyor
eksiup.com

bu da yine 46. bölümde, o 39. bölümde gördüğümüz sahne, az öncekinin devamı.
eksiup.com


kibritsuyu
(11.06.19)
bir açıklaması yok, bariz hata. yayınlandığı sırada sözlükte de eleştirilmişti. ikinci sezonun ne kadar zorlama ve özensiz yapıldığının işaretlerinden biri.


rotten head
(11.06.19)
(7)

ps3 sorunsuz nereden alınır - ankara

daha önce de sormuştum, hem 7 yaşındaki oğluma karne hediyesi olarak playstation almayı düşünüyorum diye (daha önce neredeyse hiç oynamadım, çok cahilim bu konuda ama arada kendim de oynarım eheh). (git: 1355561)ps4'lerin oyun masrafına yetişemeyeceğimi kırılmış bir ps3 alırsam oğlanı da eğleyeceği,
daha önce de sormuştum, hem 7 yaşındaki oğluma karne hediyesi olarak playstation almayı düşünüyorum diye (daha önce neredeyse hiç oynamadım, çok cahilim bu konuda ama arada kendim de oynarım eheh). (git: 1355561)

ps4'lerin oyun masrafına yetişemeyeceğimi kırılmış bir ps3 alırsam oğlanı da eğleyeceği, benim de tatmin edeceği tavsiye edildi, benim de aklıma yattı.

şimdi ps3'lerin sıfırı yok. ben bu cihazları sorunsuz sıkıntısız ankara'da nereden bulabilirim? japon oyuncak pazarı falan var kızılay'da üst geçidin içinde, güvenilir mi bunlara? ya da internetten (n11.com, gittigidiyor vs) alırsam güvenebilir miyim? sonra elimizde patlamasın.
kibritsuyu
(11.06.19)
üst geçitlerdeki arkadaşlardan uzak duralım, gittigidiyor - n11 en mantıklısı


Anlayan bir arkadasiniz sahibinden'den uygun fiyatli bir sey bulabilir.


brkylmz
(11.06.19)
Edit yok sitede ama xbox 360 da bakabilirsiniz. Kamerali oyunlari falan da var. Kiriliyor zaten tum oyunlar onda da.


brkylmz
(11.06.19)
Abi denemeden almayın bu tarz kırık konsolları, mavi ışık hatası veren, kırmızı ışık sorunu, değişik değişik kronik sorunu olan bir sürü konsol var piyasada. Benim tavsiyem PlayStation cafelere gidip sormanız, oradaki bütün konsollar kırık haliyle, aşağı yukarı bir fiyat verirler satacakları varsa da satarlar bence, orada da sorunsuz olduğunu teyit edip alırsınız.


Beherit
(11.06.19)
Hocam ps4 jailbreak oldu. İçindeki yazılımın sürümü 5.05 ve altı olanların hepsi korsan oyun çalıştırıyor. Bence 2. el ps4 bakmanız daha mantıklı.


chaoslord
(11.06.19)
üst geçittekiler 2 yıl garanti falan diyor. yani ben de internetten yorumu iyi mağazalardan alma taraftarıyım ama herhangi bir arızada uğraşması zor.

bu üst geçittekiler bildim bileli ordalar, işyerime yakın olduğu için yıllardır görürüm dükkanları. çok mu sakattır bunlar? satana kadar bal börek, sattıktan sonra tanımam falan derler mi?


kibritsuyu
(11.06.19)
ben bendekini alabilmek için letgo'dur, sahibinden'dir bir süre bakınıp sonuç alamadıktan sonra bir facebook grubu üzerinden kırık olmayan superslim satan bir arkadaşa ulaştım. o zaman ücreti uygun gelmişti. adam bir internet kafe işletiyordu. güvendim, aldım. en az iki sene oluyor. şu güne dek sorun çıkmadı pek.


sanat guresi
(11.06.19)
(19)

lgs 2019 fen bilgisi tartışmalı soru

fen bilgisi uzmanları. bırakın öğrencileri, öğretmenleri de ikiye bölen bir soru hakkında sizin de fikrinizi almak istiyorum. özellikle sorunun öncüllerine ve soru köküne dikkat ederek cevap verirseniz sevinirim. (a işaretlenmiş ama onu dikkate almayın, şüpheli şık o değil).soru: https://eksiup.com/
fen bilgisi uzmanları. bırakın öğrencileri, öğretmenleri de ikiye bölen bir soru hakkında sizin de fikrinizi almak istiyorum. özellikle sorunun öncüllerine ve soru köküne dikkat ederek cevap verirseniz sevinirim. (a işaretlenmiş ama onu dikkate almayın, şüpheli şık o değil).

soru: eksiup.com
kibritsuyu
(01.06.19)
B şıkkı bence. Basit düşünmek lazım.


giovanne
(01.06.19)
sorulan soru: "boyanın düzgün dağılmasının sebebi"

çok da basit düşünmeyin. konu ile ilgili akademik bilgisi olanlardan sebebiyle birlikte cevap bekliyorum özellikle.


kibritsuyu
(01.06.19)
Fizik alanında doktora yapıyorum :) zaten detaya insek soru baştan sona yanlış yazılmış. Arada kalacak ne var onu anlamadım. Biraz bahseder misin?


giovanne
(01.06.19)
direk b işte ya, herşeyi böyle tartışacaksak işin içinden çıkamayız. Fizik profu getirirsen aykırılık olsun diye bir şeyler bulur tabi. Ama çok basit temel fizik bilgisi olan tatava yapmadan basar geçer


freedonia
(01.06.19)
Öğretmenler tam olarak nasıl bölündü anlamadım. Bir tane bariz cevap var.(b şıkkı). Aksini düşünen nasıl bir tez öne sürerek farklı şıkkın doğru cevap olabileceğinden bahisle bölünüyor?


adwokat
(01.06.19)
çünkü doğru cevap c arkadaşlar.


kibritsuyu
(01.06.19)
Wowww ters köşe diye ben buna derim. Açıklaması ney peki?


adwokat
(01.06.19)
C olabilmesi için daha fazla veri gerekir bence.


giovanne
(01.06.19)
sorulan soru: "boyanın düzgün dağılmasının sebebi"

evet, zıt yüklerin birbirini çekiyor olması, boyanın yüzeye yapışmasının sebebi, ama homojen dağılmasının sebebi o değil.

niye?

ilk denemede yüzey (-) yüklü, tanecikler nötr iken de yüzey boya taneciklerini çeker.
ikinci denemede yüzey (-), tanecikler (+) yüklü iken de yüzey tanecikleri çeker, daha fazla çeker. ama taneciklerin düzgün dağılmasının sebebi, boya taneciklerinin tabancadan çıktığı anda aynı yüklü olduklarından birbirlerini iterek dağılmaları.

yani cevap c.


kibritsuyu
(01.06.19)
C ise soru yanlış, c olması için ilk denemede boyanın düzgün olmamasının sebebini sorması lazımdı


freedonia
(01.06.19)
siz sadece yüzey ile tanecikler arasındaki ilişkiyi düşünüyorsunuz. herkesin yaptığı hata da bu zaten.

asıl mesele yeğen, ikinci denemede tabancadan çıkan boya taneciklerinin kendi aralarındaki etkileşimi.


kibritsuyu
(01.06.19)
Aslında açıklamayı okuyunca C şıkkı çok mantıklı geldi. Bu soruyu bu şekilde düşünerek cevap veren gençlere helal olsun.


adwokat
(01.06.19)
Oglumda bugün lgs ye girdi ve sorunuzu görünce baktim oglumda b şıkkını isaretlemis. Ogretmenimizin gönderdiği cevap anahtarindada b şıkkı yazıyor.


brnbrs
(01.06.19)
onu düşünecek kişi direk mit'de başlar zaten, trde ne sürünecek. Artı soru art niyetli, tamamen çeldirici olması için kurgulanmış. fetöcülerin sorduğu soru bu kadar olur, femin başarısının sırrı o zaten, en iyi sınıflarına en çeldirici soruları verdiler yılarca


freedonia
(01.06.19)
Cevap hiçbir şartta c olamaz. D ya da en olmadı b olabilir ama c olamaz.

Düzeltme: Pardon, soruyu yanlış okumuşum, cevap b.


hatun
(01.06.19)
Kibritsuyu'nun kurduğu mantıkla ilk negatif yüklemelerde de itmeler olacaktır ve ikinci durumda da boya homojen dağılmayacaktır. Öyle bir mantık olamaz yani.


hatun
(01.06.19)
arkadaşlar bu benim mantığım değil, elektrostatik toz boya mantığı. milli eğitim bakanlığı'nın kazanımı da bu şekilde.

"ilk negatif yüklemelerde de itmeler olacaktır" ne demek? ilk denemede yükleme falan yok, tanecikler nötr.

bakın bu metin, elektrostatik toz boya yapan bir işletmenin "elektrostatik toz boya nedir" başlıklı yazısından:

"-Boya zerrecikleri; zıt kutuplar birbirini çeker prensiplerine göre parça üzerine çekilirler. Ancak kendi aralarında aynı kutupta olduklarından birbirlerini iterek homojen dağılımı sağlarlar.Böylece akıntı ve damlama ihtimalini yok denecek düzeye indirirler."

şimdi kaynağını bulamayacağım ama meb kazanımlarında da bu bilgi mevcut.

edit: aha onu da buldum: eksiup.com

tartışma da bu zaten.


kibritsuyu
(01.06.19)
Cevap C olarak açıklandı.

www.meb.gov.tr


kibritsuyu
(02.06.19)
Soru da yanıt da hatalı değil; aynı kutuplar birbirini iterler böylece düzgün dağılım olur( itersen dağılma , çekersen yaklaşma olur, Türkçe anlaşılır ifadeyle ). Bu soru okuduğunu anlama, yorumlama, uzaysal algı ve muhakeme açısından sınavın en belirleyici sorusudur,öğrenciyi sınıflandırma açısından amacına uygundur. İlgilenenler MEB resmi internet sayfasında Mayıs 2019 LGS örnek sorularına bakabilirler (Fen bilimleri 8. Soru). Sorunun yanıtı orada.


(8)

Playstation cahiline yardım

Arkadaşlar playstation hakkında zerre kadar bilgim yok. Sadece oyun oynanan bişey olduğunu biliyorum.Oğlan istedi (7 yaş), baba playstation alalım mı diye. Karne hediyesi alayım diyorum. Biraz baktım, arada 1000 lira civarı fark var. Yok pro'su var bilmemnesi var.Ne farkı var, ne alayım? Böyle bilgi
Arkadaşlar playstation hakkında zerre kadar bilgim yok. Sadece oyun oynanan bişey olduğunu biliyorum.

Oğlan istedi (7 yaş), baba playstation alalım mı diye. Karne hediyesi alayım diyorum. Biraz baktım, arada 1000 lira civarı fark var. Yok pro'su var bilmemnesi var.

Ne farkı var, ne alayım? Böyle bilgisayar gibi işlemcisi, ram'i, ekran kartı falan mı fark ediyor? O oyunu açmaz bu oyunda yavaş çalışır, takılır gibi bir durum mu var?

Telefon oyunlarını saymazsak en son 25 yıl önce Amiga 500 oynamış şu babaya yardımcı olursanız sevinirim.
kibritsuyu
(09.05.19)
Ben naçizane PS1 almanızı öneririm. Hem fiyatı makul, oyunları da internetten bulabilirsiniz. Efsaneye en baştan başlamış olur hem :D. Ek olarak o yaş grubuna uygun hem eğlenceli, hem de kötü etkilemeyecek tonla oyunu var. Ama delikanlı "bu ne ya bu külüstürü nereden buldun" deme riski de olabilir.


heritage
(09.05.19)
Ps4 ve pro arasındaki fark işlemci ve ekran kartı yanlış bilmiyorsam. pro da 4k ve hdr destekli oyunlar var (saysan 5-10 tanedir)

ben yerinde olsam ps4 alırdım. ama 7 yaşındaki bir çocuk için ne kadar doğru olur bu hediye tartışılır. bence farklı bir hediye üzerine yoğunlaşmanız daha doğru olur.


enesra
(09.05.19)
Yok abi, ona bakarsan Amiga 500 de çalışıyor, disketleri de duruyor, onu da oynatırım da icabında bu çocuk sınıf arkadaşıyla da kapışacak. Misafirliğe gittiği evde de ezik kalmasın, ya da evinde ps4 olan arkadaşı geldiğinde antikaları çıkarmasın.


kibritsuyu
(09.05.19)
90 senesinde 7 yaşımdayken babanm laptop getirdi bi tane eve, attı önüme, disket diskette oyun attı.

ne dışarı çıktım, ne top oynadım ne başka bi aktivite yaptım oturdum başına daha o zamandan 36 yaşıma geldim halen öyle

ben yerinde olsam yaz okulu gibi çocuklara çeşitli aktiviteler sunan bir yol arardım.


killerbee
(09.05.19)
PS 4 Pro kullanıcısıyım. 7 yaşında ilk konsol için PS 4 yeterli bence.
1.5 yıl sonra PS5 çıkacak. Yeni oyunların piyasaya çıkma ivmesi düşer yakında. Bu sırada genç arkadaşın platform bilgisi artar. Siz de konsol almakla iyi yapıp yapmadığınızı görürsünüz :) PS5 e terfi edersiniz duruma göre.
Bu sırada da düz PS4 fazlasıyla işinizi görür diye düşünüyorum.


mentat
(09.05.19)
Pro kesinlikle gereksiz. Ben de PS4 diyorum ("slim" olanından ve mümkünse 1TB kapasiteli alın).

Benim de 5 yaşında oğlum var. Yukarıda bahsettiğim PS4'ü kendim için almış ve oğlumdan yaklaşık 6-7 ay saklamıştım. Sonra keşfetti tabii. Hastası oldu. Özellikle "Trials Fusion", "Moto Racer 4" ve "Riptide" oyunlarına bayılıyor.

PS5 çıkınca da tahmin ediyorum PS4 uzun bir süre desteklenir gibi geliyor bana. PlayStore PS4 uyumlu oyunlarla dolu. Siz de oyun oynayacak olursanız illa size hitap edecek oyunlar bulursunuz. (Kendime aldım dedim ama öncesinde D2 hariç doğru düzgün oyun oynamış insan değilim. Ama PS4 sayesinde Witcher, Last of Us, GoW, RDR2, GTA5... Çılgınlar gibi oynuyorum).

Belli saatlerde, belli sürelerle, belli limitler dahilinde oynatırsanız fevkalade güzel de bir ödül olur bence.

EK:
Ne fark var demişsiniz, aklım erdiğince anlatayım.
* PRO = Normal PS4'ten işlemci ve ram olarak daha kuvvetliydi yanlış hatırlamıyorsam. Ama en önemli farkı HD olması (4K televizyon yoksa bir anlamı yok diyor herkes.)
* Slim = PS4 ilk çıktığında tuğla gibiymiş, sonradan bu slim kasaya evirmişler. Normal bildiğiniz PS4 yani bu slim denen hadise.
* 1TB = Harddiskini 1TB alın derim. PRO olmayan versiyonda 2 seçenek var zaten, 500GB ve 1TB. (Pro 2TB). Harddisk 1TB olursa yeni oyun yükledikçe diğerlerini silmek zorunda kalmazsınız, o yüzden önerdim (sadece RDR2 100GB üstü mesela).


gonion
(09.05.19)
çok düşünmeye gerek yok, ps4 slim 1 tb alın geçin. pro'nun farkı 4K, 4K televizyon yoksa anlamsız.


çocuk avutmak için en iyisi kırılmış bir ps3 almak. zira ps4 aldığınızda oyunlara vs. ekstra para gömeceksiniz ki o yaştaki çocuk neredeyse her gördüğünü isteyecek. ikinci el, kırılmış, temiz bir ps3 bulup alın, istediği oyunları da indirip oynatın. birkaç sene sonra ps5 çıkınca da onu alırsınız.


shadowfollower
(10.05.19)
(2)

bir çekim tekniği

sevgili duyuru yönetmenleri. filmlerde veya dizilerde çokça karşılaştığım bir tekniğin adını merak ediyorum. yani bunun illa bir adı vardır diye tahmin ediyorum.bir önceki sahne henüz bitmeden, sonraki sahnenin sesinin başlamasına bir isim veriliyor mu?yani iki tane adam kahvehanede oturmuş konuşuyo
sevgili duyuru yönetmenleri. filmlerde veya dizilerde çokça karşılaştığım bir tekniğin adını merak ediyorum. yani bunun illa bir adı vardır diye tahmin ediyorum.

bir önceki sahne henüz bitmeden, sonraki sahnenin sesinin başlamasına bir isim veriliyor mu?

yani iki tane adam kahvehanede oturmuş konuşuyorlar. konuşma bitiyor, sahnenin sonu gelmiş, kesilip sonraki sahneye geçilecek ama görüntü daha kahvehanedeyken kapı çalma sesi duyuluyor mesela. 2-3 saniye sonra, sonraki sahne ev. kadın kapıyı açmaya gidiyor.

şimdi kapı zili sesini niye daha görüntüde kahvehane varken verdin? görüntü değişsin, kapı da öyle çalsın? bu bir teknik gibi duruyor. kötü de değil. ama eğer öyle ise bir adı var mı?
kibritsuyu
(08.05.19)
Cekim degil kurgu teknigi (bkz: sound bridge)


nerdenbelli
(08.05.19)
(5)

doktor yazısı okumaca

sevgili doktorlar, eczacılar, doktor yazısı okurum diyenler.ekte bulunan raporlarda ne yazdığını bana deşifre edebilecek olan var mı acaba?1. https://eksiup.com/p/dj3528snzwq62. https://eksiup.com/p/kf3527pmbx7y
sevgili doktorlar, eczacılar, doktor yazısı okurum diyenler.

ekte bulunan raporlarda ne yazdığını bana deşifre edebilecek olan var mı acaba?

1. eksiup.com
2. eksiup.com
kibritsuyu
(06.05.19)
üsttekinde üstteki yazı iş kazası

alttaki satır sağ ön kolda 4 cm kesi


killerbee
(06.05.19)
belirgin lezyonlar mevcuttur. hayati tehlike yoktur.

btm ile yazan kısmı okuyamadım

geçici hekim raporu. kesin raporun plastik cerrahi tarafından verilmesi uygundur.


killerbee
(06.05.19)
youtu.be

edit : ayrıca killerbee+1
"mevcuttur. hayati tehlikesi yoktur.BTM ile (giden...) .... geçici hekim uygundur.


kitik
(06.05.19)
Sağ ön kolda 4 cm kesi
Belirtilen lezyonlar mevcuttur. Hayati tehlikesi yoktur. Btm (basit tıbbi müdahale) ile giderilebilir. Geçici hekim raporudur. Kesin raporun plastik cerrahi tarafından verilmesi uygundur.


curukturpkokusu
(06.05.19)
üstte iş kazası yazıyor.

bunu sırf yorum silinmesin diye yazdım zaten herkes yazmış.

valla sadece bunu anladım, yuh ya nasil okudunuz digerlerini?????? gerçekten bravo. çince olsa onu da okursunuz siz.

orada nasil kolda kelimesini goruyorsunuz?? hele ikinci sayfada tek bir kelime bile goremiyorum ben.

keske ben de doktor olsam :(


batlegolas
(06.05.19)
(7)

firma bana dava açabilir mi / tutturabilir mi?

arkadaşlar son kullanma tarihinin üzerinden tam 3 yıl geçmiş olan iki paket yoğurdum var. biri buzdolabında, biri açıkta duruyor.ben şimdi bu yoğurdu video çekerek açsam, yoğurt da olur ya hala bozulmamışsa, ben bu videoyu yoğurdun markası ile birlikte "x marka yoğurt 3 yıldır bozulmuyor, bize yoğur
arkadaşlar son kullanma tarihinin üzerinden tam 3 yıl geçmiş olan iki paket yoğurdum var. biri buzdolabında, biri açıkta duruyor.

ben şimdi bu yoğurdu video çekerek açsam, yoğurt da olur ya hala bozulmamışsa, ben bu videoyu yoğurdun markası ile birlikte "x marka yoğurt 3 yıldır bozulmuyor, bize yoğurt diye ne zıkkım yediriyorlar" şeklinde youtube'a koysam firma bana "ticari itibar zedeliyor" diye dava açar mı?

veya eğer hakikaten yoğurt bozulmamışsa benim bunu kamuoyu ile başıma bir iş gelmeden paylaşmamın bir yolu var mı? ekşi sözlük'te gündem mi oluşturayım, gazetelere mi göndereyim, firmaya mı göndereyim, ne yapayım?

aslında ben bu deneyi 1 yılda sonlandıracaktım, unuttum. hadi 2 yıla tamamlayayım dedim, yine unuttum. 3 yıla tamamlayayım dedim yine unuttum anasını satayım. 3 yılı da 3 ay geçti aslında. ya 4 yıla tamamlayacağım, ya da artık sonlandıracağım.
kibritsuyu
(05.05.19)
Açma ihtimali var. Koruyucu maddeler bakanlıkların izniyle konuluyor, ayrıca koruyucu maddeler kısa vadede vücuda zararı göstermediği sürece bu iddianız geçersizdir.
Çzetle açarsa kazanır.


neysene
(05.05.19)
Bence sonlandır. Videoya başlarken şu son paragraftan söz et.

Sonra da yogurtları aç. Görünümleri normalde olsa bozulmuşlardır. "X" şeklinde youtube a koysam kısmını "siz ne düşünüyosunuz" diye yorumcuya bırak sıyrıl. That s it.


baldan kaymak
(05.05.19)
Yorum yapmana gerek yok. O topa girmeden deneyini paylaş.


(s)AINT
(06.05.19)
herşeyden evvel koruyucu madde olma olasılığı çok düşük çünkü ek maliyet, bakteriden uzak durumdayken küflenmemesi de normal, önce bunlara bakarsan daha iyi olur. dava açması zor ihtimal ama biri gelip bilimsel olarak yazdığımı detaylandırıp dalabilir.


Big bada bum bum
(06.05.19)
torku bir hukuk ordusu ile anlaşmış olmasına rağmen patlayan süt videosu hakkında hiçbir sonuç alamadı. muhtemelen sana da bir sıkıntı olmaz.


babilbaligi
(06.05.19)
Şunu da yapabilirsin. Instagram'da gidadedektifi isimli bir hesap var mesela, bu tarz kim neye ne koymuş, ne demiş de ne çıkmış gibisinden.

Binlerce takipçisi var, firmalar onunla da uğraşıyorlar ama henüz susturabilen çıkmadı. Seni korkuturlar belki ama o tarz çok ses getirecek hesaplara pek bi şey yapamazlar. Ben böyle böyle bir deney yaptım diyerek gönderebilirsin.

Win-win olur böylece.


chicha
(06.05.19)
Ben de gıdadedektifi demeye gelmiştim. Onlarla paylaşın ve sesinizi duyurun. Hem daha ciddiye alınır hem daha fazla tüketiciye ulaşırsınız. Hem de firma pislik çıkarırsa tek başınıza mücadele etmek zorunda kalmazsınız.


marjory
(06.05.19)
(1)

windows 7'nin kurmayı kabul etmediği program ***ACİL ACİL***

daha önce de sordum, ne donanımhaber'ler, ne youtube'lar dolaştım, bin tane kesin çözüm videosu izledim. o kesin çözüm denenlerin hiçbiri işe yaramadı.bilgisayara bir program kurmam lazım. işimle ilgili çok önemli bir program. e-defter oluşturup yollamak için. ama bu artist windows 7, kendini bir ha
daha önce de sordum, ne donanımhaber'ler, ne youtube'lar dolaştım, bin tane kesin çözüm videosu izledim. o kesin çözüm denenlerin hiçbiri işe yaramadı.

bilgisayara bir program kurmam lazım. işimle ilgili çok önemli bir program. e-defter oluşturup yollamak için.

ama bu artist windows 7, kendini bir halt zanneden kraldan çok kralcı windows 7 bana diyor ki "bilgisayarınız için olası güvenlik riski oluşturduğundan yöneticiniz bu uygulamayı engelledi".

eksiup.com

ulan sana ne yahu. güvenlik riski var der uyarırsın, ben riski göze alır kurarım. engellemek, kurmamak ne demek ulan? parasını verip aldığım götü boklu windows, yine parasını verip aldığım uygulamayı kabul etmiyor. programın teknik desteği de uzaktan bağlandı, uğraştı didindi yok olmuyor, yapamadı.

ne kadar güvenlik zıkkımı varsa sonuna kadar kapattım olmadı, virüs programını kapattım, kullanıcı denetimini kapattım, bilgisayarı "buyur gel beni zik" seviyesine kadar güvensiz hale getirdim olmadı. hala risk var kurmam diyor.

gizli yönetici hesabını aktive ettim olmadı, yönetici olarak kur dedim olmadı, yemedi, yediremedim.

lan bu programı kurmazsam binlerce lira verip başka program alacam. bu artist windows 7'yi nasıl hizaya getiririm, kursun şu programı yahu.
kibritsuyu
(01.05.19)
not defterini aç şunu kopyala:

Windows Registry Editor Version 5.00

[HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\.NETFramework\Security\TrustManager\PromptingLevel]
"MyComputer"="Enabled"
"LocalIntranet"="Enabled"
"Internet"="Enabled"
"TrustedSites"="Enabled"
"UntrustedSites"="Disabled"

sonra dosyayı .reg uzantısıyla kaydet, kibritsuyu.reg gibi. sonra kaydettiğin bu .reg uzantılı dosyaya çift tıkla bi soru soracak evet de. ondan sonra düzelmesi lazım.


rotten head
(01.05.19)
(17)

Hediye beklemek ayıp mı?

Dertliyim bu konuda, uzun yazacağım kusura bakmayın, içimi dökesim var artık. Bunu söylemek, beklemek ayıpsa da ayıp naapiyim.Şu hayatta en çok özendiğim şeydir birinin aklına gelmek, birinin bana hediye alması. Doğum günümde, yılbaşında eve davet ettğim kişilerin gelirken görev gibi aldığı hediyede
Dertliyim bu konuda, uzun yazacağım kusura bakmayın, içimi dökesim var artık. Bunu söylemek, beklemek ayıpsa da ayıp naapiyim.

Şu hayatta en çok özendiğim şeydir birinin aklına gelmek, birinin bana hediye alması. Doğum günümde, yılbaşında eve davet ettğim kişilerin gelirken görev gibi aldığı hediyeden bahsetmiyorum. Hep etrafımda görüyorum, duyuyorum, ben de özeniyorum. Birinin aklına geleyim. İşini gördüğüm, yardımcı olduğum birileri, veya senelerdir çalıştığım, bir dediklerini iki etmediğim, yeri geliyor aylarca ücretimi alamadığım mükelleflerim bir jest yapsın, azıcık motive edip sevindirsin, ama yok.

Mesleğe başladığımdan beri bir mükellefim var. Hatta babam babasının, dedem dedesinin muhasebesini tutarmış, dükkan da muhasebe de üçüncü kuşak, öyle eski, hatırı olan bir yer. Konfeksiyon işi yapıyorlar. Ücretlerini de düzgün verdikleri yok, yeri geliyor aylar yıllar sonra alıyorum. Ooo hoşgeldin abicimler, amcam nasıllar (babamı diyo), selamlar hörmetler. Anca pışpış. Ulan bir günden bir güne bir gömlek hediye et, bir kravat hediye et, bekliyorum lan böyle şeyler, çok mu şey bekliyorum. Aylarca bedava çalıştırmayı biliyorsun. Para verdiğin yok, çıkar raftan bi gömlek ver bari, sevineyim hiç değilse.

Çocuğum oldu, tekstil işi yapan müşterimden gittim nevresim, çarşaf falan aldım çocuğa, çatır çatır aldı parasını. Ulan "bu da yeğenime benim hediyem olsun" de, kaç yıl olmuş birlikte çalışıyoruz. Üç kuruşluk çarşaf be. Çok mu şey bekliyorum cidden? Ayıp mı insanlardan hediye beklemek? İnsan bekliyor lan işte.

Yumurta çiftliği için şirket kurdum, her işini hallettim, koşturdum, istediği ünvanı alamıyordu, araya adamlar soktum onu da oldurdum. Senelerce defterini tuttum, üstelik de arkadaşımdı, birlikte yemişliğimiz, içmişliğimiz vardı. Bir günden bir güne al da bir koli yumurta getir, "al bak bizim yumurtamız, çoluğunla çocuğunla afiyetle ye" diyip ver, ne olacak 10 liralık yumurta. Ben bir şey üretsem eşime dostuma dağıtmak için can atarım be. Ama hiç aklına gelmedim.

Mart'ta eş dost gelir, kira beyannamelerini yaparım. Eşten dosttan da para alınmaz ya, ayıp, öyle görmüşüz. Tahakkukunu alan gider ertesi yıl Mart'a kadar bir daha gözükmez. İçlerinde sürekli yurt dışına giden gelen de var. Yıllardır bir kere de demez ki ulan bu hıyara yıllardır beyanname yaptırıyoruz, para pul da almıyor. Şuradan bi şişe viski götüreyim. Yok abi. Ben küçükken babam her Mart ayında viskiyle çikolatayla bilmemneyle gelirdi, beyannamesini yaptıran eli boş gelmez jest yapardı. Ben de yapıyorum ama bana yok.

Mükelleflerden de yurt dışına giden olur, duty free'den aldıklarının faturasını da koyar evraklarının içine. İçkiler, purolar, çikolatalar, parfümler alınmış herkese. Hep özenirim bir gün aklına gelir de şurdan bana da bir şey alır mı diye, seneler oldu, yok kimsenin aklına gelmem.

Ha bak en bombası. Bir mükellefime bir şey imzalatacaktım. Karar mıydı, dilekçe miydi neydi. Kendi kalemimi uzattım. Kalem dediğim de bildiğiniz uyduruk pilot kalem. Aldı, imzaladı. "Ne güzel yazıyormuş kaleminiz" dedi. Beğendiyseniz sizde kalabilir dedim. Yok dedi "bende de var bir sürü kalem". Masasının dolabını açtı, 6-7 tane siyah suni deri kaplı kutu. Birini aldı, açtı. İçinde şık bir kalem ve not defteri. Dedi ki "bana firmalardan bir sürü eşantiyon geliyor böyle. Verecek yer de bulamıyorum, ben de çocuklara götürüyorum naapiyim" dedi. Bak dedi nasıl yazıyor? Aldım kalemi, denedim, güzelmiş dedim. Kalemi geri verdim, kutusuna koydu, kutuyu kapattı, dolaba geri koydu asdfdghkl.

Ben adama cebimdeki kullandığım kalemi teklif ediyorum beğendiysen al senin olsun diye, herif verecek kimse bulamadığı için çocuklarına oynasın diye götürdüğü eşantiyon kalemi çıkarıp, bana denetip, geri alıp dolabına koyuyor abi. Yüzüme yüzüme "verecek kimse de yok, çocuklara götürüyorum" diyip, gösterdiği, denettiği eşantiyon kalemi bile vermiyor ya lan, nasıl lanet bir adamsam. Gerçekten çok gücüme gidiyor artık.

Herkesle de muhabbetim iyidir ha odun gibi adam değilim. Tanısanız seversiniz yani. Belki de çok yavşağım bilemedim şimdi, ondan gıcık oluyorlarsa.

Velhasıl okuduğunuz için teşekkür ederim de, kurşun mu döktüreyim, ne yapayım da insanlar azıcık değer versin, üç kuruşluk jest falan yapsın ya. Nasıl kurtulayım bu lanetten?

Ha "çok şey bekliyorsun, sen yanlışsın, hediye beklenir mi dangalak" derseniz ona da eyvallah.
kibritsuyu
(27.04.19)
anlattıklarınıza göre sizin beklemeniz ayıp değil, iş yaptığınız insanlar düşüncesiz. özellikle de ücret almadan işinizi halletikleriniz tam hödüklermiş. insanların çoğu çıkarcı zaten diyip boşverin.


tabirimekruh
(27.04.19)
bence çok şey falan beklemiyorsun. uzun süreli muhattaplıklarda, jestler de gayet yapılır böyle şeyler. ama takmayı bırakmalısın sanırım. artık trajikomik hale gelmiş gibi, gül geç. (özellikle kalem olayı falan ahskagd.


nilmiye
(27.04.19)
düşüncesizler +1


sutlu nescafe
(27.04.19)
bazı durumlarda sen yüzsüz olup isteyebilirsin. ''abi bizede bi gömlek hediye etmedin he'' veya ''fazlaysa ben alabilirm kalemlerden lazım oluyor bize sürekli'' gibi. yeteri kadar yavşak değilsin bence :)


beklemen ayıp değil aslında en mutlu eden şeydir bu beklemediğin anda gelen bir şey değerini salla onun seni düşünüp jest yapması falan büyük gönül işidir aslında.

bence sende sıkıntı yok düşüncesizler ama bunu dert de etme öyle tipler demek ki de ona göre sende onlara o şekilde davran.


basond
(27.04.19)
Hediye beklemek ayıp değil de, hediye vermemeye de direkt ayıp diyemeyiz sanki. Eşin, sevgilin özel gününde hediye vermez ayıp etmiş olur belki ama iş yaptığın insanlar jest yapmıyor diye ayıp etmiş sayılmıyorlar bence. Yapsalar iyi olur tabi ama İnan bu kadar kafaya takılacak bir mesele değil. Bu arada hatır işleri yapmayı biraz azaltabilirsin belki. Beklentin o yüzden de artıyor olabilir.


aquarium
(27.04.19)
kısmetin açık değil senin. kurşun döktür +1 (:

bir sene yapmasan bunların işlerini bir bahaneyle? olmaz mı? uyanırlar duruma belki.
mesela ikinci çocuk olduğunda git çarşaflarını başka yerden al, o hıyara da duyur "tanıdık değildi ama daha ucuza verdi" diye. Anlasın eşoğlusu.


Bizim insanımız karşılıklı jestten pek anlamaz..
Ama bence siz yine de vazgeçmeyin.
Ne demişler: iyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir.


eylul
(27.04.19)
İnsanların yetiştirilme tarzıyla da ilgili sanırım bu tür düşünceli hareketler. Bir de çoğu insan "cepte" gördüğü insanları pek aklına getirmiyor. İşleri olduğunda kullanıyorlar sadece (sırf profesyonel iş anlamında değil, dert dinletmek de böyle).


cosmicstring
(27.04.19)
valla sizde bir dangalaklık yok. normal insani bir hissiyat bu. biz hiç aksatmayız muhasebecimizin ücretini ama ben yine de arada giderken kuru pasta, kahve, tatlı falan alırım. onlarda aynı şekilde davranırlar ve en önemlisi de işlerime çok titizlenirler. ben ofise telefon hattınının arızasına gelenlere bile kısıtlı zamanlarına rağmen çay-kahve-su sordurturum ofis asistanımıza, sürekli gelen kargocumuza pasta-tatlı ayırtırım, otoparkçılara çay falan göndertirim. bunlar küçük ama önemli gönül almalar, kadir kıymet bilmeler.

ama diğer taraftan muhataplarınızın/mükelleflerinizin toptan böyle düşüncesiz olması, sizin insan ilişkilerinizde alma-verme dengesinde hatalı davrandığınızı gösteriyor sanki? birde burdan bakmakta fayda var. ben yukarda bahsettiklerimi yaparken aradaki mesafeyi de mutlaka korurum mesela. acaba o konuda mı bir sıkıntı var?


Phoebe
(27.04.19)
Ayıp değil hocam. Sizin durumda biraz naiflik biraz da enayilik var maalesef.


Fusha
(27.04.19)
Üç sene önce şirkette bir kız nişanlısından ayrılmıştı. Kendini kişisel gelişim kitaplarına vurdu. (Sevginin beş dili miydi öyle bir şey.)
Bazı insanlar hediye insanı oluyormuş. O söylemişti bana sen de böylesin diye. Ben de o zamanlar kız arkadaşım düzgün hediye almıyor diye dert yanıyordum. Yapacak bir şey olmadığını öğrendim bu durumda. Ismarlamayı, evde insanları ağırlamayı, tüm içkilerimi paylaşmayı çok seviyorum. Ama karşılık almayı geçtim çoğu zaman insanlar ilginç bakıyor. Herkesin önem verdiği şeyler başka tabi.

Bunu öğrendikten sonra kendime hediye almaya başladım. Böyle yazınca tuhaf oldu. Kendimi kötü hissettim. :)
Pahalı gelen ve çok ihtiyacım olmayan şeyleri hediye kategorisinden alıyorum: Drone, macbook, ugg vs.

Bu yılın başında da her şeyin maddiyat olmadığına karar verdim. Duygusal bir hediye alıp sürpriz yaptım:
Tüm Feridun Düzağaç albümleri...


Not: Arkadaşlar galiba ben iyi değilim.


hic garip degilsiniz, ben de hediye almayi ve hediye vermeyi cok severim. kuaforumden yakin arkadasima kadar arada minik minik seyler alirim, mesela muhabbeti gecmistir iste ornek veriyorum cilegi cok severim demistir bir gidisimde cilek gotururum fln. pahali olmasi gerekmiyor. ve ne yazik ki ben de etrafimdan oyle cok hediye almam. beni de huzunlendiriyor. insanlar beni sevmedikleri icin degil yani sevdiklerini biliyorum ama neden bilmiyorum :) takmamaya calisiyorum, hala da alirim, bana almiyorlar diye almamazlik etmem cunku cok icimden geliyor bu sekilde paylasim yapmak.

ama benim boyle is yaptigim insanlardan falan bekleme/alma durumum yok, oyle bir is yapmiyorum, bu nedenle sizin durumunuzda tavsiyem, bedavaya isini yaptiginiz adam bir kucuk sey alip getirmiyorsa o essekliktir, o nedenle kendinizi kullandirtmayin.


kassiopeia
(27.04.19)
bence tam da dediğin gibi tanıdığımızda sevilecek adamsın, o kadar sevilecek adamsın ki herkesin arası senle iyi. kimseye bi höt demişliğin yok. kibritsuyu şeker gibi adamdır diyolar. iş yaptığın insalarla aranda profesyonel bi ilişki yok, hepsi aile eş dost gibi. o yüzden de sende yılların dostluğundan dolayı hatırları olduğunu düşünüyor ve kendilerini borçlu hissetmiyorlar.

profesyonel olup dostluk ve işi ayıramayacaksan bu iş böyle gider. demem o ki borç borçtur. tanımadıığn kişiden nasıl faturanın ödenmesini istiyorsan tanıdıklarından da isteyebilmelisin. herkes evine ekmek götürmeye uğraşıyor.


sttc
(27.04.19)
anadolu kültüründe genel olarak hediye almak, jest yapmak gibi bol gönüllülükler yok; o yüzden sen değil hediye alanlar özel bence. hediye beklemek ya da beklememek çok kişisel bişey ama bunu bu kadar sorun etmeye gerek yok diye düşünüyorum. ister istemez ediyorsan sen de bundan sonraki iyiliklerini yapmazsın, en azından için soğur.

bi de tanısanız seversiniz diyorsun, doğrudur ama belki de içten içe çok sevmiyor olabilirler seni. "seni sevmiyorlar" değil de, senin sandığın kadar sevilesi bir insan olduğunu düşünmüyor olabilirler. ben de mesela gayet kibar, yardımsever ve dürüst bir insanım ama bir yandan da kıl bir tipim. beni şu ana kadar tanımış kimsenin benden nefret ettiğini sanmıyorum(belki 1-2 ex) ama kimsenin de dünyada en sevdiği insan değilimdir(aile hariç). anlattığın örnekler sanki senin de insanlarda "çok sevilesi" biri olmadığın izlenimin olmadığını düşündürdü. bir örnek olsa adamın cimriliği, düşüncesizliği derim ama sanki kasıtlı gibi o örnekler. bi yandan bi kıl mı oluyorlar nedirse artık.


Jux
(27.04.19)
Diğer arkadaşların dediği gibi sıkıntı sende değil diğerlerinde. Karşılık alamıyorsan sen de milletin işini bedava yapma bundan böyle.


Kesinlikle ayıp değil. Muhatap olduğunuz kişiler düşüncesiz, öküz :) sizde yukarıda birinin de dediği gibi yüzsüz değilsiniz. İkisinden birinin olması gerekiyor bu hediye işlerinde :)) ya siz söke söke şakayla karışık alacaksınız ya da düşünceli insanlarla karşılaşacaksınız.
Ben de bayılırım beklenmeyen anlarda hediye almaya/vermeye. Ne bileyim dandik bir kalem de olsa düşünülmüş olduğunu hissetmek sanırım İnsanın gününü aydınlatıyor.
Doktorum iğne verdi, sağlık ocağına gittim iki gün oradaki hemşire vurdu. Ay dedim eliniz çok hafifmiş haftasonu ne yapıcam bakalım :( kadın hemen, evim çok yakın isterseniz gelin ctesi pazar sabahtan dedi. Nasıl sevindim, bu sabah gittik eşimle, eşi ve kızıyla kahvaltı hazırlıyorlardı. Hemen bizi davet ettiler, zorla reddedebildik utandık ;) iğnemi vurdu sıkıla sıkıls para sorduk asla kabul etmedi. Hemen çıkınca eşime dedim yarın giderken bi canlı çiçek alalım olmaz böyle. O da onu düşünmüş zaten.
Ben bana da bu yapılsın istiyorum, sizin de istemeniz çok normal.


(3)

piyanolar hakkında bilgisi olan

bir tanıdığımız evini boşaltıyormuş. evindeki bazı kullanmadığı eşyaları da isteyenlere bedelsiz olarak veriyor.tchaika marka bir akustik piyano varmış. oğlum heves edip çalarsa diye bana vermeyi düşünüyor. örtüsüyle duruyor dedi, aletin kondüsyonu, akordu falan ne alemde bilmiyorum, uzun zamandır d
bir tanıdığımız evini boşaltıyormuş. evindeki bazı kullanmadığı eşyaları da isteyenlere bedelsiz olarak veriyor.

tchaika marka bir akustik piyano varmış. oğlum heves edip çalarsa diye bana vermeyi düşünüyor. örtüsüyle duruyor dedi, aletin kondüsyonu, akordu falan ne alemde bilmiyorum, uzun zamandır duruyormuş. ailede piyano çalan yok ama 7 yaşındaki oğlumun niyeti var gibi görünüyor.

piyanolar, özellikle akustik duvar piyanoları hakkında hiç bilgim yok. "ben alırım" dedim ama bunun nakliyesi var, akordu bozuksa onun ayarı var, başka bakımı falan oluyorsa onlar var. bedelsiz piyanomuz olacak diye işimize yaramayacak bir şeyse, "ohoo o çok dandik bir markadır hiç uğraşma" diyorsanız, bakımı bilmemnesi dert olacaksa baştan hiç heves etmeyeyim, ama illa ki iş görürse alacağım.

ne diyorsunuz, tchaika marka, örtüsüyle yıllardır duran temiz bir piyano. alayım mı? ("almıyorsan bana yolla ehe ehe" cevaplarını kabul etmediğimi baştan söyleyeyim)
kibritsuyu
(26.04.19)
1841 yılında üretime başlamış bir markaymış tchaika, rusya st. petersburg da üretiliyormuş.

sanırım halen üretimi sürmüyor, bazı internet postlarında 'acayip bir piyano aynen rus arabaları gibi' diye yazmışlar.

youtube da bi kaç video buldum, normal bir duvar piyanosu işte.

rus ve çek enstrumanları sağlam olur gene yapı itibari ile, eğer dediğin gibi büyük bir sorunu yoksa, nakliye + akort varsa kopan bi kaç tel değiştirelecekse olabilir.

şimdi öte yandan benim böyle bir piyanom olsaydı gürültü olacağından dolayı çalamazdım mesela. yüksek sesli ensturmanlar apartman dairesinde zorlar biraz.

marka olarak tutulmadığı kesin çünkü bir post daha gördüm, tchaika baby grand ki yarım kuyruklu piyano demek, adam 5000 usd den koymuş, sonra 3000 usd ye indirmiş sonra 1500usd ye indirmiş ve satamamış.

marka olarak tutulmuyor olması kötü olduğu anlamına gelmez, çin malı falan olmadığı sürece piyanolar yüzlerce yıl dayanabiliyor. aşırı nem falan olmazsa.

piyano akortlayan çok bir yer yok, istersen bi senkop müziği ara sora, nedense senkop müzik ve dore müziğin piyano nakliye ve akort hizmedi olduğu aklımda kalmış.

tabi kaç kilo nasıl nakledilecek, nereden taşınacak, yoksa taşınamayacak asansör sistemiyle mi gircek eve bunlarda önemli.

hani daracık giriş yapmışlardır sığmaz etmez, kapılardan geçmez falan, metre ile ölç her şeyi değerlendir sonra sokağın ortasında kalmasın.


killerbee
(26.04.19)
piyano nakliyesi yapan insanlar var, öncelikle onlardan lazım size. piyano iki hamal tutup taşınmaz, ekipmanı bişeyleri var.

akort çok pahalı bir iş değil. çok sorunlu değilse 300 lira bandına halledersiniz.

çalabilecekseniz, mutlaka alın derim. yeriniz varsa, çıkardığı ses sizin için sorun olmayacaksa alın.

ama lütfen kullanmayacaksanız alıp evinizde çürütmeyin. alırsanız ve kullanmazsanız da ne olur piyanoya yazık etmeyin, en azından satın birine.


babilbaligi
(26.04.19)
Rus piyanolari iyidir. Ne kadar samimisiniz bilmiyorum ama buyuk ihtimal satamamistir tanidiginiz, piyano nakliyesi de pahali bir olay, evden cikarmask lazim bu sekilde bedava veriyor olabilir:)

Duvar piyanolari baya baya ses yapar, ses kesme pedali vardir belki ama yine de cok ses yapar, apartmanda kullanacaginiza emin olun.

Nakliyesi pahalidir, kacinci kattan inecek kacinci kata cikacak bunlar onemli. Ama 600 tl ile 1000 tl gozden cikarin minimum. Ben 3 kere tasittim, istda iseniz benim piyanomu tasiyanlarin numarasini veririm,.

Akord cok sorun degil yani tasininca bir kere yaptirirsiniz, 300 tl fln olur.

Apartmaniniza tasinirken sigacak mi ona dikkat edin, donerli kapi merdiven fln var ise sigmayabilir, onceden gidip olcun bicin hesaplayin.

Ama oglunuz eger sever ise calar ise cok cok keyiflidir


oscar
(27.04.19)
(14)

tişörte sinen ter kokusu nasıl çıkar / sinmesini nasıl engelleriz?

kışın kazaklarımın içine lc waikiki'den aldığım 15-20 liralık düz renk tişörtlerden giyiyorum. hem fanila niyetine, hem de sıcak olur da kazağı çıkarırsam atletle kalmayayım diye.her gün duş alır, deodorant sürerim (deodorant=deotak roll on), kişisel temizliğime de dikkat ederim.bir gün giydiğim tiş
kışın kazaklarımın içine lc waikiki'den aldığım 15-20 liralık düz renk tişörtlerden giyiyorum. hem fanila niyetine, hem de sıcak olur da kazağı çıkarırsam atletle kalmayayım diye.

her gün duş alır, deodorant sürerim (deodorant=deotak roll on), kişisel temizliğime de dikkat ederim.
bir gün giydiğim tişörtü ertesi gün giymem.
akşam çıkardığım tişörtü hemen kirli sepetine atmam, terli terli sepete girmesin diye önce kapı koluna asar kurutur havalandırırım, sonra sepete gider.
haliyle 3 parça için makine çalıştırmadığımızdan o tişört en az 1 hafta sepette durur, ondan sonra yıkanır.

lakin kaliteli deterjanla mis gibi yıkandığı halde bu tişörtlerin koltuk altlarına sinen ter kokusu bir türlü çıkmıyor abicim. ilk giydiğimde 1 saat içinde o kokuyu kusuyor ve akşama kadar leş gibi kokutuyor.

ben bu sinen kokuları nasıl çıkarırım? 3-5 giyişten sonra komple yer bezi mi yapayım sapasağlam tişörtleri? hadi sineni çıkarmanın yolu yok diyelim, hepsini atıp yeni seri alayım. peki sinmemesini nasıl sağlarız? her gün tek tişörte makine çalıştır, bekletme demeyin.
kibritsuyu
(23.04.19)
Deodorant kesin çözüm değil, hatta zararlı, ben kullanmıyorum. Deotak kullanıyorum hem kokuyu önlüyor hem de cilde zararsız.
Kirli sepetine veya makineye atarken koltukaltlarına bulaşık deterjanı sık, bildiğin fairy. İşe yarıyor.


megalomaniac
(23.04.19)
ben de alternatif olarak yediklerindeki baharat oranına ve giydiğin kıyafetlerin 100% pamuk olmasına dikkat etmeni tavsiye edebilirim. 10-15 liralık tişörtlerden daha kaliteli tişörtlere yönelirsen bence sorun çözülebilir. bi de deterjanın çıkaramıyor olması çok ilginç gerçekten, acaba az koyuyor olabilir misin? 5 kglık makineye üç tepeleme ölçek kadar koyuyoruz biz mesela, koku moku kir falan hiçbir şey kalmıyor.


theseachange
(23.04.19)
deodorantım zaten deotak roll-on. krem gibi sürüleni de denedim, fark etmedi.

tişörtler %100 pamuk. pek kalitesiz bir tarafı yok. içime giydiğim için çok para veresim yok, yani kaliteli olup pek farkı olacağını sanmıyorum ama olacaksa deneyebilirim. yazın giydiğim orta kalitede tişörtlerde de (us polo falan) aynı sorun var. daha fazlasına da verecek param maalesef yok.

deterjanı dediğinizden az koyuyorum evet. 6 kg makineye bir kapak koyuyorum, deterjan şişesinde de öyle yazıyor. yeteri kadar da köpürüyor. iki kapak koysam makineden köpükler taşıyor bu sefer, onu da denedim. çamaşırları çok sıkıştırmıyorum. başka kirliler güzel yıkanıyor. oğlanın okulda üstüne başına yemek döküp getirdiği kıyafetleri tertemiz çıktığına göre makine ve deterjan iyi yıkıyor. sorun benimkilerde.


kibritsuyu
(23.04.19)
Ter kokusunun çıkmamasıyla karşılaşmadım, ama sizin terinize özel bi sinme varsa da buna yağ lekesi gibi yaklaşmak gerekir.

Çamaşır suyu ya da domesosla geçmemesini düşünemiyorum. Bi kova suya bi kapak çamaşır suyu. Sok 5 dk sonra çıkar sık makineye at. Rengi solabilir tabi.

Son çare makineye atmadan koltuk altlarına cif döküp biraz ovuşturun. Cifle geçmiyorsa hiçbi şeyle geçmez.


Hakan1980
(23.04.19)
Sinmemesi için için terimizin miktarını ve mahiyetini değiştirebiliriz. Spor yaparsan daha az terlersin. Kilo vermek yağsız baharatsız beslenmek terin daha az kokmasını sağlar.

Çıkardığın tshirtin bi tek koltuk altlarına iç taraflarında 10 saniye sabun sür öyle kirli sepetine at. Kuru sabuna üşeniyorsun sıvı sabun da olur. Yedir ama böyle. 1 hafta durur bi şey olmaz.


Hakan1980
(23.04.19)
sentetik içeren kumaşlarda maalesef koku olayı oluyor. denildiği gibi %100 pamuk olanları tercih edebilirsin. hem daha sağlıklı.

ikinci olarak şu ürünü kullanmanı şiddetle tavsiye ederim.

www.hepsiburada.com

diğer roll onlara göre pahalıdır ama bence mucize çözüm.


Ter kokusu malum bakteri popülasyonu demek. Yani kumaşa nüfus eden bakteriler yıkanma sırasında yerlerini terketmiyor olmalı ki koku kalıyor. Sirke, boraks gibi kötü bakteri savaşçısı bi malzeme iş görebilir diye düşünüyorum.
İyi deterjan kullanıyorum demişsin, leke çıkarmada iyidir de kir temizlemede iyi olmayabilir. Temizleme konusunda arap sabununu tavsiye ederim. Eti bor gibi deterjan da kullanabilirsin. Çamaşırı makineye atmadan önce nispeten daha kirli olan gömlek kol manşetlerine yakalara ve kol altlarına biraz arap sabunu dök azcık beklet sonra yıkamaya geç. Kir mir kalmaz, mis gibi olur.


bu yaşadığınız durumu t-shirt'in pamuklu değil de naylon kullanılan bir malzeme olmasına veriyorum. bence mümkün mertebe pamuklu bir şey giymek lazım.


picassoishere
(24.04.19)
Bir tişort ya da diğer herhangi bir çamaşır kiriyle bir hafta beklerse kumaşın hücresine işler bakteriler ve ürer. Yıkamakla da geçmez. Çamalır yıkamak için bir hafta beklemeyin. Her makinanın ekonomik 15-20 dklık programları oluyor. Çamaşırlarda yağdır , çamurdur ya da iç çamaşırı olmadığı sürece kısada yıkayabilirsiniz.

Benim sepetimde 1 hafta çamaşır birikirse ayıptır söylemesi kriz geçiririm. Evde 3 kişiyiz hergün duştan sonra havludur, tilorttur, atlettir, pijamadır çıkınca zaten makina doluyor. İlla ki yukanack şey bulursunuz. Yastık kılıfı çarşaf o makina dolar. 1 hafta beklemeyin. Yapmayın etmeyin:)


karen
(24.04.19)
Pamuklu tişört +1, 1 hafta bekletmeyin +1

Ek olarak makineyi bir temizlemeyi deneyin. Deterjan gözünü çıkarıp, iyice temizleyin orayı. Gider borusunu çıkarıp temizleyin, gelen su borusunu da temizleyin. Makinede bir tıkanıklık varsa doğru yıkanmıyor, durulanmıyor da olabilir.


*koltuk altina roll on yerine hindistan cevizi yagi+karbonat karisimi krem surmeyi deneyin. simya evi'nde hazir yapilmisi var, kendniz de yapabilirsiniz. koku olusumunu engelliyor. terliyorsunuz gene ama sifir koku. bu durumda tshirt de kokmaz.

*camasir makinesine yumusatici gozune sirke koymak.

*koltuk alti pedleri var. tshirtun o bolumune yapistirin, bir de oyle deneyin. gunluk ped de yapistirip deneyebilirsiniz. bu koltuk altinin islak gorunmesini de engelliyor.

*giydiginiz tshirtler icinde en az koku yapanin kumas icerigine bir bakin.


jimicik
(24.04.19)
Benim ergen kızımın okul tshirtlerinde oluyordu geçen sene. Dikkatimi çekmişti, ince tshirtlerde değil polo yaka / pike tipi dokusu olanlarda özellikle oluyordu. Ben de mmakineye çamaşırı koyarken birkaç fısfıs Febreze'nin Kumaş ve Çamaşır Ferahlatıcı Spreyinden sıktım. Bende işe yaradı.


SiyamkedisiZorro
(24.04.19)
once kalitesiz tisortler giymeyi bırak ikincisi içine tişort giymekten vazgeç.


koela
(24.04.19)
garnier roll on dene. ter kokusu sorunu olanlar için fazla iyi. sorun bence yediklerinde varsa kiloda.


hasmetizm 2046
(24.04.19)
(5)

Cami aydınlatmaları

Niye prezervatif gibi abicim? Camilerdeki bu ampullerin şeklini görünce bir tek benim mi aklıma prezervatif geliyor? Başka şekil mi kalmadı, normal ampul tak? Bütün camilerde de aynı ha. Bir özelliği mi var bu şeklin?bu prezervatif: https://hamilelik.com.tr/wp-content/uploads/2016/03/prezervatif-mi
Niye prezervatif gibi abicim? Camilerdeki bu ampullerin şeklini görünce bir tek benim mi aklıma prezervatif geliyor? Başka şekil mi kalmadı, normal ampul tak? Bütün camilerde de aynı ha. Bir özelliği mi var bu şeklin?

bu prezervatif: hamilelik.com.tr

bu da cami avizesi: www.sevincleraydinlatma.com.tr
kibritsuyu
(19.04.19)
eskiden taşlı avizeler takılıyordu ancak çok ağır ve riskli olduğu için karar alındı taşlı avizeler yasaklandı. köylerde tek tük var. camii avizesi yapan çok az firma var ve az model var. model tek olunca herkes aynısını yaptırıyor. mum görüntüsü vermek amaçlı öyle ancak haklısın komdoma benziyor.


mikahakkinen
(19.04.19)
eskiden kalma avizeler oldugu icin. muhtemelen tarihi camilerdeki avizelerden bahseidyorsun. eskiden oralarda ampul degil mum olurdu. o cikintilara/oyuklara mum oturtulurdu. o yuzden onlar oyle. sen diyene kadar da hic prezervatife benzetmemistim.


crucio
(19.04.19)
bir on sene kadar önce bahadır baruter çizdiği karikatürde (bilen bilir hortlatmayalım şimdi) bu benzetmeyi abartınca tartışmalar yaşanmıştı. cami cemaatinin konuya eleştirisi yoksa problem kalmıyor kısaca diyelim.


heidi'nin dedesi
(19.04.19)
Bahadır Baruter +1 o karikatürden beri bana da öyle gelir.


nihayet
(19.04.19)
aydınlatmayı geçtim cami olarak tasarlanmışı var.

www.google.com


(5)

kara çam tohumu sağlam mıdır?

ofisteki çekmecemde, geçen sene bu sıralar tayyip erdoğan'ın mektup ile gönderdiği kara çam tohumlarını buldum. aha şu: https://im.haberturk.com/2018/04/06/ver1522978604/1907817_620x410.jpgbu tohumlar sağlam mıdır? aradan 1 yıl geçmiş. şimdi eksem çıkar mı?
ofisteki çekmecemde, geçen sene bu sıralar tayyip erdoğan'ın mektup ile gönderdiği kara çam tohumlarını buldum. aha şu: im.haberturk.com

bu tohumlar sağlam mıdır? aradan 1 yıl geçmiş. şimdi eksem çıkar mı?
kibritsuyu
(19.04.19)
bende de duruyor. korumalı bir paket olduğundan sağlamdır diyorum.


sutlu nescafe
(19.04.19)
Değildir. Aynısını 1 ay önce ektim. Sonuç fos. Zaten tohumlar kof görünüyordu.


gameofannen
(19.04.19)
Ekecekseniz şu an mevsimi.


çam zor çimleniyor, bir de 3 çeşit tohum aldım ben markalı,

mavi ladin, piramit mazı, altın mazı

komple paket olarak ektim hiç olmasa 25 tane vardı içinde, sadece piramit ile altın mazıdan 1 tane çıktı. ötekiler 1 ayı geçti çıkmadı hatta bu gün attım onları.


killerbee
(19.04.19)
Kabartılmış toprak üzerine tohumu koyun, üzerine yarım santim toprak serpin, sürekli güneş gören bir yerde sprey sulama yapar ve toprağı sürekli nemli tutar hiç kurutmazsanız, tohum canlı ise bir haftada çimlenir.
Ancak tüpe değil de saksıya ekerseniz onu başka bir yere aktarma ve canlı tutma imkanı sıfıra yakındır.


Mirket
(19.04.19)
(7)

senedi nakite çevirmek - para bulmak - nakit sıkıntısı

arkadaşlar elimde 2020 ocak-mayıs arası vadeli 5 tane 4000 liralık, toplam 20.000 liralık senet var. ama benim kredi kartı borcum var ve bana para lazım. bu senetleri en düşük ücretle nasıl nakite çevirebilirim? senetleri teminat olarak versem banka kredi verir mi? ya da kırdırsam ölü fiyatına mı kı
arkadaşlar elimde 2020 ocak-mayıs arası vadeli 5 tane 4000 liralık, toplam 20.000 liralık senet var.

ama benim kredi kartı borcum var ve bana para lazım. bu senetleri en düşük ücretle nasıl nakite çevirebilirim? senetleri teminat olarak versem banka kredi verir mi? ya da kırdırsam ölü fiyatına mı kırarlar?

kimse paramı ödemiyor, ödeyen de senet menet veriyor işte. ben de taş yemiyorum, para lazım. kredi kartlarını da tükettik. ne yapayım ben?
kibritsuyu
(16.04.19)
bankaya ver kredi kullanabilir misin onları teminat gostererek onu sor


kingcyrax
(16.04.19)
Bankalardan senet teminatıyla krediyi tüzel şirketler alabilmekte. Bu da çok zor artık.


silah taciri
(16.04.19)
senede inanmiyorum ama bir mafya var


Techsavvy
(16.04.19)
faktoringler de senet kırmaz mı? komisyonları farklı olur ama arayıp sormak lazım.


elorelia
(16.04.19)
@elorelia.

fakotringler kırsa da 20 binlik senete 2020 vadeli hemde 10 bin falan verirler.


Techsavvy
(16.04.19)
abi mafya tefeci falan olmaz. hem bulaşmak istemem, hem de bulaştırmak istemem. mafyalık duruma geleceğim adamlar değil. tamam para vermiyorlar falan ama o kadar da değil. yasal ve güvenilir yollarla minimum zararla nakit lazım bana.


kibritsuyu
(16.04.19)
Faktoringe çeki zor kırdırdığımız bir dönem , senedi kırmazlar aylık yüzde 4'ten hesabınızı yapın, ne kalacak elinizde. Banka teminat olarak ticari olmadığınız sürece yüzünüze bakmaz. Mecburen krediye başvuracaksınız. Şu dönemde inanın senede hepimiz peçete muamelesi yapıyoruz ama iş yaptığınız başka bir firmadan mal alıp spot deneyebilirsiniz.


synax
(16.04.19)
(1)

bu videodaki asıl mevzu nedir?

https://www.youtube.com/watch?v=e_-GUPWMFgUherkes istediği altyazıyı yapıştırıp komiklik yapıyor (komik de oluyor namıssız). lakin bu videodaki asıl olay nedir, rusça mıdır nedir bilmiyorum, bu dili bilen bir açıklayabilir mi, ne konuşuyorlar, bebe neye bu kadar seviniyor?
www.youtube.com

herkes istediği altyazıyı yapıştırıp komiklik yapıyor (komik de oluyor namıssız). lakin bu videodaki asıl olay nedir, rusça mıdır nedir bilmiyorum, bu dili bilen bir açıklayabilir mi, ne konuşuyorlar, bebe neye bu kadar seviniyor?
kibritsuyu
(06.04.19)
(7)

bu AA niye hala veri girmiyor

hadi imamoğlu'nun açıklamalarını falan saymaz anlarım.tayyip erdoğan çıktı balkona, ankara ve istanbul'da büyükşehirleri kaybettik ama ilçelerin çoğunu aldık dedi. hadi yanlış anlaşılmış olsun. meğersem öyle dememiş olsun.ertesi gün oldu, sabah diğer haber ajansı haber verdi, hadi onu da saymasın.ys
hadi imamoğlu'nun açıklamalarını falan saymaz anlarım.

tayyip erdoğan çıktı balkona, ankara ve istanbul'da büyükşehirleri kaybettik ama ilçelerin çoğunu aldık dedi. hadi yanlış anlaşılmış olsun. meğersem öyle dememiş olsun.

ertesi gün oldu, sabah diğer haber ajansı haber verdi, hadi onu da saymasın.

ysk başkanı çıktı artık resmen açıkladı sonucu, itiraz süresi başladı dedi.

AA daha neyi bekliyor ki artık gir verileri de son durum ne olmuş bi görelim. daha girmemenin amacı ne?
kibritsuyu
(01.04.19)
eksiup.com


çünkü genel müdürü bu arkadaş yandaş ve yalaka


baknedicem
(01.04.19)
Aa ingilizce aciklama yapti

twitter.com

Turkce yemiyor sanirim


tuborg yesili
(01.04.19)
ya yandaşlık yalakalık tarafı mı kaldı artık, yetkili ağızdan resmi olmayan kesin sonuç geldi. erdoğan'ın kendisi bile inkar etmiyor artık. daha ne yalakalık kalacak?


kibritsuyu
(01.04.19)
mesela ntv ve ahaber gibi dandirik kanallar hala İstanbul'u sarı gösteriyor anadolu ajansı verisi kullandığı için. Küçük hesaplar peşinde olan insanlar için bu çok büyük bir nimet. O yüzden hala yalakalık.


new day new life
(01.04.19)
umut fakirin ekmeği...

edit: www.aa.com.tr


babilbaligi
(01.04.19)
Girdi


ahaber chp gosteriyor istanbulu. hatta mansetleri resmen sabahin korunden kalma, butun gun ne haber girsek diye dusunuyorlar sanirim


kassiopeia
(01.04.19)
(4)

bilgisayara yükleyemediğim program - çok acil

bilgisayara yüklemem gereken bir program var, fakat "güvenlik ayarlarınız bu programın yüklenmesini engelledi" diyor. https://eksiup.com/fa5b13d5c165virüs programını kapattım, bütün windows güvenlik duvarı ayarlarını kapattım, hala izin vermiyor.windows 7 kullanıyorum. başka neresini kapatayım da bu
bilgisayara yüklemem gereken bir program var, fakat "güvenlik ayarlarınız bu programın yüklenmesini engelledi" diyor.

eksiup.com

virüs programını kapattım, bütün windows güvenlik duvarı ayarlarını kapattım, hala izin vermiyor.

windows 7 kullanıyorum. başka neresini kapatayım da bu program yüklensin?
kibritsuyu
(01.04.19)
yeniden başlattın mı peki bunları yaptıktan sonra? bi de program ekle/kaldır kısmından bak istersen, unuttuğun bişey gözüne çarpar belki.


evet yeniden başlattım ama değişmedi.


kibritsuyu
(01.04.19)
uac kapatmayı deneyebilirsiniz. "user account control". o ayarı en alta getirince kullanıcı tanımlama olmuyor onun da etkisi olabilir. ama güvenlik problemi yaratabilir. o konuda güvence veremem.


tukenmez adam
(01.04.19)
o da en altta.

bilgisayarım şu anda elini sallayanın girebileceği kadar açık durumda, bütün güvenlik ayarlarını en güvensiz olacak şekilde kapattım. ama hala kuramıyorum.

yahu e-defter imzalama programı bu. warez sitesinden crack indirip kurmaya çalışmıyorum ki.

çağrı merkezi uzaktan bağlanıp kuracak. kendi de beceremedi, siz güvenlikleri kapatın tekrar arayın dedi. kurmak zorundayım bunu.


kibritsuyu
(01.04.19)
(5)

en düşük faizli kredi veren banka

10.000 kadar bir ihtiyacım var. 1 yılda geri öderim. en düşük faizli krediyi kim veriyor bu ara? krediyle borçla işim olmaz normalde, o yüzden nereden araştırılır kime sorulur bilemedim.
10.000 kadar bir ihtiyacım var. 1 yılda geri öderim.

en düşük faizli krediyi kim veriyor bu ara? krediyle borçla işim olmaz normalde, o yüzden nereden araştırılır kime sorulur bilemedim.
kibritsuyu
(29.03.19)
hocam bana ulaş, bankacı değilim ama geçen ay kredi çektim hepsinin inciğini cinciğini araştırdım = )


anarsik kurbaga
(29.03.19)
kredi karsılastırma sitelerinden toplam maliyete göre sıraladıktan sonra en düşük olan bankalardan birkaçının evine yakın subelerini telefonla arayıp 10 bin TL ihtiyaç kredisi istiyorum 12 ay taksitli deyip, son faizin ne olacağını ve o faizi vermek için ek olarak hangi ürünleri kakaladıklarını sorman en mantıklı yol olur. bazen subeden subeye bile değişiyor bu konuda verilen fiyatlar (subelerin hedeflerine ulasma durumlarındaki farklılık nedeniyle)


twelfth
(29.03.19)
En para ve ing dusuktu en son.


stavro
(29.03.19)
Ing ve enpara yuksek ziraat yada halk bankasina bakabilirsin


Diskirminant
(29.03.19)
halk
ziraat bankası


otopsicocugu
(29.03.19)
(11)

yakıt bedelini kartla ödemek

eve pizza söylüyorum, kurye pos cihazıyla geliyor. lokantada hesap istiyorum, garson pos cihazı getiriyor. alışveriş yaptığım her kurumda, eğer alışverişi kasadan uzakta bir yerde yapıyorsam hizmet veren kişi pos cihazı getiriyor. kak git kasadan öde diyen yok.niye yakıt alınca kartla ödeyeceksem i
eve pizza söylüyorum, kurye pos cihazıyla geliyor. lokantada hesap istiyorum, garson pos cihazı getiriyor. alışveriş yaptığım her kurumda, eğer alışverişi kasadan uzakta bir yerde yapıyorsam hizmet veren kişi pos cihazı getiriyor. kak git kasadan öde diyen yok.

niye yakıt alınca kartla ödeyeceksem içeri dükkana girip ödüyorum ki, pompacı alsın işte pos cihazıyla? nakit verince alıyor, ona içeri gitmiyorsun. bu adamlara niye pos vermiyorlar? en azından pompanın üstündeki fişi çıkaran zamazingoya entegre alet konamaz mı yani?

kendilerine de eziyet, arabayı pompanın önünde bırakıp gidiyorum, içeride kuyruk bekliyorum ki para vereyim. o arada arabanın arkasına 3 tane araba diziliyor, benim keyfimi bekliyor.
kibritsuyu
(27.03.19)
öyle benzinlikler de var. sana denk gelmemiş olabilir.


alperz
(27.03.19)
içerden yiyecek içecek de al diye olabilir mi?

sonuçta orası bir market sadece benzin almak için kullanma diye

@alperz öyle benzinliklere ben de hiç denk gelmedim :D


karayel
(27.03.19)
21 yıldır aktif araba kullanırım, öyle benzinliğe ben de denk gelmedim türkiye'de.

benim de aklıma marketten bir şeyler aldırmak geliyor ama iki bisküvi için pompanın önünde kuyruk oluşturtacaklarına da pek ihtimal veremiyorum.


kibritsuyu
(27.03.19)
hocam biz fakırık o yüzden bpet'ten falan gaz alırken çok denk geldim. evet şel'de falan yok tabi.


alperz
(27.03.19)
Aytemiz'de self servis var, her istasyonunda yok gerçi. Ekstra olarak benzinde 15 kuruş, dizelde 20 kuruş indirimli yakıt alabiliyorsun.


10032007
(27.03.19)
@kibritsuyu

opetin mobil ödeme uygulamasıyla geçerli istasyonlarda arabadan inmeden bile ödeme yapabiliyorsun ben hiç kullanmadım ama böyle bir şey de var bilgin olsun.


karayel
(27.03.19)
garantinin de öyle bir uygulaması va, bonus flaş uygulamsından bp de ödeyebiliyorsun.


xdenizx
(27.03.19)
Bonus flaş ile mobil ödeme yapılabiliyor, fakat BP istasyonlarında


oligomer
(27.03.19)
yakında yeni otomatik pompalar devreye girecekmiş, migrostaki selfservis kasalar gibi..
pompayı araca takacaksınız.. kredi kartınızdan ödemeyi hemen orada yapacaksınız..
ödeme onaylandıktan sonra sistem otomatik olarak benzini vermeye başlayacak..
hızlı kasa gibi olacak diyorlar ama bekliyoruz bakalım..


strobist
(27.03.19)
iyi tarafından bak. az da olsa hareket etmiş oluyorsun :)

şirket aracımda tts var. şahsi araçlar için de böyle bir sistem düşünülebilir aslında.


hocam
(27.03.19)
Bizzat benzinlik marketii müdürü söylemişti bunu 2 yıl kadar öyle. Araçtan çıkmadan ödeme gelecek deyince market ciromuz yarı yarıya düşer demişti.


efruz
(27.03.19)
(1)

facebook'ta yorumlar açılmıyor

hiç ümidim yok, tahmini cevaplar gelecek gibi hissediyorum ama yine de sormam lazım.facebook'ta mesleki konuları konuşup tartıştığımız, soru cevap yaptığımız bir grup var, facebook'u da sadece o grup için kullanıyorum zaten.dün akşam bir soru sordum. altına yorum olarak cevaplar geldi. ama sadece so
hiç ümidim yok, tahmini cevaplar gelecek gibi hissediyorum ama yine de sormam lazım.

facebook'ta mesleki konuları konuşup tartıştığımız, soru cevap yaptığımız bir grup var, facebook'u da sadece o grup için kullanıyorum zaten.

dün akşam bir soru sordum. altına yorum olarak cevaplar geldi. ama sadece son 2 yorum görünüyor, üstte de "13 diğer yorumu gör" diye tıklama yeri var. ama ben ona ne kadar tıklarsam tıklayayım yorumlar açılmıyor. önceki yorumları göremiyorum.

ne yapmak lazım, önemli bir mesele.

not: bilgisayardan giriyorum, tarayıcı chrome.
kibritsuyu
(27.03.19)
başlıca yorumlar gibi bir şey yazıyormu kenarda bir yerde? öyle bir şey vardı sanki. tüm yorumlar olarak değiştirmek gerekiyor olabilir onu.

bir de, gönderide adınızın altında tarih yazar, 27 mart 2019 gibi, ona sağ tıklayıp yeni sekmede aç deyip yeni sekmede görüntülemeye çalışın bir de.


veritaslibertas
(27.03.19)
(7)

shell tuvaletinin kapısına sıkışmak

arkadaşlar derdimi dürteceksiniz belki ama başıma böyle bir olay geldi.adı bende saklı bir shell istasyonuna elini uzatınca otomatik açılan bir kayar kapı koymuşlar. ben bu tuvalete girerken elimi uzattım, kapı açıldı. içeride işimi gördüm, çıkarken önümdeki adam elini uzattı, kapıyı açtı çıktı. ben
arkadaşlar derdimi dürteceksiniz belki ama başıma böyle bir olay geldi.

adı bende saklı bir shell istasyonuna elini uzatınca otomatik açılan bir kayar kapı koymuşlar. ben bu tuvalete girerken elimi uzattım, kapı açıldı. içeride işimi gördüm, çıkarken önümdeki adam elini uzattı, kapıyı açtı çıktı. ben de arkasından, hala açık olan kapıdan geçmeye çalışırken amk kapısı kapandı, kapanmakla kalmadı ayağımın üzerinden geçip ayakkabımı da, ayak tırnağımı da yamulttu. hatta kapı zorlandığı halde sonuna kadar da kapandı. gidip görevliye söylediğimde "elinizi uzatınca açılır" gibi bir cevap aldım. ulan diyorum kapı açık zaten. önümdeki adam açtı çıktı. arkasından çıkarken açık kapıya da mı elimizi uzatıcaz, gelen geçen var mı diye sensörü yok mu bunun? evet diyor açık kapıya da elini uzatıcan.

hayır sinirim bozuldu. ayakkabıyı boşver, ciddi bir şey de olmadı, neticede ayı gibi adamım, tam sıkışsam kapıyı göçertirim de, oradaki 6 yaşındaki oğlum da olabilirdi, ciddi şekilde de yaralanabilirdi. yamulan 1500 liralık ayakkabı da olabilirdi. durduk yere canım sıkıldı. ota boka iş güvenliği miş güvenliği deniyorken bu devirde otomatik kapının araya adam sıkıştırması nedir?

şimdi sorum şu. gerçekten de bu elini uzatınca açılan kapılar zaten açıkken, geçmek için elimizi mi uzatmamız lazım, haklı mı adamlar? yoksa aradan bi geçen olduğunu fark edip kapının kapanmasını engelleyen bi sensör yok mu? bizim otopark bariyerinde var mesela. kumandaya basıp açıyon, tam kapanırken bile geçsen durup geri açılıyo. shell tuvaletinde yok mu bu sistem?

sırf gıcıklığına şikayet edesim var, nereye şikayet edilir bu?
kibritsuyu
(26.03.19)
Shelle şikayet et. Tuvaletlerde kod numarası var. Onunla bildir.


sutlu nescafe
(26.03.19)
bizim şirkette de var öyle el uzatmalı kapı, elini uzatmazsan üstüne kapanıyor aynı şekilde. arada sensör olmuyor muhtemelen


zozjotejmnk
(26.03.19)
girmeyin abi shellin kapısından, ülkedeki en kötü şirket.

(bkz: 23 aralık 2017 shell rezaleti)
(bkz: 14 mart 2017 shell rezaleti)
(bkz: 17 ocak 2017 shell rezaleti)
(bkz: 22 mart 2018 shell rezaleti)
(bkz: 3.5 liraya cips mi olur deyip kasiyer tokatlamak)

bu arada çalışanlar ana avrat arkandan sövebilirler dikkat et:
www.youtube.com


ehti
(26.03.19)
direk şikayet et. shell bu konulara duyarlı.


mikahakkinen
(26.03.19)
Şikayetvar'a yazın mutlaka. Müşteri hizmetlerinden de şikayet kaydı oluşturun.


blue serenity
(26.03.19)
Shell tuhaf cidden, bizzat Shell'e sosyal medyadan, mailden vs. yürüyün.

Ben de Tepe Nautilus Shell'den benzin alacaktım, pompacı benden önce gelen araçla ilgileniyordu, sonra benden sonra gelen araca gitti, neyse dedim beklemeye devam ettim, başka bir araç daha geldi, işini bitirdi bu kez de ona gitti. İndim arabadan, abi arabayı mı beğenmedin gelmeyecek misin bu tarafa dedim, senin araç kiralık şimdi uğraşamam 10 koy 20 daha koy falanla arkadaş ilgilenecek seninle dedi döndü gitti. Böyle de çalışanları var yani, artık sıfat olarak ne dersen.


chicha
(26.03.19)
İş güvenliğine aykırı evet. Asansörlerdeki ve metrolardaki gibi sıkışma olayı yaşanmadan otomatik geri açılan sisteme sahip olmalı. Şikayet edin


filipis
(26.03.19)
(5)

otobüs/uçak koltuğu

abicim bu amk koltuklarını tasarlayıp üreten kimdir? ben mi oturmayı bilmiyorum, yoksa bu koltuklarda mı bir problem var. ortalama bir boya sahip bir erkeğim, bir türlü şu otobüs koltuğuna cuk diye oturamıyorum.bak görsel: http://www.tasimacilar.com/d/other/didim-2.jpghttp://tr.seatchairshop.com/upl
abicim bu amk koltuklarını tasarlayıp üreten kimdir? ben mi oturmayı bilmiyorum, yoksa bu koltuklarda mı bir problem var. ortalama bir boya sahip bir erkeğim, bir türlü şu otobüs koltuğuna cuk diye oturamıyorum.

bak görsel:
www.tasimacilar.com
tr.seatchairshop.com
www.ozyildiz.net

hepsinin tepesi öne doğru eğik. kafamı koltuğa yaslayınca ensemle koltuk arası boş kalıyor. oraya illa yok şişme yastık, yok bilmemne doldurmak gerekiyor.

bu gerizekalılar koltuğun tepesini öne doğru bükmese olmuyor mu? o öne doğru büküntü ne halta yarıyor? yani koltuğu yatırsan bile uyuyunca kafa öne düşüyor öyle bir dikeltmiş üst tarafı.

mok var gibi bütün taşıtların koltukları da böyle ha. yav ben mi oturmayı beceremiyorum, koltuklar mı özürlü anlamadım, bir aydınlatır mısınız?
kibritsuyu
(18.03.19)
Kfanı geriye doğru değil de, o çıkıntı gibi duran yerin sağı ve solundaki kulakçıklara doğru çevirip yatınca efsane uyunuyor.


himmet dayi
(18.03.19)
+1

sizi şuraya alalım sevgili kibrit.

(bkz: şehirlerarası otobüslerin hatalı koltuk tasarımı)


ocanal
(18.03.19)
e iyi de dalınca kafam öne düşüyor. hem belki uyumayacağım. yani kulakçık tamam. tepe kısmı niye öne eğik bunun?yani özellikle kafanı tam yaslayama, ensenin arkası boş kalsın diye yapılmış gibi değil mi?


kibritsuyu
(18.03.19)
Bi ben rahat oturamıyorum herhalde diyordum, yalnız değilmişim. Bu koltuklara gore bel dışa doğru kavis yapıyor, boyun ve kafa mecburen önde oluyor ki hic sağlıklı bir pozisyon değil hele ki uzun saatler oturmak durumunda kalınca. Ha çözüm olarak ne yapılabilir, bel ve boyun boşlukları yastık ile doldurulabilir bir nebze.


Amaranta ursula
(18.03.19)
Ben de hep bunu düşünürüm. Uçaklar yine neyse de minibüsler çok kötü. Kafamı öne bastırıyor resmen koltuk. C gibi bükülüyorum.

encrypted-tbn0.gstatic.com


Lim5
(18.03.19)
(2)

czn burak'ın serptiği şey

şimdi bu arkadaş servis için getirdiği alevli malevli yemeklerin üstüne alevleri coşturmak için bir şey serpiyor.o serptiği şey nedir? onca arabın yiyeceği yemeğe alkol serpiyor olamaz herhalde.
şimdi bu arkadaş servis için getirdiği alevli malevli yemeklerin üstüne alevleri coşturmak için bir şey serpiyor.

o serptiği şey nedir? onca arabın yiyeceği yemeğe alkol serpiyor olamaz herhalde.
kibritsuyu
(12.03.19)
Sanırım limon 1-2 kez limonla yapıldığını görmüştüm sanki.


Boris
(12.03.19)
böyle tuzlu şey varsa ona ispirto döküyorlar mesela tuzda tavuk, tuzda balık. bazen denk gelebilirseniz mavimsi şeyler var tuzun üstünde...


diğerleri de, hani böyle bazen tavayı sallarken yanıyor ya yanan yağ yani.

önceden o yağı yakıyor. yağın üzerine de limon damlatıyor.

ben videolardan böyle gördüm.


qobel
(12.03.19)
(4)

netflix üyeliğini paylaşmak

nasıl yapılır diye sormuyorum da merak ettim. şimdi bunun bireysel üyeliği var, 4 kişi birleşip girileni var falan. bireysel üyenin şifresini farklı arkadaşlarına verip kullandırmasının önündeki engel nedir? aynı şifreyi 10 kişi niye girip kullanamıyor? olayın yasallığını sormuyorum, elbette bu şeki
nasıl yapılır diye sormuyorum da merak ettim. şimdi bunun bireysel üyeliği var, 4 kişi birleşip girileni var falan.

bireysel üyenin şifresini farklı arkadaşlarına verip kullandırmasının önündeki engel nedir? aynı şifreyi 10 kişi niye girip kullanamıyor? olayın yasallığını sormuyorum, elbette bu şekil kullanım yasal da değil, etik de değil. lakin şerrrefsiz olduğumuzu varsayarsak bunu yapmanın önündeki engel ne? şifre sahibi üyenin ve/veya arkadaşlarının vicdanı mı, yoksa aynı anda izleyemiyor olmak falan gibi bir kısıt mı?
kibritsuyu
(08.03.19)
engel yok, aynı anda izleyemiyorsun başkasına verdiğin zaman.


ocanal
(08.03.19)
yasal ve etik mi değil? adamlar şifre paylaşımına karşı değil ve bununla ilgili bir yaptırımları henüz olmadı. şifre paylaşımının iş modeline faydası olduğunu söyleyenler bile mevcut. sonuçta ben başkasının şifresiyle izlerken kendim satın alma durumuna gelmiş birisi olarak bunu gördüm diyebilirim. hatta yetmedi amazona da üye oldum. ama netflix şimdilik beş basar konumda.

ama ileride daha katı olacak elbette. evet belli limitler var. aynı anda 1,2,4 kişiden fazla açıp izleyemiyor. paketine göre tabi.
ama aynı şifreyle dünyayı doyurmak mümkün değil.


ozdek
(08.03.19)
aslinda butun uyelikler bireysel. 4 kisi birlestiginde de ayni email/sifre ile giris yapiyorsun ve herkesin profilini gorebiliyorsun. netflix'in 3 ayri paketi var.

sd yayin / ayni anda 1 cihaz
hd yayin / ayni anda 2 cihaz
4k yayin / ayni anda 4 cihaz.

yani 10 kisi kullanamamasinin onundeki engel ayni anda izleyememe sorunu. onun disinda ayni hesabi 100 kisi de kullanabilir. yasal olarak bir engel yok. etikligine gelirsek 4 kisinin 1 netflix hesabini paylasmasi da etik degil aslinda. o 4 cihaz ayni ailenin uyeleri farkli farkli seyler izleyebilsin diye. danaya girer gibi 4 arkadad netflix'e girsin diye degil


crucio
(08.03.19)
"aynı şifreyi 10 kişi niye girip kullanamıyor?"

kullanmamasının önünde bir engel yok gibi gözüküyor ama kullanan kişiye göre profil şekilleniyor. yani izlediğin film türlerine ve beğenilerine göre öneri algoritması var. yarım kalan izlemelerinin devamı var, bildirimler var vs.

birçok insan netflix'i bu özellikleri için de kullanıyor. zaten netflix'i netflix yapan da bunlar. paylaşımlı bir hesap olunca bunlardan mahrum kalınıyor.

ha amaç sırf birkaç netflix filmi - dizisi izlemek ise, arkadaşının şifresiyle girilip izlenilir çıkılır.


jugador
(09.03.19)
(6)

doktorun dediği mi, prospektüs mü?

hangisini yapacağız? doktorun dediğini yapacaksak o prospektüsü yazan koca ilaç firması dötünden mi sallıyor? bir bildiği yok mu?prospektüs o ilacın kullanma kılavuzu. içinde yazan neyse onu yapalım desek, doktor eşşek başı mı, ilacı mı bilmiyor? kimin dediğini yapalım?antibiyotik şurup, "mide rahat
hangisini yapacağız?

doktorun dediğini yapacaksak o prospektüsü yazan koca ilaç firması dötünden mi sallıyor? bir bildiği yok mu?

prospektüs o ilacın kullanma kılavuzu. içinde yazan neyse onu yapalım desek, doktor eşşek başı mı, ilacı mı bilmiyor?

kimin dediğini yapalım?

antibiyotik şurup, "mide rahatsızlıklarını önlemek için yemeklerden önce alın" yazıyor içinde. ama doktor ne demiş? "tok karnına".

"6 yaşından küçük çocuklar kullanmamalıdır" yazıyor, (yetişkinler için bile) "3 günden fazla kullanılmamalıdır" yazıyor içinde. doktor ne yapmış? 4 yaşındaki çocuğa yazmış 5 gün kullansın diye.

e amk içini okuya okuya ilaç kullanacaksak doktora niye gidiyoruz biz? ondan sonra kamu spotu, yok efendim kafanıza göre ilaç almayın rererö.

elbette doktora güvenelim, tamam. e ama ilacı üreten öyle kullanma diyor, şu şekil kullan diyor, o mu yalan yazmış içine?
kibritsuyu
(25.02.19)
Gecmis olsun oncelikle. Normalde antibiyotigi 5-7 gun kullanilir saniyordum ama kbb babama 4 kutu yazmisti. O da yetmesi koluna kelebek takildi. Hergun evden hastaneye gidip damardan enjeksiyon seklinde verilmeye devam edildi. Bazen dozlar ve kullanim sekli hastaya gore değişiyor. Sunu da unutmamak lazim doktorlar ilac yazarken ac tok kisminda hata yapabiliyorlar. Hergun ac karna ictigim ilac icin doktor tok karna yazmiati ki tok karna kullanimi demek icmesen daha iyi demek. Teyit etmekte fayda var.


Eczaciniza danisin.


kuehles blondes
(25.02.19)
evet sizin de dediğiniz gibi bunu dusunuyorsak, " e o zaman doktora neden gidiyorum, ilacimi da kendin seçebilirim" noktasına geliriz.

prospektuste yazanların pratik uygulaması aynı olmuyor çoğu zaman. bu ilaç seçimi, doz, yaş, süre hepsi olabilir.


ilacın adı ne? ona göre yorum yapabiliriz belki. Sonuçta çocuklarda kullanılmaması gereken antibiyotikler tıp fakültesi 2. sınıfta öğretiliyor. O listede olmayan bir antibiyotik vermiş ama ilaç firması belki nolur nolmaz diye öyle bir uyarı koymuş olabilir.


nundu
(25.02.19)
Buraya da yazayım belki arayan olur görsün;

aç karnına demek mide boşken demek yani yemek yedikten en az 2 saat sonra,
tok karnına demek de mide doluyken demek yani yemek başlangıcında ya da yemeğin bittiği an pek de farketmez aslında :) besinler bu ilacın emilimini artırıyor demek.


pastörizesüt
(26.02.19)
aç veya tok konusunda eczacıya daha çok güveniyorum niyeyse.


d e j i n
(26.02.19)
(7)

kablosuz internet problemi vol. 256

arkadaş hep aynı problem, yine aynı problem. derdime derman bulamadım.kablosuz internet var. diğer bilgisayar bağlanıyor, telefon bağlanıyor, benim bilgisayarım bağlanmıyor.benim bilgisayarın wifi kartında problem var diyecem, telefondan hotspot mudur, mobil veri paylaşımı mıdır nedir hani şu turkce
arkadaş hep aynı problem, yine aynı problem. derdime derman bulamadım.

kablosuz internet var. diğer bilgisayar bağlanıyor, telefon bağlanıyor, benim bilgisayarım bağlanmıyor.

benim bilgisayarın wifi kartında problem var diyecem, telefondan hotspot mudur, mobil veri paylaşımı mıdır nedir hani şu turkcell'in paralı yapacam dediği boku açıyorum, ona bir güzel bağlanıyor.

modemde sorun var diyecem, benden başka herkes bağlanıyor.

modemin ayarıyla falan oynayan olmadı. filtre koyan, engel koyan olmadı. yanımda duruyor modem. elli kere kapatıp açtım düzelmedi.

bu amk modemi niye benden başka herkesi bağlıyor da ben bağlanamıyorum?

ha internet de bağlı gözüküyor. sarı ünlem falan yok. ama hiçbir siteyi açmıyor, mail alıp göndermiyor.
kibritsuyu
(12.02.19)
bilgisayarınızda anti virüs programı olarak ne kullanıyorsunuz. Avira ile benzer bir sorun yaşadığımı söyleyeyim. Avira yüklüyken bilgisayardan hiç bir şekilde internete bağlanamıyordum. Üstelik dediğiniz gibi internete bağlı göründüğüm halde.


ucanokuz
(12.02.19)
wifi security vb gibi bir sey aktif olabilir. senin modem de guvensiz olarak isaretlenmis olabilir


x daemon
(12.02.19)
virüs programı olarak microsoft security essentials var. wifi security gibi bir şeyi de ben yapmazsam başkası yapmaz. bilgisayarı sadece ben kullanıyorum.

ve bu bağlantı problemi sürekli değil. bakın mesela şu anda bağlandı, oradan bağlanıyorum. ama yarım saat sonra bir bakarım bağlanmıyor. başka bilgisayarlar, telefonlar bağlandığı halde bir bakmışım benimki gitmiş.

yani öyle hiçbir şekilde bağlanamıyor değilim, ama gidince de sadece benimki gidiyor.


kibritsuyu
(12.02.19)
Aynı sorunu yaşamıştım hp bilgisayar varken. Wifi kullanıcı adını ve şifresini değiştirdim düzelmişti bir dener misin? Saçma gelicek ama malesef oldu bu.


Boris
(12.02.19)
Modemi sıfırla yani fabrika ayarlarına geri çevir. Bilgisayarın bağlantısında sorun olsa mobil hat üzeriden de bağlantıda sorun yaşardın, problem büyük ihtimal modemden.


zekicalik
(12.02.19)
Kanal numarasını veya şifreleme türünü modemden değiştirin.


excespeace
(12.02.19)
Modemde hem 2.4 ghz hem 5ghz wifi varsa ve siz 5ghz olana baglanmaya calisiyorsaniz problem yasiyor olabilirsiniz. 2.4ghz olan yayina baglanmayi deneyin.


mononoke
(12.02.19)
(5)

büfe tipi pişirme tezgahı malzemesi

hani şu büfelerin üstünde köfte, tavuk kızarttığı, son dönem tostçuların üstüne yumurta kırıp, sucuk, kavurma falan döküp pişirdiği, sonra malzemeyi ekmeğin içine koyup, ekmeğe ütü gibi bir şeyle bastırdığı o pişirme tezgahlarının malzemesi nedir?hem hiçbir şey yapışmıyor, hem bildiğin metal spatula
hani şu büfelerin üstünde köfte, tavuk kızarttığı, son dönem tostçuların üstüne yumurta kırıp, sucuk, kavurma falan döküp pişirdiği, sonra malzemeyi ekmeğin içine koyup, ekmeğe ütü gibi bir şeyle bastırdığı o pişirme tezgahlarının malzemesi nedir?

hem hiçbir şey yapışmıyor, hem bildiğin metal spatulayla cart cart diye kazıdığın halde çizilmiyor. nedir lan bu malzeme? teflon gibi çizildiğinde kanserojen olan bir şey olsa bütün büfeler kullanmaz herhalde. bunun tava olanından yok mu, evde de kullanalım?

paslanmaz çelik diye düşündüm, çelik tavayla yumurta yapayım dedim, yapıştı kaldı. böyle tostçu erol'un on tane yumurtayı kırıp karıştırdığı gibi olmuyor.

nedir işin ve malzemenin sırrı?
kibritsuyu
(11.02.19)
paslanmaz çelik olması lazım


prasinos
(11.02.19)
Paslanmaz çelik. Evdeki tavayı da acımayıp o mala benzeri zımbırtıyla henüz yapışmadan kazısan öyle olur.


SiyamkedisiZorro
(11.02.19)
iki türü var, biri döküm ızgara. bunda yaptıklarını döküm tavada da yaparsın.

diğeri pleyt ızgara diye geçiyor. bu paslanmaz çelik oluyor. bunda yapılan işlerin sırrı yağ. bol yağ. ama nasıl yağ. yağ yani. yağlamak. kalıp sana yağa bıçak takıp gezdirmek gibi bir yağ...


babilbaligi
(11.02.19)
döküm. sirkeci-tahtakale civarında arayıp bulabilirsiniz uygun fiyata.


kisa
(11.02.19)
www.inoksan.com(Duz)/522


oscar
(11.02.19)
(1)

video kasetten bilgisayara kayıt

elimde 20-25 tane vhs video kasedi ve v8 kamera kasedi var. bunları bilgisayara çekmek istiyorum.bir yer buldum, 4 tane kasetteki 10 saat görüntü için 100 lira verdim. yani olmuş da birer saatlik klipler halinde yapmış, aralarda eksikler var sanki. bir de hepsini yaptırmaya kalksam dünyanın parası t
elimde 20-25 tane vhs video kasedi ve v8 kamera kasedi var. bunları bilgisayara çekmek istiyorum.

bir yer buldum, 4 tane kasetteki 10 saat görüntü için 100 lira verdim. yani olmuş da birer saatlik klipler halinde yapmış, aralarda eksikler var sanki. bir de hepsini yaptırmaya kalksam dünyanın parası tutacak.

elimde vhs video var. v8 kasetleri oynatacak bir kamera da var. peki benim bunları bilgisayara bağlayıp adam gibi capture edebilmem için nasıl bir cihaza ve nasıl bir programa ihtiyacım var? kırtasiyeye vereceğime kendim cihaz alıp, program kurup kendim yapayım.
kibritsuyu
(08.02.19)
bilgisayara takılan veya harici olan modeller vardı bi aralar. şimdi göremedim. onun yerine şöyle cihazlar varmış şimdi:

urun.n11.com

VHS dediğin için bunu gösterdim. HD olanları da var ama daha pahalı.


seen sea
(08.02.19)
(5)

leblebi osurtur mu?

sömestr tatilinden dönerken bizim eleman çorum'dan leblebi getirmiş. bildiğin düz sarı leblebi. pek de taze namussuz. ama 3-4 gündür çok affedersiniz gece gündüz bi tarafımla borazan çalıyorum. ben leblebiden diye düşünüyorum da yapar mı böyle bir şey? yoksa bizim egzoz ayarı mı bozuldu?
sömestr tatilinden dönerken bizim eleman çorum'dan leblebi getirmiş. bildiğin düz sarı leblebi. pek de taze namussuz. ama 3-4 gündür çok affedersiniz gece gündüz bi tarafımla borazan çalıyorum. ben leblebiden diye düşünüyorum da yapar mı böyle bir şey? yoksa bizim egzoz ayarı mı bozuldu?
kibritsuyu
(07.02.19)
ooo tabi ki yapar. deli gibi yapar.


theseachange
(07.02.19)
gece uykundan uyandırır o derece. bi karnabahar değil tabii.


yine de egzozu göster abi bir bilene.


Feci...


SiyamkedisiZorro
(07.02.19)
nohut işte :)


ravenudon
(07.02.19)
(1)

ankara'da en iyi bowling (sadece başlığa cevap vermeyin, soruyu okuyun)

hepsi birbirinin aynısı aslında ama asıl aradığım şudur:hani lane'lerin kenarında top kanala düşmesin diye bariyer (bumper) olur ya. acemiler için isteğe bağlı o bariyer kaldırılır. hah işte üç oyuncu oynarken o bariyer, üçüncü oyuncuya sıra geldiğinde otomatik kalksın, o oyuncunun sırası geçtikten
hepsi birbirinin aynısı aslında ama asıl aradığım şudur:

hani lane'lerin kenarında top kanala düşmesin diye bariyer (bumper) olur ya. acemiler için isteğe bağlı o bariyer kaldırılır. hah işte üç oyuncu oynarken o bariyer, üçüncü oyuncuya sıra geldiğinde otomatik kalksın, o oyuncunun sırası geçtikten sonra tekrar insin.

iki yetişkin ve 6 yaşında bir çocukla oynarken çocuğun da her attığı kanala gitmesin, yetişkinler de bebe bariyerleriyle oynamasın.

vardı bu bi yerde ama nerde hatırlamıyorum. en son bilkent rollhouse'da sorduğumda "bizimkiler manuel, elle tutup çekince kalkıyor. yani ya başta bi sefer çekip kaldıracaz, ya da bariyersiz oynayacaksınız" dedilerdi. o yüzden 1-2 sene içinde teknolojiyi değiştirmedilerse bilkent'i eledim.
kibritsuyu
(04.02.19)
En iyisi hakkında bir fikrim yok ama otomatik bariyer Kentpark'ta vardı diye hatırlıyorum


Murtazaaylak
(05.02.19)
(1)

"oç doktorlar" başlığı ne oldu?

iki tane uzunca entry'im vardı. silinmiş değil, çöpte yoklar. başlığı da entry'leri de bulamıyorum. taşındı mı, taşındıysa ne oldu yenisi?
iki tane uzunca entry'im vardı. silinmiş değil, çöpte yoklar. başlığı da entry'leri de bulamıyorum. taşındı mı, taşındıysa ne oldu yenisi?
kibritsuyu
(20.01.19)
başlık eğer şuysa -> "orospu çocuğu doktorlar" içeriği uçurulup entry girişi engellenmiş.

başlığı komple uçurunca entry çöpe düşmüyor bildiğim kadarıyla.


tabudeviren
(21.01.19)
(4)

harici harddiskten klasör silemiyorum

her ay mükellefimin işyerinde kullandığı muhasebe programının yedeğini harici harddiske alıyorum. yedek alma yöntemi, program klasörünü alıp aynen harici harddiske kopyalamak şeklinde.lakin ertesi ay yeni yedeği almak için gittiğimde eski klasörü silemiyorum. resimdeki hatayı veriyor. ben de eski kl
her ay mükellefimin işyerinde kullandığı muhasebe programının yedeğini harici harddiske alıyorum. yedek alma yöntemi, program klasörünü alıp aynen harici harddiske kopyalamak şeklinde.

lakin ertesi ay yeni yedeği almak için gittiğimde eski klasörü silemiyorum. resimdeki hatayı veriyor. ben de eski klasörün adını değiştirip yeni yedeği de yanına kopyalıyorum. 3-4 aydır işe yaramaz bir sürü eski yedek oldu. sil diyorum silmiyor.

niye silmiyor yahu, nasıl sileceğiz fazla klasörleri?

eksiup.com
kibritsuyu
(15.01.19)
muhtemelen dizinde, yönetici yetkisi ile silinen bir dosya veya klasör var. klasörlerin yetkilerini devralarak silmeyi deneyebilirsiniz. alternatif olarak harici hdd'ye geçici olarak bir yere kopyalayıp daha sonra diske format atabilirsiniz.


helenart
(15.01.19)
ben de geçen benzer bir sorunla karşılaştım şu şekilde çözdüm; klasörü winrar da arşive ekle diyorsun, arşive eklerken menü açılıyor, orada arşive ekledikten sonra dosyayı sil var. O siliyor, sonra winrar dosyasını siliyorsun


asbe
(15.01.19)
google'a unlocker yaz. işletim sistemine uygun unlockerı indir. klasörü seç ve silmeye çalış. işini görmesi lazım.


false pretension
(15.01.19)
Diskten başka bir şey silebiliyor musunuz peki? Disk silmeye karşı korumaya alınmış olabilir mi?


John Bloor
(16.01.19)
(5)

duyuru mühendisleri toplanın - kombi bacasından verim analizi

aşağıda kombi bacası ile ilgili parça sorusunu görünce ben de kafama takılanları sorayım.hermetik bir kombimiz var. yoğuşmalı değil, konvansiyonel kombi. çevredeki binalarda da bütün dairelerde aynı şekilde hermetik kombiler var (onların modelini bilemiyorum elbet, sadece bacalarını görüyorum).şimdi
aşağıda kombi bacası ile ilgili parça sorusunu görünce ben de kafama takılanları sorayım.

hermetik bir kombimiz var. yoğuşmalı değil, konvansiyonel kombi. çevredeki binalarda da bütün dairelerde aynı şekilde hermetik kombiler var (onların modelini bilemiyorum elbet, sadece bacalarını görüyorum).

şimdi hava buz gibi diyelim. evde olduğumuz sürece 45-50 derece aralığında yakıyoruz, evde yokken kapatıyoruz. sorulara gelelim:

1. bakıyorum alt komşunun bacasından gürül gürül duman (buhar?) çıkıyor. kendi bacama bakıyorum, neredeyse gözükmüyor. kombiyi köklüyorum, en sıcak ayarda suyu açıyorum, yine de o kadar duman çıkartamıyorum.

şimdi çıkması mı iyi, çıkmaması mı iyi? bu çıkan dumana bakarak kombinin verimi hakkında yorum yapabilir miyiz? (çok yakıyor ama az ısıtıyor, az yakıyor ama çok ısıtıyor vs. gibi)

2. aynı şekilde karşı apartmanda birinin bacasından bacağım kadar buz sarkıyor. demek ki su damlıyor ve orada donuyor. bazı babalarda daha ufak buzlar var, kendi bacama bakıyorum, hiç buz yok.

aynı şekilde bacadan damlayan su miktarına bakarak kombinin verimi hakkında yorum yapabilir miyiz? damlaması mı iyi, damlamaması mı iyi?
kibritsuyu
(13.01.19)
sadece yoğuşmalı kombilerde su damlıyor galiba. birkaç sefer bizim kombidede buz oluşmuştu. normal kombide su gelmiyor bacadan anladığım kadarıyla. duman olayında da sanki aynı durum söz konusu. ama bundan emin değilim.

ek olarak ben evde olmadığımda bile kapatmıyorum. açıp kapatmanın daha fazla gaz harcadığını düşünenlerdenim.


sutlu nescafe
(13.01.19)
evde olmadığımda kapatmamayı da denedik, daha az yakmadı. bina dışarıdan, bizim daire içeriden yalıtımlı. sabah kapatsak bile akşama kadar ev soğuyor ama buz gibi de olmuyor, çabuk ısınıyor. kapatmayıp bıraktığımız durum, her gün kapatıp açtığımızdan daha çok yakıyor.


kibritsuyu
(13.01.19)
Onlarla verim analizi yapamazsın. Doğrusu için (kombiden aldığın enerji/kombiye verdiğin enerji).

Basit bir örnek yapalım iç ısıtma için. Tek odayı ısıttığını düşünelim ve kayıpları yok sayalım (yoksa uzun hesaplar gerekir). Doğalgaz sayacını ölçtün ve sıfırlamış oldun. İçeriye de termometre koydun ve sıcaklığı not ettin. Bir saat sonra baktın sayaç 1 m3 doğalgaz yakmış. Sıcaklık da 5 derece artmış. Doğalgazın 1 m3 hacminin yanma sonucu ne kadar ısıya dönüştüğünü hesaplıyorsun (Watt cinsinden) daha sonra iç sıcaklık değişimi için de m*c*delta t yapıyorsun ve sıcaklık değişiminden elde ettiğin Watt değerini doğalgaz yanması sonucu oluşan değere bölüyorsun yaklaşık verimi buluyorsun.


sumuklurakun
(13.01.19)
benim asıl amacım kombinin verimini hesaplamak değil. çıkan buharın, damlayan suyun bana bir gösterge olup olmadığı.

"bacasından su damlayan kombi daha iyi/kötü yakıyordur"
"bacadan ne kadar az/çok duman çıkarsa kombi o kadar iyi/kötü yakıyordur" gibi çıkarımlar yapabiliyor muyuz? kombi bacasından çıkan buhar, damlayan su bize bir şey anlatıyor mudur?

yani niye onun kombisi çok tüterken, benimki az tütüyor, niye onun bacasından su damlarken benimkinden damlamıyor?

hani mesela araba egzozuyla böyle çıkarımlar yapabiliyoruz. "siyah duman atıyorsa çiğ yakıt atıyor, benzininin tamamı yanmıyor, demek ki az hava alıyor" gibi çıkarımlar yapıyoruz. tıkalı hava filtresini değiştirip, ne bileyim bujileri ateşlemeyi falan ayarlayıp tam olarak yanmasını sağlıyoruz. kombide de böyle bir şey çıkarabiliyor muyuz?


kibritsuyu
(13.01.19)
Kimyam çok iyi değildir ama esas yanma hidrojen ve oksijenle gerçekleştiğinden bunların birleşimiyle de su buharı oluştuğundan kabaca ne kadar su buharı o kadar verimli yanma diyebiliriz sanırım.

Baca temizliği vs düzenli yaptırın.


sumuklurakun
(13.01.19)
(10)

audi vs bmw karda sürüş videoları

abi youtube'da audi quattro ile bmw xdrive'ın karda karşılaştırmalı sürüş videoları var. xd'lerin tamamı patinaj çekip dururken quattro cayır cayır gidiyor.https://www.youtube.com/watch?v=VOxka3mhKXcbunlar gerçek mi? yani gerçek tabi de araçla mı ilgili? bunlar sanki pilotajla, zemin farkıyla, lasti
abi youtube'da audi quattro ile bmw xdrive'ın karda karşılaştırmalı sürüş videoları var. xd'lerin tamamı patinaj çekip dururken quattro cayır cayır gidiyor.

www.youtube.com

bunlar gerçek mi? yani gerçek tabi de araçla mı ilgili? bunlar sanki pilotajla, zemin farkıyla, lastiklerin durumuyla, kar durumuyla, eğimle bilmemneyle alakalı farklar ve bmw'ye çakmak için özellikle audi fan'ları (veya bizzat auti'nin kendisi) tarafından yayılıyor gibi. bu videodaki durum sadece xd ve quattro farkı mı yani?

dün hanımla çocukla kartopu oynamaya giderken "abi bi el atıversen" diye çevirdiler. hafif meyilli sokağımızda dört kişi, kış lastikleri olan bir audi q7 quattro'yu ite ite zor çıkardık. adam dütdüt yaptı teşekkür edip gitti, ben de oğlumla kar oynamaya giderken uzaktan gördüm. adamı ittiğimiz aynı yoldan ne olduğunu anlamadığım gayet ortalama bir araba (hyundai accent gibi bir şeydi) zırt diye çıktı gitti. ne iten oldu, ne patinaj yaptı.

e hani nooldu xd'leri tokatlayan quattro? accent mi daha iyiymiş audi'den?
kibritsuyu
(07.01.19)
ben de izledim o tarz videolar baya ve hepsinde açık ara audiler iyiydi hatta bazılarında mercedes de vardı mercedeslerden de iyiydi audiler. hepsinin birden yalan olması pek ihtimal dahilinde değil gibi sanki.

sizin ittiğiniz aracın lastikleri yaz lastiğidir belki de ya da başka bir etmen olabilir. bilemedim.


washe
(07.01.19)
İyilik kötülük değil ki biri arkadan itişli bir araba, karda zorlanması normal.
Kış lastiğinin olup olmaması da kar performansını etkiler. Audi 4 mevsim, Hyundai kış lastiği kullanıyor olabilir.


gerçek. bmw mercedes grubunun kar performansı iyi değil. Audi, Subaru, Volvo kar performansı efsane markalar.

arazi araçlarını demiyorum, otomobil karşılaştırması.


babilbaligi
(07.01.19)
antipatinaj sistemi (ASR) ve elektronik denge programı (ESP) kapamayı bilmiyordur sürücü. bu ikisi açık olduğunda araç patinajda kaldığında gitmez, ıkınmaz. hemen bırakır kendisini. benim aracım da hyundai, daha hiçbir yokuşta kalmadım. patinaj çeke çeke de olsa çıkıyor bi şekilde. ayrıca hafif ve düşük torklu. benim arabam yokuşu yavaş yavaş çıkan 70 kilo cılız bir adamsa, o audi ise yokuşu koşarak çıkmaya çalışan 90 kiloluk kaslı bir adam. fark burada. umarım anlatabilmişimdir.


trajikomix
(07.01.19)
valla benim mazda ile geçen sene uludağa çıktım, patinaj için zorluyorum, bir şeyler devreye giriyor, olmuyor, azcık kaydırıyım diyorum, ışıklar yanıyor araba bi şeyler yapıyor topluyor, merso ve bmw pek inandırıcı gelmedi, ya da bu sistemler kapalı.

ps. 2015 - mazda 3


ravenudon
(07.01.19)
Aradaki fark tamamen kar lastiğinden kaynaklı. Yoksa üç aşağı beş yukarı Quattro, 4matic ve xdrive benzer sistemler.


roket adam
(07.01.19)
en onemli faktor lastik. lastigin kac yil kullanildigi, yasi, boyutlari, ve basinc degeri hepsi aracin kar ve buzdaki performansini etkileyen faktorler. Quattro, 4matic ve xdrive gibi sistemler onemli olsa da aractaki lastik en iyi seviyede degilse tirmanmak icin yeterli olmayacaktir.

ama Quattro, 4matic ve xdrive ozellikle bol karda arac kara saplandiginda cok one cikiyor cunku iki teker saplansa da diger tekerler ile arac kendini kurtarabiliyor. buzda 4 tekerde kaygan zemine geldiginde, bu sistemler aracta mevcut da olsa, arac lastikle zemine tutunuyor.


emrahday
(07.01.19)
Yalan dolan ya. Kullanan herif audiyi adam gibi kullanırken mersoyla bmwyi kötü kullanıyo.


Delay Fuze
(07.01.19)
videodaki bmwlerin cogunda dort mevsim yada yaz lastigi var gibi.

"ama" duzgun kis lastikleriyle audi butun markalari kafalar, tecrube ile sabit.


cooperr
(07.01.19)
BMW Mercedes yasadigim yerde(kutup dairesine 300km) pek tutulan arabalar degil. 2 sebebi var.
1. Dedigin gibi kar performansi kotu bunlarin.
2. Paslaniyor dayanmiyor iklim ve tuzlanmadan oturu. Gerci Audi de paslaniyor bu konuda Alman otolari kotu. Hatta acikcasi tek iyi marka Volvo paslanma konusunda.

Her arabanin gidecegi yol farklidir. BMW Mercedes gibi araclarin binek modellerinin olayi o autobahnda hiz yapmak. Reno Toros ile ciktigin yolu bile cikamayabilirler olabilir nitekim o arabanin amaci zorlu kosullar degil.


(4)

samsung galaxy note 5 bataryası

nisan 2017'de aldığım telefonumun bataryası artık dayanmamaya, çabuk azalmaya, %15 iken zart diye %2'ye düşüp, şarj aletine koşmama kalmadan kapanmaya falan başladı.telefon hala garanti kapsamında. bildiğim kadarıyla batarya da garanti kapsamında.ama bu telefonlarda batarya sökülebilir değil. yani a
nisan 2017'de aldığım telefonumun bataryası artık dayanmamaya, çabuk azalmaya, %15 iken zart diye %2'ye düşüp, şarj aletine koşmama kalmadan kapanmaya falan başladı.

telefon hala garanti kapsamında. bildiğim kadarıyla batarya da garanti kapsamında.

ama bu telefonlarda batarya sökülebilir değil. yani ancak servis açıp söküyor. telefonum da cillop gibi maşallah. hiç tornavida değmesini istemesem de batarya beni iyice yarı yolda bırakmadan, garantisi de bitmeden değiştirteyim diyorum.

bu aletin içinin açılması, bataryanın değişmesi falan telefonu çok örseler mi, yıpratır mı, başka bir yerleri bozulur mu? korkularım bunlar, ne dersiniz?
kibritsuyu
(04.01.19)
Benzer bir sorunla karşılaştım ben de, fakat benimkinde batarya şişmesi olduğu için ücretsiz bataryayı değiştirmişlerdi. 2 yıl dolmadan şarj sorunu yaşıyorsan muhtemelen teknik bir arıza vardır diye düşünüyorum. Doğrudan yetkili servise bunda sorun var diye gidebilirsiniz.

Telefona bir şey olmuyor merak etme


re noreno
(04.01.19)
dejiciler gelmediyse deji diyorum. ve hayır alırsın kendin bile değiştirirsin.


Techsavvy
(04.01.19)
yoo sorun o kadar büyük değil. yani henüz şarj tutuyor. sabahtan akşama kadar da idare ediyor. ama sonlara doğru çok çabuk azalıyor. idare etsem ederim, ediyorum da. ama bu batarya illa ki cortlayacak. en azından garantisi dolmadan değiştirirsem bi o kadar daha götürür diye düşünüyorum. yoksa parasıyla değiştirecekler.


kibritsuyu
(04.01.19)
Hocam bişey olmaz. Isıtıp açıyorlar arka kapağı sonra monteliyorlar tekrar.. Yani bir değişim olmuyor. Garantin varken değiştir.

S serisi olsa onlarda su geçirmezlik özelliği gidiyor sadece olan bu. Senin telefonda o özellik yok zaten. Yani değişen pek bişey olmayacak.


caletti
(04.01.19)
(3)

ankastre ocağın ateşlemesi

sabah temizlikçi teyze geldi. mutfağı, aspiratörü falan temizliyordu. bi ara baktım ankastre ocağın çakmağı (hani gaz düğmesini bastırınca çıt çıt çıt yapar ya, çevirip gazı açınca da ateşleyip yakar ya o işte) hiçbir düğme basılı olmadığı halde çıt çıt çıt çıt diye çakıyor. takılı mı kaldı acaba di
sabah temizlikçi teyze geldi. mutfağı, aspiratörü falan temizliyordu. bi ara baktım ankastre ocağın çakmağı (hani gaz düğmesini bastırınca çıt çıt çıt yapar ya, çevirip gazı açınca da ateşleyip yakar ya o işte) hiçbir düğme basılı olmadığı halde çıt çıt çıt çıt diye çakıyor. takılı mı kaldı acaba diye düğmeleri kurcaladım, içlerine üfledim, ıslak falan da değil. ne yaptıysam susturamadım. elimin yetişebileceği bir yerde fişini de bulamadım. ankastre fırını söküp arkasından fişi bulup çektim sustu. tabii şimdi ateşleme de çalışmıyor.

bozuldu mu dersiniz ne oldu buna? akşam fişi takıp bakıcam. umudum bir yerleri ıslandığı için kontak yaptı, kuruyunca geçecek diye. ama öyle değilse, fişi takınca hala çıt çıtlıyorsa ne yapayım? servis çağırmadan bir çözümü var mıdır bunun?
kibritsuyu
(04.01.19)
ıslandığı için olmuştur. aynı şekilde benim evimdeki ocakta da olmuştu. ertesi gün düzeldi.


isyankar tosbaga
(04.01.19)
bizde de oluyor bazen. geçiyor sonra. büyük ihtimalle ısalklıktan dolayı. servisi çağırma.


kablelvuku
(04.01.19)
bu sabah benimki de aynı şeyi yaptı. fişi çektim 1 gün takılsın, yarın yine bakıcam.


lcha
(04.01.19)
(9)

çocuğa ne hediye alalım (6 yaş erkek)

çocuk dediğim kendi oğlum. biz zaten istediklerini, ihtiyaçlarını alıyoruz. ama dedesiyle (babamla) çok fazla görüşemiyorlar. adamcağız da çıkıp bir şey bakamıyor, baksa da ne alsam mutlu ederim bilemiyor. bana dedi, benim adıma bi hediye al çocuğa da vereyim diye. şimdi ne alayım bilemedim. ben ken
çocuk dediğim kendi oğlum. biz zaten istediklerini, ihtiyaçlarını alıyoruz. ama dedesiyle (babamla) çok fazla görüşemiyorlar. adamcağız da çıkıp bir şey bakamıyor, baksa da ne alsam mutlu ederim bilemiyor. bana dedi, benim adıma bi hediye al çocuğa da vereyim diye.

şimdi ne alayım bilemedim. ben kendim kitap aldım ama dedesinden öyle bir hediye olsun ki aklında kalsın, dedesini hatırlasın istiyorum.

lego olmaz, ev lego dolu, pek spesifik bir şey olmayacak zaten doğumgününde de lego aldı dedesi.

uzaktan kumandalı zımbırtıları falan var.

aslında oyuncak namına her şeyi var. öyle doyumsuz, sürekli oyuncak isteyen, tutturan bir çocuk da değil, görür ister ama gereksiz olduğunu anlatınca da anlar. gerçekten istiyorsa onu anlarız zaten, öyle de bir şey yok şimdilik.

bütçe derseniz 150-200'den çok olmasın.

ne önerirsiniz?
kibritsuyu
(28.12.18)
çocuğun sulayıp bakıp büyütebileceği bir bitki alabilir. böylece hem çocuğa ait bir hediye ile sorumluluk duygusuna katkı olur, hem de her bitki ile ilgilendiğinde dedesini hatırlar, çiçek açtığında ya da büyüdüğünde dedesine bahseder, gururlanır. 6 yaşında çocuklar için bu tür sorumluluklar genellikle çok motive edici oluyor, büyüdüğünü hissediyor ve hoşuna gidiyor.


lordoz
(28.12.18)
Dedenin şimdi veya gençken çaldığı bir enstrüman varsa ondan hediye edilebilir. Sazsa mesela kulağa pek hoş gelmiyor 6 yaşındaki çocuk için ama belki küçük bir gitar, ukulele, mızıka falan olabilir. Oyuncak olmadığı da öğretilirse hem unutmaz hem çalmayı da öğrenebilir


senolll
(28.12.18)
güzel ve action'lı bir kol saati ya da çalması kolay bir enstrüman hediye edilebilir.


fragile lady
(28.12.18)
teşekkürler ama...

evde baktığı çiçekleri var, sürekli suluyor. hatta tohumunu da kendi ekti. o yüzden o da arada kaynar gider.

spesifik bir enstruman yok ama evde bir orgumuz vardı, ben de babam da çalardık. onu da zaten bize getirdik, benim de gitarım var aslında. hem de biraz uğraştım ama şimdilik pek hevesi yok gibi enstrumana falan. o da olmadı yani.

akıllı saat olabilir de o da çocuğa değil, bize hediye gibi, çocuk mutlu olacak mı onunla bilemedim. bi de pahalı onlar, bütçeyi aşar.


kibritsuyu
(28.12.18)
3d pen alın ama dikkat edin yanmasın eli :)
Ukulele, hamster alabilirsiniz siz de bakımını üstlenirseniz.


bahoho
(28.12.18)
6 yaşındaki halim buna delirirdi: shop.hasbro.com:7DEC61D9-5056-9047-F55F-FC686C17D23F
Okuma yazma bilmeksizin aileyle oynanabilecek bi masa oyunu^^


joker the one
(28.12.18)
gitar alın.

letgo'da 200 liraya bir sürü gitar bulursunuz. çalmaya başlarsa hayatı boyu dedesini unutmaz.


babilbaligi
(28.12.18)
öneriler çok iyi ama hiçbiri uymuyor abi.

öğrencilikten kalma gitarım var benim. heves eder diye tellerini yeniledim, bir iki çaldım ama heves etmedi. ukulele, gitar falan var yani, o olmadı.

hint bülbülümüz var kafeste. eşimin kuzeni yavrulatmış, birini verdi. hiç ilgilendiği yok. hayvanın bütün bakımı bende. arada kafese gidip seviyor falan o kadar. hamster falan da olmaz yani.

guess who var evde. hatta 2-3 yıl önceki hediyemiz. severek oynar, o da olmadı maalesef.

3d pen'lere bir bakayım.


kibritsuyu
(28.12.18)
enstruman olacaksa bence gitar yerine ukulele alin.
bir de puzzle olabilir, 150-200 parca, deli etmeyecek cinsten.


cooperr
(28.12.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.