Giriş
(1)

yol kenarındaki ölü hayvanı nereye söylemeliyiz?

Birkaç hafta önce yürüme yeri olmayan araba yolu kaldırımında yatan bir köpek gördüm, uyuyor sandım. Geçen aynı yerden arabayla geçtiğimde yine gördüm gibi oldu, başka gün dikkatle baktım daha doğrusu içim fena oldu çok inceleyemedim fakat o köpek meğer ölmüş ve baya çürümeye başlamış, hiç mi beledi
Birkaç hafta önce yürüme yeri olmayan araba yolu kaldırımında yatan bir köpek gördüm, uyuyor sandım. Geçen aynı yerden arabayla geçtiğimde yine gördüm gibi oldu, başka gün dikkatle baktım daha doğrusu içim fena oldu çok inceleyemedim fakat o köpek meğer ölmüş ve baya çürümeye başlamış, hiç mi belediye geçmedi hiç mi temizlik yapılmadı ya da sabah akşam arabayla geçen insanlar nasıl görmedi, görüp umursamaz davrandı anlayamıyorum. Kaç gündür ölüsü bile olsa yol kenarında çürüyerek yok olmasını içim kabul etmiyor. Google'da Arama yaptım maalesef net cevap bulamadım, belediye alsaydı zaten görürdü diye düşünüyorum, bu durumda 153 ü mü aramam gerekiyor? Hiç böyle durumda bir yer arayıp sonuç aldınız mı?
mslny
(19.10.18)
şehrinizin veteriner müdürlüğünü arayabilirsiniz.


ryhmer
(19.10.18)
(3)

çiftleşen dişi kedi kısırlaştırılabilir mi? En erken ne zaman?

3 aylık yavruları olan anne sokak kedi 24 saattir ortada yoktu, geldi ki açlıktan ölüyor ama iyi. Açıkçası çiftleşme için kaçmış olabileceğini düşünüyoruz, 2. Anneliği, halâ emziriyor fakat yavrular artık büyüdü. bilgim olmadığı için soruyorum, eğer çiftleştiyse en erken ne zaman kısırlaştırılsa bir
3 aylık yavruları olan anne sokak kedi 24 saattir ortada yoktu, geldi ki açlıktan ölüyor ama iyi. Açıkçası çiftleşme için kaçmış olabileceğini düşünüyoruz, 2. Anneliği, halâ emziriyor fakat yavrular artık büyüdü. bilgim olmadığı için soruyorum, eğer çiftleştiyse en erken ne zaman kısırlaştırılsa bir sıkıntı yaşanmaz? Mesela bu hafta aksilik olmazsa kısırlaştırmak istiyoruz, bi aksilik olur mu?
mslny
(12.10.18)
bahcemdeki kedileri yakaladikca kisirlastirmaya goturuyorum ben. bi tanesinin 10 gunluk hamile oldugunu soylemisti veteriner. kedinin sagligi gayet iyi su an.


pide
(12.10.18)
emzikli anneleri kısırlaştırmıştık biz de. ameliyattan sonra 1 gün dinlendirdik, sonra kaldığı yerden emzirmeye devam etti yavrusunu. hormonal olarak da değişiklik hemen olmuyor, davranışlarında da değişiklik olmadı. sağlık açısından yine hiç bir problem olmadı.


ensar
(12.10.18)
10-15 günlük hamile bile olsa sıkıntı olmuyor hocam


(6)

Yavru sokak kedisinin Patisi soyuldu! Fotolu

Arkadaşlar ciddi sinirliyim üzgünüm. 1 ay önce bahçemize muhtemelen arabayla bir yavru geldi, besliyoruz seviyoruz derken yağmurda kaldığı bir gün titreyince barınağa götürdük 10 gün tedaviden sonra geldi ki ayak ucu patisi aksıyor hemen özel veterinere götürdük ameliyatlık dedi, ödeyemeyeceğimiz iç
Arkadaşlar ciddi sinirliyim üzgünüm. 1 ay önce bahçemize muhtemelen arabayla bir yavru geldi, besliyoruz seviyoruz derken yağmurda kaldığı bir gün titreyince barınağa götürdük 10 gün tedaviden sonra geldi ki ayak ucu patisi aksıyor hemen özel veterinere götürdük ameliyatlık dedi, ödeyemeyeceğimiz için geri barınağa götürdük, 15 gün orada kaldı. Veteriner, ameliyatlık değil, nörolojik dedi, kediler pati ucuna basar, bu basamıyor topuğuyla basıyor ama zamanla düzelebilir artık aksamıyor dedi. Biz de sevindik, 5 gün önce barınaktan getirdik, hopluyor zıplıyor sadece parti ucunu hissizmiş gibi altına kıvırıp geziyordu, mani olmadığı için dikkat etmedik. Bugün kucağıma aldığımda gördüğüm ki o aşağı kıvırdığı kısmının derisi soyulmuş! Bize böyle bir ihtimal söylenmediği gibi buna önlem için bişey de yapmadılar yani bizi kandırdılar! Başınıza böyle bişey geldi mi? Biz şimdi ne yapalım? Muhtemelen sinirsel bir sıkıntısı olan Ayak ucu için bişey yapılabilir mi? yarın özel veterinere götürücez yine ama hazırlıklı olalım o yüzden size soruyorum. bu arada avcılar veterinerlik fakültesi ücretli mi? Fahiş mi? Özel veterinerle arasında çok fark olur mu, Napsak?
mslny
(07.10.18)
Barınaklara bu yüzden hiçbir hayvanı götürmeyi düşünemiyorum bile.
Kredi kartıma borçlanıp gene özele götürüyorum. İki yıldan fazladır güvendiğim yakınımda bir veteriner hekim var. Hep gittiğim için mümkün olduğunca uygun fiyat veriyor, üstelik iyi bir hekim.
Sokak kedisi olduğunu söylerseniz nerdeyse yarı yarıya indirim uygularlar zaten.
Parasız ilgilenen güvenilir yerler var mıdır bilmiyorum. Aratırsanız belki duyuruda önceden sorulmuştur.
Çok geçmiş olsun.


lamaga
(07.10.18)
yavru kediler barınaklarda barınamaz, çok zor. büyük kediler hırpalar, yeteri kadar beslenemez, zarar görürler. barınağa yavru kedi bırakmayın. veterinerlere de kedinin sokak kedisi olduğunu söyleyin, indirim yapabilirler.


nice tnetennba
(07.10.18)
Parasız ilgilenen çok zor zaten ama en azından doğru teşhis eden, insan kandırmayan bir veteriner istiyoruz=( Özel ameliyatlık demişti, barınaktaki röntgen çektik ameliyatlık değil dedi, hangisine inanalım bilemiyorum, ameliyat dediği de 2000 gibi bir ücretti yanlış hatırlamıyorsam.


mslny
(07.10.18)
mslny
İşini gayet düzgün yapan veterinerler de var.
2000 tl ücret söyleyen veterinere güvenemediyseniz, bulunduğunuz semte ilçeye yakın diğer hekimlere de danışın. Hekime gitmeden önce facebook sayfasından ya da sözlükten hakkındaki yorumlara bakın.
Anadolu yakası çengelköy tarafındaysanız sante animale veteriner kliniğinden burak bey var benim sürekli gittiğim.


lamaga
(07.10.18)
lokasyon verirseniz veteriner önerelim.


piremses
(08.10.18)
Beylikdüzü’ndeyim. Götürdüğüm veteriner fena değil, iyi de biri fakat birinin ameliyat deyip diğerinin dememesi ve geldiğimiz sonuç beni korkuttu. Açıkçası yavru olduğu için ameliyat olmamasına çok sevinmiştim kaldıramazdı muhtemelen. Sinir uçları ölmüşse bile ayağının soyulacağını nasıl bilmez o yüzden barınak kandırdı diyorum.


mslny
(08.10.18)
(4)

italya turunda tek kişilik oda fiyatı, çok moralim bozuk.

Yine ben. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1311246/italya-icin-kasim-mi-daha-iyi-mart-mi-venedik-ve-milano-ya-3-gun-yeter-mi Geçen gün 3 günlük dediğimde o kadar paraya değmez deyince şartları zorlayalım daha uzun gidelim dedik, Turla hemen hem de aynı fiyata geliyor, bizi 250€ üzeri zorlar o yüzde
Yine ben. www.eksiduyuru.com Geçen gün 3 günlük dediğimde o kadar paraya değmez deyince şartları zorlayalım daha uzun gidelim dedik, Turla hemen hem de aynı fiyata geliyor, bizi 250€ üzeri zorlar o yüzden bu civarda baktık, ve fakat gün uzun olunca 4 kişiyken 3 e düştük, kuzenim evli olduğu için bana tek odalı olacağı için fiyat iki katına çıkıyor, 450€! Ciddi moralim bozuldu, neden böyle ve ben şimdi ne yapayım? Tur içinde bir de ekstra tura katılsam alışveriş vs ohoo. Zaten Turla gidersek ilk olacaktı, tüm riskleri göze almışken bu iki katı fiyat işi bozdu. Siz olsanız yine de gider miydiniz? Bu arada tur napoli, Venedik, Roma, Floransa, Milano'yu kapsıyor.
mslny
(02.10.18)
Fark cok, birini bulmaya calisin diyecegim mutlaka ama zordur birini bulmak tabii.
Orada ekstralar da iyi para tutacak.


stavro
(02.10.18)
200€ şu an için çok para bana göre. Orada o parayla yapacak şey var. Hiçbir şey olmasa alışveriş yapılır yani.
Ben olsam gitmem. Gittim gittim kriz falan da var daha da gidemem diyorsanız gidin. Yoksa gitmeyin.


sndy
(02.10.18)
Toplu halde 3 kişilik odada kalsanız ne olur? Şimdi kuzeninle yengene biraz ayıp olur gibi ama eğer beraber tatile çıkacak kadar yakınsanız bunu takacak değillerdir herhalde.


d max
(02.10.18)
3 kisilik odada kalin?


kuehles blondes
(02.10.18)
(5)

İtalya için kasım mı daha iyi mart mı? Venedik ve Milano'ya 3 gün yeter mi?

Hava şartları açısından soruyorum, bence Kasım daha yumuşak olur, mart daha soğuk olur ama bilmiyorum tabii. Bir de 3 gün Venedik ve Milano için sizce yeter mi, daha doğrusu değer mi?
Hava şartları açısından soruyorum, bence Kasım daha yumuşak olur, mart daha soğuk olur ama bilmiyorum tabii. Bir de 3 gün Venedik ve Milano için sizce yeter mi, daha doğrusu değer mi?
mslny
(29.09.18)
Soğukta daha bir romantik oluyor, noel pazarını da görürsünüz belki Kasım'da.


iskembepaca
(29.09.18)
3 gün ikisi için imkansız. bir şehirden diğerine geçtin, kalacak yere yerleştin derken aradaki 1 gün yalan olacak zaten; e bunun italya'ya girişi çıkışı var daha.


Bruce
(29.09.18)
Hem kisin, hem milano-venedik ve 3gun parayi cope atmak olur.
Milano da bi halt yok venedik eh iste güzel sayilir ama gorunce bitiyor bir sey kalmıyor.
Floransa-roma yap 4-5gun takil cok daha verimlo ve keyifli bir gezi olur.
Milano-venedik cok gereksiz. Hem de kisin hic tadi olmaz.


stavro
(29.09.18)
Venedik her koşulda gitmek istediğim, tarihiyle ilgili yazı yazıp görmek kısmet olmayan ve gözümde çok abarttığım bir yer, herkes hayâl kırıklığı yaşayacaksın diyor ama sanmıyorum.
Zaten gidebileceğimiz halâ kesin değil ama olursa gün olarak malesef ancak o kadar boşluğumuz var yoksa daha uzun gidip Floransa'yı da eklemek istiyorduk, Roma'ya günler yetmez diyorlar çünkü=) ayrıca milano cidden o kadar gereksiz mi? Organize eden kuzenim, bir günü Venedik diğerini milano diye düşünmüş, geri kalan da zaten gidiş dönüş=) biri Floransa trenle 2 saat dedi, Venedik Floransa olur mu?


mslny
(29.09.18)
Biraz overrated ama hepten de les bir yer degil tabii ki. Hem ne olursa olsun gormek istedigi hayalini kurdugu yeri gidip gormeli insan. Gidip 1 saat gezip bitirsen bile icin rahatlamis olur artik gorudm diye. Dunyaya bir kere geliyoruz. Ben de overrated oldugunu bile bile gitmistim, hakkaten de oyle efane bir yer degilmis dedim ama pisman degilim, gitmesem icimde kalacakti.
Ama tavsiyem gitmisken imkan varsa floransa romayi gormek lazim. Venedik'i gormek istiyorum deiyorsan venedik-floransa-roma veya en azindan venedik-floransa oneririm. 3gunden fazla zaman yoksa yapacak bir sey yok tabii.

3gun sarti varsa milano'dan como golune gecip orayi bir gezip ardindan Venedik'e gecmenizi oneririm. Milano;daki Duamo'yu da gorursunuz. Evet Milan hepten tirt bu arada. Como'yu begenirsniz, guzel gol manzarasi var gittiginize deger. Milano merkez tren istasyonundan 30dk da ulasiliyor. Ben de tereddutte kalmistim zamaninda ve duyurudan gelen tavsiye uzerine gittim. Buradan birisi git, pisman olmayacaksin demisti como icin ve gercekten de iyi oldu gittim. Sagolsun oneriyi yapan arkadas. Ben de buradan ve reelden tanidigim bir cifte onerdim ve onlar da cok memnun kaldilar sonrasinda:)
1gun Como, 2. gun de Venedik yaparsiniz. Venedik ya da Floransa'ya ucma sansiniz arsa da 2gun Floransa 1 gun Venedik derim. Ama bu pahaliya gelecektir ucak biletleri bakimindan.
Venedik'e giderseniz aksami daha guzel.


stavro
(29.09.18)
(4)

Yavru kedinin ayağında mantar, iğne fiyatı

10 günlük barınakta tedavinin ardından sarılıktan kurtulmuş sokak yavrusu var, biraz zayıfladı ve acayip kaşınıyor diye arkadaş veterinere götürmüş. Onlar da iç dış paraziti Yok fakat ayağında mantar var ve yayılabilir, tek tedavisi iğne, barınakta yapmazlar deyip 90 liraya yapmış. Tekrar edebilirm
10 günlük barınakta tedavinin ardından sarılıktan kurtulmuş sokak yavrusu var, biraz zayıfladı ve acayip kaşınıyor diye arkadaş veterinere götürmüş. Onlar da iç dış paraziti Yok fakat ayağında mantar var ve yayılabilir, tek tedavisi iğne, barınakta yapmazlar deyip 90 liraya yapmış. Tekrar edebilirmiş ama geçebilirmiş de. Doğru mu söylemiş, Fiyatı normal mi?
mslny
(28.09.18)
Fiyatı normal fakat hali hazırda vücudunda mantar olan kediye iğne yapılmaz. Önce krem, spray ve ağızdan verilen bir şurupla tedaviye başlanır mantar etkisi azalınca iğne yapılır.


Dylan Murphy
(28.09.18)
Ciddi misiniz, bilmiyordum. Bu durumda iğne boşa mı gider?


mslny
(28.09.18)
Kedim çok çekti bu iletten yavruyken, nemli bir yerde yaşıyordum ve bu yüzden de sürekli tekrarlıyordu o yüzden çok iyi biliyorum ki mantar vücutta tazeyken aşı yapmıyor vet. Etkisi olmaz demişti ve mantar azalmaya yakın yapardı. Size tavsiyem baticon alın mantarlı bölgeye sürün bir de oceral spray var deri yüzeyinde ilerlemesini engeller ayrıca mantar kremi de sürebilirsiniz. İşlemleri günde 4 kez falan tekrarlayın. Geçmiş olsun.


Dylan Murphy
(28.09.18)
nasıl ki aşılar hastalanmadan önce yapılıyorsa, parazit aşısının iş görmesi için hastalık öncesinde yapılması gerekir, koruyucu olarak. grip olan kişinin tedavisinde grip aşısının işe yaramaması gibi.


iskembepaca
(29.09.18)
(4)

Solaryum için ne düşünüyorsunuz?

Şahsen sadece yazın tatil sonrası ekim ayına kadar tende hafif bronz takıntım var, asla aşırı değil yalnız, en fazla 10 dakikalık seans şeklinde. Sebebi de o rengi sevmek, ten makyajına gerek olmaması, giydiğin herşey daha hoş durması vs. bunlar zararlarını görmezden gelmeye yeterli mi ve gerçekten
Şahsen sadece yazın tatil sonrası ekim ayına kadar tende hafif bronz takıntım var, asla aşırı değil yalnız, en fazla 10 dakikalık seans şeklinde. Sebebi de o rengi sevmek, ten makyajına gerek olmaması, giydiğin herşey daha hoş durması vs. bunlar zararlarını görmezden gelmeye yeterli mi ve gerçekten o kadar zararlı mı yoksa abartılıyor mu bilemiyorum. Sizlerin düşüncesi nedir?
mslny
(19.09.18)
İnsan garip bir canlı. Bazısı sırf rengi siyah diye yaşayamazken, diğeri biraz da olsa siyahlaşabilmek için kanser olma riskini artırmayı göze alabiliyor. Bazısı sırf siyah diye taşlanmış tarihi süreçte. Ya da siyah diye polis ortada risk olmadığı halde çekip vurabiliyor. Veya ten rengi kızıla çaldığı için yok edilenler var.

Neyse uzatmayayım. Kansere yakalanma ihtimalini milyarda bir gibi ufak bir oranda etkileyecek herhangi bir şeyi bilinçli olarak yapmam. Hele bu dış görünüşümle ilgiliyse, anlık bile düşünmem. En yakınlarımdan birini kanserden kaybetmiş, hastalığın ve tedavisinin her anını gözüyle görmüş biri olarak söylüyorum bunları.

Abartıldığını da sanmıyorum. O mesafeden direkt olarak etki eden, deriyi yakan bir ışığın, kanserojen olmama ihtimali yok.


Gereksiz olduğunu düşünüyorum. Boşver ten makyajı da yapma, normal gez mis gibi.


plajda bronzlaşıyılorsun, bir farklılık, hoşluk oluyor ve bir süre sonra geçiyor eyvallah. onun dışında bütün sene suni bir şekilde bronz gezenler bana değişik geliyor. beyaz ten bence iyidir, güzeldir.


Neill
(19.09.18)
Sağlıksız. Aksini kanıtlamış bir şey görmedim/duymadım. İnsan niye kendini tost makinesine sokar, aklım almıyor. Esmerim, esmer ve bronz teni kesinlikle beğeniyorum, sağlıklı görünüyor bence de. Ama solaryum bronzluğu öyle değil.

Ten makyajı yapmıyorum, bilmiyorum o solaryumdan daha doğal duruyor mudur ya da cilde daha az mı zararı olur, bunları karşılaştıramayacağım.


buf-e kür
(19.09.18)
(6)

Sabiha gökçen’den Göztepe’ye nasıl gidilir?

hızlı ve kolay yolu var mıdır, nasıldır?
hızlı ve kolay yolu var mıdır, nasıldır?
mslny
(10.09.18)
göztepe'de nereye gideceksin?

e5 taraflarıysa e-11'e, sahil taraflarıysa e-9'a binersin. yalnız e-9'un son durağı bostancı, yük ve zaman durumuna göre oradan başka bir otobüs, dolmuş veya taksiye binmen gerekir. minibüs yolundaysa yerine göre e5'ten de sahilden de geçmek uygun olabilir veya vakit bolsa e-11/havabüs ikilisinden biriyle direkt kadıköy'e gelip oradan herhangi bir otobüse/minibüse binebilirsin.


nrmnm
(10.09.18)
Ben değil kuzenim şehir dışından gelecek, birinden havaray varmış onunla Göztepe’ye geliniyor demişti ama o zaman böyle durum olmadığı için detaylı sormamıştım, benim trafikte gitmem çok uzayacağı için ortada buluşalım istedik.


mslny
(10.09.18)
Geçiyorsa Göztepe köprüsünde inecek.


mslny
(10.09.18)
Havabusle iner oradan.


kuehles blondes
(10.09.18)
e-11 ya da havabüs o zaman. hangisi önce kalkıyorsa binip gelir.


nrmnm
(10.09.18)
Havabüsmüş öğrenmiş oldum=) Tamam, teşekkür ederim.


mslny
(10.09.18)
(6)

Şarbon olabilirim, başına gelen var mı, korkuyorum!

1 haftadır önce sinek ısırığı sandığım bi kaşıntı oldu ayağımda, ve 1 haftadır çılgın gibi bacağım kolum vs kaşınıyor! Ben bişey ısırdı sanıyorum dalga geçiyorum pire falan mı var diye ama dün o kadar delirtti ki kaşırken kabuk koparttım ve nasıl kaşımışsam etimi morartıyorum! Abim şarbon olabilir ç
1 haftadır önce sinek ısırığı sandığım bi kaşıntı oldu ayağımda, ve 1 haftadır çılgın gibi bacağım kolum vs kaşınıyor! Ben bişey ısırdı sanıyorum dalga geçiyorum pire falan mı var diye ama dün o kadar delirtti ki kaşırken kabuk koparttım ve nasıl kaşımışsam etimi morartıyorum! Abim şarbon olabilir çok kişi bu şikayetle hastaneye gitmiş deyince bi baktım benzer şikayetler. Resmen pire olsun böcek olsun sinek olsun diyorum şu an. Test yaptırıcam ama öncesinde burada başına gelmiş tedavisi nasıl bilen var mı? ölür müyüm?
mslny
(02.09.18)
Başıma gelmedi ama boşverin burayı en yakın sağlık kurumuna gidin bence. İstanbul'da baya vaka görülmüş son 24 saatte


Eğer hayvan ile aynı ortamda bulunmamışsanız ve fiziksel temasınız olmamışsa derinizde belirti olmaz. Tüketime bağlı bir çekinceniz varsa bağırsak sorunlarını gözlemleyin. Şiddetli karın ağrısı, ishal, kanlı ishal gibi şikayetleriniz varsa doğruca doktora. Tedavisi de genellikle antibiyotik ile yapılıyor. Eğer hasta farklı reaksiyon gösteriyorsa serum ve solunum desteği de uygulanıyor. Bulaşıcı olduğu için de karantina altında bu işlemler uygulanır.


desdenova34
(02.09.18)
desdenova+1

Deri şarbonu için hayvanla aynı ortamda bulunmanız gerek. Ama siz yine de içiniz rahat olsun diye bir dermatoloğa gidin.


monogram
(02.09.18)
Hayvanla aynı ortamda bulunmadım ama fazla olmasa da et yedim, acaba onlardan geçmiş olabilir mi diye korktum. Bağırsakla ilgili hiç sıkıntım yok, karın ağrısı vs yok. Deride olanın sadece temasla olduğunu ve bulaşıcı olduğunu bilmiyordum! İçim rahat etsin diye doktora gidicem evet.


mslny
(02.09.18)
3 çeşit şarbon var. Deri, akciğer ve bağırsak. Deri şarbonu temas ile, akciğer şarbonu hayvanın soluduğu havayı solumak ile, bağırsak şarbonu da sindirim ile bulaşıyor. Günlük yaşantınızda bir aksama olmuyorsa bir şey yoktur. Bu aralar çokça böcek dolaşıyor ev içlerinde. Sıcaktan kaçıp kuru yerlere sığınıyorlar. Muhtemelen görmeye alışık olmadığınız böceklerden biri ısırmıştır. Belki de yediğiniz bir şeye karşı alerjiniz vardır. Yara iyileşmiyorsa bir de bunlara bakın. Her türlü içiniz rahat olsun.


desdenova34
(02.09.18)
pimpirik +1


Bruce
(02.09.18)
(9)

Black Mirror'ın en beğendiğiniz bölümleri hangileri merak ediyorum.

Tümünü izleyenler yanıtlarsa sevinirim. Benim sırasıyla: 1. The national anthem (2016'da tanışmama vesile olan ilk bölümü öncelikle)2. The entire history of you (paranoyakça fakat çok iyiydi be)3. Be right back (benzeri fikirler-istekler söylenmiş biri olarak çok etkilemişti)4. Playtest (korku filmi
Tümünü izleyenler yanıtlarsa sevinirim. Benim sırasıyla:

1. The national anthem (2016'da tanışmama vesile olan ilk bölümü öncelikle)
2. The entire history of you (paranoyakça fakat çok iyiydi be)
3. Be right back (benzeri fikirler-istekler söylenmiş biri olarak çok etkilemişti)
4. Playtest (korku filmi diye çoğu izlediğimden daha çok gerdiği ve üzdüğü için)
5. White christmas (değişikti)

Jüri özel ödülü tabii ki black museum.

Beğendiğim fakat favori olmayan; men against fire, shut up and dance. Ve fikir olarak beğenip oyunculuğu veya bazı eksikleri olduğunu düşündüğüm: arkangel, nosadive, crocodile, hang the dj, USS callister. Anlamsızlığı ile belki de harcanan metalhead, En kötüsü de the Waldo moment!
mslny
(31.08.18)
1. white christmas
2. nosedive
3. san junipero
4. hated in the nation
5. hang the dj

umarım nosedive oyunculuğu için eksik dememişsinizdir. 2.sıramda olmasının en büyük sebebi o oyunculuktu :)


Fifteen Million Merits
The Entire History of You

Özellikle aklımda kalanlar bunlar. Ama onun dışında hepsi güzel zaten.


kablelvuku
(31.08.18)
@givemesomesubstance, oyunculuk gayet iyiydi=) sonu çok komik çok saçmaydı bana göre, o bağırmak çağırmak neydi allesen, dizinin karizmasına yakışmadı.


mslny
(31.08.18)
son 3 bölümü izlemedim sadece umarım kıstasa kabul olabilirim :(
şu ana kadar izlediklerimden be right back ve entire history of you dışında hepsini baya beğendim. o iki bölüm distopik gelecekten çok dram dizisi gibiydi. En çok beğendiklerim fifteen million merit, white chtistmas, white bear, hated in the nation ve san junipero'ydu.


nundu
(31.08.18)
1. White christmas
2. Playtest
3. hang the dj

nedense benim en sevmediğim ilk bölüm. waldo bile daha iyiydi bence.


fosforlu cevriye
(31.08.18)
The entire history of you
Men Against Fire


sadegazoz
(31.08.18)
white christmas
san junipero
the entire history of you


phoarbix
(31.08.18)
en sevdiğim white bear. onun dışında entire history of you, white christmas, shut up and dance, playtest epey beğendiğim bölümler.

en kötüleri ise nosedive ve son sezonda hang the dj, black museum dışında kalan diğer 4 bölüm.


1- San Junipero
2- Crocodile
3- Playtest
4- USS Callister
5- Nosedive
6- Black Museum


mutekebbir
(01.09.18)
(5)

Bu yavrunun nefes alışı normal mi? Şişli belediye veterinerliği nasıl?

Şişli'de tesadüfen bulunduğum bir hastanenin bahçesindeki annesiz tahmini 1 aylık yavrunun karnındaki şişlik dikkatimi çekti, kucağımda uyurken ve normalde de bu şekilde derin nefes alıyor. Tüyü kısa olduğu için mi bilmiyorum ama içim rahat etmedi videosunu çektim. Eğer bilgili biri sıkıntı olabilir
Şişli'de tesadüfen bulunduğum bir hastanenin bahçesindeki annesiz tahmini 1 aylık yavrunun karnındaki şişlik dikkatimi çekti, kucağımda uyurken ve normalde de bu şekilde derin nefes alıyor. Tüyü kısa olduğu için mi bilmiyorum ama içim rahat etmedi videosunu çektim. Eğer bilgili biri sıkıntı olabilir derse belediye veterinerliğine başvurucam. Şişli'nin veterinerliği nasıl? Kendilerine nasıl ulaşabilirim? Bu arada video normalde net iken baktığımda net görünmüyor sebebini anlamadım. streamable.com
mslny
(27.08.18)
Veteriner falan değilim ama bana normal geldi. Video baya net görünüyor bende bu arada.

Bir ekleme daha yapayım, videodan emin olmak zor ama, bence kedi kesinlikle 1 aylıktan büyük. Ölçeği anlamak videoda zor ama bana sanki 3 aylık gibi geldi.

Diğer soruları bilemedim.


Doğumunu net bildiğim 1.5 aylık yavruların yanına gelmiş, onlarla arasındaki farktan anladığım kadarıyla 1 aylık dedim, tabii onlar halâ anne sütü alıyor, bu yavru ne kadardır tek başına bilmiyorum. İnşallah dediğiniz gibidir, Keşke karnının fotosunu ayrıca çekseydim.


mslny
(27.08.18)
Tabii yanılıyor olabilirim, belki gerçekten 1 aylıktır. Sadece tahminde bulundum. Konu hakkında bilgisi olan arkadaşlar nefes konusunda, daha yetkin cevaplar verirler belki. Kedime baktım da cevap verirken, o da böyle nefes alıyor gibi.

Dinlemeyi denediniz mi? Belki daha iyi fikir sahibi olursunuz.


Yavruların karnı iç parazitten dolayı şişiyor genelde.


old possum
(27.08.18)
Ha onu eklemeyi unuttum, böyle nasıl diyim hani bizim midemiz guruldar garip sesler çıkarır ya bazen, öyle minik sesler geliyordu, sevildiği için olan mırlama değil dediğim bu arada.


mslny
(27.08.18)
(9)

Instagram'da ingilizce yazmanın nedeni var mı?

İlgilendirdiği için değil bilmediğim için soruyorum. Instagram'da bazı Türklerin ingilizce yazma nedeni nedir? Daha mı havalı görünüyor yoksa ingilizcesi ana dilinden daha mı iyi yahut mevcut takipçisi sadece yabancılardan mı oluşuyor? Ünlüleri kastetmiyorum bu arada.
İlgilendirdiği için değil bilmediğim için soruyorum. Instagram'da bazı Türklerin ingilizce yazma nedeni nedir? Daha mı havalı görünüyor yoksa ingilizcesi ana dilinden daha mı iyi yahut mevcut takipçisi sadece yabancılardan mı oluşuyor? Ünlüleri kastetmiyorum bu arada.
mslny
(27.08.18)
koyduğu global hashtag'lerden gelen insanların anlaması içindir, takipçi sayısını arttırmak istiyorsa doğru yolda.


Bruce
(27.08.18)
havalı olduğunu düşünüyor bence. benim 250 takipçimin sadece 20 si yabancı ise ingilizce yazmam mesela ama yarı yarıya ya da daha fazla ise ingilizce yazabilirim.

yabancı takipçi sayısına göre değişir. ama yabancı yoksa, gerek de yok ing yazmaya


buiret
(27.08.18)
hesabı herkese açıksa, ingilizce tag yapınca daha çok beğeni alıyor, yabancı kişiler beğeniyor, takipçi sayısı artıyor.


xdenizx
(27.08.18)
takipçi ve beğeni kasan biri için normal ama sadece eşin dostun takip ettiği ve hesabı gizli olmasına rağmen bunu yapanlar havalı olduğunu düşündüğü için yapıyordur herhalde.

geçen keşfette dolaşırken bir tane paylaşım görmüştüm, "paylaşımlarınızın altına yazabileceğiniz ingilizce cümleler" gibi bir başlığı vardı sdhgkhjkl. parantez içinde tercümesini de yazıp hangi emojilerin uygun olduğunu bile göstermişler. böyle bir talep var demek ki arzı da oluşmuş.


nrmnm
(27.08.18)
Profilim public değil. 500 takipçimin 50-70 tanesi yabancıdır herhalde. Bazen Türkçe bazen İngilizce paylaşımlar yaparım. Açıkçası bu 500 kişiden Türkçe bilmeyen 50 kişi varsa, İngilizce bilmeyen sayısı max 10 kişidir. O yüzden İngilizce ile daha çok kişiye hitap edebiliyorum. Ama yine de paylaşıma göre kafama ne eserse o dilde yazıyorum.

Bazen de İngilizce daha havalı/uygun duruyor o paylaşımın tipine göre. Ama bunu illa ki hava kasmak olarak algılamamak lazım. Profilim public bile değil, takipçi kasmak vb. gibi bir motivasyonum yok.


Ben hem ingilizce hem türkçe yazıyorum çünkü yabancı arkadaşlarım var listemde. Kimin ne düşündüğü umrumda değil.


sopiro
(27.08.18)
Bazı ifadelerin Türkçesi aynı anlama gelmediği için. Misal yılların klişesi Good Vibes Only.


luin 41
(27.08.18)
Bunu bazen bende yapiyorum, sebepsizce. Ozellikle ve devamli bunu yapmak ama sacma, belki de ecnebi takipcim cok olmasidigi icindir.


bruceandwayne
(27.08.18)
Benim bilingual takılma nedenim bu tür ortamların İngilizce yazma yeteneğimi geliştirmesi. Instagram kullanmıyorum ama Twitter’da bol bol yabancı dil kullanmaya çalışyorum. Takip listem daha çok mesleki ekosistemdeki aktif kişilerden oluşuyor. Belki Instagram’da da vardır bu şekilde dil geliştiren.


ziv zulander
(27.08.18)
(2)

1 yaşındaki dişi kedide mekân değişikliği travma yapar mı?

Pamuk 1 yaşında, Kapımda doğurduğu için 1.5 aylık 5 yavrusuyla apartmanda bakıyorum. Pamuk bizim sitede doğdu, fakat bir ayarsız komşumuzun apartmanda mama vererek alıştırmasıyla apartmandan çıkmaz oldu. Apartmanda hayvanları kollayan maalesef birkaç kişiyiz, defalarca güvenlik çağırmak, cinayet çık
Pamuk 1 yaşında, Kapımda doğurduğu için 1.5 aylık 5 yavrusuyla apartmanda bakıyorum. Pamuk bizim sitede doğdu, fakat bir ayarsız komşumuzun apartmanda mama vererek alıştırmasıyla apartmandan çıkmaz oldu. Apartmanda hayvanları kollayan maalesef birkaç kişiyiz, defalarca güvenlik çağırmak, cinayet çıkacak laflarına kadar olayı vardırdılar. 5 yavrusu o kadar minikken bahçeye indirmem dedim de göya hatrım için büyümelerini beklediler. Artık büyüdükleri için apartman onlara yetmiyor ve bahçeye indirdiğimde arabalara binip gitmelerinden çok korkuyorum, daha önceki 2 kardeşleri öyle gitti. Babam benim onları ne kadar sevdiğimi ve üzüldüğümü bildiği için şöyle birşey teklif etti, babamın işyeri Otel gibi, fazla araba yok daha doğrusu otopark var, yeşillik harika bir yer, çalışanlar da hayvanları seviyor. Babam da ofisimin yanındaki büyük bahçe harici yeşilliğe(araba olmayan minik bir bahçe) yuvalarıyla beraber götürelim bizim onlara bakarız dedi, bahçevana da söylemiş. Ben de gidip bakıcam, her gün ayrıca yemeklerini göndericem vs.
Yavrular oraya hemen alışır çok da severler de ben annenin yeri garipsemesinden korkuyorum. Öyle birşey olur mu? Olursa büyük sıkıntı olur mu yoksa 1-2 güne alışır mı?
Neden bu kadar detay yazdım bilmiyorum ama onları çok seviyorum burda huzur vermeyecekler, tek düşündüğüm onların iyiliği.
mslny
(17.08.18)
alisir bence sokak kedisi dedigin kalender olur simarikligin hic luzumu yok hatta


hot potato
(17.08.18)
Bence de ama biri o buraya alıştı, orası ne kadar güzel olursa olsun kaçar gider gibi şeyler söyleyip beni korkuttu o yüzden endişeliyim. İnşallah oraya gittiğimizde sever ve alışır=(


mslny
(18.08.18)
(4)

Şişli, Abide-i Hürriyet e metrobüsten inip nasıl gidebilirim?

No 51 e gidicem, yakınından araç geçiyor mu?
No 51 e gidicem, yakınından araç geçiyor mu?
mslny
(31.07.18)
trafi uygulamasını indirin,
oradan geçen otobüs vardır.


Mecidiyeköy metrobüsten yürüyerek 10 dakika sürer, ayrıca dt1, 30m, 59k falan geçiyor ordan.


vivalaaj
(31.07.18)
metrobüs sonrası 10-15 dakika yürüme var. 30m değil de 30a geçiyor(30m bi üst sokaktan geçiyor), bomonti durağında inip 50 metre geldiğin yöne doğru yürümen yeterli. 30a metrobüse en yakın mecidiyeköy viyadük durağından geçiyor, mecidiyeköy meydan'ın karşı tarafında o durak.


Bruce
(31.07.18)
goo.gl


Bruce
(31.07.18)
(1)

duyuruya sadece Sözlükten ve tarayıcı ile mi giriliyor?

Ayrı bir uygulaması yok mu? Tabletten dahi tarayıcıdan girmek çok sıkıcı o yüzden verimli kullanamıyorum, kolay yolu var mı?
Ayrı bir uygulaması yok mu? Tabletten dahi tarayıcıdan girmek çok sıkıcı o yüzden verimli kullanamıyorum, kolay yolu var mı?
mslny
(21.07.18)
mobil uygulama soruyorsan eğer, ekşi duyurunun mobil uygulaması yok. yapısı eski olduğundan dolayı android, ios gibi uygulama yapılamadığını duymuştum.

bunun dışında sözlük hesabından girdiğin için evet sadece ekşi sözlük nickini kullanarak girebilirsin.

istersen sözlükten linkle gelebilirsin, istersen giriş bölümündeki ekşi sözlük yazarıysanız buraya tıklayın denilen yerden.


killerbee
(21.07.18)
(3)

2 haftalık yavru kedilerin annesi 12 saattir gelmedi, ne kadar aç dururlar?

Anneyi görecek gözüm artık yok lâkin şu an yavruların hayatı söz konusu! Apartmanda Çok güzel güvenli yuvası var hamileliği burada geçirdi, doğurdu, çok iyi beslendiği ve obur olduğu için çok dışarı çıkmazdı, doğumdan sonra tuvalet için gitse de ve birkaç kez kaçsa da geri geldi-getirdik. Dün 7 saat
Anneyi görecek gözüm artık yok lâkin şu an yavruların hayatı söz konusu! Apartmanda Çok güzel güvenli yuvası var hamileliği burada geçirdi, doğurdu, çok iyi beslendiği ve obur olduğu için çok dışarı çıkmazdı, doğumdan sonra tuvalet için gitse de ve birkaç kez kaçsa da geri geldi-getirdik. Dün 7 saat kayboldu hava kararmadan geldi, bugün saatlerdir kayıp, çıktık aradık yok! Yavrular artık kulaklarını yalıyor. Geçen kaçtığında ve 3 yavrusu öldüğünde veterineri aradık genç annelerde bu sorumsuzluk oluyor vs dedi, anne 7 aylık gibi.
Şu an 3 yavru var, süt ılıttık eldiveni deldik, almadılar, Şırıngayla denedik olmadı, çay kaşığıyla deniyoruz olmuyor, biri püskürttü bi de, öyle inatlar ki asla kabul etmiyorlar=( artık endişelenmeye başladık, başka ne deneyebiliriz?
mslny
(30.03.18)
Yavru kediler 12 saatte açlıktan ölmez. Biraz daha bekleyin, sonra beslemeye çalışın. Ama size tavsiyem eğer etrafınızda açık petshop varsa toz kedi sütü almanız. Onu minik beberon ile verirseniz içerler diye düşünüyorum.

Böyle durumlarda hep anne kedinin bi yerlerde sıkışıp kaldığını, gelmek isteyip gelemediğini falan düşünüyor ve kendimi darlıyorum :( Mesela üzerine kapatılan bi çöp konteynerinin içi.. Neyse umarım böyle bişey olmamıştır da hemen gelir.


veys zimmer
(30.03.18)
Kedileri cok minciklamazsaniz iyi olur. Illa beslicem diyorsaniz fazla hasir nesir olmadan ellesmeden halletmeye calissaniz iyi olur. Anne de gelir herhalde bilemedim simdi.


Süt vermeyin. Yarı yarıya seyreltip vermeyi de tavsiye etmiyorum. Biraz daha büyük olsalar belki verilebilirdi öyle. Veterinerden süt tozu+1


Fusha
(31.03.18)
(2)

Gölbaşı ile Sıhhıye yakın mı? ve "d Grubu ..yeniden" sergisine gittiniz mi?

Bir İstanbullu olarak Ankara hakkında hiçbir bilgim yok fakat cernModern'de bir arada görülmesi kolay olmayan büyük sanatçıların sergisi var, çılgınlık yapıp gitsem mi diyorum. Gölbaşı'nda kuzenim oturuyor, sergi Sıhhıye'de, çalıştığı için ona yük olmak istemiyorum ve konum olarak bir yabancının yal
Bir İstanbullu olarak Ankara hakkında hiçbir bilgim yok fakat cernModern'de bir arada görülmesi kolay olmayan büyük sanatçıların sergisi var, çılgınlık yapıp gitsem mi diyorum. Gölbaşı'nda kuzenim oturuyor, sergi Sıhhıye'de, çalıştığı için ona yük olmak istemiyorum ve konum olarak bir yabancının yalnız gitmesi zorsa gitmicem, gitsem kaybolur muyum?
mslny
(08.02.18)
uzaklar ama sıhhiye-gölbaşı dolmuşu ile tek araçla gidebilirsin, ankara'da kaybolmazsın. zor değil.


ada meltemi
(08.02.18)
sıhhiye-gölbaşı minibüsleriyle yaklaşık 1 saatte, ego otobüsüyle (105 veya 106) yaklaşık 1.5 saatte sıhhiye'ye ulaşabilirsiniz. ego kullanmak icin ankarakart'a ihtiyacınız olacak.


(8)

protein tozu fiyatları o kadar fazla mı?!

Daha önce; spora başladım ve direncim düşük olduğundan kas istiyorum o sebeple besinle yeterince protein alamadığımdan kadınlar için protein tozu zararlı mı diye sormuştum, sonra doktor kuzene de sordum kullansan iyi olur dedi. şimdi nette takribi fiyatlara bakayım dedim 200 küsur diyor?! fiyatlar b
Daha önce; spora başladım ve direncim düşük olduğundan kas istiyorum o sebeple besinle yeterince protein alamadığımdan kadınlar için protein tozu zararlı mı diye sormuştum, sonra doktor kuzene de sordum kullansan iyi olur dedi. şimdi nette takribi fiyatlara bakayım dedim 200 küsur diyor?! fiyatlar böyle mi yoksa kaliteli ve makûl fiyatlı markalar da var mı? Tozlarla ilgili bilgim sıfır olduğu için önerdiğinizi direkt gidip alırım belki diye soruyorum.
mslny
(31.01.18)
protein tozları suplamentler hep oldum olası pahalaıdır, 200 bişey değil ohoo ne para gömenler var


Photographer
(31.01.18)
Fiyatlar ortalama aynı, çok değişmez. İşlenişine göre fiyat artabilir. Türkiye'de fiyatın yüksek olması hem yurtdışından geliyor oluşu hem de satıcıların açgözlü olmasından kaynaklanıyor. Türk markaları da var ama onlar da hammaddeyi dışarıdan alıyor, bir de ekstra açgözlü oldukları için yabancı markalarla aynı fiyata satılıyor. Tüm bu veriler ışığında Optimum Gold al kullan derim ben.


angelus
(31.01.18)
Marketing çünkü.

Şuan popüler o sebeple


powerpufgirl
(31.01.18)
Hiç bilmediğim için şaşırdım, anormal vücutlu erkekler gibi bişe istesem tamam da çok hafif benim istediğim. bu arada gördüğüm indirimli 200dü, gözümü kapayıp 4 yumurta beyazı mı yutsam ne etsem=p Tozlarda Kadın-erkek ayrımı var mı peki? Bazı konularda cahil olmak kötü bişey gerçekten.


mslny
(31.01.18)
Proteinin kadını erkeği yok.


angelus
(31.01.18)
bir suru sahte üründe var piyasada.
o yuzden fazla ucuza kacmamak lazım gibi. güvenilir bi yerden almak mantikli.


iyisi pahalı, kilona spor geçmişine ve beslenme durumuna göre ihtiyacını belirlemelisin protein tozu veya fazla proteinin büyük kısmı vucutta bir işe yaramıyor.


orpheus
(31.01.18)
Aslında pahalı değil, hesap edilirse aldığın protein oranına göre ucuz bile.

Mesela Gold Standart Whey bir serviste 24 gram protein veriyor, servis birim fiyatı 3.15 TL.

Bu paraya 24 gram protein alabileceğin başka bir kaynak yok.

Üretildikleri ülkelere göre bizde pahalı, o ayrı bir ekonomi konusu.


John Bloor
(01.02.18)
(7)

sıfır bir yazıcıyı kullanmak için ne yapmam gerekiyor? epson stylus sx215

Hiç yazıcı kullanmadım, nasıl hazırlanıp kullanılır bilmiyorum. 1-2 yıl önce hediye gelmiş kenarda duran yazıcıyı şimdi artık kullanmam gerekiyor. Epson Stylus sx215 için ne yapmam gerekiyor, sadece kartuş mu lâzım? Tek Renk mi? Bilgisayara takınca çok işlem gerekiyor mu?Ayrıca kartuşu avrupa yakası
Hiç yazıcı kullanmadım, nasıl hazırlanıp kullanılır bilmiyorum. 1-2 yıl önce hediye gelmiş kenarda duran yazıcıyı şimdi artık kullanmam gerekiyor. Epson Stylus sx215 için ne yapmam gerekiyor, sadece kartuş mu lâzım? Tek Renk mi? Bilgisayara takınca çok işlem gerekiyor mu?
Ayrıca kartuşu avrupa yakasında Bakırköy, Avcılar, Beylikdüzü civarında nerede bulabilirim?
mslny
(19.01.18)
kutusunda sıfır ise kartuş da vardır içinde. kullanım kılavızı da vardır. nasıl bağlanıp kurulacağını anlatıyordur.


kibritsuyu
(19.01.18)
Kutuyu aç içinde birer tane içinde az mürekkep olan kartuş çıkar, yazıcıyı fişe tak usb kablosunu bağla ve yazılımını yükle, kendi yazılımını yüklemedne önce windows ile yazıcı eklemeyi dene, olursa gereksiz program yüklememiş olursun.

Hepsinden önce kartuşların bantlarını çıkarıp yazıcıya takmış olman lazım.


John Bloor
(19.01.18)
Sadece kabloları var maalesef, Klavuz ve kartuş olsa ona göre sorardım zaten.


mslny
(19.01.18)
@john bloor, eski Win7'de de yazıcı eklenir mi, bulur mu?


mslny
(19.01.18)
bulur
bulamazsa da yazıcının modelini arat
o driver i kur
kartus icin de aynı sekilde yazıcı modeli arat


kingcyrax
(19.01.18)
kartuşların ağzı muhtemelen bantla kapalıdır açman gerekebilir.


ground
(19.01.18)
YouTube a bak


westblack
(19.01.18)
(6)

format sonrası iTunes yüklenmiyor, hizmet paketi vs diyor. win7=)

Öncelikle tablet sayesinde artık foto atmak ve torrent, şifre vs işleri hariç kullanmadığım bilgisayar kendini hatırlatmak için çöktü. son formatı atalı en az 3 yıl olduğu için unutmuşum, neyse zar zor attım, ama yazdığım gibi iTunes yüklenmiyor. Tabii win 7 ultimate'ten anlaşılacağı üzere bilg külü
Öncelikle tablet sayesinde artık foto atmak ve torrent, şifre vs işleri hariç kullanmadığım bilgisayar kendini hatırlatmak için çöktü. son formatı atalı en az 3 yıl olduğu için unutmuşum, neyse zar zor attım, ama yazdığım gibi iTunes yüklenmiyor. Tabii win 7 ultimate'ten anlaşılacağı üzere bilg külüstür, cd de orjinal değil. Fakat format öncesi iTunes yüklüydü ve kullanıyordum, o zaman nasıl yapmışım hiç hatırlamıyorum. Eğer halâ masaüstü kullanan ve hatırlayabilen varsa lütfen ne yapmam gerektiğini söyleyebilir mi? Çünkü yedekleme, vs hepsi için iTunes lazım şu an.
mslny
(18.01.18)
Son sürüm değil de eski sürümlerden birini yüklemeyi dene. Ya da iTunes in kurulmama nedeni .net framework gibi bir güncelleme istiyor olabilir.

(hiç sevmedim iTunesi)


1adam
(18.01.18)
Şuradan hizmet paketini yüklemeniz gerekli (SP)

support.microsoft.com


himmet dayi
(18.01.18)
İşte o istediklerini ben bilmiyorum nasıl yapacağımı, o yüzden ne yapayım diye duruyorum böyle. Eski sürümü yükledim önce aslında ama açmadı, 'itunes was not installed correctly error 7 error 127' hatasını verdi.


mslny
(18.01.18)
@himmet dayi, o linke basınca indir kısmında birçok dosya çıkıyor, tümünü mü indiricem?


mslny
(18.01.18)
Windows7 64 bit ise şunu: windows6.1-KB976932-X64.exe
Windows7 32 bit ise şunu: windows6.1-KB976932-X86.exe

Bilgisayarım'a sağ tıklayıp özellikler'e basarsanız windows'un 32 mi 64 mü olduğunu görebilirsiniz.


himmet dayi
(18.01.18)
@himmet dayi, linkten yazdığınız dosyayı indirdim ve yüklendi, çok teşekkür ederim=) Bu gidişle 1-2 soru daha sorucam ama bugünlük bu kadar.


mslny
(18.01.18)
(11)

kadınlar için kas desteği olması için protein tozu sakıncalı mı?

Önceki duyurumdan sonra karar verip spora yazıldım. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1251196/sporla-ilgili-arkadaslardan-tavsiye-istiyorumÇok anlayamadığım Vücut analizinde yağ 11.90 yağ oranı 24.60 kas 34.50 çıktı. Ölçümü yapan kadın "normalde 2 kilo eksiksin ama kas yok, Yağ oranı iyi ama kasları
Önceki duyurumdan sonra karar verip spora yazıldım. www.eksiduyuru.com

Çok anlayamadığım Vücut analizinde yağ 11.90 yağ oranı 24.60 kas 34.50 çıktı. Ölçümü yapan kadın "normalde 2 kilo eksiksin ama kas yok, Yağ oranı iyi ama kasların çok güçsüz. Olan yağı da kasa çeviricez bu yüzden yumurta vs hariç hızlandırmak için protein tozu kullanmalısın" deyince zararlı değil mi dedim Hayır biz de kullanıyoruz dedi. 6 ay gibi bir zamanda istediğim güce kavuşurmuşum=) Bir de spor yapanlara sorayım dedim, hakket kaslarım çok mu zayıf ve en önemlisi toz alayım mı?
mslny
(15.01.18)
"yağı kasa çeviricez" dediyse kaç.

Kaç kilosun da 34.5 kilo kas var?

Neyse, yediğin yiyeceklerden aldığın protein yetersiz ise protein tozu kullan. Bildiğimiz ayrıştırılmış proteinden başka bir şey değil. Günlük ne kadar protein alman gerektiğine şuradan bakabilirsin: www.bodybuilding.com


alperz
(15.01.18)
Onu diyen kadına kibarca bsg de


benaslindayohum
(15.01.18)
O 34,50kas,kemik, su toplamidir diye dusunuyorum. Yapqcagin cok abarti bir spor degilse yumurta, tavuk, et, kurubaklagiller yeterli olur bence. Protein tozuna gerek yok.


red g
(15.01.18)
arkadaşlara katılıyorum.cahil konuşması.yağ kasa dönmez .ama kilon çok az ise alabilirsin bence de.ayrıca 11 yağ oranı çok düşük bile.ayva göbeği bile yoktur sende.


birdposing
(15.01.18)
@alperz benim anladığım 34.5 kilo kas değil %34.5 kas varmış %24.6 da yağ varmış

Protein tozu sakıncalı olmamakla birlikte 'hangi protein tozu?' sorusu da önemli. Rastgele ve merdiven altı bir besin takviyesi almayın. Alacağınız besin takviyesini de uygun şartlarda saklayın ve kullanın.

Protein tozu olmadan da protein alabilirsiniz ve bence sizin durumunuzda almak zorunda da değilsiniz. Genelde protein tozu daha ucuza protein alabilmek içindir. Yani örneğin günde yarım kilo et yemek zorunda kalmazsınız.


idexo
(15.01.18)
@alperz, neden kaç kilosun da o kadar kas var dediniz? Yanlış mı yazdım diye düşündüm, cahilim bu konuda dediğim gibi. bana sadece abartısız kas yapmak için hareketler yapıcam, direncim düşük, yağ yakmak için bişey yapmıcam? Kilo hassas tartıda 48.


@red g, @idexo, eğer günde günde 4 yumurta beyazı yerim dersen toza gerek yok sadece daha hızlandırmak için dedi. Tabii Aletli yapılan spora uzak biri olarak protein tozunun iyisini de bilmiyorum, iyi bir yerden alabilirim sadece.


mslny
(15.01.18)
Yağ oranı %24 sanırım, %11 olması için sporcu falan olmanız gerekir herhalde, o zaman da kas düşük çıkmazdı.
Ama yağı kasa çevirmek demesinin sebebi halkın anlayacağı dilden konusmaktır diye umuyorum, ya da oranlardaki olacak değişime gönderme yapıyordur. Yoksa yukarıda denildiği gibi, öyle olmuyor.

Ben kullandım protein tozu kısa bir süre. Besinden alamıyorsanız kullanılabilir diye bakıyorum. Ama bir sürü gıda alternatifi de var, ben o sırada bayağı yoğun antrenman yapıyordum, iştahsızdım da, iyi destek olmuştu.

Burada benden daha iyi bilenler vardır tabii, o yüzden bir şey demeyeyim de, kısaca kullandım, ölmedim, kadınım.


sopiro
(15.01.18)
Şunun şurasında alman gereken protein miktarı ortalam 60-70 gram, bunu yemeklerden alamıyorsan zaten çöp besleniyorsun demektir, yemeklerden almaya çalış, ölçümü yapan kadın sana protein tozu itelemek için öyle söylemiştir. Ha bana kalırsa bu diyaloğun geçtiği yerden koşarak kaç.


angelus
(15.01.18)
gelen yorumlardan sonra size tavsiyem:

- dengeli ve yeterli beslenmeyi öğrenin, protein tozuyla da uğraşmayın.
- spor yaparken alışma devresinde kendinizi gereksiz yere zorlamayın fakat hareketleri de doğru yapmayı öğrenin.
- spor yaparken hareketleri yarım yapmayın, hareketlerden çalmayın, gerçekten yapın.
- spor ve beslenme konusunda en başta kas yapmaya veya kilo alıp-vermeye odaklanmayın. bunun yerine kondüsyonunuzu öğrenip geliştirmeye odaklanın.
- özellikle ilk ay vücudunuzu, ihtiyaçlarınızı, sporu ve beslenmeyi dikkatle keşfedin.
- yaptığınız egzersizlere göre ve vücut kompozisyonunuza(ağırlığınıza ve yağ kas kompozisyonunuza göre, takriben) ne kadar kalori harcadığınızı ve buna göre kalori ihtiyacınızı öğrenin.
- imkanlarınız dahilinde olabildiğince işlenmemiş gıda tercih edin.
- doğru kaynakları belirlerken mükemmelliyetçi davranmayın veya milimetrik kalori/protein/yağ/karbohidrat hesaplarına ihtiyacınız yok.
- sporu ciddi ve disiplinli yapın fakat işkenceye dönüştürmeyin.
- beslenme konusunda disiplinli ve ciddi olun ve yine işkenceye dönüştürmeyin.
- sporu ve beslenmeyi bir hayat tarzı olarak uygulayın, dönemlik diyet ve spor alışkanlıkları yerine hayatınızın bir parçası haline getirin.
- beslenme konusunda zaman içerisinde göz kararı veya ölçüyle kalori saymaya da başlarsanız iyi olur. başta 1 yumurta ortalama kaç kaloridir veya sarısı beyazı kaçar kaloridir bilemeyebilirsiniz, internetten araştırın. zamanla göz kararıyla dahi kalori sayabilir hale gelebilirsiniz. 1 kaşık zeytinyağı, 1 bardak süt gibi ölçülere zamanla alışırsınız...
- sporun niteliği ve süresi de önemlidir. yani mesela yürürken ve koşarken kalp ritminizi takip etmek isteyebilirsiniz, kaç dakika ve kaç kilometre koştuğunuz da önemlidir.
- üzerinde çok durulmayan bir konudur fakat dinlenme de çok önemlidir.

daha da bir çok madde eklenebilir fakat benim son ekleyeceğim madde şudur:
- acele etmeyin. yukarıda belirttiğim gibi yaşam biçiminize entegre bir egzersiz ve beslenme düzeni oturtun. pratik olmayan, fazla özen gerektiren davranışlardan bir süre sonra bıkarsınız. pratik olmaya ve imkanlarınıza uygun davranışlar edinmeye bakın ki alışkanlık haline dönüşsün.

Bunlar için hem deneme yanılma hem de internetteki sonsuz kaynaklar size yardımcı olacaktır. Bir sorunuz varsa önce google'a yazın birkaç değişik kaynaktan okuyun. Tatmin olmazsanız o zaman sorun, araştırın. her zaman şüpheci olmakta fayda var.


idexo
(15.01.18)
Şimdi hocayı burda gömdüm gibi oldu ama inanın diyalog benim saçma hafif omuz istiyom isteğimle bir nevi şekillendi ve tabii buraya en saçma yerini ekledim sırf soruyu kestirmeden sormak için. Yoksa bilinçsiz korkunç kaçılası bir yer ve kişi değil, benim aktarımım kötü=)

@idexo, Teşekkür ederim tavsiyeleriniz için. Zaten en büyük sıkıntım beslenme konusunda çok dengeli ve iyi olmamak, su içmemek. Sıvı oranı 25 çıktı=( ayrıca şöyle söylim sadece son 1 yıldır düzenli kahvaltı yapıyorum. Önceden günde 1 öğün yerdim. Şimdi yemek biraz seçmek harici tek sinir olduğum sağlıksız şeyleri tümüyle bırakmamak, Film izlerken illâ bir kase cips kola sonra üstüne 1 eti cin veya benzeri yemek gibi. Neyse ki salata ve meyve çok severim, ama şu abur cuburu beynimden silmem gerek, sağlık için. Kalori vs hiç anlamadığım anlamaya uğraşmadığım şeyler, bilmiyorum bu konuda ilerler miyim ama spor konusunda dediklerinize özellikle dikkat edicem.


mslny
(15.01.18)
'Şimdi yemek biraz seçmek harici tek sinir olduğum sağlıksız şeyleri tümüyle bırakmamak, Film izlerken illâ bir kase cips kola sonra üstüne 1 eti cin veya benzeri yemek gibi.'

Bu tarz abur cuburları yasak elma haline getirirseniz muhtemelen içinizde bunlara karşı bir açlık da başlayacaktır. Onun yerine kendinize bir kalori sınırı koyun. Diyelim ki haftada ihtiyacınız 14bin kalori almak olsun. Bunun en fazla 750 kalorisini bu tarz abur cuburlardan alın. Eğer canınız istemezse ne ala, isterse böyle kalori sayarak tüketirseniz kontrol de sizde olur.

Yine mesela sadece su içmek çok sıkıcıdır. O gün en azından 2 litre su içmemişseniz gazlı içecek de tüketmeyin.

Yine gazlı içeceklerin yerine bitki çaylarına yönelmenizde fayda var.

Bunları alışkanlık haline getirmek için en başta bilinçli olmanız lazım, sonra da devam ettirmek için disiplinli olmanız lazım.

işkence haline getirmeyin derken bunu kast ediyorum. kendinizi %100 mahrum bırakmayın, tadımlık tüketin.

Sonra tabi basit şekeri büyük oranda hayatınızdan çıkarın. Çayı kahveyi şekersiz içmeyi öğrenin. Kahve gibi kafeinli içecekleri, enerji içeceklerini abartmayın, mümkünse enerji içeceklerini hiç tüketmeyin.

Üzerinde diyet yazan ürünlere abanmayın, bu ürünlerin de kalorisi yüksektir. Normal versiyonlarından farkı diyet ürünlerin içindeki yapay tatlandırıcılar vs. dir. Bunlara ihtiyacınız yok. Mevsim meyvelerini tüketin. 1 elma sizi kesmiyorsa 2 elma 2 portakal yiyin. 1 paket bisküviden kat kat iyidir.

tabi günümüzde tarım ürünleri ne kadar sağlıklı o da sorgulanıyor fakat yine de raf ömrü 1 yıl olmayan şeylere yönelmekte fayda var.


idexo
(16.01.18)
(4)

sporla ilgili arkadaşlardan tavsiye istiyorum.

Öncelikle erkek değilim ve spor cahiliyim, o yüzden ne diyor ne soruyor bu demeyin =) Şimdi, yıllardır istediğim iki şey var; hafif omuz yapmak, kick box öğrenmek. Şu an iki seçeneğim var, biri istediğim şekilde hoca buldum, ondan kick box öğrenmek (alet yok ama istasyon var kardiyo yerine programım
Öncelikle erkek değilim ve spor cahiliyim, o yüzden ne diyor ne soruyor bu demeyin =)
Şimdi, yıllardır istediğim iki şey var; hafif omuz yapmak, kick box öğrenmek. Şu an iki seçeneğim var, biri istediğim şekilde hoca buldum, ondan kick box öğrenmek (alet yok ama istasyon var kardiyo yerine programımız dediler), ikincisi içinde yüzme ve omuz için Aletle çalışmak vs herşey olan program var. Önce kick box sonraki dönem omuz için yüzme ve aletli mi yoksa tersi mi bilenlere sorayım dedim. Hangisi daha doğru olur? Kilo problemi yok.
mslny
(01.01.18)
Sorularının haricinde bir noktaya değineyim, hanım kişiler fitness çalışırken göğüs programına dikkat etmeli.

Çünkü erkeklerde göğüs büyüten hareket, program, set ve tekrar sayıları kadınlarda tam tersi işlem yapıp göğüs küçültme yapabildiğini okumuştum bilimsel bir yazıda.

Sanırım olay ağırlık çalışırken fazla testesteron üretilmesi ile ilgili idi.

Yani omuz çalışırken de kadınlara yönelik bir incelik var ise dikkatli ol, araştır.


John Bloor
(01.01.18)
Sorunda "dönem" diye bir kelime kullanmışsın. Öncelikle bunu ne anlamda kullandın? Dönemden kastın üç dört ay ise bu sürede yüzmeyle omuz geliştiremezsin. Yüzmedeki omuz gelişimi yıllar sürecek bir olay. Omuzları geniş olan tanıdığım çoğu yüzücü bu işi profesyonel olarak bir süre yapmış. Kick box konusunda ilk altı ay bir şey bekleme. Neredeyse 4 yıldır karate yapıyorum ve şimdi baktığımda ilk yılda hiçbir şey yapamıyormuşum. Kasların ve vücudun spora alışması zaman alacak. Yüzme de yapsan kick box da yapsan bir süre zorlanacaksın. Bu nedenle bunu kendin deneyip görmelisin. Kick box öğrenmek istiyorsan önce ona başla. Sonra yüzmeye vakit ayır. Çünkü yüzmeye başlayıp kısa sürede bırakırsan onun sana bir faydası olmaz.


dissendium
(01.01.18)
canın hangisini istiyorsa onu yap öyle planla falan girişince uzun süreli olmuyor. hafif omuz yapmak da pek tutarlı bir hedef değil çünkü omuz bağlantı bölgesi pek çok kasla birlikte çalışıyor yani sen atıyorum süper güçsüz tricep ile omuz çalışmaya çalışırsan omzuna zarar verme ihtimalin olur kaldı ki ne olursa olsun omuz riskli bir bölge dikkatli olmak lazım.


Uzun süredir kick boks yapıyorum. Eğer sadece omuz için yüzme yapacaksan yapma. Şanslısın ki boks ve kick boks omuz gelişimini mükemmel etkiliyor. Hatta boksör kası diye bir terim de var.


(4)

Beylikdüzü'nden Bayrampaşa ikea'ya en kolay nasıl gidilir?

Araba ile cesaret edemedik o yüzden en kolay yolu soruyorum, tek vasıta ile gidiliyor mu?
Araba ile cesaret edemedik o yüzden en kolay yolu soruyorum, tek vasıta ile gidiliyor mu?
mslny
(28.12.17)
metrobüs ile Şirinevler
ordan M1A ile Kocatepe.


himmet dayi
(28.12.17)
Metrobusle sirinevler, sirinevlerde metroya binip gidilir en kolay.


metrobüs merter - merter kocatepe.


karlmarx
(28.12.17)
metrobüsün bayrampaşa durağında inip merdivenden üst geçite çıkınca minibüsler var. biraz uzun sürer ama bu da bir yöntem sonuçta.

herhangi bir aktarma durağından (yenibosna, şirinevler, zeytinburnu) havalimanı-yenikapı hattına geçmek en hızlısı ama.


dasher
(28.12.17)
(9)

mantık evliliğinde evlenmemiş olarak boşanmış biriyle evlenir miydiniz?

Özellikle hanımlara soruyorum. Gerçekçi düşünerek mantık evliliğinde çocuğu olmayan boşanmış bir erkeği mi yoksa evlenmemiş birini mi tercih ederdiniz? cevabınız boşanmış erkeğe Hayır ise sebebi nedir?
Özellikle hanımlara soruyorum. Gerçekçi düşünerek mantık evliliğinde çocuğu olmayan boşanmış bir erkeği mi yoksa evlenmemiş birini mi tercih ederdiniz? cevabınız boşanmış erkeğe Hayır ise sebebi nedir?
mslny
(23.12.17)
Mantık evliliğinde tek kriterin bu olması çok saçma. Yeterli veri yok.


rahip janick
(23.12.17)
Her halükarda evlenmemiş erkeği tercih ederim.


evlenmemiş erkek +1


rayde
(23.12.17)
Arasındaki bağlantıyı kuramadım. Mantık evliliği ise zaten boşamış olup olmamasının ne önemi var ki.


mr sherlock
(23.12.17)
Mantık evliliğinde de aşk evliliğinde de erkeği evlenilesi kılan şey daha önce evlilik geçirmiş veya geçirmemiş olması değil bana göre. Evlilik geçirmiş olanın da geçirmemiş olanın da kendine göre artıları da eksileri de var. Önemli olan benim insan tanırken kullandığım mihenkler ve karşıdakinin dürüstlüğü, değerlerin ortaklığı, sevgi ve saygının kalitesi. Boşanmış veya evlenmemiş olmak bence hiç de öncelikli bir kıstas değil ve olmamalı da.


yaren
(23.12.17)
ya, evliligi sonlanmis erkeklere karsi hafif bir onyargim var maalesef. cunku kadinlar hakikaten aci cekmediklerinde kolay gitmiyor.


e haliyle
(23.12.17)
mantık evliliği yapan bir kadın için ilk kriter, erkeğin kadının beklentilerini karşılayacak maddi gücünün olması, diğer kriter de erkeğin manipüle edilmeye yatkın olmasıdır.

dolayısıyla evlenmemiş (tecrübesiz) erkek ikinci kritere daha uygun gözüktüğünden tercih sebebidir. ha maddi gücü çok üst düzeyse, o zaman önceden 5 kez boşanmış olması bile bir önem arzetmeyebilir.


otonomo
(23.12.17)
İki adet aynı özellikleri taşıyan ve aynı derecede mutlu eden erkekten hiç evlenmemiş olanını tercih ederim.


bir şey tercih etmem, kişisine göre değişir. sonuçta insanlar birlikte uzun yıllar yaşayıp resmiyette hiç evlenmemiş de görünüyorlar. evlenip boşanmış ya da uzun birliktelik yaşamış bir kadının/erkeğin duygusal ağırlığı ve önyargısız/sıfır duydurum ile yeni ilişkiye yaklaşacağını düşünmem.


pinkpeony
(24.12.17)
(5)

kedim topallıyor, asla üstüne basmıyor, hafif şiş?

Öncelikle daha 2 ay önce benzer vaka yaşadık. O tecrübeyle hemen hareket etmek istemiyorum, önce buradaki tecrübelere danışayım dedim. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1231625/kas-yirtilmasi-yasayan-kedimin-sakinlestiriciden-sonraki-hali-normal-miBıcırık ı akşam annemler eve almış, topallıyormuş. e
Öncelikle daha 2 ay önce benzer vaka yaşadık. O tecrübeyle hemen hareket etmek istemiyorum, önce buradaki tecrübelere danışayım dedim. www.eksiduyuru.com
Bıcırık ı akşam annemler eve almış, topallıyormuş. eve döndüğümde hafif şiş olduğunu ve neredeyse hiç yere dokundurmadığını gözlemledim, iştahı aşırı olmasa da yiyor, fakat acı çekiyor belli etmemeye çalışıyor, aynı şeyleri yaşayacak diye korkuyor muhtemelen.
Daha önce bana göre yapılan hata şu oldu, topalladığını görür görmez sabah veterinere götürdüm, o şeffaf çantaya sokmak gidip dönmek tam bir ızdıraptı çünkü sokak kedisi ve çantada çıldırdı ayağını bence daha incitti. Veteriner muayene bile edemedi sadece kırığa benzemiyor dedi iğne vurdu 24 saat gözlemle dışarda durabilir eğer tekrar topallarsa getir dedi. Ben de dışarı bıraktım ve ağrısı geçince gezdi tozdu, bence yine incitti 30 saat sonra ilacın etkisi geçince tekrar topalladı ama acıdan ağlıyordu resmen, bi de babam da o halde sokakta kalmasın diye eve getirirken zorladı o da acısını fazlalaştırmıştı. Dayanamayıp gece açık veterinere götürdük ama yine giderken çantada çıldırdı, sakinleştirici ile ancak 2 veteriner muayene edebildi röntgen çekebildi. Kırık yoktu kas zedelenmesi muhtemelen dedi ve ağrı kesici şurup vs verdi. 5 gün evden çıkarmadım ilacı verdim ama etkisi geçince topallama ve ağrı oldu, velhasıl ilaçla olmasının bana göre iyileşmesini uzattı çünkü iyi hissedince koşturuyordu. 20-25 gün sonra tamamen iyileşmişti.

Şimdiki fark o zaman mama yerken ağrıyan patisini yere dayıyor ama güç vermiyordu ve şiş yoktu, şimdi yemek yerken patisi havada duruyor ve bana göre hafif şiş.
Veterinere açıkçası hemen götürmek istemiyorum çünkü sokak kedisini hem zapdetmek hem götürmek o kadar zor ki, yaşadığı travma korkunçtu hem de 1 hafta metacam vermeme rağmen geri kalan 15 günde ancak iyileşti hızlandırma olmadı, aksine ilaç etkisindeyken iyileşti sanıp kendini zorladı. Tek korkum kırık olması=( kırık değilse götürmek istemiyorum ama bu da röntgensiz nasıl anlaşılır bilemiyorum. Onun öyle mahzun acılı durmasının benim hayatımın akışını etkilemesi de ayrı ama yeter ki o iyi olsun. Foto gönderiyorum, inşallah bilgili biri denk gelir.

i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
mslny
(09.12.17)
Patisine bişey batıp yaralamış vr iltihaplanmış olabilir. Veterinerini değiştir derim. Bi de iyice iyileşene kadar evde bak kediye dışarı salma. Gerçi çok zor ama...


yaren
(09.12.17)
bence de bir şey batmış ya da böcek ısırmış olabilir. kırk gibi durmuyor sanki. bir de kırık olsa gerçekten duramazdı. oysa çok sakin gibi. başka veteriner bence de. ya da mihav gibi sitelerde benzer durumları yaşayanları araştırabilirsin.


Zaten iğne vurup gönderildikten ve etkisi geçtikten sonra gece başka cerraha götürmüştüm o röntgen çekmişti. Ama sonra araştırınca antibiyotiklerin çok zararlı olduğunu gördüm, o yüzden kırık olmadıkça götürüp o travmayı yaşasın ve antibiyotik versin istemiyorum. Her sabah dışarı çıkmak için kapının oraya giderdi, bugün arada yemek yiyip uyuyor=( İlaç vermezsem acısından belki kendi evden çıkmak istemez ve daha çabuk iyileşir diyorum. Canı çok tatlı ve korkak, ağaca çıkıp inemeyen yabani bir kuzu, sadece şişlik ve düz tutmaması korkutuyor=(


mslny
(09.12.17)
Aynı durum 2 ay önce başımıza geldi. Kedinin sağ patisi şişmekten dolayı diğer patinin iki katı oldu ve kesinlikle patiyi yere basamıyordu.Veteriner vs gitmedik, evde bulunan antibiyotik merhemi surup bandajladık. Bir gün bekledikten sonra ayağının şişinden iltihap aktı. 2 cm lik bir deri kalkması gibi patisinde yara varmış , tuylerden gozukmuyordu. Sonra tekrar sarmadık. Kedilerin dilleri antiseptik ozellik taşıyormuş. Kendi yalaya yalaya 1 haftada duzeltti. Arada kabuk bağladı ve kaşıntı olduğu için galiba kabuğu soktu ama düzeldi. Fotoğraflar bire bir aynı. Uzmanı değilim sizin kediniz gibi sokakta takılıyor. Direkt antiboyik ilaç mı veriliyor bilmiyorum ama antibotik merhem ve ağrı kesici sprey bizde işe yaradı. Birinden yardım isteyin. Nalburdan 2 tane iş eldiveni alın ve çenesine bastırıp surun derim. Koca karı ilaçları gibi oldu ama :) biz böyle halledebildik. Geçmiş olsun.


origse
(09.12.17)
@origse, o riski alamadım çünkü veteriner bile zor zaptediyor, orman kedisi gibi bildiğin yabani, keşke munis olsaydı dediğiniz gibi deneyebilseydim.

Bu arada dünden beri öylece yemek hariç hiç kalkmadan yatınca ve de patisinin dibinde kurumuş kan ve sıvı farkettiğim için daha fazla acı çekmesine dayanamadık doktora götürdük. Yine olaylı bir gidişti ve Kuzum korkudan sedeyeye çişini yaptı=( Muhtemelen bişey batmış ve o yüzden İltihap kapmış, kırık değil ve röntgene gerek yok dedi. Biri yangı için biri antibiyotik 2 iğne yaptı. İltihabın kuruması için 5 gün iğne yapılması gerekiyor dedi, şurup iyileştirmeye yetmezmiş. İsterseniz burda kalsın dedi ama Bıcırığım dayanamaz Kahrolur diye göze alamadım, fakat her gün yabaniyi çantaya nasıl koyucam nasıl 5 gün nasıl götürücem, 5 gün evde nasıl durdurabilicem hiç bilmiyorum=( şükür ki kırık değil.
Yaraya hiç bişey dökmedi, sürmedi, bişey olur mu? İğne yeterli mi? İçine bişey battıysa niye çıkartmadı?


mslny
(10.12.17)
(1)

duyuruda başlık engellenebiliyor mu?

1-2 sabit duyuruyu görmek istemiyorum diyelim, olabiliyor mu?
1-2 sabit duyuruyu görmek istemiyorum diyelim, olabiliyor mu?
mslny
(01.12.17)
(11)

kafam karıştı, aşırı fiyatlı olmayan iyi kuru kedi maması önerir misiniz?

Öncelikle kısır olmayan erkek sokak kedisi, geceleri eve alıyorum, sağlığını önemsiyorum çok seviyorum. Kuru mama sabah giderken, gündüz dışarıdayken veya akşam tavuktan sonra çerez niyetine veriyorum. Açık mama da satan dükkâna gidiyorum onlarca seçenek var ama malesef en iyileri çok pahalı, yoksa
Öncelikle kısır olmayan erkek sokak kedisi, geceleri eve alıyorum, sağlığını önemsiyorum çok seviyorum. Kuru mama sabah giderken, gündüz dışarıdayken veya akşam tavuktan sonra çerez niyetine veriyorum. Açık mama da satan dükkâna gidiyorum onlarca seçenek var ama malesef en iyileri çok pahalı, yoksa gönül ND almak ister tabii.
Kendisine verdiğim en iyi mama purina one idi, içeriğinde tavuk eti vardı yani sadece aroma ya da artıklardan ibaret değildi ve tüyleri falan daha yumuşak oldu, maması bitince ondan veya daha iyisini almaya gittim. Fakat pet shoptaki adam purina one kediye iyi geldi deme sakın, purina'nın kataloğunda bile yoktur, market mamasıdır dedi. Kafam çok karıştı o kadar seçenekten ne alacağım bilemedim çıktım. Bilinçsizce mama kullandığım dönemi bitirmek istiyorum ama başka beslediğim hayvanlar da olduğu için nd kadar pahalı mama alamayacağım. ileride bıcırığımı hasta etmeyecek, tümüyle artık ve aromaya boğulmamış, tüylerine vs iyi gelecek kilosu en fazla 25-30 lira olan iyi mama önerinizi istiyorum ki dükkana girip şunu istiyorum deyip alayım! İnternetten alışveriş yapmıyorum bu arada.
mslny
(28.11.17)
temizmama.com un fiyatları gayet ideal, hem kendileri üretiyorlar.


theconqueror
(28.11.17)
Netten alışveriş yapmıyorum malesef.


mslny
(28.11.17)
Kilosuna 25-30 lira verecekseniz gayet iyi mama alırsınız. Daha dün 10 kg tahılsız, kısırlaştırılmış N&D aldım, 259 TL, hepsiburada dan. Normalde 300 lira civarında bu mama. Kaldı ki düşük tahıllı ve tahıllılar daha uygundur.

İnternetten araştırın uygun bulursunuz.


FAtE
(28.11.17)
Royal canin alın
kilosu 25-30lira zaten yüksek bir rakam.


veritaslibertas
(28.11.17)
Sözlükte Royal için çok iyi yazmamışlardı yoksa benim de aklımdan geçen o aslında.


mslny
(28.11.17)
royal canin gayet iyi bir mamadır.


veritaslibertas
(28.11.17)
Bence Royal Canin almayın, kötünün iyisi. Gerçi internetten alışveriş yapmıyorum demişsiniz ama temizmama'dan da almanızı tavsihye etmem, Bono Cibo markalı kendi yaptıkları mamalar var ama içeriklerine bakınca fast food gibi olduğunu anlıyorsunuz.

Mamanın kilosuna 25TL verebilecek durumdaysanız @fate'in de dediği gibi N&D bile alabilirsiniz. Ben de daha geçen hafta hepsiburada'dan tahılsız 10 kg balıklı N&D mamayı 273 TL'ye aldım mesela.

Nerede oturuyorsunuz? Eğer Anadolu yakasında ve Kadıköy'e yakın bir yerlerdeyseniz size gidip açık mama (N&D vb.) alabileceğiniz güvenilir bir petshop önerebilirim.


ben benim kedilere yıllarca pro plan ve royal canin yedirdim. bir tanesi egzama olana kadar bu iki markayı iyi diye biliyordum. iyi olmadıklarını sonra öğrendim.

royal canin almayın. bir kere royal canin tavuklu bir mama, tavuklu mamalar kedilerde cilt hastalıkları yapıyorlar. tüy döktürüyorlar. başka hastalıklara da sebep olabiliyorlarmış hatta çünkü tavuklar bile tavuk değil artık. hep hormonlular :/ yeri gelmişken, akşamları da tavuk yedirmeyin.

pro plan da bir diğer kaliteli diye bildiğimiz ama içeriği iyi olmayan mama. royal canin'e göre daha iyi ama en azından somonlu. gene de bu iki marka için geçenlerde biri demişti "sadece reklamını iyi yapıyorlar, o yüzden millet iyi sanıyor. tıpkı whiskas gibi işte" diye.

ucuz ve iyi olarak mama tavsiyem ise malesef yok. ben nd alıyorum. brit care de iyi ve nd'ye göre daha ucuz. bunları ucuz bulursanız alın. bir de nd özelinde konuşursak protein oranı yüksek olduğu için öyle çok miktarlarda verilmiyor kediye ve pro plan'a göre çok daha uzun sürede bitiyor. düşündüğünüzden daha hesaplı yani.


temizmama vs. gibi ucuzun da ucuzu mamalardan aldıktan sonra aradaki farkı kenara atın. ileride bu ucuz beslenmenin doğuracağı veteneriner masraflarını oradan karşılarsınız. ev yapımı mama tarfileri bolca var özellikle ingilizce olarak. hem daha ucuz hem de daha sağlıklı.


khiron
(28.11.17)
@a day at the races, malesef avrupa yakasında oturuyorum=( @fate 259 a almış, netten ve 10 kilo olduğundan mı o kadar uyguna aldınız acaba, kilosu 45-50 gibi buralarda sanırım.


mslny
(28.11.17)
@İstanbul kanatlarımın altında, @khiron, dediğiniz gibi geleceği düşünerek korkuyorum, çünkü şu an genç, 1 yaşını geçti. ND ve Brit care fiyat araştırması yapayım o halde. Bu arada tavuk vermeyin demişsiniz, o kadar cins ki beyfendi herşeyi yemiyor, tavuğu tazeyken yiyor, çiğ kuşbaşı et çok seviyor, pişmiş ciğer vs sevmiyor. Ama çiğ de vermiyorum aynı endişelerle ve ne yedirsem ne yapsam bilemiyorum bazen.


mslny
(28.11.17)
(3)

urban decay makyaj bazı kullanan var mı?

Benefit professional kullanıyorum, bitti ve baktım ki fiyatı uçmuş. urban decay far bazından memnunum, makyaj bazını bilmiyorum, nasıldır?
Benefit professional kullanıyorum, bitti ve baktım ki fiyatı uçmuş. urban decay far bazından memnunum, makyaj bazını bilmiyorum, nasıldır?
mslny
(24.11.17)
Porefessional'dan sonra bana tüm diğer bazlar boş gelmişti. Sonra silikon bazlı oldukları için tamamen bıraktım. Kryolan'ın gözenek silici bazına bakabilirsin, daha ucuzdu diye hatırlıyorum. Buldum ama 147 lira, porefessional kaç oldu bilmiyorum.

www.nubia.com.tr


kayranin kedisi
(24.11.17)
Kryolan hiç kullanmadım, bilmiyorum. Satışı olan net hariç bir mağaza var mı?


mslny
(24.11.17)
Kendi mağazaları var (İstanbul ve Ankara'da var en azından, diğer yerleri bilmiyorum).


kayranin kedisi
(24.11.17)
(38)

herhâl dünya üzerinde bu botu beğenen, isteyen tek kişiyim?

Kime ne tatlı di mi diye sorsam yüzündeki ekşimeyi gördüm, 5 kuruş vermem lafını işittim, hepsine aşkolsun. Ayağımda çok sevimli durdu, onu geçtim giydiğim en rahat bot belki de. 2 yıl garantili, asla su geçirmiyor, tabii ki indirimi beklicem. Ve fakat sizce de fecaat mı?https://www.camper.com/tr_TR
Kime ne tatlı di mi diye sorsam yüzündeki ekşimeyi gördüm, 5 kuruş vermem lafını işittim, hepsine aşkolsun. Ayağımda çok sevimli durdu, onu geçtim giydiğim en rahat bot belki de. 2 yıl garantili, asla su geçirmiyor, tabii ki indirimi beklicem. Ve fakat sizce de fecaat mı?

www.camper.com
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
mslny
(15.11.17)
komikmiş. ama kıyafetle bakmak lazım, belki o zaman çok sırıtmıyodur.

beğendiysen giy, kime ne ayrıca.


sir gawain
(15.11.17)
bu haliyle güzel görünmüyor ama ufak tefek, minyon birinde hoş/sevimli durabilir.

edit: bu botun 549 lira olmasının sebebi nedir? merakımdan soruyorum sahiden. markası dışında bir sebebi var mı?


rahip janick
(15.11.17)
Oha! 549 lira nedir lan.

Tam bir tikky botu.


himmet dayi
(15.11.17)
50+ yaş itemi


dissendium
(15.11.17)
Genç için komik, yaşlı giyse sırıtmaz. Sorry.


suskun
(15.11.17)
güzel durmuyor. ama sen begendiysen ve ayagında guzel duruyorsa sorun yok. botu giyinmiş bir halde foto olsa ona göre de yorum yapardık.


runagain
(15.11.17)
beğendiyseniz ve fiyatı da sorun değilse alın tabii ki, kimseyi ilgilendirmez. giyecek olan sizsiniz. Satın alınan şeylerle ilgili başkalarından çok kendi iç sesinizi dinleyin. sizi mutlu ediyorsa takmayın başkalarını.


nickfury
(15.11.17)
çok kötü.


Şu "başkalarını ilgilendirmez" olayını anlamıyorum. Bazı insanlar gerçekten sormaz ve canının istediğini alır. Bazıları da dışarıdan nasıl durduğunu önemser. Başkalarının ne düşündüğünü önemsiyor ki herkese sormuş. Dışarıdan bakınca bence bot olarak estetikten çok uzak ve kullanışsız. Kötü yani, ev botu olsa beğenirdim. Ayrıca yaşlılıkla ilgisi yok, aksine genç kız ayakkabısı.


aquarium
(15.11.17)
kanka bu 50 tane kedi besleyen 50 yas uzeri canki teyze ayakkabisi :D :D: D:D D:D: : D:D D: D:D :D


baldur2
(15.11.17)
fotoğraftaki haliyle ayaktaki hali bambaşka olur. denemek lazım.
549 lira etmez ama bana etmez. 549 lira sana çerez paraysa niye olmasın.


lazpalle
(15.11.17)
24-25 yaşlarında güzel,neşeli,sevimli,giydiğini yakıştıran, beyaz tenli, kilolu olmayan, en az 165 boyunda, max 38 numara ayakları olan bir kızsan bence yakışabilir.

hayalimde böyle bir kız canlı bu ayakkabıyı giymek isteyebilecek. onun haricinde direk bakınca tabii ki de kötü :)


mahone
(15.11.17)
bence kötü değil. oldukça sevimli buldum ben :) keşke fiyatı da daha makul olsaymış.


omonia
(15.11.17)
şantiye lastiğinden ve ugg'dan çirkin değil; sıra dışı şeyler giymeyi seven, mahone'nin belirttiği tipte biri için normal bir ayakkabı hatta. sadece çok pahalı buldum, yani gereksiz pahalı, değecek gibi değil. parasını sorun etmiyorsanız ya da daha makul fiyata bulursanız alınabilir.


Bruce
(15.11.17)
şirinmiş bence ama biraz çocuk botu gibi. minyon biriysen güzel durabilir ama taytla falan.


theseachange
(15.11.17)
evde bile giyeceğimi sanmıyorum.


elorelia
(15.11.17)
Ben beğendim. Bir botta olması gereken şeylere sahip gibi görünüyor. İnsanların beğenmemesi de normal, estetik budalası oldukları için bot konusunda bile çekicilikten vazgeçemiyorlar.


harvey
(15.11.17)
bulaşık süngerine benziyor olmasının dışında pek falsosu yok gibi, suyu emmiyceğinden eminsen al giy, kime ne :)


Bedava veriyoz al deseler küfür ederim.


England
(15.11.17)
Bu botlara girecek güzel ayakları da görmek lazım kararsızım :P


lafacukur
(15.11.17)
şekil olarak kötü değil bence. ama o fiyat nedir arkadaş.


spirit crusher
(15.11.17)
Ya bu cok sinirda bir ayakkabi. Vezir de eder rezil de. Yani eger tarziniza guveniyorsaniz alin. Ben begendim kafamda kombinleyip.


muti
(15.11.17)
Evde hanımın patiği var o bile daha iyidir bundan fonksiyonellik açısından.

Bak daha tipinden bahsetmedim, gerek de yok.


Yorumlara çok güldüm, alemsiniz=) 60 yaş için dediniz lâkin 60 yaşındaki annem dahi fotodan beğenmedi, babam kriz geçirir demek, hele fiyatı görse=)
Açıkçası ben de ev ayakkabısı gibi göründüğünü düşünüyorum, tasarım amacı da budur belki ama inanın o kadar rahat ve bi o kadar da ayakta Şirin duruyor. Bu arada kesinlikle iri ve kilolu biri değilim, tarz olarak da "bana yakışmaz ama sana yakışıyor" lafındaki sana kişisiyim, en azından bunlardan yırtıyorum sanırım=) ancak fiyatı yüzde 50-70 indirime girerse alırım, Camper malesef fiyat açısından böyle ama kalitesine güvendiğim bir markadır. Sorma maksadım başkalarının düşündüğüne göre hareket için değildi elbette. sadece ciddi manada hep "bu ne ya" tepkisi alınca bir de size sormak istedim, size de aşkolsun o vakit, bulaşık süngeri demiş ya=)))


mslny
(15.11.17)
valla ben çok beğendim. ama etrafımdakiler normalde de teyze gibi ayakkabı seçiyorsun diyor hep. ben dinlemeyip giyiyorum. ^^


uzerine para alip evde giyeceksen olabilir:)


alttaraf
(15.11.17)
Ben begendim:) çok tatlı evet.

O marka pahalı da ondan pahalı herkes fiyatını sorgulamış. Ben de classic camperlarımdan çok memnunum ama aynı ayakkabının 1 yılda eskidigini iddia eden arkadaşım da var. Sanırım kullanıma bağlı. Su geçirip geçirmeme iddiasını da bir yetkiliden teyit ettiysen cidden güzel bot.

Hemen al bence tatlı bir şey evet. Hatta keşke taban renkleri nde de seçenek olsaymış. Kırmızı, sarı, yeşil, mor gibi. Ama bu renk de güzel :)


Aha, renk seçenekleri de varmış:)

m.camper.com&utm_term=tr-46646-032?utm_source=criteo&utm_medium=retargeting&utm_campaign=dynamicproductretargeting


bence o kadar kötü değil.
hatta giyenin tipine ve tarzına göre sevimli bile durabilir.
fiyat konusu çok sübjektif, yani kim ne dese boş.
parayı vermek istiyorsan verirsin, karşılayabiliyorsan karşılayabiliyorsundur.
camper için yüksek bile sayılmaz fiyatı.


blatta hiberna
(15.11.17)
@yavrucak, evet renk seçeneği var ama o cidden ev ayakkabısı gibi, fazla renkli o yüzden griyi sevdim tabanıyla=) bu arada ben de camper kullanıp memnun kalanlardanım. 2 ayrı mağazadan teyit ettim garantisiyle söylediler hem de=) ucuzlasa hemen alıcam inşallah=)


mslny
(15.11.17)
Güzelsen yakışır


klar
(15.11.17)
Bence de çok sevimli. Fiyatı az olsa, ben bile gyrbilirdim ama çok twrzım da deil. Yin de giymekten çekinilecek bir ayakkabı değil. Sonuçta millet lastik çizme giyiyor. (Yağmur da ben de parlamayanından giyiyorum) Onların yanında kraliçe ayakkabısı gibi bile kalır.

Fiyatı pahalı ama Camper'ın kalitesi için normal. İndirim bekleyeceksen veya iyi kazanıyorsan alınır. Asgari ücretli isen ama hovardalık yapmak istiyorsan da, yine sana kalmış.


aychovsky
(15.11.17)
pazardan alınan ev pandufu gibi. :/


nice tnetennba
(15.11.17)
50 yasinda canki teyze botu :D :D :D

Dogru bence de :)


chitosan
(15.11.17)
güzeel. diğer kıyafetlerine de bağlı ama skinny kesimli bir pantolon ya da diz üstü etek/elbiseyle güzel durabilir mesela. ama bunu diyen bana etrafımdakiler diyo ki 70 yaşında gibi giyiniyosun.


dafaisss
(15.11.17)
Valla beğenen sadece sen varsındır diye düşünüyordum ki başkaları da varmış. İlginç.


klar+1


sttc
(15.11.17)
Cok güzelmiş. Bot alma fikrim olsaydi ben de gider alirdim. Ayrica arkadaslar bakin su geçirmiyor , sıcacık tutuyor ve aşırı rahat demis kız. Hala neden fiyatini abartiyorsunuz. Malesef kışlık sağlam birseyi cok ucuza almak gibi bir sansimiz yok. Sezon başı ve indirimsiz fiyat oldugunu da göz önünde bulundurursak vence fiyat çok normal. O uyduruk buz gibi ve ayagi suyun içinde bogan inci hotic. .vs markalarin fiyatlarina bir bakın isterseniz. Ne demek istedigimi anlarsiniz. Camper indirime giriyor mu fikrim yok ama giriyorsa indirimini kovala.indirimsiz alisverise 12 ay karsiyim ama kış baslangicinda daha da fazla karşıyım


apartman teyzesi
(15.11.17)
(13)

Arkadaş ilişkisi ile ilgili duvar gibi iç döküm.

15 yıllık çok sevdiğim bir arkadaşım, dostum var. Kişilik olarak zor biri, öfke kontrolü pek olmayan, kolay sıkılan, ailesiyle problemli, insan sevmeyen, arkadaşı olmayan, sosyal olmayan, onun için her konuda herşeyi en iyi bilen olan(çoğu konuda da iyidir), her konuda haklı olan, ilginç bir ince dü
15 yıllık çok sevdiğim bir arkadaşım, dostum var. Kişilik olarak zor biri, öfke kontrolü pek olmayan, kolay sıkılan, ailesiyle problemli, insan sevmeyen, arkadaşı olmayan, sosyal olmayan, onun için her konuda herşeyi en iyi bilen olan(çoğu konuda da iyidir), her konuda haklı olan, ilginç bir ince düşünceli hali de olabilen, kimseye kötülük düşünmeyen biri. Ben huyunu bildiğim için ve karakter olarak sert olmadığımdan, onu da sevdiğimden öyle belirli sıkıntılarımız olmadı, ama nedense bilerek ya da bilmeyerek tek arkadaşı ben olduğum için sanki o sebepten kendimi başka arkadaşlardan da geri çektim, ola ki üzülür diye, ki eskiden şaka yollu kıskanırım bak demişliği de vardır. Sonuçta ben de öyle istedim bundan şikâyetçi değilim. Şöyle bi detay var benim hayatımda farklı sorumluluklarım olduğundan o plan yapar ben uyarım, çoğunlukla arayan odur, ve hayatımdan ötürü genelde o çağırır evine giderim.

Arkadaşlığımızın ilk yıllarında ortak tanıdığımız biriyle de arkadaşlığı ilerletti hatta gece gündüz beraberdiler, beni eskisi gibi arayıp sormamaya başladı. bikaç kez beraber takıldık ama kendimi onların yanında fazlalık, yabancı hissettim, geri çektim ve ne yalan söyleyim hafif de incindim. ama kimse kimseye bağlı değil buna hakkım yok diyerek o histen sıyrıldım. Bi süre sonra araları bozuldu, beni tekrar eski yoğunlukla aramaya başladı, biz eski düzene döndük hatta daha iyi dost olduk. Hiç o zamanki halini söylemedim, sonuçta olabilir öyle şeyler.
Ben de ona karşı yıllar sonra bir adilik yaptım, bir sevgilim oldu fakat neden bilmiyorum sevgili arkadaşımdan nefret ettiği için arkadaşıma söyleyemedim, sonuçta o da zor biriydi ve beni zaten baskı altında tuttuğundan arkadaşım da karakterini anlattığım gibi olduğundan o da bilse mahvolacaktım, hep Sevgilimi o sandığın gibi değil diye ikna edip gönül rahatlığıyla arkadaşımla paylaşacağım anı kolladım fakat o an hiç olamadı.

Sevgilinin sevmeme sebebi şuydu, sosyal medyayı şuursuz kullanıyor, görmemiş gibi, rahat olsa o kimbilir neler yapar, çok kibirli, seni eziyor küçük görüyor farkında değilsin, sana zararı oldu ve olacak onunla arkadaşlığını bitireceksin gibi tonla laf. Onun tek arkadaşı benim ve bana hiçbir zararı olmadı arkadaşımı seviyorum günahını alıyorsun çünkü tanımıyorsun önyargılısın diye kaç kez dil döktüm hatta ağladım anlatamam. O arada kalışlarımda ve sevgili ciddi sıkıntılı takıntılı kıskanç biri olduğundan yaşadığım korkunç dönemde arkadaşımla birkaç ay iletişimim olamadı o da uzak durduğumu hissetti yazmadı, ama sebebini hiç bilmedi. sonra kendimi yedim ve arkadaşımdan Özür Diledim(yine anlatmadım), o da tek arkadaşım sensin ne kadar üzüldüm biliyor musun dedi ve biz tekrar eski düzenimize döndük. Sonra yaşadığım baskı tehdit travma vs sebebiyle sevdiğim halde sevgiliden ayrıldım, arkadaşım o dip halimi de bilmedi. Bu arada arkadaşım değişim de yaşadı, eskiden küçük gördüğü çoğu şeyi yapmaya, giyim kuşamda artan geliriyle daha marka düşkünü olmaya ve yerdiği şekilde giyinmeye başladı, hiçbiri beni ilgilendirmedi, ilgilendirmiyor da, çünkü o benim arkadaşım.

Yazın beraber tatile gidecektik, özellikle o çok istiyordu fakat bana uymayan zamandı ve gideceğimiz gruptan parasal yönden mecburi başka bir kızla aynı odayı tuttular, tatilleri çok güzel geçti. Kızı ben tanıyorum ama karşılıklı muhabbetimiz olmadı o da arkadaşım beni çok anlattığından ve geçmişten biliyor, yaşı bizden 7-8 yaş küçüktür herhalde. Neyse, tatilden döndüler, arkadaşım eskisi gibi sık yazmamaya başladı. hep ikimiz sergilere giderdik, bir gün bana o arkadaşıyla sergiye gideceklerini söyledi, sen de bizimle gelsene ama rahat etmem deyip gelmek istemezsen nasıl olsa ben tekrar gitmek isterim beraber de gideriz dedi, ben de kız beni tanımıyor gerilmesin siz gidin dedim, sonra kızın yanından yazdığını, bildiğini söyledi, ısrar da etti ama gitmedim. Daha sonra ta yazın gitme planı yaptığımız bi semt vardı, iş için malzeme bakacaktık fakat sıcak diye ertelemiştik. ona gittiğimde oraya beraber gittiklerini söyledi, çok şaşırdım biraz da bozuldum ama belli etmedim, naptınız diye sordum, anlattı. Bugün de ilk defa üçümüz sinemaya gittik. kız ufak, şeker biri, muhabbet de ettik, fakat neden bilmem kendimi yanlarında fazlalık hissettim, kıyafet falan da bakarken hep beraber takıldılar, daha doğrusu hissimden dolayı ben uzak kalmayı tercih ettim. arkadaşım normal halinden çok daha uyumlu, sevimli hatta kikirdek haldeydi, benim bildiğim arkadaşım değildi, şaşırdım.

Yazarken kaptırdım ve çok uzattım.
Velhasıl eve döndükten sonra hep benimle yaptığı ve yapmak istediği planları artık başkasıyla yapmasından(iş olarak da projeleri olduğunu söylemişti), aralarındaki beni yabancı hissettiren muhabbetten neden böyle rahatsız gibi hissettim diye düşündüm. Hep benimle yaptığı yapmak istediği planları başkasıyla yapması, Belki de yıllar önce benim yerime başkasını tercih ettiğinde ve umduğunu bulmadığında tekrar döndüğünde yaşadığımı hatırladım o yüzden üzüldüm, belki de kıskandım, belki de benim de istemeden ona yaşattığım üzüntünün bir bedeli olacaktı o da buydu. Bilmiyorum. Boş vakti olup okuyan varsa 3. Gözden neden böyle hissettiğim dair yorumunu dinlemek isterim, çünkü şu an yeniden uzak durmak doğru olan gibi geliyor. onunla benimle olduğundan daha iyi hissediyorsa ve ona göre hareket ediyorsa orda bana düşen budur.
mslny
(13.11.17)
Oy oy oy tam bir hastalıklı ilişki "vakası". Uyku kafasıyla çok geniş düşünemedim ama aşağılık kompleksinden muzdarip olduğunu düşünüyorum. Hakaret etmiyorum tabii ki, kendini değersiz gördüğünden bahsediyorum. Bunu fark edip kırmak için sevgilini kullanarak karşılık vermek istemişsin ama o da sana özgüven vermediği için kalıcı olmamış, daha da ezikleşmişsin.

Fool me once shame on you, fool me twice shame on me hesabı; çözümü kendinde bulacaksın. kendini başkaları üzerinden değerli veya değersiz görmekten kurtulman lazım, kendine güven kazanmaya çalış demek isterim naçizane.


Bruce
(13.11.17)
Bruce, bence de uykulusunuz=) sevgiliyi kullanarak neye nasıl karşılık vermek istemiş olabilirim, oradaki mevzu hayatımda onun sebebiyle yaşadığım arada kalmaktı, ya arkadaşın ya ben diyen adamdan bahsediyorum. sizi temin ederim ki özgüvenle ilgili bir olay yok=)


mslny
(13.11.17)
Arkadaşinla konussana bu durumu. Araya mesafe girdi muhabetimizi vs özledim falan diyerekten. ( Benim de benzeri bi arkadaşım var. Yalnız kalınca sevgilinden ayrılınca vs yazar. Sevgili arkadaş buluncabana cevap vermeye zamanı olmaz. )


sen gibi
(13.11.17)
Kendinizi birden çok kere yanlarında fazlalık hissediyor olmanız benim için özgüven problemi mesela. Niye fazlalık olasınız ki, direkt dışlanma belirtisi yoksa ne size bunu düşündürttü?

"Ben de ona karşı yıllar sonra bir adilik yaptım..."
Bunu misilleme olarak düşündüm ben, neticede iki taraf da idare edileceğine sevgili seçilmiş. Niye sevgili seçildiğini mantığa oturtmuşsunız ama şu kısım zaten o mantığın bana göre çarpıklığını açıklıyor:
"sonuçta o da zor biriydi ve beni zaten baskı altında tuttuğundan arkadaşım da karakterini anlattığım gibi olduğundan o da bilse mahvolacaktım, hep Sevgilimi o sandığın gibi değil diye ikna edip gönül rahatlığıyla arkadaşımla paylaşacağım anı kolladım fakat o an hiç olamadı... "

İki tarafın güdümünde geçmiş ilişkileriniz, rüzgara yön veren değil savrulan olmuşsunuz ve sorunu çözmek yerine her seferinde bir şekilde razı olup aynı sorunları yaşamaya devam etmişsiniz. Çıkarımları bunlar üzerine yaptım, yoksa tabii ki sizi sizden iyi tanıyamam. Şimdi uyuyayım, alınca belki daha net görürüm :)


Bruce
(13.11.17)
@Acemi, bir tek sevgili erkek=)


mslny
(13.11.17)
buraya tekrar yazmasanız bile bahsettiğiniz şeyleri daha açık ifade etmeye uğraşın derim ben. hani uzun uzadıya ve sizin tabirinizle duvar gibi iç dökümü sizin karmaşık ve entrikalı bakış açınızla alakalı sanki. hatta sırf bunu yapsanız bile mevzubahis sorunla ilgili epey aşama katedebilirsiniz.

çünkü ben okudum ve anlamadım, polisiye roman gibi geldi. yani suçlu arıyosunuz da kendniniz mi arkadaşınız mı karar verememişsiniz gibi.


dafaisss
(13.11.17)
bence bugünlük arkadaşınnın ruh hali değişik olabilir. genele yayma. sakin ol.


benaslindayohum
(13.11.17)
bende de var bu hastalıklı durum. zaten toplasan bi elin parmağı kadar arkadaşım yok. bu arkadaşlarımı da başkalarıyla eğlenirken gezerken görünce içim buruluyor. kendimi onlardan soyutluyorum.

arkadaşlarımın arkadaşlarıyla beraber takılma olayında da sürekli kendimi fazlalık hissediyorum. "ben burada olmasam ne değişirdi" gibisinden.

tabi ben er kişisi olduğumdan ve duygularımı paylaşmak gibi bir seçenek olmadığından:-) karşı tarafla bunları konuşamıyorum ehe ehe


egokalp
(13.11.17)
@Bruce, çünkü benim içinde olmadığım günlerden bilmediğim hususları konuşuyorlardı, neden araya gireyim ki? ben öyle bir durumda gruptan bir kişiye odaklanıp muhabbet etmiyorum, ortak konulardan gidiyorum, o yüzden geri durmayı tercih ettim.

Adilik mevzusu da ne gönül işlerinde ne başka şeyde birbirimizden hiç saklımız olmamıştı, benim yaşadığım normal değildi detaya girmediğim için böyle anlaşılması doğal ama iki tarafı zaten idare ediyordum. fakat sonra iş çığrından çıkıp başka konular tehdit vs olayları olunca ben sadece ondan değil hayattan da kopmuştum. Konu arkadaş olduğundan ve çok uzatmayım derken daha karmaşık yazdım sanırım. Tatlı rüyalar =)


mslny
(13.11.17)
Haklı haksız olayına girmeyeceğim ama yukarıda okuduğun şey, sevgilisini arkasaşlarına savunan kızlarla hemen hemen aynı. "Çevredekiler onu öyle görüyor, çünkü benim tanıdığım gibi tanımıyorlar. İlk bakışta şöyle şöyle olduğu için derinindeki insanı göremiyorlar. Oysa, tüm bunların altında iyi bir kalbi var" savunmasına o kadar çok benziyor ki. Aynı şekilde, "şikayetçi değilim, sonuçta ben de istedim böyle olmasını" demenizle "Kimse kimseye bağlı değil" düşünceniz çok çelişiyor. Siz ona bağlısınız; onun size bağımlı olması nedeniyle vicdanınız tavan yapmış gibi ve o yüzden siz kimseyle konuşmuyorsunuz.

Sevgilinizin olması bir adilil değil. İnsanların sevgilileri olur, arkadaşlar da sevgilinin olmasını destekler. Sevgiliniz tabii ki ondan hoşlanmayacak; arkadaşınız pranga gibi ayağınızda ve o prangayı gönüllü bağlayan sizsiniz, güçlendiren arkadaşınız. Sevgiliniz için gerçekten değerliyseniz, sevgiliniz bu prangayı çıkarmanızı ister. Şöyle söyleyeyim, cümleler aynı kalsın ve arkadaşım yerine sevgilim deyin, sizin gördüğünüz şey psikolojik flört şiddeti oluyor. Hatta öaddelerden biri şöyle geçiyor "Kötü bir niyetiniz plmadığı halde, başka insanlarla iletişim kurduğunuzda kendinizi kötü, aldatıyor gibi veya suçlu olarak görüyorsanız, şiddet altındasınızdır". Arkadaşınız tabii ki sevgilinizi sevmeyecek. Bulmuş kendine katlananı, hem de her haliyle kabul edeni, bırakır mı?

Bu kişi her kimse, doğal hali bu olabilir veya iyi niyetli olabilir ama sizin üstünüzde yıkıcı etkisi var. Sizinle birlikte olmasının nedeni ve sizi kırmamasının, hala sizi davet etmesinin nedeni biliyor ki başkası onu çekmeyecek. Bir kişiden başka arkadaşı olmamasını kabullenmek veya başka arkadaşınız olduğunda bozulup sizi kendine bağımlı yaptıktan sonra kendi arkadaş bulunca seviniyor, gidiyor. O zaöam siz neden eşinizmiş gbi sadıksınız ona? Ayıp olur diye mi, aranızda yazılı olmayan bir kural var diye mi?

İnsanların arkadaşları olabilir, çevreleri olabilir. İyi arkadaşlar çevre genişledikçe, sizi de o çevreye kattıkça mutlu olurlar. Size dışarıda kaçamak yaparken evde bekleyen eş durumuna sokmazlar. Siz hala onu düşünüyorsunuz ama o sizi düşünmüyor. Sizden başka arkadaşınız olunca çekememesi, çamur atması böyle gösteriyor. Bir arkadaşı idare etmek zorunda kalmazsınız, s giliyi saklamazsınız.

Ben tanı koyamam ama arkadaşınız tanıdığım tanı konmuş bir sosyopata çok benziyor. Umarım kelimenin anlamını boşaltmıyorumdur ama bir inceleyin. Özellikle bazı şeylerde kendinizi suçlu hissediyorsanız.

Bunca zaman onun arkadaşlığına yayırım yaptınız ve iletişiminizi körleştirdiniz başkalarıyla görüşmeyerek belki de. Bu arkadaşınızla kopmaktan korkuyorsunuz belki ama korkacak bir şeyi olan siz değilsiniz, o. Kimsenin iletişime geçmediği bu arkadaşın artık eli ayağı olmak ve bu uğurda zaten gözünüzün de olmadığı bazı ieylerden vazgeçmek sizi güçlü kılmıyor ya da bir gurur kaynağı değil. Kendi hayatınızı zorlaştırıyorsunuz sadece.

Bu arada, dikkat edin, arkadaşı kıskanmaya hiç girmedim. Bunlar olur, sonuçta arkadaş da sahiplendiğimiz bir şey ve kaybettiğimizi düşününce kıskananiliriz de. Yukarısı tamamen diğer durumlar için.


aychovsky
(13.11.17)
@Ayça, haklısın. Aslında benim ondan farkım sosyal hayatımın ve başka sorumluluklarımın olması, ama neden bilmiyorum muhtemelen dediğin gibi bir hisle ona gösterdiğim müsamahayı başka arkadaşlarıma yapmadım, hepsi bunu bildi sitemini de etti, ediyor. Sanırım onun sosyal hayatı olmamasına rağmen arkadaşı olduğu her iki seferde de böyle hissetmem kendi sonsuz sadakât duygumdan. Bu duygu, aile arkadaş sevgili sokak kedisi dahi farketmiyor böyle, prangayı kendim vuruyorum. Bu durum umarım @bruce'u da haklı çıkartmış olmaz.=)


mslny
(13.11.17)
Yok, şu noktada bir etikete gerek yok. Hepimiz bir aidiyet ararız, hatta insanoğlu bir yere, gruba, vb. ait olmaya çalışır. Hepsini reddetse bile, kendi düşüncesine aittir. Dolayısıyla, bir yerlere kendi kapağımızı atmamız kadar normal bir şey yok. Hatta, ırkçılığın bir yere ait olamayıp en son kapağı oraya atmak olduğunu söyleyenler de var. Bunda çekinecek bir şey yok. Ancak, bir yere kapağı attık diye orayı surlarla çevrelemek ayrı bir konu. Yani, kendinize yasaklar ve limitler koymanız, orayı da geçmenin çıtası aşırı yüksek olursa, artık tartışma başlayabilir. Bu da genelde ya kötü tecrübe geçirmiş ya da korkan bir insanın savunma mekanizması olabilir pek ala. Hatta, bu tarz savunma mekanizmalarının en masumlarından biri olabilir; çünkü kendine zarar verir kişi sadece, saldırgan olmaz, korumacı olur. Bir de bunun saldırgan olanı var; örneğin bir kadın ya da erkek tarafından kötü bir tecrübesi olup ‘Kadınlar/erkekler hep şöyle. İstisnası çok az’ deyip bir anda herkesi zan altında bırakırlar ya da ‘Seversen s.kerler. Ben sevmiştim, s.ktiler. Şimdi s.kiyorum, seviyorlar’ diye kendini kandırır. O yüzden, senin korunman en azından millete zarar vermiyor veya çamur atmıyor, o açıdan saygı duyulası bir şey.

Onun için saygı duyalım duymasına da arada sen heşleniyorsun, o ne olacak? ‘Nasıl olsa bize zarar vermiyorsun’ diye arada seni mi bırakacağız? Hayır, bırakmamalıyız, ayıp diye bir şey orada var asıl. Ancak, sen istemezsen, sen reddedersen o duvarlar öylece kalır. Ya da ne kadar keşfetmekten korkarsan ve ne kadar çekinirsen, o duvara bir kat daha eklenir. O duvar senin kaygından, senin çekinmenden, senin korkularından, senin tecrübelerinden besleniyor. Bu yüzden, bazı şeyleri kendimize rağmen yapıp sonuçlarını görerek ‘Ya, korktuğum kadar da kötü değilmiş’ diyerek deneyimleyerek, içselleştirerek öğrenmemiz gerekiyor. Yani, durumun farkında olmak bir adım, buna karşı bir şeyler yapmaya çalışmak başka bir adım. Adım adım, keşfede keşfede prangayı çıkarman gerekiyor.

Ha, daha da devam ederse, hayatına giren insanların hepsi ‘idare edilmesi gereken’ insanlar olursa ya da ‘Bunda bir yanlışlık var, içimde bir huzursuzluk var ama adını koyamıyorum’ olursa ya da baktın, pranga mranga sen istedikçe çıkarması daha da zorlaşıyor. Artık, o zaman profesyonel destekle kendini keşfe çıkmak gerekiyor.


aychovsky
(13.11.17)
Dün sinemadan dönünce o his yoğunluğuyla yazdığım için baya karışık olmuş.
Mesele arkadaşı olması, arkadaşıyla programlar yapıp uygulaması ve o arada da beni ihmal etmesi değil, benim arkadaşlarım var onlarla geçirdiğim vakitler ayrı, fakat o dostum dediğimdir. Arkadaşı olmasından inanın mutlu olurum, çünkü gerçekten koca hayatı kendi isteğiyle o şekilde geçti. Benim şaştığım, üzüldüğüm 15 yıldır "sensiz bir yere gitmiyorum biliyorsun" diyen arkadaşımın beraber gittiğimiz sergilere, iş için gideceğimiz semte beni sonradan dahil ederek veya hiç haber vermeden yeni arkadaşıyla gitmesi, beraber daha önce yaptığımız işi şimdi onunla yapmayı planlaması ve sana da projemizi anlatırım bi ara deyip anlatmaması, ve onun yanında beraber olduğumuzdan, olduğundan daha farklı olmasıydı. Aslında o an unuttuğum yıllar önceki yeni arkadaşıyla yaşattığı hissi hatırlamak yaşamak da kötü hissettirdi sanırım.

@ayça, özellikle son paragrafta dediğinde ilgili bir duvar daha yazabilirdim, prangayı çıkartıp duvara asmak arada bakmak gibi mazoşist bir tavrım da yok değil. Benim için etkili olan yazdıkların için teşekkür ederim.


mslny
(14.11.17)
(8)

Kas yırtılması yaşayan kedimin sakinleştiriciden sonraki hali normal mi?

Acı çekiyorum resmen. Bıcırığım önceki gün ayağının üstüne basamıyor asla dokundurtmuyordu, sabah veterinere götürdüm, kırık yoktu, ağrı kesici iğne vurdu 24 saat gözlemleyin, eğer devam ederse film çekeriz dedi. Dün akşama kadar dışarda gezdi, üstüne bastı. Bugün de akşama doğru dolaştı vs. Akşam m
Acı çekiyorum resmen. Bıcırığım önceki gün ayağının üstüne basamıyor asla dokundurtmuyordu, sabah veterinere götürdüm, kırık yoktu, ağrı kesici iğne vurdu 24 saat gözlemleyin, eğer devam ederse film çekeriz dedi. Dün akşama kadar dışarda gezdi, üstüne bastı. Bugün de akşama doğru dolaştı vs. Akşam mama veriyorum oralı olmadı, yerinden kımıldamadı, bi de baktık ki yine basamıyor, ama bu kez ağlıyor, inliyordu, o kadar kötüydü. İğne vurdurduğum yer kapalı olunca gece 24 saat açık olan yere gittik. Film çekildi, kas yırtılması olmuş muhtemelen dedi, Çünkü filmde görüyoruz ciddi hiçbi şey yok. Bu arada sokak kedisi olduğu için korktu, inanılmaz hırçındı muayene imkânsızdı, sakinleştirici yaptılar. İşte şurup verdi 5 gün kullanmak için, evde dursun hareket alanı kısıtlı olursa daha çabuk iyileşir dedi. Sakinleştiricinin etkisi daha çabuk geçsin diye başka iğne de yaptı. sakinleştirici, ilaç etkisiyle kusabilir korkmayın dedi.

Fakat 5 saat oldu Bıcırığım gözlerini bir noktaya dikiyor, o kadar mahzun ki, hiç tepki vermiyor. Kuru mama verdim, 2 lokma yedi kustu, şurup damlatıp çok sevdiği yaş mamayı verdim, ilaçlı yerinden aldı mı bilmiyorum bikaç lokma yedi yine kustu=( akşamdan beri midesine doğru düzgün bişey gitmedi, su dahi içmedi. Çok korkuyorum bi sakinleştirici bu kadar korkunç etkili olur mu, yoksa o kadar ağrısı var ki ve zorla doktora götürdüm orada da korktu diye küstü mü=( zorlayıp evi dolaşmasın diye banyoya herşeyi koydum şimdi öyle hareketsiz gözünü bir noktaya dikmiş yatıyor, lütfen bunların normal olduğunu söyleyin, çok korkuyorum=(
mslny
(12.10.17)
korkma, hircin kedi veterinerden sonra ilac vurulmasa bile 1-2 hafta kendine gelemedikleri oluyor kisilikleri degisiyor yasadiklari travmadan dolayi (bende var ordan biliyorum). sakinlestiriciden sonra yiyememesi kusmasi normal. Sabaha bir iyilesme olmazsa (yerinden kalk(a)mazsa) muhakkak arayin veterineri ama.


robokot
(12.10.17)
İnsan hiçbir canlıya bu kadar bağlanmamalı. Ağlamaktan gözlerim şişti, onu bırakıp uyuyamıyorum, tüm planlarım alt üst oldu. Yeter ki iyileşsin, eskisi gibi olsun başka hiçbi şey istemiyorum şu an=( sağolun, bi nebze içim rahatladı.


mslny
(12.10.17)
ben bu durumlarda bu arkadaşlarımızın acı eşiğinin bizden katbekat fazla olduğunu düşünüyorum. yolda ezilmiş ve ayağı kırılmış bir köpeği kucağa alıp kenara çekerken merak etme abi sandığın kadar acımıyo der gibi gözümün içine bakmasının başka açıklaması olamaz zira.

yani öyle olmak zorunda.

koç onlar koç.


onemoremile
(13.10.17)
Benim kedim de sokağa çıkıp giren bir kediydi.
Travma yaşadıklarında oluyor öyle, bir noktaya gözünü dikip boş boş bakıyor, bıraktığın yerde kalıyor, vs. Düzelir birkaç güne.


kayranin kedisi
(13.10.17)
sakinleştiricinin öyle bir etkisi var maalesef.
bizimki titriyordu bir de, kucağıma aldım çişini fln tutamıyordu.
sersem sersem kendine gelemedi birkaç gün boyunca.çok fena oluyor o halini görmek :/
geçmiş olsun yavrucuğa.hemen iyileşsin.


demoniclewinsky
(13.10.17)
Geceye göre şu an çok şükür daha iyi gibi, en azından uyuyor baktı ki dışarı çıkartmıcam. Fakat şu an ilaç ve tuvalet sıkıntım var.
İlaç Metacam, biz her gün o travmayı yaşamasın diye iğneye götürmektense muadili şurup istedik, dün gece için şırıngada yapabilirsen ağzına yoksa mamaya 4 e kadar damlat, sonra 5 gün 2ye kadar damlat dedi. Yaş mamaya sıktım karıştırmadım ki direkt alsın fakat sanırım kokusunu aldı çok az yedi o lokmayı muhtemelen yemedi. Kusmadığı için de yemediğini düşünüyorum. Mide koruyucu vermişti, onu alırsam kusmaz mı? Gerçi o tableti 4 e bölüp mamaya koy dedi ama onu da yemeyebilir, kusmaz derseniz şansımı denicem. ilaç vermek için daha iyi yöntem varsa bilmek isterim.
Tuvalet de hiç 24 saat evde kalmadı, şimdi inşallah 5 gün evde olacak. gece dayanamayıp çişini yapmış, kum var, zorda kalırsa oraya yapar mı? Gece kumun içinde girip yatıyordu.


mslny
(13.10.17)
Mesajı yazarken sanırım sakinleştirici etkisi geçince ağrı başladı, patisini havada tutup miyavlıyor. demek mamada ilacı yemedi napsam ki=(


mslny
(13.10.17)
şurubu şırınga ile verebilirsin, kediyi ensesinden tamamen havaya kaldır, o durumda ağzının yanlarına damla damla sürersen mecburen yalayacak; başka etkili bir yol yok bildiğim kadarıyla. tableti de benzer şekilde az yaş mamayla ağzının gerisine koyup (tabii çok küçük bir miktardan bahsediyorum) kediyi serbest bırakabilirsin, gezegenler doğru sıralanmışsa yutma ihtimali var.
tuvalet için dışarıda nereye yapıyorsa o tarz toprak bulman lazım, en azından bir miktar kumun üstüne koyabilirsin. sokak kedilerini kuma alıştırmak zor oluyor. yine de öyle ortalık yere salacağını sanmıyorum bir kedinin, gidip küvete falan yapabilir belki, karton kutu ve gazete seviyorlar bazıları; bilemiyorum. tekrar geçmiş olsun.


tiny penny
(13.10.17)
(17)

sizce yarın babamı mı yoksa arkadaşlarımı mı tercih edeyim?

Şimdi, Salı doğum günüm, babam da bugün çiçek almış ve tek boş günü pazar olduğu için heyecanla benim ilgimi çekeceğini söylediği bi yere işin yoksa yarın gidelim dedi. Normalde yarın kursum var, düşük ihtimal de olsa arkadaşların da sürprizi(doğum günü için) olabilir ama kursa gitmeyeceğimi dersem
Şimdi, Salı doğum günüm, babam da bugün çiçek almış ve tek boş günü pazar olduğu için heyecanla benim ilgimi çekeceğini söylediği bi yere işin yoksa yarın gidelim dedi. Normalde yarın kursum var, düşük ihtimal de olsa arkadaşların da sürprizi(doğum günü için) olabilir ama kursa gitmeyeceğimi dersem ya ertesi gün de kurs olduğundan o zaman yaparlar ya da haftaya veya hiç yapmazlar=) tabii babamı da haftaya erteleyebilirim ama kararsız kaldım öyle heyecanlı deyince. Evet bazen bu kadar gereksiz kararsızlığım oluyor.
mslny
(07.10.17)
Ben olsam babamı seçerdim.


kac kez babanla ciktin ki? tabii ki babani seciceksin ama sen bu soruyu sorduguna gore coktan arkadaslarini secmissin bile.


England
(07.10.17)
baba


powerpufgirl
(07.10.17)
Baba , düşünme daha


euphrat
(07.10.17)
yav millette ne babalar var doğum günü için hazırlık yapıyor heyecanlanıyor falan. bizim rahmetli pederden görmedik biz tabi böyle şeyleri bir garip oluyor insan.

böyle güzel bir baban varsa babanla git. ilgini çekmeyen bir şey olsa bile adamcağız özenmiş senin için.

arkadaşlar girer çıkar hayatına da baba bir kere çıktı mı yitip gidiyor işte. değerini bil bence beraber geçireceğin anların.


issiz karga
(07.10.17)
baba.

arkadaş kim.


secrexv2
(07.10.17)
babanın heyecanını kırma derim. adam o kadar heyecanlanmış, bir şeyler yapmak istemiş. arkadaşların bir şeyler yapmak isterse dönüş vaktinize denk getirtmeye çalış. hem babanın hem arkadaşlarını kırmamış olursun.


mrjones
(07.10.17)
Arkadaşlar daha kesin bile değil elbette baba diyorum.


kesinlikle baba, adamın hevesini kırma +1. millette ne babalar var, benimkisi "ne zaman doğmuştun sen" diyo shfjsk


der meister
(07.10.17)
Allah göstermesin vefat ettiğinde keşke babamla daha çok vakit geçirseymişim dememek için. Baba diyorum


Baba.


sutlu nescafe
(07.10.17)
Sadece birini tercih etmek zorunda mısın? Ben olsam kursa giderdim ve arkadaşlarımla vakit geçirirdim. Akşama da babama zaman ayırırdım.


dissendium
(07.10.17)
Babanı.


ms brownstone
(07.10.17)
babam doğum günümü hatırlamadı bile. babanı seç. x. doğum günümde şunu yapmıştık dersin.


pinkpeony
(07.10.17)
Baba kazanır,

salla ihtimalli iyilik yapacak arkadaşları, yapacak olsalar öncesinde geliyor musun, diye sorarlardı.


kesinlikle baba


basond
(07.10.17)
Haklısınız, babamı seçtim, teşekkür ederim. bu arada geçen doğum günümü unutmuştu, akşam annemler sürpriz yapınca nasıl unuttum diye üzülmüştü, yani klasik baba aslında=) yaşımı sorsam eminim bikaç yaş düşük söyler çünkü kendisi de inanamıyor sanırım=) ama bazen böyle düşünceli olası tutar, ki unutsa da sıkıntı yok benim için, yeter ki sağ olsun.


mslny
(07.10.17)
(10)

Sokak kedimle ilgili bana bir akıl verin lütfen.

Arkadaşlar, Bıcırığımı neredeyse 1 yıldır her gün dışarda besliyorum, 1 yaşını çok az geçti. Kışın çok soğuk günlerde apartmana alıyordum sonra yaz geldi. biraz zayıf olduğu için ve çok sıcakta dışarda sevemiyorum diye 1 aydır neredeyse her gün 4 gibi eve alıyorum gece 11 den sonra kendi uyandığında
Arkadaşlar, Bıcırığımı neredeyse 1 yıldır her gün dışarda besliyorum, 1 yaşını çok az geçti. Kışın çok soğuk günlerde apartmana alıyordum sonra yaz geldi. biraz zayıf olduğu için ve çok sıcakta dışarda sevemiyorum diye 1 aydır neredeyse her gün 4 gibi eve alıyorum gece 11 den sonra kendi uyandığında dışarı çıkarıyorum. Son zamanlarda dışarı çıkmayı pek istemiyor ama mamanın hatrına çıkıyor. Dün Kedilerle çok ilgili komşumun dedikleri beni korkuttu o yüzden sizlere de sormak istedim.

O diyor ki, hayvana kötülük yapıyorsun, kediler konforuna düşkün, sen onu sıcak ortama alıp tam gevşediği saatte kandırarak dışarı çıkarıyorsun. Hayvan şoka girer, o sokak kedisi, ayrıca kısa tüylü zaten zor ısınır onu alıştırma dedi.

Benim de savunmam şu, Bıcırık çok hareketli ve ev kedisi olabilecek gibi değil, keşke evde o imkânım olsa tümden alsam, ayrıca tümden eve tıkmak hayvanın doğasına ters diye de düşünüyorum. Kendisi biraz tedirgindir, rüzgârdan korkar yani huzursuz olur, başka kediler etraftayken gıcık olur pek sevdirmez ve çok rahat uyumaz. Ayrıca tavukla vs beslediğim halde tek öğün olduğundan mı bilmiyorum zayıftı, veterinere götürecektim ki evde düzenli 2 öğün ve arasında kuru mamayla beslenince baya toparladı, uzun boylu zaten tam kuzu oldu. Neyse, evde o tedirgin kediden eser yok, çünkü yalnız, tehdit yok. rahatça yiyip içiyor ve en az 5 saat kaliteli uykusunu aldığı için sonra dışarda avlanır eder şeklinde içimi rahatlatıyodum dün o komşu öyle diyene kadar. Ki evden çıkarttıktan sonra camdan bakıyorum geziyor hiç durmuyor. O Komşu bıcırık ve bir yavru kedi var onun için camlı(çiftli camı duvara yasladı çapraz şekilde, yere minder vs koydu) güzel bir yuva yaptı, ben de kışlık straforlu yapıcam inşallah.

Savunmam geçerli mi yoksa ona gerçekten kötülük mü yapıyorum? Kötülük derseniz o zaman en kötü ihtimalle çok soğuk günlerde gece eve alsam sabah çıkarsam? Onu o kadar çok seviyorum ki, iyiliği için doğru olan neyse onu yapmak istiyorum, kötülük değil. Doğru olan nedir?
mslny
(02.10.17)
yaptığın en ufak iyilik bile onun için iyidir. ben de 1 yıldır sokak kedisini besliyorum hatta bir yıl evde kaldı. beton yığınlarına güvenmediğim için köye babamın yanına götürdüm. dışarıda takılıyor uyuması için de rüzgar etkilenmeyen kapalı bir yeri var. kedilerin doğası diye bir savunma yok. o yüzyıl öncesi için geçerli artık her yer beton asfalt. ne bulup da yiyecek? sorun gece üşüyüp üşümemesi. gece alsanız gündüz salsanız sanki daha iyi olur. hayvanlar artık yiyecek bulamıyor. kedimi götürdüğüm ev köyde tepede biraz. oraya köpek gelmiş açlıktan. hayvanın derisi iyice çekmiş. köyde bile zorluk çeken hayvanlar şehirde nasıl rahat yaşasın.


latsc
(02.10.17)
Savunmanız geçerli değil. Kediyi eve hapsetmek doğasına aykırı, efendim çok hareketli ev kedisi olamaz filan. Bunlar gerçek bilgiler değil.

Komşunuz doğru söylemiş. Hayvanının hayatını, alışkanlıklarını değiştiriyorsunuz. Sokakta beslemenizde, sıcaktan soğuktan korumanızda, hatta eve almanızda bir sakınca yok. Ama eve alıştırıp sonra sokağa atacaksınız, hayatta kalma yeteneklerini bir miktar köreltip bıraktığınızı bilmeniz gerekiyor.


otonomo
(02.10.17)
Sokağa atmak değil ki. 24 saat ya da günlerce evde tutup bırakmak gibi bir vicdansızlık zaten yapmam, ama bu günde 5-6 saat dahi onun dengesini bozacaksa(sadece gece de bozacaksa) ona göre hiç eve almadan daha önceki düzende devam edicem. Yine 2 öğün beslerim o zaten mesele değil, bilmeden yanlış yapmayım yeter ki.


mslny
(02.10.17)
Trollziya, yok bıcırık zaten yabani, kimseye sırnaşmaz, kimin sevdiğini bilir. Meselâ temizlikçiyi görünce direkt kaçıyor, çünkü adam muhtemelen kovaladı kendisini.


mslny
(02.10.17)
Çevremde çok var öyle sizin gibi ilgilenen, hatta bi arkadaşım bahçeli evde yaşıyor , onun ilgilendiği bi kedi var zannediyoruz ki daha önce evde bakılmış ama dışarı salmış eski sahipleri o bile canı istediğinde kendisi geliyo kapının önüne öyle alıyoruz sabahta çıkıyor. Zaten o düzene alışıyodur günlerce eve alıştırmamışsınız sonuçta, ama @latsc inde dediği gibi sanki gece alsanız eve daha iyi maksat soğuktan korumaksa. Zaten sokağa alışık olduğu için sabah kendi çıkmak isteyecektir. Yani tek hatanız havanın en soğuk olduğu sırada dışarı çıkartmak olmuş. Ama yine de bi canla ilgilenmenin kötü yanını göremiyorum ne yapsanız kardır onun için. Sahiplenip, evde bakıp sonra terketmedikçe.


carmenta
(02.10.17)
Bizim evde iki azman kedimiz var. Bunun yanı sıra bahçeli sitede beslediğimiz çok sayıda kedimiz var. Sürekli gelip yemeğini yiyip giden, isimler koyduğumuz. Bazıları çok cana yakın ve eve girmek istiyorlar alamıyoruz. Bazıları ise aylardır beslememize rağmen el bile sürdürmüyorlar.

Sizin kediniz sokak kedisi olmasına rağmen görünüşe göre eve girip kalabilen bir kedi. Bence durumunuz varsa temelli eve alın derim. Ya da en azından kendi çıkmak isteyene kadar evde kalsın, çıkmak isterse çıkartırsınız. Ama şahsen mevcut durumda yaptığınız gece dışarı çıkarıyor olmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum.

Dediğim gibi bence temelli içeride kalabilir. Kalamıyorsa kendi çıkana kadar içerde takılmalı, çıkmak istediğinde gitmeli.

Diğer arkadaşların dediği gibi kedi doğası çok değişti, biz değiştirdik bu doğayı. Dışarıda korunamıyor, beslenemiyorlar. Soğuk şehirlerde ıslanmak onlar için ölüm, beslenememek ıslanmadan bile ölüm.


FAtE
(03.10.17)
@fate, haklısınız. Yalnız ben Bıcırığı ve arkadaşlarını asla aç bırakmıyorum her gün besliyorum, çantada mamayla gezerim yolda gördüğüme mama veririm. Demek istediğim dışarıda olduğunda da gözüm bıcırık'ta, bi evde olduğunda beslemiyorum yani. Havalar sıcaktı akşam serininde indirmek güzeldi onun için de, ama artık soğudu o yüzden ne yapacağımı bilemedim.

Peki artık artık hava soğuduğu için sadece gece alsam sabah çıksa? Bağışıklık sistemi çöker mi? Hem dışarda hem içerde olacak şekilde kedi besleyen yok sanırım=(


mslny
(03.10.17)
açılın, hem içerde hem dışarda kedi besleyen kedi babasıyım.
1- hava soğukken (gece ve gündüzden bahsetmiyorum bakın) hayvanlar korunacak yer arıyor, siz de bunun farkındasınız
2- hayvan kimin ne yapacağını biliyor diyorsunuz, yanlış. Öyle olsa her hayvan şiddete maruz kalmadan önce başının çaresine bakar ve kaçardı. İnstagram'daki hayvan dostu profilleri inceleyin ne kadar çok ve ağır şiddete maruz kalmış hayvan olduğunu deneyimleyin.
3- Hayvanlar evde mi beslenmeli sokakta mı beslenmeli sorusunun, doğasına karışıyoruz fikrinin geçerliği ya da geçersizliği konusunda herkesin kendi fikri var. Ben tartışmanın burasına girmek istemiyorum ama hayvanın doğasına hazır mama ve tavuk vererek de karışırken iyilik mi kötülük yapıyorsunuz? Bu sorunun cevabına göre a) eve alın b) instagramdan sahiplendirin c)artık ona arkanızı dönüp doğasına karışmayın (başka bir ihtimal kaldı mı?)


rakicandir
(03.10.17)
açılın, hem içerde hem dışarda kedi besleyen kedi anasiyim.

neden kedi adina karar veriyoruz? birakin gelmek isteyince gelsin, cikmak isteyince ciksin? olmuyor mu oyle?


jimicik
(03.10.17)
@Jimijik, 8. Katta oturuyorum=( giriş kat yahut bahçeli evim olsaydı zaten hiç sıkıntı değildi. Apartmandaki caniler bıraksa apartmana girse zaten 8 kat yine çıkıyor ama öyle bir durumda yok malesef.


mslny
(03.10.17)
(21)

izlediğiniz en iyi aşk filmini soruyorum. ciğer söken cinsi makbûl.

Sizi en dağıtan film hangisiydi? sayko aşk da olabilir, sadece dram da. Avrupa, Asya, kuzey yapımı hiç farketmez, yeter ki klişeden ölmesin. İzlemediğim çıkacak mı merak ediyorum.
Sizi en dağıtan film hangisiydi? sayko aşk da olabilir, sadece dram da. Avrupa, Asya, kuzey yapımı hiç farketmez, yeter ki klişeden ölmesin. İzlemediğim çıkacak mı merak ediyorum.
mslny
(30.09.17)
Elbette gegen die wand.


a summer day
(30.09.17)
Benim için eternal sunshine of the spotless mind.
Tamam belki ciğer sökmez ama izlediğim dönem yaşadığım durumlardan ötürü benimkini fazlasıyla sökmüştü.


apolitikherif
(30.09.17)
The Vow güzel.


Romantik komedi dahilse:

One Fine Day ve As good as it gets


kreatin
(30.09.17)
Cesaretin var mı aşka. Bir fransız filmi. Çok güzel.


:)
(30.09.17)
Nae meorisokui jiwoogae


japon askeri
(30.09.17)
klişe değil -checked
sayko -checked (kimine göre)
dram -checked
avrupa -checked
izlemediğiniz -checked (muhtemelen)

Love -Gaspar Noe


leontocephaline
(30.09.17)
ruby spark


secrexv2
(30.09.17)
immortal beloved


manuel mandalina
(30.09.17)
somewhere in time ve when harry met sally iyi filmler
about time, notebook, a walk to remember, never let me go bunları da beğeniyorum.

izlememiş olabilirsiniz the lovers of the arctic circle var.


EasyTiger
(30.09.17)
The Ring of the Nibelungs. Şimdi bazılarınız ne alaka diyecek (belki dandik film diyenler de olabilir, tabii bilen varsa) çünkü konu sadece o değil belki ama ben beğenmiştim. Spoiler olmasın ama bayağı üzücüydü.

Aklıma bir tek bu geldi. Ama muhtemelen bunu izlememişsinizdir.


skooma
(30.09.17)
Yav eleman ciğer söken demiş, nerde şen şakrak film varsa sıralamışsınız.

Bi tane daha geldi aklıma: what dreams may come


manuel mandalina
(30.09.17)
atonement yazıyorum bu başlıklara hep :D


nice tnetennba
(30.09.17)
@manuel mandalina haklısın, when harry.. ile ihlal etmişim.


EasyTiger
(30.09.17)
Kısa zamanda izlicem. Yazılanlar arasında izlemediklerim;
Love
The vow
One Fine Day
Ruby Spark
İmmortal beloved
Somewhere in time
the lovers of the arctic circle
The Ring of the Nibelungs
what dreams may come


mslny
(30.09.17)
@nice tnetennba, atonement kıyıda kalmış çok güzel bir filmdir bence de.


mslny
(30.09.17)
son ekleme: in the mood for love


manuel mandalina
(30.09.17)
one day.


başka dilde aşk


since1907
(15.11.17)
Los amantes de circulo polar (Kutup çizgisi aşıkları)


peggy
(15.11.17)
Tam aşk filmi sayar mısın bilemem ama en çok üzüldüğüm film Manchester by the Sea idi.


noluyo yaa
(15.11.17)
(8)

ölüm sizi de etkiliyor mu?

Her gün eşiyle beraber işten dönerken yahut gün içinde karşılaştığım, evinin işleriyle ilgilenen, arabasını yamuk parkedince tekrar düzelten, sürekli aktif olan, gayet sağlıklı görünen ve merhabadan öte muhabbetim olmasa da varlığına bu şekilde göz aşinalığım olan komşu abinin kalp kriziyle vefat et
Her gün eşiyle beraber işten dönerken yahut gün içinde karşılaştığım, evinin işleriyle ilgilenen, arabasını yamuk parkedince tekrar düzelten, sürekli aktif olan, gayet sağlıklı görünen ve merhabadan öte muhabbetim olmasa da varlığına bu şekilde göz aşinalığım olan komşu abinin kalp kriziyle vefat ettiğini öğrendim, yani şimdi artık onu görmeyecek miyim, inanamıyorum.

Sanki ölüm hep uzak ya da kazayla hastalıkla vs olur gibi geliyor. Böyle ani ölümler beni çok üzüyor, etkiliyor, korkutuyor. Akşam babama sarılıcam ve bak sakın dicem meselâ. Amannn ölüm de neymiş gayet doğal diyenlerin çok sevdiği birini kaybetmediğini düşünürüm hep. Birkaç yıl önce çocuğum gibi ciğerimden sevdiğim ananemi kaybettiğimde yaşadığım acıyı tarif dahi edemem, halâ hissederim, özlemi ayrı. Sanırım o yüzden benzer acı yaşamaktan bu korkum. Sizde nasıl etki yapıyor?
mslny
(20.09.17)
insan olan etkilenir.

etkilenmeyenin insanlığından şüphe ederim.


eeb
(20.09.17)
yemin ederim ilk paragraf benim (üst komşuyla sadece merabalaşmam arabayı parkedemeyince tekrar binip parketmem falan)

okuyunca tırstım.


mrv
(20.09.17)
insan her şeye alışıyor. babam dahil dört yakınımın ölümüne şahit oldum. he alışamayan da olabilir, o zaman da psikiyatrist kapılarını aşındırıyor insanlar. tabi ki alışma belli bir süre gerektiriyor yoksa o kadar da kaygısız olmak mümkün değil. daha geçen gün muhabbet kuşumu kafesin dibinde buldum. sabah oynayıp sevdiğim kuşu öyle görmek bile insana ölümü sorgulatıyor.


lazpalle
(20.09.17)
Çok etkiliyor. Ve korkuyorum. Herkes için. Simdi bile birileri veda ediyor hayata.


for day to break
(20.09.17)
Sıradanlığına rağmen ürkütücü bir olay tabi ama diğer taraftan ölümün karşısındaki yaşam da ondan daha az ürkütücü değil ki.


harvey
(20.09.17)
ne bileyim, sevdiğimizi kaybetmek ayrı, kendimiz için ayrı. Az sonra veya yarın ölebilirim, ama bunu bilsem de bilincinde değilim, uzak sanıyorum. Öldüm farzedelim, herşey yarım, planlar, acılar, hırslar, mutluluklar, heyecanlar, kızgınlık ve kırgınlıklar. Böyle düşününce hepsi ne kadar gereksiz.


mslny
(20.09.17)
çok sevdiğim dedemi kaybetmeme rağmen, üzülme konusunda her zaman yaygın kanaat ile paralel düşüncelere sahip olmayabiliyorum.

bunun sebebi; ölüm ile ilgili olan bakış açımı az çok değiştirmem olmuştur. inancımız ne olursa olsun, ölüm hep bir bilinmeyen olduğundan, çocukluktan beri bu bilinmezlikten o ya da bu şekilde etkilendiğimiz için ölüm olgusu bizi etkiliyor.

keza sürüngen beynimizdeki "hayatta kalma içgüdüsü" de bizi ölüme direnmeye mecbur bıraktığı için, özellikle yakınlarımızın ve sevdiklerimizin ölümü halinde, etik anlamda olmasa da pragmatik anlamda menfaatimizin etkilenmesi bizi üzer.

4 sene önce çok sevdiğim dedemi kaybettiğimde üzülmememin nedeni, ölümünü bekliyor olmam, kafamda alışmış olmam değildi. zaten ani bir ölümle aramızdan ayrılmıştı kendisi. tabi ki bakış açısını değiştirmekte, çeşitli inançların etkisi yadsınamaz ama biz kendi ölümümüzü çok uzak gördükçe, ölen kişiyle bir araya gelme ihtimalimiz olduğuna inansak bile, bu sürenin uzunluğu bizi sabırsızlık temelinde çok etkileme potansiyeline sahiptir.

Bütün bunlara rağmen, yine de sevdiklerimi ve yakınlarımı kaybetmek istemem o işin ayrı boyutu.


finsidigi
(20.09.17)
dede 1 - mort
dede 2 - mort (genç gitti)
nine 1 - mort
nine 2 - mort (genç gitti)
rol model dayı - mort (genç gitti)
büyük amca - mort
büyük hala - mort (genç gitti)
büyük yenge - mort
küçük amca - mort (genç gitti)
enişte 1 - mort
benden önceki on kardeş - mort (yarısı doğmadan, yarısı doğduktan sonra)
kuzen 1 - mort (baya genç gitti)
candan çok sevilen it - mort (çok genç gitti, 4 yaşında idi)

kuzenden sonra ölümü tamamen ti'ye almaya başladım. "büyük" ile başlayan ekip totalde 5 senede, son üçlüsü ise 3 ayda olmak üzere beraber gitti. benim kayışı koparmam sevimli itimin baya baya kıvranarak ölmesi ile başladı sanırım. kaç, üçüncü yıl dönümü geliyor galiba onun da. ondan bi' hafta önce dayınınki var - doğum günümle aynı gün.

tl;dr: aşağı yukarı anne ile baba, bi' avuç da teyze-amca-dayı etc kaldı. 5-6 gibi her şeyi siktir etmişlik geliyor, 8-9 civarı (ki her gün gördüğünse) kayışı kopartıyor. net bi' şekilde söylüyorum, daha bu pazartesi "ÇOK" uzun süreli depresyondan çıktığımı fark ediyorum. tıraş oldum - zararlı birkaç alışkanlıktan kurtuldum - eski hobilere döndüm ve yenilerini ekliyorum - kürek aleti sipariş ettim, fenerbahçe'yi zorlayacağım - okulun bi' spor takımına giriyorum etc.

tl;dr'nin tl;dr'si: yakınlardaki ilk birkaç ölüm sadece konsept ile tanıştırıyor - toz pembe dünyayı yıkıyor. sonraki birkaç ölüm yaşam sevincini biraz emiyor. ondan sonraki birkaç ölüm kaybetme korkusunu hayatın her anına sokuyor, sadece insanları sevip de kaybetmemek için mizantropi bile oluşabiliyor. sonrakiler de artık enkaza çeviriyor insanı - belli bi' yerden sonra anca toplarma adımları atılabiliyor.

özet geçiyorum, yakın akrabalar epey - akrabalar evet - çevredekiler, bi' yerden sonra pek önemsemiyorsun.


(30)

Ray-Ban gözlüğe 400 lira versem içim yanar mı?

Pazardan 60 liraya aldığım çakma gözlüğü öyle seviyorum ki orijinalini alayım dedim, ama markasını bilmiyordum. Bugün opmar a girdim dedim ki kusura bakmayın ayıp olacak ama bu gözlük hangi markanın bilmek istiyorum=) Ray-ban imiş, 600 küsurden 400 küsure düşmüş, aynı rengi değil, mor, o da fena değ
Pazardan 60 liraya aldığım çakma gözlüğü öyle seviyorum ki orijinalini alayım dedim, ama markasını bilmiyordum. Bugün opmar a girdim dedim ki kusura bakmayın ayıp olacak ama bu gözlük hangi markanın bilmek istiyorum=) Ray-ban imiş, 600 küsurden 400 küsure düşmüş, aynı rengi değil, mor, o da fena değil. Daha önce orijinal gözlüğe en fazla 250 lira vermiştim. Kafamda direkt 400 e kaç kıyafet ya da kaç ayakkabı ya yada çanta alabilirim hesapları yapıyorum, değer mi değmez mi bilemiyorum, 300 küsur olsa bu kadar düşünmezdim! Siz olsanız alır mıydınız?
mslny
(19.09.17)
Ben olsaydım alırdım. 3 yıl önce ben de Ray-ban gözlüğe 330 tl vermiştim. Hiç sıkıntı yaşamadım. Kaybetmediğin sürece kullanırsın.


beyaztenlikiz
(19.09.17)
almam


2 tane orjinal rayban var bende, birisinin camındaki katman kalkmaya başladı, götürdüm parfüm den olur dediler. diğerinin de menteşesi koptu.

bilmiyorum yani, o kadar para veriyoruz sonucun böyle olması da garip ama göz bu, çok çakma işlere de gelmez


nucleon
(19.09.17)
Istanbuldaysan eminonunde gozlukculer pasajina bakabilirsin, orjinal ve uygun fiyatlidir. Ben Raybanimi 9 sene once ispanyadan almistim o zamanlar 90euroya hala onu kullaniyorum:)


solenkol
(19.09.17)
6 yıldır kullanıyorum, verdiğim her kuruşa değiyor. Biraz daha iyi temizlesem iyi olur gerçi.


noluyo yaa
(19.09.17)
Sözüm meclisten dışarı, gözlük için neden böyle zaruri bir ihtiyaçmış gibi bir algı oluştu hiç anlamıyorum. Özellikle atlet değiştirir gibi her sezon gözlük alanlara ifrit oluyorum.

Neyse, eğer yıllarca kullanırım diyorsan git al.


efreet sultan
(19.09.17)
Markadan bagimsiz olarak konusuyorum, gunes gozlugune verilen para içini acıtmamalı bence. Begendiysen al.


aquarium
(19.09.17)
ben sahsen raybana 300 tl vermem ama 2 adet persol gözlügüm var biri 600 biri 800 ikiside ayni model. renkleri farklı iyidike almısım diyorum. ıkısınıde ayrı ayrı kullanıyorum. bide tom ford var yani ii bi gözlüge verilir. beendinysen al gitsin. bi dahami gelicez dunyaya


all girls dream
(19.09.17)
700 liraya aldım mis gibi yıllardır kullanırım.


England
(19.09.17)
yakarrrrr
yanarsın


LSD
(19.09.17)
pazarda kullandığın gözlüğün uv filtresinden eminsen gerek yok. uv filtresiz gözlük kullanıyorsan hiç kullanma daha az zarar verirsin gözlerine


argent dawn
(19.09.17)
İçin yanmasa bu başlığı açmazdın bence :) cevaplardan umduğun şey insanların sana bişey olmaz al demesi ve gözlüğü almaya teşvik etmesi gibi geliyor. Ray-Ban güzel bir gözlüktür. Yakışıyorsa, seni de mutlu ediyorsa al.


Gozluk ucuz bir sey degil, yapacak bir sey yok. Ben 4 yil once ozel bir modelini indirimli haliyle 475tl ye almistim, 1 ay sonra komple cizildi camları. Boyle bir sey de var. He yine de gozlugu rayban alirim ve orjinal alirim, fikrim degismedi.


stavro
(19.09.17)
Birkaç yere daha sor aynı gözlüğü ama 400 makul duruyor, kışa doğru daha da düşebilir. Ben 240 lira vermiştim. 7 senedir kullanıyorum.


Lim5
(19.09.17)
modacruz'dan falan temiz ikinci el kovala.
ama 400 de pahalı değil gibi, kaybetmem dersen yıllarca kullanırsın.


kayranin kedisi
(19.09.17)
Pazardan 60 liraya aldığın gözlüğün, ne şekilde bir yüzeyi olduğu belirsiz camının gelen ışınları nasıl dağıttığını bilmeden, gözüne zarar verme ihtimalini göze alıyorsan o parayı verme. Ben gözümü korumak istiyorum diyorsan bilindik markalara yönel. Birkaç sene önce 350 liraya bir rayban almıştım, kaybettim. Gittim 340 liraya farklı bir modelini aldım gayet mutluyum.


synesthesia
(19.09.17)
al. kaçırma


benaslindayohum
(19.09.17)
Gözüm bozuk olduğundan sevdiğim bir çerçeveyi götürüp gözüme uygun numaralı güneş gözlüğüne çevirmiştim ben. 200 liraya yakın tutmuştu. Çok para vermek istemiyorsan böyle de halledebilirsin. Pazardan aldığın gözlüğü de kullanma yazık gözlerine.


jazzabel
(19.09.17)
ben de seneler sonra paraya kiyip aldim ve daha önce almadigima üzüldüm. cok fark ediyormus cidden ve gözlüge bir zarar gelmezse de uzun yillar kullanmayi düsünüyorum.


mamu
(20.09.17)
400tl gayet ucuz bir rakam.

euro 4tl iken zaten 150 liraya gözlük olamaz. mantıken olamaz yani, tüm parçaları ihtal gözlüklerin.


tchuck
(20.09.17)
farklı yıllarda aldığım 3 tane rayban gözlüğüm var.
3. ki bu yaz aldım, kafamda kırıldı resmen, bir arkadaşımın da aynı yerden kırıldı sonrasında. şimdi bir tane daha beğendim ama emin değilim.

demem o ki, ben olsam alırdım ama kırılıyorlar nihayetinde. insan üzülüyor.


yaraticinick
(20.09.17)
tüketici toplumuna hoş geldiniz.
ben atasun optik'ten 2 tane aldım. toplam 168 tl. atasun optik'in kendi ürünü. gayet de güzel.

gidip o kadar para bayılmana gerek yok. haa kolay kazanıyorum dersen bilemem.


korben dallas
(20.09.17)
400tl ucuz bir rakam falan segil arkadas. He gozluge deger dersiniz ayri konu, o paraya kiyilabilir ama ucuz falan degil.


stavro
(20.09.17)
Arkadaşlar, bugün bende çakması olan gözlüğün fer optikte ossé markalı 229 indirimde buldum, ray-ban modeli yoktu. aralarındaki fark ne dedim, Ray-ban Polarize olduğu için pahalı ve iyi, ossé sadece uv Filtreli dedi ama iyidir, Polarizeyi daha çok araba motor kullananlar tercih ediyor vs dedi. bi tarafta harbi korumalı 410 liralık gözlük diğer tarafta sadece uv korumalı 229 liralık gözlük, ha tip derseniz ossé birebir istediğim gibi çok güzel ama Ray-ban daha kaliteli görünüyor tabii, önemli bir detaysa onu diyebilirim. Sizce uv yeterli mi? Yalnız üzerinde ossé ibaresini görmesem pazardan alıp satıyorlar derim, birebir aynı, abartmıyorum.


mslny
(21.09.17)
başka markalarda benzeri yok mu? osse demişsiniz ama osse olmak zorunda değil marka olarak exess falan da var. gözlüğün rayban modeli nedir?


uyusam iyi olur
(21.09.17)
Malesef ne ossé ne ray-ban kodu bende yok, nette de bulamıyorum. Atasun optikte canlı desteke de aynen şöyle tarif ettim, sitelerinde ossé markasının sayfasında erkek mankenin gözündeki gözlük=)) artık nasıl bakacaklar bilmiyorum ama fiyat vs dönüş yapacaklar. muhtemelen Unisex gözlük, erkekse çok gülücem.


mslny
(21.09.17)
Rayban'in sırf isminden dolayı fiyatları öyle kazık, daha ucuza daha kaliteli bir gözlük bulabilirsin. Bence 400 fazla.

Ben gözlüğümü mayıs ayında 220 TL'ye aldım, polarize (mustang). O zaman mağazada baktığımda çoğu rayban modeli polarize değildi ve fiyatları da iki katıydı. Diğer markaları da dene bence. Benim aldığım modelin aynısı persol'de de var mesela, o da 3 katı fiyat.


peggy
(21.09.17)
Polarize ve uv korumalı arasında ciddi bir seçim yapmak gerekli mi peki? Sadece uv yeterse ossé yi alabilirim.


mslny
(21.09.17)
sadece uv korumalı gözlük için 229 lira fazla bence. ossenin uv ve polarize gözlükleri var indirmde 200 lira falan onlara baktın mı hiç?


uyusam iyi olur
(21.09.17)
Beğendiğim şeylerde biraz takıntılıyım, o çerçeveli modeli sevdim ya onun orijinali yani korumalı olanı ya da çok benzeri olmalı yoksa illâ başka model almam şu an=)


mslny
(21.09.17)
(8)

Bonzaiden kurtulmak mümkün mü? kesin çözümü yaşayan bilen var mı?

Görüntüsüne baktığınızda asla anlamayacağınız kullanıcı 20 yaşında bir genç için çözüm istiyorum arkadaşlar. Çevrende olmayınca sanki hep sokak çocukları, ilgisiz sevgisiz insanlar bu illete yakalanır sanıyorsun, meğer ne yakınmış.Çocuk diyorum, gözümde o kadar küçük. Çalışıyor, açıktan üni okuyor,
Görüntüsüne baktığınızda asla anlamayacağınız kullanıcı 20 yaşında bir genç için çözüm istiyorum arkadaşlar. Çevrende olmayınca sanki hep sokak çocukları, ilgisiz sevgisiz insanlar bu illete yakalanır sanıyorsun, meğer ne yakınmış.

Çocuk diyorum, gözümde o kadar küçük. Çalışıyor, açıktan üni okuyor, gündelik hayatına devam ediyor, insanlarla iletişimi iyi, oldukça zayıf ama güpgüzel masum yüzlü bir çocuk. dün öğrendiğimde şok oldum, direkt diyaloğum olmasa da ailecek ailesini tanıyoruz, çok seviyoruz.

Yaşadıkları yaşından büyük sıkıntılardı, 6-7 yıl önce babası bir gece beyin kanaması geçirdi, o günden beri kendini bilmiyor, eşinin herşeyiyle annesi ilgileniyor, amcası ve teyzesi hep bir aradalar, destekler. Sultanbeyli'de yaşıyorlar ve çevre inanılmaz kötü. Muhtemelen babası rahatsızlandığı dönemde al iç kafanı dağıtırsın dediler. Ara ara oradan taşınmaya kalkıştıklarını biliyordum ama sebebini bilmiyordum, en sonunda geçtiğimiz aylarda çevre kötü olduğu için benim oturduğum yerde yurt gibi temiz yer var 2 kişilik ayrı ev şeklinde, oraya geldi çocuk ama 2 haftaya gitti, dün öğreniyorum ki meğer ortamdan uzaklaşmak için gelmiş ama yine kullanmış.

Aile perişan, bazen çocuğu yollardan toplamış, kurtarmak için maalesef şiddete de başvurmuş, Kartal'da bi yer varmış oraya götürmüş, ama ilaç verip gönderiyorlarmış. En son dün psikoloğa götürmüşler, kendinin istemesi lazım demiş. Ben çıldırdım, evet kendinin istemesi gerek ve istiyor ama şu an sağlıklı düşünebilecek halde mi ki bi bu lafla psikolog gönderiyor, ordan oraya değil en iyi yeri bulup düzenli terapiyle olacak işler bunlar, eğer şiddete devam ederlerse kaçıp gider izini bulamazlar, çareyi araştıralım dedim.

Aile artık ne yapacağını bilemiyor, çocukları gözlerinin önünde eriyor. O yüzden sizlere de soruyorum, kesin çözüm bilginizi, tecrübelerinizi bekliyorum. Kulanıp kurtulan var mı? Nereden, ne şekilde işin ehli kimden yardım alabiliriz? Ne yapabiliriz?
mslny
(16.09.17)
Kendinin istemesi şart, çünkü 'he, tamam, iyi, güzel' der; belki önce zorla da olsa arındırılır sonra bir daha başlar.

Sigara bırakıp bırakıp başlayanlar gibi düşün. Bir yerden bir ilham alması şart. Kendini de ailesini de umursamıyor şu anda belli ki.


idexo
(16.09.17)
Ya bir adam vardı, ismini ne yazık ki hatırlayamıyorum ancak buraya yazıyorum ki tanıyan çıkar ve belki ismini yazar diye umut ediyorum. Televizyona da çıktığı olmuştu sık sık. Ben de o şekilde görmüştüm ilk kendisini de gayet mantıklı bir insana benziyordu. Kendisi eski bağımlı, daha doğrusu bonzai değil tabii genel olarak eski bir uyuşturucu bağımlısı ve zamanında kullanmadığı şey de yokmuş. Yani bağımlının dilinden anlayan birisi. Bu çok önemli işte. Bu kişi, ilaç dayamadan bağımlıları topluma kazandırmaya adamış kendisini. Uyguladığı teknikler gayet sıradan gibi gözükse de etkili olduğu söyleniyor. En son bir rehabilitasyon merkezi kurma adına uğraş veriyordu, sonra ne oldu bilmiyorum.

Kesin hatırlayan, bilen çıkar şimdi, yazar ismini. Ben de bakacağım şimdi tekrar.

Bonzai bildiğimiz uyuşturuculardan dahi çok farklı bir şey olsa gerek, inanılmaz da yaygınlamış sanırım, çok yazık.

edit: Buldum ya bulması zor değilmiş meğer, youtube'da birkaç röportajı var.

(bkz: yavuz tufan koçak) (bkz: aybuder)

Bilmiyorum, kendisini tanımıyorum tabii ki. Öte yandan kendisi Antalya'daymış ama bir ulaşın bence.

aybuder.org

Bu videoda da anlatıyor biraz bonzaiyi adam: www.youtube.com


soso
(16.09.17)
önce zorlamadan guzelce yaklasip tam olarak hangi maddeyi kullandigindan emin olun.engellemeye calismaniz fayda vermez. sonra her madde icin ayrı tedavi uygulandigini bilmeli ve kullandigi maddenin gercekten de yerini tutacak tedavi yöntemleri olduguna ikna etmelisiniz. Son 5 yilda gercekten basarili tedaviler uygulaniyor.


hebanon
(16.09.17)
O tip bir bağımlılığı şak gibi kesmek çok zor olur herhalde. Psikiyatr'lar önce daha hasta etmeme ilkesi gereğince ilk olarak daha güvenli bir madde veya kullanım şekline alıştırtabiliyorlar. Bazı hocaların kitaplarında var böyle vakalar.

Bonzai yerine esrar içmeye başlasın. En azından beyin hücreleri ölmez. Ayrıca kesinlikle psikiyatrist takibi ve ilaç desteği alması lazım.


otonomo
(16.09.17)
kendinin istemesi lazım bir de onu destekleyecek motive edecek, en az birlikte bonzai içtiği kişiler kadar yakın ilişki içinde olduğu biri/birileri lazım ona. psikolog şu açıdan da haklı, kendi istemiyosa ama ille de bıraksın bu onun iyiliği için diyosanız içtiği yeri öğrenir polise ihbar edersiniz ya da prosedürü bilmiyorum tam ama bağlarsınız.

nesi oluyorsunuz bilmiyorum ama mesela siz ilgilenin. takın kolunuza zevk alabileceği başka şeyler olduğunu da görsün, gezin, birlikte takılın muhabbet edin yiyin için bir yerlere gidin ilh.


dafaisss
(16.09.17)
@soso,çok teşekkür ederim, şu an önerinizle kendisinin videolarını izliyorum, hiçbir bilgim olmayan konuda bilinçleniyorum. inşallah istanbulda da merkezi vardır, daha derin de araştırıp Derneği arıcam.

Arkadaşlar haklısınız, kendinin istemesi gerekiyor, en umutlu olduğum şey bırakmak istemesi ve işte çalışmaya devam etmesi. Annemden biliyorum, sigarayı bırakmak istiyordu ama bırakamıyordu, o benim tek dostum diyordu. sonra o dostu sağlığını etkilemeye nefessiz bırakmaya başlayınca önce elektronik sigarayla sonra da ondan tiksinmesiyle bıraktı, 3 ay depresyona girdi, öyle zordu ama şimdi nasıl içmişim o zehiri diyor. Düşünüyorum bu daha çocuk, öyle iradeli olabilir mi, ailesi o kadar bilinçli olabilir mi, kurtulmak istiyorum demesi ne kadar gerçektir. Ailecek tanışıyoruz, amcasıyla babam ve abim aynı yerde çalışıyor, çocuk da o kurumda çalışıyor. Benim kendisiyle direkt Diyaloğa girme olayım yok, keşke olsaydı. Abimi çok seviyor, İş hayatı ve dış görünüş kıyafet vs onu model alıyor ama demek ki kendi dünyası Sultanbeyli'de iş değişiyor. Abime de dedim sana çok iş düşüyor araştırıp bi yerden istikrarlı şekilde yol almalıyız çünkü ailesi bundan fazlasını yapamaz.


mslny
(16.09.17)
bonzai bağımlılık yapmıyor, o arkadaş yaşamak istemiyor muhtemelen. hayatı sevdirmek gerekiyor.


nocturness
(16.09.17)
Nasıl bağımlılık yapmıyor? O zaman iş yerindeki öfke krizleri, arada olan bayılmalar neden? İşyerinde kullanma ihtimali çok düşük,


mslny
(17.09.17)
(9)

24 saattir oda sıcaklığında olan piliç döner bozulmuş mudur?

Sokak kedilerime verdiğim hazır satılan yaprak döneri dün kedilerden biri yoktu gece nasolsa çıkar diye dolaba koymadım sonra da unuttum! Direkt güneşe maruz kalmadı, cam hep açıktı. yine de emin olayım dedim, bişey olmuş mudur, Kedilere bir zararı olur mu?
Sokak kedilerime verdiğim hazır satılan yaprak döneri dün kedilerden biri yoktu gece nasolsa çıkar diye dolaba koymadım sonra da unuttum! Direkt güneşe maruz kalmadı, cam hep açıktı. yine de emin olayım dedim, bişey olmuş mudur, Kedilere bir zararı olur mu?
mslny
(20.08.17)
ben yemem. sizi bilmem. :)

düzenleme: kedi yer.


tuzumkuru
(20.08.17)
Oda sıcaklığının bu mevsimde min 35 derece olduğu göz önüne alınırsa bozulmuştur.


eylul
(20.08.17)
Aslında önemli olan diyelim bozuldu Kedilere yine de versem onlara zararı olur mu?


mslny
(20.08.17)
Sokak kedileri her gün çöplerden bile neler yiyor, onların bünyeleri alışıktır. Üstelik gece ve cam açıken dışarda kalmış. Ben olsam verirdim.


blue serenity
(20.08.17)
ben kendim bile yerim onu ya kedi zaten yer bir şey olmaz.


nrmnm
(20.08.17)
Ben yemem benim kedi de yemez. Diğer kedileri bilmiyorum ama ben şüphelendiğim şeyi ona koklatıyorum yemezse yemiyorum. O da kötü koku alırsa yemez tahminimce.


Lim5
(20.08.17)
kediye ver, yerse sende yiyebilirsin


ozman
(20.08.17)
sıcakta tavuk bekletmek sakıncalı.1-2 saat bile beklesin hayatta yemem,yemeyin

edit: kediler her türlü yer


mukon
(20.08.17)
özellikle tavuk çok fena zehirler, burda "nolcak yha ben bile yerim ki onu eheh" diyenler için belirteyim istedim. ve bu sıcakta 1 gün boyunca değil dolapta, dışarda kalmış bi et ürününü asla yemeyin. kırmızı et olsa da yemeyin ama tavuk etini hiç yemeyin.

ve kediler, çöplerden artık yiyecekleri yiyor, bozulmuş yiyecekleri değil. normal bir hayvan bozuk bir yemeği gayet de ayırt eder ve yemez.


reso aga
(20.08.17)
(5)

çuval gibi kumaşı boyayarak çanta yapmak için kumaş boyası mı yağlı boya mı

Hangisini kullanayım? Hani yazlık hasırımsı bi kumaş var ya, onun üstüne. İlgili biri kumaş boyası kullanırsan üstüne sprey sık ki daha kullanışlı olur yıkanır vs demişti. Eğer yağlı boya kullanacaksan çok ince şekilde tutkal sür üstünü boya sonra yine sprey sık demişti. Tarifleri doğruysa hangi yön
Hangisini kullanayım? Hani yazlık hasırımsı bi kumaş var ya, onun üstüne. İlgili biri kumaş boyası kullanırsan üstüne sprey sık ki daha kullanışlı olur yıkanır vs demişti. Eğer yağlı boya kullanacaksan çok ince şekilde tutkal sür üstünü boya sonra yine sprey sık demişti. Tarifleri doğruysa hangi yöntem hem daha kolay ve kullanışlı olur?
mslny
(02.08.17)
Kumaş boyası hiç kullanmadım, nasıl bişey bilmiyorum. Sanıyorum guaj boya gibi?


mslny
(02.08.17)
yağlı boya çabuk deforme olabilir. çanta hareketli bi eşya duvarda durduğu gibi sabit kalmayacak bir süre sonra kırıklar oluşur.
kumaş boyası kullanırsan spreye gerek yok, kuruduktan sonra boyayı ütüyle fikse ediyorsun. aldığın yerden de tarif ederler veya nette çokça açıklamaları vardı hala vardır.
kumaş boyası iki çeşit oluyor biri tüm parçayı boyadığımız eski tip boya onu kullanmayacaksın. kırtasiye gibi yerlerde satılan yeni tip fırçayla kullanılanlardan alırsın.

yalnız kumaşı anlayamadım ben, çuvalla hasır farklı dokular istersen bir fotoğraf çekip ekle, bi bakayım.


O zaman dediğiniz gibi kumaş boya kullanmam gerekiyor. Peki onun özel fırçası var mı boyayla satılan? Eğer özel varsa fakat Tuhafiyede satılmıyorsa kendi yağlı boya fırçalarımdan kullanabilir miyim?

Kumaş buna benzer olacak, ilk ten kesede denicem.
s-media-cache-ak0.pinimg.com


mslny
(02.08.17)
Özel fırçası yok, yağlı boya fırçalarını kullanabilirsin.
Boyalar şöyle oluyor:
www.hobium.com
boyamayı anlatmış:
www.youtube.com
teknikler var:
www.youtube.com
Bunlar bi fikir verir, istersen daha başka yazılara videolara da bak, çok fazla teknik, çok değişik malzemeler vardı bi aralar.


İkinize de çok teşekkür ederim, tamam, yarın bi alıp deneyeyim.


mslny
(02.08.17)
(1)

Çok kolay bir italyanca cümlenin anlamına yardım istiyorum.

Tırnakla belirteceğim kısmın tam olarak net çevirisini bilmek istiyorum.Quando io sarò vecchia, verrò '`ad abitare a casa tua così tu`' e tua moglie '`vi prenderete cura di me`' e vivremo tutti insieme.Ben şöyle çevirdim: yaşlandığımda senin evinde yaşamaya geleceğim böylece sen ve karın bana bakaca
Tırnakla belirteceğim kısmın tam olarak net çevirisini bilmek istiyorum.
Quando io sarò vecchia, verrò 'ad abitare a casa tua così tu' e tua moglie 'vi prenderete cura di me' e vivremo tutti insieme.

Ben şöyle çevirdim: yaşlandığımda senin evinde yaşamaya geleceğim böylece sen ve karın bana bakacaksınız ve hep birlikte yaşayacağız.

Doğru mudur? vi prenderete cura kısmı özellikle gıcık etti.
mslny
(23.07.17)
Evet orda bitmeliymiş, bir virgül bile koymamışlar o yüzden ilk an zorlanmıştım.
Kalıbı da ayrıca belirttiğiniz için çok teşekkür ederim.


mslny
(23.07.17)
(4)

duyuruma tabletten video eklemek istiyorum?

Nasıl ekleyebilirim?
Nasıl ekleyebilirim?
mslny
(19.07.17)
Ancak bir yere upload edip link koyabilirsiniz, youtube, vimeo gibi bir siteye.


veritaslibertas
(19.07.17)
Üyelik gerektirmeyen bir upload sitesi var varmı peki?


mslny
(19.07.17)
Hic sanmiyorum. Yani uyelik gerektirmeyen ve online olarak izletebileceginiz bir site oldugunu pek sanmam. Onun disinda dosya olarak upload edebilirsinjz tabiki, ama insanlsarin videonuzu izlemek icin indirmesi gerekir. Ben olsam indirmem mesela. Yine de istediğiniz boyle bir seyse dosya.co ya da wetransfer gibi bir siteye upload edebilirsiniz.


veritaslibertas
(19.07.17)
yükleyeceğiniz video 10dk'dan kısa ve 1gb'tan küçükse streamable.com'u kullanabilirsiniz. üyelik gerektirmez.


koruklu
(19.07.17)
(5)

Sokak kedim bana küstü, moralim bozuk.

Merhaba. Saçma gelebilir ama cidden asabım bozuldu ve nasıl davranayım bilemiyorum, kuruntu mu yapıyorum sorayım dedim.Nasıl tanıştık vs başka hikâye oraya girmiyorum. Bıcırığım 1 yaşında, sokakta yaşıyor, kışın çok soğuk günlerde apartmana alıyordum. 7 aydır her gün mama veriyorum, inanılmaz seviyo
Merhaba. Saçma gelebilir ama cidden asabım bozuldu ve nasıl davranayım bilemiyorum, kuruntu mu yapıyorum sorayım dedim.
Nasıl tanıştık vs başka hikâye oraya girmiyorum. Bıcırığım 1 yaşında, sokakta yaşıyor, kışın çok soğuk günlerde apartmana alıyordum. 7 aydır her gün mama veriyorum, inanılmaz seviyorum. onu hep bi masamız var oraya götürüp kendisine özel besliyordum, oldu ki bi arkadaşı denk geldi ona da mama veriyordum. Ama artık yaz olduğundan fazla kedi dolanıyor pek yalnız kalamıyoruz o yüzden onlara da mama veriyorum ve beyimiz buna bozuluyor arada onları kovalıyordu ama küsmüyordu. Bıcırığın bir tane bacısı var, 2-3 haftalık doğum yaptığı için doymuyor ve acaip hırçın, Bıcırığım ondan korkuyor öyle söylim hemen uzaklaşır o saldıracak diye. Neyse işte bacısı beni görünce ondan önce geliyor ben de önce ona mama veriyorum Bıcırığa saldırmasın diye, bu birinci bozulduğu ikincisi de dün bi yavru kedi gelmiş buraya, mama verdim sevdim baktım Bıcırık buna saldırmaya yeltendi yavru da kaçıp yanıma geldi dedim bak o küçük sakın bişey yapma falan (gülmeyiniz) araya girdim tam giderken bu kez yavruya saldırdı ufak boğuştular tekrar araya girdim ve çok kızdım napıyosun diye, işte o andan beri bana karşı çok ciddi, yüzüme bakmıyor. Bugün mama götürdüm yine bacısı geldi aynı şeyler, Bıcırık Mamasını yedi gitti uzağa yattı seveyim dedim bana dokunma miyavlaması var 3 kez ayrı zamanda aynını yaptı bi daha sevsem tırmalardı öyle söylim. Kedilerin bu tür halleriyle ilgili bilgim yok, o yüzden bilenlere eskisi gibi olur muyuz abarttım mı sorayım dedim=) Tam bir ergen beyfendi.
mslny
(27.06.17)
Hehe güldüm. :) Kıskanmış başkalarından. Yenge de sinirli olunca bekar günlerini özlemiş bıcırık. Yavrular büyüyüp de kendi kendilerine bakmaya başlayınca onlar da rahatlar.


dissendium
(27.06.17)
Sen çok şeker bir insansın. Bence onun için ısrarla mama koymaya devam et. Barışır eninde sonunda.


Lim5
(27.06.17)
Kuruntu değil bence. Annem zemin katta oturur, balkonundan gelip geçen kedilere bakar, gözkulak olur. Birkaç kere bu oldu. Çeşitli sebeplerle bir kediye kızıp küstürdüğü oldu gelmeyi kestiler bir süre. Ben de bir kere yaptım bunu, tekrar barıştırmak 3 günümü almıştı. İnsan olsa eeh derim :)


taqster
(27.06.17)
cok tatli bir duyuru olmus bu :))

yapabiliyorlar bazen boyle seyler, benim de kopegim küsmüstü. Birkac gun kendisiyle fazla ilgilenip severseniz eski haline gelir diye dusunuyorum.


fraise
(27.06.17)
gerçekten çok tatlısın :) yapacak bir şey yok alışacak. biraz ona fazladan ilgi göster o zaman.
bizim evde de bir adet kıskanç var. sevgilimi her öptüğümde sarıldığımda ayaklarımıza dolanıp imkanı varsa da kucağa atlayarak araya giriyor ve söyleniyor.biz uyurken aramıza yatıp ikimize de dokunmak istiyor. diğer kedimizi severken yatakta gelip daha yakın olmak için surata oturuyor. huyları var onların da tıpkı insanlar gibi yapacak bir şey yok, elinden geldiğince eşit davranmaya çalış biz de evde öyle yapmaya çalışıyoruz.


fasulyek
(27.06.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.