Giriş
(8)

Yakın zamanda ABD'den Türkiye'ye gidecek var mı? İlaç yardımı.

Yakınım önemli bir ilacını burada unuttu ve Türkiye'de bulması çok zor. Çevremde bu ara giden yok, bu yüzden çaresiz kaldık. Acaba yakın bir zamanda Türkiye'ye gidecek olan ve bu ilacı götürebilecek olan var mıdır? Ülke içi postalama ücretlerini ödeyebiliriz. Komisyon isterseniz mantık dahilinde ona
Yakınım önemli bir ilacını burada unuttu ve Türkiye'de bulması çok zor. Çevremde bu ara giden yok, bu yüzden çaresiz kaldık. Acaba yakın bir zamanda Türkiye'ye gidecek olan ve bu ilacı götürebilecek olan var mıdır? Ülke içi postalama ücretlerini ödeyebiliriz. Komisyon isterseniz mantık dahilinde ona da varız. Çok teşekkürler.

not: moderatörler çözülene kadar üstte tutabilir mi?

ek: ilacın reçetesi de yanınıza verilecektir.
maleficent
(15.04.19)
Ilac avrupada yok mu?


kuehles blondes
(15.04.19)
@kuehles
reçeteyle avrupa'dan bulmaya çalışmak, sonra onu göndermek çok zor olur sanırım. en kötü kitap arasına koyup mu göndersem? yakalanırsam ne olur?


maleficent
(15.04.19)
Ben onumuzdeki haftasonu trye gidecegim, onemli bi ilacsa ve recetesi varsa eczaneye ugrayim diyecektim.


kuehles blondes
(15.04.19)
Çok geç olacak ama ramazan bayramında olacak. O zamana kadar idare edilebilirse irtibatta kalalım.


artci sarsinti
(16.04.19)
şimdi hatırladım benim iki arkadaş 1 ya da 2 hafta sonra Türkiye'ye dönecekler. Ben olsam direkt götürebilirim de onlar ilaç falan işine girerler mi bilemem :/ mesaj atıp detayları iletirseniz sorabilirim onlara


senolll
(16.04.19)
glocalzone isimli uygulamaya bir bakın.


metaroth
(16.04.19)
Cevaplar için çok teşekkür ederim. Hala çözülemedi, bu yüzden yardım etmek isteyen olursa bana ulaşırsa çok sevinirim.


maleficent
(16.04.19)
facebookta interrail türkiye grubuna yazın.


rewlack
(17.04.19)
(8)

Annenizin pişmanlıkları

Anneniz, özellikle menopoza girdikten sonra edindiği yeni hobiler ve dövmelerden öte, gençliğindeki pişmanlıklarını, yaşanmamışlıklarını, ve hayatının aslında geçmişteki bazı kararlardan dolayı nasıl farklı olabileceğini anlatmaya başladı mı? Benim annem bunu çok fazla yapmaya başladı. İtiraf etmem
Anneniz, özellikle menopoza girdikten sonra edindiği yeni hobiler ve dövmelerden öte, gençliğindeki pişmanlıklarını, yaşanmamışlıklarını, ve hayatının aslında geçmişteki bazı kararlardan dolayı nasıl farklı olabileceğini anlatmaya başladı mı? Benim annem bunu çok fazla yapmaya başladı. İtiraf etmem gerekirse, arkadaşı olarak gençliğindeki çılgınlıkları dinlemek, bir insanın kendi ağzından hikayesini duymak bana inanılmaz zevk veriyor ve genellikle "şu noktada şunu yapsaydım hayatım çok farklı olabilirdi" dediğinde terapist modumu bozmadan, aslında pembe retrospektif hayallerinin belki de sadece birer heterotopya olduğunu telkin etmeye çalışıp hayatına devam etmesine yardımcı olmaya çalışıyorum ama bir noktada kendi kendime de düşünmeden edemiyorum: acaba annemin mutsuzluğuna benim varlığım da mı katkı sağlamış/sağlıyor? Geçmişte yapamadıklarının konusu her açıldığında (babamla evlenmesinin nedenlerinin yarattığı mutsuzluk vs.) aslında onun istemediği hayatın yapı taşlarından biri olduğum için hafiften üzüldüğümü fark etmeye başladım. Ben de mi çok alıngan olmaya başladım? Bu soru daha çok mutsuz bir güne uyanmanın yarattığı bir iç dökme gibi oldu galiba. Kısaca, sizde de oluyorsa ilişkinizin dinamiği nasıl değişti? Nasıl baş ediyorsunuz?
maleficent
(29.08.18)
Evet alınganlık yapıyorsunuz bana kalırsa.
Mutsuz eden seçimlerinin hikayesini, kendisinin mutsuzlugunda dolaylı da olsa payı olan birine anlatmazdı zaten anneniz.


muti
(29.08.18)
Değiştiremeyeceğimiz şeyler için bu kadar üzülmeye gerek yok.
Alınganlık yapıyorsunuz bunlar da bir şey yok.

Benimki genç kızken İtalya'ya gitmiş 1,5 yıl kadar kalıp geri dönmüş.
Mevzu olunca ne manyakmışsın neden döndün ki diyorum, şimdiki aklım olsa döner miydim zaten diyor.


mutekebbir
(29.08.18)
evet son 10 senede artarak devam ediyor. zaten depresif biriydi ve kotulesiyor. senede bir goruyorum 2-3 hafta, anlatiyor dinliyorum. baska yapabilecegimiz birsey yok, birakin anlatsin, ustunuze alinmayin. en buyuk pismanligi bogazici'ni kazanmis olmasina ragmen dedemin onu gondermemesi ve dedemi itiraz etmeden dinlemesi :)


cooperr
(29.08.18)
Bende de oldu, oluyor. Babamla aşkla evlenmişler ve halâ birbirlerini seviyorlar fakat babam zor bir adam, annemi de haliyle yormuş yıpratmış. Annem hassas biri ve geçmişle başetmek için de ilaç kullanıyor. Fakat her buna benzer konu geçtiğinde abim olmasına rağmen benim için senin doğumundan sonra baban değişti ve ben şöyle oldum böyle oldum vs diyor. Yıllar sonra farkettim ve geçen ona da söyledim, beni bilinçaltında sebep olarak görüyorsun, ben olmasam daha iyi daha mutlu olacaktın ilaç kullanmayacaktın yani dedim, kızdı üzüldü sadece zaman belirtmek için söylüyorum ben onu diyor ama Hayır. Benim hissim böyle ve evet içten içe incindiğimi farkettim. Anneniz için psikolog iyi gelebilir bence, geçmişi sizin telkinlerinizle asla bırakmaz, değişmiyorlar çünkü ve tek olabiliri profesyonel yardım.


mslny
(29.08.18)
Bir Fransiz filmi vardi Camille Redouble diye. Spoiler verecegim biraz ama film tam da bunun uzerine. Orada Camille diye 50'lerine merdiven dayamis bir kadin var, kocasiyla her gun delicesine kavga ediyor, bosanma evresindeler. Kariyer mariyer hepten kaymis. Uzuntusunden alkolik olmasa da sik sik iciyor. Bir yeni yil partisinde alkol komasina giriyor ve uyandiginda kendini 17'sinde ve ayrilmak uzere oldugu esiyle ilk tanistigi donemde buluyor kendisini. Adamin adi Adam olsun. Ilk soktan sonra "Bu sefer ayni hatalari yapmayacagim" diyor. Bir sure 17 yasinin ve hayatinin tadini cikariyor. Biraz zaman daha geciyor ve sirlarini anlattigi birine diyor ki "Adam'la yeniden evlenecegim". O da diyor ki "Ama onunla evlendigine cok pismandin hani". Camille diyor ki "Adam'la evlenmezsem kizimi doguramam, onu her seyden cok ozluyorum". Hayatini degistirmesi mumkunken, bile bile ileride o bosanacagini ve hayatini mahvedecegini bildigini adama gidiyor ama bu sefer basina gelecekleri bildiginden daha bilincli ve daha sakin yasiyor o hayati. Sen de burada Camille'in kizisin, eminim ki annen gecmise gitse ve tum yaptiklarini silmek istese seni silemeyecek ve her seyi bastan yasamaya razi olacaktir. Ic dokerken hayal ettigi o alternatif evrenlerde sen yok degilsin; eminim ki mucizevi bir sekilde sen yine doguyorsun. Baban yok belki ama sen varsin o evrenlerde bir sekilde. Insan pismanlik icindeyken "Iyiler kalsin, kotuler gitsin" gibi pembe hayallere kapiliyor. Bunun da suclusu sen degilsin. Eminim ki ayni durumda sen olsan, sen de ayni seyi secersin.

Gecen bir haber vardi. Kadinin biri kurtaj yaptirmis ama bebek ikizmis, kurtaj yaparken tekini almislar. Kadin digerini dogurmus ve simdi digerini aldigi icin pisman olmasa da "Oglumsuz bir hayat dusunemiyorum" diyor. Cocuk boyle bir sey. Olmadigi zaman ozlemiyorsun ama oldugunda artik apayri bir sey oluyor.

Senin dogumuna gelen surec dunyanin en igrenc secimlerinin sonucu olabilir; o igrencliklerin icindeki guzellik de sen oluyorsun. Su gun sana bir sey olsa, senin geri gelmen icin hepsini bastan cekmeye razi olur ama bunlari biraz daha az stresli bir sekilde yasar. Bunun en ortadaki kaniti da ironiktir ki terapist gibi seni secmis olmasi :)

Bir de ne yapaydin yani, sana dogmamani soylediler de, sen mi "Yok, ben illa dogacagim" dedin. Bebeksin yani, ne yapabilirsin, neyi kontrol edebilirsin. Milletin secimlerinin sonucunda arada kalan sensin; onlar neyi sectilerse onu yasiyorlar. Herhangi bir seyin sebebi ya da sorumlusu degilsin. Onlarin tamamen kendi sorumlulugu.

Benim babam da baba olarak hic fena degildi, iyi baba bile denilebilir, benim tuzum kuruydu o yuzden ama koca olarak fena bir kocaydi. Bana simdi babam gibi bir adam getirseler bekaret yemini ederim o dakika. Annem hep cocuklarini bahane ederek bosanmadi ama ne zaman ki ben buyudum ve anneme "Anne istersen bosan, yanindayim ben" dedim; kadin yine bosanmadi. Ikisi de yaslaninca "Iyi ki bosanmamislar" dedigim oldu, yaslilik cozdu bazi sorunlarini ama oraya gelene kadar ailecek canimiz cikti ve hala annem "Anne, bak, yakin olmamiz guzel ama ben arkadasin degilim. Bunlar arkadasla konusulacak seyler. Ben cocugunum. Anlatiyorsun da, beni etkileyecek seyler bak bunlar. Ben bunlarin onda birini anlatmiyorum" cumlelerini dilimin ucuna getirip geri yutmak zorunda biraktigi seyler anlatiyor. Yanisi, bazen bazi seyler icin en gorunur bahane cocuklar oldugu icin onlar soyleniyor, kullaniliyor. Ozellikle ekonomik ozgurlugu olan kadinlarin "Hayatimi yasayamadim, cocuk vardi', "Sunu sunu yapamadim, cocuk vardi" denkleminden cocuklari kaldirsan uc asagi bes yukari ayni seyi yasayabilirler yine. Pek bir sey degismiyor. O "Cocuklar vardi" halisini kaldirdiginda o halilarin altindan neler neler, ne travmalar, ne korkular cikiyor. Cocuk olarak kabak gibi en onde gorundugumuz icin ates altindayiz, o kadar.


aychovsky
(29.08.18)
Benim annem de biraz oyle. Biraz fazla arkadas gibi gormeye basladi bence ve kizi olarak duymak istemedigim, bilmem gerekmeyen bazi seyleri anlatiyor ve ben cok uzuluyorum bazen. Anneme de uzuluyorum tabi ama isin icinden cikamadim.


kuehles blondes
(29.08.18)
bosver ben seni seviyorum uzulme. benim annem de henuz 44 yasinda ve "kadin ana" olmasina (cilginligin c'sini bilmez) ragmen son bir yildir sikca "ben sizi niye dogurmusum ya zarardan baska bi sey degilsiniz" demeye basladi. ben de rebel_boi06 oldugum icin laf soktum hep, "sanki biz olmasak daha iyi yasayacaktin" falan dedim, "en azindan sizinle ugrasmak zorunda kalmazdim istedigimde basimi alip gdebilirdim" diyor. te allam ulan zaten birlikte yasamiyoruz ki gidebileceksen o maasinla yine git, sanki biz tutuyoruz.

anneler belli bir yastan sonra sanirim cocuklara karsi "geldi yine tipini sktigim" refleksi gelistiriyor. kisisel algilama derim. annen seni seviyordur ve varligindan memnundur, zaten yuk bile degilsin onun icin artik. "olmasaydin daha iyi olurdu" dese bile bu su an sevmedigi anlamina gelmez bence. anneler garip.


der meister
(29.08.18)
annenin seni dogurup mutsuz olmasinin sebebi sen degilsin annen.

anne-babasi ayri bir bireyim. annem surekli soylenir. sizi doguracagima tas dogursaydim, babasinin oglu, kime çekmiş vs gibisinden.

cevabim hep aynidir

dogurmayacaktin. eşini duzgun sececektin. senin secim hakkin vardi secimini yaptin. benim ise anne babami secme sansim hiç olmadi diye. bunlar aci gercekler maalesef.

herkesin evlendikten sonra patir patir cocuk yapmadan önce bi düşünmesi lazim, ben bu kadinla/adamla ömrümün sonuna kadar huzurlu yaşayabilecekmiyim diye.


egokalp
(29.08.18)
(7)

oxford comma

kullanıyor musunuz? üniversitelerde hocalarınız sizden kullanmanızı istiyorlar mı?* *bizim okulda çoğu zaman isteniyor.
kullanıyor musunuz? üniversitelerde hocalarınız sizden kullanmanızı istiyorlar mı?*

*bizim okulda çoğu zaman isteniyor.
maleficent
(30.01.18)
İngilizce yazıyorsam kullanıyorum her yerde.
Hocaların bu yönde özel bir isteği olmamıştı ama zaten çoğunlukla Almanca yazmıştım. Genel olarak iki dilde de noktalama işaretlerine pek aldırış etmediler.


Kullaniyorum. Ozel bir talep gelmedi ama okudugum makalelerin hemen hepsinde goruyorum. O yuzden kulaniyorum.


voyager 1
(30.01.18)
Bu arada, tez yazarken bir arkadaşım Oxford standartı isteyen bir İngiliz hocadan almıştı tez konusunu. O kadın istiyordu bak ama o kadın inanılmaz beklentiler içindeydi zaten ve her şeye dikkat ediyordu. İnanılmaz manyaktı.


İnzgilizcede daima Kullanıyorum. Türkçede kullanmıyorum; ama bence kullanılması gerekiyor. Keşke TDK değiştirse Türkçede ve’den önce virgül kullanılmaz kuralını.


ingilizcede kullanıyorum, türkçeye böyle bir şey eklemeye çalışmak çok sıkıntılı olur.
türkçede ayrım yapmak istiyorsunuz "ile"/"ve" tercihlerini ayırarak da derdinizi anlatabiliyorsunuz ayrıca.


yalnux
(31.01.18)
Diğer arkadaşlar gibi İngilizcede kullanıyorum ancak Türkçede "ve"den önce değilse de "ama"dan önce kullandığım oluyor. Bazı cümlelerde "ama"dan önce bir virgülün mutlak gerekliliği doğuyor çünkü. Şu an aklıma örnek gelmedi.


gonion
(31.01.18)
bende huy oldu, buraya yazdığım cevaplarda bile kullanıyorum ister istemez; genelde uzun cümleler kullandığım için söylemek istediğimi tam anlatamıyorum, kullanmazsam karışıklık olur gibi geliyor. bize okulda bağlaçlardan önce virgül kullanılmaz diye öğretildi, ingilizce'ye hakim olana kadar da eksikliğini hissediyordum. sonra baktım ki bu adamlar kullanıyor, ben de kullanmaya başladım, zaten üniversitede de bahsi geçmişti.


Bruce
(31.01.18)
(5)

Akademik referans vermek (citation styles)

Türkiye'de üniversitelerde Chicago Manual of Style kullanan var mıdır, yoksa deneyimleriniz hep APA ya da MLA ile mi oldu? Enstitüden enstitüye, bölümden bölüme, hocadan hocaya değişiyor biliyorum ancak çevrenizde veya kendi aranızda kullanan var mı merak ettim. Teşekkürler cevaplar icin, gelirse şa
Türkiye'de üniversitelerde Chicago Manual of Style kullanan var mıdır, yoksa deneyimleriniz hep APA ya da MLA ile mi oldu? Enstitüden enstitüye, bölümden bölüme, hocadan hocaya değişiyor biliyorum ancak çevrenizde veya kendi aranızda kullanan var mı merak ettim. Teşekkürler cevaplar icin, gelirse şayet.
maleficent
(13.07.17)
Biz APA kullanıyorduk (odtü) .


archery
(13.07.17)
ege apa


westblack
(13.07.17)
mla kullandık, chicago (cms olsa gerek) duymadım hiç.


Bruce
(13.07.17)
Bundan on yıl önce yüksek lisansta hocalarımız bu yöntemi kullanarak akademik çalışma yapmamızı istiyorlardı. O yüzden öğrendim ve kullandım. Bu yöntemi kullanan hocalar daha Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinden mezunlardı fakat eğitim bilimleri bölümlerinin etkisiyle APA'ya dönüldü. YL ve doktora tezlerimde APA kullandım. Makalelerimi gönderdiğim dergiler de APA'ya yönlendiriyor.
Ama hâlâ İstanbul Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı gibi bölümlerde kullanıldığını düşünüyorum. Biraz daha gelenekçi bir yapı ya da mesela TDK Başkanı Mustafa Kaçalin'in kitapları sözlük çalışmaları olduğu için genellikle bu stildedir. Sözlük çalışanların ya da eski metinleri günümüze kazandıranların yine de başvurduğu bir kullanım.


duyond
(13.07.17)
anadolu apa, hatta hocalar chicagoyu sevmiyor, bizim enstitü müdür okunmuyor öyle dikkat dağıtıyor diyor. ben de katılıyoum.


sejlav
(13.07.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.