Giriş
(4)

Netflix'teki Türk Dizilerine Fazla Mı Yükleniyoruz?

Başıma bir şey gelmeyecekse milletçe ezikliğimizi, "yabancıya rezil olmama" kısmını bu dizilere fazla yüklenerek açığa çıkardığımızı düşünüyorum.Fantastik kurguyu hiç sevemedim. Hani millet korku filmi izler ya, ben de sinirlenme bahanesi için, sırf tutarsızlık bulmak için izliyorum bazen.Mesela Ati
Başıma bir şey gelmeyecekse milletçe ezikliğimizi, "yabancıya rezil olmama" kısmını bu dizilere fazla yüklenerek açığa çıkardığımızı düşünüyorum.

Fantastik kurguyu hiç sevemedim. Hani millet korku filmi izler ya, ben de sinirlenme bahanesi için, sırf tutarsızlık bulmak için izliyorum bazen.

Mesela Atiye bence fena değildi, ülkeyi güzel tanıttılar, zaten böyle olaylar Türk yapısındaki aileleri değil de daha Batıcıl kısmın başına gelir. Öbür türlü Atiye'ye dayak atıp başlarına kalmasın diye evlendirip boş kalmasın diye iki çocuk yaptırmaları daha olasıydı kültüre göre zaten. Neyse.

Tutarsızlık var mıydı? Evet, hayvan gibi vardı. Diyaloglar falan zaten direkt çeviri gibiydi. Biz de uzaktan biliyoruz herhalde Nemrut'ta heykellerin dibinde kamp yapılamayacağını. E gerçeği eyip bükmeden nasıl yapacaklardı ki başka? Turizm Bakanlığındaki bürokratik işlem sırasını mı göstersinler, ne? Areologların "Numaraların Gizemi" diye kitap okumadığını bilmiyor muyuz?

Adamlar Star Wars'u mahvettiler, Transformers adı altında dünyada savaşan uzaylı arabaların olduğu film var afkdk. Jurassic Park'ın ilk filmi, hadi ikincisi neyse de üçüncüye on beş dakika falan dayanabildim tutarsızlıklardan.

Acaba fazla mı yükleniyoruz bize ait olduğu için?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(18.01.20)
Ben Atiye'yi izledim. Epey de beğendim. Dünyanın ne iyi dizisi miydi? Tabii ki hayır. Ancak uluslararası ya da ABD çıkışlı diyelim izlediğim dizilerin bir bölümünden daha güzeldi diyebilirim. Çevremdekilere de tavsiye ettim, ediyorum. Şahsiyet'i de çok beğenmiştim. Onu da hala izlemeyenlere tavsiye ediyorum. Bu ikisi ve ilaveten birkaç Türk yapımı dizi daha benim 'Türk dizisi' algımı yıkan yapımlardı. Bu kadar çok yüklenildiğini görmedim. Ancak mesela Muhafız'a yüklenildi. Çok mu az mı ayarını bilemiyorum. Çünkü izlemedim.

Şunu da belirtmem gerekecek. Tutarsızlık adı altında kim Nemrut'ta heykellerin yanına çadır kurulamayacağını eleştiriyorsa onu ciddiye almamak lazım. Yani bir kadın mağarada bir delikten geçip paralel evrene ışınlanıyor ve Nemrut'a kurulan çadır mı garip?


himmet dayi
(18.01.20)
Soruyu tamamen okumadım, Atiye iyi dizi. Bazı hatalar var bazı yerlerde de hata zannedilen şeyler var. Dolayısıyla yurtdışında bizi rezil edecek bir dizi değil aksine reklamımızı yapan bir dizi.


Fusha
(18.01.20)
hakan muhafız hariç. o gerçekten rezil. başkaları görecek diye değil bizim için bile bayağı bir kötü. uzun bakışmalı dram dizilerimiz bundan iyidir. onlara 45 dakika imkanı verilse bence çok daha iyi olurdu.


anarsika
(18.01.20)
Ya gördüğüm kadarıyla aşırı gömülmedi gibi? Eleştirenler de genelde "şöyle iyi tarafları da vardı, oraları sevdik" diye sıralıyorlar zaten.. Hakan Muhafız ise yerin dibine sokulmayı hakediyordu cidden, arka sokakların biraz daha şekillisini yapmışlar resmen.. Netflix Brezilya'da ne biliyim İspanya'da da kötü diziler çekti. Redditte gördüğüm kadarıyla o ülkenin vatandaşları da "bu ne amk, çektiğiniz diziye sokam" gibisinden tepkiler veriyordu mesela


twq
(18.01.20)
(1)

Rusty Lake Oyunlarını Oynayanlar

Ailecenek seviyoruz, çogzel gerçekten ama sanki çok derin bir şeyler anlatıyor da ben anlamıyormuşum gibi hissediyorum.White Door'u iki günde hemmencecik bitirdim mesela ve kurgusunu çok beğendim ama işte tam anlayamadığım şeyler varmış gibi geliyor.Allah başka dert vermesin ama açıklayabilecek olan
Ailecenek seviyoruz, çogzel gerçekten ama sanki çok derin bir şeyler anlatıyor da ben anlamıyormuşum gibi hissediyorum.

White Door'u iki günde hemmencecik bitirdim mesela ve kurgusunu çok beğendim ama işte tam anlayamadığım şeyler varmış gibi geliyor.

Allah başka dert vermesin ama açıklayabilecek olan var mı?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(17.01.20)
oyunların hepsini bitirdiyseniz şu kronolojik listeyi okumanızı öneririm.

rusty-lake.fandom.com


(7)

Sihirli Annem'deki İnanılmaz Mantık Hatası

Lütfen savaş riskini, efendime söyleyim Avusturalya'daki yangınları, Türkiyedeki iğrenilesi özel sektörü bırakın; çünkü resmen çocukluğumuz yalanmış. Biz zaten o dönemden beri kandırılıyormuşuz.Yav bu periler, oradan oraya ışınlanabiliyorken neden illa kapı önüne çıkıyorlardı ki? Resmen Avni'yi deli
Lütfen savaş riskini, efendime söyleyim Avusturalya'daki yangınları, Türkiyedeki iğrenilesi özel sektörü bırakın; çünkü resmen çocukluğumuz yalanmış. Biz zaten o dönemden beri kandırılıyormuşuz.

Yav bu periler, oradan oraya ışınlanabiliyorken neden illa kapı önüne çıkıyorlardı ki? Resmen Avni'yi delirtmeye çalışmışlar, ayıp.
Hadi anasından beklerdim ama bunu Betüş'e hiç yakıştıramadım. Aş-kolsun.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(08.01.20)
bir de hani şatoyu eve dönüştürüyorlardı ya. istanbul'da şato mu var? bir de şato eve dönüşürken komşuları hiçbir şey fark etmiyor muydu?


@nickini değiştiren yazar, neden hatırladığımı gerçekten hiç bilmiyorum ama belli bir mesafeden zaten ev gibi görünüyordu diye hatırlıyorum. Sadece eve biri gelecekken çeviriyorlardı gibi bir şey kalmış aklımda.
Şuna ayırdığım sinapsları derslerime ayırsam şu an doçentliğimi alıyordum, hehheeey gidi.


mor bembombom
(08.01.20)
evde faniler olduğu için kapının önüne ışınlanıyolardı. niye bilerek avniyi delirtmek istesinler?

o şatonun yanında hiç ev hatırlamıyorum ben. şato da sabit bir görüntü olduğu için bulmuşlardır bi yerden. istanbul'da olmasına gerek yok. zaten cgi sanırım şimdi baktım da baya bilgisayarla yapılmış.


jelly bear
(08.01.20)
@jelly bear; cgi ney ki hocam, Powerpointle yapmışlar.
Yani dışarıda daha fazla faniye görünme olasılığı varken neden riske atıyorlar ki kendilerini? Tamam çiçeklikti evin önü, öyle yol üstü değil ama yine de "çıkıyom ben" deyip kapıyı açıp kapatıp şıp gidelermiş, daha mantıklı olurmuş.


mor bembombom
(08.01.20)
Hayır bunlar peri güya. Avni gibi bir angutu nasıl fark etmiyorlar?
Oldu o zaman biz de sağda solda peri görelim.
Perilik bu mudur lan? Yeter be kardeşim! Coğrafya kaderdir!!!1


şato zaten başka bir uzamda; uzayda, marsta, paralel evrende olabilir. dönüşünce normal istanbulda bir eve dönüşür. yani o ev zaten hep oradadır falan.
hiç hayal gücün yok.


jimjim
(08.01.20)
Ehehehe ne güzel soru.
Şato bence Tardis gibi, dışarıdan hep aynı gözüküyor ama kapıdan bir giriyorsun, içi dışından daha büyük.

Kapı önüne ışınlanma da şey, kişisel alan, hane mahremiyeti falan, ondan bence hıhı.


kobuzchu kiz
(08.01.20)
(3)

Yeni Yıl Yemek Kartlarınız Kaç Lira?

Sodexo, Multinet, Ticket vs neyse. Kaç oldu ve sizce yeterli oldu mu?Teşekkür ederim.
Sodexo, Multinet, Ticket vs neyse. Kaç oldu ve sizce yeterli oldu mu?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(05.01.20)
30 tl oldu. yediğimiz yerler de zam yapınca değişen bir şey olmadı tabi.


cassey
(05.01.20)
28.5 yeterli sayılır


mg3929
(05.01.20)
Değişmedi, 600 sabit, günlük 27’ye tekabül ediyor


kojonotsuki
(06.01.20)
(3)

Saç Boyatma Sorusu

Normal ortalama kestane rengi saçım vardı. Az önce griye boyattım balyaj ama şu an sapsarı, tweety gibi geziyom, sarı kafa oldum ve çok mutsuzum.Kuaför adam akar falan dedi ama akar di mi? Saçı uzayana kadar bereyle gezen ergen erkek gibi, verdiğim para içime sinene kadar bereylen mi dolaşsam :(Akar
Normal ortalama kestane rengi saçım vardı. Az önce griye boyattım balyaj ama şu an sapsarı, tweety gibi geziyom, sarı kafa oldum ve çok mutsuzum.
Kuaför adam akar falan dedi ama akar di mi? Saçı uzayana kadar bereyle gezen ergen erkek gibi, verdiğim para içime sinene kadar bereylen mi dolaşsam :(
Akar di mi? Nolur aksın çünkü.
mor bembombom
(05.01.20)
Gri Aktiktan sonra sarı çıkması gerekmiyo muydu xd bilgim -2lerde. son cevab vermem gereken duyuru bu ama can sikintisi işte xd


üğpoıuy
(05.01.20)
Saçım koyu kahve, griye boyattığımda önce oryalle açtı, çiğ yumurta sarısı gibi iğrenç bir renk olmuştu. Daha sonra griyle boyadı ama max 1 hafta kaldı sonra aktı sarı gibi ama ilkinden daha koyu bir renk oldu. kötü günlerdi tanrı göstermesin bir daha.
Size şu an sadece ilk işlemi uygulamış gibi geldi bana. Çünkü sarı aktıktan sonra gri olmuyor ya da en azından benimki öyle olmamıştı.


Alyoşa
(05.01.20)
Saçımı neredeyse 9 aydır gri kullanıyorum. Koyu kestane saçlarımı açtılar ve direkt griye boyadılar. Rengin oturması için 3 boyama yapılması gerekti ve her seferinde önce açma işlemi yapıldı, sonra boyandı.

Öncelikle mavi şampuan edinin. Ve her yıkamada sadece onu kullanın. Mutlaka ama mutlaka saç kremi ya da yağı kullanın. Şampuan kullanmazsanız saçını sarıya, şampuan kullanırsanız mora dönecek. Bu yüzden saç kremi/yağı şart.
Ve asla markette saçılan boyalarla griye boyamayın.

Griden çok memnunum. Başka renge boyatmam.
En son temmuzda boyatmışım. Hala yeniletmedim. Her seferinde açma boya parası versem de doğru bakımla renk oldukça uzun süre dayanıyor. Dolayısıyla hesap aya vurulunca gayet uyguna geliyor.


balik kraker
(05.01.20)
(10)

İkinci Kediyi Almak ya da Almamak?

Bizim eşek sıkılıyor ve biz yeterince oynayamıyoruz gibi geliyor. Geçen hafta ayağımı incittim mesela, zar zor yürüdüğüm için kovalamaca oynayamadım. İkinci kedi iyi gelir mi acaba?Artıları:+1 kedi ^.^ Hem de sokaktan bir bebe daha kurtarmış oluruz (zaten veterinerden alırız) hem de birbirlerine yar
Bizim eşek sıkılıyor ve biz yeterince oynayamıyoruz gibi geliyor. Geçen hafta ayağımı incittim mesela, zar zor yürüdüğüm için kovalamaca oynayamadım.
İkinci kedi iyi gelir mi acaba?

Artıları:
+1 kedi ^.^ Hem de sokaktan bir bebe daha kurtarmış oluruz (zaten veterinerden alırız) hem de birbirlerine yarenlik ederler.
Bana kalsa eve papağan, kaz, köpek de alırım ama işte apartmanda zor.

Korkularım:
Çocuk da düşünüyoruz, ya başa çıkamazsam diye korkuyorum. Çocuğun hasbelkader alerjisi çıkarsa iki kediden aynı anda vazgeçmem gerekebilir, en büyük korkum bu galiba.
Ekleme: Yaza doğru taşınma durumumuz var, acaba sonrasında alsak daha mı iyi olur? Tam bu eve alışacak, üç aya hop kedinin ayarlarını bozucaz falan.

Uzundur düşünüp istiyorum, ara ara böyle pik yapıp sonra azalıyor düşüncem. Özellikle deneyimlemiş olanlar, siz ne önerirsiniz?
Teşekkür ederim.
mor bembombom
(04.01.20)
ikinci kedi olayında tecrübem yok ancak herkes sıkılmaması ve sosyalleşmesi için evde ikinci kediyi tavsiye ediyor. ayrıca sokaktan bir can kurtarma konusunda yardımcı olmak isterim. bizim Pendik sahilde çok can var. birkaçını aşağıda görebilirsiniz:

www.instagram.com


surprise
(04.01.20)
Ben her zaman 2. Kedinin alinmasi taraftariyim. Ikisiyle ugrasicak enerjin varsa temizlik konusunda idsre ederim dersen ve maddi olarak 2 kedi kaldirabiliceksen alırsan guzel olur. Ilk gunler tabii birbirlerine alışma sorunu yasayabilirler sonra alisirlar. Ve ikinci kediyi alma karar verirsen lutfen yazi bekleme simdi al. Hava asiri soguk sokaktan sahipleniceksen bi de kisin alman harika olur.


hindistan cevizi
(04.01.20)
kesinlikle almak.

kediler sosyal hayvanlar, kendi cinsinden en az baska bir canla birlikte yasamaları gerekiyor. bir oyun arkadas onun da hakki.

bir kedi ile iki kedi bakimi arasında cok büyük fark yok. mama verirken biraz daha veriyorsunuz, fazladan bir kum kabi temizliyorsunuz (evdeki kum kabi bayisinin kedi sayısı +1 olması gerekiyor) , karsiliginda iki kati sevgi alıyorsunuz <3
hem birbirleriyle oynadıkları icin siz onlarla oyun oynamak icin daha az zaman harcıyorsunuz. basa çıkamayacak durum yok.

iki kediden ayni anda vazgeçmek sizin icin zor olabilir ama onlari birlikte sahiplendirdiginiz zaman onlar bunu daha kolay atlatır cünkü yeni ev, yeni ortam, yeni insanlara karsilik yanlarında tanidiklari bir arkadaşı olur.

ev degisikligi kediler icin hoş bir durum degil ama 3 ay fazladan sokakta yaşayıp yeni bir ev mi, yoksa hemen ev, 3 ay sonra yeni bir ev mi secimi cok zor olmamalı. hem zaten ikinci kedi gelecekse ne kadar erken gelirse o kadar iyi olur.

ikinci kedinin su anki kediniz ile ayni cinsiyette ve benzer yasta ve karakterde olmasina dikkat ederseniz hepiniz mutlu olursunuz. bir kediden daha güzel bir şey varsa o da birbirlerini yalayarak temizleyen, birbirine sokulup uyuyan 2 kedidir ;)


pilav
(04.01.20)
ben de sormuştum: eksiduyu.ru

ikinciyi aldım. pişman değilim. ilk kedimin daha az sıkıldığını düşünüyorum. sadece evi daha sık süpürmek gerekiyor.


9kuyruklukedi
(04.01.20)
Çocuk yapma düşünceniz varsa, çocuğun alerjisi çıkarsa ya da hamilelikte toksoplazma riski taşırsanız çevrenizde 2 kediyi sahiplendirebileceğiniz, kedilere ömürlerinin sonuna kadar bakacak güvenilir bir ya da birileri var mı? sorunun cevabı hayırsa almayın. çünkü böyle bir durumda 1 kediyi belki ailenizden birine verebilirsiniz ama 2'sini birden sahiplendirmeniz zor. internet üzerinden tanımadığınız birine vermek çok riskli. örnek: pet forumlarından birinde bir kedinin ikinci sahibi hayvanın tırnağını keserken patisini kanatmış, ertesi gün hayvanı kan kaybından ölmüş halde bulmuş (olay tam olarak böyle mi oldu belli değil, psikolojik sorunları olan biriydi, ama tanımadığınız birine sahiplendirince bilemiyorsunuz işte...).

Olası bir senaryoda kediyi sokağa atmayacağınızı varsayıyorum ama bunu yapan insanlar da tanıdım maalesef (ev arkadaşıyla ayrı eve çıkan uzaktan bir tanıdığım anne evine geri dönmek durumunda kalınca 2 kardeş kediyi sokağa bırakmıştı).


slow like honey
(04.01.20)
@slow like honey, en korktuğum senaryoyu yazmışsınız.
Tek kediyi annem alır, hatta bıraksak şimdi bile alır, sever ama iki kedi gerçekten zor olur. Vallahi evden ben giderim de onu dışarı atmam, güvenmediğim insana vermeyi de geçtim, yanına yaklaştırmam.

Bir de biz çift olarak savunuyoruz ama anneler hamilelik döneminde bile kedi istemiyor şu toksoplazma meselesi, yok efendim tüyü çocuğu zehirlerse (!?) diye falan, bu bile zorlu bir savaş olacak benim için. O yüzden de korkuyorum.
Toksoplazmanın kan şeysini oldum, bu kadar pis beslenmeme rağmen hiç geçirmemişim/bulaşmamış. O yüzden hamilelikte geçirme riskim varmış. Doktor ve veterinerden "Her şeyi denedik, kedi maalesef bir süeliğine gitmek zorunda" cümlesini duyana kadar da uzaklaşmam valla.


mor bembombom
(04.01.20)
ben de sormuştum (:

sokaktan sahiplendiğim kedi 5 yavru doğurdu. aylarca 6 kedi besledim

şu an bir anne iki tane de altı aylık bebek var. ömürlerimizin sonuna kadar birlikteyiz.

3 kedi canları hiç sıkılmıyor.

hep şunu dedim çevreme bir kedi ile 3 arasında fark yok.


disardayim
(05.01.20)
İkinci kedi tecrübem var, emrivaki geldi bana ama buna rağmen pişman olmadım. Zahmeti tek kediyle aynı. Oyun arkadaşı olmak zorunluluğumuz azalıyor. Kum biraz problem oldu, iki kap olsa da aynı kaba yapıyorlar.
Elbette yeni eve taşındıktan sonra gelsin. Ama sonrasında da biraz bekleyin, birinci kedi alışsın neticede o sarsılmışken başka kedi gelirse daha fena olur.


Etanglement
(05.01.20)
Kesinlikle almalısınız;lakin en başta birbirlerinden pek hoşlanmayacaklar .Sonrasında ise ayrılmaz kanka olacaklar.


hayvansever
(22.01.20)
Bence gereksiz. Kedi o kadar sikilan bir hayvan degil. Ikinci ucuncu bir kedi alsan da zaten ha bire oyun oynamayacak, ikisi birden gunun cogunlugunu yatarak gecirecek.


hot potato
(22.01.20)
(7)

Bedensel Ağrılardan Hoşlanmak

Soruyu açarken bile çok garip hissettim çünkü kendimi (kötü anlamda) farklı hissediyorum bu konuda.Mesela şeytan tırnağı dedikleri şeyi koparmayı severim, kulunçlara yapılan baskıdan gözümden yaş gelir ama severim, bir yerimi çarptığımda moraran yere bastırırım, spordan sonraki hamlık ağrılarına bas
Soruyu açarken bile çok garip hissettim çünkü kendimi (kötü anlamda) farklı hissediyorum bu konuda.

Mesela şeytan tırnağı dedikleri şeyi koparmayı severim, kulunçlara yapılan baskıdan gözümden yaş gelir ama severim, bir yerimi çarptığımda moraran yere bastırırım, spordan sonraki hamlık ağrılarına bastırmayı severim.

Bunun psikolojideki adı ne? (hep bunu sormak istemişimdir)

Lütfen yalnız olmadığımı söyleyin. Siz de yapıyor musunuz öyle şeyler?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(02.01.20)
acı endorfin salgılıyor kimyasal olarak bu bir gerçek. senin o acıyı neyle bağdaştırdığının önemi var. kulunçlara yapılan baskı gibi şeyleri yorumlama mekanizman rahatlamak üzerine yorumluyor acı da olsa onu rahatlatıcı bir acı olarak keyif verici yanını kabulleniyor. diğerleri için de aynı şekilde. acı yemek yemek de bununla aynı mantıkta.


viyana kangurusu
(02.01.20)
Spor ağrısından sonra hamlamıș vücut ağrısını ben de seviyorum, dokunmayı vs.

Dokundukça masaj yaptırıyormusum gibi algılıyor beynim, dokundukca dokunasim geliyor.

Ama onun dışındaki ağrılardan hoslanmam.


Cesario
(02.01.20)
itiraf ediyorum bende de var bu manyaklık.

bununla ilgili bir fringe bölümü de vardı. acı bağımlılık yapıyormuş falan..


dafuq
(02.01.20)
Benzer şeyler bende de var


basond
(02.01.20)
somatizasyon durumunda genelde ağrıyı bedenselleştirme oluyor. olay psikolojik olmasa da insanın içselleştirme ağrıdan zevk alma durumları oluyor. kendini fark etme durumu.


mikahakkinen
(02.01.20)
Spor sonrasi olusan agriya kendimi bildim bileli 'guzel agri' derim ama aci cekmeyi sevmiyorum, daha cok gecti mi gecmedi mi diye kontrol etme huyu var bende,burktugum bilegimin ustune gitme, disim agriyor mu diye ustune bastirma falan gibi...


(02.01.20)
Karşılığını bilmiyorum ama saydıklarınızın tamamını ben de yapıyorum


yanginmerdiveni
(02.01.20)
(1)

Psikolojik Testlere Ne Kadar Verdiniz?

MMPI, TAT, Rorschach (alın teri değil, kopi peyst), dikkat testi, WCST, Beck Depresyon/Kaygı Ölçekleri, çocuk değerlendirme genel testleri, Frostig vs vs Gördüğünüz, yaptırdığınız testleri ne zaman ve ne kadara yaptırdığınızı yazabilir misiniz?Teşekkür ederim.
MMPI, TAT, Rorschach (alın teri değil, kopi peyst), dikkat testi, WCST, Beck Depresyon/Kaygı Ölçekleri, çocuk değerlendirme genel testleri, Frostig vs vs

Gördüğünüz, yaptırdığınız testleri ne zaman ve ne kadara yaptırdığınızı yazabilir misiniz?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(29.12.19)
MMPI ve Rorschach yapılmıştı bana 2018'de. Devlet hastanesinden (Erenköy) doktor yönlendirmişti o yüzden ekstra bir şey ödemedim.


peki madem
(29.12.19)
(1)

Disney'e O Konuda Ben De Çok Kırgınım (Spoiler İçerir)

Derdimi sevebilirsiniz, böyle konular konuşunca bari biraz normal bir ülkedeymişiz gibi düşünmeyi seviyorum. Neyse.Öyle aman aman bir Star Wars hayranı değilim, iki defa filan izledim diğer üçlemeleri. İlki dönemine göre çok ilerici, güzel bir üçlemeydi. İkinci seri fena değildi ama en azından ilkin
Derdimi sevebilirsiniz, böyle konular konuşunca bari biraz normal bir ülkedeymişiz gibi düşünmeyi seviyorum. Neyse.

Öyle aman aman bir Star Wars hayranı değilim, iki defa filan izledim diğer üçlemeleri. İlki dönemine göre çok ilerici, güzel bir üçlemeydi. İkinci seri fena değildi ama en azından ilkinin ruhunu bozmamışlardı.

AMA SON FİLMDEN DOLAYI VALLAHİ ÇOK SİNİRLENDİM. Tamam sakinim.
Hayır yani eski jedi'larla konuşmak Avatar gibi olmuş, sanki her an bir köşeden Elsa çıkıp kardeşliğe vurgu yapacakmış gibi aşırı Disney olmuş, son dakika gelen o ordumsu şey direkt Marvel olmuş zaten. He bir de hayvan gibi force'la uçuruma düşüp yine ölmeyen Kylo Ren, "iyiye" dönen Kylo Ren. akfskl vallahi çok saçma yahu.
Sözlükte yazılan eleştirileri geçiyorum force healing'ler, böğrüne ışın kılıcı yiyip ölmemeler vs. Peki ikinci filmin sonunda force kullanarak süpürge alan bebe nerede?!? O kimdi? Jedi'lık, sözlük yazarlığı gibi alım mı yaptı da Prensesin jedi olduğunu 8 film sonra öğrendik?!

Sinirimi bozan kısım şu: Tabi ki yeni bir şeyler getirin ama filmin esas ruhunu bozmadan, gerideki 8 filmde olmayan şeyleri "yaptık oldu" gibi getirmeden, iki gram tutarlı olarak yapın yahu.

Palpatine'in geri dönüşü zaten fakir kız, zengin oğlan kadar özgündü, bravo. Aynen kanka, hiç daha önce düşünülmemişti.
Mesela şeyi anlamadım. Kylo'yla Rey'in gücünü emiyorsa Rey nasıl tekrar "bi vit mi, bi vit mi" diye güç topluyor? Buna öfkeli değilim, sadece anlamadım ama tutarlı yanıt gelmezse öfkelenmeye hazırım gördüğünüz gibi.

Şurada iki saatçik kendimizi ait hissetmek istediğimiz bir olay var, mahvetmişler yahu!

Bırakın abi, bırakın tamam saki- Bırak lan tamam. Bak o napıyor? ÖYLE FİLM Mİ OLUR?!
mor bembombom
(26.12.19)
****spoiler****




Bence haklısın. Binlerce km öteden kızın boynundaki tahta kolyeyi eliyle çekip aldı mesela. Anlamadım, böyle bir örnek de hatırlamıyorum eski filmlerde.. Misal lazer kılıcını rey'den ren'e (ben) geçmesi falan..

Bir de sanki Lucas eskiden düşünmedi mi destroyer'e gezegen yokedici lazer topu koymayı? Death star yapmış o kadar uğraşıp. Her destroyer'e bir gezegen silici.. Çok çakma geldi bunlar da bana..

Ama en sonunda anladım ki, bu bir Rey-Ben viralidir.(1)

(1): ren iyi tarafa geçince ben oldu ya hani :D

****spoiler****


conta
(26.12.19)
(5)

Arkadaşıma Hediyeyi Saçma Bir Şekilde Sunmak İstiyorum

Arkadaşım Ankara'daki bir imza gününe katılmamızı istemişti ama gidemedik. Ben de o kitabı aldım ve kendim imzalayıp göndericem. Bunu saçma, eğlenceli, komikli bir şekilde yapmak istiyorum.Yani ne bileyim "internette yazana asla güvenme" Albert Einstein. gibi alıntı gibi veya o kişinin ağzından gibi
Arkadaşım Ankara'daki bir imza gününe katılmamızı istemişti ama gidemedik. Ben de o kitabı aldım ve kendim imzalayıp göndericem. Bunu saçma, eğlenceli, komikli bir şekilde yapmak istiyorum.
Yani ne bileyim "internette yazana asla güvenme" Albert Einstein. gibi alıntı gibi veya o kişinin ağzından gibi yazmak istiyorum. Ne yazayım veya kimin ağzından yazayım sizce?
İsmail YK, İbrahim Tatlıses falanı da düşündüm çünkü arkadaşım hiç sevmiyor bu ikisini ya da sever diye Sabahattin Ali'nin ağzındanmış gibi "aşkın açamadığı kapı, dallanıp budaklanamadığı yer mi var?" yazmak gibi. Daha saçma istiyorum.

Teşekkür ederim.

Ekleme: Kitap Soner Yalçın'ın Kara Kutu kitabı. Hayır, arkadaşım emeklilikte yaşa takılanlar derneğinden değil. Ruhu yaşlı.
mor bembombom
(14.12.19)
Kitabin adi nedir belki ordan bir sey cikar


beriberi
(14.12.19)
Bu kitaba karşı çıkan pek çok doktor oldu. Onların ağzından bir şey yazılabilir. Ya da kitabı bu konuda tiye aldığını gösterir bir şeyler.


@playing star, evet ben de araştırınca aşı karşıtlığı tadında şeyler buldum. Ne yalan söyleyim almadan önce araştırma yapmamıştım, yapsaydım almazdım.
Arkadaşım da hiç öyle bilim karşıtı biri değil (ki çevresi doktor dolu) ama illa bu kitabı istedi diye aldım. Şaşırdım da zaten, bence o da bilmiyor içeriğini.

Hayır ben böyle bir tavır sergileyince etrafımdakiler kızıyor "diğer görüşlere hiç açık değilsin, çok katı düşünüyorsun :(" diye. Sonra ben iyice sinirlenip "o zaman ameliyat da olma ulan, sonuçta o neşteri üreten şirket de para kazanıyor" diyorum ve bir süre çevreden dışlanıyorum ajfsj.
O yüzden öyle yoğun şeyler de yapamıyorum maalesef.
Ama aşı olmadığı için ölmüşlerin toplandığı bir mezarlık çizebilirim aslında, gaza geldim şu an.


mor bembombom
(14.12.19)
"süd, zehri alır"

pastör

bunu yaz


Düz dünyacilarin sacma sapan argümanlarından birini yazıp altına düz dünya derneği yaz :)


(9)

Yapmanız Gereken Bir Sürü İşi Ertelerken Napıyorsunuz?

Duyuru açmak dışında, eheh.Ben deli gibi sıtikır yapıyorum whatsapp'a. "A bu karikatür de vardı, şu karakterin suratı da iyiydi" diye diye raporu yazamıyorum.
Duyuru açmak dışında, eheh.
Ben deli gibi sıtikır yapıyorum whatsapp'a. "A bu karikatür de vardı, şu karakterin suratı da iyiydi" diye diye raporu yazamıyorum.
mor bembombom
(10.12.19)
Yatıyorum


lisw
(10.12.19)
Kitap okuyorum. Type B Procrastination deniyormuş buna, yapmanız gereken işi başka önemli/faydalı işler yaparak geciktirmek yani.


sopiro
(10.12.19)
gerçek suçluların sorgu videolarını izliyorum. adamlar o kadar enteresan ki, çıkamıyorum.


Temizlik yapiyorum. Ortam derli toplu temiz olunca daha iyi calisirim diye. Sonra yorgunluk kahvesi, banyo, yemek derken gun bitiyor, is baska bahara kaliyor.

Asla kendime faydasi olacak bisey yapmam ama mesela, oyun oynamak, disari cikmak gibi. Vicdanim elvermez, kendimi eglenceden mahrum birakip isi yapmaliyim ki eglenmeyi hak edeyim. Ne yasadiysam cocuklukta artik..


taurina
(10.12.19)
Internette geziniyorum, youtube izliyorum, bazen uyuyorum, yemek atistriyorum. Boyle 15-16 saat geciyor gun.


hot potato
(10.12.19)
Diğer arkadaşla gıybet yapıyoruz, bir şeylerden şikayet edip söyleniyoruz, lotodan para çıksa fln diye konuşuyoruz. O ofiste değilse araba bakıyorum bu ara, veya iş listeme bakıyorum hangisini yapayım diye, şunu yapayım diyorum ama onu da erteliyorum, lab'a inip orada takılıyorum fln. Evde de ev işi yapacağıma dizi izliyorum.


pati
(10.12.19)
zaten yaparım diye düşünüyorum sonra vakit olmuyor işler ters gidiyor. youtube izliyorum. yapmam gereken iş beyin aktivitesi değilse sesli kitap açıyorum. o zaman beynimin bir kısmı meşgul olunca iş yapabilmeye başlıyorum. beyin işiyse klasik müzik açıyorum, temiz olmaya aç kalmaya dikkat ediyorum. keyif verici şeylere çok ihtiyaç duuyyorum, çikolata kahve gibi.


ipmus90
(10.12.19)
güldür güldür izliyorum.


sizofren06
(10.12.19)
çizgi roman okuyorum telefonda, instada kedi köpek videoları izleyip kehkeh gülüyorum


windows95
(10.12.19)
(3)

Paraların(ızın) Ezildiğini Görünce Siz Ne Hissettiniz?

Yani tamam biliyorduk ama hiç bu kadar somut yüzümüze çarpmamıştı. Gerçek anlamıyla yatlar katlar, göstermelik olsun diye lüks saat ve çantayla fotoğraflar, dünyayı gezmeceler falan. Ben niyeyse hep esas yaşlı tayfa eziyordur diye düşünüyordum ama akranlarımın, yaşıtlarımın öyle yaşadığını görmek ca
Yani tamam biliyorduk ama hiç bu kadar somut yüzümüze çarpmamıştı. Gerçek anlamıyla yatlar katlar, göstermelik olsun diye lüks saat ve çantayla fotoğraflar, dünyayı gezmeceler falan. Ben niyeyse hep esas yaşlı tayfa eziyordur diye düşünüyordum ama akranlarımın, yaşıtlarımın öyle yaşadığını görmek canımı acıttı. Uzundur bu konu üzerine düşünüyorum, beni en çok ne rahatsız etti diye. Yani herkesin güzelce yaşayabileceği imkanların birkaç kişi tarafından yaşanması galiba. O büyütülürkenki "ilahi adalet" kavramının olmadığının çata çut yüzümüze çarpışı can yaktı galiba.

Ha bu arada ben orta direk yaşıyorum, hayvan gibi de çalışıyorum bunun için. İstediğimi alabiliyorum (belki çat diye bir araba alamam ama temel ihtiyaçlarımı ve eser miktardaki eğlencemi karşılayabiliyorum), toplu taşımaya da biniyorum özel araca da, ne bileyim tatile gidebiliyorum ama tutumlu olmam gerekiyor.
Benim canımı sıkan tanıdığım/bildiğim o kadar güzel insanın hayatlarıyla oynanmış olması. Uğraştıklarını gördüğüm insanların hiç sonuca varmaması. KPSS'yi kazanamayınca intihar eden öğretmenler değil bahsettiğim, bu uç bir örnek olur. Çevremizdeki komşu çocukları, lisede yan sınıftaki o çalışkan kız vs. Kim bilir ne güzel yetenekler, sanatçılar, mimarlar, doktorlar çıkacaktı da imkansızlıktan çıkamadılar/çıkamıyorlar. Ben şanslıyım ama şanslı olmayan çok.

Bu arada niye profillerini gizlemişler ki? Şahsen girip bakıyordum tokat gibi gelen eşitsizliğe. Yani kim hesap soracak? Ben bu soruyu yazarken bile inceden geriliyorken kim çıkıp da "siz hayırdır gençler" diyecek?

Pazartesi mesaileriniz daha da anlamlı olmuştur belki. İyi çalışmalar dilerim.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(09.12.19)
ek: gorunen var olanin kucuk bir kismi. sahip olduklari mallar, mulkler, araclar zugurdun cenesini yorar. hepsi senden daha aptal, daha yeteneksiz, daha bilgisiz, ama her seyin iyisine elbette onlar layik...


ebabil curnatasi
(09.12.19)
bu tarz konularda "hani islam'da komsusu tokken kendisi bla bla" edebiyati calismiyor, karsiligi yok soyleyen kisi disinda.

burdan yola cikarsak mevzu "sen evindeki cesmenden su iciyorsun ama afrika'daki bebekler ..."e kadar uzar ve temelsiz bir yere oturtmus oluruz konuyu.

kendi vicdanimizi temize cekip, durustce yasamaya calismak disindaki tum muhabbetler/muhasebeler bos geliyor o yuzden bana.


brkylmz
(09.12.19)
@mor bembombo bunlar sizin paralarınız değil diyenler yüzünden bu haldeyiz işte "NİSA SURESİ 82. ayette dediği gibi Hâla Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi?" çocuklarının adına saçma sapan vakıflar kurup futbol kulupleri satın alıp bunlara devlet banklarından krediler verip o krediler batınca hazineden karşılandığı zaman kimin parası ile karşılanıyor acaba :) müslümanlar mağdur edildi ama bu söz edilenler müslüman değiller uzaktan yakından alakaları bile yok islamı bunların ellerine bırakmayacaktık suç birazda bizde.


denklemci
(09.12.19)
(4)

Eeeey Cumartesi Çalışangiller

Nasılız? Bu güzel, hayvan gibi soğuk havada hangi küfürleri ederek işe geldiniz? Normalde daha erken açacaktım bu soruyu AMA sabahın köründe insanlar geldiği için ancak boşluk bulabildim. Hadi ben geliyorum, insanlar niye geliyor ulan?Sadece yarın uyuyacak olup sonra pazartesi bir daha 06.30'da kalk
Nasılız? Bu güzel, hayvan gibi soğuk havada hangi küfürleri ederek işe geldiniz? Normalde daha erken açacaktım bu soruyu AMA sabahın köründe insanlar geldiği için ancak boşluk bulabildim. Hadi ben geliyorum, insanlar niye geliyor ulan?
Sadece yarın uyuyacak olup sonra pazartesi bir daha 06.30'da kalkacak olmak çokoş değil mi?
Neyse bari boş zamanda festival filmleri izleyip 2-3 kültür seviyemi arttırır gibi yapıyorum. Ortamlarda "fularım nerede ulan!?" derim.

Not: Buradaki esas espriyi kaçırıp mesleğime uygun olmayan şeyler söylediğimi söyleyenin kalbini kırarım. İsyanım dört senedir cumartesileri erken kalkmaya, yaptığım işe değil.
mor bembombom
(07.12.19)
Böyle ictensiz psikologluk yabiyosan hiç yabma.. biz de sana güvenip sabah 6da psikolojimizi duzeltmeye gelioz, hey gidi ne gunlere kalmış bu meslek... İnsan biraz özverili olur.. cik cik cik para kazanion ha bizim psikolojimizden xd

Benimki daha kötü, pazar günü gidecem... Bunun en kolay yolu erken uyumak ve erken uyanmak. Uyku problemi olmayınca giderken küfür de etmiyosun pek bence.


üğpoıuy
(07.12.19)
Pek iyi değilim ya. Başım ağrıyor, midem ibo show dönemindeki asena gibi kıpır kıpır.
Kalktım, bir gözüm kapalı geldim buraya kadar. Cumartesi çalışmanın en büyük adaletsizliği, cuma gecesi eğlenmenin cezasını bu kadar büyük şekilde çektirmesi insana. Çayın bile keyfi yok bugün. Çok tatsızım çok


@üğpoıuy, geleni tersliyorum valla. "Abartma sende, bu saatte buraya gelecek azmin varsa neren depresif vitaminsiz?!" diye bağarıyorum millete, sonra yüzlerine gülerek Doğadan kiraz saplı form çayımı yudumluyorum.

Ya uyku problemi var tabi, gıcık ve ayrı bir durum ama "cumartesi sabahı uyanma" fikri çok sinir bozucu.


mor bembombom
(07.12.19)
Yaptığım işi seviyorum. Patronlarımı, çalışma arkadaşlarımı da öyle o yüzden mutlu bir şekilde işe gittim. Yarın da gidiyorum.


rock n roll
(07.12.19)
(6)

Comfort Zone'dan Çıkma Çabaları

İçim şişti hep aynı şeyleri dinlemekten ama o döngüden çıkamıyorum da.Mesela hüzünlü müzik dinleyemiyorum, içim acıyor ve özellikle acıklı türkülerde "bu kadar acı yaşanmak zorunda mıydı?" diye kızıyorum. Kimin ne çaldığını anlayamadığım, trash metal tarzı şeyler de dinleyemiyorum.Ne dinlerim? 90'la
İçim şişti hep aynı şeyleri dinlemekten ama o döngüden çıkamıyorum da.
Mesela hüzünlü müzik dinleyemiyorum, içim acıyor ve özellikle acıklı türkülerde "bu kadar acı yaşanmak zorunda mıydı?" diye kızıyorum.
Kimin ne çaldığını anlayamadığım, trash metal tarzı şeyler de dinleyemiyorum.

Ne dinlerim? 90'lar; çünkü çocukluğum. Mesela öfkelensem, kötü hissetsem hemen eski bir dosta gider gibi 90'lar açıyorum.
Gogol Bordello, Cake hastasıyımdır ama sorsanız her şarkıyı dinlemiş miyim? Yo, 2-3 albümlerini ezbere bilirim ama genel olarak bilmem. Yine o albümler dışında dinleyince garip hissediyorum. Yine bildiğim klasik müzikleri dinlerim,
Fark ettim ki 2000'lerden 3-5 şey biliyorum ve geçen bir konsere gittik, beğendim AMA şarkı nerede başlıyor, nerede bitiyor anlayamıyorum. O biçim.

Özellikle yeni müzik keşfeden kişilere soruyorum, nasıl dinliyorsunuz yahu? Ne güzel bir özellik o yahu.
Derdimi sevebilirsiniz, allah başka dert vermesin.
mor bembombom
(02.12.19)
ilk adım olarak spotify haftalık keşif ve kişiye özel listeleri öneriyorum, çok güzel şeyler buldum kendim de tutucu zevkli bir insan olarak.


whoosie
(02.12.19)
spotify haftalık keşif
spotify sanatçı-şarkı radyoları
spotify listeleri

buralarda dikkatimi çeken şarkı olursa sanatçısına gidip popüler şarkılarını dinliyorum. onlar da hoşuma giderse bir iki hafta o sanatçıyı sömürüyorum. sonra bir diğerine geçiyorum.

youtube playlistleri de iyi oluyor. her türe, her moda göre tonla playlist var youtube'da.

daha alternatif, az bilinen sanatçılar için de soundcloud.


sir gawain
(02.12.19)
ben de reddit'te denk geldiğim öneriden bahsedeyim. sevdiğiniz müziklerin arkasındaki adamı bulun oradan ilerleyin diye. yapımcı olur besteci olur vs. misal ben ara dinkjian'ı öyle bulmuştum.


@orijinal nick +1

Biraz araştırmak gerekiyor ama prodüktör üzerinden yürümek baya faydalı.

Bir de müzik zevkine güvendiğiniz arkadaşlarınızdan rica edin, sizle 1-2 playlist falan paylaşsınlar. İlla bir şeyler çıkar.


spotify gibi uygulamalarin kesif özelliklerini sevmiyorum. cok algoritmali, söyle söyleyim bana önerdikleri seyler benzer zevkte.

müzik konusunda pop dinlemiyorum, son 20 yilin pop sarkilari arasinda 20 sarki filan var sevdigim. back to black, love me again gibi seyler.

ne cikarsa film müzisyenlerinden cikiyor son zamanlarda. mandalorian, the night king, light of seven, koyaanisqatsi, there is no place like home, i am the doctor, x men first class theme, molossus gibi.

her film müziginin bir karakteri var. oradan yürüyün.


duygusuzromantik
(02.12.19)
valla ben de genelde arkadaş ortamlarında yeni şarkıları dinliyorum.Hoşuma giderse evde açıp dinliyorum, yoksa ben de hep 80'ler 90'lar şarkılarına düşkünüm


bbb_1
(02.12.19)
(4)

Eski İş Yerindekileri Görmek Zorunda Olmak

Eski iş yerinden olaylı ayrılmıştım ki her adımımı burada paylaşmıştım. Hâlâ o yavşaklara çok öfkeliyim zaten. O günlerde hiçbir şey söylemedim ve bu, onları daha da sinirlendirdi ama bu sefer bende birikti. En büyük temennim, kendi çocuklarının hep kendileri gibi insanlarla karşılaşması. Bunu onlar
Eski iş yerinden olaylı ayrılmıştım ki her adımımı burada paylaşmıştım. Hâlâ o yavşaklara çok öfkeliyim zaten. O günlerde hiçbir şey söylemedim ve bu, onları daha da sinirlendirdi ama bu sefer bende birikti. En büyük temennim, kendi çocuklarının hep kendileri gibi insanlarla karşılaşması. Bunu onlara da söylemek istiyorum. Daha neler neler söylemek istiyorum da neyse.

Oradan hâlâ görüştüğüm çok güzel iki insan var ve biri önümüzdeki mayısta evlenecek. İlla gitmem gerek düğüne ki gitmeyi istiyorum. E patronlar da gelecek, nasıl davranayım? Görmezden mi geleyim? Daha kaç ay var, ben şimdiden gerildim.

Bonus olarak, bana iki sene mobbing uygulayan (ayrıldıktan sonra fark ettim onu da) kadın "mor bembombom bizi niye düğününe davet etmedi?" diye tavır almış şaka gibi. O kadınla karşılaşmamak için buz gibi odada tek başıma oturuyordum ben. Bu insana da diyecek çok şeyim var ama sonuçta bir kutlama ortamında olucaz.

Azıcık destekleyip yol gösterirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
mor bembombom
(27.11.19)
Masalar ayrı, ortam da biraz loş olur zaten. Masaların ayrı olduğunu düğün sahibine teyit ettirin sorun çıkmaz


r evolution
(27.11.19)
Görmezden gel?


lisw
(27.11.19)
@lisw, daha aylar varken bu kadar geriliyorsam görmezden gelebileceğimi hiç sanmıyorum. Keşke yapabilsem, çok isterdim.


mor bembombom
(27.11.19)
Sevgili mor bembombom, takip ettiğim kadarıyla meslektaşız. Bunu onlar için çözdüğünü düşünme öncelikle. Kendin için atacağın bir adım mesleğin için de atacağın bir adıma denk gelecek.
Minimum temasla da olsa karşılaşabileceğini kabul et. Ve gerçekten bu kadar önceden endişe duyuyorsan karşılaştığında kendi diyeceklerini senaryolaştır. Gülümse ya da kafanı salla, selam ver ama diyaloğa girme. Denk geldiğinde uzaklaşabileceğin bir alan belirle, burnunu pudralamak da olur. Sonuçta bir gece, yoksa farklı olurdu değil mi?
Kendine neden düğüne gitmen gerektiğini hatırlat, yani "neden gitmek istediğini". Umarım olaysız bir gece olur.

Ben de buradan beni bezdirip işi bıraktıran ve kendime yol çizmem için bir kapı aralayan tüm gudubet eski iş arkadaşlarıma ve patronuma selamlar yolluyorum. :))


(4)

Sürekli Meyve Ivır Zıvır Çayı İçsem

Normal çay yerine böyle ananaslı yeşil çaydır, kiraz saplı bilmem nedir falan içsem sağlığa bir farkı dokunur mu? Amaç sağlıklı olmak değil de normal çayın sağlıksızlığından bir nebze arınır mıyımı öğrenmek diyelim.Her saat başı bir kupa gibi düşünebilirsiniz, günde 5-6 kupa. Genelde 3-4 kupa normal
Normal çay yerine böyle ananaslı yeşil çaydır, kiraz saplı bilmem nedir falan içsem sağlığa bir farkı dokunur mu? Amaç sağlıklı olmak değil de normal çayın sağlıksızlığından bir nebze arınır mıyımı öğrenmek diyelim.

Her saat başı bir kupa gibi düşünebilirsiniz, günde 5-6 kupa. Genelde 3-4 kupa normal çay içiyordum ama sıkıcı geliyor tadı artık. Eğer sorun yoksa bu çaylara abanıcam.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(25.11.19)
Poşetli olanların içeriğine bakın, tatlandırıcı bile ekliyorlar. Yani sağlıklı olmayacaktır. Zaten ağartılıyor o poşetler poşet de sıkıntı.

Alın karışık meyve çayı, adaçayı, yasemin vs. Metal topçuklar var demleme aparatı onunla demleyin en temizi bu.


@kullanıcıadım, aroma verici varmış evet :/ Siz söyleyince dank etti içeriğe bakmak.
Tek yol kendi çayımı yapmak galiba çünkü canım sıkıldıkça ülkenin geri kalanı gibi "bir çay koyayım" diyenlerdenim, bari aroma olsun.


mor bembombom
(25.11.19)
selam sana şahane ve ucuz bir önerim var. ismi hibisküs, tadı ekşimtrak kuşburnuna benziyor.

bol c vitamini kaynağı, diyabete iyi geliyor, şekeri düzenliyor sıcak ve soğuk tüketebilirsin. ikincisi de kuşburnu.

zaten 2 bardak hibisküs, 2 bardak gerçek kuşburnu, 2 bardak ıhlamur, sabah ve akşam 1er bardak adaçayı içebilirsin. poşet çaylarda boya ve aroma olduğu için tavsiye etmiyorum.

çaydan ve kahveden ne kadar uzak durursan o kadar iyi, çayın hiç bişeye faydası yok, kahve de kalitelisini bulamadığımız instant kahvelere kaçtığımız için zararlıdır diye düşünüyorum.

şekeri bırak, çaya kahveye şeker atma eğer atıyorsan çok zararlı. hiç gerek yok.

ya sahi ben çok yeşil çay içiyorum, tadı hoşuma gidiyor poşet olduğu için zararlıdır sanırım.


Hibiskus, ıhlamur, papatya gibi aslında tıbbi olarak kullanılan çayları keyif olsun diye çok sık tüketirseniz vücudunuz etken maddelerine karşı bağışıklık kazanacak ve soğuk algınlığında içtiğiniz bitki çayının hiçbir faydasını göremeyeceksiniz.
Bunun yerine sıcak suya ayva, elma, limon, tarçın gibi tatlandırıcılar ekleyip içebilirsiniz.


uepuey
(25.11.19)
(3)

Kedinin Hiç Sabit Bir Yerde Uyumaması

Normal mi bu yav? Yatak aldık, iki kokladı uyumadı. Hadi bunu bekliyorduk diyelim (eski ev arkadaşımın kedisine aldığımız yatağın yastığını çaldım sonra ehuehue). Çamaşır sepetinde (ki sonra polar koyduk yumuşak olsun diye), bilimum poşet ve halının üstünde, koltuğun kenarında vs uyuyor ama sabit bi
Normal mi bu yav?
Yatak aldık, iki kokladı uyumadı. Hadi bunu bekliyorduk diyelim (eski ev arkadaşımın kedisine aldığımız yatağın yastığını çaldım sonra ehuehue). Çamaşır sepetinde (ki sonra polar koyduk yumuşak olsun diye), bilimum poşet ve halının üstünde, koltuğun kenarında vs uyuyor ama sabit bir yeri niye yok bu kedinin yahu?

Teşekkür ederim.

Ekleme: Yazmayı unuttum. Bir gün orda, iki gün diğer yerde uyuyor. Resmen evde bohem hayatı var, ben de gece enerji emen anne gibi (www.egonomik.com ) görüyorum hep.
mor bembombom
(16.11.19)
Evde yeni mi?
Sabit yerleri vardir normalde. Alistiklari, takildiklari, rahat olduklari bolgeler bellidir.


la.luna
(16.11.19)
benimkiler sabit ama farklı yerlerde uyuyorlar; yani mesela birinin üç ayrı sabit yeri var, diğerinin beş ayrı sabit yeri var, bir diğerinin iki. birinin uyuduğu bir yerde bir diğerinin hiç uyumuşluğu yok mesela. uyunacak bir yer olarak görmüyor herhalde orayı. biri kaloriferin üstünde uyur, diğerinin kalorifere çıkmışlığı bile yok. misafir odasındaki yatakta uyuyan var, hiç üstüne çıkmışlığı bile olmayan var. bu şekilde değişken bizde.


bir garip melek
(16.11.19)
@la luna, bir buçuk senedir bizimle. Çok da yeni sayılmaz artık.
@bir garip melek, galiba bizimki de öyle ya. Kedidir kedi, deyip geçicez galiba ancak.


mor bembombom
(17.11.19)
(7)

Avrupa'da Dinin Yaşanışı

Garip bir başlık oldu ama şeyi merak ediyorum. Refah seviyesi nispeten yüksek olan ülkelerde dini inancı olan insanlar daha mı fazla? Oralarda insanlar ateistliğini belli edip rahatça yaşayabiliyor mu?Mesela kiliselerin çanlarının sesi, bizdeki 5274 desibel ezan sesiyle eşdeğer mi? Ateist/Deist oldu
Garip bir başlık oldu ama şeyi merak ediyorum. Refah seviyesi nispeten yüksek olan ülkelerde dini inancı olan insanlar daha mı fazla? Oralarda insanlar ateistliğini belli edip rahatça yaşayabiliyor mu?
Mesela kiliselerin çanlarının sesi, bizdeki 5274 desibel ezan sesiyle eşdeğer mi?
Ateist/Deist olduğunuzu söylediğinizde ortalama halk nasıl tepki veriyor mesela? Üniversite ortamı bir tık daha farklıdır belki ama ben daha çok yerel halkı sormak istiyorum. Tabii ki çok çeşitlidir, farklıdır. Zaten sizin deneyimleriniz, gördükleriniz vs'yi merak ediyorum.
Aşırı yobaz kesimin öldürme tehditleri, tecavüzü hakşı görmesi vs gibi dini "kötü" yaşayan mı fazla, yoksa bizdeki gibi daha orta direk pazar günü kilisesine giden efendi tayfa mı? Din, Avrupada sizin gözlemlediğiniz kadarıyla nasıl yaşanıyor?

Bu konuya da After Life dizisindeki iki karakterin çatışmasından geldim. Yani benim orta okulda sorduğum soruları adam dizide yansıtmış, acaba sorgulama biçimleri bizdekinden daha mı farklı diye de merak etmekteyim. Bir de Avrupa'yı gözümde hep idealleştirdiğim için herkes, her şeyi sorgulayabiliyor gibi geldi ama pek öyle değil galiba.

Kafamdaki soruyu tam soramadım gibi ama yanıtlarla daha çok soru sorarım.

Not: Lütfen karşıt fikir sunacaksanız öfkenize hakim olarak ve karşınızdakinin bir insan olduğunu gözardı etmeyerek yazın. Hayır, öfkelendiğiniz için haklı değilsiniz.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(16.11.19)
Avrupa homojen bir yapi degil. Mesela bazi dogu avrupa ulkelerinda (hos simdi "orta avrupa" oldu isimleri) ortalama bir 50 yasinda insan Turkiye'deki eslendigi kadar olmasa da yobaz olabilir. Benzer bir Londrali cok daha farkli goruslere sahip olabilir vs.


"Ateist/Deist olduğunuzu söylediğinizde ortalama halk nasıl tepki veriyor mesela?" gene bulundugun yere gore degismekle beraber ortalama bir halk durduk yere din konusu acmaz diye dusunuyorum.


hot potato
(16.11.19)
Bizden cok farkli değiller. Medeni dunyada genelde butun ulkeler inanclar vb birbirne benzer durumda. Mesela Yunanistan'da ayni bizdeki gibi dini kanallar var butun gun ilahiler vaazlar girla.

Bircok ulkede pazar ayinleri canli yayinlanir sabah kusaginda. Ki bu anlamda bizden daha tutucular, cuma gunu hicbir kanalada vaaz yayinlanmiyor.

Inanin bircok avrupa ulkesinde zengin ve yonwtici kesim bize kiyasla daha tutucu ve bagnaz.
Dusunun cogunda hala kraliyet var, sembolik falan demeyin onlar biraz kensilerini korumak icin oyle gorunuyorlar, coginun meclisi kapatma basbakani degistirme yetkisi duruyor. Ve hepsi hala kardinallerden tac giyiyor. O yuzden cok da kanmayin propagandalarina.

Mesela bize gore baska inanclar konusunda da xok daha kapalilar. Sadece islam ozelinde degil,

Avrupa'yi ideallestirmek bize uygulanan kultur politikalarinin sonucu o yuzden biraz normal bakin oraya da. Emin olun bize kiyasla daha bagnaz bolgeleri var. Belki isvec, izlanda falan daha serbest gorunebilir. Ama onlar zaten avrupanin kalani icin de fazla liberaller. Almanlar bile dalga gecer onlarin serbestligini asiri bulur. Kaldi ki onlar bile aslinda inanclara saygili gorunse de isvecte cami yaptirmamak icin halk sokaklara dokuldu:)


anten
(16.11.19)
ulkeden ulkeye degisiyor. resmi rakamlara gore hollanda nufusunun %51'i kendisini non-religious olarak tanimliyor. nufusun %60'i hayati boyunca kiliseye hic gitmemis. bu sebeple kullanilmayan buyuk kiliseleri buradaki islami topluluklarin kullanimina vererek bu kiliseleri camilere ceviriyorlar. genel olarak can sesi duyulmuyor bazi bolgelerde pazar ayinleri icin can calinabiliniyor ama belli bir desibeli gecmesi yasak. ayni sekilde yeni yeni cuma namazlari oncesinde camilerden ezan okunmasina da musaade ediyorlar. yine ayni sekilde belli bir desibel'in altinda kalmasi sarti ile.

Isvicre'de ise durum tam tersi. Isvicre Avrupa'nin en dindar ulkesi. her gun gunde en az 3-4 kere butun kiliselerin cani caliyor ve turkiye'deki gibi son ses acabiliyorlar. halkin buyuk bir cogunlugu(genc nufus dathil) hem duzenli kiliseye gidiyor. hem de diger dini yasaklara uymaya calisiyor. her calisanin maasindan belli oranda bagli oldugu kilise icin kilise katki payi/vergisi aliniyor. eger bu vergiyi vermezsen kilisenin hizmetlerinden faydalanamiyorsun.

diger ulkelerde yasamadigim icin cok detayli birsey yazamiyorum ama her ulkenin ayri dinamikleri oluyor. o yuzdne genellemek mumkun degil. genel trend olan teksey dinsizligin, ateizmin ve muslumanligin artmasi.


crucio
(16.11.19)
dendiği gibi avrupa homojen bir yapıda değil. hollanda dediğin ülkenin yaşanaları büyük ölçüde 18yy da dünyanın yuvarlak olduğunu ve güneşin etrafında döndüğünü kabul etmişler. bilime ve dine çok daha farklı bakıyorlar. bırakın kiliseyi kapayıp camii ye çevirmeyi, adamlar kilisleri kapayıp gece klübüne çeviriyorlar. aynı şey ingiltere'de de var. düşününce kralın teki kafasına göre evlenip boşanabilsin diye mezhep değiştirmiş bir ülkeden bahsediyoruz.
hoş ingilterede de büyük şehir ile taşra arasında fark var. aşırı yobaz hristiyanına da rastladım, hatta müslüman olmam onun için problem değildi, ama agnostik olduğumu öğrenince bayaa hristiyanlık propogandası yapmaya başladı, kutsal ruhun gerçek bilmemne olduğuna beni inandırmak için ciddi dil dökmüştü.
almanya da genel olarak dine daha farklı bakıyor, sonuç olarak protestanlık burda doğmuş, din denilen şey sorgulanabilmiş ve değiştirilmiş. berlin'de yaşadığım dönem din denilen şey insanların pek umrunda değildi, inanç üzerine de pek muhabbet dönmüyordu hoş ama genel kesimin agnostik olduğunu söyleyebilirim muhabbet ettiğim. fakat alman arkadaşlarımdan bir tanesi beni marburg'a, ailesinin evine davet etmişti bir hafta sonluğuna. abi annesi bir yobaz, bir dindar. pizzacıya gitmiştik, annesine ayıp olmasın diye bira bile içmemiştim. yani alkol onlar için de problem :)

her neyse ingiltere ve hollanda'da bu kiliselerin gece klübüne çevrilmesi olayı ispanyol arkadaşları özellikle çok şaşırtıyordu. bizim ülkemizde böyle bir şeye imkan yok, yıkarlar orayı diyorlardı, hatta bu ayıp bir şey, ben bunu tasvip etmiyorum diyen kesim de yok değildi. doğu avrupa ise bambaşka bir kafa, polonya dediğiniz ülke bildiğiniz hristiyan yobaz. ben hayatımda bu kadar ırkçı, bu kadar kapalı bir yer görmedim avrupada. türkiye ile bile kıyaslamamam. bence çok daha vahimdi durum orada. kavga bile kültürlerine farklı işlemiş, yolda yürürken durduk yere yumruklaşan iki insan görmek çok sıradandı. ya 1-2 değiil kaç olay yaşadım anlatamam. diğer yandan bir tanrı ya da dine inanmayan sayısı orda da az değil.

yunanistan gene, dindarlar, özellikle yaşlılar baya dindar. evlilik dışı seks vs onların yaşlıları için de tabu sayılır. gençler arasında da dine vs inanan çok var, kuzey avrupa ya da orta avrupa insanına göre daha dindarlar.



dünyanın genelinde, yeni nesiller daha farklı bakıyor dine, yaratana vs... gençler arasında, deizm, ateizm, agnostik düşünce vs daha yakın.


Hepinize teşekkür ediyorum. Çok değişken içeren sorular sorduğumu ben de biliyorum, o yüzden sizin deneyimleriniz çok değerli.
Dediğiniz gibi bize hep ilerici, sorgulayıcı, araştıran falan olarak yansıtıldı Avrupa insanı. Şimdi o şemalarım çöktü diyelim. Evrim dersinde hoca, "bu maymundan geldik muhabbeti Darwin'in ortaya attığı zamandan beri var, hiç değişmedi" deyince de ayıkmıştım. Biraz Reddit'teki evrim subreddit'indeki soruların neredeyse hiç bilimsel olmayışı da bunu destekledi. Yani ben, ortalama kadar biliyormuşum evrimi.

Daha önce burada da okumuştum, başka yerde de denk gelmiştim. Dini yaymaya çalışan (sıfatın adını unuttum) kişiler mesela "müslümanım" dediğinde çevirmeye pek uğraşmazken "ateistim" dediğinde iyice çabalıyorlarmış falan (tabi ki bu da benim algımdan dolayı yanlı bir bilgi olabilir) ya da mesela dıdının dıdısı bir arkadaş İtalya'da komşusuna ateist olduğunu söylediğinde çocuğun adına üzülmüşler, umarım doğru yolu bulursun" falan gibi konuşmuşlar.

Hâlâ bir şeyleri tam yerleştiremedim ama bizim aydın tayfa da o kadar kötü değilmiş, onu anladım. Bu arada din açısından çok inanılan ama rahat bir çevrede büyüdüm. Ailem de bilir inanmadığımı, onlar da benim adıma dua ediyor falan. Hatta bazen buradaki "orucu tutmadığımı nasıl belli etmem" soruları bana çok farklı geliyor çünkü hiç öyle bir şey yaşamadık. Tutan tutar, tutmayan tutmaz diye büyüdük ve dayak atılma olaylarını üniversiteye gelince öğrendim. Ramazanda sokakta masalar hâlâ olur, kimse de dönüp bakmaz mesela.

Neyse şunu ekleyim soru olarak: Yine sizin deneyimlerinize göre, Avrupa'da insanların inançsızlığını saklama eğilimi nasıl?
Çok karıştırdım ve uzattım ama galiba sormak istediğim soru buydu. Bizimki kadar gizli saklı mı yaşanıyor, inanmayıp sosyal baskıdan dolayı kiliseye gitme çok mudur? vs


mor bembombom
(16.11.19)
gene ülkeden ülkeye ve hatta bölgeden bölgeye değişir. hollanda, kuzey ülkeleri ingilterede zaten inançsızlık oranı o kadar yüksek ki... kim kimden neyi saklayacak?

almanya'da dine yönelik bir tartışma hiç duymadım mesela, kimsenin o kadar umrunda değil ki... ama mesela arkadaşımın annesi koyu hristiyan demiştim, arkadaşım düşüncelerini annesinden saklıyordu, mutsuz olur diyordu öğrense gerçeği. bu arada kız kardeşi biseksüeldi arkadaşın, bu da anneden saklanıyordu.

italyan bir arkadaşım ateist. kız inançlı bir aileden geliyor, aile içerisinde fikirler özgürce tartışılabiliyor. kıyasladığın zaman italya daha yobaz dersin almanya'dan.

fazla genelleme var sorularda...

kısacası yobaz her yerde var, sadece bazı ülkelerde daha fazla bazılarında daha az.


Benim tecrübem genelde başkasının dini inancıyla ilgilenmedikleri yönünde. Bir tek alkollü etkinlik için "senin için sorun olur mu" diye sordular, onda da TR'den geldiğim için müslüman olabileceğimi varsaydıklarını düşünüyorum, o kadar. Onun haricinde hiç din muhabbeti geçmedi ki bahsettiğim ülke AB genelinde ırkçılığın yüksek olduğu bir ülke.

Onun haricinde sokaktaki insanın ne düşündüğü aslında çok da önemli değil, önemli olan elitler (yazarlar, gazeteciler, mehşurlar vs). Onlar da aklı başında insanlar, oy/karar verileceği zaman geri kalanı yönlendiren de bunlar zaten. Bizde böyle bir kesim olmadığı için allahın köylüsü ülkeyi yönlendirebiliyor.

Yani köylü muhtemelen her yerde yobazdır, önemli olan bunların ellerine meşale alıp sağı solu yakmalarını engelleyebilecek bir elit sınıfın olup olmadığı. Avrupa'da var, bizde yok. Sonuç ortada.


(7)

Bu Kadın Nereden Giyinsin?

1,75 boyunda 49-50 kilo civarı kadın kişisi nereden giyinmeli? Dar şeylerden hoşlanmıyor, sade şıklığı savunuyor. Özellikle düz paça pantolon bulmakta zorlanıyor. Fazla fiyatları da karşılayamazmış.Teşekkürler.Ekleme: Duyuru üzerinden pasif agresif şahsi mesaj vereceğimi hiç düşünmezdim. Biraz duygu
1,75 boyunda 49-50 kilo civarı kadın kişisi nereden giyinmeli? Dar şeylerden hoşlanmıyor, sade şıklığı savunuyor.
Özellikle düz paça pantolon bulmakta zorlanıyor. Fazla fiyatları da karşılayamazmış.
Teşekkürler.

Ekleme: Duyuru üzerinden pasif agresif şahsi mesaj vereceğimi hiç düşünmezdim. Biraz duygu katmalıymışım -_-
Bu bahsi geçen tatlış mı tatlış ponçik insanımız, giyecek kıyafet bulmakta zorlanmakta olup yaşının gerektirdiği (27) gibi giyinmek yerine neredeyse LCW'nin çocuk kısmından giyinmeyi tercih edecek. Sadelik anlayışı bu yani.
Lütfen şu arkadaşa yetişkin gibi giyinme önerisi verin. Ltf pls tşk arv.
mor bembombom
(15.11.19)
Oxxo'dan bakabilir, ürünleri sade oldukça. Ama bu insan çok zayıf, biraz daha kareli, çizgili vs pantolonlar mı giyse keşke. Bershka'gillerde çok var.


koton.


tabirimekruh
(15.11.19)
H&M sezon sonu
I am basic (indirim olduğunda)
eyoğlu Nahıl dikkan 2 il kıyafetler


kaset
(15.11.19)
1,78 boyunda 50-55 kilo civarı kadın arkadaşım var, en rahat Yargıcı ve Mudo'dan kıyafet alabiliyor. Sezon sonu ve indirimlerde tabii.


onune3012
(15.11.19)
Koton


chitosan
(15.11.19)
oncelikle koton'dan almasin lutfen! koton iscilerini tazminatsiz isten cikarmaya calisan, sacma sapan bir marka.

ikincisi ben de yargici diyecegim, en sade ve guzel seyler hep orada. ayrica tuzun, elbette indirimde cok sade bir cizgisi var. nihayet massimo dutti ve zara olabilir. indirimde.


kassiopeia
(15.11.19)
34, 32 bedenler outletlerde en cok bulunan bedenler. Marka farki olmadan, outlet gezsin derim. (Fiyat onemli olmasa neredeyse tüm bilindik Ingiliz markalari, Karen Millen, Stella McCartney vb. iyidir sifir bedenler icin.)


buf-e kür
(15.11.19)
(6)

Saç Kurutma Makinesi Ne Önerirsiniz?

Isınınca 2 dakikada kapanmasın yeter. 300 tl'ye kadar çıkabiliriz. Uzun uzun dayansa daha iyi olur tabiy ki.Teşekkürler.
Isınınca 2 dakikada kapanmasın yeter. 300 tl'ye kadar çıkabiliriz. Uzun uzun dayansa daha iyi olur tabiy ki.

Teşekkürler.
mor bembombom
(13.11.19)
Istanbuldaysaniz en güzeli sirkeciye gidin orada zaza han var. Orada kuaför malzemeleri satılıyor bütçenize göre en iyi fiyat performans ürününü bulabilirsiniz


kisa
(13.11.19)
Powertech veya efor. Ikiside kuaför makinesi.


Topalordek
(13.11.19)
Etap geçen sene black friday zamanı almıştım, 2500 w sanırım kuaför makinelerinden çok memnunum


gergedan
(13.11.19)
www.trendyol.com

bu makine bilindik markaların 200-300tl'liklerinden daha iyi vallahi. bi tane arzum aldım çöpe gitti.


awlmi
(13.11.19)
powertec+1
lakin kendi içlerinde güçleri değişiyor, alırken dikkat etmek gerek


eja
(13.11.19)
Etap al 2500w olsun en az. Pisman olmazsın.


stavro
(13.11.19)
(2)

Bitki Çayları Nasıl İşe Yarıyor?

Oldum olası hiç sevemedim yok adaçayı, yok ıhlamur, yok kuşburnu, of bir de nane limon vsHastalandığımda iyice midemi bulandırıyorlar, hele bir de içine limon katınca hem sıcak hem ekşi iyice hasta hissediyorum.Soğuk algınlığı ve/ya grip için konuşursak bunlarsız daha mı zor iyileşiyoruz? Nasıl işe
Oldum olası hiç sevemedim yok adaçayı, yok ıhlamur, yok kuşburnu, of bir de nane limon vs
Hastalandığımda iyice midemi bulandırıyorlar, hele bir de içine limon katınca hem sıcak hem ekşi iyice hasta hissediyorum.

Soğuk algınlığı ve/ya grip için konuşursak bunlarsız daha mı zor iyileşiyoruz? Nasıl işe yarıyorlar? Tadına katlanabildiğim tek şey yeşil çay, ona abansam olmaz mı hastayken? veya sadece sıcak su içsem?

Tişikkirlir sipirminlir.
mor bembombom
(12.11.19)
sadece sıcak oldukları için işe yarıyorlar.


grip icin ozellikle bir ise yaradiklarini sanmiyorum. gripsen cok sivi alacaksin, cok iyi besleneceksin ve terleyip sogumaycaksin arti dinleneceksin.


hot potato
(12.11.19)
(7)

İşten Çıkarılır Mıyım?

Yine bir iş sorusuyla karşınızdayım ama bu seferki patronlara sövmece değil.Buraya girerken yine düşük bir maaşla girdim, o sorun değil. Sorun olan benden istenen cironun düşük olması ve az önce yukarılarda çıkarılmamın konuşulduğunu öğrendim el altından. Gerçekten çok üzüldüm.Ben bu ciroyu, millete
Yine bir iş sorusuyla karşınızdayım ama bu seferki patronlara sövmece değil.

Buraya girerken yine düşük bir maaşla girdim, o sorun değil. Sorun olan benden istenen cironun düşük olması ve az önce yukarılarda çıkarılmamın konuşulduğunu öğrendim el altından. Gerçekten çok üzüldüm.
Ben bu ciroyu, millete "aa mmpi kesin lazım, bir de TAT mi kitlesek?" diye yüzsüz yüzsüz arttırabilirim ama bunu istemiyorum. Peki işten çıkarılırsam ne olur?
Çok çalışıyorum çünkü mesaimin hatrı sayılır kısmı psikiyatriyle görüşmelere girmekle geçiyor, geri kalan zamanda kendi testlerimle/görüşmelerimle ilgilenebiliyorum.

Genel olarak sevildiğimi düşünüyorum çünkü uyumluyumdur, kimse "geldi gene tipini zittiğim" diye yaklaşmaz, gün içinde zaman buldukça farklı iş arkadaş gruplarıyla sohbet de ederim. Patronlarla aram iyi (olduğunu düşünüyordum), geç kalmam vs. Neler neler yaşadım daha önceki patronlarda, gelip burada ağladım. İlk defa bu iş yerinde kendimi iyi hissediyorum, mutluyum ve yaptığım işe tapma derecesindeyim.

Şimdi artık yavaş yavaş yerleşmiş bir psikologu çat diye değiştirmelerini beklemiyorum açıkçası çünkü yeni birinin nasıl biri çıkacağını bilemezler ve en önemlisi ben ucuza çalışıyorum. Belki komple psikolog kadrosunu kaldırırlar mı, onu bilemem.
Açık konuşmayı severim, bugün gidip sorucam ama galiba buradan da "o kadar kötü değilsin yau" desteği istedim. Peki sırf ciro düşüklüğünden dolayı (ki testleri de piyasanın altında fiyata yapıyoruz, maksat ulaşılabilir olalım) geri kalanı silip atarlar mı? Vallahi çok üzülürüm. Kafamda deli sorular. Sizce ne olur?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(09.11.19)
"Sorun"u anlamadim.

"Sorun olan benden istenen cironun düşük olması ve az önce yukarılarda çıkarılmamın konuşulduğunu öğrendim el altından. Ben bu ciroyu, millete "aa mmpi kesin lazım, bir de TAT mi kitlesek?" diye yüzsüz yüzsüz arttırabilirim ama bunu istemiyorum."

ne diyorsun burada hic belli degil, senin is yerinde calismadigimizi dusununce.


hot potato
(09.11.19)
@hot potato, insan her şeye cevap vermek zorunda değil, anlayamadıysan o kısımları anlayanlara bırakabilirsin cevapları :)

@morbembom duyuru hem bilgi konusunda destek almak hem de bi yandan iç dökme alanı gibi buranın böyle güzel bir dinamiği de var, duyuruyu da yazarak rahatlamak için yazdığını düşünüyorum

bildiğin gibi maalesef orası da daha fazla kar etmek üzerine sektör, işveren kafasında yeni bir düzen kurmayı düşünüyor olabilir ya da duydukların sana gelene kadar çarpıtılmış gerçekliğinden uzaklaşmış olabilir, ikisi de mümkün umarım rahat çalıştığın yerde devam edersin


freebird5406_2
(09.11.19)
Bence konuşma. Belki de aptal biri ortaya bir söylenti attı ve aslı olmayan bir söylentidir bu? Onlar sana bişey demeden sen atlama bence.
Çıkarmayı gerçekten istiyorlarsa ve sana çıkmanı söylerlerse de haklarını ödemelerini iste ve öyle çık. Sebebini elbette sor, orada çalışmayı sevdiğini ve devam etseydin memnuniyetle edeceğini vs. anlat ama sakın “kalsam ya nolur” diye uzatma derhal çık.


megalomaniac
(09.11.19)
kimseye bir şey söyleme. ciroyu artır, işsiz kalma.


cek
(09.11.19)
Cok iyi anliyorum seni. Konuyu pek anlamasam da. Icinden gelmicek ama iste o yuzsuzluk dediklerini yapican mecbur.
Bu arada megalomaniac +1
Cikaracaklarsa memnuniyetini vs soyle ama acindirma istemeyerek de olsa kendini.olmuyorsa cik. Hayatta daha onemli seyler var takma bunu bu kadar bence


Flipsflops
(09.11.19)
"aa mmpi kesin lazım, bir de TAT mi kitlesek?"

maddi açıdan yormayacağını düşündüğün insanlara bu dediğini yapsan aslında sende rahat edersin patronda. :) yani daha etik bir cevap vermek isterdim ama işini seviyorsan belirli yaptırımları oluyor-keşke olmasa-.


Anladığım kadarıyla işini seven, katakulleden, insanları kandırmadan kaçınan iyi bir insansınız. İyi insanların yaşamları dalgalı olsa da sonu güzel oluyor genelde. Bozulmamanız dileğiyle. Çünkü memlekette bozuk olan çok. İyilik sonucu itibariyle her zaman kazanır. Hiç değilse insan kazanır, temiz bir vicdan kazanır.
Neyse.
Bu konu sizi yiyip bitiriyor olmalı. Ya herro ya merro diyip gidin konuşumalısınız. Sahici bir sarsıntı sahte bir dengeden iyidir. Belirsizlikler insanı kahreder ama sonuç belli olursa kısa sürede atlatırsınız ve yeni iş bulmak için mevcut işinizden çıkmadan girişimlerde bulunursunuz.
Özel sektör acımasızdır kişisel algılamamak lazım durumlar böyle artık. Çoğu işveren sizin kişiliğinize değil getirinize bakıyor.
Son olarak rızkı veren Allah karıncaya dahi rızkını veriyor insanı mı es geçecek.
Asıl mesele bu bozuk düzende kendinize "geldi gene tipini s..." dedirtmemek.


kckmlqm
(09.11.19)
(4)

Şu Elbiseyi Daha Uygun Fiyata Nasıl Edinebilirim?

https://www.olegcassini.com.tr/payet-islemeli-askili-lacivert-abiye-elbiseAnkara'da Taç'a falan göstersem var mıdır? veya diktirmeye kalksam daha pahalı olur mu?Ekleme: Birebir bu olmak zorunda değil de bu model diyelim.
www.olegcassini.com.tr
Ankara'da Taç'a falan göstersem var mıdır? veya diktirmeye kalksam daha pahalı olur mu?

Ekleme: Birebir bu olmak zorunda değil de bu model diyelim.
mor bembombom
(06.11.19)
dolap veya gardropsta da bakabilirsin bi ihtimal cikabiliyor.


in vino veritas
(06.11.19)
Benim arkadaşım da farklı bir modelini dolaptan 400e bulmuştu


bitse de gitsek
(06.11.19)
Fatihte gelinlikciler carsisi bunlarla dolu diycektim ama Ankara demissiniz.


hindistan cevizi
(06.11.19)
Karum'u gezin bence.


(6)

Diğer Partideki Yetkili Abilerin Cehapeli Yerlerde Oturması

Şu Dikmen Vadisindeki Melih Gökçek olayını da duyunca şaşırdım. Devlet Bahçeli de Çayyolu'nda mı o civardaymış. E bu insanlar, temsil ettikleri partilerin hatrı sayılan kişileri(ydi). Bana koyu akp'li seçmenin te Sincan'dan Seğmenler Parkına gelmesi garip ama anlaşılır geliyor. E partilerin hatrı sa
Şu Dikmen Vadisindeki Melih Gökçek olayını da duyunca şaşırdım. Devlet Bahçeli de Çayyolu'nda mı o civardaymış.
E bu insanlar, temsil ettikleri partilerin hatrı sayılan kişileri(ydi). Bana koyu akp'li seçmenin te Sincan'dan Seğmenler Parkına gelmesi garip ama anlaşılır geliyor. E partilerin hatrı sayılır kişileri neden Sincan'da, Etimesgut'ta, Gölbaşı'nda değil de Dikmen'de, Çayyolu'nda oturuyor? Çok mantıksız değil mi?
Alper Taşdelen nerede oturuyor bilmiyorum ama gidip Mamak'ta otursa garipserdim ve kendi partisinin yönettiği belediyede değil de neden başka yerde oturduğunu sorgulardım. Tamam hatrı sayılır insan hiçbir şeyi sorgulamıyor da ne bileyim, bu çok garip geliyor bana. Oy verdiğin adam, habire çıkıp salladığı diğer adamın yönettiği yerde oturuyor.

Lütfen bana bu olayı tek garipseyen kişi olmadığımı söyleyin.

Not: Silivrinin soğukluğuna göre bu soruyu silebilirim.
mor bembombom
(29.10.19)
oy toplamak için... belediyeyi kaybetmiş olabilirsin, oraya partiden x bir yöneticiyi gönder, o bir şekilde oy toplar oradan. burada silivri'lik bir durum yok hocam naptın... bunu tartışamıycaksak ziptirip gidelim memleketten. dediğim gibi orada oturan x partili yöneticinin karısı çocuğu amcaoğlu vb bir şekilde oy toplar.


Tears of Devil
(29.10.19)
şimdi bu adamlar para kazanıyor ve haliyle daha iyi yaşam kalitesine yöneliyorlar.

bunun için belediyesinin çalıştığı, sosyal ortamın fazlalığı ve it kopuğun azlığı lazım.

e bu da cehape belediyelerinde var. neden?

çünkü okumuş çalışmış kazanmış veya aileden mirasyedi okumuşlar buralarda yaşıyor ve cehapeye oy veriyor. ve okumuş insan çok şikayet eder. şikayet fazla olunca belediyenin çalışası yoksa da çalışmak zorunda kalır. yoksa cehape muhteşem olduğundan değil.

akepeli belediyelerde ise şikayet sonrası kimse sallamayabiliyor çünkü şikayeti ileri boyuta taşısa "cehape gelsin daha mı iyi" denilerek ekarte ediliyor kötü durumlar. adamların pek çalışmasına gerek kalmıyor. e şimdi imkanı olan da burayı niye seçsin?

öyle yani. yılmaz özdil gibi şaptım kusura bakmayın.

silivrinin de bi tarafına şapayım. reşit değilken davam vardı mimliyim zaten.


windows95
(29.10.19)
Yahu işte kimse "o zaman akp'li belediye niye bizi sallamıyor?" demiyor mu? Tamam söylenecek pek çok konu var ama insanların oy verdiği liderler, kendi temsil ettikleri belediyelerde oturmuyor. Her yazdığımda daha çok şaşırıyorum vallahi.


mor bembombom
(29.10.19)
mor ablacım, hiç belediyeye işin düştü mü bugüne kadar? umarım düşmediği için böyle diyosundur ve umarım ömrün boyunca düşmez. dalga geçiyorum sanma çok yürekten söylüyorum.

bak ben bi kere ümraniye belediyesine böyle gittim. soru soruyorum suratıma bakan yok. o ona atıyor bu buna. neyse ben ilgili birim şefini buldum. yahu şu şu arıza var ne olacak cevap alamıyorum dedim. koskoca adam naptı biliyon mu? Allah canımı alsın 40 küsür yaşında adam karşımda alt dudağını büküp omuz silkti, öyle boş boş baktı suratıma. bak oraya şef olmuş bu, güvenlikçi falan değil. gözünün önüne getirebiliyomusun? aklıma geldikçe çıldırasım geliyor hala.

bi de ben bu işlerden aşağı yukarı anlayan biri olarak gittim oraya. bilmeyen sade vatandaş ne yapsın. şikayetçi olduğum şey de çok önemli bir şey değildi. insanların sokağında kanalizasyon taşıyor evleri bok basıyor onlara da aynı muameleyi yapıyorlar.

bak ümraniye hala yüzde bilmemkaçla bu adamlarda. sonra ben mkerler dedim kadıköye geldim. yani gerçekten başka çare bırakmıyolar.


windows95
(29.10.19)
@windows, olay belediye değil. Yani en azından benim sorum bu yönde değil. Herhangi bir partiyi tutmuyorum da chp'yi hele hiç savunmuyorum zaten. Belediyelerde her türlü pislik dönüyor partilerden bağımsız olarak, zaten çok şahit olduk.

Ama sonuçta neden temsil ettikleri insanlarla değil de her gün salladıkları partinin seçmeniyle oturmak bana absürd geliyor. Öbür taraftan, benim çok aşırı "tuttuğum", oy verdiğim partinin bir yetkilisinin neden benimle değil de başka partinin yoğun oy verdiği yerdeki insanlarla oturduğunu düşünürdüm. Anlatabiliyor muyum? Belki de ben ifade edemiyorumdur bana garip gelen kısmı.


mor bembombom
(29.10.19)
he anladım. o zaman yine yukarıda bahsettiğim "yaşam kalitesi için it kopuk azlığının gerekliliğine" getircem lafı :-) kaliteli yaşam için kaliteli komşu lazım biliyorsun

ayrıca bu adamların ideolojisi yok, ideolojileri para :-) şimdi abartıyorum başa yahudi biri gelse en ala yehova şahidi bu adamlar olurlar, bulundukları kabın şeklini aldıkları için. siyaset dediğin şeyi yapabilmek için kösele suratlı olmak lazım. bahçelinin, ssoylunun 10 sene önceki demeçlerine bak, şimdikine bak. kürsüde sallıyor, geliyor akşama salladığı adamı tutan arkadaşıyla rakı masası kuruyor bazısı. halbuki vatandaş buna baksa bi noolüyo dese çok şey değişir ama bakmıyor :-)

neyse tek başıma duyuruna çöktüm iyice kusura bakma


windows95
(29.10.19)
(10)

Duyurunun Sonradan Zayıflayan Şişkolarına Soru

Hayatımda hiç iştahsızlık çekmedim. Ciddiyim, hiç. Yani en fazla aşırı hastaysam falan birkaç gün olmuştur. Hep kiloluydum, hâlâ kiloluyum.Şimdi kullandığım ilaç sonucunda iştahım azaldı ve bunun iştah azalması olduğunu bile yeni kavradım, o derece. E yeme alışkanlığı da öğreniliyor sonuçta, şimdi n
Hayatımda hiç iştahsızlık çekmedim. Ciddiyim, hiç. Yani en fazla aşırı hastaysam falan birkaç gün olmuştur. Hep kiloluydum, hâlâ kiloluyum.

Şimdi kullandığım ilaç sonucunda iştahım azaldı ve bunun iştah azalması olduğunu bile yeni kavradım, o derece. E yeme alışkanlığı da öğreniliyor sonuçta, şimdi nşa'da hayvan gibi atıştırdığım zamanlarda midem hâlâ dolu geliyor ve şaşırıyorum. Alışkanlıktan yine gofret neyim yedim, yemeyince garipsiyorum. Ufak ufak yememeye de başladım ama anlayamıyorum. Hayatımda ilk defa yaşıyorum böyle bir durumu, mazur görün.

Siz nasıl bıraktınız o gereksiz yemeleri? Hazır iştahım da yokken bari o öğrenmeyi de söndüreyim diyorum. E o gereksiz alışkanlık geldiğinde dikkatinizi nasıl dağıtıyorsunuz?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(23.10.19)
sen daha iyi bilirsin gerçi işini öğretmek gibi olmasın ama insan beyni bir çok alışkanlığı 21 günde tamamen değiştirebiliyor.

ben 45 günde 20 kilo verdim, rejim ve ufak tefek yürüyüş yaparak.

şekeri 1 sene önce bırakmıştım. gereksiz kalori alıyorum ööö zararlı falan diye, sonra çaya kahveye atmadığım şekeri, canım tatlı ve abur cubur tüketme isteği ile belli etti, kendimi tuttum tuttum, tutamadığım da çok oldu, gittim mesela bi dililm yaş pasta yesem yetecekken koca pastayı komple yedim.

böyle böyle derken tabi kendimi da tutuyum, şekerin tadını unuttum, eskiden yediğim abur cuburlar aşırı derece şekerli zehir gibi tatlı gelir oldu doalyısıyla damak tadım değişti.

rejim olayı da öyle, rejimden evvel 2 ekmeği tost yapar yerdim, şimdi 3 aydır sadee haftada 1 defa ekmek yiyorum, o da beyaz siyah falan değil yufka ekmek. bunun dışında karbonhidratı gramla tüketiyorum.

sigarayı bıraktım, ağzım genel olarak boş kaldı, rejime de başladım ulan ne sigara içiyom, ne yiyebiliyom derken 3 ayı devirdim.

beni en çok zorlayan şey akşam 6 dan sonra bişey yememek oldu. zaman zaman gece 2 de açlığım iyice artıp sabaha kadar açlıktan uyuyamadığım zamanlar oldu ama bi şekilde alıştım.

sen bu zararlı şeyleri, yararlı şeylerle değiştirersen ufak ufak zorlanmadan geçersin.

mesela gofret yerine bir ekşi elma, 2 3 kuru kayısı, ne bileyim bu tarz nispeten daha zararsız şeyler vb vb.

ne sigarayı bırakma sürecinde, ne de rejim sürecinde, hatta spor sürecinde ben bu kadar rahat ve kolay yapabileceğimi bilseydim yıllar evvel başlardım.

gözümde büyüttüğüm kadar zorlanmadım, hatta düşündüğümün yüzde 10 u kadar zorlandım bu süreçte ki, kendimi iradesi güçlü bir insan olarak görmüyorum, yeme içme ve sigara konusunda.

en çok zorlandığım şey akşam yürüyüşlerinin artk çok bi sıkıcı olması, 2 saat yürüyorum 10 km ye tekabül ediyor. hep aynı yerleri dön dolan, hep aynı yerleri dön dolan çok sıkıyor.

koşu yapmak istiyorum ama dizlerime zarar veririrm diye çekiniyorum. kilom 90 ve bu kiloda koşmayı da önermiyolar. tabi boyum da öyle 190 olmayınca 90 kilo fazla oluyor koşmak için. rüyalarımda bile koşuyorum artık o derece heheh


özet cevap, irade.

8 ayda 27 kg vermiştim lise zamanı. sporsuz verdim. sağlıksız bir yoldu şimdi anlıyorum.

saçma sapan besinleri yemeyeceğim dedim ve yemedim. aklıma geldi ama yemedim. sonra da alıştım zaten.

mide küçülene kadar her şey, sonrası onu korumak için. düşük kalorili yiyecekler ile mide doldurmak da mantıklı olabiliyor, mesela bol yoğurt yemek gibi.

irade olmadıktan sonra zor. bir amaç edinmek, hedef koymak ve ilerlemek.


kilo verince etraftan gelen olumlu yorumlar şahane oluyor bu arada.

20 kilo verdim, daha kilo vericem ama ne kadar veririm bilmiyorum, en zayıf halim 83 kiloydu benim ama ne o zaman dair bi fotoğraf var, ne de kendimi hatırlayabiliyorum, askerdeydim o zaman. belki 10 kilo veririm belki 20.

sigarayı bırakmak beni tamamiyle değiştirdi, buradan bunu okuyacak sigara içen arkadaşlara bi faydası olur umarım.

öyle bir değiştim ki, güneşi gördüğüm zaman evde duramıyorum, kendimi direkt olarak dışarı atıp dolaşıyorum, geziyorum, hiç bir şeyim olmasa bile yürüyüş yapıyorum, oturuyorum dışarda çay kahve , bazen sohbet muabbet.

sigarayı bıraktıktan 3 gün sonra yerimde duramaz oldum ve o günden beri de deli gibi yürüyorum, hareket ediyorum, sosyalleşiyorum. kendime , sağlığıma özen gösteriyorum.

içiyorsan bırak, kesinlikle pozitif olarak çok şey değişecek hayatında.

sigara içerken, sabah kalkıp elimi yüzümü bile yıkamadan sigara yakıp kettlı ın düğmesine basar akşamın körüne kadar kahve sigara yapar, gece yemek yer yatardım.

ne gezmek, ne tozmak, ne dışarıdaki güneş mutlu ederdi beni, ne mecburi olmadıkça hareket ederdim. vay be ne rezil bi hayat yaşamışım.


benim de özet cevap irade olacak. tam anlamıyla karar verip irade göstermedikten sonra bu iş siksen olmuyor. hipoglisemi hastası biri olarak kolay kilo vermeyi sağlayan ilaçlar kullanarak kilo verememiştim ama son 3 haftadır çok dikkat ediyorum ve pazardan pazara tartılıyorum, yüksek motivasynla 6 kilo kadar verdim.

çok kötü durumdaysam bir kaç badem/fındık üstüne bol su. su dostumuz.


yonge and bloor
(23.10.19)
alışkanlıkların gücü diye bi kitap okumuştum. bununla ilgili şöyle diyor. bu atıştırmaları hangi amaçla yapıyorsun? mola vermek için mi, gerçekten aç olduğun için mi, dışarda yiyorsan hava almanı sağladığı için mi, yine belki otomattan alıyorsan ve o sırada yolda arkadaşlarınla laflıyorsan sosyalleşmek için mi? hangi sebeple yapıyorsun ve o sana iyi geliyor bunu gerçekten iyi düşünüp bulman lazım. ve ona göre yerine başka bi şey koyman lazım. acıktığın içinse daha sağlıklı bi besin, mola içinse dikkat dağıtan başka bi aktivite, insanlarla konuşmak içinse gofret yerine kahve vs alıp öyle sosyalleşmek gibi.


pide
(23.10.19)
@hem şişko hem deli, öncelikle mükemmel rumuzunuz var, keşke benim aklıma daha önce gelseydi.
İkincil olarak estağfurullah meslekten tamamiyle bağımsız olarak sordum çünkü gerçekten bildiğim bir durum değil.

@ irade diyen herkes, ya olay "yememek için zor tutuyorum" değil de daha çok "normalde bu saatlerde/durumda yemem lazım ama canım istemiyor. nasıl yani istemiyor? oha çok garip, bi yiyim bakalım istiyor muyum?" diyerek yemem. Yoksa zaten iradesizim, öbür türlüyü hiç tartışmaya bile açamıyorum.


mor bembombom
(23.10.19)
Kullandığınız ilaç ritalin/concerta ise o kesilen iştah ilacın bırakılması halinde x3 olarak geri dönüyor.


philiptraum
(23.10.19)
Ben de ilacı merak ettim, nedir?


antihero
(23.10.19)
biz ne desek boş. zira benim gereksiz yememin sebebiyle seninki aynı değildir. yaptığın eylemin gereksiz olduğunu düşünüyorsan sena bu gereksiz şeyi yaptıran temel meseleyi çözmen lazım.
benim en yüksek kilo farkım 50, vücut yağı ise %23 ten %13 e düştü. bütün bunlar 1 seneden biraz fazla bir sürede oldu. ama öyle mucize değildi benim başıma gelen ya da bir aydınlama yaşamadım. bu kodumunun kilosunu nasıl aldım neden aldım sorusunun cevabını buldum gerisi geldi. olayın en önemli kısmı psikoloji kısmı. yoksa veganken de obez olabilirsin. her gün yürüyüş yapsan da çözüm olmayabilir bu.

ayrıca 21 gün olayı da şehir efsanesi. 21 günde pek bir halt olmaz. 3 hafta bir şey olmadı falan deyip koy vermeyin. onlinelibrary.wiley.com


denek hayatım
(23.10.19)
'Kullandığınız ilaç ritalin/concerta ise o kesilen iştah ilacın bırakılması halinde x3 olarak geri dönüyor.'

bak gördün mü benim 'ohoo olm lan sen sigarayı bırakınca yarım dünya gibi olursun, çok kilo alırsın'' olayı gibi.

çevremdeki insanlar bana bunu söylemeseydi, ben yediklerime dikkat etmeyecektim. yediklerime dikkat ettim, derken bari birz hareket edeyim dedim, derken bilinçsiz olduğum için 10 gün yanlış bi rejim yapıp hem çok aç kaldım, hem çok hareket ettim, hem de gram veremedim, konuyu buraya taşıdım, arkadaşlar yardımcı oldular bak şimdi 3 ay öncesine göre şahane bir yerdeyim ve bu 20 kilo verme olayım tam tamına 45 gün sürdü.


(3)

Dolma Kalem ve Mürekkepler Hakkında Sorular

Sağ olsun buradan bir duyurucu, özelden çok yardımcı oluyordu ama maalesef hem rumuzu hem yazılanları kaybettim. Kendisine ayrıca teşekkür etmekle birlikte yine de genel fikri sormak istedim.1) Benim kalemim Scrikss 419, normal uçlu ama ben okulda da ince uç sevdim. 0,3 mm uçlu kalem kullanmışlığım
Sağ olsun buradan bir duyurucu, özelden çok yardımcı oluyordu ama maalesef hem rumuzu hem yazılanları kaybettim. Kendisine ayrıca teşekkür etmekle birlikte yine de genel fikri sormak istedim.

1) Benim kalemim Scrikss 419, normal uçlu ama ben okulda da ince uç sevdim. 0,3 mm uçlu kalem kullanmışlığım bile var, yaygın olmadığı için 0,5'e dönmek zorunda kaldıydım.
İnce uçlu 150-200, hadi çok iyiyse 250 tl bandında ne önerirsiniz? Scrikss istemiyorum sadece, ufak ufak diğer markalara açılayım istiyorum.

Bir de şimdi işim gereği kaba bir yazım şeklim var, pata küte yazıyorum. Kalemin ucunu bastırmıyorum ama yine de ince uçlu kalem hemen bükülürmüş gibi, fazla hassasmış gibi geliyor. Abartmayım mı sizce?

2) Can sıkıntısından Pelikan'ın mavi ve açık kahverengisini karıştırdım, çok aşırı koyu bir kahverengi oldu. İyi mi, kötü mü bilemedim. Aynı marka mürekkebi kafamıza göre karıştırabiliriz, değil mi? Kaleme bir zararı olur mu? Mesela temizlemeden, içini boşaltmadan löp diye diğer rengi çeksem falan? İnternette çok karmaşık bilgiler var, Reddit'ten bile hayır gelmedi.

Bonus soru: Pelikan'ın 130 tl'ye bir mürekkebi vardı, gözüm yaşlandı. Ben boynum bükük 18 tl'lik olanı aldım haliyle. Nasıl bir kalite farkı var? Gerçekten bilmediğimden soruyorum.

3) Bazı markalar kendi mürekkebini üretiyor ya (Lamy, Parker falan). O markalarınkini Scrikss'te kullansam sorun olur mu?


Teşekkür ederim.
"Sınav üç soru" deyip bir sürü alt soru soran o gıcık hocalar gibi oldum ehe.
mor bembombom
(23.10.19)
Bilmiyorsanız diye ekliyorum, www.banasikcayaz.com var, kendisi de sözlükçü bir insan ve tam bir kalem geek'i. Buradan cevap bulamazsanız instagram'dan falan sorabilirsiniz ona da.


kobuzchu kiz
(23.10.19)
1- scrikss için uç değişimi yapabilirsiniz. istediğiniz ucu bulup kendiniz takarsınız. bir sorun olacağını sanmıyorum. yeni kalem almak istiyorsanız mesela Lamy safari alıp ucunu istediğiniz gibi değiştirirsiniz. Youtube'da bir sürü video olduğu için Lamy örneğini verdim.

2- istediğiniz gibi karıştırın, bir sıkıntı olmaz. 130 lira dediğiniz Edelstein, farkı denemeden anlatmak çok kolay değil ama çok net bir fark oluyor hocam. özellikle renk çok belli ediyor kendini.

3- olmaz, istediğiniz marka mürekkebi istediğiniz kalemde kullanırsınız.


babilbaligi
(23.10.19)
aradiginiz instagram hesabi writetomeoften


jimicik
(23.10.19)
(8)

Nohutu Islayıp Çiğ Yemek

Pişmiş nohutun tadını sevmiyorum. Eskiden dalından koparıp hafif sulu gibi yerdik. Şimdi kuru nohutu gece boyu ıslasam, ertesi gün leblebi gibi atıştırmalık olarak yesem yararı/zararı olur mu? İçindeki vitamini, lifi, zımbırtıyı alabilir miyim?Ya da tavada çevirip üzerine baharat atsam?Teşekkür eder
Pişmiş nohutun tadını sevmiyorum. Eskiden dalından koparıp hafif sulu gibi yerdik. Şimdi kuru nohutu gece boyu ıslasam, ertesi gün leblebi gibi atıştırmalık olarak yesem yararı/zararı olur mu? İçindeki vitamini, lifi, zımbırtıyı alabilir miyim?
Ya da tavada çevirip üzerine baharat atsam?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(15.10.19)
Zararı olacağını sanmıyorum, yıllardır yerim o şekilde.


wmeh
(15.10.19)
ıslanmış nohuta baharat + zeytinyağı ekleyip fırında pişirerek doyurucu bir besin elde edebilirsin


dieselsingle2
(15.10.19)
Çiğ vegan nohut yemeği/salatası tariflerini araştırabilirsiniz.


auroraaurora
(15.10.19)
ishal olursun anneeeeeem


elorelia
(15.10.19)
fırınla +1.


brena
(15.10.19)
ben bir gece ıslattıktan sonra tavada birkaç kaşık su ile su tamamen çekene kadar kısık ateşte çeviriyorum. sonra da elma sirkesi, zeytinyğı, kimyon, pul biber ve karabiberle hazırladığım sosu döküyorum. en son kısır gibi içine canımın istediği tüm yeşillikleri doğruyorum. mis gibi salata oluyor. özellikle yazın son derece favorim bu salata. diyetisyenime bahsettiğimde gayet doyurucu ve sağlıklı bir öğün demişti.


Phoebe
(15.10.19)
baklagiller ciğ tuketilmemeli. antibesinsel faktorler bunyenize ve tuketilen miktara gore hafif ile orta derecede rahatsız eder. diger besinler alacagınız faydayı azaltır.

sen kalk 20 sene oku, ıncığı cıncığı ezberle yediğin şeye cahil kal. şahsınıza değil, toplumumuza sitem ediyorum, yoksa ozel ilgim olmasa ben de nereden bileceğim


r evolution
(15.10.19)
aslında konu çok geniş, bilgi çok az. "bu doğal annem" sanki doğa askerlik arkadaşımız gibi bir algı var. cangıldayız dostlar, arkanızı kollayın.
çiğ fasülye, yeşillenmiş patates, pamuk yağı vs. bir araştırın


r evolution
(15.10.19)
(7)

Dünya Gözünde İşgalci Miyiz?

Reddit'te denk geldim, allahın İrlandalısı bile bize sallamış.Çok siyasi olaylara bulaşmak istemiyorum, kısaca sınır ötesi operasyon haklı/değil tartışması için sormuyorum. Kendi ülkem de olsa olabildiğince tarafsız bakmaya çalışıyorum. Sınıra yakın yerde doğup büyüdüm ve ailem yakında yaşıyor. Yani
Reddit'te denk geldim, allahın İrlandalısı bile bize sallamış.
Çok siyasi olaylara bulaşmak istemiyorum, kısaca sınır ötesi operasyon haklı/değil tartışması için sormuyorum. Kendi ülkem de olsa olabildiğince tarafsız bakmaya çalışıyorum. Sınıra yakın yerde doğup büyüdüm ve ailem yakında yaşıyor. Yani oranın sosyokültürel yapısına uzak değilim. Tek bildiğim internettekiyle orası arasında farklar olduğu.

Reddit'te müthiş bir kampanya olduğunu görüyorum, Türkler nasıl kötü, of tek dertleri Kürtleri mahvetmek vs gibi. Ne düşüneceğimi bilemedim açıkçası. Bu şekilde bilinmek biraz gurur kırıcı, eğer gerçekten derdimiz "bir gece ansızın 82 suriye"yse daha da can acıtıcı zaten.

Siz ne düşünüyorsunuz bu olaylar kampanya hakkında? Mesela Avrupa insanı İspanyol-Katalanlar olayında da bu kadar hassas mıydı? Ülkelerinde sorun olmadığı için oturdukları yerden mi "of dünya çok acı :((" diyorlar? Gerçekten nasıl yaklaşacağımı hiç bilmediğim bir konu diye soruyorum, derdim tartışma çıkarmak değil. Tarafsız olmaya çalışırsanız sevinirim.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(12.10.19)
Propagandanın gücü konusunda ağır bir ders alıyoruz şu anda. Ama gerçekten batı medeniyeti doğusunda olan hiçbir şeyden haberdar değil ve sadece önüne sürülen propaganda metinlerini ciddiye alıyor. Açıkça cahiliyet..
Ben redditte görünüşte ne kadar kültürlü, bilgili olan insanlara, ne kadar basit bilgileri anlatmak için yırtındım zamanında. Ama yok, doğusu, batısı, avrupası, anadolusu.. taş kafaysa taş kafadır insanlar. Öğrenerek değil manipüle olarak yaşıyor dünyanın büyük bir kesimi. biz de bu manipülasyon oyununda çok gerideyiz.


iamnotarobot
(12.10.19)
Amerika askerleri de suriyede sonuçta. Onlar demokrasi getiriyor biz terörü bitiriyoruz, biz suçluyuz onlar melek. İnanırsan. Yanlı haberler + avrupa ülkerinin silah satmıyoruz açıklamaları sonrası iyice coştular doğal olarak.


bahoho
(12.10.19)
reddit mal yuvası fazla takılma orda yazılanlara, aklı yok fikri var %90'ı tvde gördüğünü doğru kabul edip inanıyor, sayıları çok olunca sayımız çok kesin doğrusu bu diyip ilerliyolar.


nahtoderfahrung
(12.10.19)
evet maalesef, korkunç bir türkiye karşıtı propaganda söz konusu. onlar için işgalciyiz. çoğu kişi sınırımızın ötesine geçtiğimiz için bunu işgal olarak görüyor. "terör koridoru" diyorsun, "senin ülken değil" diyor. onların gözünde biz başka ülkeye dalıp "şu kürtleri de öldürek yav" diyen insanlarız. türkiye'yi destekleyen bir kişi bile göremedim, en fazla "ikiyüzlüsünüz; diğerleri yaparken ses etmediniz" diyorlar. yani türkiye her halükarda kötü. reddit'ten türk yanlısı olmasını beklemiyorum tabii ama yıllardır takılırım, yine de nutkum tutuldu diyebilirim. en alakasız sub'da bile bir şekilde konuyu türkiye'ye getirmeyi başarıyorlar.

dediğim gibi yıllardır özellikle siyasi pek çok sub'a girip çıktım, bir sürü insanla konuştum ve rahatlıkla söyleyebilirim ki anti-türkiye propagandası kadar sert & istikrarlı olanını görmedim. bu sitede ruslar, çinliler, trumpçılar, yemenlileri katleden araplar bile bu kadar tepki görmedi.

abd ve rusya o kadar yer bombaladı, binlerce sivil öldü, bir şey olmadı. bu operasyonda bir tane sivil ölse en tepeye çıkıyor, binlerce insan "türkler zaten ermenileri de öldürmüştü" diye giriyor... çok tuhaf.


der meister
(12.10.19)
Batı medyası bizim a haber medyasından farksız, 7 24 propaganda pompalıyorlar. Kendilerini dünyanın özgürlük timsali, tek özgür basının yer aldığı, ahlaki olarak en en en iyi insanlar olarak algılayıp en üst perdeden bizi aşağılamaya kalkıyorlar. Kendi dertsiz tasasız terörsüz ülkelerinden bize klavye başından ahlak satıyorlar. Farklı fikirlere tahammülleri de yok. Bugün bizim futbolcuların asker selamına gömdükleri bir başlıkta 1 sayfa yazı döşedim, anında r/soccer'dan banladılar. Haritada türkiye'yi gösteremeyecek abdliler 2 reddit postu görmüş, özgürlük savaşçısı diye pkk övüyor. Olaydan o kadar habersizler ki. Kendi memleketlerinde birer ikişer terör olayı oldu, ışid'le savaş diye dünyayı yaktılar. Biz 30 senedir terörle yaşıyoruz, ölen doktorun öğretmenin çoluk çocuğun haddi hesabı yok, kendimizi korumak için operasyon yapınca "Türkler Kürtleri öldürüyor". Yok ya? Siz ışid'le savaşırken "amerikalılar arapları öldürüyor" diye mi manşet atıyordu medya amk?

Türkiye'nin kürt meselesinde bir sürü hatası var, kesinlikle sütten çıkmış ak kaşık değil. Fakat güvenli evlerinde oturup Türk düşmanlığı yapan, sınırımızı terör örgütünden temizleme isteğimizi etnik temizlik gibi lanse eden dünyadan habersiz ikiyüzlü batılıları görünce deliriyorum.

Tabii bunda bizim hükümetin de suçu çok büyük. 15 sene boyunca kimseyle iyi ikili ilişki yürütemez, dış stratejini "alayına atar gider" felsefesi üzerine kurarsan böyle bir avuç teröristin imajı dünyada bizden daha iyi olur işte.


Bense 9gag'de şöyle goruyorum olaylari. Neredeyse kimsenin umurunda degil. Anasayfa düşmüyor. Anasayfa ciddi manada Hong Kong ile ilgili. Politics kanalında bu operasyondan bahseden tek tük de olsa oluyor. Yorumlarda haklı bulana da haksız bulana da rastlamak mümkün. Ki bu da neredeyse yarı yarıya. Ancak bu hususta dahi bence Kürtler mi haklı Türkler mi hakli kısmı ile ilgili değiller. Trump'in tavrı ve tweet'leri daha ön planda. Ben şöyle düşünüyorum. Biz Sri lanka'nin iş ve dış siyasetine ne kadar ilgili ve bilgili isek onlar da bu konuda o kadar istekli ve bilgili. Propaganda konusunda yetersiz değil güçsüzüz bence.


kagit ustunde baska bir ulkenin topraklarinda askerimiz oldugu icin isgalciyiz evet. dis basinin ve siyasetcilerinin derdi kurdistan, o yuzden hepsi agiz birligi etmiscesine trump'a ve bize yardiriyor. normal vatandaslara gelirsek, buyuk bir kismi bizim kurtler'i oldurmeye gittigimiz dusunuyor maalesef. bunun sebebi de orada medyada yapilan haberler ve bizim sosyal medyayi hic kullanamiyor olusumuz.


crucio
(12.10.19)
(9)

İlk Defa Rüya Paylaşıcam

Çevreme anlata anlata bitiremedim, millet bıktı ama bende hâlâ etkisi geçmedi. Burada tanımadığım insanlar da halden anlar diye anlatmak istedim.Lise-3'ten okula geri başlıyordum yahu, korkunçtu. Müdür yardımcısı kıyafet kontrolüyle bizi içeri alıyordu, bir şekilde oraya ait olmadığımı kimseye anlat
Çevreme anlata anlata bitiremedim, millet bıktı ama bende hâlâ etkisi geçmedi. Burada tanımadığım insanlar da halden anlar diye anlatmak istedim.

Lise-3'ten okula geri başlıyordum yahu, korkunçtu. Müdür yardımcısı kıyafet kontrolüyle bizi içeri alıyordu, bir şekilde oraya ait olmadığımı kimseye anlatamıyordum ama işim olduğunu ben de bilmiyordum. Müdür yardımcısı da "öf liseli işte, saçmalıyor" diye beni sallamıyordu.
Lisede servis arkadaşım olan, hâlâ görüştüğüm arkadaşımla bu sefer minibüste birlikte gidiyoruz ve ben her adımda reddediyorum ama yine de gidiyorum. En saçma kısım da bunlar Hogwarts'ta geçiyor. Bize sınıfı bir cüce gösteriyor "siz gideli çok şey değişti" gibisinden. Yine de ait olmadığımı kanıtlayamıyordum.

Öyle kötü bir lise hayatım olmadı ama tekrar dönmek ne kadar korkunçmuş yav, alarm çalınca birkaç saniye okula gidicem diye gerildim. Neyseki sonra asgari ücretin 3-5 üstüne haftada 45 saat çalışacağım işe gideceğim aklıma geldi de mutlu oldum asfsj neyse.

Soru şu: Sizde de öyle liseye dönme, sınava girme falan rüyaları oluyor mu?
Teşekkür ederim.
mor bembombom
(07.10.19)
Dün gördüğüm rüyada ilkokuldan mezun olurken gördüm kendimi. Stadyumda mezuniyet partisi yapılıyordu. Öğretmen sırayla mikrofon veriyordu bize duygu ve düşüncelerimizi paylaşmamız için. Gazeteciler falan vardı ben de mikrofonu alıp sizden yediğim dayaklar sebebiyle geçirdiğim travmaları saymazsak mutluyum diyordum. Bak ben daha eskiye gitmişim :)


rock n roll
(07.10.19)
Of ben bir keresinde üniversiteye döndüm, finali kaçırdığımı gördüm, sınava yetişmeye çalışırken başıma bin türlü şey geldi, fakültemde olmayan bir bölümün öğrencileriyle uğraştım saatlerce. Sonra bölümden hocam "müneccim misin, o bölümü açacaklar fakülteye" dedi bana ehehe.

Ara sıra oluyor öyle okula dönmeli rüyalar, geriliyorum ben de.


kobuzchu kiz
(07.10.19)
Bu ruya en sik gorulen top 3 ruyadan biri. Okulu bitirememis olmak, diplomati almamis olmak, okula tekrar donmek. O kadar cok dinledim ki benzer ruyadan. Kaygi rüyası diyebiliriz buna. İnsanlae Duygu olaeak benzer zamanlar yaşadıklarında bu ruyalar goruyorlae. Dedigin gibi ait olmadiklari bir ortama gireceklerse veya kaybetmekten korktuklari kazanimlari varsa veya elde ettikleri seyleri elde etmeye haklari yokmus gibi hissediyorlarsa vs cesitli endise hallerinde ruya tekrarlanabiliyor. Bazi insanlar bu tarz ruyalari sık sık goruyor.


red g
(07.10.19)
uni.'den mezun olali 10 sene oldu, eskiden gorurdum ama artik gormuyorum. yas aldikca, bir de aile kurunca korkunclu ruyalar tarz degistiriyor. mesela artik hanim ruyamda kredi kartini patlatiyor eve haciz geliyor falan... mis gibi.


cooperr
(07.10.19)
Valla hiç liseye dönme rüyam olmadı. Galiba çok sıkıntılı ya da çok neşeli geçirmediğim için görmüyorum. Dümdüz okumuşum resmen ahaha


lcha
(08.10.19)
burada buna benzer birkaç okul, lise, üniversite bitirememe rüyası daha görülmüştü. onlara verdiğim cevabı vereceğim size de. psikanalize göre rüyalar hoşnutsuzluktan kaçınmak ve arzuları giderebilmek için görülür. siz ne kadar tekrar okula dönmenin korkunç olduğunu düşünseniz de bilinç dışınız böyle düşünmüyor. içten içe eski günlere dönmek, bir şeyleri değiştirebilmek ve o okuldan farklı bir şekilde mezun olup farklı ilerleyebilmek istiyor olabilirsiniz. rüyanız da size bu gizli arzunuzu göstermiş.


fragile lady
(08.10.19)
Eskiden çok sık askerlikte olduğumu görürdüm "lan yaptık ya biz, bi daha niye yapıyoz" paniğini çok yaşatmıştır.

@fragile lady'nın dediği gibi, sevinç ve özlem hissi yaşatmışlığı da çok.


John Bloor
(08.10.19)
Bizim Lise ile bağımız kopmadı. Her sene pilav günüydü, öğrenci iş hayatı bağıydı vs. gideriz hep. O sebeple itmişim yine bir gün (rüya anlatıyorum şimdi) öyle mutlu mesut gezerken itiş kakış sınıfa sokuyorlar. Önümüze sınav kağıdını dayıyorlar. Okuyorum, anlamam lazım zerre anlamıyorum. Diyorlar ki, bir yanlışlık olmuş sizin fizik sınavının sonuçlarını kaybetmişiz, diplomanın geçerli olması için fizik dersinin son sınavını bir daha yapıp geçmeniz lazım. Kalkıp bağırıp çağırıyorum. Benimle beraber sınava giren dönem arkadaşlarım var. Hiçbiri itiraz etmiyor. Hatta biri "Siyamcım biz de maduruz ama bak sınav kolay zaten, yap gitsin" gibisinden bir şey söylüyor.
Feciydi...


SiyamkedisiZorro
(08.10.19)
"Sizde de öyle liseye dönme, sınava girme falan rüyaları oluyor mu?"

ohoo her hafta mutlaka 2-3 kez gördüğüm tema bu. Bir tek sen değilsin.


(2)

Doktor Ne Demiş Olabilir?

Ağzım gözüm kayık olduğu için tam hatırlayamıyorum ama enfeksiyondan dolayı dün Cipra verdi ve yamulmuyorsak sadece iki gün kullan dedi ama işte antibiyotik yarım bırakılmaz hani? Öyle demişse bir bildiği vardır, yarın gidip 3-5 tüp kan daha vericem.Yarın tabii ki arayıp sorucam, yine de merak ettim
Ağzım gözüm kayık olduğu için tam hatırlayamıyorum ama enfeksiyondan dolayı dün Cipra verdi ve yamulmuyorsak sadece iki gün kullan dedi ama işte antibiyotik yarım bırakılmaz hani? Öyle demişse bir bildiği vardır, yarın gidip 3-5 tüp kan daha vericem.
Yarın tabii ki arayıp sorucam, yine de merak ettim. Eşim öyle dediğini hatırlıyor, ben şu an doktoru görsem tanıyamam. O derece kötüydüm.
mor bembombom
(29.09.19)
Tıbbi bir uzmanlığım yok fakat cipro hakkında iyi şeyler söylenmiyor. Farklı bir doktora gidip ilacınızı değiştirmenizi öneririm. Cipro hakkında araştırma yapmanızı tavsiye ederim.


daddy
(29.09.19)
cipro en çok idrar yolu enfeksiyonu için veriliyor, eğer durum bu ise muhtemelen ek kan tahlilleri ve idrar kültürü istemiştir, 2-3 gün kullan sonra kültür sonucu çıkınca ilacı (enfeksiyon etkenine duyarlı başka bir antibiyotikle) değiştiririz demek istemiştir, diye düşünüyorum.

geçmiş olsun


cervuetta
(29.09.19)
(3)

Kızartma Yağını İkinci Defa Yemekte Kullanma ve Lezzet

Geçen patlıcan, patates, sosis, kabak vs kızarttık ve yedik üzerinize afiyet. Müthiş bir zararlı yemek kombini maçlarla izlemelik.Neyse sonra dökmeyim diye ben ufak ufak bu yağı yemeklerde kullanmaya başladım ve sanki yemekler daha leziz oldu gibi geldi. Bu benim placebo etkim mi, yoksa patlıcanın v
Geçen patlıcan, patates, sosis, kabak vs kızarttık ve yedik üzerinize afiyet. Müthiş bir zararlı yemek kombini maçlarla izlemelik.

Neyse sonra dökmeyim diye ben ufak ufak bu yağı yemeklerde kullanmaya başladım ve sanki yemekler daha leziz oldu gibi geldi. Bu benim placebo etkim mi, yoksa patlıcanın vs aroması geçmiş olabilir mi?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(24.09.19)
Tabii ki diğer sebzenin aroması o yağa geçiyor.


lcha
(24.09.19)
lokantalardaki lezzetin bir sebebi de budur zaten


ground
(24.09.19)
groundun yazdığını yazmaya gelmiştim. simdi gidiyorum...


all girls dream
(24.09.19)
(2)

Medyada Kadın Cinayetleri Haberleri

Bunun yararlı mı, zararlı mı olduğuna dair bir yazı hazırlaması gerekiyormuş bir yeğenimizin. Benden de yardım istediler ama akademik ne bulabilirim bilemedim. Daha doğrusu nasıl arayacağımı bile bilemedim.Özellikle paylaşımların zararlı olduğuna dair Türkçe/İngilizce akademik değeri de olan (Kelebe
Bunun yararlı mı, zararlı mı olduğuna dair bir yazı hazırlaması gerekiyormuş bir yeğenimizin. Benden de yardım istediler ama akademik ne bulabilirim bilemedim. Daha doğrusu nasıl arayacağımı bile bilemedim.

Özellikle paylaşımların zararlı olduğuna dair Türkçe/İngilizce akademik değeri de olan (Kelebek eki, son sayfa yazısı olmasın da BBC haberi olsun mesela) neler önerebilirsiniz?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(23.09.19)
Medya ve etik bağlamında çok incelenen bir konu
Şuradan
scholar.google.com.tr

Ya da

Şurada
dergipark.org.tr

Daha ileri araştırmalar yapabilirsiniz.


Ufuk
(23.09.19)
Gerisini ben getiririm de bir başlangıç gerekiyordu, çok sağ olun hocam.


mor bembombom
(23.09.19)
(1)

Ankara'da En İyi Künefe

Nerede yememizi önerirsiniz?Teşekkürler.
Nerede yememizi önerirsiniz?
Teşekkürler.
mor bembombom
(14.09.19)
Dayı künefe, balgat


Pertev nail
(14.09.19)
(2)

Onlarda Otizm vs Bizde Otizm

Uzundur reddit'te otizm başlığını takip ediyorum. Yahu bu kadar içgörü sahibi, duygularını bilen ve anlatabilen, karşıdakinin hatalı olduğunu söyleyebilen otizmli insan olması çok dikkatimi çekti. Reddit'te takılabilecek az etkilenmişler mi acaba, ben mi örneklemi yanlış belirliyorum?Benim çalıştıkl
Uzundur reddit'te otizm başlığını takip ediyorum. Yahu bu kadar içgörü sahibi, duygularını bilen ve anlatabilen, karşıdakinin hatalı olduğunu söyleyebilen otizmli insan olması çok dikkatimi çekti. Reddit'te takılabilecek az etkilenmişler mi acaba, ben mi örneklemi yanlış belirliyorum?

Benim çalıştıklarımda az etkilenenin "iyi" olanı her dediğimizi yapan, "hoca diyorsa doğrudur" diye yetiştirilen tiplerdi ve yine de özel hayat sınırı çizemiyorlardı. Hani ben sormadan çocuk aile içi özel durumları anlatmaya başlıyordu, durmasını ben söylüyordum.

Nasıl bir eğitimden geçiyor olm onlardaki otizmliler? Ne kadar güzel yahu böyle içgörü sahibi olmak.
mor bembombom
(11.09.19)
1- Oradakiler fonksiyonu yüksek, nispeten az/orta etkilenmiş grup
2- Üzerine genel olarak eğitim gören, terapi gören özel eğitimle gelişen bir topluluk
3- arada yaklaşık 4 kat nüfus farkı var ve türkiyede reddit kadar yoğun kullanılan bir ana sanal medya ağı yok yazılı olarak, olanları göremiyorsun.
4- Burada hala otizm vb konularında bebek adımlarıyla ilerliyoruz adamlar çoktan pek çok konuda ilerlemiş. Özel eğitimciler yapılması gerekenler biliniyor, kitaplar vb yaygın. O yüzden haliyle dediğim gibi fonksiyonel otistik sayısı oldukça fazla


KaraSakall
(11.09.19)
otizmin spektrumları var, burada genel olarak otistik olarak tanimlananlar ağır otistik olanlar.

redditte guzel bir sekilde derdini anlatabilenler yüksek fonksiyonlu otistler muhtemelen.

tr de otistik olup da haberi dahi olmayan maalesef tonla insan var


egokalp
(11.09.19)
(4)

Ehliyet Yenilemeye Randevudan Önce Gitsem?

Yarın zar zor sabaha izin alıp sığdırabildim ama randevu saati 11'ken, ben 8'de orada olup sıramı alıp beklesem sizce daha erken girer miyim? Böyle bir uygulama var mı?Teşekkür ederim.
Yarın zar zor sabaha izin alıp sığdırabildim ama randevu saati 11'ken, ben 8'de orada olup sıramı alıp beklesem sizce daha erken girer miyim? Böyle bir uygulama var mı?


Teşekkür ederim.
mor bembombom
(03.09.19)
ben yaptım tavsiye etmem.
(ist/Arnavutköy nufus müdürlüğü) 1 sene önce süreç şöyleydi 11'deki randevu için 10'da yada 10:30 tekrardan sıra alabiliyorsun. Sonra numaran gelince işlemin yapılıyordu.


ycaycayca
(03.09.19)
Bugün ehliyet yenilemek için bende izin aldım. Randevu saat 12.00'deydi fakat sağlık rapor işlemleri vs 9.30'da bittiği için direk nüfus müd. gittim maalesef 12'ye kadar bekledim. Sistemi ona göre ayarlamışlar. 11.30'dan önce sıran gelmiyor.


yakın zamanda ehliyet aldım.yanlış hatırlamıyorsam en fazla randevu saatinizden 20 dk önce sıra numarası alabiliyordunuz.ben de erken gitmiş uzun süre beklemiştim.


Frances
(03.09.19)
Peki soru ekleyim, sormamın sebebi mesainin sonuna doğru diyeydi aslında. Randevu 11.30 mu ne, hani o saatte çıkıp gitmelerinden çekiniyorum ya da bir aksilik çıkarsa düzeltebilecek zamanım olmasını istiyorum diye sordum aslında. Sorun çıkıyor mu böyle bir durumda? Aksilik çıksa bile bankaya gidip gelmemi beklerler mi? Ücreti ödedim ve dekontum yanımda.

Başka zamana da bulamadım işin kötü yanı.


mor bembombom
(03.09.19)
(2)

Bir Subreddit Arıyorum

Komik ya da ciddi pankartları, belki biraz da protestoları içeren bir subreddit var mı? Aradım ama bulduklarım 300-500 takipçiliydi.Teşekkür ederim.İki saat aradım ve buldum: r/jokeprotestsigns
Komik ya da ciddi pankartları, belki biraz da protestoları içeren bir subreddit var mı? Aradım ama bulduklarım 300-500 takipçiliydi.

Teşekkür ederim.

İki saat aradım ve buldum: r/jokeprotestsigns
mor bembombom
(01.09.19)
@depik, bu fena değil ama daha çok şunun gibi (images.app.goo.gl ) şeyleri içeren şeyleri arıyorum. Daha böyle el yapımı şeyler gibi.


mor bembombom
(01.09.19)
(1)

Ankara'da TAT-CAT Eğitimi veya Başka Eğitimler?

Para biriktiriyorum yine yeni yeniden. Madalyon'a mı gidelim illa? Nursen Hoca çok süper de Madalyon dışında alternatif olmaması beni rahatsız ediyor.Güvenilir başka TAT eğitimi var mı bildiğiniz sevgili sayın meslektaşlar?Hatta genel olarak eğitim de önerirseniz sevinirim. Cüzdanım kaşınıyor, nered
Para biriktiriyorum yine yeni yeniden.
Madalyon'a mı gidelim illa? Nursen Hoca çok süper de Madalyon dışında alternatif olmaması beni rahatsız ediyor.
Güvenilir başka TAT eğitimi var mı bildiğiniz sevgili sayın meslektaşlar?

Hatta genel olarak eğitim de önerirseniz sevinirim. Cüzdanım kaşınıyor, neredeyse bir senedir eğitime gitmedim, eğitime para vermek bağımlılık yaptı. Düzgün eğitim önerin, yoksa 20 saatlik oyun terapisine gidip ortamlarda "oyun terapistiyim yhaa" diye dolanmaya başlıycam ehe.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(22.08.19)
CAS alabilirsin


westblack
(22.08.19)
(6)

(Ankara) Konya Yolundan Dikmen'e Dolmuş?

Armada'nın oradan yukarı çıksam, Dikmen Caddesindeki 19 Mayıs hastanesine gitmek istesem var mıdır dolmuş?Teşekkür ederim.
Armada'nın oradan yukarı çıksam, Dikmen Caddesindeki 19 Mayıs hastanesine gitmek istesem var mıdır dolmuş?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(21.08.19)
konya yolundan öveçler-ulus hattı geçiyor son durağı dikmen caddesine yakındı diye hatırlıyorum. son durakta inip 10-15 dakika yürüyerek ulaşabilirsiniz. (ama gene de binmeden şöföre bi sorun)


genc irisi
(21.08.19)
Peki bu Ulus hattı Ankamall'ın oradan geçer mi, yoksa daha geriden mi dönüyor?


mor bembombom
(21.08.19)
Genç irisi'nin dediği Karapınar dolmuşları, son durakta inersen Dikmen caddesine çıkıp aşağı yönde 10 dakika yürüme mesafesi, yağmur yoksa yürünür, varsa yine Dikmen caddesinden kızılay istikametine giden dolmuşa bin, 2 dakika sürmez.

Ankamall'in önünden geçiyor evet, ilk durak eski 19 mayıs stadyumu.


tangoalfa
(21.08.19)
19 Mayıs hastanesi Dikmen Caddesi'nde değil İlker Caddesinde. Sadece Kızlay'dan binerek ulaşabilirsin. Dikmen Caddesi'nde olan 29 Mayıs Hastanesi.


helenart
(21.08.19)
Helenart doğru dedi


19 29 karışmış haklısınız, 19 mayıs da 29 mayısın altındaki karakol kavşağına 250 metre, yazdıklarım geçerli hala.


tangoalfa
(21.08.19)
(5)

Salağa Anlatır Gibi (SAG)- Mühendislik

Milletin ELI5'i var, bizim niye SAG'ımız olmasın?Neyse, gerçekten hiç bilmediğim ve anlamadığım işler, lütfen vurmayın.Şehirlerarası yolları yaparken nereden, nasıl geçileceğine hangi mühendisler ve nasıl karar veriyor?Yani neden dağları aşırı dolambaçlı şekilde gidiyoruz, neden yolu azıcık daha kıs
Milletin ELI5'i var, bizim niye SAG'ımız olmasın?

Neyse, gerçekten hiç bilmediğim ve anlamadığım işler, lütfen vurmayın.

Şehirlerarası yolları yaparken nereden, nasıl geçileceğine hangi mühendisler ve nasıl karar veriyor?
Yani neden dağları aşırı dolambaçlı şekilde gidiyoruz, neden yolu azıcık daha kısaltıp yokuşu arttırmıyoruz?
Bir de şu an direkt dağları dele dele içinden geçeceğimiz bir teknoloji kullanılıyor mu? Şu yeni açılan bilmem kaç yüz liralık yol böyle mi yapıldı?

Evet internet diye bir şeyden haberim var ama ben insandan duymak istiyorum, anlayacağım dille.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(20.08.19)
Karayolları ve demiryollarının belirli eğim sınırları vardır. Bu eğimleri geçemezsiniz. Karayollarında sınır biraz daha yüksek. Malum araçla, yol yüzeyi arasında sürtünme fazla.

O eğim kısıtı karşısında karşınızda 2 seçenek var. Ya o dağı dolaşa dolaşa çıkacaksınız ( düşeyde tırmanacağınız mesafe sabit, dağ ne kadarsa o yüksekliği tırmanacaksınız, ama yataydaki mesafeyi arttırarak eğimi düşürmüş oluyorsunuz).

Ya da tünel kazıp ya da tepeleri traşlayıp (toprağı kazıp oradan uzaklaştıracaksınız).

Tahmin edersiniz ki yol projelerinin bir de bütçe kısıtı var. Atıyorum 100milyon dolar bütçeniz varken gidip her yeri tünelle, viyadükle geçmeye kalkınca maliyet 500milyon dolar oluyorsa o iş saçma.

Bütçenizin yettiği ölçüde tünel ve diğer sanat yapılarını yapıyorsunuz.

Direkt dağları dele dele geçmekten kastınızı anlayamadım. Belki de TBM denen aletten bahsediyorsunuzdur.

TBM denen alet tünel kazmak için kullanılan bit alet. Fakat dezavantajı şu. Projede kazılacak olan tünelin kesitine göre tasarlanıp kullanılır. Yani bir karayolunun tüneli için tasarladığın TBM’i başka kesit için kullanamıyorsun. Alet de pahalı bir alet.

TBM daha çok metro gibi aynı kesitte çok fazla kazanın olduğu yerlerde müthiş avantajlı. He tabii bunlar çok farazi konuşmalar. Belki aynı kesite sahip 20 tünelin olduğu bir karayolu projesinde de toplam maliyeti düşürüyordu. Bu binlerce etkene bağlı.


levpontryagin
(20.08.19)
Buna tabii ki inşaat mühendisleri karar veriyor.


levpontryagin
(20.08.19)
aslinda hemen hemen tüm mühendislerin katkisi oluyor jeolojisinden topografina çevre muh'unden inşaatçisina ziraatinden meteorolojisine, yani olmasi gereken bu cogu vakit de boyle yapiliyor.
her yeri delmek mumkun degil, tunelin krectasi olsun ortalama 2 serit 100 metresini 1 milyon liraya delemiyoruz. eskiden deliyordur.
her kayaç delinmez maliyet hesabi yapilir. dumduz yol da yapilamaz, insanlar uykusu gelir ve belirli egim kurallarina uymak zorundasiniz.
bazi seylerde ise ozel alanlar bulunur oranin etrafindan dolasirsiniz. bazen yabani hayvanlarin gecislerine icin vermek icin ackapa tuneli yaparsiniz. yol durumuna da bakilir, nerede olursa en az don olur.

bircok faktor var. diger yollardan uzakligi yerlesim yerlerine katkisi yeni yerlesim yerlerini besleyebiligi. yollarimiz fena degil guzel yollarimiz var. idare eder diyelim ancak daha cooook karayolu yapilmasi gerekiyor. netten arastirin cidden otoban km uzunlugu olarak yukarilarda degiliz.

bir yere once yol yapilir. once yol gider sonrasi gelir.


turbo sadık
(20.08.19)
Yukarıdakilere ek olarak bu işleri optimizasyon mühendisleri yapar. Ekseriyetle inşaat mühendisi temelli olurlar.

Cumhuriyetin ilk yıllarında, teknoloji bu seviyede değilken, bu işte eşekler kullanılıyordu.


mekaniker
(20.08.19)
İki kriter var:
1. Toprak işlerinin en ekonomik şekilde çözülmesi
2. Her tür aracın, güvenli bir şekilde, tasarıma uygun hız limitleri içerisinde, yaz kış zorlanmadan ve ekonomilerini bozmadan yol alabilecekleri rota seçiliyor.

Örneğin, A'dan B'ye düz bir yolda gidemiyorsan (mesela Konya'da gidebilirsin ama Bolu'da gidemezsin) düşey ve yatay Kurplar (Viraj) yaparak yolu bağlıyorsun. Onda da mesela yatay kurp yaptın ama çok toprak işi çıktı, bu sefer viyadük yaparsın, baktın viyadük 200m yükseiğinde çıkıyor, ekonomisi hesaplanır gerekirse yardırarak tünelle geçilir falan.

Kısaca yol için kriterler veriliyor: Kaplama tipi + Araç tipleri + Max Hız vb. Ona göre inşaat mühendisleri A-B arasında projesini en ekonomik ve güvenli olacak şekilde hazırlıyorlar.

Mesela şehir içinde böyle bir şey yok, şehir planlamamız süper ileri olduğu için. İstanbul'daki eşek osurtan yokuşları falan tamamen saçma sapan işler.


malheiros
(20.08.19)
(8)

FPS Oynamak İstiyorum

God of War, Assains Creed (miydi neydi), CoD, DOTA vs izlemeyi çok severim. Abim, eşim vs oynarken de mutlaka izlerim, yorumlarım AMA ben oynayamıyorum; çünkü kriz yönetimi sıfır.Kaçma, savaşma, donma tepkilerinden "bütün tuşlara basıp bağırma" tepkisini veriyorum. Oyun oynarken çok geriliyorum yav.
God of War, Assains Creed (miydi neydi), CoD, DOTA vs izlemeyi çok severim. Abim, eşim vs oynarken de mutlaka izlerim, yorumlarım AMA ben oynayamıyorum; çünkü kriz yönetimi sıfır.
Kaçma, savaşma, donma tepkilerinden "bütün tuşlara basıp bağırma" tepkisini veriyorum. Oyun oynarken çok geriliyorum yav. Üstüme düşman, yaratık gelinve çok panikliyorum, kaçamıyorum.
Değil ki SNES'le büyümüş insanım, Legend of Zelda'nın çoğu oyununu oynadım. Killer Instict'te (zenginmişiz küçükken, öyle sıtrit faytır değil de killer instict oynadım hep) çılgın atardım. Acaba üç boyutlu oyunlara mı ısınamadım?

Nasıl kazanıcam ben bu oyun kontrolü olayını? Ne önerirsiniz? Beni de alın aranıza ya, ben de oynıycam! Ha DOTA'ya bulaşmam çünkü gerçek hayattan kopmak istemiyorum ama çocukluktaki gibi eve gelip oyun oynama hayali kurmayı özledim

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(18.08.19)
god of war gibi saçmalık oyunlarda zaten hangi tuşa basacağını ekranın ortasında ekran kadar boyutta gösteriyo abi, fps oyunlar bu arada half-life kantır gibi silahın namlusunu görebildiğin oyunlar.


nahtoderfahrung
(18.08.19)
@nahtoderfahrung, o kadar bilgisizmişim demek ki, pardon. Peki benim saydıklarım hangi kısaltmaya giriyordu? Kantır da dahil bu arada, onu da oynamak istiyorum.
Ya demeye çalıştığım o kriz anını nasıl yönetebileceğim, daha sakin kararlar verebileceğim kısmı.

Bir de rahatça oynayabildiğim tek oyun Portal çünkü sessiz sakin düşünebiliyorum ve bu ayrıca hoşuma gidiyor.


mor bembombom
(18.08.19)
Sessiz sakin sniper elite var pusup oynamalık. Paniklemek ve heyecan normal. oynadıkça üstesinden geliyorsun.


bahoho
(18.08.19)
gow veya AC için doğrusu action (belki action adventure) demek.

FPS'nin tanımı için (bkz: sen bi silahsın gidiyosun)

alışkın olmayan biri için counter strike bence kolay bir oyun değil.

portal sevdiyseniz the talos principle'a bir bakın.


celeron 300a
(18.08.19)
Fps demenize ragmen DotA'ya cok vuegu yapmanizdan mutevellit LOL'u deneyebilirsiniz. sirf rts (real time strategy) istegi korelsin diye. yoksa çöp. kadinlar cokca counter strike oynuyorlar. cok da oynanan eglenceli bir oyun aslinda deneyebilirsiniz. tam olarak ne istiyorusnuz acaba, baska insanlarla oynamak mi, yoksa oyun turu olarak silahli falan bir sey mi istiyorsunuz acabağ?


sparkle kiddle
(18.08.19)
Fps oynamak istiyorsan Half-life 2. Harika bir yol hikayesi :D Üzerine düşmanlar geliyor ama atmosfer ve sürekli oradan buraya gitmek oyuna çok güzel yedirildiği için daralmazsın :)

Fps mantığına devrim yaptıran, fps oyunları değiştiren ise modern warfare 1-2. Burada full aksiyon full çatışma var ama eskiden fps oyunları basit hikayeli ve sadece vur kaç yaptığın oyunlardı ama modern warfare serisi bunu değiştirip işin içine güzel bir hikaye ve sinematik öğeler kattı. Hiç oyunlarla alakası olmayan bile modern warfare 1-2 ve 3. oyunu sever :)

Hee yok fps oynamak istiyorum ama çatışma istemiyorum diyorsan. Walking simülator oyunlar var. Bunlar, güzel yeri geliyor duygusal, sonunu merak ettiğin güzel hikayeleri sana bir şey yapmadan oynatıyor. Arada 2-3 bulmaca çözüyorsun ama mantık olarak sadece yürüyğp hikayeyi tamamlıyorsun.

Mesela:
Dear esther
Gone home
firewatch
what remains of edith finch

gibi.


eazy
(18.08.19)
@sparkle kiddle, oyunlarda krizle başa çıkabilmek diyelim. Yoksa illa şöyle diye belli bir kısıtlamam yok. Esas olay kontrolleri sağlamakta bitiyor, ben kontrollere alışana kadar defalarca ölüp de oynamaktan soğumayım deyim.
Mesela Battlefield oynadım az önce (yaklaşık üç saattir), gayet hoşmuş. Kontrollere de alıştım gibi.

Yazılan her oyuna bakıcam, ucuzsa deniycem. Teşekkür ederim.


mor bembombom
(18.08.19)
Doom 3, Quake 4 gibi 2000'ler klasikleri yine yukarıda tavsiye edilen Half Life 2 ve episodları unutulmaz oyunlar. Half-Life tarzı oyunlarda bulmaca çözme yeteneği de işin içine giriyor. Battlefield 1942 ücretsiz, hemen her makinede çalışır bir WW 2 oyunu. Güzeldir. İlk Red Faction oyunu ve delice arena kapışmaları için Quake III de listede bulunsun.


rosencruz
(18.08.19)
(5)

En Kafa Meslekler Grupları?

Benim mi dikkatimi çekti, bana mı denk geldi bilmiyorum ama özellikle veterinerler ve diş hekimleri hep güzel mizah anlayışına sahip oluyorlar sanki. Bu aşırı bilimsel tespitimi, yaklaşık 4-5 veteriner ve 4-5 diş hekiminden yola çıkarak yaptım.Mesela psikologlar espri yapmaya çalışınca "komik ama ço
Benim mi dikkatimi çekti, bana mı denk geldi bilmiyorum ama özellikle veterinerler ve diş hekimleri hep güzel mizah anlayışına sahip oluyorlar sanki. Bu aşırı bilimsel tespitimi, yaklaşık 4-5 veteriner ve 4-5 diş hekiminden yola çıkarak yaptım.
Mesela psikologlar espri yapmaya çalışınca "komik ama çok acımasızca" diye ağlıyor insanlar eheh.

Hadi ülkenin son konumundaki gibi en ufak cümleden kavga çıkarmadan, ayrıştırmadan, kötü niyet yüklemeden, saygı sınırlarını aşmadan meslek gruplarına sataşalım!
Sizce nasıl mizah anlayışları?
mor bembombom
(15.08.19)
En eğlenceli matematik öğretmenleri bence -_-


üğpoıuy
(15.08.19)
Öğretmenler +1


Delay Fuze
(15.08.19)
Benim gördüğüm kadarıyla hemşireler kadar gamsız, dertsiz bir meslek grubu daha yok.
Hep "hadi şurada eğlenelim", "dur biraz da burada coşalım" tarzında takılıyorlar.
Çok da güzel muhabbet edilen, komik, eğlenceli insanlar.


Doktor. Ben doktorlarla iyi anlasiyorum genelde. Erkek doktorlardan artist cikabiliyor ama kadin doktorla simdiye kadar sikinti yasamadim, aksine gayet iyi oluyorlar. Muhabbetleri guzel oluyor. Kafa meslek grubu.


stavro
(15.08.19)
Saymadigimiz meslek kaldıysa elden ele ulastiraljm arkadaslar

Öğretmen, mühendis, diş hekimi, doktor, hemsire, veteriner


üğpoıuy
(15.08.19)
(7)

Tahammül Azlığı

Yahu ben dünyanın en sakin, en anlayışlı, en raad yedinci insanıydım. Geçtiğimiz iki senede zorlu şeyler yaşadım, o şekil şu şekil toparladım ve şimdi iyiyim AMA tahammülsüzlüğüm geçmiyor arkadaş. Antidepresanı her ay bırakmaya meylediyorum, zaten çok düşükteyim şu an ama iki gün almayınca millete k
Yahu ben dünyanın en sakin, en anlayışlı, en raad yedinci insanıydım. Geçtiğimiz iki senede zorlu şeyler yaşadım, o şekil şu şekil toparladım ve şimdi iyiyim AMA tahammülsüzlüğüm geçmiyor arkadaş. Antidepresanı her ay bırakmaya meylediyorum, zaten çok düşükteyim şu an ama iki gün almayınca millete kafa göz dalasım geliyor. Günlük bir planım işlemeyince "ULAN BU BÖYLE Mİ OLUR?!" diyesim geliyor, kendime de çok kızıyorum.
Yarın soruşturucam ama yine de buraya sorasım geldi.

E şimdi benim kişiliğim mi değişti? Psikologlar bunu da açıklasın!!1!bir!
Şaka bir yana, nasıl düzelicem? Ben eski halimden memnundum. E şimdi eskiden beri tahammülsüz biri olsam anlarım ama aradaki değişimi bizzat görüyorum ve çok rahatsız oluyorum.
Davranışçı mı gideyim?
Ekleme: Mesela yürüyen merdivenden çıkıp duran insana, dar yolun tam ortasınfa yavaşça yürüyen insana sövüyorum içimden gibi.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(14.08.19)
Aynı sıkıntı bende de var son 2 yıldır. Antidepresan kullanmıyorum ama önümüzdeki günlerde bi doktora görünmeyi ve uygun görürse başlamayı planlıyorum. Ota boka kavga eder oldun, hayat konforunu çok bozan bir durum.


en bi orijinal
(14.08.19)
E ilacı veren doktora bir danissana @morbe?

Regl öncesi gibi mi


üğpoıuy
(14.08.19)
psikolog olan sen değil misin, bizim sana sormamız lazım :)

sen yine iyi içinden sövüyorsun, ben kalabalıkta yürümeyen insanları itiyorum. veya ben metrodan vs inmeye çalışırken yol vermeyip üstüme çıkmak suretiyle binenleri söylenerek itiyorum. bence bu tahammülsüzlük değil, yani tahammül edilecek gibi değil ki insanlar. sokaktan motoru bağırtarak geçenlere geber diye bağırıyorum (motorun sesinden duyulmuyor). hele davul zurna sesine... sokak düğünü... neyse o konuya girmeyeyim :@@@

neyse sorun sende değil demeye gelmiştim. sabır taşı olsa çatlar. tabi psikolog olan sensin, benim bakışım tamamen yanlış olabilir.


pati
(14.08.19)
Ekşiyi azalt. Bir süre gündemden uzak dur. Avrupa seyahatlerinde gördükleri görgü kurallarını, nezaketi bizde niye yok!1!!1!11 diye pompaladılar millete sonra sokakta, caddede kendi insanına düşman oldu millet. Evet benim de hoşuma gitmiyor ama kabullenmek gerek. Daha o seviyeye var.


mekaniker
(14.08.19)
velkam tu törkiy. aynı şeyi yaşayan baya bir insan varmış demek ki, kendi adıma sevinsem de kolektif açıdan üzüldüm. sebebi bazılarının inadına medeniyeti kabul etmemekteki inadı. ayrıca hatalı olup da hatasını kabul eden insana rastlamayalı bi beş yıl olmuştur herhalde.

mekanikerin tavsiyesine ben de uyacağım. onun dışında şöyle ormanda ağaç ev yapıp yaşamak mantıklı gelmeye başladı. Ne kadar az insan o kadar az saçmalık, gürültü, huzursuzluk.


windows95
(14.08.19)
Yaşadıklarımız sanırım bize bir süre sonra yol su olarak dönüyor. Bazı şeyler birikmiştir,kaldıracak enerjiniz,sabrınız kalmamıştır. Burada mesele sadece insan ların davranışları değil,kendinize de istediğiniz şeyi yerine getiremeyince kızdığınızı yazmışsınız. İmkanınız varsa terapi alın derim,kaygı bozukluğuna filan dönüşmesin. Yazılanlara bakılırsa psikologsunuz,hele bir de terapi filan yapıyorsanız kendinizi özellikle korumanız lazım. Spor,dans gibi fiziksel bir etkinliği hayatınıza katın derim,tabii eğer halihazırda yapmıyorsanız.


asteriks
(14.08.19)
aslında tahammülsüzlük değil de, asıl sorunun stres gibi. Stres insanı buna benzer bişeye dönüştürür. Stresli olduğum zaman “bokumla kavga” ederim. Stressiz olduğum zaman da dünyanın en “yav aman ölmicez mi beeee, takma” insanı olurum.


(2)

Mesai Geçirmelik Oda Kaçış Oyunu

Son altı saat, sonra ver elini güzel tatil.Oda kaçış oyunu manyağı olarak play store'daki gözüme kaliteli gelen hemen her oyunu oynadığımı düşünürken dün Agent A diye bir oyuna başlayıp bugün bitirdim.Artık aramaktan sıkıldığım için soruyorum. Üstüme android'de oynamalık kaçış/bulmaca oyunu önerisi
Son altı saat, sonra ver elini güzel tatil.
Oda kaçış oyunu manyağı olarak play store'daki gözüme kaliteli gelen hemen her oyunu oynadığımı düşünürken dün Agent A diye bir oyuna başlayıp bugün bitirdim.
Artık aramaktan sıkıldığım için soruyorum. Üstüme android'de oynamalık kaçış/bulmaca oyunu önerisi atıversenize. Bunun bir kaynağı, takip edebileceğim bir mecrası varsa o da olur.

Oynadığım oyunlar:
Room Serisi (benim bebişim, benim kıymetlim)
House of Da Vinci
Rusty Lake'in bütün oyunları (zaten cube escape serisini keşfettikten sonra bir hafta kimse bana ulaşamadı)
Cage mi, Bird mü ne escape. Kuşu altın kafesten kurtarıyoruz, "vatanım" diyor falan (beğenmedim)
Agent A (kontrollerde biraz gıcık ama esprilerine ve bulmacalarına bayıldım)
Isoland 1-2
Machinarium
Bilimum "50 doors escape" gibi saçma sapan ve oyun zevkini öldüren oyunlar. Yolluktan zorunda kaldım.
Limbo'yu ve Monument Valley'i beğenmedim ya da anlayamadım.

Şey oyunlarını bulmaca gibi görmüyorum. Hani bu boru döşeyen, yok sonraki adımda daha farklı boru çeşitleri gelen falan nıç.

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(09.08.19)
pugb oyna istersen çok zevkli. hele biz arkadaşlarla oynuyoruz ayrı zevkli oluyor.


sizofren06
(09.08.19)
@sizofren06, pubg'de inanılmaz geriliyorum, o yüzden oynayamıyorum. Ben sessiz sakin, kendi kafasında oyun seviyorum.


mor bembombom
(09.08.19)
(3)

Kediye Sonradan Alerji Geliştirmek

Bunu daha dün öğrendim ve resmen bütün kaygılarım tetiklendi. Karganın yavrusu kendine kuzgun misali aşırı çok sevdiğim, dünyanın en tatlısı bir kedimiz var (anlatım bozukluğu nedir, nerede yetişir) ve şu an "her an alerjik olabilirim" diye kendi kendimi yemeye başladım. Sorularım şunlar:1) Durduk y
Bunu daha dün öğrendim ve resmen bütün kaygılarım tetiklendi. Karganın yavrusu kendine kuzgun misali aşırı çok sevdiğim, dünyanın en tatlısı bir kedimiz var (anlatım bozukluğu nedir, nerede yetişir) ve şu an "her an alerjik olabilirim" diye kendi kendimi yemeye başladım. Sorularım şunlar:

1) Durduk yere niye alerji olsun ki yav? Çok saçma. Çocukken de hayvanla büyüdüm, ev arkadaşlarımın kedi ve köpeklerine de baktım. Çok büyük haksızlık gibi geliyor gelecek dönemde alerji çıkması ihtimali. Yaygınlığı ne bunun? Kediyi öpmeyim/ısırmayım mı artık?

2) Çıkarsa tek çözüm alerji ilacı kullanmak mıdır? Tabiy ki yavrumu evden göndermiycem ama olası bir durumda alerji ilacı her şeyi çözer mi?

3) Bende de eşimde de hiçbir şeye alerji yok. İleride çocuğumuzda olma olasılığnı düşürür mü bu ya da alakasız biçimde çocuğumuz kediye alerjik doğabilir mi? E öyle durumda ne yapılır? Cidden dillendirmek bile istemiyorum ama kediyi göndermek zorunda mı kalırız?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(05.08.19)
Bende de sonradan çıktı, evde iki yetişkin kedimiz var. 2 3 senedir bunu çekerek yaşıyorum. Bazen artıyor bazen azalıyor.

Yatak odasına girmelerine izin vermeyin, evi sık sık havalandırın-yaz kış- , koltuklara örtü serin sık sık bunları yıkayın, gardroba zinhar girmesinler. Kabanlarınızı atkılarınızı ortada bırakmayın üstüne oturmasınlar. Kedi sevdiğiniz elinizi gözünüze değdirmeyin. Göz için patanol damla, diğer semptomlar için çok kötü olursam ancak alerji ilacı içiyorum. Bu arada tatile gidip dönerseniz mesela dönüşte tekrar alışana kadar alerji artar. Sürekli birlikteyken daha az hissediliyor.


mabesa
(05.08.19)
Kedi ile büyüdüm. Sarmaş dolaş uyurduk. Önce 27 yaşlarında ablamda alerji oldu. So ra aynı yaşlara geldiğimde bende oldu. Kaldı ki o zaman kendi evimde 2 kediyle yaşıyordum.

Önce antihistaminiklerle ko trol altına almaya çalıştım. Eve dyson süpürge ve yine dysonun el süpürgesini aldım. Kurutma makinası aldım. Koltuklara örtüler serdim ve günlük değiştirip yıkadım. Yatak odasına girmelerine izin vermedim, kumlarını eşim temizledi ben dokunmadım. Ev temizliğini de günlük olarak eşim haftalık olarak da yardımcı ile hallettik ben tüylerle mümkün olduğunca az temas ettim ama işe yaramadı.
Eşinle ayrılık dönemine denk geldi, kedileri eski eşime bırakıp çıktım. Bütün bu önlemlere rağmen ağır astım krizleri geçiriyordum. Yıllar oldu hala evinde kedi köpek kuş besleyen birine ziyarete gidersem yarım saat sonra astım krizine giriyorum.
Lanet gibi bir şey benim için, artık uzaktan sevmek zorundayım.


balik kraker
(05.08.19)
Başıma geldi ne yazık ki,

Öncesinde kedileri deyim yerindeyse ağzıma sokardım. evimde kedim vardı. her yerde kedi besler kedi severdim. Fakat 2014 yılında bir grip geçirdim. O sıra ne olduysa astım belirtileri göstermeye başladım. Nefesim tıkanmaya başladı. Gripten sandım. Sonra fark ettim ki kedilere alerjim çıkmış. Grip geçip astım geçmeyince bunu anladım. (Daha önce astımım yoktu). Neyse idare etmeye çalıştım, evi temiz tutmaya kediyle olabildiğince az ilişkiye girmeye çalıştım. Fakat ölümün eşiğinden döndüm. Semptomlar giderek arttı. Önce solunum yolu, sonra vücutta kaşıntılar, sonra gözlerde kızarıklıklar derken arttı. Mecbur kedimi başka birine sahiplendirdim. Sonra kademe kademe geçti. Sahiplendirmemek için çok uğraştım ama olmadı. Aklına gelecek her ilacı denedim.

Şimdi bir evde bir kedi 1 saatten fazla kalmışsa ve ben kediyi görmesem bile o eve o odaya girdiğim gibi alerjik belirtiler göstermeye başlıyorum. Nefes alamama, ciğerlerde hırıltı, gözlerim kızarıyor, göz bebeklerim küçülüyor, derim kaşınıyor. Dediğim gibi kediyi fiziki görmeme gerek yok, belirtiler sayesinde bu evde kedi varmış diyebilir hale geldim. İlaçlar işe yaramıyor. Kedilerin 2 başını seviyorum dışarıda nefes sorunu yaratmasada kediyi sevdiğim elim ve onun dokunduğu yerler kaşınmaya başlıyor. Bir çözüm aradım doktor gördüm ama bir çare bulamadım.

Özetle böyle bişi olursa çok zor. Ama sen yine evrene iyi mesaj yolla ve bunları aklına getirerek çağırma :) kedi güzel şeydir


ManikD
(05.08.19)
(8)

Neden Yaz Dizisi Yok Yav?

Hayır tabii ki sadece belgesel izliyorum. Arada kedi kumandada 24'ü tuşluyor, üstüne sıradan tek tek kanalları geçiyor diye denk geliyorum.Neyse dizilerin ilk bölümlerini izleyip sonra fragmandan takip etmeyi ya da beyin hücrelerimi öldürmek için ara ara izlemeyi seviyordum ben ya. Şimdi fark ettim,
Hayır tabii ki sadece belgesel izliyorum. Arada kedi kumandada 24'ü tuşluyor, üstüne sıradan tek tek kanalları geçiyor diye denk geliyorum.

Neyse dizilerin ilk bölümlerini izleyip sonra fragmandan takip etmeyi ya da beyin hücrelerimi öldürmek için ara ara izlemeyi seviyordum ben ya. Şimdi fark ettim, iki tane mi ne var. Onlar da benim için bile düşük seviyeli. Erkenci Kuş'u hiç izlemedim, pişman değilim ama beş senedir kesinlikle modayla ilgili işine tutkun, genç, başarılı ve -bakın burası çokomelli- kaslı abiler ile minnoş, şirin, bir iki halk dilinden konuştuğu için "doğal" geçinen ablaların aşırı kavuşamamalı aşkını konu alan diziler milli servetimizdi.

Niye yok bunlar yav bu yaz? Hayır beynim doluyor, allah korusun akşamları kitap falan okuyup sinapsları arttırırım falan. Korkuyorum.
mor bembombom
(03.08.19)
Netflix ne diye var Allah askina


olaylar olaylar
(03.08.19)
Türk dizisi izleyen kalmadı çünkü de ondan. Bazı türk dizileri bile internet ortamına kaydı. Margarinci hanımlar için yaz dizileri pek çekilmiyor. Günlük diziler veya Teve 2 gibi kanallarda yayınlanan eski diziler iş görüyor diye düşünüyorlar.


Psycho Mantis
(03.08.19)
ben izlemediğim için.


bonanza
(03.08.19)
@olaylar olaylar, netflix'ten bir şey açtığımda pür dikkat izlemek zorunda hissediyorum kendimi. Oradan boş bir şey izleyince sanki zamanım boşa gitmiş gibi geliyor ama yaz dizisi izlerken bulmaca çözüyorum, burada gereksiz başlıklar açarak eğlenebiliyorum bari. Zaten Netflix'ten gerçekten boş şeyler izleyemiyorum. Derdimi sevebilirsiniz.

@üğpoıy, tam şu anda göremedim. Galiba belli günlerde tek tük diziler var ama cumartesi evde oturan ezik insanlar için dizi yapmamışlar galiba. Not: Atv'yi en son Hatırla Sevgiliyle izlediydim (gerçekten), onu hiç saymıyorum.


mor bembombom
(03.08.19)
afili aşk mı ne var sürekli denk geliyorum aradığınız tarz olabilir.


tabirimekruh
(03.08.19)
her yerde sen diye bi dizi reklami goruyorum ara ara fox'ta. yaz dizisi mi kistan beri devam mi ediyor bilmiyorum ama yaz dizisi tipi var. bi bak istersen


in vino veritas
(03.08.19)
afili aşk
kanal d
çarşamba 20:00

sanırım3-4 bolum oldu, arayı kapatırsın.

nedir:
guzel kız
yakışıklı erkek
şık mekanlar ve araçlar
birkaç artı daha eklenebilir

sonuc: guzel bir yaz dizisi


efemsradyo
(03.08.19)
Egenin hamsisi


olaylar olaylar
(04.08.19)
(5)

Çocuğunuzu Gönderdiğiniz Okula Bakıyor Musunuz?

Ekleme: Oha destan yazmışım, pardon. Bir de lütfen "ay yeter" gibi yazmayın, belli ki destek veya yapıcı eleştiri istiyorum diye açtım soruyu. "Bırak şu patronların peşini" diyenin elden maaş verdiğini düşünürüm. Kırmayın şu zararsız kardeşinizi.Biraz ben de iç dökeyim çünkü yetiştirmem gereken bir
Ekleme: Oha destan yazmışım, pardon. Bir de lütfen "ay yeter" gibi yazmayın, belli ki destek veya yapıcı eleştiri istiyorum diye açtım soruyu. "Bırak şu patronların peşini" diyenin elden maaş verdiğini düşünürüm. Kırmayın şu zararsız kardeşinizi.

Biraz ben de iç dökeyim çünkü yetiştirmem gereken bir sürü şey var, neden olmasın?
Neyse, Doğa Kolejiyle biraz daha duyuldu ama ben uzun süredir bunu sormak istiyordum.
6-7 senedir buradayım, iş yeriyle ilgili maruz kaldığım her türlü saçma durumu yazdım ve çok destek gördüm (sağ olun).

Anaokulunda da çalıştım, özel eğitimde de. Bir daha buralarda çalışmaktansa işsiz kalmayı yeğlerim, o derece lanet ediyorum eğitim sektörüne.
En çok da canımı acıtan şey şu: Acayip Atatürkçü takılan, of böyle nasıl ilerici gözüken patronun, .alıştığım süre boyunca pislik gibi hissettirmesiydi galiba. Yani tam mobbing değildi ama orada böcek gibi olduğunuzu hissediyordunuz ama çok modernlerdi, yerseniz.

Beş sene geçti, ben hâlâ anaokulu deyince ürperiyorum. Bizzat patron olacak yavşak meslektaşım sağ olsun, o kadar güzel ikiyüzlü olunabileceğini gösterdi ki benim de şemalarım değişti.

Çocuklarla bir arada olmayı sevmediğimi bütün çevrem bilir. Çocuk görünce "aha ehe ben de x, aaa burada bak ne vaaar?" gibi eğlenceli bir insan olamadım. Çocukla çalışmayı da hiç sevmem ama şimdiye kadar işimden nefret ettiğim seneler boyunca hiçbir çocuğa maddi manevi zararım olmadı, olamaz da.
Bununla birlikte veliler tarafından aşırı sevilen, velilerle bal börek olan ama çocuğa kuytuda vuran öğretmen gördüm. Kanıtım yok, yeni mezunken şikayet etsem dinlemezler diye söyleyemedim. Şimdi olsa ağızlarına sıçardım, zaten şimdi bana böyle davranacak herhangi bir insanı mahvederim.
Diğer taraftan (çok gömdüm ama hak yememek lazım) çocuklara aşık, mesleğine aşık bir öğretmen vardı. Resmen çocuklarına tapıyordu ve çocuğumun onunla olmasını çok isterdim mesela. Keşke her öğretmen o şekilde olsa (veya olmasına izin verilse).
Bu arada ekleyim, lütfen "bütün öğretmenler kötü, of berbat" gibi algılamayın. Lafım asla işini yapanlara değil, sadece kendi yaşadıklarımdan ister istemez etkilendiğim için yazıyorum.

Ben artık ister istemez şunu düşünüyorum. İleride çocuğum olduğunda nasıl güvenicem? Hadi ilkokul ve sonrasında çocuk derdini anlatabilir ya da kısmen daha kontrol edebilirim gibi; ama özellikle anaokulunda nasıl güvenebilir ki bir insan? Çocuğum olursa muhtemelen idarenin başını ağrıtan o manyak velilerden olucam.
Bütü bu duyuruyu niye yazdım? Çünkü yeğenim seneye anaokuluna başlayacak, harıl harıl okul arıyorlar memlekette ve ben onları ürkütmemek için çok karışmıyorum ama olay en nihayetinde şuna geliyor: Yeni mezunun köpek gibi çalıştırıldığı yerde çocuk ne hayır görecek? Velilerle bal börek geçinen kişilerin, çocuğa zarar vermediğini nasıl bilicez?
Bizzat kendimden biliyorum. İlk girdiğimde çok çabaladım, araştırdım, çocuğa ulaştım falan. Sonra baktım beni kimse sallamıyor, maaşa zammı 100 tl yapıyor. Artık o kadar da uğraşmamaya başladım. Baktım (çalıştığım yerde) bizzat öğretmenler "aman 2+2'yi öğreteceksin, ne var bunda?" diyor, ben de çok kasmamaya başladım. E çocuk daha iyisine layık, niye bu konuda eğitim almamış insandan eğitim alıyor ki? Neyse.

Kafamda biraz manyakça ama bence güzel bir plan var. Yeğenim için okul seçtiklerinde gidip oradaki yeni mezun öğretmeni veya psikologu kafalasam ve ağzından laf alsam diyorum. En sağlam bilgiyi onun söyleyemediklerinden alırım gibi geliyor. Hatta bana kalsa MMPI doldurturum, belli sonuçlara göre çocuğu çat diye çekerim vs. Manyakça ama ciddiyim.

Ben eğitim sektöründen (üç sene çalışarak) teğet geçen bir insan olarak oradakilerden bu kadar illallah etmişken ileride veli olarak nasıl güvenicem ve siz nasıl güveniyorsunuz?

Hâlâ benim gereksiz sistem eleştirilerime katlandığınız için teşekkür ederim.
mor bembombom
(01.08.19)
bakıyorum. hem de nasıl bakıyorum.

anaokuluna verirken gittim, öğretmenlerin birkaçına kaç yıldır o okulda olduklarını rastgele sordum, çocuklarla iletişimlerine baktım, çocuğumla oynamalarını, kucaklamalarını istedim, geçmiş yıllarda çocuk göndermiş insanlarla konuştum.

bununla kalmadım, maaşlarını öğrendim, tam rakam üzerinden sigorta ödüyorlar mı, öğrendim. öğretmenleri hangi okullardan mezun, kaç yıl tecrübeli, meslekte kaçıncı yılları falan hep öğrendim.

işe yeni giren bir öğretmeni kafaladım, bir kahve ısmarlayıp bir güzel okulun içini döktürdüm, diğer öğretmenlerin ve yöneticilerin dedikodusunu yaptım. maaşlar düzenli yatıyor mu, izinler düzenli veriliyor mu, öğretmenlere nasıl bir alan tanınıyor, çalışan insanlar kendilerini iyi hissediyor mu çatır çatır anlattırdım. hatta bu aşamada teraziyi kaçırıp kadına biraz kur yapmış bile olabilirim, ehm. çocuğu verince sınıf arkadaşları ile parkta oyun grubu gibi bişey kurdum, öğretmenleri nasıl yaklaşıyor, nasıl şakalaşıyor, ne yapıyor hepsini döktüm.

okuldaki tüm öğretmenlerle sosyal medya arkadaşı oldum, evli olanların eşleri ile tanıştım, çocuğu olanlara hayırlı olsun demeye evlerine gittik. orada daha da derin dedikodular yaptık.

sahibinin kızı ile tanıştım, hobisini öğrenip onunla muhabbeti kurdum. ne var ne yok bir de onun ağzını aradım. anası babası okulda ne yapıyor, öğretmenlere bağırıyor mu, mobbing yapıyor mu, çocuklarda bir sıkıntı olunca sümenaltı ediyorlar mı, elimden geldiği kadar konuşturdum kızı.

baktım ki kurum gerçekten düzgün, rahat rahat gönderdim. epey abarttığımın farkındayım, burayı okuyorlarsa lütfen kusura bakmasınlar. çocuk emanet ediyorum, ne yapaydım!?


babilbaligi
(01.08.19)
haha babil’e katılıyorum benim annem de beni 1.sınıfa (devlet okuluna) göndermeden önce böyle şeyler yapmıştı :D sonra sınıf annesi diye bişey vardı, hala var mı bilmiyorum. annem 5 sene boyunca sınıf annemiz olmuştu. ondan başka olmak isteyen veli de yoktu zaten. habire sebep yaratır okula gelirdi. beni değil, okulu kontrole gelirdi.

çok da iyi bir eğitim hayatım oldu ve bence annem sayesinde oldu. yani okulu hiçbir zaman çok sevmedim ama hep başarılıydım. aile bu kadar ilgi gösterip önemseyince çocuk da önemsiyor bence. asla abartı gibi görmüyorum. ben de ileride bir çocuğun eğitim hayatından mesul olursam kesin didik didik araştırırım. internetten bluutuut hoparlör alırken bile günlerce araştırıyoruz. ya da onu geç, yemek yaparken bile minimum 4 farklı yerden tarif bakıyorum ben. çocuğun geleceği için en önemli şeylerden birini mi araştırmayacağım.


sorduğun soruya teşekkür ederim. beni uzak durulması gereken insan tipleriyle tanıştırmış oldun. ikisini de tek tek not aldım. muhatap olmayız umarım bir daha.

manyak mısınız olm? bir tek sizin çocuğunuz mu paşa ya da prenses? neden paşa ayrıca? neden prens değil?

neyse bir baba olarak bunu sağlıklı bulmuyorum.

allah bu manyakların hepsine yurtdışı göstersin diliyorum. çocuğun okuluna randevuyla bile almıyorlar. veli karıştırmıyorlar. para istemiyorlar. eğitim on numara. iletişim on numara. çocukların yetiştirilmesi gayet iyi.

allah hepinize nasip etsin inşallah da böyle psikopat takılmayın. burada herhalde intihar ederdiniz okula alınmayınca..


ozdek
(01.08.19)
Paşalıktan ya da prenseslikten dolayı değil @ozdek. Sadece bizzat gördüklerimden sonraki güvensizliğimden bahsediyorum.
Yurt dışında denetim hakkıyla yapılıyordur diye düşünüyorum (en azından bizden iyidir) ama ben çalışırken denetim geldiğinde "cnm sen bi dolaş, çağırınca gel" deniyordu.

Çocuğun başına gelecekleri %100 kontrol edemeyiz ama niye elimizden geldiğince dikkat etmeyelim ki? Yeterli iş tatmini sağlanmayan öğretmenin, hırsını çocuklardan çıkarmayacağını nereden bilelim?


mor bembombom
(02.08.19)
@özdek: devlet düzgün denetledi de, biz mi salça olduk? keşke kurumlar işlerini yapsa, biz de böyle şeyler yapmak zorunda kalmasak. fakat bu gözler neler gördü neler...

yurtdışı için de, inş cnm ya.


babilbaligi
(14.08.19)
(4)

Hangi Hocadan Referans?

Bu son, valla son. Daha önce 5824727 kere duyurusunu açtığım iki önemli hocadan biri kabul etti, diğeri çok güzel reddetti ama bana iki tane referans mektubu lazım.Şimdi birinci adayımız, kırmızı köşede profesör ve otuz üç mü ne senelik doktor. Beni sever, sayar sağ olsun. Zaten annemden çok onu gör
Bu son, valla son. Daha önce 5824727 kere duyurusunu açtığım iki önemli hocadan biri kabul etti, diğeri çok güzel reddetti ama bana iki tane referans mektubu lazım.

Şimdi birinci adayımız, kırmızı köşede profesör ve otuz üç mü ne senelik doktor. Beni sever, sayar sağ olsun. Zaten annemden çok onu görüyorum, iyiyiz ama sonuçta benim alanım psikiyatri değil, psikoloji.

Diğeri alandan, bizim camiada tanınan ve bilinen biri. Henüz doktorası var sadece, önü çok açık yaldır yaldır gidiyor. Şu an bir üniversitede akademik mi çalışıyor bilmiyorum.
O da beni sever sağ olsun AMA benim çalışmak istediğim alandan çok farklı alt alanda, hatta sosyal hizmete kaydı gibi. Yine de başvuracağım okulun hocaları onu iyi tanıyor, sözüne güvenirler diye düşünüyorum.

E alakasız alt alan ama aynı meslek mi, yoksa ilgili alt alan ama faklı meslek mi daha geçerlidir akademik camiada?

İstemeye çekindiğim (ve iyi halt ettiğim) için önce emin olmak istiyorum. Arada kaldım. Teşekkür ederim.
mor bembombom
(31.07.19)
prof


İkisinden de alsan olmuyo mu? Fazla mektup göz çıkarmaz :D

Ama illa birini seçiyorsak prof


lcha
(31.07.19)
Türkiye'de referans mektubu sadece bir kriter. Ne yazmış diye dikkatli okuduklarını düşünmüyorum. Bence kimden alabiliyosan ondan al.


integrative
(31.07.19)
(11)

Hava Çok Güzel Değil Mi Ya?

Hep dert yanıyorum. Bu sefer mutluluk paylaşıcam. Evet klasik muhabbet, her türlü geyiğe açığım ama "of bıkmadınız" muhabbetiyle bozmazsanız sevinirim; çünkü bıkmadım.Hava Ankara'da mükemmelin de ötesinde, tam benim aradığım hava. Güneşin ağırlığını, yakıcılığını, baskınlığını hissettiğimiz; akşamüs
Hep dert yanıyorum. Bu sefer mutluluk paylaşıcam. Evet klasik muhabbet, her türlü geyiğe açığım ama "of bıkmadınız" muhabbetiyle bozmazsanız sevinirim; çünkü bıkmadım.

Hava Ankara'da mükemmelin de ötesinde, tam benim aradığım hava.
Güneşin ağırlığını, yakıcılığını, baskınlığını hissettiğimiz; akşamüstü yanık lastik, asfalt ve çiçek kokularının geldiği; hafif ve sıcak esen rüzgar ve bu saatte dışarı çıkmak için on beş kat giyinmeye gerek olmayan, giyinmenin bir dakika aldığı bir hava.
Açık havaya çıktığınızda nefes alırken hissettiğiniz o boğukluk ve hatta güneşte kalmış arabaya oturduğumdaki kemik ısınması hissi of. Var mı arttıran?

Eeeey sevgili yaz insanları, bence eylem yapıp bu havayı yaz kış devam ettirelim. Kış insanları mağaradan çıkmasın, pis kış insanları! Yallah Sibirya'ya!
Enerjisini güneşten benden fazla alan bi Avatar'daki ateş kralı herhalde.

Tikler yarına gelecek, teşekkür ederim.
mor bembombom
(29.07.19)
aşırı sıcak. sporda götüm çıkıyo. hava soğusa keşke şöyle -15lere falan düşse


(s)AINT
(29.07.19)
Ben de bu havaları seviyorum. Kışı hiç sevmem.


rock n roll
(29.07.19)
Tatilde olmayan bir insanın yazı sevmesini anlayamıyorum.


kardeşim havanızın tadını çıkarın işte, bize niye bulaşıyorsunuz? biz -yallah ekvatora- diyor muyuz? kışı seviyorum çünkü insanı diri tutuyor, yaz hımbıllaştırıyor, ayrıca yaz daha fazla pis koku, daha fazla sinek, mikropların ürediği ortam ve gürültü demektir. neyse keyfini çıkar, şurada birkaç ay kaldı zaten.


night train
(29.07.19)
@night train, neden bulaşıyorum?
Çünkü eğlenceli. Ülkede en fazla böyle ayrımcılık olmasını özledim ve kış insanlarını tek tek tespit edip pis pis suratlarına gülmektense en güzel sataşma yöntemi bu.
Gidip gidip eşimin ensesine hohluyorum ki kış insanı olarak en çok onun siniri bozulsun.


mor bembombom
(29.07.19)
Tuhaf gelebilir belki sana ama ben kışın takvimden gün sayıyorum yaza kaç gün kaldı diye. Kışın anksiyetem de azıyor. Yazın biraz daha rahat ediyorum.


rock n roll
(29.07.19)
yazın böyleysen, kışın nasıl bir insana dönüyorsun merak ettim.


AlsterWasser
(29.07.19)
+36derecenin nesi guzel? Mumkunse bi sibirya bileti alairim.
Gunesten kollarimiz yuzumuz basimiz yandi. Kavrulduk. Bir insan sahil kenarinda degilse yazi nasil sevebilir anlamiyorum.
Yasasin kis insanlari! Yasasin sibirya, kar, soguk.


nax
(29.07.19)
@alster, mutsuz, pislik ve üşüyen bir insana dönüşüyorum. Rock n roll'un dediği gibi gün sayıyorum, gördüğüm en ufak güneş parçasında durmaya çalışıyorum.


mor bembombom
(30.07.19)
iç anadolunun yaz havası iyidir. sahil kesiminde 36 derece iyi bir şey değil. yine de kıştan daha iyi. => ilkbahar wins. (-_-)


Jesus Christ
(30.07.19)
@cizız kırayst, ben de deniz kenarında doğma büyümeyim. Memlekette de bu havaları severim. Hatta oradaki nemin, ağzı burnu sarmasını daha çok severim. Nemden, havayı içiyor gibi olmayı. Ha daha az terliyor olmak bir artı ama sıcak olsun da ne olursa olsun diye düşünüyorum.

İlkbaharın benim nezdimde tek özelliği, yazın habercisi olması. Öyle ya da böyle havalar ısınacak diye beklentiyle mutlu ediyor olması.


mor bembombom
(30.07.19)
(8)

Hocaya Mail Attım, Görmedi

Bana referans olur mu diye kendimi uzuunca açıkladığım bir mail attım (Beni tanıyor diye sorun etmedim ve uygun bir dille açıkladım).Görmediğine eminim, özellikle yanıt vermedi değil yani.E şimdi görene kadar her üç günde bir görgüsüzce mail mi atayım, napayım? İzin alsam yanına gidicem de gidemiyor
Bana referans olur mu diye kendimi uzuunca açıkladığım bir mail attım (Beni tanıyor diye sorun etmedim ve uygun bir dille açıkladım).

Görmediğine eminim, özellikle yanıt vermedi değil yani.
E şimdi görene kadar her üç günde bir görgüsüzce mail mi atayım, napayım? İzin alsam yanına gidicem de gidemiyorum.
Mezun olurken hepimize kişisel mailini de verdiydi sağ olsun. Ona da mail atıcam AMA ya onu da görmezse? Nasıl ulaşıcam ben bu kadına?

Nasıl yapayım eey sayın akademikler ve akademik kalanlar?

Teşekkür ederim.
mor bembombom
(26.07.19)
bölümü arayın. belki izindedir bilgi almış olursunuz izinde olup maillerine bilhassa bakmıyor olabilir. gerçi öyle olsa kesin otomatik mail olurdu da yine de bilgi bilgidir.


AlsterWasser
(26.07.19)
fakülteye yanına git bence.


görmediğine ya da göz ardı etmediğine nasıl emin olabiliyorsun ki
unutmuş bile olabilir yani

telefon aç dahiliden


bir soru sorcam
(26.07.19)
Yaz dönemi akademisyenlere ulaşmak için en berbat zaman dilimidir. Haziran ve temmuz aylarının bir kısmı doktora ve yüksek lisans tez savunmaları ve yeterliliklerle falan geçer, o zamanlar maillerine bile doğru düzgün kontrol etmedikleri olur. Sonra da ortadan kaybolurlar çoğunlukla, tatil yaparlar vs. Tabii ki bu genel izlenimim. Yine de yazın akademisyene mail ile ulaşmak zayıf bir olasılık.

Bence de önce bir üniversiteyi arayarak kendisine ulaşmaya çalış. Fakültede olduğu anlaşılırsa ne yap ne et yanına git kısa ve öz meramını ilet. Eğer dediğim şekilde tatil işlerine girdiyse bir süre daha bekleyeceksin demektir. /;


brena
(26.07.19)
@herkes, bölümü aramaya korkuyorum çünkü niyeyse psikoloji bölümüne yakışmayacak kadar garip bir sekreter var. Bağırıyor, azarlıyor falan. Koskoca insanım, hiç görmediğim o adamdan geriliyorum. O yüzden aramayı hiç düşünemedim bile. Ama dediğiniz gibi en azından okulda olduğunu öğrenirsem gitmeye çalışırım.


mor bembombom
(26.07.19)
Belki de referans olmak istemiyordur. Bir defa daha at istersen mail.


horowitz
(26.07.19)
Santralden sonra direkt hocanın dahilisini arayamıyor musun, sekreterle filan uğraşmadan?

Kişisel e-maili verdiyse ve eğer görmediğimden eminsen ona da aynı maili atıp başına da hocam okulun Mail adresinden yazdım ama görmediğinizi düşündüğüm için bir de buradan yazmak istedim yaz.


şubatsonrası
(26.07.19)
Çook büyük ihtimalle şehir dışında görevli veya izinlidir (herkes otomatik mail kullanmıyor). Oda numarasını biliyorsanız arayın, açmazsa yakın arkadaş olduğu birilerini aramayı deneyin.


cosmicstring
(26.07.19)
(4)

Başıma Bir Şey Gelmeyecekse Hakan Muhafız'ı Beğendim?

Aksiyon filmleri/dizileri bence baştan çok saçma, İstanbul'u nasıl tanıtmışlar diye başlamıştım. Bence Netflix'te Türk dizisi olması güzel bir olay.Millet habire gömüp durunca önyargılı başlamıştım, ikinci sezonun yedi bölümü bitti. Millet neye bu kadar gömüyor? Ortalama aksiyon filmi/dizisi saçmalı
Aksiyon filmleri/dizileri bence baştan çok saçma, İstanbul'u nasıl tanıtmışlar diye başlamıştım. Bence Netflix'te Türk dizisi olması güzel bir olay.

Millet habire gömüp durunca önyargılı başlamıştım, ikinci sezonun yedi bölümü bitti. Millet neye bu kadar gömüyor? Ortalama aksiyon filmi/dizisi saçmalığında bir dizi işte. Türk karakterler izlemek benim hoşuma gidiyor, yoksa yabancı olsa hayatta izlemezdim.

Ha bir kötü eleştirim var: Diyaloglar ve karakterler biraz daha bizden olabilir diye düşünüyorum. Yani biz "senin derdin ne, biliyor musun?" demeyiz mesela. O biraz düzelmiş, en azından küfürlerde falan daha bir doğal olmuş. Yine de tam değil gibi. Genel olarak güzel ama.

Bana biraz şey gibi geliyor. Ülkecenek, kendi insanımızın yaptığı şeyi, kötü olsa bile, destekleyip iyi bir şey yapmaya yöneltmek yerine her deneyeni kötülediğimiz için bir bok yapamıyoruz. E adamlar deniyor, tabii ki eksiği olacak. Yabancı dil konuşanı eleştirmek, trafikte arabayı stop ettireni dat dat dat taciz etmek falan. Bana aynı yapıda geliyor.

Günlük gereksiz sinirimi de boşalttığıma göre soruya geleyim: Siz ne düşünüyorsunuz?

--- İÇ BİLGİ / SPOILER / OKUMAYIN ---




Bence senaryo fena gitmiyor, ana karakter sayılan insanların öldürülmesi de güzel gidiyor. Ben Leyla'nın ölümünü beklemiyordum mesela. İleride belki gözümden düşer ama şimdilik güzel. Faysal'ın "iyi" tarafa geçmesini bekledim; ama esas kötü karakterin Rüya olması fikri hoşuma gitti.

--- İÇ BİLGİ / SPOILER / OKUMAYIN ---
mor bembombom
(24.07.19)
valla iyi güzelde bazı basit durumlar can sıkıcı. hepsini hatırlamıyorum ama, mesela köprüde çatışma sahnesi, faysal ölmüyor niye köprüde hepsine sıkmadı yanlarına gidip tek tek. Ölümlüler ölümsüze silahla sıkıyor sanki bişey olacak.

dediğinize de katılıyorum. İyi yerlere getirebilmek için mevcut olanı desteklemeliyiz.
Edit:ekleme


fezagezgini
(24.07.19)
Hah işte o saçma ayrıntılar her aksiyon filminde olan şeyler diye çok takılmamaya çalışıyorum. Yani dört kurşun yiyip dövüşmeye devam edebiliyor millet filmlerde.
Faysal'ın derdi başkaydı orada da, o yüzden yapmadı diye anladım ben. Hep "fani seviyor" diye dışlanıyor zaten. Maksat caydırıcı olsun falan.


mor bembombom
(24.07.19)
Ana karakteri muhafız diye böyle süper diye tanıttılar başta, mal çıktı. Bir numarası yok.
Sadık olanları muhafıza sadık diye tanıttılar, onlar da mal ne yapacağını bilmez çıktı. Tutarsız, senaryosu kötü, kurgusu kötü bir dizi.


Bok gibi abi ya. Hani renkler zevkler tartışılmaz ama ciddi ciddi oturup izleyenin aklına şaşarım. Herhangi bir liseye girip 5 çocuk çevirsek daha iyi senaryo ve diyaloglar yazarlar. Netflix yapımlarının kalitesi genelde düşük ama bu kadarı da inanılır gibi değil yani.

Allahtan baş rolü yarı kürt yarı laz, dedesi çerkez bir gay zenci yapmamışlar, şaşırtıcı yani netflix'ten bunu beklerdim.


buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.