Giriş
(4)

Bu çamın adı nedir?

Fotoğrafları Avusturya'da çektim. Burada bu çam ağacını çok sık görüyorum ama türü nedir bilmiyorum. İğneleri uzun uzun ve genelde bu şekilde aşağıya doğru sarkıyor. Ağlayan Çam diye bir şey varmış ama dikkatle bakarsanız aynısı değil. İnternette bulamadım ben bir sürü çam türü baktım ama.
Fotoğrafları Avusturya'da çektim. Burada bu çam ağacını çok sık görüyorum ama türü nedir bilmiyorum. İğneleri uzun uzun ve genelde bu şekilde aşağıya doğru sarkıyor. Ağlayan Çam diye bir şey varmış ama dikkatle bakarsanız aynısı değil.
İnternette bulamadım ben bir sürü çam türü baktım ama.
cam degil ki. Ladin bu.


ebabil curnatasi
(14.06.19)
Çamçık


paudi
(14.06.19)
Hatta doğu ladini bu.

www.google.com


Mirket
(14.06.19)
Picea abies - Avrupa ladini


038576
(14.06.19)
(7)

Yüzük kullanan evli çiftler

alyanslarınızın içinde ne yazıyor?
alyanslarınızın içinde ne yazıyor?
Annem ile babamin alyanslarinin içinde sadece tarih yazıyor. Ben de tarih olsun istiyorum ama beğendiğim modeller aşırı ince oldukları için bir şeyler yazınca bit gibi görünüyor, karar veremedim. muhtemelen bir şey yazdirmayacagiz o yüzden.


fraise
(09.06.19)
"Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul, ash nazg thrakatulûk, agh burzum-ishi krimpatul"


ilkot
(09.06.19)
birbirimizin ismi ve nikah tarihimiz


hıkmıkzık
(09.06.19)
henüz bir şey yazmıyor :) 1 yılı geçti.


enesra
(09.06.19)
Birbirimizin ismi yazıyor, yanında da sonsuzluk işareti...


elorelia
(09.06.19)
keser sapı gibi ! yazıyor .


50promil
(10.06.19)
2 yıl oldu, bir şey yazmıyor. Hayatta takamam diyordum, alıştım.


akatreil
(10.06.19)
(2)

slacklining

yapmış olanlarınız varsa danışmak istediğim sorular var.Ben 2016 yazında denemiştim ilk defa ve çok hoşuma gitmişti. Çeşitli sebeplerle kendime bir türlü alamamıştım. Sorularım burada başlıyor.1. Önerdiğiniz bir marka var mıdır?2. Kaç metreye kadar iyidir? 3. Alırken şuna şuna dikkat et muhakkak ded
yapmış olanlarınız varsa danışmak istediğim sorular var.
Ben 2016 yazında denemiştim ilk defa ve çok hoşuma gitmişti. Çeşitli sebeplerle kendime bir türlü alamamıştım.
Sorularım burada başlıyor.

1. Önerdiğiniz bir marka var mıdır?
2. Kaç metreye kadar iyidir?
3. Alırken şuna şuna dikkat et muhakkak dediğiniz bir nokta var mı?
4. Aklıma gelmeyen başka bir şey eklemek ister misiniz?

Bir iki ay araştırıp almaya karar verdim. 2 inç olanlarından almak istiyorum, o yaz boyu kullandığımız da 2 inç olmalıydı galiba.
www.facebook.com

Bu gruptakiler böyle soruların çoğuna yardımcı oluyor. Hatta gelecek pazar Moda, Yoğurtçu Parkı buluşmaları var, oraya gidip sorarsanız fikir vereceklerdir.


benyazarsamolur
(04.06.19)
türkiye'de değilim ama sorularıma cevap bulabilirim burada. teşekkürler.


(1)

Avrupa uçuşlarında bisiklet taşırken...

...bisikleti koyduğumuz kutuya bir tane mont vs sıkıştırsak bir şey derler mi? Mesela iki teker arasına koysak ve alüminyum kadrolu olduğu için zarar görmesini engellemek amaçlı desek?Herhangi bir bahane üremesek bile, bisiklet kutularını açıp içini kontrol edip bir parça da olsa kıyafet olmasına la
...bisikleti koyduğumuz kutuya bir tane mont vs sıkıştırsak bir şey derler mi? Mesela iki teker arasına koysak ve alüminyum kadrolu olduğu için zarar görmesini engellemek amaçlı desek?
Herhangi bir bahane üremesek bile, bisiklet kutularını açıp içini kontrol edip bir parça da olsa kıyafet olmasına laf ediyorlar mı?

Avrupa uçuşu: Fransa-Avusturya arası.
Bisikleti deneyimlemedim ama mantiken hic bir sorun olmaz. Siz sadece kiyafetin ceplerin de bir sey kalmadigindan emin olun.


VIPCH
(30.04.19)
(3)

Pir Sultan Abdal

hakkında öğrenmek istiyorum. Hayatını, nefeslerini, kişiliğini. Bu konuda 2012 senesinde açılmış bir duyuruda Abdülbaki Gölpınarlı'ya ait bir kitap ve Sabahattin Eyuboğlu'nun Azra Erhat, Attila Özkırımlı ve Asım Bezirci ile hazırladığı bir ikinci kitap önerilmiş. Kitaplar hakkında okuyucu yorumları
hakkında öğrenmek istiyorum. Hayatını, nefeslerini, kişiliğini. Bu konuda 2012 senesinde açılmış bir duyuruda Abdülbaki Gölpınarlı'ya ait bir kitap ve Sabahattin Eyuboğlu'nun Azra Erhat, Attila Özkırımlı ve Asım Bezirci ile hazırladığı bir ikinci kitap önerilmiş.
Kitaplar hakkında okuyucu yorumları internette yeterince yok. Okumuş olan varsa burada paylaşabilir mi?
Her iki kitabın adı da Pir Sultan Abdal.
pir sultan abdal, yaşamı sanatı şiirleri, ali yıldırım, ayyıldız yayınları, kasım 1994.


tabudeviren
(11.03.19)
pir sultan hakkında ilk araştırmaları yapan bir öğretmen vardı, ölümüne kadar sürdürmüştü bu işi. İsmini anımsayamadım araştırırsanız, önemli bir kaynak.


biravekahve
(11.03.19)
Abdulbaki gokpinarli anadolu erenlerine iliskin arastirmalarin piridir. Yalnizca biyografik degil monografik de inceler.


belki lazim olur
(30.05.19)
(18)

Patronus Büyüsü

The Patronus Charm olarak da bilinen, Ruh Emicileri kovan büyüden bahsediyorum. Patronus büyünüzün oluşturduğu gümüşi sisin hangi hayvan formunda görünmesini isterdiniz? Ben unicorn olsun isterdim. Şunu da hatırlayın:"Hiçbir iki insanın büyüsü aynı hayvanı üretmiyor" diyordu Lupin. Sonra gerçi gördü
The Patronus Charm olarak da bilinen, Ruh Emicileri kovan büyüden bahsediyorum.
Patronus büyünüzün oluşturduğu gümüşi sisin hangi hayvan formunda görünmesini isterdiniz? Ben unicorn olsun isterdim.

Şunu da hatırlayın:
"Hiçbir iki insanın büyüsü aynı hayvanı üretmiyor" diyordu Lupin. Sonra gerçi gördük ki, Snape'in büyüsü Lily'nin ölümünden sonra dişi geyiğe(doe) dönüşüyor.
Bal porsuğu. Mirket de olabilir.


rahip janick
(28.06.18)
Lupin öyle bir şey demiyor yalnız kitapta :/
Ayrıca Tonks’unki de Lupin’inkine benzemişti.

Ben sanırım kırlangıç ya da flamingo olsun isterdim :D


helena
(28.06.18)
Ayı.


zürafa olsun benimki. çünkü kısa boyluyum,ters köşe yapmış olurum :)


denef
(28.06.18)
Penguen ya da ördek olsun isterim.


Amaranta ursula
(28.06.18)
@helena, evet diyor:

Harry had a sudden vision of himself crouching behind a Hagrid-sized figure holding a large club. Professor Lupin continued, ‘The Patronus is a kind of positive force, a projection of the very things that the Dementor feeds upon – hope, happiness, the desire to survive – but it cannot feel despair, as real humans can, so the Dementors can’t hurt it. But I must warn you, Harry, that the Charm might be too advanced for you. Many qualified wizards have difficulty with it.’

‘What does a Patronus look like?’ said Harry curiously.
‘Each one is unique to the wizard who conjures it.’
‘And how do you conjure it?’
‘With an incantation, which will work only if you are concentrating, with all your might, on a single, very happy memory.’ Harry cast about for a happy memory.

Her büyücünün patronus büyüsü kendisine özgü. Umbridge ve McGonagall da kedi üretiyorlar ama aynı kedi olmuyor sonuçta. McGonagall'ın büyüsü tekir üretiyordu mesela ama Umbridge İran kedisi üretiyordu.


çıngıraklı yılan.


nice tnetennba
(28.06.18)
bunun resmi pottermore sitesinde testi var. çözünce benimki siyah-beyaz kedi çıkmıştı.


pitjantjatjara
(28.06.18)
Kelebek


kırmızı panda


kedi. norveç orman ya da iricene erkek sokak tekiri olabilir.


yuto
(28.06.18)
ejderha ya da anka olmak isterdim fakat olağanüstü bir kişilik olmadığımdan çok da olası olmazdı. o yüzden tercihimi arı kuşundan yana kullanıyorum.


en sevdiğim hayvan ayı.Bi hayvan olsam boz ayı olmak isterdim. Patronusumun da bir boz ayı olmasını isterdim herhalde. Ayı <3


nundu
(28.06.18)
@konusma ben konusuyorum

Evet herkesin kendine özgü de türkçe olarak yazdığın kısım sanki “kimseninki asla aynı olamaz” gibi bir hava uyandırdı ondan şeyettim :)


helena
(28.06.18)
arkadaşlar araya girmek istemezdim ama:"wake up you need you need to make money!"
youtu.be

edit: hehe :)


güneyli çocuk
(28.06.18)
güneyli çocuk, seninki kesinlikle "Niffler" olurdu :)
www.youtube.com


Aslan olmalıydı. Sinirlendiğimde istem dışı bir ses çıkarıyorum, aynı sesi sebepsiz yere ıslanınca (ani bastıran yağmur vb) da çıkardığımı farkettim. Ses aslanların çıkardığı kükreme sese benziyor. Bende bir sıkıntı var ya :(


Tears of Devil
(28.06.18)
Pottermore’a göre sparrow ya da öyle bir ufak kuştu benimki :/ ben seçsem tembel hayvan falan olurdu kesin.


kobuzchu kiz
(28.06.18)
(4)

Kediseverler

Gecenizi şenlendirecek 5,5 dakika: https://www.youtube.com/watch?v=5530I_pYjbo
Gecenizi şenlendirecek 5,5 dakika: www.youtube.com
bu reyçıl ve cun videolarını çok severdim ama bu adamın videoları sanat resmen. yemek pişirme videoları falan da harika video atınca eteğimi tutarak havaya zıplıyorum resmen dizlerimi kırarak.


Ben bunu izlemistim, tipik anne gibi konuscam ama; kedileri de sevmeme ragmen o mutfakta yapilan yemekten yemem valla. Kedi tezgahin direkt ustunde, hem de uzun tuylu... Hele orda bi arka bacaklariyla kasinasi gelse adami anca Ugur Dundar paklar.


common of demons
(20.05.18)
kedinin mutfağa girmesine ben de karşıyım. Muhtemelen ben de huylanırdım ama kedileri çok güzel. Çok akıllı. Benim her hayvanım sayko çıktı :(


Ben yanlarinda bir insan varken mutfaga girebilmelerine karsi degilim, zaten boyle acik(kapisiz?) bir mutfakta yapilabilecek hicbir sey yok. Gene de en azindan tepelere cikmasi engellenebilir gibi.

Ama evet baya guzeller, hele turuncu uzun tuylu olan.


common of demons
(20.05.18)
(8)

Bir köyün eski adını arıyorum Vol.2

orijinal duyurum: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1268090/bir-koyun-eski-adini-ariyorumBu duyuruda uşağı/uşak kelimesinin kökenini sorgulamaya kadar geldik ama sonuç çıkmadı. Duyurumu takip eden suserler de Kürtçe bilmiyorlar muhtemelen.Bu "uşağı/uşak" kullanımının kökeni hakkında, şayet yerel bir
orijinal duyurum: www.eksiduyuru.com

Bu duyuruda uşağı/uşak kelimesinin kökenini sorgulamaya kadar geldik ama sonuç çıkmadı. Duyurumu takip eden suserler de Kürtçe bilmiyorlar muhtemelen.
Bu "uşağı/uşak" kullanımının kökeni hakkında, şayet yerel bir ağızsa anlamı hakkında beni bilgilendirebilecek olan var mıdır? (illa Kürtçe midir ya da Zazaca mıdır bilemiyorum ama hep Kürt köylerine ve hep Malatya çevresinde verilmiş bu isim).
E orijinal duyuru pasta olmus? Yoksa internet kullanicilarina kapali mi?


Haldamir
(13.03.18)
hep Malatya'daki yerler cikmiyor. Bir onceki duyurunuzda arkadas sanirim sehven il/ilce kismina Malatya yazmis Nisanyan haritasinda. O sebeple sadece Malatya'yi gostermis.

Buyurun: nisanyanmap.com

Burada epey yerde oldugunu gorebilirsiniz. Dolayisiyla sadece Kurt koylerine verildigini bu ismin soylemek mumkun degil.

Ben usagi/usak kelimesinin Kurtce oldugunu dusunmuyorum. Pekala direkt bildigimiz, eski Turkce'den cocuk/oglu manasiyla kullaniliyor olabilir: lugatim.com


siradan bir adam
(13.03.18)
Ben de şöyle bir belge buldum. Başka yörelerde de kullanılmış sahiden. hbvdergisi.gazi.edu.tr


ben kurt ya da turkmen'den cok, acaba usagi ile alevi koyleri arasinda bir bag var mi onu merak ettim aslinda dusununce. Ama bilemiyorum. Tamamen spekulasyon.


siradan bir adam
(13.03.18)
@siradan bir adam Haklisiniz, nasil oldu bilmiyorum ama Malatya iline daraltilmis arama uzerinden konusmusum ben sadece. Bana da bir garip gelmisti. :)

Fakat bu 177 yerlesimden de en az 150si Kurt yeri gibi duruyor.


common of demons
(13.03.18)
@siradan bir adam, ben de şu an onu araştırmaya başlamıştım tam. :)


@ common of demons, 150'si sonucuna ben varamadim. Soyle kabaca bakinca 60 civarinin Kurt koyu ya da Kurtce konusulan nufusun da oldugu koy olarak kategorize edildigini saydim. Ama kabaca dedigim gibi.

Birkacinda Sunniler de var denmis ama sanirim geneli hakikaten Alevi. Osmanli Yer Adlari Sozlugu'nde cok fazla Usagi diye aratinca bir yer cikmiyor. Oradan hesapla bunun daha cok Cumhuriyet doneminde yayginlasan -belki yeni idari yapilanma ile koylere verilen adlar oldugu gibi?- bir isim oldugunu dusunmek de mumkun.

ve yahut bu gruplar konar gocerdi, sonra iste ya kendi istekleriyle ya da devlet zoruyla 1800lerde parca parca bir yerlere yerlestirildiler; isim olarak da hep usak verildi.

bu da spekulasyon elbette.


siradan bir adam
(13.03.18)
(7)

Bir köyün eski adını arıyorum

Malatya'nın bir Ermeni köyü ama internette hakkında hiç bilgi bulamadım. Köyde kalıntılar mevcut, ama toplum hafızasında da yeri yok maalesef. Acaba Agos gazetesine mail atsam şu adresten: agos@agos.com.tr yanıt alabilir miyim? Başka bir önerisi olan?
Malatya'nın bir Ermeni köyü ama internette hakkında hiç bilgi bulamadım. Köyde kalıntılar mevcut, ama toplum hafızasında da yeri yok maalesef. Acaba Agos gazetesine mail atsam şu adresten: agos@agos.com.tr yanıt alabilir miyim? Başka bir önerisi olan?
Belediye ve kaymakamlığı arayabilirsiniz. Ben de buna benzer bir iş için malatya'nın kurumsal yerleriyle görüştüm, pek bir şey çıkmadı ama siz yine de şansınızı deneyin. Eski isimleri bulmak zor oluyor, kütüphanelerin arşivlerine de bakabilirsiniz.


tabirimekruh
(12.03.18)
books.google.com şurada yeni adıyla bir arayın, bir ihtimal geçtiği kitaplardan önizlemelerde eski adı bahsediliyor olabilir.


@tabirimekruh ve @ atom karincanin torunu,
maalesef link de yardımcı olmadı.
Kaymakamlıklar uğraşmıyor dediğiniz gibi ya :/
Bilmiyoruz diyip geçiştiriyorlar.
Köyün günümüz adı Alhanuşağı bu arada. Alhan Uşağı ve Alhan diye de bakılabilinir.
Bu şekilde aradığım bir iki köy daha var ama şu an için bu köye yoğunlaştım.


nisanyanmap.com

Nisanyan'in haritasinda 1928'de verilmis bu isim cikti en eski, ilginc. Normalde daha cok ise yarar.

*uşağı diye aratinca ama hep Malatya'daki yerler cikiyor, baska sehirde kullanilmamis bu tamlama.
nisanyanmap.com

edit: Ustteki diger "uşağı'lar" Kurt yerlesimi hep, bu da oyle olabilir, Ermeni oldugunu nerden anladin?


common of demons
(13.03.18)
Kalıntılardan ötürü Ermeni köyü olduğunu düşünüyorum. Tabii bölge hiç köy olmamış olabilir o dönemde, bir süre terk edildilmiş, viran kalmış ve bir kaç on sene/yüz sene sonra kalıntı yakınlarına Kürtler yerleşmiş olabilir. Belki bir durak yeri, bir tür ruhani yer, yakınlardaki köylerin kullandığı mevsimlik tarım konaklama bölgesi de olabilir. Şu an bakınıyorum yani. Bölgenin Ermeni geçmişi olduğu kesin ama köy olması ve kaynaklara girmesi Kürtlerin bölgeye gelmesiyle de olmuş olabilir tabii. 1894 senesinde Alhanuşağı adıyla anılıyormuş ve köymüş: www.yumpu.com

Bu Kürt yerleşimi dediğiniz bölgelere "uşağı/uşak" denmesinin sebeb nedir? Kürtçe bir anlamı var mı acaba bu kelimenin?


Ben Kurtce bilmiyorum, bilen iki arkadasima sordum fakat anlamini -eger varsa- bilemediler.


common of demons
(13.03.18)
Uşak ilinin adındaki uşak Arapça aşıklar anlamındaki uşşâk mesela. Türkçede de uşak kelimesi var, oğul anlamında. Alhan'a odaklanın bence. Heraklesi Ereğli yapan bir dilimiz var. O da Ortadoğu'da hüküm sürmüş İlhanlıları aklıma getiriyor ama çok da sağlam bir tahmin değil.


(4)

Uzay-savaş

uzaya roket istasyonları kurmak, bu istasyonları roketler ve nükleer silahlarla yüklemek ve olası bir tehlikede düşmanları roketleyip, nükleerlemek mümkansız mıdır? Bu düşmanlar da dünyada bu arada. mesela amerika, uzay istasyonu kuruyor ve kuzey kore'yi roketliyor bu şekilde. neden dünyadan değil d
uzaya roket istasyonları kurmak, bu istasyonları roketler ve nükleer silahlarla yüklemek ve olası bir tehlikede düşmanları roketleyip, nükleerlemek mümkansız mıdır? Bu düşmanlar da dünyada bu arada.
mesela amerika, uzay istasyonu kuruyor ve kuzey kore'yi roketliyor bu şekilde.
neden dünyadan değil de uzaydan derseniz, mesela öyle gerekmiş olsun.
ben daha çok teknik olasılığını merak ediyorum.
Uzayda sürekli radyasyon var ve sıcaklık değişimleri çok fazla. Uzay bu tip silahların bozulmadan uzun süre bekleyebileceği bir yer değil. ISS'de bile bir sürü arıza çıkıyor içinde insan yaşamasına rağmen.


dissendium
(28.02.18)
dünyanın etrafı çöplüğe dönmüşken, öyle riskli bir uyduyu yukarı göndermek mantıklı değil.
www.kozmikanafor.com
www.youtube.com


rhan
(28.02.18)
Reagan zamani dusunulmustu bu: en.wikipedia.org


common of demons
(28.02.18)
Saatte 36000 km/h ile sabit yörüngede dönen bir uyduyu teleskopla bile görebilirken o uyduyu vururlar sonra da allah allah kontesi kim sikti derler. Kim vurduya gider yapanı bile bulamazsın :)


(4)

homo sapiens vs. neandertal (bilim insanlarına bu sorum)

benim bu konuda aklım karışık.Homo sapiens denen bir tür var. Bir de bundan daha farklı olan Neandertal var ve soyları tükendi. Bu durumda, atalarımız Neandertallerle çiftleştiğinden, doğan bebekler yeni bir tür olmaz mı? Karışıyor işte ya? Ben mesela 316 neandertal variantı taşıyormuşum. Bu oran no
benim bu konuda aklım karışık.

Homo sapiens denen bir tür var. Bir de bundan daha farklı olan Neandertal var ve soyları tükendi. Bu durumda, atalarımız Neandertallerle çiftleştiğinden, doğan bebekler yeni bir tür olmaz mı? Karışıyor işte ya?
Ben mesela 316 neandertal variantı taşıyormuşum. Bu oran normal bir homo sapienste 0 olmalıydı. Mesela Afrikalılarda bu oran 0. Avrupa insanının %90'ından daha fazla Neandertal variantı taşıyorum. Amcam'da 220 variant ile Avrupa populasyonunun sadece %6'sından daha fazla variant taşıyormuş.
Bu taşıdığım komponent ile belli ki benim atalar farklı bir tür ile birbirlerini becermişler yani.

Bu neandertal DNA'sı taşıyanlar neden hala homo sapiens olarak adlandırılıyor? Ayrı bir tür olarak adlandırılmamasının bilimsel açıklaması nedir(diğer h.sapiensler ile sağlıklı döller üretebilmesi mi? yoksa yeni bir tür olarak adlandıramayacağımız kadar ufak bir komponent oluşu mu? ya da başka bir sebebi mi var?)
Homo sapiens diye bir tür var, bir de onun alt türleri var. Homo sapiens sapiens (şu anki insanlar) ve neandertaller. İki tane daha var. Yani bunlar farklı tür değil, aynı türün iki farklı alt türü. Senin diğer alt türden biraz parçan olması seni o alt türe ait yapmıyor, seni başka bir alt tür de yapmıyor.


evrimagaci.org

"Modern genetik veriler, biz modern insanlar ile Neandertaller'in Avrupa'da karşılaşması sonrası çiftleştiklerini net olarak gösteriyor. Asya ve Kafkas toplumlarının genlerinin %4 civarı Neandertal genlerinden oluşmaktadır (buradaki yüzde, spesifik bir genin birebir Neandertaller'den alınma oranını göstermektedir, genetik benzerliği değil).

Eğer ki evrim-öncesi tür tanımlarını (liselerde kullanılan "biyolojik tür tanımı" gibi) kullanıyor olsaydık, farklı türlerin birbiriyle çiftleşip verimli döller vermesini bekleyemezdik. Bu nedenle Neandertaller uzun bir süre Homo sapiens neanderthalensis olarak anılmıştır. Ancak bu saçmaydı, çünkü Neandertaller bizden ciddi anlamda farklıdır.

Evrimsel biyolojinin daha iyi anlaşılması ve tür tanımlarının daha kapsamlı hale gelmesi sayesinde, farklı türler olup da birbiriyle yakın akraba olanların da verimli döller verebileceğini keşfettik.

Türlerin sadece çiftleşme kapasitesine göre ayırt edilemeyeceğini öğrendik. Her ne kadar bu önemli bir ölçüt olsa da, genlerin söylediklerinin çok daha güçlü bilgiler verdiğini fark etik. Böylece bu sorun ortadan kalktı: Neandertaller Homo neanderthalensis, biz modern insanlar Homo sapiens olarak iki gruba ayrıldı."


AlsterWasser
(19.02.18)
"... Irk Karışımı Teorisi'ne göre, Sapiens'i Neandertal topraklarına yayılınca, iki insan nüfusu tamamen birleşene kadar birbirleriyle karıştılar. Eğer gerçek buysa, bugünkü Avrasyalılar saf Sapiens değil, Sapiens ve Neandertallerin karışımıdır.

...

Buna karşılık "Yerine Geçme Teorisi" başka bir kurgu anlatır: uyumsuzluk, tepki ve hatta belki de soykırım. Bu teoriye göre Sapiens ve diğer insanların farklı anatomileri vardı ve muhtemelen çiftleşme alışkanlıkları hatta vücut kokuları bile farklıydı, dolayısıyla birbirlerine cinsel ilgi duyma ihtimalleri düşüktü. Yanı sıra Neandertal bir Romeo ve Sapiens bir Juliet aşık olsalar bile üretken çocuklar yapamazlardı, çünkü iki tür arasındaki genetik uçurum çok büyüktü. Bu yüzden iki tür birbirinden tamamen ayrışmış olarak var oldular ve Neandertaller tamamen ölünce veya öldürülünce, genleri de onlarla birlikte yok oldu. Bu görüşe göre Sapiens diğer türlerle hiç karışmadan onların yerine geçti.

...

Modern Ortadoğu ve Avrupa insanı DNA'sının yüzde 1 ila 4'ünün Neandertal DNA'sının olduğu ortaya çıktı. Bu büyük bir oran değil ama önemli.

...

Eğer bu sonuçlar gerçekse - bu arada araştırmaların hala sürdüğünü ve gelecekte de bu bulguların doğrulanacağını veya değişeceğini öngörmekte fayda var- Karışım Teorisi taraftarları en azından bazı konularda haklı çıkmıştır denebilir. Yine de bu bulgulara göre, Yerine Geçme Teorisi tamamen yanlış anlamına gelmez. Günümüzdeki insanın genomunda sadece küçük bir miktar Neandertal ve Denisova DNA'sı bulunduğundan, Sapiens ve diğer türler arasında tam bir "karışım" bulunduğunu iddia edemeyiz. Her ne kadar aralarındaki farklar üretken bir cinsel ilişki kurmalarına engel olacak kadar büyük değilse de, bu tür ilişkilerin nadiren gerçekleşmesini sağlayacak kadar da büyüktü.


...

"

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens

(bkz: copy paste değil alınteri)


Selam, diger cevaplara hizla goz attim ama tekrara dusersem affedin. Neandertallerin ayri bir tur olmmasi durumu biraz karisik. Gecenlerde bir antropologla ayakustu tartistigimda "aslinda neden ayri tur olarak saymaliyiz ki?" diyordu. Ama genetik veriler de antropolojik veriler de ayri tur sayilmasi gerektigini dogruluyor ama bu durum alisilagelen tur tanimini bozuyor. Bu noktada bilim insanlari genel olarak tur tanimini gozden gecirmek gerektigini dusunuyor diyebilirim.

Karisma olayina gelecek olursak, AFRIKA DISINDA YASAYAN TUM Homo sapiens TOPLUMLARI NEANDERTAL DNASINI FARKLI ORANLARDA TASIYOR. Bunun sebebi Homo sapiens Afrika'dan cikar cikmaz bu karismanin gerceklesmis olmasi. O karismayi tasiyan insanlar tum dunyaya yayilmislar. Ancak Neandertal Afrika'ya ugramadigindan orada bir karisma gerceklesmemis. Lakin orada da baska turlerle karisma oldugu yakin zamanda tespit edildi. (www.youtube.com - 2. dakikada basliyor.)

Bu ciftlesmenin cocuklari ayri bir tur olarak adlandirilmiyor, cunku tur tanimi dedigim gibi su an icin sorunlu. Zaten soyle bir durum da var, Neandertallerden gecen DNA parcalarinin buyuk kismi negatif secilime ugramis ve yok olmus durumda. Su an bizde bulunan parcalar ise cogunlukla pozitif secilimin sonucu. Mesela bu parcalar bagisiklik sistemi genlerinde bol bulunuyor. Cunku Neandertaller Avrupa ve Asya'daki patojenlere karsi halihazirda direncli idiler. Afrika'dan gelen Homo sapiens ise bu patojenleri tanimiyordu. Neandertallerden aldigi bu parcalar ise yaradi ve genomda kaldi. Ama mesela ureme ile iliskili genlerde negatif secilim goruluyor. Cunku muhtemelen Neandertal varyantlari ureme konusunda sikinti cikariyordu.

Kopek ornegini vermissin ama bu ornekte iki sorun var. Birincisi, kopek evcillestirilmmis bir tur, yani dogal bir populasyon degil. Ikincisi kopekler zaten bir biyolojik tur olarak sayiliyor. Yani biyolojik olarak hepsi ayni tur olmus oluyor.

Bu konuda yakin zamanda yaptigim bir sunum ve birkac sene once yazdigim bir yazi var. Mail adresini yollarsan, gonderebilirim.


evrim halkasi
(19.02.18)
(3)

Avusturya semalarında görülen kuş nedir?

Genelde alçaktan uçmayı, çalılar arasına saklanmayı ve yerde Mahmure edasıyla sek sek sekerek gezmeyi pek bir seven kuş bu. Hatta sizden kaçmak için uçmadığı ama sektiği görülmüştür. Çok büyük değil, kuyruğu hariç saksağan kadar. Sesini bilemiyorum. Kendisi kuzgun karası, minik yuvarlak gözlü, tuptu
Genelde alçaktan uçmayı, çalılar arasına saklanmayı ve yerde Mahmure edasıyla sek sek sekerek gezmeyi pek bir seven kuş bu. Hatta sizden kaçmak için uçmadığı ama sektiği görülmüştür.
Çok büyük değil, kuyruğu hariç saksağan kadar. Sesini bilemiyorum.
Kendisi kuzgun karası, minik yuvarlak gözlü, tupturuncu gagalı, sevimli bir şey.
Adını bilen varsa ne kadan güzel olur.
amsel olablir mi? (türkcesi karatavukmus).
o degilse de sarkida gecen baska biridir:
www.youtube.com


pilav
(01.12.17)
ne yalan söyliyim, ben t. m. cabrerae ile habitati avrupa olan t. m. merula arasinda fark göremedim:
www.google.de


pilav
(01.12.17)
Eger bahsettigini kus siyah degil koyu griye yakin ise noisy miner olabilir.
goo.gl

Bir de yerde seke seke gezmeyi cok seven magpie var ama o karga kadar iri ve alacali bir kus. Gagasi da turuncu degil zaten :)

Edit:
Soruyu yanlis okumusum. Benim bahsettigim kuslar Avustralya'da :)


mononoke
(01.12.17)
(14)

el yüz incelemek(beyler bu soru size)

Bir adam, özellikle seviştikten sonra(ama başka zamanlarda da), bir kadının elini avuçları içine alıp neden tırnaklarına, parmaklarına, avuç içine, sanki bir şey görmeye çalışıyormuş, sanki gizli bir şey varmış da onu bulmak istiyormuş ya da elini, avcunu ezberlemeye çalışıyormuş gibi bakar? Ya da y
Bir adam, özellikle seviştikten sonra(ama başka zamanlarda da), bir kadının elini avuçları içine alıp neden tırnaklarına, parmaklarına, avuç içine, sanki bir şey görmeye çalışıyormuş, sanki gizli bir şey varmış da onu bulmak istiyormuş ya da elini, avcunu ezberlemeye çalışıyormuş gibi bakar? Ya da yüzüne, sırtına?Vücuduna? O denli dikkatlice?
Duygusalligi tutuyordur size oylesi denk gelmis demek ki.


Asik olabilir


Traveller
(16.10.17)
duyuruda gördüğüm en güzel sorulardan biri bence bu. kendi adıma cevaplıyım, çünkü ben de bunu yaptığımı fark ettim. ben kadınların ellerini seviyorum ve belirli bir karakter gösterdiğini düşünüyorum. çocukken de annemin elleriyle oynarmışım hep bana elini verirmiş ben saatlerce oynarmışım.


kadında el, bilek(ayakta da elde de), sırt ben de çok severim. sırtın kötüsünü görmedim ama eller çirkinse bi hevesim düşer.


klar
(16.10.17)
hemen uyuyakalmamak için.


Oral dönemle alakalı psikolojik bir açıklaması olabilir.

İlgili arkadaşlar vardır belki böyle araştırmalardan haberdar olan.


westblack
(16.10.17)
bence ilgili görünmek için yapanlar çoğunluktadır. özellikle el beğenme konusu erkeklerden çok kadınlarda yaygın diye biliyorum ben, sizin gruptaki herkesin bu tip sıradan olmayan biriyle karşılaşmış olma ihtimali bence daha düşük. el falına inanan da vardır belki içlerinde, o da mümkün ama ben bu konuda zampara arkadaşlarımdan bir "pattern" oluşturacak kadar çok bişey duymadım.

benim de gönül ilişkisi değil de, ons, fwb ya da fuckbuddy gibi daha takılmalık birlikte olduğum kadınlarda hepten götünü döndü yattı öküz olmasın diye seks sonrası ilgilenmek için çeşitli ilgi gösterme hareketlerim oluyor. bunları özellikle yapmıyorum, o an ortam nasıl gelişirse; elini tutup incelediğim de olmuştur. tabii bahsettiğin gibi bişey arama modunda değil. evde azar yerken halı deseni incelemek gibi bişey gibi diyebilirim sanırım, tam anlatamadım.

gönül ilişkisinde böyle olmuyor mu, fark ne konusuna açıklama getirmek için: gönül ilişkisi olunca o eli öpüyorsun kokluyorsun zaten. yani herkes böyle yapmaz da, işin içinde daha yoğun duygular varsa böyle "tuhaf" şeylerdense daha sevgi ve duygu gösterici eylemlerde bulunuyor insan.

edit: estetik de olabilir sebebi ama bahsi geçenlerin elleri incelenecek kadar güzel mi bilmediğim için bunu katmadım.


Bruce
(16.10.17)
estetik diye bence. bunu daha önce düşünmemiştim ama güzel tespit. ince kemikli eller parmaklar sırt falan öyle estetiğini incelemek hoş

henüz karşılıklı tatminler yaşanmadan bakılanları samimi bulmuyorum


ssyumusakg
(16.10.17)
yedi kat göğü ve yeri yaratan tanrinin ustune yemin ederim ki duyuru tarihindeki en iyi soru


elle ilgili o bahsettiğin şeyleri yapmak çok hoş, çok severim. öpmek de öyle.

ayrıca yüze de çok dikkatli bakarım çünkü herkesi ezberlemeye çalışıyorum. sevilen kadın özelinde düşünürsek, her detayı ayrı mutlu ediyor. bir süre sonra; aaa kaşının kenarı, göz bebekleri, orası, burası, şurası ne güzel diye düşünmeye başlıyor insan. ayrı kalındığı sürede de unutmamayı sağlıyor bir yandan.

ek: ben de söylemeden edemedim: bayağı iyi tespit/soru.


o işin doğrusu sevişmeden sonra değil önce yapılandır. bi çeşit ön sevişme gibi düşünmek lazım. sonra yapanlar unuttuğum bişey kaldı mı diye düşünüyor olabilir heralde galiba sanırsam.
bu neden yapılıyor sorusunun cevabı ise bir arayış/arama olabilir. peki aranan şey nedir?işte orası bir muamma.


izole
(16.10.17)
ağır aşıklar yapar.aşk işte.bebek gibi, bakarsın seversin.


ayaklibalik
(16.10.17)
çok güzel şeyler çünkü kadınların elleri, yüzleri. mümkün olsa da hep izlesek.


captainobvious
(18.10.17)
1- böyle tam olarak anlam verilemeyen hareketler yapıp sonra bana bir getirisi olma ihtimali çook az bile olsa, ismim geçmicek olsa bile, kadın kadına toplanıp yaptığım bir şeye dair konuşacak olduklarını bilmek haz veriyor. sorduğun şeyler de onların en basiti. çünkü benim anlayabildiğim kadarıyla kadınların bu ve benzeri şeyleri (yani aha böyle diye bariz açıklaması yapılamayacak, müphem, sebebi sonucu belirsiz hal ve davranışlar) mistisize etmeye daha meyyal bir zihinleri var. çene kemiğinin etrafını hafif hafif ısırırım mesela seviştikten sonra, hiçbir sebebi yok ama hem garip hem açıklamasız bişey olmasından ötürü özel hissettirdiği söylüyo sevgilim.

2- viral reklam oluyor, bu reklam sadece bir kere işime yaradı ama olsun. bir birdir.

3- (bu diğer erkeklerde nasıl bir fikrim yok) boşaldıktan sonra kısa bir süreliğine kadın bedeni algımda cinsel uyaran olmaktan çıkıyor. sadece ööyle bakıyorum boşluğa bakarmışçasına; bu da her istenildiğinde erişilebilen bir kafa değil. gökyüzüne/boşluğa, bulutlara bakmak neyse kadının sırtına, yüzüne, kıvrımlarına... bakmak da öyle oluyo. hiçbir şey düşünmeyebiliyorum.

4- bakılmak (taciz mevzubahis değilse ya da psikolojik sorunları yoksa); ya da sevdiği biri tarafından bakılmak diyeyim; herhangi bir kadının hoşuna gider. istisnası var mı bilemiyorum ama ben rastlamadım. burada da bir özne-nesne (av-avcı diyeyim mi) ilişkisi oluştuğundan bir nevi sonrası belirsiz, heyecanlı bir oyun oynuyoruz demek oluyo bu. eğlenceli oyun, sonra arkadaşlarıyla da hakkında konuştukları bir oyun.


dafaisss
(18.10.17)
(9)

Doctor Tardis'i ile yanınıza geldi

ve yeni companion sizsiniz. İlk gideceğiniz yer, geçmiş mi gelecek mi?Sonra gidebileceğim için şurayı seçerdim, zaten orayı sonra görürürm gibi cevaplar değil.Tek cevap. Geçmiş mi, gelecek mi?
ve yeni companion sizsiniz.
İlk gideceğiniz yer, geçmiş mi gelecek mi?
Sonra gidebileceğim için şurayı seçerdim, zaten orayı sonra görürürm gibi cevaplar değil.
Tek cevap.
Geçmiş mi, gelecek mi?
gelecek tabii ki. ama yaşayıp göremeyeceğim kadar uzak bir gelecek, 4017 olabilir.
niye daha uzak değil diye düşündüm, çok uzak olursa, atıyorum 100 bin yıl falan, bugün bildiğime dair hiçbir şey kalmaz muhtemelen ve ben o zamanın etkilerini göremem. 2bin sene iyidir, en azından everest falan kalır diye düşünüyorum.

döndükten sonra kompenyınlığı bırakırdım ama, kehkeh.


Bruce
(05.10.17)
1000 yıl sonraya giderdim


gelecek.


elorelia
(05.10.17)
Ay keşke ^^
Doğruca gelecek, baya uzak gelecek.


kobuzchu kiz
(05.10.17)
gelecek


Geçmiş. Hem de çok çok geçmiş zaman. Taş devrine falan iyi olurdu.


Gelecek. 2987 yılına giderdim.


Dr_Stat
(05.10.17)
Ben geçmişe giderdim galiba.


Fusha
(05.10.17)
Geçmiş.


mutekebbir
(05.10.17)
(7)

Çam Ağaçları hakkında

Arkadaşlarla ağaçladırılan arazilerden bahsederken, birisi sürekl çm dikilmesinin doğru olmadığını söylemişti. Çam toprağı asidik yapıyor ve yanında başka ağaçları barındırmayı sevmiyor, bu sebeple sadece çam ekilmesi ekosistem için iyi değil demişti. Bu konuda daha bilgi verebilecek, kaynak göstere
Arkadaşlarla ağaçladırılan arazilerden bahsederken, birisi sürekl çm dikilmesinin doğru olmadığını söylemişti. Çam toprağı asidik yapıyor ve yanında başka ağaçları barındırmayı sevmiyor, bu sebeple sadece çam ekilmesi ekosistem için iyi değil demişti.
Bu konuda daha bilgi verebilecek, kaynak gösterebilecek arkadaşlar var mı acaba?
doğrudur, ama yanlıştır da aynı zamanda.
ne için dikim yaptığınıza bağlı olarak diktiğiniz ağaç önem kazanır.
amacınız ağaçlandırma ise çam uygundur. uzun ömrü, odunu, toprağı besleyici özelliği sebepleriyle iyidir.
altında başka bir dikim ekim yapmaksa amacınız uygun değildir evet.
varsa daha detay yeşillendirebilir ya da buradan soru cevap gidebiliriz.
not. orman mühendisi


erty_ksk
(15.11.16)
Yanmış bir araziydi konuyu açan ama genel olarak bahsetmiştik; o arazide de çoklukla zeytin, karabiber, sakız, meyve ağaçları vardı ama fıstık çamı falan da vardı arazide. Sonra yanınca, yerine sadece çam dikmişlerdi.

Bulmuşken sorayım, at kestanesi. Bu ağaç için hep mildly toxic deniyor. Toprak için zarar teşkil ediyor mu bu? Yani toprak derken, toprağın değerlerini değiştirdiği için yanında bulunan diğer ağaçlar için sorun yaratıyor mu? Sincaplar yiyebilir mi diye araştırmıştım, sahiden gömüp kışın kabuklarını kemiriyorlarmış ama meyvenin kendini tam olarak yemiyorlarmış.


doğal ekosistemi saydıkların ise zamanla kendi halini alması beklenebilir.
yapay ağaçlandırmalarda devlet mümkün olan en ucuz yollu uygulama ile ekosistemi koruma yoluna gider. daha fazlası için ileriki dönemde (ormanın kendi fertliğini kazandığı -ki bu çam ormanlarında çamın cinsine göre min.15 yıldır.- dönemden sonra) şeflik tarafından eski ekosistemine doğru yönelim şeklinde planlanabilir.
ihtiyaca ve mevcut arazi yapısına göre karar verilir.
unutulmaması gereken en önemli konu ormancılık için zaman çok değerlidir ve insan ömrüne göre ekosistem oluşturulması çok vakit almaktadır. bu sebeple yanan yerlerle ilgili ormancılar çok büyük kaygı duyar. bir ekosistemi eski haline getirmek bırakın bir işletme şefinin görev süresini bırakın bir mühendisin devlet memurluk hizmet süresini normal bir insanın ömründen bile uzun hatta çam ormanları için yaklaşık 2 insan ömrü etmektedir.
yanan araziler için endişeniz çok değerli ancak yanma hızında iyileştirmeler maalesef yapılamamaktadır.


erty_ksk
(15.11.16)
bir hocamiz peyzaj duzenlemelerinde cam kullanilmaz demisti. hem dikenlerinden dolayi zaman icinde kapladigi alanla ilgili olarak yanina yaklasma/cevresinde olma durumu olumsuzmus hem de altinda bir sey yetismezmis.


nax
(15.11.16)
öncelikle erty_ksk +1

çamların asidik toprağı sevdiği ve belki bir parça neden olduğu doğru olabilir ama benim okumalar sonucu çıkardığım sonuç bazı diğer bitkilerin çam yakınında yetişmeme sebebinin asitlik olmadığı.

bir kere çamın güzelce gelişip serpilebildiği toprak zaten yeterince asidik demektir. çam gövdesinden yeşilken düşen iğne yapraklar da bir miktar asidik ama bu asit değeri yaprakların kurumasıyla sıfıra iniyor (çoğu uçucu yağlar alkoloidler buharlaşıyor). pH 4'te bile ideal olarak yetişebilen ağaçlar var. örneğin turunçgiller de asidik toprağı gayet seviyor.

www.almanac.com

peki bazı çam ormanlarının altında niye bitki görmüyoruz? birinci sebep: ağaçtan dökülen iğne yaprakların, şekillerinden ötürü rüzgarla fazla uzağa savrulamayarak, ağacın taç izdüşümünde birikim yapması ve çim tohumları ile hava ve ışığın temasını kesen iyi bir kapatıcı görevi yaparak (bkz malçlama) potansiyel rekabetçi bitkileri önlemesi.

homeguides.sfgate.com

bu bile çok sıklıkla olan bir durum değil aslında. hele iğne yaprak birikimine sebep olamayacak kadar az sayıda veya seyrek olan çamlarda hiç görülmüyor dikkat ettiyseniz.

www.google.com.tr

ikinci sebep ise allelopati denilen, henüz tam açıklanamamış bir etki olabilir. bazı bitki türlerinin kök salgıları yakındaki diğer *bazı* bitkileri kötü etkiliyor. oldukça yetersiz veri var bu etkiyle ilgili. burada da çamı kötü adam ilan edecek bir durum yok bence, çünkü bir çok başka bitkide benzer ilişkiler gözleniyor (bkz kardeş bitkiler, düşman bitkiler).

www.researchgate.net

son olarak, iğne yapraklı diye çam dediğimiz bir çok farklı ağaç türü var aslında. göknar, sedir, ladinlere ait türler gibi. bunların bir çoğunun dikenleri batıcı bile değil ve son derece dekoratifler.


kaichi
(15.11.16)
kaichi biraz daha bilimsel açıklamış madem teşekkürler..
sorulan sorunun nedenini sorma sebebim bu sebeptendir. Aslı 'ikinci sebep ise allelopati denilen, henüz tam açıklanamamış bir etki olabilir.' açıklamana dayanmaktadır. çam ibrelerinin dökülmesi çimlenme için gereken nem ve besini içerdiğinden uçuşan tohumlar için olumlu olsa da çam kökleri sebebi ile çoğu bitki çam bulunan yerde gelişememektedir.
oysa çam tohumları rahatlıkla çimlenip gelişmektedir. ne de olsa kendi türü
bir diğer sebep ise çam türlerinin kanaat ettiği toprak yapısıyla alakalıdır. çamların gayet güzel gelişim gösterdiği ph ve kil seviyelerinde her türün memnun olmaması da etkendir.
ayrıca çamlar kazık kök sisteminde olduğundan güçlü köklenmeleri ile meşhurdur. diğer yapraklı türlerin çoğu yürek ya da sığ kök yaptığından bazı toprak yapılarında(taşlılığı yüksek ya da yakın ana kaya) gelişim gösterememektedir.
'iğne yapraklı diye çam dediğimiz bir çok farklı ağaç türü var aslında. göknar, sedir, ladinlere ait türler gibi.' bahsi geçen bitkiler ibreliler diye tabir edilen geniş yapraklı(incir kavak vb. bitkilerden olmayan ağaçlardır.) hepsi farklı bir ağaç türü olmakla birlikte yaprak yapıları sebebi ile hemcins olarak adlandırılır.
çamlara bakıldığında 10dan fazla çam çeşidi mevcuttur, bunların dışında ibreli olarak göknar,ladin,sedir tamamen farklı cins olmakta ve bunlarında çeşitli alt türleri ile halk tarafından çam olarak adlandırılmaktadırlar.
ancak arkadaşımızın asıl sorusunda geçen fıstık çamından ben yörenin denize yakın rakımlı olduğunu anlıyor ve burada yetişen fıstık çamından farklı çam türlerinden kızılçam ya da sahil çamı gibi 0 rakım ile maks 600-700 rakıma kadar gidebilen çamları düşünerek cevap vermek istedim.
zira göknar, sedir ya da ladin hem rakım itibari ile hem de yayılış itibari ile fıstık çamının doğal yetiştiği bölgelerde bulunmamaktadır. bu ağaçların anatomisi ve ekosistemi çok başkadır. ancak öyle sanıyorum ki konumuz değildir.
asıl soru yanmış bir arazideki çalışmalar olunca yine vermiş olduğum cevaba gelmekteyiz.
kaichi vesilesiyle biraz daha detay vermek istedim hepsi bu :) canım sıkılmışsa demek ki :):)


erty_ksk
(15.11.16)
cam ormani olan yerde baska agac yetismez hatta baska bitki bile kolay kolay yetismez. nedeni ise dokulen cam yapraklari topragi cok asidik bir hale getirir ve topragi oldurur bu da beraberinde bol bol mantar getirir mesela ama baska bitkilere yasam sansi tanimaz.

neden cam ekiliyor diye sorarsan tamamen ekonomik kaygilardan oturu, 20 30 yil sonra kesip odun olarak kullanmak icin.

insanlarin yaptigi her is boyle maalesef


matematik koyu
(16.11.16)
(22)

Tek bir günlüğüne büyücü oldunuz diyelim

büyünüzle tek bir kişiyi kendinize aşık edebilirsiniz. Büyünüzün etkisi bu zamanın sonunda yetilerinizi kaybetseniz dahi kalıcı olacak yalnız. Ayrıca aşık edip gidemiyorsunuz, evlenmek zorundasınız. Tek bir isim söyleyebilirsiniz.Kim olurdu bu ünlülerden? Duyurunun kızları, sizden de cevap bekliyoru
büyünüzle tek bir kişiyi kendinize aşık edebilirsiniz. Büyünüzün etkisi bu zamanın sonunda yetilerinizi kaybetseniz dahi kalıcı olacak yalnız. Ayrıca aşık edip gidemiyorsunuz, evlenmek zorundasınız. Tek bir isim söyleyebilirsiniz.
Kim olurdu bu ünlülerden?
Duyurunun kızları, sizden de cevap bekliyorum.

Edit: Arkadaşlar, evliliği hayatlarınızı dünyanın farklı köşelerinde, birbirinizle evli ama ayrı ayrı yaşayarak, rahat rahat geçirin diye demiyorum hoş. Bebek tabii ki olacak. :)
Ne anladım yoksa.

Tek isim diye tekrar edeyim, iki üç kişi yazmayın.
N olurdu sanırım. oç cok uzdu beni ben de onu uzerdim askına karsılık vermeyerek. evlensem de burnundan getiriridim.


slalom
(15.05.16)
emilia clarke


ben whishaw


turuncu tonlarda
(15.05.16)
evlilik dedin olmadı, önce bi takılsak birbirimizi tanısak olma mı?
ünlü oldukları için günlük hallerini pek bilemiyoruz sanki, öyle kapatayım benim olsun dediğim bi ünlü yok diyebilirim.

uzaktan gördüğüm kadarıyla galiba ben yvonne strahovski diyeceğim. eva green'e daha çok hastayım ama evliliğin 5. senesinde sonra yolarmış gibime geliyor beni, o yüzden pek göze alamadım :/


baba jo
(15.05.16)
Evlilik ve bebekler şart. Olayın tek dezavantajı o(bazısına göre). Onun için iki kere düşünün :D


amina cadelli


Apocalypse
(15.05.16)
Hiç kimse. Büyüyle kimseyi kendime aşık etmek istemem. Adamın gerçekten bana aşık olmadığını, büyü etkisi altında olacağını bileceğim sonuçta. Hayatta yediremem kendime bunu.


buff
(15.05.16)
BILL SKARSGARD!!1!

Normalde evlilik kavramı ile yakından uzaktan alakam yok. Hayatımın sonuna kadar evlenmeyi düşünmüyorum açıkçası ama madem ki evleneceğim bu kişi yalnızca Bill olurdu.

Edit: Oha bebek asla olmaz!


o verdigi asayi cupidin kafasinda kirardim. bu ne lan böyle diyerek.


Silesius
(15.05.16)
adam sihirli değnekli fantezi sorusu sormuş arkadaşlar ne edebiyat kastınız ya yok çocuk yapmayı dşnmyrm yok evlenmem bilmemne... Tatava yapmayın basın geçin...

Fakbadi olucaksınız desen Jon Kortajarena derdim ama madem evimin direği çocuklarımın babası olucak Ewan McGregor diyorum ben.


ambrosia
(15.05.16)
E johnny depppppp


neira
(15.05.16)
ahahaha ambrosia +1, ünlüler size bayılıyodu sanki anajfkal

ben ekaterina guseva diyom. yani lea seydoux veya scarlett johansson da diyebilirim ama onlar çooook ünlü, bize gitmez... ekaterinacığım scarlett'e de benziyo, o olsun.


der meister
(15.05.16)
Stefanie Joosten.


humblebirth
(15.05.16)
leonardo di caprio


hopp
(15.05.16)
gözde mutluer hobbit de olsa çok sevimli bence. hem türk argadaş bu yaştan sonra fransızca mı öğreneyim.


Tom Hiddleston

Eller eller eller <3

Neyse bu yaptığımız etik değil arkadaşlar, tatavamı yapıp da gideyim.


Lim5
(15.05.16)
Taylor Swift.


Nee Joseph Gordon Lewitt evlenmiş mi olaamaaazz, ooolllaaaaggggmmmaaaaaazzz!!!

:'(((

Ryan Gosling o zaman. Ya da Abdulkadir cigim. :/


damdanakan
(15.05.16)
Soru cidden zor olmuş. Yani @baba_jo nun dediği gibi gidip bir de günlük-sıradan hallerini görmek gerekirdi. Sonuçta makyaj denilen bi gerçek var :D
Haa illa seçeceksem de sanırım ilk sıtaya katheryn winnick i koyardım. Hem zaten bulduğum açığa göre boşanamazsınız diye bir kural yok :D Baktım olmuyor boşanırdık.


ghk.h-cdn.co

43 yaşında da olsa, sarah rafferty ulan.

boydan da foto ekleyek: s-media-cache-ak0.pinimg.com


dead and broken
(15.05.16)
Kimse Natalie Portman dememiş <3 Benim aşkıms olacak o sadece.

www.suru.lt


yirmisantim
(15.05.16)
Emma Watson.


air
(15.05.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.