Giriş
(7)

Kedi ve Yeni Doğan Bebek

Nasıl olur ki evde? Gece biz uyurken gidip kurcalıycam diye ya da ufak tefek hareketini oyun zannedip zarar verir mi ki? Kediyi dışarıda bıraksak iyice bilenir mi?Nasıl olcek bu işler dedim, kurt kuzuyla yan yana?Teşekkür ederim.
Nasıl olur ki evde? Gece biz uyurken gidip kurcalıycam diye ya da ufak tefek hareketini oyun zannedip zarar verir mi ki? Kediyi dışarıda bıraksak iyice bilenir mi?
Nasıl olcek bu işler dedim, kurt kuzuyla yan yana?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(7 saat)
İlk doğduğunda hiç yalnız bırakmadık kediyle bebeği. Gece uykusunda da yatak odasının dışında bıraktık. Hala daha gece uykusunda yanına sokmuyoruz.


sta
(7 saat)
İstemeden zarar verme olasılığı tabii ki var. Kedi sonuçta bu. Benim kedim mesela hiç zarar vermez kimseye. Çok az insanı sever. Çok az insana dokunma izni verir. Ama yatağın hemen önündeki camın kenarına atlarken üzerime düşüp, başıma küçük bir çizik atmışlığı var tutunayım derken. :)

Kapının kapalı olmasına alışıksa takılmaz. Öcü gibi kaçırmaya falan da gerek yok. Ama uyku sırasında kapı kapalı olsa bilenme falan olmaz, eğer kapalı kapıya alışıksa.


youtube'de izlediğim videolarda kedi ve bebekler gayet iyi anlaşıyor :) lütfen kediyi evden atmayın :(


avarel dalton
(6 saat)
Bir şey olmaz, bağışıklığı da güçlenir


retorique
(6 saat)
@avarel kediyi atmak gibi bir şey söz konusu değil zaten. Sadece nasıl bir orta yol bulunabilir diye yazmak istedim.

@windows, bizimki yatak odasının dışında olmaya alışık değil maalesef. Bize pek temas etmeyi sevmese de yanımızdan hiç ayrılmaz. Bir süre dışarıda durmaya alışacak gerçekten de, yapacak bir şey yok.


mor bembombom
(4 saat)
kedi kaç yaşında? yeni yavru değilse oyun yapmaya çalışmayabilir.

küçükken evimize yatılı 3 aylık bir bebek gelmişti. o dönem 5-6 yaşında bir kedimiz vardı. annemlerin yatağında yatmaya alışkın olan kedimiz bebeği gördü, kokladı sonra da odadan çıktı. bebek olduğu dönem boyunca odaya girmekten kaçındı. salonda bebeği bazen battaniye serip üstüne koyardık. battaniyeye basmazdı. gideceği yere battaniyenin etrafını dolanarak giderdi.

1-2 yaşındaki bebekten de kaçınırdı. sanki çocuk olduğunu anlıyor ve kendisine istemeden zarar gelir diye korkuyor gibiydi.

eğer çok hareketli olursa, sizi kaygılandırırsa ödül maması ile odanın dışında bırakmayı deneyebilirsinizi. ben hiç deneyimlemeye gerek duymadım ama uslu durdukları için ödül maması alarak geceyi bir odaya kapalı geçiren kediler de var.


Kedimiz 1 buçuk yaşındayken cocugumuz oldu. yanına bile yaklaşmadı, hatta her zaman bizimle uyurdu cocuk 6 aylık olana kadar yatak odasına bile gelmedi geceleri. bebek fazla ağladığı zamanlarda yanında kimse varsa gidip ona saldırdığı da oldu çok.

cocuk 14 aylık artık beraber oynamaya başladılar sayılır. Bu arada bizim kedi de pek normal bir kedi değil, yanına yaklaşabilen insan sayısı çok az.


rurouni
(3 saat)
(2)

Ankara Balgat Girişindeki Amca

Dün işim düştü o civara, tam o Balgat'ın dibinde, Kızılay'a giderkenki ışıklarda, orta tarafta bir amca duruyor. Daha önce de gördüğümü anımsıyorum. Dün bana selam verdi, bana şarkı söyledi sağ olsun. Işıklarda duran arabalara da dans ediyor. Para istemiyor, dilenci değil.Galiba (halk ağzında) "deli
Dün işim düştü o civara, tam o Balgat'ın dibinde, Kızılay'a giderkenki ışıklarda, orta tarafta bir amca duruyor. Daha önce de gördüğümü anımsıyorum. Dün bana selam verdi, bana şarkı söyledi sağ olsun. Işıklarda duran arabalara da dans ediyor. Para istemiyor, dilenci değil.
Galiba (halk ağzında) "deli", resmiyette de psikotik atak geçiriyor.

Gören, tanıyan, hikayesini bilen var mı? Yoksa ben hikaye almaya girişmeyi düşünüyorum.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(19.01.19)
“Yoksa ben hikaye almaya girişmeyi düşünüyorum.”

Burada ne yazıyo


Delay Fuze
(19.01.19)
Gidip konuşucam yani hocam.


mor bembombom
(19.01.19)
(5)

İş Bilgisayarındaki Hareketlerin Takibi

Çok karşılar ama ben çat diye youtube'u açtım mesela. Hiçbir işim olmayınca soliter oynuyorum (çılgın oynarım). Hatta buraya bile giriyorum da sonradan başım yanmasın.Mümkün mü ya da varsa nasıl anlarım? Bir gün çıkıp "cnm evde de yutub var, sen oradan dinle müziğini" derlerse diye çekinmedim değil.
Çok karşılar ama ben çat diye youtube'u açtım mesela. Hiçbir işim olmayınca soliter oynuyorum (çılgın oynarım). Hatta buraya bile giriyorum da sonradan başım yanmasın.

Mümkün mü ya da varsa nasıl anlarım? Bir gün çıkıp "cnm evde de yutub var, sen oradan dinle müziğini" derlerse diye çekinmedim değil.

Eski bir Windows sürümü var (ne olduğunu bilmiyorum ama windows 2000 bile olabilir), bilgisayar üç saatte açılıyor falan. Hani şu her pencerenin kenarının aşırı sivri olduğu, fare hareketlerinde bir akışın olmadığı sürümler. Çocukken görmüştüm en son, ciddiyim.

Dalga da geçin, takılın tabiy.
Teşekkür ederim.
mor bembombom
(17.01.19)
takip edilebilir
en fazla youtube ac ama izleme
calisirken dinledim dersin
solitaire sakın oynama
iş yoksa elinde yoneticine sor ne yaparım diye


kingcyrax
(17.01.19)
Su yazdigini okuyorlardir, nickini zaten ogrenmislerdir.

Son girdigim it sunumunda mudur sirket bilgisayarindan mahremiyet beklemeyin dedi(ben de it'de calisiyorum beni de izliyorlar)


acemi
(17.01.19)
O zaman internetten izlediğim filmleri de alıp yarın eşyalarımı toplayım mı?
Bir de gizli sekmeden izlemek bir şeyi değiştirir mi?

Neyseki bilgisayara torrent kurmamışım, ehe.


mor bembombom
(17.01.19)
Bos bir gizli sekme actiginda 1 paragraf yazi cikiyor. Oku bakayim ne yaziyor orada.


acemi
(17.01.19)
it nin işi gücü yok senin bilgisayarını mı takip edecek saçmalama. ben oyun bile oynuyorum. hatta it deki elemana oyun yükle bile diyorum gülüyor :D


karayel
(17.01.19)
(18)

Bu Arkadaş Napsın?

Bir arkadaş ekolü evet.Doğu'da 27 yaşında öğretmen. Aşırı donanımlı, zeki, güzel, çalışkan. Her şeyi var ve haliyle Doğu'nun imkansızlığından sosyalleşmesi, kültürel etkinlik yapması çok zor oluyor ve kendi akranı biriyle bir ilişki istiyor.Ha deyince gelemiyor haliyle kar kıştan. Ankara'ya gelmesi
Bir arkadaş ekolü evet.

Doğu'da 27 yaşında öğretmen. Aşırı donanımlı, zeki, güzel, çalışkan. Her şeyi var ve haliyle Doğu'nun imkansızlığından sosyalleşmesi, kültürel etkinlik yapması çok zor oluyor ve kendi akranı biriyle bir ilişki istiyor.
Ha deyince gelemiyor haliyle kar kıştan. Ankara'ya gelmesi için bile uğraşması gerekiyor.

Hocam.com diye bir yerde takılmış, olmamış. O yüzden bu tarz sitelere de karşı.

Ne önerirsiniz sosyalleşip mümkünse kendi ayarında bir ilişki bulabilmesi için?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(11.01.19)
ya o işler cidden artık ''pis işler'' kategorisine girmeye başladı.

her iki cinste de şeref yoksunu çok.

öğretmenler evi falan varsa orada takılsın?


Techsavvy
(11.01.19)
Aşırı donanımlı, zeki, güzel, çalışkan... bi çay içebiliriz ankaraya geldiğinde

Ben de tam aşırı donanımlı, zeki, güzel, çalışkan hatun arıyodum.


Delay Fuze
(11.01.19)
Hocam.com'a takılmış birisi ne kadar "aşırı donanımlı" olabilir pek hayal edemedim ben.

Dağcılık, kampçılık kulüplerine falan katılsın. Doğuda çok fazla kış gezileri düzenleniyor.
Ya da benim gibi durumla yüzleşip bunu kabullensin. Ne doğudan, ne öğretmen güruhundan vizyon ve karakter sahibi kafa dengi bir insan bulabileceğimi sanmıyorum. Partner bile demiyorum artık. Bir de yalnızlıktan bu kadar korkmasın.
25//Öğretmen/Bayağı Doğu/üzgünüm ama K/

Bol şans.


landho
(11.01.19)
Tayinini istesin olmuyorsa da beklesin. Çok büyütmesin gözünde.


"İlişki" öyle arayınca bulunabilen bir şey değil. Önce bunu kabul etsin ve kendine yönelsin. Çok donanımlı ve zeki ise o imkansızlık ve etkinlik yoksunluğu bahane olmaktan çıkar, çıkmalı en azından. Kendine yatırım yapmaya devam etsin. Kurslara gitsin. Halk eğitim merkezine bir baksın. Ben de güney marmara'da, avuç içi kadar(60000 civarı nüfuslu) ve azıcık muhafazakar bir şehirde yaşıyorum. O sosyal imkansızlıklar ve etkinlik eksikliği burada da var. Ama buna rağmen isteyince sosyalleşebiliyorum. İş arkadaşlarım var mesela. Hafta sonları mutlaka birlikte bir şeyler yapıyoruz. Bir araya gelip birimizin evinde bir kahve içmek bile çok iyi geliyor. İş arkadaşlarıyla samimi ilişkiler geliştirsin.

Arkadaşının internetten sevgili aramaktan vazgeçmesi isabet olmuş. Her şeye rağmen arayarak bulacağına inanıyorsa birlikte çalıştığı insanlardan bu arama işi için yardım istesin, el birliğiyle bulsunlar. Her yerde çöpçatanlığa meraklı birileri olur mutlaka. Kolay gelsin. :)


Normal de doğuda ki öğretmenler biribirine iş atar. Mutlaka talbi olur güzel bir bayanın. Bence hata kendisinde.


Doğunun neresinde mesaj atsın bana? (Doğuda öğretmenim)


valarmurgulis
(11.01.19)
Kendini onerebilirim arkadasa. Yas 29 ne boka yaradigimi ben de bilmiyotum.


Öğretmenler birbirlerine iş atar +1000 hem de ne iş atmak. Tabii bu güruhta donanım olmadığını fark etmiştir umarım. Yine de ilişki arıyorum diyerek bu işlerin olmayacağını da çözmüş olmalı. Akışına bıraksın, kafasını bu işlere yormasın. Olacağı varsa olur.
-Doğu’dan yaşıtı öğretmen bildirdi.


sadakatsiz
(12.01.19)
Gercek su ki onerecek bir sey yok, dogu allahin sittirettigi yer. Donanimli, zeki ve guzel biri icin tam bir cehennem. Sosyellesemez. Bosa umitlendirmeyin kimseyi, yapacagi bir sey yok. Sansa bala donanimli, zeki ve yakisikli bir meslektasina falan denk gelirse gelir, onun da bir yerden sonra anlami kalmayacak, heyecanli zamanlar gectikten sonra dogu batakliginda bogulmaya devam edecek.


stavro
(12.01.19)
"İş atmak" kelimesini yanlış kullandım. Bütün öğretmenler biribiriyle tanışmak ister anlamında kullanacaktım. Öğretmenler aynı meslekten kişilerle sevgili olur, evlenir.

Hem batıda sosyal hayat çok var diyen arkadaşlar nedense bu duyurudan sevgili arıyor.

Olay doğuda ya da batıda değil biraz atılgan ya da girişken olmakla alakalı. Ağzının laf yapması ya da kendisini iyi pazarlaması anlamında.


oradaki memur adaylarına baksın.

polisevi,öğretmenevi, orduevi, tabipler lokali, baro lokali gibi yerlerde takılsın.

kendine sevgili bulamazsa bile onların eşlerinden çevresinden arkadaş ihtiyacını karşılar.

hobiler iyidir, fotoğraf, resim olabilir, müzik olabilir sonuçta internetin olduğu heryerde kendini geliştirmek mümkün.

huzuru varsa çok da şikayet etmesin.


killerbee
(12.01.19)
ilişki değil de diyarbakır'da sosyalleşecek (tiyatroya gitmeye, çay/kahve/bira içmeye, geyik yapmaya) arkadaş arıyorsa ses edebilir o arkadaş =)


pokemonk
(12.01.19)
arkadas bulsun. sevgili aramasin. duyuru'ya gelsin. baska da bilmiyorum.


e haliyle
(12.01.19)
doguda kendi akrani birisi mutlaka vardir. belki de burnunun dibindedir.
kendi okudugum okulda(doguda bir yibo) hocalar, bekar gelip evli ayriliyorlardi. hatta iki tane hocamiz ana avrat kufurlesmelerle onumuzde cok fena kavga etmislerdi, sonra da evlendiler. aklimda bu kalmis. ha bir de beden hocasi ile gorsel sanatlar hocasi evlendi:) cok yakismislardi birbirlerine. iliskileriyle alakali daha bir suru dedikodu donerdi aramizda hocalarla ilgili...

dogudaki ogretmenlerden sahit oldugum sey bu. genelde ya kendi okulundan ya da baska okuldan hocalarla evleniyorlardi:) ne kadar guzel bir sey.


Sırf canı sıkıldı diye evlenmesin. Bu tür zorunluluklardan doğan ilişkiler hiçbir zaman sağlıklı olmuyor kanaatimce. Arkadaş edinsin, devamı gelir.


windows95
(12.01.19)
Herkesin bir ilişkisi olmak zorunda değil! Bence işine odaklan.Ne kadar önemli bir işin var, biliyor musun? Ağzından çıkacak tek bir kelime bile o çocukların hayatına bir çentik atabilir. Eğer hobilerin varsa onlarla ilgilen. Yeri geldikçe de yeni insanlarla (yüzyüze) tanış tabi ki.O arada farkında olmadan hayatına birileri girecektir.Yıllarca orada kalacak değilsin. Eninde sonunda merkezde bir yerlere geçersin.


temizruh
(12.01.19)
İstanbul'dan Doğu'ya gitmiş Eczacı bir arkadaşım var tanışsınlar, arkadaşlık ederler. Bizimkinin oradaki ortamı burada yoktu. HMYM gibi ekip kurdu kendine.


al-se
(12.01.19)
(6)

Arı Sokmasıyla Süper Kahramana Dönüşmem

Hastalanmıyorum lan resmen. Ben ki senelerdir burada soğuk diye, üşüyorum diye, sürekli ağzım gözüm akıyor diye kafa şişiren insanım.Beni üç ay önce arı soktu ve o günden beri en fazla hafif bir kırıklık, halsizlik, yine çok hafif boğazın yanması dışında hiçbir şey olmadı ki bu soğuklarda Ankara'da
Hastalanmıyorum lan resmen. Ben ki senelerdir burada soğuk diye, üşüyorum diye, sürekli ağzım gözüm akıyor diye kafa şişiren insanım.
Beni üç ay önce arı soktu ve o günden beri en fazla hafif bir kırıklık, halsizlik, yine çok hafif boğazın yanması dışında hiçbir şey olmadı ki bu soğuklarda Ankara'da 20 dk otobüs bekledim sabahın köründe. Üstüne grip olan eşimden ve iş arkadaşlarından hiçbir şey kapmadım. Oha.

İnternette araştırdım ama yeterince bilgi bulamadım. KBB'ciye sordum, yok öyle bir şey dedi. Gerçekten arı sokmasının antibiyotik/ilaç etkisi gibi bir etki var mı?

Üç ihtimal veriyorum kendime: Ya dünyanın en süper plasebosunu yaşıyorum ya lütuf olarak ısıtılan iş yeri ve bunun beklentisiyle hastalanmıyorum ya da gerçekten arı sokmasının mucizevi etkisini görüyorum.

Süper gücüm de insanlara hastalık bulaştırmamam. Bence süper bir olay. Böyle gaza gelirsem kafamı suya sokup kardan adam yapmaya inicem aşağı, ne bileyim gidip kazık kadar yaşımda çelikleme yapıcam kendime.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(08.01.19)
şu yazıda geçenler doğruysa, bir kadının hayatı arı sokması sayesinde kurtulmuş
mosaicscience.com

yine aynı yazıda, akrep arı zehirlerinin bin küsür yıldır çin tıbbında kullanıldığı yazıyor. bee venom cream vs diye satılan kozmetikimsi şeyler var. valla benim aklıma yattı, neden olmasın?

ek: Influenza A virüsü karşıtı olarak kullanılan bir madde de arı zehrinde bulunuyormuş (ayrıntılı okumadım)
www.ncbi.nlm.nih.gov


windows95
(08.01.19)
beni de geçen yıl arı soktu tam olarak boynumdan, o günden beri hastalanmıyorum.


Arı soktuğunda kana karışan bir maddenin bağışıklığı arttırdığını okumuştum bir yerlerde. Yani haklı olabilirsin. Ama etkisi bir ömür sürmeyecektir.


yorgunpanda
(08.01.19)
(bkz: apiterapi)


Lim5
(08.01.19)
Ankara’da son zamanlarda epey kar yağmış. Mikroplar epey kırılmış olmalı. Ayrıca yeni işinde eski işin kadar üşümüyorsun. Bu da önemli.


blue serenity
(08.01.19)
Propolis bağışıklığı güçlendiriyor falan da arı sokunca iğnesiyle bulaşmış mıdır bulaştıysa o kadarcık bulaş etki eder mi bilemedim asdf


pastörizesüt
(08.01.19)
(7)

Bandersnatch Türevi Oyunlar/Yapımlar

Ben bunu çok sevdim ya. Yani bu tarz olayları çok seviyorum ki Bandersnatch'i oynarken de çok heyecanlandım ve olay örgüsünü oynarken kendim çizdim manyak gibi. Şu uğraşıyı azımsayacak olanlar lütfen yazmasın; küllükle kafanıza vururum, kalbinizi kırarım. Daha önceden eşime oda kaçış oyunu ve masa o
Ben bunu çok sevdim ya. Yani bu tarz olayları çok seviyorum ki Bandersnatch'i oynarken de çok heyecanlandım ve olay örgüsünü oynarken kendim çizdim manyak gibi. Şu uğraşıyı azımsayacak olanlar lütfen yazmasın; küllükle kafanıza vururum, kalbinizi kırarım.

Daha önceden eşime oda kaçış oyunu ve masa oyunu hazırlamışlığım da var. Aylarımı aldı tabii ki bir buçuk saat süren oyunlar hazırlamak; ama çok eğlenceliydi. Değil ki adamlar beş saatlik senaryo hazırlayıp çekmişler. Emeğe saygı, +rep.
Üstüne bir de böyle bir oyun mu hazırlasam diye düşünüyorum şimdi. Maalesef teknolojik altyapım yok, bilgisayar üzerinden yapamam. Yazarak olabilir.

Bu tarz üretkenlikler çok hoşuma gidiyor ve kendimi geliştirmek istiyorum ama bir algoritma olmadan da zor belli ki. Sağa sola şu glif mi, glin mi neyse ondan çizerek mi başlayım?
Nereden başlayım, ne okuyup izleyim? Ne önerirsiniz?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(03.01.19)
kendi macerani sec kitaplari vardi biz cocukken onlara bakabilirsin zira en basarili ve temeli saglam olanlar onlardir diye dusunuyorum. bir de sahane hatalar kitaplari vardi onlarda da ayni mantik ama onlari ben pek sevmemistim ilk soyledigim daha guzel bence.


in vino veritas
(03.01.19)
Kitap bilmiyorum ama gecenlerde ps için Detroit Become Human diye bir oyuna denk geldim. Tavsiye ederim.


ekşi sözlük'te de bu şekilde bir etkileşimli bir hikaye vardı. bulursam ekleyeyim.

eksisozluk.com


sanat guresi
(03.01.19)
Beyond: Two Souls
Ps oyunu, güzeldir.


mutekebbir
(03.01.19)
Life is strange oynayın mutlaka !


kablelvuku
(03.01.19)
Telltale stüdyolarının oyunları öyledir. Oyundan ziyade kendi seçimlerini yaptığın film gibiler. Mesela the wolf among us'a bakabilirsin.


Haldamir
(03.01.19)
Bu türün ilk güzel denenmesi Fahrenheit. Pc oyunu, eski meski ama hala oynatir kendini.

Ps3-ps4icin Heavy Rain var. Atmosferik olarak cok iyi bu.

Ps4 icin Beyond Two soul var. benzerlerine gore bu kotu.

Yine Ps4 icin Until Dawn var. Guzeldir.

Pc icin Satanley Parable var. tam olarak Bandersnatch gibi. Bandersnatch ne anlatiyorsa aynisi bu oyunda da oluyor :)

Mobil icin Late Shift var. bildigin film izliyorsun ve kararlari sen seciyorsun.

Ps4 icin detroit become human var. turun aga babasi bu. Dallanma budaklanma ve en ufak kararin direk oyunu etkilemesinin en iyisi bu.

Son olarak teltale games diye firma var. bunlarin oyunlariin(pc) hepsi bu tarzdir


eazy
(03.01.19)

Kurumsallık, Çalışma Dünyası vs

Ekleme: Çok uzun olmuş yav, kusura bakmayın. Bir de lütfen aşırı ciddiye almayın.Bu sefer kendi iş yerime gömmüyorum, genel olarak çalışma dünyasını sindirme çabasındayım diyelim.Babam da patron, eşim de. Keşke onlarla çalışabilseydim diye söyleyip duruyorum ama sektörler acayip farklı olduğu için m
Ekleme: Çok uzun olmuş yav, kusura bakmayın. Bir de lütfen aşırı ciddiye almayın.

Bu sefer kendi iş yerime gömmüyorum, genel olarak çalışma dünyasını sindirme çabasındayım diyelim.
Babam da patron, eşim de. Keşke onlarla çalışabilseydim diye söyleyip duruyorum ama sektörler acayip farklı olduğu için mümkün değil. Neden onlarla çalışmak istiyorum? Çünkü hak yediklerini, milleti sömürdüklerini vs görmedim hiç. O yüzden derdim patronlarla değil, lütfen yanlış anlaşılmasın.

Gelelim gömme kısmına. Eğitim sektörüne üç senemi verdim ve şu anda bir çocuğum olduğunda anaokullarına, engelli çocuğum olursa özel eğitimlere (hele özel eğitimler hehheeeey) güvenmekte zorluk yaşayacağıma eminim. Lütfen hepsini zan altında bıraktığımı düşünmeyin, aksi gibi bana denk gelenler hep böyle oldu ama ister istemez kötüyü düşünüyorum.

Çalışanlara olan o pislik muamelesi, sanki çalışan kişi oraya bir emek harcamıyor da ona işi bahşetmiş gibi davranışlar, iş veriyor diye kendini tanrı yerine koymalar, "bugüne kadar hiçbir yanlışını görmedim, aferin" gibi narsistik cümleler (halbuki kendisi 20 yaşındaki iş arkadaşıma alenen yazan evli ve dört çocuk babası 50 yaşında insan, müslümanlıkla övünüyor vs), kafasına göre çalışan seçip ona göre izin vermeler gibi gibi bir sürü şey.
Şemalarım parçalanıyor. Yetiş ya Young, yetiş ya Beck.

Olay şu: Çalışanın mutlu olmadığını bildiğim bir yere gitmek içimden gelmiyor. Bildirilerini okuduğumdan beri Madam Coco'ya hiç gitmedim mesela, annemin çok sevdiği bir marka olmasına rağmen onu da soğuttum. Çalışma şartlarının kötü olduğunu bildiğim markalara da uğramamaya çalışıyorum. E kalburüstü bir yer neresi var bilmiyorum. Nereye gidelim o zaman yemek, eğitim, sağlık vs türlü sektörler için?

Şu an çalıştığım yerde de (bana yine az oluyor) iş arkadaşlarıma davranma şekillerini gördükçe iyice soğuyorum, "bu insanlar mutlu olmadıkça neden verimli olsunlar ki?" diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Mesela çalışanların bir kısmı fazla mesai almadan 1 ocakta çalışacak, şikayet etmelerini söylediğimde "işten atılırız, iş yok" diyorlar. Haklılar maalesef. Bana da yapılan ufak tefek çakallıklara göz yumuyorum; çünkü gerçekten iş yok. Şu an sadece ısıtılan bir iş yerinde çalışmak bile benim için iyi, seviyeyi siz düşünün.

Gereksiz saf düşündüğümün farkındayım ama yok arkadaş, kabullenemiyorum ve güvenemiyorum.

Bir de sizce her kuralına uygun iş yapmak o kadar mı zor? Yani her kuralına uygun iş yapıp üstüne başarılı olmak mümkün değil diye mi ortalık pis insanlarla dolu yoksa sadece para hırsından mı?

Not: Ara ara özelden "bitmedi çilen" gibi mesajlar alıyorum, desteğiniz için ayrıca teşekkür ederim.
Benim çilem, ne olursa olsun mesleğimi yapabildiğim anda bitti gençler. Çalışma şartlarına rağmen şu anda öğretmenlik ve/ya bakıcılık yapmadığım için gerçekten çok mutluyum. Sadece kafama takılan kısım mutlu olmayan insanın verimli olamayacağı, ister istemez etkileşime geçtiği insanları etkileyeceği ve bana denk gelen işverenlerin bunu nasıl fark edemediği yönünde.

Bir veryansın duyurunun daha sonuna geldik, teşekkür ederim.
mor bembombom
(29.12.18)

Eskilerden Bir Reklam Arıyorum

Geçen bir arkadaşım kafama taktı, sonra ben de hatırlar gibi oldum ama bir çıkar yol bulamadık. 90'ların sonu veya 2000'lerin başı olmalı.Bulaşık makinesi ya da deterjanı reklamıydı. Çocuklar uzuunca bir masada oturmuşlar, yemek bekliyorlar gibiydi ve ellerindeki çatal bıçakları dikey biçimde masaya
Geçen bir arkadaşım kafama taktı, sonra ben de hatırlar gibi oldum ama bir çıkar yol bulamadık. 90'ların sonu veya 2000'lerin başı olmalı.

Bulaşık makinesi ya da deterjanı reklamıydı. Çocuklar uzuunca bir masada oturmuşlar, yemek bekliyorlar gibiydi ve ellerindeki çatal bıçakları dikey biçimde masaya vurup ses çıkarıyorlardı. Sonra önlerindeki kirli tabaklar makineye gidip geri mi geliyordu, yoksa çocuklar yedikten sonra mı temizleniyordu ne.
Çocuklar neden ses çıkarıyordu, onu hiç hatırlamıyorum. Pril gibi bir şeylerin reklamı olabilir.
Var mıdır bu gereksiz yere kafa karıştıran reklamı hatırlayan?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(19.12.18)
(5)

Güzel Kalem Almak İstiyorum

Kalemleri çok seviyorum, güzel duran ve yazan kalem görünce mutlu oluyorum. Genelde marka kırtasiyelere gittiğimde dolma kalemlerin olduğu cam dolaba hohlayıp kalp çiziyorum. Şöyle bakmaya doyamayacağım, danışanları dinlemeyi bırakıp kalemime odaklanacağım, neredeyse yazmaya kıyamayacağım bir kalem
Kalemleri çok seviyorum, güzel duran ve yazan kalem görünce mutlu oluyorum. Genelde marka kırtasiyelere gittiğimde dolma kalemlerin olduğu cam dolaba hohlayıp kalp çiziyorum. Şöyle bakmaya doyamayacağım, danışanları dinlemeyi bırakıp kalemime odaklanacağım, neredeyse yazmaya kıyamayacağım bir kalem almak istiyorum.

Doktorlara gelen mümessillere dadanıyorum, bir yerden sonra ayıp oluyor haliyle.

Haliyle sorularım var ve her türlü öneriye açığım:

1) Solak olduğum ve yazdığım kısma elim değdiği için dolma kalemlerle (hatta iz bırakan her kalemle) çocukluk travmalarım var (na burada 20. saniyedeki Darwin gibi oluyorum: www.youtube.com ) ama eşek kadar insan oldum, acaba tekrar deneyim mi diyorum.


2) Pilot kalem alacaksam öyle düz yıllık ödev hazırladıklarımızdan değil de azıcık daha güzelinden almak istiyorum. Bu işlerde çok yeni olduğum için marka önerilerine fazlasıyla açığım ve genel olarak dikkat etmem gereken bir şey var mı bileyim.

Bonus: Güzel yazan, ergonomik 0,5 uç kalem önerilerinize de açığım.

Genel fiyatları bilmiyorum ve bin küsur liralara çıkan kalem alırsam gece boynuma asmadan uyuyamayacağım için daha makul fiyatlı bir şey önerirseniz sevinirim.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(11.12.18)
artline'ın kalemlerini beğeniyorum ben çok.


kronik
(11.12.18)
1)tekrar deneyin, dolmakalem inanılmaz keyifli bir olay. Solak olup hiçbir sıkıntı çekmeden kullananlar var eğer eliniz sürtüyorsa hızlı kuruyan bir mürekkep ve yavaş yazmak çözüm olabilir
Öneri olarak da scrikks 149, pilot mr, pilot 78g(aliexpresste bulabilirsiniz)
Dolmakalem ve mürekkep hakkında daha fazla sorunuz varsa özelden yazın eve gidince cevaplayayım :)
2) bilemiyorum maalesef

Graph 1000 0.5 yazımı çok rahat fiyatı da nispeten iyidir (10 küsür dolar) ama düşürmemeye özen göstermeniz lazım


hocam bu kalem işi zevk işi, ben mesela şu an havadan para gelse meisterstück alırım.

genelde scricks modelleri kullanıyorum, çünkü metal yüzey hoşuma gidiyor. özellikle koyu renk dolma kalemlerine bayılıyorum.

mesela şu faber castell bence çogzel

www.hepsiburada.com

renkli ve ucuz isterseniz şunlar düzgün çalışıyor

www.hepsiburada.com

mesela bence muazzam

www.hepsiburada.com

mor severseniz,

www.hepsiburada.com

ve bu kalem olayının zirvesi,

www.hepsiburada.com

dolmakalem kullanmak inanılmaz zevkli. seçin beğenin alın deneyin. zaten severek kullanırsınız.


babilbaligi
(11.12.18)
bu arada bugün mesela bunu gördüm. çok güzel değil mi?

www.hskirtasiye.com


babilbaligi
(12.12.18)
(8)

Ankara'da Sohbet Edip İçmelik Mekan

20 civarı kişinin rahatsız edilmeden, müziğin birbirini duymaya engel olmadığı nerelere gidebiliriz?Bir mekanın ayrı bir odası da olabilir, nasıl yapalım?Rakılık mekan olmayacak, herkes kendi içkisini ödeyecek.Teşekkür ederim.Düzeltme: Çok doğru bir eleştiriyle ayrıntıyı değiştireyim: Rahatsız edilm
20 civarı kişinin rahatsız edilmeden, müziğin birbirini duymaya engel olmadığı nerelere gidebiliriz?
Bir mekanın ayrı bir odası da olabilir, nasıl yapalım?
Rakılık mekan olmayacak, herkes kendi içkisini ödeyecek.

Teşekkür ederim.

Düzeltme: Çok doğru bir eleştiriyle ayrıntıyı değiştireyim: Rahatsız edilmekten çok etrafın bizim gürültümüzden rahatsız olmayacağı bir yer olursa daha iyi olur.
mor bembombom
(28.11.18)
Route


kablelvuku
(28.11.18)
crossroads, nry pub


mirty
(28.11.18)
yemek de olacaksa gölbaşı beykoz
özel odalar var


cedex
(28.11.18)
GAGA Manjero (GOP)


AlsterWasser
(28.11.18)
hocam zaten 20 kişi iseniz kimse sizi rahatsız edemez bilakis rahatsız eden siz olacaksınız :)

ben de poolpub diyorum, ya da tepeprime newcaste ya da hayal kahvesi


giovanne
(28.11.18)
@giovanne ahahahaha doğru. Zaten kutlama yemeği olacak.
Katılımcıların hepsi kadın olacağı için kadın olarak rahatsız edilmeyeceğimiz bir yer sormaya çalışmıştım da eklemeyi unuttuğum için öyle bir garip oldu, haklısınız.


mor bembombom
(28.11.18)
eğer haftaiçi olacaksa öküz olabilir. devasa bir yer sonuçta. quick china da gayet büyük ve görece sakin bir yer. maidan veya tepe prime new castle da olabilir.


prasinos
(28.11.18)
nefes.


baharat
(28.11.18)
(16)

Psikolog Hizmetine Ne Kadar Verirsiniz?

Lütfen ciddili yanıtlar verin ki ben de elimden geleni yapabileyim.Yeni işteyim malum. Bu sefer yoğunlukla ergen ve yetişkinle çalışıyorum. Tabiy ki etrafımda bir şeyleri değiştirmeye çalışmadan duramıyorum, sonra "neden üstlerle kavga ediyorum? :(" diye ağlıyorum.Neyse, şu anda çevreme göre en ucuz
Lütfen ciddili yanıtlar verin ki ben de elimden geleni yapabileyim.

Yeni işteyim malum. Bu sefer yoğunlukla ergen ve yetişkinle çalışıyorum. Tabiy ki etrafımda bir şeyleri değiştirmeye çalışmadan duramıyorum, sonra "neden üstlerle kavga ediyorum? :(" diye ağlıyorum.

Neyse, şu anda çevreme göre en ucuz çalışan psikolog benim. Özellikle testler konusunda "en az iki katı olmalı" diyen meslektaşlar oldu.

Şimdi ben üstlerle konuşup bu konuda bir indirim yapabilirim ama bu sefer de "indirim yaparsan millet seni ciddiye almaz" diyenler oldu. Bir de "o zaman üstler, daha az para getireceksen neden seni çalıştırmak istesinler ki?" dediler.
Bana kalsa her şey ucuz olsun, ne bilim 45-50 tl falan olsun psikolog ama o aradaki dengeyi sağlayamıyorum henüz.

Hem meslektaşlara hem de alan dışı insanlara sorum olsun, siz ne düşünürdünüz?

Not: Bu bir reklam değildir. Amacım danışan toplamak değil, anonimliğe güvenerek ne yapabileceğimi/yapamayacağımı görebilmek. Herhangi bir bilgimi paylaşmıycam.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(20.11.18)
Saatliğine 150 TL'den fazla vermem. Gerçekten çok donanımlı, yurt dışında master yapmış, işinde çok uzman biri olduğunu düşünüyorsam en fazla 200 TL verebilirim. Daha fazlası gözümde enayilik seviyesine giriyor.


hitokiri kenshin
(20.11.18)
Üfüfüüüüf... Alanda çalışmaya henüz başlayamamış ama bu derde önceden çok kafa yormuş ve alternatifleri araştırmış bir meslektaşınız olarak, hem "ciddiye alınmama" kısmına hem de uygun olması gerektiğine hak veriyorum.

Ciddiye alınmama: Maalesef bir hizmete verilen para oranında memnuniyet-hakkını verme gibi duygu ve düşünceler olabiliyor (teorik dayanağını hatırlamıyorum, diğer meslektaşlar yardımcı olsun, ... etkisi???). Örneğin, dışarıda, parklarda koşu yapabilecekken spor salonunda koşu bandında yapmayı tercih edenler o hizmetin karşılığında para veriyor olduğundan hem kendilerini disipline etmeye başlıyorlar hem de hizmeti daha değerli görmeye başlıyorlar.

Uygunluk: İnsanlara ayna tutmak, onların ruhuna dokunup kendilerini daha derinden keşfetmelerini sağlamak bizim görevimizse, bu özverili görevden para alarak yaptığımız işi "kirletmemeliyiz" düşüncesi vardı uzun bir süre. O yüzden yıllardır gönüllü çalışıyorum, bir türlü para kazanmaya başlayamadım.

Ancak bunun ortası nasıl olabilir: Tanıdığım bazı meslektaşlarım haftada bir gününü, ya da haftada birkaç saatini gerçekten ihtiyaç sahibi kişilere gönüllü hizmet vermeye ayırıyorlar. Diğer zamanlarda, aynı/benzer niteliklere sahip meslektaşları o bölgede nasıl bir ücret belirlediyse ona yakın ücretle çalışıyorlar. Belki bu şekilde bir denge kurulabilir.

İyi şanslar, başarılar, kolaylıklar!

Edit: "Kalifikasyon" düzeltildi (zavallı Türkçe).


Bence ne kadar verileceği konusunda, hizmeti alacak kişinin gelir durumu önemli. Bence bu psikolog konusunda bir nokta gözden geliniyor. En azından çevremde çeşitli sebeplerden bunalımda olan birçok insanla sohbet ettiğimde, iş bir noktada parasızlığa, işsizliğe, parası olmadığı için ideal değil standart bir hayat bile yaşayamamaya bağlanıyor, ben de dahil olmak üzere birçok kişiye bu noktada verilen tavsiye ''psikoloğa git''. E tamam gideyim ''psikolog/psikiyatr/danışman bir işe yaramaz'' diyen bir tip değilim gerçekten gitmek isterim de Ankara'da psikolog fiyatları ortalama olarak seans başı 150 civarına seyrediyor. Nasıl gideyim ? O yüzden bence, psikoloğa gitmek isteyip gidemeyen birçok insanın düşündüğünü yazayım. Maalesef 50'den fazla ver(e)mem. He iş bulurum, düzgün bir gelirim olur ve maddiyat dışı bir içsel bunalımım/sıkıntım olur, psikolğa verilecek paraya acımayacak halde olurum, faydalı olacağına inandığım bir kişiyse 200-250'ye kadar çıkarım.


evandro roncatto
(20.11.18)
@evandro, peki 50 tl'ye birini görseniz kalitesinden/eğitiminden şüphelenir misiniz ya da ne düşünürsünüz?


mor bembombom
(20.11.18)
açıkçası ilk duyduğumda bir şüphelenirim ama daha sonrasında yukarıda anlattığım sebeplerden ötürü ''belki de psikoloğa gitmek isteyip gidemeyen insanlar olduğunun ve bu insanları çekebileceğinin farkına varmıştır'' diye düşünür olumlu yaklaşırım.


evandro roncatto
(20.11.18)
ben hiç para vermem. iyi dert dinleyen bi arkadaşımı çağırır 2 bira ısmarlarım.


300 tl vermişliğim var bir süre. iyi de geldi pişman olmadım.


ilkot
(20.11.18)
400 tl verdim bir süre istanbulda. pişman değilim, yemedim içmedim kafayı düzeltmek için uğraştım.


ruh i tibbiye
(20.11.18)
180 veriyorum şu an. parasal olarak 250 üzeri oldukça zorlar. ama aldığım faydadan dolayı devam etmeye çalışırım. 400 falan hard sınırım olur herhalde.


mattiadestro
(20.11.18)
Çok iyi olduğunu duyduğum, ismi bilinen biriyse maksimum 300 veririm. 50 tl diyorsa bi şüphelenirim ve tercih etmem sanırım. 150-200 arasi yerleri normal görür, tercih ederim.


aquarium
(20.11.18)
gelire göre yüzde almak mantıklı bence. bence iyi bi psikolog, değerini, fonksiyonunu bilenler için gerçekten paha biçilemez bi kaynak. ama paha biçemeyecek kadar değerli gördüğüm ücreti veremiyorum, ama benim için benim verdiğim büyük bi yüzde. yani ben verdiğim önem yüzdesini gelirle çarpıyorum böyle şeylerde karar verirken.


neynep
(20.11.18)
Kurtulun artik su poverty mindset'ten... Faydali olan psikologa 1000try veririm.


siz istiyorsunuz ki 250 tl vereyim tüm sıkıntılardan kurtulayım dünyada böyle bir hizmet yok. adam donanımlıysa 2bin bile istese verecen. yıllarca okuyup kendini geliştiriyor insanlar 200tl verince her şeyi bekliyorlar. adam donanımlıysa 300 verilir.

dert dinle dinle nereye kadar zor amk. 8 senedir bu sektördeyim dert derdin anasını ağladır. memur değilde dışarda çalışsam 250den aşşaya hasta almazdım.


mikahakkinen
(20.11.18)
izmir/bostanlı'da 180 TL veriyorum bir süredir. Başlarda ayda iki kez gidiyordum, maddi açıdan biraz zor geldiği için ayda bire düşürdüm. İyi geliyor, memnunum. Zorda kalırsam başka bir masrafımdan kısar bir süre daha gitmeye devam ederim.


180 verdim 2 yıl önce saatine. Yine 140-200 aralığını tercih ederdim. Gönül ister ki 500-1000 verebileyim ama durumum uygun değil.

Özel bir program, araştırma vs. olmadıktan sonra 140-150 aşağısı bende şüphe uyandırırdı.

Keşke herkes bu hizmetlere erişebilse, toplumun topyekün ruh sağlığı konusunda yardıma ihtiyacı var ama piyasa ekonomisi ve hayat şartları devam ettikçe bu ütopik ne yazık ki...


monogram
(21.11.18)
@mor bembombom, bu sizin mesleğiniz ve bu işi gönüllü bir hizmet olarak yapmıyorsunuz. Aldığınız eğitimleri hobi olsun diye almadığınızı, harcadığınız emeğin gerçek bir karşılığı olması gerektiğiniz unutmayın. Mesleğimizin saygınlığın devamı için de 50 lira gibi aşırı düşük ücretlendirmelerin önüne geçilmeli diye düşünüyorum. Klinik psikologum ve doktora tez aşamasındayım. Doktorasını bitirip dışarıda psikoterapi yapan arkadaşlarım seans ücreti olarak 250-300 civarı istiyor ve emeğimizin karşılığı en az bu. Uzman klinik psikologsanız ve çok tecrübeli değilseniz belki bu ücret 150-200 aralığına düşebilir ancak daha altı psikoterapiden çok "komşuculuk" oluyor. Şu olabilir örneğin haftada 10 danışanınız vardır, bunun 1-2'sini indirimli görebilirsiniz. Tabii bu talebin öncelikli olarak danışandan gelmesi lazım. Ya da maddi sıkıntılardan ötürü terapiye devam edemeyeceğini söyleyen/edemeyen bir danışana teklif edilebilir.
Çalışma ortamınızı ya da altyapınızı bilmiyorum ama yaptığımız şeyin ne kadar uzmanlığımız ne kadar "kendini feda" şemamız olduğunu ara ara düşünmek kötü fikir değil ;)


depol
(21.11.18)
(8)

Üşüyorum

Diye diye burada da az kafa ütülemedim. Şimdi öğreniyorum ki sorun bende değil, çalıştığım yerdeymiş. Ha şimdi de üşüyorum ama normal sınırlar içerisinde. Yani hırkamı giydiğimde vücut sıcaklığını koruyabiliyorum.Eski iş yerinde na beş santimlik kazak ve milletin Doğu'ya dışarıda görev yaparken giyd
Diye diye burada da az kafa ütülemedim. Şimdi öğreniyorum ki sorun bende değil, çalıştığım yerdeymiş. Ha şimdi de üşüyorum ama normal sınırlar içerisinde. Yani hırkamı giydiğimde vücut sıcaklığını koruyabiliyorum.

Eski iş yerinde na beş santimlik kazak ve milletin Doğu'ya dışarıda görev yaparken giydiği içliği giydiğimde yine içim titriyordu; elimde sürekli sıcak su oluyordu ve buna rağmen üşüyordum. Aralık, ocak gibi ise kendi odamda nefes alırken öksürmeye başlıyordum; çünkü o soğuk kesmesini hissediyordum. Ha bu arada bina içerisinde ve çocuklarla çalışıyordum. Güvenlik görevlisi ya da bekçi gibi hava şartlarından etkilenen bir işim yok yani.
Biri bunları yazsa troll olabileceğini düşünürdüm ama maalesef ki gerçek.

Şimdi ise işe gelebilmek için sabahın köründe yola çıkıyorum, yolda tabii ki üşüyorum ama içeri girdiğimde inanmazsanız, sıcak! Ellerimi 1-2 derecelik suyla yıkamadığım için çaydanlığa elimi yapıştırmam gerekmiyor mesela.

Ben artık Türkiye'de iş dünyasından sadece temel şeyleri beklemeye karar verdim. Öyle çalışanın iyi halini düşünmekmiş, kaşıkla verip kepçeyle almakmış, örgüt psikolojisiymiş falan pehey. Bir sonraki hedefim sigortayı maaş üzerinden yatıran bir kuruma geçmek mesela.

Daha neler neler yazarım da neyse, soruya geçeyim. Sizin çalıştığınız en saçma ortam nasıldı?
mor bembombom
(20.11.18)
Masanın altına elektrikli soba alsana, küçük boyluları var. Ayak ısıtıcıları var, ondan da alabilirsin, hatta al.


liberal
(20.11.18)
@liberal, zaten vardı da elektriğe takıyorlar diye neredeyse gizli çalıştırıyordum. Her çıkışta sarıp sarmalayıp dolaba koyuyordum.
Bu arada yeni iş yerindeyim şu anda, o yüzden gerekmiyor.


mor bembombom
(20.11.18)
Çalıştığım en değişik ortam, ilk şirketin eski bir fabrikası vardı, IT'si de oradaydı, orasıydı sanırım. Soğuk olurdu ama çok kötü değildi.

En tahammül edemediğim yer ise daha sonra taşındığımız plazaydı. Plaza ortamlarına hiç gelemiyorum.


monogram
(20.11.18)
Çalıştığım yer demeyeyim ama iş gereği gittiğim ortamlarda kadın tuvaleti olmuyordu. Berbat pis fabrika ortamı lokasyon Anadolu şehirleri. Arkadaşlar kapıda dururlardı da öyle işimi hallederdim. Tabii gün içinde minimum su, çay, kahve içiyordum ki çişim gelmesin.


SiyamkedisiZorro
(20.11.18)
Merak ettim çocuklarla çalışıyormuşsunuz kreş falan mıydı? çocuklar bu şartlarla nasıl baş ediyordu? Herhalde her 2 haftada bir antibiyotik kullanmak zorunda kalıyorlardır.


Angelismeee
(20.11.18)
@angelismeee, özel eğitimdi ve veliler tepki gösterince açmaya başlıyorlardı.
Tek bir portatif ısıtıcıyı, sınıf sınıf gezdiriyorlardı gibi gibi.


mor bembombom
(20.11.18)
Patrondan izin günü istediğimde ne izni demişti. Haftada 1 ya da 2 haftada 1 izinden bahsediyorum bu arada


neysene
(20.11.18)
Türkiye'nin şimdilerde büyük denilen bi yazılım şirketinde işe başlamıştım. 18:00'da mesai bitiyordu ve toparlanıp çıkıyordum. 1-2 hafta sonra ana kraliçe benimle görüşmek istedi;

Ana Kraliçe : Cınım, sen erken çıkıyormuşsun akşamları.
Dumura Uğramış Halde Ben : Yoo, mesai bittikten sonra çıkıyorum.
AK: Ama olmaz ki, bak arkadaşların hep kalıyor. Çalışmaya devam ediyorlar. Ayıp olur onlara.
Öfekli Ben : Ama çıkmazsam daha fazla ayıp olacak birisi var ki.

Sonra çok kalmadım orada.


elinde tivit
(20.11.18)
(4)

Yoğun Kakao/Çikolatalı Tatlı

Merhaba, ben mor bembombom. Ben bir kakao bağımlısıyım.Diğer katılımcılar: "merhaba mor bembombom".Tatlı yapmayı beceremiyorum; çünkü tariflerde inanılmaz fazla şeker oluyor ve şekeri 1/3 oranında koyup kakaoyu 3-4 kat fazla koyduğumda denge iyice şaşıyor. O dengeyi sağlamakta zorlanıyorum, sağlayam
Merhaba, ben mor bembombom. Ben bir kakao bağımlısıyım.
Diğer katılımcılar: "merhaba mor bembombom".

Tatlı yapmayı beceremiyorum; çünkü tariflerde inanılmaz fazla şeker oluyor ve şekeri 1/3 oranında koyup kakaoyu 3-4 kat fazla koyduğumda denge iyice şaşıyor. O dengeyi sağlamakta zorlanıyorum, sağlayamayınca gıcık oluyorum.

Ben istiyorum ki yoğun kakao veya çikolatalı kek, kurabiye vs tatlı yiyim ama şeker tadı çok gelmesin.

Bitter çikolata diyenin kalbini kırarım. Tabii ki yiyorum ama kesmiyor, yine içime işleyen şeker sinirimi bozuyor. Bir de sadece çikolata doyurmuyor, çikolatalı/kakaolu bir şeyler daha güzel.

%80 kakaoya alışmıştım bir ara, sonrasında hiçbir şey yiyemeyince normal bitter olan %68 mi ne, ona döndüm. Şimdiye kadar en tatmin edici çikolata deneyimim bitter çikolatayı eritip içine muz banmak oldu.
Bir de çiçeksepeti'nin koyu minik kekleri fena değildi.
Böyle Luppo'nun daha az şekerli, daha yoğun kakaolusu gibi bir şey istiyorum.

Ankara içinde bir yer öneriniz, efendime söyleyim tarif, marka öneriniz varsa açığım.
Evet ben de tam bilmiyorum ne istediğimi; çünkü bulamıyorum. Allah başka dert vermesin. Derdimi sevin, onu koruyun.
Bu dengesiz kardeşinizi yargılamadan bir yardım eli atarsanız çok sevinirim.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(11.11.18)
merhaba mor bembombom.
ben helena.
aradığın çözüm..*dan dan dan*...bende *güneş gözlüklü emoji*

Şimdi sana verebileceğim birkaç öneri var.
1) Mug kek. Mug kek yaptım geçenlerde ve unum çok çok azdı. Neyse ben bastım kakaoyu. Şeker için de biraz muz ve toz şeker ekledim. 2 dakika mikroda döndü. Hayatımda bu kadar kakaolu bir şey yememiştim. Biraz soğumasını beklersen harika olur. İçine üç beş parçaya böldüğün bar çikolata ve özellikle de fındık atarsan tadından yenmez.

2)Lindt'in %90 kakaoluk çikolatasını denedin mi? Ayrıca nestle'nin kakaolu gofreti de güzel.

3)benmari usülü erittiğin çikolataya çilek-ananas-muz-elma banabilirsin.

4)bitter çikolatalı ve bol kakaolu kurabikler yapabilirsin. kakao zaten un kıvamında olduğu için undan biraz kısıp kabartma tozunu da unutmazsan iyi pişer.


helena
(11.11.18)
Kek değil ama müthiş kolay ve lezzetli benim de yeni denediğim bir tarif var. Çok hafif ve şekersiz olması ise şahane :)

1 olgun avokado
1 adet muz
Ve istediğiniz kadar kakao

Üçünü blenderdan geçirin buzdolabında 1 saat bekletin. Üzerine Hindistan cevizi ya da istediğiniz bir meyve/kuruyemiş türünü ekleyin. Pudinginiz hazır :)


www.google.com.tr
Dün bu tarifi yaptım çok şekerli oldu ama kakaosu çok güzeldi. Bugün yarım çay bardağı şeker koyarak yaptım ve çok güzel oldu.


coca cola
(11.11.18)
tam sizin kafadan bir insan olarak, migroslarda satilan zuber barlari tavsiye ediyoum, icinde yapay seker yag yok, sizin bahsettiginiz evde kendi kendine saglikli tatli ypamaya calisirken oranlari kivamlari tutturamamanin tam tersi, acayip tutturmuslar, kesinlikle tavsiye ederim. benim favorilerim, cilekli, findikli, proteinbarlar.


mavicorap
(11.11.18)
(1)

Optimum AVM-AŞTİ Arası Dolmuş

Var mı? İlla paralı otobüsle Söğütözü, oradan on dk yürüyüş mü yapmak gerek? Teşekkür ederim.
Var mı? İlla paralı otobüsle Söğütözü, oradan on dk yürüyüş mü yapmak gerek?
Teşekkür ederim.
mor bembombom
(31.10.18)
Eryaman dolmuşu var. Optimum'un tam önünde indirmiyor, bir 100-150 metre kadar yürümek gerekiyor.


babilbaligi
(31.10.18)
(1)

Ankarada İş Hukuku Çalışan Avukat

Başka şehirde çalışan avukat arkadaşıma sordum, haklıymışım ve hemen çıkabilirmişim ama nolur nolmaz br avukat tutmamı önerdi.Önerebilirseniz sevinirim, teşekkür ederim.
Başka şehirde çalışan avukat arkadaşıma sordum, haklıymışım ve hemen çıkabilirmişim ama nolur nolmaz br avukat tutmamı önerdi.
Önerebilirseniz sevinirim, teşekkür ederim.
mor bembombom
(19.10.18)
Dilerseniz benimle iletişime geçebilirsiniz


gypsy punk
(19.10.18)
(1)

Online İş Siteleri

Daha önce Appen'le çalıştım iki sene kadar ama defalarca başvurmama rağmen geri dönmediler. Google ve Yandex bir şey kazandırmıyor. Geçen arkadaşım Lionsbridge mi neyden bahsetti ama onda da Türkiye yok. Amazonturk de beni almadı.İnternetten "crowdsourcing" ya da "social media evaluator" diye aratın
Daha önce Appen'le çalıştım iki sene kadar ama defalarca başvurmama rağmen geri dönmediler. Google ve Yandex bir şey kazandırmıyor. Geçen arkadaşım Lionsbridge mi neyden bahsetti ama onda da Türkiye yok. Amazonturk de beni almadı.

İnternetten "crowdsourcing" ya da "social media evaluator" diye aratınca istediğim şeyleri bulamıyorum.
Özellikle bu iki şeyi yapabilecdğim bir site veya google'da arama önerisi verirseniz sevinirim.
Teşekkür ederim.
mor bembombom
(11.10.18)
upwork


eksimtrak
(11.10.18)
(5)

YÖKDİL vs YDS

YÖKDİL daha kolay ve alana yönelik diyorlar. YDS'den 78 almıştım geçen sene, sizce YÖKDİL'e girsem puanım yükselir mi ve eğer daha kolaysa aralıktaki YDS'ye girmeye değer mi?Ek soru olarak YÖKDİL'e çalışmak için kaynak öneriniz var mı? YDS'ye çalışırken sadece yabancı makale okuyup Memrise'dan kelim
YÖKDİL daha kolay ve alana yönelik diyorlar.
YDS'den 78 almıştım geçen sene, sizce YÖKDİL'e girsem puanım yükselir mi ve eğer daha kolaysa aralıktaki YDS'ye girmeye değer mi?

Ek soru olarak YÖKDİL'e çalışmak için kaynak öneriniz var mı? YDS'ye çalışırken sadece yabancı makale okuyup Memrise'dan kelime çalışıyordum. Farklı bir şey yapmam gerekir mi?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(09.10.18)
çok rahat 90+ alırsın. yökdil easy. yds ye calistigin kaynaklar yeterli.


lata
(09.10.18)
yds'den 78 aldıysanız yökdil için ekstra bi çaba harcamanıza gerek yok.


nice tnetennba
(09.10.18)
Valla yökdil gibi bir sınavın getirilme amacı düşünüldüğünde bence de çok bişey yapmana gerek yok. Yds ye nasıl hazırlandıysan o şekilde hazırlan yeter.


Benim yokdil puanim 75. Yds 72.5
Yokdile yds den once hic calismadan girmistim sonra cok pisman oldum. Sinav asagi yukari ayni tarzda soru tiplerinin sayilarini karsilastir. Mesela yokdilde ceviri sorulari coktu. Yanlis hatirlamiyorsam. Ona gore agirlik vererek calisirsin.


wishmaythşngs
(09.10.18)
YDS 78 civarıyken, son iki gün YouTube videolarıyla 3-5 saat çalıştığım yökdilden 93-94 civarı bir şey aldım.

Ancak her sınavda yökdilin zorluğu YDS ye yaklaşıyor. Ben ilk sınavlara yetişemedi. Onun için girecekseniz gecikmeyin daha fazla.


yemrem
(09.10.18)
(10)

Kedimizin Nesi Olabilir?

Yarın veterinere götürücez, buradan da tecrübeleri duyalı dedik.Yemesi, içmesi, uykusu, kakası her şeyi normal. 4 aylık bir yavrucak.Şu son 4-5 gündür ön patilerini sürekli yalıyor, sanki bir şeyi ısırıyormuş gibi kart kurt sesler bile geliyor.Patisinde bir şişlik, kızarıklık, cisim vs göremedik ve
Yarın veterinere götürücez, buradan da tecrübeleri duyalı dedik.
Yemesi, içmesi, uykusu, kakası her şeyi normal. 4 aylık bir yavrucak.

Şu son 4-5 gündür ön patilerini sürekli yalıyor, sanki bir şeyi ısırıyormuş gibi kart kurt sesler bile geliyor.
Patisinde bir şişlik, kızarıklık, cisim vs göremedik ve topallamıyor. Atlamaya zıplamaya devam ediyor.
Patisini bizim ellememize ses etmiyor. Yani yavru kedi enerjisi olarak kucağımıza aldığımızda ne kadar gıcıklanıyorsa patiye de o kadar gıcıklanıyor, farklı bir şey göremedik. Canı yansa bize de ellettirmezdi diye düşünüyorum.

Bir paketin zımbalı kısmını bırakmışım ortada, acaba o mu dedik ama dediğim gibi bir kızarıklık yok ve dokununca geri çekmiyor patisini.
En son salondaki lambaderin üstüne çıkıp onu devirdi birkaç gün önce, acaba devirirken patisi ezildi filan mı, diye düşündük.
Habire bir yerlerden düşüp duruyor (yüksek değil), aşırı oyuncu diye fişek gibi oradan oraya koşuyor. Zedelemiş olabilir mi?
Küçük tuvalette (kendi tuvaleti aynı zamanda) sıcak su borusu var, oraya cos diye ellemiş olabilir mi, dedik ama yine dediğim gibi kızarıklık yok.


Sizce ne olabilir?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(05.10.18)
Tırnaklarını ve tırnaklarının aralarını temizliyor tahminimce. Kart kurt seslerinden bu sonuca vardım. Kediler çok titiz canlılar.


auroraaurora
(05.10.18)
bizim kedimiz tırmalama tahtasına tırnaklarına geçirdikten sonra genelde yapıyor. aralarını temızliyor diye dusunuyorum ben de. ama ıcınız rahat etsın bı goturun tabıı ki.


hede hodo
(05.10.18)
Bana da temizlik gibi geldi. Sorun olduğu fikrine sadece ses üzerinden mi kapıldınız? Benimki kendini temizlerken öyle acayip sesler çıkıyor ki, şaşırırsınız.


bit/pire olabilir mi? bir ihtimal.


piremses
(05.10.18)
@windows, sesinden dolayı ve sanki çok sık yalanıyor diye. Normalde günde 1-2 saat yalanmaları gerekiyor diye biliyorum ama sürekli patisini yaladığını görüyoruz.


mor bembombom
(05.10.18)
benim kopekte de bu aliskanlik var. bi saglik sorunu da yok. patilerini yaliyor, tirnaklarini yiyor. kendince her yuruyusten sonra bakim yapiyor salak. hatta o sirada yanina gelirsem rahatsiz olup gitmemi bekliyor boyle i.hizliresim.com


pide
(05.10.18)
bana da endişelenecek bir durum yok gibi geldi; temizlik olabilir, bir de yavru kediler, bilhassa yalnız olanlar belli bir harekete saplanabiliyorlar, vazgeçmeleri zaman alıyor. canını bir sebepten acıtmış olsaydı bir ya da iki günden fazla sürmezdi, acıları uzun sürmüyor.


tiny penny
(05.10.18)
Kumuyla ilgili olabilir, rahatsiz ediyodur aralara filan kaciyorsa


red g
(05.10.18)
@pide, daha dün kafamın dibinde şlap şlup yalanırken baktığımı fark edip başka yere gitti, orada yalanmaya devam etti eşek.
Saplantıysa ve canı acımıyorsa yeterli.


mor bembombom
(05.10.18)
aynıısnı bizimkisi de yapıyor, tırnaklarını koparıyor o ses ondan gelir. tırnak kapsulu fln da olur yerlerde. bir sorunu yok yavrunun


oscar
(05.10.18)
(3)

Ankarakart ile Aktarma

EGO'nun otobüs veya metrosundan sonra beyaz otobüse binince aktarma yapmıyor mu?Dikkat edemedim acelem var diye de galiba para düştü.EGO'nun sitesinde bununla ilgili bir şey bulamaım. Bilgisi olan var mıdır acaba?Teşekkür ederim.Ekleme: Peki mavi otobüsler kartlıya geçince onlarla da mı aktarma yapa
EGO'nun otobüs veya metrosundan sonra beyaz otobüse binince aktarma yapmıyor mu?
Dikkat edemedim acelem var diye de galiba para düştü.
EGO'nun sitesinde bununla ilgili bir şey bulamaım. Bilgisi olan var mıdır acaba?

Teşekkür ederim.

Ekleme: Peki mavi otobüsler kartlıya geçince onlarla da mı aktarma yapamıycaz?
Peki karta geçmenin mantığı ne o zaman? Ha elden vermişim ha karttan düşmüş, aktarma yapmadıktan sonra farkı ne ki?

Kafamda deli sorular.
mor bembombom
(05.10.18)
nein. dünyanın en saçma şeyi olabilir bu durum.


giovanne
(05.10.18)
mavi ozel otobuslerde aktarma olmayacak sanirim. kartin avantaji odemeyi hizlandirmak, muavinsiz yolculuk yapmak ve vergi icin gelir gideri takip etmek olabilir.


foster
(05.10.18)
Maviden sonra belediyenin tasitina binersen aktarma oluyor galiba.


baal
(05.10.18)
(2)

İstediğiniz Kitapları Bulabiliyor Musunuz?

Galiba algıda seçiciliğim var şu an çünkü işimle ilgili çocuklara yönelik kitapları ve kendi merakımla ilgili evrime dair kitapları bulamamaya başladığımı düşünüyorum.Zaten İdefix ve D&R'la ilişiği kestim ama Kitapyurdu'nda da bulamayınca hüzünlendim biraz.Haziranda ve temmuzda okumak istediğim ama
Galiba algıda seçiciliğim var şu an çünkü işimle ilgili çocuklara yönelik kitapları ve kendi merakımla ilgili evrime dair kitapları bulamamaya başladığımı düşünüyorum.
Zaten İdefix ve D&R'la ilişiği kestim ama Kitapyurdu'nda da bulamayınca hüzünlendim biraz.
Haziranda ve temmuzda okumak istediğim ama daha erken olduğunu (bana ağır geleceğini) düşündüğüm, evrimle ilgili birkaç kitap depolamıştım ama şimdi yok gibi ya da yeni basımları gelmiyor gibi.

Sizin bir gözleminiz var mı? Sizce istediğimiz kitapları hiç bulamayacağımız dönemler gelecek mi?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(03.10.18)
Değişik bir soru olmuş. Ben zaten istediğim kitapları hiç bulamıyorum. Kitapyurdunu hiç sevmesem de geçen ay cepteteb indirimi için kullanacaktım olmadı.

Her zaman sahafları gezmeyi çok sevmişimdir, üniversitede idefix dr falan adını bilmezdim. Mutlaka bulurdum da aradığım kitabı. Aradığımız kitapları bulamayacağımız bir dönem olmayacak ama ulaşamadığımız bir dönem olacak.

Çoğu kitap zaten ekitap formatında var. Sadece bazı ikinci eller fahiş.


kablelvuku
(03.10.18)
eganba.com'a da bakın, orada da yoksa, baskısı tükenmişse bir de nadirkitap.com


kobuzchu kiz
(03.10.18)
(4)

Bu Kış Ankara'da Üşümemek vs Ben

Şimdi ben çok üşüyen bir insanım (kan değerlerim normal, defalarca baktırdım) ve şu anda Ankara'da içlik, kazak ve polar cekete rağmen üşüyorum, ayaklarım donuyor.Ha iş yerim güneş görmüyor, patronum aralık ortası gibi artık çocuklar zatürre olunca kaloriferleri yakıyor ve o da ortam sıcaklığını -12
Şimdi ben çok üşüyen bir insanım (kan değerlerim normal, defalarca baktırdım) ve şu anda Ankara'da içlik, kazak ve polar cekete rağmen üşüyorum, ayaklarım donuyor.
Ha iş yerim güneş görmüyor, patronum aralık ortası gibi artık çocuklar zatürre olunca kaloriferleri yakıyor ve o da ortam sıcaklığını -12'den -5'e falan düşürecek şekilde yapıyor. Bugün de iş yerime gömdüm çok şükür.

Ayrıca ben kışın hep bi bitkin, ölgün, halsiz, böyle isteksiz pis bir yaratığa dönüşüyorum çünkü hemen soğuk çarpıyor ve fazla önlem almaya başlıyorum.

- Ben hep lahana gibi 5-6 kat giyiniyordum, aşırı terleyip sonra üşüyüp sinüzitten yatıyordum. Bunu azalttım mesela, üç kat giyiniyorum (atlet, kazak üzerine yün hırka).

- Demişlerdi ki "olay üşümemekte değil, terlememekte", çok mantıklı gelmişti ama dışarısı -5 dereceyken toplu taşımalar 25 derece oluyor, e haliyle ben de o aradaki farktan çat diye terliyorum. Bu hâlâ bir sorun bence.

- Kulak içi kulaklığı fark ettiğimden beri yine rahatladım, kulağıma giren ve beynimi donduran o soğuktan sakınabiliyorum. Üstüne de bere, mis.

- Kar botunu ben en geç kasımda giyiyorum; çünkü iş yerim soğuk ve ayrıca kendim çok üşüyorum. Normal insanlar adı üstünde kar yağınca giyiyormuş.

Peki neye dikkat edeyim? Ne yapayım? Neyi yanlış yapıyorum. Lütfen fikir verin, artık böyle kış geliyor diye karalar bağlamak istemiyorum.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(26.09.18)
pahalı outdoor tipi montlar oluyor (marka adı yok aklımda). içine atlet giy gez, o derece bir koruma... hemen bir tane edin. içine de normal bir kazaktan fazlasını giyme. kendini terletme.


zgrydn
(26.09.18)
kaz tüyü diye satılan montlar var. yapay kaz tüyü olanlarından al. biraz pahalı oluyorlar, ama terletmiyorlar.onlardan giy.

umca diye mucizevi bir şey var. kendini azcık bile kırgın hissettiğinde çak bi 20 damla. düzenli propolis al. düzgün beslen. düzenli spor yap. soğuğa dayanımı çok artırıyor hakikaten.

daha ben Ankara'da kabanı falan çıkarmadım, o derece. sen şimdiden üşüyorsan, ocak-şubat sana zor geçer.


babilbaligi
(26.09.18)
terlememek için kat kat ve önü açılıp kapanabilen şeyler giymek ve gereğinde bunları çıkartarak-fermuarı açarak vücut ısısını dengelemek lazım.

çok soğuk havalarda(-10) benim giyinme şeklim mesela içten dışa sırasıyla; atlet-tişört- gömlek veya fermuarlı polar-kapşonlu üst(fermuarlı)-palto ve bere.

-10 dan 20 dereceye girdim mesela hemen tişörte kadar olan katmanların önünü açıyorum, paltoyu da elime alıyorum.


zikardo
(26.09.18)
sabahları düzenli pekmez içmeye başlayın, 10-15 günde hissetmeye başlarsınız farkı.


karamell
(27.09.18)
(2)

Nostalji Ögeli Düğün

Böyle kocaman kollu gelinlik gibi değil de ne bilim müzikler (demet akalın çalmayacak mesela), eldiven ve şapkanın şekli, belki süslemelerde atıyorum fiyonk gibi minik ögeler istiyorum.Ne geliyor aklınıza ya da siz ne görseniz "aa tıpkı 80/90'lar" dersiniz?Teşekkür ederim.
Böyle kocaman kollu gelinlik gibi değil de ne bilim müzikler (demet akalın çalmayacak mesela), eldiven ve şapkanın şekli, belki süslemelerde atıyorum fiyonk gibi minik ögeler istiyorum.
Ne geliyor aklınıza ya da siz ne görseniz "aa tıpkı 80/90'lar" dersiniz?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(23.09.18)
Dirseğe kadar dantel eldiven
Alından sarkan boncuklu beyaz şerit
Vatkalı gelinlik, ceket.


Amaranta ursula
(23.09.18)
80'ler: kabarık saçlı kadınlar, uzun saçlı erkekler. bir de ne denir bilmiyorum -belki bandana- kafaya düz biçimde bağlanan şerit kumaş. ceketler oluyor sivri omuzlu. kadınlarda büyük halka küpe.

90'lar: iğrenç giyim tarzı. tarif edemiyorum.

sen kendi düğününden mi bahsediyorsun? :') müzik olarak barış manço'dan alla beni pulla beni diyebilirim. romantiktir.


dont eat me
(23.09.18)
(4)

Şarabın Bozulup Bozulmadığını Anlamak

Te geçen sene aldıyık, unuttuk sonra onu. Az önce açtığımda böyle ekşi gibi bir tat geldi ama o şarabın kendi tadı da olabilir. Selection galiba markası ama başka bilgim yok.Son kullanma tarihi filan yazmıyor. Orasında burasında bir sürü numara yazıyor ama anlamlandıramadık.Neyseki üşengecim de gidi
Te geçen sene aldıyık, unuttuk sonra onu. Az önce açtığımda böyle ekşi gibi bir tat geldi ama o şarabın kendi tadı da olabilir. Selection galiba markası ama başka bilgim yok.
Son kullanma tarihi filan yazmıyor. Orasında burasında bir sürü numara yazıyor ama anlamlandıramadık.

Neyseki üşengecim de gidip satın alamıyorum, sevgilime de aldırmıyorum; ama elimde olanı da içmek istiyorum.
Nasıl anlarız?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(22.09.18)
Kanka yıllanmış işte mis gibi, götür gitsin.


six packsiz
(22.09.18)
Acmamissinis iste, doviz gibi degerlenmis :D Acsaniz 3-5 gune tuketmeniz lazimdi.


superfluid
(22.09.18)
1 senelik sarap cok cok buyuk ihtimalle bozulmamistir. Zaten gencler ve yillandirilmayanlar 1-2 sene icerisinde tuketilirler. Sise yatik halde degilse, tipaya sarap degmemisse, sarapta hatalar olusmaya baslamis olabilir. Care havalandirmak. Havalandirmadan anlayamazsiniz.

Bu tip sofra saraplari sisede yillandirilmaz; yillandirilmayacak sarap uzun süre bekletilmeden icilmeli yoksa cop. Deger falan kazandigi yok.


buf-e kür
(22.09.18)
en kötü ihtimal sirke içiyor olacaksınız. zararlı değil.

ama şarap ekşi olmamalı. bozulmuştur. mantar hava almıştır veya küflenmiştir.


sttc
(22.09.18)
(3)

Hocanın Özgeçmişe Referans Olması Hakkında

Çok istediğim bir işe başvurdum, sonra denk geldi ve alanda ismi olan bir hocadan referans olmasını istedim ve sağ olsun, kabul etti.AMA şimdi sadece bu iş için kabul etti, değil mi? Yani başka bir işe hocanın referansı varken başvurmayayım yani etik olarak. Ona göre sileyim ki unutmayım.Teşekkür ed
Çok istediğim bir işe başvurdum, sonra denk geldi ve alanda ismi olan bir hocadan referans olmasını istedim ve sağ olsun, kabul etti.

AMA şimdi sadece bu iş için kabul etti, değil mi? Yani başka bir işe hocanın referansı varken başvurmayayım yani etik olarak. Ona göre sileyim ki unutmayım.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(21.09.18)
bence sorun olmaz, başka işlerde de kullanabilirsiniz.


cedex
(21.09.18)
Nasıl referans olduğuna bağlı. Sizi "refer" etme işini bizzat yapıyor olacaksa (mail atarak, telefon ederek, sohbet sırasında vs) evet sadece bu iş için.
"Sizi referans olarak CV'me yazabilir miyim?" dediyseniz, genel olarak çalışma etiğiniz, işbilirliğiniz vs konusunda destek olması anlamına gelir.
Özellikle tek bir iş başvurusunda kullanacağınızı söylediyseniz, o zaman değişir.


sopiro
(21.09.18)
Özellikle belirtmedim ama sadece bu iş üzerinden yardım istemiş oldum.
Galiba yazmamak daha iyi, teşekkür ederim.


mor bembombom
(21.09.18)
(10)

Bu Linkedin'in Olayı Nedir Yav?

Ayda yılda bir bakıyorum, biriken davetiye olduğunda ancak.Kurumsal Facebook gibi mi? Millet gerçekten buradan iş bulabiliyor mu? Az önce bir baktım mesela davetiye gönderenlere. Galerici, muhasebeci, bankacı gibi benimle uzaktan yakından alakası olmayan insanlar eklemiş. Ekleyenin 10'da 8'i erkek,
Ayda yılda bir bakıyorum, biriken davetiye olduğunda ancak.
Kurumsal Facebook gibi mi? Millet gerçekten buradan iş bulabiliyor mu?
Az önce bir baktım mesela davetiye gönderenlere. Galerici, muhasebeci, bankacı gibi benimle uzaktan yakından alakası olmayan insanlar eklemiş. Ekleyenin 10'da 8'i erkek, kadın olanları zaten tanıyıp kabul ettim.

Bir de anasayfama düşen ilk gönderi de şu: Bir sürü İngiliççe sıfatı olan ve bembeyaz yakalı bir adam "biliyorum çok alışıldık bir paylaşım değil ama bugün neler yaptınız, nasıl değerlendirdiniz gününüzü?" demiş, altında da "ne kadar özgünsünüz Timuçin bey :)))" yorumu.
Ayrıca her açtığımda denk geldiğim aşırı motivasyonel zırvalar "siz kendiniz oldğunuz sürece her kapı açılır" gibi gibi.
Bu ne lan?

E ne ayak bu Linkedin? Nasıl kullanılır? Ben mi saçma sapan insanları eklemişim?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(17.09.18)
sacma bir ortam. bir kisim yoneticilere diger kisim da iscilere giydiriyor surekli. bombos insanlar da sirf isleri yuzunden millete sekil yapiyor. yamaklar dedigimiz tayfa da alkis tutuyor bunlara.

gereksiz herkesi silerek baslayabilirsiniz. sadece isinize yarayacaginizi dusundugunuz sektorunuzden baglantilar ekleyebilirsiniz. gordugunuz her bos paylasim yapani silip takipten cikabilirsiniz.

not: is bulunuyor evet.


golgi aygıtı
(17.09.18)
ego tatmininden başka bir halt değil.


teritori
(17.09.18)
Ozellikle Turkiye'de kullanmasini bilmiyor insanlar. Simdiye kadar is bulmuslugum yok ama bir donem buradan benimle iletisime gecen insanlar sayesinde ciddi miktarda az maas aldigimi fark etmistim, sonra is degistirdim.

Profilimi guncel tutuyorum, ayda bir recruiterlar mesaj atar. Bunun haricinde motivasyonel sacmaliklar paylasmam, alanimla ilgili ilginc buldugun seyleri ya da yayinlanmis maklelerimi filan paylasirim.


fortisvita
(17.09.18)
Türkiye'de Linkedin çok saçma bir şekilde kullanılıyor. Normalde kurumsal haberler, analizler, makaleler okuyorum. Yabancı bağlantılarımın paylaştığı şeylerde genel olarak bir sıkıntı olmuyor.

Bizim paylaştıklarımız ise bir yığın çöp.

İşe yarar bir platform. News Feed'ine takılmayın. Profili güncel tutun. İş ilanlarına bakın. News Feed'de de saçma şeyler paylaşanları bağlantılarımdan çıkarırım genelde.

Ek: Ünvanına bağlı olarak tanımasam da kabul ettiğim bağlantı istekleri oluyor. Ama her gelen bağlantı isteğini kabul etmiyorum.


monogram
(17.09.18)
3.5 senedir çalıştığım işimi linkedinden buldum. her sene de 4-5 defa head hunterlar mesaj atıyor.
ben herhangi birşey paylaşmıyorum. kimsenin ne paylaştığına da bakmıyorum. sadece profilimi güncel tutuyorum.


Son işimde beni Linkedin'den buldular. Harcadığm vakti ve zamanı her türlü hak ediyor.


roket adam
(17.09.18)
Saçma paylaşımlar dolu. Ben sektörel haberler için takip ediyorum. Analizler, makaleler bulursam paylaşıyorum. Paylaşma kısmını biraz da vitrin niyetine yapıyorum. İşimle ilgili yurtdışından birkaç teklif aldım tabi kabul edemedim ama olası teklifler için profilimde görüntü olsun hesabı.


curukturpkokusu
(17.09.18)
dünyanın her yerinden bir hayli iş ilanı ve headhunter barındırıyor. profili güncel tutup arada kontrol ederseniz gayet güzel fırsatlar sunabilir.


captainobvious
(17.09.18)
artık iyice cılkı çıktı, türk insanı için facebook'tan farkı kalmadı. oradan yürüyenler bile var düşün artık ortamı.

2-3 kere iş teklifi geldi ve görüştüm orası aracılığıyla, şimdilerdeyse bambaşka bir platforma dönüşmüş durumda. yine de arada sırada profesyoneller çıkıyor. bir de y.dışı işler için en uygun platformlardan biri bence.


hosein
(17.09.18)
Facebook gibi kullananlar var, dogrudur ancak is baglantilari kurmak ve belki de is bulmak icin gayet iyi bir platform.


fortisvita
(19.01.19)
(9)

Kedim Her Gece Uyandırıyor

Üç, üç buçuk aylık dişi.Saat gibi şerefsizim, sabah 05.30'da kulak arkamı cork cork emiyor. Bir de gor gor gor yapınca kıyamıyorum ama ben de kesintisiz uyku istiyorum. Acaba anasının sıcaklığını bende mi buluyor sabahın 05.30'unda? Üstümde yürüyor, patileriyle yoğuruyor, gor gor gelip yüzüme yüzünü
Üç, üç buçuk aylık dişi.
Saat gibi şerefsizim, sabah 05.30'da kulak arkamı cork cork emiyor. Bir de gor gor gor yapınca kıyamıyorum ama ben de kesintisiz uyku istiyorum. Acaba anasının sıcaklığını bende mi buluyor sabahın 05.30'unda?
Üstümde yürüyor, patileriyle yoğuruyor, gor gor gelip yüzüme yüzünü sürüp gidiyor vs.

Neden yapıyor ve ben naapayım bu eşşeğe?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(15.09.18)
kapının önüne koy?

edit: odanın kapısı


Dışarı koyunca sanki kolunu koparmışız gibi miyavlıyor hocam, ona da kıyamıyoruz. İlk gecesinden beri bizim odada uyuyor, öyle dışlamış gibi olmak da istemiyoruz.

Bir de sevgilime değil de sadece bana yapıyor. Onun şöyle bir üstünde dolanıp bana geliyor.

Bir de gündüz bu kadar mıç mıç yaklaşmıyor, gece dönüşüm mü geçiriyor artık noluyorsa.


mor bembombom
(15.09.18)
Kesintisiz uyku istiyorsan kedi beslemeyeceksin zira kedi bu yapar, doğası böyle kediler geceleri yaşayan canlılardır, onun dışında kedinin yaptığı herhangi bir hareketten mantıklı bir çıkarım yapmak imkansızdır; uykusu yoktur karnı acıkmıştır çişi vardır kumu temiz değildir sevgi ihtiyacı doğmuştur ya da tamamen trollüyordur, hepsi olabilir.


angelus
(15.09.18)
Benimki yaşını dolduracak her sabah 7 civarı suratıma sürtünerek uyandırır sağolsun :)


hedep
(15.09.18)
Ya kediyi daha fazla geçmeden aynı odada uyumamaya alıştıracaksınız ya da bunu çekeceksiniz. Bunu yapmayı hiç bırakmayacak çünkü. Şimdi bile zor ama eğer şimdi alışmazsa, büyüyünce alışma ihtimali yok.


bizimki de 3 yaşında ama malesef koynuma aldığım her gece aynı senaryoyu ben de yaşıyorum sabaha karşı :D evin diğer fertlerine yapmıyor ama, bu yüzden onların odasında uyuyor genellikle.


theseachange
(15.09.18)
aynı durumdan muzdaribim. yatarken kapıları kapatıyorum. ama saat 6 dedin mi hatta sabah ezanıyla birlikte kapının önünde acınası bi miyavvv süreklilik arz eder halde...

sanırım böyle yaşamayı öğreneceğiz.


neo
(15.09.18)
Bizimki erkek her sabah 6 da üzerimizde pat pat diye atlayıp dibimize giriyor sonra aynı şekilde ayak ucumuza gidip ayaklarımızı ısırıyor. Bir ara salonda yattım gece gözümü ne zaman acsam karşında durmuş gözlerini bana dikmiş öyle bakıyor. İlk gece bismillah deyip kalktım sonra alıştım. Tüm gün uyuduğu için gece oyun istiyor şerefsiz.


gazmaskesi
(15.09.18)
benimki de 1,5 yaşına kadar her gece uyandırdı sonra Jackson Galaxy'nin bir programına denk geldim. Jackson Galaxy diyor ki; akşam yatmadan önce kedinizle oyun, kovalamaca oynayın ve uyumadan önce iyice yorun. gece sizi uyandırmaya geldiğinde ise tepki vermeden uyuyormuş gibi yapın. istikrar çok önemli. eğer bir kere uyandığınızı görürse aynı davranışa devam etmeye çalışacak. dediklerini bir hafta on gün kadar denedim ve sonrasında uyandırmayı bıraktı. umarım size de faydalı olur.


boyalı kuş
(17.09.18)
(11)

Ortamdaki Gürültüden Rahatsız Oluyor Musunuz?

Düzeltme: Yanıtlar üzerine başlığı değiştirdim. Bana da bir garip geldiydi yazarken.Bir manyak ben değilim, di mi?Mekandaki yüksek sesli müzik, her yerden gelen inşaat sesleri, bağırarak konuşan insanlar/çocuklar* ve beni en çok sinirlendiren kapalı mekanda telefondan gelen sürekli ses.Hani sesi açı
Düzeltme: Yanıtlar üzerine başlığı değiştirdim. Bana da bir garip geldiydi yazarken.

Bir manyak ben değilim, di mi?
Mekandaki yüksek sesli müzik, her yerden gelen inşaat sesleri, bağırarak konuşan insanlar/çocuklar* ve beni en çok sinirlendiren kapalı mekanda telefondan gelen sürekli ses.
Hani sesi açıktır, çalar ve kişi duyar değil. Whatsapp'taki iletildi anlamındaki pıt pıt sesleri, sohbet açıkken mesaj geldiğini belli eden o ses, kullanılan bir programdaki yüksek müzik sesleri.

Geçen iş yerinde bir bilgi yarışması bulmuşlar, bir de beklemek gerekiyormuş galiba aralarda ve kıç kadar odada üç telefon, hepsinden ses çatlaya çatlaya ve senkronsuz gelen oyun müziği sesi.
İnsanlar nasıl bunu gürültü olarak algılamıyorlar yav. Şöyle bir on saniye dayanıp odadan kaçtım.
Kulak içi kulaklıklarla dışarıdaki fazla gürültüyü azaltabiliyorum ama içerisi sorun.

Lütfen yalnız olmadığımı söyleyin. Sizde durumlar ne? Teşekkür ederim.

*Aileler çocuklarını dinlemiyor/sallamıyor. Çocuklar dinlenmediklerinde, kendi seslerini duyurmak için daha çok bağırıyorlar. Böylece ortaya herkesin bağırdığı bir kaotik ortam çıkıyor. Çocukları asla suçlamam, direkt olarak ailede az da olsa bir sorun olduğunu düşünürüm.
mor bembombom
(12.09.18)
bu bahsettiğin beyaz gürültü değil.

gürültünün her türlüsü sağlığa zararlı zaten. ama Türkiye'de herkes sağır olmuş vaziyette. ben dışarıda olduğum neredeyse her an kulak tıkacı takıyorum.


alperz
(12.09.18)
Yazıyı okuyup beyaz gürültü yapan bir cihaz ile ilgili bir şeyler aradım ama yok, sanırım yanlış isimlendirdiniz.

Bahsettikleriniz şehir hayatının insan üzerindeki olumsuz yanlarından en olumsuzları.

Şiddetle kamp kültürünü öneririm, en kötü ayda bir iki gün nefes aldığınızı anlarsınız.


John Bloor
(12.09.18)
ben de elektronik aletlerin çıkardığı seslerden çok irrite oluyorum. tv sesine katlanamıyorum.


Hem de nasıl!
Şu an bulunduğum ortamda inşaat gürültüsü, yan odada çalışan embesillerin böğürmeli, anırarak gülmeli doğum günü kutlamaları var. Evde desen giriş kattayım. Hem apartman boşluğunda hem de dışarıda gürültü yapanlar var. Türkiye'de toplu yaşama kültürü içler acısı durumda maalesef.


auroraaurora
(12.09.18)
Sese karşı inanılmaz bir hassasiyetim var. Ofiste bilerek ayaklarını vurup tempo tutan elemanlar, lavaboda yüksek sesle sümkürenler, otobüste bangır bangır kulaklığından çevreye müzik yayını yapan (ayrıca iğrenç müzikler dinleyen) ergenler, gecenin 11'inde alt katta bağıra çağıra konuşan komşular, çocuklarına hiçbir şey öğretmeyip sadece bağırmayı öğretmiş olan ebeveynler...

Liste uzar gider. Yalnız değilsiniz.


monogram
(12.09.18)
Of o whatsapp bildirimleri beni bitiriyor ya. Kapıları ve dolap kapılarını çarpanlar, koridorda bağırarak konuşanlar, telefonu son seste defalarca çalanlar.. Sırf millet rahatsız olmasın diye birini ararken acil bişi yoksa 3'ten fazla çaldırmıyorum ama insanlar gürültü yumağı ne yazık ki.


Sürekli tepki gösterip ruh sağlığınızdan olmayın. Kulak tıkacı iyi bir çözüm. İnsani desibellere indiriyor ortamı.

Normalde ''gürültü kültürü''nün çok olmadığı bir yerde yaşıyorum. Ancak daha dün, bir klinikteki bekleme salonunda, hasta insanları yok sayarak facebook üzerinden 10 dakikalık videoyu son ses izleyen Türk teyze, lafım sana. Kaç yıldır Avrupa'da yaşıyor ama ''kişisel alan''dan, saygıdan bi'haber. Bizde durum böyle işte. Medeniyet ile tanış olmamış insanla muhatap olmak zor. Yalnız değilsin. Kulaklık, kulak tıkacı takıp hayata devam etmek gerekiyor.


buf-e kür
(12.09.18)
Bu sesleri kendin yapmadığın sürece rahatsız oluyorsan hassasiyet, kendin de yaptığın halde başkaları yaparken rahatsız oluyorsan bencillik.
Hassasiyetin de bir sınırı olmalı çünkü yüksek hassasiyet hem sizin yaşam konforunuzu düşürür hem de sık sık uyarmanız halinde albay olarak tanımlanmanıza yol açabilir.
Ben de rahatsız oluyorum fakat hassasiyetimi kontrol altında tutmakla birlikte rahatsız olmamak için çocuklu ailelerden uzak durma, yüksek müzikli ya da müziklerin karıştığı yerlerden uzak durma, beyaz eşyaları sessiz olanlardan seçme gibi önlemler de alıyorum.
Bir de bu işin yalnız yaşamak ile bağlantısı olmalı diye düşünüyorum.


Yalniz degilsin :)

Bir kulagimda %10 kayip var ve her sesi duymam. Oyle arada bir ses cikaran insanlar veya kisa sureli gurultuler rahatsiz etmiyor beni. Hele ki konsantre olmussam hic ses duymam ama bu sesler surekli hale gelince fenalik geliyor. Istanbul'dayken bazen gurultuden kurtulmak icin White Noise diye bir uygulama indirmistim, ses gecirmez kulaklik takip beyaz gurultu dinliyordum. O yuzden, ilk tavsiyem bu olabilir.

Kulak tikaci almistim ben. Alirken dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Bazi "noise isolating" kulakliklar "noise cancelling" adiyla satiliyor. Turkcede her ikisi de ses gecirmeyen diye geciyor. Isolating olan makine seslerini gorece iyi keserken insan seslerinde cok da ise yaramiyor; iki sesin frekanslari farkliymis, birini engellerken digerini engelleyemiyormus. O yuzden alirken internetten bir arastirmak lazim, hangisi hangisi diye.

Otesinde, John Bloor + 1, arada kamp yapmak gercekten kafa dinletiyor.

Simdi tasindim ve kalacak yer bulurken canim cikti. Universite sehrindeyim ve bazi evlerde haftada 2-3 aksam parti var. Hani, benim gidip katilacagim cinsten de degil, maksimum 23 yas ve gunu, saati yok. Ustune de haftaicisi, haftasonusu da yok. Ev ilanlarinda ozellikle belirtiliyor "Mahallemiz sessizdir, lisans ogrencisi yok. O yuzden 100 dolar daha istiyoruz" diye.

Kendi telefonumun sesi bile hep kapali. Whatsapp'in falan sesi komple kapali zaten. Bir tek arama, mail ve bazen mesajlar titresimle acik.


aychovsky
(12.09.18)
Çok hızlıca okudum.

Bahsettikleriniz beyaz gürültü, mor gürültü klasmanında değil; düpedüz ayılık.

İşyerinde son ses wassup kullanımı en başta empati yoksunluğunu, sonra da iş özensizliğini vb gösterir bence. İşyerinde ıslık çalan gerizekalılar var. WC'den açık ofise seranat yapan mı ararsınız.. Oda arkadaşlarına son ses Türkçe Pop'un nadide örneklerini sunan mı.. Bir de genel olarak susmayangiller her yerde. Toplu taşımada son ses sabahın köründe youtube açıp zorla dinleteni de unutmayalım. Kendimi bir adet en terliklisinden teyze gibi hissettim şuan :)

Ses izolasyonlu kulaklık büyük dost sahiden. Eğer bazı milattan önceden kalma anakronik yapıda çalışmadığınız için bunu takmanız sorun olmuyorsa.

Çocuk sesi konusunda, çocuklarını aralıksız çığlık atmak üzere özenle yetiştiren aileler olabileceği konusunda şüphelerim var. Yine de diğerlerinin arasında en masumu kalıyor benim için.

Sonuç: Yalnız değilsiniz :)

Kolaylıklar..


hana bi
(12.09.18)
egzozla insan korkutma challenge www.youtube.com
ne desem de cumhuriyet savcısıyla muhatap olmasam


esref
(12.09.18)
(8)

Düğünlerde Dans Etmek Zorunda Kalmak

Kullandığınız belli hareketler var mı sizi kazma gibi göstermeyen?Çünkü ben, hani sopayı sallarsın da sadece sağa sola hareket eder ya, hah öyle oluyorum dans pistinde. Böyle kıvırmalar, göbek atmalar vs hiç olmadı, olamıyor.Dizlerimi hafif kırarak alkış tutuyorum ancak.Ha şu ana kadar hiç düğünü sa
Kullandığınız belli hareketler var mı sizi kazma gibi göstermeyen?
Çünkü ben, hani sopayı sallarsın da sadece sağa sola hareket eder ya, hah öyle oluyorum dans pistinde. Böyle kıvırmalar, göbek atmalar vs hiç olmadı, olamıyor.
Dizlerimi hafif kırarak alkış tutuyorum ancak.

Ha şu ana kadar hiç düğünü sahiplenebileceğim bir yakınım evlenmedi, belki benimsesem daha rahat olurdum ama yok.

Ne gibi hareketler yapıyorsunuz da dans ediyor görünüyorsunuz ya da cidden dans edebiliyorsunuz?

Allah başka dert vermesin, teşekkür ederim.
mor bembombom
(08.09.18)
Alkol ve buna bağlı enteresan hareketler. Ben normalde dans edemem.


basubadelmevt
(08.09.18)
Bende o işleri hiç beceremiyorum, sırf bu yüzden düğünlere gitmiyorum. Dans etmemek için düğün yapmak istemiyorum.


lana del rey
(08.09.18)
Abimin düğününde köşede dikildim. Bir ara zorla götürdüler piste, arkamdan o garip şekilde dans eden kimdi diye sormuşlar. Şimdi de kuzenimin düğünü var. Kuzenime pratik yapalım yoksa dans etmem diyorum bakalım napacak.


@basubadelmevt, yazmayı unuttum, yeterince alkol alırsam zaten sorun olmuyor ama her düğünde de öyle içemiyorum.
@lana del rey, ben de düğünüm için ayrıca gerginim zaten. Sadece insanların gelinlik kimliğine güveniyorum. Hani ben değil, "gelin" olacağıma.


mor bembombom
(08.09.18)
Düğünlerden çok pis tiksinirim, aşırı aşırı yandım allah elzemi değilse gitmem. Gidersem de dans mevzusuna katabilecek bir güç yok beni. Sahnede ehe ehe mehe diye durayım da yapmam yani.


hedep
(08.09.18)
Ya pampa üç günlük dünya, sal kendini müziğe, eğlenmene bak.


Az evvel bir düğünde kalabalıkta anlaşılmaz diye düştüm ortaya roman havasında tek kaldım ..müziğe kaptırdım oynamayı bilmiyorum normalde efsane oldun diyorlar. Youtubeda izleyip deneyebilirsin.


seyyar satıcı
(08.09.18)
Dans etmek zorunda değiliz bence. Düğünleri zaten hiç sevmem çok zorunda kalmadıkça gitmem. Gidince de oynamam. Oyna diye gelene birazdan gelicem derim ama gitmem bir şekilde geçiştiririm. Bazen de üzerime oyna diye gelen birini fark edersem tuvalete gitmem gerekiyormuş onu fark etmemişim gibi kalkarım. Sigara içmiyorum ama içsem sigara içmeye kaçardım bol bol.


(1)

Bir Film Arıyorum- Spoiler Var!

Zaten sadece sonunu hatırlıyorum.Galiba Due Date gibi bir yol filmiydi ve bir kanguru vardı diye hatırlıyorum.En sonunda böyle kırsal/çöl bir alanda benzinlik gibi yerde patlayan arabanın önünde temmuz sıcağında şu Amerikanların sırta verdiği alüminyum gibi şeyden vardı ve bunun saçmalığını sorguluy
Zaten sadece sonunu hatırlıyorum.
Galiba Due Date gibi bir yol filmiydi ve bir kanguru vardı diye hatırlıyorum.
En sonunda böyle kırsal/çöl bir alanda benzinlik gibi yerde patlayan arabanın önünde temmuz sıcağında şu Amerikanların sırta verdiği alüminyum gibi şeyden vardı ve bunun saçmalığını sorguluyorlardı.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(08.09.18)
seven psychopaths mı acaba?


(4)

Ankara'daki Gizemli Trafik

Noluyor yav? Şu son 2-3 gündür neden böyle oldu?Kızılay'ın en can alıcı noktası kapalı diye sıkıntılar var, evet ama daha önce Ankara'da kontak kapatan görmedim.Ben İstanbul'da iki defa trafiğe kaldım, biri zaten Ankara'ya dönerken zamanın üçte biri İstanbul'dan çıkmaya gitmişti. Lütfen nolur İstanb
Noluyor yav? Şu son 2-3 gündür neden böyle oldu?

Kızılay'ın en can alıcı noktası kapalı diye sıkıntılar var, evet ama daha önce Ankara'da kontak kapatan görmedim.
Ben İstanbul'da iki defa trafiğe kaldım, biri zaten Ankara'ya dönerken zamanın üçte biri İstanbul'dan çıkmaya gitmişti. Lütfen nolur İstanbul gibi olmayalım.
Saat 18.45'te Konya yoluna çıkmışlığım var, onda bile direkt duran trafik görmemiştim.
Geçen dolmuşla Güvenpark'tan Eskişehir yoluna 20 dakikada çıktık, bildiğin yoğunluktan durduk. Beytepe'ye kadar çılgın bir trafik vardı. Ki daha okullar açılmadı.
Ne olacak sizce? Bir de bu Kızılay'daki şey her neyse yetişir mi okullar açılmadan?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(06.09.18)
konya yolunda dikmen caddesine dönülen ışıklarda dehşet bir yol çalışması var, kilometrelerce trafik olabiliyor akşam saatlerinde özellikle.


theseachange
(06.09.18)
Peki neden aynı anda Bilkent'in oradaki yolu, Kızılay'ın göbeğini ve Dikmen girişi gibi merkezi bir yeri kazma gereği duymuşlar ki?
Maksat çileden çıkalım mı?


mor bembombom
(06.09.18)
bilkent'teki çalışma bir yılı aşkın süredir devam ediyor malesef ama diğerlerinin bu kadar dar bir zamana sıkıştırılmasını belediye seçimlerinin yaklaşmasına yoruyorum. özellikle konya yolu aydınlıkevler kavşağındaki çalışma, 3 ay falan sürecek diyorlar. ve malesef yakın bir zamanda da beytepe kavşağında büyük bir çalışma başlayacak. mümkün olduğunca metro kullanmak lazım bu istikametlerde.


theseachange
(06.09.18)
toplu taşıma rezalete döndüğü için artık trafik hep var. çalışma sebepleri.

1. bilkent hastane mevzu. epeydir var.
2. akay. geçenlerde su bastı yaz günü. belediye'nin aklına gereksiz yaptığı alt geçide kanal yapmak geldi.
3. akkopru. 5 şeritli yolun express kısmına 2 şeritlil köprü koyan zeka küpüne ilave olarak şeritler ekleniyor.
4. dikmen kavşağı. yoldaki tüm ışıklar kaldırlınca bir orası kalmıştı. tabi o kadar ışıksz trafige orası da dayanamadı onu da başlattılar.

tüm bunlar bitince trafik sorunu çözülecek. bence hayır. şehir içi otobana çevirmenin kimseye bir faydası olmadığı ve adam gibi toplu taşıma sistemi kurulması gerektiğini anlayacaklarını umuyorum.


helenart
(06.09.18)
(3)

İş Yerine Karşı Pasif Agresifim

Kendimde gördüğüm bir kötü özellik bu. Anonim anonim yine iç dökeyim.Gerekli bir izinde hemen reddedileceğimi, her an bir tartışma çıkacağını falan düşünüyorum. Patronlarla aynı yerde durmak istemiyorum, onlar mutfağa/balkona gelince ben ortamdan çıkıyorum mesela.Şu an haksız olduğum bir durum var.
Kendimde gördüğüm bir kötü özellik bu. Anonim anonim yine iç dökeyim.

Gerekli bir izinde hemen reddedileceğimi, her an bir tartışma çıkacağını falan düşünüyorum. Patronlarla aynı yerde durmak istemiyorum, onlar mutfağa/balkona gelince ben ortamdan çıkıyorum mesela.

Şu an haksız olduğum bir durum var. Ben eğitim için izin aldım geçen haftalarda ve iki farklı zamanda belirttim onlara ama dün bunu ayrıca belirtmedim. Bu sabah aramışlar, eğitimdeydim diye duymadım. Sonra mesaj gelmiş müdürden "tamam izin aldın ama ben her izin alanı aklımda tutamıyorum, izin kağıdını da imzalayıp söyleseydin daha iyiydi" diye.
Normalde kesinlikle haber vermem gerekirdi ama şu anda sadece "neyse bugün mesleğimi yaptığım çocuk yok, banane" diye düşünüyorum.

Şimdi benim düşünce yapım şu: Bu adamlar bana işimi yaptırmıyor, ben köreliyorum, üstüne iyi bir maaş da almıyorum. O zaman aldığım düşük maaşlı vasıfsız bir eleman gibi davranmak sorun değil benim için (etik ihlali yok, gerçekten yardımcı olabildiğim çocuklar için çalışıyorum ama Türkçe öğretmek için ayrıca araştırma yapmıyorum).
Ama bu davranışlar da bana çok ters çünkü ben böyle bir insan değilim, içsel çatışma yaşıyorum, motivasyonum düşüyor, kısırdöngüye girip öfkeleniyorum vs

Böyle sürekli bir öfkem var ama hiç yansıtmıyorum ve kariyerimde böyle biri olmak istemiyorum.

Siz nasıl başa çıktınız bununla? Nasıl o öfkeyi yenip paragöz bir patronun altında her an harcanabilir bir işçi olduğumu kabul edebilirim?

Teşekkür ederim.

Not: Lütfen iş bulmamı önermeyin, zaten harıl harıl arıyorum.
mor bembombom
(01.09.18)
Kanımca yapmanız gereken içinizdeki idelisti öldürüp, gömdükten hemen sonra, _eldeki imkanlar dahilinde_ bu işi nasıl yapabilirim ve bunu nasıl iyi yapabilirim diye düşünmek.

En iyisi olsun diye düşünmekten ziyade, bir fazla iyisi nasıl yapılır diye düşünmek ve bu yolda çalışmaya devam etmek. İdeal iş ortamı hiçbir yerde hiçbir zaman olmaz ve bununla yapılan kıyaslamalar sizde hep kötü hisler uyandırır, diye düşünüyorum.

Yani işiniz dil öğretmek ise, sınıfınızdaki eksikleri zaten biliyorsunuzdur. Bunların hepsini birden bir kerede düzeltilmesi mümkün değil. Bazıları düzeltilebilir, bazıları düzeltilemez (sizi aşan şeyler) Bunlardan düzeltilebilenlerin bir listesini çıkarıp, en kolayından başlamak hem sizi köreltmez, hem de deneyim kazandırır. sonuçlandığını görmeniz de motivasyonunuzu arttırır.


idonthaveatvset
(01.09.18)
Maalesef emek sömürüsüne çok maruz kalıyoruz Türk gençleri olarak. Keşke işe yarar bir aklım olsa da versem ama ne yazık ki klişe şeyler söyleyeceğim. Zaten iş arıyormuşsun, susup kenarda işini yapmak kimseyle yüz göz olmamak dışında yapılacak bir şey var mı bilmiyorum. Bu kurumu daha iyi işler için bir basamak görmekten başka çare yok sanırım. Ben de zorlanmıştım çok farklı sebeplerden, motivasyonumu sürdürmekte zorlanıyorum diye duyuru açtım hatta. Herkes motivasyonu bırak başka seçeneğin yoksa önündeki işe odaklan minvalinde şeyler söyledi. Haklılar da elimizden başka bişi gelmiyorsa elimizdeki işi en iyi şekilde yapmaktan başka çare yok gibi görünüyor.


merhaba. ben işimi belki hayatımdaki pek çok şeyden daha çok seviyorum, hayatımda girdiğim ilk iş ve 9 yıldır aynı yerde çalışıyorum, inşallah buradan emekli olurum. iyi para kazanıyorum. çok yoğun olduğumuz dönemlerde gönüllü olarak ofiste yatıp kalkacak kadar işimi sahiplenerek çalışıyorum ve yöneticilerimle de herkesin birbirinin fedakarlığını görüp desteklediği son derece dostane bir ilişkim var.

gel gör ki bazen ben de sizinle aynı şeyi yapıyorum :D bana izin isteme adabı seneler önce öğretildiği hâlde onun istediği gibi yapmıyorum mesela, adam yüzde 100 haklı olduğu hâlde "bir izne de amma tatava yaptılar" deyip kızıyorum, veya bazen bazı şeyleri kasten üstelediklerini hissedersem "bana ne, bu kadar yaptığıma zaten şükretsin, bunu da yapmam artık" ruh hâline giriyorum.

bence kendinize bozulmanızı gerektiren bir durum değil. bu şekilde sadece kendi kendinize yorulursunuz diye düşünüyorum. normalde işinizi benimseyen bir insan olma özelliğinizi törpülemeniz gerektiğineyse kesinlikle katılmıyorum. ben senelerce "çok çalışıyorsun" diyenleri dinledim. kafama silah mı dayadılar birader? istedim çalıştım. insanın işine değer vermesinde bir yanlışlık yok. değer vereceğiniz, benimseyeceğiniz iş bu olmayabilir sadece. zaten yenisini de arıyormuşsunuz. o esnada mevcut işinizde aldığınız karşılık ölçüsünde elinizden geleni yaptığınızı düşünmeye çalışın bence, zaten anladığım kadarıyla yapıyorsunuz da. kendinizi hırpalamayın.

yanlış hatırlamıyorsam mesleğiniz psikolojiydi. çevremden gözlemlediğim kadarıyla parayı bulup dükkan açmadığınız sürece, sürekli kendinizi geliştirmeniz gerektiği ve iş imkanları ancak o şekilde arttığı için çok zaman alan ve çok masraflı bir kariyer. benim de hiç istemedikleri yerlerde hiç istemedikleri şartlarda ve komik paralar karşılığında hizmet vermek zorunda kalan psikolog arkadaşlarım oldu. sabırla devam.


bir garip melek
(01.09.18)
(2)

Ankara'da Güvenilir Bir Kadın Doğumcu

Kimi önerirsiniz?Teşekkür ederim.
Kimi önerirsiniz?
Teşekkür ederim.
mor bembombom
(28.08.18)
ali ayhan.


lata
(28.08.18)
Adnan Kaya - Lokman Hekim
Zahide Küçük - Koru


crescendo
(28.08.18)
(2)

Ankara'da Eve Gelen Temizlik Şirketi

Var mı önerebileceğiniz? Teşekkür ederim.
Var mı önerebileceğiniz?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(27.08.18)
armut.com


omembo
(27.08.18)
Söylemeyi unuttum, Armut'tan iş çıkmadı diye buraya yazıyorum hocam.


mor bembombom
(27.08.18)
(16)

Düğünde İstenmeyen Kişileri Gıcık Etmek

İki ay sonra arkadaşım evleniyor. Davet etmek istemediği ama anne baba zoruyla ettiği kuzen, teyze, hala vs varmış.Onları rahatsız edecek, istenmediklerini hissettirecek ama açıkça suçlayamayacakları bir şeyler istiyoruz sizden. Kötü yere oturtmak olmaz, sonuçta yakın akraba sıfatındalar.Mesela beni
İki ay sonra arkadaşım evleniyor. Davet etmek istemediği ama anne baba zoruyla ettiği kuzen, teyze, hala vs varmış.

Onları rahatsız edecek, istenmediklerini hissettirecek ama açıkça suçlayamayacakları bir şeyler istiyoruz sizden. Kötü yere oturtmak olmaz, sonuçta yakın akraba sıfatındalar.

Mesela benim aklıma şey geldi: Bunlar şıkır şıkır giyinip gelecekler ama listede isimleri bulunamayacak, şöyle ayakta oyalanacaklar ve son anda en arkada buruşuk, elle çiziktirilmiş bir kağıt çıkaracak görevli kişi ve isimleri orada yazacak.

Bir arkadaşın aklına da yemeklerinin soğuk gelmesi geldi.

Yaratıcı fikirler bulacağımızı umuyoruz.

Teşekkür ederiz.
mor bembombom
(22.08.18)
Takı takmalarına/keseye atmalarına izin vermeyin. Keseyi tutan onları pas geçsin, almasın takıyı.


kibritsuyu
(22.08.18)
Ayıp ya hu. Koca koca insanlar ciddi ciddi böyle şeylerle mi uğraşıyorsunuz? Alt tarafı insanlar iki saat gelip görünüp gidecek, biraz rahatlayın, bırakın bu işleri. Cidden çok tuhaf geldi bana bu.

Akrabalarla benim de aram iyi değil ama beni insan yerine koyup düğünüme gelseler ben onlara yine de kötü davranmazdım. Haa iyi davranmazdım ama kötü de davranmazdım. En fazla bi hoş geldiniz deyip sonrasında ilgilenmez, görmezden gelirdim.

Böyle ayrıca ayrıntılı bir gıcıklık planı yapmak çok enteresan bir kafaymış. Hiç yetişkin insan hareketi değil, kusura bakmayın.


gelin ve damat onlarla fotograf cekilmesin. kuzeni, teyzesi ve halasi hayatlarindaki en mutlu gunde bir yigin kirik hayalle evine donsun.


tux
(22.08.18)
@i am cool with that, bence de uğraşılmaz ama uğraşmak isteyeni de desteklerim şahsen. Sonuçta neler yaşandığını bilmiyorsunuz. Nikah şahidi olduğum için az çok biliyorum aile ilişkilerini ve ne kadar çirkin insanlar olduklarını.
Haliyle benim amacım arkadaşıma yardım etmek.


mor bembombom
(22.08.18)
En iyi intikam intikam almamaktır, diye bir laf vardır. Arkadaşınıza yardım etmek istiyorsanız "şekerim o gün senin kıymetli bir günün, ona buna kin tutarak enerjini harcama" deyin bence, zira daha sonra o gıcık etme teşebbüsüyle ilgili bütün hisleri düğünüyle de özdeşleştirdiği şeylere dönüşebilir. Neticede hepimiz duygusal olarak değişiyoruz, bugün aklımıza yatan yarın da yatacak diye bir şey yok, hatta olmayacağı çok yüksek bir ihtimal. Arkadaşınıza Mark Manson'ın Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı isimli kitabını alın, ona göre karar versin.


sopiro
(22.08.18)
te allam ne manyaklar var yahu.


naksidil
(22.08.18)
Senin arkadaşın bu kafa yapısına sahip olduğu sürece evliliği çok dayanmaz. Bence düğün iptal edin ama akrabalarınıza düğünü iptal ettiğinizi söylemeyin. Giyinip gitsinler, sonra da eve dönsünler. Hem arkadaşın kendine ve eşi olacak kişiye de iyilik yapmış olur.


malheiros
(22.08.18)
ayıptır. kalkacak düğüne gelecekler. bu tarz hareketler hoş olmaz hiç. gerginliği başka zaman boşaltsınlar. düğün günü ne kendilerini ne ziyaretçileri germesinler


rosencruz
(22.08.18)
İstenmeyen sevilmeyen akrabaya en fazla yapılacak şey hoşgeldin deyip ilgilenmemek olur. Gerisi abartı. Ortada ne olursa olsun düğüne gelebilecek insanlarsa daha fazlası yapılmaz, bunu düşünebilmeyi bile sağlıklı bulmuyorum.

Ben de halasinin düğününe gitmemiş biriyim. Evimizde kimse gitmedi. Sokakta görsek birbirimize bakmıyoruz, belki hayatta gerçekten nefret ettiğim tek kişi. Ama düğünüm olsa ve geleceği tutsa asla bunları düşünerek beynimi yormam, o kadar kinci değilim. Kaldi ki ben kendimi kinci sanıyodum, neler varmış.


Eli boşluktan oluyor bunlar.


dramadi
(22.08.18)
arkadaşının düğününde tatsızlık çıkmasın,başka yerde yap yapacağını


essoist
(22.08.18)
Niye onlara yapılıyor ki, annesine yapsın madem onun zorlamasıyla çağırmış. Ya da baştan tavrını net koysaymis, evlendikten sonra diyelim onlardan birinin düğünü vs. oldu, ne yapacak annesinin zoruyla bu defa o düğünlere gidip tatsızlık mi çıkaracak.

Arkadaşınız da siz de nüfus kaydı olarak reşit olsanız da aklen de psikolojik olarak da reşit değilsiniz böyle bir plan yapıyorsanız, dugununuzu erteleyin diyebiliyorum en yapıcı öneri olarak.


dafaisss
(22.08.18)
Gercekten boyle bi derdiniz mi var? Bayildim :) kucukken evcilik oynardik kizlarla o zamanda boyle problemler olurdu. Sacini filan cekin dans ederken eteklerini acin.


Şaşırdım açıkçası. hayatının böyle özel bir gününde birilerini rahatsız etmek icin çaba harcaması kafa yormasi tuhaf geldi.
Belki o kisilerde isteyerek degil ayip olmasin diye mecburiyetten geleceklerdir.


havada bulut
(22.08.18)
‘Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim’

Soruya cevap: Düğünü iptal etsinler. Bu mantalitedeki insanlar evlenip çoluk çocuk sahibi olmamalı :(


blue serenity
(22.08.18)
Eğer akpli iseler izmir marşı çalın düğünde.


retiredcolonel
(23.08.18)
(5)

İskambil'de Ne Oynayalım?

Sevdicek bey iki kişiyle çok sıkılıyor. Piştide kendisini habire yendiğim için de oynayası gelmiyor. Muğahhahahahaha51'in zorlaştırılmış halini de oynuyoruz ama yine de kesmiyor. Ben de bana iskambil olsun da ne olursa olsun oynarım.İki kişi ne oynanabilir ki şöyle keyifli olsun?Teşekkür ederim.
Sevdicek bey iki kişiyle çok sıkılıyor. Piştide kendisini habire yendiğim için de oynayası gelmiyor. Muğahhahahahaha
51'in zorlaştırılmış halini de oynuyoruz ama yine de kesmiyor. Ben de bana iskambil olsun da ne olursa olsun oynarım.
İki kişi ne oynanabilir ki şöyle keyifli olsun?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(21.08.18)
Kastet


pati
(21.08.18)
balayı brici


nundu
(21.08.18)
Shithead


unionall
(21.08.18)
En kralı “Balayı King”i


FT5
(22.08.18)
(10)

TDK'nin Türkçeleştirme Çabası

Neden kötü algılanıyor? Mesela sürpriz yerine şaşırtı, selfie yerine özçekim, vantilatör yerine estirgeç bence mantıklı çeviriler ve ben günlük hayatımda kullanıyorum.Öyle her şeyi öz Türkçeden kullanma derdinde değilim, dili kusursuz da kullanmıyorum, keşke bilinçlendirme olarak daha çok çalışma ya
Neden kötü algılanıyor? Mesela sürpriz yerine şaşırtı, selfie yerine özçekim, vantilatör yerine estirgeç bence mantıklı çeviriler ve ben günlük hayatımda kullanıyorum.
Öyle her şeyi öz Türkçeden kullanma derdinde değilim, dili kusursuz da kullanmıyorum, keşke bilinçlendirme olarak daha çok çalışma yapılsa ama gereğinden fazla ciddiyetsiz algılanıyor gibi düşünüyorum.

Drone'a Türkçe önerilere ben de çok güldüm ama ben drone'u değil de Türkçe anlamlı bir kelimeyi tercih ederdim açıkçası. Baksanıza yazarken kesme işareti koymadan yazamadığımız o kadar çok kelime var ki beni çok rahatsız ediyor.

Mesela "bigisayar" kelimesi şu an kullandığımız o cihazı tam tanımlamıyor ama çok eskiden dile yerleştirilmiş diye kimse "kompüter" demiyor. PC diyenleri ayrı tutuyorum, demeye çalıştığım şey "bilgisayar" deyince kimse "özçekim"e gösterdiği tepkiyi göstermiyor.

Burada biraz haksızlık yapıldığını düşünüyorum çünkü yabancı dilden geçen özellikle teknolojik ürünlere Türkçe bir isim daha güzel olurdu diye düşünüyorum.

Umarım derdimi kimseye sataşmadan anlatabilmişimdir. Lütfen "ama m harfiyle başlayan her şey arapça, ona niye bir şey demiyorsun?" gibi argümanlarla gelmeyin.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(18.08.18)
salakça buluyorum. Hadi bakalım vantilatör yerine esirtgeç diyelim demekle olmuyor çünkü. eger yabancı sözlükleri değil de Türkçe sözlükleri kullanalım istiyorlarsa, ataturkun yaptığı dilde arilasma girişimine göz atmaları lazım. o da biliyordu bundan sonra her kelimenin Türkçesini diyeceksiniz diyip bir liste yayınlamayı ama o önce temel attı, insanlara bunun eğitimini verdi, dersleri buna göre düzenledi.. TDK kelime önermek için kurulmadı, bunun temellerini atmak, buna uygun projeler üretmek, araştırmalar yapmak, yayınlar üretmek için kuruldu.. o yüzden boş bir çaba ve tdk dan bir cacık olmaz..


mehmed resad
(18.08.18)
daha önemli dertlerimiz olması bunun yapılmamasını gerektirmiyor. drone'un türkçe karşılığı olmasının nasıl bi sakıncası olabilir ki? aksine dile zenginlik kazandırır. uçan böcek olmaz da daha yaratıcı bişey olabilir, bilgisayar gibi mesela. sen yine drone'u kullanırsın dünya vatandaşlarıyla konuşurken, youtube'da video ararken. ben de bu türkçe karşılık bulma olayını destekliyorum, olsun yani vantilatörün türkçesi de. bembom'un yorumlarına katılıyorum, bana da çok kolay kestirilip atılıyomuş gibi geliyor.


bilgisayar kelimesi nasıl tutulmuş acaba? kompüter diyene nadiren rastladım. eski yıllarda bilgisayar çok yaygın olmayınca tdk'nın hamlesi işe yaramış herhalde. şimdilerde ise yeni bir şey ortaya çıkınca o kadar çabuk hızlı yayılıp benimseniyor ki tdk'nın uygun bir terim ortaya koyması için pek zaman kalmıyor. haliyle de sonradan ortaya çıkan türkçe karşılık komik bulunuyor.


lazpalle
(18.08.18)
sürpriz, vantilatör vs. bunlar çoktan türkçeleşmiş kelimelerdir. çoktan dile yerleşmiş bu tür kelimeleri milliyetçi refleks ve/veya yozlaşma paranoyası ile ani bir kararla terk etmek isteyen ve absürt alternatiflere tutunmaya çalışan kısıtlı kesimin yaptığı şey, akıntıya karşı kürek çekmek ile aynıdır ve gülünçtür.

dil dinamik bir yapıdır. yabancı kelimeler dile girer, çıkar. özellikle iletişim olanaklarının ve hızının zirvede olduğu günümüzde, yeni bir ürün ya da kavramın ortaya çıkması ile özgün adıyla diğer dillere sirayet etmesi arasında çok kısa bir zaman aralığı bulunmaktadır. çözüm, üreten ve x bir şeyin adını ilk koyan toplum olmaktır.


zgrydn
(18.08.18)
kendi adıma konuşmam gerekirse öyle milliyetçi refleksi olacak son insanlardan olabilirim sanırım. sadece yabancı sözcüklere türçke karşılık bulma meselesine niye böyle şiddetle karşı çıkıldığını anlamıyorum. tabii ki yabancı kelimeler dile girer ama bunun türkçe karşılıklarının olmasının nasıl bir zararı olabilir ki? bir şeyi üretip adını koymaktan farklı bir şeyden bahsediyoruz.


Ben Arapca ya da Farsca kokenli sozcuklere de ayni ozeni gosteriyor mu merak ediyorum. Hep bir Bati karsitligi var. Turkcede, Ingilizceden cok Arapca sozcuk var, onlarla baslasinlar.


Traveller
(18.08.18)
@psycho, yozlaşma paranoyası da diyorum orda dikkat edersen.

mevzuya kimsenin "şiddetle" karşı çıktığı yok ki. temas etmek istediğim nokta, tdk'nın dilimizi bu tür hamleler ile kontrol etme çabasının anlamsızlığıdır. dili canlı bir organizma gibi ele almak gerekir. bir toplumun dilini, alışkanlıklarını öyle dilediğiniz gibi yönlendirip değiştiremezsiniz. tek uzmanlık alanı türk dili olan, dünyadaki yeniliklerle ilgisi sınırlı bir insan grubuyla bunu denemeye kalkarsanız da başarısız olursunuz. önerdikleri kelimeler emanet, gülünç durur.

verdiğiniz başarılı tek örnek olan bilgisayar da, hatırladığım kadarıyla, tdk'nın önerisi değildi zaten.


zgrydn
(18.08.18)
Turkcelestirme cabasi degil, Tdk'nin cabasi kotu algilaniyor. Cunku kiyafetsiz. Teknoloji terimlerini Turkcelestirebilmek icin teknolojiyi olusma asamasinda takip edebilmen lazim. Bunlar herkes duyduktan sonra, hatta o kadar ki bazi akademisyenler kendileri bireysel calismalar yaptiktan sonra gidiyorlar kotu bir derleme yapiyorlar. Kelimelerin baglamlarina, kullanimina, turevlerine dikkat edilmeden motamot ceviriler oluyor cogunlukla. Ornegin bilgisayar cevirisini ben de severim ama computer'i cevirirken compute'u da yakin cevirmek lazim. Yani bilgisayar guzel, ama bilgisayarin yaptigi eylemin adi ne? Peki bilgisayarla yapilan islemlerin adi ne? Tum terimlerde bu tarz sikintilar var maalesef. Herkes selfie cekildikten seneler sonra ozcekim'i oner. Guzel. Peki ozcekim eylemi ne yapilir? Cekilir mi, yapilir mi, oz mu cekilir?

Bilenler kurumun Turkce acisindan da yetersiz oldugunu soyluyorlar. Butun bunlar yetmezmis gibi calismalari konusunda cok korumaci ve dislayicilar. Bu durum Turkce uzerine nitelikli calismalari epey sekteye ugratiyor. Resmi bir odak olarak otorite pozisyonunda olmalari ise bu sartlarda Turkceye faydadan cok zarar getiriyor.


dunal
(18.08.18)
Dunal ve acemi çok güzel açıklamışlar. Türk dil kurumu’nun başındakiler ve onların altındakilerin ne kadar liyakatten uzak, kafatasçı, bilim dışı insanlar olduğunu biliyorum ayrıca. Geç kalmışlık onların soyadı.

Salakça buluyorum +1500


Bilgisayar kelimesi TDK işi değil. Hacettepeli bir hocanın ''buluş''u idi, yanlış hatırlamıyorsam.

Bir de ''estirgeç'' gibi komik kelimeler TDK'nın işi değil. Bir gazete, komiklik olsun diye aptal bir liste yayınlıyor ve liste TDK'nın üstüne kalıyor.

Kötü algılanmıyor genel olarak. Ama dil politikası yok bizde. TDK senelerdir çok kötü yönetiliyor. Toplantıları hep kavga dövüş ilerliyor. Her şey de TDK'nın suçu mu? Devletin/milletin dil kurumuna verdiği önemi, TDK binasını ziyaret ederseniz, anlarsınız zaten.

Ben kötü bakmıyorum alternatif bulma işine. Sonuçta Cumhuriyet'in ilk yıllarında ödünç kelimelere çok başarılı alternatifi bulunmuş ve sizin ''yeni'' olduğunun farkında olmadığınız çok kelime var. Örneğin ayakkabı. Şimdi pabuç diyen var mı?

Dil hep pratiği, en kolayı seçer. TDK isterse tüm kelimelere çok iyi alternatif bulsun, listeler yayınlasın; youtube gençliği kullanmazsa o kelimeler kullanılmaz, unutulur. Çok da milliyetçi duygularla yaklaşmamak lazım. Türkçe, Köktürkçe iken de yabancı kelime içeriyordu; şimdi de içeriyor. (bkz: Sosyolinguistik)

Bir de, ''mutlu'' kelimesi Türkçe, diğerleri Türkçe kökenli değil.


buf-e kür
(18.08.18)
(5)

İş Yerinin Pislik Yapma İhtimali

Yine ben. Malumunuz asgarinin biraz üstüne, kendi işimi yapamadan, körele körele çalışıyorum.Eylül ayında iki hafta sonu benim için çok önemli bir eğitim var ve 4000 tl. Ben dişimden tırnağımdan arttırarak gidicem o eğitime.En yoğun günüm cumartesi bu arada ve o hafta iki hoca daha izinli olacakmış.
Yine ben. Malumunuz asgarinin biraz üstüne, kendi işimi yapamadan, körele körele çalışıyorum.
Eylül ayında iki hafta sonu benim için çok önemli bir eğitim var ve 4000 tl. Ben dişimden tırnağımdan arttırarak gidicem o eğitime.

En yoğun günüm cumartesi bu arada ve o hafta iki hoca daha izinli olacakmış. Ben de sorunca "hallederiz ya, olur" dediler.

Şimdi ben 4000'i verdikten sonra bana son dakika "ama olmaz" derlerse ne yapabilirim?
Rapor alabileceğim bir doktor neyim yok, zaten derdimi anlatsam bile kimsenin vereceğini sanmıyorum.
"Ben söylemiştim ve sizin prfesyonellik dışı davranışınız yüzünden 4000'i yakamam" deyip iki hafta üst üste cumartesi hiç gelmesem ne yapabilirler resmi olarak?

Başka yapabileceğim ne var? Elden maaş verdiğini SGK'ya söylemekle, bu yaz gündüz bakımevi gibi öğrenci aldığını söylemek gibi tehdit etsem bu sefer günlük huzurum bozulur.

Önerilerinizi bekliyorum.
Teşekkür ederim.
mor bembombom
(16.08.18)
iki gün mazeretsiz işe gelmeme, tazminatsız kovulma sebebi.
ben olsam hallederiz ya'dan daha net bi cevap beklediğimi, ödeme yapacağımı söylerdim.


elorelia
(16.08.18)
izin formu doldurup yolla, mail vs. de olabilir. eğiitim ücretini cepten verdiğini ve katılmak istediğini, firma için de bu eğitim yararlı olacağını söyleyebilirsin.

yazılı olursa pislik yapabilme ihtimalleri daha az olur.


hosein
(16.08.18)
Ben yine bir şekilde doktor raporu derdim. Mutlaka verebilecek biri bulunur? Tehdit bana köprüleri yakmak gibi geliyor. Ayrıca elden maaş vermelerinde bir alavere varsa (elden maaş verebilecek şirketler kanunda belliymiş, tam kapsamı bilmiyorum) onları gayet zor durumda bırakma gücünüz var ama sonrası?


monogram
(16.08.18)
En kötü özel hastaneye gider vertigom var dersin rapor alırsın


yozgattaki halan öldü cenazesini kaldırıp geliceksin.

eve hırsız girdi.

kardeşin trafik kazası geçirdi iş yerinde 0 rh negatif kanı olan var mı?

uzaylılar tarafından kaçırıldın.


xu
(16.08.18)
(9)

Misafirlere Yemek Menüsü

Başkaları yazınca çat oluşturuyordum ama kendi başıma gelince şaştım birden.Karnıyarık gibi ağır olmayan öneri istiyorum sizden.Bulguru haşlayıp yoğurtla karıştırıcam, üstüne nane ekicem yancı soğuk bir şeyler olsun diye. Bir de tatlı olarak kek yapıcam.O yüzden bana çorba ve et veya tavuk içeren bi
Başkaları yazınca çat oluşturuyordum ama kendi başıma gelince şaştım birden.

Karnıyarık gibi ağır olmayan öneri istiyorum sizden.

Bulguru haşlayıp yoğurtla karıştırıcam, üstüne nane ekicem yancı soğuk bir şeyler olsun diye. Bir de tatlı olarak kek yapıcam.

O yüzden bana çorba ve et veya tavuk içeren bir ana yemek fikri lazım.
İyi el becerisi istemiyorsa fantastik şeyler de deneyebilirim. Fırın mırın her şey var, yardırın.

Farklı fikriniz varsa ona da açığım.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(12.08.18)
kremalı sebze çorbası yada riski az mercimek çorbası
fırında patatesli tavuk olabilir tavuklu lazanya olabilir sote olabilir.

edit: yancı olarak yoğurtlu kırmızı biber patlıcan karışımı yapabilirsin çok lezzetli


basond
(12.08.18)
Bulgur yerine asurelik bugday ve haşlanmış nohut ile yapın bence soğuk aperatifi.

Firinda somon ve sebzeler güzel bir ana öğün olabilir. Ya da tüm bir tavuğun içini doldurup, soslayabilirsiniz. Limon soslu tavuk güzel oluyor (bunun içini doldurmasaniz da olur). Ortaya bol yeşillikli bir salata. Çorba için de firinda közlenmiş domates ile yapılan domates çorbası diyorum ben.


fraise
(12.08.18)
Mercimek çorbası +1, klasiktir, Şaşmaz,
Tavuk but,yanına dilim fırın patates olabilir,
Soğuk alternatif cacık olabilir, ben olsam keke bir krema, Çikolatalı sos filan bir şey dökerdim, Şekil olsun diye!


ayran aşı çorbası soğuk soğuk bu havada iyi gider yanına ekşili köfte ile karışık kızartma. offf mis.


naksidil
(12.08.18)
Mercimek iyidir. Ana yemek de dana incik olabilir, onu terbiyeli falan haşlayabilirsin veya en temizi hafif yağlı bir et ile güveç yapabilirsin.


giovanne
(12.08.18)
kekin üzeri için 4 sb süt, 2 yk un, 2 yk nişasta, 4 yk şekeri pişirip ılıdıktan sonra üzerine 1 poşet toz kremşanti ve vanilyayı ekleyip mikserle çırparak bir krema hazırlayabilirsiniz. sonra tepsideki kekin üzerine kaşıkla delikler açın, çıkan kek parçalarını bir kenara ayırın. kreamayı kekin üzerine döktükten sonra kek parçalarını kırıntı haline getirip kremanın üzerine yayın. kremşanti yoksa 1 yk tereyağı da kullanabilirsiniz.

yemek olarak da fırında köfte-patlıcan-patates-kabak dizme olabilir. sebzeler çiğden konduğu için ağır da olmaz.


evanka
(12.08.18)
Benim yaptığım bir tarif var:

Tüm tavuk göğsünü alıp arasını açıyorsun. Muntazam açman lazım ki güzel pişsin. (İyi açamazsan enine ikiye bölüp biraz dövebilirsin)

Sonra pesto sos ve rendelenmiş dil peynirini de karıştırıp içine dolduruyorsun. Kürdan veya çöp şişle tutturuyorsun.

Üzerine tuz biber yağ sürüyorsun fırın tepsisine yağlı kağıt serip kızarana kadar pişiriyorsun.

Şöyle başka bir tarif de var: www.nefisyemektarifleri.com

Dikkat: pesto sos da biraz tuzlu olabilir içine koymadan önce tadına bak.

Mercimek çorbasını et suyuyla yaparsan leziz olur, hem de uğraştırmayan bir tarif.

Tatlı olarak ben olsam kek yerine çok daha basit fakat uğraştırmış gibi görünen bir şey yapardım.

Mesela milföy hamuru alıp ilginç desenler verip fırında pişirebilirsin. Üzerine de reçel veya meyve ile kompozisyon yaparsın. Çok pratik olur. İstersen sonradan üzerine pudra şekeri de serpebilirsin.

Önce milföyü atar çıkarırsın. Fırın sıcakken ana yemeği atarsın. Tatlı da yemeğe geçene kadar soğur.


idexo
(12.08.18)
Domates çorbası güzel gider. Karışık kızartma da güzel olur ama etli ana yemek aklıma gelmedi.


curukturpkokusu
(12.08.18)
karnıyarık hafif diyorsan hünkar beğendi. hiç kasmaz.

yanına da havuç tarator. ya da salatalığı rendele+mayonez 1yk+ dereotu+sarımsak+yoğurt+nane+karabiber.


qobel
(12.08.18)
(2)

Ankara'da Kedi Sahiplenmek İçin Veteriner Bulabilir Miyiz?

Yani herhangi bir veterinere gitsek veya arasak var mıdır illa birilerinde? Yavru sahiplenmek istiyoruz.Çankaya ve Yenimahalle içinde "şuraya git, kesin vardır" dediğiniz hangi veterinerler var?Teşekkür ederim.Ekleme: Pek çok siteye baktık, ya geri dönüş olmuyor ya da ilan bize uymuyor vs. O yüzden
Yani herhangi bir veterinere gitsek veya arasak var mıdır illa birilerinde? Yavru sahiplenmek istiyoruz.
Çankaya ve Yenimahalle içinde "şuraya git, kesin vardır" dediğiniz hangi veterinerler var?

Teşekkür ederim.

Ekleme: Pek çok siteye baktık, ya geri dönüş olmuyor ya da ilan bize uymuyor vs. O yüzden veterinerlikleri soruyoruz.
mor bembombom
(12.08.18)
www.instagram.com

Nickimi ver o yönlendirdi de. Bir sürü kedi var sahiplenmeyi bekleyen


kablelvuku
(12.08.18)
pet hospital, gaziosmanpaşa’da oluyor zaman zaman.


cedex
(12.08.18)
(2)

İş Ararken Umudu Ne Zaman Kesiyoruz?

En son gittiğim görüşme şöyleydi:"x hakkında bilginiz var mı?""şöyle böyle stajım var, bunu böyle yapmıştık""peki y?""y ile ilgili şu projede yer almıştım, yedi ay boyunca bunu bunu yaptık" diyorum."z hakkında (esas işle bağlantısız) ne biliyorsunuz?""teorik olarak biliyorum, pratik yapacak imkan ar
En son gittiğim görüşme şöyleydi:

"x hakkında bilginiz var mı?"
"şöyle böyle stajım var, bunu böyle yapmıştık"
"peki y?"
"y ile ilgili şu projede yer almıştım, yedi ay boyunca bunu bunu yaptık" diyorum.
"z hakkında (esas işle bağlantısız) ne biliyorsunuz?"
"teorik olarak biliyorum, pratik yapacak imkan arıyordum zaten, çok sevindim"

İş görüşmesi kırk beş dakika sürüyor, her şey süper ama yok. Olumsuz geri dönüş.
Bu ne lan?

Krizde de iş bulamam diye düşünüyorum. Bir tek eğitimlere tutunuyorum, onlar da ateş pahası ve kendimi geliştirdiğim kesin ama başvurduğum yerlere bir etkisi oluyor mu, onu da bilmiyorum.

Artık yavaş yavaş orta halli, vasat bir eleman olduğumu kabullenip millet soru sorduğunda "olur öyle, çok şeyapma" diyesim geliyor.
Sonra diyorum ki "Mustafa Kemal Atatürk sıfırdan ve hatta eksilerden ülke kurmuş, sen kim köpek kendi kıçını kurtarmaya çabalamaktan vazgeçiyorsun?". Böyle değişik değişik takılıyorum.

Nasılsa anonimiz diye burayı da hatıra defteri, efendime söyleyim günlük gibi kullanıyorum, kusura bakmayın. Bana bu kalbiniz kadar temiz sayfayı ayırdığınız için teşekkür ederim.
mor bembombom
(10.08.18)
Daha çok dene, çok dene, network, tanıdık, eş - dost herkesi darla.
Allah belasını versin şu adama iş bulalım dedirtmeden bırakma.

Denemeye devam, daha çok...


mhm
(10.08.18)
Firmalar genelde tanıdık tercih ediyor. Okuldan sınıf arkadaşlarını, eş-dost-arabayı devreye sokun.

Şu an piyasa biraz sıkıntılı. Devam edin aramaya...


.


(1)

Bir Hashtag Arıyorum

Sonu "stockphotos"la bitiyordu ama başını hatırlamıyorum.Millet, kendi mesleklerini yanlış tanıtan fotoğraflarla dalga geçiyordu.Çok eğlenceliydi diye hatırlıyorum, buldurursanız sevinirim.Teşekkür ederim.
Sonu "stockphotos"la bitiyordu ama başını hatırlamıyorum.
Millet, kendi mesleklerini yanlış tanıtan fotoğraflarla dalga geçiyordu.

Çok eğlenceliydi diye hatırlıyorum, buldurursanız sevinirim.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(09.08.18)
petapixel.com

bu mudur?


senolll
(09.08.18)
(4)

Ayak Bakımı

Ya da toynak da diyebilirim. Mordor'a yüzüğü ben götürsem ayaklarım zerre incinmezdi, o derece.Bir ara şu törpülerle denedim ama tahriş oldu, iyice kötü yaptım toynacıklarımı. Nerede yanlış yaptığımı da bilmiyorum ama ayaklarımdaki o ölü deri tabakasından sıkıldım. Ne yapayım ben bu ayaklara? Rossma
Ya da toynak da diyebilirim. Mordor'a yüzüğü ben götürsem ayaklarım zerre incinmezdi, o derece.
Bir ara şu törpülerle denedim ama tahriş oldu, iyice kötü yaptım toynacıklarımı. Nerede yanlış yaptığımı da bilmiyorum ama ayaklarımdaki o ölü deri tabakasından sıkıldım.

Ne yapayım ben bu ayaklara? Rossman'da falan ayak bakım kitleri var ama ne kadar işe yarıyor bilmiyorum.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(05.08.18)
the body shop'ın naneli ayak bakım serisi var.
ayak peeling'ini bu durum için özellikle tavsiye ederim.
arkasından da güzel bir ayak kremi kullanırsınız.

ayrıca ayak yağları falan da var.
hem yorgunluk alıyor, hem ferahlık veriyor, hem cilde iyi geliyor.


blatta hiberna
(05.08.18)
bu konuda uzmanlığını yapan podolog'lar var, onların çalıştığı yerleri bulup profesyonel bir yere gidin öncesinde, sonrasında önerdikleri ürünleri kullanırsınız.

çok pahalı değil diye hatırlıyorum ama bir sürü işe yaramayacak ürüne para vermektense, bir kerelik ödeyeceksiniz.


kaset
(05.08.18)
kendi kendine bişeyler yapacaksan şunu görmüştüm ama denemedim.
tr.pinterest.com
tr.pinterest.com


bokmuhendisi
(05.08.18)
sephora’da ayak maskeleri var, ayakları yumuşacık yapıveriyor tavsiye ederim.

encrypted-tbn0.gstatic.com


rabbititus
(05.08.18)
(5)

Kariyer Planlaması

Kendi çapında takılan ve engelli bireylerle çalışan bir psikologum. Mesleğimi çok seviyorum ama işimden (mesleğimi tam yapamadığım ve köreldiğim için) nefret ediyorum.Aga ben evrim çalışmak istiyorum, çok ciddiyim. Ölüyorum bitiyorum evrim çalışmalarına. İnsan davranışının evrimsel temellerini görme
Kendi çapında takılan ve engelli bireylerle çalışan bir psikologum. Mesleğimi çok seviyorum ama işimden (mesleğimi tam yapamadığım ve köreldiğim için) nefret ediyorum.

Aga ben evrim çalışmak istiyorum, çok ciddiyim. Ölüyorum bitiyorum evrim çalışmalarına. İnsan davranışının evrimsel temellerini görmek, nereden/nasıl geldiğimizi bilmek ve özellikle araştırmak fikri inanılmaz hoşuma gidiyor.
Madem düzgün bir iş bulamıyorum, bari istediğim şeyi yapmaya çalışarak sürüneyim diye düşünmeye başladım.

AMA işte kocaman bir ama var. Türkiyede ne yapabilirim bilmiyorum. Akademisyen oldum diyelim ki hiç kolay değil ve Türkiyede 3-5 hoca kendi çapında çalışıyor ve ben Ankara'dan ayrılamam.

Sizce denemeye değer mi?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(24.07.18)
sevdiğin bir şey amacın haline gelmişse her zaman denemeye değer. kaybedeceklerin ile kazanacaklarını önce bir teraziye koy sonra karar ver. yalnız, terazinin ağır basan kısmı her zaman doğruyu göstermez, bazen gözünü de kapatmak gerekebilir. ben evli ve çocuk bekleyen birisi olarak hiçbir şekilde o cesarete erişemeyeceğim. hayat bir takım sorumlulukları yükledikten sonra garanti yolu bırakamıyorsun. maalesef geç kaldım demekten başka çare göremiyorum kendimde. böyle bir durumda değilsen ilerde geç kaldım diyebileceğini düşün.


burty
(24.07.18)
Benzer bir sorum vardı. Belki yardımcı olur:

(git: 1270315)


monogram
(24.07.18)
Bir yerden başla işte. Ankara'dan ayrılamam diyorsan zaten sen bahsettiğin şeyleri de unut. Ya da belki şansım yaver gider ve 5-10 yıl içinde Ankara çalışmak istedigin alanın dünya çapında merkezi haline gelir, bunu da bekleyebilirsin. O arada para biriktirirsin falan, o günler için.


dafaisss
(24.07.18)
Bildiğim kadarı ile Türkiye'de evrimsel psikoloji çalışan hoca pek yok. En azından ben bu isimle bir doktora ve yl programı duymadım hiç. Belki başka programların altında çalışılabilir ancak akademi demek iki ucu keskin bıçak demek. Ayrıca sen terapist de olmak istiyordun sanki, o maddi açıdan daha güvenli bir yol olabilir. hele ki Ankara'dan ayrılmak istemiyorsan.


@playing star, sosyal ya da bilişselin (ankara'da birer hoca var ikisinden de) altından girebiliyorum dediğiniz gibi. Amacım ve merakım aslında psikopatolojilerle insan evrimi arasındaki ilişki üzerine çalışmak. Hani klasik olan fobilerden daha fazlası için.

Dediğiniz gibi klinik daha garanti diye oradan başlamayı düşünüyorum ama sıkıntım nereden, nasıl başlayacağımı bilmiyor olmam maalesef. Galiba en iyisi hoca bulup danışmak.


mor bembombom
(24.07.18)
(5)

Türlerin Kökeni'ni Hangi Yayından Okuyayım?

Kitapyurdu'nda Kor ve Alfa yayınları var. Biri 8 lira, öbürü 26 lira.Pahalı olan karton kapaklıymış da neden bu kadar fark?Fiyattan bağımsız olarak en güvendiğiniz yayın nedir bu kitap (ve genel olarak Darwin'in kitapları) için?Teşekkür ederim.
Kitapyurdu'nda Kor ve Alfa yayınları var. Biri 8 lira, öbürü 26 lira.
Pahalı olan karton kapaklıymış da neden bu kadar fark?

Fiyattan bağımsız olarak en güvendiğiniz yayın nedir bu kitap (ve genel olarak Darwin'in kitapları) için?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(20.07.18)
alfa’nın bilim kitapları iyidir


cedex
(20.07.18)
kor yayınları yeni yayın hayatına başladı ve genel olarak iyi ekiplerle ve kişilerle çalışıyorlar. Tavsiye ederim.


re noreno
(20.07.18)
Kor Kitap çevirisiyle, sayfa kalitesiyle ve son dönemlerde evrim ile ilgili yayınladığı kitaplarla denenmeli bence.


Kor yayınları, evrensel yayınlarının devamıdır, yeni başlayan bir yayın evi değil. Bu bilgiyi eklemek istedim.


biravekahve
(20.07.18)
www.kitapyurdu.com&filter_name=t%C3%BCrlerin%20k%C3%B6keni

www.kitapyurdu.com

iki kitabın da içindekiler sayfası kitapyurdu'nda var, hangisi daha aklınıza yatıyorsa onu alın.


xvyz
(20.07.18)
(4)

Sakinleşemiyorum

Doldum taştım, yine ben. Artık tahammülüm o kadar düştü ki iş yerinde patronla karşılaşmak bile bende öfke yaratıyor ve gerçekten başka iş bulamıyorum. Ne görüştüklerimden geri dönüş var ne başvurduklarımdan arayan.Çok iyi geçen, kırk dakika güzel güzel konuştuğum yerler de dönüş yapmıyor.Artık olay
Doldum taştım, yine ben.
Artık tahammülüm o kadar düştü ki iş yerinde patronla karşılaşmak bile bende öfke yaratıyor ve gerçekten başka iş bulamıyorum. Ne görüştüklerimden geri dönüş var ne başvurduklarımdan arayan.
Çok iyi geçen, kırk dakika güzel güzel konuştuğum yerler de dönüş yapmıyor.

Artık olay yazmıycam iş yeriyle ilgili, yazdıkça sinirim alevleniyor ve düşündükçe çalışana yavşayan ama süper olduğunu her seferinde belli eden bir patronla aynı ortamda çalıştığımı bilmek beni aşırı rahatsız ediyor.

Son iki aydır ne kıyafetimi ütülüyorum, ne makyaj yapıyorum; gerçekten mesleğimi yaptığım 3-5 çocuk dışında umrumda değil yani. Kitabımı okuyorum, kimseyle konuşasım gelmiyor, öyle ölü taklidi yaparak zamanın geçmesini bekliyorum resmen.

Neyse ara ara taşıp yazıyorum. Ne önerirsiniz? Nasıl sakinleşicem ben?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(14.07.18)
Merhaba, sana yeni bir iş bulmanı ve bu işten ayrılmanı önermiştim. Bu önerim hala geçerli. Aramaya devam et, asla vazgeçme. Er ya da geç daha düzgün bir yer bulacaksın. O zamana kadar da patronunla iletişimini minimuma indir ve işi işte bırakıp işten çıktıktan sonra kafanı dağıtacak şeylerle uğraş. Asla işi düşünme. Tamamen stratejik davran ve sakin kalmaya çalış.


fragile lady
(14.07.18)
Kötü bir işe katlanmanın tek yolu dışarıdaki hayatından maksimum keyif almak. Akşamları ve tatil günlerini iyi değerlendirmen gerek.


harvey
(14.07.18)
Konu ne bilmiyorum, ama aramaya devam. Bu kadar gerdiğine göre başvurulara devam; oldurana kadar.


idonthaveatvset
(14.07.18)
Aramaya devam + Harvey

Tatilde bi şekilde iş zerre akla gelmemeli


(7)

C&A Gibi Marka Yok mu?

Türkiye'den çekildiler malum "eeyyy merkel!" çıkışından sonra.Adamlardan aldığım pantolon ve sutyeni* beş senedir kullanıyorum ve daha yeni yeni solmaya başladılar. Fiyat performans açısından ne güzeldi yav.Colins'ten aldığım ve ikinci yıkamadan itibaren solan ve sökülen pantolonuma bakıp ağlıyorum
Türkiye'den çekildiler malum "eeyyy merkel!" çıkışından sonra.
Adamlardan aldığım pantolon ve sutyeni* beş senedir kullanıyorum ve daha yeni yeni solmaya başladılar. Fiyat performans açısından ne güzeldi yav.

Colins'ten aldığım ve ikinci yıkamadan itibaren solan ve sökülen pantolonuma bakıp ağlıyorum şu an.
Yok mu C&A gibi bir marka şu an Türkiye'de fiyat performans ve kalite açısından benzer?

*: Ay sutyen dedim, kadın olduğumu belli ettim. Sadece mesaj beklediğim için bunu söyledim çünkü anonim olarak "nefes alsın yeter"cilerin ilgisine ihtiyacım var.
Yoksa en temel kimliğim olan kadınlığı gizlemeye çalışmadığım için özür dilerim; çünkü biz kadınların tek derdi arabası olan admakddlfk. Neyse anlaşılmıştır umarım.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(12.07.18)
artık kaliteli bir şey kalmadığı için ben hiçbir giyim ürününe (ayakkabı hariç) fazla para vermiyorum. bahsettiğiniz tarzda bir muadil yok benim bildiğim şu anda.

tişörtlerimi en ucuzlarından alıyorum hangi mağazada bulursam.


teritori
(12.07.18)
ne kadar ahlaksız bi duyuru. Sütyen demiş sansürleyerek yazmalısın "üst iç giyim" diyebilirsin pekalaaa!!!111.

Neyse, valla haklısın ben de La Senza sonrasında yıkılmış durumdayım. C&A bir de tip olarak üst kısmı daha dolgun kadınlara hitap ettiğinden, fiyat olarak eş düzey değil ama Marks&Spencer'a bakabilirsin.


lcha
(12.07.18)
h&m galiba en yakını. sütyen konusuna pek hakim değilim, ama pantolonları polarları tişörtleri falan fena değil.


babilbaligi
(12.07.18)
@babilbaligi: h&m'den 2-3 tane ürün almışımdır, kalitesi leş, yerlerde. CA'ya ancak fiyat açısından yaklaşabilir.


teritori
(12.07.18)
C&a gibisi maalesef yok.

Ben kotona geçtim mecbur.


westblack
(12.07.18)
Dün aynısı aklıma geldi. Ben de online satışlarını aradim internette ama o bile yoktu. Artık yurt dışına çıkıp depolamak lazım.

Bu arada erkeğim. Biz de aynı sorunu yaşıyoruz. Boxerlarini 5 yıldır giyiyorum ve çok rahatlar. Şimdi yenisini almak gerek ama hiçbir Türk markasından o kadar memnun kalmadım. Yurt dışına giden olursa yakın zamanda sipariş vericem.


Traveller
(12.07.18)
Yurtdışındaki mağazalardan birine gittim ancak tarz h&m ve bershka gibi markalara dönmüş resmen umarım sadece orada öyledir, aradığım ürünü de bulamadım o ayrı mesele.


Uncle Sam
(12.07.18)
(1)

Ev Taşıma- Fatura ve Sözleşme Soruları

Daha önce bahsettiğim sağlıksız ve potansiyel tehlike olan komşu yüzünden taşınıyoruz.1) Elektriği, suyu benim adıma almam için sözleşmenin benim adıma olması şart mı? Yani iki kiracı olaran kira sözleşmesi imzalayabiliyor muyuz?2) Gerekli belgeler içinde DASK var. Bunu ev sahibinin yaptırması gerek
Daha önce bahsettiğim sağlıksız ve potansiyel tehlike olan komşu yüzünden taşınıyoruz.

1) Elektriği, suyu benim adıma almam için sözleşmenin benim adıma olması şart mı? Yani iki kiracı olaran kira sözleşmesi imzalayabiliyor muyuz?

2) Gerekli belgeler içinde DASK var. Bunu ev sahibinin yaptırması gerekiyormuş. Yarın sözleşme yaparken getirmesi mi gerekiyor?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(10.07.18)
1. teknik olarak evet şart. sözleşmeyi 2 kişi olarak imzalayabilirsiniz. bu sayede ikinizden biri abonelikleri üzerine alabilir. artık online olarak da açılabiliyor doğalgaz, su, elektrik falan. ben hiç evrak vermedim mesela o yüzden pratikte çok da bir önemi yok.

2. abonelik başvurusu sırasında dask yapılmış olması şart. sözleşmenin kendisi olmak zorunda değil, poliçe numarası mı ne var onu görevliye söyleyince de oluyor. ne zaman vereceği size kalmış ister en başta isteyin kafanız rahat olsun isterseniz sonradan da gönderebilir.


nrmnm
(10.07.18)
(3)

Kaygı ve Korkuyla İlgili Teknik Soru

Sayın psikologlar ve adayları;Beck'in Anksiyete Bozuklukları ve Fobiler kitabını okuyorum. 85'te çıkmış bu kitap ve en son 2005'te düzenlenmiş. Türkçeye dördüncü basımı 2017'de yapılmış.Kitabın 48. sayfasında (APA'ya göre yazmak zorunda olmamak ne hoşmuş yav) diyor ki;"Korku, belirli bir durumda ger
Sayın psikologlar ve adayları;
Beck'in Anksiyete Bozuklukları ve Fobiler kitabını okuyorum. 85'te çıkmış bu kitap ve en son 2005'te düzenlenmiş. Türkçeye dördüncü basımı 2017'de yapılmış.

Kitabın 48. sayfasında (APA'ya göre yazmak zorunda olmamak ne hoşmuş yav) diyor ki;

"Korku, belirli bir durumda gerçek veya potansiyel bir tehlikenin var olduğuna dair kişinin yaptığı bir değerlendirmeye, bir tahmine işaret eder. Korku, duygusal bir reaksiyonun aksine bilişsel bir süreçtir.

Diğer taraftan anksiyete, gerginlik arz eden duygusal bir durum olarak tanımlanır (bu kısmı aktarmış)"

Ben korkunun bir duygu (hatta his), kaygının ise düşünce olduğunu hatırlıyorum duygu dersinden ama Beck dedemiz böyle dediği için kafam karıştı. Siz nasıl biliyorsunuz veya bununla ilgli kaynak var mı bildiğiniz?

Not: Pensilvanya Üniversitesi evimiz, Beck babamız.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(06.07.18)
Teorisyenler kavramların sınırlarını farklı cizebiliyor, ya da ismen aynı kavramı kullansalar da bambaşka şeyler i kasteder olabiliyorlar. Freud'taki ego ile masterson'un egoyu ele alışları epey farklıdır vb.

İkincisi beck ya da başka birinin tanımlamaları, yine kendi teorizasyon ve kavramsallastirmalarinin bütünü içinde anlam kazanıyor. Beck'in başka bir yazınında vb. yer alan ama korku ya da kaygı ile ilgili olmayan şeyler de dahil buna, yani tırnak içinde aktardigin kısım bir tanım olduğu kadar, tırnak içine alınınca anlam kaybına uğrayan bir şey.

Kaynak yok, erisebildigin psikoloji literaturundeki korku ve kaygı kavramlarının altını üstüne getireceksin.


dafaisss
(06.07.18)
commonsense düşünürsek, ben de senin gibi düşünüyorum. hatta altı temel duygudan biri korku.. hatta öyle ki düşünce yokken duygu vardır. bebekken bile korkabilir insan.

lakin derinlemesine düşününce duygu ve düşünceyi ne kadar ayırabiliriz bilmiyorum. bir hoca(nörobilimci) önce düşünce gelir sonra duygu gelir demişti, yani duyguya neden olan bir düşünce olmalı gibi bişiler demişti. beck de bununla bağlantılı bişiler demeye çalışıyordur. bu açıdan ben bu konuda kesin bir yargıya varılabileceğini düşünmüyorum, korku daha çok duygu gibi gelse de. beck'i de pek sevmem zaten bdi'ı, self reportları başımıza sardığı için, nereden geliyor bu teorilerin kaynağı belli değil:/


dafaisss’in dedigi gibi, tum metin icerisinde bu cumle anlam kazanir. Korku da kaygi da birer duygulanimdir, kaynaginin belli olup olmamasi ile ayrilirlar temel olarak. Bunun yasantilanmasinda temel neden ise beck ve saz arkadaslarina gore altta yatan bilislerdir. Saniyorum ortaya cikaran seyin yorumlama olmasi hasebiyle boyle bir ifadede bulunmus kendisi.


gibicibicis
(06.07.18)
(3)

Ankara'da Masaj Salonu Önerisi

Google'a inandım ama bulduklarım Maltepe'deki çiftleşme çağrısı kartların üstündeki gibi yerler olunca vazgeçtim.Gittiğiniz, güvendiğiniz, bizim çift olarak gidebileceğimiz uzman ve profesyonel, efendi efendi nereler var?Peki ben ararken neye dikkat edeyim?Ünlü (haliyle güvenilir) otellerin spa merk
Google'a inandım ama bulduklarım Maltepe'deki çiftleşme çağrısı kartların üstündeki gibi yerler olunca vazgeçtim.

Gittiğiniz, güvendiğiniz, bizim çift olarak gidebileceğimiz uzman ve profesyonel, efendi efendi nereler var?
Peki ben ararken neye dikkat edeyim?
Ünlü (haliyle güvenilir) otellerin spa merkezlerine para vermeye değer mi sizce?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(29.06.18)
atlantis avmnin altındaki spor merkezinde günlük olarak gidip hamam masaj falan yaptırabiliyorsunuz. masaj güzeldi. en azından bir üç dört sene önce vardı öyle bişey


dreamsandcolours
(29.06.18)
Otellerin spa merkezleri en güzeli bence. Fazla alternatif yok zaten. Bence değer.


arockm
(29.06.18)
ben gitmiyorum ama arkadaşım fırsat sitelerinden iyi otellerin masajından yararlandı ve gayet memnun kaldığını söyledi.
gimat'taki hilton'dan memnun kaldığını hatırlıyorum. fırsat sitelerine bi bak istersen


1917
(29.06.18)
(1)

Şehirler Arası Yoldaki Kuşlar

Bu kuşların eğlencesi, yoldan geçen arabaya pike yapmak veya araba üstlerinden geçeyazarken yoldan çekilmek mi?Son ana kadar uçmuyorlar, tam "ayy ezdik" derken arabanın yanından fırtıyorlar.Cidden o kadar çok karşılaştık ki tesadüf olamayacağını düşünmeye başladık artık.Var mı böyle bir olay ya da n
Bu kuşların eğlencesi, yoldan geçen arabaya pike yapmak veya araba üstlerinden geçeyazarken yoldan çekilmek mi?
Son ana kadar uçmuyorlar, tam "ayy ezdik" derken arabanın yanından fırtıyorlar.

Cidden o kadar çok karşılaştık ki tesadüf olamayacağını düşünmeye başladık artık.
Var mı böyle bir olay ya da nedir bu kuşların olayı?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(28.06.18)
Dün bir serçe, bugünde bir karga (soldan sağa uçarken) ön camıma çarpıp kamikaze uçuşu yaptılar. Karga çok pisti yalnız nerdeyse cam kirilacakti


etna
(28.06.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.