Giriş
(1)

Malulen/hastalık sebebiyle emeklilik

Malulen emekli olmama sebep olabilecek bir rahatsızlığım var ve staj haricinde henüz sigorta girişim yapılmadı. 1.İsteğe bağlı veya herhangi bir yerde bir aylık sigorta yapılması durumunda emeklilik için başvururken bu bir aylık ilk giriş veya staj girişi hesaplamada kullanılır mı ?2. Emeklilik için
Malulen emekli olmama sebep olabilecek bir rahatsızlığım var ve staj haricinde henüz sigorta girişim yapılmadı.

1.İsteğe bağlı veya herhangi bir yerde bir aylık sigorta yapılması durumunda emeklilik için başvururken bu bir aylık ilk giriş veya staj girişi hesaplamada kullanılır mı ?

2. Emeklilik için başvururken hastalığın ne zaman ortaya çıktığı önemli mi ?.

3. Malulen veya hastalık sebebiyle emekli olurken en az yüzde kaç oran isteniyor ?.
sumuklurakun
(2 saat)
malulen emekli olmak için öyle rapor alıp olmak olası değil. maluliyet yüzdesi ve bu bağlı belirlenen prim günleri esas alınıyor.

www.kamupersoneli.net


bokmuhendisi
(16 dk)

Interrail one country pass

Global pass satın almayı düşündüm ilk başta ancak seyahat planlarken en çok noktayı İngiltere üzerinde işaretlediğim dikkatimi çekince yalnızca İngiltere'de geçerli mi alsam diyorum.Bununla beraber kur farkından da diğer ülkelere göre daha maliyetli olabilir mi ? yani bilet 1200 TL daha ucuza geliyo
Global pass satın almayı düşündüm ilk başta ancak seyahat planlarken en çok noktayı İngiltere üzerinde işaretlediğim dikkatimi çekince yalnızca İngiltere'de geçerli mi alsam diyorum.

Bununla beraber kur farkından da diğer ülkelere göre daha maliyetli olabilir mi ? yani bilet 1200 TL daha ucuza geliyor ama diğer giderlerle bu tutar global pass'la gezeceğim ülkelerden daha da pahalıya gelir mi ?.
sumuklurakun
(15.07.19)
(1)

Posta gönderileri

Posta (mektup) gönderirken posta kutusu numarası var ise ptt'deki forma veya mektup üzerine alıcı ismi - soyismi ve açık adres yazmak zorunda mıyız ?.
Posta (mektup) gönderirken posta kutusu numarası var ise ptt'deki forma veya mektup üzerine alıcı ismi - soyismi ve açık adres yazmak zorunda mıyız ?.
sumuklurakun
(12.07.19)
Postanelerdeki kiralık posta kutularından bahsediyorsunuz diye anlıyorum. Ben ona bakmıştım, adres olarak posta kutusunun numarası ve yeri yeterli ama ad soyad istiyordu diye hatırlıyorum.


lazor
(12.07.19)
(5)

Yabancı dil kursu

Almanca ve İngilizce için gitmeyi düşünüyorum. 5-6 kursa ekşide ne demişler diye baktım hepsi için yorumların %80i bulaşma yönünde. Yok mu gerçekten düzgün bi kurs ?
Almanca ve İngilizce için gitmeyi düşünüyorum. 5-6 kursa ekşide ne demişler diye baktım hepsi için yorumların %80i bulaşma yönünde.

Yok mu gerçekten düzgün bi kurs ?
sumuklurakun
(11.07.19)
yok
yabancı hocadan özel ders al.

almanca için zaten goethe ınstitut'e git. ya da özel ders.


jimjim
(11.07.19)
Goethe Instituta 3 kur gittim. değmez o paraya, otur evde Youtubedan video izle daha iyi Almanca öğrenirsin. Deutsch mit Marija kanalı mesela.

Goethede parayı veren üst kura geçiyor, sözde her kur sonu sınav yapıyorlar ama yalan yani. öyle olunca üst kurlarda bile sınıfın yarısından çoğu hala başlangıç seviyesinde oluyor, debelenip duruyorlar aynı yerde.


windows95
(11.07.19)
İngilizce için boğaziçi üniversitesi kursu çok iyi


lorne malvo
(11.07.19)
valla ben goethe'de gayet guzel ogrendim tam iki yil gittim


cedex
(11.07.19)
Ben de Goethe’ye 2 sene gittim. Şimdi Almanya’dayım.


japon askeri
(11.07.19)
(2)

Soyisim Değişikliği

Aramızda değişiklik yapan veya bilen varsa eğer değişiklikten sonra ne tür işlemler yapıldığını anlatabilir mi ?Bankalara, operatörlere mahkeme kararı yetiyor mu ?.Diploma vs üzerinde değişiklik gerekli mi ?.Kimlik ve ehliyet yenilerken ne ücret çıkıyor ?.SGK vs için ne yapmak gerekir ?.vs
Aramızda değişiklik yapan veya bilen varsa eğer değişiklikten sonra ne tür işlemler yapıldığını anlatabilir mi ?

Bankalara, operatörlere mahkeme kararı yetiyor mu ?.
Diploma vs üzerinde değişiklik gerekli mi ?.
Kimlik ve ehliyet yenilerken ne ücret çıkıyor ?.
SGK vs için ne yapmak gerekir ?.
vs
sumuklurakun
(11.07.19)
Mahkeme kararından sonra nüfusa işleniyor, ordan bankalara ve sgkya otomatik olarak geçiyor.
Diplomayı değiştirmeye gerek yok, bu sana mı ait diye soranlara mahkeme ilamını gösterirsiniz.
Mahkeme kararının onaylı örneğini çokça yaptırın, 8-10 tane bulunsun lazım oldukça kullanırsınız.


megalomaniac
(11.07.19)
Nüfusa, e devlete falan işleniyor ama Bankaların hepsine otomatik olarak geçmeyebiliyor, bildiğim kadarıyla SGKya da geçmiyor. Kararı işletmen gerekiyor.
Diplomayı istesen de değiştiremezsin.


aquarium
(11.07.19)
(7)

Akıllı bileklik önerisi

iPhone’la kullanmak üzere bileklik arıyorum. Nabzı vs ölçsün/göstersin yeter, gelen mesajı göstermese de olur. Bir de spor yaparken veri aktarımı için telefon illa cepte mi olmalı ? Arabada bıraksak döndüğümüzde aktarır mı verileri ?Bu bağlamda öneriniz var mı ?
iPhone’la kullanmak üzere bileklik arıyorum.
Nabzı vs ölçsün/göstersin yeter, gelen mesajı göstermese de olur.
Bir de spor yaparken veri aktarımı için telefon illa cepte mi olmalı ? Arabada bıraksak döndüğümüzde aktarır mı verileri ?

Bu bağlamda öneriniz var mı ?
sumuklurakun
(03.07.19)
mi band 2. veriyi sonradan da eşitler.


bisorumvargaliba
(03.07.19)
mi band 3 kullanıyorum cok memnunum. 4 ü cıkmıs sanırım ek olarak yüzme takibi de yapıyor.


Mi band 2 yeter.
Bluetooth bağlantı mesafesinde olmalı.


Mirket
(03.07.19)
Mi band 3 ya da 4


all girls dream
(04.07.19)
Nabız konusunda bilekten ölçüm her zaman sağlıklı sonuç vermiyor diye biliyorum. Bilekliklerin yorumlarına internetten bakarsanız görebilirsiniz. Bu konuda uzmanlaşmış bir bileklik varsa belki yapıyordur ama mi band serisini nerede okusam nabız ölçümünün dengesiz olduğunu görüyorum.


cosmicstring
(04.07.19)
Mi band 3 var bende. Nabız ölçümü kötü. Dün terliyken hiç ölçmedi sinirlendim


mi band 4 kullanıyorum memnunum.


ayin yazari
(04.07.19)
(1)

Patlama simülatörü

Tüfek yada top gibi ateşli silahlar için patlama (namlu çıkış hızı gibi değerleri verecek) bir simülatör var mı ?.
Tüfek yada top gibi ateşli silahlar için patlama (namlu çıkış hızı gibi değerleri verecek) bir simülatör var mı ?.
sumuklurakun
(29.06.19)
Ballistic Simulator diye aratırsanız bi' çok program çıkıyor ama içeriğine bakmak lazım hangi değerleri gösteriyor bilemiyorum.


Beherit
(29.06.19)
(2)

Kedim doğuracak

10-15 gün içerisinde doğurmasını bekliyoruz.Doğumdan önceki belirtiler nelerdir ?.Doğum çok kanlı geçer mi ?.Doğum için kendisine bir kutu filan ayarlasam içinde doğurur mu ?. (Gizli saklı gibi görünmesinden dolayı)Diğer tavsiyeleriniz, dikkat edilmesi gerekenler nedir ?.
10-15 gün içerisinde doğurmasını bekliyoruz.

Doğumdan önceki belirtiler nelerdir ?.
Doğum çok kanlı geçer mi ?.
Doğum için kendisine bir kutu filan ayarlasam içinde doğurur mu ?. (Gizli saklı gibi görünmesinden dolayı)

Diğer tavsiyeleriniz, dikkat edilmesi gerekenler nedir ?.
sumuklurakun
(29.06.19)
uzerinden 12 sene gectigi icin cok net hatirlamiyorum ama, bizim kedi dogumun oldugu gun deli gibi yer ariyorudu 'bura mi yoksa ora mi' modunda.

biz de bi yere kutu koymustuk, ama gidip dolabin icinde dogum yapmisti. oyle kanli bi durum yoktu. zaten oturup plesentalarini yemisti.

belki birden fazla yere kutu koyarsan, kedinin isini kolaylastirabilirsin.


lamartin
(29.06.19)
gardolap bu konu için biçilmiş kaftan oluyor genelde, alt tarafına bir iki kat havlu, polar bişi koyarsanız gömlek/ceket yerine de perde falan sarkıtırsanız bence iş görür.


selam
(30.06.19)
(2)

YDS - IELTS - TOEFL

İngilizce. Dile hakimiyeti çok iyi (anadilin bi tık altı) diyebilmemiz için bu sınavlardan hangi not ve üstünü almamız lazım ?.Bir de en makul, geçerli görülen hangisi (ulusal ve uluslararası) ve o sınav için neler tavsiye edersiniz ?
İngilizce.
Dile hakimiyeti çok iyi (anadilin bi tık altı) diyebilmemiz için bu sınavlardan hangi not ve üstünü almamız lazım ?.

Bir de en makul, geçerli görülen hangisi (ulusal ve uluslararası) ve o sınav için neler tavsiye edersiniz ?
sumuklurakun
(22.06.19)
Toefl en geçerlisi: 100 üstü alan dile baya hakimdir
Ielts ingilizce’yi en iyi ölçen sınav bence 7.5 ve üstü iyi bir skordur
Yds sadece gramer ve vocab bilgini ölçer


Elduinnnn
(22.06.19)
Elduinnnn +1
toefl +100
ielts 7-7.5
yds +90


ted
(22.06.19)
(8)

Bazı şeyler

Gece açtığım soruyla paralel olacak biraz ama hayat, sosyal hayat, muhabbet ne diyorsanız artık, tamamen instagrama hikaye atıp, likelamak, milletin nerede tatilde olduğundan dem vurup, kimin kime yürüdüğünü, "önceden bununla beraberdi şimdi bununla" vs vs düşünmek üzerinden mi yürüyor ?.
Gece açtığım soruyla paralel olacak biraz ama hayat, sosyal hayat, muhabbet ne diyorsanız artık, tamamen instagrama hikaye atıp, likelamak, milletin nerede tatilde olduğundan dem vurup, kimin kime yürüdüğünü, "önceden bununla beraberdi şimdi bununla" vs vs düşünmek üzerinden mi yürüyor ?.
sumuklurakun
(17.06.19)
böyle yürümüyor. sosyal hayat sokakta yaşanıyor. hangi şehirde yaşadığını bilmiyorum ama sokağa çık, yürü, koş, basket oyna, bisiklete bin, konsere, tiyatroya git. hayatta yapılacak, konuşulacak binlerce şey var. yukarıda saydıkların boş işler, sosyal hayat kesinlikle öyle yürümüyor.


dylancash
(17.06.19)
bu bahsettiklerin sadece seni asıl yapman gerekenlerden alıkoyan yeni dünya düzeni
bilinçli bir tüketici olup bu kanalları seni gerçekten de besleyecek mahiyette kullanman önemli


sameidiot
(17.06.19)
@dylancash ve @sameidiot tamamen aynı fikirdeyim. Sorunum, artık çoğunluğun bunlardan itibaren bir hayat yaşaması.

Tamamen aynı dili konuşan 7 milyar nüfuslu dünyaya rastgele dağılmış, farklı bir dili konuşan diğerini anlamayan 1 milyon nüfuslu azınlık gibi anlatılanı ve anlattığını anlayan arayıştaki gibi bir hissiyat.


sumuklurakun
(17.06.19)
bu çağımızın hastalıklarından birisi de ben çok özelim, farklıyım, biriciğim, nadideyim, özgünüm vesaire vesaire ki kimselerle anlaşamıyorum, beni kimseler anlamıyor, herkes sığ, banal hayatlar yaşıyor, gerçekten böyle mi, ben çok uzağım, uyum sağlayamıyorum tribi. hiç birimiz o kadar özellikli ve nadide değiliz. sadece birbirimizden farklıyız.

hayat siz nerde isterseniz, nasıl kurgularsanız, hangi koşullarda yaşamaya karar verirseniz öyle ilerler. hayatınızı siz kendiniz şekillendirirsiniz. elbette içinde yaşadığımız sosyal toplumun gerektirdiği çizgiler, sınırlar vesaire olabilir. bunları da sadece başkalarının alanına geçmeyecek / başkalarıın sizin alanınıza geçemeyeceği ölçüde benimsemeniz ve kalanını sallamanız yeterlidir.

bu buhran, bu dramatize etme bana tembel insan işi geliyor. siz de böylesinizdir demiyorum ama tembellikten hareket etmekten aciz insanlar ayghh beni kimseler anlamıyor, ben kimseyle uyum sağlayamayacak kadar özelim diye diye gerçek hayattan kaçıyor.

ağaç değilsiniz, bulunduğunuz yerden mutsuzsanız hareket edin, yer değiştirin.

dylancash+1


Phoebe
(17.06.19)
Phoebe kocaman +1. Özellikle dünkü sorundan sonra bu, "görüştüğüm insanlar böyle salak şeylerle meşgulse ben de mi öyle olmak zorundayım yaaa" gibi bir serzenişe çıkıyor. Eğer çevrendeki insanlar böyleyse yeni insanlarla tanışmaya çalış; farklı gruplara falan katıl? Ayrıca insanlar sürekli "çok önemli meseleler" hakkında konuşmak zorunda değiller. Ben mesela arkadaşlarımla kısa bir zaman için buluşuyorsam goygoy yapmayı tercih ederim. He vaktimiz vardır, oturur edebiyat sanat gündem vs. neyse konuşuruz, ama bazen de öyle olmaz. Soruna cevap: Sosyal hayat bu değil.


lolita
(17.06.19)
bakıyorum da yine herkes tedx motivasyon videosu izleyip metin hara okuyup gelmiş. adam zaten bunları sormuyor.

@sumuklurakun

söylediklerinde haklısın. bu konu üzerine okuma yapmak istersen mesaj atabilirsin. çünkü buraya 2-3 paragraf yazmak bir şey ifade etmez.


paco de lucia
(17.06.19)
Tembel adam işiymiş de, kendimizi farklı sanıyormuşuz da.

Siz de herkesi nüfusu 5-6 milyon olan şehirlerde yada istediği an her şeyi bırakıp farklı bir şehre taşınabilecek sanıyorsunuz heralde.


sumuklurakun
(17.06.19)
"siz de böylesinizdir demiyorum ama" diye özellikle belirtmiştim ama yine de yanlış anlaşılmış.

ben genel gözlemlerimden bahsediyorum. kaldı ki bunun yaşanılan şehirle de bir noktadan sonra alakası yok. izmir'de yaşıyorum ve sizin yazdıklarınızı sürekli dillendiren, etkinlik, aktivite bulamadığından sürekli şikayetlenen, kafasına göre arkadaş grubu bulamadığından dem vuran, sosyal medya ve sığlaşan insan ilişkilerini eleştiren onlarca insan tanıyorum. onlar bunlardan şikayet ederken ben bir sergiden imza gününe, ordan konsere gidiyorum. 9 yıldır İzmir'de olmama rağmen tamamen kafa dengim çok keyifli arkadaş grupları oluşturdum ve birlikte çok güzel paylaşımlarda bulunuyoruz (kitap kulübü, sinema grubu, geyik grubu kim neyden keyif alıyorsa). gibi gibi. yani motivasyonun zihninizde olduğunu anlatmaya çalıştım sadece. aynı şey sosyal medya kullanımı, kullanan profil v.b. ile ilgili de geçerli. benim arkadaşlarımın nerdeyse hiç biri sosyal medyayı anlattığınız gibi kullanmıyor ben de dahil. hayatınızı nasıl kurgularsanız öyle yaşarsınız derken bunu kastettim. böyle bir çevreniz olmazsa bu tarz durumlarla da muhatap olmazsınız anlamında söyledim. bu biricik zannetme durumu da zaten sistemin pompaladığı bir şey, ben doğrudan şahsi algılamanızı gerektirecek bir şey söylemediğimi düşünüyorum.

ha bu arada metin hara ve türevlerini okumayı tercih etmem, feyz almam.


Phoebe
(18.06.19)
(6)

Sosyal ve duygusal özürlülük

Konu uzun yaram derin.(Bu konu hakkında terapi almaya başlayacağım bu hafta ama sizin de ne düşündüğünüzü okumak istedim.)Olay şöyle; ben küçüklüğümden bu yanadır yaşadığım travmalar sonucunda ve tek çocuk olmamın da etkisiyle içe kapanık bir şekilde büyüdüm. Şu an gayet güzel şekilde insanlarla ile
Konu uzun yaram derin.

(Bu konu hakkında terapi almaya başlayacağım bu hafta ama sizin de ne düşündüğünüzü okumak istedim.)

Olay şöyle; ben küçüklüğümden bu yanadır yaşadığım travmalar sonucunda ve tek çocuk olmamın da etkisiyle içe kapanık bir şekilde büyüdüm. Şu an gayet güzel şekilde insanlarla iletişime girebiliyorum, çıkıp onlarca insanın önünde bir sunumu gevşek gevşek yapabiliyorum ama olay insanlarla ikili ilişkilere gelince (hem gönül işi hem arkadaş işi) tökezliyorum sanırım.

Bana göre davranışım (az sonra bahsedeceğim) normal ancak insanlarının çoğunluğunun davranışına bakınca anormal görünüyor. Yakın arkadaşlarıma göre de anormal ama onlar "mal bizim malımız" diyip yıllardır kabullenmiş haldeler durumu.

İnsanlar oturuyor gerekli-gereksiz hayatlarındaki, yaşadığı her şeyi anlatıyor. ör. "Bugün yolda yürürken japon gördüm."


Bana bunlar çok gereksiz geliyor. Mesela kız arkadaşım sürekli "sen benimle bir şey paylaşmıyorsun" şikayeti var. Ya ben bir şey gizlemediğim halde her şeyi oturup konuşmamam bir şey gizliyormuşum gibi bir hale sokuyor beni. Sonra da olay "beni sevdiğini hissetmiyorum"a geliyor. Ben duygularımı dışa vuramıyorum. 15 metre önümde üç kişiyi öldürdüler ben sadece kendi içimde şaşkınlık duydum. Uçuruma santimetreler kala arabayı durdurabildim düşündüğüm şey "kaç santim kala durdu acaba".

Karşılıklı oturup son zamanlardaki güncel önemli olayları konuşup, şu andan ve gelecekten bahsetmek dururken neden geçmişteki önemsiz olayları tekrar tekrar konuşalım hatta bunun yüzünden tadımız kaçsın diye düşünüyorum. Yanlış mı ya bu ?.
Bir değil, iki değil hayatıma giren herkes bundan şikayetçi. Ya ben zaten konuşmayı sevmeyen bir insanım flört döneminde çenesiz gibi konuşup sonradan bu hale de geçiş yapmıyorum ama çok zorlanıyorum artık.

Sorunum konuşamamak değil. Önemsiz şeyleri konuşmayı sevmemek. Bir de bütün muhabbet "o bunu dedi, sonra şu bunu dedi" gibi soyut şeyler olunca kendimden geçiyorum.

Duygular....
Soğukkanlı olmak şöyle iyi, böyle güzel, beton gibi adamlar diyorlar da; yav normal bir insanın heyecanlanması gereken olaylar oluyor, bakın gerçekten istiyorum duyguları gerçekten ayarında yaşamayı, ben heyecanlanmış gibi yapıyorum. Mutluyum, seviniyorum ama "oha!, şuna bak!" diyerek nabzım 160lara fırlamıyor. Fırlayamıyor.

Afedersiniz ama sokayım soğukkanlılığa. Sanki her gün john wick gibi 20 adam öldürüyoruz.

Yav öyle bir şey ki adını bilmediğim bir şey var insanlar çember gibi dizilip oturuyor bilmem kaç metreye bir kaç saniyede fırlatıyor. İnsanlar çığlık çığlığa ama özürlü ben o anda o makinenin altındaki mühendisliği ve aldıkları emniyet önlemlerini "trafik sigortası ne kadar çıkar acaba bu yıl ?" sakinliğinde düşünüyorum.

Olay psikolojik mi yoksa epimiz mi böbrek üstü mü hangisi sorumluysa bunlardan onlarda da mı bir sıkıntı var bilmiyorum ama bu durumlar gerçekten beni rahatsız ediyor.
sumuklurakun
(16.06.19)
"Ya ben bir şey gizlemediğim halde her şeyi oturup konuşmamam bir şey gizliyormuşum gibi bir hale sokuyor beni."
Same here. Ne cektim su algidan ya. Insanlar surekli hayatlarindaki gereksiz bir suru detayi anlatip duruyor. Herhangi birinin bana 1 saat anlattigi seyi ben 10dk anlatsam "üff amma uzattim" deyip kendimden soguyorum. Duygularla iliskim de hep karisik, kucukken duygularim alinmis gibi dolasiyordum. Hem gercekten hissetmedigimden hem de gosteremedigimden. Simdi yas 30a yaklasti, gosterme konusunda hala beceriksizim ama biraz daha duygusallastim kendimce. Ama onda da bazen soyle hissediyorum, bir durumda x kisisi 10 birim duygu hissediyorsa ben 5-6 hissediyorum, benim 10 hissetigim bi durum ise x kisisinin 3-4 hissettigi sacma seyler. Neyse bence boyle yasayabiliriz. Sorunlu bi durum oldugunu dusunmuyorum, huy iste.

Edit: bence sadece sevgiyi gosterebilme konusunda insanin kendini zorlamasi lazim. O da yine sevgiden, karsindakini mutlu etmek icin.


bxgx
(16.06.19)
Verdigin orneklerdeki tepkilerin yarisi bana yarisi esime benziyor. Biz birbirimizi idare edebiliyoruz, Belki ikimiz de hem kendimizin hem digerinin sorunlu oldugu noktalari kesfettigimiz icin guzel kotariyoruz.
Sosyaldeyse Ben rol yaparak gecistiriyorum, esimse dumduk, oldugu gibi. Cevre beni normal, onu anormal kabul ediyor ve napalim kabullenecegiz diyerek geciyor (sevenleri tabii) cunku bir taraftan da olumlu yanlari epey fazla adamin. Digerlerini de sallamiyor.
Bazen dusunuyorum acaba onun gibi mi yapmaliyim? Rol yapmadan oldugum gibi mi yasasam ama insanlarla ugrasmaya da takatim yok.
Senin takatin varsa oldugun gibi devam et ama mesela ben seni anlayabiliyorum. Anlayan birileri daha cikacaktir.


Bu durumun ilişkilerinde neden sorun yaratabileceğini açıkçası tahmin edebiliyorum, çünkü tanımladığının tam tersi bir insanım. Gereksiz meseleler hakkında konuşmak değil, ama çok çabuk heyecanlanıyorum, mutlu oluyorum, şaşırıyorum vs. Bu yüzden de bir olay yaşandığında bunu ayrıntılarıyla anlatmayı çok seviyorum ve sevdiğim insanın da en az benim kadar tutkuyla, merakla ve heyecanla o konuya yaklaşmasını istiyorum. Öyle bir insan olmayabilirsin elbette, bunda bir yanlışlık yok; ama demek ki kendine uygun insanlarla takılmıyorsun.


lolita
(16.06.19)
Önemsiz şeyleri konuşmak istememeniz normal. Fakat çevrenizdeki insanlar, konu ne kadar önemsiz de olsa bir iletişim kurulması beklentisinde olabiliyorlar. Bu kişilerle iletişimi bir zorunluluk olarak kabul edersek;

Verdiğiniz örnek "bugün yolda yürürken bir japon gördüm". Evet çok yavan bir anlatım, kişinin nerede yürüdüğü, japon'un nasıl biri olduğu, o japon'un kişiye nasıl hissettirdiği gibi detaylar aktarılmadığı için anlamsız ve boş geliyor. Bunun gibi hayatın akışında kaybolacak basit detayları, kendinizce daha kompleks ve ilgi çekici şekilde ifade etmeyi seçebilirsiniz becerebiliyorsanız. Mesela bahsettiğiniz kişi aşağıdaki şekilde ifade etseydi eminim daha ilgi çekici olurdu. Zira anlatılan şeyi daha detaylı aktarılıyor: hisler, görünüşler, yorumlar gibi şeyler var içerisinde. Tabi nihayetinde sadece bir japon görüldüğü gerçeğini de değiştirmiyor. Size en ufak bir katkı da sağlamıyor. Fakat daha estetik, kişi ve olaylar hakkında bilgilendirici. En azından bu var.

"Dün biraz fazla kaçırmışım, sabah uyandığımda inanılmaz bir kahve ihtiyacı hissettim, ama süt bitmişti ve kahveyi sütsüz içemem, biliyorsun. Bir koşu bakkala gitmeye karar verdim.. "üzerimde ne var?" apartmanın kapısından çıkarken sorman gereken bir soru değil. Sütyensiz çıktığım için bakkalın çırağının gözleriyle yenecektim az sonra ama tekrar yukarı çıkmaya da üşendim. Neyse işte apartmanın kapısından çıktığımda karşı kaldırımda bir japon gördüm. Kaybolmuş gibiydi. Yukarıya, balkonlara baka baka ilerliyordu. Neyi arıyordu merak ettim. 20’li yaşlarında genç bir kadın bu mahallede neyi arıyor olabilirdi ki? Sırt çantasındaki bagaj etiketi bile çıkarılmamıştı. Yanaştım, İngilizce bilip bilmediğini sordum, bildiğini söyleyince de yardımcı olabileceğim bir şey olup olmadığını sordum. Hiç tanışmadığı babasını aramaya gelmiş Türkiye’ye. Elinde de adres ve babasının adı. Doğru mahallede hatta doğru sokakta ama adamı tanımıyorum. Gel dedim, beraber bakkala girdik, çırağın ilgisini başka yöne çekecek bir soru yönelttim. Çırak da tanıdığını söyledi, bizm Ercan abi bu dedi. Bu apartmanda 3. Katta oturuyor, daire 7. Sütümü alıp kızcağızı da dairenin oraya kadar bıraktım. Sonra eve döndüm.”

Dediğim gibi anlatılcak şeyin karşımızdaki insana faydasını bir kenara bırakırsak ve ne anlattığımızdan ziyade nasıl anlattığımıza odaklanırsak ilişkilerinizde bu tür bir sorun yaşamazsınız. Tabi çevrenizdeki diğer insanlar size bir şeyler anlatırken bu geçerli değil. Ama en azından kimse size benimle hiç konuşmuyorsun demeyecek. Siz de, onlar da tatmin olacak.


Senin bu konuda sorun yaşama sebebin şu olabilir. İnsanlar dünyaya kendi yaşadıkları ve hissettikleri gibi bakıyorlar ve başkaları da öyle hissediyor sanabiliyorlar. Mesela özlem/sevgi gibi hisleri çok yükseklerde yaşayamayan ya da sevdiğimi belli edemiyorum diyen insanlar da bana inandırıcı gelmiyor günlük hayatta. "Bırak ya aşık olduğun insana bal gibi de belli edersin" diyorum içimden. O yüzden şimdi senin duyurunu okuyunca şaşırdım, sonuçta buraya neden olmayan bir şey yazasın. Ama yine hayatıma giren biri donuk davransa ben yine beni yeterince sevmediğini düşüneceğim. Çünkü kendim duyguları en sonlarda yaşıyorum.

Sonuç olarak cevabımın sana bir faydası olmadı sanırım. Ama işte çok duygusal bir insanın gözünden durum böyle.

Sebebi her şey olabilir bence. Ben fazla duygular için gitmiştim psikiyatriye sonra da terapiye. Gerçi çabucak bırakmam gerekti ama farklı sebeplerden. Sen de git derim.


Mossy
(17.06.19)
onlara soru sorarak içindeki analiz dürtüsünü tatmin edebilirsin, sorular da onlara ilgilendiğini gösterecektir.

sen kendin yaptığın değil düşündüklerini anlat.


inekadam
(22.06.19)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, groove salad, hollowlife, kahvegibi, kibritsuyu, kobuzchu kiz, robin
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.